Akgezenler, Azor Ahai ve Uzun gece üzerine


#61

Diğer arkadaşlardan daha konu dışı olmamışız, boş ver. :smiley:

Ablan yüzünü cimcirince niye kızarıyor ki ya senin? :smiley: Şimdi iltifata maruz kalınca benim de kızarmam geliyor ama mahcubiyetten :slight_smile:

Ben kendimi doğru anlatamamışım galiba, kafa karışıklığını olağan buluyorum. :slight_smile: Şimdi, Mel ve kalp meselesindeki Arya’nın zayıf noktası olmasının romantik bir aşk ile ilgi alakası yok, olması da gerekmez. Arya, Stark ailesinde Jon’un en düşkün olduğu kişi olarak Jon’un zayıf noktası durumunda şu an. Var olduğu iddia edilen o bağlantılar, işaretler ve ipuçları da ikisi arasındaki derin bağı simgeleyip, ileride romantik evrilmeye döneceği yönünde… Yukarıda daha net açıkladım zaten.

Şimdi Jon için kardeş, kardeştir; kuzeyli yetişti diyorsun ama yazar, ta en başta bu ikisini birbirine aşık etme kararını almış(iptal edip etmediğin kesin de değil) ise bu sözünden o kadar emin olma derim, çünkü yazar için öyle değilmiş… GRRM’in de ironileri ne kadar sevdiğini çok iyi biliyorsun, bir karakteri doğru bildiği şeylerin dışına çıkarttırması yapmadığı şey değil. Ned gibi bir adam bile yeri geldi kız kardeşi için yeri geldi çocukları için onurundan, doğrularından vazgeçti… Bu ikisi arasında romantik bir olay olacak ise zaten takdir edersin ki aşk, bizim seçimimizle olan bir şey değil, kendiliğinden gelişen bir şey. Zaten mektupta da kardeş olmalarının verdiği ızdaraptan bahsediyordu. Ancak Jon’un ailesi hakkında gerçek ortaya çıkınca rahatlayacaklardı…

Jon’un bıçağı yemesinin Wun Wun’un kraliçenin adamlarından birini öldürmesi ile zerre ilgi alakası yok, lütfen yapma. :smiley: Zaten Stannis ve adamlarının varlığı da en az yabanılların varlığı kadar rahatsızlık verici bir şeydi Gece Nöbetçileri için; unutma, gece nöbetçileri diyarın savaşında taraf tutmaz ama Stannis ve ordusunun varlığı başlı başına bu yeminlerine bağlı kalmalarını zorlaştıran bir etkendi ki adamları kovacak güçleri de yoktu(Üstüne yemek kıtlığı getirecekti varlıkları). Haliyle devin teki kraliçenin beş para etmez rahatsızlık verici adamlarından birini öldürdü diye gidip lord kumandanı bıçaklayalım demezler. Bu o anda wun wun’u görünce yaptıkları bir şey değil, Jon’un Arya için güneye at sürme kararı almasını duyurması sonrası Baş Kahya ve onun gibi düşünen birkaçı gizlice sıvıştı ve Jon da bunu gördü ama umursamadı. KİNLENMEK pek doğru bir tanım değil bence, çünkü adamlar bıçağı sokarken bir yandan ağlıyorlardı. Hem severim hem öldürürüm kafası da nasıl bir şeyse. :smiley: Sadece daha fazla dayanamadılar ve dediğim gibi onurlu olduğunu düşündükleri şeyi yaptılar, çünkü Jon bir yemin bozandı. Zaten Jon da aldığı bu kararın yemin bozmak olduğunu açık seçik söyledi iç monologlarında. Arya yüzünden değildi deme lütfen, fazla zorlama olur, kabul et yani Arya yüzünden yedi bıçağı. Yabanıl meselesi olmasaydı da ta en başta bu kararı alsaydı gene yemin bozan olacaktı ve gene Jon’a karşı harekete geçeceklerdi. “Ya tamam Jon, sen git kardeşini kurtar gel.” mi diyeceklerdi? Robb yüzünden tüymeye kalkınca hemen engelledi en yakın arkadaşları ama ya duyulsaydı? Anında idam mangası kurarlardı. Mormont üstünü örttü olayın.

Sana da aşk olsun ama ya tek bir öngörü cümlesinde Jon Dany olacak diye çıkarım yapıyorsun; kendini tebrik etmiyorsun. :smiley: Ben de seni tebrik ederim bu durumda. :stuck_out_tongue: Bu kuram aslen bana ait değil, seriye başladığımda da “Ayy bu ikisi çok yakışıyor, birlikte olsunlar yaa” kafasıyla hareket etmedim, aklımın ucundan bile geçmedi bu ikisi. Hatta Jon’a kimseyi yakıştırmadım da… Fakat kuramı gördüm, kitapları bitirdim vs. derken bana gayet olası ve güçlü bir ihtimal geldi, sonradan yakıştırdım da.

Rhaegar’ın oğlu, Ned’in kardeşi Lyanna Stark’a benzeyen en küçük kızı Arya Stark’a aşık olacak… Babasının izini takip etmiş, ironik derim. Hatta Gendry bile katılsa bu üçgene ironinin alası derim. :smiley:


#62

Valla kizariyor iste :grin: Sevdigin, takdir ettigin, yeri geldiginde hayranlik duydugun birinin sana samimiyet dolu yaklasimi seni utandirabilir. Yüz kizarmasi sadece asktan degildir. Arya’nin durumu da bu.

Evet, Arya ve Jon arasinda kesinlikle büyük bir sevgi, bir bag var. Buna her kitapta sahit oluyoruz. Birbirlerine duyduklari özlem, her firsatta birbirlerini anmalari… Ama bunlar ileride birbirlerine duyduklari abi-kardes sevgisinin ask’a evrilecegini göstermiyor. Senin isaret diye sundugun kitap alintilarinda gelecege yönelik, olasi romantik iliskiye yönelik bir sey yok.
Arya Jon’un zayif noktasi, evet. Jon’un kalbinde Arya çok özel bir yere sahip, evet. Ama bu kadar. Ileride bu hislerin çok farkli bir boyuta geçecegine dair bir isaret yok, cidden yok :smile:

Mektupta Martin Catelyn’in Arya ve Bran ile birlikte Sur’a siginmak istediklerini ama Benjen ve Jon’un Gece Nöbetçileri yemininden dolayi onlara yardimci olamayacaklarini falan yazmis. Bran bunun için Jon’a çok kizgin olacakmis. Ama Arya daha bagislayici olacakmis ve sonradan Jon’a asik oldugunu farkedecekmis. Neyse Gece Nöbetinden yardim alamayainca, Catelyn ve çocuklari Sur’un Ötesine gideceklermis, Mance Rayder’a yakalanacaklarmis, sonra Ötekiler gelecekmis, Arya ve Bran kurtulacaklarmis ama Catelyn ölecekmis falan filan… Cok daha sonra Tyrion’un da Arya’ya umutsuzca asik olacagini ve Jon’la karsi karsiya gelecegini yazmis…
Ne kadar farkli bir hikaye degil mi? Martin her seyi, daha da önemlisi Arya’nin hikayesini, kaderini komple degistirdi ama Jon’a asik olacagi kisma dokunmadi öyle mi? Ilk versiyonda Arya ve Jon askina yer var, ama hikayenini simdiki halinde bu gerçeklesir mi? Ya da bu konuya girer mi Martin birden bire? Geriye iki kitap kaldi, Jon-Arya-X’in ask üçgenini isler mi? Ben sanmiyorum.

Ilgisi var. Gece Nöbetçilerinin çogu Yabanillarin varligindan rahatsiz, Jon’un onlara kaleler vermesinden dolayi öfkeliler. Ufacik bir seyle patlamaya hazirlar. Wun Wun’u o adami öldürmesi de tuz biber oluyor tabi. “Bu yüzden Jon’u biçakladilar” demedim, onu belirteyim. Bu olay Jon’un yeminini hiçe sayip diyar meselelerine karsima kararindan sonra bardagi tasiran son damla oldu dedim. Ayaklanmak için bir sebep, bir bahane bekliyorlardi anliyor musun? O da Wun Wun olayi oldu iste, zaten bu olay yasanirken “Nöbet için” diyerek Jon’a saldirdilar. Jon orada “Geri çekilin! Celiklerinizi kaldirin, onu korkutuyorsunuz!” diyor ve o sirada kâhya hançerini Jon’a sapliyor. Ve “adamlar agliyordu” deme, aglayan tek kisi Bowen Marsh’di.
“Arya yüzünden degildi” demiyorum, “Sadece Arya yüzünden degildi” diyorum.

Tek bir öngörü cümlesinden çikarim yapmiyorum :smile:
O görü çok önemli, orasi ayri, ve kabul etmelisin ki senin Jon ve Arya’nin ileride birbilerine asik olacaklarina dair sundugun Arya’nin yüzünün kizarmasi, Nymeria’dan bahsederek Martin’in “Arya asik olmustu” demesi isaretlerinden çok çok daha saglam.
Ama sadece bu degil. Ben hikayeyi de el’e alip inceliyorum.
Jon ve Dany hayatta kalan son Targaryen’ler. Bir araya gelecekler, illa ki!
Iki kitap kaldi, Jon ve Dany karsilastiklarinda Martin büyük ihtimalle hikayenin çözümüne giden yola girecek veya girmis olacak. Bu durumda, hangisi Martin’in isine yarar? Jon ve Dany’nin savasmasi mi? Yoksa Akgezenlere karsi birlikte hareket etmeleri mi?
Birlikte hareket etmeleri.
Birlikte hareket ederlerken, kardesin kardesle, bir kizin dayisiyla evlendigi görülen Targaryen hanesinin hala-yegen olan bu son iki üyesini birbirilerine asik eder mi? Martin gibi bir yazar bu firsati kaçirmaz. Gerilime, heyecana romantizm ile drama katmak!
Yani Jon ve Dany birlikteligi her açidan Martin’in hikayesine katki sagliyor. Gerek Taht Oyunlari, gerek Akgezenler tehlikesi, gerek hikaye derinligi konusunda.

Arya-Jon ne katar hikayeye? Arya-Jon birlikteliginin hikayenin ana konulari olan Taht Oyunlari ve Akgezenler tehlikesine ne gibi hatiri sayilir bir katkisi olur? Sadece hikayenin çözümüne degil, hikayenin agirligina, okurlara verecegi hislere ne gibi bir faydasi olur?

Ironinin kalitelisi güzeldir, senin o dedigin kaliteli bir ironi olmaz, üzgünüm :confused:
Son iki kitapta ortada Akgezenler tehlikesi varken, buna hiçbir katkisi olmayacak Arya-Jon-Gendry ask üçgenini okumak sanirim Buz ve Atesin Sarkisini Ask-i Memnu’ya çevirir.
Dany-Jon aski ise dizideki gibi hem Akgezenler, hem Taht Oyunlarina faydasi olur, ek olarak romantizm ve drama katar. Tam Martin’in sevdigi gibi. Dany ve Jon ile seri Buz ve Atesin Sarkisi olmaya devam eder ve çözüme gider. Martin bosuna “Dany ve Jon kilit karakterler” demiyor.


#63

Sen ipuçları konusunda sadece Nymeria ve yüz kızardı cümlelerine bakarak ‘olmaz’ dediysen, bütün metni tamamen iyi okumamışsın derim ama şimdi. :smiley: Kitap ilerledikçe bazı şeyler derinleşiyor bence. Gendry’li aşk üçgeni istemem zaten, ben sadece baya ironik olur dedim malum sebeplerle. Senin görü cümleni daha sağlam olduğunu kabul etse idim, şu an bunu konuşuyor olmazdık, değil mi? :smiley: :smiley: :smiley:

Arya’nın ilk orjinal hikayesi onu Sur’a ve ötesine ve de besbelli ki tekrar Sur’a taşıyor olabilir ama yazar, Arya karakterine daha fazla heyecan katmak ve hikayeye daha farklı eklemek için Braavos vs. tarzı yönlendirme yapmış olduğu besbelli; yani karakteri daha bir derinleştirmiş. Şahsen ilk yazdığı sur-ötesi ve sur üçlüsü arasında geçen bir hikayedeki Arya, şimdikine nazaran çok sıkıcı olurdu ve basit bir aşk dramı olurdu. Bu karakter Taht Oyunlarının bir parçası ve şimdilik; varlığı taht oyunlarında hiçbir etkiye sahip değil gibi görünüyor ama var olmayı sürdürüyor ve bir noktadan sonra Westeros’a gelip bir şeylere dahil olacağı kesin, yazar bu kısmı nasıl yapacak Allah bilir artık… (Yani dizideki gibi onca yıl git eğitim al, intikam planları yap; yıllar sonra geri döndüğünde yaptığın tek şey Bealish ve Freyleri öldürüp sonra köşene çekil, sahneyi başkalarına bırakarak geride kal muhabbeti olacağına ihtimal vermem, bu kadar derin karakter için fazla sığ ki kitapta frey meselesi ile anası ilgileniyor.) Dikkat edersen yazar, karakterlerin kaderini büyük yönde değiştirmiş gibi görünse de ilk planladığından(bazılarında büyük değişim de yok), hala temel bazı fikir ve olaylara bağlı kalmış zaten; yani Viserys ve Drogo gene ölüyor ama ölüm sebepleri farklı; Cat. gene ölüyor ve diriliyor ama öldüğü ve dirildiği yer vs. farklı; görüyorsun, hikaye değişmiş ama temel bazı noktalara dokunmamış. Pek tabi Arya ve Jon arasındaki ‘aşk’ meselesi aynen kalmış olabilir.

İki kitap kalmış, Martin birden bire niye aşık etsin ikisini? demişsin de Jon ve Dany karşı karşıya gelince, kalan 2 kitapta bir anda niye aşık olsun senin mantıkla? :slight_smile:

Jon ve Dany’nin birlikte WW’lerle savaşması için ortada aşk meşke gerek yok, hala yeğen; son targlar olarak da bu işi zaten yapabilirler. Hatta sen aksini düşünsen de ben bu ejderhanın 3 başı meselesini tamamen gözardı etmedim(3 sembolik özelliği olsa da içi boş bir simge değil, 3 ejderha çıktı değil mi? 3 ejderha varsa 3 sürücü beklerim. Çünkü bu bir nevi Fatih Aegon’un Westeros’u yeniden fethi gibi tarihsel tekrarı da yaşatan bir olay üç ejderhanın bir araya gelmesi ki Dany, şu aşamada yeniden fetih yapma derdinde); belki Aegon ile ilk başta dediğin gibi bir çatışma / savaş olabilir ama WW meselesi yüzünden bir noktada bütün diyar zaten birleşmek zorunda kalacak(gerzek olan haneler hariç).

İkizleri aşık edip, bize şok yaşatarak gerilimin/şaşkınlığın dik alasını zaten bize gösterdi(şahsen ben ilk diziyi izledim, o sahneyi görünce dumur olmuştum; ne oluyor lan dedim.). Aynı şeyi tekrara bağlamak artık sıradanlık yaratır, o kadar duyduk ki Targların aile içi evliliklerini ve üstüne ikizlerin ilişkini okuduk o kadar, senin dediğin heyecan vs. olmaz. Olsa olsa beklentisi bu yönde olanları heyecanlandırıp, sevindirir dizide olduğu gibi o kadar. Dram olsun istiyorsan Dany’nin karşılıksız aşkı iş tutar kitapta ama aşk yaşamları sıradan bir şey olur.

Arya ve Jon aşkı ne katar? Vallahi kardeş, en öncelikle taht oyunlarında kuzeyi, Jon’un kucağına atar. Evlenmiş ya da bebesi olmasını farz ederek… Mevcut haliyle(Robb’un onu varisi ilan etmesi vs.) piç de olsa kuzey hakimiyeti pek sorgulanacak bir konum olmaz ama gerçek kimliği deşifre olduğunda anında sorgulanılır ve tacı geri alınmak istenir ama Ned Stark’ın kızıyla olan bir aşk/evlilik/bebek meselesi, kuzeyliler için etkili olur; stark kanı taşıyan, yarı kuzeyli bir varisin ileride 7 krallığın kralı olması… Üstüne Arya’nın kan yoluyla Vadi ve Nehirova Lordlarıyla akrabalığı olması vs. yine taht oyunlarında ona bu iki yeri kazandırır ki Robb’a (vadi hariç, Robb için deli teyzesi için mümkün olmamıştı; bu kısım pek olası değil Jon için de aslında, muhtemelen Robin ölür ve şu Varis Harry ele alır. Lakin temel mantığımı anladın sen.) kazandırmıştı.

Toparlayalım Jon’un Arya ile olan ilişkisi taht oyunlarında ona ne kazandırır; Winterfell’i Starkları ve kuzeyi ve de artı Nehirovasını…(bir ihtimal belkiii Vadiyi); yani krallığın yarısından bir fazlası onu desteklemeye başlar. Kuzeyin desteği demek, taht savaşlarını kazanmakla neredeyse aynı şey aslında; Baelish’in dediği gibi :slight_smile: )

Peki Dany ne kazandırır? Ordusunu mu verir? Ailesine , abisine ve geleneklerine çok bağlı ve saygılı ise zaten koşulsuz vermesi gerekir tahtın asıl sahibine (aegon’un taklitçi olduğunu farz ediyoruz.) ve de Targların yeniden egemen olmasını istiyorsa. Ejderha desek zaten boşta 2 tane var, biri muhakkak kendisine Jon’u seçecektir. Gerçi Jon da etrafda ejderha istiyorum diye gezmiyor. :stuck_out_tongue: Eee taht oyunları savaşında Dany’nin kendisi Jon’un karısı yapması aşığı yapması taht savaşında ne gibi etkili bir katkısı olur? Ne hikayede ne de siyasi savaşta bir numarası olmaz. Aksine bu savaşta taktiksel bir ziyan, hata olur; Robb’un frey kızı yerine başkası ile evlenmesi gibi ziyan bir evlilik/aşk… Bak, Dany eğer Jon’un kız kardeşi olaydı ona Dorne’un koşulsuz desteğini kazandırırdı ama halası olarak olsa olsa bir Martel ile ya da başka bir büyük bir hane ile yapacağı evlilik bu desteği sağlar. Yani ne siyasi ne öykü olarak bana göre ortada büyük ahım şahımlı heyecan verici bir katkısı yok bu ikisinin aşkında.

Lakin Jon ve Arya’nın yasak aşk hissetmelerinin verdiği heyecan ve dram(gerçek ortaya çıkana kadar) daha eğlenceli bir hikaye; imkansız bir aşkın hikayesi her daim daha zevklidir. Siyasi olarak da kız ona bütün kuzeyi veriyor. Her açıdan iyi seçim. :slight_smile:

Jon, anne ve babası yüzünden zaten kendi başına BUZ ve ATEŞ… Lakin onun bir Targ olduğunu göz önüne alırsak ateş tarafını temsil eder ve Arya da buz tarafını… Gerçi ben Buz ve Ateşin, ya Jon’un kendisinin ya da bu R’holler ve Büyük Öteki denen kişi olduğunu düşünüyorum. Dany’nin vs. başka kimsenin alakası yok şahsi düşüncem.


#64

Elbette sadece onlari okumadim, ikisini örnek verdim sadece. Yüz tane isaret diye alinti yapmissin, hepsini mi yazsaydim? :smile:
Valla ne dersen de, senin isaret diye gösterdiklerin o görü kadar saglam, net isaret degil.
Ask üçgeni ben de istemem. Zaten Arya-Jon-Gendry dedigim gibi kalitesiz bir ironi olurdu. Anlamli olan ne olurdu ama biliyor musun? Arya-Gendry. Lyanna’sina kavusamayan Robert’in oglu Gendry, Lyanna’ya çok benzedigi söylenen Arya ile birlikte! Bu güzel olur iste.

Bazi temel noktalar ayni kalmis olabilir ama kurgusal anlamda hikaye degismis, yazar hikayeyi farkli sekilde gelistirmis. Ölümler ayni kalmis çünkü Buz ve Atesin Sarkisinda ölümler hikayenin dönüm noktalarini olusturuyor. Ama Jon-Arya aski? Bu bir dönüm noktasi olusturabilir mi? Bu büyük hikayenin gelisimine katki saglar mi son iki kitapta? Hayir. O yüzden ben Martin’in isine yaramayacak bir konuyu isleyecegini sanmiyorum.

Söylediklerimi anlamamissin :smile: Jon ve Dany kilit isimler. Bunlar tipki dizideki gibi Akgezenlere karsi birlikte mücadele edecekler, buna süphe yok. Yani bir arada olacaklar, Martin büyük ölçüde bu iki karakterle çözüme gidecek. Ve o sirada heyecan ve gerilimin yanina drama katmak istiyorsa, ki Martin buna bayiliyor, Dany ve Jon’u birbirine asik eder. Ve tipki dizideki gibi bu durum hiçbir zorlama olmadan genel akisa cuk diye oturur. Fark bu.

Olay Akgezenlere gelmeden Genç Griff ölür bence. Dany tahti kendisi için istiyor, basina ne geldiyse, ne çektiyse bunun içindi. Genç Griff de tahttan vazgeçmez, Dany’ye “tamam senin olsun” diyecek olsa da Varys ve Illyrio buna müsaade etmez. Hem Genç Griff’in öyle diyecegini de sanmiyorum, kendisinin Rhaegar’in oglu olarak gerçek varis olarak görecektir ve Dany’ye boyun egmeyecektir. Yani bu ikisi karsi karsiya gelecekler. Uzlasamayacaklar. Catisacaklar ve ölümüne bir çatisma olacak. Benim “teorim” bu.

Dany ve Jon’u Cersei ve Jaime ile kiyaslama. Onlarinki farkli olacak. Iki yabanci olacaklar birbirleri için, birbirlerini taniyacaklar, hoslanacaklar, asik olacaklar… Ondan sonra hala-yegen olduklarini ögrenecekler. Ayni dizideki gibi. Ve al sana fazladan drama! Karsiliksiz askin yaratacagi vicik vicik dramadan daha iyi bir drama.

Arya ile olmak Jon’a Kuzey + büyük ihtimalle Nehir Topraklarini kazandirabilir. Okay, buna tamam. Zaten öncesinde kazanmis olmazsa… En azindan Kuzey’i. Kitapta Jon dirildiginde ne olacak bilmiyorsun. Ben bir Piçlerin Savasi bekliyorum. Sansa’nin duyup yardima gelmesini de bekliyorum. Ikisinin beraber Kuzey’i Boltonlardan almalarini da bekliyorum. Arya’ya belki de hiç gerek kalmaz. Arya tek çare degil yani.

Dany/Jon çok sey kazandirir.
Dany ailesine, abisine, geleneklerine bagliysa zaten ordusunu tahtin gerçek sahibine, yani Jon’a vermesi gerek diyorsun. Unuttugun bir sey var… Jon’un kim oldugu alninda yazmiyor. Dany Jon’un kim oldugunu bilmeyecek, ögrendiginde de olan olmus olacak büyük ihtimalle. Dolayisiyla asil düsünmemiz gereken sey, Dany ve Jon’un birbirleri için ne olduklarini bilmeden önce yasanacaklar ve bunlarin getirisi. Hem Taht Oyunlarina, hem Akgezenler tehlikesine karsi baska hiçbir bilikteligin saglayamayacagi faydali bir birliktelik.

Buz ve Atesin Sarkisi derken bunun anlami üzerinde durmadim ben. Sadece hikayenin adini verdim. Yani Arya-Jon askina son iki kitapta girerse hikaye Ask-i Memnu’ya dönüsür, bu ask çözüme katki saglamaz dedim. Ama Dany-Jon ile Buz ve Atesin Sarkisi, Buz ve Atesin Sarkisi olmaya devam eder tüm heyecani, gerilimi, drami ile.
Cidden rica ediyorum, birkaç dakika Arya/Jon istegini bir kenara birak ve objektif bir biçimde bu iki durumun getirilerini degerlendir.


#65

Değerlendirmeye çalışıyorum zaten, şahsen bana çok sıradan gelir ikisinin olayı diyorum ya, yani Arya ve Jon sana basit kaçıyor, bana da bu ikisi… Gerçek kardeş ya da hala/yeğen aşkı seri boyunca zaten işlenmiş bir mesele; birbirlerinden haberi olmamaları bu durumu bana göre artı olarak çok da heyecanlı yapmıyor. Fakat Dany’nin karşılıksız aşkı ve Arya ile olacak olası bir mücadelesi çok zevkli olur.

Jon’un kiminle aşk yaşayacağı da çözüme katkı sağlamak zorunda değil bana kalırsa; mesele ww sorunu ise ayıptır söylemesi eşek gibi yardım edecek Dany yoksa zaten yönetilecek bir diyar olmayacak… Taht savaşı için çözüm dersen söylediğim gibi Arya daha fazla katkı sağlar, onun ise hiçbir siyasi katkısı olmaz var olan ordusu dışında ki o da muhtemelen WW savaşında eriyip yok olma aşamasına gelir(piçlerin savaşı vs. onu ben de bekliyorum, ben en baştaki kazanımdan bahsetmiyorum; Jon’un kimliği deşifre olduktan sonraki kuzeyin tutumundan bahsediyorum; adamlar artık palazlandı, başlarına kendilerinden adam istiyor. 17 yıl önce Targlara karşı savaşmışlar, şimdi onlardan birinin başlarında kral olmalarını hazmederler mi? Etmezler ama Arya ile bir evlilik ve varis ihtimali, onları yumuşatır ve daha kolay kabul etmelerini sağlar ve doğal olarak krallığın en az yarısını Jon’un eline bırakır ve durumu sağlamlaştırır. Savaş çıkmadan önce Rheager, Lyanna ile olan evliliğini birlikteliğini vs. duyursa idi isyan daha kafadan Targların lehine sonuçlanmış olurdu.).

Sen dizideki gibi olacak diyorsun her şey? Sansa gelir kaleyi ele geçirir vs. Şahsen ben o görüşte değilim, seride Sansa’nın bu konuda bir katkısı olmayacaktır. Bealish en son bazı lordları ikna etmeyi başarıp, Vadi’yi nispeten hakimiyetine aldı ama yerini sağlamlaştırmaktan çok uzakta ve şu an bunun kavgasını veriyor, hatta kuzey ile şu an hiç ilgilenmiyor bile; güney ve Vadi ile ilgileniyor; kraliçelerin savaşına gözünü dikmiş. Sansa’yı da Varis Harry ile nişanlama çabasıyla uğraşması onun derdinin hala güney ve vadi olduğunu gösteriyor. 6. kitapta yayınlanan Aleyna POV’u da hala bu yönde ilerlediğini gösteriyor Bealish’in. Zaten mevcut durumda kuzey meselesine bulaşması da akıllıca değil; taraf tutmak zorunda kalacak. Stannis’i tutsa kuzey onun olmaz, Bolton’ları tutsa gene olmaz; en iyisi birbirini kırmalarını bekleyip son duruma göre hareket etmeyi düşünebilir, o kadar. Stannis’in Jon ile birlikte Boltonlara karşı kapışacağını düşünüyorum, dizideki gibi lak diye kafasını kesmezler, Stannis tarafında daha başka oyunlar dönüyor zaten. Zaman vs. sıkıntısı yüzünden Stannis ve ailesinin yok oluşunu oldu bittiye getirip, saçma sapan bir hale soktular. Jon ya Arya ile ya da onsuz bu savaşı verecek ama Sansa olaya her şey olup bittikten sonra dahil olur, geri döner eve. Muhtemelen şu cadının söylediği gibi kardan kalede titanı öldürür Arya ile :stuck_out_tongue: Dizideki gibi olacağını düşünüyorum bu kısmın; iki kız kardeş haklar.

Aegon, ww savaşından önce ölür ise yazık olur, joker oyuncu gibi olaya dahil olup sonra bir anda çöpe atılmış bir karakter olur ki heba olmuş bir karakter seriye yazık eder. Mevcut bilgiye bakarak kendisi Demir Tahtın varisi diyoruz, Dany her ne kadar bu kadar yol kat etmişse de hak bu oğlanın… Değilse de zaten Jon’un(piç olmadığını farz ederek). Her şekilde Dany’e hak geçmiyor ama Robert gibi “fetih hakkım var, ordum var, ejderham var” derse vs. evet, 2. bir ejderha iç savaşınna tanıklık ederiz. Gerçi dişi bir ejderhanın ortada 2 ejderha erkeği varken iç savaş yaşamayı göze alması saçma olur, karakter bakış açısından neyse karakterler her daim mantıklı hareket edecek olsa zaten okuyacak bir şey kalmaz :smiley: Şahsen ben Dany’nin taht mücadelesini hırstan değil hayatta kalma ve bir amaç uğruna başladığını düşünmüşümdür hep; onun bakış açısına bakarsak yaşayan tek Targ ve elinde 3 ejderha var, 100 yıldan fazla süredir ilk defa ortaya çıkmış bir mucize resmen. Aile mirasını korumak, onlara ait olanı almak için bu yola girdi; yolda bir yerde bu amaç, hırsa dönüştü ya da dönüşür ise iç savaş yaşanabilir.


#66

Valla serinin sonuna gelmisken ben hiçbir sekilde anlamsiz, fazydasiz bir ask üçgeni, karsiliksiz ask dramasi okumak istemem. Hikayenin gelecegi noktayi göz önünde bulundurdugumda, Dany - Jon iliskisi her açidan daha mantikli, faydali görünüyor. Nedenini önceki yorumlarimda uzun uzun açikladim.

Mesele Jon’un kiminle ask yasayacagi degil özellikle. Mesele daha çok hikayeyi ilerletmek adina Jon’un kiminle bir araya gelisinin daha faydali ve hikayeye ekstradan daha fazla dram katmasi durumu. Sorun elbette WW olacak o noktada ve evet Dany yardim edecek, ayni dizideki gibi tehlikenin ne kadar ciddi oldugunu görecek; bu süreçte Jon ile aralarinda bir askin filizlenmesi gayet olasi ve bu durum WW tehlikesinin hikayeye katacagi heyecan ve gerilime fazladan dram da katar.
Kuzeylilerin nasil bir karar alacagin konusunda simdiki durumlari üzerinden bakarak bir tahminde bulunma bence. Akgezenlere karsi yapilan savastan sonra hala “Biz Kuzeyliyiz, bagimsizlik istiyoruz. Targaryen’ler tarafindan yönetilmek istemiyoruz” kafasinda olurlarsa her sey bosunaymis demek ki. Ben büyük savasin, kazanildigi takdirde, birçok seyi, bakis açilarini degistirecegini düsünüyorum. Dany ve Jon insanligi kurtarmak adina yapilan savasa liderlik edecekler, belki bu ugurda ölecekler. Sence Kuzeyliler, tüm Westeroslular onlari her seyden önce Targaryen olarak mi görür? Bu öyle bir savas olacak ki, insanlari bir araya getirecek, geçmisten kalma düsmanliklari, nefreti bir kenara biraktiracak. Ve eger kazanirlarsa huzur isteyecekler, daha fazla savas, kavga, taht oyunlari istemeyecekler. O kenetlenmenin devam etmesini isteyecekler. Bir taht için, toprak için birbirleri ile savasmanin aslinda ne kadar anlamsiz oldugunu görecekler.

Serçeparmak Piçlerin Savasi gelip çattiginda Sansa’nin istegi üzerine tüm Vadi’yi alir ve Kuzey’e gider. O adam bir firsat, bir çikar kokusu aldiginda elinin tersiyle bunu çevirmez, “benim baska planlarim var, bununla ugrasamam” demez. Kuzeye gitmesi ayrica mevcut planlarini da tamamiyla bozmaz, biraz ertelemis olur, o kadar.
Ben bu olayin dizidekine çok benzer bir sekilde gelisip sonuçlanacagini düsünüyorum. Piçlerin Savasi çikmadan hemen önce Stannis’in ölecegine inaniyorum ve zaten ondan sonra ortalik karisacak ve Jon olaya dahil olacak bence, Sansa ile birlikte. Arya’nin dönüsü ise bence tüm bunlar bittikten sonra olur. Ve ben Arya’nin önce annesini, yani Lady Stoneheart’i bir sekilde bulacagini düsünüyorum.

Genç Griff kim ki heba olsun? :smile: Daha önce demistim, bence bu karakter Dany’nin 7 Krallik macerasinin ilk kismini olusturmak üzere yaratildi. Yani Dany’nin 7 Krallik’ta karsi karsiya gelecegi ilk kisi bence Genç Griff. Onun bir sekilde aslinda Rhaegar’in oglu olmadigi ortaya çikacak. Nasil olur bilemem, cidden, hiçbir fikrim yok ama gerçeklerin her zaman ortaya çikmak gibi bir huyu vardir, özellikle de Buz ve Atesin Sarkisi serisinde. Dany çakma Aegon’u alt ettikten sonra zaten birçok seyin akisi degisecek, taslar yerinden oynayacak. Ondan sonra Lannisterlarla karsi karsiya gelir ve bu sirada Akgezenler ortaya çikar, her sey tepetaklak olur. Tipki dizideki gibi! :smile: Olaylar çok farkli gelisecek, ona süphe yok ama sonuç olarak kitapta da hemen hemen ayni yere varacagiz.
Bizim konumuz hiçbir zaman “Taht kimin hakki” olmadi ki. Ama bir yorum yapmam gerekirse… Genç Griff’in Aegon oldugunu düsünmüyorum, onu geçelim. Rhaegar ve Lyanna eger dizideki gibi kitapta da evlendilerse, Jon taht sirasinda Dany’den önce gelir elbette. Ama bunlar bir yana, unutmamak gerekir ki, taht su an Baratheon hanesinin. Robert isyan çikardi, fethetti. Yani zaten o tahti alabilmek için fethetmek lazim, bu Baratheonlar disinda herkes için geçerli.

Dany’nin tahti bir hirs haline getirdigi düsüncene az çok katiliyorum. Zaten Dany 7 Kralligi bilmiyor, orayi evi olarak bile görmüyor. Aile özlemi çeken Dany’nin bildigi kadariyla onu 7 Kralliga baglayan biri de yok, yani zafer elde ederse, bunu paylasacagi bir ailesi, kendi kanindan biri yok. O yüzden mesela eger tahti alirsa ben mutlu olacagini ama bunun onu hiçbir zaman tatmin etmeyecegini, hep bir eksiklik, bir olmamislik hissedecegini düsünüyorum. Aile özlemi Dany’nin kisiliginde, yaptiklarinda çok belirgin. Mesela köleleri kurtarmasi her seyden önce kendisinin de bir köle olarak satilmis olmasina, ve bunun ne anlama geldigini bilmesine dayaniyor ama ek olarak kölelerin ona “anne” diye seslenmesi de var isin için. Dany bu sayede kendini birilerine ait hissetti, bir ailesi oldugunu düsündü. Tahti almak istemesi ise, buna her ne kadar intikam dese de, esasinda ailesine yakin olma istegini içeriyor. Yani ailesi öldü, kimsesi kalmadi ama bence Dany tahti aldiginda ailesine kavusmus gibi hissedecegini, evinde olacagini düsünüyor. Kaybolmaktan korkuyor, amaçsiz olmaktan, oradan oraya savrulmaktan korkuyor. 7 Krallik onun tutundugu bir dal. Tabi zaman geçtikçe buna hirs da eklendi. Ve inan bana, yolun sonuna yaklastigi sirada karsisina çikip “Ben Aegon’um, Rhaegar’in oglu” diyen birine “Aa öyle mi? Önden buyur” diyecegini hiç sanmiyorum, önce düsünecektir, sonra kanit isteyecektir, karisina daha önce çikmadigi veya haber göndermedigi için öfkelencektir, onsuz fetihe basladigi için kendini anlamsiz hissedip daha da öfkelecektir, ve nihayetinde öyle bir duruma gelmis olacak ki içten içe “umarim kim oldugu konusunda yalan söylüyordur” diye dua ederse hiç sasirmam :smile: Genç Griff çok yanlis bir zamanda ve çok yanlis bir sekilde çikacak Dany’nin karsisina; Jon’un aksine… :grin:


#67

Jon ve aşları meselesi şimdilik asla uzlaşamayacağımız bir mesele olarak köşede kalacak, artık kitap çıkınca göreceğiz ne olacak. Sanırım bu konuda ikimizin de dillendireceği şeyler bitti. :slight_smile:

Kuzey Savaşı meselesinde LF’nin Stannis’in orada olup Boltonlara cephe aldığını ve kuzey lordlarını kendisine bağlama çabasını biliyor ama bana göre şu an o kısım ile hiç ilgilenmiyor, belki de Stannis’in çabasını boş görüyordur ve dediğim gibi fırtına sonunda Barth mı yoksa Bolton mu ayakta kalacak onu bekliyordur… Lakin Stannis öldü, Jon güneye yürümeye başladı meselesinin ha deyince duyulup, Sansa’nın da “aaa Kışyarı’na gidiyormuş Jon, biz de orduyu götürelim.” diyeceğini sanmam. Bizim dünyamızdaki gibi olan biten her şey ha deyince anında duyulmuyor ki baya bir zaman alıyor. Hatta yanlış hatırlamıyor isem Varys, Kışyarı yandıktan sonra kuzey ile ilgili fazla malumat alamadığından yakınmıştır bir ara.

LF için hangisi daha önemli bir çıkar unsuru olur? Vadi’deki hakimiyetini sağlamlaştırıp(ki bu halde orduyu kuzeye götürebilir mi muhalif lordlara rağmen, onu da düşünmek gerek.), kraliçelerin savaşından pay sağlamak mı(çünkü adamın derdi taht ise odaklanacağı yer burası olacaktır.) yoksa Kışyarı’nın Sansa’nın eline geçirmesi ve önceliklerini erteleyip, buradan biraz çıkar sağlama çabasına girişmesi mi? Evet, bu adam fırsat buldu mu bundan yararlanmayı sever ama ona ne kadar faydası olur? Ertelediği işten daha fazla mı kazanç verecek? Sansa’yı Kışyarı’na bıraksa, Vadi’ye dönmek zorunda yoksa lordlar arkasından iş karıştırır ve kaybedebilir; Sansa’dan tam yararlanmadan bırakır mı onu? Asla! Onu Varis Harry ile piç kızı sıfatıyla nişanlandırma meselesi ve 6. kitap pov’unda cezbetmesini söylemesi onu; tatlı Robin’i bir şekilde öldürmeye niyetlendiğini gösteriyor, zaten şu tatlı bir ilaç içiriyorlar oğlana, fazlası ölümcül olan(bak gene tatlı ve zehir meselesi :smiley: )… Kesin fazla kaçıracaklar, ölecek, varis HARRY lord olacak, üstat suçlanır oğlanın ölümünden… Sansa da onla nişanlı diye LF çıkar elde etmeye devam eder, gerçi nişanlandırmadan oğlanı öldürmez ama harry mi robin mi kontrol altında tutması kolay dersen robin daha kolay, neden varis üzerine oyun oynasın? Yedek plan belki?

Griff meselesinde haklı olabilirsin, karşı çıkmıyorum; mantıklı da… Sonuçta Dany, dizidekinden daha büyük bir ordu ile gelecektir; dothraklar, lekesizler ve paralı asker toplulukları da var; ayrıca 3 ejderha. Aegon’un 10 bin ordusu ile birleştirir ise bir anda huraaa anında fethedilir 7 krallık. Lakin Aegon, Dany’ni yeğeni olduğuna ikna ederse onunla evlenir… evlenmek ister çünkü daha önceki kitaplarda bunu dillendirmişti. “Aegon yaşıyor olsaydı, onunla evlenebilirdi. Hem yaşı ona daha yakındı.” Senin de dediğin gibi Dany, aile özlemi ev özlemi çeken biri olarak her ne kadar ilk aşamada şüpheci yaklaşacak olsa da bu özlem yüzünden ikna olmaya tersi olmasından daha eğilimli olacaktır. Zaten oğlan tam bir Targ havasında; Tyrion bile yedi ise Dany hayli hayli yer :smiley:


#68

Kesinlikle! Dany-Jon-Arya konusunu kapatalim :smile:

Ama sen su anki duruma göre düsünüyorsun. Stannis ölebilir, her sey birden tersine dönebilir. Durumlar öyle hizli bir sekilde degisebilir ki ne oldugunu bile anlamayiz. Ben olacaklar konusunda tahmin yürütmeye çalisirken mevcut durum ile birlikte çesitli olasiliklari da ele almayi seviyorum ve birçok senaryo olusuyor kafamda. Kisitlamiyorum yani “ama su söyle” diyerek. Cünkü Asoiaf bu; Martin bir iki hamleyle galibi yenik, onursuzu kahraman, zengini fakir, güçlüyü aciz durumuna getirebilen bir yazar, hemde hiç mantiksizliga, zorlamaya düsmeden.

LF için çikar saglayabilecegi her unsur, her durum, her olasilik önemlidir. Adam siralama yapmiyor. Firsat tepmiyor. Bu yüzden LF zaten! Bu adam öyle zeki ve kurnaz ki iki farkli olayi birbirine baglayip tek ama büyük bir kazanç elde edebilir. “Ama bunu yapmisti, sunu demisti, söyle planlamisti” deyip LF’in yolunu belirleme bence. Kendisi bile yolunun ne yönde oldugunu bilmiyor. Satranç oynar gibi oynuyor adam, sinirsiz taktigi var, bir hamle yapiyor ama o hamleyi geri de çekebilir, sonradan daha etkili sekilde oynamak üzere.
Öte yandan, isin içinde sadece LF de yok, yani sadece LF’in ne yapip ne yapmayacagini düsünmemek gerek. Sansa’yi da hesaba katmak gerek. O ne yapacak? O ne isteyecek? Artik eski ezik, saf Sansa olmadigini biliyoruz. LF’e bagli, buna süphe yok ama oturup her seyi kafa sallayacak da degil, onun da söyleyecekleri olacak.
Tatli ve zehir :smile: Yaa ama anlattim ben sana. O kokunun tatli olmasi askin güzel bir duygu olmasina bagli. Ama sonu iyi bitecek diye de bir sey yok dedim, belirttim. Tatli koku sadece aski simgeliyor olabilir dedim, sonrasinda ne olacagi ve nasil sonuçlanacagi bilinmez.

Dany’nin devasa orudusunun yaninda Aegon’un 10 bin kisilik ordusunun zerre kadar önemi yok. 20-30 bin askeri olan kisi için fazldan 10 bin asker çok degerlidir. Ama senin zaten 80-100 bin arasi Dothrakin, 8 bin Lekesizin, 3 ejderhan varsa bununla zaten fethedersin 7 Kralligi. Yegenin oldugunu söyleyen, karsina ilk defa çikmis, senin almak için yillardir ugrasip didindigin tahti isteyen adamin 10 bin askerine ihtiyacin olmaz. Sana fazladan bir güç katmaz. Ama mesele sadece bu degil tabi, Genç Griff önceki yorumumda da söyledigim gibi çok yanlis bir yerde, çok yanlis bir zamanda çikacak Dany’nin karsisina. Aile özlemi çeken Dany onu tanidigina hiç memnun olmayacak. Bence! “Aegon yasiyor olsaydi, onunla evlenebilirdim” lafini ettigi gün ile "Aegon"un karsisina çikacagi günün arasinda daglar kadar fark var. Her sey “benim ailemdensin, kanimdasin, tamamdir” diyebilecek kadar basit olmayacak. Olmamali.
Genç Griff’in Aegon olmadigina dair Tyrion’u süpheye düsürecek bir sebebi olmadi ki. Durup dururken “Acaba gerçekten de o mu? Yoksa isin içinde bir is mi var?” diye düsünecek de degil. Ama Dany süphelenecektir. Zeka meselesi degil bu. Dany sorgulayacaktir, kafasinda bir sürü nasil ve niye olacaktir. Dünyada bir ailenin sadece 2 üyesi kalmis ise, biri digerinden haberdar ise ve onun yanina gitmemis, hiçbir haber göndermemis ise, o digeri bunu merak eder ve taht oyunlarina bagli hiçbir sebep onun gönlünü rahatlatamaz. Bu yüzden ben Dany’nin daha ilk dakikadan süphe edecegini, içinin rahat etmeyecegini, dolayisiyla Genç Griff’den, onun varligindan hoslanmayacagini düsünüyorum. Durum buyken birde üstüne o kim oldugu belli olmayan bu çocugun yillardir almak için ugrastigi, çabaladigi tahta ondan bir adim daha yakin olmasi o hosnutsulugu iki katina çikaracaktir. Içi rahat olmayan, hosnutsuz, bir yanlis, hatta haksizlik oldugunu hisseden Dany’nin ne kadar ters ve uyumsuz davranacagini sen de, ben de iyi biliyoruz. Genç Griff’in hafiften ukala, hirsli, inatçi oldugunu da biliyoruz. Ve bu yüzden ben olaylar olaylar diyorum :smile:


#69

LF elbette ki muazzam zeki bir adam ama sıralama yapmadan, tartmadan her fırsata atlıyor demek de pek doğru bir çıkarım olmaz, çünkü bu durumda körlemesine her şeye atlamak olur bu ve sonunda bir yerde ayağın takılır. Ancak aşırı hırslı ve acemi bir kişinin yapacağı şey bu… Bu yüzden LF’nin mevcut durumunu ve ana hedefini göz önüne alarak Kışyarı ve Sansa meselesini tartıya koydum… Vadi’nin hakimiyetini tam olarak eline alamadan burayı terk etmeyeceği gibi orduyu da dizide olduğu gibi kafasına göre savaşa çıkartamayacaktır. Bir örnek vereyim Aleyna POV’undan(6. kitap); Robin, Sansa ile evlenmek istediğini söylediğinde Sansa, lordların bunu LF’nin yaptırdığını vs. düşünüp kendilerine karşı silahlanıp, öldürülebileceklerini söylüyor. Bunu bile yapamıyorsa orduyu da kuzeye götüremez. Sansa ne isterse istesin… İstediğini yapacak gücü kuvveti yok.LF’nin ona zaafı olması bir şey değiştirmez, anasına da vardı ama ihanet etmekten çekinmedi. Bu adam gerçekten de kendisinden başka kimseyi sevmiyor.

Stannis ölse de fark etmez, onun ölümüyle beraber harekete geçen Jon’un haberi Vadi’ye ulaşması; LF’nin lordları ikna çabası vs. yola çıkmaları derken(ki o orduyu kimin izniyle Moat Catlin’den geçiriyorsun? O da var. Kolaydı kuzeye ordu sokmak . :smiley: ) zaten her şey olur biter. Dizide hooop oraya hooop buraya atlıyor herkes. :slight_smile:

Ben asıl Sansa-Varis Harry ve Robin meselesi hakkında fikrini merak ediyorum; LF’nin asıl planı ne sence? Robin, elde tutması daha kolay biri, gördük ki Harry baya kibirli bir tip. Sansa-Harry meselesi, LF için bir yedek plan olabilir mi? Robin ölürse Harry elimde dursun bir şekilde diye? Yoksa Harry’nin lord olması daha mı işine gelir de(onu himaye eden kadınla anlaşmıştır bir şekilde belki? Sonuçta bu LF, Vadi Lordu olmayı hayal ederek hamleler yapmıyor.) Robin’i öldürecek mi şu tatlısüt ile?

Dany’nin mevcut ordusu için 10 bin adam dediğin gibi bir şey ifade etmez ama Aegon, ben babamın oğluyum deyip Dorne’u ikna ederse? Doran, kızını onaylaması için gönderdi bile. Oğlan tam bir Targ tipinde, görür görmez ikna olacaklardır. Yani kimin aklına gelir tüm Blackfyre soyu ölmüşken onun onlardan olacağı? Selmy bile Dany’e sonuncusunu ben öldürdüm demez mi? Tyrion ise şu peynir tüccarı ile konuştuğu şeyi anlatmaz mı? “Blackfyre erkeklerinin soyu tamamen tükendi.”

Ben Dany’nin taht meselesi için şu anki haliyle aşırı hırslandığını düşünmüyorum ama o hale gelebilir. Aegon kimliği konusunda ikna edici olsa bile kendini o şekilde hissetmez bence, gerekmez de zaten… Sonuçta onun Westeros kraliçesi olmasına engel olmaz ki, evlenir gider ki ikisi de en başından beri evlenmeyi düşünüyordu birbirleriyle; Aegon hala vazgeçmiş değil. Dany ise bir ejderha erkeğini diğerlerine tercih edecektir. He bunca zaman neredeydin? meselesine gelince… Jon dahil çevresindeki ikna edici bir şeyler söyleyecek elbet. Ben şimdiden söyleyeyim; Viserys ile birlikte zar zor hayatta kalmış, ardından suikastçiler olan amca-hala’nın yanına neden tahtın varisini getirip, tehlikeye atayım, bütün kimliği ve planı deşifre edeyim? derim. :slight_smile:

Aegon, Dany’nin karşısına yanlış bir zaman ve şekilde çıkarsa… Nasıl bir ortam hayal etmeye çalışıyorum ama edemiyorum. :smiley: Şimdi Egg, Fırtına Burnuna ulaştı, kuşatmaya başladı; Dany hala kayıplarda. O gelene kadar kaleyi ele geçirir diye tahmin ediyorum. Ejderhakayasını da o arada ele geçirmeyi başarır mı yoksa onu da Dany mi halleder? O halletti diyelim. Geldi yerleşti. Egg duydu Dany’nin geldiğini ve Varys de Aegon meselesini anlattı, Tyrion da onayladı… Doğal olarak hemen ikisini buluşturacaklardır. Birbirlerinden tesadüfen haberdar olup tesadüfen bir araya geleceklerini sanmadığımdan; planlı bir şekilde olacağından o arada nasıl bir manyaklık olur kestiremiyorum mevcut durumdan. :slight_smile:


#70

LF siralama yapmiyor dediysem tartmadan her firsata atliyor da demedim :smile: Önceligi olarak görünen bir plani durum ve kosullara göre, çikarlari dogrultusunda erteleyebilecek veya degistirebilecek bir adam demek istedim. Yani sadik kaldigi bir plan siralamasi yok adamin, gündeme göre planlarini degistirebiliyor. O yüzden “LF’in kafasinda su an o mesele var, buna öncelik verir” diyemeyiz. Dedim ya? Adam satranç oynar gibi oynuyor. Karsisindaki kisiler, haneler LF’in rakibi olduklarini bile bilmiyorlar ama LF biliyor, onlari izliyor, hareketlerini takip ediyor ve buna göre hamlelerini belirliyor. Bu adamin belirli ve sonuna kadar önceligi olacak bir plani yok. Sürekli yeniden sekillenen planlari var.
Yine su anki durum üzerinden degerlendirme yapiyorsun, bu olasiliklari oldukça kisitliyor dogal olarak. Dedim sana, her an her sey tersine dönebilir Asoiaf’da. “Simdi durum bu, o yüzden olamaz”, “Daha önce söyle olmustu, bu yüzden öyle yapamaz” diyemezsin. Her sey mümkün Martin ile, ve LF ile :smile: LF bir çikar görürse Sansa’nin gerçek kimligini de açiklar birden, imkansiz mi? Degil. Ve o zaman isin rengi degisir. Vadi’nin Kuzey ile iliskileri hep iyi olmus, Stark’lari seviyorlar, Ned’e saygi duyuyorlar. LF “Bu kiz aslinda Sansa Stark. Ben onu Kizil Kale’deki zulümden kurtardim. Kim oldugunu sizden gizledim çünkü çok tehlikeliydi ama bilmeniz gerek artik” diyebilir. Ve hop Vadi lordlari hafiften yumusar. Sonrasi kolay, agizlarindan girip burunlarindan çikarak LF’in elde edemeyecegi bir sey kalmaz. Alir Sansa’yi, alir Vadi sövalyelerini, gider Kuzey’e, Jon’a katilirlar. Savas kazanildiginda LF Kuzey’in Jon’u, bir piçi, kendilerine Kral olarak seçeceklerini, hele ortada Sansa varken akil falan edemez! Winterfell, Kuzey Sansa’nin olur onun kafasinda ve tabi kendisinin. Dizideki senaryoya gelebiliyoruz yani degil mi? Gayet mümkün :smile:
Neyse, her ihtimali düsünmelisin bence, mevcut duruma odaklanmamalisin, mantikli bir sekilde alternatif senaryolari, olasiliklari da hesaba katmalisin.

LF’in plani… Aslinda çok ilgimi çekmeyen konular Vadi’de yasananlar, itiraf etmeliyim, o yüzden uzun uzun düsünmedim ne olabilir diye. Ama aklima gelen ilk sey, basitçe, LF’in Sansa üzerinden Vadi’yi yönetme istegi.
Robin dengesiz bir çocuk, Joffrey gibi, tahmin edilemez davranislarda bulunabilir. Riskli yani. Onun üzerinden Vadi’yi yönetemez LF çünkü çocuk her an çok ters bir hareket yapabilir. Saatli bomba gibi bir sey. Harry öyle degil. Tam hatirlamiyorum ama aklimda kalan… Yakisikli fakat çokta zeki olmayan, yönlendirilebilecek biri. Sansa birde kendine iyice asik ederse oooh! Vadi LF’in avuçlarinda! LF Sansa’yi, devaminda Sansa Harry’yi yönlendirir… Yani Harry çok daha saglam, garanti bir yatirim. Robin riskli, kontrol edilmesi kolay degil, dengesiz :grin: Ve bu yüzden Robin’i öldürebilir evet, kimse de süphelenmez, zaten çok zayif, hastalikli bir çocuk.

Evet haklisin, Dorne gerçekten önemli bir müttefik olur. Ama dedigim gibi, olay sadece bundan ibaret degil. Ben Dany karakterini az çok çözdüysem, Genç Griff ile ilgili içine sinmeyen çok sey olacak. Devaminda gönlü rahat olmadigi için ters davranacak, ve bence orada kopacak zaten olay. Ben hiçbir sekilde mutlu bir kavusma veya Dany tarafindan sorgusuz sualsiz Genç Griff’i ve iddiasini kabullenme durumu beklemiyorum. Ama dedigim gibi, bu yalan, bu görünürde Varys ve Illyrio tarafindan kusursuzca islenmis plan nasil ortaya çikar? Hiçbir fikrim yok. O yüzden zaten en çok merak ettigim konulardan biri bu. Cünkü hiçbir sekilde “su sekilde ortaya çikabilir” diyemiyorum, tek bir sey bile gelmiyor aklima. Sadece bu yalanin ortaya çikmasiyla sonuçlanacak sürecin Dany’nin süpheleri, hosnutsuzlugu, içinin rahat olmamasi ile baslayacagini düsünüyorum.

Dany eger Genç Griff’den hoslanmazsa, onun kimliginden süphe ederse “tamam evlenelim hadi” diyecegini düsünmüyorum. Bence çok soru isareti olacak kafasinda ve Dany bu konuda çok tutuk, çok kararsiz davranacak.
O açiklamanin üzerine Dany söyle cevap verir herhalde : “Isgalci öldü, yillar oldu. Onunla birlikte suikastçilari da öldü. Sehirler fethettim, büyük bir güce sahip oldum, köleligi kaldirdim… Zar zor hayatta kalabilmis, oradan oraya savrulan, aciz ve savunmasiz Daenerys geçmiste kaldi. O zaman gelmemeni, haber göndermemeni anlayabilirim ama sonrasinda?”

Cok acayip bir manyaklik olur :smile: Kitapta Jon ve Dany’nin bir araya gelisinden sonra okumak için can attigim bir diger bulusma Dany-Genç Griff bulusmasi zaten.
Genç Griff’in Westeros’da iyi sayilabilecek bir baslangiç yapmis olmasina bakma bence. Firtina Topraklarinda savasabilecek durumdaki erkeklerin çogu Stannis’le gitti. Ve Genç Griff’in ordusu yanlis hatirlamiyorsam 3 veya 4’e bölünüp sürpriz saldirilar yaptilar. Tam emin de degilim, okuyali çok oldu. Ama yani savunmasi zaten normalde oldugu kadar güçlü olmayan Firtina Topraklari’ni kusatmak, orada tehlike yaratmak devami için belirleyici, ölçüt olamaz. Tabi Dorne ona katilirsa yanilmiyorsam güçünü 30-40 bin’e çikarir ama hala yeterli olmaz bir diyarin fethi için. Ve birde Dany gelecek… :grin:

Karisik bir yorum oldu sanki, kusura bakma, uykusuzum biraz :smile:


#71

Yok, gayet anlaşılır bir yazı oldu, takma kafana :slight_smile:

30-40 bin ordu gücü Westeros için oldukça muazzam bir güç aslında; Robb 20 bin ile saldırmıştı ve Tywin, meydanda yenilgiye uğratamamıştı. Fatih Aegon’ın kaç bin askeri vardı ki? Çok az diye hatırlıyorum ama adamın 3 ejderhası vardı, elbette. Yine de Dorne hikayesini anlatırken Oberyn güzel bir söz söyledi(video şeyleri); bir ejderha ile şehirleri yakıp yıkabilirsiniz ama elde tutmak için asker/ordu gerekir… Dorne bu söze güzel bir örnek. Fırtına Burnunu da mevcut haliyle küçümseme; Tyrell ordusu kaleyi kuşattı ve aylarca alamadı; Marg.'ın İnanç’ın eline düşme haberi gelince babası kuşatmayı kaldırıp geri döndü. Prensin ordunun kaçta kaçını karaya çıkardığını hatırlamıyorum ama biri ile sohbet ederken 5 bin tanesi karada diye yorum yapmıştı. Az sayıda birliklerle stratejik zekan varsa başarı kazanırsın; bu yüzden Aegon ve Dany kapışmaya karar verirse öyle kolayca kaybetmeyeceği gibi Dany’nin kesin kazanacağına dair teminat da olmaz.

Aslında geçen benim aklıma bir olay geldi; doğrudan “ahan da biliyordum!” dedirtmez belki ama senin dediğin şu ‘şüphe’ meselesini perçinleyecek bir şey olabilir. Şimdi bu oğlan bir kadın Blackfyre’ın bebesi ise ejderhaların, ona yanaşmama/reddetme olasılığı bir hayli yüksek diye düşünüyorum. Sonuçta çocuk ağırlıkta baba kanına çeker ama bazı durumlarda tersi de olabilir elbette. Ejderhalar ters bir hareket yaparsa Dany de “bir ejderha bir diğerini reddetmez.” gibi düşünüp, kurcalamaya başlayabilir.

Robin konusunda haklısın aslında ama onu da gene Sansa sayesinde baya elinde tutmasını biliyor gibi, oğlan sadece kıza karşı itaatkar. Yine de Robin gibi ne yapacağı belli olmayan biri yerine, aşık bir aptalı kontrol etmek daha kolay olabilir; risksiz en azından. Bu ‘tatlısüt’ olayını gördükten sonra dedim zaten kesin bu oğlan bu şekilde ölecek diye…

Diğer konuda da haklısın, bir anda her şey olabiliyor. LF’nin hangi durum karşısında Sansa’nın kimliğini açıklama ihtimali olabilir? Dizide kafadan açıklamıştı, çünkü dizide Vadi oyunlarına yer vermediler. Daha önce de söylediğim gibi ne Stannis’in ne de Bolton’ların varlığı; Kışyarı’nın Sansa’nın elien geçmesine olanak vermez. Zaten Boltonlar hakimiyeti pekiştirmek adına sahte Arya ile evlilik yaptılar; Stannis ise “Lady Lannister” dediği Sansa’ya asla Kışyarı’nı vermez. Jon’un her ne kadar Stannis ile birlikte son saldırıyı yapacağını düşünsem de önceden öldüğünü farz edersek ben yine Kuzey haberlerinin bu kadar hızlı bir şekilde Vadi’ye ulaşıp, harekete vaktinde geçebileceklerine ihtimal vermiyorum. Hele ki Moat Catline’den hiçbir şey olmamış gibi geçeceklerine asla ihtimal vermem. Dizide tepeden uçurdukları ve orayı korumakla vazifeli Bolton askerlerinin ve Reed Ailesinin “Buyur geç kardeş” demelerini sağladıkları için kolayca hoop geliverdi. Bu ve benzeri sebeplerle Sansa’nın bir parmağı olmayacağını düşünüyorum. Sadece Kışyarı’nın Jon’un eline geçtiği haberi ulaşır, öyle gitme kararı alır…

Vadi’nin Stark’lar ile olan iyi geçimi vs. Jon Arryn ile birlikte öldü. Sonrasında bu yakınlık pek bir işe yaramadı ve yaramaz da… Lysa izin vermedi vs. diyebilirsin ama bence lordlar da savaşa girmeye çok meraklı değillerdi zaten. Savaş kararı almak kolay bir mesele değil; hele ki kendilerinden olmayan birinin hanesi ve toprakları için kuzeye at sürmek vs… ben Vadi lordlarından biri olsam karşı çıkardım. Kuzeyli değilim ki Stark hanesine bir aşkla bağlılığım vs. olsun, benim işim Vadi topraklarını ve halkını muhafaza etmek. Kış da hazır geliyor iken yapacağım en son şey maddi/manevi zarara girmek olur.

Benim Piçlerin Savaşı tahminim şöyle; Jon, dirildikten sonra kuzey lordları ile irtibata geçer(belki/umarım Arya çıkagelir. Onun ismi daha bir faydalı olabilir.) ve hem onlar hem yabanıllar ile saldırıya geçer Stannis ile. Allys sayesinde Karstark’ların bir kısmını da yanına çekebilir savaşta; şimdiden bağlılık yemin eden birileri vardı çünkü… Oğlanda 200 tane dev mi ne vardı yanlış hatırlamıyorsam. Onları götürse yeter zaten. :smiley: Lakin Kışyarı önünde bir savaştan ziyade Ramsey ile bir savaş olabilir ve sonra Kışyarı’na dönebilir Jon; Roose ve müttefikleri şu an orada çünkü; Manderly dahil. Kimi kişi Davos’un Rickon’ı bulup getirebileceğini düşünüyor; belki o da olabilir, meşru bir erkek Stark bir kızdan ve piçten daha fazla taraf çekebilir.


#72

30-40 binlik ordu elbette çok güçlü bir ordu ama 7 Kralligin tamamini alabilmek için sadece ordu da yeterli olmuyor. Ayni sey Dany için de geçerli olacak. Dany dizideki gibi kitaplarda da vadedilen Khallarin Khali olursa, yaklasik 100 bin Dothrakliyla, Lekesizlerle falan gelecek ama “Kesin yenecek” diyebilir miyiz? Hayir, çünkü o kadar basit olmuyor, türlu türlü oyunlar dönüyor, hikayeyi daha ilgi çekici kilan da bu zaten.

Ben Firtina Burnunu küçümsemedim ki. Firtina Topraklarindan bahsettim, gelir gelmez Jon Connington Akbaba Tünegini falan aliyor mesela, yani iyi bir baslangiç yapiyorlar, ben bundan bahsediyorum. Bu iyi baslangiç ve atilan kararli adimlar, sahip olduklari hirs ve inanç belirleyici olamaz devami için. Firtina Burnunu kusatirlarsa eger kale elbette çok uzun süre dayanabilir, tabi yiyecekleri varsa! Yiyecek yoksa, onlari kurtarmaya biri gelmezse, Genç Griff bir sey olur da kusatmayi kaldirmazsa falan filan öyle çok dayanacaklarini da düsünmüyorum. Ki aslinda bu noktada Genç Griff’in de dayanacagini düsünmüyorum; çocuk sabirsiz biri, Firtina Burnu kapilarini açmazsa ne kadar süre kusatmayi sürdürecek sabri olacak bilemiyorum. Bir an önce eline kiliç alip savas meydaninda olmak istiyordu yanilmiyorsam. Bu yüzden ben tam olarak ne olacagini da kestiremiyorum, ortada planlar var ama ayni zamanda ne kadar egitimli olursa olsun, heyecanli, hirsli, hafiften de ukala ve dedigim dedik bir Genç Griff var. Aklima yatan tek düsünce, çok dengesiz bir grafik çizecegi yönünde, ardindan Dany gelir ve daha önce de anlattigim sebeplerden ötürü karsi karsiya gelirler. Ondan sonrasi için ise ben dedigim gibi Dany’nin yenilecegini düsünmüyorum, çok güçlü. Robb-Tywin savasinda iki ordu arasinda bir nevi kaçak dövüs oldu, çünkü Robb kendisinden beklenmeyecek bir sekilde Twyin gibi oynadi savas oyununu. Ben Dany ve Genç Griff’in böyle davaranacaklarini düsünmüyorum. Eger benim kafamdaki senaryo gerçeklesirse, birbirlerinden hiç hoslanmayacaklar tanismalarindan sonra yasananlardan dolayi. Genç Griff gerçek varis oldugunu düsünerek Dany’nin ona saygisizlik ve ihanet ettigini düsünecek. Dany ise Genç Griff’in ne idügü belirsiz bir düzenbaz, bir yalanci, ona ait olani çalmak isteyen biri oldugunu düsünecek. Ikisi de sinirle kalkacaklar ayaga, Aegon bildigini okuyacak, Dany ise gücüne güvenecek. Bodoslama bam bam dalacaklar ve zararla oturan Genç Griff olacak. Benim aklimdaki senaryo bu. Martin’in bu meseleyi çok uzatacagini düsünmüyorum.

Olabilir, ejderhalar yanasmayabilir Genç Griff’e, benim de aslinda aklima geldi bu ama sonra Ben Plumm aklima geldi, ejderhalar onu seviyordu. Aegon IV döneminde, Ossifer Plumm isminde bir adamin bir Targaryen prensesiyle evlenmis olmasi buna sebep olarak gösteriliyordu. Yani yaklasik 150 yil önceki atasindan ona kalan Targaryen kani, Ben Plumm’un ejderhalar tarafindan sevilmesine yeterli görünüyordu. Genç Griff bir Blackfryre ise eger, onun kaninda muhtemelen Ben Plumm’dan daha fazla veya en kötüsü esit derecede Targaryen kani vardir. Yani bu yüzden ejderhalar bu kan meselesinden dolayi Ben Plumm’u sevip Genç Griff’e sevmezlerse biraz tuhaf ve basit olur.
Ama! :smile: Ejderhalar çok akilli hayvanlar, bir insan anneleri için tehlikeli, güvenilmez ise, bunu hissediyorlar. Eger Genç Griff’de bir tehlike hissederlerse, o zaman bunu gösterirler ve Dany’nin süphelerini daha da büyütür bu durum.

Dizide LF mi açiklamisti Sansa’nin gerçek kimligini? Yoksa Sansa miydi? Sanki Sansa’ydi gibi geliyor bana. Vadi Lordlari Lysa’nin ölümü için Baelish’i suçluyorlardi hafiften, ya da dolayli olarak ve Sansa orada gerçek kimligini açiklayip Baelish’in onu kurtardigini, Vadi’ye getirdigini, teyzesinin bundan hoslanmadigini ve kiskançlik krizine girip intihar ettigini falan söylemisti sanki. Baelish ilk basta tirsmisti sanki hatta, “Ne diyecek simdi? Ne yapiyor?” gibi düsünüyormus gibiydi :smile: Dizide olaylar çok farkli sekilde gelisiyor, ve bu çok normal. Kitaptaki gibi yapamazlar, imkani yok. Kestirme ve daha basit yollardan gidiyorlar mecburen ama bir sekilde kitaplardaki duruma variyor olaylar ve bundan sonra da böyle olmaya devam edecegine inaniyorum ben.

Dizideki gibi Moat Cailin’den kolaylikla geçemezler falan demissin, dogru. Ama tam bu noktada hazirliklari yapilan Kuzey Komplosu devreye girebilir. Sansa’nin varligindan haberdar olurlarsa, komployu hazirlayanlar Sansa’yi da buna dahil edebilirler, kol kanat gererler ya da. Sansa Vadi’den bir gemiyle Beyaz Liman’a geçer, orada Manderly’lerle görüsür, yaninda Baelish de olur, hatta büyük ihtimalle birkaç Vadi Lordu. Anlasmalar yapilabilir, Vadi hazirlanan komploya dahil olabilir. Olasiliklar olasiklar… ! :smile: Birde her sey birden, çok hizli bir sekilde olmali diye de bir sey yok aslinda. Kuzeyliler su an bir nevi Stannis’i kullanarak zaman kazaniyorlar aslinda, ayrica Stannis’in Boltonlari devirme ihtimaline de tutunuyorlar. Ama Stannis ölürse de onlar için pek sorun olmaz, Ramsay Winterfell’e çekilir rahat rahat, adamin Kuzeylilerin hazirladigi komplodan falan haberi yok haliyle. Bir tehlike görmezse rahat olacaktir, ve onun böyle olmasi Kuzeylilerin yine isine gelecektir her açidan. Yani Kuzeylilerin ihtiyaç duyduklari sey öncelikle zaman ve iki tarafa da oynayarak bence buna sahip oluyorlar; Stannis bunu sagliyor farkinda bile olmadan Boltonlarla ugrasarak, ve Boltonlari rahatlatacak olan Stannis’in ölümü de bunu saglar. Son olarak, bence Jon en sonunda olaya dahil olacak.

Jon Arryn ölse bile ben Vadi’nin Stark hanesine sevgi ve saygi duyduklarina inaniyorum. Ve birde savas var, Vadi sonuna kadar kösesine çekilemez, tarafsiz kalamaz, bu onlarin diyarin geri kalaniyla olan tüm iletisimlerinin, alisverislerinin kesilmesiyle sonuçlanir ve bu durumun fazlasiyla dezavantajlari da var. Onlar bu diyarin bir parçasi, ve diyar savas halindeyse sonsuza kadar köselerine çekilip kalamazlar. Lysa Kartal Yuvasinin zaptedilemez olmasina güveniyordu, sadece kendini ve oglunu düsünüyordu ayrica ama Vadi Kartal Yuvasindan ibaret degil. Ve eger Vadi bir taraf seçip savasa katilmazsa, savas onlara gelir mutlaka. Bizim meselemiz degil deyip sonsuza kadar kafalarini kuma gömemezler. Ister istemez sonunda olaya dahil olacaklar. Hele yanlarinda, hatta baslarinda Baelish gibi bir adam varsa, kesin dahil olacaklar!

Ben Jon’un yasadigi ihanetten, öldürüldükten ve dirildikten sonra Winterfell’i falan düsünecegini sanmiyorum. Büyük bir bosluga düsecek, yasadiklarini ve basina gelenleri sindirmesi kolay olmayacak, nedenlele niyelerle mesgul olacak kafasi. Bana mantikli gelen bu. Cok yorgun olacak, psikolojik olarak, ve tabi fiziken de, o yüzden ben bir süre daha Sur’da olacagina inaniyorum. Sonra biraz toparlandiginda tek istedigi çekip gitmek olacaktir muhtemelen, çok uzaklara. Winterfell’mis, Kuzey’mis, hatta Sur’un Ötesinden gelen tehlikeymis… Bunlarla ugrasacak gücü de, istegi de bulamayacak bence kendinde. Ama her zamanki gibi sorumluluklar Jon istemese bile üzerine yüklenecek birileri tarafindan, ve bu sekilde sonunda kendini Kuzey Komplosunun ve nihayetinde Piçlerin Savasinin tam ortasinda bulacak.


#73

Akbaba Tüneği, Jon’un doğup büyüdüğü ev olduğu için adam her türlü şeysini iyi biliyordu ve şahsi düşüncem Fırtına Topraklarında korunmaya ağırlık verilen yer kalenin kendisi, diğer bölgeler değil. Bu ve benzeri sebeplerle (bir de zaten savaşı vs. göstermedi yazar bize; ne kadar süre savaştılar ettiler bilmiyoruz.) Tüneği ele geçirmesi çok fazla zor olmasa gerek Jon’a; harekatı o yönetti zaten. Şahsen ben Aegon’ın kaleyi ele geçirebileceğini düşünüyorum. Dany geldiğinde ele geçirmiş olur yani. Bilmem kaç kere kuşatıldı, hepsinden başarısız olundu muhabbetinden sonra bir başarısız kuşatma daha yazmak bayıcı olur bence(Stannis’in ele geçirme olayı büyüsel taktik yüzünden olmuştu, onu saymıyorum. :stuck_out_tongue: ). Ayrıca oğlanın bir başarıya ihtiyacı var. :slight_smile:

Quentin miydi, Doran’ın oğlu? Onda da var bu ejderha kanı ama onda pek iyi işlemedi. Ayrıca bebekken ona yanaşıyorlardı, şimdi devasa oldular; tüm vahşi güdülerle hareket ediyorlar. Bir de Ejderhaların Dansı meselesindeki piçlerin kimisini yemişlerdi ejderhalar; baba Targ olsa bile bazen tutmuyor galiba. Belki ejderha meselesi tutmaz senaryo olarak ama aklıma geldi işte.

Dizide kim açıkladı tam bilmiyorum, Sansa olabilir evet… Ama sen de baya dolandırdın Sansa’yı. :smiley: Manderly şu an tutsak sayılır Kışyarı’nda; bu da komployu bilen Manderly ailesindeki kişilerin elini kolunu bağlar; Roose adama güvenmiyor hatta bir haltlar döndürdüğünün farkında. Ramsey demişin de dizideki gibi kafanda çok fazla büyütme, kitapta asıl tehlikeli adam Roose. Bir de kuzeyin Sansa konusundaki tavrını tam bilmiyoruz; Bayan Lannister o artık, unutma ve kuzeyin hepsi Lannisterlar yüzünden bir yakınını kaybetti. Dikkat eder isen eğer Lord Mandrely “git bana Rickon’ı bul.” diyordu Davos’a; Sansa’yı değil… Onu bulmak Rickon’ı bulmaktan daha kolay olurdu herhalde; Vadi, akla gelebilecek bir yer olmalıydı… Ayrıca hayır, kesinlikle Vadi’nin öyle bir sevgiyle bağlılık beslediğini sanmıyorum; sempati başka bir şey… Savaş varken demişsin ama bu adamlar 5 Kralın Savaş’ında bile Robb’un yanında durmadılar; Lysa bir şekilde uzak tutmayı başardı. Şimdi geriye 2 kral kaldı; Tommen ve Stannis. Vadi, bu savaşta yer almak zorunda değil, onların da işine gelir. Ha Dany vs. saldırıya geçtiğinde bak o zaman senin dediğin olur. Şimdiki durumda değil.

Jon, uyanır uyanmaz “haydi ben gidiyorum, babamın kalesini alacağım.” diyeceğini düşünmüyorum zaten. Lakin terk eyledim diyarı da demez; Arya faktörünü unutuyorsun. Şu an Arya’nın Boltonlardan kaçmış bir şekilde Kuzeyde bir yerde olduğunu düşünüyor. Stannis bir mektup gönderir de kızın elinde olduğunu söyler ise peşine Yabanılları taktığı gibi yola düşer. Veya 6. kitap povunda kızın Sur’a götürülmesini söyledi; Jeyne olduğunu görünce nasıl tepki verir vs… bu sırada Arya mı gelir… Bilemiyoruz işte. Arya gelir ise Jon’u ikna eden o olur. (bence 1. kitaptaki farklı yollar aynı kaleye çıkartabilir sözü Jon’un Arya’ya; ikisinin Sur’da buluşabileceği imasını oluşturdu bende; biliyorsun ilk orjinal planı çok farklı yollarla da olsa temel noktalarını gerçekleştiriyor yazar; Arya’nın yolunu Sur’a düşürebilir. Arya da zaten en başından beri- Braavos’a gittiğinde bile- Sur’a gitme çabasında. Yüzsüzleri terk ederse istikamet orası olur.)


#74

Hocam güzel yazmışsın fakat Vadi lordlari 5 Kralın Savaşında Robb’un yanında savaşa girmek için neredeyse Lysa ya isyan edicek duruma gelmişlerdi.


#75

Ne zaman olmuş bu? Doğrusunu söylemek gerekirse 5 Kralın Savaşı sırasında Vadi’de geçen bir POV olmadığı için böyle bir hareket düşüncesini hatırlamıyorum. Öyle olsa bile sonuç olarak bir isyan vs. olmadı ve Vadi, savaştan uzak kaldı. Öncesine değil, sonuca bakmalısın.

Sonuç olarak Vadi, 5 Kralın Savaşında ne Robb’un ne Stannis’in ne de Renly’nin yanında Lannisterlar’a karşı yer almadı. (Sözde lordlarını öldüren bunlar idi.) Almadığı için de savaşın tüm olumsuzluğundan uzak kalmayı başardı. Savaş artık bitti, Stannis’in mücadelesi pek ciddiye alınan büyük bir tehdit olarak görülmüyor; Vadi, hiçbir şekilde herhangi bir kralın/kraliçenin yanında savaşmayacak. Kendi lordlarını öldürdüğüne inandıkları kişilere karşı savaşmadılar da Ned Stark’ın hatırına kızı için mi savaşacaklar? Kazançları ne olacak? Hiçbir şey.

Lakin Dany geldikten; Aegon’ın kimliği deşifre olduktan sonra olacaklar için bir aynı şeyi söyleyemem, o zaman geldiği vakit -istemeseler bile- Vadi, savaşa dahil olacak, çünkü Targlar öyle ya da böyle Vadi’yi de fethetmek isteyecekler. Bir de daha WW tehdidi var, ona değinmiyorum bile.


#76

Tam olarak nerede geçtiğini hatırlamıyorum Kış Rüzgarları Alayne povu olabilir. Musait olunca arastirip nerede gectigini bulurum. Ayrica dusunce acina bisey demedim ben de vadinin savasa girmeyecegini dusunuyorum ama Lysa engel olmasa Robb icin savasa gireceklerini belirttim.


#77

Orası öyle aslında, lordlar; Lysa engeline takılmasa savaşa dalarlardı. Robb için de değil aslında, Lannisterlardan intikam almak için. Fakat o zaman savaşmayan, şimdi hiç savaşmaz işte.


#78

Aslinda az çok ayni seyi söylüyoruz.
Firtina Topraklarinin tamami normalde oldugu kadar iyi korunmuyor, çünkü savasabilecek adamlar Stannis’in ordusunda. O yüzden Genç Griff’in orada elde ettigi ve edecegi basarilar bir ölçüt degil devami için, yani “bu çocukta is var” dememize yetmiyor.
Firtina Burnuna gelirsek, dedim ya zaten, yeterince yiyecekleri yoksa, onlara yardima biri gelmezse ve Genç Griff sabredip kusatmayi sürdürürse, kale düser.

Quentyn ejderhalarin karsisina çiktiginda ortalik karisikti. Daenerys gitmisti ve Viserion ile Rhaegal bundan dolayi oldukça huysuzlardi, belki bunun etkisi vardir bilemiyorum.

Manderly tutsak degil ki, Beyaz Limanda. En son Davos onu görmeye gitmis ve oradan sonra Rickon’u bulmak için yola çiktmisti. Birde Stannis mektup göndermisti galiba Lord Manderly’ye, sadakat yemini talebinde bulunmustu. Yani benim hatirladigim kadariyla Lord Wyman Manderly evinde.
Bence Ramsay de en az Roose kadar tehlikeli.
Kuzeyliler Sansa’nin kendi rizasiyla Tyrion’la evlenmedigini biliyorlardir herhalde, kiz tutsakti, baska çaresi yoktu. Cidden sence onu Lady Lannister olarak görürler mi? Böyle seçici olmak gibi bir lüksleri var mi ayrica?
Manderly elbette “Rickon’u bul” der Davos’a. Cünkü hayatta oldugunu ögreniyorlar ve varis o, bildikleri kadariyla hayatta kalmis tek Stark erkegi. Öncelik tabi ki o. Ve Sansa’nin nerede oldugundan haberleri bile yok, ama onun da hayatta oldugunu ögrenirlerse önemserler.
Kabul etmen gerekir ki yaklasan savas, savaslar, Bes Kralin Savasindan çok daha büyük bir boyutta olacak. Ki o savasta da Lysa onay verseydi Vadi Lordlari Stark’larin yaninda savasmak istiyordu. Ama bu sefer olay isteyip istememek degil; Vadi de kendini savasin ortasinda bulacaktir, benim aklima yatan bu. Sürekli köselerine çekilen, etliye sütlüye karsimayan bir Vadi okuyacagimizi düsünmüyorum. Ve ben simdiki durumda degil, sonrasindan bahsediyorum. Su an Vadi’yi savasa katilmaya zorlayan bir durum yok, ama o durum olusacaktir.

“Arya” faktörünü unutmuyorum aslinda. Arya’nin, yani Jeyne Poole’un Jon dirildikten kisa süre sonra Sur’a gelecegine inaniyorum, hatta bunu biliyorum.Sende bahsetmissin; Kis Rüzgarlari’ndan paylasilan POV’lardan birinde Stannis birkaç eslikçi ile Arya sandigi Jeyne’i Sur’a, Jon’un yanina gönderiyor. Jon Arya dedikleri kisinin aslinda Jeyne oldugunu görünce 7 Krallik’da kalmasi için ne gibi bir sebep olacak ki? Gitmek isteyecek. Gerçek Arya falan gelmez o sirada. Jon yorgun, bikmis, usanmis olur ve gitmek ister ama ondan sonra, nasil olacak bilmiyorum ama, dedigimin gibi kendisini Kuzey Komplosunun içine bulur. Benim düsüncem bu yönde.


#79

Manderly, Arya Stark düğünü için üç Frey ile birlikte Kışyarı’na gitti ve o 3 frey de sözde önden gittiler ve kayboldular (adam, hepsini öldürüp-burası kesin- turta yaptırıp düğünde herkese yedirdi galiba :D) Freylerden biri adama saldırıp boğazını kesti ama öldürücü değil, hala Kışyarı’nda.

Tamam işte, Vadi’nin savaş meselesi asıl savaşın gelmesiyle ortaya çıkacak, Kışyarı için savaşmazlar.

Yalnız ben Jon’a gelen mektubun Stannis’den gelmiş olabileceği fikri üzerinde duruyorum, kafama da baya yatıyor ani, en son üstat da onun elindeydi ve mektupta şüphemi çeken bazı unsurlar var. Hal böyle olunca Jon’u harekete geçirmenin en iyi yolu Arya’yı Sur’a göndermek değil, elinde-gizlice-tutmak ve yanına çekip, savaştırmaktır. Yani Jeyne’ni göndermeyebilir de Sur’a; bu durumda Jon, kendini toparlar toparlamaz harekete geçer gibime geliyor. (Mektup meselesinde haklıysam Stannis’in ölümü Arya ya da Jon’un elinden oluyormuş, çok gülerim. :smiley: İkisinin de babası bir Barth yüzünden öldü çünkü. :stuck_out_tongue: )


#80

Lord Wyman Manderly en son Beyaz Limandaydi. Oglu Wylis ise Ejderhalarla Dans’da Beyaz Limana gimisti. Diger oglu Wendel öldü zaten. Tutsak olan kim?

Vadi bir taraf seçmek zorunda olacak ve Kisyari’nin yaninda yer alacaklar büyük ihtimalle. Ve bu bence dizideki gibi Sansa’nin da katkilariyla Piçlerin Savasi sirasinda olacak.

Valla Kis Rüzgarlari’ndan paylasilan bir POV’da benim hatirladigim kadariyla Arya diye bilinen Jeyne Sur’a dogru yola çikmis yaninda birkaç kisi ile, Stannis’in emri üzerine. Yanlis hatirliyor olabilirim diye arastirdim simdi biraz ve evet, viki’de de yaziyor, hatta Jeyne’e eslik edenlerden biri Braavos’lu banker Tycho Nestoris.
Birde o mektup olayi bu olayla ne alaka tam anlamadim simdi, yine uykusuzum, biraz daha açiklarsan iyi olur :smile: