Akgezenler, Azor Ahai ve Uzun gece üzerine


#121

Kanlı Kuzgun, ünlü Targ piçi… Ana tarafından ilk insanların kanını taşıdığı için warg gücü var ki kendisini Üç Gözlü Karga olarak tanıtıyor Bran’a, hatta annesinin verdiği ismi de bir ara söylemişti.

Mektup/belge meselesi için ben içerik olarak tahminlerimi yazdım, kitapta böyle yazıyor demedim.

Lady Dustin, Theon’a mecbur olduğu için az biraz adam gönderdiğinden bahsediyordu ama kadının kendisi vs. asla Robb’un yanında dolanmadı, Robb ise belgeyi vs. neyse, kuzey LORDLARI arasında imzaladığı için Dustin ve orada olmadığından Bolton bilmiyor. Bolton madem kuzey kralı olma derdinde Jon, onun için büyük tehdit olur; gece nöbetçisi olsun ya da olmasın, biri onu Robb’un vasiyetinden haberdar eder ve kuzey lordları onu destekler olayı yüzünden.

Robb, Jon’u getirmeyi kolayca başaracak şekilde konuşuyor; Gece Nöbetçileri en son 600 kişiye falan düştü sanırım, kuzey kralı sana hediyeler vs. bilmem neler gönderip üstüne adamlarını gönderiyor ise onu reddedemezsin. Alayının tepesine biner kuzey askerleriyle. Jon bile istemeye istemeye Stannis’e bir sürü şey vermek zorunda kaldı çünkü istese adamlarının bunları zorla alacağını ve karşı koyacak güçleri olmadığını iyi biliyor. Bu yüzden Jon’un yemininin Robb için bir sorunu yoktu, kuzeyliler için de olmaz. Olağanüstü durumlarda olağanüstü önlemler alınır ve çözümler üretilir.

Eğer sansa o sırada Lannister ile evli olmasaydı mesela planlandığı gibi Tyreller ile evlenmiş olsa durum değişirdi. Kuzeyi can düşmanlarına vermemek için varise ihtiyaç duydu.

Sansa ve Tyrell evliliği hiçbir zaman Stark hanesi için planlanıp düşünülmüş bir evlilik olmadı, aksine Tyreller de varislerini onunla evlendirmeyi Kışyarı’nı ele geçirmek için istiyorlardı. Keza Ramsey’in (sahte)Arya ile evlendirilme sebebi gene aynı sebeple idi. Sonuç olarak bir kız evlat, başka bir hanenin erkeği ile evlendirilirse (mevcut durumda Tyrion ya da Wyllass mıydı neyse o tyrellin adı neyse işte) bu kişi Kışyarı lordu oluyordu doğruca; varis Harry ile evlenmeyi başarır ise o zaman o oluyor, Sansa’nın ya da Arya’nın kendisi olmuyor fiiliyatta. Robb da bu yüzden vasiyet yazma ihtiyacı hissetti; erkek kardeşleri ölmüş, kız kardeşleri başkası ile evlendirilmiş veya kayıp iken Kışyarı ve krallık ancak bir Stark tarafından yönetilmeliydi; geriye bir Jon kaldı. Eğer Jon’u varisi ilan etmeseydi o zaman yasalara göre hak Sansa’ya geçiyordu (evet, çocuk amcadan önce geliyor ama erkek kızdan önce de geliyor yasalara göre; yine de en büyük evladın çocuğu ; kız ya da erkek, öncelik sahibidir. Lakin kızla evlenirse o zaman ele geçirirsin mirasını ki Allys Karstark ile bu yüzden evlendirmeye çalışıyordu amcası oğlunu, ele geçirmek için. Hatta şu an bir yabanıl ile evlendiği için Thenn denen adam kalenin lordu olmaya aday bile denebilir eğer kızın abisi ölürse.)

Robb’un varis ismi Jon ise varis Jon’dur, kardeşlerin yaşaması bir şeyi değiştirmez. Targ olduğu ortaya çıkması durumu değiştirebilir beki, o kadar.

Sansanın evliliği her yönden; olmayan yada iptali çok kolay bir evlilik bir kere ailesinden kimsede bu evliliği onaylamadı kuzeye varır varmaz yada vadide turnuva vardı. Yeni kitap bölümlerinde geçiyordu. Ben orda Sansayı tanıyan birilerinin çıkacağını hatta kimliğinin ortaya çıkacağını sonrasında ilk işin evliliğin iptali olacağını düşünüyorum

Ailesinin bu evliliği onaylamamasının evliliğin meşruluğunu sorgulamaya yetmez, keza evliliğin o şekilde tamama ermemesi de yetmiyor ama gerdeğe girmemiş olmaları evlilik iptalini kolaylaştıran bir etken, bundan bahsedilmişti kitaplarda diye hatırlıyorum. Sansa’y tanıyan biri çıkmaz, neden çıksın? Vadi Lordları kaç kere Kışyarı’na gitmiş de Sansa’yı görmüş? Edmure bile yeğenlerini görmedi hiç, bir tek Robb. Büyükbabaları bile görmemiş ki hiç. Elin Vadilisi görsün tanısın. Ha şöyle bir şey var, başka kitaplarda geçiyormuş sanırım bilmiyorum, Royce hanesinden biri gelmiş zamanında galiba Kışyarı’na (emin değilim) ama o zaman Sansa bir çocuk ve saçları kızıl, kitapta siyaha boyuyor. Sansa’nın kimliği ifşa olunca evlilik iptal olmaz. Yani şartı bu değil, rahiplerle ilgili bir durum bu. Benim tahminim de üst seviye rahipler. Kimliğinin ifşa olması ve üstüne bir de boşanma derdine girmesi, hayatını şu durumda tehlikeye sokar, Cersei hala kızın peşinde… Kız 7 inancına göre evlendi, onun şartlarına göre boşanmak zorunda, kuzeyli olması bir şey fark ettirmez ki Ned bile Cat ile 7 inancına göre evlenmişti.

Ben MARTİN!in küçük oyunlar oynasın 3 5 kişi öldürsün diye Manderly leri Kışyarına soktuğunu düşünmüyorum büyük savaşta içten vuracaklar

Manderly, Bolton tarafında yer alıyor görünmesinin sebebi kurduğu komplo gereği destekliyor görünmesi. Onun komplosuna küçük oyun mu diyorsun? Adam kuzeyi bunlardan temizlemek için komplo kuruyor, nasıl küçük oyun olur ismi? Aynı şekilde Karstarklar da Bolton destekçisi ama arkadan vurmak için Stannis yanında gibi görünüyor. İki taraf da benzer oyun oynuyor aslında. Yine de o adamın Kışyarında olması, Jon ve diğerlerini içeri girmesini sağlamak için faydalı olabilir elbette. Kaleler en iyi içeriden fethedilir.

Jon un Hayaletin bedenine girdiği gireceği gibi bir teori var ki ben buna katılıyorum. Tam bir ölüm olmadığından Cat gibi bir dirilme yaşamayacağı için öyle bir durum beklemiyorum.
İhanetin acısı bile cat kadar vurmayacaktır o önce 4 çocuğundan kopan 3 ünü ölü birini istemediği evlilik yaptığını sanarken, sonuncu gözlerinin önünde öldürülen anne!
Asla jon un dirilmesi gibi olamaz dahası Beric ona son dirilme hakkını devretmişti Jon un ilk dirilmesi olacak !
jon un ateşte yanmama yada başka bir şekilde Targ olduğundan yada şüphesinden uyanması ile bekliyorum yani tam emin olmasa da şüpheleri olabilir belki dirilirken Stark görüntüsünden sıyrılıp Targ görüntüsünde de uyanabilir bu bile şüphe yapar bence

Jon ve Hayalet meselesine ben de katılıyorum, Mel’in buna dair işareti önceden gördüğünü de düşünüyorum ateşlerinde. Jon’u görüyor ve “kurt, insan ve kurt” diyordu. Yüzü değişip duruyordu Jon’un.

Lakin yazar, Jon’un ölümünün Cat’in ölümüne BENZER olduğunu söyledi, birebir olmasa bile benzer bir ruh haline bürüneceğini düşünmüşümdür hep. Ben sürekli olarak cenaze ateşinde -yanmadan- uyanacağını hayal ediyorum, bu güzel bir gelişim olurdu. Lakin Stark tipinden Targ tipine kayması nedir? Lütfen! Bu seri için bile fazla fantastik dahası mantık dışı.

Aryayı çok sevdiğinden anlamak istemiyorsun Kuzeyde bak Mormontlara kadın savaşçılar var ve kuzeyin lidere ihtiyacı varken Arya kuzeye gitmek yerine Nehirovadan Bravosa geçti.

Öncelikle benimle sohbete devam edecekse bu tartışma şekli ile yapmamanı rica edeceğim aksi halde seninle sohbeti kesmeyi tercih ederim, zira tadı kaçıyor… Böyle diyorsun çünkü Arya’yı çok seviyorsun veya X karakterini hiç sevmiyorsun… tarzında cümleler, benim yazdığıma karşı argüman olarak kullanılamaz, kullanılırsa ben de sana karşı aynı argümanları kullanırım. Bu şekilde de tartışma/sohbet olmaz, zevk vermez. Herkes bu seride kimi karakteri seviyor kimisinin sevmiyor kimisine de nötr yaklaşıyor, illa ki bazı konularda karakterler hakkında-hepimizin- temennileri var ama bunu tartışmalara yansıtıp, bu şekilde ifadelerde bulunmak yanlıştır.

Arya Stark, kuzeyin mevcut halinde hiçbir şekilde bir birleştirme falan yapamaz. En azından kaçak olduğu durumlarda ki bu kız, zaten evine ulaşma derdi ile yollara düşmüş ve en sonunda hem evini hem ailesini kaybetmiş. Sonunda Sur’a gitmeye kalkarken de almışlar Braavos’a götürmüşler. Arya’nın kuzeyli bir lorda sığınması demek o lordun onu kendi hanesinden biri ile evlendirip Kışyarı’na sahip olmasına kadar gider ki Stannis’in bile onu kendi adamlarından biriyle evlendirmeyi düşündüğünü Jon biliyordu, bundan uzak tutmak için Arya’yı yollayacaktı. Gördüğün üzere kuzey ya da güney fark etmiyor, kızların yegane siyasi önemleri miraslarına konmak için evlilik bağı olarak kullanılmaları. Arya’nın Bolton ile evlendirildiği haberi geldiğinde kaç kişi bunu ciddi manada umursamıştır merak ediyorum. Aynı şekilde Sansa’yı… Jon bile evlilik haberini aşırı sakin hatta umursamaz karşıladı Sansa’nın… Bir tek Arya’nın haberine ağır tepki gösterip rahatsız oldu karşı çıktı. O da malum sebeplerle, çok seviyor Arya’yı.

Kısaca bu bahsettiğin sözleri ya da benzerlerini kuzeyliler ne Arya’ya ne de Sansa’ya söylemezler, düşünmezler bile. Çok komik bir şey olurdu. Kuzey bunu unutmazmış, neyi unutmayacak? Unutmayacaksa Sansa’nın Lannister olduğunu unutmazlar. :smiley:

Cat’in kız meselesi için endişelenmesi bunun bir ima olacağı manasına gelmez ama aksini de iddia etmiyorum, bebek doğabilir ama kız ölebilir de… Annenin ölmesi çocukların öleceği manasına gelmez. Bu evrende çoğu zaman anneler öldüğünde çocukları yaşıyor.

@Starkgaryen’im beni burada tek koyma, özletme kendini. :smiley:

Yaaa mektup yok? Demek totoşumuzdan element uydurmuşuz. Cidden ha o zaman o belge nerede? Kimin elinde? Hiç adı geçmediğine göre ne Frey ne Bolton ne de Lannister’ların elinde değil. Orada olan kuzeyli lordlar da dediğin gibi ölü ya da esir(ki şu an hepsi Castery Kayasına gidiyor olmalı, Jaimie değerli bütün lordların oraya gönderilmesini emretmişti.). Mormont kadını belki bataklığa ulaşmış ve orada gizleniyordur? Ölüsü ortaya çıkmadığına göre… Reed gene onun vasıtası ile öğrenmiş olur durumu. Bu durumda özgür ve hayatta olan en az 2 lord biliyor diyebiliriz Jon’un varislik meselesini? Manderly orada değildi ise bilmemesi gerekiyor, Rickon üzerine oynaması daha mantıklı bu durumda. Aksi olaydı Jon’un üzerine oynaması gerekmez miydi? “Jon’u lordum olarak görmek istiyorum, bunu sağlayın size destek veririm.” der ve gene zaman kazanırdı, istediği zaman ise.

Mormont hala hayatta ise bir şekilde Manderly ile irtibata geçmiş olabilir mi? Reed de bu komplonun oyuncularından olabilir mi? Olasılık var.


#122

şuan çok konuşamıyorum ama karakter sevme sevmeme meselesine gelirsek çoğu kişi sevdiği karakter yada kişilerin hatasını görmez ben burada yeniyim ilerde de kalırsam sevdiğim karakterler sevmediğim nötr olduğum karakterler olduğunu görürsün ve yeri geldiğinde sevdiğimi yerin dibine soktuğumu sokacağımı örneğin Ned Stark, sevmediğimi öveceğimi Jaime Lannister görürsün ama okuduklarımdan söylüyorum senin Arya’nın hatalarını gördüğüne dair bir şey görmedim şuana kadar
eğer benle konuşmak istemiyorsanız sizin bileceğinizdir saygı duyarım


#123

Benimle daha bir yorum üzerinden konuşmuş olmanıza rağmen x karakterin hatalarını görüp görmemem üzerine kanaat sağlamış olmanız mümkün değildir, keza ben de aynı şeyi size söyleyemem. Buna rağmen böyle bir şey yazıyorsunuz, suizan yapmayın lütfen.

Sizinle sohbete devam edip etmemem, sizin benimle konu tartışırken “x karakteri seviyorsun o yüzden bunu yazıyorsun, y karakterini sevmiyorsun, o yüzden böyle diyorsun.” sözlerini ileride de kullanmaya devam edip etmemenize bağlıdır. Karakterinizle ilgili bir durum değil, bunu ek olarak belirteyim de sonra yanlış anlama olmasın, sonuçta şahsınızı tanıma şansım olmadı… Yukarıda hassasiyete konu basma nedenim de bu şekilde tartışmaların asla ilerlememesi ve konuyu sabote etmesidir. Argümanlarınızı doğru şekilde sunacağınızı ümit ederim, bu şekilde sizinle de güzel ve eğlenceli sohbetlerimiz olur inşallah.


#124

ben 10 gün falandır sizin yorumlarınızı okuyorum siz beni henüz tanımamış olabilirsiniz ama ben sizi az çok tanıdım hatta skargeryan dı galiba (kusuruma bakmasın yanlış yazdıysam :frowning: ) siz Arya konusu olunca taviz vermiyorsunuz diğer arkadaşta Daenerys fanı olmasına rağmen hatasını yanlışını söyleyebilir sizin kadar sevdiği karaktere gelen söze bozulmuyor diyeyim
sözlerim fazla kaçtıysa özür dilerim ama gördüğüm bu dışardan bakarken


#125

Dün ya da önceki gün cevap yazamamistim, simdi yazayim…

@UluKurt
Ben bu kisimlarin detaylarini çogunlukla unutmusum aslinda, o yüzden Manderly’nin kendi intikami ile yorum yapamiyorum pek. Ama fare asçi olayi ile ilgili söylediklerin, hatta YeniAy’in da söyledikleri mantikli geliyor bana. Sadece Frey kiliginda birkaç asker olmasi ile ilgili süphelerim var.

Catelyn ile Jon’un bir araya gelisi efsane olur.
Ben Rickon’un ölecegini düsünüyorum ama Skagos’da degil, oranin lordlarinin ihaneti ile degil. Ben Davos’un onu bulacagina inaniyorum ama sonra isler ters gidecek ve Rickon’un ölümüyle sonuçlanacak diye düsünüyorum. Tabi bunun tam olarak nasil olacagini söyleyemem, genel bir tahmin sadece.

Bran bence gelecek kitabin ortalarinda, veya sonlarina dogru Winterfell’e döner.

@YeniAy_Ottoman
Drogon orada olursa, orada kalirsa…
Simdi Drogon Dany’nin yanindan hiç ayrilmazsa bu olay çok basit bir sekilde gerçeklesecek. Yani Drogon olunca Dany çabucak halleder meseleyi. Martin ne zaman basit bir sekilde yazdi ki olaylari? O yüzden cidden bilmiyorum nasil olacagini ama Dany’nin bu isi tereyagindan kil çeker gibi halledemeyecegini düsünüyorum, bir sorun ve nihayetinde bir çözüm olacaktir. Drogon’un orada olmasi ile sadece çözüm kismini okuruz. Bana pek olasi gelmiyor ama tabi nasil olacagini da söyleyemiyorum. Kitaptaki durumla Martin’in tarzi arasinda kaldim :smile:
Iyi de, Dany’nin, gerçekten hamileyse eger, kaç aylik hamile oldugunu bilmiyoruz ki bu durumda. Ama bir tahminde bulunmak gerekirse… Hamile oldugunu bilmiyor olmasi, hamileliginin çok yeni oldugu anlamina gelir. 2 aylik, belki de 3 aylik, en fazla! 2 aylik hamileyse, karnindaki bebek 1.5 santimdir; 3 aylik hamileyse 5.5 santim. Yani dogurur gibi düsük yapmiyor.
Düsügün baslamis olabilecegi daha muhtemel demissin ama kitapta o kismi tekrar okursak düsügün gerçeklestigini anliyoruz. Sadece kanama düsük riski anlamina gelir. Kanama + agri ise düsükle sonuçlanir direkt. Dany’nin durumu bu, hem kanamasi oldugu, hemde karnindaki sancilarin arttigi bilgisi var.
Dany kendi istegiyle giderse, Drogon engel olmaz ki.

Onun açiklamasi var. Boruyu üflersen ölürsün ama bunu senin adina bir baskasi yapabilir. Borunun üzerinde yazilar, tilsimlar falan vardi, orayi kanini mi akitiyordun ne, öyle bir seydi. Yani önce boruyu bir nevi kendine bagliyorsun kan ile.
Ama tabi büyülü, bir boru olduguna süphe olmamasina ragmen, efsanelerde anlatilan ejderha borusu olduguna da inanmakta zorluk çekiyorum. Öylesine degerli bir boruyu, zamaninda karisina tecavüz ettigin ve dolayisiyla senden nefret eden adama vermezsin dedigim gibi. Victarion boruyu kendisine baglayip kullanmanin yollarini arayacak diye de söylemiyorum bunu, bence öyle bir sey yapmayacak. Bence Dany’ye boruyu verip Euron’un niyetini anlatacak ve bu sekilde onun güvenini kazanacak. Ondan sonra evlilik teklif eder falan filan, böyle bir plani oldugunu biliyoruz zaten… Güven, dürüstlük üzerinden halletmek isteyebilir yani meseleyi.

Iste bilmiyoruz bunu; Targaryenlerde Valyria’da da ensest iliski var miydi? Yani Valyria kültürünün bir parçasi miydi bu? Yoksa Ejderha Kayasina geldikten sonra kanlari saf tutmak için bulduklari bir çözüm müydü? Dedigim gibi, eger Aenar Targaryen’in karisinin kim oldugunu bilseydik, daha net konusabilirdik bu konuda. Aegon öncesi elbette ensest iliski vardi, Aegon döneminde Targaryen’ler Valyria’dan göçeli yanilmiyorsam 150 yil olmustu. Aenar Targaryen Aegon’un büyük büyük dedesi. Kardes arasinda evlilik, Valyria kültürünün bir parçasi degil de, kani saf tutmak adina Targaryenler tarafindan bulunmus bir çözüm ise, bu çözüm zaten Aenar döneminde bulunmustur, ki zaten Aenar’in oglu ve kizi evlenmisler.

Dizide aslinda komik bir sekilde olmadi duvarin yikilisi. Bir mantigi var. Bran’i hatirla, Gece Krali tarafinda isaretlendigini… Hatirlarsin, Üç Gözlü Kuzgun’un magarasina giremiyordu Wightlar öncesinde çünkü koruyucu büyüler vardi, ama bu isaretlenme olayindan sonra Wightlar magaraya girebildi çünkü büyüler bozulmustu. Ayni sey duvar için de oldu. Akgezenlerin duvari geçmesindeki en büyük engel koruyucu büyülerdi. Duvar’in insa edildigi dönemde, Ormanin Cocuklari tarafindan yapilmis büyüler. Ama Bran duvari geçince büyüler bozuldu, tipki magaradaki gibi. Iste Akgezenlerin duvari geçebilmelerini mümkün kilan buydu. Ejderha sadece olayin daha hizli ve kolay bir sekilde halledilmesini sagladi. Bir $ov diye nitelendirebilecegimiz bir televizyon dizisi için de, görsel açidan iyiydi. Kitapta da bu olayin olmasi mümkün ayrica ; olur demiyorum ama islerin o noktaya gitmesi gayet mümkün.
Boru meselesine gelirsek… Bilemiyorum valla. Bu boru meseleleri hiç hosuma gitmiyor benim. Duvarin yikmak için bir boru, ejderha kontrol etmek için bir boru… Efsane olduguna inanmak istiyorum.
Duvarin altindan buz ejderha veya herhangi bir yaratik çikacagini falan da sanmiyorum. Bir buz ejderha olacaksa, bu dizideki gibi, Dany’nin ejderhalarindan birinin Gece Krali tarafindan öldürülüp diriltilmesiyle olur.

Quaithe Asshai’li bir gölge bagcisi. Kirmizi bir maske takiyor, yakutlar falan var mi hatirlamiyorum. Bu renk + Melissandre’in da Asshai’den olmasi + büyüler falan sonucu ister istemez gölge bagcilari ile R’hllor rahiplerini bir nevi ayni keyefe koruyoruz, ayni tarafta olup, ayni tanriya hizmet ettikleri algisina kapiliyoruz direkt ama gerçekten öyle bir durum var mi bilmiyorum. Daha detayli arastirmak gerek, ben bu konunun üzerinde pek durmadim.

Sansa’nin olaya dahil olmasi dizide gidilen B yolu sonucu gerçeklesti evet ama Martin’in kullandigi A yolunun da sonunda bu B yoluna baglanmayacagini bilemezsin :smile:
Aslinda o 60 küsür adam olayi hiç sasirtici degil biliyor musun? Ayi Adasi ufak bir yer, kalabalik degil. Ee tüm Ayi Adasi halkinin savasa gidecek adamlardan olusmadigi da asikar. Birde buna ek olarak, Ayi Adasinin 5 Kralin Savasi esnasinda Robb’un yanina adamlarini gönderdiklerini ve çogunun geri dönmedigini de hesaba katalim. Vardigimiz nokta : O 60 küsür adam olayi komik oldugu kadar mantikli. Aslinda komik olan da zaten Lyanna Mormont’un o kadar atar yaptiktan sonra o lafi söylemesiydi :smile:
Gloverlar, Manderlyler falan filan… Bunlar dizinin izledigi yolu, olusan kurguyu, hikayenin akisini düsündügümüzde dahil edilmemis olmalarini anlayabilecegimiz haneler. Hep diyorum, dizinin mantigini kitapta aramayin. Diziyi kitabi düsünerek elestiriyorsunuz ve sonunda sinir oluyorsunuz. Bu yanlis. Sakin olup dizideki kurguyu ve durumlari düsünün, buna ek olarak dizinin kestirme yollardan gitmek mecburiyetinde oldugunu, yoksa isin içinde çikilamayacagini, anlamsiz bir karmasa olusagini da düsünün. Ben B yolundan giden bir dizinin arada sirada A yoluna saptigini, sonra tekrar B yoluna döndügünü, bunun sonucunda ortaya çikan anlamsiz karmasayi izlemek istemezdim. Sen ister miydin? Cidden bak, birazcik, sadece ama sadece diziyi, senaristlerin izledigi yolu, ve bir kitap serisi uyarlamasi olan bir diziyi çekerken hikayede sonuca ulasmak için birçok kisitlamalar yapma mecburiyetini düsünün, eminim anlayabilirsiniz.
Dany ve Jon… « Popülarizm » ; « Insanlar istedi diye… »… Cidden bu konuda bir sey demeyecegim, yüz kere anlattim. Kitabi bekliyorum. Sadece su “agirlikta olmamasi yönünde” demenle ilgili bir sey soracagim… 7.sezonun Dany ve Jon aski agirlikli oldugunu mu düsünüyorsun? Öyle düsünüyorsan gerçekten çok gülerim. 3-5 sahneyi (ki askin belirgin oldugu o kadar sahne bile yok), tabi birde 30 saniye süren sevisme sahnesini çok görmüssün derim :smile: Hep diyorum, bu olay, bu ask, hiçbir zorlama olmadan diziye dahil edildi ve çok basarili bir sekilde islendi. Göze batan hiçbir sey yoktu. Dany/Jon istemeyenlerin gözüne batmis olmasindan bahsetmiyorum tabi :smile:
Yoo Arya-Gendry konusunda sana takilmak için söylemedim hiçbir seyi :smile: Ben istiyorum valla, gerçeklesmesini de bekliyorum. Olur yani, gayet güzel olur hemde.

Dizideki gibi olmaz zaten Dany-Jon bulusmasi. Gerçi yine Ejderha Kayasinda, ve yine ejderhacami sebebiyle olabilir bu bir araya gelme durumu çünkü eger Jon dizide de Kral ilan edilirse, bu Dany’nin Westeros’a gelmesinden hemen önce gerçeklesir. Dany’nin önce Ejderha Kayasini almasi, oraya yerlesmesi de gayet olasi. Yani dizideki gibi bir durum olusabilir ama olayin gelisiminde farkliliklar olur.

Dany tabi ki tüm lordlardan baglilik yemini isteyecek. Aynisini zamaninda Fatih Aegon da yapmis, onu çok mu iyi taniyormus Westeros Krallari? Aklinda fetih varsa, hurraaa saldirmadan önce bunu yapmalisin. Ki zaten bu sekilde de müttefik bulabilirsin. Baglilik yemini istedigin lordlardan biri senin gücünü görür, ya da davanin hakliligina inanir, ya da seninle ortak bir düsmani vardir ve sana baglilik yemini eder, ve tabi savasta destegini de verir. Neyse yani, neresi salaklik bunun? Dany hakkinda yapilan yorumlari aklim almiyor bazen. Dany’nin bir amaci var, zamaninda hanesine ait olan, kendi hakki olduguna inandigi tahti geri almak istiyor, bu yüzden gelecek 7 Kralliga; gezmeye gelmiyor.

Dizide Sur’un Ötesine gidip Wight yakalama fikri tamamen çaresiz olduklari, iki arada bir derede kaldiklari bir anda bulunmus bir fikir. Bu fikri ortaya atan da Tyrion. Yanilmiyorsam sahane bir fikir olmadigini da gayet iyi biliyorlardi ama baska yapacak bir sey yoktu yani. Cersei’nin durumun ciddiyetini anlamasi için bir çözüm bulmaya çalisiyorlardi, ve Cersei gibi birini sözlerle Sur’un Ötesindeki gerçege inandiramazsin. Bundan baska ne yapabilirlerdi? Aralarindan birini öldürüp Wight’a dönüsmesini beklerlerdi… Ve inan gülmekten öldürdüm ben buna.

He sen saniyorsun ki Dany Akgezenler konusunda ikna oldugunda baglilik yemini talebinden vazgeçecek? Bir meseleyi bir kenara birakacak? Niye? Durumun ciddiyetini anlar tabi, ve bu Jon gibi onun da önceligi haline gelir, sonuçta Akgezenleri yenemezlerse hükmedecek bir 7 Krallik kalmayacak, orasi tamam. Bunu akil eder Dany. Ama ya sonrasi? Olur da Akgezenleri yenerlerse, o zaman ne olacak? Dany bunu düsünmeyecek mi? Tyrion düsünmeyecek mi? Isi garantiye almak istemeyecekler mi her seye ragmen?

Kuzey binlerce yil bagimsiz yasamis, sonra Aegon’a diz çökmüsler ve bu duruma alismislar. Simdi niye alisamasinlar?
Ben Akgezenleri yenmeleri halinde tekrar savas görmek isteyeceklerini sanmiyorum. Ciktiklari savas öncekilere benzemeyecek, yaralari sarmak kolay olmayacak. Bu çok baska bir olay yaa. O yüzden olur da Dany sag kurtulursa bu savastan, onun Kraliçeligini kabul ederler diye düsünüyorum, hele ki birde Jon’un gerçegi ortaya çikarsa. O noktada Dany onlar için bir yabanci olmayacak, yanlarinda savasmis kisi olacak.
Kuzeylilerin Dany ile, ayni sekilde Dany’nin de Kuzeylilerle savasmak isteyecegini sanmiyorum o büyük savastan sag çiktiklari takdirde.

Karstark’in muhbir oldugunun ortaya çiktigi bir POV var, Kis Rüzgarlari’ndan. Viki’de söyle yaziyor :

Jon’un mesajı zamanında ulaşır ve Stannis; Arnolf, oğlu Arthor ve üç torununu kahvaltısını yaptığı sırada huzuruna çıkartır. Girdikleri sırada Arnolf bir köşede zincirli duran Theon Greyjoy’u farkeder ve Stannis’in kendi planından haberdar olduğunu anlar.Stannis’in şövalyeleri beş Karstark’ın etrafını sarar, torunlarından ikisi direnmeye çalışır ve feci halde yaralanır, fakat Arnolf kıpırdamaz. Stannis beşinin de öleceğine fakat çabuk bir ölüm mü, yoksa yanarak mı olacağına, yapacakları işbirliğinin belirleyeceğine dair yemin eder.

Vadi Lordlari Petyr’le kiyaslandiginda birer embesiller.

Bence Arya konusunu da kapatalim :smile: Ben söyleyecegim her seyi söyledim ve fikrim degismedi.

Cünkü Rickard Stark kizinin kaçirilmasindan faydalanip Deli Kral’i devirme planini devreye sokacak bir adam degil.
Yillardir bir hazirlik içinde olmus olabilirler, planlar yapmis olabilirler ama Lyanna’nin olayindan sonra her sey kendiliginden gelisti. Ben buna inaniyorum. Durumdan faydalanma falan… Yaa Stark’lardan bahsediyoruz. Zaten senin de dedigin gibi, Brandon haberi alir almaz kimseye söylemeden basip gitti. Ne olduysa ondan sonra oldu zaten. Dolayisiyla durumdan faydalanma gibi bir düsünce olduysa bile, ki ben olduguna hayatta inanmam, ama olduysa bile o düsünce sonucu isyan baslamadi. Deli Kral sagolsun, kimseyi ugrastirmadi.

Saçlarini boyamistir, kilik degistirmis falan filan… Yok yaa, sanmiyorum. He Harrenhal turnuvasindan sonrasi için böyle bir sey yapmis olabilir, ama öncesinde bilemiyorum yani. Adam genellikle Vadedilmis Prens kehanetine takmis halde, kitaplara gömülüp arastirma yapiyordu. Harrenhal’daki turnuvaya bile gitmezdi ama iste senin bahsettigin o “prensin isyani” olaylari var. Rhaegar’in babasinin zalimliklerinden, diyari süreklidigi durumdan rahatsiz oldugu ve buna dur demek istedigi, birçok lordun da onu destekledigi ihtimali var. Turnuva bu konulari görüsmek için oldukça iyi bir bahane, paravan olmustur.

Son olarak soruna cevap vereyim…
Jaqen Arya’nin kim oldugunu biliyordu çünkü Jaqen, Syrio Forel’in ta kendisi ! :smile: (Aklima gelen ilk seyi salladim, açiklama falan isteme benden :joy:)

@fecr
Daenerys gelecek kitabin sonunda Westeros’a dogru yola çikmis, veya Westeros’a yeni varmis olur. O siralarda Kuzey’deki sorunlar da anca çözülmüs olur. Bu yüzden sizin dediginiz sey mümkün görünmüyor.

Roose Bolton’un temsilcisi yoktu çünkü Roose çok önceden, Robb’un savas planlari dogrultusunda verdigi emirlerden dolayi, kendi adamlariyla ve Frey’lerle birlikte yanilmiyorsam önce Moat Cailin taraflarindaydi, sonra Harrenhal’a geçti. Bir temsilci birakmasini gerektirecek bir durum yoktu. Zaten bir temsilcisi olsaydi, bundan bahsedilirdi de. Roose adina savas konseylerine katilan biri oldugunu bilirdik. Robb’un Jon ile ilgili kararini ögrenmis olsaydi da bunu bilirdik. Roose su an ona bagli olan lordlarin sadakatinden emin degil, eger Jon’un zamaninda Robb tarafindan varis ilan edildigini bilse, su anki durumda bunu illa ki düsünürdü, bir önlem alirdi.

  1. Ölüp dirilmek insanin bilmedigi gerçeklere erismesine sebep olmuyor. Jon’un ölüp dirildiginde Targ oldugunu bilmesinin imkani yok.
  2. Sadece sunu söyleyeyim… Jon’un dizideki gibi kitapta da Kuzey’in basina geçecegini düsünsem de, sonunda Kuzey’in basinda Sansa’nin olacagini ve Stark soyunun ondan devam edecegini düsünüyorum. Jon’un esasinda Targaryen ve Demir Tahtin sahibi oldugu ortaya çikinca zaten Winterfell direkt Sansa’nin hakki oluyor (Rickon hayatta olmazsa), o yüzden “Sansa mi? Arya mi?” diye bir durum da olmaz.

“Tarihi her zaman kazanan yazar”… Aynen öyle, katiliyorum! :+1:


#126

@Starkgaryen
ben temsilci yada ajan dedim orda bulunan kişilerin tam listesi hiç birimizde yok büyük lordlar vardı onların içinde illaki roosa haber edende olabilir dedim herşey mümkün yanılmamda fikrimi söyledim
1 dediğim gibi her şey mümkün fikrimi söyledim
2 ben Kuzey soyu değil Targ. soyunun Sansadan devam edeceğini düşünüyorum
tarihi kazanan yazar bunu bir yerde okudum yada izledim bana ait değil o zamanda haklı bulmuştum şimdide


#127

Ajan bırakmış da olsa, savaş taktikleri veya Jon’un varis ilan edilişi gibi önemli meseleler Robb’un çadırında ya da bir kaledeyse eğer, çalışma odasında konuşulur. Bu toplantılara kimlerin katıldığı bellidir: Kuzey lordları.
Onların dışında biri bu toplantılara katılamaz, hatta o çadırın veya odanın yanına yaklaşamaz.

Bir Targaryen olmayan Sansa, Targaryen soyunu nasıl devam ettirsin? Bir Targaryen ile, yani Jon veya Aegon olduğu iddia edilen Genç Griff ile evlenerek mi? O durumda Targaryen soyu Jon veya Genç Griff’den devam etmiş olur, Sansa’dan devam etti denmez.

Ben de duymuştum o sözü daha önce, bilinen bir söz. Konuştuğumuz konuya çok uygun oldu ve siz tam yerinde kullandınız, o yüzden üzerinde durdum :slight_smile:


#128

yine anlatamıyorum bu derece önemli bir konu bir şekilde Roose Boltonun kulağına gider diye düşünüyorum ben anlatmaya çalılştığım o
Hatta gitmiş çünkü “o metubu Stanis yazdı” diye bir şey görmüştüm konularda yanlış hatırlamıyorsam Stanis falan yazmadı Bolton piçi yazdı mektubu
Sebepte Jon’un Robb’un varis olduğunu öğrenmesi
Kanıtımda Stanis Theon a Reek diye hitap etmezdi o yazmış olsa Theon Greyjoy u istiyorum derdi bana göre
Hiç bir konudan emin değilim ama mektubun Bolton piçinden çıkacağından eminim ben
Sansa ve Targ soyuna gelince Jon la tabiki :slight_smile:
teşekkür ederim :slight_smile: <3


#129

Söylediklerinizi inanin ki düsünüyorum, ama Roose Bolton’un bunu nasil ögrenmis olabilecegine dair ürettigim her fikir desteksiz oluyor. “Bir sekilde ögrenmistir” demekten öteye gidemiyorsunuz siz de, yani fikir var ama argüman yok. Robb Jon’u varis ilan ettigini açikladiginda, orada olan kisiler belli : Kuzey hanelerinin lordlari ve bir leydi, Maege Mormont. Bu insanlarin o bilgiyi yaymis olmasi neredeyse imkansiz. Ayrica bir kismi öldü, bir kismi esir, leydi Mormont’un nerede oldugu tam olarak bilinmiyor. Onlarin disinda kimse bu gerçegi bilmiyor, o halde haber nasil Roose’a gitsin? Fikir üretmek güzel bir sey ama o fikrin bir zemini olmali, o fikri destekleyen argümanlar olmali.

Bunun disinda, o mektup gerçekten de Ramsay tarafindan yazildi diyelim… Ki benim bu konuda net bir düsüncem yok, yani Stannis mi yoksa Ramsay mi yazdi diye düsününce, tamamen arada kalmis durumdayim, emin olamiyorum. Ama biz, su an, Ramsay yazdi diye düsünelim… O mektubun Jon’un varis olmasiyla alakasi yok. Ramsay’nin Jon’a öyle bir mektup yazmasi için yeterince sebebi var zaten. Ve o sebeplerin her biri mektupta yazili.

Ben Targ soyunun Jon’dan devam edecegini düsünüyorum. Sansa’nin ise Stark soyunu devam ettirecegine dair bir düsüncem var. Argümanlara gelirsek… Jon bir Targaryen; Bran’in durumu belli; Rickon büyük ihtimalle ölecek; Arya Sansa’dan sonra geliyor ve ayrica onun evlenip çoluk çocuga karismasi fikri olumsuz gibi görünüyor; Arya eger hayatta kalirsa onun maceradan maceraya kosan, özgür ruhlu bir kadin olacagini düsünüyorum. Gerçi Arya’nin Gendry ile olacagina dair düsüncelerim de var ama neyse. Stark soyunun devami konusunda, Sansa bana en büyük aday gibi görünüyor. “Küçük” bir hanenin varis olmayan erkek üyesiyle evlenebilecegini, ve dogan çocuklarin annelerinin soyadini tasiyacaklarini düsünüyorum.

Rica ederim :slight_smile:


#130

Martin gibi bir yazar ona çözüm bulur
Kuzey komplosu diye bir şey varmış var yok bilemem ama bu komployu hazırlayanlar ister istemez birbirlerine her şeyi yada geleceğe dair ihtimal ve planları anlatmıştır. Bu ihtimal ve planlardan biri Jondur!. Tabiki bunları konuşurken güvenilmemesi gereken ama henüz bir yanlışı olmamış (lady Dusten ) gibi lord ve ladyler olabilir onlarda bunu Boltonlara iletmiş olabilir.
Kuzey komplosu varsa eğer
burada konuştuğumuz her şey desteksiz zaten herkes kendince kitap bir yada birkaç cümleyi alıyor ona göre teori üretiyor.
Mektuba gelince mektuptaki asıl neden görünen değil görünmeyen Jon un bir gün Stark ailesinin lideri olarak çıkacağı korku ve o zamanda sahte Aryadan dolayıda Starklar ile bağlarıda olmayacak. Bir an önce onun ölmesi yada öldürecek sebebe sahip olmak istediklerinden o mektup yazıldı. Çünkü Gece nöbetinden çıkıp gelse nöbete ihanet diye onu öldürme hakkı olacak
Martin 3 oğlan çocuğu yazmış Starklara Biri ölecek, biri yaşayacak ama kısır diğeri soyun devamı için Rickon’un ölmesi bence saçma olur zaten hikayede çok yeri yok ölmesi misyonu olmadığını da gösterir ki ben sanmıyorum misyonu olmadığını Stark soyu ondan devam edecek bence öyle olsa Martin gibi bir adam 3 değil 2 erkek çocuk yazardı bana göre
ve 6. kitaptan itibaren Starkların yeniden yükselişini göreceğiz Rickon’un ölmesi bu yükselişte saçma olur bence
Arya konusunda katılıyorum sana Gendry konusu benimde kafama yatıyor hatta o konuda ufak bir teorim daha var Ned Stark ilk kitapta “bir kralla evleneceksin” demişti bence seri bitiminde 7 krallık başındakilere yine kral denecek Gendry Baratheon olarak ailesinin başına geçecek tabi aile birleşmesi için evlilik lazım bu da Arya olacak yine kuzeni Jon ve kendi ailesini güçlendirmek için
Sansa Starkların yükselişi konusunda Targ ile (jon) evlenip kraliçe olarak destek olacak ailesine Vadi ve Nehirova’ya
Yukarda yazdıklarıma birşey daha eklersem bu 2 evlilik ile Targları tahtan indiren aileler bu kez tahta çıkaracak tabi Dorn, menzil bu sefer hangi tarafı tutar bilemem


#131

Bu başlık altında ne ben ne de kendisi hiçbir şekilde (stannis hariç) karakterlere laf çarpma veya olumsuz eleştiri bağlamında bir yorumda bulunmadığımız için ikimizin de zaten ‘bozulma’ ya da ‘taviz vermeme’ gibi bir olayı olamaz. Aksine ben Arya için fevri diyerek olumsuz bir özelliğini belirtirken kendisi tersi olduğunu söylüyor. (Benim en sevdiğim karakter Jon. Ona laf ettirmem işte. :slight_smile: ) Yine de öyle düşünüyorsanız saygı duyarım.

@Starkgaryen

Ya özünde sen de haklısın, Drogon’un varlığı işi rahatça çözdürür gibi duruyor ama ne olur da ejderha gider ki? Buna da aklım ermiyor. Yani annesini bırakıp kaçacağına ihtimal dahi vermiyorum, dahası annesinin onlarla gitmesine izin vereceğine de vermiyorum çünkü sana örnek vermiştim; ulukurtlar bile sahiplerine karşı kötü niyetli olanları sezip, korumaya geçerken bir ejderhadan daha azını bekleyemem. Bu dothrak heriften daha kötü niyetli kim olabilir ki şu an? :stuck_out_tongue:

Yine de ben de kestiremiyorum, senin dediğin gibi Martin hızlı çözüm üreten biri değil; böyle olunca kaldım ben de şimdi. :smiley:

İyi de vücut yumurtayı atarken bile(kaç santim ki o?) parçalar çıkıyor… Bebek için niye çıkmasın? Bence de en fazla 3, en az 2 aylık gibi.

Hekim olacağız bu gidişle, belirtileri şey ettim bir yerden. :smiley:

Vajinadan gelen akıntı nedeniyle yaşanan lekelenme veya derecesi hafifle-ağır arasında geniş bir yelpazede görülebilen kanamalar düşük belirtileri arasında ilk sırada gelmektedir.
Burada unutulmaması gereken nokta, hamile 4 kadından 1’inde bu kanamaların veya lekelenmelerin doğal olarak görülmesidir.

Yani gebeliğin ilk 3 ayında iç çamaşırınızda leke veya kan görürseniz bu %100 düşük yaptığınız anlamına gelmez. Böyle bir durumda emin olabilmek için vakit kaybetmeden doktorunuza görünmelisiniz.

Karın bölgesinde yaşanan ağrılar düşük belirtisi olabilir. Bu ağrılar genellikle akıntı veya kanama gerçekleştikten sonra görülmektedir.

Ağrıyla birlikte kramplar oluşabilir. Karın ağrıları uzun süreli, hafif veya keskin olabilir, sırt veya kalça bölgesine yayılabilir. Eğer kanama ve ağrılar birlikte görülüyorsa düşük yaşanma ihtimali çok yüksektir.

Ateş, halsizlik, bulantı ve kusma, sırt ağrıları düşüğün diğer belirtileri arasındadır.

Buradan anladığım kadarıyla bir düşük olayı söz konusu Dany’de ama tamamen gerçekleşmemiş gibi geldi. Ağrı ve kanama oldu, anında bitti öldü, düştü bebek diye bir durum olaydı ben ölmüştüm. :smiley: Anamda da aynısı oldu da :stuck_out_tongue:

Euron’un verdiği boru, ejderha borusu değil ise başka ne borusu olabilir ki? Büyülü olduğu kesin… Kaç tane büyülü boru var ki? Bence ejderha borusu ama bir hilesi var gibi… Çıkar kokusu. :smiley:

Targların aile içi evliliğinin sebebine bakarak bunun ejderha kayasına geldikten sonra buldukları bir çözüm olduğu izlenimi edindim. Öncesinde buna ihtiyaç duyacak bir durumları yoktu çünkü. Her yerde ejderha kanına sahip insan var.

Dizide Bran ve iz meselesine değinmedikleri için sonradan, ölü ejderha ile geldi çaktı indirdi diye işlendi. Bizim bu düşüncemiz sadece tahminde kalıyor gibime geliyor. Yani bu bebeyi sur dışında bıraksak yırtacakmışız eğer yapımcılar da bu şekilde açıklarlarsa. Bilemiyorum ya biraz saçma işte… Bran olmasaydı nasıl yıkacaklardı? İşaret çaktığı herkes sayesinde büyüyü bozabiliyorlar ise basit bir yabanıl da bu işi çözerdi, bunca zaman niye beklemişler? Çetinocak tarafında iken gayet iyi fırsatları vardı bu iş için ww’lerin. Kafama yatmadı Bran meselesi.

Yazarın böyle yapacağını sanmam. Boru meselesiyle çözecek bu işi, çok fazla işlendi ve çok fazla üzerinde duruldu. Misal Tormund son kitapta neden boruya değinme gereği duydu? Ha sahte ha değil, bize ne? Madem önemi yok borunun hikayede. Dany’nin ejderhası da tam olarak buz ejderhası sayılmaz, hala alev püskürtüyor nasıl oluyorsa. Bir de bu mavi alevlerin aşırı yüksek ısıda oluştuğunu öğrendim, ölüsün, buz gibisin ama mavi alev? :smiley: Neyse fantastik evren mavi demek diyorum, olabilir. Buz Ejderhası konusuna da bir iki kez değindiler Jon Pov’unda falan da ondan belki çıkabilir, kış borusu onu uyandırdığı için duvar yıkılabilir belki dedim.

Yazarın Buz Ejderhasını konu edindiği kitabı biliyorsun, değil mi? O kitabın bu evrende geçtiğini düşünenler var, doğru ise oradaki Adara mıydı neydi, o kızın ww’lerin başı olabileceğini falan düşünüyorum. Kış kadar soğuk tabiatlı bir kızdı, kışta doğmuş ve annesi ölmüştü doğumda. O sıralar kabile hayatı yaşıyor insanlar… Hatta buz ejderhası eriyerek ölmüştü ve gölet oluşturmuştu. Ejderhanın ismi bile kış idi “winterfell” ismi buradan geliyor falan denmişti; gölet de o ejderha falan. İlginç olurdu. :smiley: Yazar seviyor buz ejderhasını, krakenlerin gördüğüne dair söylentiler bile vardı kitapta. Jon da bir boru bulmuştu unutma, Sam’ verdi ve üfürdü ama ses çıkmadı.

Quaithe’nin yakutları yok, maskesinin şekli o şekildeydi diye hatırlıyorum.

Şimdi b yolu x noktasına ulaşmak için icat edilmiş bir yol ise a yolu neden b yoluna bağlansın? B yolunun amacı a yolunun uzun ve karmaşıklığından uzaklaşıp kestirmeden x noktasına ulaşmak değil mi? Mantık nerede? :smiley:

Ben olsam küfür ederdim Lyanna’ya; ulan o kadar şeyin üstüne 62 ne? :smiley: Ayı Adası küçük de 62 ne bacım? Bunlar demir doğumlulardan burayı nasıl korudu? Ada yani, onlar için daha cezbedici… Bir Karstark kadar adam çıkartamaz belki ama yani bin ya da iki bin kadar basit ve komik bir rakam da olmasa gerek, bir de bunların Valirya çeliği kılıcı var. :smiley: Bilmiyorum hiç yutmak isteyeceğim bir şey değil, bir de 62; 65 ya da 70 falan da değil. Dalga geçer gibi 62. Küfür etti resmen. :smiley:

Dany ve Jon… « Popülarizm » ; « Insanlar istedi diye… »… Cidden bu konuda bir sey demeyecegim, yüz kere anlattim. Kitabi bekliyorum. Sadece su “agirlikta olmamasi yönünde” demenle ilgili bir sey soracagim… 7.sezonun Dany ve Jon aski agirlikli oldugunu mu düsünüyorsun? Öyle düsünüyorsan gerçekten çok gülerim. 3-5 sahneyi (ki askin belirgin oldugu o kadar sahne bile yok), tabi birde 30 saniye süren sevisme sahnesini çok görmüssün derim :smile: Hep diyorum, bu olay, bu ask, hiçbir zorlama olmadan diziye dahil edildi ve çok basarili bir sekilde islendi. Göze batan hiçbir sey yoktu. Dany/Jon istemeyenlerin gözüne batmis olmasindan bahsetmiyorum tabi :smile:
Yoo Arya-Gendry konusunda sana takilmak için söylemedim hiçbir seyi :smile: Ben istiyorum valla, gerçeklesmesini de bekliyorum. Olur yani, gayet güzel olur hemde.

Dany ve Jon ilişkisinin ne kadar popüler bir istek olduğunu asla reddedemezsin. Bu bir gerçek. Kitapta asla olmaz demiyorum, yani insanların bu yönde beklentisi olması kitapta asla olmayacağı ya da olacağı manasına gelmez. AĞIRLIKTA OLMAMASI derken yani benim temennim bu yönde ağırlıkta olmamasını temenni ediyorum, yoksa dizi ya da kitabın ağırlıkta bu ikisinin ilişkisi üzerine döndüğünü söylemedim. Biraz cins bir cümle oldu ama anladın. :smiley:

Gendry ve Arya? Şaşak değil miydi? Sıkarım kafama giderim bu dünyadan :smiley: Şaka bir yana lütfen yaaaaaa böyle şeyler deme ahahha Ben Gendry’i hep Sansa’ya kakalamaya niyetliyim, nasıl olsa en başta bir Barth ile evlenecekti(sözde) gitsin evlensin işte. :slight_smile:

Dany tabi ki tüm lordlardan baglilik yemini isteyecek. Aynisini zamaninda Fatih Aegon da yapmis, onu çok mu iyi taniyormus Westeros Krallari? Aklinda fetih varsa, hurraaa saldirmadan önce bunu yapmalisin. Ki zaten bu sekilde de müttefik bulabilirsin. Baglilik yemini istedigin lordlardan biri senin gücünü görür, ya da davanin hakliligina inanir, ya da seninle ortak bir düsmani vardir ve sana baglilik yemini eder, ve tabi savasta destegini de verir. Neyse yani, neresi salaklik bunun? Dany hakkinda yapilan yorumlari aklim almiyor bazen. Dany’nin bir amaci var, zamaninda hanesine ait olan, kendi hakki olduguna inandigi tahti geri almak istiyor, bu yüzden gelecek 7 Kralliga; gezmeye gelmiyor.

Aegon ve ailesi 150 yıldır Westeros’da ve öncesinde Aegon her birini ziyaret ediyor vs. falan filan. Yani evet, Dany’den daha çok tanıyorlardı ve dahası Aegon da onları çok iyi tanıyordu. Boşa gezmedi, sadece coğrafyalarını öğreneyim de harita yapayım diye dolanmadı o kadar. :slight_smile:

Bu şekilde müttefik olarak sadece Dorne’u bulabilir, o da Aegon’u desteklemezlerse. Başka kim Deli Kral’ın kızının bu çağrısına cevap verebilir? Nehirova? Demir Adalar? Castery Kayası? Tyreller? Kuzey?

Oğuz efsanesinde bizim ata da yapmış bu dediğini ama onu da tanıyorlardı ve itaat edenler de olmuş, etmeyenleri haklamış. Ortada bir tanış olma durumu varken eyvallah, yokken nereye? Yani kalbimde öncesinde bu haneye sevgi besleyeceğim de ancak o şekilde bu kızın çağrına olumlu cevap veririm.

Tyreller olası bir müttefik, hem de kuzeyden daha fazla zira öncesinde onlarla birlikte savaştılar ama marg. meselesi yüzünden şu an olumlu cevap vermezler. Sonuçta hem Cersei’nin elinde hem de mevcut kralın karısı olarak kraliçe. Dany’nin gelmesi onun kraliçeliğini elinden alır… Kızın dizideki gibi kesin öleceğini de bilmiyoruz, en azından Dany gelmeden önce.

Bu durumda Dany’nin “diz çökün!” demesi akıllıca bir siyasi hamle olmaz. Ben olsam böyle yapmazdım ama Dany bu, ne yapacak göreceğiz. :stuck_out_tongue:

Aralarindan birini öldürüp Wight’a dönüsmesini beklerlerdi… Ve inan gülmekten öldürdüm ben buna.

Tamam işte, dizide böyle bir durum söz konusu. Kitapta sur macerasını 6. da ve çetinocak ile bekliyorum jon katılırsa eğer sonrasında ww savaşına kadar beklemiyorum.

Dany, ww konusunu gördükten sonra herhalde dizide olduğu gibi “diz çök, öyle yardım ederim.” saçmalığını sürdürmeyecek herhalde? Aklının köşesinde illa ki kuzeyi istemeye devam edecek ama ortada ww tehdidi varken taht savaşı vs. herhalde akıllı bir insan için 2. planda yer alır. Adama “önce totoşunu kurtar, sonra onu koyacak taht için dert et.” denir.

Kuzey binlerce yil bagimsiz yasamis, sonra Aegon’a diz çökmüsler ve bu duruma alismislar. Simdi niye alisamasinlar?
Ben Akgezenleri yenmeleri halinde tekrar savas görmek isteyeceklerini sanmiyorum. Ciktiklari savas öncekilere benzemeyecek, yaralari sarmak kolay olmayacak. Bu çok baska bir olay yaa. O yüzden olur da Dany sag kurtulursa bu savastan, onun Kraliçeligini kabul ederler diye düsünüyorum, hele ki birde Jon’un gerçegi ortaya çikarsa. O noktada Dany onlar için bir yabanci olmayacak, yanlarinda savasmis kisi olacak.
Kuzeylilerin Dany ile, ayni sekilde Dany’nin de Kuzeylilerle savasmak isteyecegini sanmiyorum o büyük savastan sag çiktiklari takdirde.

O süre zarfında bile onları zapt etmek zor olmuş ama… Bu da vurgulandı kitapta Stannis tarafından… Diğer yandan şöyle düşün; biri gelmiş sana zincir takmış ve sonra sen o zincirlerden kurtulmuşsun ve biri gene takmak istiyor; kabul eder misin? Misal Türkler, zaman zaman bazı boylar esaret altında yaşamış ama fırsatı bulunca palazlanıp bu durumdan kurtulmuş. Burada bir esaret yok elbette ama kuzey ve gelenekleri ortada, bağımsız olmak istemeleri kadar doğal bir şey olamaz. Alışmış, gene alışır demek bilmiyorum insan doğasına ters… Tadını almış iken yeniden en azından, yoksa illa zinciri takarsan gene alışacaktır.

Ben de sana zaten ortada yeni bir savaş olabileceğini sanmam diyorum. Kuzey yara almışken Dany tarafı zararsız çıkacak hali yok. Hele ki ejderhaların kaçının hayatta kalacağı bile muamma. Jon varsa ortada zaten Dany kim oluyor? Kusura kalma yani, varis Jon oluyor. Kuzey ona boyun eğebilir işte ama doğrudan Dany’e boyun eğmek istemez. Birlikte savaşmış olmaları misal Lannisterlara karşı kuzeyin tekrar sevgi beslemesini sağlar mıydı? Hayır. İş ile arkadaşlığı karıştırmayalım meselesine döner bana göre. Yine de elbette kesin demiyorum, olabilir diyorum kuzey için bu bakış açısı. Sonuçta ikimizin de söyledikleri olasılıklardan ibaret; o da olabilir bu da bir başka 3. şey de :slight_smile: (yazar da gider 3. yolu bulur zaten :smiley: )

POV’a yeniden baktım.

Lord Arnolf sizinle kahvaltı etmek istediğini iletmemi istedi.”
“Oğlu da mı gelecek?”
“Torunları da. Lord Wull da görüşme istiyor. Sizden istediği-“
“Ne istediğini biliyorum. Kral Theon’u işaret etti. “Onu.Wull ölmesini istiyor. Flint,Norrey…hepsi onun ölmesini isteyecek.Öldürdüğü çocuklar için. Değerli Ned’lerinin intikamı için.”
“İsteklerini yerine getirecek misiniz?”
“Şimdilik hain yaşarken işime daha çok yarar. İhtiyac duyduğumuz bilgiye sahip. Üstadı getir.” Kral parşomeni masadan sökercesine aldı ve gözlerini kısıp kağıda baktı. Bir mektup,Theon biliyordu. Kırılan mühürü siyah balmumuydu,sert ve parlak.Mektubun ne dediğini biliyorum,diye düşündü kıkırdayarak.

Sonra üstadı sorguluyor vs. gönderiyor… Bu aşağıdaki konuşa geçiyor.

Stannis asılı duran Theon’a ters ters baktı. “Buradaki tek hainin sen olmadığını anlamış olduk. Keşke Yedi Krallık’taki her lordun sadece tek bir boyunu olsaydı da…” Şövalyesine döndü. “Ser Richard, ben Lord Arnolf’la kahvaltı ederken, sen adamlarının silahlarını alacaksın ve onları gözaltında tutacaksın. Çoğu uyuyor olacak. Karşı koymadıkları sürece onlara zarar verme. Belki de durumdan haberleri yoktu. Bu konuda bazılarını sorgula…ama tatlı bir dille. Bu hainlikten haberleri yoksa sadakatlerini kanıtlama şansını bulacaklar.”

Sonrasında da evet, öyle olmuş. Demek Arnof tehlikesi atlatıldı. Aklımda kalmamış. :smiley:

Kapatalım da birbirimizi iknaya mı çalışıyoruz? :smiley:

Rickard Stark’ı ne sen ne de ben o kadar tanımıyoruz. Tanımadığımız biri hakkında böyle çıkarımla yapmamalıyız. Bu evrende herkes her şeyi yapabilir. Sonuç olarak Ned Stark asla yalan söylemeyen, onur için dürüstlükten şaşmayan bir adam olarak yazılıp çizilse de en başta Jon için ve sonra çocukları için yalan söyleyip, doğrularından şaştığını görüyoruz. Burada amaç iyi olsa da karakterler, kendileri için gerekli olduğuna inandıklarından genel kişiliklerinin dışına çıkabiliyorlar. Rickard Stark için de aynı şey olmuş olabilir. Veyahut başka biri onun yerine bu işi halletmiş bile olabilir. Şu yanındaki Hightower olan üstadın başının altından da çıkmış olabilir. Ben “kaçırıldı ve tecavüze uğradı” masalının Robert’tan çıkmadığını ve komplocuların işi olduğuna inanıyorum. Elbette dayandırabileceğim elle tutulur bir şey yok. Yanlış mı hatırlıyorum? Tekrar tekrar tecavüz etmiş diye mi bahsediyorlardı?

Jaqen’in o kişi olmuş olabileceğini ben de düşündüm, genel bir görüş zaten de acep farklı bir düşüncen var mı diye merak ettim. O zaman soru şu; neden kızın peşine takıldı? Syrio ise neden en başından beri Arya’yı eğitmek sonrasında peşine takılıp yardım etmek gibi olaylara daldı? Acaba bu adam aslen Yüzsüz Adamlardan kaçmış biri falan olabilir mi? Yani kendince bir amacı hizmet ettiği bir şey vardır belki… Tapınakta öyle biri yok dediler, biz de çünkü o bir no one dedik ama cidden böyle bir şey de olabilir belki… Bir yerde dikkat çekmişlerdi; Arya’nın kılıcı Braavos tarzı, dans hocası oralı ve Ned’in kuzeye gitmek için kiraladığı gemi de oralı ve sonra kızın ardına takılan da oralı… Bunları da hep aynı kişi(kılıç hariç) sağlıyordu galiba, ned’in bir adamın bahsetmişlerdi ve şu an ölü mü kayıp mı bilinmiyormuş galiba, hatırlayamadım. İlginç bir zincir olmamış mı?

Sansa ölürse ne olacak peki? O zaman Arya olur… gerçi ben de stark soyunun kızlardan yürüyeceğini düşünüyorum; şu ozan beal hikayesi yüzünden. :smiley:

Bu arada bir iki gündür yoktun, hayırdır inşallah. Bir sıkıntı yoktur umarım?


#132

Bu saatten sonra Martin’in bu meseleye çözüm bulmasi kilif uydurmak olur.
Roose Bolton bilseydi, bu simdiye kadar ortaya çikmis olurdu. Roose akilli bir adam, böyle bir durumu görmezden gelecegini, ciddiye almayacagini düsünmüyorum.
Burada konustugumuz her sey desteksiz degil. Evet temmeniler var, düsünceler var ama destekli teoriler de var.
Mektubu yazanin Ramsay oldugu düsüncesinden devam edelim… Mektupta söyle bir kisim var :

Karımı geri istiyorum. Sahte kralın kraliçesini istiyorum. Sahte kralın kızını ve kırmızı cadısını istiyorum. Sahte kralın yabanıl prensesini istiyorum. Sahte kralın küçük prensini istiyorum, şu yabanıl bebeği. Ve Reek’imi istiyorum. Onları bana gönder, piç. Gönder ve seni ya da kara kargalarını rahatsız etmeyeyim. Onları benden sakla ve o piç kalbini yerinden söküp yiyeyim.

Karisini, Reek’i ve digerlerini istiyor; eger Jon onlari göndermezse resmen Sur’a saldiracagini ima ediyor. Yani Jon’un Gece Nöbetinden ayrilmasina sebep olacak bir sey yazmiyor. “Onlari gönder, yoksa ben gelir alirim” diye tehdit ediyor.

Ben Rickon’un önemli bir sey yasamadan, ya da hikayeye bir etkisi olmadan ölecegini söylemedim ki. Rickon’la ilgili illa ki önemli bir sey yasanir, ama sonrasinda ölecegini düsünüyorum. Bu soy devam ettirme konusu da zaten hikayenin sonuyla alakali. Hikayenin sonunda Stark soyunu devam ettirebilecek 2 kisi olacak diye düsünüyorum; Sansa ve Arya. Ikisinden biri olur gibi geliyor bana; Sansa bu konuda daha ön planda benim için.

Ben hikayenin sonunda 7 Kralligin tipki eskisi gibi 7 Krallikt’tan olusan bir diyara dönüsecegini sanmiyorum. Ya mevcut sistem devam eder, ya da Bati Diyar bir çesit Cumhuriyet olur. (Tam suraya bir ekleme yapayim, biraz daha detaylandirmam gerek bunu) Tabi o çag böyle bir degisimi kaldirir mi? Bunu uygulayabilirler mi? Orasi da süpheli. Dolayisiyla günümüzdeki cumhuriyetler gibi de olmaz. Tarih konusunda pek iyi degilimdir ama kafamdaki bu “cumhuriyet” biraz MÖ 500’de Atina’da ilan edilen demokratik düzene benziyor. Tam olarak ayni degil, olmasi imkansiz zaten (erkekler meclisi, kölelik durumlari vardi o düzende) ama buna yakin, bundan bir tik ileride hatta. Monarsinin sonu; soylu hanelerin hala önemli olmalarina ragmen istedikleri gibi at kosturamamalari…
Neyse yani ya her sey ya oldugu gibi kalir, ya da gelisir, ama eskiye dönmez.

@YeniAy_Ottoman
Helloooo!!! :smile:

Benim de aklim ermiyor iste! :smile: Kafamda olusan her senaryo sorunlu. Valla bilmiyorum. Hep ama’lar var! “Drogon Dany’nin yanindan ayrilmaz, AMA böyle olursa olay çok basit bir sekilde çözülür ve bu Martin’in tarzi degil”; “Drogon bir noktada Dany’nin yaninda ayrilir, AMA nasil? Niye ayrilsin?”… Böyle devam ediyor :smile:

Düsük konusunda… Benim tanidigim, yakin oldugum biri, iki hafta falan önce düsük yapti. 3 ayrlik hamileydi. O yüzden biraz biliyorum yani nasil oldugunu. Dany orada, yüzde yüz diyemem tabi ama, yüzde 70 düsük yapti.

Yalniz bu konulari biraz daha desersek, forumdaki erkek üyeler rahatsiz olacak :joy: “Kadinlar kulübü” mü burasi diye isyan edecekler :smile:

Her seyi geçelim… Martin “Dany düsük yapti, yapacak” olayina girecegini sanmiyorum. Düsük yapacaksa, tek seferde yazmistir bunu Martin. Düsügü bir kenara birakalim, bu noktada Dany’nin hamileligi hikayeye hiçbir fayda saglamaz. O yüzden benim için olay söyle : Martin, Mirri’nin kehanetinin bozuldugunu veya basindan beri yalan oldugunu göstermek için o kismi yazdi. Amaç bu. Ve bunu tek seferde halletti. Dany düsük yapti.

Evet iste büyülü oldugu kesin ama ejderha borusu degilse ne olabilir diye düsünüyorum ben de.

Ben de ayni sekilde düsünüyorum Targlarin aile için evlilikleri konusunda.

Senaryo isiyle ugrastigim için bu konuda birkaç sey biliyorum. Senaryoya kalite katan seylerden biri nedir biliyor musun? Seyirciye her seyi anlatmamak. Bilgi ver, göster, baglantiyi izleyici kursun. Hayal et mesela… Bu olay bize açiklansaydi, nasil olurdu? Yabanci dizilerde daha önce izledigimiz sahneler flashback olarak kullanilmiyor asla, o yüzden bunu unutalim. Geriye tek bir sey kaliyor : Diyalogla anlatmak. Hangi karakterle anlatabilirler bunu? Bran! Düsünsene bir sahnede, ki bu anca gelecek sezon olabilir, Bran’in mesela Jon’a o isaretlenme olayini anlatip “iste bu yüzden duvari geçebildiler” dedigini. Jon bu detayi bilse ne olur? Bilmese ne olur? Bu neyi degistirir? Hiçbir seyi ! Yani bu durumda senaristler bu diyalogu sadece biz olayi anlayalim diye yazmis olurlar. Ya da bu sezon bunu açiklasaydilar, durum yine degismezdi, hatta daha kötü olurdu çünkü tek yol bu : “Biz bu duvari geçecegiz ama bunu yaptigimizda büyüler bozulacak Meera, Akgezenler duvari asabilecekler”… Olmazdi degil mi? :smile:
Dedigim gibi, izleyiciye her seyi anlatmamalisin, her seyi açiklamamalisin. Yapabildiginde, birakacaksin o anlasin, o baglantiyi kursun. Böylece hem daha fazla sasirir, etkilenir, hemde izledigi hikayeye daha yakin hisseder kendini, daha çok baglanir.
Tahminde kalmiyor sadece hayir, biraz üzerinde durursan ne kadar mantikli bir açiklama oldugunu görürsün. Elimizde bilgiler belli… Duvari koruyan büyüler var. Bu büyüleri yapan Ormanin Cocuklari. Üç Gözlü’nün magarasini da büyüler koruyor. Üç Gözlü büyü yapamadigina göre, o magarayi koruyan büyüleri de Ormanin Cocuklari yapti, ki zaten onlar da orada. Bran isaretlenince büyüler bozuldu, Akgezenler magaraya saldirdilar. Bran duvari geçerse ne olur?
Bu isaretlenme olayi herkesle olmuyor demek ki. Bran çok özel biri. Birde bu herhangi bir zamanda olmadi, Bran’in “yolculuk ettigi” bir anda oldu. Kitapta belki isaretlenme olayi olmaz, ama ben yine de Akgezenlerin duvari asmasina sebep olacak kisinin Bran olacagini düsünüyorum. Martin daha detayli bir çözüm üretir muhtemelen ama dizide bize gösterdikleri bu isaretlenme de gayet iyiydi.

Ama su da var… Hep Sur’un yikacak bir borudan bahsedilip duruluyor. Bu gerçekse eger, basit olmaz mi? Martin zaten uzun zamandir bu olayin nasil olacagini bize söylemis gibi olur. Martin ne zaman yapti bunu? :smile:
Viserion’un üfledigi o mavi sey alev degildi bence. Nasil anlatsam onu da bilmiyorum. Türkçesini bilmiyorum o kelimenin, Fransizlar “givre” diyor. Söyle diyeyim… Ki$in, sabahlari arabanin camini kaplayan buz tabakasi gibi bir sey olur ya? Kazirsin hani. Kar gibi yumusak degildir ama tam buz gibi kati da degildir. Ikisinin arasi. (su an kendime gülüyorum :smile:) O tür bir sey oldugunu düsünüyorum ben.

Cünkü ikisi de X noktasina gidiyor. X noktasina ulasmaya yakinken, A ve B yolunun yakinlasmasi, hatta birlesmesi mümkündür. Yanimda olsaydim bunun resmini bile çizebilirdim sana :smile:

Normalde bin adam falan çikarirlar evet ama dedigim gibi, 5 Kralin savasi diye bir sey yasandi.
Valyria çeliginden bir kilica sahip olmalarinda da var bir sey. Yaa koskoca Lannister’lar öyle bir kilica sahip olamamis, Mormont gibi fakir bir hane bunu nasil yapti?

Reddediyorum. Popülarizm falan degil. Olmasi gerekendi. Popülarizmde zorlama olur, kilifa uydurma olur, olaylarin akisini o yöne çevirme çabasi olur… Var miydi? Yoksa her sey gayet uygun bir sekilde, sorunsuzca mi gelisti? Bu olayin zemini var, basindan beri var, onu üzerine güzelce kurdular iste.
Jon/Dany iliskisi agirlikta olmaz. Bu iki karakterin hikayede belli bir agirliklari, önemleri var ama iliskilerinin agirlikta, birçok seyin önüne geçmesi gibi bir durum olmaz. Bu ayarda, ya da bir tik üstünde devam eder en fazla.
Bu konularda bundan baska yorum da yapmayacagim.

Gendry - Arya saka degil kesinlikle :smile: Sansa-Gendry ne alaka be? Arya piçaklar Sansa’yi! :smile: :stuck_out_tongue_closed_eyes:

Aegon’un her birini ziyaret ettigine dair bir sey yok. Menzil’e veya bati’ya gittigine dair bir bilgi var sadece. Yoksa bunun disinda Targlar 7 Kralliktaki olaylarla hiç ilgilenmemis, öyle yakin iliskiler falan da kurmamislar. Yani Aegon’u elbette biliyorlardi ama tanimak ayri bir mesele. Dany onlarin gözünde yabanci bir isgalciyse, Aegon da bundan farksiz degildi.

Ben baglilik yemini isteyerek müttefik de kazanilir derken genel konustum, Dany’nin durumundan bahsetmiyordum tam olarak. Fetih niyeti olan herkesin önce fethetmek istedigi topraklara hükmedenlere niyetini bildirdigini, ve hatta bu sayede müttefik bile kazanilabilecegini anlattim. Nihayetinde Dany’nin her lorddan baglilik yemini isteyecek olmasinin normal bir sey oldugunu söylemeye çalistim.
Dany’nin durumuna gelirsek… Senin de dedigin gibi, Tyrell’ler olasi bir müttefik, hatta olasi’dan da fazla. Bu adamlar sonuna kadar Targ’lara sadik kaldi, onlardan asla nefret etmediler. Ki zaten her seylerini Targlara borçlular. Gardener hanesinin kahyasiydi Tyrell’ler, sonra Aegon onlara Menzil’i verdi. Kitaptaki durumu düsünelim… tüm o Margaery/Cersei olaylarindan sonra Tyrell-Lannister ittifakinin devam etmesini saglayan kisi en son Kevan Lannister’di. Varys adami öldürttü. Cersei de bir seyler yapacak. Margaery’nin Yüce Serçe tarafindan hapsedilmesini saglarken kendisi de güme gitmisti hatirlarsin. Olaylar olacak diyorum, Cersei çok fena bir sey yapacak, dizideki gibi Margaery’nin ölümüyle bile sonuçlanabilir. Tüm o olaylarin sonunda Tyrell-Lannister düsmanligi kaçinilmaz. Belki, hatta muhtemelen, önce Aegon’a destek verir Tyrell hanesi ve tabi ki Menzil, ama Dany gelene kadar sürer bu.

“Diz çökün” talebi zaten tam olarak siyasi bir hamle degildir.

Anlamadim.

Saçmalik falan degil, akillica bir hareket bu. Isini garantiye alacaksin, ne olursa olsun. Dedigim gibi, tehlikenin farkinda olur, gerçekten ama bu meseleyi, hiç tanimadigi Jon’un pesinden ordusu ile birlikte Kuzey’e gitmeden önce halletmek ister. Gayet anlasilir bir istek. Bu saçmaysa Jon’un diz çökmeyecegim diye direnmesi de saçma olur o zaman. “Bu kiz belki de ömründe Akgezen diye bir sey duymadi, bilmiyor ne kadar tehlikede oldugunuzu. Ama sen biliyorsun. Bu kizi ikna etmen gerek, gücünü senin gücüne katman gerek yoksa hepiniz ölmeye mahkumsunuz. Sen ondan ve herkesten daha çok farkindasin bunun. Sen bu kizi ikna edemezsen, seni Kral ilan etmis o lordlar, tüm Kuzeyliler, tüm diyar halki ölecek, öyle ya da böyle Kralligin zaten gidecek. Diz çök iste Jon!” dememiz gerekir degil mi? O saçmaysa, bu da saçma. Akgezenler tehlikesini ona anlatildigi kadar bilen Dany “Diz çök” deyince sorun oluyor; Akgezenler tehlikesini herkesten fazla iyi bilen Jon “Diz çökmem” deyince sorun yok. Sebep? :thinking: Kabak hep Dany’nin basina patliyor, ben bunu anlamadim gitti. Fedakarlik, anlayis, düsünce… Bunlar niye sadece Dany’den bekleniyor? Hele ki konu karsisindaki kisi kadar kavrayamadigi bir tehlike ile ilgili oldugunda?

Zapt etmek zor mu olmus? Ne yapmislar? Isyan mi etmisler? Sorun mu çikarmislar? Kuzeyliler zor insanlar, bundan hep bahsediliyor, ama verdikleri yeminlere de sadiklar.
Söz konusu Dany iken, zincir benzetmesi hiç olmadi :smile:
Simdi Dany kötü biri degil, yasadiklari dünyayi daha iyi bir yer haline getirmek gibi bir istegi var, bunu yapabilecegine dair inanci olan biri. Adaletli, merhametli, yenilikçi. Kuzeyliler adaletsizlikten, haksizliktan isyan ettiler. Dany’yi tanidiklarinda, ki Dany tüm ordusunu ve ejderhalarini alip Kuzey’e gitmis, onlarin yaninda savasmis biri olacak; niye ona karsi olsunlar ki? Niye onu istemesinler? Dany onlara geleneklerinden, kültürlerinden vazgeçmelerini emretmeyecek. “Benim sancagim altinda, baris ve huzur içinde yasayalim. Bu diyari birlikte daha güzel bir yer haline getirelim” diyecek kiz, biliyoruz bunu.

Biz tüm bunlari Jon’un Targaryen veya varis olmadigi alternatif bir senaryo düsüncesi sonucu konustuk zaten. Yoksa ben de biliyorum Jon’un varis oldugunu. Biz bu konuya benim “Jon’un Targ olma durumu olmasaydi bile Kuzey onca seyden ve Dany’yi tanidiktan sonra onun Kraliçeligini kabul ederdi” dememle girdik.

Yok birbirimizi ikna etmek, düsünce degistirmek gibi bir amacimiz yok elbette. Ama bu tartismanin basindan beri, senin de benim de birbirimize söylediklerimiz, verdiklerimiz bilgiler sonucu bazi konularda fikirlerimizin degistigi oldu. Güzel olan da bu zaten, belli ki ikimiz de inatla düsüncelerimize tutunmuyoruz. Yeri geldiginde “Haklisin”, “Aa ben öyle düsünmemistim, dogru” aslinda diyebilen insanlariz. Arya konusunda böyle bir durum olmadi, bu da bu meselede tamamen farkli bakis açilarina sahip oldugumuz anlamina geliyor sadece. Söyleyebilecegimiz her seyi söyledik, devam ettirmek konuyu uzatip tekrara düsmemize sebep olur. Senin fikirlerin belli, benim fikirlerim belli. Argümanlar bitti. Daha fazlasini katamayiz, yeni bir pencere açamayiz :slight_smile:

Iyi ve dürüst bir adamdi Rickard. Tam bir Stark’ti. Bunu biliyoruz.
Ned Jon’u korumak için o yalani söyledi ve buna ragmen hayati boyunca bu sirrin altinda ezildi. Kendi elleriyle, bile bile leke sürdü onuruna. Her neyse, bu durumu “her karakter kisiliklerinin disina çikabiliyor” sonucuna baglayip Rickard Stark’in kizinin kaçirilmasindan faydalanabilecegini söyleyemeyiz; bu çok ayri bir sey. Bunu anca kötü bir itibara sahip olabilen biri yapabilir, Rickard’in öyle bir itibari var mi? Olsaydi bilirdik.
Ama dedigim gibi, bunlarin zaten hiçbir önemi yok. Rickard kizinin kaçirilmasindan faydalabilecek bir adam olsaydi bile, Brandon’un Kizil Kale’ye gidisinden sonraki yasanan olaylar isyanin patlamasina yeterli oldu. Plan, durumdan faydalanma falan yoktu bu olayda.
Söyle düsün… Bir erkeksin; kiz kardesin veya nisanlin bir adam tarafindan kaçirildi. Ister istemez o adamin kiz kardesine veya nisanlina kötü bir sey yapacagini, tecavüz edecegini düsünürsün zaten. O kiz eger kardesin ise, bu düsünceni yüksek sesle söyleyemezsin, zor yani, ama belli de olmaz tabi. O kiz nisanlin ise eger, eh, bu senin nasil biri olduguna bagli. Öfkesine hakim olmakta zorlanan biriysen, söylerdin. O adamin ne kadar adi oldugunu bununla vurgulama ihtiyaci da duyarsin.
Öte yandan, nisanli veya erkek kardes, ya da baba… Bu “tecavüz etti” lafi onlardan çikmadiysa, bunu söyleyen adami sustururlardi, her ne kadar onlar da bunu içten içe düsünseler bile. Izin vermezlerdi etraflarindaki birinin bunu söylemesine ve devaminda herkes tarafindan konusulmasina. Hassas bir durum; birinin kizi, digerinin kiz kardesi, ötekinin nisanlisi. Yani bu laf ya Starklardan çikti, ya da Robert’tan, baska birinden degil. Ve Robert, öfkelendiginde düsünmeden konusan ve hareket eden biri oldugunu düsünürsek, bu konudaki en büyük adaydir.
Ben bir yerde de okumustum zaten bu lafin Robert’tan çiktigini ama nerede okudugumu hatirlamiyorum iste.
Son olarak… Robert’in Isyani meselesinde bence bir plan, yönlendirme falan aramayalim. Cok hassas bir durumla basladi her sey ve bu yüzden devami hiçbir plana gerek kalmadan kendiliginden gelisti. Komplocularmis, planlarmis, laf çikarmaymis falan filan… Hiç sanmiyorum böyle seyler oldugunu. Lannister’larin Kral Sehrini basmasina kadar en azindan.

O genel görüsü bildigim için zaten aklima ilk öyle söylemek geldi. Yoksa Jaqen’in aslinda Syrio olduguna dair net bir düsüncem, kanitlarim, argümanlarim falan yok. Böyle bir sey olabilir diyorum ama nasil ve niye diye sorarsan… :roll_eyes:
Ilk kitaptan beri Arya’nin hikayesinde Braavos’un çok büyük bir yeri olacagi sinyali verilmisti zaten evet, ve o kadar çok sey var ki bununla ilgili, beklenti ister istemez büyük oluyor. Ilginç bir zincir yani evet ama son halkasi ne olacak hiçbir fikrim yok :smile:
Ned’in adami?? Vayon Poole mu? Kuzey’e dönmek için Braavos’dan bir gemi ayarlayan oydu galiba.

Sansa ölürse soy Arya’dan devam eder diye düsünürüm tabi. Ben de Ozan Bael hikayesi sayesinde böyle düsünüyorum, yani o hikaye sayesinde soyun kadindan devam etmesinin mümkün oldugunu görüyoruz.

Internet sorunu yasadim, modemim bozuldu, kafayi yiyecektim. Hala tam düzelmis degil gerçi, arada gidip geliyor yine, teknisyen gelip bakacak.
Sordugun için tesekkürler :blush:


#133

ben bunları yakaladığı o 6 kadın ve Mance rader a işgence ederek yada duvardan gelen haberlerden pek ala öğrenebilir Theonun kişiliği değişmiş bu işgencelerden bunları mı anlatmayacaklar ve Stanis Reek i nerden bilsin ayrıntıya dikkat Stanis için Reek Bolton piçinin yanında herhangi biri ne bilsin onun Theon olduğunu neyse kitaplar inş yakında gelir ben anlatamıyorum çoğu şey (belkide hatalı olduğumdan ) ama görücez
ve çarşaf çarşaf yazmayın lütfen dışardayken okurken oluyor da cevap vermek gerekiyorsa olmuyor :smiley: :joy:


#134

Martin yapar martin bir yolunu bulur deniyor. Bu başlıkta. İnanılmaz bir şey cidden.
Hatta, martin bence ned starkı da diriltir, bir yolunu bulur.
Hatta jon snıw tüfek bulur, valyria çeliği yapmanın yolunu bulur ağır sanayi silahları ile akgezenleri yok eder, martine inancım tam bunu yapabilir çünkit.
Hatta jon snıw kadın olsun böylece jon snow ile samwelli shipleme hayallerim gerçek olur. Sam ve jon çocuk yapsın istiyorum. Martin bir yolunu bulur.


#135

Nereye çekiyorsunuz işte anlatmak istediğim ben serinin yazarı olsam ucunda hikayeyi bozmak olsa bile bir yolunu bulur yapardım seriyi ben yazmıyorum Martin beni dinleyecek değil ee ne diyorsunuz siz hala ve nereye çekiyorsunuz yeter benimde bir sabrım var


#136

Roose Bolton gibi bir adam Kuzey Kralı olmayı kafaya koymuş ise bunun için önündeki her tehdidi yok eder.

Lady Dustin’in şu sözlerini tekrar hatırlayalım. Bilhassa son cümle…

“Lord Bolton basit bir lordluk unvanından daha fazlasını istiyor. Neden Kuzey Kralı olmasın? Tywin Lannister öldü, Kral Katili sakatlandı, İblis kaçtı. Lannisterlar eskisi kadar güçlü değiller ve sen nezaket gösterip Roose’u Starklar’dan kurtardın. Yaşlı Walder Frey, şişman Walda’sının kraliçe olmasına itiraz etmez. Lord Wyman önümüzdeki mücadeleden sağ çıkarsa Beyaz Liman sorun yaratabilir… ama Wyman’ın mücadeleden sağ çıkmayacağına eminim. Ancak Stannis kadar şansı var. Roose ikisini de ortadan kaldıracak, Genç Kurt’u kaldırdığı gibi. Başka kim kaldı?”

Gördüğümüz üzere Robb’un ölümünden sonra Roose için kral olmasının önündeki iki engel var; Manderly ve Stannis. Bu ikisini de öldürüp sorunları bertaraf etmeye niyetli. Eğer Jon’un varis olduğunu bilseydi çoktan bu iş için suikastçılarını vs. göndermişti bile. Bu “başka kim kaldı?” sorusu ayrıca Dustin’in de Jon meselesinden bihaber olduğunu gösteriyor.

Cumhuriyet meselesi biraz abes kaçar. Böyle düşüncelerin öncesinde temelleri olması lazım, bir anda olmaz. Roma ve Yunan Cumhuriyetleri çok da matah bir olay değil aslen; erkek ve en üst seviye aristokrat sınıfının mecliste bir araya gelip kendilerine kral seçmesi olayı. Aslında bu olay Roma ve Yunan öncesinde Türklerde bey seçimi olarak cereyan ediyor toylarda. Lakin devlet bazında değil elbet, obaların başına vs. :stuck_out_tongue: Neyse. Biraz itici kaçar bu evrende cumhuriyet meselesi. Star Wars izliyormuş gibi olurum. Bence olduğu gibi devam eder, kuzey ile veya kuzeysiz.

Düşük kısmı üzerinde durma olayım da işte belki kendinden geçer(devam ettiği için düşük) ve bundan faydalanarak bir sorun yaratılır senin istediğin gibi bir şeyler olur, diye… :stuck_out_tongue:

Rahatsız olacak bir şey yok, onlar da az biraz bilgi edinir işte; ileride evlenmeyecekler mi? Bilinçli koca olsunlar. :smiley:

Tamam ama haklı isen bu durumda bu bebe ne diye geçti duvarı? Yani duvarı geçmese duvarı yıkamayacaklar. Hazır bile değil diyar bunlarla yüz yüze gelmeye. Açıkçası Bran şu ana kadar sadece Jon’un ailesini öğrenmemizde işe yaradı, bunun dışında bir halta yaramadı oğlan. Son yılda ne işe yarayacak merak ediyorum, eğer ölülerin bir kısmına hükmedemeyecekse vs… Bana göre gereksiz bir karaktere çevrilmiş olur, kitapta çok daha fazlasını bekliyorum.

Duvarın büyüsünün ormanın çocukları tarafından yapıldığına dair kesin bilgi var mıydı, kitaplarda? İşaretlenme meselesinin herkeste olup olmaması ise gene tahmine dayanan bir şey oluyor işte… Yazarların mantıksızlığını biz mantıkla doldurmaya çalışıyoruz bu durumda. Neyse dizide ayrıntılara takılmamayı öğrenmem gerek, bir sene kaldı zaten.

Her şeyi çok karmaşık ve beklenmedik olarak beklemek yazara fazla baskı olmaz mı? Bırak bazı şeyler de göstere göstere olsun. :smiley: 999 şey öyle olmuş 1000. de böyle olsun, ne olacak? Kurgunun heyecanını mı söndürecek? :slight_smile: Gerçi çok başka bir şey de olabilir yazarın aklında duvarı yıkmak için. Yine de bir buz ejderhası bekliyorum surun altından, görürüz umarım.

Buz ile buzu mu yıktılar yani? :smiley: Bence mavi alevdi ama son yılda görürüz insanlar üzerinde yakıcı mı dondurucu mu etkisi var.

ahaaa resme gerek yok, canlandırdım kafamda. :smiley: Lakin a ve b yolunun yakınlaşması demek ikisinin ortak bir olayda buluşup x noktasına adım atması demek. Lakin Sansa meselesi b yolu üzerindeki bir olay değil, yolun ta kendisi. Tek bir olay. :slight_smile: Neyse efem. Bu kısmı da geçelim artık. Sen Sansa piç savaşına katılacak diyorsun ben ise katılmayacak diyorum. :stuck_out_tongue:

İlk başta Mormont’un yalan söylediği üzerinde durdum, piç kılıç Blakcfyre falan mı acep dedim, öyle kuramlar vardı. Lakin Jorah da bir kılıçta bahsetmemiş miydi Dany’e? Onu okuyunca kuram suya düştü idi. :smiley: Lakin sonra aklıma geldi; Mormont kadını neden kılıcı abisine geri göndersin? Abisi orada ölmeyecek mi? Ölecek. Kılıç Mormont Hanesinin lorduna/ladysine ait değil mi? Bunların kadınları bile savaşçı değil mi? Hepsine evet. Bu durumda kendisi kullanacakken ya da varislerine geçirecekken neden abisine gitsin kılıç? Hakiki Mormont kılıcının hanede kaldığını düşünüyorum, Mormont belki gerçekten bir Targ kılıcını vermiştir Jon’a? Sonuçta kılıcın kabza başını hiç görmedik, kimse görmedi. Aşınmış diye yenisini birine yaptırıp taktırmıştı Mormont. Bir de aile kılıcını neden bir piç oğlana versin? Stark olsa bile, seviyorlar Starkları çok tamam da… Bir çok yönden düşündürücü.

Amacım seni kızdırmak değil ama popülarizm. Dizinin neredeyse en başından beri izleyiciler bu ikisini bir araya getirmek istedi. Hatta Kit bile bir canlı videoda sorulan soru karşısında ya şey yaparlar ya savaşırlar dedi; izleyiciler birlikte olsunlar diye karşılık verince Kit de güldü ve yazara attı topu; yazar da orada idi. Lakin izleyicilerin böyle olmasını istemesi ve bu popüler bir konu haline gelmesi yazarın, (ikisi arasında bir ilişki yazmaya zaten niyetlenmişse) bu istek yüzünden yazacağını göstermiyor. Jon’un ailesi meselesi de popüler bir kuram idi ve ben dahil bir çok kişi gerçek çıkmasını istedik ve çıktı(seride çıkmadı ama çıkacağını biliyoruz.). Bu popülerizm yüzünden olmadı, hikaye öyle olduğu için çıktı. Fakat popüler bir konu. Dany de sırf Jon ile sorunsuz ilişki yaşasın diye Daario’yu Meeren’de bırakıp hikayesine son verdiler. Kitapta bir ilişki yaşayacaklarına şüpheyle yaklaşıyorum ama dediğim gibi önceden de asla bu olasılığı yok saymıyorum, sonuna kadar haklı çıkıp senin dediğin gibi de olabilir olaylar.

Arya niye pıçaklasın kızı ya? :smiley: Gendry’e aşk duymuyor etmiyor. Sansa ile daha uyumlu gelmişlerdir Sansa bana, cidden yakıştırıyorum. Boyu boyuna uyuyor da :smiley:

Aegon o haritayı kulaktan dolma bilgilerle yapmadı. HBO’nun son yayınladığı videolarda Aegon’un 7 krallığı ziyareti ve harita meselesinden de bahsediyorlar. “Aegon onlar için sadece ziyaretçiydi.” tarzında bir cümle kuruluyor; ejderhasına atlamış gitmiş, ziyaret etmiş sonra dönmüş haritayı yapmış ve fetih planlarına başlamış. Aegon, ailesinin gelişinden 150 yıl sonra bile yabancı bir istilacı olarak görülemez bana kalırsa. Ayrıca o zamanlar başka bir Valirya kökenli aile de var dar denizlere hakim olmuş ve bunlardan önce gelmişlerdi yanılmıyorsam. Yani halk, Valiryalılara karşı yabancı değil. Dany, ailesi dolayısı ile zaten bir nevi tanınıyor ama Deli Kral’ın kızı olarak akıllarda ve dahası kişilik olarak hiç tanınmıyor. Bu açıdan ben akıllıca olanın önce kendisini tanıtması vs. olarak gördüm; müttefik arayışı içinde olmalı “gel bana diz çök” değil. Bu akıllıca değil. Tanıdıktan sonra severler demiştin kuzey için; sen de diyorsun, tanımadan nasıl olacak? Elinin altında hiç müttefiğin yok; Dorne, yeğen diye Aegon’a destek çakacak, Tyreller bile büyük olasılık yasa gereği varis Aegon diye ona destek çakar, eğer Marg. meselesi olmazsa… Çünkü nereden bakarsan bak erkek bir kral, kadın bir kraliçeden daha garantili geliyor insanlara. Ne açıdan? Soy açısından. Erkek egemen düşüncesi açısından vs… Dany’e en fazla git Aegon ile evlen kraliçe ol, gücünü birleştir derler. Zaten Jon’un ve Varys’in vs. de niyeti buydu en son. Tyrion çomak soktu araya :smiley:

Yani bağlılık istemek için bile gene önce kendini tanıtman gerek vs. Kafadan gel diz çök, bağlılık et vs. diyemezsin. Bilmiyorum açıklayabildim mi? Kısacası bir lady vs. olarak tanımadığım bir kadına diz çökmem. Önce bir tanıyayım kendisini, gelsin bana anlatsın meramını… Ha Targ aşığı isem zaten uça uça giderim onun gelmesine gerek kalmadan. :smiley: Dikkatini çekerim Selmy bile Dany’in hizmetine kesin olarak girmeden önce gizli kimlikle dolandı yanında ve deli olup olmadığına baktı. Deli çıkaydı uzaklaşacaktı. Bu adam böyle düşündü ise herkes böyle düşünür. Bir de bu kız kitapta daha babasının ne olduğunu öğrenmedi demi? :smiley:

Tamam işte, dizide böyle bir durum söz konusu. Kitapta sur macerasını 6. da ve çetinocak ile bekliyorum jon katılırsa eğer sonrasında ww savaşına kadar beklemiyorum.

Bu kısmı boş ver, ben de ne anlatmaya çalıştım anlamadım. :stuck_out_tongue:

Tabiki de saçmalık. :smiley: Bak gene dizi etkisinde kalmışsın… Ben anlamadığın kısımın öncesinde şunu demiştim; Jon, dizide olduğu gibi Sur ötesine gidip ölü adam yakalayıp getirmekle uğraşmayacaktır ikna etmek için… Sebep? Çünkü 5. kitapta yeni kardeşlerin yemini için sur ötesine geçtiğinde ölü yabanıllar ve Wun Wun2u bulmuştu. Ölü 2 yabanılı da yaşayanlar ve dev ile birlikte Sur’a getirdi. Ölülerin ayağından zincirleyip buz hücrelerine attırdı. Onların dirileceğinden emin, onlarla bir şekilde konuşmaya çalışıp dertlerini anlamak istiyordu. Bunlar dirilince zaten milleti ikna etmek için Dany’i de ikna etmek için bunlardan birini yanında götürse yeterli.

Ben de diyorum ki Jon gelecek, böyle böyle bir durum var; ww gelirse hepimiz öleceğiz, taht falan da olmayacak ortada… Ahan da bunlar delil, deyip ölüleri gösterse bu kız ikna olmayacak mı ww tehlikesine? Savaşma kararı almayacak mı onlara karşı? Embesil olması gerek. Babasının kızı derim, Cersei’nin ikizi derim… Dany’nin böyle olmayacağını biliyoruz. Savaşma kararı alacaktır, ikna olacaktır. Hal böyle iken dizide olduğu gibi “diz çök öyle yardım ederim” mi diyecek? Ya hu tehlike ortada iken hala totoşunu koyacak tahtın derdinde olan birine zaten diz çökmek gibi bir hata yapmam ki! Madem hayallerin var, güzel idealleri olan birisin önce diyar ve halk demen gerek, derim. Böyle diyen birine de zaten senin kuzeyliler meselesinde vurguladığın gibi diyar ve halk diz çökmeye eğilimli olur. Aksi halde taht taht diyene hadi güle güle derim. Git ejderhalar diz çöksün, derim.

Söz konusu Dany iken, zincir benzetmesi hiç olmadi

Cidden haklısın. :smiley:

Ya ne bileyim yazar öyle yazmış, zormuş işte, isyan etmemişler ama ne yapmışlar bilemiyorum yazara sor bana değil :smiley:

Son söylediklerin üzerine yeniden düşündüm. Jon ölürse… Kışyarı başına geçecek Stark erkeği olmazsa kuzey, haneler arasında parçalanmış bir yer haline gelir. Muhtemelen bir başka hane birleştirmek için çabalar vs. Ya da Stark kızlarıyla evlenerek hakim olmaya çalışır. Fakat bu bile başlı başına iç çatışma… Bu durumda Dany için kuzeyi kendine bağlamak kolay olur gibime geliyor. Hele Starkları yanına çekerse… He senin söylediğin ilişki olur ve Jon’dan bebeği olursa bu durumda daha kolay diz çökerler; çocuk yarı kuzeyli sayılacaktır. Hem Stark kızları da yeğenlerini desteklerler. :stuck_out_tongue:

Rickard Stark hakkında hiçbir şey bilmiyorum. Kitaplarda bir şey hatırlamıyorum onun karakteri hakkında, bu yüzden her şey mümkün bana göre. Dahası benim söylediğim şu idi; Rickard bana göre bu planlanan isyanın içinde olan biri olarak kuzey krallığını yeniden canlandırmak istemiştir diye tahmin ediyorum, yoksa neden isyan etme derdi olsun? Bu durumda kızının prense kaçması ve onunla evlenme ihtimali, bu planın suya düşmesi demektir. Kızı aşk için prense kaçmış ise Rickard, bunu açık seçik söyleyemez(biliyor ise eğer yani); bu durumda “kaçırdılar kızımı” diyecek. Sonuçta kuzey lordları aşk için kaçan bir kızı geri almak için neden savaşsın? Savaşmaz.

Lakin ana planlayıcılar da bu durumu lehlerine kullanıp üstüne sonradan “tecavüze uğradı” meselesini eklemiş ve Targları hatta bizzat Rhaegar’ın kendisini(çünkü halk tarafından çok sevilen ve desteklenen biriydi) şeytani göstermek istemiş olabilirler, diyorum. Deli Kral zaten deli, herkes tarafından hoşnutsuzlukla karşılanıyor ama onun yerine prensin geçmesini isteyenler varken isyan, gerçek manasına kavuşamazdı. Sonuçta bu ana planlayıcılar hanenin tamamen yok olmasını istedi… Rickard zaten çoktan ölmüş. İsyanın asıl çıkışı bunların ölümüydü ama ortada bir savaş var ve tarafına adam çekmek için düşman tarafının itibarını düşürmen gerek. Hatırlarsan LF, Stannis’in zina meselesine karşı saldırıda bulunmuştu aynı şekilde… Benim aklıma böyle bir şey geldi işte.

Vayon Poole mu? Jeyne’nin babası mı? Bu muydu bütün bunu yapan? Hatırlamıyorum ki ismi… :stuck_out_tongue:

Rica ederim, ben de bir kaç gün yazamayabilirim zira şifayı kaptım. Yatak döşek yatmazsam görüşmek dileği ile inşallah :slight_smile:


#137

Hocam, yapmak istediğin şeyi bozar mısın?
Neyse yaa saçmalıklara kafamı yormuyorum.


#138

saçmalayan sizsiniz ben bozar demedim yazmak istedikten sonra bir kulbunu bulur bize yedir demek istedim tıpkı ww leri ejderhaları ölümden dönüşleri yedirdiği gibi hatta ensesti


#139

Biz Stannis’den bahsetmiyorduk ki zaten. Mektubun Ramsay tarafindan yazildigi düsüncesi üzerinden tartisiyorduk. Siz Ramsay’nin bu mektubu yazdigina inaniyorsunuz ve bu mektubu yazmasindaki esas sebebin Jon’un Robb’un varisi oldugunu söylediniz.

Mektuba gelince mektuptaki asıl neden görünen değil görünmeyen Jon un bir gün Stark ailesinin lideri olarak çıkacağı korku ve o zamanda sahte Aryadan dolayıda Starklar ile bağlarıda olmayacak. Bir an önce onun ölmesi yada öldürecek sebebe sahip olmak istediklerinden o mektup yazıldı. Çünkü Gece nöbetinden çıkıp gelse nöbete ihanet diye onu öldürme hakkı olacak

Bu paragraf size ait. Ve ben bunun üzerine, mektubun Jon’un varis olmasiyla, bir gün Stark ailesinin lideri olacak olmasiyla ilgisi olmadigini; Ramsay’nin bu mektubu yazmak için yeterince sebep oldugunu ve o sebeplerin hepsinin mektupta yazili oldugunu söyledim. Bizim konumuz Stannis degildi, “mektubu kim yazdi?” diye tartismiyorduk biz.

@YeniAy_Ottoman
Roose ve Jon ile ilgili söylediklerinin altina imzami atarim! Ben de bunu anlatmaya çalisiyorum zaten. Roose’un Jon’un varis ilan edildiginden haberi olsaydi, onu çoktan olasi bir tehdit olarak görmüs olurdu ve önlem alirdi.

Cumhuriyet konusuna gelirsek; ben zaten günümüzdeki Cumhuriyetlere gibi olmasi zor dedim, o çag böylesine bir degisikligi uygulayamaz, böyle bir sisteme birden geçemez. O yüzden, MÖ 500’de Atina’da, Kleinstenes tarafindan ilan edilen demokratik düzene benzer bir sey olabilir. Aynisi olmayacagini da söyledim, çünkü o demokratik düzenin basinda bir erkek meclisi varmis, birde kölelik durumu devam etmis. Yani aynisi olacak demiyorum, imkansiz, bunu belirttim zaten. Benim demek istedigim su… Sorunlu, eksik de olsa, Kleinstenes o dönemde demokrasinin temelini atmis, dünyadaki ilk demotratik düzeni kurmus, ilk tasi yerlestirmis yani. Buna benzer bir durum olabilir diyorum ben. Dany veya Jon, ya da ikisinin de sag kalmasi durumda birlikte yeni bir düzen ilan edebilirler ve bu düzen ASOIAF dünyasinda demokrasinin ilk tasi olur. Yani benim düsüncem bu. Ya oldugu gibi kalir her sey, ya da halkin da söz sahibi oldugu (günümüzdeki kadar degil elbette) bir düzene geçilir. Ama eskiye dönmez diye düsünüyorum, 7 Krallik tekrar 7 ayri kralliktan olusan bir diyara dönüsmez.
Birde ufak bir not;

demissin… Benim bahsettigim o tarihi olayda, bir erkek meclis oldugu dogru ama bir halk meclisiydi. Kleinstenes sinif farkini kaldirmisti.

Bilinçli kocalar :smile: Olsunlar tabi :smile:

Bran niye geçti duvari? Valla onu Martin’e soracaksin :smile: Ben inaniyorum yani kitapta da Bran’in Sur’un Ötesindeki macerasinin Akgezenlerin duvari asmasina sebep olacagini. Bir etkisi olacak bence, ama ne boyutta, nasil, onu bilemem. Direkt bir etki? Dolayli mi? Bilmiyorum gerçekten.
Bran Üç Gözlü Kuzgun/Karga olarak dizide de çok etkili olacaktir, eminim. Yani hem Jon ile ilgili gerçegin açiga çikmasinda kilit karakter Bran, hemde Akgezenler savasinda büyük bir önemi olacak. Dizide de, kitapta da. Bran karakterinin misyonu bu yani. Ve daha ne olsun?

Duvarin büyülerle güçlendirildigi ve bu büyülerin Ormanin Cocuklari tarafindan yapildigi bilgisi var, “Buz ve Atesin Dünyasi” kitabinda.
Isaretlenme olayi dedigim gibi kitapta da olur mu bilmiyorum ama yani düsününce, olusturulan bu durum, ASOIAF’a çok mu ters? Uygunsuz, saçma bir kurgu mu? Hayir, ben öyle oldugunu düsünmüyorum.
Kesinlikle dizideki ayrintilara takilma, gerçekten bu hem kitaptan, hem diziden ayri ayri keyif almani saglar. Dizi, çok konustugumuz sebeplerden dolayi farkli bir yolda gidiyor, bunu böyle kabul etmek lazim, “Ama kitapta…” dememek lazim. Mantiksizliklar elestirilir elbette, ama farkliliklar anlamaya çalisilmalidir.

Buzu bir ejderhanin agzindan çikan “buz” ile yiktilar evet :smile: Ben bu sekilde düsünmek istiyorum çünkü mantikli olan bu. Yani önceden atese, ama simdi buza ait oldugunu söyleyebilecegimiz bir yaratik alev üflememelidir, ne bileyim? Ama senin de dedigin gibi, neyin ne oldugunu son sezonda görecegiz. Eger Viserion’un üfledigi o “sey” alev ise eger, ben söyle bir tepki veririm : :face_with_raised_eyebrow: Ama üzerinde de durmam yani.

A ve B noktasi X noktasina varmadan önce ya bulusur, ya da yakinlasir. Iki olasilik var.
Bulusmalarini açiklamaya gerek yok, ama sunu da söyleyebilirim, bulusma ikinci olasik, yani gerçeklesmesi daha zor olan. Yakinlasirlar derken ise sunu kastettim… Bir örnek vereyim… Bir dag yolu hayal et, birde toprak ama düz bir yol. Dag yolu Martin’in yolu, zor, engebeli, dolambaçli. Toprak ama düz yol ise senaristlerin, engeller var ama daha hizli, daha kolay ilerliyorsun. Bu iki yolun bir noktada yakinlastigini düsün. Hala farkliliklari olsa bile, artik ayni ortamda olduklari için benzerlikleri de olacaktir. Ne kadar iyi bir örnek oldu bilmiyorum ama umarim anlatabilmisimdir :smile:
Sansa meselesi aslinda B yolunun ta kendisi degil. Sansa meselesi için B1 diyelim :smile: B yolundaki önemli bir olay, ön planda olan bir olay. A yolunda da bir Sansa meselesi olacaksa, bu mesele A3 falan olur belki. (Bizim disimizda bunlari okuyan varsa, kim bilir neler düsünüyorlar? :smile: … Gayet iyiyiz arkadaslar! Her sey yolunda!)
Sansa konusu kapanmistir evet.

Evet öyle bir teori vardi Uzunpençe ile ilgili, ama detaylarini hatirlamiyorum. Argümanlar neydi, sen biliyor musun? Blackfyre kilici en son Aegor Aciçelik’teydi diye biliyorum ben, bundan baska bir bilgi var mi bilmiyorum. Yani Uzunpençe esasinda Blackfyre ise, Essos’dan Westeros’a nasil geri getirildi ve Mormontlarin eline geçti? Ama senin de dedigin gibi, ömrünün sonuna kadar Gece Nöbetinin bir adami olacak Jeor Mormont’a kiliç neden kiz kardesi tarafindan gönderildi? Kalsin Mormont hanesinde, Maege kullansin ya da olmadi gelecekte dogacak bir erkek çocuk için saklansin. Aynen katiliyorum. Karisik bir mesele.
Kilicin kabzasi aslinda çok önemli degil, yani oradan bir sey çikmaz. Uzunpençe gerçekten de Blackfyre ise eger, Mormont’lar kabazinda bir degisiklikler yapmislardir elbette, kiliç kendi hanelerine yakisir olsun diye; sonrasinda ise Jon’a uygun olmasi için söylendigi gibi tekrar degistirilip ayi basini kurt basina çevirmislerdir. Bunda bir sey yok. Ama geri kalan her sey gerçekten düsündürücü.
Hos olur ama degil mi? Uzunpençe gerçekten Targaryen hanesine ait Blackfyre ise eger; bu kilicin Jon’un elinde olmasi falan. Cidden çok hos bir durum olur.

Dany ve Jon dizinin en sevilen karakterleri. Popüler karakterler. Ve evet onlarin birlikte olmasini isteyen çok büyük bir kilte var. Ama onlar istedi diye dizide Dany/Jon aski olmadi. Dany ve Jon sevilmeyen karakterler olsaydi da sonunda yollari kesisecek ve birlikte olacaklardi. Ben bunu söylemeye çalisiyorum. Bu askin dizide gerçeklesmesi konusunda popülarizm yok. Ben kitapta da olacagini düsündügüm için, olmasi gereken oldu diyorum.
Kit olayi çözmüs iste, “ya sevisirler ya savasirlar, baska yolu yok Dany ve Jon için” demis. Gerçekten de yok. Ya sevisirler, ya savasirlar. Bu kadar, ortasi yok. Savasmalari hikayenin sonuna fayda saglamaz, Akgezenler olmasaydi, durum farkli olurdu tabi. Asik olmalari ise, daha önce de bahsettigim gibi, o heyecana, gerilime, dram katar. Sifirdan baslamis ve çok önemli yerlere gelmis bu iki iyi, merhametli, yenilikçi karakterin bir arada olmasi renk de katar hikayeye.
Daario çok mu önemli bir karakter Allah askina? Ne olmus yani adami hikayeden çikardilarsa; baska ne yapabilirlerdi? Daario 7.sezonun içine ederdi bildigin. Eger Dany ile gelseydi senaristler onun kiskançligini ve Jon’a diklenmesini yazmak zorunda olacaklardi. Bunu izlemek ister miydin? Ya da yazmazlardi, Daario uslu uslu dururdu ve biz bunun ne kadar mantiksiz oldugunu söyleyip elestirirdik. Böyle olsun mu isterdin? Daario diziden çikarildi çünkü olayi bitti, çünkü çikmasi gerekiyordu. Bundan sonra, artik çözüme dogru giden bir hikayeye katki saglayamazdi. Ortalikta dolanirdi anca öyle, ya Dany’yi kiskanirdi, ya da uslu uslu dururdu. Her iki durumdan da sikayet ederdik. Ilk durum bunaltirdi, gereksiz derdik; ikinci durum ise mantiksiz gelirdi. Senaristler bunu biliyordu, o yüzden tam zamaninda Daario’nun hikayesini bitirdiler, hemde gayet güzel ve mantikli bir sekilde.

Sakasina dedim ben onu :smile: Gendry’ye ask duymuyor?? Ee ona bakarsan, senin söyledigine göre Jon’a da asik degil ama olacak. Hiç isaretlerden bahsetme, onlarda cidden bir sey yok, üzgünüm :smile: O yüzden Gendry’ye, olacak demiyorum ama, asik olabilir. Gayet mümkün!

Aegon’un 7 Kralligi gezdigi bilgisi varsa, tamam, kabul.
Ama bu yine de Westeros krallarinin onu tanidigi anlamina gelmiyor, sadece biliyorlar. Aegon onlara baglilik talep ettigi mektuplari gönderdiginde, eminim onu yabanci bir isgalci olarak gördüler. Dany için de durum ayni yani. Bu bir sey degistirmiyor. Dedim ya? Fetih niyetin varsa, önce bunu duyurur ve baglilik yemini istersin, bir nevi kendince karsindakilere bir sans vermis, bir seçenek sunmus olursun. Geri mi çevirdiler? Iste o zaman savasirsin.
O bahsettigin Valyria kökenli diger hane Velaryon hanesi. Ve evet Targlardan önce geldiler ama bu Westeros halkinin onlari yabanci gibi görmemesine sebep olacak degil ki. Valeryonlar sayesinde Valyria’lilara yabanci degillerdir orasi kesin, ama yabanci olmamak ile yabanci gibi görmek farklidir. Fetih olayi ortaya çiktiginda kesinlikle yabanci, isgalci demislerdir. Birde bu mantiktan gidersek; 300 yil boyunca Westeros’a hükmetmis, artik Valyriali oldugu kadar Bati Diyarli da olmus bir haneden geliyor Dany. O yüzden senin mantigina göre Dany’yi de öyle yabanci gibi görmeyecekler. Ama ben görecekler diyorum. Bilmek var, birde tanimak var. Aegon’u biliyorlardi, tanimiyorlardi. Dany’yi biliyorlar, tanimiyorlar. Aegon fethetmeye geldi. Dany fethetmeye geliyor. Durum ayni yani.
Dany nasil kendini tanitsin? Bunu nasil yapabilir mesela? Kapi kapi dolasip “Merhaba ben Daenerys, Targaryen hanesinden evet; sizinle tanismaya geldim. Westeros’u fethetmek gibi bir niyetim var” mi desin? :smile: Yani cidden nasil yapacak bunu?
Fethetmek istiyorsan, gidersin, niyetini söylersin, baglilik yemini istersin, karsi çikanlarla savasirsin. Bu böyledir. Baska yolu yoktur.
Kuzey ile durum farkli olacak. Bu ikisini birbirine karistirma. Akgezenler Dany ve Kuzeylileri bir araya getirecek, birlikte savasmalarina ve dolayisiyla Kuzeylilerin Dany’yi tanimalarina sebep olacak. Bu farkli bir durum. Dany oraya kendini tanitmaya gitmiyor, belli ve ciddi bir sebeple gidiyor. Kuzey Dany’nin Kraliçeligini kabul edecekse, bu sadece Dany’nin iyi biri olmasiyla da alakali olmaz. Desteklemeye deger, Kraliçe olmayi hakeden biri oldugunu düsündükleri anlamina da gelir. Kuzeylilerin bunu görmek, anlamak için firsatlari olacak, Dany’nin ise öyle bir sansi. Planli degil, “beni tanisinlar” düsüncesiyle degil, sartlar onlari o noktaya getirdigi için. Ve birde tabi hep dedigim gibi, herkesin büyük ihtimalle o savastan sonra baris ve huzur isteyecegi konusu da var ek olarak.
Dany’nin su an Westeros’da müttefigi yok ama sonra? Bu durumun degismesi imkansiz mi? Genç Griff’in Dany ile karsi karsiya gelecegi konusunda az çok hemfikiriz. Genç Griff Targaryen degilse, bu ortaya çiktiginda bir yalanci gibi görünmeyecek mi? Bir yalancinin yaninda mi durursun? Yoksa büyük bir ordusu ve 3 ejderhasi olan gerçek bir Targaryen’in yaninda mi? Aegon-Dany karsilasmasi çok sey degistirecek.

Baglilik yemini istemek için hiçte kendini tanitman falan gerekmiyor. Bana gerçek tarihten, bir fetihte, savaslarin bir diyarin kaderini belirledigi dönemlerde böyle bir seyin olduguna dair bir örnek göster. Dany Westeros’un Kraliçe adayi, Cumhurbaskani adayi degil. Dolayisiyla vaatelerini bildirecegi, vizyonunu anlatacagi, kendisi tanitacagi bir durum olmasi söz konusu degil. Kraliçe, hükümdar olmak istiyorsa, bunu bildirir ve baglilik yemini ister; önce güzellikle yani, olmadi mi? O zaman toplar ordusunu ve istedigini elde etmek üzere savasir. Bu is böyle yürür. Kendini tanitmasi gerek ne demek cidden? Ilk Insanlar kendilerini Ormanin Cocuklarina tanitmis mi? Andallar Ilk Insanlara? Aegon Westeros Krallarina? Hayir, çünkü öyle bir dünya degil o.
Barristan konusunda… Kimligini gizlemesi daha çok kendisiyle alakali bir durum. Yani karsisindaki Dany degil de bir baskasi olsaydi, Barristan yine ayni seyi yapardi. Cünkü adamin en büyük acisi, hep kötü hükümdarlara hizmet etmis olmasi. Yani onun durumu ile, topraklari fethedilecek bir Kralin, bir Lordun durumu ayni degil. Barristan çokta dogru bir örnek degil yani bu konuda. Barristan Dany’nin hizmet etmeye deger biri oldugunu anladi ve yaninda kaldi. Tersi olsaydi çekip giderdi. Peki Dany geldiginde Westeros lordlarinin böyle bir seçenegi olacak mi? Dany’nin iyi biri oldugunu bilseler bile, bu diz çökmelerine yetecek mi? Her sey o kadar basit mi? Kötü biri oldugunu düsünürlerse eger, kapilarini pencerelerini kapatip hayatlarina dönebilecekler mi? … Yani aslinda gördügün gibi, Dany’yi tanimalari da bir sey degistirmez. Dany’nin baglilik yeminini kabul eden biri olacaksa, bunun Dany’nin iyi biri olmasiyla alakasi olmaz; sebepler bellidir : Dany’nin gücü. Ortak bir düsman… Hep çikar’a yönelik yani anliyor musun? (Kuzeyle olan durumun farkli oldugunu tekrar belirteyim su noktada). Barristan gibi iyi olana hizmet etmek istegi degil.

Durum yine degismiyor. Jon iki Wightla Dany’nin, Cersei’nin ve digerlerinin karsisina çiktigina onlari Akgezenlerin efsane olmadigina ve tehlikenin gerçekligine ikna eder, orasi kesin. Ve Cersei’yi bilemem ama Dany Akgezenleri durdurmalari gerektigini bilir, bu meseleyi önceligi haline getirir. Ama yine de sence Jon kadar kavrayabilirler mi bu tehlikeyi? Gece Nöbetindeki adamlar kadar kavrayabilirler mi? Hayir, daha fazlasina sahit olmalari gerekir.
Neyse. Diyelim ki, Jon Dany’nin karsisina dizideki gibi Kral olarak çikacak. Yani Dany’nin hükmetmek istedigi diyardaki Kuzey’in Krali olarak. Diyelim ki Dany yine “Yardim edecegim ama önce diz çökmen gerek” diyecek, ki diyecek yani, kesin, tehlikenin farkinda da olsa, sonrasini da düsünecek. Ve zaten dedigim gibi, tehlikeyi anlar ama kavramasi gerektigi kadar kavrar mi, wightlara ragmen? Bu zaman ister, daha fazlasini görmesi gerek. Bu durumu Jon’un karsiladigi gibi karsilamasi mümkün degil. Ve diyelim ki Jon bu talebi reddedecek… Ne düsünürsün? Dany’nin saçmaladigini mi? Yoksa bu tehlikenin ondan daha iyi farkinda olan ama yine de “Diz çökmem” diye direten Jon’un saçmaladigini mi?
Dany saçmaliyor diyorsan, Jon da saçmaliyordur. Cünkü yaptiklari ayni sey ! Ben bunun saçmalik oldugunu düsünmüyorum. Dany tehlikeyi bilen ama tam anlamiyla kavrayamamis biri olarak (ki bunun için ona kizamayiz, gayet normal) Akgezenleri yendikleri takdirde olacaklari düsünüp önlem alacak, aksi düsünülemez. Jon ise tehlikeyi ve Dany’yi ikna edemezse sanslarinin epey düsük oldugunu çok iyi bilen biri olmasina ragmen Kuzeylileri hayal kirikligina ugratmak istemeyecek ve bu da anlasilir (Kitapta da “diz çök”; “yok çekmem” durumu olursa bunlarin sebebi degismeyecek. Yani diziye baglamamin sebebi diziden etkilenmis olmam degil, kitabin da nihayetinde farkli bir yoldan o noktaya ulasmasidir sadece)
Sebepler farkli olabilir, ama davranisin farkli oldugunu söyleyebilir misin?
Dizinin etkisinde kalmadim ben. Sadece kitapta da Jon’un Dany’nin karsisinda Kuzeyin Krali olarak çikmasi durumunda, yeninda getirecegi Wightlar olsun olmasin, senaryo degismeyecek.
Bir sey soracagim… Sen dizide bu olaylari izlerken, Dany’nin saçmaladigini mi düsündün? Öyle düsündüysen; peki ya Jon’un davranisi konusunda düsüncen neydi?

Valla öyle ya da böyle, bu isin sonu hep ayni yere çikiyor… Kuzey ve Targaryen iliskileri iyi olacak. Buna vesile olduklari, olacaklari için Akgezenlere buradan tesekkürlerimi iletiyorum :smile:

Rickard iyi, dürüst bir adamdi. Bunu bilmek için bunun illa açik açik yazilmasina gerek yok. Verilen az sayida bilgilerle bile bazi sonuçlara ulasirsin.
Kuzey Kralligini yeniden canlandirmak istedigini sanmiyorum. Targlari tahttan indirmek sadece onun amaci degildi, isin içinde Arryn, Baratheon, Tully haneleri de vardi. Rickard’in aklinda bagimsizlik varsa, digerlerinin aklinda da vardir ve bu düsünceyle planlar yapmislardir. Ama her sey Robert’in Kral olmasiyla sonuçlandi. Yani buradan anliyoruz ki amaç hep Targlari devirip aralarindan birini o tahta oturtmakmis. Plandiklari sekilde gelismedi olaylar ama istedikleri gibi sonuçlandi.

Ben Robert’in bu lafi çikardigini ve Rhaegar’i seytani göstermek istedigini, çünkü gerçekten de öyle düsündügünü ve herkesin böyle bilmesini istedigini tahmin ediyorum. Ama tamamen duygusal sebeplerden. Halki kendi tarafina çekme gibi sebeplerden ötürü degil.
LF, Stannis… O meselede planlar, karsi tarafi küçük ve haksiz düsürme amaçlari vardi. Bildigin taht oyunlariydi yani. Ama Robert’in Isyani meselesinde taht oyunlari yoktu. Hüzün, öfke vardi. Ve her adim bu hislerin etkisiyle atildi.

Gemi ayarlayan Vayon Poole’du evet, Jeyne’in babasi. Ama Syrio’yu Arya’yi egitmesi için bulan, kiralayan kimdi bilmiyorum.

Geçmis olsun, iyi bak kendine :slight_smile:


#140

evet söyledim kitap çıkana kadar bu ısrarımda devam edeceğim çünkü mutlaka bilmediğimiz şeyler ve olaylar dönmüştür ve Stanis e yakıştıramıyorum açıkcası böyle bir mektubuda