7. Sezon Finali Yorumlarınız


#161

Tormund ve Beric ölmemiş olabilir mi acaba? Çünkü duvarı bir kısmı yıkıldı ama diğer kısmı sağlamdı ve koştukları taraf yıkılmamış olan taraf da olabilir. Yani bir ihtimal olarak düşündüm.


#162

açıkçası final’e bır kala sönük bir sezon finalı olmus , benı etkıleyen belli başlı seyler vardı mesela lord baelısh ın olumu sansa nın cocukluk evresını tamamıylen atlatmıs olmasını görmek jon ve dany nın sonunda bırlıkte olması …bunun harıcınde pek iç açıcı sahneler goremedım ozellıkle son ıkı dakıka bekledıgım o savas sahnesı cok basıt kaldı ejderha geldı yaktı yıktı duvar dustu … belkıde 8.sezonda bızı costurcaklar diye düşünürken sızan senaryoları okuyuncada pek tatmin etmedi…


#163

Ölümleri gösterilmedi olabilir ama sanmıyorum. Duvar tamamen yıkılmasa da onların bulunduğu Doğu Gözcüsü kısmı yıkıldı. Beric’in ‘‘tekrar görüşeceğiz clegane’’ sözünü de düşününce küçük bir ihtimal var.


#164

Yorumunu beğendim ancak bir yeri yanlış anlamışsın. Bran Robert’ın isyanına laf etmedi. Robert isyanı Lyanna kaçırıldı ve tecavüze uğradı diye çıkardı. Halbuki Rhaegar’a aşık olduğu için kaçmıştı. Yani Bran orada sadece gerçeği söylüyor. Robert’ın isyanı bir yalan üstüne kurulu.


#165

Spoiler ibaresi koymayacağım. Finali izlemeyen başlığa girmez sanırım.

Dizinin artık yeni bir yol aldığını biliyoruz. Taht oyunları havasından eser kalmadı aslında ölülerle olan savaşa iyi-kötü bütün karakterler hazırlık içinde. Cersei dahi planlarını bu savaşın sonuçlarına göre oluşturmuş. Ama dizide yanıtlanmayan dolayısıyla bu savaşın korkutuculuğuna izleyicinin kapılmamasını sağlayan çok sorular var. Bu ölüler neden geliyor?

Evet ilk akgezeni, ormanın çocuklarının insanlara karşı bir silah olarak yarattığını biliyoruz. Akgezenlerin de insanları yok etmek istediklerini biliyoruz. Diyelim ki savaşı ölüler kazandı ve tüm Westeros ölüler ordusuyla doldu. Bundan sonra neler olacak? Ölüler 6. Bölümde gördük ki yüzebiliyor, Night King’in yönlendirmesiyle her şeyi yapabilecek güçte. Bir gemi dahi yapabilir karşı kıtaya da geçebilirler. Dolayısıyla Essos kıtası da tehlikede. Peki ya niye buna hiç vurgu yapılmıyor. Dizide şu an öyle bir hava var ki sanki bu canavarlar sadece Kuzeye kuzey halkı için geliyor ve Jon’da kuzey için güneylilerden yardım istiyor. Doğrusu bu nokta çok sıkıcı ve Dany’in Kuzeyi kurtarmaya gidiyorum demesinde bile soru işareti var. Kuzey düşerse güney de düşer. Kuzey değil dünyayı kurtarmaya gidiyorsun şu an.

Dragonpit’te Cersei’den başka Westeros yöneticilerinin de olması gerekirdi. Gerçi hane kalmadı artık ya. En azından hisar üstadlarından biri de çağrılmalıydı. Belki bir çözüm yolu üretebilirlerdi. Şaka maka sadece Cersei’yi ikna etmek için bir ejderha feda edilmiş. Figüran koysanız bile olurdu yahu.

Robert’in isyanının çıkış noktası Lyanna-Rheagar’dı ancak asıl amaç Kuzeyin Brandon Stark ve Rickard Stark’ın intikamını alma isteğiydi. Bu bakımdan Bran’ın Robert’in İsyanı bir yalan üzerine kurulu demesi bence gereksiz bir replikti. Lyanna Stark kaçmadan önce ağabeyine severek kaçtım, gidiyorum vs deseydi bu isyan bile olmayacaktı belki de. Galiba burada Rheagar’dan önce Lyanna’nın çok kabahati var.

Aralarında kan bağı olan Jon ve Dany’in arkadaşça ya da ailevi bir yakınlık kurmalarını hep istiyordum ve açıkçası iki sevgili olarak yakınlık kurmalarını başta yadırgasam da sonradan Kit Harington ve Emilia Clarke enerjisiyle bu sahneleri zevkle izlemeye başladım. Son bölümde de beklenilen son geldi. Belki bu sahne için sayaç tutanlar için baya kısaydı ama Jon ve Dany arasında çekimi görmemiz açısında gayet doyurucu ve güzel bir sahneydi. Yalnız “He loved her, she loved him” cümlesine ve söylendiği anda Jon ve Dany’e focuslanmasına baya bir takıldım. Aralarındaki şey cinsel çekim olarak kalmayacak ve ciddi ciddi aşık olacaklar demek. Jon’un Targ olduğunu öğrendikten sonraki ilk tepkisini daha da merak etmeye başlıyorum.

Tyrion’un kapıda sıkıntılı bir şekilde durma sahnesini çoğu kişi Dany’e aşık olduğuna vurmuş ancak ben bunun için olduğunu düşünmüyorum. Cersei, Tyrion’un aile zafiyetini çok iyi kullandı ve hiç olmasını istemesem de kapıda bir ihanet varmış gibi hissettim ben de.

Son olarak sızan senaryoda Cersei’in ölülerden oluşan bir orduyu kullanmak istediği yazıyordu. İlk okuduğumda böyle saçma bir şey olabilir mi demiştim ki neyse ki böyle bir diyalog yokmuş bile.

Bu sezon kazandığı anlamsız zaferlerle Cersei’den soğurken, kuzeyi fethetmeye değil kurtarmaya gittiğini söyleyen Dany’e her bölüm daha da ısındım. Benim için garipliklerle dolu bir sezondu. Umarım son sezon için 2019’a kadar beklemeyiz ve klasik olmayan bir sonla diziye elveda deriz.

EDİT: Akgezenlerle ilgili bir noktayı unuttuğum için mesajı baya değiştirdim.


#166

#167

Açıkça Lyanna nin abisi ve babası oldurulunce ne hissettiğini gösterirler diye bekledim


#168

İsyan o şekilde çıkmadı. Aerys adalet isteyen ve kız kardeşlerini almaya gelen iki Stark’ı işkenceyle öldürdü. Sonra da Jon Arryn’den Ned ve Robert’ı istedi. O da kabul etmedi. Aslında isyanı başlatan Jon Arryn bile diyebiliriz. İsyan gerçek ve haklı temeller üzerine kuruluydu bence. Yani en başta Lyanna kaçtıktan sonra savaş başlasaydı Bran haklı olabilirdi. Ki burda da Targaryenler hatalı. Rhaegar Rickard Stark’a kabul ederse Elia’yı boşayıp Lyanna ile evlenmek istediğini açıkça söylemeliydi. En azından Baelish kadar cesur olup Robertla teke tek dövüşebilirdi.


#169

Harbiden… Viserion’un kanatlarinlarinda ki o delikler ile nasil ucabildigini hicbirimiz fark etmedik sanirim suana kadar… :smiley: Birde baya yarasa gibi uctu yani, dehset hizliydi.


#170

@Thorin
İyi de çok taraflı yazmışsın. Brandon kralın şehrine “abi noluyo ya benim kız kardeşim nerde ki söyler misiniz lütfen” dedi de Aerys “hehehehe iskence edin lavuğa öldürün ehehee” demiş gibi. Adam klasik Stark salaklığı ile taht odasına daldı deyyus gibi Rhaegarın kellesini bana vereceksin dedi. Aerys de ne diyon sen aq dedi yaktı. Tabi Rhaegar gitseydi oraya dövüşerek yargılansaydılar falan yada olay bi konuşulsaydı daha iyi olurdu ama ortada bir anlaşmazlık durumu var zaten.


#171

Kitapları okudum ve olayların nasıl geliştiğini biliyorum ancak Robert’ın isyanının nedenleri dizide genişçe işlenmedi. Bütün bu sebeplerin üstünde Lyanna’nın kaçırılması olarak gösterildi. Kitapta böyle bir şey söylemek yanlış olur ama dizide söylenebilir.


#172

Brandon krala gidip nazikçe kız kardeşini sorsa bile aynı muameleye uğrardı.Karşısında hem deli hem paranoyak bir kral var.Üstelik adamlar ejderha kimseye hesap vermez zihniyetindeler.

Zaten Aerys’ı ölüme götüren bu ben her şeyi yaparım diyen kafa yapısı oldu.

Westeros halkı ve lordları iyi krallar çıksada 300 yıldır diyarı demir yumrukla yöneten Valyriadan gelmiş bu yabancı haneyi sevmiyorlardı.200 yıllık yönetim sonrasında iç savaşta gücünü kaybeden ejderhaları yok olan Targaryenların çöküşü çoktan başlamıştı.Aerys’ın yaşlılığında bu çöküş hızlandı.Deli kral cinayetlerini işlemeden bir şekilde ölüp Rhaegar başa geçseydi hanedan bir iki nesil daha sürerdi.


#173

Bu kehanetin gerçekleşeceğine inancım tam. Hatta keşke bu sezon olsa diyordum çünkü Cersei iyiden iyiye sıkıldığım salt kötü bir karakter olmaya başladı. Dediğiniz gibi umarım Tyrion ihanet etmiyordur ancak çok rahat değilim zaten bu sezonda Tyrion’un karakteriyle genel olarak oynadı senaristler. Bizim zekasına gıpta ettiğimiz adam çok yanlış, aptalca kararlar aldı ve ister istemez bir güvensizlik oluştu. Umuyorum ki yüksek ihtimalle öyle de olacak Cersei’nin sonu Jaime’den gelir. Başka bir alternatif düşünemedim.


#174

Öyle demek istemedim ama tekrar okuyunca dediğin gibi de anlaşılabildiğini fark ettim. Elbette Brandon kibarca istemedi. Öylesi de beklenemezdi. Yaptığı mantıklı bir davranış değildi ama bunu yapmakta haklıydı. Rhaegar’ın Lyanna’yı kaçırma haberi her yere yayılmıştı. Aerys de bunu biliyordu ve dediğin gibi bunu konuşabilirdi. Eğer biliyorsa evlilikten bahsedebilirdi. Tabi bu Aerys’in delirdikten sonraki karakterine uyan bir şey değil.

Genişçe işlenmedi ama Aerys’in Starklar’a yaptıkları ve diğer zalimliklerinden bahsedildi. Hatta Daenerys’in yüzüne de söyledi birçok kişi.


#175

Bu sitede gordugum en guzel hayal sanirim. Himura bey bostaysaniz ilgilenebilirim


#176

Cersei’nin hamileliğinin devam edeceğini düşünmüyorum açıkcası.Ama ölümünün Karnındaki çocukla olması olası değil.Büyük ihtimalle düşük yapıcak.Çocuk hiç doğmamalı.Ya da Cersei’den önce ölmeli.


#177

Bran Stark’ın o çirkin suratındaki ukala ifade ile “Robert’ın isyanı bir yalan üzerine kurulu” demesi o koskoca isyanın bütün bireylerini çöpe atarcasınaydı.

Robert’a yalancı demek yerine halasının oynaklığından, Rhaegar’ın şeref yoksunu hareketinden bahsedebilirdi. Aynı şekilde halasının yaptığı bu oynaklık yüzünden Starklar yiğit baba - oğul kaybetmiştir.
Bu sezon Arya ve Brandon Stark ne kadar gerizekalımsı surat takınıp geziyorlardı hayretler içerisindeyim, bir havalar bir tafralar… Umarım gelecek sezon kendilerine gelirler. Bran’e çok kurulmaya başladım.


#178

Yorumuma kavustum, tekrar ekleyeyim :joy:


6.bölüme yorum yazmamıştım, öyle duygudan duyguya sokmuştu ki, bölüm bittiğinde yorum yazacak halim kalmamıştı. Viserion’un acısından bahsetmiyorum bile.
O yüzden bu bölüme geç de olsa yorum yazmak istiyorum, uzun uzun :grin: Hem final bölümüydü, yazmaya değer.

Tipik Game of Thrones sezon finali bölümü oldu ve çoğunluğun aksine, birkaç pürüz dışında, ben beğendim. Bu dizinin sezon finallerinin gelecek sezonun hazırlığı şeklinde olduklarını bilen biri olarak çok büyük bir beklenti içinde değildim ve sonuç olarak beklentimi fazlasıyla karşıladı.

Sanırım bu sezonun en güzel tarafı yolları daha önce kesişmiş veya yolları hiç kesişmemiş karakterlerin bir araya gelişi oldu, bu beni inanılmaz keyiflendirdi. Ama bu bölüm çok ayrıydı, çok büyük buluşmalar vardı.
Brienne – Sandor buluşmasını yüzümde bir tebessümle izledim. Hele Arya’dan bahsetmeleri, Sandor’un “İşte benim kızım” diye düşünür gibi gülümsemesi çok güzeldi. Size de aynı hissi verdi mi bilmiyorum ama bana sanki boşanmış bir çiftmiş gibi geldiler ve bu hoşuma gitti.
Bu arada Ejderha Çukuru çok güzeldi.
Cidden büyük buluşmalar vardı… Sandor-Gregor; Tyrion-Podrick; Tyrion-Bronn; Tyrion-Cersei; Jaime-Brienne; Theon-Euron… Ilk kez bir araya gelen Daenerys ve Cersei’yi izlemek de ayrı keyifliydi.

Daenerys’in assolist gibi sonradan ve ejderhasıyla gelişinden bahsetmemek olmaz elbette. Tyrion’un istediği gibi full kadro gelmişler ve güzel bir güç gösterisi yaptılar. Cersei’nin aslında etkilenmesi ama bunu göstermeme çabası da çok iyiydi, tabi Dany’ye bakışları her şeyi el’e veriyordu öte yandan. Dany ondan genç, güzel ve dolayısıyla Cersei kıskanıyor, sinir oluyor, ki bunu Lena Headey de söylemiş kamera arkası röportajında. Neyse; dişlerini sıka sıka “Bir süredir bekliyoruz” şikayetine Dany’nin umarsızca, alay eder gibi “Kusura bakmayın” demesiyle iyice sinir oldu, bende tabi zevkle izledim. Kraliçeler gecikmez Cersei’ciğim, diğerleri erken gelir :sunglasses:
Ayrıca Dany’nin Tyrion’u dinleyip Cersei’nin provokasyonlarına gelmemesi, mesela Cersei “gaspçı” dediğinde tek kelime etmeden başını çevirmesi çok hoşuma gitti.

Ejderha Çukuru sahnelerinde Cersei’nin Wight korkusu Dany’nin alay eder gibi özür dilemesinin ardından sanırım izlemesi en zevkli olaydı benim için. Korkması çok normal elbette, Jaime ve diğerleri de korktu ama Cersei’nin o an’a dek takındığı tavırlar, duruşu, karizması, korkudan neredeyse sandalyenin tepesine çıkmasıyla yerle bir oldu ya hani? Kahkaha attım.

Qyburn’ün adeta büyülenmesini görmek de ayrıca hoştu. Onun için çok güzel bir gün olmuştur herhalde… Ejderhalar, yaşayan ölü!

Ve Jon’un sunumu… Güzeldi ama güldürdü. Bu çocuğun ciddiyeti neden komik oluyor?

Euron’un gidişi… Ve daha sonra bunun Cersei’nin planladığı bir oyun olduğunu öğrenmemiz…
Bölümde gerçek anlamda eleştireceğim iki olay var, bu onlardan biri.
Düşünüyorum ve bir türlü anlam veremiyorum. Cersei bunu nasıl planladı? Neye göre planladı? Bizimkilerin Wight getireceğini bilmiyordu, ne dedi Euron’a? “Bir noktada bir sebep bul ve çek git” mi?
Birde Akgezenler ve Wightlar hakkında gerçekten hiçbir şey bilmeyen Euron “Yüzebiliyorlar mı?” diye soruyor ya? Çok riskli bir soru değil mi? Jon “Evet yüzebiliyorlar” dese ne olacak? Euron “Hee oldu o zaman” deyip yerine mi oturacak tekrar?
Neyse esasında bu plan Cersei’ye yakışan, ondan beklenen bir hareket, sorun burada değil. Sorun senaristlerin bu planı işleme koymakta sergiledikleri beceriksizlik. Eleştireceğim o diğer olayda da aynı sorun var. Bilen bilir, kolay kolay eleştirmem ben, görmezden gelirim çoğu şeyi ama tek bölümde iki kere aynı havada kalmışlık olması biraz fazla.
Şaşırtmak istiyorlar, şaşırtıyorlar da, yalan yok, ama o şaşkınlık geçtiğinde ve durup düşündüğümüzde çok soru işareti oluşuyor kafalarda. Tam olarak mantıksızlık da yok aslında bu olayda ve bahsedeceğim diğer olayda, tek sorun o “İyi de, nasıl oldu ki bu??” sorusu. Keyif kaçırıyor. Bu tip olayların bir şekilde zeminini hazırlamalılar ki izlediğimizde mesela “Aa geçen sefer bu yüzden öyle demiş demek ki” gibisinden aydınlanmalar yaşayalım, kafa karışıklığı değil.
Mantıksızlıkları görmezden gelebilirim, mesela geçen bölüm için “Muhtemelen günlerdir donmuş olan göl nasıl çatlar arkadaş yaa?” gibi eleştiriler oldu ama ben umursamadım gerçekten. Bu tip şeyleri takmıyorum ama bir ön hazırlığı, önceden bir mesajı, bir zemini olmayan olaylar rahatsız ediyor.

Gelelim Jon’un dürüstlüğüne! Her şeyi mahvetti demeyeceğim çünkü Cersei’nin zaten yardım etme niyeti yoktu. Ama tabi bunu bilmeyen Tyrion, Dany, hatta Jaime kızmakta haklılar. Özellikle de Dany! Viserion konusunda çok haklı, çünkü Viserion Cersei’yi ikna etmek için gidilen Wight avının sonucunda öldü. Ve Cersei “ikna olmuşken”, yardım etmeyi “kabul etmişken” Jon’un Dany’ye sadakati her şeyi yerle bir etti. Hani Cersei yardım konusunda samimi olsa, ki Dany öyle sanıyor, Jon’un dürüstlüğünün sebep olduğu durumda Viserion cidden boş yere ölmüş oluyor.

Peki bu Jon’u tamamen haksız mı yapar? Hayır çünkü gerçekten de içinde bulundukları durumda yalan söylemek, sahte yeminler vermek işleri her an olduğundan daha da zorlaştırabilir. Ve birde Jon için taht oyunlarının zerre kadar önemi yok, tek düşüncesi yaklaşan tehlikeye karşı tüm Westeros’un birlik olması. O yüzden bu konuda diğerlerini anlamıyor.
Sanırım Jon genel, uzun vadeli düşünüyor; diğerleri ise günü kurtarmanın, sorunların tek tek icabına bakmanın peşindeler demek yanlış olmaz.
Benim bu sezon hoşuma giden bir diğer olay da bu oldu, yani her iki tarafın da haklı olduğu konuşmalar. İkinci bölümdeki Dany-Varys hesaplaşması, Dany-Tyrion anlaşmazlıkları, genel olarak Sansa-Arya konuşmaları, Dany ve Jon’un ilk tanışmaları sırasında konuşulanlar… Aynı durumu bu sahnelerde de gördük ve oldukça hoştu.

Ve Peter Dinklage (Tyrion) ile Lena Headey’nin (Cersei) oyunculuklarını konuşturdukları sahne…
Görünürde duygusal bir hesaplaşma yaşandı, hatta bir ara Cersei için üzüldüm bile ama “Kendine gel Duygu, biraz gerçeklik var ama daha çok Tyrion’u manipüle ediyor bu duygusallığı kullanarak” deyip kendime geldim. Tabi şunu da eklemem gerek, Cersei’nin bu hallerini seviyorum çünkü bu karaktere yakışan bu. Milletin arkasından iş çevirsin, manipülasyon yapsın, herkesi kullansın… Mantıklı olan bu. Bizimkilere yardım etmek konusunda samimi olsaydı mesela, bu hiç hoşuma gitmezdi.
Yalnız Lena gerçekten çok iyi oynamış. Tyrion’u öldürmemesi mesela… Ikilemde kalıyor, hem öfkeli, hem üzgün bir duruş sergiliyor, yansıttığı bu ama bir yandan da biliyoruz yani numara olduğunu, kafasında kırk tilkinin dolaştığını.
Ayrıca Tyrion’u öldürmemesinin tek sebebi bunu yaparsa eğer full kadro gelen Dany’nin ortalığı yakıp yıkacağını bilmesinden kaynaklanıyor. Yoksa sağ bırakır mı Tyrion’u?
Aklında ne var tam bilmiyoruz ama ince ince işledi planı. Tywin’den girdi konuya, Myrcella ve Tommen’a geçti, sonrasında kimseyi ve hiçbir şeyi umursamadığını belirterek hamile olduğunu Tyrion’un anlamasını sağladı, ve sahne tam orada kesildi. Cersei eğer devamından Tyrion’dan bir söz aldıysa, bir anlaşma yaptıysa hiç şaşırmayacağım. Ejderha çukuruna dönmeyi de kabul etti zaten, burnu düşse eğilip almayacak kadın nasıl oldu da geri döndü oraya? Var bir şey. Tyrion çok zeki bir adam ama en büyük “kusuru” duygusal ve merhametli olması. Ve Cersei bunu çok iyi biliyor.

Dany’nin Ejderha Çukurunda Jon’a ejderhalardan ve ailesinden bahsetmesi güzeldi. Bu sezon birçok kez geçmişten bahsedilmesi ayrıca hoştu zaten. Ama burada özellikle hoşuma giden bir kısım oldu.
Dany şöyle diyor :
“Dehşet veriyorlardı. Olağanüstülerdi. İnsanları hayret ve korkuyla doldurdular, biz de onları buraya kilitledik. Yıprandılar. Küçüldüler. Biz de onlarla küçüldük. Onlar olmadan olağanüstü değildik. Herkes gibiydik.”
Hoşuma giden Dany’nin her şeyi olduğu gibi görebilmesi. Eskiden ailesinin kusurlarını, gerçekleri kabullenmekte zorlanan bir Daenerys vardı, artık öyle değil. Ve bu söyledikleri gerçekten önemli çünkü bunları söyleyebiliyorsa ejderhalarına güvenmemesi gerektiğini, onları her an kaybedebileceğii (ki birini kaybetti), “Ejderhalarım var” demek yerine “Onlar olmadan da güçlü, iyi olmalıyım” demesi gerektiğini biliyordur.
Westeros Dany’ye yaradı. Gerçi Tyrion hayatına girdiğinden beri daha olgun, daha sabırlı davranıyor ama Westeros’un da bu duruma katkısı oldu. Bir oturmuşluk var. Benim gözüme gerçekten farklı görünüyor bu sezon.
Bu sahneyle ilgili son olarak… Tamam D&D, anladık! Dany’nin çocuğu “olmayacak”! :stuck_out_tongue_winking_eye:
Yalnız Jon’un “Kim dedi bunu?” diye sorması komikti. Challenge accepted.
Aa birde! Sevgili D&D, ne yazıp ne yazmadığını unutuyorsunuz. Jon’un o sorusuna Dany “Kocamı öldüren cadı söyledi” diyor, iyi hoş ama siz dizide Mirri cadısına kehaneti söyletirken doğurganlık konusuna girmediniz ki. Her şeyi söylettiniz ama o “rahminiz uyanıp canlı bir çocuk taşıdığı zaman” kısmını söyletmediniz kadına. Kitapları okumamış olsaydım dizide “Çocuğu olmayacak” muhabbeti için “Bu da nereden çıktı şimdi? Ne alaka?” derdim.

Theon ve Jon konuşmasına geçmeden önce ufak bir not… Harita masanın etrafında yolculuk planı yapıldığında ve Jon ile Dany birlikte yolculuk etme kararı aldıklarında surat ifadelerinden, birbirlerine bakışlarından gemide olacakların sinyali verilmiş resmen. Hatta bas bas bağırmışlar yani.
Neyse, Theon-Jon… Güzel bir konuşmaydı ve çok anlamlı bir tarafı vardı.
Nedeni şu; Jon Ned’den bahsederek Theon’a “Hala senin bir parçan. Benim bir parçam olduğu gibi” diyor ve daha sonra ise “Seçmek zorunda değilsin. Hem Greyjoy’sun, hem Stark’sın” diye ekliyor.
Şimdi bu sözlerin mesela Bran tarafından Jon’a söylendiğini düşünün, sadece “Hem Greyjoy’sun”'u “Hem Targaryen’sin” olarak değiştirin.
İşte anlamlı gelen bu. Ve en çok merak ettiğim şey ise, Jon kendisi söz konusu olduğunda yine aynı şekilde düşünebilecek mi? Eğer bu konuda zorlanırsa, ki zorlanacak muhtemelen, Theon’un ona bu sözleri hatırlatmasını çok isterim, çok hoş olur.

Gelelim bölümün en güzel ama aynı zamanda eleştireceğim o diğer olaylarından birine… Baelish’in ölümü…
Zerre kadar üzülmedim, keyifle izledim. Hele dizlerinin üzerine çöküp ağlaması yok mu? Baelish’i sevmeyen birkaç kişi bu şekilde ölmesine üzülmüş biraz ama ben gram acımadım. Hakettiğini buldu.
Öncesinde olanlar beni çok şaşırttı, Sansa’nın ciddi ciddi Arya’yı yargıladığını düşündüm ama bu benim hatam mı? Benim takipsizliğim mi? Hayır, çünkü senaristler… Neyse daha sonra eleştireceğim. Sansa’nın başını çevirip “Lord Baelish?” dediği an var ya? Ooff! Sanırım dizinin en güzel anları arasındaki yerini alır. Yaa birde Baelish yine aynı yerinde, o köşede durmuş hafiften sırıtıyordu ya? Adını duyduğunda suratının aldığı şekli sanırım canım ne zaman sıkkın olsa açıp tekrar izleyebilirim. Bir ara sinirim bozulduğunda Joffrey’nin öldüğü sahneyi açıp izlerdim hep, listeye bir sahne daha eklendi.
Cidden şok oldum, sonra sevinç çığlığı attım falan ama işte bu şaşkınlık ve mutluluk hafiften dindiği zaman tıpkı Cersei’nin Euron planında olduğu gibi “Iyi de, nasıl oldu ki bu?” diye düşünüp keyfim kaçtı biraz. Tüm o Arya – Sansa tartışmaları, tehditler, meydan okumalar oyun muydu? Oyunsa bile niye kapalı kapılar ardında, Arya dönüp gittiğinde ve Sansa yalnız kaldığında bile yüzünde korku ifadesi vardı? Bran olaya müdahale etmiş belli, ama ne zaman? Ne ara oldu? Ne ara anlaştılar? Ne ara plan kurdular?
Her şeyi olduğu gibi göstermek zorunda değiller, göstermesinler de zaten ama bu tip olayların zeminini de hazırlasınlar, ufak tefek ipuçlarıyla ya da ne bileyim, ufacık bir şey olsun ve biz bunu bu duruma bağlayabilelim. “Hee bak şöyle olmuştu, tabi yaa!” ya da “Aa geçen sefer böyle demişti, bu yüzdenmiş” diyelim, “Nasıl oldu yaa bu?” değil.
Neyse tabi bunu bir kenara atarsak, şahane bir olay! Stark çocukları, nasıl hazırladılar bilmiyoruz ama, güzel bir oyun oynadılar. Böyle olsunlar işte, saf salak olmasınlar ve ne olursa olsun birlik olsunlar. Rahatladım valla!
He birde “Entrikacı Baelish’i nasıl öldürürler?” diye hafiften isyan edenler olmuş, ama yeter artık yani, değil mi? Yeterince kaos yarattı, savaş çıkardı, milleti birbirine düşürdü. Hem bu saatten sonra Baelish’in entrikalarına yer yok hikayede. Artık entrika konusunda Cersei bir iki şey çevirir anca ama ne gibi bir etki yaratır bilemiyorum, artık çok başka bir noktadayız hikayede. Taht oyunları yerini Akgezenlere karşı hayatta kalma mücadelesine bıraktı.

Jaime-Cersei sahnesi…
Ah Cersei ah! Jaime’ye salak demeden önce bir durup kendine bak, hayal dünyasında yaşıyorsun.
Öncelikle her şeyi ailesi için yapıyormuş güya, yalan, hatta belki de kendine bile söylediği bir yalan bu. Cersei güce tapıyor, tek derdi bu. Gözü o kadar kararmış ki olayın ciddiyetini anlamıyor, belki de anlamak istemiyor. Şu konuşma bunun güzel bir örneği :
Cersei : Onlar Kuzeyde savaşırken, biz de bizim olan toprakları geri alacağız.
Jaime : Sonra ne yapacağız?
C : Sonra hükmedeceğiz

(Ciddi misin? :joy: )

Jaime buna çok güzel cevap veriyor gerçi, tabi anlamıyor ama olsun…

J : Kuzeydeki savaşlar bittiğinde bir taraf kazanacak. Bunu anlıyorsun, değil mi? Ölüler kazanırsa, güneye gelip hepimizi öldürecekler. Canlılar kazanırsa, güneye gelip hepimizi öldürecekler!

Şimdi Cersei Targaryen’lerin ve Stark’ların kazansalar bile çok güç kaybedeceklerine inanıyor, ejderhaların öleceğini ümit ediyor (ki aslında ejderhalar giderse büyük ihtimalle bizimkiler biter, Akgezenler gelir ve Cersei de biter, ama akıl edemiyor tabi zeka küpü)… Neyse güç kaybedecekler diye düşünüyor, iyi güzel de, o savaş kazanılırsa diyarda hayatta kalan insanlar tahtını bırakmak istemeyen, onları umursamayan Cersei’ye karşı Targaryen ve Stark’ların tarafını tutmazlar mı? İnsanlık için yapılan savaşa öncülük edenlerin yanında durmazlar mı? Karşısında olanlar ve olacaklar sadece Targaryen ve Stark haneleri değil ki. Güç kaybetseler bile, ki kaybedecekler, muhtemelen yine Cersei’den güçlü olacaklar. Nasıl karşılık verecek o birliğe, beraberliğe? Aa pardon, Altın Mürettebat vardı değil mi? Yirmi bin paralı asker kurtaracak onu.
Yardım etmemesini eleştirmiyorum, etmesin zaten, dediğim gibi bu karaktere yakışan bu. Sadece Jaime’ye salak deyip devamında böyle laflar etmesi komik.
Ve Jaime de zaten sonunda dayanamayıp çekti gitti. Öyle sevindim ki buna. Onu bizimkilerin yanında görmek de oldukça enteresan olacak bu arada.

“Winter is here” müziğiyle kışın güneye geldiği sahneler çok güzeldi. Ben heyecanlandım izlerken, gelecek sezonun bir ön gösterimi gibi bir şeydi, tüylerim diken diken oldu.

Ve Rhaegar-Lyanna…
Çok kısaydı be. Bunca zaman 30 saniye bile sürmeyen bir sahne için mi bekledik? 8.sezonda bir flashback daha olsa bari. Güzeldi yine de. Rhaegar’ı oynayan oyuncuyu beğenmedim, olmamış ama izlemeden önce okuduğum yorumlar yüzünden çok daha kötüsünü hayal etmiştim ve o kadar da abartılacak bir durum yok aslında. İdare eder işte. Viserys’e benzemesi çok hoşuma gitti benim çünkü kitapta bu ikisinin benzerliğine değiniliyor, onu yansıtmaları hoş olmuş.
Lyanna çok güzel yalnız. İlk gördüğümüzde beğenmemiştik ama tabi yeni doğum yapmış, ölmek üzere bir haldeydi orada, buna göre değerlendirmek yanlış. Bu flashback’de çok güzeldi.

Bran Rhaegar ve Lyanna’yı anlatmaya devam ederken Jon ve Dany’ye geçiyoruz…

Jon’u gördüğümüzde Bran “He loved her” diyor, Dany kapıyı açtığında ise “And she loved him” diyor. Esasında Rhaegar ve Lyanna için söylenen bu sözlerin Jon ve Dany’ye de uydurulmasına bayıldım! Böyle ufak, hoş şeyleri çok seviyorum.
Ve Dany-Jon sevişme sahnesi… Sahnesi bile denmez aslında, sekansı diyelim. Bu da çok kısaydı yaa! Missandei-Grey Worm’un sahnesine ayrılan süre aklıma geldikçe isyan edesim geliyor.
Birde tabi çok oldu bittiye gelmiş, bayağı özensiz çekilmiş sahne. Dany ve Jon’u öyle yatakta görünce “Ne oluyor yaa?” dedim. Birden o şekilde göstermeselerdi keşke, sonuçta Dany ve Jon yani! Bu ikilinin ilişkisinin nasıl geliştiği ortada. Aralarındaki sadece cinsellik ile ilgili değil ki, bir romantizm var, ciddi anlamda birbirinden hoşlanma var. Fiziksel değil sadece, birbirlerinin karakterlerinden de etkileniyorlar. Ama birden öyle yatakta gösterince sanki aralarındaki çekim sadece ve sadece cinsel arzudan ibaretmiş gibi yansımış. Gereken tek şey öncesine kısa bir sahne daha eklemek ve çekingenliği, o ilk yakınlaşmayı, ilk öpüşmeyi göstermekti, bu kadar basit! Gerçekten tüm sezon yazdıkları Dany-Jon ilişki gelişimine çok ters düşecek şekilde yazmış ve çekmişler sevişme sahnesini. Neyse ki bir ara durup birbirlerine bakıyorlar güzel güzel, gerçi Jon salak salak bakıyor, güzel bakan Dany ama olsun, yani bu da olmasa…
Özensizlikten de bahsetmek istiyorum kısaca… Yaa Dany’nin o saçlar nedir? Bari o örgüleri açsaydınız! Salık dursaydı o saçlar. Jon’un saçlar da bağlı. Bunlar peşlerinden atlı koşturuyor gibi soyunup yatağa mı atladılar? Bu ufacık detaylar bile çok önemli işte. Bu sahnenin yazılma şekli, çekilme şekli her şeyi ile çizdikleri Dany-Jon ilişkisine ters düşüyor. Ama olayın kendisi güzel tabi, o ayrı :crazy_face:

Aegon Targaryen… Ilk duyduğumda çok tepki göstermiştim, izlerken de son an’a kadar Lyanna’nın başka bir isim söylemesini umut ettim. Ben Jaehaerys olsun istiyordum, gerçekten çok istiyordum bunu, en sevdiğim Targaryen erkek isimlerinden biri çünkü. Ama daha da önemli sebep, Rhaegar’ın iki oğluna da aynı ismi vermiş olmasının saçmalığı. Buna bir açıklama yapmaları gerek.
Neyse ama itiraf etmem gerekir ki, her şeye rağmen bir yandan da Aegon ismine alışmaya başladım. Hala saçma geliyor ama eskisi kadar rahatsız da etmiyor, hatta iki gündür falan Jon’a arada sırada Aegon diyesim bile var.

Son sahne… Valla ne diyeyeyim? Gece Kralı gümbür gümbür geliyor. Gerçi Dany de geçen sezonun sonunda gümbür gümbür geliyordu, ne olduğunu gördük… Tamam biliyorum, Gece Kralı farklı, ölüler ordusu çok başka… Yine de umut işte.
Ve Viserion, bebeğim ne oldu sana öyle?
Acayip bir şey olmuş yaa! Mavi ateş mi? Yoksa buz mu? Her neyse artık, üfle üfle bitmedi. Tırstım. Drogon her zaman en güçlü ejderhaydı aralarında ama Viserion… Gerçekten de acayip bir şey olmuş yaa!
Bu arada, Gece Kralını Viserion’un sürücüsü olarak görmek… Bu görüntünün rahatsız edeceğini biliyordum ama bu kadar rahatsız edeceğini tahmin etmemiştim, çok zoruma gitti harbiden.

Bir sezonu daha geride bıraktık. Mantıksızlıkların olduğu, birçok şeyin oldu bittiye geldiği ama genel olarak çok beğendiğim bir sezon oldu. Apayrı bir havası vardı, çok enteresandı. Öte yandan favori karakterim Daenerys’in nihayet Westeros’a gelip diğer önemli karakterlerle bir araya gelişi ve esas hikayeye dahil oluşu bile bu sezonu çok özel kılıyor benim için.

Gelecek sezonu çok merak ediyorum, sabırsızlıkla bekliyorum. Son sezon olması, sadece 6 bölüm kalması şimdiden bir burukluk yaratıyor. Bu dizi bittiğinde gerçekten büyük bir boşluk hissedeceğim. Person Of İnterest bittiğinde bayağı bir kendime gelememiştim, eksikliğini çok hissetmiştim ve Game Of Thrones’u POİ’den iki, üç kat daha fazla sevdiğimi düşündükçe korkuyorum.

8.sezonda olayların nasıl gelişeceğini, hikayenin nasıl biteceğini çok merak edenler var. Benim şu an en çok merak ettiğim şey Jon’un Winterfell’e gelişi ve Bran’la konuşması.
Düşünsenize… “Merhaba Jon. Gece Kralı Daenerys’in ejderhasını diriltti. Onunla duvarı yıktı. Ölüler ordusu şu an üzerimize üzerimize geliyorlar. Bu arada Baelish’i öldürdük. He birde senin adın Jon değil. Sen Aegon Targaryen’sin. Rhaegar ve Lyanna’nın oğlusun. Dolayısıyla Daenerys halan oluyor.”
Jon kendini Winterfell’in surlarından aşağı atmazsa iyi.

Yine uzun oldu, okuyan olduysa teşekkürler :slight_smile:


#179

En çok özlediğim üye ya <3

Bence oldukça iyi bir sezon finaliydi. King’s Landing’e kar yağdığı sahne sanatsal olarak şahaneydi.
Petyr Baelish, serinin en zeki ve demiri atmış karakteriydi. Güzel bir kurguyla mat edildi, hoşuma gitti.
Duvar’ın yıkılışı da güzeldi aslında ama ejderhanın varlığıyla bunu yapabilmiş olmalarına bağlanması iyi olmamış. Bran mevzusu bir şekilde hatırlatılmalıydı. Verildiyse o detay ben farketmedim :smiley:
Jon-Dany yüzeysel ilişkisini pas geçiyorum.


#180

Benim için güzel ve bir sonraki sezonu merakla beklememi sağlayan bir final olmakla beraber aklımda soru işaretleri bıraktı.
Mesela surun aşılmasının ejderhayla değilde başka bir şekilde olmasını beklerdim açıkçası.Eğer ejderha olmasaydı ne olacaktı sur aşılamayacak mıydı? Diğer bir soru işaretide Cercei ve Euron’un yaptığı plan.Bir çok kişininde dediği gibi Euron “yüzebiliyorlar mı?” diye sorduğunda Jon evet dese ne yapacaktı Euron? Nasıl bir bahaneyle gidecekti? Cercei’den bir çakallık bekliyodum zaten ama bu şekilde yansıtılmamalıydı cidden büyük bir dikkatsizlik.
Serçeparmağın ölümü ise beni gerçekten dumur etti taht oyununda sonuna kadar gideceğini düşünmüştüm sevinmekle birlikte üzüldümde gibi karışık duygular beslediğim bir karakterdi.
Jon ve Dany’e gelirsek yorum yok :smiley: