• Genel Forum kurallarını mutlaka okuyun.
  • Lütfen mesajlarınızda yazım kurallarına uyun.
  • Çeviri ekibine üyeler arıyoruz.
  • Spoiler içeren mesajlarda spoiler butonunu kullanın.
Hoşgeldin, Ziyaretçi: Giriş Yap Üye Ol

Bildirimi Kapat


Gezi Parkı olayları tartışmaları


#1
Arkadaşlar #direngeziparkı konusunda @Bekir Cem ve @Gökbeyi arasında bir tartışma çıkmış ve bence de o tartışmanın yeri orası değildir. Bu konuyu bundan dolayı açıyorum. Aşağıdaki soruya en iyi cevabı ülkenin önemli siyaset-tarihçilerinden Ümit Özdağ'nın verdiğini düşünüyorum
(16-06-2013, 06:27 PM)Gökbeyi Nickli Kullanıcıdan Alıntı: Peki can alıcı soruyu soruyorum: Eyleme devam ederek ve eylemleri artırarak bunları bitirebilir miyiz? Nereye kadar sürecek, nasıl engellenecek bun yukarıdaki hükümetin işleri? Gerçekten samimi olarak öğrenmek için soruyorum, geleceğe nasıl bakıyorsunuz?

1)Taksim’in gücü sahip olduğu yumuşak güçtür. Bir TOMA’yı Molotof ile yakmanın hiçbir anlamı yoktur ancak TOMA’nın fışkırttığı suya göğsünü açarak direnmek, tekerlekli sandalye ile TOMA’nın karşısına çıkıp suyu yemek, TOMA’nın yenildiği anı temsil etmektedir. Yumuşak gücün sert gücü nasıl etkisizleştirebileceğinin en somut tarihsel örneğini Gandhi Hindistan’da Britanya İmparatorluğunu yenerken sergilemiştir.

2) Taksim’in yumuşak gücü, komünist-marjinal örgütlerin molotof kokteylleri ile kirletildiği ölçüde zayıflamaktadır. Taksim’de barışçıl gösteriler yapanlar, kendileri ile komünist-marjinal örgütler ile aralarına belirgin bir mesafeyi tüm toplumun göreceği bir şekilde ve sert bir tavırla koymak zorundadırlar. Üstelik bu komünist-marjinal örgütlerin bir bölümünün iktidar güçlerine çalıştığı da göz önünde tutulmalıdır. Taksim’de gösterilerinin sembolü tekrar Türk Bayrağı haline gelmelidir.

3) Taksim’de çok akıllı bir şekilde, Erdoğan’ın Taksim’i din düşmanı göstermesini engellemek için etkili engelleme yapmıştır. Muhafazakar tabanda büyük bir karşılığı olmayan kendilerini anti-kapitalist Müslüman diye tanımlayan grupların gösterilerde yer alması çok önemlidir. Buna rağmen Erdoğan, elindeki en önemli silah olan din siyasetini Taksim olaylarında da kullanmıştır. Taksim, dinin kendisine karşı istismarını engellemek için elinden gelen her şeyi yapmaya devam etmelidir. Bu aynı zamanda iktidarın Anadolu’da kılcal propaganda çizgileri üzerinden sürdürmekte olduğu olayların sorumlusu “Allahsız komünistlerdir” şeklindeki propagandayı etkisizleştirmese bile zayıflatacaktır.

4) Taksim, Erdoğan’ın % 50-%50 tuzağına düşmemelidir. Bloklaşmayı değil, birleşmeyi, ötekileştirmeyi değil, sahiplenmeyi dile getiren bir siyasal söylem ve eylem tarzı gerekmektedir. Demokrasi sadece muhalefete oy verenlere değil, bugün iktidar partisine oy verenlere de lazımdır. Erdoğan’a kızgınlık ne kadar büyük olur ise olsun, eleştiriler, aklın ve ahlakın ürünü olmalıdır.

5) Taksim’in kazanmasının en önemli şartı, Taksim-Kuğulu Park-Gündoğan Meydanı üçgeninden çıkacak ve barış, milli birlik ve demokrasi talebini tüm Türkiye’ye sürekli-uzun süreli bir şekilde yaymalarına/bu potansiyeli göstermelerine bağlıdır. Aksi halde Taksim, anılan üçgende boğulacaktır.

6)Taksim’in gücü, demokrasi talebinden kaynaklanmaktadır. Demokrasi talebinin politik bir hedef olarak somutlaştırılarak ortaya konulması şarttır. Başbakan Erdoğan’ın otoriter rejim tesis ve Türkiye’nin bölünme sürecinin önündeki en büyük engelin TBMM’deki muhalefetten çok toplumsal muhalefet olduğunun belirginleştiği noktada Taksim bu gücünü çok akıllıca kullanılan bir yumuşak güç olarak kullanmayı başarabilmelidir. Polis ile çatışmak değil, polis ile çatışmamak Taksim’in ana gücünü oluşturmaktır. Kavga çığlıkları değil, barış, milli birlik ve demokrasi talep eden sloganlar Taksim’i güçlü kılmaktadır. Polis gaz atınca geri çekilmek, şehrin mekansal derinliğini stratejik bir derinliğe dönüştürmek, dağılmak ve toplanmak, sonra bitmek tükenmek bilmeyen bir kararlılık ile geri dönmek kaldığı yerden barış, milli birlik ve demokrasi talebini gündeme taşımaya devam etmek gerekmektedir.

Benim kişisel cevabıma gelirsek; gezi parkından bir fikir çıkarmak zorundayız. Yokosa maalesef bu eylemler AKP'ye oy kazandırmaktan başka bir işe yaramayacak maalesef. Ve tekrar tekrar söylüyorum gezi parkı eylemlerinin büyük gücünü oradaki barışçı insanlar oluşturur, provakatörler değil ve bu eylem başbakanın nefret söyleminden vazgeçmemesi durumunda bitebileceğini çok da düşünmüyorum maalesef. Büyük gün 26 Haziran İzmir Gündoğdu mitingi olucak sanırım
 
Cevap
#2
@Genç Kurt bana uyar cevabını birazdan okuyacağım, @Bekir Cem e vereceğim cevabı direk buraya yazıyorum :

1. Smile İstediğim tek şey tanınmış bir haber kaynağının linkiydi. En baştan bu yana,ilk günden beri olayları takip ediyorum ve emin olabilirsin;bırak haberleri okumayı, birçok değerli akademisyenle bu konuları konuşuyorum... (Basit bir üslup kullanmamdan dolayı eğer çocuk muamelesi yapıyorsan, beni daha iyi anlaman için üslubumu yumuşattığımı belirteyim...)

2.Plebisit(yani bölgesel halkoylaması) birçok kabul gören otoriteye göre gayet "demokratik". Şimdi hükümet gezi parkından vezgeçti diyelim, ya bu sefer de karşı siyasi fikirdekiler taksimde toplanıp; "hayır ya o topçu kışlası yapılacak ya da eylemler sürecek" derse hükümet nasıl cevap verecek? Ya da iki karşıt görüş meydanda kozlarını mı paylaaşcak?İç savaş?... Bence başarılı bir plebisit kampanyasıyla eylemler başarıya ulaşabilir.

3.Hükümetin faşistçe müdahalelerinden bahsediyorsun peki bunlarla nasıl mücadele edeceğiz? Karşısına dikilerek? Meydanlarda Protesto Ederek?... Seçimlerle bu ülkenin insanları, hükümete işleri yürütme yetkisi veriyor. En etkili yol, bu ülkenin insanlarıyla barışçıl amaçlarla konuşarak desteklerini kazanmak ve hükümetin yetkisini elinden almak değil mi?

4.Akpnin seçimleri kaybedeceğini düşünmüyorum açıkçası evet çoğu akpli eylemcileri haklı buluyor ama sandık başına gelince Chpye mi oy verecekler? Yoksa mhpye mi? Birçok akpli arkadaşım; "eylemciler haklı evet ama bu olayların chpye yaramasını istemem" diyor...

@Turk_Loydu Polis tarafında da eylemciler tarafında da olumsuz örnekler fazlasıyla mevcut. Herkes bir etkiye, tepki gösteriyor.Haber kaynakları güvensiz. Doğaçlama yürüyor işler çoğu zaman... Smile
 
Cevap
#3
konu açmak güzel olmuş ama konunun ilk mesajında taraflı bir yorum yazmışsın her zamanki gibi yöneticiler olarak safınızı belli etmişsiniz madem tartışmak için konu açıyorsunuz ilk mesajda konunun amacını ve kapsamını belirtin bu başlık altında uyulması gereken kuralları belirtin daha sonra şahsi yorumlarınızı başka mesajlarla atarsınız

Eskiden ismet inönü hatta darbe yapan askerler bile çoğunluğa önem verirdi gerekirse silahla köyleri basıp halka zorla chp ye oy verdiriyorlardı referandumlarda zorla evet bastırıyorlardı bunlar o zorbaların bile çoğunluğa değer verdiğini gösterir (inanmayanlar google da ufak bir araştırma yapsın ya da tarihten alacağımız dersler vardır kitabını okusun) Ama ben türk demokrasi tarihinde bugunkü gibi bir yobazlık görmedim halk gezi parkının yıkılmasını isterse yıkılır bu kadar basit ne hakla bir parti genel başkanı çıkıp plebisit de yapsanız yıkamazsınız diyebilir. Ülke halkın değil mi biz mi yanlış biliyoruz
 
Cevap
#4
@Genç Kurt Alıntıladığın Ümit Özdağ'ın yazısına büyük ölçüde katılıyorum ama sorularıma tam cevap vermekten ziyade, Özdağ'ın tespitlerini ve tavsiyelerini içeriyor. Ben ise forumdaki arkadaşlarımızın fikirlerini almak, eyleme katılanlardan bizzat duymak, onları anlamak istiyorum...

Kişisel yanıtında :
Alıntı: "gezi parkından bir fikir çıkarmak zorundayız. Yoksa maalesef bu eylemler AKP'ye oy kazandırmaktan başka bir işe yaramayacak maalesef."
diyorsun. Tamamen katılıyorum. İnsanlar eylemcilere destek veriyor,"zulme uğradılar, aşırı şiddete maruz kaldılar"diyorlar ama hükümet karşıtı fikirler? Herkesin aklında bir soru işareti var: "cidden nereye gidiyoruz?"...
 
Cevap
#5
@erdemekshi öncelikle ben yönetici değilim, sadece tartışmanın uygun gördüğüm ve her iki tarafın da konuyu açmasına yanaşmaması nedeniyle açtım bu konuyu. Gökbeyi diğer konuda soru sordu ve ben de bu konuda cevabını verdim, eğer rahatsız olduysan raporlayabilirsin, hiç sorun değil.

Hangi tarih kitaplarını okuduğunu çok merak ettim? İlk çok partili seçim 1946'da açık oy gizli sayımla yapıldı ve CHP ezici bir çoğunlukla o seçimi kazandı ama zaten o seçim şaibeli olduğu için ilk seçim 1950 seçimi sayılır. Ama tabii ki o seçimde asker silah zoruyla CHP'ye oy kullandırdığı için CHP sadece 34 milletvekili çıkardı çok haklısın.
 
Cevap
#6
(16-06-2013, 10:36 PM)erdemekshi Nickli Kullanıcıdan Alıntı: konu açmak güzel olmuş ama konunun ilk mesajında taraflı bir yorum yazmışsın her zamanki gibi yöneticiler olarak safınızı belli etmişsiniz madem tartışmak için konu açıyorsunuz ilk mesajda konunun amacını ve kapsamını belirtin bu başlık altında uyulması gereken kuralları belirtin daha sonra şahsi yorumlarınızı başka mesajlarla atarsınız

Evet @Genç Kurt bu tür bi düzeltmeyi ben de istiyorum. En azından benim sorduğum soruları yazabilirsen, direk bu konuyu açanlar tartışmanın nereden çıktığını nereden geldiğini anlarlar...

edit: Yani ilk mesaja; soruları ve tartışmanın geziparkı konusundan:(oranında linkini vererek) geldiğini yazabilirsen, çok iyi olur. Hepsi bu kadar...
 
Cevap
#7
(16-06-2013, 10:42 PM)Gökbeyi Nickli Kullanıcıdan Alıntı: @Genç Kurt Alıntıladığın Ümit Özdağ'ın yazısına büyük ölçüde katılıyorum ama sorularıma tam cevap vermekten ziyade, Özdağ'ın tespitlerini ve tavsiyelerini içeriyor. Ben ise forumdaki arkadaşlarımızın fikirlerini almak, eyleme katılanlardan bizzat duymak, onları anlamak istiyorum...

Kişisel yanıtında :
Alıntı: "gezi parkından bir fikir çıkarmak zorundayız. Yoksa maalesef bu eylemler AKP'ye oy kazandırmaktan başka bir işe yaramayacak maalesef."
diyorsun. Tamamen katılıyorum. İnsanlar eylemcilere destek veriyor,"zulme uğradılar, aşırı şiddete maruz kaldılar"diyorlar ama hükümet karşıtı fikirler? Herkesin aklında bir soru işareti var: "cidden nereye gidiyoruz?"...

Ben de önce önemli bir siyaset bilicinin ayrıntılı cevabını vermek istedim ki sonuna da kendi cevabımı zaten verdim. Nereye gittiğimiz ise maalesef bence belirsiz. Bence Adnan Menderes bir diktatördü ve asıldığı için bugün kahraman muamelesi yapılıyor. Erdoğan da bu şekilde giderse yarın bir başkası daha güçlü bir şekilde gelince ne yapacağız? Halka gerçekte olanları tüm gerçekliğiyle anlatamadık, 4*4'un zararlarını, Reyhanlı'da olanları, polise bu sert tepki verme emri verenleri ...vs. vs. bizim yapmamız gereken tamamen budur aslında.

(16-06-2013, 10:45 PM)Gökbeyi Nickli Kullanıcıdan Alıntı:
(16-06-2013, 10:36 PM)erdemekshi Nickli Kullanıcıdan Alıntı: konu açmak güzel olmuş ama konunun ilk mesajında taraflı bir yorum yazmışsın her zamanki gibi yöneticiler olarak safınızı belli etmişsiniz madem tartışmak için konu açıyorsunuz ilk mesajda konunun amacını ve kapsamını belirtin bu başlık altında uyulması gereken kuralları belirtin daha sonra şahsi yorumlarınızı başka mesajlarla atarsınız

Evet @Genç Kurt bu tür bi düzeltmeyi ben de istiyorum. En azından benim sorduğum soruları yazabilirsen, direk bu konuyu açanlar tartışmanın nereden çıktığını nereden geldiğini anlarlar...

edit: Yani ilk mesaja; soruları ve tartışmanın geziparkı konusundan:(oranında linkini vererek) geldiğini yazabilirsen, çok iyi olur. Hepsi bu kadar...

Taraflı olduğumu düşünmüyorum ama alıntı yaparak istediğinizi yapabilirim diye düşünüyorum.
 
Cevap
#8
(16-06-2013, 10:44 PM)Genç Kurt Nickli Kullanıcıdan Alıntı: Hangi tarih kitaplarını okuduğunu çok merak ettim? İlk çok partili seçim 1946'da açık oy gizli sayımla yapıldı ve CHP ezici bir çoğunlukla o seçimi kazandı ama zaten o seçim şaibeli olduğu için ilk seçim 1950 seçimi sayılır. Ama tabii ki o seçimde asker silah zoruyla CHP'ye oy kullandırdığı için CHP sadece 34 milletvekili çıkardı çok haklısın.

yanlış mı anladın yoksa bilerek yanlış tarafa mı çektin bilmiyorum ama benim verdiğim 2 ayrı örneği tek bir örnek gibi göösterip gerçeği çarpıtmış oldun belki yanlışlıkladır o yüzden uzatmayıp açıklayayım

İsmet inönünün seçimleri şaibelidir kimse tartışamaz bunu hatta seçilmediği halde tehditle zorla milletvekili yaptığı kişiler de var. Ama askeri zorlama konusuna gelirsek ben onu darbe sonrasında yapılan referandumlar için yazdım kime sorsan anlatılır köylerdeki referandumları.

detaylarda hata arayıp asıl söylemek istediğime aldırmamışsınız ben demokrasiden bahsediyorm sadece
 
Cevap
#9
Ülke şu an bi kaos ortamında. Gerilimin azaltılması gerekirken gün geçtikçe daha da artıyo. Haliyle..
Bir tarafta ülkesinin %50sini kabullenip %50sine her defasında laf vuran, dışlayan bir başbakan var. Ve bu kesimin her defasında tek amaçlarının provake etmek olduğunuda kendince kabullenmiş ve savunmuştur. Yani demem odur ki eylemi saptırmaya çalışmıştır. Birşeyleri kullanmıştır. Oraya yıkmaya çalışmıştır. Mesela; muhalefet.
Haklı mı? kimine göre haklı kimine göre haksız.
Ve..
Bir tarafta bundan rahatsızlık duyan, kendince belli sebepleri olan, demokrasi isteyen, özgürlük isteyen çoğunluğu gençlerden oluşan bir kesim var.
Bir tarafta bu durumdan faydalanmak isteyen provakatif bir güç var.

Ben gerçekten şunu anlamıyorum. Bir başbakan %100ün başbakanıdır. En çok bu kişinin sağduyulu olması gerekir. Binlerce, milyonlarca insanı kucaklaması, alttan alması gerekir. Ama aksine bu nefret neden? Biz onlar gibi olmayacağız ne demek? İnsanlar seni sevmiyor olabilir ama sen bir başbakanken senin tavrın bu mu olmalı?
Provake edenler var diyorsun da neden sağyduyulu olmayıp onları susturmuyorsun?
Sen sağduyulu olsan, kulak versen ordaki insanlara.. Bunu yapsan emin ol ki herşey daha güzel olucak. Provake edenlere de koz verilmemiş olucak.
Ama bu yapılmadı.
Bu tavır olayları bu nezle yükseltmiştir. Bu yüzdendir ki taksimde ki ve diğer birçok illerdeki vatandaşlar gece-gündüz demeden ayaklanmış, seslerini duyurmak istemişlerdir. Bu bir direniştir, bu bir diriliştir.

Başka bir konuya dolaylı olarak gelirsek, ben AKP'ye oy vermiyorum. Felsefesini açıkça sevmiyorum. Bu sene oy kullanmayı düşünmüyorum. Bazı arkadaşlarında dediği gibi gerçekten kime oy vereceğiz? Güçlü bir muhalefet yok. Ben Atatürk aşığı bir insanım. Onun partisine saygım sonsuz. Ama Kemal Kılıçdaroğlu varken oy vermek istemiyorum açıkçası. Neden olduğunu illaki biliyorsunuzdur. Ben savunabileceğim bir muhalefete oy vermeyi isterdim. Kendi görüşlerimi benimseyen en azından o çizgide yürüyen.. Ama görüyoruz ki muhalefetler son derece zayıf..
Ülkenin geleceği ne olur bilinmez. İllaki bu olaylar diner ama sadece bi sürelik. Elbet kıvılcım yine alevlenir. Ancak görünen o ki bu yönetim gelecek seçimlerde yine bıraktığı yerden alacaktır koltuğu.
Umarım herşey güzel olur. Herkes sorgular kendini. Herkes..
Ben eleştiriye de görüşlere de saygı duyan bi insanım. Bu da benim görüşümdü.
 
Cevap
#10
CHP'nin Seçim Zorbalıkları

l946'daki çok partili seçimlerde iktidarı bırakmak istemeyen C.H.P'nin seçimlere müdahale ettiğini...

Demokrat Parti'nin, seçimi kazanıp 23 milletvekili çıkardığı tam olarak besbelli olduğu halde, İstanbul'un neticesinin derhal ilan edilmediğini...

Vali Lütfi Kırdar'ın dönemin meşhur bir gazetecisini makamına çağırıp :

"Size güvenim olduğu için memlekete ait bir davayı danışmak istiyorum. Evet, İstanbul'da DP seçimi kesin bir şekilde kazandı. Fakat buradan Kazım Karabekir , Hamdullah Suphi Tanrıöver, Cemil Cahit Toydemir, Refet Bele ve Hüseyin Cahit Yalçın'ın çıkarılması ve DP'ye ancak 18 kişilik bir yer bırakılması hakkında sıkı bir emir aldım. Dürüst bir memur ve memleketçi sıfatıyla nasıl hareket edeyim? Bu emri yerine getirmezsem İstanbul seçimlerini kökünden bozmak için bahane aranması ve yeni partinin bu 18 kişilik mühim kuvveti elinden kaçırması ihtimali vardır. Bana ne tavsiye edersiniz?" diye sorduğunu...

Ve hakikaten de 24 Temmuz'da İstanbul DP'den seçimi kazananlar listesinin 18 kişi olarak ilan edildiğini....

Yalçın, Mehmet; "CHP'nin Günah Dosyası", Aktüel dergisi, 8-14 Ağustos 1991, sayı 5, s. 28 375-Yazıksız, Necip Asım; Kitap, İletişim Yay., İst?93, s. 10


bu da söylediğim şey ve kaynağı.
 
Cevap
  


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  Taksim Gezi Parkı protestoları Sinister 227 55,109 20-06-2016, 11:43 AM
Son Yorum: Emilio Toland
  Ferguson olayları 105 BAYHAN 4 1,279 18-08-2014, 09:48 PM
Son Yorum: Yukionna



Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi