Akgezenler, Azor Ahai ve Uzun gece üzerine


#81

Manderly 300 atliyla winterfell e gitti


#82

Oglu wylis de davos olunce geri getirildi sanirim


#83

Lord Wyman Manderly, Kışyarı’nda şu an. Beyaz Limanda değil. Arya’nın düğünü için gitti diyorum ya sana; sonrasında da -Stannis haberleri yüzünden vs.- Roose, kaleye giriş çıkışı yasakladı. Theon POV’larını oku; adam turta yaptırmış, bundan iyisini bulamazsınız diyerek… Tahminim o ki öldürdüğü 3 freyi, turta yaptı. Yani Arya’nın Walder’a oğullarını yedirmesi sahnesi kitapta Manderly tarafından yapılıyor; Fare Aşçı esprisi falan da yapıyor hatta. En son Freylerden biri buna saldırıp boğazını yaralıyor bıçakla. :smiley:

Son nokta; sen Vadi’nin Piçlerin Savaşında yer alacak diyorsun; ben almayacak, ancak büyük savaşa kadar kös kös bekleyecek diyorum. Gene bize kitabı beklemek düştü. :smiley:

POV’da Arya’yı götürmelerini emrediyor, yola çıktı etti vs. kısmı yok daha… Mektup meselesi şu; O Mektubu Stannis Yazdı


#84

Tamam simdi hatirladim, kontrol da ettim, Lord Wyman dügün için Kisyari’na gitmisti. Orada Freylerle anlasmazlik yasamisti, hatta neredeyse öldürülüyordu falan filan, dogru. Roose da adama tam olarak güvenmiyor ama Wyman’a adamlarinin Stannis’e karsi yürümelerini de emretmisti sonunda. Sanirim benim kafami karistiran sey senin “tutsak” demen oldu :smile: Öyle bir sey yok çünkü. Stannis ile savas halindeler ve Kuzeyin Koruyucu olarak Roose Bolton ona bagli olan sancaktari Lord Wyman’in askeri gücünü kullaniyor, bu gayet normal bir sey. Güvensizlik var, evet, ama Wyman tutsak da degil yani.
Ve biz neden Wyman’in nerede oldugunu tartisiyorduk, onu da unuttum :smile:

Mektubun hangi mektup oldugunu biliyorum, Arya ile, Jeyne ile ne alakasi var onu anlamadim. Jeyne’i göndermeyebilir diyorsun ama göndermis iste, Kiz Rüzgarlari’nda var bu bilgi, viki’ye de eklenmis. “Arya” Stannis’in emri üzerine Sur’a gönderiliyor, yaninda 6 eslikçi ve Tycho Nestoris ile Justin Massey var yaziyor. Böyle bir bilgi varken o mektubun ne önemi var? Ayrica o mektubun bu olayla alakasini da anlamadim dedigim gibi. Mektubu tekrar okudum, “karimi geri istiyorum” diyor anca, Stannis veya Ramsey, bunu yazan kim olursa olsun, bu durum niye Jon’u harekete geçirsin. Buradan aldigi tek bilgi su : “Arya kaçmis. Ama Tanri bilir nerede?” . Bununla ne yapabilir Jon? Stannis göndermis iste kizi, Jon yeni toparlandigi sirada Jeyne Sur’a ulasir ve Jon onun Arya olmadigini görür, nokta.


#85

Tutsak demedim, tutsak gibi bir şey dedim. :slight_smile: Beyaz Liman’a gider Sansa, destek alır falan dedin ya… Onun üzerinde dedim; lordları, Roose’un elinde iken destek falan çakmazlar savaşta… Gerçi Manderly’in niyeti Bolton’ları arkadan vurmaktı ama mevcut durumunda iken ölümü pahasına açıkça bunu yapabilir mi? Bu adamın ne kadar korkusuz olduğuna bağlı. Ayrıca zorla da evlendirilmiş olsa Lady Lannister olan birine Kışyarı’nı teslim etmezler, zira bu doğrudan Kışyarı’nın Lannister Hanesinin eline geçmesi demektir ki bu gerçeği bildiği için Robb, ölmeden önce vasiyet hazırladı ki hak, Sansa’ya geçmesin.

Ya vikiye ne bakıyorsun; yola çıkmış gibi yazıyor orada; forumda POV var, oradakine göre götürülmesi emrini veriyor… Lakin pov’u okurken dikkat et; Karstark hanesi hala Stannis’in yanında ve onların ihanetinden bihaber, oysa Allys Karstark, Jon’a arkadan vuracakları haberini vermişti, demek daha haber ulaşmamış vs. Ya da kız, Sur’a ulaşmadan önceki konuşmalar bu, bilemiyoruz daha.

Mektup meselesi Stannis’den çıkma ise amaç Jon’u savaşa çekip, destek almak… Eğer Arya sandığı Jeyne’i ona gönderir isek kız, güvende olacağı gerekçesi ile Jon’un ona yardım etmeyeceğini bilecektir, bu yüzden gönderme emrini vermiş ama sonra vazgeçip- gizlice- elinde tutmaya karar vermiş olabilir, Jeyne’i. Stannis’in eline düşmelerine rağmen Theon, kızın Arya rolünü oynamasına devam etmesini istiyor; yazar, bu noktayı bir şey için kullanmak için böyle yapmış olsa gerek; Sur’a gittiği anda kimliği deşifre olup, boş yere Stannis ve yanındakilere yalan söylemiş olmasının hikayeye ne katkısı olacak ki? Diyon ya alternatif senaryoları düşün, olabilecekeri vs. :slight_smile: Hal böyle olunca Jon, hala Arya’yı kuzeyde kaçıyor, Boltonların da ardından koşturduğunu düşünüyor olacak ve kız kardeşi için toparlanıp toparlanmaz harekete geçecektir.


#86

dedin :grin: El kol baglayacak bir durum yok.
Adam su an bagli oldugu lordun emriyle adamlarini savas meydanina yürütüyor. Aman neyse yaa, tamam :smile:
Wyman olmayinca Sansa Beyaz Liman’a giremez mi? Wylis orada. Ayrica hemen hurra savas baslatacak degiller. Öyle bir planlari da yok zaten, su an komployu hazirliyorlar hala, fazladan zaman onlarin isine yarar, bir acele yok. Ve Wyman Manderly Roose’un elinde degil, yaninda :smile:
Kuzeyliler komployu hayata geçirmek için bekleyecekler bence, su an hiç sirasi degil.
Ben hiçbir zaman Sansa’yi basa geçirecekler demedim ki. Rickon bulunmazsa Jon’a yönelirler, Robb’un mektubu ortaya çikmasa bile bu konu mutlaka gündeme gelecektir. Ama Sansa da çok önemli, kiminle evlenmis olursa olsun, o bir Stark. Varligi bile avantaj ve katki saglar. Hele birde onun sayesinde Vadi’yi de Kuzey’in gücüne katma ihtimali dogarsa… Sansa’yi hafife almamak gerek. Ben Kuzey komplosu olaylarinda ve devaminda çok etkisi olacak bir karakter olacagini inaniyorum.

Stannis emri verdiyse olay bitmistir :grin: Bir POV’da emri verir, sonraki POV’da bir bakmisiz Jeyne yola çikali günler olmus :smile:
Karstark’larin ihanet hazirligi… Alys’in bundan Jon’a bahsetmesi… Jeyne’in Sur’a gidecek olmasi… Bu olaylar baglantili mi? Anlayamadim tam. Yoksa ayri bir not mu düstün?

Tamam Jon Yabanillari ikna edip gitti diyelim, ya da tek basina gitti Stannis’in yanina; orada görür Jeyne’i. Arya olmadigini söyler, ya da kizi korumak için söylemez ama aralarindaki yabancilik hissedilir, tuhaf bir durum olusur ve sonrasi… Yok yaa ben ilerletemiyorum kafamda, olmamislik hissediyorum, akmiyor hikaye :smile: Ama alternatifleri düsünmek güzel tabi :slight_smile:
Bir dakika… Jon Stannis’in yanina mi gidecek? Yoksa Arya sandigi ve Kuzey’de bir yerlerde oldugunu bildigi Jeyne’i bulmak için mi yola çikacak?


#87

Tamam işte, SAYILIR demişim orada. Roose, ona güvenmiyor ve ardından bir işler çevirdiğini seziyor; Theon POV’larını yeniden oku, şu ziyafetleri vs. Freyler bile güvenmiyor ona ki kaybolan 3 Frey’den -kanıtlayamasalar da- onun sorumlu olduğunu biliyorlar içten içe.

Sansa, Beyaz Liman’a gider, bunda engel yok. Benim irdelediğim nokta; lordları, Roose’ın dizinin dibinde iken açık seçik harekete geçemezler aksi halde lord ölür. Hemen olmaz savaş vs. diyorsun, komplo için zaman lazım, planlar lazım vs… İyi de benim ta en baştan beri sana söylediğim şeylerden biri de ZAMAN SORUNSALI aslında… :smiley: Westeros’da haberler öyle ha deyince yayılmıyor; bilhassa Varys bile kuzeyden fazla malumat alamaz olmuştu (Kışyarı’nın yanmasından sonra idi yanlış hatırlamıyor isem), aklımda öyle kalmış. Yani Sansa, iyi kötü hali hazırda zaten Stannis’in kuzeyde olduğunu biliyordur-bu sır değil bunca zaman geçtikten sonra… Jon’un harekete geçme haberinin Sansa’ya ulaşması, onun vadi lordlarını ikna etmesi, orduyu kuzeye hareket ettirmesi, moat catlinden geçirmeyi nasıl başaracağı sorunsalı… beyaz liman’ı savaşın içine katmak için gel gitler vs. planlar… derken bu, aylar sürecek bir olay; Jon, Sansa harekete geçiyormuş, bekleyim onu mu diyecek? Ha Sansa, Jon’un var ya da yok olmasını umursamadan evi için harekete geçer diyor isen geçse idi çoktan geçerdi, mevcut halde onda böyle harekete geçecek cesaret vs. kusura kalmasın kimse ama, yok. Sansa her şey olabilir ama cesur denecek biri değil, ha yavaş yavaş cesaretini kazanıyor, öz güveni gelişiyor vs. orası ayrı. Hele 6. kitap pov’unda Harry’e kaş göz yapması baya gelişim olduğunu gösteriyor ama büyük oyunlara adım atması için biraz daha zaman geçmesi gerek, daha büyüyor kız. Bu ve benzeri sebeplerle Sansa’nın Piçlerin Savaşında, dizideki gibi, yer alacağı kanaatinde değilim. Sonrasında belki bir şeyler olur, bence Sansa şu sıralar daha çok Vadi’nin iç işleri konusunda oyunlara dahil olacak vs. en son eve dönecek ve Arya ile bir olup, LF’yi öldürecekler.

Yalnız dün aklıma bir ayrıntı da geldi… Yazar, Sansa’nın güvenilmez bir anlatıcı olduğunu söylemiş (Tazı’nın onu öpmediği halde öpmüş gibi hatırlaması dikkate değer ve düşündürücü bir nokta.). Ayrıca 1. kitapta Jon’un İğne’yi verdikten sonra “Sansa’ya söyleme!” sözünün daha sonraki kitaplarda Arya’nın tekrar hatırlaması vs. daha bir dikkat çekici. Acaba Sansa, tam olarak adam olmadı da ciddi bir sıkıntı mı çıkartacak ailesine vs. Daha doğrusu Jon’a? Yani Jon’un kral olacağını vs. farz edersek Sansa, anasının kızı sonuçta(bir de anasının kışyarı’na döndüğünü vs. düşünsene :stuck_out_tongue: Yazık Jon’a.).

Orası öyle, emri vermiş ve sonraki POV’da yola çıkmış hatta varmak üzere olabilir ama yazar, oyun açığa çıkmasın diye bize yem atmak için emri verdirir ama sonraki povlardan bir bakmışız kız hala aynı yerde… bu da olabilir. :smiley:

Jon, oraya gittikten sonra “La bu benim kardeşim değil ki! Vazgeçtim, savaşmıyorum.” deyip, geri dönecek hali yok. :smiley: Jeyne’nin kimliği meselesi Jon için önemli, diğerleri için değil. Burada kilit nokta onun kim olduğunu Jon’un bilmemesi… Jon’u tetikleyen, harekete geçiren faktör Arya… Arya’nın hala orada bir yerde kaçıyor olduğunu düşünmesi Jon’un fazla zaman kaybetmeden Sur’u terk etmesine neden olur. mektup gelir gelmez 180 derece döndü, böyle saatlerce düşünmedi de birkaç dk. düşündü hop plan yaptı, devreye soktu ama bıçağı yedi.

Bolton’un Arya’nın peşinde olduğunu düşünüyordu; Mance de Bolton’un elinde diye… Yabanıllar, bu yüzden Jon’a katılmayı kabul etti, kralları düşmanın elinde diye… Güneye at süreceklerine göre Kışyarı’na doğru harekete geçeceklerdi. Stannis de en son oraya 3 gün uzaklıkta bir kasaba da mı ne konaklıyor, savunma hattı oluşturmaya çalışıyordu yanlış hatırlamıyorsam. Yani Jon, Arya’yı bulmak için güneye indiğinde (muhtemelen Sur’a doğru kaçtığını düşünecektir, zira en mantıklı hareket bu olurdu.) Stannis ile de ister istemez karşılaşacaktır. Arya’nın güvende olmasının yegane yolu, Boltonları defetmek, yenmektir… Yani Stannis ile bir işbirliği kaçınılmaz bir olay.

Fakat ben umuyorum ki gerçek Arya, bu olaylar olurken ya da arefesinde iken Sur’a Jon’un yanına gelecek. En son hala Braavos’da idi ama yazarın yayınladığı POV dikkat çekici bir hikaye. Ne açıdan? Arya zaten bir kere (firar eden gece nöbetçisini öldürerek) kuralları çiğnedi, kimliğinden vazgeçmesi gerekir iken geçmedi, Tatlı Raff’ı öldürerek hala vazgeçmediğini yeniden göstermiş oldu. Yüzsüz Adamlar, bu olay üstüne bir şans daha verirler mi? Sanmam. Mercy kimliği ile tiyatroda olmasının bir sebebi vardı, onu öldürünce Mercy’yi öldürmek zorunda Arya ve görevi ne ise o da ihmal olmuş, bitmiş oldu ve başarısız olmuş oldu… Bu olay, onun Braavos’u ve doğal olarak tapınağı terk etmesine neden olacaktır diye düşünüyorum. Zaten onun hikayesi çok zamandır, taht oyunları hikayesinin dışındaydı, fazla uzatmadan hatta son kitaba bırakmadan geri döndürmesi iyi olur yazarın; 6. kitap, Arya’nın Westeros’a dönüş dönemi olur umarım. :slight_smile:


#88

Tamam tamam, tutsak. Tutsak sayilir. Tutsak gibi :smile:

Irdeledigin nokta benim öne sürmedigim bir nokta. Ben Sansa’nin olaya dahil olabilecegini söyledigimde, onun dahil olmasiyla birlikte komplo hayata geçecek demedim. Bir aciliyet durumu olusacak demedim. Benim kafamdaki senaryoya göre, Jon’un olaya dahil olmasi Sansa’nin dahil olmasindan sonra veya hemen hemen ayni zamanda ve baslangiçta birbirinden bagimsiz olarak gerçeklesebilir. Yani iki ayri olay seklinde gelisir öncelikle.
Ve Moat Cailin meselesi… Dedigim gibi, oradan geçmek zorunda degiller. Gemi diye bir sey var. Vadi ordusu Kuzey Komplosuna dahil olursa, orduyu Vadi’den Beyaz Liman’a getirebilirler. Veya baska bir sekilde de olabilir, bunun nasil olacagini simdiki duruma göre degerlendiremeyiz, olaylar o zamana kadar kim bilir hangi noktaya ulasacak?
Sansa harekete geçseydi çoktan geçerdi diyorsun, nasil olacakti bu? Neye güvenecekti Sansa? Kendi kimligini bile açiklayamiyor su an. Ben ilerisini düsünüyorum, ihtimalleri düsünüyorum. Sansa’nin bir Stark olarak er ya da geç olayin içinde olacagini düsünüyorum, olmalidir.

Sansa çok aci çekti, çok ezildi, bunlar onu büyüttü ve birde su an Littlefinger onu bildigin egitiyor. Senin de bahsettigin gibi paylasilan POV’da Harry’yi bir sekilde nasil manipüle ettigini görüyoruz. Bundan hoslanacak; o saf ve güzel hikayelere inanan kiz gücü, oyun oynamayi sevecek. Burada benim asil merak ettigim; ne kadar ileri gidebilir? Hirsi gözünü kör eder mi? Ve nihayetinde vakti geldiginde ailesini karsisina almasina sebep olacak hamlelerde bulunur mu bilinçli bir sekilde? … Bence kiyisindan döner. Ya da buna inanmak istiyorum.

Martin bu sekilde bir yem atmaya basvurmaz, böylesini yapmadi, onun kalitesine yakismiyor zaten. Yani yem atma yapiyor, bilerek yanlis anlamamiza sebep olacak sekilde de yaziyor ama böyle degil.

“Kiz Arya degilmis… Ne yapsam? Bos yere onca yolu tepmis olmayayim, savasayim bari” de diyemez aslinda o an ki psikolojiyle :smile:
Birde sunu da eklemek istiyorum; aslina bakarsan, Stannis’in Jon’u savasa çekmek istemesinin asil sebebi yaninda getirebilecegi Yabanillar degil öncelikle, daha çok Jon’un sahip oldugu Stark kani.

Yabanillar Jon’a katilmayi kabul etti mi? Emin misin? Cidden böyle bir sey hatirlamadigim için soruyorum.
Benim en son hatirladigim, Tormund’un Cotter Pyke ve digerlerini kurtarmak için Hardhome’a gittigi. Jon gidecekti aslinda ama mektubu alinca Tormund gidiyor onun yerine, ondan sonra Jon zaten biçaklaniyor.
Stannis ile nihayetinde isbirligi gerçekten de kaçinilmaz bir olay olaraj görünüyor ama Jon’un dirildikten sonra ne durumda olacagini da hesaba katmak gerek, olaylarin nasil gelisecegini, o sirada nelerin degisecegini de düsünmek gerek. Ben Jon’un dirilip Yabanillar’i toplayacagini ve "Arya"yi bulmaya veya Stannis’in yanina gitmeye kalkacagini düsünmüyorum ama isteyip istememesinden degil. Olaylarin gelisimi farkli bir harekette bulunmasina sebep olacak diye düsünüyorum.

Arya en son Braavos’da epey mesgul görünüyordu, ki paylasilan POV’da da bu durum devam ediyor. Yani bence Arya bir süre daha Braavos’da kalacak, ama 6.kitapta onun Westeros’a dönüsünü de okuyacagimiza inaniyorum. Fakat hemen degil, kitabinin sonlarina dogru olur diye tahmin ediyorum. He diyelim ki beklenmedik bir sey oldu ve hemen dönmeye karar verdi… (ki aslinda onun karar vermesiyle bitecek bir olay degil. Kitapta Yüzsüz Adamlar’dan ayrilmasi dizideki kadar basit olmayacaktir) Braavos’dan Sur’a gelene kadar Jon dirilmis ve $u veya bu sebeple Sur’dan ayrilmis olur. Arya i$inlanmayi biliyorsa, orasini bilemem :smile:


#89

He tutsak sayılır, gibi gibi… her an tutsağa dönüşebilir. :smiley: :smiley: :smiley:

He şimdi anladım; Jon’dan bağımsız bir durum. Şu an düşünüyorum… Sansa’nın mevcut psikolojisi ve özgüven seviyesi (senin de irdelediğin gibi) ile sanmam; Sansa’nın o özgüvene vs. sahip olması için daha zaman geçmesi gerek ki en az 1 kitap geçmesi gerekir bunun için ve o zamana kadar da zaten Kışyarı, Starklara geri döner diye düşünüyorum. Ayrıca ben hala Vadi’nin Sansa Lannister için harekete geçmeyeceğinden eminim. Belki Stark kabul edecekler, diyeceksin ama Nehirova’da olsaydı bu yönüne bakarlardı, mevcut haliyle ciddi ciddi şüphelerim var Vadi’nin tutumunda. Bence Robin’in zayıflığı yüzünden Vadi lordları, kendi oyunlarını döndürüyorlar; orada bizim de görmediğimiz başka politik işler dönüyordur. Zira eşyanın tabiatı gereği zayıf bir lider varsa, onun yerini almak için güçlü olanlar dansa başlar. Bakalım kitapta ne şekilde gerçekleşecek. :slight_smile:

8 bin yıldır, bataklık yerine deniz yolu ile kuzeyi işgal etmeyi kimse akıl edememiş galiba? :stuck_out_tongue: Vadi’de ordusunu kuzeye taşıyacak donanma var mı? Onu sorgulamak gerek, benim bildiğim yok. :slight_smile: Şu an donanması olanlar; Greyjoylar ve Tyreller diye biliyorum ki Tyreller’in donanması da öyle büyük güçlü değil ki Greyjoylar saldırınca Cersei’den donanmayı Menzil’e göndermesini istemişti Loras. O da donanma ile Ejderhakayasını ele geçirmek için kuşatıyordu, orayı almadan gönderemem demişti. Donanma konusunda bir de en iyisi Taç Topraklarında yaşayan şu Valirya kanı olan hane vardı galiba, en azından çok güçlüler idi denizde ve zengin… Şimdiki durumlarını bilmiyorum.

Sansa’nın tam akıllandığına pek inanmıyorum, senin dediğin gibi bence oyun oynamayı sever hale gelecek, hırslanacak; karakteri müsait çünkü… Lakin dediğin gibi işin kıyısından döner muhtemelen; dönmez ise işini bitiren Arya bile olabilir. Zaten oyun eder ise Jon’a karşı eder, Arya da ona eder. :stuck_out_tongue:

Bakalım, Stannis ve Jeyne meselesinin ardında yatan ne; kuramlar doğru mu yanlış mı?; ben doğru çıkmasını isterim, Jon ve Stannis’in karşı karşıya gelmesi hoş olabilir. Adamın babasını bu herifin abisi öldürdü, kendisi de isyan zamanında çok masum değil zaten. :stuck_out_tongue:

Elbette Stark kanı yüzünden ama Yabanıllar büyük bir artı olacaktır.

Kabul etti sayılır; şu şekilde, hepsi değil. Mektup geldiğinde Çetinocak’a gitmek için hazırlanıyorlardı; Jon, Sur’daki Yabanılları ve Gece Nöbetçilerini salonda toplayıp, mektubu okudu ve güneye, Kışyarı’na at süreceğini söyleyip gönüllü istedi; Çetinocak vazifesini de başkasına devretti. Yabanılların bazıları gönüllü oldu. Zaten Jon, savaşmaya gitmiyordu; daha çok kurtarma operasyonuydu. Tormund vs. gitmemişti, salonda kaldı milletle içmek için, Jon dışarı çıktı; çığlık duydu ve bıçaklanma hadisesi oldu. Yani herkes hala Sur’da; bu yüzden ilk Sur POV’unda ciddi bir iç savaş bekliyorum; Jon yanlıları ve karşısında olanlar birbirine girer gibime geliyor. Tormund ve Val, bu olaya sessiz kalacak tipler değil; hem Jon’a borçlular hem de onu seviyorlar.

Ben savaş kararı alırsa Yabanılları da alır gider düşündüm, Mance için giderler herhalde. Bir de dizideki gibi damara basan bir iki laf söylerler vs. oldu bitti. :smiley:

Jon, dirildikten sonra Kara Kalpli diyeceğimiz bir ruh haline bürünecek gibime geliyor(çok sık vurgulanan bir ifade oldu son kitapta Tormund tarafından ona. Biliyorsun, ölmeden önce de Lady Cat için bir kereliğine de olsa vurgulanmıştı Taş Kalp meselesi ve durum ortada.). Jon’un Arya için gitmesine engel olabilecek aklıma yegane şey Çetinocak’taki Yabanıllar’ın durumu geliyor, dizideki gibi saldırı altında olabilirler vs. Zaten mevcut durumları da iyi değildi galiba, köle olarak Essos’a götürülenler de vardı. Fakat yukarıda değindiğim ruh hali yüzünden umurunda olur mu o an Yabanıllar, bilemiyorum işte. Bunun dışında Sur’daki iç dinamikleri sağlamak adına biraz oyalanabilir… Başka da artık ww saldırısı olmazsa ona engel olacak bir şey yok. Sur bu ya, ne olabilir ki? Euron, Doğugözcüsüne saldırmadığı sürece. (saldırıyormuş bir de ) :smiley:

Kitabın hemen başında döneceğine ben de ihtimal vermiyorum ama Piçlerin Savaşına ya da sonuna yetişse bari. :slight_smile: Yalnız bir de şöyle bir şey var, POV’lar hangi zaman aralığında geçiyor bilmiyoruz. Çünkü 6. Theon POV’unda gördük ki Stannis hala Karstark meselesini öğrenmemiş; oysa 5. kitap sonunda Jon mevta. Cersei, hazine başını yanlış hatırlamıyorsam 4. kitapta Braavos’a gönderiyor ama biz adamı 6. kitapta görüyoruz… Zaman algısı kesin değil kitapta; değişik. Yazar da bunu bir kitabında başında uyarmış zaten… Arya’nın dönüş sırasında Stannis’in Özgür Şehirlerden paralı asker toplaması için gönderdiği şövalye ile birlikte dönme ihtimali var. Bu birliklerin Piçlerin Savaşını göreceğini düşünüyorum.


#90

Bence Sansa gayet iyi durumda, komploya dahil olabilir ve katki da saglar. Ben buna hazir oldugunu, degilse de yakin zamanda hazir olacagini düsünüyorum, bir kitap sürmez gibi geliyor bana.
Evlilik iptali diye bir sey var. Ayrica Sansa ve Tyrion evliligi çesitli sebeplerden dolayi geçerliligini yitirmis durumda. Asoiaf evreninde evlilikler dini nikahlara benziyor, hatta tamamen dini nikah da diyebiliriz. Kari ve koca birlikte olmadiysa, birlikte yasamiyorlarsa, hiçbir sekilde hiçbir sey paylasmiyorlarsa o evlilik Tanrilarin ve insanlarin gözünde gerçek bir evlilik degildir zaten. Ama tabi bu durumu “onaylatmak” da gerek bir rahip’e basvurarak. Bu imkansiz mi? Evliligin iptali istenebilir.
Ayrica ben Kuzey’in de, Vadi’nin de Sansa hangi sartlar altinda Tyrion ile evlendigini bildiklerini, anladiklarini düsünüyorum. Bunun disinda, Kuzeylilerin planinda Sansa’nin basa geçme gibi bir durumu olmayacagina göre, onun Lady Lannister olmasinin da pek bir önemi yok su an. Ve Vadi’ye gelirsek… Onlari ikna eden Sansa olur, ama Vadi Sansa için savasmaz, Kuzey için savasir eger savasirsa. Daha önce de bahsettigim gibi bir sekilde bir taraf seçmek durumda kalacaklarina inaniyorum, sonuna kadar köselerine çekilemezler. Öyle bir niyetleri varsa da, Baelish tipki dizideki gibi bir çikar elde etme sansi görür ve ne yapar eder Vadi’yi bir sekilde savasa götürür; hele ki Rickon bulunamazsa ve bundan dolayi Kuzeyliler Jon’a yönelirse… Baelish savas sonunda bir dolaplar çevirip Jon’u saf disi birakmayi, gerçek bir Stark olan Sansa’yi öne sürmeyi ve tüm bunlardan kendi payina düseni almaya çalisabilir. Imkansiz mi? Ben böyle düsünmeyi seviyorum :smile:
Vadi’de LF oldugu sürece Vadi Lordlarinin politik oyunlarindan bir sey çikmaz. LF her zaman birkaç adim önde. Robin onun elinde + Harry Sansa’nin elinde…

:joy:
Akil edememekten degil de, belki kosullar, ittifaklar buna engel olmustur. Vadi ve Kuzey savas zamaninda birlikte hareket etmiyorlarsa, Vadi nasil ve daha dogrusu neden ordusunu gemiyle Vadi’den Beyaz Limana geçirsin? Ya da savas halindelerse… Kuzey veya Vadi, kiyilarina düsmanin gemilerle yaklasmasina ve karaya adim atmalarina izin verirler mi?
Ama bir ittifak varsa bunu yapabilirler.
Bir orduyu bir noktadan diger noktaya geçirmek için illa donanma sahibi olmalarina da gerek yok ki. O kadar komplo kuruyorlar, sanirim gemi kiralamayi da akil edebilirler eger öyle bir durum olusursa. Baelish bu isi gayet güzel halleder hatta :grinning:

Oyun etmesinler birbirlerine. Birlik olsunlar, valla kayafi yerim :smile:

Jon ve Stannis karsi karsiya mi? Jon biter böyle bir sey olursa. Karsisindaki Stannis sonuçta, adam Kral, ordusu var… Jon’un neyi var? Yabanillar mi kurtaracak onu? Ben kesinlikle karsi karsiya geleceklerini düsünmüyorum, ayni sekilde birlikte hareket edeceklerini de sanmiyorum.

Yine mi “sayilir”? Ah hayir! :smile:
Bu meselelerde sayilir diye bir sey olmaz, ya öyledir, ya böyledir.
Cetinocak vazifesini Tormund’a devretti ve bu vazife Gece Nöbeti için Arya meselesinden kat kat daha önemli. O yüzden Tormund yaninda çok adam götürecektir. Jon’un yaninda gidecekler ise, senin dedigin gibi gönüllüler… Kaç kisi olacaklarini bilemeyiz. Ben çok kalabalik olacagini düsünmüyorum.
Bence de ilk veya ikinci Sur POV’unda Yabanillar+Jon’a sadik olanlar ile Jon’a karsi olanlar birbirine girecek. En azindan bir konuda hemfikiriz :smile: Tormund gitmediyse iyi, ben gitti saniyordum, yanlis hatirliyormusum demek. Neyse önemli degil, ama cidden henüz gitmemis olmasi iyi olmus, çikacak olaylarda önemli rol oynayacaktir. Sonrasinda Cetinocak’a gider ama, oradakiler gerçekten zor durumda çünkü.

Yabanillar Mel’in yaktigi kisinin Mance olmadigini biliyorlar mi? Bunu sadece Tormund ögrendi diye hatirliyorum ben, belki Val de biliyordur. Yani birkaç kisi, önemli kisiler. Digerlerinin haberi yoktu herhalde.

Jon’da bir iki degisiklik olacagini düsünüyorum ama Kara Kalpli denmesine sebep olacak bir degisime ugrayacagini da sanmiyorum yaa, o kadar da degil. Cat’in olayi baska, onun yasadiklari çok farkli ve bence çok daha agir. Yani cidden, Cat’in yasadigi acilarin, ugradigi ihanetlerin yaninda, Jon’un basina gelen ne ki? Hafife de almiyorum tabi ama Jon’un degimisi de Catelyn’in degisimi kadar büyük olursa, ben bunu abartili bulurum. Catelyn günlerce ölü kalmis, sonradan diriltilmis; birde kadinin kayebedecek hiçbir seyi yok, tüm sevdiklerinin öldügünü saniyor, tek “yasama” sebebi almak istedigi intikam. Ben gerçekten onun durumunun çok farkli oldugunu düsünüyorum, dönüstügü kisiyi mantikli da buluyorum. Jon’un degisimi büyük olursa bunu mantikli bulmam açikçasi. Biraz daha sert, biraz daha acimasiz biri olabilir, o kadar. Bunda da ölüp dirilmesi kadar, yasadiklarindan ders almis olmasinin da payi olur.
Neyse bu yüzden ben Jon’un Sur’daki ve Sur’un Ötesinde sorunlari, zor durumlari bir köseye atacagini, öyle bir ruh halinde olacagini sanmiyorum. Baslangiçta neye ugradigini sasiracaktir tabi, bocalar, iyice içine kapanir. Dizide bu kismi çabuk geçtiler mecburen, ama kitapta en az 1, en fazla 2 POV boyunca Jon’un kafa karisikligini, altüst olmus psikolojisini okuyacagimizi düsünüyorum. Sonrasinda toparlanir, ona ihanet edenlerin cezasini verir, Tormund’u hala gitmediyse Cetinocak’a gönderir, ondan sonra kendi yolunu belirler ama öncesinde mutlaka Sur’daki meseleleri halleder.

Euron’un Dogugözcüsüne saldirma ihtimalinden Melisandre’nin görüleri yüzünden mi bahsediyorsun? Mel orada Jon’a yalan söylüyor gibi bir sey aslinda, yanlis hatirlamiyorsam gördügü yerin Dogugözcüsü olmadigini biliyor ya da bundan tam olarak emin degil aslinda. Biliyorsun Cetinocak çok büyük tehlikede su an ve oraya ulasmanin en kisa ve nispeten daha güvenli yolu Dogugözcüsünden geçmek. Mel Jon’u ve adamlarini oraya yönlerndirmek istiyordu… Her neyse o yüzden Mel’in o gördügü yerin Kalkan Adalari olmasi ihtimali daha yüksek. Bu görüden sonra Demirdogumlular oraya saldirmisti. Kalkan Adalari ne alaka, niye orayi görüyor diyorsan? Mel farkli farkli imgeler görmüstü, onlarin içinde Sur ve ötesi ile ilgili olanlar kadar Asshai ve kendi geçmisi ile ilgili, Bran ile ilgili ve hatta Dany ile ilgili olanlar da vardi. Karisik, farkli imgelerdi yani.

Haklisin, zaman algisi kesin degil. O yüzden evet, belki Piçlerin Savasi’na yetisir. Ama ondan önce gelmez, gelemez diye düsünüyorum. Birde ben daha önce de bahsetmistim, Arya’nin yolunun önce annesi ile kesisecegine inaniyorum nedense. Bu ihtimal oldukça aklima yatiyor, mantikli geliyor, birde tabi olmasini istiyorum. Bu durumdan Jon/Arya birlesimine göre çok çok daha fazla malzeme çikar, çok daha fazla ilgi çekici olur. Intikam atesi ile yanip tutusan anne-kiz’in bir araya gelisi… Düsüncesi bile heyecanlandiriyor :crazy_face:


#91

Sansa daha yeni geldi Vadi’ye; arada geçen süren birkaç ay daha, öncesine kadar pısırık bir şekilde -doğal olarak- köşesine çekilmiş, göze batmamaya çalışıyordu. Komplolara ha deyince girecek hale gelemez hemen, ben biraz daha zaman alacağını düşünüyorum. Bir kitap mı geçer yoksa kitabın yarısında mı olur bu, bilmem. Fakat o zamana kadar Piçlerin Savaşı olur gibi, bilemiyorum tam elbet. Diziye bakarsak 6. yılda olan biten meseleler biraz sığ sayılacak şekilde anlatıldı, zaten kitabın aynen aktarılmadığını da biliyoruz; doğal olarak kitapta gerçekleşecek olaylar diziden daha ayrıntılı ve daha fazla olacağı için kitabı bu savaş ile bitirmeyeceğini, 1. kısım sonunda ya da 2. kısım başlarında olacağını ümit ediyorum.

Bu arada yazar, kitabın 2 büyük savaşla başlayacağını söylememiş miydi? Biri Meeren , diğeri Piçlerin Savaşı(en azından biz öyle tahmin ediyoruz.). Öyle ise 1. kısımda olur bu iş. Yoksa kitapta 2 büyük savaş olacak diye mi açıklamıştı?

Evlilik tamama ermemiş ise ve bu kanıtlanır ise rahipler, evliliği kolayca sonlandırıyor ama bu, Sansa’nın açığa çıkması demek. Mevcut durumda yapmaz, kimliğini güvenle açıklayacağı zaman yapar. Benim merak ettiğim boşanma işini kim yapıyor? Yüce Rahip mi yoksa diğer rahipler de iş görüyor mu? Evlendiriyorlarsa boşatmazlar mı? Eğer Yüce Rahip ise Sansa bu imkanı bulamadan Cersei’nin dizideki gibi, hepsini patlatma olasılığı var. :stuck_out_tongue: Ha bir de şu an İnanç silahlanmış bir halde; Tyrion’ın ve Sansa’nın Joff meselesini unutma; yargılamak vs. isteyeceklerdir.

Kuzey veya Vadi lordlarının, Sansa’nın zorlama evliliğini anlamaları bir şey kazandırmaz. Neticeye bakmak durumundalar. Sonuç olarak bir Lannister olarak kabul edilmek zorunda; Stannis de biliyor şartları ama onu bu şekilde anıyor. Kışyarı başına onu koymaları gerekmez demişsin ama Robb’un mektubu ortalıkta yok; bu haliyle Sansa, Robb’un varisi konumunda. Robb da biliyordu şartları ama bu durumdan kaçmak için vasiyet yazdı. Ayrıca Sansa da “Ya ben şu an resmi olarak Lannister’ım, Kışyarı’nı Jon’a ya da Arya’ya vereyim.” demez, orayı ister. O kadarcık hırsı var. Ha Rickon bulunur ise Sansa zaten kuzey tarafında kaile alınmaz. Vadi lordları da onun için savaşmak ama kuzey için savaşır diyorsun, ben de savaşmaz zira hiçbir bağlılıkları yok diyorum. Ama lysa yüzünden ama başka sebep yüzünden Robb için savaşmadılar, zaten savaş, çıkar ittifakları olduğunda meydana gelir. Vadi’nin kuzeyden elde edeceği bir kazancı yok. Ha Sansa, Harry ile evlenmeyi kabul eder vs. hatta bu gerçekleşir ise bir ittifak doğmuş olur. Robin’in yaşıyor olması buna engel olmayabilir, sonuçta Vadi’nin varisi ile evlenmiş olur(tabi Tyrion ile evlilik meselesini halletmek gerek); Ned bile, Nehirova’nın savaşa katılmasını sağlamak için aceleyle Cat ile evlenip, ertesi gün savaşa gitti. Haneleri savaşa ikna etmek için öyle sempatiden fazlasına ihtiyacın var. Kolay mı bir savaş kararı almak? Elbette Vadi eninde sonunda savaşa dahil olacak ama bu, Piçlerin Savaşı için olmayacak. Kuzeyin iç savaşına katılmazlar, yukarıda bahsettiğim ittifak şekli olmazsa.

LF olduğu sürece bir şey çıkmasına gerek yok, oyunların dönmesi kafi. Doğal olarak vadi lordlarının asıl odaklandıkları bu oyunlar olur ki LF’den memnun değiller ve onu kaydırmak için fırsat kolladıklarına da şüphemiz yok. Daha adamlara kendini tam olarak kabul ettirememiş, bir de ağızlarından girer üstünden çıkar savaşa götürmeyi başarır mı diyorsun? LF çok zeki bir adam, doğru hatta zekasına hayran olduğum için sevdiğim bir karakter ama gözünde çok büyütme. Her şeye muktedir değil… Bunu başarana kadar konumunu sağlamlaştırırdı o zaman. :slight_smile:

Deniz yolu ile kuzeyi işgal etme fikrine sadece Vadi sahip olmak zorunda değil. Kuzey için yegane tehdit Vadi mi olmuş 8 bin yılık tarihte? Hangi gemiler? Kimlerden kiralayacaklar? Ben de onu diyorum sana; donanma yok ortada. Bir Greyjoylar var bir de şu bahsettiğim Valirya kanı sahibi aile ki onların son durumları ne bilmiyorum; eskiden dar denize hakimlermiş. Savaş zamanında gemi kiralayan bir kuruluş falan mı var da bilmiyoruz? :smiley: Yani mesele sadece akıl etmek değil, imkan bulmak. Ben de ordumu uçurarak her yere götürmeyi akıl erdirebilirim ama bu imkanım var mı? Mevcut teknolojide yok. :slight_smile: Bir de adamları sırf kuzey aşkı için savaştırdığın yetmedi, gemi kiralatarak hazinelerini de boşaltıyorsun. :smiley: :smiley: :smiley: Heee bak dizide Robin, Sansa “kuzenim” diyerek, yardım etmeye ikna edilmişti; belki aynı şey Arya ismi kullanılarak olabilir. Fakat Robin, onu hiç görmedi ve duygusal bir bağı da yok, kitapta da yaşı daha küçük ve dengesiz; olmayabilir. Hatta o böyle bir emir verse bile vadi lordları yerine getirmemeyi seçebilir, sonuçta LF yüzünde şu kartal tepesini kuşatmışlardı ve açlıktan ölmeye terk etmişlerdi de Robin’in varlığı, emirleri vs. bir fayda vermiş miydi? Hayır. Kimse deli bir bebe emir verdi diye savaşa gitmek istemez. (kendim fikir atıyorum, kendim çürüyorum ya :slight_smile: )

Bilmem artık, Sansa bu; çocukluğundan beri kendi çapında hırsları olan biri. Hırslar, yaşla birlikte büyür ve kızın şansına da çevresinde kendisinden kat ve kat daha hırslı insanlar vardı.

Şöyle düşündüm; savaş gerçekleşir, kazanırlar. Stannis ordusunun büyük kısmını bu savaşta kaybeder. Jon, mektup olayının aslını öğrenir ve hesap sorar, siye la diye çeker atar yapar(biraz kendi tiyatral yorumumu kattım :smiley: ), kuzey lordları da destek olur; tıpış tıpış gider. Sen yabanılları hafife mi aldın az önce? Kı oğlanın elinde 200 dev var, 200… Yoksa yanlış mı hatırlıyorum? Okuyup çüş diye tepki verdiğimi hatırlıyorum da ondan. :smiley:

Şurada değindim Jon’un dirilmesi ve ruh hali meselesine; Jon Snow Nasıl Dirilecek? ve Karakter Değişimi?

Ben Cat gibi olacağını söylemek istemedim, Kara Kalp dedim, Taş Kalp değil. :smiley: Başlıktaki yazımdan alıntı yapayım.

Bildiğiniz üzere yazar, Beric Dond.'ın ölümünden bahsederken artık bu kadar dirilmesinin ardından her defasında daha az insan olduğunu, nefes almadığını, damarlarında kanın pompalanmadığını ve geçmişini unutmaya başladığını belirtmişti. O buz yerine ateşle diriltilmiş bir yürüyen ölü. Ayrıca Jon’un ölümünün Cat’in ölümüne benzer bir travmada olduğunu da söylemişti. Bu durumda Jon’un dirildikten sonra daha karanlık ve soğuk bir ruh halinde görme ihtimalimiz var gibi? Dizide bu değişim hiç olmadı, bildiğiniz gibi. O yüzden öldürüp diriltmek çok gereksiz oldu, sırf heyecan ve şok yaratmak için kullandılar dizide.

Buna dayanarak daha karanlık bir ruh hali ve acımasız bir kişilik bekliyorum ama Cat gibi de değil.

Sur’da gönüllü isterken yaptığı konuşmada mektubu okumuştu, yani orada bulunan Yabanıllar, Mance’nin yaşadığını biliyor. Bu yüzden gönüllü oldular zaten, yoksa Jon’un kardeşi için neden gönüllü olsunlar ki? Bu bir kurtlarma operasyonuydu; Arya ve Mance için.

Olan bitenden sonra Çetinocak meselesi ne kadar gündeme gelir, akıllara gelir mi… öncelik verilir mi bilemeyeceğim artık. İhtimal veriyorum ama yine de belli olmaz. Bakarsın dizideki gibi Jon da gider ve ilk kez ww ile karşılaşır. Yalnız burada gene parantez içinde Arya, Jon’un önceliği olur diyorum; bu yüzden Sur’a gelir ise ancak gitmeyi düşünür Çetinocak’a yoksa derdi Arya’yı bulmak olacaktır.

Sonunda ortak bir görüşte buluştuk, şükür. At bir yere çentik. :smiley:

Arya, Braavos’u terk eder ise bu doğrudan Sur’a gitmek için olacaktır, zira gideceği başka yer yok. 1. kitaptan beri Jon’un yanına gitme derinde kız, Braavos’a gittiğinde bile; hatta yolculuk sırasında geminin Sur’a gideceğini sanmıştı ama kaptan, reddetmişti. Haritaya şimdi baktım, oradan doğruca Sur, en kestirme ve mantıklı yol. Zaten tahminlerim doğru ise Stannis’in paralı askerleriyle gelir kuzeye. Bu yüzden Sur ya da Kışyarı yakınlarında bir yere gitme şansı var(artık o anki şartlar, imkanlar, ne duydu öğrendi karar verdi gibi şeylere bağlı olarak değişebilir veya yine de doğruca sura gidebilir jon için.). İkizlere gitmesi için ‘intikam’ arzusu yeter de artar bile, doğru ama yazar, bu vazifeyi halihazırda Taş Kalbe verdiği için Arya’yı tekrar o yola sokacağını sanmıyorum. Arya döner ise artık kuzey hikayesine adım atar diye düşünüyorum. Oyalanmasın zaten artık güneyde, yeter yani :smiley: Hem Cat’in bence şu sıralar Jaimie Lannister ile görüşülecek bir hesabı var, İkizler bir süre daha bekler. :smiley:

Euron meselesini salladım ben, Mel’in orada bahsettiği şeyin ne olduğunu bile anlamadım ki zaten. :slight_smile: He aklıma gelmişken bir şey soracağım. Mel. Jon’un isteği üzerine Arya’yı görmek için tekrar ateşlere baktığında birbirine şehvetle sarılmış vs. bedenler görmüştü, bunun neyi işaret ettiğini veya etmiş olabileceğini düşünüyorsun? O zamandan beri kafama takıldı; niye böyle bir şey yazsın ki yazar, diye düşündüm. Öylesine yazıp geçmemiştir herhalde?


#92

Sansa Kiliçlarin Firtinasi’ndan beri Vadi’de, ve o zamandan beri Petyr tarafindan egitiliyor. Birkaç aydan daha uzun bir zaman geçtigine eminim.
Ben zaten Kis Rüzgarlari’nin hemen basinda komploya dahil olur demiyorum, olursa kitabin yarisinda sonra dahil olabilir. Piçlerin Savasi için ise kitabin sonuna dogru olur diyorum (sonu degil, tekrar belirteyim, sonuna dogru), anca toparlanir gibime geliyor hikaye.

Kitabin iki büyük savasla baslamasi bana imkansiz geliyor. Piçlerin Savasi için… Jon dirilecek, olaya dahil olacak falan filan. Meereen savasi için ise, önce Dany’nin Dothrakilerden kurtulmasi gerekiyor.
Kitapta iki büyük savas olacak demistir muhtemelen.

Tamam iste evliligini iptal etmesi ile kimliginin açiga çikmasi zaten o durumda birbiriyle baglantili iki olay olur.
Benim anlatamadigim nokta su : Sansa Kuzeyliler için basa geçecek kisi olmayacak. Yani dolayisiyla Lady Lannister olmasinin o noktada bir önemi de yok. Ama Sansa bir Stark her seye ragmen ve onun varligi önemli.
Rickon daha ölmedi. Jon ile ilgili mektup ise ortalikta yok ama bir yerden çikmayacagi konusunda da emin degiliz. Ya da diyelim ki Rickon ölecek, mektup ise hiç ortaya çikmayacak… Neler olacagini bilmiyoruz ki. Her sey birden degisebilir. O yüzden simdiden hemen hemen kesin tahminlerde bulunmamiz yanlis olur.
Sansa elbette tahmin ettigimiz kisiye dönüsürse Kisyari’ni ister. Hele ki Rickon ölürse bu onun hakkidir zaten. Ama dedigim gibi olaylar nasil gelisecek bilemiyoruz su an. Ve Kuzey Komplosunda öncelik Rickon’un bulunmasi. Rickon olmazsa nasil olur bilmiyorum ama bir sekilde Jon’a yönelirler. Onlarin planlarinda Sansa yok henüz, belki de onu basa geçirmek hiçbir zaman planlari arasinda olmayacak ama neredeyse eminim ki Sansa bu olaylarda önemli bir yere sahip olacak.
Vadi’nin savasa girmesi tamamen baglilikla, sevgiyle ilgili degil. Daha önce de söyledim, benim kafamdaki senaryoda isler öyle bir noktaya gelecek ki Vadi ister istemez bu savasa dahil olacak. Nasil olur bilemem, orasini tahmin etmek zor, bu yüzden zaten bu hikayeyi bu kadar seviyoruz :grinning:

Su anki durumda LF Vadi’yi savasa götüremez, bu çok dogru. Ama su anki durumda! Yine ayni seyi yapiyorsun :smile: Mevcut durumlar, kosullar, sartlar üzerinden gelecegi belirleyemezsin. Hele ki içinde LF gibi bir adam varsa. O yüzden ben “$u $udur, bu budur” demeyi sevmiyorum. Sansa’nin kimiliginin açiklanmasi bile olaylarin seyrini büyük ölçüde degistirebilir.
Ben hiçbir zaman Vadi lordlarinin LF’e güveneceklerini, onu kabul edeceklerini söylemedim, onu da belirteyim. Yani kilit nokta bu degil, bu olamaz. Ama olay bir hale gelir ki, Vadi lordlari LF’in söylediklerini yapmaya mecbur kalabilirler, veya LF onlari alir istedigi yere koyar ve farkinda bile olmazlar. Koskoca haneleri birbirine düsürüp savas çikaran adam bu, Vadi ile mi oynayamayacak?

Senin anlamadigin ya da benim anlatamadigim su… Ortada bir ittifak olacak. Dolayisiyla Vadi Kuzey’in onayiyla ordusunu denizden geçirip Kuzey kiyilarina getirebilir. Bana sadece sunu söyle… Imkansiz mi?
Kimden mi kiralayacaklar? Özgür Sehirlerden! Lys, Myr, Braavos… Elbette ki Greyjoylardan veya Velaryonlardan ya da donanmaya sahip herhangi bir Westeros hanesinden bunu isteyemezler, bu aptallik olur. Özgür Sehirlerden kirararlar dedigim gibi, hiçbir sorun olmaz, sonuçta bu gemilerle savasmayacaklar, sadece ordularini bir noktadan diger noktaya geçirecekler. Böyle bir imkan var Martin’in yarattigi evrende. Aklima gelen ilk örnek; Ned’in kizlarini, kendisini ve kalan tüm adamlarini Kuzey’e götürecek bir gemi kiralamis olmasi. Gemi Özgür Sehirlerden birinden gelmisti Kral Topraklarina, Ned kaptanla anlasmisti falan filan. Yani var öyle bir durum. Giderler, ne bileyim, Braavos’a, birkaç kaptanla anlasirlar. Tabi öyle olacak demiyorum, bu olur da Vadi komploya bir sekilde dahil olursa, ordularini Moat Cailin disindan Kuzey’e nasil geçirirler sorusu için benim aklima gelen bir cevap. Son olarak para konusuna gelirsek… O isi elbette Kuzey halleder, niye Vadi kiralasin gemileri? :smile: Ama ayarlamalari LF yapar öyle bir durum olursa. Neyse bak bunlar sadece olasiliklar, hatta olasiliklardan var olan olasiliklar :smile: Ben ciddi ciddi bunlarin olacagini söylemiyorum, bunlar teori degil. Ben sadece fikir üretmeyi, senaryo yazmayi ve detaylandirmayi seviyorum; yaptigim bu. Böyle olacak diye bir iddiam yok.

Yabanillari, karsilarinda disiplinli ve düzenli bir ordu varsa elbette hafife alirim. Stannis’in kat kat daha az adamla Yabanillari nasil ezdigini unutmayalim.

Kara Kalp, Tas Kalp… Ikisi de iyi degil sonuçta :smile:
Benim demek istedigim, Jon böyle bir lakaba uygun görünecek kadar degismez bence. Abarti olur, cidden.
Alintida söylediklerine kismen katiliyorum. Jon daha karanlik, soguk bir ruh halinde olur ama çok belirgin bir sekilde de degil. Beric defalarca ölüp dirilmis, onunla karsilastirilamaz bile. Cat ile benzerlik var evet, ihanete ugradilar, benzer bir tavma yasadilar ama Cat’in yasadigi gerçekten çok daha agirdi. Birde onun dirilmesi kolay olmadi; Beric Catelyn’i birkaç gün sonra buldu, onu diriltebilmek için kendi canini verdi, Catelyn’in yaralari iyilesmedi falan… Jon’un dirilisinin böyle zorlu geçecegini sanmiyorum ve bence yasanan travma kadar bunun da insanin üzerinde etkisi var diye düsünüyorum.
Neyse yani özetle, senin de dedigin gibi, degisir ama Cat gibi de degil.

Ben zaten “haberleri yoktu!” demedim, “haberleri var miydi? ben oralari hatirlamiyorum” dedim :smile:
Tamam, bilgi için tesekkürler. O halde evet, Mance için Jon’a katilirlar. Ama yine de sayilarinin çok önemli olacagini sanmiyorum. Mance’a çok güveniyorlardi, çok saygi duyuyorlardi, onlari kurtaracak adam gibi görüyorlardi ama Mance bir sekilde onlari hayal kirikligina ugratti. Özgürlük dedi ama esarete benzeyen bir duruma sürükledi. Hala tabi Mance’i seven, sayan vardir, bunlar Jon’a katilirlar ama iste çok kalabalik olacaklarini sanmiyorum öyle bir sey olursa, yani güneye inme plani hayata geçerse.

Cetinocak gündeme gelir tabi. Kaç kisi var orada! Hem Gece Nöbetinden adamlar, hemde çok sayida Yabanil var. Sur’da olanlar yüzünden onlar unutalacak mi? Jon o kadar da insanliktan çikmaz herhalde, önceden karar verdikleri gibi Tormund’u gönderir oraya, tabi baska haberler gelmezse Cetinocak’tan, durum degismezse.
Jon’a gelirsek… Önceligi elbette Arya olur, hele ki bu saatten sonra. Ölüp dirildigine göre, tipki dizide oldugu gibi, yemini artik geçerli degil. Yani Gece Nöbetini birakabilir ve yine dizideki gibi bence birakmak isteyecektir, o kadar seyden sonra devam edebilecegini sanmiyorum. Tabi önceki yorumumda da dedigim gibi, yarim kalan meseleleri halleder. Ondan sonrasi tek derdi Arya olur, onun Jeyne oldugunu ögrendigi an’a kadar… Ondan sonra gitmek, her seyi geride birakmak isteyecegini ama tam o sirada kendini Kuzey komplosu olaylarinin ortasinda bulacagini düsünüyorum.

Arya Braavos’u terk ederse “hiçkimse” olamadigi için terk eder zaten. Kim oldugunu, ailesini, intikamini unutamadigi için. Ve durum böyleyken sence Sur’a mi gider? Ben vazgeçemedigi intikam isteklerinin pesine düsecegini tahmin ediyorum.
Jon’un yanina gitme derdi eskidendi, Westeros’da gidebilecegi baska hiçbir yer olmadigini düsüngü, henüz küçük bir kiz oldugu zamanlardi. O zamandan bu yana çok sey degisti.
Ben Sur’a gidecegini sanmiyorum, gitse bile Jon’u bulamaz ki orada. Jon çoktan gitmis olur. Ben Braavos’a dogru yola çiktigi liman’dan Westeros’a dönüs yapacagini ve ondan sonra Kral Topraklarina yönelecegini ama sonradan vazgeçip Nehir Topraklarina gidecegini düsünüyorum.
Frey intikami için yazar görevi Cat’e verdi diyorsun ama intikam almak isteyen Arya’yi sirf bu yüzden baska bir yere göndermez ki, mantiksiz olur bu. Arya için en önemli konu olan intikamlari “Yaa o is Cat’de zaten” deyip ikinci plana atmak olur. Martin, hikayeyi kendiliginden aktigi yöne göre yazan bir yazar. Arada sirada taslar dizip dönüm noktalarini belirliyor ama hikaye sonrasinda akip gidiyor kendi basina. Bu yüzden bu kadar güzel zaten, Martin hikayeye akip gitme izni verdigi için. Asoiaf’da Martin’in istedikleri mi oluyor? Yoksa yaratilan hikayede olmasi gerekenler mi yasaniyor? Ben olmasi gerekenler yasaniyor diyorum, Martin’in istekleri de devreye giriyor elbette, dedigim gibi dönüm noktalarini belirlemek ve ayrica tazelik katmak için, ama geri kalani için hikaye karakterleriyle, durumlariyla olmasi gerektigi sekilde akip gidiyor iste… Bana hep bu sekilde yansidi. Dogal olarak intikamindan vazgeçmeyen bir Arya, intikaminin pesine düsmelidir, çünkü olmasi gereken budur.

Öncelikle sunu bir belirtelim… Mel Jon’un istegi üzerine ateslere bakmis olabilir ama Mel’in gördügü her seyin Arya ile ilgili oldugu anlamina da gelmez bu. Üzgünüm :smile: Nereye baglamaya çalistigini biliyorum :smile:
Mel orada birbirinden bagimsiz, çok farkli seyler görüyor. Arastirmistim ve yazmistim bunlari viki’ye; link vereyim.
Burada (Mel’in bu imgeleri 5.3’de)


#93
  1. kitap ile 5. kitap arasında geçen zaman süresi ne kadar, onu iyi hesaplamak gerek. Jon 5. kitapta 16 yaşında (muhtemelen 6. kitapta 17’ye girer.); Sansa’nın Vadi’de geçirdiği sürenin en fazla yarım yıl olduğunu düşünüyorum. Çünkü Tyrion, Essos’a gidiyor vs. Gerçi orada son yaşadıkları gene zaman olarak belki Jon’un dirilmesine falan denk gelir, belli mi olur; yazar bu. Yani aslında biz tahmin etmeye çalışıyoruz ama zaman, çok belirgin değil; bir pov’da savaşın 3. yılı tamamlanmış iken bir diğerinde tamamlanmasına bir iki ay olabiliyor. Yine de geçirdiği süre bana çok uzun gelmedi; Vadi’ye gitti, bir süre sonra da kadın öldü ve aşağıya indiler bir zaman sonra da… Aslında bunlar olurken hep kış ayında idiler, kar falan vardı. Orada bu tarz mevsim geçişleri kaç zamanda bir oluyor bilmem ama bu biraz fikir verebilir. O zama 6. kitap 2. kısmında komplo bekliyoruz Sansa’dan. O kadar eğitim alıyor, bir şeyler yapsın. :smiley:

Kafadan başlar manasında değil, yani 1. kısmında gerçekleşir belki diye ama evet, çok hızlı ilerler o zaman her şey, olmaz. Meeren 1. kısımda olur, kuzey savaşı 2. kısımda olur o zaman.

Tahmin etmesi zor olabilir ama imkansız değil kanımca.
Rickon meselesini Manderly ortaya atıyor; diğer lordlar arasından kim ona katılmış bilmiyorum ama dediğin gibi o bulunmaz ise (ya da vaktinde bulunmazsa) doğrudan Jon’a yönelebilirler ki mantıklı olsa da biz açısından piç diye acaba? sorusunu soruyorum… Gerçi Stannis için piç kimliği önemli olmamıştı, Ned’in oğlu olması dolayısı ile lordları yanına çekebileceğinden emindi… Şimdi tamam, başka olasılıklar vs. düşünmek gerek; beklenmeyeni bekleyeceksin vs. de bütün bunlar gene mevcut durumlardan yola çıkartılarak yapılır. Çünkü olaylar örgüsü bir anda gökten zembille inen sebeplerle değişmez, önceden gerçekleşmiş veya gerçekleştirilmesi planlanan olayların AÇIKLARI/RİSKLERİ yani komplikasyon diyorlar ya doktorlar, böyle sebeplerle olur dediğin değişimler. Bu yüzden vadi bir anda kendini bu durumda bulacak ama nasıl bilmem dersen ikna edici bir sav olmaz, kafaya da yatmaz. Ha belki dediğin gibi hiç hesaba katamadığımız bir şey olabilir ama söylediğim gibi çıkış noktan doğru olmalı, sağlam olmalı. Neden? Olaylar sebepsiz yere olmaz çünkü. Ben de sebeplere/temellere bakan biriyim, yazar bizi şok eder bir anda diyerek yaklaşırsam her olaya o zaman olaylar üzerine tartışmanın manası yok, sihirli değnek değecek, gerçekliği değiştirecek olayı olur.

Şimdi LF’nin Vadi lordlarını ikna etmenin yolları ne olabilir? Bunun üzerine tartışabiliriz ama bilemeyeceğimiz ya da şu an aklımıza gelmeyen şekilde içine sokacak dersek olmaz. Havada asılı kalır, irdeleyeceğimiz bir şey olmaz. Bazı uyanıklar 5 kitap boyunca olan ipuçlarına bakıp serinin nasıl biteceğini bulmuş, asla tahmin edemeyiz, şok oluruz diye yaklaşırsak biz bulamayız elbet. :smiley: Yazar, olacakların ipcunu serpiyor yani aslında :stuck_out_tongue: Temelsiz bir şey olur ise o zaman “bu ne ya? nasıl oldu şimdi? ne alaka?” der tatmin olmam ben. Temel olmalı. Bu temel minnacık bir şekilde de atılmış olabilir, ben o an gözümden kaçırırım ama sonra olay olunca heee derim.

Bu evrende lordların hırslı olduğunu, politik oyunlar içerisinde debelendiğini, mevcut savaş yüzünden zaten dengelerin altüst olduğunu ve herkesin bu durum içerisinde kendine yer kapıp diğer yandan dengeleri kendi lehlerine oturmaya çalıştığını biliyoruz. LF de Vadi lordları da bu denklemin içinde; aralarındaki sürtüşme sebebi zaten bu. LF, dışarıdan gelen biri olarak bile zaten sevilmiyor; karakter olarak da hiç haz edilmiyor. Ne yapar da hakimiyetini sağlayıp, lordların elini kolunu bağlayabilir? ‘Vadi Koruyucusu’ unvanına sahip biri olarak Robin ölürse, bu konumu kaybeder. Sansa’yı kullanarak Harry üzerinden manipülasyonlara başlayabilir ama önceki konumundan daha sağlam bir konumdan ziyade bir adım geri düşmüş olur. Bundandır Harry meselesini Robin’in ölmesi durumunda yedek tertip olarak tutuyor, diye düşünmekteyim. Tamam, senin dediğin gibi Robin’in dengesizliği sıkıntılı olabilir ve Harry’yi Sansa’a aşık ederek kontrol etmesi daha kolay gibi olabilir ama Robin, yine Sansa’nın kontrolünde şu anda bile ve zaten politik tüm işlerden uzak tutuluyor; yani LF, lordların izin verdiği ölçüde istediği gibi at koşturuyor ve bu etki alanını arttırma derdinde. Zaten Robin’in de çok gücü vs. yok, farkındayız bunun değil mi? Yukarıda da demiştim; Kartal Yuvası bu oğlana rağmen lordlar tarafından kuşatıldı ve LF, ikna edene kadar kaldırmadılar.

Benim aklıma sadece Sansa aracılığı ile bir evlilik geliyor Vadi’yi ikna etmek için; bir söz bile olabilir. Rickon’u ölü bildikleri için Sansa ile yapılan bir evlilik, kuzeyin de Vadi lordu tarafından yönetilmesi demek olacaktır; eh, zaten herkes neredeyse, bunun için uğraşıyor. Bunu Robin üzerinden yapabileceklerinden emin değilim ama çünkü kontrol edilmesi çok kolay biri ve herkes ölecek gözü ile bakıyor; burada gene devreye Harry sokulabilir. LF’nin aklında da bunlar var bence, Kışyarı, onun gözünde tamamen gözden çıkartılmış bir ödül olamaz. Peki, bu olasılıklar ne zaman oluşur ve meydana gelir vs. işte kestirilmesi mümkün olmayan kısım burası; yazar ne zaman isterse.

Gemi kiralama meselesi uzun iş ama… Braavos’a git gel kirala sonra bunları taşı… Bir de bu konuyu önce manderly’ler ile görüş… Aylar sürer… O zamana kadar kuzeyde son savaş gerçekleşir; zaman sorunsalım gene burada devreye giriyor. Kuzeyde de ne para vardır ha :smiley: Ben o kısmı biraz şaka mahiyetinde söyledim ama ciddiyet payı da yok diyemem; Vadi’nin neden kuzey için savaşmayacağını söylemek istedim; eksiler çok ama artılar yok. Kayıp çok ama kazanç yok. Bu evrende sempati için x hane y hanesi için savaşmaz. Kuzey, kuzey için; vadi vadi için savaşır… Ha varsa evlilik gibi bir kan bağı, o zaman da onun için… 16-17 yıl önce gerçekleşen isyanın temellerinin aslında önceden atıldığı ve bu evlilikler ile oluşturulduğu söyleniyor ki ben, buna inanıyorum. Zaten son kitapta Theon pov’unda Lady Dustin bize biraz çıtlattı meseleyi.

Orası öyle, disiplin her daim üstün gelecektir. Benzer bir örnek Dothrak ve Lekesizler savaşı için de geçerliydi… Yalnız Stannis’in karısı ve kızı Jon’un elinde. Başlı başına Stannis’i alt etmeye yeter. :stuck_out_tongue:

Ben de zaten Cat gibi olacak demedim; yazarın söylediği sözden yola çıkarak onun bir alt modeli olacak dedim. Fakat senden farklı olarak daha belirgin olabileceğini düşünüyorum; öyle asam kesem çizem biçem havasında değil elbette. :slight_smile: Dirilmenin hafızada kayba yol açtığını biliyoruz, her defasında mı geçmiş yavaş yavaş siliniyor yoksa Beric’in durumuna özel bir etki mi bu? Acep Jon’da da bazı geçmiş şeyler silinir mi ki? Anladığım kadarıyla bu olay, her dirilişte yavaş yavaş oluyor.

Mance nasıl oldu da Mel.'i ikna etti yanmamak için, onu merak ediyorum. Mektup meselesi doğru ise o zaman Stannis başından beri yaşadığını biliyordu da komploya dahil mi etti yoksa sonradan öğrendi de mi onun ismini kullandı vs. diyeceğim ama o zaman Kışyarı’na gittiğini vs. biliyormuş ki mektuba yazmış. Sonradan ise Mel. söylediğinin aksine Stannis ile görüşüyor muydu hep? Arıyor ama bulamıyordu povlarında… Lakin 6. kitapta gördüğümüz kadar komplosunu yapmış gibi “öldüğüm haberlerini duyabilirsin, doğru bile olabilir…” Bu kısımdan da irdelenecek çok şey çıkar ha hihih

Gece Nöbetçileri ağzını açmaz bence, adamların zaten en başından beri rahatsız olduğu bir olay bu. :smiley: Tormund vs. halleder bu kısmı dediğin gibi; Jon’un ruh halinin nasıl olacağına bağlı ama işte. :stuck_out_tongue: Ben de Jon’un Arya için komploya dahil olacağını düşünüyorum.

Kim oldugunu, ailesini, intikamini unutamadi ise o zaman ‘noone’ olmuyor işte; Arya Stark oluyor ve Arya Stark, en son bıraktığımda hala abisini anıp, özlüyordu. Çocukluğu çoktan bitmişti yani…Braavos’a gidip eğitime başladığı zaman kaçan gece nöbetçisini gördüğünde onunla sur’a gitmeyi düşünüyordu ama asla dönmeyeceğini duyunca öldürdü. Bu kız her ne kadar intikam ateşiyle yanıp tutuşsa da her şeyden önce kayıplarının acısını hala yaşayan biri, bu yüzden intikama aç bir halde; onun gözünde hayatta kalan tek ailesi abisi. Bunca zaman yalnız yaşadı ve her insan bundan bıkar usanır; doğruca Jon’u bulmak için harekete geçip, intikamı beraber almak da isteyebilir…Ben öyle yaparım, yaşayan tek aileme tutunurum ve birlikte hareket ederim… Jon’un gidip gitmemiş olması Arya’nın ne zaman orayı terk edeceğine bağlı olarak değişir; dediğim gibi zaman konusu belirsiz olduğu için yazar, bu olayı rahatça ayarlayabiliyor. Yani ikisini surda buluşturmak istiyor ise (ben öyle olduğuna inanıyor, temenni de ediyorum) o zaman halleder… O zaman şunu soracağım; Kralın Şehrine gidip, listesinin başındaki kadını öldürmek varken neden İkizlere gitsin? KL’de en az 3 kişi var öldürmek istediği; Cersei, cellat ve dağ.

Ahaha uyanıksın vesselam :smiley: ahahaha ama cidden kimi görmüş olabilir ki? ya da önemi var mı? öylesine bir şey yazacağını sanmam; kehanet sonuçta bu. Verdiğin yerde bu konuda yorum yok, sadece kanatlı gölge kısmına yorum var…

Sise dönüşen kafatası suretinde gölgeler; Şehvetle birleşmiş, kıvranan, yuvarlanan, birbirlerini kavrayan bedenler; Ateş perdelerinin ötesinde, mavi gökyüzünde daireler çizerek dönen kanatlı gölgeler

Bunlar tek bir bütün olarak mı ele alınmalı yoksa her biri farklı bir şeyi işaret ediyor olabilir mi? Bu sayfayı okumuştum önceden, ellerine sağlık bu arada… :slight_smile:

‘gölgeler’ kısmının ölüleri işaret ettiğini düşünüyorum aslında, çünkü Yamalıyüz’ün sözlerinde de onlara değinilmişti?

Gölgeler dans etmeye geldi lordum, dans etmeye lordum, dans etmeye lordum. Gölgeler kalmaya geldi lordum, kalmaya lordum, kalmaya lordum

Bu durumda 1. kısımdaki kafatası gölgeler vs. dediği ww’ler vs. iken kanatlı gölgeler belki ölü ejderhalar ya da onların tarafındaki buz ejderhaları olabilir mi? wwleri kast ediyor ise şehvetle birleşme vs. meselesini bağlayamadım ama…


#94

Yarim yil olmustur evet, ama daha az degil. Zaman konusunda bir netlik, pov’lar arasinda bir uyum olmasa da, 2 kitapta sadece birkaç ay (ki bu kulaga 2-3 ay gibi, kisa bir süre gibi yansiyor) geçmemistir, daha fazladir.

Biri birinci kisimda, digeri ikinci kisimda olacaksa, bence de ilk kisimda Meereen olur. Böylece ikinci kisimda Kuzey’deki savas islenirken ayni zamanda bir yandan da Daenerys’in Westeros yolculugunun hazirlanisini, hatta belki Genç Griff ile ilgili ilk duyumlari almasini okuruz.

Rickon meselesini ortayan atan Manderly olabilir ama herhangi bir isim de degil ortaya attigi. Fikir ondan çikmis olsa bile, komploda yer alan diger Kuzeyliler de buna burun kivirmamistir ya da isteksizce yaklasmamislardir.
Bence Jon’un piç olmasi sorun yaratacak, yani homurdanmalar, hosnutsuzluklar olacak ama bana öyle geliyor ki nihayetinde o noktada seçici olma lükslerinin olmadigini, piç olsa da Jon’un sonuçta Ned’in kanini tasidigini düsünecekler, anlayacaklar. Sansa bu konuda etkili olabilir ama samimiyetle mi? Yoksa “dereyi geçene kadar ayiya dayi demem gerek”, “haneme ait olani alayim bir sekilde, sonrasina bakariz” düsüncesiyle mi? Iste orasi merak konusu :smile:
Aslinda Stannis için piçler gerçekten önemsiz, ve onlara karsi hiçbir sempati beslemiyor bu adam. Onun için piçler zelil bir birlikteligin ürünü. Ama Kuzey’e hakim olabilmek için, Kral olarak mesrulastirabilme imkani olan Jon onun için bir avantaj, bir sansti. Yani kendi çikarlari söz konusu oldugunda bir piç olan Jon onun için degerliydi ve hala da öyle.

Ben hiçbir zaman var olmayan bir durumdan ihtimaller yaratmadim. Mevcut durumun dönüsebilecegi nokta üzerinden analizler yaptim. Benim bakis açima göre Vadi kendini Piçlerin Savasinda bulabilir. Bunu düsünmemin sebebi Sansa ve Baelish. Eger onlar olmasaydi kesinlikle “Vadi Kuzey’e katilir” demezdim, ne alaka? Ama Sansa ve Baelish buna bir sekilde vesile olacaklar gibi hissediyorum. Ve bunun nasil olabilecegini daha önceki yorumlarimda birkaç kez anlattim. Bunun için zemin var yani bana göre, damdan düser gibi bir olay olmaz, ince ince islenir ve o noktaya gelebilir olay. Kesin konusmuyorum, ama benim kafama yatiyor, gerçeklesme olasiligi oldugunu düsünüyorum.

Daha önce de dedim, LF’in Vadi Lordlarini ikna etmek gibi bir zorunlulugu olacak diye de bir sey yok. Yani olabilir de, olmayabilirler de. Cok baska sebeplerden, durumlardan dolayi Vadi lordlari bunu kabul edebilir. Is LF’den geçer ama onda mi biter? Unutmayalim ki Robin onun elinin altinda, Sansa’dan dolayi varis Harry de öyle. LF kendi istekleri, çikarlari dogrultusunda insanlari daha önce de kullandi, simdi de kullanir.
Ve inan bana temel var. Sansa’dan dolayi var. Jon’dan dolayi var. Ve nihayetinde LF’in hep daha fazlasini isteyen biri olmasindan dolayi var.

Sen de iki paragrafta Vadi’de karmasayi, belirsizligi anlatmissin. Sessiz bir kaos ortami var. Dolayisiyla neyin nasil sonuçlanacagini, olaylarin ne yöne dogru gidecegini bilemeyiz. Ama ben sunu biliyorum… Kaos ortamlari Baelish’in ortamlaridir. Sadece idare etmez, yönetir de. Gerekirse kaos içinde kaos bile yaratir. Nefret ediyorum adamdan ama kurnazligina, is bilirligine de hayranim. Ortaligi daha çoook karistiracak. Martin’in taht oyunlarindaki en önemli karakteri bu adam, en güçlü silahi gibi bir sey. Taht oyunlari Baelish ile yaratiyor Martin, olayin en önemli noktasinda hep bu adam var, yoksa bile bir noktada ucundan dahil oluyor. Bu karakter Vadi’de güç oyunlariyla harcanmaz, bu karakter taht oyunlarini etkileyecek olaylara dahil edilir. Ve o olaylardan biri Kuzey’deki durum.
Yani ben sadece hikaye üzerinden degil, yazarin olasi kurgusal planlari, taktikleri üzerinden de degerlendirme yapiyorum. Baelish joker gibi karakter yaa, bir iki bir sey yaz ve al istedigin yere koy adami :smile:

Git gel kirala falan filan olmaz ki. Git ve gemilerle gel, olay bu :smiley: Böyle bir sey olursa bu karari almak da uzun sürmez, yani gorüsmeler falan… Ne yani? Alti üstü gemi kiralama. Bunu beceremeyeceklerse, aylarca bunda takili kalacaklarsa hiç komplo isiyle ugrasmasinlar.
Kuzeyde para var, Manderly’lerde özellikle var. Beyaz Liman ticarette önemli bir nokta. Manderly’ler Kisyari’na her gittiklerinde dikkat edersen yanlarinda bir sürü yiyecek falan getiriyorlar. Kuzey’in en zengin hanesi bunlar yanlis hatirlamiyorsam. Ben hep Manderly hanesi için Kuzey’in Tyrell’leri diyorum :grin:

Jon sence Stannis’in karisini ve kizini kullanir mi? Jon? Akil bile edemez :smile: Hem bence is o noktalara gelmez.

Cat gibi olacak demedigini biliyorum. Ben sadece bir kez daha düsüncelerimi yazdim, senin söylediklerine karsilik degildi.
Hafiza kaybi bence defalarca ölüp dirilmenin sonucunda oluyor, ki bundan bahsediyorlar zaten. Her defasinda eskiden oldugun kisiden ve hatiralarindan uzaklastigin bilgisi veriliyor. Tek seferde bir sey olacagini sanmiyorum.

Sanirim Mance ikna etmedi Mel’i. Bu Mel’in karari, fikriydi galiba, tam emin de degilim. Okuyali çok oldu, bazi seyler net degil ama sanirim Mel yine alevlerin içinde bir seyler görmüstü ve bu yüzden böyle bir sey yapti. Kitaplari tekrar okumaliyim :smiley: Basladim aslinda zaten, su an Krallarin Carpismasi Kisim II’deyim.
Neyse bu yüzden bu kisimlarla ilgili ne söylesem yanlis olur, hatirladiklarim hep yarim yamalak seyler.

Ben de onu diyorum zaten; Arya no one olmuyor, olamiyor. Ailesini ve intikamini geride birakamiyor ve bunlar Braavos’u terk etmesine sebep olacak. Ve bence intikaminin pesine düsecek. Jon’u özlemis olabilir ama intikam istegi agir basacaktir, agir basmalidir, yoksa Arya bir nevi bosuna su anki haline dönüsmüs olur. Arya’yi Arya yapan seylerden biri intikam arzusu; bu arzunun gerçeklesmesini veya gerçeklesmesi için atilan adimlari izleyecegimize eminim. Yoksa cidden ne anlami var?
Bence sen biraz ne istedigini ön planda tutarak tahminler yapiyorsun bu konuda :smile:
Arya’nin Kral Sehrine gidecegini söylemedim, ilk önce oraya dogru yola çikabilecegini söyledim ama sonradan vazgeçecek çünkü Arya aptal degil. Kral Sehrinde intikam almak istedigi kisiler ulasilmasi en zor kisiler. Oranin nasil zorlu, karisik bir yer oldugunu da biliyor. Bence o yüzden önce ulasilmasi daha kolay kisilere yönelecektir. Ya da belki onun Nehir Topraklarina yönelmesine sebep olacak bir sey olacak, bilemeyiz. Bir sey ögrenir, bir sey duyar, bir olay olur ve oraya gitmeye karar verir… Ama her halükarda ben intikamlarinin pesine düsecegini tahmin ediyorum. Olmasi gereken bu.

Benim uyanik olup olmamla ilgisi yok, su forumda seni birazcik da olsa tanimis herhangi biri ne demek istedigini anlardi :smile:
Imgelerde görünen seyler oldugu gibi yorumlanmamalidir. Yani simgesel görüntülerden olusuyor daha çok. Mesela Dany Ölümsüzlerin evinde çiplak bir kadinin 4 küçük adam tarafindan adeta parçalandigini görüyordu. Oradaki çiplak kadin esasinda bir kadin degil, 7 Krallikti. Ona zarar veren, onu parçalayan 4 küçük adam ise… Stannis, Joffrey, Robb ve Balon. Yani dolayli olarak 5 Kralin Savasi anlatiliyor; Renly yok çünkü Dany bunu gördügünde Renly ölmüstü. Her neyse yani açiklama buydu. Gördügün gibi imgelerde genelde hiçbir sey göründügü gibi olmuyor. O yüzden sehvetle birlesmis, kivranan, yuvarlanan bedenlerin gerçekten de iki insana ait olup olmadiklarindan emin olamayiz, gerçekten insan bedenleriyse bile iki kisi olduklarindan emin olamayiz çünkü bedenler diyor, iki’den fazla da olabilir ve sehvet kelimesi ilk basta hemen cinselligi akillara getirse de aslinda öyle de olmayabilir. Açiklanmasi en zor kisimlardan biriydi o, ayni sekilde sise dönüsen kafatasi suretinde gölgeler de. O yüzden bunlari birlikte degerlendirip açiklamasinin zor oldugunu söylemistim, sadece son kisim için bir açiklama getirmistim.
Bütün olarak mi ele alinmasi gerektigi konusunda da epey kafa patlatmistim inan :smile: Tek bir cümlede, aralara “;” isareti konarak yazildigi için birlikte degerlendirilmeli diye düsündüm ama hepsi bir yandan birbirinden farkli görünüyor… Gerçi birbirine baglayabiliriz de… Hepsini ejderhalara baglayabiliriz. Özetle su sonuç çikar ortaya : Ejderhalar gökyüzünde daireler çiziyor, asagidakilere alevler püskürtüyor; insanlar o alevlerden yanarak birbirlerine sariliyor, kivraniyor, yerlerde yuvarlaniyorlar; etleri yaniyor, eriyor, yok oluyor ve ardindan geriye kalan kemikler toza, sise dönüsüyor…
Evet aslinda bu sekilde de yapabilirmisim açiklamasini. Belki editlerim bu kismi. Bunu tekrar düsünüp analiz etmeme vesile oldugun için tesekkürler :smile:

Kelimelere takilma. Bazi kelimeler genelde belirli bir sey isaret etmeleriyle aklimiza kazinmis olabilir, gölgeler veya kafataslari gibi ama her seferinde de o belirli olayi isaret ettikleri anlamina da gelmiyor. Ilk basta tabi ki bagli olduklari kisi veya konuyu düsünerek degerlendirmeliyiz, ona baglamaliyiz ama bazen gerçekten bir bag bulamiyorsun, ve israrla “ama buna bagliydi bu kelime” dersen çok mantiksiz, belirsiz bir sey elde ediyorsun, ya da hiçbir sey elde edemiyorsun. Iste o noktada “belki de bu sefer baska bir seyi isaret ediyordur” deyip sonraki veya önceki cümleleri de hesaba katip o bütünlükten bir anlam çikarabilimeyi denemek gerekir. Rüyalar ve Kehanetler makalesini yazdigimda bu sekilde düsünmek bana çok yardimci oldu. Cogu seyin açiklamasi vardi ingilizce ve fransizca vikilerde ama çok detayli degildi, basitçe anlatilmisti, bazi seyler hiç açiklanmamisti. O noktada fazladan arastirmalar yaptim, saatlerce iki cümleyi analiz ettim, imgelerin göründügü zamandan kisa bir süre önce veya kisa bir süre sonra neler yasanmis diye kitaplari açip tekrar baktim belki cevabi orada bulurum diye ve dedigim gibi iste bir noktada sIkIsIp kalmadim, belirli kelimelere odaklanmadim, genis baktim olaya. Iste o zaman bir sonuç elde etme sansi artiyor.


#95

Dany, 6. kitabın 2. kısmında varabilir de Westeros’a; Aegon 1 kitapta varmıştı hatta kuşatmayı yapıp kazanmıştı. Aslında bu bile başlı başına en az 4-5 ay geçtiğini gösteriyor 5. kitapta diye düşünüyorum. Çünkü Essos’dan yola çık, Westeros’a var; Fırtına Burnu topraklarına gir, Akbaba Tüneğini kuşat, savaş ve ele geçir… 1-2 ayda olacak şey gibi gelmiyor.

İşte bu gel git meselesinden kastım da buydu; Braavos’a gidip gelmek ne kadar sürer? Kışyarı’ndan Kralın Topraklarına gitmek bile (denizle) en az 2 hafta belki çok daha fazla sürüyor (Cat. 15 gün erken varırım Ned’lerden diyordu.). Özgür Şehre gidip, gelmek ise daha fazla sürmesi beklenen bir şey. Öncesinde de Manderly Hanesi ile görüşüp, komplo meselesine dahil olmaları gerekiyor. Haritaya şimdi baktım da aralarındaki mesafe(hem Beyaz Limanlara hem de Braavos) çok devasa değilmiş, belki 3 bilemedin 4 ay içerisinde hallolabilir. Tamam, kafamdaki zaman sorunu çözüldü. :smiley: Geriye Vadi’nin savaşa ikna edilme kısmı kalıyor ki yukarıda yazdığım gibi aklıma gelen tek şey Sansa’nın Harry ile evlenmesi ya da evlenme sözü geliyor… Başka türlü Vadi, kuzeyde bir çıkar elde etmez; LF de çıkar elde edebilmek için Vadi lordlarına çıkar sunması gerekiyor(pastadan büyük payı kendi kapmayı planlar, orası başka). Kuşatmayı kaldırırken de bazı lordlara çıkar sunmuştu çünkü, bu işler böyle yürüyor sonuçta. Öyle zorlama ile bilmem ne ile olacak şey değil; çıkar, kurnazlık ile olur… Bu öne sürdüğünü yapmaya kalkarlar ise Sansa ve Vadi, kuzeydeki son savaşa katılırlar, evet. :slight_smile:

Rickon meselesine elbet burun kıvırmamışlardır; Ned’in bilinen yaşayan tek meşru oğlu sonuçta. Jon meselesinde Robb’un onu varisi yaptığını bilen kuzey lordları kimlerdi? Reed’in bildiğini farz ediyorum, mektup ulaşmıştır gibime geliyor. Sansa asla ama asla Jon’u desteklemez; dereyi geçene kadar meselesi için bile, sadece sesini çıkartmaz eğer savaşın başında orada olursa. Onun karakteri öyle değil. Diyorum ya ne olursa olsun Sansa, anasının kızı; Jon’a sempati besler mi? Yani dizideki gibi onca kayıp vs. sonunda kala kala piç abim kaldı diye… Belki ilk başta ama sonra pöööffff olayına döner; hırslar, Kışyarı vs. için kendi oyununu kurmak ister, LF zaten gazlar onu.

Doğru, Stannis için piçlerin değeri yok; Starkların da değeri yok. Ben hep bunu savunmuşumdur; adam sadece çıkarı için kullanıyor. Aksi halde öncesinde Ned’in intikamını niye alayım ki? diyordu ama sonra Jon’a yapabilirsem babanın da intikamını alacam diyor. Hep seyirciye oynama hareketleri bunlar; Stannis’i de öyle çok samimi bir adam olarak görmüyorum, belki onun POV’u olmadığından iç düşüncelerini net göremediğimiz için adam gibi adam muamelesi çekiliyor. Ha bir çok karakterden (bilhassa kardeşlerinden) daha adam, orası ayrı.

Jon, Yabanılların çocuklarını fiyde olarak alıyordu; gerektiğinde öldürmekle tehdit etmek için ama o zamanlar, bunu yapacak karakterde biri değildi, hatta zamanı gelince yapabilecek misiniz? sorusuna; “umarım hiç öğrenmek zorunda kalmam.” diyordu. Dany de benzer bir durumda kalmıştı ve kullanmamıştı. Merhametli oldukları için diyebiliriz… Diğer yandan dirilmiş ve karanlıklaşmış bir Jon’un ne yapacağını şimdiden" kesin %100 diyerek" karar vermek olası değil diye düşünüyorum. Şöyle bakalım; Beric, ölüp dirilmeden önce böyle bir fidye al, bilmem ne yap tarzı şövalyelerin onursuz gördüğü şeyleri yapacak bir adam mıydı? Hayır. Cat, kolayca adam öldürecek hatta bir çocuğu, sırf düşmana hizmet etti diye öldürecek biri miydi? Hayır. Ölüp dirilmek insandan bir şeyler alıp götürüyor ve değiştiriyor. Yani Jon da pekala, eğer öyle bir ortam, durum olursa, onun karısı ve kızı ile tehdit edebilir. Bir şey yapacağından değil aslında ama kullanabilir, sonuçta Stannis kız kardeşini kullanmışsa misillime olarak aynısını o yapar. Jon büyüyor, çocuklar daha narinlerdir ama büyüdklerinden mecbur kalırlarsa zor kararlar almak zorunda kalırlar; Jon zaten zaman zaman zor kararlar aldı ve sonrasında da almaya devam edecek.

Ya bu kısım hiç açık değil kitaplarda aslında; ne Jon ne de Mel povlarında Mance meselesi muamma. Yani ateşin içinde gördüm ettim ondan hayatını bağışladım tarzında bir şey olmadı. O yüzden merak konusu kendisi. :slight_smile:

Arya ile Jon’un Sur’da buluşmasını temenni ediyorum zaten, bunu söylemiştim. Sen de temenni ettiğin şeyleri dillendirdin sonuçta. :smiley: Fakat ben, yazarın bu şekilde yapabileceğini düşünmek için 1. kitaptaki Jon’un “Farklı yollar bazen aynı kaleye çıkar” sözü yüzünden düşünüyorum. Ayrıca mektupta da Jon ve Arya, Sur’da buluşuyorlardı, tamam olay akışı baya değişti ama bir noktada yazar, bazı şeyleri yine yapıyor, aynı noktaya çıkartabiliyor gördüğümüz kadarıyla; o yüzden. Arya zaten intikamdan vazgeçmeyecek, sadece önce abisini bulup birlikte hareket edecek ya da böyle niyetlenebilir diye düşündüm. Eğer Arya dönerken Stannis’in paralı askerleri ile dönerse (sonuçta westeros’a gelmek için yola çıkacaklar ve Arya da bu adamların ne için kiralandığını vs. bilecektir. ) Sence de Boltonlar, Arya’nın listesine sokulamaz mı? Adamlar ailesine ihanet etti ve evlerini ele geçirdi; evlerini geri almak, onları öldürmek istemez mi? Stannis’in adamından sahte Arya meselesini ve Jon ile ilgili şeyleri duymaz mı? Kuzeyde olan bitenden bihaber mi kalır? Jon, kumandan seçilince haberi oraya kadar geldi, hatta zaman zaman onun hakkında konuştuklarını bile duydu… ölüm haberi de gelmez mi? Haberler hızla yola çıkar ama varması zaman alır, dirildiğnini vs. duymaz… intikam ateşiyle Sur’a gitmez mi? Mesele intikam ise işte sana intikam duygusu ile hem kuzeye hem de sur’a gitme sebebi. Sen sebep iste ben sana bulurum. :slight_smile:

Öyle olsun. :smiley: O zaman dediğin gibi, o kehanet o şekilde de yorumlanabilir, evet. Rica ederim ne demek. :slight_smile:


#96

Olabilir aslinda ama biraz apar topar olmus gibi olmaz mi? Mesele ulasim degil tam olarak. Aegon arkasinda bir sey birakmadan yola çikti ama Dany’nin sehirleri var, halki var. Kaos ve savas ortami bitmis olacak, ama yaralarin sarilmasi, belli bir düzenin olusturulmasi ve o düzenin basina bir konsey yerlestirmesi gerek. Dany bunlari yapmadan yola çikamaz. Aegon’un bu tür sorun ve sorumluluklari yoktu.

Braavos ile Batidiyar öyle çok uzak da degil. Tabi elbette birkaç hafta alir tüm bu meselenin hallolmasi, orasi ayri. Ama aslinda haritadan baktigimizda, deniz yoluyla, Beyaz Liman - Braavos mesafesi Beyaz Liman - Kral Topraklari mesafesinden çok daha az görünüyor, hatta Vadi’den yola çikilirsa daha da kisa bir mesafe; bunu senin verdigin örnek üzerine belirtiyorum. (Ve simdi okudum, sen de bunu söylemissin sonradan :smile: )
Komplo meselesine dahil olmalari gerekiyor derken… Braavos gemilerinin kaptanlarini mi diyorsun? Eger öyleyse hayir, onlar komploya dahil olmayacak. Bir deniz savasindan bahsetmiyoruz, olay sadece bir orduyu bir noktadan digeri tasimak. Bunu yaparlar ve is biter.

Sansa dedigim gibi ne yapacagi, ne hissedecegi bilinmez. Ben ortadayim aslinda, her iki durumu da olasi görüyorum. Yani Jon’u desteklemeyip arkadasindan is de çevirebilir; evlerini geri aldiktan sonra daha fazla kaos, sorun yasamak da istemeyebilir. Her iki durum da mümkün. Biz ilk bakista LF’in mutlaka kendi çikarlari için Sansa’yi kullacagini, yönetecegini düsünüyoruz ve bunu bir süre yapar da ama belki sonunda Sansa onu saf disi birakir. Belki de Martin bunun için Sansa karakterini Baelish tarafindan egitiyordur, olay budur belki.

Stannis hakkinda söylediklerine imzami atiyorum! :smile: Bana eskiden böyle dürüst, onurlu adam gibi görünmüstü ama kitaplari tekrar okudukça aslinda tipki senin anlattigin gibi bir adam oldugunu düsünmeye basladim.
Iyi ki Stannis fanlari eskisi kadar aktif degil, yoksa linç edilirdik bu yorumlardan sonra :smile:

Jon’un o yaptigi bana isi garantiye almak kadar biraz dengeleri saglamak adina da yapilmis gibi göründü hep. Hem olmasi gerekeni yapti (bu durum 7 Krallikta yapilan bir sey, örnekleri çok), hemde bu sayede az da olsa Yabanillarin Sur’dan geçmesinden rahatsiz olan, Jon’un onlara fazla iyi davrandigini düsünen Gece Nöbetçilerinin bir kismini “susturdu”.
Dany ve Jon birbirlerine çok benziyorlar zaten.
Beric tam sövalye gibi sövalyeydi ama senin o dedigin seyleri yaptigi zaman tam 5 kez ölüp dirilmisti yanilmiyorsam, ve sonrasinda biz okuyarak 6.sina da sahit olduk. Ve daha önce de dedigim gibi her dirilmede insan eskiden oldugu kisiden uzaklasiyor ve hatiralarini yitiriyor. Beric muhtemelen ilk dirilmesinden sonra büyük bir degisim yasamadi, yavas yavas her dirilmede su anki haline geldi.
Cat’in de yine daha önce dedigim gibi durumu farkli, Jon’dan çok farkli. Cat’in kaybedecek bir seyi kalmadi, üst üste çok agir acilar yasamisti ve kadin ailesinin, sevdiklerinin intikami ile yanip tutusuyor diyebiliriz. Jon bu durumda degil. Catelyn’in su anki hali sadece zorlu bir dirilmeden degil, ayni zamanda yasadigi acilarin agirligindan, tattigi ihanetlerin yarattigi öfkeden kaynaklaniyor.

Yok, hatirladigim kadariyla alevlerin içinde direkt Mance’in hayatini bagislamasi gerektigi inancina sebep olacak bir sey görmedi. Tam emin degilim yaa ama galiba alevlerin içinde deri degistiren bir karga görmesiyle basladi her sey, bunun devaminda baglantilar kurup böyle bir karar almisti sanirim. Gerçekten tam emin degilim.

Ben temenni ettigim seyleri dillendirdim ama onlarin mümkün oldugunu da söyleyip açiklamalarini yaptim. Simdi Arya direkt Sur’a, Jon’un yanina giderse, bu bana mantikli gelmez. Cünkü Arya çok baska bir noktada su an, Jon’a duydugu özlemden daha ön planda olan düsünceleri, istekleri, amaçlari var. Biz hep o düsüncelerin, isteklerin, amaçlarin gelisimi ile birlikte tanidik Arya’yi, ve tanik olduk degisimine. Her karakterin belirli bir yolu, bir çizgisi var; Arya’yi direkt Jon’a göndermekle Martin gelistirdigi Arya karakterini çizgisinden uzaklastirir, o zamana kadar yazdiklarini anlamsiz kilar. “Arya’yi Arya yapan Jon’a duydugu özlemdir” demis gibi olur ve bu karakteri bombos bir karakter haline getirir. Bak bu ikili illa ki bir araya gelecekler, kavusacaklar, ama zamani geldiginde olacak bu. Hikaye zaten su an yüksek bir noktada; Jon kendi sorunlari ile ugrasacak, Arya kendi macerasina ve nihayetinde amaçlarina ulasmasini saglayacak yola girecek, ve hikaye bunlarla daha da yükselecek. Sonrasinda bu konular yeterince islendiginde, Arya ve Jon yasadiklari sorunlar bir sonuca baglandiginda ve tempo hafiften düstügünde bir araya gelirler, bununlar birlikte yeni olaylar da gelismis olur, yeni bir sayfa açilmis olur ve hikaye tekrar yükselir. Demem o ki, bana göre, her açidan Arya ve Jon’un senin dedigin zamanda bir araya gelmeleri hiç dogru bir zaman olmaz, ve çok anlamsiz olur.
O mektuba çok takiliyorsun, bence biraz unut onu :smile:
Arya’nin neden Jon ile birlikte hareket etmek gibi bir istegi, niyeti olsun ki? Nereden çikti bu? Neye dayaniyor? Jon’un Arya’nin intikam yeminleri ile ne ilgisi var? Anlamsiz yani. Arya bu yolda hep yalnizdi, tek basina hayatta kaldi ve bu sekilde devam etme niyetinde olacaktir, hatta düsünmeyecektir bile bu yalnizligini. Bence tek basina dönecek ve tek basina yoluna devam edecek. Ama bir noktada, bu yolda annesiyle karsilasacagini düsünüyorum. Sancaksiz Kardeslik ortak noktalari. Catelyn Nehir Topraklarinda ve bu topraklar Arya’nin da Braavos’dan döndükten sonra ilk olarak gidebilecegi yerler arasinda sanirim listenin basinda yer alir. Beklenmedik bir karsilasma gerçekten mümkün, ve sahane olur. Ikisi de ailesinin intikamini almak istiyor, bu konudaki kararliliklari ile çok benziyorlar, LS’i LS yapan ve Arya’yi Arya yapan sey ayni : Intikam arzusu… Dizide bile Lady Stoneheart Arya ile birlestirildi ve hiçbir sekilde zorlama gibi gelmedi. Ortak bir amaçlari olan bu anne-kiz’in yillar sonra bambaska insanlar olarak karsilasmasi… Epic olur ve Asoiaf’a böylesi yakisir, uygun olur :smile:
Arya Kizil Dügünün detayini bilmiyor yanlis hatirlamiyorsam. Arya için durum su : Freyler aileme ihanet etti. Agabeyimi, annemi ve bize bagli olan lordlari, askerlerimizi öldürdüler.
Arya’nin bildigi bu. Ihanet eden Frey’ler. Ki aslinda Arya’nin listesinde Freyler yok ama bunun sebebi isimlerini bilmiyor olmasi :smile: Neyse yani sonradan olayin detayini ögrendiginde elbette Boltonlardan da intikam almak ister ama bence o zamana kadar Kuzey komplosu bir sonuca baglanmis olur. Daha dogrusu, pes pese yasanir gibi geliyor bana tüm bunlar. Piçlerin Savasi sona ererken Arya Westeros’a döner, olaylardan haberdar olur ama öncesinde en azindan Freylerden intikam almak ister, bu yüzden hemen Kisyari’na gitmez, yolda annesiyle karsilasir veya karsilasmaz falan filan… Ondan sonra evine döner.
Jon’un öldügünü duyacak ve intikam atesiyle Sur’a gidecek? Onu uzun zamandir içten içe kemiren ailesinin intikamini içine bastiriyor bu kiz, sabrediyor ama Jon’u duyunca cosacak, kalkip direkt Sur’a dogru yola çikacak öyle mi? Westeros’a dönmesine sebep olan Jon’un ölüm haberi ve bundan dogan intikam istegi olacak? Dolayisiyla Jon’un intikami her seyin önüne geçmis gibi olacak? Biraz fazla degil mi? :face_with_raised_eyebrow:
Son olarak… Jon kumandan seçilince haberi oraya kadar geldi demissin… Oraya kadar geldi???
Arya bunu Samwell ve Üstat Aemon ile birlikte Braavos’a gelen Gece Nöbetçisi Dareon’dan ögreniyor. Hatta sorup falan da ögrenmiyor, Dareon laf arasinda söylüyor bunu. Yani Braavos’da Gece Nöbetçilerinin Lord Kumandani konusulmuyor; eger Samwell’ler Braavos’a ugramasaydi Arya Jon’un Lord Kumandan oldugunu ögrenmezdi. Westeros’da yasanan büyük, önemli olaylarla ilgili duyumlar alabilir, o da anca limanlarda dolasirsa, denizcilerin sohbetini dinler ya da onlarla sohbet edip sorular sorarsa, veya genelevlerde Westeros’dan gelen adamlar oldugunda onlari dinlerse falan… Bunun disinda sanmiyorum ki Braavos’da gündem konulardardan biri 7 Krallik olsun. Hele Gece Nöbeti; Braavos’da bu kimin umrunda cidden? :smiley:


#97

Dany’nin bunca zaman oyalanmasına bahane olarak öne sürdüğü de şehirler ve halkı idi zaten; son kitapta bunun öz eleştirisini yapıyordu; aslında neden bunu bahane olarak kullandığını vs. Bana çok da apar topar gelmez, 1. kısımda bütün işleri halleder, 2. kısımda yola çıkar gibime geliyor. Bu dediğim 1 ya da 2 pov sonra olacak değil zaten. Dothrakları arkasına alır; bu ya 1 ya da 2 pov sürebilir, sonra meeren savaşı olur. Arkasından tyrion, jorah ve victorian ile görüşmeleri olur… Senin dediğin işleri halletmesi vs. derken 1. kısım yeter ona. Elbet yazar, neye nasıl karar verir; araya başka şeyler mi sıkıştırır bilemeyiz. Mevcut haliyle bu şekilde olur gibime geliyor.

Yok, Sansa gidebilir Beyaz Liman’a ilk önce falan dedin ya, onun için dedim komploya dahil olmaları gerek; tepeden ben geldim gemiyle asker çıkardım diyecek halleri yok. Elbet ben hala bu savaşa dahil olmaz diye düşünüyorum ama olursa söylediğin şekilde, yol yapmaya çalıştım biraz. :smiley:

Evet, Sansa’nın yapacakları meselesinde ben de ortada kaldım ama ilk aşamada oyun kurar fikri biraz ağır basıyor gibi; gerçi bunun oyunundan da ne olur, orası ayrı. :stuck_out_tongue: LF ile iş tutarsa başka… Ya bence de boş yere onun yanında değil, zaten şu yürek ağacı hayaleti cadı mıydı neydi, kardan kalede titanın öldürüldüğünü gördüm demişti ya… Dizideki gibi Arya-Sansa bunun işini bitirir diye düşünüyorum.

Bir de Targ hayranları için aşırıcı derler; Stannis taraftarları kadar deli görmedim ben. Ekseriyeti Targ düşmanı zaten, Robert’ı sevmiyor arkadaşlar çok ama sırf bir Targ’ı öldürdü diye hemen palazlanıyorlar tartışmalarda; ben bir iki kere laf attım da Robert’a amanınnn biri dövecekti neredeyse. :smiley:

Denge meselesi olarak görmedim ben; Yabanılları hizada tutmak içindi çocuk meselesi. En başta (Tormund gelmeden önce) kalelere adam sağlamak için gönüllüler istediğinde de itaat etmezlerse bizzat kendisinin öldüreceğini vs. söylemişti. Sonuçta bunlar kendilerinden olmayana-bilhassa kral yoksa başlarında- itaat etmeyen, hizada tutması güç adamlar. Bir şekilde ellerini kollarını bağlaması gerekiyordu… Elbet yan artısı olarak kardeşleri biraz sakinleşmiş ise ne ala ama hayır, sakinleşmediler de… Hoşnutsuzlukları devam etti. Bence yeri geldiğinde çocukları öldüremeyeceğini biliyorlar(bazısı en azından), bundan çok etkili olmuş gibi gelmedi. Aslında nöbetçiler çok kızdı Jon’a ama burada ağır şartlara uyan ve kendi özlerinden en çok ödün vermek zorunda kalan Yabanıllar oldu; soydu hepsini Jon. :smiley: Üstüne bebelerini esir aldı. Bir de yetmedi hizmet ettiriyor. Onlar sessiz sakin ama nöbetçiler hırr yapıyor tipler. 600-700 adam var, Yabanılara karşı dahi zafer kazanamamışsın Stannis olmasa; Ötekilerle nasıl savaşmayı bekliyorsun? Az biraz ortalama akıl yeter Yabanılların önemini anlamak, Jon’un niyetini idrak etmek için ama yok, hepsi salak besbelli ki… Zavallı Jon, elinin altındakilere bak… Dany’nin imkanlarını şu oğlana verin, dünyayı fethetsin. :smiley:

Jon, Beric gibi 6 kere ölüp dirilmedi ve Cat. gibi tüm şeyini kaybedip öldürülmedi vs. ama yine de dirildiği zaman nasıl bir ruh ve zihin yapısında olacağını bilemeyiz, demiştim sana. %100 diyemiyoruz; yazar, nasıl ister ise öyle olacak. Dizide heyecan olsun diye öldü dirildi, birebir aynı eziklikle devam ediyor… Yazarın, heyecan olsun sadece diye öldürdüğünü sanmam, onu gelecekteki şeyler için hazırlıyor bence; ölüm, onun için bir mihenk taşı olacak. Ayrıca ölmeden önce Yabanılların çocuklarını ile tehdit ediyor ise Stannis’i de baya baya eder… Elbet mektup meselesi doğru ise ve bu ortam vs. oluşur ise diyorum, kesin bir şey yok. Evet, mektuba fazla takmayalım ama olabilecekler üzerinden şey ediyorum işte. :slight_smile:

Mel’in karga görüsünü hatırlamıyorum, bitirince kitapları güncelle beni lütfen. :slight_smile:

Kendimi Arya’nın yerine koymaya çalışıyorum açıkçası; ailemi kaybetmişim, yıllardır yalnızım ve bir yandan da intikam ateşiyle yanıp tutuşuyorum. Hayatta kalan yegane ailem Jon ismindeki piç abim ve kendisi Sur’da. 1. kitaptan beri ona ulaşmaya çalışıyorum (ama bu arada intikam arzusundan da bir şey kaybetmediğini gördüğümüze göre); Braavos yerine ona gitmek istediğimi ama kaptanın reddettiğini; Dareon’u gördüğümde çoktan eğitimine başlamama rağmen adamın Sur’a geri döndüğü zaman beni de yanında götürmesini istediğimi(ama asla dönmeyeceğini öğrenince öldürdü) göz önüne alırsam eğer… Arya’nın Braavos’u terk ettiği zaman Sur’a gitmeyi planlamasında saçma sapan mantıksız ve ona uymayan bir hareket olduğunu iddia edemem. Çünkü kız zaten hep Sur’a gitmek istiyor, anlatabildim mi? Ne oldu da fikri değişti? Daha değişmedi bir şey. İntikam ateşinden bir şey de kaybetmedi, hala intikam istiyor ama Sur’a da gitmeye çalışıyor. Yani Arya’nın zaten oraya gitmesi için yeterli yol hazırlanmış, karakter “gitmek istiyorum” diyor ama sen saçma olur, Arya oraya gitmeyi düşünmez ilk başta diyorsun. Ben de diyorum ki Arya, sırf Jon için ilk başta oraya gitmeyi düşünür; en azından 5. kitapta bıraktığım haliyle. Zira kendisi söylüyor zaten. :slight_smile: Yani Braavos’u terk etmek istediğinde bu Jon için oluyor da sonra istediğinde niye saçma kaçıyor? Kaldı ki terk etmek zorunda kalacak, basıp gidem jon’un yanına aşkıyla değil. Yüzsüz Adam meselesi yüzünden ayrılması gerekecek, o da doğruca abisinin yanına diye tahmin yürütüyor ve temenni ediyorum.

Ve hayır, Arya “Gece Nöbetçilerin başına 16 yaşında bir çocuk geçmiş.” vs. şeklinde daha önce duyuyor; cümleyi birebir hatırlamıyorum; piç kelimesini de eklemişler ise Arya, bu kişinin kim olduğunu anlayacak kadar zeki; Sur’da 16 yaşında piç kaç tane kişi vardır ki? Yani Braavos’da konuşulan bir konuydu bu, garip ama evet orada olan biten konuşuluyor Özgür Şehirlerde; hatta Jon hakkında konuşmaya da devam ediyorlar 5. kitapta; Arya, Kör Beth iken duyuyordu. Braavos zaten bu söylediğin insanlardan oluşma, başka kim konuşacaktı ki? :smiley: Arya, üst seviye adamların yanında geziyor da biz mi bilmiyoruz? Genelevlerde, hanlarda ve limanda geziyor ve herkesi tanıyor bu kız. :smiley:

Kırmızı Düğün hadisesini ayrıntılı bilmiyor, evet… Lakin Boltonların da Freyler gibi tahta sadakat yemin edip, üstüne Kışyarı’na konması gerçeğinden onların da dahil olduğunu tahmin edecek biri olduğunu biliyoruz. Kaldı ki Gece Nöbetçilerinin başına geçen Jon konuşuluyor ise Kuzeydeki Kral’ın öldürülüş şekli de hayli hayli konuşuluyordur. Hiç olmasa bile Stannis’in adamları vasıtasıyla bazı ayrıntıları kesin öğrenir; o adamlar oraya boşa gitmedi, mesele sadece Stannis’e kiralık asker sağlatmak değil, kanımca yazar Arya ile de kesiştirecek yollarını; Sam ile buluşturması gibi… Düşünsene adam geliyor, kiralık askerlerle anlaşıyor; sahte Arya ve Bolton meselesini vs. öğreniyor ve batıdiyar’a dönerken gitmek isteyeceği yer İkizler oluyor, öyle mi? “Kimmiş len bu benim yerime geçen?” diye sorarım önce, ardından takılırım bunların peşine. He bir de üstüne Gece Nöbeti Kumandanının öldürülmesi hadisesini duyarsa zaten evet, coşar… Önce KL yerine İkizlere gider, onlara ulaşmak daha kolay dedin ya… Sur’dakileri öldürmek daha kolay, bu mantıkla bakarsak. Jon ailesi değil mi? Onun öldürülmüş olması ona bir şey ifade etmeyecek mi? Onun da intikamını almak istemez mi? Annesi ve diğerlerinin ölümü üzerine zaman geçmiş, Jon yaşayan yegane ailesi ve onun ölüm haberi taze açılmış bir yara… Delirir la insan! Lan 1 tane adam kaldı ailemden onun da elimden bu kargalar aldı der çıldırırım. Yok, ben sıraya koyayım; ilk kim öldürüldü ise onların katilini öldüreyim diye bir liste yapmadı bu kız. Asıl bütün bunları bilip, duyup da Frey pastası yapmaya giderse saçma sapan bir şey olur. Mevcut durumda; KL, İkizler ve Kuzey… Arya’nın intikam alacağı kişilerin coğrafi konumları… Sen diyorsun ki anası ile buluşur muazzam olur, yakışır seriye de o yüzden Frey meselesini görmeye gider…

Şahsen ben şöyle hayal ettim kafamda; Arya, Jon ile buluşur, Kışyarı ellerine geçer, Jon kral ilan edilir; bu olaylar arasında da Rickon gelir; Arya’nın da biraz gazıyla freylere saldırırlar, o sırada anası da gelir, jaime ellerindedir… Bu şekilde olacak demiyorum elbette, öyle hayal ettim sade. :smiley:

Yalnız şu kitap bir çıksın, okuyak… Buraya geri dönüp hangimizin tahminleri tutmuş bakacağım inşallah. Güzel olur ha, kaybetmeyelim bu başlığı. :slight_smile:


#98

Bahane mi? Bahane derken?
Bence ilk kisim onu esir alan Dothrakilerden kurtulmasi + Meereen savasi ile geçer. Sonuçta kitap sadece Dany POV’larindan olusmuyor, olusmayacak. Ilk kisimda en fazla 6-7 POV’u olur ve bu meseleler kapanir. Ikinci kisim ise düzen oturtma, yoluculuk hazirligi derken Dany’nin yola çikmasiyla biter. Ya da ikinci kismin ortalarinda Westeros’a ulasir, ama bunun ilk kismin sonunda olmasi cidden zor.

Ben öyle dedim ama bu Sansa’nin kafasina estigi gibi davranagi anlamina da gelmiyor. Öncesinde bir seyler olabilir ve Sansa bu yüzden oraya gidebilir.

Yürek Agaci hayaletinin gördügü o imge yasandi zaten.
Söyle diyordu :

“Sonra rüyamda o bakireyi bir kez daha gördüm, kardan inşa edilmiş bir kalede bir devi katlediyordu.”

Açiklamasi : Sansa’nin Kartal Yuvasinda kardan insa ettigi Kisyari kalesini Robin’in oyuncak bebegiyle yikmaya çalismasi ve Sansa buna engel olmaya çalisirken oyuncak bebegin kafasini koparmasi. Dev burada oyuncak bebek oluyor çünkü kardan kalenin yaninda bir dev gibi görünüyor.

Yok aslinda bazi Targ hayranlari da bir acayip :smile: Her iki tarafta da var kendini biraz fazla kaptiran ama bu forumda zamaninda kalabalik bir Stannisci grubu oldugu için bizim aklimizda en çok onlar kalmis. Ben bir keresinde “Stannis’in adini agziniza alip onu kirletmeyin” gibi bir sey yazan birine denk geldim, saka sandim, ciddiymis… :smile:

Tabi elbette her seyden önce Yabanillari hizada tutmak içindi ama bir yönden de Gece Nöbetinin hosnutsuz olan grubunu susturmak için de iyiydi. Bu onlari rahatlatmadi elbette, mutlu da etmedi ama Jon’un bunu yapmasi iyi bir cevap oldu. Sirf bunun için de yapmadi bunu tabi, öyle demek istemiyorum. Bir tasla iki kus gibi göründü bu olay hep bana, ama neyse çokta önemli degil.
Gece Nöbetinin adamlari dedigin gibi salaklar yaa :smile:
Dany ile birlikte fethetsinler dünyayi… :grin:

Degisecek tabi ki ama çok asiri da degil. Biraz daha sert, yeri geldiginde acimasiz olur ama bu kadar yani. Fazlasi abarti olur.
Dizide heyecan olsun diye ölüp dirilmedi, kitapta da ölüp dirilecegi için oldu bunlar. Ve ben inaniyorum ki kitapta da büyük degisim yasamayacak, hep söyledigim gibi.
Bu arada yeri gelmisken bir düsüncemi yazayim… Bence Martin Jon’un hain/kaçak olarak görülmeden Gece Nöbetinden ayrilabilmesi ve yeni hayatina baslayabilmesi için onu öldürüp diriltme karari aldi :smile: Bence buldugu çözüm bu. Aksi taktirde yeminlerine sadik Jon’u, Stannis’in teklifini bile sadakati yüzünden geri çeviren Jon’u Gece Nöbetinden uzaklastiramazdi, o zamana kadar yazdigi Jon karakterine ters düserdi bu. Ölüp diriltme güzel, kesin çözüm. Ölüyor ve yemini geçerliligini yitiriyor; ihanete ugradigi için ölüyor, bu yüzden daha fazla kalmak istemeyecek Sur’da; diriliyor ve bu sayede eskisinde daha sert bir kisilige sahip olacak… Bu çözümle bir sürü yeni kapi açiliyor Jon karakteri için. Hatta artiriyorum, eger Martin yazdigi esere ölüp dirilme olayini özellikle, her seyden önce Jon karakteri için eklediyse hiç sasirmam :smile: Bundan baska karakterlerde de faydalandi tabi ama özellikle Jon’un yeni hayatinin kapilarini açabilecek bir kilit olarak eklediyse gerçekten sasirmam.
Yabanillari çocuklarini öldürmekle direkt tehdit etmiyor ki. Verdikleri sözlere sadik kalmalarini garanti altina almak için çocuklari aliyor. Bu Ned Stark’in Theon’u almasi gibi ayni. Açik bir tehdit yok yani. Anlasma sartlari, uzun bir baris döneminin temeli gibi bir sey. Elbette karsi taraf sözünü tutmazsa o çocuklar kullanilir ve iste o zaman açik açik tehdit edilir.

Tekrar okusana sen de kitaplari, çok keyifli. Ben her seferinde yeni seyler kesfediyorum, daha iyi anliyorum olaylari. Asoiaf’i en iyi sekilde anlamak, detaylari yakalamak için en az 3 kere okumak gerekiyor bence.

Arya senin anlattigin kadar, nasil desem… duygusal degil. Yani “ailemi kaybettim, yillardir yalnizim. Intikam istiyorum ama piç agabeyim Jon hayattaymis, ona gideyim” diye düsünecek biri degil. Arya çok degisti, taktintilari olan biri, Jaqen H’gar gibi yüz degistirebilen birine dönüsme arzusu bile takintilarini, kim oldugunu unutmasina engel olamiyor. Sur’a gitmek isteyen, Jon’un yaninda güvende olmayi hayal eden o Arya eskide kaldi artik. He bunu ister mi? Tabi ki ister ama önceligi bu degil.
Arya Dareon’la Dogugözcüsüne gidebilecegini düsünmüstü ama onun geri dönmeyecegini duymustu ve konu orada kapanmisti. O kisim aynen söyle :

“Dareon ilk kez Mutlu Liman’a geldiginde, Arya onunla birlikte Dogugözcüsüne gitmeyi düsünmüstü ama sonra Dareon’un, Bethany’ye, asla geri dönmeyecegini söyledigini duymustu.”

Yani bu cümleden bile anlayabiliriz aslinda. Bu sadece bir düsünceymis, öyle senin söyledigin gibi “gitmek istiyorum” diye bir sey yok. Dareon’un gitmeyecegini ögrenince de konuyu kapatmis zaten kafasinda. Bu yüzden onu öldürdü diye bir sey yok. Dareon’u öldürmesi de zaten öyle planli bir sey degildi. Dareon’u fahiselerin arasinda sarki söyleyerek, keyif çatarak, öyle arsizca oturdumus halde görünce öfkeleniyor ve ondan sonra onunla birlikte genelevden çikip bir ara sokakta öldürüyor. Yani Dareon’u öldürme sebebi için onun arsiz, ukala bir yemin bozan olmasi diyebiliriz, hatta buna Arya’nin Sam’in çektigi zorluga sahit olmasini da ekleyebiliriz, bundan da etkilendi.
Bunun disinda, Arya çok isteseydi Sur’a giderdi, bunun için Dareon’a veya bir baskasina muhtaç da degil.
Direkt Sur’a gidebilir Arya, belli olmaz, ben sadece bunun bana mantiksiz gelecegini söylüyorum.
5.kitapta ne oluyordu? Ne söylüyordu Arya? Hatirlamiyorum.

Tamam iste, Westeros’dan Braavos’a gelen adamlar konusuyor bu konulari. Sen “Jon kumandan seçilince haberi oraya kadar geldi” dedin, bu sanki Braavos’da Braavos’lularin konustugu konular gibi algilaniyor. Bende buna karsilik Arya’nin limanlarda, gelenevlerde Westeros’lu adamlarla konusmamasi haline bunlari asla ögrenemeyecegini söyledim. Özgür Sehirlerde Jon popüler degil yani ama sen öyle bir yaziyorsun sanki öyle bir durum varmis gibi yansiyor :smile: Ben buna takildim sadece.

Arya Westeros’a döndügünde Boltonlarin Winterfell’de ve tahta sadik olduklarini ögrendiginde durumu çakar zaten ama su an bilmiyor, ben onu söylüyorum. Su an listesinde Freyler “var”, bu yüzden Nehir Topraklarina yönelebilir.
Arya Kizil Dügünün detayini ögrenseydi biz bunu bilirdik, Martin yazardi.
Stannis’in adamlari daha Braavos’a gitmedi. Hatta Braavos’a gidecek kisi Justin Massey. Bu adam Tycho Nestoris ile birlikte Arya zannedilen Jeyne’i Sur’a götürmekle ve bunun ardindan Tycho ile Braavos’a parali asker satin almak için gitmekle görevlendirildi. Yani daha ohoooo… :smile: Ve bu adamlarin dolayisiyla Jon’u kanli canli gördükten sonra Braavos’a gidecekleri konusuna hiç girmiyorum.
Valla benim aklima yatan, Arya’nin önce tek basina takilip Freylerden intikam almasi, ondan sonra Kuzey’e gitmesi. Böyle olacak diye bir iddiam yok, sadece bana mantikli ve daha olasi gelen bu. Yaniliyor olabilirim, hakli da olabilirim.

Aynen! Kitap çiksa da ögrensek artik her seyi. Ve evet buraya gelip “ben demistim!”, “yanilmisim” ya da “ikimiz de bilememisiz” deyip egleniriz :smile:


#99

Sizi uyarmıştım Majesteleri. Bu şehri rahat bırakın, demiştim. Sizin savaşınızın Batıdiyar’da olduğunu söylemiştim. Ses sadece fısıltıydı ama Dany, Sör Jorah’ın onun yanında yürüdüğünü hissedebiliyordu. Benim huysuz ayım, diye düşündü, benim yaşlı, tatlı ayım, beni seven ve bana ihanet eden adam.

Sana iyi tavsiyeler verdim. Mızraklarını ve kılıçlarını Yedi Krallık için saklamam söyledim. Meereen’i Meereenliler’e bırak ve batıya git, dedim. Beni dinlemedin.
“Meereen’i almak ya da çocuklarımın o uzun yürüyüş sırasında açlıktan öldüğünü izlemek zorundaydım.” Dany, Kızıl Topraklar’dan geçerken arkada bıraktığı cesetleri hâlâ görebiliyordu. Bu tekrar görmek istediği bir manzara değildi. “İnsanlarımı doyurmak için Meereen’i almak zorundaydım.”
Meereen’i aldın, dedi Sör Jorah, ama yine de orada oyalandın.
“Bir kraliçe olmak için.”
Sen zaten kraliçesin, dedi Jorah. Batıdiyar’da.
“Batıdiyar çok uzakta,” diye sızlandı Dany. “Yorgundum Jorah. Savaştan bıkmıştım. Dinlenmek, gülmek, ağaçlar dikmek ve onların büyüdüğünü görmek istedim.”
Hayır. Sen ejderhanın kanısın. Fısıltı giderek hafifliyordu, sanki Sör Jorah geride kalıyordu. Ejderhalar ağaç dikmez. Bunu unutma. Kim olduğunu unutma. Ne olmak için yaratıldığını unutma. Sözlerini unutma.

Bu alıntılar Dany’nin son POV’u; gördüğün gibi neden Meeren’de kaldığına dair bir iç hesaplaşma vb. bir şey söz konusu; kalın olarak alıntıladığım yerde görünen sebeplerin daha ötesinde bir nedeni olduğunu açığa vurmuş; köleler için kaldığını söylese bile aslında biraz rahatlamak, huzur bulmak için vs. kalmaya devam ettiğini itiraf ediyor. Köle meselesini biraz bahane olarak kullanmış anlayacağın. Bu yüzden savaşı kazandıktan sonra çok oyalanmadan basar gider aksi halde önceki hatasını tekrar etmeye devam etmiş olur. Bana kalırsa da sıkıcı olur savaş sonrası kalmaya devam ettiğini gösteren povlar. Orada konsey gibi bir şey kurması ne kadar zamanını alabilir ki? Yazar, Robb’un savaşlarını bile ayrıntılı gösterip anlatmamışken bir konsey kurumu gibi bir şeyin ayrıntılarını bize sunacak değil. He onun kafasında Dany’i 7. kitabın başında getirmek varsa o başka elbette. Ben zaten 2. kısımda yola çıkar derken hemen batıdiyara varır, diyar fethine başlar demek istemedim, gerçi son povu ejderhakayası fethi ile de kapanabilir. İki kitap kalmışken fazla oyalanmamak lazım bazı şeylerle; hem diyar fethi hem de ww savaşı olayları var daha. Martellerin Lannisterler için kurdukları oyunları vs. de unutmayalım; LF’nin politik oyunlarını da… Tyreller ne iş yapacak onu merak ediyorum… Bilmediğimiz kim bilir ne olaylar dönecek kitapta…

Gene olabilir, edebilir diyorsun; ne olacak? Bana bunu demen gerek. Bilemem deme, afaki olur o zaman. Sihirli değnek meselesine dönmeyek. :stuck_out_tongue: Vadi ve Beyaz Liman arasında hiçbir politik vs. bir durum yok; biz, bunların komployu kuranlar olduğunu biliyoruz da Sansa vs. diğerleri bilmiyor ki zaten, neden Manderly Hanesine gitsin? Bak bu şimdi aklıma geldi, hiç düşünmemiştim. :smiley:

Hmm o kehanetin açıklaması o muymuş? Çok gereksizmiş o zaman. Yani bunu gördün de ne faydası oldu bize kadın? :smiley: Sence yazar, bu sahneyi ekleyip bizi “he buymuş” dedirtip, asıl olayı Kışyarı’nda LF’yi öldürterek yapmasın? Hedef şaşırtmaca meselesi yani?

Deli Targlar da var da Barthlar ayrı bir deli ya, kabul etmiyorlar ama neyse… :smiley:

Dediğim gibi asarım keserim biçerim havasında beklemiyorum ben de, o zaman çok cins ters bir karaktere dönüşmüş olur. Evet, söylediğin sebeple böyle bir ekleme yapmış olabilir, şaşmazdım. Yani aklına sonradan öldürmek gelmediyse ki sanmam, sonuçta yazar dediğin karakterinin hikayesinin başını ortasını ve sonunu; mihenk taşlarını genel olarak tasarlar, arasını yazarken doldurur. Yok dizide öyle oldu derken, oğlanda gıdım değişim olmadı ona kıl kapıyorum. Uyudu iki gün sonra uyandı gibi oldu. Le biraz değiş demi? Yok. :smiley:

Elbette ki çocukları ile tehdit etti; o yüzden o çocukları aldı. Yabanıllar çocuklarını verirlerken ne için verdiklerini ve Jon ile yaptıkları anlaşmayı bozarlarsa çocuklara ne olacağını bilmiyorlar mıydı? Theon POV’larını da oku 5. kitaptaki; Ned’in ona karşı iyi olduğunu ama asla samimiyet kurmamaya özen gösterdiğini zira bir gün onu öldürmesi gerekebileceğini düşündüğünü bildiğini söylüyordu. Rehineler… Çocuk rehineler bu yüzden. (Bu arada kitapları zaten bu yaz okudum. :smiley: )

“Yaşları sekizle on altı arasında değişen yüz erkek çocuk. Her şeften ve kumandandan bir oğul alınacak, geri kalanlar kabile tarafından seçilecek. Çocuklar; yaver ve yamer çömezi olarak hizmet verecek. Bu sayede, kendi adamlarımız diğer vazifeler için serbest kalacak. Çocuklardan bazıları bir gün siyahları giymeyi tercih edebilir. Bundan daha tuhaf şeyler oldu. Geriye kalanlar, atalarının sadakati için rehin tutulacak.”
Kuzeyli adamlar birbirlerine baktılar. “Rehineler,” dedi Norrey. “Tormund buna razı oldu mu?”
Ya olacaktı ya da insanlarının ölümünü izleyecekti,
diye düşündü Jon. “Buna kan parası dedi ama ödeyecek.”
“Evet, neden olmasın?” Yaşlı Flint bastonunu buza vurdu. “Kışyarı bizden erkek çocuklar istediğinde, verdiğimiz rehineler için ‘vesayet altına alındı’ derdik ama onlar rehineydi ve zarar görmezlerdi.”
“Babaları Kış Kralı’m hoşnutsuz etmeyen çocuklar zarar görmezdi,” dedi Norrey. “Diğerleri eve döndüğünde, boyları bir baş kısalmış olurdu. Şimdi bana söyle evlat… şu yabanıl arkadaşların bize ihanet edecek olursa, gereken şeyi yapabilecek misin?”
Bunu Janos Slynt’e sorun.
“Tormund Devfelaketi beni denememesi gerektiğini biliyor. Sizin gözünüzde acemi bir çocuk olabilirim Lord Norrey ama ben hâlâ Eddard Stark’ın oğluyum.”

Arya duygusal değil mi? Arya en başından beri duygularıyla hareket ediyor; intikam ateşi en güçlü ve tehlikeli duygusallığın başında gelir. Lady Cat da aynı şekilde… Sana duygusallık deyince aklına hep yumuşak bir kalp, aşk meşk gibi şeyler geliyor sanırım ama intikam arzusu, kin vb. duygulara sahip insanların hislerine ‘duygusallık’ diye tanımlanır. Arya’daki değişim meselesi sadece daha acımasız olması ve öyle kolay kolay kırılmayacak bir kişiliğe bürünmesi. İnsan öldürürken bunu duygusuz dediğimiz şekilde yapıyor olması yüreğindeki tüm olumlu duyguların öldüğü manasına gelmez… Kız, Kızıl Kalede yakaladığı o Kara Piç denilen kediyi bile hatırlıyor bunca zaman sonra ve bunu ‘sevgiyle’ hatırlıyor. Hala abisine özlem duyuyor ve ailesini hatırladığında hüzünleniyor. Arya, 11-12 yaşlarında duygusal bir çocuk ama Sansa’nın bu yaşlarda iken olduğu gibi değil elbette, daha tehlikeli bir türü. :slight_smile: Arya’yı bu yüzden seviyorum. :stuck_out_tongue:

Hatta Yüzsüz Rahipler için Arya’nın kalbi hala çok yumuşak. :smiley:

Konuşursa yalan söylemesi gerekecekti ve rahip anlayacaktı. Kız sessiz kaldı.
“Bana eskiden bir kedi olduğunu söylediler. Balık kokuyor muşsun, ara sokaklarda dolaşıyormuşsun, sikke için midye ve istiridye satıyormuşsun. Senin gibi küçük yaratıklara uygun küçük bir hayat. İste ve o hayatı sana geri verelim. El arabanı it, midyelerini sat, mutlu ol. Kalbin, bizden biri olmak için fazla yumuşak.
Beni kovmak niyetinde.
“Benim kalbim yok. Sadece boşluğum var. Birçok insan öldürdüm. İsteseydim seni de öldürürdüm.”
“Bunun tadı sana tatlı mı gelirdi?”
Kız doğru cevabı bilmiyordu. “Belki.”

Annesi, Arya’ya, saçlarını yıkayıp fırçalarsa ve ablası gibi kıyafetlerine dikkat ederse güzel bir kız olabileceğini söylerdi. Arya; ablası, ablasının arkadaşları ve diğerleri için sadece Arya Atsurat’tı. Ama şimdi hepsi ölüydü, Arya bile, Arya’nın üvey ağabeyi Jon dışında herkes. Bazı geceler, kör kız Paçavracı Limanı’nın tavernalarında ve genelevlerinde Arya’nın ağabeyinden bahsedildiğini duyuyordu. Adamlardan biri onun için, Sur’un Kara Piçi demişti.
Bahse girerim ki Kör Beth’i Jon bile tanıyamaz.
Bu düşünce kör kızı hüzünlendirdi.

Bazı geceler onun hakkında konuşulduğunu duyuyor… Demek ki bir kereliğine mahsus bir konuşma da değil bu, zaman zaman Sur’un Kara Piç’i sohbet konusu oluyor, kim bilir neler anlatıyorlar?
Braavos insanları, batıdiyar’dan gelen insanlar olmadan oradaki bilgilere nasıl ulaşabilir ki zaten? :smiley: Haberler geliyor… bir yerden bir yere haber nasıl gelir? Bir kuş, bir insan… O kişi ya da haber ister çok ünlü olsun iterse sıradan bir şey olsun hepsi aynı şekilde… Jon acayip ünlü vs. oralarda demek için demedim, konu bu değildi zaten; Jon ile ilgili haberlerin ona ulaştığı, Jon’un Sur’da kumandan olduğunu bildiğini; kısacası Sur’da olan biten haberlerin bir şekilde buraya ulaştığını söylüyorum. Bu yüzden haber hızla yola çıkar ama ulaşması zaman alır, dedim… Jon’un ölüm haberi de çıkıp, ulaşır, Arya bunu duyar ve hoop istikamet Sur… Zaten o sırada da Braavos’dan ve yüzsüzlerden ayrılmak durumundadır… Jon dirilmiştir ama o haber ulaşana kadar gider. Anlatmak istediğim buydu, yazar arzu eder ise bu şekilde de yapabilir. Keza dediğim gibi Boltonlar ve Sahte Arya haberi de (Stannis’in adamları olmadan da) ulaşabilir; sonuçta piçin haberi ulaşıyor ise Kışyarı Lordu’nun kızının Boltonlar ile evliliği haberi hayli hayli ulaşır. Batıdiyardan gelenler bu haberi taşıyor ise ki öyle olacak(ya da braavoslu biri orada iken öğrenişse fark etmez haberin kimden geldiği, önemli olan haberin ulaşması zor değil buna dikkat çekmek içindi bu, zira ikimiz de fark ettik ki iki diyar arasında çok büyük uzaklık olmadığı gibi Braavos’dan kuzeye giriş daha hızlı kaçar.) o zaman Bolton ve Kızıl Düğün ayrıntısını da illa duymuştur, zira böyle şeyler konuşulur her daim ve bu bilgi gene Arya’nın kulağına gelebilir… Yani Frey meselesini sonraya erteleyebilir de, maksat anne ve abisinin intikamı ise Boltonlar da bu listede yer alacaktır; Arya ve Bolton evliliği bizim kızın ilgisini daha çok çekebilir. Sahte Arya ile yapılan evliliğin amacı Boltonların hakimiyetini sağlamaktı, Arya bunu anlayacaktır; bu oyunu bozmak için bile harekete geçebilir. Ben olsam Frey meselesini ertelerdim zira acelesi yok, Bolton meselesi daha mühim kaçardı; onların oyununu ortaya çıkartmak ve işlerini bitirmek… Kısacası senin söylediğin gibi Nehirova’ya da yolu düşebilir ilk başta, benim söylediğim gibi kuzey/sur yoluna da ki ben kendi görüşümün daha yüksek ihtimal olduğunu düşünüyorum saydığım sebeplerle. Yani Arya’yı kuzeye çekecek freylerden daha çok olası sebep mevcut.

Yalnız merak ettiğim kısım şu; Sur’a giden gelen çok insan yok, hatta nerdeyse hiç insan yok ama bir şekilde orada olan (kumandan seçimi dışında, o westeros’a yayılır olağan) şeylerin yayılması ve ta Braavos’a gitmesi. Cehennemin kapısı gibi bir yer orası, kimse gitmek istemiyor ama her haltı da biliyorlar. :smiley:

Dareon’u öldürme sebebi zaten kaçak olması, Jon ve dönme meselesi yüzünden değil. Böyle demediğim gibi ima da etmedim. :slight_smile:

Neye gülerim biliyor musun? Şu yazdıklarımızın hiçbiri tutmaz ise… :smiley: Neremizle okumuşuz kitapları derim. :smiley: :smiley: :smiley:

Ek: Ertuğrul’u izlerken bir yandan geziyordum nette ve bu alıntıyı gördüm, unutmuşum. :slight_smile: Şimdi bu bir geleceğe yönelik ima da olabilir. Jon bir prens(ya da kral neyse) ve öldürüldü. Arya da savaşçı prenses olarak prensini/kralını öldürmek isteyebilir. Dedim ya ölüm haberi ulaşırsa Sur’a intikam duygusu işe gidebilir; taze yara olacak zira… :stuck_out_tongue_winking_eye::stuck_out_tongue_winking_eye::stuck_out_tongue_winking_eye:


#100

Amma yazmissin :smile:

Dany orada çok kötü bir durumda, halüsinasyonlar görüyor, o noktaya varmasiyla biten süreci sorguluyor. Bu piskolojiyi anlamak gerek. Astapor, Yunkai, Meereen… Buralari fethederken Dany’nin düsüncesi kölelige son vermekti, bunu gerçekten istiyordu, herhangi bir seyin bahanesi falan degildi. Astapor ve Yunkai’yi geride biraktiginda orada yasanan sorunlarin tekrarlanmamasi için Meereen’de kalmaya karar verdi, sehir yönetemiyorsa koskoca bir diyari nasil yönetecegi konusunda kafasinda soru isaretleri olustu ve önce yönetmeyi ögrenmesi, tecrübe kazanmasi gerektigini söyledi; bunlarin disinda iyi bir Kraliçenin halkina sirtini çevirmemesi, onlari karmasanin içinde birakip gitmemesi gerektigini anladi. Demem o ki, Dany yaptigi her seyi inandigi bir amaç ugruna yapti, bir seyin bahanesi olarak degil. Yaptigi her seyin bir sebebi vardi. Meereen’de zorluklara gögüs germesi gerektigini orada kalip hükmetmeye karar verdigi an biliyordu; bu durumda nasil olur da aslinda içten içe rahatlamak için kalmak istemis olsun? Celiskili. Kötü oldugu, yorgun oldugu, Jorah’nin onu sorguladigi halüsinasyonlar gördügü bir andaki psikolojisiyle ortaya çikmis düsünceleri o zamana kadar yaptigi seylerin rengini, gerçegini degistirmez. Bu kadar kolay degil. Biz yaklasik 4 kitap boyunca Dany’nin nasil bir hirsla, nasil bir inançla kölelige son verme arzusunu, bu yolda yaptigi fedakarliklari okuduk; çok zor bir durumdayken, kaybolmusken, günlerdir bir sey yememisken söyledigi 3-5 cümleyi gerçekler gibi kabul edip, bu zamana kadar yaptiklarinin esasinda bir seylerin bahanesi oldugunu düsünmek çok ama çok yanlis olur.
Ben Dany’nin savasin ardindan çok uzun bir süre daha Meereen’de kalacagini söylemedim, sadece savasin hemen ardindan yola çikamayacagini çünkü halletmesi gereken seyler oldugunu söyledim. Martin bu halledilmesi gereken seyleri yazar, yazmak zorundadir. O yüzden ben en az 3-4 POV boyunca bu halledilmesi gereken seyleri ve yolculuk hazirligini okuyacagimizi düsünüyorum. Ve dedigim gibi, ikinci kismin sonunda veya sonuna az kalmisken Dany yola çikar bence.
Yazarin Robb’un savaslarini ayrintili yazmamasini örnek göstermissin. Bence çok yanlis bir örnek. Birincisi, Asoiaf her seyden önce politik bir hikaye, o yüzden Robb’un savasi detaylarla yazilmamis olsa da, Meereen’in savastan sonraki politik durumunun yazilmasi oldukça muhtemel. Ki bu ayrica büyük ihtimalle seride Meereen defterini kapatan kisim olacak, Dany’ye ait bir sehrin, hatta sehirlerin geleceginin temelini belirleyecek. O yüzden bence okuruz, yoksa her sey havada kalir. Ben Martin’in Meereen, Astapor, Yunkai, hatta belki de Volantis konusunda kesin ve net bir kapanis yapacagina inaniyorum.
Yani özetle… Dany bence Kis Rüzgarlari’nin sonlarina dogru veya sonunda Westeros’a dogru yola çikar. Son kitapta ise WW olaylarini okuruz ve nihayet hikayenin nasil bittigini ögreniriz. Inan bana, bu konuda yanilmayi çok istiyorum, yani Dany’nin daha önce, gelecek kitabin ikinci kisminin en basinda Westeros’a varmasini istiyorum ama bir türlü kafama yatmiyor, aceleye getirilmis, oldu bitti seklinde olurmus gibi geliyor. Daha Dothrakilerle Vaes Dothrak’a gidecek, orada büyük ihtimalle Drogo öldügünde Dosh Khaleen’e katilmadigi için yargilanacak, oradan kurtulacak, hop tekrar Meereen’e dönecek, savasacak, sonra Meereen’in ve diger sehirlerinin gelecegi için kararlar alip onlari uygulayacak, köle tacirlerinin o gittikten sonra tekrar savas çikarmamalarini garanti altina almasi gerekiyor, ve birde isin içinde Tyrion var… Onunla tanisacak, yaninda tutacak ve onu danismani yapacak kadar güvenecek… Ohooo! Iste bunlari ve kitabin Meereen ile ilgili POV’lardan olusmayacagini düsününce… Anlatabiliyor muyum? :smile:
Martin nasil bitirecek bu seriyi bilmiyorum… :thinking:

Sansa’nin olaylara dahil olmamasi bana imkansiz geliyor. Neler olacagini, nasil olacagini söyleyemem, öyle bir yetenegim olsaydi kitabi yazardim, hepimiz rahat ederdik :smile:
Olabilir diyorum iste, imkansiz degil diyorum. Sen de bana neden olamayacagini söyle; söyleyebilir misin? Hayir. Bilmiyoruz neler olacagini. Ben sadece dedigim gibi Sansa’nin öyle ya da böyle bu isin içinde olacagini tahmin ediyorum, hissediyorum. O süreçte olaylarin nasil gelisecegini söyleyemem. Sansa su an hazirlanan komplodan bihaber, ama sen bana bunu asla ögrenmeyecegini, duymasinin imkansiz oldugunu söyleyebilir misin? Her sey bir anda bambaska bir noktaya ulasabilir.

Ona kehanet denmez ki zaten, gelecekten bir imgeydi sadece, yani çok özel bir anlami olmayan, bir kehanet kadar gelecek konusunda belirleyici olmayan bir imge. Bunlardan çok var seride. Mesela yine Yüce Yürek Hayaleti Tywin’in emri üzerine Gregor’un Vargo Haot’u öldürecegini isaret eden bir imge de görüyor; çok mu önemli? Yani genel olarak önemli seyler var evet ama araya bir iki tane bu tarz, digerlerinden nispeten daha önemsiz ama ayni zamanda açiklayici imgeler de var. Mesela su bahsettigimiz imgede Sansa için bakire diyor, ve aslinda hemen öncesinde de bahsediyor Sansa’dan Joffrey’nin ölümünü isaret eden bir imgede, ve yine bakire diyor. Yani o kardan kale imgesi belki de Martin’in o bakirenin Sansa oldugunu vurgulamasidir sadece. Dev’i Braavos’un titanina, ardindan Baelish’in ilk hane simgesi olan Braavos titanina baglayip “budur” demek… Biraz havada kaliyor. He diger yandan, Baelish’in ölümünde Sansa’nin parmagi olacak mi, dizideki gibi? Evet muhtemelen, ama ben o imgenin bunu isareti oldugunu sanmiyorum, biraz alakasiz; baglanti kurulabilir ama zorlama olur.

Dizide detaylara girmiyorlar, giremiyorlar, öyle yapsalar ortaya en az 15 sezonluk dizi çikar. Bizim için sorun olmazdi tabi ama HBO iflas ederdi herhalde :smile: Zaman yok yani Jon’un yeni ruh halini, dirilme sonucu yasayacagi degisimi anlatmaya.

Cocuklari aldi evet, ve bu “uslu durun” uyarisiydi resmen ama açik açik da tehdit etmedi, ben onu diyorum. Yoksa elbette Jon’un çocuklari neden aldigi belli, ve Yabanillar bunun ne anlama geldigini de biliyorlar. Ama… Nasil anlatsam? Ortada açik bir tehdit yok. Bu bir önlem simdilik. Jon bunu yapmaya mecbur, ve Yabanillar bu mecburiyetin sebebini anliyorlar. Biz bu konuya senin “Jon Stannis’i karisi ve çocugu ile tehdit edebilir” demen üzerine girmistik sanirim. Yani benim demek istedigim, Jon Yabanillarin çocuklarini mecbur oldugu için, isler böyle yürüdügü için, bir baris dönemini mümkün kilmak için yapti; yoksa yapmazdi, zaten bunu yaparken içten içe huzursuz, rahatsiz oldugunu da biliyoruz. O çocuklarin ömür boyu güvende kalmalarini istedigini de biliyoruz. Bu yüzden, ölüp dirildiginde daha sert birine dönüsecek olmasina ragmen, ben hiçbir sekilde kendi çikarlari ugruna Stannis’in karisini ve kizini rehin alip Stannis’i tehdit edecegini düsünmüyorum. Umarim anlatabilmisimdir :smile:

Arya kafasinin dikine giden, ona dogru görünen, inandigi seyi yapiyordu ve yapiyor. Daha küçük bir kizken bile prensipleri vardi, ve hala var. Duygusal olan daha çok Sansa’ydi. Arya’da da var elbette duygusallik ama o daha çok gerçekçi, her seyi oldugu gibi görüp kabul edebiliyor. Kiz net yani.
Ve ailesinin intikamini almayi herkes ister, duygusal olsun veya olmasin. Bu baska bir konu.
Ben “Arya duygusuz, buz gibi birine dönüstü” de demedim :smile: Arya sevgiyi, sadakati biliyor ve ailesine çok bagli, sag kalanlari özlüyor elbette. Benim bahsettigim duygusallik o sekilde bir duygusallik degil. Arada çok ince bir çizgi var. Zaten duygusal kelimesini kullanmadan önce tereddüt ettigimi de görebilirsin önceki yorumumda. Yaa bu kizin kendine belirledigi bir yol var, inandiklari var, planlari var. Adim adim, sakince ilerlemesi gerektigini biliyor, ögrendi. Bu yüzden bence Jon’un öldügünü ögrenirse eger öfkelenir, listesine isimler ekler ama emin adimlarla ilermeye devam eder. Öyle ayaklanip Sur’a gitmeye, Jon’un intikamini bir an önce almaya kalkmaz gibi geliyor bana. Ögrendigi en önemli seylerden biri her seyin bir zamani, bir usulü oldugudur. O yüzden fevri davranacagini sanmiyorum. Belki de dogru kelime budur : Fevri… Dany karakterinde biri olsa mesela, tartismam bile! Hemen ayaklanir, gider Sur’a derim :smile: Dany fevri çünkü, ama Arya baska. Arya bu tip durumlarda derin bir nefes alip “Durgun su kadar sakin” falan diyor :smile:

Yaa tamam anlatiliyor ama iste Westeros’dan gelen adamlar anlatiyor, benim dedigim buydu sadece. Kimse Jon hakkinda konusmuyor demedim ben, Braavos’un gündem konularindan biri degil dedim çünkü sen öyleymis gibi bahsettin. Braavos’a gelen yabancilarin konusmalari Braavos’un gündemini olusturmaz. Olay sadece bu. Ve o adamlar olmasa Braavos’da Jon ismi, lakabi yankilanmaz. Ama sen öyle bir anlattin ki, sanki Jon Braavos’da popüler gibi bir durum oldu. Aslinda ben bunlari senin söylediklerini karsilik olsun diye söylemedim ve söylemiyorum yani, sadece açiklik getirmeye çalisiyorum.
Bunun disinda, sahte Arya olayini ögrenebilecegi kisiler kisitli. Aslinda tipki Jon’la ilgili haberler gibi. Bunlari sadece Kuzey’den gelen kisiler tarafindan ögrenir. Yani ne bileyim? Kral Topraklarindan gelen biri herhalde Bolton’un oglunun karisi Arya’dan bahsetmez. O kisi Kral Topraklarinin durumundan bahseder.
Tekrar söylüyorum, bence Kizil Dügünün detayini bilseydi, biz de bunu bilirdik.
Jeyne’in Arya olmadigini görüp bu oyunu bozan zaten Jon olur, isteyerek veya istemeyerek.
Ve son olarak, bu konuda, daha önce de dedigim gibi; Arya olaya el atana kadar mesele zaten çözülür bence. Cünkü su an Kuzey’in gündeminde olan, biraz “siradaki konu” durumunda bu Jeyne olayi falan filan var. Ve Arya daha Braavos’da, o gelene kadar eminim ki bu konuda mesafe kat etmis olurlar.

Bu cümleden baska ne anlam çikarabilirim? :smile:
Bundan çikardigim anlam $u : "Arya Dareon’la Sur’a gidebilecegini düsündü ama onun gitmeyecegini ögrenince Dareon’u öldürdü"
Böyle düsünmüyor olabilirsin ama yazdigin cümleyle benim yanlis anlayip bu sonucu varmam kaçinilmaz.
Laflarini çarpittigimi düsünme, ben yazdiklarindan ne anliyorsam ona göre yorum yapiyorum.

Büyük ihtimalle yazdiklarimizin hiçbiri tutmayacak, o yüzden simdiden gülelim :smile:

Ertugrul mu? :unamused: … Saka yapiyorum saka :smile: Ben sevmiyorum ama izleyenlere, sevenlere saygim sonsuz.

Arya Jon’u öldürmek mi isteyecek??? Jon’u öldüren kisiyi/kisileri öldürmek isteyecek demek istedin sanirim… Ki sonradan ekledigin fotodaki yaziyi inceleyince öyle oldugunu anladim (Yazdiklarina cümle cümle cevap yaziyorum, takilma :smile: )
Daha dün bu kismi okudum kitapta, Dareon’un söyledigi bir sarkiydi.
Gönderme diyorsun? Olabilir, hatta hos da olurdu ama… :smile: Yaa Jon dirildiginde zaten ilk isi ona ihanet edenleri idam etmek olur. Arya gelip adamlari bir kez daha öldürecekse, bir sey diyemem :grin:
Aslinda ne kadar tuhaf degil mi? Yani bir seyin sana, bana veya bir baskasina yansima sekli. Sen Jon/Arya birlikteligi, kavusmasi istiyorsun ve bunun gerçeklesme olasiligi ile baglanti kurulabilmesi mümkün olan en ufacik bir sey bile senin için çok önemli bir kanit gibi görünüyor, seni heyecanlandiriyor; halbuki bana çokta anlamli gelmiyor. Ve bence iste tam da bu yüzden ikimiz de çok yanilacagiz tahminlerimizde :smile: Benim Jon/Dany birlikteligi konusundaki tahminim hariç! O gerçeklesecek :sunglasses:
Saka yapiyorum :grin: … Hayir ciddiyim :laughing:

Ben de amma yazmisim :open_mouth: