• Genel Forum kurallarını mutlaka okuyun.
  • Lütfen mesajlarınızda yazım kurallarına uyun.
  • Çeviri ekibine üyeler arıyoruz.
  • Spoiler içeren mesajlarda spoiler butonunu kullanın.
Hoşgeldin, Ziyaretçi: Giriş Yap Üye Ol

Bildirimi Kapat


İkiz Bilinç


#1
Boşlukta bir kıvılcım parladı. Kıvılcımın parlaklığı arttıkça değişik renklere büründü. Her renkde bir ihtişamlı güç belirdi. Kıvılcım büyüyüp gelişti, bilince vardı. Bilinç farkındalığın garipliğini düşünmekteyken sesler hissetti içinde, İki ses, iki güç. Sesler öyle yükseldiki biliç farkındalığını yitirip seslere yayıldı ve seslerin bilinci vardı artık kendine ait. Birbirlerinden habersiz uğultularla doldurdular boşluğu. Ardından birbirlerini buldular. Tanıdılar ortak kaynaklarını. Seslerden biri kendine R'hllor dedi, diğeri N'klor adını seçti.

N'klor bir gün düşüncelere dalmışken farklı bilinçler diledi. Konuşup anlaşabileceği, izleyip meraklanacağı farklı varlıklar. R'hllora açtı aklındakini. R'hllor önce istemedi sahip olduğu gücü paylaşmak istemedi. Sonra derinlik sesini dinledi, orda hayal etti ve o bilinçlere hakim olmayı diledi. N'klor eşinin bilincindeki planları bilmedi öğrenemedi niyetini, taki karanlık vakte kadar.

İki bilinç başladılar çalışmaya. Önce yeni bılınçlerin yaşamaları için bir yer hazırladılar. Devasa bir küre yaratıp su ve toprakla kaplayıp hava ile sardılar. Sıcak ve soğuk güç ile şekillendirdiler. Soğuk yarattı, sıcak değiştirdi. Sıcağın komutası onda olan R'hllor, aydınlattı yeni dünyayı dev bir ateş küresiyle.Yaratıcı soguk ile N'klor döndürdü dünyayı, ateşle ısınan yerler sırayla soğusunki yeni varlıklar yanmasın kızgın alevlerle. İşleri bitince ilk bilinçleri yarattılar. sıcak ve soğuk yine. N'klor bilinçlerin kendi başına düşünebilmesini diledi, R'hllor ise onların aciz olmasını diledi. N'klor yarattıkları güzellikler karşısında buna ikna oldu gönlü istemese de. Yeni varlıkları, birbirinden farklı kıldılar, yeni dünyanın topraklarına dağıttılar. Her birine farklı özellikler verdiler ki birbirlerini tanıyıp konuşsunlar.Aynı ilk iki bilinç gibi toplanıp birlikte yeni güzellikler üretsinler.

N'klor yarattıkları dünyada gezdi, varlıklarla konuştu onları sevdi, eğitti. O kadar sevmişti ki bilincinin diğer eşinin yaptıklarını farkedemedi. O R'hllor da indi dünyaya, varlıklarla konuştu, ama onları bağrına basmak yerine hükümran olmaktı amacı. Kendine elçiler atadı topluluklardan. Onları gizli topraklarda büyüyüp güçlenmelerini sağladı. Ordular hazırladı elçilerinden. O ordular ki çalacaktı bu dünyayı eşinden. Ve bir gün, hazır olduğunda başladı seferine. N'klor neler olduğunu farkettiğinde artık çok geçti. Çaresizce sordu eş bilincine. Neden? R'hllorun cevabı basitti. Eğer bilseydin cevabı, Sen, Ben olurdun zaten. N'klor anlamadı, şaşkın ve üzgün olarak teslim oldu. R'hllor onu dünyanın en ıssız derinliklerine hapsetti. Artık gerek yoktu ona. Onsuz yaratma gücü yoktu ama artık yaratmaya ihtiyacı da yoktu. Soğuk ve Sıcağın dengesi de bozuldu, dünyanın dengesi de yitti. Böylece başladı Sıcağın sahibi R'hllorun hükümranlığı. İlk elçilerine kendinden güçler verdi diğerlerini yönetmeleri için, kendisi gibi ölümsüz olmaları için. En ulu kendisi olacaktı her zaman, kudretinin eşi olmayan ama tapınılan tek tanrı olacaktı. Eşi ve tek dengi olan bilinç artık silindi hafızalardan.

Dünyanın karanlık derinliklerinde binlerce yıl ağladı N'klor. Anlamaya çalıştı ama başaramadı. Gözyaşlarıyla buzullar büyüdü taştı dünyaya o bilmeden. Sonsuz esaretinin bir gününde başka ağlayan bilinçlerin sesini duydu yakınlarında. Şaşırmıştı. Zindanını kimse bilmiyordu çünkü. Ulaşılmaz derinliklerde yatıyordu. Ama yine de duydu hüzünlü ruhların sesini. Onlara ulaşmaya çalıştı. Sonradan farketti gözyaşının buzullarını. Onlar üzerinden ulaştı onlara ama hiç bir zaman göremedi. Hikayesini anlattı ve onlarınkini dinledi. Bu halkı da sevdi diğerlerini sevdiği gibi. onların acılarına ortak oldu, yardım etmeyi diledi. Onları eğitti, güç yollarını öğretti. Üzgün halk gelişti güçlendi ama acılarını unutmadı ve gülmedi hiç. N'klorun donmuş gözyaşlarından silahlar yaptılar kendilerine. Onun erdemiyle yıkadılar varlıklarını. Ve beklediler, taki N'klorun vadettiği soğuk zamanın gelişine kadar...
 
Cevap
#2
İşe Tanrı boyutundan bakmak ilginç. En azından artık tanrımızın bir adı var N'klor. Gayet başarılı...
 
Cevap
#3
güzel bi şekilde bağlamışsın valla sonunu okuyunca şaşırdım :). Hem bu R'hllor'un karşıtının ismide Büyük Ötekiydi sanırım :D. Eğer böyle birşey çıkarsa mantıklı olur.
 
Cevap
#4
Daha once yazdigim akyuruyen hikayesine bagladim aslinda. kovulmus surgun tanri fikri hosuma gitti birazda
 
Cevap
  




Görüntüleyenler: 1 Ziyaretçi