Akgezenler, Azor Ahai ve Uzun gece üzerine


#101

Evet, baya yazmışım. Tekrar bakınca gördüm ama daha uzunu var sanki bir iki yorum öncesi… :stuck_out_tongue:

Var ya Dany ve bahane kısmını yazınca yeminle böyle anlayacağını biliyordum ve parantez içinde açıklama yazmayı düşündüm ama sonra unuttum mu o kadar yazıyı yazarken ya da yazarsa açıklama getiririm diye mi düşündüm nedir, yazmadım. :smiley:

Ben, Dany yaptığı her şeyi rahat rahat oturmak vs. için bahane olarak kullandı demek istemedim. Savaşmış sürekli, nasıl rahat etmek için olsun o kadar savaş?
:smiley: Elbette ki Astapor’dan başlayan süreçle beraber köleliği kaldırmak onun için bir ideal oldu. Alıntı yaptığım yere bakarsan eğer benim bahsetmeye çalıştığım Meeren meselesinde oyalanması ile ilgili. Hatta savaş sonrası oyalanmaya devam ederse eski hatasını tekrar etmiş olur dedim, Meeren’de oyalanması ile ilgili… Sonuçta Selmy vs. kalpsiz adamlar değil; onlar da üzülüyordur kölelik meselesine falan ama onlar Dany’den daha gerçekçi olsalar, yaşları gereği. Hazır kitapları yeniden okuyorsun geldiğin zaman 5. kitaba göreceksin zaten, yavaş yavaş köleliğin öyle ha deyince kaldırılamayacağını vs. içten içe fark ettiğini düşünüyorum. Çünkü zaten böyle bir şey ha deyince mümkün olmaz. Binlerce yıllık kalıplaşmış bir sistemi 1-2 senede yok edemezsin. Ne yaparsın? Bütün köle tüccarlarını ya da o efendi dedikleri çıbanın başı herifleri yakar, öldürürsün; sonra dediğin şu konsey meselesini kurarsın, oldu bitti… Oturur ise sistem ondan sonra oturur yoksa geri döner. Köleliği kaldırması için bir ömür boyu orada yaşaması lazım, o sistemi kurup oturması için uğraşması lazım. Kölelik tam manası ile Essos’ta ya da o şehirlerde kalkmayacak, Dany buna inanır ise çok safça bir düşünce olur, gerçekçi değil maalesef. Ben de sonunda bunu idrak ettiğini ya da edeceğini düşünüyorum, bu yüzden öyle çok oylanmaz gibime geliyor. Konseyini vs. kurar, basar gider. Astapor ve Yunkai fethedildi de ne oldu? İşte sonuca bakarak bunu anlar. Bir konseyin kurum aşaması da kaç povluk anlatılır ki zaten? Bir ya da iki pov, bitti… :smiley: Politika ve savaş iç içe bir bir şeydir, ayrı tutma asla, bu seride hepsi var. Hatta yazarın, savaşın ne denli kötü ve korkunç bir şey olduğunu insanlara anlattığına, gösterdiğine dair düşünce/yorumlar var. Ben de buna katılıyorum, bu açıdan da güzel bir seri diye düşünüyorum.

Bu arada daha önceden söyleyecektim, unuttum sonra yorumunu okurken gene hatırladım ve bu yazıyı yazarken gene unuttum derken okuyayım seni yorumu gene, hatırlarım belki dedim ve evet, hatırladım. Yazıyorum unutmadan gene. :smiley:

Diziyi izlediğin için orada olan bitenin etkisinde kalıyor olabilir misin? Yani kitabında birebir aynısı olacağı yönünde? Çünkü o konu üzerinde kısaca düşündüm de bence o kadar da aynı olmayacaktır. Öncelikle dizide Dany’yi araması için Daario ve Jorah gönderildi ve onu buldular. Dany’nin planına göre de o kulübe gibi şeyin kapısını kilitlediler, nöbetçileri öldürüp. Ayrıca Dany, ejderhasından yine ayrı düşmüştü ve doğal olarak çok zayıf durumdaydı… Kitaba bakarsak eğer Daario şu an rehineler arasında ve Jorah da Tyrion ve 2. oğullarla birlikte savaşta olacak. Ayrıca Dany, Dothrak süvarileri üzerine gelince Drogon’a binip uçuyordu. Yani şu an baya güçlü konumda. Esir edilme durumu olacağını hiç sanmıyorum, ortada kurtulma meselesi olmaz gibime geliyor. Hatta adamları görünce belki onun aklında doğrudan oraya gitmek gelmiştir…? 6. kitapta görürüz ölmez isek ya da adam ölmezse inşallah. :smiley:

Sen de bana neden olamayacagini söyle; söyleyebilir misin? Hayir. Bilmiyoruz neler olacagini.

Hiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiii nasıl söyleyemem? Söyledim ya! Kaç gündür ben ne yazıyorum Sansa ile ilgili? Neden Piçlerin Savaşında parmağı olmayacağı/olamayacağını yazdım ya.Ben ne yazdım bunca zaman? :smiley: Sansa’nın karakteri tartışması yapmadık ya :smiley: Hatta LF’nin neden şu aşamada Kışyarı ile uğraşmayacağı ile başladım Sansa ve Manderly meselesine kadar geldik. En son da onlar nereden bilecek komployu ve bunun başında bu hanenin olduğunu? sorusunu sordum. Sen de diyorsun ki bir şekilde gelir kulağına? Onun kulağına geliyor ise Roose Bolton’un hayli hayli gelir(zaten adam bir haltlar karıştırdığını biliyor onun, sadece ayrıntısını bilmiyor. En azından bizim bildiğimize göre, belki çoktan öğrenmiştir. Hiç bu kısmı hesaba katmadık değil mi? Onun POV’u ya da onun yakınındaki birinin Pov’u yok sonuçta. :stuck_out_tongue: ). Ortada kalmadı komplo o zaman. :smiley:

Anladım, her imge önem arz etmek zorunda değil, diyorsun. O zaman ben biraz fazla gereksiz mana yüklemişim her görülen şeye. :stuck_out_tongue:

HBO ne iflas edecek, adamlar diziden, reklamlarından ve eşya satışlarından pok gibi para kazanıyor. :smiley:

Canım zaten adam “keserim bebeleri” diye açık açık tehdit etti manasında demedim, demesine gerek yok. O çocukları rehine olarak istiyorum demesi, yeri gelince keserim demekle aynı şeydir… Ha yapamazdı büyük ihtimal, her ne kadar lordlara yapabileceğini ima etse de(ya da iç düşüncesinde Slynt’e sorun dese de ama çocuklar ile uyuz bir lord aynı değil, onun farkında değil herhalde :smiley: )Ben zaten bu olacak şeklinde de demiyorum; sadece ortam, şart vs. dediğim gibi olur ise bahsettiğim mektup meselesi yüzünden nasıl çocukları rehine aldı ise karısı ve kızını da rehin tutabilir. Yani şöyle bir cümle kurması zor değil; “Evinize güvenle döndüğünüz haberi geldiğinde eşiniz ve kızınızın sağ salim Fırtına Burnu’na ulaşmasını sağlayacağım, lordum.” Politik nezaketle üstü kapalı on numara kapalı tehdit. :smiley: Bunu yapması için ölüp dirilip karanlık bir ruh haline bürünmesine de gerek yok; ben bile yaparım bunu ki öldüremem onları zaten ve oldukça merhametli bir kişiliğim vardır. Lakin gerekiyor ise yapmaktan çekinmem; hep derim karşındaki senin ne yapabileceğini bilsin yeter, ne yapamayacağını değil. Jon da gerek gördüğü şeyi yapan biri, he bu olay büyük olasılıkla olmayacaktır orası ayrı, ben yazsam yapacağım şey bu olurdu sadece, alternatif senaryo. :smiley:

Ögrendigi en önemli seylerden biri her seyin bir zamani, bir usulü oldugudur. O yüzden fevri davranacagini sanmiyorum.

Ne zaman öğrenmiş bunu? :joy: Usul meselesini belki öğrenmiştir hatta öğrendi demeyelim de öğreniyor ama zaman meselesi… işte bu hala öğrenemediği bir şey. Fevri de değil mi? Mercy POV’unda yaptığı şey bence gayet fevri bir hareketti; adamı görür görmez anında harekete geçti, düşünmedi bile sıkıntı yaratır bana diye. O gece nöbetçisini öldürme şekli de keza aynı fevrilik idi. Arya, teyzesi Lyanna gibi kolayca öfkelenen ve her öfkeli insan gibi o anda fevri hareket eden bir kişi. Bu ilk kitaplarda vurgulanmıştı sanırım? Yanlış hatırlamıyorsam. Sen benim Arya’mı tanımamışsın tam. :smiley: Hatta Jon genelde ihtiyatlı bir kişilik olsa da zaman zaman onda da fevri hareketler görebiliyoruz, bilhassa son Arya meselesinde çok fevri bir şekilde hareket etti. Adamların hoşnutsuzluğunu açık seçik görmesine rağmen; içinden, “Size ihtiyacım yok.” diyerek tehlikeyi görmeyi de reddetti. Anası kılıklı olabiliyor oğlan bazen :smiley:

Arya biraz da ayağına gelen fırsatı kaçırmayan biri, gene Tatlı Raff meselesinde ve kılıcını çalan adamın olduğu hana gitmesinden görüyoruz. Kibar Adam laf atar bana gene, kovabilir beni diye düşünmedi bile, önce hareket sonra düşün havasında hareket etti ki dizide LF’nin Starklar için şu sözünü seviyorum; Slow Mind, High temper" Durgun su kadar sakin meselesi olayı öfke anında geçerli olan şey değil :smiley: Onu ya korktuğu anlarda sakinleşmek için söylediği mottolardan biri ya da adam öldürürken yakalanmamak ve işini iyi yapabilmek için usul… Yoksa öfkeli kurdum o benim. (benzer noktalarımız var bunla ya :smiley: ) :slight_smile: Şu ana kadar Arya’nın planlı tertipli hareket ettiğine hiç şahit olmadım(plan yapsa da planları bozuluyor kızın; Kışyarı’na gitmeye kalktı esir düştü, anasının yanına gitmeye kalktı öldü anası abisi; Sur’a gitmeye kalktı onda da özgür şehirlere düştü yolu, bunu da söylüyor zaten gitmek isteğim yerlere gidemiyorum diye), rüzgarın savurduğu yere giden bir yaprak o. O rüzgar onu en son Braavos’a Yüzsüz Adamlar’a götürdü. Fırsat kaçırmayan biri olarak da onların eğitimini alarak intikam alma yolunda ilerlemeye devam etti. Buna rağmen intikam almak için plan program yaptığını da daha görmedik, en azından yazar daha bunu bize anlatmadı; belki 6. kitapta Arya povlarında değinir. Yani ilk kimi haklayacağını, nereden başlayacağını vs. Arya’nın şimdiki hedefi intikam alabilecek donanıma sahip olmak… Bu yüzden Arya’nın öldürme listesine ne şekilde yaklaşacağı konusunda %100 bu şekilde diyebilmek de mümkün değil işin özünde; a noktasına gitmeye kalkar iken b noktasına gidiyor kız.

Eğer Jon’un öldüğünü duyar ise öfkeden deliye döneceği kesin ama daha önce de söylediğim gibi, “öldürme sıram var, anam abim öncelikli ya da babam, önce onların intikamını alayım sonra Jon’un alırım.” diye bir olayı da yok kızın. Taze yaralar her daim önceliklidir ki Arya’nın öfke halinde fevri hareket ettiğini gördük ve elbette fırsat bulduğu zaman intikamını almak için de… Kendisine hakim olma olayı yok ki bu kızda neden listenin köşesine sıkıştırıp sonraya bıraksın? Kısacası önceki yorumlarda da bahsettiğimiz HABERLERDEN hangisi Arya’ya ulaşır ise bizim kızın yapısı gereği önceliği büyük olasılık orası olacaktır ama eski gelenek devam eder a derken b’ye yolu düşerse başka ama bu saatten sonra da benim gözümde bayar, yani artık rüzgar gibi savrulmaktan ziyade plan yapıp onu devreye sokması gerek; iyi veya kötü.

Ben Jon ana gündem konusu demedim ki hiçbir zaman ya da ima etmedim, sen yanlış anlamışsın beni işte. :slight_smile: Ben sadece Arya, abisi hakkında haberler alıyor demek istedim; öldüğü haberini de alabilir o yüzden sura gidebilir demek istemiştim. Yoksa elin piçi niye ana gündem maddesi olsun? :smiley:

Kral Topraklarından neden gelsin ki gelen illa? Westeros’dan bir sebeple gelen herhangi bir adam, orada olan biten haberleri konuşabilir. Sur’daki Kara Piç hakkında haberi anlatan adamlar, Bolton ve Lord Stark kızı Arya’yı da hayli hayli konuşur zira bence önem derecesi bakımından en az bir iki tık daha üstte Jon’un meselesinde. Westeros’da bu evlilik meselesi bir hayli gündem maddesi olmuştur herhalde? En basitinden bankacı herif geldiği zaman bile duyabilir…Yani bir yazar olarak, ben yukarıda bahsettiğim şeylerden birini ya da her birini x karakterine duyurmak istiyor isem bunun için her türlü imkan ve olanağım var, bana engel olabilecek hiçbir şey yok. Zaten demiştim Sur haberlerinin gelmesini bile şaşırtıcı bulmuştum, westeros’un çoğu bilmiyordur orada neler olduğunu. Lakin yazar, Arya’nın bir sebeple abisi hakkındaki gelişmeleri bilmesini istedi ya da bize oradan ona haberler geldiğini/gelebildiğini bilmemizi; böylece 6. kitapta bahsettiğim haberleri alırsa “nasıl aldı bir anda, ne şekilde geldi?haber geliyor muymuş oralardan?” demeyelim diye… Tahminim bu yönde.

Arya olaya el atana kadar meselenin çözülüp çözülmemesini bir önemi yok ki mesele Arya’nın kuzeye gitmesi için bir teşvik oluşturmak, oyunu bozmasını sağlamak değil. :slight_smile: Nöbetçi meselesinde haksız değilsin, biraz daha açmalıydım parantez meselesini, yani kaçak biri olduğunu vs. fark etmiş oldu, o yüzden öldürdü… Arya o oğlanı ‘kötü biri’ olarak tanımlıyordu.

Ya en azından bir iki tane tutsun bir senden bir benden, o kadar vakit harcadık. :smiley:

Ya bir yandan tv izliyor bir yandan telefondan hızlıca yazmaya çalışıyodum, bu yüzden dikkat etmedim. Evet, prensini/kralını öldürmüş kişileri öldürmek isteyebilir demek istedim. :slight_smile: Bana göre bir gönderme evet. :smiley: Gene tekrar ediyorum, mesele Arya’nın x işini yapıp yapmaması değil, onun kuzeye/sura gitmesine bir neden oluşturmak… :stuck_out_tongue:

Jon ve Dany elbet bir araya gelecek ama aşk? %100 diyemem… Lakin ben Jon ve Arya diyorum her zamanki gibi… :stuck_out_tongue: Hatta üçgene dönüşürse şaşmam da diyorum; Jon, Arya ve Dany… :stuck_out_tongue:

Bu arada bir kişi 6. kitabın 1800 sayfa gibi bir şey olacağını söylemişti, o da kesin değil doğru mu hatırladığından ama yazar böyle bir şey demiş gibi aklında kalmış. Senin bilgin var mı? Öyle ise baya olay sığar 6. kitaba.

Yorumlar uzadıkça uzuyor ahhaa

Başlığı açan arkadaştan rica edip, başlık ismini “Yeniay ve Starkgaryen Teorileri” diye yazmasını mı rica etsek ne? Baya baya burası bizim oyun alanımız oldu. :smiley:


#102

Tartistikça sanirim birbirimizi taniyor ve ne tepki verecegimizi az çok kestiriyoruz önceden :smile:

Ben oyalanacak demedim ki ama, sadece bazi seyleri rayina oturtmadan gitmez diye düsünüyorum. Bu bazi seyler dediklerim de iste yeni bir sistem belirler ve o sistemin basina bir konsey atar falan. Ondan sonra yolculuk hazirligi… Yaa iste en fazla 4-5 POV. Ondan sonra çikar anca yola.
Bak sunu kabul edebilirim… Dany Meereen’de kalmaya karar verdiginde sonrasinda bu kadar sorun yasayacagini ve bu kadar uzun zaman orada kalmaya mecbur olacagini tahmin etmemis olabilir, ki bu da onun tecrübesizliginden kaynaklaniyor. Ve orada, açlik ve susuzluk çekerken, yorgunken falan kendini sorgulamistir, acaba hata mi yaptim diye düsünmüstür. Ama öyle bile olsa yaptiklari hiçbir sekilde bir bahaneye dönüsemez çünkü onlari yaptiginda hirsla, inançla, istekle yapti.
Ben bu sorunu köle tacirlerinin basinda olan adamlari öldürmesiyle bitirmesini hiç istemem. Ben Dany fani olarak onun böylesine adaletsiz ve acimasiz birine dönüsmesini istemiyorum. Savas esnasinda acimasiz olabilir tabi, o ayri, ama sahip oldugu sehirlerin gelecegini belirlerken bir Kraliçe gibi davransin, o gelecegi diktatörlük ile saglamasin, her seye ragmen adalet üzerine kurulu olsun. Yani daha medeni, diplomatik bir sekilde halletmesini isterim bu sorunu ve tam o noktada sanirim Tyrion devreye girer. Bu mesele savasi kazanmakla bitmeyecek, burada söz konusu olan sorun kölelik, ve bu kölelik o sehirlerin ekonomisi açisinda çok önemli, hatta ayrica kültürel bir durum bile diyebiliriz. Dany bunu kaldiriyorsa yerine yeni bir sistem koymalidir, zaten yasadigi tüm sorunlarin kaynaginda sistemsizlik var. Tekrar ayni hatayi yapmaz, artik eskisinden daha tecrübeli, islerin nasil yürüdügünü de biliyor. Savasi kazanarak sorunu çözemeyecegini, en azindan uzun vadeli bir çözüm olmayacagini tahmin edecektir. Yeni, saglam, ekonomik açidan faydali yeni bir sistem olusturmak zorunda. Bunu yapar ve ardindan yola çikar. Oturup islerin nasil gittigini görmek için beklemez, bu yillar sürer ve Dany’nin de Martin’in de vakitleri yok :smile: Benim demek istedigim buydu. Bunun disinda, kölelik kalkar, gerçek hayatta nasil kölelik bittiyse, Asoiaf evreninde de bitebilir. Fantastik bir dünya olmasina ragmen, içinde gerçeklik de tasiyor. Dany belki köleligin tamamen bittigini görecek kadar yasamayacak, ama onun bu yolda attigi temeller ile bitecek kölelik.
Dany Astapor ve Yunkai’de yasananlar tekrarlanmasin diye Meereen’de kalmaya karar veriyor zaten. Kraliçe olarak ögrendigi ilk sey bu oldu. Fethediyorsan kalacaksin ve yöneteceksin. Sifir bilgiyle yola çikmis biriydi, hatalar yapmasi gayet normal ve gerekliydi. Ben hep sunu diyorum… Dany diger lord çocuklari gibi üstatlardan egitim almadi. Ne savas sanatini, taktiklerini biliyor, ne de dogru dürüst tarihi. Dany her seyi yasayarak ögreniyor. Teorik kismi atlayip direkt pratik kisma geçen biri. Düsüyor, kalkiyor, hata yapiyor, saçmaliyor… Ama bu sekilde ögreniyor.

Ben kitabin dizideki gibi ayni sekilde ilerleyecegini sanmiyorum ama sonuç olarak ayni noktaya varacagina inaniyorum. O yüzden, evet dizide olanlar kitapta olacaklar konusunda bana yol gösteriyor, ama öyle asiri derecede de degil :smile:
Mesela bu konu… Dizide ne oldu özetle? Dany Dothrakiler tarafindan esir alindi - Yargilandigi sirada adamlari yakti - Kurtuldu.
Kitapta özetle ne olacak diye kendime sordugumda söyle düsünüyorum : Dany esir alinacak - Yargilanacak - Kurtulacak.
Martin bosluklari dizidekinden çok daha farkli bir sekilde doldurur, orasi kesin; yani Dany Dothrakilerin yaninda neler yasar, oradan nasil kurtulur ve birileri ona yardim eder mi hiçbir fikrim yok; ama kurtulur iste, sonuç ayni yere variyor.
Esir alinir diyoruz aslinda ama ben bu konuda o kelime pek dogru da bulmuyorum zaten. Dotrakiler Dany’yi yanlarinda götürecekler, orasi kesin, birakmazlar. Onun kim oldugunu bilmezlerse eger Dany tipki dizideki gibi Drogo’nun dul’u oldugunu söyler zarar görmemek için, bu kaçinilmaz! Ve böyle oldugunda yargilanmasi da kaçinilmaz hale gelecek, çünkü Dothrakilerde kural belli : Bir Khal öldügünde, Khaleesi’si ömrünün geri kalanini Dosh Kaleen ile geçirmeye mahkumdur.
Dany bunu yapmadi, Dothrakilerin bu konuda anlayisli olacaklarini sanmiyorum. Geleneklerine, kurallarina ne kadar bagli olduklarini biliyoruz. Dany yargilanacaktir yani, Martin’in yarattigi hikayede olmasi gereken, mantikli olan bu. Dany yargilanir ama bir sekilde oradan kurtulur, hemde Dothrakilerin kehanetinde bahsedilen kisi olarak… :smile: Tüm Khallarin Khal’i (Khalessi’si) :sunglasses:

Ee ben de ayni seyi sana söyleyebilirim :smile: Kaç gündür ben ne yaziyorum? :smile:
Söyledim ya sana, söyle olabilir, böyle olabilir, neden, nasil, olasiliklar olasiliklar… Bir sürü sey yazdim. Yazmadigim tek sey tüm bunlarin tam olarak nasil gerçeklesebilecegi. Ve dedim ya, o kadarini bilsem, Martin’in yazdiklarini ve yazacaklarini birebir tahmin etme yetenegim olsa, oturur kitaplari yazarim, hepimiz rahat ederiz :smile:
Ufak bir not; ben “Sansa’nin kulagina gelir” demedim ki, yani sadece bu olasiligi öne sürmedim. Onun yasadigi da çikabilir ortaya. Kuzey bir erkek varis’i tercih eder evet, ama ben Sansa’nin varis olacagini da söylemedim, belirteyim simdiden. Fakat olaylarin nasil gelisecegini bilmiyoruz, Sansa belki de kilit isim olabilir Kuzey için. Sansa’yi sevmedigin için kizi önemsiz göstermeye çalisiyorsun, içten içe en büyük olayin içinde olmasin istiyorsun, biliyorum ben! :laughing: Ama Sansa önemli, ve daha da önemli olabilir.

Genel olarak imgeler önemli yine de, sen yine de mana yükle.

HBO’nun kazandiklarinin büyük bir kismi yeni sezonlarin bütçesi olusturuyor. Adamlarin çektigi en ucuz Game Of Thrones bölümü (bölümü diyorum bak) yanilmiyorsam 5 milyon dolar. En pahali bölüm ise 10 milyon dolar. Son sezon ise her bölüm için 15 milyon dolar harcanacak. Bu sadece diziyi çekmek için harcaniyor. Oyuncularin, çalisanlarin ücretlerine, catering’e, yolculuk masraflarina, pazarlamaya, ve daha birçok seye hiç girmiyorum… Tahmin bile edemeyecegimiz kadar masrafli bir proje. Adamlar ilk önce yatirim yapiyor, sonrasinda proje, tutarsa eger, kendi masraflarini büyük ölçüde karsiliyor. Tabi bu durumu da idare etmek gerek, açiklari doldurmak gerek. Neyse bunun disinda elbette HBO’nun basindakiler, uygulayici yapimcilar da paylarina düseni aliyorlar, sonuçta hayrina yapmiyorlar bu isi.

Öyle demedigini biliyorum :smile: Ben sadece bu olayi, ne boyutta oldugunu örnek gösterip Jon’un Stannis’in karisi ve kizi konusunda senin öne sürdügün ihtimali degerlendirdim, ve bunun olamayacagini anlatmaya çalistim. Tabi konu yine kopup gittigi için nerelere geldik :smile:

Siyah ve Beyaz’in evinde ögrendi.
O fevri bir davranis degil tam olarak. Fevri olmak düsünmeden hareket etmek, birden cosmaktir. Arya’nin tek düsüncesi, tek hayali o listesindeki kisilerin ölümü. Kizin en büyük amaci bu; o isimlerin üzerini karalamak. Dolayisiyla karsisina listeden biri çikinca zaten uzun zamandir hayalini kurdugu seyi yapiyor. Hep gerçeklesmesini istedigi sey yani, ve firsati kaçirmiyor.
Gece Nöbetçisine gelirsek, ondan da fevrilik yok; o Arya’nin kendini bir nevi cezalandirici gibi görmesi :smile:
Arya ince ince kafasinda kuruyor, düsünüyor ve uyguluyor… Dany ise yeter ki öfkelensin, direkt uygulamaya kalkiyor aklina ilk geleni; neyse ki “Ama Kraliçem…” deyip vazgeçiriyorlar çogu zaman :smile:
Yani özetle, fevri Dany’ye denir. Dany’yi tamamlayan kelimelerden biridir bu. Ama bak yine ayni “duygusal” konusundaki gibi bir durum var burada. “Arya fevri biri degil” demek, “Arya hiç fevri davranmiyor” demek de degildir (hatta ufakken epey fevri davranislari da oluyordu ama ben simdiki halinden bahsediyorum). Sadece “Fevrilik Arya’nin ön planda olan bir huyu degil” anlamina geliyor. Yoksa yani herkeste duygusallik, fevrilik, acimasizlik falan filan vardir… Ama ne kadar? Olay bu.
Ben simdiden bahsediyorum. No one olma yolunda “ilerleyen” Arya daha oturakli, sabirli, duygularina genel olarak hakim olabilen biri. Sadece listesinden birini görünce gözü karariyor ama bunun dedigim gibi fevrilikle alakasi yok bence, Arya hep hayalini kurdugu bir seyi gerçeklestirmek için eline geçen firsati kullaniyor. Fevri olsa, Braavos’da daha çok cinayet islemis olurdu :smile:

“Durgun su kadar sakin”… Yaa aklima ilk bu geldi, o yüzden yaziverdim. Arya’yi severim ama neyi zaman, hangi kosulda söyledigini bilecek kadar da degil. Aklima ilk o geldi ve yazdim iste :smile:
Valla bunun disinda diger yazdiklarina cevap veririm ama sanmiyorum ki önceki yazdiklarimdan çok farkli olsun. Ben diyeceklerimi dedim yani Arya konusunda, tekrar tekrar ayni seyleri söylememin bir anlami yok.

Ben Braavos’a dogru yola çiktigi limandan Westeros’a tekrar ayak basacagina inaniyorum. Oradan Nehir Topraklarina dogru gider gibi geliyor, annesiyle karsilasir veya karsilasmaz, isini halleder ve sonra Kuzey… Jon’un öldügünü ve ilk basta Sur’a gidecegini sanmiyorum… Bunlarin hepsini yazdim zaten, bak iste tekrara düsüyorum :smile: Söyleyecegim her seyi söyledim.

Sen öyle söylemek istemedin, öyle düsünmüyorsun ama kurdugun cümleden öyle bir sonuç çikiyor. Bunu dedim sadece.

Kral Topraklarindan gelen adam bir örnekti sadece. Yani dedim ki, Kuzeyle ve Sur’la ilgili haberleri sadece oralardan gelen adamlar olursa ögrenir. Mesela Kral Topraklarindan gelen bir adamdan Kuzey’de olup bitenleri ögrenemez. Herkes daha çok geldigi yerine haberlerini getirir. MESELA Menzil’den gelen bir adam Sur’da olanlardan, Kuzey’de tam olarak neler oldugundan bahsetmez; Menzil’de ve belki Kral Topraklarinda neler oldugundan bahseder daha çok. Anlatmak istedigim buydu. Arya’nin ögrenecekleri haberleri getiren kisilerin nereden geldiklerine göre degisir, ve bu yüzden kisitlidir. Sen de, ben de derdimizi anlatamiyoruz :smile:

Ben yazar olsam, Kuzey’de yeterince karisiklik oldugunu düsünüp Arya’yi baska bölgelere heyecan katmasi için kullanirim. Ki biz Arya’nin tek basina, ya da yaninda bir iki kisiyle maceradan maceraya kosmasini okuduk hep, bu sekilde sevdik onun hikayesini. Bunu bir süre daha devam ettirirdim. Dizide Freyleri öldürerek Nehir Topraklarina hareketlilik katti mesela, herkes “Kim yapti? Nasil oldu?” diye düsündü durdu ama tabi dizide kisa kestiler. Kitapta olsa ne güzel olur bu. Arya bir ara Harrenhal’ün hayaletiyim diye dolaniyordu bilirsin, ne güzel POV’lardi onlar! Kuzey yerine Nehir Topraklarinda falan takilirsa yine benzer POV’lar okuruz, ve Arya karakterine uygun, ona yakisan bir olay örgüsü okuruz. Hemen Sur’a veya Kuzey’e giderse, tamam yine hos olur kavusmalar falan filan ama devami çok düz bir sekilde ilerler bence.

Ask üçgeni… Kusura bakma ama öeeehh yani :smile: Valla ask üçgeni olacagina hiç yakistiramadigim Jon-Arya olmasini tercih ederim. Net !

Forumda bir üye yazmisti degil mi 1800 sayfa olacagini? Okumustum. Ben öyle bir sey duymadim ama umarim dogrudur. Okuyacak daha çok sey olmasinin getirdigi sevinç kadar, “Martin nasil bitirecek bu hikayeyi?” endisesinin azalmasina da sebep olur :smile:

:joy: Harbiden yaa! “YeniAy ve Starkgaryen teorileri” diye degissin basligin adi :joy:
Kaç yorum oldu acaba? Ve kaç gündür bu tartisma/sohbet devam ediyor?
Valla benim için çok keyifli bir sohbet oluyor, ama hafiften tekrara düsüyoruz ikimiz de, yeni konular bulsak fena olmaz :grin:


#103

Bence de başladık tanımaya birbirimizi. :slight_smile:

O zaman ikimiz de orta yolu bulalım; Dany, 2. kısımın bir noktasında yola çıkar; sen sonunda varır diyorsun, ben biraz daha erken varır diyorum. Tek farkımız bu gibi? :slight_smile:

Ben o alıntıyı okuyunca, Meeren’de oyalanma sebebi olarak öne sürdüğü şeyleri bu sözüne binaen (“Batıdiyar çok uzakta,” diye sızlandı Dany. “Yorgundum Jorah. Savaştan bıkmıştım. Dinlenmek, gülmek, ağaçlar dikmek ve onların büyüdüğünü görmek istedim.”) bahane olarak kullandığı fikrine sahip oldum. Bu sözün gerçek düşüncesi olmadığını iddia edemeyiz. Dikkat eder isen Jorah’ın hayali ile konuşurken en başta yaptığı gibi “kölelik, çocuklarım, halkım” diyor, daha önce de diğerlerine söylediği gibi. Lakin Jorah biraz sıkıştırınca bir anda çözülüveriyor. Sonuçta küçük yaşta, söylediğin eğitimleri vs. de almadan, böyle bir yükle ilerlemek zorunda kalan bir çocuk kadının bir noktada huzur araması, dinlenmek istemesi vs. olağan. Meeren de bu düşüncelerini gerçekleştirmek, mola vermek için gerçekten güzel ve uygun bir yerdi.

Fakat bak ejderha meselesini atladın.

Batı seması kan çürüğü rengine devrilirken, Dany yaklaşan atların ayak seslerini duydu. Ayağa kalktı, kirli ellerini paramparça tuniğine sildi ve ejderhasının yanına gitti. Dumanların içinden onlarca atlı savaşçı çıkarken, Khal Jhago, Dany’yi o hâlde buldu.

Drogon yanında iken bunlar, Dany’yi yargılayabilir mi? Esir edebilir mi? Dizide ejderha yoktu, bu yüzden kolayca yakalandı. Bu olayın öncesinde küçük bir öbeği ejderha ile kaçırıyordu zaten. Hayatlarında ilk defa ejderha görmüşler, doğal olarak… Kim olduğunu açıklamasına da gerek yok, Jhago, Drogo’nun kan süvarilerinden biri değil miydi? Bu adam bu kadına, Dany da bu adama kin besliyor diye biliyorum; şu tecavüzden kurtardığı kıza Mago(bu da onun kan süvarisi olmuş herhalde wikden baktım) ve bu tecavüz edip, sonunda öldürdüğü için. Bence Dany’yi öldürmeyi veya tecavüz etmeyi tercih eder Khal Jhago. Sanmam ki alıp onu adı her ne ise oraya koymak isteyeceklerini. Bir geçmişleri var yani. Bu yüzden bu yargılanma, alıp götürme işini olacağına pek ihtimal vermiyorum; ejderha varken olacak iş değil zira. Ha Drogon bir şekilde kaçarsa(ejderha kaçmaz bence ama) başka. :stuck_out_tongue:

Yok, Sansa’yı sevmemek başka, nefret etmek başka(aslında kitaptakine sempati besliyorum diyebilirim, en kötü nötr… Harry ile ilgili povu çok hoşuma gitmişti :smiley: ). Bu yüzden karşı çıkmıyorum savaşta yer almayacağı meselesine. Vadi’de de gayet kendince büyük işler yapabilir sonuçta, olay bu değil. Sadece mevcut şartlar ve olasılıkları düşününce bu olayın olamayacağı sonucuna vardım, o kadar.

Çünkü dizide LF, Vadi’nin hakimiyetini kolayca aldı ve hiçbir muhalefet ile karşılaşmadı. Doğal olarak dizide Vadi olayları dönmeyince LF için sonraki hedef Kışyarı oldu. Sansa’yı Boltonlara verdi, Arya’nın rolü bu kıza geçmiş oldu. Hal böyle olunca LF tüm oyununu kuzey üzerinden oynamaya başladı. Kralın Şehrini de Vadi’yi de boş verdi. Sansa’nın Boltonlardan kaçması ve Kışyarı’nı geri almak için Jon’la bir araya gelmesine vs. kulağına gelince de gitti Vadi ordusunu yardım olarak teklif etti. Dizide keza gene kuzey lordlarının yardımlarını aldırmadılar, var olan yardımlar da 62 gibi komik rakamlar ve yabanıllar ile sınırlı kalarak Vadi ordusunun gerekliliği öne çıkartıldı. Oysa kitapta böyle komik rakamlar ve kuzey lordlarının götlerini dönmesi olayı yok/olmayacaktır… Stannis fazla hoş karşılanmadı sadece ama Glover, Dişi Ayı’nın ve Kabililerin desteklerini almayı başarmıştı. Hatta Manderly bile desteğe hazırdı, şartları olarak Rickon sağ salim bulunup getirilirse. Başka var mı desteği bilmiyorum, aklıma ilk gelen bu. Dizide olayları toparlamak, sonuca ulaşmak için böyle şeyler yaptılar yani… Oysa kitapta Sansa’nın kuzey ile işi uzun süredir yok ve Kışyarı’nın tekrar Starklara geçtiği haberini alana kadar da olmayacağı görüşündeydim. Onun işi şimdilik LF yanında Vadi’de… İster eğitim alıyor de istersen taht oyunu için kilit bir konuma geliyor de… ne olacak bu kızdan ben de bilmiyorum, yazar ne rol biçti göreceğiz inşallah ileride. Önceki yorumlarımda öne sürdüğüm bahanelere ek olarak bir de bu var işte.

Şimdi, Arya Stark olmaması ve Arya Stark’ın intikam güdüsü ile hareket etmemesi gerekiyordu. O gece nöbetçisini öldürdüğünü öğrendiği zaman Kibar Adam, gecesine kızı kör etti; bu sadece eğitim değildi. Yüzsüz Adamlar sık sık Arya’ya bu hediye için yaşının genç olduğunu, kalbinin çok fazla yumuşak olduğunu dahası uygun olmadığını söyleyerek(bunu biraz da psikolojik kırılma noktasını zorlamak için de yapıyorlar kanımca) göndermeye hazır haldeler. Arya, hata yapma lüksüne sahip biri değil. Adamların onu gönderme niyeti olduğunu, bir nevi açığını/hatasını beklediklerinin farkında. Hal böyle olunca vazife/eğitim için Mercy kimliği ile gezinirken Tatlı Raff’ı görür görmez düşünme gereği dahi duymadan, sorgulamadan, Yüzsüz Adamlar ne der? Ne yapar? Kovarlar mı? demeden hemen harekete geçiyor ve oğlanı öldürüyor. Yaptığı şey kimliğin işe yaramaz hale gelmesi ve vazifesi her ne ise onun da sona ermesi demekti, zira Raff’ın Mercy ile gittiğini herkes biliyor. Adamın ölüsünü de bir şekilde bulurlarsa zaten anlayacaklar ki Mercy, bunu öldürmüş. Gizlilik ile iş yapmak da Yüzsüz Adamlar için en öncelikli vazifeydi, öldürülen kişi senin onun öldürdüğünü biliyor ise bunu başarısız olmakla aynı kefeye koyuyorlar; ilk vazifesi para sigortalayan bir herifti, o povda başarısız olarak nitelendirdi fark ederse seni diye… O da gizlice, fark ettirmeden öldürdü adamı; zehirli parayla idi sanırım(şimdi aklıma geldi de Hisar’da da Jaqen, çırağı zehirli para ile öldürmüştü. :smiley: ). Gece nöbetçisi de keza aynı, hatta "Arya Stark dareon’u öldürdü."diyor açık açık ama bunun yanlış olduğunu ve adamların bunu hoş karşılamayacağını dahi düşünemedi… Oysa gerekeni yaptılar… Buna fevrilik demiyor musun? Fevrilik ne o zaman? :smiley: Fevrilik, düşünmeden, sonucu kestirme gereği duymadan bir şeye bodoslama atlamaktır. Arya neyi düşünmüş ki? Fevri o kız, Dany de belki fevridir ama o, senin dediğin gibi durdurulan biri, Arya’yı durduran yok. Bu kız durdurulamaz da zaten. Kafasının dikine giden, inatçı biri. Söz konusu intikamını almak ister, her daim önceliği bu oluyor, fevri hareket edip sonucu düşünmüyor. Sadece işe odaklanıyor, fırsatı yakalamış ise kullanırım diyor. :slight_smile:

Arya kızdığı herkesi öldürecek biri değil. Onun için önemli olan ‘listesi’… Listeye sokarsa ölürsün, sokmaz ise sorun yok. Misal ilk kez yüzünü aldığı kızın babası için “onu öldürmeliydiniz.” gibisinden bir şey diyor ama gideyim de öldüreyim bari diye bir harekette bulunmuyor (gerçi zaten çoktan ölmüş adam söylediklerine göre) ama demek istediğim noktayı anladın sanırım. Kasap değil bu kız, onu demek istiyorum. Kötü adam olduğuna karar verirse ve üstüne ona ya da arkadaşlarına/ailesine zarar vermiş isen seni listene ekler ve fırsatını bulunca öldürür. Hatta bak şimdi aklıma geldi de Freyler vs. Arya’nın ölüm listesinde yer almıyor. Dizide alıyordu Walder Frey sanırım? Hatta dizi boyunca da öldüreceği kişilerin önce isimlerini öğreniyor öyle öldürüyordu. Bundan yola çıkarak Frey meselesini listesinde daha yer diyebiliriz bile. Her gece ailesine ve arkadaşlarına yamuk yapan insanların isimlerini sayarken neden Freyleri de eklemiyor? Biliyor madem?

Arya’yı zaten 1. kitap sonundan sonra hep güney topraklarında gördük. İki kitap kalmış iken artık kuzey topraklarına, evine dönmesi gerektiğini düşünüyorum. Fazla oyalandı güneyde. Belki Nymeria için bir güney meselesi olmak zorunda kalabilir(ya da kurdun kendisi kuzeye gelir bir sebeple) ya da belki benim yukarıda alternatif senaryom devreye girer gerçekten (kışyarı alınır, jon ve arya ikizlere intikam için gelirler ordusuyla) :smiley:

Bu arada şu Raff meselesi yüzünden Yüzsüz Adamlardan şutlanacağına inanıyorum. Daha önce de söylemiştim aslında… Sen ne dersin?

İşte westeros’dan kimin ne zaman ne kadar sıklıkla geldiğini bilmiyoruz, Özgür Şehirler para kaldıran bir yer olduğu için sık ziyaretçisi olduğu kesin gibi… Hal böyle olunca yazar, bu yola sokmak istiyor ise çok rahat kuzey ya da güneyden birini getirip bu yola sokar o kızı; kaynak kısıtlı değil yani. 1000’de 1 bile olsa, yazar istiyor ise o 1000’de 1 şansı o kıza sunar. Tatlı Raff’ın Arya’nın ayağına gelme şansı ne kadardı ki? :stuck_out_tongue:

O zaman Jon ve Arya olsun inşallah :smiley: ahahaha

102 yorum olmuş. Hatta şimdi attığımla 103. :slight_smile: Onu ben de fark ettim, konu buluruz aslında da ne? :smiley: Aha buldum. Al sana yeni konu… Sende 17 yıl önceki isyanın temelleri çok önceden atılmış mıydı? Yoksa planlanmadan bir anda gelişen olaylar neticesinde mi gerçekleşmiştir? Ben planlandığı görüşündeyim aslında.

20 Eylül’den beri de yazıyoruz. :smiley: Sen 10 ben 10 yorum yazmışız görünüyor; 1. yorumda özet var. Hatta şimdi ben 11 olurum, sen yazınca 11 olursun. :smiley:


#104

Evet aslinda öyle çok farkli seyler de söylemiyoruz; sen Dany’nin savastan neredeyse hemen sonra Westeros’a dogru yola çikacagini söylüyorsun, ki ben de böyle olmasini istiyorum ama bana zor görünüyor bu, sebeplerini açikladim.

Dedigim gibi ben o sözleri o an ki durumuna ve psikolojisine bagliyorum. Kendini sorguluyor, “zamaninda Jorah’yi dinleseydim belki bugün bu durumda, bu halde, kaybolmus olmazdim” diye içten içe düsünüyor belli ki ve buna bagli bir halüsinasyon görüyor. Halüsinasyonda Jorah onu suçluyor, sorguluyor ve bence iste o zaman Dany bahaneler üretiyor kendi içini rahatlatmak için. Yani daha çok o an söyledikleri bahane, geçmiste aldigi kararlar degil. Meereen’de kalip yönetme kararinin dogru olduguna bir sekilde kendini ikna etmeye çalisiyor. Aç, susuz, yarali, ve büyük ihtimalle düsük yapmis veya yapacak (tam hatirlamiyorum) bir halde o an. Duygusal olarak çok hassas bir durumda. Her seyi gözden geçirip kendini soruguluyor iste.
Ama dedigim gibi, Meereen’de kalip yönetme karari bir bahane degildi. Dogru bir karardi, yapmasi gereken seydi. Yoksa tüm o fetihlerin, yarattigi karmasanin bir anlami kalmayacakti ve Dany bunu biliyordu, buna inaniyordu, bu yüzden kalmaya karar vermisti. Westeros’a gitmek için dogru zaman olmadigini biliyordu, bundan emindi. Ve hakliydi. Ama iste orada zor durumdayken bundan eskisi kadar emin olamiyor, aldigi kararlar artik o kadar dogru gelmiyor ve gerçek sebebi, yani “Kalmam ve yönetmem gerekiyordu, buna mecburdum” söylemek yerine, o yorgun ve duygusal haliyle “Yorgundum” diyor. Bahane bu yani bence, o an ürettigi bir bahane, zamaninda düsündügü bir sey degil. Cünkü daha önce de dedigim gibi, Dany kalmaya karar verdiginde Meereen ve fethettigi diger sehirlere huzur hakim degildi, yapmasi gereken çok sey vardi, bunu bildigi için kaldi zaten; dolayisiyla o günlerde “dinlenemek, gülmek, agaçlar dikip onlarin büyümesini görmek istiyorum” diye düsünmemistir, bu imkansiz. Öte yandan zaten o dönem Dany için her sey çok iyi gidiyordu, neredeyse hiç sorun yasamadan Astapor, Yunkai ve Meereen’i fethetti, yoluna devam etmek istiyordu, hiç öyle yorgun, savastan bikmis bir halde degildi, ama arkasinda biraktigi sorunlari görünce durmasi ve isleri yola koymasi gerektigini, bu sekilde ilerleyemeyecegini, yönetmeyi ögrenmesi gerektigini anladi. Iste bu yüzden durdu, geçerli sebepler vardi, durmasi için bahane üretmesine sebep olacak bir durum yoktu zaten.

Aaa evet yaa! Drogon oradaydi degil mi? Bunu unutmusum. Dizi-kitap derken kafam karisiyor bazen.
Drogon’un varligi durumu degistirir evet. Söyle olabilir…
Esir alma, kaba kuvvet durumu olmaz ama Dany bence yine Dothrakilerle gider. Simdi Drogon orada olsa bile, Dany’nin sözünü dinlemiyor biliyorsun, onu Meereen’e geri götürmüyor. Yani o noktada Dany’nin iki seçenegi var; birincisi Drogon’a siginip Dothrakilerden kurtulmasi ve aç susuz Meereen’e nasil dönecegini umutsuza düsünmeye devam etmesi; ikincisi ise denize düsen yilana sarilir misali kendi istegiyle Dothrakilerle “teslim olur”. Bence ikinci seçenegi seçme olasiligi daha yüksek. Asi, laf dinlemeyen Drogon’u orada birakip Dothrakilerle gider.
Khal Jhago’ya gelirsek; Dany’den nefret ediyor evet ama Dany bir Khalessi her seye ragmen ve Dothrakilerin belirli, bagli olduklari kurallari, yasalari var. Jhago Dany’ye istese de kötülük edemez ve Dany’nin gelecegine kendisi karar veremez, bu onu a$ar. Yapmasi gereken sey Dany’yi Vaes Dothrak’a götürmek ve tüm Khallari toplayip Dany’yi yargilamak. Isler böyle yürüyor benim bildigim kadariyla. Yani sonuç olarak yine ayni yere variyoruz.

Ben Sansa’nin bir Stark olarak bu olaylardan uzak durmayacagini düsünüyorum, bir noktada dahil olur gibi geliyor bana.
Vadi’ye gelirsek; Sansa’nin olaya girmesiyle onlarin da LF’in oyunlari sayesinde isin içinde olabileceklerini düsünüyorum. Su an bundan bir kazançlari olacak gibi görünmüyor, senin dedigin gibi, Kuzey’in su noktada onlara ihtiyaci varmis gibi de görünmüyor. Ama bu hep bu sekilde devam edebilir mi?
Kuzey Komplosunun esas amacini öztle nasil açiklariz? Stannis’i ve Boltonlari birbirine kirdirmaya çalisiyorlar; biri digerini yenecek, ardindan Kuzeyliler “gerçek yüzlerini” gösterip kazanan tarafin üzerine çullanacak, ve bir Stark’i Kuzey’in basina geçirecekler. Bu yüzden zaten hem Stannis’e, hem Boltonlara oynuyorlar. Wyman Manderly Winterfell’e adam götürüyor, yiyecek götürüyor, sadik rolü oynuyor; Roose güvenemese de süphelerini yükses sesle dile getirmesine yol açacak bir sey yok ve savas halinde oldugu için o güvenemedigi adama ve hatta birçoguna da mecbur. Yine ayni Wyman Manderly Stannis’e de oynuyor. Stannis baglilik yemini istediginde, Wyman Davos’a “Bana Lordumu, Rickon Stark’i getir ve o zaman Stannis’i desteklerim” diyor. Oyaliyor yani. Ve aslinda biz hep Rickon öncelik diyoruz ya? Aslinda öyle bir durum yok. Rickon’un sag olup olmadigindan bile emin degiller. Kuzey’in basina geçirmek istedikleri kisi basindan beri Jon aslinda. Robb’un mektubu ortaya çikmasa bile o mektubun içerigini biliyorlar, Robb’un istegini biliyorlar. Ve enteresan olan ne biliyor musun? Robb o mektubu yazip içerigini lordlariyla, leydileriyle paylastiginda Roose Bolton orada degildi :smile:
Neyse yani plan bu, amaç bu. Her sey su an tikirinda gidiyor, ama çok tehlikeli sularda yüzüyorlar. Ufacik, minicik bir hatayla her sey tepetaklak olabilir, çok risli bir isin içindeler yani. Yaptiklari plan güzel, ama hiçbir garantisi yok, ya tutarsa diye yola çikmislar neredeyse.
Diyecegim o ki… Sansa bir sekilde bunlardan haberdar olursa, LF de bilir, ve devaminda direkt Sansa araciligiyla elde edebilecegi çikari düsünür. Ve LF çok akilli bir adam olarak bu komplonun her an tepetaklak olabilecegini, riskli oldugunu anlar. Onun gözünde; Rickon yok, Jon bir piç, komplo iyi ama çok riskli, her sey verilmis ama tutulmayacak sözler üzerinden ilerliyor, gizlilik ince bir perdeden ibaret, her sey gizli ama ayni zamanda her sey ortada gibi…
Vadi Robin’den dolayi LF’in elinde. Eger bir firsat görürse Robin’in kulagina fisildayacagi birkaç sözle, çevirecegi bir iki oyunla istedigini elde edebilir. Robin yok mu? O zaman Harry var. Sansa’ya belli ki fena tutulacak Harry. Sözler onun kulagina fisildanir, Sansa tarafindan.

Arya hakkinda diyecegimi dedim. Bu yazdiklarina karsilik bir seyler yazardim ama önceki yazdiklarimin benzeri bir yazi çikar anca ortaya. Tekrar tekrar ayni seyleri yazmaya gerek yok.

Kizdigi herkesi öldürürdü demek istemedim :smile: Arya çabuk öfkelenen, haksizliga gelemeyen bir kiz, ve Braavos’da onu zorlayan seylerle karsilasti ama sakinligini korumasini, sabirli olmayi da bildi, ögrendi. Senin söyledigin kadar fevri olsa daha fazla sorun yasardi. Raff’i öldürmesini ben dedigim gibi fevri olmasina baglamiyorum. Cok uzun zamandir yapmayi planladigin, gerçeklesmesini istedigin bir sey için karsina bir firsat çikarsa, o firsati degerlendirirsin, baska yolu yok. Arya için listesindeki kisilerden intikam almak mi daha önemli? Yoksa önce profesyonel bir suikastçi, bir “no one” olabilmek mi? … Intikami daha önemli ve öncelikli, her zaman böyle oldu. Senin için uzun zamandir önemli ve öncelikli olan bir meseleyi halletme firsatin varsa, ona nispeten ikinci planda olani ve yasayacagin sorunlari düsünmezsin zaten. Arya’yi Arya yapan seylerden biri o liste; eger oradan isim karalamasi için eline geçen firsati yasayabilecegi sorunlari düsünerek geri teperse… Yani Arya kim o zaman? Onu tanimlayan seylerden biri o liste, oradan birini öldürmek için eline geçen firsati degerlendirirse fevri davranmis olmaz, sadece hep yapmak istedigi, onun için her zaman öncelikli olan, her gece düsünerek uykuya daldigi seyi gerçeklestirmis olur.

Freyler ve liste konusunda… Freyler kitapta Arya’nin listesinde degil çünkü Arya onlarin isimlerini bilmiyor. Kizil Dügünün gerçeklesmesinden sorumlu olan Freylerin isimlerini bilmedigi için onlari listesine ekleyemiyor.

Kargalarin Ziyafeti - Arya POV 2
Her gece uyumadan önce, duasini yastigina fisildiyordu. “Sör Gregor,” diye basliyordu dua. “Dunsen, Tatli Raff, Sör Ilyn, Sör Meryn, Kraliçe Cersei.” Eger bilseydi, Geçit’in Freyleri’nin isimlerini de fisildardi. Bir gün ögrenecegim, dedi kendine, ve sonra hepsini öldürecegim.

Raff meselesi ile ilgili ben de kesinlikle ayni seyi düsünüyorum. Ama ben öyle sadece sutlanacagina inanmiyorum. Dizide gayet basit, kolay bir sekilde “Ben gidiyorum” dedi ve çekti gitti. Kitapta o kadar kolay olur mu bilemiyorum.

Daha önce de dedigim gibi, hikaye Martin’in isteklerine göre ilerlemiyor, daha çok ilerlemesi gereken, mantikli sekilde ilerliyor. Ve yazar bunu bozmamak için çabaliyor, bu çok belli. Hikayenin kendiliginden akip gitmesini istiyor. Bunun için ugrasan biri sanmiyorum ki 1000’de 1 sansi olan bir durumu gerçeklestirsin. Yani Arya hikayenin akisinda Jon ile en kisa sürede bir araya gelmeliyse zaten bu olay kendiliginden gelisip olusur, zorlama olmadan. Ama olmuyorsa, demek ki hikayede bunun zamani henüz gelmemistir, Arya’nin ve Jon’un ayri ayri misyonlari vardir, ondan sonra bir araya geleceklerdir. Ben öyle olacagina inaniyorum.

Gittin hiç sevmedigim, bir Targaryenci olarak hassas oldugum konuyu buldun tartisacak :smile: :stuck_out_tongue_closed_eyes:
Bence de ince ince planlanan bir olaydi. Ve Rhaegar’in Lyanna’yi “kaçirmasi” bir nevi beklenmedik tetikleyici olay oldu. Robert savasçiligiyla, öfkesi ile, sevdigi elinde alinmis adam olarak isyanin yüzü oldu resmen, “Robert’in Isyani” dediler olaya. Uzun zamandir bir baskaldiri, bir isyan planlansa da, bu sekilde olacagini asla tahmin edemezlerdi. Yani “Robert’in Isyani” dememize sebep olacak sekilde olacagini, ama oldu. “Rhaegar Lyanna’yi kaçirdi, ona tecavüz etti” inanisin üzerine kuruldu bu isyan, özellikle degil, kendiliginden oldu, baska türlüsü mümkün olamazdi. Aerys’in Brandon ve Rickard’i öldürmesiyle de patlak verdi tam olarak; ama hep “Robert’in Isyani” oldu, “Rhaegar Lyanna’yi kaçirdi, tecavüz etti” isimli bir kivilcimla basladi her sey. Dogru degildi, yalandi… Sen ne düsünüyorsun bilmiyorum ama dizide Bran’in söyledigi o söz çok dogru. “Robert’in Isyani” bir yalan üzerine kurulu.
Millet bu cümlenin anlamini hep “Isyan dogru degildi”, “Isyancilar kötü ve yalanciydi” seklinde algiladi, ama bu o kadar yanlis düsünceler ki ! Öyle bir sey yok. Isyan az önce de dedigim gibi Brandon ve Rickard Stark’in Aerys tarafindan katledilmeleriyle patlak verdi. Ama tüm bunlara yol açan, olayi o noktaya getiren sey neydi? “Rhaegar Lyanna’yi kaçirdi, tecavüz etti” inanisi. Peki bu dogru mu? Degil. O zaman evet, Robert’in isyani dedigimiz olayin temelinde yalan vardir.
Peki ne oldu simdi? Isyancilar haksiz miydi? Hayir. Hiçbir sekilde hakliyi veya haksizi belirlemiyor bu cümle. Hiçbir degisiklige yol açmiyor. Bran orada bir aydinlanma yasiyor iste; "Rhaegar halami kaçirdi, tecavüz etti saniyordum. Herkes öyle saniyordu. Amcam Brandon bu yüzden Kizil Kale’ye gidip hesap sormustu. Devaminda onu da, onu kurtarmak için pesinden giden dedemi de öldürmüstü Deli Kral. Ve böylece isyan baslamisti; “Robert’in Isyani”. Ama hiçbir sey düsündügümüz, inandigimiz gibi degilmis meger. Rhaegar halami sevmis, halam da onu sevmis. “Robert’in Isyani” bir yalan üzerine insa edilmis."
Bu aydinlanmayi, bu "konuya açiklik getirme"yi ve nihayetinde bunun aslinda hakli ve haksizi belirlemedigini anlamak bu kadar zor mu? Sen de öyle mi düsünüyorsun? Kizdin mi bu lafa? Bir tespit bu sadece, hiçbir degisiklige sebep olmayan bir tespit.
Son olarak bir sey daha eklemek istiyorum…
Robert’in Isyani bir yalan üzerine kuruluydu, ama ayni zamanda Robert’in Isyani bir yalan üzerine kurulu olmaya da mahkumdu. Cünkü kimse Lyanna’nin Rhaegar’a asik oldugunu, onunla isteyerek kaçtigini tahmin edemezdi.
Dolayisiyla, gördügün gibi, o cümlenin dogru olduguna inanan biri olarak bu benim kafamda hakliyi ve haksizi belirlemiyor, bu konuda bir degisiklik yaratmiyor, hatta hiçbir degisiklik yaratmiyor. Cünkü öyle bir durum yok. Yani Bran da dizide “Bizimkiler haksizmis” diye düsünerek söylemiyor bunu :smile: Millet bos yere costu valla :smile:

11.yorumum hayirli ugurlu olsun; biz bu sekilde 2019’a kadar gideriz :smile:


#105

Aslında ortak noktada olduğumuz konularda bile biraz farklı düşündüğümüz yerler var. Bu iyi aslında, ikimiz de aynı şeyi söylesek körler sağırlar birbirini ağırlar durumu olur, bu kadar zaman sohbet etmenin de manası olmaz, zevki çıkmazdı. :slight_smile:

Anladım şimdi demek istediğini. Yani Dany, mevcut haline bakarak, mevcut hisleriyle de “Keşke, acaba diğerlerini dinleyip, batıdiyar’a gideydim, başıma bunlar gelmezdi.” diyor? Sağlıklı düşünemediği vs. için. Evet, haklılık payın bir hayli yüksek.

Dany doğruldu, uykusunda altını pislettiğinden korktu. Parmaklarını yüzüne değdirdiğinde, ellerindeki kan kokusunu aldı. Ölüyor muyum? Sonra, çimenlerin üzerinde yüzen hilali gördü ve ay kanının geldiğini anladı.
Eğer bu kadar yorgun ve korkmuş olmasaydı rahatlayabilirdi ama şiddetle titremeye başladı. Parmaklarını toprağa sürttü, bacaklarının arasını silmek için bir avuç çimen koparttı. Ejderha ağlamaz. Dany kanıyordu ama bu sadece âdet kanıydı. Ama ay hâlâ hilal. Bu nasıl olabilir? Son kanamasını hatırlamaya çalıştı. Geçen dolunayda mıydı? Ondan öncekinde mi? Daha öncekinde mi? Hayır, o kadar zaman geçmiş olamaz. “Ben ejderhanın kanıyım,” dedi çimenlere, yüksek sesle.
Dany’nin midesi boştu, ayakları su toplamıştı, karnındaki sancılar artmıştı. Bağırsakları yılanlarla doluydu. Öğlen vakti geldiğinde dere suyu ılık olacaktı ama şafağın serinliğinde su neredeyse soğuktu. Dany, titreyen elleriyle aldığı bir avuç dolusu çamur ve suyu yüzüne çarparken, bacaklarında taze kan olduğunu gördü. İç tuniğinin yırtık eteği kanla lekelenmişti. Bunca kırmızı, Dany’yi korkuttu.
Ay kanı, bu sadece ay kanı ama Dany, daha önce bu kadar ağır bir kanama geçirdiğini hatırlamıyordu.

Sanırım düşük yapıyor gibi… Gerçi hiç düşük görmedim etmedim, film/dizilerden gördüğüm kadarıyla buradaki gibi karında ağır sancılar ve üstüne yoğun bir kan akar ama kitapta betimlenen kan, adetten fazla ama düşük yapmış birinin kanı kadar da çok değil. Bazı tehlikeli durumlarda kadınların kanadığını biliyorum, düşük riski olanlar da kanama geçiriyor… Annemden örnek vereyim, benim hamileliğim sıkıntılıymış; sürekli yatması gerekmiş, kalktığı zaman kanama geçirirmiş yani düşük riski varmış. Dany’de de risk faktörü oluşmuş gibi duruyor. İlk alıntıdan anladığım kadarıyla bu kız aylardır adet geçirmiyor? İlk başta cadı meselesinden beri diye düşündüm ama sonra tekrar bakınca aslında iki ya da bilemedin üç aydır adet olmadığını çıkardım. Bu durumda gerçekten hamile olma olasılığı var ki en az 2 aylık diyebiliriz. Acep hamile ise bebenin babası Daairo mu yoksa uyuz kocası mı? :smiley: Anammm bir de bebek düşmezmiş, hamile hamile Westeros’a gidermiş? Senin Jon-Dany olayın yatar bence ahahhaha :smiley:

O kadar ‘dinlemiyor’ havasında değil artık Dragon; anasından kırbacı yeyince gayet laf dinlemeye başladı gibi.(demek dövmek gerekiyormuş. Bir de dayakla eğitim olmaz derler, yalan. :smiley: ) Bu son paragraf öncesi kendi başına yürüyordu Dany, sonra ejderhasını çağırdı bir şekilde, geldi gene Drogon, aldı anasını sırtına ve Dothraklara saldırdı, atı yediler birlikte derken bu herif geldi işte. Yani Dany’nin ejderhayı bırakıp bunlarla gitme olasılığı sana cidden ihtimal dahilinde görünüyor mu? Hem de birbirine kin duyduğu iki adam(burada belirtilmemiş Mago’nun varlığı ama kan süvarileri khalları ile beraber gezer sonuçta) ile? Hiç ihtimal vermem. Kutsal Şehirlerine vs. gider bence de, bizim kızın yolu buraya düştü ise o Dothrakları almadan gelmez. Lakin dizide olduğu gibi esir/yargılanma denklemi ile olacağından şüphe ediyorum; ejderhası varken olmaz. Senin söylediği khalların khallı meselesini ahan da ejderhası ile ikna edebilir. Öbür türlü yak khalları, çık ateşlerin içinde memelerle, önünde diz çöktür ve git olmayacak biliyosun. :smiley: Neden? Çünkü bu hatun yanıyor, yanmama özelliği yok kitapta. :stuck_out_tongue: Ortada bir ikna meselesi olacak gibi (ejderha kilit nokta) ama mevcut hırpani haline bir çeki düzen verse iyi olur. :smiley: Sonra ver elini Meeren savaşı. :slight_smile:

Geleneklerine vs. bağlı bir adam ama sonuçta bir tek kendisi mevcut ve Dany’den de nefret ediyor bu ve Mago… Yani Dany’yi öldürmek istese kim nereden bilecek? Engel olacak? Ayıplayacak? Gerçi Dany bunlardan nefret ediyor da bu ikisinin ona karşı tutumunu net hatırlamıyorum, kıza tecavüz edip öldürdüklerine göre bir nevi Dany’e ileti vermiş gibi odu diye düşünüp duygular karşılıklı diye çıkarım yaptım.

Harry bence de Sansa’ya kör kütük tutulacak, okuması zevkli olacak. :slight_smile: Heee sence Manderly vs. Jon’u mu başa geçirme derdinde? Bu arada daha önce sordum ama arada kaynadı muhtemelen, o kadar çok konumuz var ki :slight_smile: Manderly dışında o gün Robb’un vasiyetini ilk elden duyan lordlar kimlerdi? Bolton değil, bunu biliyorum. Aksi halde çoktan Jon’u öldürmek için bir şeyler düşünürdü. Hatta bunu Lannister’lara söyler, onlar hallederdi. Gerçi Cersei yine onu öldürmek isteyip, bir işler çevirirken yüzüne gözüne bulaştırdı ama neyse.

Daha önce de söyledim Robin’in varlığı sandığın kadar çok etkili olmuyor büyük işlerde; örnek olarak da Kartal Yuvası’nın kuşatmasını örnek göstermiştim. Vadi Lordları hepsini açlığa vs. mahkum etmişti, Robin’i de… Onun varlığı ya da acınası emirlerini dinlemediler ve LF, bunun üzerine anlaşma yaptı bir şekilde de kaldırdı ve geçici bir sükunet ortamı sağladı. Yani dizide olduğu gibi kulağına iki laf söyleyip, haydi kuzenine yardıma gidelim diye bir şey yapamaz LF. Lordlar da çıkarına olmayan hiçbir konuda kuzey savaşına girişmez.

Ben de sana bunu söylüyorum zaten, Arya için en öncelikli meselesi ‘intikam’… O liste onu, o yapan; onu hayatta tutan şey aslında. Öfke, kin ve kan arzusu ile yaşadı ve bugünlere geldi. Zaten onu bu kadar fevrileştiren kısım bu, asında bu duygular Arya’nın en zayıf kaldığı nokta olabiliyor/olabilir zaman zaman. Raff meselesi de buna en güzel örnekti işte. Ben de dedim fırsatını buldum mu haklar ama Raff’ı gördüğü zaman doğrudan, plan yapmadan gitti öldürdü; işte fevrilik burada. İnsan ilk önce oturur, plan yapar; Mercy kimliği deşifre olmadan, rahiplerin verdiği vazife tehlikeye girmeden bu herifi nasıl öldürürüm diye düşünmesi vs. gerekirdi ama onun yerine ilk düşündüğü şey kuytuya çekip öldürmek oldu ve yaptı da. Fevri kısmı onu öldürmek istemesi değil, öldürme şekli ve aceleciliği. Bu yüzden hala sabırsız ve fevri diyorum.

Bu olay sonrası “Biz sana dedik, haydi defol.” diyecekler manasında demek istemedim elbette. Dizide de zaten her şey sığlaştığı için nasıl toparlayacaklarını şaşıyorlar bazen; Arya’yı nasıl gönderelim? Haydi Jaqen eyvallah desin, müsaade etsin… Budur. Bizde saf saf kuram ürettik bunun üstüne, aman Jaqen’in planı var Arya ile ilgili acep Rheagr mı vs… :smiley: Kitapta daha daha karmaşık ve derin bir şeyler olur. Fakat bu olay, bu işin başlangıcı olur diye düşünüyorum. Yoksa “aferin kız, böyle devam et.” demezler. Bunun bir karşılığı olur… Lakin bak ben de bu kısmı kestiremiyorum işte, nasıl olur? :smiley: Arya kaçmak mı zorunda kalır? Yoksa sandığımızın aksine basit bir şekilde kovulur mu? Kaçarsa arkalarından geleceklerdir, bu durumda bu iş westeros’da devam edecek ki ayrı bir heyecan olur. :stuck_out_tongue:

Bak gördüğün gibi isimlerini bilmiyor, bilmediği için listeye eklemedi. Eklemediği için öldüremez; nehir topraklarında dolanırken bir şekilde öğrenebilirdi(Sandor’a bile sorabilirdi aslında.) ama öğrenmedi. Bu bile belki, tekrar oraya dönmeyeceğine dair bir işaret olabilir yazar tarafından. Belki ama, üstüne basıyorum. :slight_smile:

Dunsen kimdi ya? Ne yaptı bu?

Ben de roman yazıyorum, bu yüzden evet, sen ne kadar istersen iste bazen hikaye öyle kendini götürüyor ki kafandaki çıkış noktan ile varış noktası farklı oluyor. Ben buna “Hikaye kendini yazdırır, yazar ise sadece aracıdır.” diyerek açıklıyorum. Benim de başıma geliyor bu. :slight_smile:

Aklıma ilk geleni şey ettim. :slight_smile:
Rhaegar ile ilgili bu yalanı en başta atan kim, ben bir de onu merak ediyorum. Kızın babası olabilir mi? Besbelli ki dediğin gibi, Lyanna’yı kaçırmış olması bu fırsatı doğurdu onlara ve bu yalan atıldı; Rickon Stark’ın bu işin içinde olduğundan eminim; oğul ve kızını iki büyük hane ile nişanlaması… Arryn Hanesinin iki büyük hanenin oğluna aynı anda himaye etmesi(başka çocuklar var mıydı? hatırlamıyorum)… Brandon ölünce yedek plan olarak Cat’in Ned ile evlendirilmesi alelacele… Ejderhaların iç savaşında ve ejderhaların ölümünün olduğu dönemde Hightower ailesinin başrolde olması ve de Üstat Luwin de galiba bu haneye mensuptu? Hatta Lady Dustin de düğünde gördüğü üstadın bu haneye mensup olduğunu ve bu nişanlanma meselesinde parmağı olduğu söyleniyordu. Onlardan nefret ediyordu, Hisar da işin içinde açıkça bence. Yani komplocular Hightower ailesi ve Hisar üstatları… Anammm Luwin, Jon’un kim olduğunu bile oğlan amansız bir hastalıktan mevta olurdu kesin.

Ben her şey için deli kralı suçluyorum; onları öldürmeseydi bence Rhaegar bu isyanı rahatça durdurur idi. Nasıl? Kuzeyi denklemden çıkartarak. Kuzey çıkınca doğal olarak sönmeye mahkum bir meşale olurdu bu isyan. Düşünsene yarın kral olacak adamla evli kızın ve üstüne hamile… Hala mı savaşırsın? Kuzey lordları da demez mi “la bunlar birbirini sevmiş, evlenmiş bir de bebe var. Ne diye savaşacağız ki? Belki tahta kuzey kökenli bir kral geçer ileride?” gibi gibi…

Brandon da salakmış ha, deli kral lakabı olan adamın yanına git; oğlunu öldürecem de… Adam da hayhay diyecekti sanki.

Yok, ben Bran’a katılıyorum. Robert’ın kendi isyanı bir yalan üstüne kuruluydu, elbette kaçırıldı tecavüze uğradı meselesi için… Fakat gerçeği öğrense idi sessiz kalır mıydı Robert? Bence yine kalmazdı… Nişanlısı başka bir adama kaçmış iken bunu namus meselesi yapardı yine ama bu, başka bir mesele olurdu elbet.

Hayırlı olsun. :smiley: Yani gidelim de bence, güzel ilerliyoruz şükür Rabb’ime. İlk uzun soluklu tartışmam. :slight_smile:


#106

Aynen, fikir ayriliklarimiz detaylarda gizli daha çok :wink:

Evet aynen öyle, bence tamamen o anki bozuk psikolojisine, yorgunluguna, bitkinligine dayali, kendini sorgulamasiyla ortaya çikan bir düsünce. Bir nevi kendisiyle, aldigi kararlarla hesaplasiyor Dany, ama bunu yaparken bile duygusal bir bahane ile bile olsa aldigi kararin dogru bir karar olduguna kendini ikna etmeye çalisiyor.

Evet iste “düsük yapiyor” derken bahsettigim kisim buydu. Valla o kadarini bilmiyorum ama Martin’in Dany’ye “ay kani mi degil mi” diye özellikle düsündürmesi, o kafa karisikligini yazmasi bunu isaret ediyor.
:joy: Martin’in $u noktada “Dany’nin zorlu hamilelik süreci” gibi bir konuya bulasacagini hiç sanmiyorum. Kiz düsük yapiyor iste yaa, ve böylece “Mirri’nin kehaneti bozuldu” veya “Mirri yalan söylüyordu” mesajini da veriyor. Bunun Dany’nin Westeros’a gitmesine artik az zaman kalmisken ortaya çikmasi da çok güzel… Anladin sen :wink: :smile:

Kirbaci yiyince laf dinledi ama sonra gitti kizi bir tepede birakti, ondan sonra resmen suratina bakmadi :smile: Dany’nin lafini dinlese zaten onu Meereen’e tekrar getirirdi ama bildigin gibi kiz Allahin unuttugu bir yerde sürünüyor resmen. Dany kirbaci yanina alaydi iyiydi.
Laf dinletemiyorsa dedigim gibi denize düsen yilana sarilir misali Dothrakilere “teslim olur”. Cidden baska seçenegi yok, bunu yapmazsa Meereen’e tek basina, o haliyle dönmesi gerekecek ve bunu yapamayacagini biliyor. Yanlis hatirlamiyorsam nerede oldugunu bile bilmiyor kiz. Dereleri falan takip ediyordu sanirim, ve etrafa bakarak nerede olgunu tahmin etmeye çalisiyordu. Tamamen kaybolmus ve bitik halde yani, baska çaresi yok gibi geliyor bana.
Kutsal sehre gider diyorsun, nasil gidecek ki baska? Onlarin pesine takilacak belli. Ve ondan sonrasi için yargilanma bana kaçinilmaz görünüyor. Dedim ya, bir Khal öldügünde Khlaessi’si Dosh Khaleen’e katilir, buna mecburdur, baska sansi yoktur. Dany buna uymadi, “Olsun, sen koskoca Kraliçesin, ejderhalarin anasisin” demezler, onlarin umrunda bile olmaz bu. Yani özetle Dany’nin kendi istegiyle, baska çaresi olmadigi için onlarla gidecegini ama nihayetinde kendini tutsak bir halde bulacagini düsünüyorum. Onun ardindan ise kurtulur bir sekilde, Khallari öldürür ve tüm Khalassar’lari pesine takip döner Meereen’e. Bunu elbette dizideki gibi yapmaz, o yanmama olayi diziye özel bir durum :smile: Kitapta büyük ihtimalle asi evlat Drogon gelir.
Öyle ikna, anlasma gibi bir durum olmaz, Dothrakilerden bahsediyoruz. Bu adamlar sadece güce boyun egiyor. Dany gücünü göstererek onlari yanina alabilir sadece, baska yolu yok.

Bir Khal istedigini yapan biri gibi görünse de bunun sinirlari vardir. Dul bir Khalessi’ye dokunulmaz. Dizide hatirla, Dany’ye hakaret ettiler, tehdit ettiler, sonra onun kim oldugunu ögrenince mahçup olup özür dilediler. Böyle bir durum var gerçekten. Eger Jhogo veya Mago o kurali kendi istekleri, hesaplasmalari ugruna çignerlerse Khalassarlarinin saygisini kaybederler, hatta olay bununla da kalmayabilir, Vaes Dothrak’ta hesabini sorarlar. Hakki yok yani anlatabiliyor muyum?
Dany dul bir Khalessi, yapmalar gereken tek sey onu Dosh Khaleen’e teslim etmek. Ama oraya Khal Drogo öldükten hemen sonra gitmedigi için hesap da soracaklar, yargilayacaklar, Dothrakilerde isler bu sekilde yürüyor.
“Jhogo kendine hakim olamaz” diyorsan, iyi tamam o zaman Dany’yi esir alsin, tecavüz etsin, sonra öldürsün ve Dany’nin hikayesi orada saçma sapan bir sekilde bitsin :smile: Ya da Dany Drogon’a siginip onlardan kurtulsun, Meereen’e dogru yoluna devam etsin, açliktan susuzluktan ölsün ve yine hikayesi orada saçma sapan bir sekilde bitsin :smile:
Benim kafamda olacaklar özetle belli yani, baska bir yol göremiyorum. Bu kiz Vaes Dothrak’a gidecek ve oraya gittikten birkaç gün sonra “Misafirperverliginiz için tesekkür ederim, artik gitme vakti. Bana Meereen’e kadar eslik edebilecek birkaç kisi verir misiniz? Aa estagfurullah Khallarim. Cok tesekkür ederim” deyip elini kolunu sallayarak çikamaz oradan :yum: Kolay olmayacak, oradan kurtulmasi gerekecek. O noktada da dedigim gibi, büyük ihtimalle Drogon devreye girer, ve Dany arkasina bütün Khalassarlari takip yola çikar.

Bence asil düsünceleri Jon, evet. Tartistikça düsündüm de, yani Rickon’un hayatta olup olmadigindan bile emin degiller ve Kuzey Komplosunun amaci sonunda Kuzey’in basinda eskisi gibi bir Stark olmasini saglamak. Rickon’un durumu belirsizken bu adamlar neye güvenerek “Biz Kuzey’in basina bir Stark’i getirecegiz” diyorlar? O yüzden evet, basindan beri bence akillarindaki isim Jon. Zamani geldiginde onu bundan haberdar edecekler ve Jon her zamanki gibi istemedigi bir sorumlulugun omuzlarina yüklenmesine seyirci kalacak. Kuzey Komplosu basariyla sonuçlanirsa… “The King in the North” kaçinilmaz olur :relaxed: Yani kitapta da olur mu bu acaba diye düsünüyordum hep, nasil olabilecegini bir türlü kestiremiyordum ama simdi bu Kuzey Komplosunu daha detayli düsünüp analiz edince, basarili olmalari halinde, olay Jon’un Kuzeyin Krali ilan edisiyle bitebilir. Sonra Dany’ye diz çöker tabi, o ayri :stuck_out_tongue_closed_eyes:
Robb’un mektubu bilenler… Manderly, orasi kesin zaten. Mormontlar galiba, ama hepsi degil, orada bulunan kisi, Maege Mormont galiba. Sanirim Howland Reed de biliyor, sonradan haberi olmustu yanilmiyorsam (ya da bu bir teori miydi? emin degilim). BüyükJon Umber… Özetle birçok Kuzey lordu, Roose hariç, bunu biliyor ama çogu Kizil Dügün sirasinda ya öldü ya da esir alindi. Maege’in nerede oldugu bilinmiyor gerçi.

Ben Vadi’nin Lordlarinin kusatmasini hatirlamiyorum tam. Petyr’in Nestor Royce’u kendi tarafina çektigini hatirliyorum, Istidaci Lordlarinin ve Petyr’in bir araya geldigi bir görüsmede Lyn Corbray’in kilicini çektigini hatirliyorum… Bu istidaci Lordlarin basinda Yohn Royce var diyebiliriz, ve adamlarin amaci Lord Robin’i, Vadi’yi korumak. Petyr’i istemiyorlar, orasi kesin ama Petyr onlari ikna ediyor. Neye ikna ediyor? Robin’in üzerindeki vesayeti ile Vadi’yi yönetmeye, bir süreligine. Deneme süresi. Ama sonradan anliyoruz ki Petyr bir nevi zaman kazanmaya çalisiyor, Sansa’ya Vadi Lordlarini nasil kendi tarafina çekecegini falan anlatiyor. Hatta sonradan Sansa’ya onu varis Harry ile evlendirecegini de söylüyor, ve birde Kisyari’ni geri almasi için ona yardim edecegine söz veriyor.
Yani Petyr’in aklinda var bir seyler. Vadi ile basliyor, Kuzey ile bitiyor… Hatta arada Kral Topraklari da var. Cersei onu geri çagirtti tekrar Hazine Basi olabilmesi için ve Petyr galiba bundan da bir çikar elde etmeyi planliyor.
O yüzden benim için Vadi’nin lordlarinin istekleri degil, Petyr’in istekleri önemli.

Uzun zamandir bekledigi bir seyi yapmak için eline geçen firsati degerlendirdi sadece, fevrilik degil :smile: Yüzsüz Adamlardan biri olmak onun gerçekten yürekten istedigi bir sey olsa, o zaman Raff’i öldürmesi fevrilik olurdu. Cünkü gerçekten istedigi baska bir sey tehlikeye atmis olurdu. Ama intikamlarinin yaninda Yüzsüz Adam olmanin Arya için hiçbir degeri yok.

Jaqen nasil müsaade edebilir ki? Adam Braavos’da bile degil. Arya ile Jaqen’in yolu Krallarin Carpismasi’nda ayrildi. Ondan sonra Jaqen’i görmedik, gerçi Hisar’da üstat adayi Pate’i öldürüp yerine geçen kisi büyük ihtimalle Jaqen :grin:
Jaqen mi Rhaegar?? Yapmayin, inanmayin böyle seylere :smile:
Arya kaçar diyecegim ama bu adamlarin her seyden haberi oluyor. Bilemiyorum gerçekten oradan nasil kurtulacagini.

Freyler Arya’nin listesinde olmasa bile, aklinda. Kiz “isimlerini ögrenecegim ve hepsini öldürecegim” diyor, bunun üstüne ne denir ki? O yüzden su an listede olup olmalari hiçbir fark yaratmiyor aslinda.
Sandor nereden bilsin Freylerin isimlerini? Ki o da Arya’dan fazlasini bilmiyor, birlikte varmislardi Ikizlere. Dolayisiyla Sandor da Kizil Dügünden sorumlu olan Freylerin isimlerini bilmiyor, bilemez. Ki anlasilan zaten Arya’nin aklinda soykirim yapmak gibi bir düsünce yok, sadece sorumlu olanlari, Kizil Dügünü organize edenleri öldürmeyi planliyor.

Dunsen Gregor’un adamlarindan biri. Gendry’nin boga basligini alan kisi; Arya bu yüzden listesine eklemisti adami :joy:

Aa roman mi yaziyorsun? Süper! Ne tür? Konusu ne?
Ben de çok severim yazmayi ama roman degil, ben senaryo yaziyorum.

Aslinda ortada yalan atmak gibi bir durum da yok. Daha çok “inanis” diyelim biz buna. Ve bunu yanilmiyorsam ortaya atan, yüksek sesle söyleyen ilk kisi Robert, yani “Rhaegar tecavüz etti” saniyor ya herkes? Bunu söyleyen, buna inanan Robert. O öyle deyince de herkes öyle olduguna inanmis, bunu dogru kabul etmisler.

Evet iste tüm bunlardan dolayi ben de uzun zamandir bir isyan planladiklarini düsünüyorum ama iste bu sekilde olacagini asla tahmin etmezlerdi. Sunu da eklemem gerek, “Rhaegar Lyanna’yi kaçirmis. Aa iste isyan için aradigimiz firsat!” diye düsünmemislerdir kesinlikle. Ki zaten degerlendirebilecekleri bir firsat olmasina bile gerek kalmadi, Brandon’un öfkesine hakim olamayiz Kizil Kale’ye gitmesiyle olay patladi zaten, gerisi çorap sökügü gibi geldi.
Yani Rickard Stark, Jon Arryn, Hoster Tully, ve yine bu sefer de Hightower hanesi ile Hisar varsa isin içinde, hazirlamis olabilecekleri planlarin hepsi bosa gitti. Onlarin planlariyla olmadi hiçbir sey. Rhaegar ve Lyanna birbirlerini sevdiler ve bu yüzden koca bir diyar kana bulandi iste, olay bu :pensive:
Luwin Hightower hanesinden miymis? Daha önce hiç duymamistim; emin misin?

Kesinlikle! Deli Kral yüzünden patak verdi olay. Brandon’u da suçluyorum ben de zaten senin gibi. Tamam bir Stark’sin, kanin deli akiyor, öfkeli adamsin falan filan ama aptal misin sen? Hiç Kizil Kale’ye gidip hesap sorulur mu?
Bence de bu olay olmasaydi Rhaegar Starklarla eninde sonunda konusur, durumu açiklardi. Sonradan da senin dedigin gibi Starklarin karsi çikacak halleri yok. Robert’a karsi çok mahçup olurlardi, orasi kesin, ama durumu kabullenmekten baska çareleri de kalmazdi. Belki de Rhaegar ve Lyanna’nin amaçlari buydu kaçarken. Yani direkt bunu açiklasalar kimse kabul etmezdi, asklarini yasabilmeleri için hiçbir sanslari olmazdi. Belki de kaçarak Stark ailesinin bu durumu kabul etmek zorunda kalmalarini saglamak istediler. Hiç hos degil ama çaresizligin, askin yaptirabilecegi bir sey. Ama sonrasinda her seyin çigirindan çikacagini tahmin edemediler iste. Yani düsünsene, sevdigin kisiyle kaçiyorsun ve devaminda olaylar öyle bir noktaya gidiyor ki sonunda savas çikiyor; nihayetinde sen de, sevdigin de ölüyorsunuz.
Cok merak ediyorum bu olaylarin detayini. Niye kaçtilar? Ne düsündüler? Hatta öncesini de. Harrenhal turnuvasini, ondan sonraki yanilmiyorsam 1 yillik süreçte neler yasandigini? Görüstüler mi? Haberlestiler mi? Birlikte kaçmaya karar verecek kadar asik oldularsa kesin olmustur böyle bir sey. Sonuçta turnuvada bir iki kez görüstükten bir yil sonra “Hadi kaçalim” dememislerdir? O bir yilda illa bir seyler olmustur. Tüm bunlari çok merak ediyorum.

Robert bence de gerçegi bilseydi sessiz kalmazdi, “kiz beni sevmiyormus, ne yapayim?” diye düsünecek bir adam degil. Ama iste tek basina olurdu. Stark hanesi herhalde Lyanna’nin severek kaçtigini bile bile isyan etmezlerdi, daha dogrusu Kizil Kale’ye gidip hesap sormazlardi. Hangi yüzle yapacaklardi yani degil mi? Mahçup, utanç içinde olurlardi büyük ihtimalle ama ellerinden bir sey de gelmezdi yani. Düsünsene… “Kiz kardesim Lyanna oglunuz Rhaegar’a kaçmis! Rhaegar bunun hesabini versin!” … Komik yani :smile:

Harbiden mi? Ilk uzun soluklu tartisman? Ben valla sayisini bilmiyorum artik :grin:


#107

Anladım imanı da temennim olmaması yönünde. :smiley: Allah korusunnnnnnnnnn :smiley: Anaaa dur, Dany hamile kalmış ise o dul kadınların katıldığı şeye yine de sokmak isterler mi? Gerçi düşüğü yaparsa burada yapacak, iş işten geçmiş olur ama başkası el sürmüş diye ayrı olarak kızmasınlar? Neyse görecez inşallah.

Kirbaci yiyince laf dinledi ama sonra gitti kizi bir tepede birakti, ondan sonra resmen suratina bakmadi

Yok işte, onu dedim yukarıda. Sonradan geldi Dany’nin yanına…

Fakat süvari, Dany’yi görmedi. Çimenler onu gizliyordu ve adam başka bir tarafa bakıyordu. Dany adamın gözlerini izledi. İşte, gölge orada uçuyordu, kanatlan genişçe açılmıştı. Ejderha bir mil kadar uzaktaydı ama keşif süvarisi donup kalmıştı, adamın aygırı korkuyla kişnemeye başladı. Süvari, bir rüyadan uyanırmışçasına uyandı, atını döndürdü ve çimenlerin arasında dörtnala koşmaya başladı.
Dany adamın gidişini izledi. Atın ayak sesleri yerini sessizliğe bıraktığında, Dany çığlık attı. Sesi kısılana kadar bağırdı… ve Dragon geldi, burnundan dumanlar çıkıyordu. Çimenler ejderhanın önünde eğildi. Dany kan, ter ve korku kokuyordu ama bunların önemi yoktu. “İlerlemek için geri dönmeliyim,” dedi. Çıplak bacaklarını ejderhanın boynuna doladı, hayvanı tekmeledi ve Dragon gökyüzüne doğru fırladı. Dany’nin kamçısı kaybolmuştu. Dany, ejderhayı kuzeydoğuya çevirmek için ellerini ve ayaklarını kullandı; süvari o tarafa doğru gitmişti. Dragon, yeterince istekli bir şekilde uçuyordu, belki de binicisinin korkusunu koklamıştı.
Dany ve Drogon, bir düzine kalp atışı sonra Dothraklı’yı geçmişlerdi. Dany sağda ve solda, yanmış ve küle dönmüş çimenler gördü. Drogon buraya daha önce de gelmiş, diye fark etti. Ejderhanın yeşil çim denizinde bıraktığı izler, gri adalara benziyordu.

Aşağıda büyük bir at sürüsü belirdi. Süvariler de vardı, yirmi ya da daha fazla adam. Ejderhayı görür görmez kaçtılar. Üzerlerine ejderha gölgesi düşen atlar koşmaya başladılar, ayaklarının altındaki çimenleri paramparça ettiler… hızlılardı ama uçamıyorlardı. Çok geçmeden, atlardan biri diğerlerinin arkasında kaldı. Ejderha kükreyerek onun üstüne doğru alçaldı, zavallı hayvan o anda alevler içinde kaldı ama bir şekilde koşmaya devam etti, her adımda çığlık atıyordu, sonunda Drogon atın üstüne indi ve hayvanın belini kırdı. Dany, kayıp düşmemek için bütün gücüyle ejderhanın boynuna sarıldı.
At leşi, Drogon’un yuvasına taşıyamayacağı kadar ağırdı. Ejderha avını oracıkta yedi, hava dumanla ve yanmış at kılı kokusuyla doluydu. Açlıktan kırılmak üzere olan Dany, ejderhanın sırtından inip onunla birlikte karnını doyurdu. Çıplak ve yanık elleriyle, ölü atın bedeninden, üstünden duman tüten et parçaları kopardı.

Dizide; Dany’nin ejderhası onu bırakınca kayıplara karışmıştı. Jorah ve Daairo, onu aramak için peşlerine takılmıştı. Dothraklar, Dany’yi doğal olarak kıstırıp Vas bilmem nereye götürdüler ve doğal olarak bahsettiğin süreç meydana geldi.

Kitapta ise Drogon anasının dibinde oturmuş vaziyette; söz dinlemeyeceğinin teminatı yok ama aksi de söylenemez. O kadar da nerede olduğunu bilmiyor sayılmaz aslında, nehirlerden birini takip edip ana nehre dönüp o yolu takip ederek Meeren’e ulaşabileceğini biliyor… Bir de Dothrak Denizinde olduğunun da farkında sonrasında… Biliyor oraları, kayıp değil artıkın. :stuck_out_tongue:

Bir dere, diye karar vermişti Dany. Küçük bir dereydi ama Dany’yi daha büyük akıntıya götürürdü, o akıntı küçük bir nehre akardı ve dünyanın bu bölümündeki bütün nehirler Skahazadhan’ın kollarıydı. Dany’nin Skahazadhan’ı bulduktan sonra yapması gereken tek şey, nehri Köle Körfezi’ne kadar takip etmekti.

Ben, Dany’nin oraya ejderhası ile gideceğini düşünüyorum. Onlarla giderken ejderha izin verir mi ki? Kurtlar bile yüzüne gülen art niyetlileri bile fark edip sahiplerini koruma içgüdüsüne sahipken bir ejderhadan daha azını beklemem açıkçası.

Kuzey Komplosu senin de söylediğin şekilde olabilir. Sonuçta madem Robb’un vasiyetini duyup da hayatta ve özgür olanlardan biri bu adam, komplonun başı olarak niyeti bu olabilir. Kral olacağını düşünüyorum ben de zira Mormont’un Kuzgun’un sıradan bir kuş olmadığını iyi kötü anlamışsındır; galiba Üç Gözlü Karga tarafından kontrol ediliyor. Jon için en son “Kral… Jon Snow…” dedi idi, öncesinde de Lord Kumandanlığını kazanacağını ifade eden bir söz etmişti. Lakin bu nasıl gerçekleşir? Dizideki gibi “Gel seni seçelim, Kızıl Düğünün intikamını aldın.” şeklinde olmaz; Robb vasiyet falan yazmadı idi zira karısı hamile idi… Kitapta ise durum tam tersi. Lakin benim merak ettiğim şu “zaman” ne zaman? Her şey olup bittikten sonra mı" Gel Jon, kardeşin seni varisi seçti; kralımız sensin." diyecekler? Biraz garip bir mantık öyle ise. (Dany’e diz çökme falan yok, unut sen onu. :stuck_out_tongue: Her şey dizideki gibi olmayacak. Zaten bir Gece Kralı diz çökmedi dizide buna ha :smiley: )

Reed’e mektup gitmişti Robb’un; vasiyeti hatta galiba? Sonuç olarak bence ulaşmıştır mektup ama kesin değil. Adam ne tepki vermiştir acaba? Rhaegar’ın oğlu, Kuzey Krallığının varisi. :smiley:

Yalnız Roose’un da kendi komplosu var gibi, ona göre. :stuck_out_tongue:

“Lord Bolton basit bir lordluk unvanından daha fazlasını istiyor. Neden Kuzey Kralı olmasın? Tywin Lannister öldü, Kral Katili sakatlandı, İblis kaçtı. Lannisterlar eskisi kadar güçlü değiller ve sen nezaket gösterip Roose’u Starklar’dan kurtardın. Yaşlı Walder Frey, şişman Walda’sının kraliçe olmasına itiraz etmez. Lord Wyman önümüzdeki mücadeleden sağ çıkarsa Beyaz Liman sorun yaratabilir… ama Wyman’ın mücadeleden sağ çıkmayacağına eminim. Ancak Stannis kadar şansı var. Roose ikisini de ortadan kaldıracak, Genç Kurt’u kaldırdığı gibi. Başka kim kaldı?”

Geldi Vadi Lordları, kuşattılar işte, erzak çıkışına izin vermediler; bunları açlığa terk ettiler. Ta ki LF bunlarla anlaşma yapana kadar. Robin’in bir etkisi olmadı. Sonrasında zaten Kartal Yuvasını terk ettilerdi… LF’nin istediği önemli diyorsun da gözünde fazla büyütme diyorum işte, bu istedi her şey olur, oldu diye bir olay yok, olamaz. Supernatural bir karakter değil bu. Tek taraflı isteklerin önemi yok, karşı tarafı oyuna çekmek için ikna edecek ödüllerin olmazsa… Harry meselesinde Sansa itiraz ediyordu; Ben Sansa’yım ve zaten evliyim… diyerek. Zaten bunun oyun olduğunu falan söylüyordu yanlış hatırlamıyorsam; yine de bu konuda kesin planını bir kendisi biliyordur zaten. Diyorum ya sana Harry bence yedek plan gibi bir şey.

Yüzsüz Adam olma arzusu değil elbette ama önceki yorumlarımda ne dedim? Burası onun için donanım kazanma yeri… İntikam almak istiyor, hepsini öldürmek istiyor ama nasıl yapacak bunu? Üç beş ay aldığı Dans Dersleri ile mi koca koca lordları ve şövalyeleri öldürecek? Ya da bir kraliçeyi? Hayır. Yüzsüz Adam olmak ona muazzam bir güç ve imkan sağlıyor; öldürme yollarını da öğreniyor. İntikam almasını sağlayacak donanımı kazandırıyor… Şimdi bu donanımı daha tam kazanamadan kıçına tekme yerse ne olur? Al sana koca bir çöp ve ziyan. Başladığı yere geri döner. Daha yüzü nasıl takacağını dahi bilmiyor, adamlar onun için takıyordu. Çözemedi o kısmı daha. Hal böyle olunca elbette ki yaptığı şey fevrilik oluyor, çünkü donanım kazanmak da intikam planının bir parçası ve en önemli ayağı ama bu düşünmeden hareket edip, adamı öldürmesi yüzünden (tekrar ediyorum, öldürmesinden ziyade öldürme şekli hata, fevrilik ve acelecilik) planın en önemli ayağı tehlikeye girdi. Kitabı okuyunca göreceğiz bak sıkıntıya girecek, diyorum sana. Bu POV önemli bir mihenk olacak Arya’nın Braavos macerasının sonu için.

Jaqen meselesini DİZİ olarak örnek verdim. Yani dizide böyle yaptılar biz de neler düşündük ama dizi sığ işte, hata yaptık… Kitapta böyle olmaz dedim. :slight_smile:

Sandor nasıl bilmez Walder Frey’i? Adam 30 küsur yaşında ve soylu bir hanedana mensup… Bu adam İkizlerin başındaki adamın ismini bilmiyor mu? Onu bilmesi yeter. Salak ve cahil değil ki bu herif.

He başlık meselesi… Beklerim bu kızdan, kılıcını aldı diye de birini eklemişti listeye; bir şey çalmaya da gelmiyor bundan. :smiley:

Teşekkürler :slight_smile: Tarihi ve fantastik (çoğu zaman ikisi bir arada). Bir ara ben de senaryoya niyetlenmiştim ama roman yazmaktan biraz daha farklı geldi elbette. :stuck_out_tongue: Sen hangi türde yazıyorsun?

Robert bu inanışa nasıl sahip oldu? Bunu merak ediyorum. Durduk yere “kaçırmışsa tecavüz de etmiştir.” demedi herhalde… Sanmıyorum Robert buna inandı diye böyle söylendiğini… Lyanna, Brandon’ın düğünü için nehirovaya giderken kaçıyor bunla ve haber doğal olarak hemen kaleye varıyor ve brandon da “kız kardeşimi kaçırmışlar” diyerek kızıl kaleye gidiyor ve olaylar patlak veriyor. Kim “kaçırdı?” diyor… Biri bunu söylüyor ki böyle olduğunu düşünüyor ve doğal olarak ardından bir de “tecavüz” söylentileri çıkıyor. Kaçırılma söylentisinin babasını tarafından çıkartıldığına inanıyorum; belki gerçekten öyle inandı ya da bilerek yalan söyledi… Haber Robert’a gelene kadar zaten Brandon kaleye varmıştır herhalde.

Kimse düşünmez elbette böyle bir şeyle sonuçlanacağını. Starkların ölümü başlattı tüm işi aslen, hep Rhaegar yüzünden deniyor da bir kız kaçırdın diye savaş mı çıkartır lordlar? Haydi çıkarsa çıkarsa Starklar ve Barthlar çıkartır, gerisine ne oluyor? Planın aslı neydi acaba… Bu ikisinin aşkı meselesini ben de merak ediyorum, doğru çıkmaz muhtemelen ama ben hep turnuva öncesinde Rheagar’ın bir şekilde onunla karşılaşmış olmasını hayal ediyorum; turnuvadaki güzellik ve aşk kraliçesi tacının Lyanna’nın en sevdiği çiçek olması… prensin genelde turnuvalarda pek görüntü yapmamasına rağmen buna katılıp kazanması ve tacı ona vermesi tesadüf vs. gibi inanmadığım kavramlarla açıklanamaz bence. Arada da mektuplaşmışlardır diye tahmin ediyorum, belki gizlice görüşmüşlerdir turnuva sonrasında da… Brandon evlendikten sonra Lyanna’yı evlendireceklerdi hemen, fırsat bu fırsat dendi bence. Belki Lyanna öncesinde babasını ikna etmeye çalışmıştır ve kabul etmeyince en son bunu çare olarak görmüşlerdir… Yazar, seri bittiğinde isyan hakkındaki tüm sorulara cevap bulacağımızı söyledi. Bu yüzden 6. kitapta da bir şeyler öğreneceğimizi düşünüyorum.

Ya tekrar baktım da Luwin’in hanesi bilinmiyor. Benim aklımda böyle kalmış çünkü bu kuramı dinlediğim yerde böyle demişlerdi ama belki de isimleri karıştırmışımdır.

Lady Dustin’in sözleri…

. " Walys Çiçek’in annesi bir Hightower kızıydı.(Karstark’ın eski üstadı)…Walys zincirini dövdüğünde, adamın gizli babası(hisar aliüstatlarından biri) ve arkadaşları onu hiç vakit kaybetmeden Kışyarı’na gönderdiler, Lord Rickard’ın kulaklarını bal kadar tatlı, zehirli sözlerle doldurması için. Tully evliliği Walys’in fikriydi, bundan asla şüphe etme. Walys…

Sonrasını söyleyemeden Bolton konuşmaya başlıyor… Demek Luwin o zamanlar yoktu? Kışyarı’nın önceki üstatları kimdir, Luwin ne zaman geldi onu dahi bilmiyormuşuz aslında. Bir yorumda Luwin’in cat ile birlikte geldiğini okudum ama ne kadar doğru, bilmiyorum.

“Domuz turtasını sevmez misin lordum? Şişman dostumuzun söylediğine göre bugüne kadar tattığımız en iyi turta bu.” Leydi, elindeki şarap kadehiyle Lord Manderly’yi gösterdi. “Daha önce bu kadar mutlu bir şişman adam gördün mü? Neredeyse dans ediyor. Kendi elleriyle servis yapıyor.”
Bu doğruydu. Beyaz Liman Lordu, neşeli şişman adamın resmiydi, gülüyordu, gülümsüyordu, diğer lordlarla şakalaşıyor, onların sırtına vuruyor, şu ya da bu melodiyi çalmaları için müzisyenlere sesleniyordu. “Bize ‘Biten Gece’yi çal,” diye bağırdı. “Gelinimiz o şarkıyı sevecek, bunu biliyorum. Ya da genç ve cesur Dany Flint’i anlatan şarkıyı söyle ve hepimizi ağlat.” İnsan Manderly’ye bakınca, yeni evlenen adamın o olduğunu düşünebilirdi.

Lord Manderly öyle sarhoştu ki dört güçlü adam tarafından salondan çıkarıldı. Şövalyelere yaslanmış hâlde Theon’un önünden geçerken, “Fare Aşçı hakkında bir şarkımız olmalı,” diye homurdanıyordu. “Şarkıcı, bize Fare Aşçı hakkında bir şarkı söyle.”

Dizide Fare Aşçımız Arya idi ama galiba seride bu, Manderly :smiley: Bu kadar mutlu olup, turta ve fare aşçı şarkısına takıntı yapması tesadüf olamaz. :stuck_out_tongue: Adam kızdan daha beter çıktı, herkese yedirdi ve kendi de yedi; yamyam herif. :smiley:

Yani daha önce bu kadar uzun zaman tartışmadım, evet. :slight_smile:


#108

Cok ayip ama! Ben senin temmenilerin için “Allah korusuuuuuunnn!” diyor muyum? :smile:
Yok yaa bence o konuda bir sorun olmaz, Dany’nin zaten düsük yaptigini kabul edebiliriz, o kanama büyük ihtimalle bundan dolayiydi. Vaes Dothrak’a gittiginde hamilelik falan kalmayacak yani.

Hmmm… Bak bu alintilarla kafami karistirdin. Bu detaylari hatirlamiyordum ben, birde üzerine dizideki görüntüler daha ön plandaydi kafamda, ve kitaptaki durumla dizideki durum birbirine girdi.
Buna ragmen ben yine de Meereen’e degil, Vaes Dothrak’a gidecegine inaniyorum. Alintilarda iki sey dikkatimi çekti. Birincisi Dany’nin “Ilerlemek için geri dönmeliyim” diye düsünmesi ve zaten hemen devaminda da Dothrakli süvariyi takip etmesi. Bana aklinda bir plan varmis gibi geliyor. Sonra Drogon’un yemek vakti gelince duruyorlar :smile: Bunun devaminda da zaten Khal Jhogo khalassariyla birlikte gelip Dany’yi o halde buluyor. Yani sanki Dany o adami özellikle khalassari bulmak için takip etmis gibi bir durum var. Aklinda bir sey olmasa, öyle ya da böyle Drogon’a tekrar binip onu kontrol edebilmisken Meereen’e yönelirdi, aklinda bu oludu ama aksine aceleyle adamin gittigi yöne çeviriyor Drogon’u. Ilk baska aslinda Drogon’un istekli bir sekilde uçmasi ile ilgili “belki de binicisinin korkusunu koklamisti” yaziyor ya? Bu Dany’nin amacinin o süvariyi öldürüp Khlassara haber tasimasini engellemek oldugunu düsünüyoruz ama hayir, adama zarar vermeden yola devam ediyor, bir sey ariyor gibi yani. O yüzden benim yarim yamalak hatirladiklarimla olacagini tahmin ettigim sekilde gitmeyecek Vaes Dothrak’a, orasi kesin, ama bir sekilde oraya gidecegini, aklinda bir sey oldugunu düsünüyorum simdi.

Yok Jon’un Kral ilan edisi dizidekinden farkli olur tabi. Söyle düsünüyorum ben; Kuzey Bolton ve Stannis’den kurtulunca, ve büyük ihtimalle Jon’u planladiklarini düsündügümüz sekilde Wintefell’in, Kuzey’in basina geçirdiklerinde, Jon zaten Kuzeyin Krali olmus olacak yani. Cünkü Kuzey lordlarinin, Bolton hükmü altinda, Taht’a bagliliklari devam etti. Sözde bir baglilik ama baglilik sonuçta. Roose Bolton Winterfell lordu ve Kuzeyin Koruyucusu oldu, ona bu ünvanlari veren diyari Baratheon adi altinda yöneten Lannister hanesi. Neyse yani demek istedigim, eger Kuzey Komplosu basariyla sonuçlanirsa, Kuzey ayni zamanda bagimsizligini ilan edecek, tek basina Krallik olacak, tipki Robb döneminde oldugu gibi. Dolayisiyla Jon, Robb’un varisi olarak, piç de olsa Stark kani tasiyan biri olarak Kuzey Lordlari tarafindan Kuzey’in basina geçirilecek ve bagimsiz bir bölge, bir Krallik olduguna göre, Jon Kuzeyin Krali olacak.
Böyle olacak demiyorum bu arada, sadece tahmin :wink:

Evet iste Reed’e mektup gitti diye hatirliyorum ben de ama emin olamadim gerçekten öyle bir sey var miydi, yoksa teori miydi diye. Harbiden yaa, ne düsündü acaba? :smile:

Roose’un komplosu olmazsa zaten Martin için endiselenirdim. Böyle basitlik, tek tarafli komplo, plan hazirligi yazacak biri degil. Ortaligi karistiracak iyice. Cok heyecanliyim! :smile:

Ama bu LF’e karsi olanlar iste bu Istidaci Lordlar dedigimiz adamlar. Bunlarin amaci belli, ilk basta Lordlari Robin’i, Vadi’yi ve birbirlerini korumak. Amaçlari buysa Robin’i niye aç birakiyorlar. He öyle olmadi demiyorum, cidden hatirlamiyorum bu kisimlari ama çeliskili iste. Sevmiyorum bu Vadi’yi ben yaa, adamlarini da sevmiyorum.
Yalniz sende LF’i biraz hafife aliyorsun gibi geliyor bana. Yaa bu adam bir iki ufak oyunla Lannister ve Stark’lar arasinda savas baslatti, sonu 5 Kralin savasi ile bitti. Bu adam Vadi lordlarini mi manipüle edemeyecek? Ben LF’i büyütmüyorum, neyse onu söylüyorum; bu adam Asoiaf evreninin en tehlikeli adami. Sonunu göreceginden emin olamadigi bir yola asla girmiyor.

Iste sen kendin diyorsun; Arya yüzsüz adam olmayi sadece intikamlarini alabilmek için istiyor. Siyah ve Beyazin evindeki diger adamlar gibi Cok Yüzlü Tanri’ya hizmet etme istegi, baglilik falan degil. Dolayisiyla intikamlarindan birini almak için karsisina bir firsat çikiyorsa, ve bu isi basaracagina inaniyorsa, onun için esasinda gerçek bir degeri olmayan Yüzsüz Adamligi düsünmez. Aklina bile gelmez. Arya için Yüzsüz Adam olmak bir amaç degil, daha çok bir araç. Intikam isteginin gölgesinde olan bir mesele. Onun için gerçekten önemli olsa, iste o zaman o yaptigi fevrilik olurdu.

Oo pardon, yanlis anlamisim (Jaqen meselesi).

Demek istedigim suydu daha çok; Sandor olayin detayini bilmiyor, dolayisiyla Arya’ya anlatamaz. Ona bakarsak Arya da muhtemelen biliyordur Walder Frey’i, ama kiz belli ki tüm sorumlularin isimlerini ögrenmek ve ondan sonra listesine eklemek istiyor.

Kendi kilicini alan adami listesine eklemesi neyse de, Gendry’nin basligini alan adami eklemesi… Bilemiyorum yani… :smirk:

Tarihi ve fantastik birde? Vaay! Zordur.
Bende tam tersi oldu diyebiliriz, önce “roman” yazmaya basladim, sonra senaryoya döndüm. Roman yazmak çok zor; anlatim, tasvir konularinda iyi olmalisin, ve ben bu konuda pek iyi degilim. Senaryo aksine tam bana göre! Mizansen ve diyalog! Tak tak anlatiyorsun uzatmadan :smile: Ben Dram ve Romantik komedi karisimi bir hikaye (dizi) yaziyorum. Öyle çok üzerinde durdugum yok ne yazik ki; aklima estikçe yaziyorum, hikaye sürekli pisiyor kafamda ve bu durum hemen hemen 10 yildir devam ediyor. Tembel bir “yazarim”, çok tembel ! :confused:

Robert’in öyle bir inanisa sahip olmasi aslinda gayet normal. En kötüsünü düsünüyor iste; “Rhaegar Lyanna’yi kaçirdi”, bunu düsününce zaten Rhaegar onun gözünde bir canavara dönüsüyor, ve devaminda ister istemez olayi “Tecavüz de etmistir”'e bagliyor. Buna inaniyor, çünkü baska türlüsü onun gözünde mümkün degil.
Ben zaten “tecavüz etti” lafinin Robert’tan çiktigini söyledim.“Kaçirildi” düsüncesine, inanisina herkes sahipti.

Valla dedigim gibi ben de çok merak ediyorum tüm bu olaylarin nasil gelistigini. Martin serinin sonunda her seyi ögrenecegimizi söyledi senin de dedigim gibi; bekleyecegiz. Hep bekliyoruz zaten. Diziyi bekliyoruz, kitabi bekliyoruz…
Rhaegar ve Lyanna turnuvadan önce de karsilastiklarini, birbirilerini taniyor olabileceklerini söylüyorsun? Bilemiyorum, nerede karsilasacaklar ki? Lyanna genelde hep Winterfell’deymis, Rhaegar ise Kral Topraklarinda ve Ejderha Kayasinda. Sanmiyorum birbilerini öncesinde tanidiklarini.
Gülen Agacin Sövalyesi olayiyla basladi her sey bence. Yani o gizemli sövalye Lyanna’ydi; kimligi açiga çikmasin diye zirhini falan saklamaya gitti, onu bulmak için gönderilen Rhaegar Lyanna’yi buldu ama Deli Kral’a teslim etmek istemedi tabi. Rhaegar büyük ihtimalle zaten o an etkilenmistir Lyanna’dan. Kiz da ayni sekilde Rhaegar’dan etkilenmistir; yakisikli ve nazik prens sonuçta, adama herkes hayrandi. Birde $u var; bu olayla Lyanna’nin Rhaegar tarafindan Ask ve Güzellik Kraliçesi ilan edilisinin arasinda 2-3 gün var. Belki o sirada gizlice görüsmüs, birbirlerini biraz tanimis olabilirler.
Lyanna babasina Robert’la evlenmek istemedigini söylemiyor; Robert’la ilgili süphelerini sadece Ned’le paylasabiliyor.

O kisi Walys’mis yani anlasilan, Luwin ondan sonra gelmis.

Yok yaa, Manderly öyle bir sey yapsa kendisi yemez ki :smile: Bu adam hirslari, istekleri olan, neseli, hayati seven bir adam. Kendini de yakmaz digerleriyle birlikte.


#109

Seride kabusum olan iki mesele var; bu ikisinin aşk yaşaması ve Jon’un ölmesi. Yani ister istemez öyle dedim. Kusuruma bakma. :smiley:

Ben de zaten Dothrakları almadan Meeren’e dönmeyeceğine inanıyorum ama senin ilk seferde söylediğin gibi esir/yargılanma denklemi ile olmayacağını, işin içinde doğrudan ejderhanın gireceğine inanıyorum. Zira ejderhalar üzerinde artık kontrol kurması gerekiyor Dany’nin… Dizide bize yediriyorlar eyvallah da seride olmaz bu; o kadar kontrol yitir, sonra bir anda kontrol sahibi ol, olur mu? Olmaz. Öncesinde niye beceremedin? derler adama… Çukur oyunlarından sonraki yaşanan süreçte Dany, Drogon üzerinde yavaş yavaş kontrol sahibi oluyor kanımca. Ayrıca yine son POV’unda ejderha lorlardının tılsımlarla ve ejderha borularıyla mı ne bunları kontrol ettiklerini yazıyordu, Dany ise kamçı kullanmıştı, belki anası diye… Yani galiba dizideki gibi öyle kolayca kontrol edilemiyor ejderhalara… Bu durumda daha önceki konuşmalarımızdaki gibi Aegon’un bir ejderhayı seçme meselesinde sorun yaşama ihtimali bir hayli yükseliyor gibi. Gerçi yine de bir tılsım veya büyülü araç gereçler Valirya kanı olmayı sıradanlaştırır bana göre; o zaman bunlara sahip olan herkes ejderhayı kontrol eder. Belki Targlar için geçerli değildir bu mesele? Sonuçta Aegon sonrası ejderhaların bu şekilde kullanıldığında dair bir tılsım vs. den bahsedilmedi hiç?

İlerlemek için dönmeliyim sözünü çok sık kullanıyor seride; yanlış hatırlamıyorsam şu yüzü maskeli kadının sözlerinden/yönlendirmelerinden biriydi… Ona da çok fazla güveniyor, oysa tanımıyor bile ama şu ana kadar sözlerini haklı çıkartan şeyler yaşamış olmasından kaynaklı herhalde. Bazı yorumcular onun iyi biri olmayabileceğini söylüyor… Tahmin ettiğim gibi sen dizinin etkisinde fazla kalmışsın, ayrıntıları da hatırlamayınca kitaptaki; doğal olarak ikisini kafanda birleştirip çizgi çiziyorsun. :slight_smile:

Bu saatten sonra bunları teneşir paklar. :smiley: O zaman seri bittiğinde tahtta kuzey kanı taşıyan biri olmadan Kuzeyi yeniden 7 krallığa dahil etmek kolay olmayacaktır, hatta hiç mümkün olmaz bana kalırsa. Bu yüzden en kötüsü Jon’a canlı ihtiyaç var. Yanında bir de Arya, ohhh mis :stuck_out_tongue: (Dün HBO’nun yayınladığı Kuzey tarihini kısaca bir izledim da Starkların ele geçirmesi ve sonra birleştirmesi falan bin yıllar sürmüş. Kolay değil bunları dizginlemek senin anlayacağın. Stannis bile Jon’a kuzeylileri Ned’in yardımıyla bile kontrol etmek zordu, demişti Robert diyordu.)

Reed’in itiraz edeceğini sanmam ama durumu ironik bulacağından da eminim, şahsen ben buluyorum. Kuzey daha 17 yıl öncesi babasını ve ailesini indirmek için ayaklanmış, babası öldürülmüş vs. iken şimdi başlarına bir Targ’ı kral yapıyorlar. Jon bu durumda kuzeyi, Kışyarı’nı (çatla catttttt :smiley: ) ve Stark hanesini ele geçirmiş, başı olmuş oluyor. İroninin dik alası. Bir de benim temenni ettiğim gibi Arya’yı da kafalarsa (bırak hayal kurayım ya :smiley: ) yeme de yanında yat. Sorgulanamaz bir hakimiyet kurar. :stuck_out_tongue:

Roose’un komplosunun ilk ayağını biliyoruz; Karstark. Lakin kalan kısmı bilmiyoruz. Ben sana dedim Beyaz Liman kolay kolay şu aşamada açık seçik karşı savaşamaz; lordları bunun yanında. Herif zaten öldürmeyi planlıyormuş, dün alıntıladığım yeri yeniden okuyunca hatırladım işte. Demek savaş sırasında kim vurduya götürecekti adamı.

LF’yi hiçbir şekilde hafife almıyorum, aksine daha önce de söyledim; kendisi benim en sevdiğim ve saygı duyduğum karakterlerden biri, zekasına hayranım adamın. Böyle karaktere bayılırım. Lakin LF bir şey istedi diye o her istediği kolayca, bedelsiz olacak diye düşünmek, her şeyin altından kalkacağına inanmak fazla gözde büyütmek, ilahlık seviyesine taşımak olur. Karakteri küçümseme ama asla haddinden fazla gözünde büyütme ki beklentilerin de büyümesin. Benim mottolarımdan biri budur hayatta. Herkesi manipüle edilmeye açık embesiller sürüsü gibi görmek kötü bir yargı yani; LF bu konuda iyi diye herkesi ve her şeyi kontrol edebilir, yönlendirebilir demek değil. Her zaman değil. LF mevcut şart ve durumları çok iyi okuyan, karşı tarafın da zaaflarını bilerek(ne istediğini de bilerek) plan kuran bir adam… Şartlar daha oluşmamış iken vs. bunu yapar şunu halleder diyemeyiz. Kafamızdaki şartların oluşacağını da bilmiyoruz; %50 şans.

5 Kralın Savaşını başlattı, nasıl? Çünkü mevcut imkan ve şartları/zaafları iyi kullandı. Lysa her daim ona aşktı ve dengesizdi; manipüle etmesi muazzam kolaydı. Lannister ikizlerinin zinası ve malum sırrı gibi elinde harika bir güç vardı. Bu harika bir imkan yarattı ona; muhtemelen Lord Arryn’nin öğrenmesini sağlayan süreci başlatan kendisi (bu kısım nasıl oldu daha tam bilmiyoruz herhalde?), sonra da karısına onu öldürttü (muhtemelen birlikte oluruz vaatleriyle falan) ve aynı şekilde Starkları, yazdırdığı mektupla Lannisterlara karşı kışkırttı(mektubun ned’in vazifeyi almasını garantilemek için mi yazdırdı yoksa barthlar ile bir olup lannisterlara karşı cephe açmak için mi bilemiyorum ama sonuçta kaos yaratmak ana amaç)… İkizlerin Bran ile olayı vs. gibi diğer yaşanan şeyler de ona harika araç gerek imkanlar yarattı… Gördüğün gibi tüm embesiller bu adama çalışmış aslında. O da ayağına gelen her fırsatı harika bir şekilde kullanmış.(kandırılamaz falan da değil, Tyrion oyuna getirmişti misal.) Vadi meselesinde de böyle şeylere ihtiyacı var. Ben de çok düşkün değilim vadiye, Robb’a sırt çevirdikleri gibi isyan sırasında da en başta bunlar vardı, pis herifler… lordların kartal yuvasını kuşatma olayını tekrar bir oku, bilgin tazelensin. Hangi kitap unuttum, 4. idi sanırsam?

Tamam işte ARAÇ ama şöyle düşün, bu araç olmadan listesini nasıl temizleyecek? Arya’nın silaha ihtiyacı var, silahı alamadan şut yerse sırf bir adamı plansız programsız deşifre olmasına neden olacak şekilde öldürürse? 4-5 ay aldığı dans dersleri ile öldüremez o kadar insanı; kraliçe ve dağı asla öldüremez… diğerleri neyse de… Yaptığı her şey, yaşadıkları ve orada harcadığı zaman çöpe gitmez mi? Madem Tatlı Raff gibi, intikam listesinde, 2. bilemedin 3. derece önemli olan bir adamı öldürmek uğruna her şeyi çöpe atacak, en başta bu yola gireceğine basıp gideydi Sur’a daha iyiydi… Ya da en başta gelmeseydi buralara. Anlatabildim mi? Yani Arya’nın neyi çöpe attığını? Neyi riske attığını çözdün mü? İntikamını alma imkanını büyük riske attı bu hareketi ile, düşünmeden, aceleci bir kararla yaptı bunu; povu gene oku, göreceksin. Gördü ve işte! dedi, gitti öldürdü. Fevrilik bu… Oysa adamın bir yere kaçtığı yok, en kötü ihtimalle en az üç gün burada, adam daha yeni gelmiş. Otur, deşifre olmadan/vazifen tehlikeye girmeden bir plan yap ve git öldür. Yok, intikam coşkusu ile hareket etti, aşırı duygusal bir hareketti. Raff için böyle davranan bu kız, yarın öbür gün abisinin öldüğü haberi gelse ne yapmaz? Coşmaz mı gene? Düşünerek hareket etsin gel yüzüme tükür, o derece. Bir de Raff, daha birkaç haftadır tanıdığı ama daha kısa süreliğine yakınlık kurmuş sayılacak bir oğlanı öldürdü diye listesinde… Öncesinde oğlanla papazdı.

Sandor detay bilmek zorunda değil. Arya olay olduğunda bununla beraberdi ve herkes Freylerin bunlara ihanet ettiğini, öldürdüğünü biliyor. Frey hanesinin başında Walder Frey var, bunu bilmeyecek bir Sandor? Mümkün değil. Biliyor ama Arya sormayı akıl etmediği gibi başkasından da öğrenmeye çalışmıyor. Ben kuzey ve jon meselesini öne sürerken, bu bilgiye ulaşma imkanı çok kısıtlı vs. diye karşı çıkmıştın. 1000’de 1 şansı yazarın ona uygulamasını vs. hoş olmayacağını vs. söylemiştin. Lakin ta en başta Freylerin ismini bilmeyen(hepsini geç hane başınının ismini bilmeyen) ama Sandor ve başka çok kişiden öğrenme imkanı varken bunu öğrenmeyen Arya’nın Braavos’da iken bunu öğrenmesi ihtimalini daha yüksek ve kısıtsız imkan olarak görüyorsun sanırım? :slight_smile: Unutma, Arya Roose Bolton’u tanıyor ve ismini de biliyor. :slight_smile: Arya ‘muhtemelen’ biliyordur deme, afaki olur… Bilse en başta Walder’ı ekler. Diğerlerini de sonra ekler. Sonuçta bu işin başında Walder var, planlayıcı herif bu, maşalar değil.

Canımmmm Gendry ile bir şey olur imasını yemem ben :smiley: Gendry bir çok yönden ona Jon’u anımsattı, bilemiyorum yani :smiley: Bak sana benim kuramın maddelerinden birini de hatırlatam hazır lafını açmışken… Hem Jon hem Arya, bir dönem yanlarında bulunan Ygritte ve Gendry ile geçirdikleri zaman zarfında bu iki karakterin bu ikisine hiç benzememesine rağmen, birbirlerine birbirlerini hatırlatmışlardır(nasıl bir cümle bu ya :stuck_out_tongue: ) nihahhahahahahaha

Evet, seviyorum tarihi fantastikleri; tarih ile karışınca zorlaşıyor iş, evet. Malum ilham da alsan gene belli başlı şeyleri aynen aktarman gerek yoksa sırıtıyor hikaye. Yazmadıkça tembelleşirsin, bu yüzden her gün en az 3(bilmedin 1) sayfa yazman gerekir. Şu sıralar benim de böyle bir sıkıntım var, bir arkadaş ile ortak bir epik fantastik yazıyoruz, ilk cildi bitsin rahatlayacağım inşallah, yazma tembelliğine girdim çıkamıyorum. :smiley:

Robert’ın “kaçırıldı ve tecavüze uğradı” inancının basit bir çıkarım ötesinde olduğunu düşünüyorum işte. Senin dediğin fazla dayanaksız bir şey bu hikayede; hele ki ortada bir isyan planından bahsediyor ise yaşanan beklenmedik kaçırma olayı, eski planın yerine yenisini yapmayı gerekli kılmış olmalı. Bu da ‘tecavüz’ meselesinin birileri tarafından ortaya atılmasını daha mantıklı yapıyor. Hatta ‘kaçırıldı’ meselesini. Dediğim gibi ama babası gerçeği biliyordu ise bu yalan ondan çıktı ama bilmiyordu ise muhtemelen o da kaçırıldı sandı ama asıl soru şu; Rickard, kızının Rhaegar tarafından kaçırıldığını ya da kaçtığını nereden nasıl öğrendi? Kim haber verdi? Adam göstere göstere gelip alıp gitmedi herhalde? Bence bu kısım çok önemli. Ben Lyanna’nın prensle gitmeden önce babasına not/mektup gibi bir şey bırakmış olabileceği üzerinde duruyorum.

Öncesinde tanışmak için bir imkan bir şekilde olmuş olabilir; misal Lyanna hiç nehirova’ya gitmedi mi? Ya da Rheagar gizlice de olsa kuzey taraflarına gelmedi mi? Kaçırmak için geldi sonuçta. Gizli işler çeviren gizemli bir prensten bahsediyoruz unutma. Hayatını saray ve kale arasında geçirdiğine inanmak, onun monoton ve basit bir yaşam sürdüğünü ileri sürmektir ki bu oğlanın başka işler peşinde olduğu aşikar.

Aşklarının 1 hafta içerisinde başlamasına eyvallah derim de geçen bir senede kaçırmak isteyecek hatta evlenmek isteyecek kadar büyümesine ve coşmasına çok mana veremiyorum ya… Kuzgunlar sürekli olarak üstatların elinin altında iken iletişim de kolay olmamıştır.

Söylediğine dair bilgi var şeklinde demedim, belki babasına söylemiştir ve o da reddetmişti ve bunun sonucu kaçmaya karar vermiştir, dedim.

Walys geçici geldi o zaman? Çünkü sonrasında Karstark’ın hizmetine girmiş, Luwin gelmiş öyle ise? Belirsiz bu kısım.

Bence bu herif bu haltı yedi, bak görürsün. Hal ve hareketleri açık ediyor. :slight_smile: Bunların arması deniz kızı idi demi? Bunlar insan eti yemez mi? Bazı efsaneler öyle anlatılır sanırım. Yamyamlık olabilir :smiley: Oğlunu öldürmüşler kız, intikam tatlıdır böylesine adam zaten obur :smiley:


#110

Estagfurullah; ben takiliyordum sana öyle :blush:

Senin ekledigin alintilar sayesinde ben de baslangiçta bir esir alinma durumu olacagini sanmiyorum artik. Ama cidden yargilama bana kaçinilmaz görünüyor, sebeplerini de anlattim, ve bu durumdan dolayi sonradan bir esaret hali olmasi muhtemel.
Drogon, Rhaegal ve Viserion her seyden önce Dany’ye baglilar, Dany nasil onlari çocuklari gibi görüyorsa, onlar da Dany’yi anneleri gibi görüyorlar. Ama elbette onlardan birini kontrol etmek, bir ejderha sürücüsü olmak basit bir olay degil. Dizide tabi ki buralari hizli geçtiler çünkü bu tür seylerin derinine inmek için vakit yok dizide, daha önce de dedigim gibi, öyle yapsalar ortaya en az 15 sezonluk dizi çikar. Yani kitapta, senin de düsündügün gibi, bu konunun üzerinde biraz daha durulur.
Ben geçmiste, ilk basta, Valyriali halkin ejderhalari yumurtalarindan çikarmak ve onlari kontrol etmek için tilsimlar kullandiklarina inaniyorum ama bir ejderhayi kontrol etmek için bir boru oldugunu düsünmüyorum. Yani Euron’daki boru var ya? O borunun üfleyen kisiye öldürdügünü düsünürsek, evet bir büyüsü, bir özelligi var, ama ejderha kontrol edebilecegini sanmiyorum. Ve bence Euron da bunu biliyor. O boruyu Victarion’a vermesi mesela benim bir türlü aklima yatmiyor. Yani demek istedigim; Euron zamaninda kardesi Victarion’un karisina tecavüz etmis, bu yüzden Victarion’un ondan nefret ettigini biliyor. O boru gerçekten de ejderhalari kontrol altina alabilen bir boruysa, Euron gibi akilli ve kurnaz bir adam o boruyu nasil olur da, firsati olsa kendisini bir kasik suda bogacak kardesine teslim etsin?
Neyse bunun disinda… Ilk basta Valyrialilar tilsimlara, büyülere falan basvurmus olabilirler ama sonrasinda, senin de verdigin örnek gibi, Aegon ve kiz kardesleri, veya ondan sonrakiler bunlara ihtiyaç duymadilar. Nasil oldugunu açiklayamam elbette ama bence zamanla, bir noktadan sonra, Valyria halki ile ejderhalar arasinda dogal bir bag gelisti. Ve buna da zaten “ejderha kani” diyorlar. Targaryenlerde kardesler arasi evlilik de bu kani saf tutup ejderhalar üzerindeki hakimiyetlerini kaybetmemek için gerçeklestirilmis. Kiyametten önce de böyle bir sey yapilip yapilmadigina dair bir bilgi yok. Belki de yine kardesler birbirleriyle evleniyordu, ya da ejderha kani tasiyan soylu haneler arasinda evlilikler yapiliyordu. Eger hanesini Valyria’dan Ejderha Kayasina getiren Aenar Targaryen’in karisinin adini bilseydik, bu konuda daha kesin bir bilgiye, daha net bir tahmine sahip olurduk ama ne yazik ki bilmiyoruz.

Aslinda “Ilerlemek için geri dönmeliyim” sözünü kullanmaktan ziyade, daha çok düsünüyor (sIk sIk söyledigi söz : “Geriye dönüp bakarsam kaybolurum”). Bunu Quaithe söylemisti ona evet, ve o günden beri bunun ne anlama gelebilecegini düsünüyor sadece. Hatirladigim kadariyla hiç karsi karsiya kaldigi bir durumla ilgli olarak bu sözü kullanmiyor, ama burada öyle yapiyor. Bu yüzden aklinda bir sey olduguna inaniyorum. Bunu söyleyip harekete geçiyor resmen.
Quaithe serinin en çok merak edilen gizemli karakterlerinden biri, ben de çok merak ediyorum onu. Ne teoriler var onun hakkinda :smile:

Evet dizi-kitap birbirine giriyor kafamda. Ama sunu da söyleyebilirim; kitabin önüne geçtigi noktadan sonra, dizide olanlar kitapta olacaklari isaret ediyor bence. Elbette olaylar ayni sekilde gelismiyor, ama yolun sonu ayni yere çikiyor, çikacak diye düsünüyorum. Dizide birçok seyi degistirdiler ama aslina bakarsak bu degisiklikler büyük hikayeyi etkilemedi, dönüm noktalari yine ayni sekilde gerçeklesti. Dizide de kitapta da olaylar A noktasinda baslayip B noktasinda bitiyor, tek fark bu iki nokta arasindaki yol. Martin uzun ve karmasik bir yoldan geçiyor, senaristler ise kestirmeden gidiyor. O yüzden yani mesela Jon’un kral olmasi, Dany ile Jon’un birbirlerine asik olmalari ve Dany’nin büyük ihtimalle hamile kalacak olmasi, Arya’nin Freylerden intikam almasi, Sansa’nin Piçlerin Savasinda önemli bir rol oynamasi gibi büyuk hikayede önemli ve etkili olan olaylarin kitaplarda da gerçeklesecegine inaniyorum. Hatta bana sorarsan dizi yüzünden epey kitap spoileri yiyoruz :smile:

Büyük ihtimalle Jon Kuzey’in saygisini kazanmis, Kuzey kani tasiyan bir Targaryen olarak sonunda 7 Kralligin Krali olursa eger, Kuzey’in yeniden Kralliga dahil etmek kolay olur, hatta kendiliginden olur yani, mesele haline bile gelmez. Fakat bundan önce Akgezenler meselesi yasanacak. Dany’nin ejderhalariyla bu savasta yer alacagi süphesiz, ama onun bu savasta yer almasiyla sonuçlanacak olay örgüsü Kuzey ile olan görüsmeleriyle baslayacak. Ayni dizideki gibi Jon Kral olursa eger Dany baglilik yemini isteyecektir. Kaçinilmaz! Jon basta dirense de, sonunda kabul eder, tabi bu çaresizlikten mi olur, yoksa dizideki gibi Dany’nin diyara iyi gelecek kisi oldugunu mu görür, orasini bilemem. Bütün bunlarin ne zaman, nereden ve nasil gelisecegi önemli bunu bilmek için. Neyse sonradan Kuzeyliler bu diz çökme meselesine fena köpürecek tabi, orasindan eminim. Fakat Dany’nin onlarin saygisini ve sevgisini kazanacagina da inaniyorum. Akgezenlere karsi bir zafer elde edilirse de zaten onca kaybin, acinin ardindan eminim ki Kuzeyliler kendi bagimsizliklari için bile kendilerini tekrar bir savasin ortasinda bulmak istemezler. Yaralarini sarip, huzur içinde yasamaktan baska bir sey düsünemezler o noktada. Demek istedigim $u; tahta oturan Jon olursa eger bu elbette Kuzey’i 7 Kralliga katma durumunu bir mesele haline bile getirmez; ama Jon eger bir Targaryen olmasaydi mesela, tahtta bir hakki olmasaydi ve Dany 7 Kralligin tamamini istemekte kararli olmaya devam etseydi, tüm o olanlardan sonra, Dany’yi tanidiktan sonra, Kuzey bence tipki Jon gibi onu Kraliçeleri olarak kabul ederdi. Dizide Jon diyor ya hani? “They will come to see you for what you are”… Böyle bir durum her iki senaryoda da olur, olurdu diye düsünüyorum.

Yok Reed itiraz etmez tabi, niye etsin? Ki zaten Ned’i sevdigi ve saygi duygugu kadar Lyanna’yi da seviyor ve saygi duyuyordu Howland. Sonuçta onu Harrenhal turnuvasinda o yaverlerden kurtaran ve birde üzerine intikamini alan kizin oglu Jon… :blush:
Cidden acayip ironik bir durum :joy: Dizide mesela Yohn Royce Jon’un karsisinda “Bir Targaryen’e güvenilmez!” diyor ya? Ben izlerken kahkaha attim orada :joy:
O konuda “birak hayal kurayim” demene gerek yok, Jon Kuzey Krali olduktan sonra en büyük destekçisinin Arya olmasini istiyorum ben :grin: Hatta Dany’nin yanina gidecekse kitapta da, Arya’yi da yaninda götürsün, böylece en sevdigim 4 karakter bir araya gelmis olur! (Dany, Jon, Arya, Tyrion)… Ayy dur… Yok yok, Arya Kisyari’nda kalsin. Dany “Diz çök” dediginde Arya onu da listesini ekler falan… :stuck_out_tongue_closed_eyes:

Kis Rüzgarlari’nda sanirim Roose’un bu plani ortaya çikiyor. Stannis ögreniyor galiba yanindaki Karstark’in (kim oldugunu tam hatirlamiyorum) bir hain, bir muhbir oldugunu.
Ben Beyaz Limanin açik açik savas baslatacagini söylemedim ki zaten.

Ben de Baelish’in zekasina hayranim ama adamdan nefret ediyorum yaa. Ama tabi bayilirim ben de böyle karakterlere; joker karakter! Al istedigin yere koy, ortaligi karistirsin :smile:
Ama dedim ya? LF emin olmadigi bir yola asla girmiyor, olay bu zaten. Adam sonunu düsünmeden hareket etmiyor. Eger bir sey yapiyorsa sonunda mutlaka bir çikar elde ediyor. Ve su an bu adamin aklinda bir seyler var ve o yola girdi; bunun belirli sonuçlari olacaktir. Olmasi da zaten hikayeye faydali olacaktir.
Öyle ya da böyle adamin bir iki oyunuyla olay 5 Kralin Savasina kadar gitti.
Lysa’ya “Jon Arryn’i Lannister’lar öldürdü” diye bir mektup yazdirip Catelyn’e gönderdi. Bu olay Ned’in Kral El’i görevini kabul etmesinde etkili oldu.
Catelyn Bran’i öldürmesi için gönderilen adamin elindeki hançeri gösterdiginde LF “Bu hançer Tyrion’un” dedi. Sonuç, ortalik biraz daha karisti, Cately’in Tyrion’u esir almasiyla da zaten isler çigrindan çikti.
Ned Jon Arryn’in ölümünü arastirirken, Joffrey, Myrcela ve Tommen ile ilgili gerçegi ögrendi; bu süreçte ona yardimci olanlardan biri yine LF’ti. Ned ögrendigi gerçekten Cersei’ye bahsetti, Robert’a söyleyecegini bildirdi. Sonuç; Cersei çocuklarinin ve kendisinin gelecegini tehlikeye atmamak için Robert’in ölümüne sebep oldu. Sonrasinda Ned’i hain ilan etti, LF Ned’e ihanet etti. Bu sirada Kuzeyliler Robb liderliginde zaten ayaklanmisti.
Robert’in ölümüyle birlikte tüm olaylara Stannis ve Renly de dahil oldu. Birde üzerine diyarin karisikligindan faydalanacagini düsünen Balon Greyjoy da kendini Kral ilan etti.
Yani gördügün gibi, domino resmen. LF bir tasi itiyor ve kaos üstüne kaos yasaniyor.
Ayni seyi Vadi’de de yapabilir. Simdiye kadar embesilleri kullanmis diyorsun; kandirilamaz biri degil, Tyrion onu kandirmisti diyorsun… Sence Vadi Lordlari daha çok Tyrion’a mi? Yoksa o embesillere mi benziyorlar? Güvenmiyorlar Baelish’e, o yüzden tetikteler, orasi kesin. Ama Baelish bunu biliyor, ona göre oynuyor. Güven üzerinden gitmeyecek yani, o belli.
Bak mesela Vadi olaylarini biraz arastirdim ve bir sey ögrendim, hatirladim. $u Lyn Corbray var ya hani? Baelish’in istidaci lordlar ile olan görüsmesinde Baelish’e karsi öfkelenip kilicini çeken adam? Iste o aslinda Baelish tarafindan bunu yapmasi için parayla tutulmus. Amaç herkesi adamin Baelish’den nefret ettigine inandirmak. Ve simdi Baelish bu adam sayesinde Vadi Lordlari hakkinda sürekli istihbarat toplayacak, sirlarini, komplolarini, her türlü planlarini ögrenecek. Cünkü lorldar adamin Baelish’den nefret ettigine, dolayisiyla kendi taraflarinda oldugunu inaniyorlar. Corbray’in yaninda konusacaklar ve Baelish’in her seyden haberi olacak, ona karsi kurulan her komplo için önlem alacak.

Bizim açimizdan tabi ki Yüzsüz Adam olmak Arya için çok büyük bir sans, çok önemli bir olay. Biz olaya disaridan bakiyoruz ve Arya’nin Yüzsüz Adam olmamasi halinde intikamlarini alamayacagini görüyoruz. Ama Arya böyle degil, Arya bizim oldugumuz noktadan bakmiyor olaya.
Simdi biz okurken “Yaa kizim yapma dur, Yüzsüz Adam olma sansini kaybedeceksin” diye düsünüyoruz, çünkü bizim gözümüzde öncelikli olan bu. Ama Arya için, olmasi gerektigi halde, öncelikli olan bu degil. Biz “Önce Yüzsüz Adam olmak, sonra intikam” diyoruz, Arya ise sadece “Intikam” diyor. Siyah ve Beyazin evinde ögrenecekleri onun için önemli, ama vazgeçilemez bir egitim de degil. Olay bu.
Arya’nin aklinda durum $u diyebilirim : 1. Intikam - 1a Yüzsüz Adamlik
Yani gördügün gibi, ayri maddeler degil aslinda ama intikam daha öncelikli. 1’i gerçeklestirme firsatin varsa, ki aklinda bir plan da varsa, basarili olacagina inaniyorsan, 1a’yi düsünmezsin bile çünkü o hiçbir zaman senin önceligin ve “olmazsa olmazin” olmamistir.
Bunun disinda; Arya ne yapiyor Raff’i görünce? Gidip direkt öldürüyor mu mesela? Hayir. Cazibesini kullanip adamin ilgisini çekiyor, onu odasina götürüyor, odaya giderlerken adami kosturuyor, yorulmasini sagliyor yani, ve sonra biçakliyor.
Iste! Belli ki Raff’i gördügünde plan yapmis, bu planin ise yarayacagina inanmis ve uygulamis. Burada da ne düsüncesizlik var, ne fevrilik.

Freyler konusunda ben sana kitaptan, Arya POV’undan bir altinti verdim. O alintida gayet net ortada Arya’nin Freylerden intikam almak istedigi ama tam olarak sorumlu olanlarin isimleri bilmedigi için listesini ekleyemedigi. Cidden Arya’nin o düsüncelerinin üzerine daha ne denir ki? Kiz kendisi söylüyor iste, “isimlerini ögrenecegim ve hepsini öldürecegim” diyor.
Sandor konusunda ise dedigim gibi, adam tabi ki biliyordur Walder Frey’in ismini ama Arya sormadi iste, o da bundan bahsetmedi. Gerçi Arya niye sorsun ki? Nasil sorsun o durumda? Kiz annesine ve agabeyine kavusacak, dakikalar kalmis, heyecanli, mutlu ama bir geliyor ve bir katliamla karsilasiyor. Bir sey soramaz o durumda, ne o an, ne de sonrasinda.
Ama bütün bunlarin hiçbir önemi yok zaten. Freyler o listede degil, ama Arya’nin aklinda, kitaptan yaptigim alintidan bunu anliyoruz.
Ben Arya’nin, Kizil Dügünden sorumlu olan Freylerin isimlerini, Braavos’da ögrenecegini mi söyledim? Ne zaman? Benim öyle bir düsüncem yok ki :smile:
Roose Bolton’un da isin içinde oldugunu bildigini mi söyledin birde? Tam anlamadim ama öyle bir sey de demedim, çünkü yine öyle düsünmüyorum.
Ben yanlis hatirlamiyorsam Westeros’a döndügünde tüm bunlari ögrenecegini söylemistim. Yani sorumlu olan Freylerin isimlerini + Roose Bolton’un ihanetini. Westeros’da, Braavos’da degil. Öyle söylemis olamam çünkü hiçbir zaman öyle bir düsüncem, inanisim olmadi.

Yaa Arya bildigin kiskaniyordu Gendry’yi. Cocuk geneleve mi ne gidecek diye sinir olmustu :smile:
Bir insanin bir insana baska bir insani hatirlatmasi ilerde o 2. ve 3. insanin bir seyler yasayacagi anlamina gelmez, hiçbir sekilde bunu isaret etmez (asil bu nasil bir cümle??). Tüm bunlar çok zorlama.
Jon Ygritte’e baktiginda ufak tefek ama elinde mizrak, ok olan (her neyse) özgür ve savasçi bir kiz görüyor. Arya’nin hayali bu resmen! Ve bunu Jon’dan daha iyi bilen yok. Gendry’ye gelelim… Kafasindaki soru isaretleri ile yasayan, kim oldugunu bilmeyen, bu sebeplerden dolayi bazen öfkeli, bazen düsünceli ve melankolik bir halde dolanan, arada sirada Arya’ya takilan, onu kizdiran, evinden uzaktayken Arya’nin en yakini olmus bir genç… Jon’u andiriyor iste, elbette onu hatirlatir. Bir insanin bir insani hatirlatmasi için aralarinda illa fiziksel benzerlik, veya kisilik benzerligi olmasi sart degil. O iki farkli insanin ortak noktalari vardir, yasadiklari bir durum benziyordur, biri digerinin olmak istedigi bir hayata sahiptir…
Sen bu tür seyleri isaret diye sunuyorsan, ben de mesela “Dany Drogo’yu seviyordu ve kaybetti; Jon Ygritte’i seviyordu ve kaybetti. Ikisi de ask acisi çekti” deyip bu ortak noktaya isaret diyebilirim ama der miyim? Hayir. Bu sadece iki karakter arasindaki benzerlik, bir ortak nokta, hiçbir seyi isaret etmiyor. Senin bahsettigin sey ise bir karakterin bir baskasina bakarak çok sevdigi birini hatirlamasi sadece, bu da bir seyi isaret etmiyor.
Arya-Gendry olur olur… Robert Lyanna’ya kavusamadi, ona çok benzeyen oglu Lyanna’ya çok benzeyen Arya’ya kavusur :grin: Bu da bir isaret degil bak, sadece hos bir durum olur eger gerçeklesirse, o kadar.

Haklisin, yazmadikça insan tembellesiyor. Yarattigin hikayeden soguyorsun farkinda bile olmadan.
Arkadasina ve sana kolay gelsin diyorum o zaman, bol ilhamlar :wink:

Ben senin gibi bu olayin “eski planin yerine yenisini koymak” ve buna bagli olarak tecavüz olayini ortaya atmak gibi oldugunu düsünmüyorum. Bu çok igrenç bir durum olur çünkü. Bu isyanda basrollerde Robert ve Stark hanesi vardi. Bu insanlar için Lyanna’nin “kaçirilmis” olmasi çok hassas bir durum. Öncesinde planlar yapmis olabilirler ama bu olayda hiçbir sekilde planlarla hareket etmis olamazlar, tamamen duygusal sekilde hareket etmis olmalilar. Mantikli olan bu. Senin bahsettigin versiyonda resmen biri kizinin, digeri nisanlisinin kaçirilmis olmasini kullanarak uzun zamandir plandiklari isyani hayata geçirmis gibi oluyorlar.
Lyanna’nin “Rhaegar tarafindan kaçirildigini” nasil ögrendiler bilmiyorum ama Lyanna’nin bir mektup biraktigini da sanmiyorum. Ki zaten bir mektup birakmis olsa, bu mektup sayesinde Starklar durumu ögrenmis olsa, Lyanna ayrica muhtemelen o mektupta Rhaegar’i sevdigini de söylüyordur; Brandon bunu bile bile Kizil Kale’ye gidip Rhaegar’in kardesini kaçirdigini ve hesap vermesi gerektigini, onu öldürecegini söyler miydi? Eger öyle bir durum olduysa bu gerçekten Starklarin Lyanna’nin durumunu isyan için resmen bir bahane olarak kullandiklari anlamina gelir ve ben bu hareketi hiçbir sekilde Stark hanesine yakistiramiyorum. Imkansiz geliyor bana böyle bir sey yapmis olmalari.

Sorun $u ki, Rhaegar siradan biri degil. Adamin Targaryen hanesine özgü gümüs saçlari, mor gözleri var, yani dolayisiyla hiçbir yere gizlice gidebilecegini sanmiyorum :smile:
Lyanna’nin önceden ne sebeple Nehirova’ya gitmis olabilecegini de kestiremiyorum tam. Tamam Brandon’un Catelyn’le evlilik meselesi vardi ama Lyanna neden gitsin ki oraya? Erkekler aralarinda planlar yapiyorlardi, Lyanna’nin orada olmasi için bir sebep yok yani. Öylesine gezmeye, Catelyn ile falan tanismaya gittiyse bilemem tabi ama yine de yukarida bahsettigim Rhaegar sorunu var iste. Yani Lyanna oraya gittiyse bile, ve ayni zamanda Rhaegar da oraya gittiyse bu mutlaka bilinirdi. Rhaegar taninmadan yolculuk edemez. Neyse turnuvadan önce bir karsilasma, tanisma olsaydi mutlaka bilinirdi; ikisi de siradan insanlar degil.
Rhaegar’in gizli isleri Vadedilmis Prens arastirmalariydi. Bunun için Westeros’da dolanmaya da ihtiyaci yok. Kitaplara gömülüydü, Üstat Aemon ile mektuplasiyordu sürekli. Yani en fazla daha fazla bilgi sahibi olmasini saglayacak kitaplar bulmak için Hisar’a gitmistir.

He iste benim en çok merak ettigim konulardan biri!
Sadece Harrenhal turnuvasi sirasinda yasamis olabilecekleriyle kaçacak duruma gelecek kadar asik olmus olamazlar. Dolayisiyla sonrasinda da bir sekilde iletisim halinde olduklarini düsünebiliriz. Ama bu sefer de, senin de bahsettigin gibi, nasil haberlestiler sorusu çikiyor ortaya. Bu da ister istemez bir araci oldugunu düsünmeme sebep oluyor. Winterfell’de yasayan biri, mektup tasiyabilecek biri, güneyden mektuplar almasi sorgulanmayacak biri, sorsalar bile attigi yalan arastirilmayacak biri… Siradan biri olamaz… Aklima ilk gelen isim Benjen… Uzun zamandir benim böyle bir düsüncem, daha dogrusu hissiyatim var. Benjen’in içine kapanik, Jon’a yakin, melankolik biri olmasi, isyan sirasinda onun ne yaptigi hakkinda hiçbir bilgiye sahip olmamamiz falan filan bu hissiyati daha da güçlendiriyor. Sanki adamin çok baska bir acisi, derdi, pismanligi, suçluluk hissi varmis gibi.

Ooo bir saniye, ben olayi tamamen yanlis anladim, yine uykusuzken yazdigim bir yorumdu yukaridaki :smile:
Sen Fare Asçi hikayesindeki turta’dan bahsediyorsun, Manderly yapmistir ve yemistir diyorsun; ben nasil oldugunu açiklayamadigim bir sekilde zehirli bir yiyecek düsüncesine kapiliyorum. O yüzden “kendini de yakmaz” falan dedim :smile: “Ne diyor bu?” diye düsünmedin mi? :smile: Hay Allah yaa, anca dank etti kafama.
O olur evet, Manderly yer, turta’yi da yer, herkesi yer :joy: Cok pardon yaa :grin:


#111

Aranıza giriyorum ama birkaç şey söylemek istiyorum. Öncelikle Kışyarı Savaşı hakkında. Ben Manderly’nin plan yapıp tüm Frey’leri öldürtüğünü düşünüyorum. Frey kılığında birkaç asker olabilir tabi.

Fare aşçı kesinlikle Manderly. Oğlunun intikamını lezzetli (!) şekilde aldı. Peki bunun bir bedeli olur mu onun için ? Sanmıyorum umarım olmaz. Ben Lord Wyman’ın Dorne Prensi gibi kurnaz olduğunu düşünüyorum.

Robb’un varisi Jon. Buna şahitlik edecek lordlar var. Biri Jon Umber. Biri Leydi Mormont. Jason Mallister ve Galbart Glover da var. Ve tabiki son olarak Leydi Catelyn. Catelyn bence Jon’la yüzleşecek.

Rickon’un ölmesini hiç istemem ama Skagos lordları ihanet eder gibime geliyor. Yanılmak istiyorum.

Bran’ın geri döneceği gün ne zaman acaba? Bunu da ayrı merak ediyorum


#112

Adamlar ilk başta bir Dany’yi sorgulamaya falan kalkar elbette, “Ya sen falancanın dulusun, burada olman gerekiyordu.” vs. diye ama Drogon onları susturur. Bu yüzden doğrudan işin ikna meselesine girişileceğini düşünüyorum.Yalnız bak… Dany daha tam olarak düşük yapmadı, söylemiştim o kan, adet kanından fazla ama düşük yapmak için az… Sonuçta bebek moleküllerine ayrılarak çıkmıyor vücuttan kanla, parçaları akması falan lazım. Bu yüzden yüksek düşük riski var veya düşük başladı (muhtemelen 2.). Haliyle ejderhası ile oraya gittiğinde bu düşük işi ağırlaştığında kendinden geçecek vs. Belki o sırada bir şekilde esir alınıp sonra sorgulanma meselesi olabilir ama o zaman da aklıma ejderhanın nasıl olur da anasını almalarına ve onu kaçırmalarına izin vereceği, sorusu geliyor. Drogon kaçıp kardeşlerini alıp geri dönecek değildir sonuçta “durun üç beş adam toplayıp dönecem ve canınıza ot tıkayacam” diyeceğini sanmam. :stuck_out_tongue: Kaçan ejderha da savaş sırasında korkan ve sahibini üstünden atan at gibidir, işe yaramaz ver sucuya saka arabası çeksin… :smiley:

O ejderha borusunu çalan öldüğü için Euron açısından bir manası olmadığını düşündüm, sonuçta kullanamayacağı bir şeyi elinde tutmasının ne manası var? Lakin sen daha haklısın, kendisinden nefret ettiği açık seçik belli olan kardeşine bu vazifeyi vereceğine ona sadık bir adama da verirdi eğer niyeti iyi olsaydı. Belki ejderha borusu, yakınındaki ejderhaları kaçırmaya veya öldürmeye yarıyordur?

Targ Hanesine evvelden beri ensest ilişki kuruyormuş galiba ya da Westeros’a geldiklerinden beri. Sonuçta Valirya’da iken gerek duyulacak bir şey değil, bir sürü adam var ejderha kanı taşıyan. Şu wikiye bakmıştım geçenlerde köklerini öğrenmek için de Aegon öncesi de ejderha kayasında bu şekilde evlilikler yaptığını gördüm bunların. Bir de sen bak istersen.

Hazır konu borudan da açılmışken sence duvarı ww’ler nasıl geçecek? Ben şu Kış Borusunu aradıklarını düşünüyorum, mel’in yaktığının sahte olduğunu söylemişti Tormund. Sonuçta ne işe yaradığını biliyoruz, duvarı çökertiyor. Dizideki gibi komik komik ejderha ateşi ile püfleterek yıkılmaz diyorum. Belki duvar altından buz ejderhası bile çıkabilir.

Quaithe’nin maskesinde R’holler rahiplerinin yakutlarına benzer şekiller vardı, değil mi? Bu şekillere sahip kişilerin kızıl’ın hizmetkarları olduğuna dair bir şey okumuştum(bir görüş, kuram) haliyle bu kadının da onlardan olabileceği söyleniyordu.

Onun farkındayım zaten; Kışyarı tekrar Starklara geçecek. Nasıl? Kitapta a yolunu takip ederken, dizid b yolu icat ediliyor ama varış noktası aynı. Sansa ve savaş meselesi önceki yorumlarımda da gördüğün üzere aslında icat edilen b noktasıydı. Hatta Sansa karakterine biraz önemli işler yaptıralım, ölmeden önce bir hayrı olsun işe yarasın düşüncesiyle yardım eden lordlar arasında 62 tanecik komik rakamlı bir Mormont hanesi falan koyduklarını, Stannis’e destek çakmış Glover’ın götünü dönüp gittiğini, Manderly’den bahsetmediklerini vs. gördük. Unutmayan Kuzey’in bir anda her boku unuttuğunu ve üstüne kral dedikleri adamın arkasından da Glover gibi bir adamın LF’nin gazıyla, iş çevirdiklerine kadar gördük. Sonra diziyi eleştirince eleştirdi oluyor adı, ağzına sıçıyorlar serinin. Ayy çok kızdım şimdi gene bak yaaa :smiley: (kendi kendini gaza getiren insandan kork canım ahahahha ) Aynı şekilde Jon ve Dany aşkı da sonuca varmak için kullanılan bir a veya b yolu değil bence; beklenen ve arzulanan bir olaydı, oldu. Aynı Arya’nın kurdu ile buluşması gibi(kitapta da buluşacaktır ama dizide malum, para muhabeti gibi şeyler yüzünden göründü gitti kurt. Beklenti olmasaydı onu da yapmazlardı.) Kitapta da olma olasılığını asla yok saymıyorum bu ikisinin aşkını ama ağırlıkta olmaması yönünde temennim de yeniden ekliyorum. Aynı şekilde Gendry ve Arya meselesi için de ki zaten böyle bir şey olacağına ihtimal dahi vermiyorum. Sen de takılmak için yaptın biliyom. :stuck_out_tongue:

Ben de Arya’nın Jon’un totoşuna takılıp gitmesini tercih ederim ama bu ikisinin buluşması/tanışmasının da dizide olduğu gibi olacağına dair şüphelerim var yine. Dizide ejderha kayasında bu madenin olduğu zaten bilinen bir şey, lakin hiç bilmiyorlarmış ve duymamışlar gibi amerikayı yeniden keşfettiler sonra “aaa burada varmış, aaa dany de beni çağırmış gideyim bari” oldu… Kitapta da söylemişti Stannis Jon’a… Kitaptaki Jon bir halt unutmayan, gözünden de bir şey kaçmayan uyanık bir oğlan. Ayrıca dizide olduğu gibi Mel’in gelip" Kendisi kuzey kralı oldu, yanınıza çağrın" diyeceğini de sanmam. Mel’in şut yeme sebebi kadının kızı yakmasıydı. Şu ana kadar kayda değer kimseyi yakmadı. :smiley:

O zaman bunlar nasıl bir araya gelebilir? Hmm. Dany, batıya ayak basar ve tüm lordlara vs. mektup gönderir “diz çökün len” diye(ki aslında çok salakça bir hareket olur. Kimse seni tanımıyor, gelmişsin, babanı da unutmamışlar senin… Bağlılık talep ediyorsun. Bana dese siye çekerim. Yani dizide bile müttefik araması gerektiğini bilerek geldi ama en büyük potansiyel müttefik adayına diz çök dedi, jon da dedi tanımıyorum la seni… ne çökecem? Kitapta hırstan gözü kör olmazsa daha ılımlı olacaktır diye umuyorum. Yoksa güle güle sana dany… Cersei’nin gazı gerekmez, herkes cephe alır buna, düşman eder kendisine.)…Parantezde yazanlardan sonra belki müttefiklik talebi olabilir Dany’den? Sonuç olarak bu veya bu şekilde gitme kararı alabilir; ejderha camlarını da hatırlayarak. Ya da ben Aegon, Dany ve Jon’un (ortada da tyrion) ortak bir noktada buluşmasını hayal ediyordum. Dizide olduğu gibi Jon’u sur ötesine gidip ölü yakalayıp getirem diyeceği bir durum olmayacaktır, neden? Çünkü kitaptaki Jon, dizideki Jon’dan daha zeki bacım. Öyle yani. Kit’e aşığım ama karakter eziklerde oynuyor kaçtır delirtiyor beni, gerçi yönetmen ve yapımcılar da böyle böyle yap diyor yapıyor oğlanın suçu yok da neyse… Diyeceksin zeka ne alaka? Sur ötesinde ölmüş 2 yabanıl cesedi ayaklarından zincirleyip, buz hücresine attı bu oğlan. :smiling_imp: Dirileceğinden emindi(bence de dirilecekler sonradan), bunlarla chat yapacaktı. :smiley: Dirilmiş ölüleri alıp götürse Dany ve diğerleri anında ikna olur zaten. Sen de bekle diz çök bana demesini. :smiley:

Kuzeyin ww savaşı sonrasında ben de sen gibi düşündüm ilk; hırpalanmış, savaştan çıkmış, yorgunlar… Lakin sonra kuzeyin aslında ne kadar inatçı ve dayanıklı olduğunu (bilhassa bahsettiğim videoyu izleyince) hatırlayınca dedim yok, bunlar kolay kolay artık kendilerinden olmaya boyun eğmeyecekler, bıkmışlar zira. Bir de özgürlük/bağımsızlık tadını bir kere aldın mı kolay kolay vazgeçemezsin. Adamlar savaş sonrası harap olacaklar da Dany tarafı çok mu farklı olacak sanıyorsun? Ejderhaların kaçı hayatta kalacaktır? İlla böyle olur demiyorum elbette ama Dany’e diz çökmek isteyeceklerine de asla inanmıyorum. Jon olur ama o olmaz ya da başka biri. Zaten savaşılacak hal kalmadığı için kimsede ortada kısa sürede yeniden savaş da olmaz. Kuzey de bağımsızlığına devam eder. Arya ve Jon aşkı için dedim, hayal meselesini. Gerçi hem temennim hem de bana göre ipuçları bu yönde ilerlediği için… :smiley:

Bence Lyanna’yı Ned’den daha fazla seviyordur diye düşünüyorum. Bu ağaç şövalyesi meselesini kimse bilmiyorsa bile bu adam biliyordur, yardım da etmiştir diye düşünüyorum. Benjen? Olabilir aslında. Ned asla söylememiş olsa bile Benjen’in bir şekilde Jon’un asıl babasını anasını tahmin ettiğini hep düşünmüşümdür. Bence seri bittiğinde buna da Benjen’in kendisinden cevap buluruz gibime geliyor.

Çıkar illa ki de buna dair daha bir POV yayınlanmadı, öğrenemedi. Karstark hala bunun yanında. Jon biliyor ama, haber gönderdiğine dair bir şey görmedik ama illa göndermiştir herhalde? Böyle bir bilgiyi kendine saklamaz, işin ucunda kız kardeşi var.

Öyle savaş demek istemedim, açık seçik kendini göstere göstere bir komplo ifşası ve vadiye yardım meselesi için dedim. Neyse vadi ve savaş kısmını kapatalım bence artık. :smiley:

Elbette vadi lordları bir tyrion değil de her birine embesil muamelesi çekmek de doğru değil…

Arya, kapı dışarı atılmamak için elinden geleni yapıyor dikkatini çekerse eğer. Yani Yüzsüz Adam olmak o kadar geriye atılacak bir şey değil onun için ama intikam elbette ki her daim onun için önde. Lakin intikam için silahı yoksa intikamı nasıl alacak? Bu eğitim ona bu silahı verecek, bu yüzden kovulmak istemiyor ve ona yapılan her şeye katlanıyor ve istenilen şeyleri de yapıyor. Hatta kendisinden artık 3. tekil şahıs olarak bahsetmeye başlaması vs. de yavaş yavaş no one haline bürünmeyi göze aldığını da gösteriyor ama asla tamamen kendinden kopmuyor elbette. Koparsa zaten Arya’nın hikayede yeri kalmaz… Hal böyle olunca “Aaa çok da iyi tanımadığım ama bir süre bana arkadaşlık yapmış bir oğlanı öldüren adam gelmiş, intikamım çok önemli hemen öldürmeliyim; bunu öldürüp intikamı almak için yüzsüz adam olmayı bırakabilirim, sıkıntı yok.” dediğine gerçekten inanıyor musun? Daha listede anasını, babasını ve abisini öldüren adamların isimleri var; 1. derece önemli isimler ama 2. ve 3. derece önemli bir adam için bunların intikamını alma fırsatını kaybedecek? Bunu asla bilinçli bir şekilde yapmaz. Bu pov, bize bana göre 2 amaçla yazıldı; ilki Arya’nın intikam söz konusu olduğunda gözünün ne kadar karardığını, ikincisi de Arya’nın şutlanmasına neden olacak olayı başlatacağı için… Raff’ı koşturma sebebi yoram da totoşundan kolay bıçaklayım diye değil, tiyatronun 2. perdesine gecikmeden yetişmesi gerekiyor; yani bir yandan da son işini yapıp basıp gidecek. Adamı bir köşeye çekmesi gerek elbette öldürmesi için, bunun için hızlıca aklına gelen ilk şeyi cezbetmeyi kullanıyor ama onun için çekici gelmez ise ne yapacağını da bilmiyor… cezbetme meselesi pratik çözüm dediğimiz anlık olaydan kurtulmak için ortaya çıkan bir meziyet… Planlı programlı bir şey değildir. Yani çay gelir, kaşık koymamışlardır o anda aklına gelen bir çözüm; pipetle ya da çatal bıçakla karıştırma soruna çözüm yaratmaktır. Yoksa önceden planlayıp, kaşık gelmezse böyle yaparım demezsin. :slight_smile: Arya’nın gözü kararıyor dediysek de milletin içinde üstüne atlayıp bıçaklayıp yakalanma ve öldürülme riskini alacak kadar da kararmıyor elbette, ne ettin sen? :smiley: Doğal olarak onu sessiz sedasız bir yere çekmeyi düşünecek. Yine ortada bir plan yok, o anlık ayakta hızlıca soruna çözüm üretme meselesi o kadar. Plan öyle ayakta 2 dk. da yapılmaz. Kabul et işte kız fevri. :smiley: Dany bile bu kadar fevri değil.

Arya bir çok kişiden intikam almak istiyor ve her birinin ismine de sahip, Freyler hariç, zira isimlerini bilmiyor. Lakin intikam almayı seçerken Braavos’tan batıya dönüş yolunda ismini bilmediğin adamların mı peşine düşersin yoksa bildiklerinin mi? Kışyarı ve sahte Arya meselesini illa ki öğrenecek bu kız(ben hala braavosda öğreneceğini düşünüyorum), Roose’un adına da sahip; bağlantı kuracak kadar da zeki sonuçta adam freylerin kızıyla evlenmiş… Frey bebelerini yanında muhazafa ettiğini de Harrenhall’da görmüştü. (nişanlısı ile tanıştı ya :smiley: ) Aslında ikimizin iddiası da çok güçlü temellere dayanmıyor, sadece olasılıklara/ihtimallere dayanıyor. Hangimiz haklı çıkacağız bu konuda cidden merak içindeyim. :slight_smile:

Teşekkür ederim, sana da bol ilhamlar dilerim. :slight_smile:

Bu isyan planı meselesinin sadece Rickard Stark tarafından bilindiğinden eminim, bir de üstat tarafından. Adamın gözü isyan planlayacak kadar kararmış ise neden kızının kaçmasını fırsat bilerek bunu yapmasın ki? Neyini yakıştırmıyor, çirkin buluyorsun? İsyanın sonunda bütün targları yok etmeye niyetlilerdi ki nispeten öyle oldu, zaten çirkinliğin dik alası tüm bir soyu yok etme… Ayrıca kızının ona kaçtığı, evlendiği ve bebe sahibi olduğu ortaya çıksa kuzey bu isyan denkleminden çıkacak/çıkmak zorunda kalacaktı. Elbette evlilik ve bebe meselesinden bihaberdi ama bu olasılık bile hızlıca harekete geçmek için yeterliydi. Brandon’ın bir halttan haberi yok :smiley: O haberi duyar duymaz basıp gidiyor nehirovadan.

prens pekala saçlarını aegon gibi boyayabilir veya bere gibi şeyler takabilir. Gitmiş ise ya da görüşmüş iseler vs. daha bununla ilgili bir bilgi yok, bu yüzden yapmamıtır gitmemiştir kesin demek için erken. Başka meselelerle de uğraşıyor olabilir prens…(prensin isyanı meselesi belki bu isyanın ilk ayağını oluşturuyor olabilir? planın yani ya da gerçekten babasına karşı bir harekette bulunmaya niyetlenmiş oalbilir. Savaşa gitmeden önce jaime ye dediği konseyi toplama ve kararlar alma ile ilgili şeyi bu olabilir.)

Yakmaz derken kendi de yemez yamyamlık manasında dedin sandım. :smiley:

@Ulu_Kurt Frey kılığında askerler? Kaç tane Frey vardı ki onların bir kısmını öldürüp yerine kendi adamını koysun? Hem Frey tipleri biraz malum, ayırt edilecek fiziksel özellikleri yok mudur? Adamın kendi askerleri ve adamları yok mu zaten Kışyarı’nda vs.?

Fare Aşçı Manderly… Yeni ismi cüssesine de uydu. :smiley:

Cat zaten çıldıracak. :smiley: 6. kitapta ölmeyeceğini umuyorum Rickon’ın. O da 7. kitapta döner herhalde.

He buyrun size yeni konu; Jaqen, Arya’nın kim olduğunu nasıl nereden biliyordu? :smiley:

EKLEME: Dizide o Royce’un Jon’a o sözü söylediğinde ben de güldüm ve dedim, "adam resmen oğlanın yüzüne yüzüne küfür ediyor. :smiley: "


#113

Özet bir şekilde bende tartışmaya katılmak istiyorum izniniz olursa …
öncelikle Daenerys geldiğinde Jon un çoktan Taht varisi hatta sahibi olarak ortaya çıkmış olacağını onun iddiasının boş kalacağını düşünüyorum ne de olsa öncelik onda olacak

Robb un mektubunun içeriğini bilmiyoruz ve de Roose Bolton orada olmasa bile temsilcisinin olduğunu düşünüyorum en kötü ona haber edecek lord-lady gibi bir şey ama Jon yeminli kardeş olduğundan şuana kadar mektuba itibar edilmedi. dahası kuzeyin yemin bozanları sözünden dönenlere itibar etmedikleri kitapta defalarca vurgulandı Robb yaşa ne olurdu bu durum bilmiyorum ama şuana kadar jonun varisliği ile ilgili mektubun ve konuşmaların ortaya çıkmama nedenlerinden biride bu bence
Mektupla ilgi 2. bir soru işaretimde içeriği
Mektupta Jon Stark mı yazıyordu yoksa, piç olsa bile varisim benden sonra kral o mu yazıyordu ? Bu 2 nokta önemli bence

  1. de (ben ölümden dönünce nasıl bilmiyorum Targ olduğunu bilerek uyanacak görüşündeyim ) Targ olduğu için mektup otomatikman devreden çıkacak
  2. de kardeşlerin hangisi gelirse gelsin kuzeyin hakimi olacak
    Her 2 durumda da ne olursa olsun kuzey jon un arkadasında olacak ama 1. durum için Stark kızlarından biri ile evlilik gündeme gelir gibime geliyor
    ne olursa olsun Stark kızları Vadi, Nehirova ve kuzeyin desteği demek yazarın böylesi bir akrabalık bağını boşa verdiğini düşünmüyorum
    Ben Sansa olması taraftarıyım çünkü hiç konuşulmadı ama kuzeyin Arya ya sıcak bakacağını da sanmıyorum neden mi ?
    Öncelikle Arya tüm olaylar sırasında kaçtı ok kuzey için artı puan ama sonrasında kuzey için hiç bir şey yapmadı eve dönmedi diyecekler, hemde tamda Nehirovadan Bravos a gittiğini öğrenirlerse
    İntikamın peşindeyim dese bile kimi öldürdün kimi manüpüle ettin diyecekler Aryanın dönüşünde kendini kuzeye kanıtlaması gerekecek bence
    Sansa esirdi istemediği bir evlilik yapmıştı. Buna rağmen Joffreyin suikastine dahil oldu (isteyip istemesi yada bilip bilmemesine önem vermezler ), sonrasında Vadi de kuzeni ve eniştesinin yanından çıkacak. Dahası tüm bu taht oyunları güç savaşları sırasında Sansanın boşuna her şeyin merkezinde kaldığını düşünmüyorum
    Aryanın nerede olduğu ne yaptığı kimlerle görüştüğü bilinmiyor.
    Kuzey için böyle düşünüyorum çünkü kitaplarda hep kuzey başka bir dünya diyorlardı Ned in çocuklarına öğrettiği dürüstlük ve sadakatti hatırlayın Cat kuzeye döndüğünde oğlunun hata yaptığını düşünüyordu ve geri göndermeyi düşünmüştü sonra kuzey insanı hayatı boyunca onla alay eder diye vazgeçmişti
    Buradan reşitlik konusuna geliyorum buz ve ateş evreninde reşitlik yaşı 16. Reşit olana kadar çocuğa lorda ait tüm yetkileri en yakın akrabası üstlenir ve Robert ın şuandaki en yakın akrabası (özgür olan) LF üvey baba sıfatı ile Lysa yı öldürerek Vadideki tüm kontrolüde aldı. Robert kendiliğinden ölmedikçe 8 yıl boyunca ona bir şey yapmaz yaptırmaz. Onun yetkilerini başkasına devretmez devretirmez. Bu sebeple Varis Henry’yide oyalayacak bence hatta Sansa ile kendisinin evlenmek istediğini de düşünüyorum sonuçta hem vadi hem kuzeyin hükümdarı olacak. Dahası Edmure Tully varissiz ölürse ki ( ben çocuğunun doğmayacağını düşünüyorum ) birde nehirova varisi olacak böylesi bir kızı Lf gibi biri başkasına vermez hediye etmez…
    Maderly nin Boltonların arkasından iş çevirdiği kesin ve jon geldiğinde ister varis olsun ister olmasın Kışyarının kapılarını açacak olanda o Boltonlar dışarda jon ve destekçiler(kim olur bilmiyorum ) içerde Manderly ve adamları ile uğraşacak Dizideki gibi saçma sapan bir zafer olmayacak bence
    Tecavüz konusuna gelirse tarihi her zaman kazanan yazar. Robertın isyanında da kazanan Roberttı. O na göre Lyanna onu seviyordu zorla kaçırdı Reagar zorla kaçıranda tabi tecavüz eder mantığında olduğunda hikayeyi o şekilde yaydı kim kralın söylediğine karşı gelebilir ki…
    Genel manada fikirlerim bunlardı. Çok şey konuşuldu ama aklımda kalanlara kendimce cevap vermiş oldum

#114

Tartışmaya hoş geldin. :slight_smile:

Martin’in yayınlanan mektubunda seri 3 ciltlik idi ve Jon’un asıl kimliği de Kış Rüzgarları isimli son kitapta ortaya çıkıyordu. 6. kitabın ismi de bu ama son kitap değil, biz öğreniriz bence ama Jon’un öğreneceğine şüphe ile bakıyorum. Lakin Dany’nin 6. kitabın 2. kısmının ortasında ya da sonunda geleceği konusunda bir fikir ayrılığımız var @Starkgaryen ile, hangisi olursa olsun 7. kitaba geçtiğimizde senin dediğin olabilir ama önce Jon’un bunu öğrenmesi gerekiyor. Bunun da 7. kitaptan aşağı belki bir ümit 6. kitap sonlarında olacağını(inşallah :smiley: ) öngörebiliriz belki.

Dizide gerçek kimliğini biz (doğal olarak Jon da) Bran sayesinde keşfettik/edecek. Lakin onun daha bu yönde görüleri olmadı. Bran öğrenir mi bilmem ama bence Jon’un aile kimliğini öğrenmesi onun Kışyarı’nı tekrar ele geçirmesi ile birlikte gelecek süreç içerisinde olacak. Neden? Sur’a gittiğinden beri sürekli olarak evin mahzen mezarını görüyordu. En son Sur’da ww’lere karşı ateşli bir kılıç/bıçakla savaştığını gördü ve omzunun üstünde yaşlı bir el hissediyor/görüyordu, bakmak isteyince uyandı. Bu kişinin Kanlı Kuzgun olduğuna eminim gibi bir şey, bu yeteneğe sahip yegane kişi o ve Bran ama Bran daha eğitimde, nasıl yapacağını bilmiyor. Ayrıca yaşlı da değil ve bu görüler Bran daha evde iken başladı… Mahzen mezara onu sürüklemesinin sebebi onun oraya gitmesini istemesi ki Jon da gitmesi gerektiğini bildiğini ama orada bulacaklarından korktuğunu söylüyordu rüyasında… Dizide ise bu hiç işlenmediği için vazife Bran’a verildi.

Robb’un mektup içeriği çocuksuz ölür isem varisim Jon’dur dedi. Eh, doğal olarak kral olarak seçtiği adamın soy ismini, kral sıfatıyla, Stark yaptığını da tahmin ediyoruz. Mektup en son Howland Reed’e gönderildi ve tahminimiz o ki eline ulaştı. Roose Bolton’un temsilcisi vs. yok. Olsaydı bilirdi ve bilseydi Jon’un öldürülmesi için her şeyi yapardı. O asla işini şansa bırakacak bir adam değildir. Kaldı ki Gece Nöbetçisi olması Robb’un Jon’u varisi ilan etmesine engel olmadı. Robb’un niyeti Sur’a hediyeler vs. ile adamlarını gönderip Jon’un alıp getirilmesi ve yeminlerinden azat edilmesiydi.Unutma ki Sur ve kara kardeşlik her daim kuzey lordu/kralının himayesindedir, onu geri çevirmek zordur. Kuzey lordları da vasiyete riayet ederler ise zaten Jon’u almak için bir şey yapmayı göze almışlardır ki bizimki zaten Lord Kumandan. Gene ikna edilmesi gereken o idi ama ölüp-dirildikten sonra bu sorun da ortadan kalkıyor. :stuck_out_tongue:

Robb’un varis belirleme sebebi yine aslında Sansa’nın bir Lannister ile evlendirilmesi ev Arya’nın kayıplarda(muhtemelen ölmüş) olmasından kaynaklı. İster zorla ister gönüllü evlendirilsin, fark etmiyor; Lady Lannister o artık ve onun Kışyarı’na geçmesi demek, kalenin ve kuzeyin Starklardan ve kuzeylilerden çıkması demektir. Ayrıca Sansa hala evli ve boşanmadı; yedi inancına göre evlendirildiği için boşanma işleminde gene rahiplerin bir onayı vs. olması gerekiyor ve bu sıradan bir rahipten fazlasını gerektiren bir durum sanırsam. Hatta bunlara da hediye falan veriliyor galiba… yani rüşvet işte…

Robb’un varisinin ortaya çıkmama sebebi şu an Starkları kelimenin tam manası ile parçalanmış ve görünürde ortadan kalkmış olması; kuzey lordları da kendi hanelerini korumaya ve Boltonlardan kurtulmaya çalışıyor ama Boltonların da kendi tertipleri var. Senin anlayacağın kuzeyliler arasında soğuk savaş var ve Stannis’in varlığı bu savaşı yavaş yavaş sıcak savaşa çeviriyor, çevirdi. Manderly’in Kışyarı’nda olması kapıları açabileceği manasına gelmez ama aksi de olmaz, onun dışında başka Stark destekçisi var mı orada? Kimler vardı kalede şu an?Manderly, Bolton, Freyler, Dustin ve Umber(yarısı diyelim) var. Stannis tarafında görünen Karstark desteğini de unutmayalım. Bolton destekçisi aslen. Bolton, Manderly’in iş çevirdiğinin farkında ama ne olduğunu bildiğimiz bilmiyor ve Dustin’e göre onu da Stannis ile birlikte öldürmeyi planlıyor.

1- Dirilince neden aile kimliği hakkında aydınlanma yaşasın ki? Bu yazarın kurgusuna pek uymuyor. Ölümden dirilme insanlarda geçmişi unutmaya neden oluyor, bilinmeyenleri bilmeye değil. Bir de karakter değişimine(Cat’e bakınız.).

2- Kardeşlerden hangisi gelirse gelsin kuzey hakimi olamaz, Robb’un vasiyetine göre. He Bran ve Rickon yaşıyormuş, Robb vasiyet yazdı ve varis olarak piç kardeşini seçti ama biz yine de bu ikisinden birini kral yapalım demek kuzey onur ve sadakatine uymuyor.

  • Kardeşi olan biriyle neden evlendirmek istesinler? :smiley: He öğrendikten sonra mı diyorsun? Öğrendikten sonra Jon’un kimliğini, kuzey zaten onu kral olarak istemez; adam targ… Doğruca erkek oğlanlara ve Arya’ya geçerler. Sansa hala evli, unutma. Ayrıca Jon’un taht varisi olduğu ortaya çıkınca kuzey ile ne işi olsun mantıken? Hayır yani kral olma sevdası yok oğlanda da oldu diyelim, demir tahtın kralı iken neden kuzeyle sınırlandırsın kendini? Lakin benim dediğim gibi kuzeyi kendine katmak için evlilik şart olur starklar ile… Sansa boşanmadan olmaz, kaldı ki Jon ile arası yok. Jon’un da onunla yok; kardeş olarak minimum sevgiye sahip ona karşı çünkü piçlik vakası yüzünden anası gibi davranıyordu jon’a. Ayrıca kitaptaki bazı şeyler ve yazarın söylediği bir şey yüzünden Sansa’nın çok da güvenilir bir karakter olmadığını ve bazı oyunlar yapacağını düşünüyorum.

Kuzey hiçbir şekilde Arya’ya o söylediklerini söylemez ve üstüne o gözle de bakıp, düşünmezler. Arya, 9 yaşında iken KL’ye gitmiş, babasını kaybetmiş ve hayatını kurtarmak için kaçmış(orada kalsa bence Joff onu öldürürdü kinliydi ona) ve Braavos’a kadar yolu düşmüş. Kuzey için ne yaptın ne demek? Bu şu an 11 yaşında olan bir kıza sorulacak soru mu olurdu? Onun bir şey kanıtlamasına da gerek yok. Arya, Ned Stark’ın kızı ve erkek ve kız kardeşlerinden daha çok Stark’a benziyor görünüş olarak. Gerçek bir kurt. Ve her biri şu an onun zorla Bolton piçi ile evlendirildiğine inanıyor(Belki Manderly hariç, kızı gördü; gri gözlü olmadığı için onun bir Stark olmadığını biliyor olabilir.).

Asıl Sansa Lannister’a sıcak bakmazlar. Bakmıyorlar da zaten. Yine de bu onu dışlayacakları manasına vs. gelmez elbette… Joff meselesinin bir önemi yok, gerçi kuzeyliler bu konuda ne düşünüyor daha bilmiyoruz da. Bana kalırsa kuzeyli gibi ataerkil olan bir kültürün kızlara öyle çok da siyasi önem verdiğini sanmıyorum, ancak evlilikle bir bağ kurmak için kullanıyorlar. Bunun tek istisnası Mormont Hanesi gibi görünüyor. O da savaşçılık bakımından… Neyse Lord Manderly için Stannis ile olan anlaşma bir Stark oğlanını kapsıyordu, kimse Sansa’yı hatırlamıyor bile. Hatta şu an onu bulmak için uğraşan tek kişi Brinnie ve Jaimie.

Edmure Tully şu anda hamile karısı ile birlikte Castery Kayası yolunda. Doğuma da az kaldı. Jaimie yollamıştı, orada ona zarar verecek biri yok. Cersei orada olsaydı bir ihitmal derdim ama salak değil ki bebeğin doğmasına engel olsun. Aksine doğacak bir erkek bebek sonrası Edmure ölecek, bebeği kendi hakimiyetlerinde yetiştirip üstüne kendi ailesinden biri ile evlendirdiklerinde sonsuz bir sadakat kazanmış olacaklardır. Kız olursa bile aslında daha iyi olur, erkek bir Lannister ile evlendirip doğrudan Nehirova’yı ellerine alırlar diyeceğim ama zaten nehirova şu anda halalarının kocasının elinde, oranın lordu. Yine de çocukları olmadığı için(olanlar öldü) sonraki Nehirova Lordu bir şekilde kendilerinden olması sağlanır, erkek de olsa kız da olsa karlılar… Doğması doğmamasından daha çıkarlı… Yazar doğurtmayacaksa niye hamile bıraktırsın bir daha görmediğimiz bir kadını ki? Bence seri sonunda edmure ölecekse tully soyu kurtulsun diye planlamıştır. Robb’un bile karısının hamile olduğu tahmin ediliyor.

Lakin Stark kızlarının evlilikle kuzeyi, nehirovayı ve BELKİ vadi’yi Jon’a verebileceği fikrine ben de hasılım. Önceki yorumlarda arkadaşla bunu tartışmıştım. Vadi meselesi biraz muammada çünkü Robin ölebilir ve yerine Varis Harry geçerse durum değişir, yine de Sansa’yı boşatıp onunla evlendirirlerse bu durumda nispeten bir şey olabilir…Gerçi Jon, demir tahta oturur ise vadi ve nehirovayı her şekilde eline alır gibime geliyor, hele ejderhası olursa savaş sonunda… Fakat kuzey için evlilik şart olabilir belki de ona da gerekmez, annesi kuzeyli, kendisi-babasına rağmen- kuzeyli ve onlar için savaşıp kanını akıttı… Bu, kuzeyin görmezden gelmeyeceği bir şey… LF, anasına benzetiyor diye kızla evlenmek istiyor olabilir dizideki gibi, her fırsatta dudağından öpüyor kızı zaten.


#115

Daenerys in 6.kitabın başında gelmeyeceği beli ve geriye herkesin mantığında kalacak zaman dilimi o kesinlikle

Kanlı kuzgun kimdi hatırlayamadım ?
Aynı kitabımı okuduk “herkes burada olduğuna göre Robb mektubu imzalıyorum” dedi. Öncesinde annesi ile Jon un varisliği konusunda tartıştı o kadar içeriği geçmedi hiç bir şekilde
Robb un o sırada varisi çocuğu zaten yoktu olacak olsa bile mektuba çocuğumun hamisi yada eşimin yanında kuzeyi beraber yönecekler demesi lazımdı reşit olup tahta yalnız başına hükmedene kadar… mantıken böyle yada benim mantığım ile
Mesela Dustinleri o sırada herkes dost biliyordu, belki hala Dustinleri dost biliyorlardır yada Umberlerin yarısı diyorsunuz. Bu insanlar o anda olmasa bile sonrasında bahsetmiştir mektuptan ben onu diyorum ama yeminli olduğundan, Sansanın evliliği tamamlanmayıp kaçtığından, Rickon meselesinden Jon a değil diğer varislere döndüler onları bekliyorlar
Gece nöbetçileri Starklardan çok yardım destek görmüşler evet ama Starklar için duvarda bulunmuyorlar. Bir Stark istedi diye adamlarından vazgeçmezler tabi yerine 100 adam değişir. Ancak ben yeminlerinden ve kuzeyin yemine, söze sadakatinden bahsetmeye çalıştım. Jon yemin etmiş bir gece nöbetçisi ve yeminin bir kısmı asla taç takmayacağımdır. Böyle iken 100 adam karşılığı gece nöbetinden azat olsa bile sözünden dönmüş biri Robbun yerinide sallardı durumlar farklı olsaydı. Gece nöbeti için sorun olmasa bile…
Eğer sansa o sırada Lannister ile evli olmasaydı mesela planlandığı gibi Tyreller ile evlenmiş olsa durum değişirdi. Kuzeyi can düşmanlarına vermemek için varise ihtiyaç duydu
Sansanın evliliği her yönden; olmayan yada iptali çok kolay bir evlilik bir kere ailesinden kimsede bu evliliği onaylamadı kuzeye varır varmaz yada vadide turnuva vardı. Yeni kitap bölümlerinde geçiyordu. Ben orda Sansayı tanıyan birilerinin çıkacağını hatta kimliğinin ortaya çıkacağını sonrasında ilk işin evliliğin iptali olacağını düşünüyorum
7 inancında iptal edemeseler bile kuzeyde eski tanrı inancı var onu bile bahane edebilirler.
Büyük ve taraf belirlenmesi gereken bir savaşta (ki manderly lerin Stark sadakatini gördük) Jon unda varis olarak ortaya çıktığı bir savaşta en akıllıca çözüm dıştan değil içten vurmaktır. Ben MARTİN!in küçük oyunlar oynasın 3 5 kişi öldürsün diye Manderly leri Kışyarına soktuğunu düşünmüyorum büyük savaşta içten vuracaklar

Jon un Hayaletin bedenine girdiği gireceği gibi bir teori var ki ben buna katılıyorum. Tam bir ölüm olmadığından Cat gibi bir dirilme yaşamayacağı için öyle bir durum beklemiyorum.
İhanetin acısı bile cat kadar vurmayacaktır o önce 4 çocuğundan kopan 3 ünü ölü birini istemediği evlilik yaptığını sanarken, sonuncu gözlerinin önünde öldürülen anne!
Asla jon un dirilmesi gibi olamaz dahası Beric ona son dirilme hakkını devretmişti Jon un ilk dirilmesi olacak !
jon un ateşte yanmama yada başka bir şekilde Targ olduğundan yada şüphesinden uyanması ile bekliyorum yani tam emin olmasa da şüpheleri olabilir belki dirilirken Stark görüntüsünden sıyrılıp Targ görüntüsünde de uyanabilir bu bile şüphe yapar bence
Asla kardeşi ile evlenir demedim Targsa bu ihtimal var demek istedim

Asıl varisler varken Jon gbi Kuzenler falanın sözü geçmez “çocuk amcadan önce gelir” dediler kaç defa hatırlatırım Jon Ned Stark ın oğlu olarak gelirse kardeşlerin önüne geçer o zaman bile piçtense asıl evlilikten doğana öncelik verecekler diye bişeylerd e vardı tam emin değilim bu konuda

Aryayı çok sevdiğinden anlamak istemiyorsun Kuzeyde bak Mormontlara kadın savaşçılar var ve kuzeyin lidere ihtiyacı varken Arya kuzeye gitmek yerine Nehirovadan Bravosa geçti. Yerine sahte Aryalar geldi 9 yaşında olması yetmezdi varlığı yeterdi giderdi kuzeydeki hanelerden birine şahit bulmalarını isterdi Kuzeyde şu adamlar yada Kışyarından şunlar beni tanır deseydi 3 gün zindanda kalsa bile 4. gün Lady Stark olarak hiç birşey yapmasa bile kuzeyi birleştirirdi. Kuzey bunu unutmayacak emin ol bu konuda ben Aryanın üstüne gitmelerini (üstüne gitme derken tabiki çok aşırı değil ) bekliyorum
Edmure un kendisi Casterly kayasına doğru yola çıktı (esir olarak tabiki ) karısı doğumdan sonra katılacak şuan İkizlerde.
Cat kızı ilk gördüğünde yapacağı doğumlardan endişelenmişti bunun boşa olmayacağını zor doğum yapacağını hatta doğumda öleceğini düşünüyorum ben final tahminim Edmure ve Arrianne olacak


#116

@Ulu_Kurt @YeniAy_Ottoman @fecr

Daha uzun bir yorum yazacagim tüm konularla ilgili ama önce Jon’un varis ilan edilmesi - mektup olayindan bahsetmek istiyorum. Bu olayin konusuldugu POV’u tekrar okudum ve galiba biz bir seyleri yanlis anladik (Gerçi UluKurt senin düsüncelerini tam bilmiyorum).
Robb’un Jon’u varis ilan ettigini yazip gönderdigi bir mektup yok. Bir belge var, orasi kesin ama bu belge sanirim hiçbir yere gönderilmedi.
YeniAy, hani biz Reed’den falan bahsettik ya? Iste Maege ona mektup götürecekti, Jon’un varis ilan edildigini okudugunda adama bu durum nasil ironik gelmistir diye konusmustuk? Maege ve Galbart Howland’a giderken yanlarinda götürdükleri mektuplarin Jon ile ilgisi yok. Neden böyle bir düsünceye kapildik, anlamadim, mantiksiz sonuçta. Robb niye Howland’a öyle bir mektup göndersin. Hatta ben böyle bir algiyi nasil ve ne zaman kapildim, onu da bilmiyorum :joy:
Olay su…
Robb’un aklinda bir plan var. Edmure ve Roslin’in dügününden sonra Kuzey’i Demirdogumlardan temizlemek için yola çikacak ve her taraftan etraflarini saracak. Moat Cailin’den baslayacak. Adamlara hem güneyden, hem kuzeyden saldirmayi planliyor. Howland Reed’e haber gönderilmesini istiyor, yaptigi planlarda onun rehberligi çok önemli olacak çünkü, yani Robb batakliklardan geçmeyi falan düsünüyor. Howland’a haber götürmek görevini Galbart Glover ve Maege Mormont’a veriyor. Mesajin Howland’a ulasma sansini ikiye katlamak için iki gemi istiyor, biriyle Maege, digeriyle Galbart yola çikacak, ayri ayri. Ve Robb her ikisine de, yakalanma ihtimallerini düsünerek, kuzeyde kalan lordlarina yazilmis sahte emirlerle dolu mektuplar verecek. Yani olur da yakalanirlarsa evlerine dönmek için yola çiktiklarini söylerler, ve o sahte emirlerle dolu mektuplar sayesinde Robb’un niyetleri konusunda sorgulanmazlar.
Yani Maege’in ve Galbart’in, Howland’in yanina giderlerken tasidiklari mektuplarin Jon ile hiçbir ilgisi yok.
Tüm bu planlar konusulduktan ve onaylandiktan sonra, konu kapaniyor, ve o zaman Jon konusu açiliyor.
O kisim aynen söyle…

Robb bir yaprak parsömen aldi. “Bir mesele daha var. Umuyoruz ki, Lord Balon arkasinda bir karmasa birakti. Ben ayni sey yapmayacagim. Henüz çocugum yok, kardeslerim Bran ve Rickon öldü, kiz kardesim bir Lannister’la evli. Benim ardimdan kimin gelecegini uzun uzun ve çok fazla düsündüm. Simdi, gerçek ve sadik lordlarim olarak sizlere, kararimin sahitleri sifatiyla bu belgeyi mühürmelemenizi emrediyorum.”

Bir belge.
Sonradan gönderildi mi? Nerede? Kayip mi oldu? Yok mu oldu? Bilinmiyor.
Ve bu durum yeni sorular da çikariyor ortaya… En azindan benim için :smile: Niye? Cünkü ben, Manderly’nin basrolde oldugunu söyleyebilecegimiz Kuzey Komplosunun amacinin, Robb’un istedigi gibi, Jon’u Kuzey’in basina geçirmek oldugunu düsünüyorum. Önceden bir mektup oldugunu sandigim için ve mektubun yola çiktigini, gönderildigi yere ulastigini varsaydigim için, Manderly’nin bir sekilde olaydan haberi olmustur diye düsünüyordum. Ama simdi…??? Yani Manderly orada degildi bu olay sirasinda. Robb’un kararinin yazili oldugu parsömenleri sahit sifatiyla mühürleyen lordlar ya öldü ya da esir alinda Kizil Dügünde. Belgenin nerede oldugunu da bilmiyoruz… Manderly nasil ögrendi? Daha dogrusu, ögrendi mi Jon’un varis oldugunu? Bilmiyorsa, demek ki önceligi Rickon… Martin Allah seni bildigi gibi yapsin yaa! Yazamadin su kitaplari, düsün düsün beynim yandi !


#117

Ben hiç bir zaman Howland Reed e bu mektubun gittği kısmına katılmamıştım Çünkü böyle bir mektup muhatap/muhataplarına (jon ve Gece nöbeti gibi ) yada üst merci olmuş olsa ona gitmeliydi üst merci yok, jon’a yada Gece nöbetine de gitmedi. Fakat o anda Robb evinde değildi böyle savaşta ve bir karargahta hatta kamptaydı ve böylesi önemli bir belge elbette orada kalmamalı mantığından gitmiştir diye düşündüm/düşündük bence. Öldüğü sırada Robb un üstünde de olabilir tabiki
Ama ben o mektubun yada şahitlerinden birinin çıkıp Jon’a bundan bahsedeceğini düşünüyorum hemde Jon!un aileye kendine değer verenlere en çok ihtiyaç duyduğu anda
MARTİNin yazmaması konusuna katılıyorum birde belki 2 kitabı birden yazıp yayınlayabilirmişmiş


#118

O sırada Moat Cailin kaybedilmisti ve Kuzeye girmenin Moat dışında başka bir yolu yok. Fakat Howland Reed haritada olmayan yollardan kuzeye girmeyi biliyor. Robb’ un amacı kuzeye dönup winterfell i geri almakti ve gidenlerin asil amaci bunu soylemekti. Emin degilim ama kitaplarda sanirim Robb Jonu varisi yapti hatta Cat ona karsi cikmisti Theon un yaptigini yapar diye.


#119

Cat hiç bir şekilde Jon a güvenmiyor ona güvenmemek için bahane arıyordu aynen
moat cain mi emin değilim ama Kral yolu dışında yol için Reede adamlar yollamıştı amacı Demiradamlara süpriz baskın yapabilecekti böylece


#120

Benim anlatmak istediğim olay şu. O Povu hatırlıyorum bende. Robb bir belge imzalattı, evet. Ve bu belge varis belgesi. Bu belgede ki imzalar arasında Jon Umber (esir), Jason Mallister (tutsak), Maegi Mormont ve Galbart Glover’ın imzası var. Yani yaşayan ve şahit olan lordlar var. Ayrıca belki şahit olup yaşayan bir başkası da vardır bilinmez. Yani bir gün Jon’un varis olduğu ortaya çıkacaktır