Arya Stark ve İyi Kraliçe Alysanne


#1

Geldik bir çeviri kurama daha. Face öbeklerinden birinde Kral Jaehaerys ve karısı Alys. tanıtılırken kralın Jon ile benzerliğine vurgu yapmış, hemen ardından da kraliçesinin Arya ile olan benzerliğine dair bir kuramı hatırlayınca kolları sıvadım ve kuramı bularak sizin için çevirdim. _


Rica edeceğim OKUYUN İYİCE ondan sonra yorum yazın, okumadan yazanlar var maalesef. Büyük saygısızlık.

Kuram asoiaf sitesinden a black swan isimli kullanıcıya ait.

Kuramın ANA TEMASI: Arya Stark ve Kraliçe Alysanne BENZERLİKLERİ; Arya ve Jon’un Nihai Kaderi kuramı ile de bağlantısı var diyebilirim; Arya’nın ve Jon’un Nihai Kaderi

DİPÇE: Parantez içindeki yazılar, benim yorumumdur.


Arya, babasına soruyor.

“Ben kralın bir konsey üyesi olabilir miyim? Veya kaleler inşa edebilir ve de Yüksek Rahip olabilir miyim?”

Babasının cevabı ise; “Sen,” dedi, Ned, hafifçe kaşlarının üzerinden öperek, “bir gün bir kral ile evleneceksin ve onun kalesini yöneteceksin ve oğulların, şövalye, prens ve lord hatta evet, belki de Yüce Rahip olacak.” oluyor.

1- Alysanne kraliçe olacağı beklentisiyle yetiştirilmedi. Aynı şekilde Arya da öyle.( Bildiğiniz gibi bütün erkek çocukların ölmesi halinde Kışyarı, yasal olarak büyük kız kardeşi olarak Sansa’ya ait. Yani Arya’nın Kışyarı Leydisi olma beklentisi bile olamaz; lady olmak isteyen biri olsaydı dahi.)

2- Alysanne, Kral Aenys I Targaryen’in en küçük kız çocuğu ve de hayatta kalan tek kızı. Arya da Ned Stark’ın yaşayan en küçük kızı. (Sansa’nın seri sonunda ölmesi halinde aynı zamanda hayatta kalan/yaşayan tek kız çocuğu olacak.)

3- Alysanne, erkek kardeşi kral olduğu zaman 12 yaşındaydı. Arya da, erkek kardeşi Jon kral olduğunda(artık bundan kimsenin şüphesi yoktur herhalde.) 12 yaşlarında oldu/olacak.

4- Alysanne, uçmayı seven bir ejder sürücüsüydü. Arya da gizemli bir yaratık olan ulukurdu Nymeria’ya ile özel bir bağı var; onu warglıyor. Ayrıca birkaç kez uçmayı arzuladığından bahsediyor. Arya’nın ejderhalarla garip bir bağlantısı ve yakınlığı var; kurdunu kanatları olan bir kurda çevirmek istediğini söylüyordu. (Yani Nymeria’nın kanatları olmasını; böylece üstüne binip uçabilmeyi hayal ediyor.)

5- Alysanne keskin bir okçu ve avcı. ‘Leydilere yakışmayan’ etkinlikler. Arya da Lady olmakla ilgilenmediğini bize gösterdi. (Suikastçı olarak yetişmesi ve bir nevi insan avcısına dönüşmesini göz önüne almayı unutmayın.)

6- Alys. güçlü bir bağımsızlık, macera ve istediğini yapma arzusuna sahiptir. "Alysanne sıkıldı ve ejderhası Gümüşkanat’a atlayıp, Sur’u görmek için kuzeye uçtu." Aynı şekilde Arya’nın da benzer duygu ve düşünceleri vardır. Yazar, 9 yaşındayken ona istediği macerayı vermiştir.

7- Kraliçe Alys. fiziksel etkinliklerden hoşlanırdı; iyi bir sürücü(ejderha), okçu ve binici olduğunu biliniyor. Ayrıca Kraliçe’nin ablası bir kaç defa şiddet içeren ve politik evlilikler yapmıştır. Arya da fiziksel etkinliklerden hoşlanıyor; su dansçısı olmak, at sürmek ve ağaçlara tırmanmak istiyor. (Unutmayalım ki Arya’nın ablası Sansa da şiddet içeren ve politik malzemeye konu olan nişan/evlilik/nişan meselelerinden muzdarip bir geçmişe/geleceğe sahip.)

8- Alys. keskin zekalı, büyüleyici ve yüksek/güçlü ruhlu olarak tarif edilir. Arya bir kaç dil konuşabiliyor, mükemmel bir hafızası var ve durumlara hızlı uyum sağlayabiliyor; Stark Hanesini taht oyuncularından ve komploculardan/hilekarlardan koruyabileceği duygusal bir zekası var. Arya ayrıca inandırıcı şekilde yalan söylemeyi ve söylenen sözdeki gerçek ile yalanı ayırt edebilmeyi öğrenmiştir; neyin gerçek neyin bakış açısı(perceived kelimesi kullanılmış) olduğunu ayırt edebilir; bilgi toplamayı, dış görünüşünü değiştirip farklı bir role/karaktere bürünmeyi biliyor. Bunlar yüksek seviyede duygusal zeka ve yaşam deneyimi gerektiren şeylerdir. Arya, yüksek/güçlü ruhlu, oyun oynamayı(çocuk oyununu kast etmiyor) seven, arkadaş edinme yeteneği olan(her seviyede insanlarla arkadaşlık kurabiliyor) biri ki bu da cazibe ve insanlarla ilişki kurma yeteneği gerektiren bir şeydir. Braavos da iken bile arkadaş edinmeye ve insanlarla ilişki kurmaya devam ediyor(dışa açık bir kişilik diyelim). Bu, Alysanne’nin de yapmayı sevdiği bir şey.

9- Alys. erkek kardeşi Jaehaerys ile evlendi ve kraliçesi oldu, ayrıca onun en güvenilir konsey danışmanıydı. Arya’nın Ned’e ne istediğini hatırlayın; sahip olduğu tüm yetenekler ve Syrio’nun ona öğrettikleri; doğal yetenekleri vs. ile çok iyi bir Kral’ın Danışmanı olabilir. (Ayrıca yukarıda bağlantısını verdiğim yazıyla bağlantısı olan şu kuramın gerçek olması halinde; ileride kraliçe de olabilir: Jon ve Arya - İlişkilerine Dair İpuçları (Kitap) )

10- Alys. halk tarafından çok sevilirdi. Kraliçe olduktan sonra bile onların arasında gezmeye devam etti. Arya da bunu Kral’ın Şehrinden kaçmadan önceki yaşamında yapıyordu. Sonrasında bile Westeros ve Essos/Braavos’daki halkın arasında geziyor ve onların hayatını yaşıyor.

“Sansa, Arya’nın konuşmaktan hoşlandığı insanların hepsini biliyordu: yaverler ve saray uşakları, hizmetçi kızlar; yaşlı insanlarla ve çıplak çocuklar ile doğumu belirsiz özgürce kaba konuşanlara kadar Arya, herkesle arkadaş olabilirdi.”

“Arya babasının masasına oturmayı ve onların konuşmalarını dinlemeyi severdi. Tezgahlardaki adamları dinlemeyi de saray şövalyelerini ve cesur yaverleri dinlemeyi de sevmişti.”

(Birkaç örnek daha vermiş kitaplardan ama çevirme lüzumu görmedim.)

11- Kraliçe Alys. Derin Göl kalesinin(Sur’da) yapımını planlar ve finanse eder(mücevherlerini gönderir.). Onun onuruna kalelerden birine Kraliçe Kapısı dendi. Arya da babasına kaleler inşa etmek istediğini söylemiştir.

12- İyi Kraliçe Alysanne’nin kızı Maegelle, rahibe olmuştur. Ned, Arya’ya çocuklarından birinin belki bir gün Yüce Rahip olabileceğini söyler.

13-Alys. kadın hakları konusunda oldukça şiddetli bir inanç besler ve toplum standartlarını etkin olarak değiştirdi.(Kocasını, lordların ilk gece hakkını alması geleneğini kaldırması konusunda ikna etti. Öncesinde lordlar/krallar, altında yaşan insanların evlendikleri kadınlarla ilk gerdeğe girme hakkına sahip kişilerdi.) Kadın hakları konusunda Arya da Alys. gibi bir inanca sahip hatta bunu Jon’a söylüyor da(1. kitapta Jon, Joff’un annesinin aile armasını da üstünde taşımasını eleştirince Arya; “kadınlar da önemlidir.” diyerek, Jon’a itiraz etmişti.).

Yazının ingilizce asıl metnini okumak için; http://asoiaf.westeros.org/index.php?/topic/143130-arya-stark-good-queen-alysanne/

Ek olarak kraliçenin kocası kral Jaehaerys ve Jon arasında benzer birkaç özelik var, ayrı başlık gerek görmediğimden buraya sıkıştırmak istedim.

  • Kral I. Jaehaerys bilge bir kral idi ve İnanç ile taht arasındaki uzun zamandır süren sorunu çözmeyi başardığı için ‘arabulucu’ lakabını almıştır. Jon’un da arabulucu/pazarlık yetenekleri kitaplarda öne çıkmakta ve Yabanıllar ile Gece Nöbetçileri arasında arabuluculuk etmiştir. Kral gibi diplomasi yeteneği var.

  • Kral Jaehaerys’ın en yakın dostu Rahip Barth isminde, kalenin kütüphanesinde de çalışan keskin zekalı bir adamdır. Daha sonra onu Kral’ın Eli yapar. Jon da akıllı ve kitap okumayı çok seven/araştırmacı yönü ile öne çıkan Sam ile Sur’da tanışır ve onun bir üstadın yaveri olması konusunda lord kumandanı ikna eder. Sonra da üstat olması için onu Hisar’a yollar. Sam, Jon’un en yakın arkadaşıdır.

  • Kral, iyi bir savaşçıdır. Jon da aynı şekilde iyi bir savaşıdır.

  • Kral ve kraliçesinin( iki kardeşin) birbirlerine duydukları derin muhabbet ve uyum Arya ve Jon’da da var(kitapta ne olacağı kesin olmadığından aşk yerine derin muhabbet terimini kullanıyorum.)

Evet, sizin düşünceleriniz nedir? :slight_smile:


#2

Sacma bukuyorum ama hoc degilse kuram. Foreshadowingler ve bu tip benzetmeler en zayıf benzetmelerdir. Ama hic degilse allaha şükur sacma şekillerle kirulmamış.


#3

x kişi ile y kişisi aynı şeyleri yapıyor ise karakterleri benzer deriz… Demek istediğin şey Arya’nın gelecekte onun gibi kraliçe vs. olmayacağı konusu mu? Ona bir şey diyemem o zaman elbette ki :slight_smile: Yine de saçma ve asla olmaz gibi bir sözcük de kullanamayız, zira yazarın üstüne oturtacağı bir temeli var. Adamın ne yapacağı belli değil, malum. :slight_smile:

(Ben saçma kuramlar çevirmem. :smiley: )


#4

Hocam demek istedigimi anladın. Hani yukardanikisi de krqliçe olabileceklerini düsünmuyorlardi diye bir şey var. Yani bek de sey diyebilirim o zaman, stannis idam edilecek, çünkü o da jed stark gibi ortanca oglan, ikisi de isyan vakti gorev icabı evlendi vs. Vs.
Yani cok zayıf ve bazi maddeler sacma. Denız kizı varys gibi


#5

Arya ve Jon arasında kardeş sevgisinin dışında bir sevgi beklemiyorum. Asıl Jon’un Ygritte’e aşık olması sebebinin Sansa olduğu çünkü tıpkı onun gibi kızıl saçlı olduğunu hatırlatırım.

Ve bence en büyük yanlış yaş. Jon on dört yaşında on iki değil. Belki Sansa on iki on üç yaşında olabilir ama Jon Dany ve Robb’la aynı yaşta.


#6

Stannis isyan vakti evlenmedi ki; 3-4 yıl sonra evlendi. :stuck_out_tongue:

Şimdi tek tük benzerlikler olur ise tesadüf der geçersin, tek başına senin söylediğin gibi ‘zayıf’ kalır ama birden fazla şey var ise her yeni madde/benzerlik kuramı güçlendirecektir. Çünkü sonunda şunu dersin; bu kadar benzerlik tesadüf olamaz!

Başka hangi maddeler manasız geldi?


#7

Bu öyle bir cümle ki %100 doğru sonucu veriyor. Yani sanki kitaptan geçen bir bilgiyi bize hatırlatmışsın gibi, olmuş. Oysa o kadar yanlışsın ki! Jon’un Sansa’yı kaç kere düşündüğünü toplamaya kalksan bir elin parmağını geçmeyecek ama Jon’un Arya’yı en az 48 defa düşünmüş(yabancı bir forumda bir kişi paylaşmıştı.)

Ayrıca Jon, Ygritte’i gördüğü zaman aklına ilk gelen kişi Arya oldu ve ondan sonrasında da sık sık ikisini mukayese edip, benzerliklerine değindi; saçlarını taramamaları, inatçılıkları, sıskalıkları gibi şeyler. Ve bu, onunla olmaya devam ettikten sonra da devam eden bir şey.

“Jon gözlerinde ateş ve korkuyu görebiliyordu. Tek bir hareket ve bitti. dedi kendine.Nefesindeki soğuğun kokusunu alacak kadar yakındı. Benim olduğumdan daha büyük değil. Ondaki bir şey ona Arya’yı anımsatmış, oysa görünüşleri hiç benzemiyordu.”

Ygritte izledi ve bir şey söylemedi. Yaşının sandığından daha fazla olduğunu fark etti; belki 20 yaşında… ama yaşına göre kısa, çarpık bacaklı, yuvarlak yüzlü, küçük elli ve yassı burunlu. Kabarık saçları her yönden çıkmıştı. Orada oturmuş ve çömelmişken tombul görünüyordu ama bu kadar yün ve deri tabakasının altında Arya kadar sıska olabilirdi.

“Yabanıllar, Ygritte’i kızıl saçları yüzünden büyük bir güzellik olarak görüyor gibiydi çünkü kızıl saç, aralarında ender görünüyordu ve bunu ateş tarafından öpülmek olarak niteliyorlardı. Bu da onu şanslı olması gerektiğini işaret ediyordu. Şanslı olabilirdi ve kesinlikle kırmızıydı ama Ygritte’in saçları o kadar dağınıktı ki Jon, saçlarını sadece mevsim değişimlerinde mi fırçaladığını sormaya niyetlendi.”

"Diğer dağınık saçlı kız Arya idi, eskiden birlikte yaşarken elleriyle saçlarını karıştırırdı. "

"…Ygrittle, ona Arya’yı anımsattı, elbet Arya daha genç ve muhtemelen daha inceydi. Ygritte’in giydiği kürk ve derilerin altında ne kadar ince ya da tombul olduğunu söylemek zordu.

Mantıken kızıl saçlı bir kardeşim olsa ve ben, başka bir kızıl saçlı ile karşılaşsam; ilk aklıma gelecek kişi uzun zamandır görmediğim kızıl saçlı kardeşim olurdu ama Jon, Sansa’yı hatırlamak yerine Arya’yı hatırlıyor. Ayrıca ikisi arasında bir duygusal ilişki başladıktan sonra bile Arya ile karşılaştırmaya devam etmekte; bir okuyucu yorum yapmış, böyle bir yakınlık sonrası aklıma gelen ilk şey kardeşim olmazdı/olmadı da. Jon için ise durum tersi, hala aklında.

Yalnız bir de bana kalırsa Jon, o kıza aşık değildi; seviyordu(zaten kitapta da sevgi kelimesi kullanılıyor, aşk değil) ama aşk değildi bu. Onun ölümünü çok çabuk atlatmıştı; ilk okuduğumda “İlişkileri dizidekinden ne kadar farklı.” demiştim. Dizide hala deli gibi aşıktı; Dany ile karşılaşana kadar.

Bu kısmı anlayamadım? Arya’nın yaşı 12 olacak 6. kitapta deniyor; Kraliçe, kardeşi kral olduğunda 12 yaşındaymış(doğal olarak o yaşta evlenmiş olsa gerek onunla da); Arya da Jon kral olacağı zaman 12’sinde olacak deniyor.

Seri başladığı zaman Jon ve Robb 14; Dany ise 13 yaşındaydı. Jon doğduktan 9 ay sonra doğdu Dany de. Jon son kitapta 16, Arya ise 11 yaşında. Dany ise 15. Sansa ise şu an 13 yaşında.


#8

Yukarda çok zorlama benzerlikler gördüm ama Arya ile ilgili en büyük problem sanki problem değilmiş gibi gösterilmiş bana göre …
Bu problemde onun yüzsüz adamların arasında olması
Yüzsüz adamlar bu derece sırlarını bilen birini bırakırlar mı ? Kaçsa peşine düşmezler mi ? Kraliçe olacak olsa iyi tamam ol mu diyecekler.
Ben hiç sanmıyorum
Dahası ben hala Jon ve Arya arasında kardeşlikten öte bir şey görmüyorum göremiyorum.
Bir şey daha Martin çoğu şeyi gözümüze sokmadan belki 1 2 kez gizliden şifreleyerek veriyor. Aryayı Jon’a, yada Jon u Arya’ya bu kadar düşündürmesininde ben aşktan olduğunu sanmıyorum. Sağ gösterip sol vurmak amaç gürültüye değil fısıltıya bakın derim.


#9

Örneğin?

Şu an Jon’un en büyük problemi de onun ölü olması. Ölü olarak kalacak mı? Hayır. Arya, Yüzsüz Adamlar’ın yanında sonsuza kadar kalacak mı? Seri bittiğinde biz hala onu, onların arasında mı göreceğiz? Hayır. Dizide “hadi sen git, tamam.” gibi komik bir şekilde göndermiş olsalar da kitapta da bir şekilde Arya, geri dönecek. Aslında eğitime başladıktan sonra da Nazik Adam, sık sık Arya’yı vazgeçirmeye çalışıyordu; seni falanca yere gönderelim, başka iş yap, bu iş sana uygun değil diye. Belki de tabir-i caiz ise mezun olmadığı sürece ayrılmasına izin veriyorlardır müritlerinin, bilemiyorum. Gerçi sonradan listeye alıp, öldürmeyi düşünmüş olabilirler de… Dediğin gibi sırlar var ortada, ökült yapılar sırlarının ifşa tehlikesini göze almazlar. Bu yüzden onlardan nasıl ayrılacak, merak ediyorum. :smiley: Kaçma ihtimali üzerinde duruyorum, bu durumda bu iş Westeros’a kadar gider. :smiley:

Yooo, Martin bazı şeyleri resmen gözüne sokuyor. :smiley: Örneğin Dany’nin Ölümsüzler Evinde Kırmızı Düğün’ü göstermesi gibi veya Yamalı Yüz aracılığı ile Kırmızı Düğün’ü tekrar göstermesi gibi hatta ve hatta Theon’un rüyası aracılığı ile Robb’un öleceğini de göstermesi gibi. Veyahut kitabın başında kurdun bir geyik tarafından öldürüleceğini söylemesi ve güneye giden Starkların dönmediğini bir cümle ile vurgulanması gibi. Biz beklemediğimiz için bazı şeyleri veya dikkatli okumadığımız için o an fark etmiyoruz, sonradan okuyunca dank ediyor kafaya.

Bir örnek daha vereyim; yine 1. kitapta Jon POV’unda Tyrion’ın gölgesinin kral endamında görüldüğü betimlendi. Bu adam kral oldu mu? Hayır, lakin bir kralın gücüne sahip oldu. Kral El’i olarak… Güçlü bir kral el’i; kraldan daha güçlüdür ve kral’ın yüzü kabul edilir. Oldukça da açık seçik bir betimleme olmuş, değil mi? Gözümüze sokmuş yani.

Bu Kraliçe Alysanne’nin ayrıntılı hikayesi sanırım Buz ve Ateşin Dünyası kitabında geçiyor, tek tük bilgiler ise okuduğumuz seride geçti. Hatırladığım kadarıyla da o da işte şu Sur’a ziyareti(Bran vermişti bilgiyi sanırım). Yani gözümüze sokulma durumu hiç yok; çünkü ikisini mukayese edecek bilgiyi 5 ciltlik kitabında vermemiş; iki farklı kitabında vermiş.(Bahsettiğim kitap, 5. kitaptan çok sonra; 2014 yılında yayınlandı, unutma.)


#10

Bakarsan Dany ile daha çok benzerlik çıkar mesela
yada kaleler meselesi söylemek ayrı yapmak ayrı bende kale yapmak istiyorum benimde mi onla ortak benzerliklerim var
Kurdunu warglıyormuş diğerinin ejderhası var bence aynı şey yada aynı şey değil hem Sansanın kurdu kimin yüzünden öldü belki o da warglayacaktı o da mı benzer olacaktı Alysanne ile
hayatta kalan tek kızmış benzerlikleri henüz Sansa ne zaman öldü de benim haberim yok
kızı rahibe olmuşmuş henüz kızı yokken burda benzerlik bulmak…
kadın hakları Arya kadın hakları konusunda ne yaptı tek bir itiraz ama o meceralarını yaşarken kaç kadın kurtardı yok yanlış oldu kadın hakları için ne yaptı ben hayırlamıyorum da !! bu konuda tek örnek o kadarı hepimizde vardır

bir kere yüzsüz adamlardan nasıl ve nereye kaçacak aklın alıyor mu ? Benim almıyor.
ben uzun süre onu yüzsüzlerin arasında görüyorum. Yüzsüzlerden tek bir yolla çıkabilir hafızasını silerler sildiler ok uzun süre nerede ne yaptığını bilmeyen hatırlamayan bir Lady yada kraliçe adayı biri çıksa dese ki ben onu aldım korudum sakladım o sıra evlendim onla ama korkudan kayıt ettiremedim nasıl kanıtlayacak evlenmediğini o adamı tanımadığı hatta belki 100 kişi çıkacak bu fahişeydi diyecek
Bir kraliçe için hoş bir imaj mı olacak hayatının bir dönemini hatırlamaması ve bu dönemle ilgili bir yığın dedikodu !..
Yüzsüzlerin sırrını bildikçe onu bu sırları bilerek asla serbest bırakmazlar bu seferde hatırlamadığı kısım onun için ailesi için dert olur bu sebeple onu sadece hafızasını silerek bırakırlar bence bırakırlarsa eğer

evet ama onları kehanet ile yaptı Arya’nın tek bir kehaneti yada tek bir kehanete malzeme olduğunu görmedim ben
Jon Arya yı arya jon u şu kadar düşünmüş saymışlar diyeceksin bir kere bana 9 yaşında kıza aşık olmuş bir tane 15 yaşında çocuk göster
Arya jon için ev aile demek jonda Arya nın evde en yakın olduğu onu anlayan destekleyen aile bireyi Jon a herşeyi anlatım yargılanmadan dinlenile biliyordu.
Sancaksızlarca bulunduğunda orda Winterfelden bir adam vardı içinden diyordu ki o çocuğu öldürdüğümü ona anlatmayacağım bu babama anlatmak gibi bişey ama jon a çok rahat dökülebileceği için jon u özlüyordu Jon onu kalıplara sokmuyordu böyleyken onun Jon u düşünmesi hemde defalarca gayet doğal
Jon içinde Arya ev çünkü anne yoksa yada evde bizi anlayan kabul eden kim varsa o dur ev aile özlem bana göre
yani birbirlerini düşünmeleri aşktan değil bana göre kardeşlikten dostluktan aile hasretinden

hikayesi gözümüze sokuluyor demedim hazırlayan kişi benzerlik görmüş dedim ve bende Dany ile daha çok benzerlik gördüm diyorum

bu Alysanne benzerliği ilk isimden dolayı Sansaya yapılmadı mı ben öyle hayırlıyorum
Alysanne/ Aleyne Jon un da gerçek adı Jaehaerys demişlerdi
bence buda bir theory

Jon Arya konusunda artık konuşmamaya çalışacağım ben çünkü çok sıkıldım bu konudan bana göre değil sana göre öyle kitapta belli olacak uzatmanın manası yok


#12

1- Kurt ve ejderha, herkesin sahip olamayacağı, hükmedemeyeceği özel yaratıklardır. İkisinin de ‘özel’ dediğimiz bir hayvana sahip olmasının yanı sıra hemen akabinde bahsi geçen kurduna kanat takıp uçmayı hayal etmesi, bunu istemesi; onun da kraliçe gibi uçmayı seven/bunu hayal eden bir kişilik olmasını vurgulamakta. Ayrıca ‘uçmak’ genelde özgür ruhlu kişilerin bu özelliklerine vurgu yapmak için de kullanılır.

1.a= Sansa’nın kurdu, Sansa’nın ahmaklığı yüzünden öldü. Söylediği yalan, kendi kurdunun ölümüne sebep oldu. Sonuç olarak Arya, kendini prensten korudu; kurdu da Arya’yı prensten korudu. Lakin Sansa, orada öylece durup prense rezil olmaktan endişelendi ve onun gözündeki itibarını korumak için(malum nişanlısı) gitti yalan söyledi, kız kardeşine ihanet etti.

1.b= Evet, Sansa’nın kurdu ölmeseydi, o da kurt rüyaları gören bir warg olacaktı. Yazar, tüm Stark çocuklarının bu güce sahip olduğunu doğruladı. Anladığım kadarıyla bu güçleri ortaya çıkartan kurtların kendisi oldu ama Lady’nin vakitsiz ölümü, Sansa’nın bu gücünün ortaya çıkmasına mani oldu, lakin diğer bütün hepsi kurt rüyaları görüyordu. Gerçi Robb’un POV’ları olmadığı için onun görüp görmediğini bilmiyoruz ama muhtemelen görmüştür diye düşünüyorum ama annesi ile çok fazla şey konuşup, paylaşmadığı için buna değinmemiştir diye tahmin yürütüyorum. Lakin Sansa’nın kurdunu warglaması, Kraliçe Alysanne’ye benzemesini sağlamaz, sadece onunla benzer bir özelliğe sahip olur; ulurkurt gibi özel bir hayvana sahip olmakla. Birine benzemek ile onunla ortak bazı şeylere sahip olmak farklıdır.

2- Arya ve Kraliçe, babalarının en küçük kız evlatları… İkisinin de ablaları birden fazla (politik ve şiddet içeren) evlilik/nişan vs. yaptı… Yazdığım cümleleri iyi okumaz isen, yazılanları yanlış anlar ve yanlış çıkarım yaparsın. Parantez içinde yazan benim yorumum ve orada EĞER seri sonunda ÖLÜR İSE o zaman hayatta kalan tek kız çocuğu olur, aynı kraliçe gibi, dedim(ki şahsen ben öleceğini de düşünüyorum). Eminim bu kuramı yazan da bu yorumu yapan ben de en az senin kadar Sansa’nın hayatta olduğunu ve şu an nerede ne yaptığını iyi biliyordur. :slight_smile:

3- Kraliçe’nin kızının rahibe olmuş. Arya’nın daha çocuğu olmadığı gibi evli de değil. İşte bu yüzden İYİ OKUYUN YAZILANLARI diye bilhassa belirttim. Ve en başta yazan Arya-Ned arasındaki geçen konuşmayı da kuramı ortaya atan arkadaş, bu yüzden vermiş.

Babasının cevabı ise; “Sen,” dedi, Ned, hafifçe kaşlarının üzerinden öperek, “bir gün bir kral ile evleneceksin ve onun kalesini yöneteceksin ve oğulların, şövalye, prens ve lord hatta evet, belki de Yüce Rahip olacak.” oluyor.

" belki de Yüce Rahip olacak." Bu konuşmanın bir foreshadowing olduğu yönünde ciddi bir mutabıklık söz konusu. Bu yüzden çocuğunun da bir yüce rahip olacağı düşünülüyor.

4- Kraliçe’nin eylemi; tek gece hakkını kaldırması konusunda kocasını ikna ve destek oldu. Arya, Jon’a kadınlarının da önemli olduğunu vurguladığı gibi bir kadının da istediği zaman mimar, savaşçı veya kral’ın konseyinde bir danışman olabilmesi gerektiğini arzuladı; bunu babasına söyledi(bakınız yazının en başındaki baba kız konuşması). Bu, kadın haklarını savunan birinin sözleridir;illa bir şey başarmış olması onu kadın hakları savunucu olması için ön şart değildir. Ben de kadın haklarını savunuyorum ama ne yaptın? diye sorarsan daha elle tutulur bir başarım yok, maalesef. En fazla bilinçlendirmeye çalışabilirim insanları, o kadar mevcut durumda. Kaldı ki Arya, en başta kendisi konusunda bu sözlerini nispeten gerçekleştirebiliyor. Macera peşinde koşan, savaşmayı bilen bir kadın olmak istedi, değil mi? Şu an böyle.

5- Kaleyi oturup kendi yapmadı, yapılması için önayak oldu ve finanse etti. Bakınız yine baba-kız konuşmasında Arya’nın ARZU/İSTEKLERİ öne çıkarılmış; kaleler yapamaz mıyım? Bir kadın olarak da bunu yapabilecek kapasitede görüyor kendini. He çok derin arzusu yoktur belki mimar olmak gibi… Lakin orada bir sorgulama var aslında; ben de bunları yapamaz mıyım? Bunları istiyorsam yapabilecek kapasitem var, demektir… Cinsiyetim bütün bunlara bir engel olmamalı. Yani Arya, toplumun kendisine biçtiği kadın rolünden, ablasının aksine, hoşnut değil ve itirazı var; istediği şeyi yapmak ve istediği kişi olmak istiyor. Kraliçe de böyle biri, vurgu bu yönde.

Sen GoT evrenini Men in Black filmiyle mi karıştırıyorsun? Ya da The Legends of Tomorrow dizisi ile? Ne demek hafızasını silmek? Bir de sanki bu kesin olacak ya da olmuş gibi sonraki olayların da senaryosunu yazıp, üstüne yorum yaptın. Şaka yapıyorsun, değil mi? Takıldığını söyle, lütfen. :smiley:

Yani 5 kitap hatta 5,5 diyelim; Arya Stark, Arya Stark olmak için o kadar macera atlatsın; sonra Braavos’tan kurtulmak için Yüzsüz Adamlar, onun hafızasını bir şekilde silsinler ve onu patates beyinli olarak geri göndersinler? Ne işe yaradı Arya Stark’ın var olması bu hikayede? Onun tüm o macerası, yaşadıkları, edindiği tecrübe ve becerileri; geri döndüğü zaman ailesine ve büyük olasılıkla da Şafak Savaşında faydası olacak; Taht Oyunlarında etkisi olacak… Lakin sen kızı evlendirdin, fahişe etti, hafızası kayıp balık Nemo’ya döndürdün… Yüzsüz Adamlardan kurtulmanın YEGANE TEK YOLU olarak da hafıza silmeyi bulmuş olman, senin yazar olamama sebebin zaten; bu yüzden bırak bu işi serinin yazarı Martin halletsin… Belki Sansa’nın ayağı kayar ve kafasını taşa vurup, hafızasını kaybeder? LF de der ki sen benim karımsın; bebek yapar; seri sonunda da yaşadıklarına dayanamayıp gider intihar eder, senin de kraliçe sansa hayalin suya düşer.(gerçi her şekilde düşecek de neyse). :smiley: Yani bak, ben de senin gibi saçma sapan bir şey yaptım; kurgu buna müsait sonuçta. :slight_smile: Lütfen temennilerinle senaryo yazıp, gerçek gibi sunma.

1- Bu saydıklarımın hepsi(saymadığım foreshadowingler de var ve onların da hepsi kehanet değil) kehanet yoluyla olmadığı gibi olup olmaması da mühim değil. Sansa’nın ağzından “bir kahraman çıksa da öldürse şunu” diye söyleyince, bunu foreshadowing kabul ediyorsun da ya da kahin cadının ‘bakire’ vurgusundan yola çıkıp, “Bakireler kahramanlarla evlenir.” diye yorum yaparak, Jon’a yamıyorsun kızı da Arya’nın, Targ tarihindeki en iyi kraliçe Alysanne’ye olan benzerliklerini foreshadowing kabul etmiyor musun? Tek başına her biri bir tesadüf kabul edilebilir(dedin ya o kadarı bizde de vardır diye) ama hepsini bir araya toplar, önünde böyle liste çıkarsa ona tesadüf denmez.

2- Arya ile arasında 5 yaş var, yani o 9 yaşında iken Jon 14 idi. Neyse, bir iki yaş önemli değil… Ben hiçbir zaman Jon ya da Arya, ŞU AN birbirine aşık demedim. Bunu çok önceki tartışmalarımızda da vurgulamama rağmen sen hala “aşık” diye iddia ettiğimden yola çıkarak bu cümleyi bozuk plak gibi tekrar ediyorsun. Jon, Winterfell’i terk ettiğini hiç kimseye ama hiç kimseye AŞIK DEĞİLDİ. Bunu kabul edelim bir.

3- Arya ve Jon arasındaki ilişki, eşsiz bir bağ üzerine kurulu; senin söylediğin gibi birbirlerine rahatça içlerini dökebiliyorlar(en azından Arya) ve birbirlerini her şekilde kabul edeceklerini biliyorlar. Yine benzer ve aynı bir çok sayısız sebepten dolayı da ailede en çok birbirlerini seviyorlar. Hal böyle olunca ortada yoğun ve eşsiz, güçlü bir bağdan söz ediyoruz. Unutma ki 6. kitabın bir noktasından sonra birbirlerini 3 sene boyunca görmemiş olacaklar; Jon, Arya’yı gördüğü zaman tanıyabileceğinden bile şüphe duyuyor. Hatta Ygritte ile olan sahnelerinde Arya’nın kız kardeşliğini bile sorguluyordu. “Hala kız kardeşim mi? Hiç kız kardeşim olmuş muydu?” Elbette ki birbirini bu kadar seven insan çok kez birbirini düşünecektir ama bir yazar adayı olarak kurgu yapılırken bu kadar çok üstünde durulması(43-48); abi-kardeş ilişkisinde ilerleyecek iki karakter için abartılıdır. Misal Jon, Arya’dan sonra en çok Robb’u sever; hem erkek olarak hem de yaşıtı olarak en çok onunla zaman geçiriyor ve onun için de seri başlarında nöbeti terk etme girişiminde bulunuyordu, hatırlarsan eğer. Lakin en çok sevdiği 2. kardeşini bile(çok özlediğini belirtmesine rağmen) Arya kadar düşünmüyor. Onu da bu sayıya yakın düşündürmesini beklerdim yazardan, madem ileride ikisi için kardeş ilişkisi dışında bir şey düşünmüyor… Lakin ikisi arasında bir ilişki peydah etmeyi isteyen yazar, 5 kitap boyunca bunu her fırsatta temellendirecek şeyler yazar, yazmak da zorundadır çünkü o noktaya gelindiği zaman okuyucu; “Bu ne ya? Ne zaman oldu, nasıl oldu? Bunun olacağını göremedim. Çok saçma olmuş!” diye yorumlar yapar, kurguda eksiklik kabul eder. Şahsen iki karakter arasında böyle romantik duygu inşa edilen kitap okumuştum; o kadar yavan olmuştu ki bu yukarıdaki soruyu sormuştum. Yani uzun lafın kısası; birbirlerini bu kadar düşünmeleri, düşünme şekilleri vs… hep yazarın, ikisi arasındaki ilişkiyi aşka evriltme düşüncesi yüzünden diye düşünüyoruz; ben ve benim gibiler. Arya ve Jon arasındaki ilişkiye dair isimli bir diğer kuramı hatırlarsın. Bir kere okusaydın keşke; 3 bölümden oluşan oldukça uzun ve ayrıntılı bir yazıydı. Neyse.

Bu şekilde benzerliklerle foreshadowing gözümüze sokuluyor, foreshadowing göze sokulmaz bu şekilde, demedin mi? Ne demek istedin öyle ise? Ben de böyle anladığım için kraliçenin hikayesinin ayrıntısı 2014 yılında yayınlanmış bir kitapta(5. kitaptan çok sonra yazılmış; muhtemelen bu karakter Arya karakterinden sonra yazılıp, şekillendirildi yani; bu yüzden yazarın Arya’yı ona benzetmesinden ziyade kraliçe’yi Arya’ya benzettiğini söylemek yanlış olmaz herhalde.). Bu yüzden açık seçik göze sokulan bir foreshadowing olmadığı gibi yukarıda verdiğim örneklerde de bazen gayet açık foreshadowing olduğunu söylemiştim; sadece biz okurken fark etmiyoruz, çünkü ya dikkatli okuyucu değiliz ya da o an anlamlandıramıyoruz. Bunun da ötesi zaten açık seçik ilan edilmesi olur ileride ne olacağının ki o da başarısız bir foreshadowing örneği kabul edilir.

İlk kez duydum. Jon’un ismi konusunda söylediğin doğru da Sansa ve Kraliçe Alysanne? Sence bir kuram olamaz, çünkü daha hayal meyal hatırlıyorsun ve bunu delillendirecek bir şeyin de yok. Haydi, Sansa’nın karakterini iyi kötü biliyorsun; yukarıda kraliçenin de özelliklerine değinilmiş… Sansa ile olan hangi benzerliği var? Ya da şöyle söyleyim; Sansa, kraliçenin nesine benziyor? Tek ortak noktaları zamanında ikisinin de özel hayvanı olması. Onun ablası ile de ortak notkası var; politik ve şiddet içerikli evlilikler… vs. Sansa üzerine Lady Ashford kuramı var; 5 farklı haneye mensup erkek ile evlilik/nişan ya da girişim olacağı yönünde ki 5’de 4’ü tuttu. Geriye bir Targ kaldı. Lakin şöyle bir şey de var, bu lady’e eşlik eden 5 şövalye, lady ile hiç evlenmedi ya da aşk meşk meselesi olmadı. Sansa’nın güzelliğinin bir çeşit lanet olduğunu ve asla mutluluğu bulamayacağını söyleyenler de vardı, yanlış hatırlamıyorsam. GoT karakterlerinin mitolojik bazı karakterlere de benzetiyorlardı. Ağırlıkta viking mitleri idi sanırsam, çok uzun zaman önce okuduğum için hatırlamıyorum ayrıntıları. Neyse çok önemli değil.

Örnek verir misin? Benzer noktaları vardır belki ama benzediklerini düşünmüyorum; Arya ve kraliçe ise benziyor.

Dany, sıfırdan buralara geldi; Arya, iyi bir konumda iken sıfırı tüketti ve şimdi tırnakları ile kaza kaza yükselmeye çalışıyor(kraliçe vs. olmak manasında değil elbette; hayatta kalmak, güçlenmek, intikam almak gibi hedefleri var.). İkisinin de özel bir hayvanı var. Başka?


#13

Kışyarı’ndan haber getiren kuş geldiğinde, kızlarını kalenin tanrı korusuna götürmüştü Ned. Kalenin tanrı korusundaki siyah kavaklar, karaağaç ve akçaağaçlar nehre yukarıdan bakıyordu. Bu korudaki yürek ağacı, yaşlı dallarına is böğürtleni sarmaşıkları dolanmış ulu bir meşeydi. Meşenin dibinde diz çökmüşler, bir büvet ağacıymış gibi dua edip şükranlarını sunmuşlardı. Ay tepeye çıktığında Sansa uyuyakalmıştı ve birkaç saat sonra da Arya, Ned’in pelerininin altında uykuya teslim olmuştu. Uzun ve karanlık saatler boyunca Ned tek başına nöbete durmuştu. Şafak şehrin üzerinde sökmeye başladığında, ejderhanın sıcak nefesi kızlarının üzerine vurmuştu. “Rüyamda Bran’ı gördüm,” diye fısıldamıştı Sansa. “Gülümsüyordu.”
“O bir şövalye olacaktı,” diyordu şimdi Arya. “Kral Muhafızları şövalyesi. Hâlâ şövalye olabilir mi?”
“Hayır,” dedi Ned. Kızına yalan söylemesi için bir sebep yoktu. “Ama bir gün, büyük bir hanedanın lordu olup kralın konseyinde yer alabilir. Mimar Brandon gibi kaleler inşa edebilir. Gün Batımı Denizi’nde büyük gemiler yüzdürebilir. Ya da annenin İnanç’ına geçip bir Yüce Rahip olabilir.” Ama bir daha asla ulu kurduyla birlikte koşamaz, diye düşündü kelimelere dökülmesi imkânsız bir hüzün içinde. Asla bir kadınla yatamaz ve asla kendi oğlunu kollarının arasında tutamaz.
Arya başını yana eğip, "Ben de kralın konseyinde yer sahibi olabilir miyim? Ben de Mimar Brandon gibi kaleler inşa edebilir miyim? Yüce Rahip olabilir miyim?"
Ned hafifçe kızının alnını öptü. "Sen bir gün bir kralla evleneceksin ve onun kalesini yöneteceksin. Oğulların soylu şövalyeler, prensler, lordlar ve evet belki Yüce Rahipler olacak."
Arya yüzünü buruşturdu ve, “Hayır, o Sansa,” dedi. Tek bacağını yukarı kaldırıp dengede durma dersine kaldığını yerden devam etti. Ned içini çekti ve kızının yanından ayrıldı.

koca metnin içinde cümleleri ayırırsan Arya ile ilgili teori ve kaynak oluşturusun tabiki ama tüm metne ve finale bakarsan Sansayı işaret ettiği açık
bu kısımla ilgi cevabım
bazı kısımları geçiyorum çok sıkıldım artık aynı şeyleri konuşmaktan dediğim gibi ama

şu foruma geldim geleli hatta ziyaretçi olarak takip ederken de bir kere Arya ya kıl kadar bir şey dediğini görmedim ki bu da en büyük örnek
bir kere o kurt masumdu.
kurttan başka orada hizmetçi çocuktu galiba o da öldü o da mı Sansanın ahmaklığından öldü
hadi öyle diyelim ne yapacaktı sansa sen vahşi hayvanınla (haklı haksız demiyorum ) git prensi ısır sonra kardeşi ile birlikte prense yalancı de ne olurdu.
Lannester Stark savaşı o zamanda başlamaz mıydı nişanı iptal olmaz mıydı üstüne dahası tüm ülkeye bu savaşı başlatan starklar denmez miydi. Joffrey ve diğerlerinin piç olduğu hiç ortaya çıkmaz boşu boşuna bir savaşa girilirdi. Sonunda starklar hem kraliyet düşmanı hem hain olurlardı.
senin ahmaklık dediğin şey Starkları haklı bir savaşa girene kadar korudu,zaman kazandırdı onlara hatta sen bile şuan o ahmaklık sayesinde jon kral olacak Aryada kraliçesi olacak diyorsun
bunları geçelim ne olursa olsun prense saldırıyor sonrada ablası babası mı kurtaracaktı onu

1 Kraliçenin 9 çocuğundan 3 ü ölmüş Dany ninde ilk çocuğu öldü
2 Dany de ona benzer bir esaret sürgünle yaşadı 13 yaşına kadar
bu 2 si benim vikide hayatını okurken çıkardığım benzerlikler sıra seninkilerde

Dany de sürgünde ve kraliçeliğe dair hiç birşey bilmeden öğretilmeden büyüdü

aynen en küçük ve diğer tüm çocuklar öldüğüne göre en küçük kıza da uyuyor

Dany de sevecek daha yeni bindi ejderhasına

bu da benziyor bence

Dany de çok seviliyor

Dany de halkı için zeytin ağaçları diktirmiş büyüsünler diye bekliyordu,

neresinin benzediğini söylemeye gerek yok herhalde mir i mazdur u buluşu ve kölelik

şuanda var olanlar üzerinden benzettiklerim


#14

Okuyan bir çok kişi bunun Arya için bir foreshadowing olduğu fikrinde(lakin bu %100 böyle mi ancak seri bittiğinde göreceğiz, malum yazar onaylamadan emin olamayız asla. Bu yüzden asla kesin konuşmuyorum, kesin böyle diye; farkımız bu senle.) olabilir ama okuyan herkes bu metnin Sansa ile alakası olmadığını da çok iyi biliyor. Daha önce açıklamıştım. Daha net cümleler kurmaya çalışacağım, anlamamakta ısrar edersen de yapabilecek yok, kendi kurduğun senaryo seni mutlu ediyorsa ne ala.

    1. kitapta Sansa, halihazırda Kral Robert’ın veliaht oğlu Joff. Barth. ile nişanlı. Yani Joff.'un Marg. ile evlenme meselesi gündeme gelene kadar; planlar değişene kadar okuyucular olarak Sansa’nın öyle veya böyle kraliçe olacağını bekliyorduk. Zira Ned’in ölümünden sonra bile nişanlı kalmayı sürdürdü ve evlilik planını devamı ettirdi Cersei.
  • Foreshadowing olarak bilinen ‘önceden ima edilme’ diye çevirebileceğimiz kelimenin romanlarda kullanılma mantığı; daha olmamış, OLACAĞINI BİLMEDİĞİMİZ, bir şeyin olacağının bir şekilde okuyucuya gösterilmesidir. Çoğu zaman ilk okumada anlamayız. Bazen de -çok dikkatli isek- durumu çakabiliyoruz.

  • İlk iki maddeden yola çıkarak; Sansa’nın kraliçe olması beklenir iken yazarın, foreshadowing kullanarak bunu belirtmesi gibi bir mantık; kurguda kullanılamaz. Çünkü zaten biliyoruz ve dahası bekliyoruz; çünkü ortada böyle bir gündem, konu var. Bu yüzden bu metin Sansa için bir foreshadowing niteliği taşıyamaz.

O zaman “That’s Sansa!” derken, ne denilmek istendi? Bir foreshadowing değil, o zaman ne? Basit. Özel bir şey değil, sadece Arya’nın tespiti.

  • Arya, evlenip, çocuk sahibi olan ve bununla ilgili hayaller kuran bir lady olmak istemiyor. Metinde de gördüğümüz gibi o, kaleler inşa eden bir mimar, kral’ın konseyinde yer alacak bir danışman ya da savaşçı olmak istiyor. Kısacası lady olmak dışında her şey; macera istiyor, iz bırakmak istiyor; tarihte okuduğu, hikayelerini duyduğu kahramanlardan olmak istiyor. Babası ise “Sen bir gün bir kralla evleneceksin ve onun kalesini yöneteceksin. Oğulların soylu şövalyeler, prensler, lordlar ve evet belki Yüce Rahipler olacak.” diyerek, toplumun onun için biçtiği rolü ifade ediyor. Dikkat eder isen Arya yüzünü buruşturuyor; çünkü bahsettiği kişi olmak istemiyor, böyle bir hayali yok. Peki, Arya’nın çevresinde böyle hayaller kuran ve sürekli olarak “Kraliçe olacağım! Bana majesteleri demek ve önümde eğilmek zorunda kalacaksın! Joff’a altın saçlı prensle doğrucağım!” diyen kişi kim? Sansa! Yani bu, Sansa’nın hayali ve mevcut şartlara göre bu hayali de gerçek olacaktı. Arya da doğal olarak, “Hayır, o Sansa!” diyerek, bu hayalleri kuran da gelecekte kraliçe olacak olan da-çünkü varis ile nişanlı- Sansa, ben değilim diyor… Lakin sonradan gelişen olaylar yüzünden kraliçe olmak yerine Tyrion Lannister ile evlendirilerek Lady olmayı sürdürdü.

Baba kız arasında geçen bu konuşmada asıl sorulması gereken soru; bu gerçek ortada iken neden yazar, Ned Stark’a Arya için “Kralla evleneceksin ve prenslerin olacak.” dedirtti? İşte bu yüzden bunun Arya için bir foreshadowing olduğu düşünülüyor; beklediğimiz bir şey değil, gündemde olan bir olay değil, şu an da gerçekleşmiyor; dahası Arya da böyle bir geleceği reddediyor. Gayet iyi anlattığıma inanıyorum. Bundan daha açık bir şekilde yazamayacağım için bu konuda başka yorum yazmayı düşünmüyorum, zira üstüne daha fazla söylenecek bir şey yok.

Neye en büyük örnek?
Ben de senin Sansa’ya kıl kadar bir şey söylediğini görmedim. Dahası olmadık uyduruk şeyler de yazıyorsun, en azından ben uyduruk bir şey yazmıyorum. Üstüne Arya’nın hayatta kalma mücadelesini küçümseyip; kuzeylilerin ona ‘kaçtığı için’ kötü gözle bakacağına dair garip garip şeyler bile yazmıştın; Sansa’yı kabullenirlermiş de onu kolayca kabullenmezllermiş; neden? Kuzeyin en çok ihtiyacı olduğu anda orada olmadığı için… Yani nereden tutsan elde kalacak şeyler yazıyorsun. Kötüleyeceğim diye uğraşıyorsun. Ben ise Sansa’yı kötüleyen biri değilim; sadece 1. kitapta yaptığı iki şeyi eleştiriyorum; ikisinde de ailesine ihanet etti. Bu yüzden 1. kitapta kendisine kıl kaptığımı açık yüreklilikle her defasında söylüyorum. Kısacası tencere dibi kara ise seninki benden kara, beni eleştirmeye hakkın yok.

Arya’nın neyini eleştireyim? Ailesine mi ihanet etti? Arkadaşlarını mı sattı? Zarar göreceğini bile bile masum birinin zarar görmesine sebep mi oldu? Hiçbirini yapmadı.

Kurt masumdu; çocuk da masumdu. O kasabın çocuğunun param parça şekilde babasına teslim ettiler… Neden mi? Çünkü Sansa, en başta kralın huzurunda ve babasının yanında yalan söyledi; bunun üzerine Arya ve Mycah, prense haksız yere saldırmaktan suçlu kabul edildi ve çocuk öldürüldü. Arya da kurdunu kurtardı ama Cersei kurtlardan birinin ölmesinde ısrar ettiği için(bu bir nevi Starklara gözdağı hareketi idi Cersei’nin) Lady öldü, haksız yere.

Prens yalancı idi; Arya tüm cesareti ile ‘yalancı’ dedi; Sansa ise Joff ile olan geleceğini tehlikeye atmamak için kız kardeşine ‘yalancı’ dedi; ihanet etti(Sonra da babasının gitmekle ilgili planlarını gitti kraliçeye yetiştirdi, orası ayrı konu; 2 ihanet var aileye). Yani sen bir prense yalan söylediğini bile bile yalancı demez miydin? Allah korkusu olan haktan doğrudan yana olur; sen güçlüden yana isen bilmem; Sansa da güçlüden yana besbelli demek ki senin için; Arya ise doğrudan/haktan yana.

Öncelikle kral yaşar iken böyle bir savaş çıkmazdı(kral bile oğlunun yalan söylediğini biliyordu, sonradan söyledi Ned’e); çıkacağını farz etsek bile Sansa, bunu akıl edecek biri mi? Çocuk daha, aaa savaş çıkar benim yalan söylemem lazım mı diyecek? Yukarıda Arya’ya kıl kadar laf etmiyorum diye eleştiriyorsun ama Sansa’nın açık seçik yanlış, hatalı olduğu şeyi bile kabul edip “evet, böyle yaptı, hatalıydı” diyemeyip, bahane üretiyorsun onun için. Bir daha bu eleştiriyi bana yöneltme, hakkın yok.

o ahmaklık sayesinde jon kral olacak Aryada kraliçesi olacak diyorsun

Biraz açar mısın? Bir an bağlantı kuramadım?

He sen kraliçe ve dany arasında diyorsun; ben de dany ve arya arasında sandım. Bu dediklerim dışında göremedim de ondan şaşırdım bir an. :smiley:

Yalnız neden sıra bende? Ben böyle bir iddiada bulunmadım(Arya ve kraliçe benziyor dedim, kuramı da yazdım benzerlikleri ile, daha benzerlik mi arıyorsun? 13 madde seni tatmin etmedi ise 100 madde de etmez.). Ayrıca kraliçenin 12-13 çocuğundan 9’u yetişkinliğe eriyor; 9 taneden 3 tane ölmüyor. Dany’nin tek bir çocuğun ölmesi ile kraliçenin 12-13 çocuk doğurup, 3 tanesinin bebek yaşta ölmesinin benzerliği nerede?

Dany bir esaret hayatı yaşamadı, sürgün yaşadı; Essos’da ağabeyi ile istediği yere gitmekte özgürdü; misafir dahi edildi bir çok evde.

Gördüğün gibi ortak özellik diye saydıkların ortak özellik değil. Öyle bile olsa yukarıda söylemiştim; bir iki özellik benzeşebilir, tek başlarına bir şey ifade etmez. Ancak kuramdaki maddeler gibi bir sürü benzerlik olursa iki karakter birbirine benziyor deriz, aksi halde ortak noktaları var, deriz.

Dany zaten bir kraliçe; Drogo ile evlendiğinde de kraliçe olacaktı; ağabeyi ile evlendiğinde de çünkü en başta Visery, onunla evlenmeye niyetli idi(Targ geleneği malum); o da kral olduğu için doğal olarak kraliçe olacaktı. Dany doğduğu andan beri kraliçe olması beklenen biriydi. Lakin Alysanne’nin kendisinden önce kız kardeşleri de vardı, bu yüzden beklenti yoktu. Sansa dururken Arya’nın Kışyarı Leydisi olması beklenemez misal.

Evet, tek kız çocuğu. Gerçi annesinin daha önce doğurup ölen çocukları da varmış kız; düşük yapmış ya da atıyorum 1 yaşına gelmeden ölmüş. Serilerde yazmıyor ama bahsettiğim kitapta yazıyormuş galiba.

İlla ki sevecek :smiley:

Sence. :smiley: Bizce sence diye bir şey kuramda; kitapta ne varsa o. :slight_smile: Şaka bir yana evet, bu da uygun. Ve evet, Dany de köleler tarafından seviliyor. Lakin sadece köleler. Essos’un köleler dışındaki halkı efendilerden oluşuyor; bu yüzden onların onu sevdiğini iddia edemeyiz. Ortada olanlar da umursuyor diyemeyiz, kendi hallerindeler.

Sallama lütfen. Yok böyle bir şey. :smiley: Ayrıca ağaç dikmek ne alaka, kale ne alaka?

Tecavüze ve köleliğe karşı olmak kadın hakları vs. ile ilgisi yok; insanlık haklarına girer bu. Dany, bir kadının toplumdaki konumuna karşı isyanlarda olan biri değil; Arya o şekilde bir karaktere sahip. Dany ise adaletsizliğe karşı isyanlarda; kölelikten nefret ediyor.

Ve son olarak 3. kez tekrar ediyorum;

Tek başına her biri bir tesadüf kabul edilebilir(dedin ya o kadarı bizde de vardır diye) ama hepsini bir araya toplar, önünde böyle liste çıkarsa ona tesadüf denmez.


#15

cümleye bakarsan örnekle başlıyor örnekle devam ediyor ve Örnek Sansa ile noktalanıyor evet Foreshadowing ama Sansayı işaret eden bir örnek bizzat Arya tarafından belirtilen bir durum
nasıl görmek istersen öyle bakılacak geleceğe dair bir bilgi ve bu bilgide Ben değil Sansa diyerek noktalanıyor

hemen altında açıkladığımdı örnek olan

Ben Lannesterları savunmuş kişiyim krallık kimin hakkı konusunda sevmezken, Jon u çok severken uğradığı ihaneti küçümsemiş biriyim
Sansa ile ilgili çok fazla tartılmadık ve eğer yeri gelirse onun hatasında hatalı da derim emin ol

ben orada ne anlatmaya çalıştım sen ne anladın ben örnek verdim orada hala ısrarlıyım Kuzeyin Lidere ihtiyacı varken kuzeye gitmeyerek hata yaptı kuzey her türlü korurdu onu hayatta kalma mücadelesi en aza inerdi

bazen susman yutman gerekir bazende söyleyeceğin zamanı bilmek Arya nın işte hatası oydu. Arya asla yaptığın şeyin sonuçlarını düşünmüyor ve sana bu çok doğru geliyor yerine göre doğru kabul ama kavga ettiğin bir prensse yanlışşşş bu kadar basit

Lannester stark savaşı starklar çok haksız konumdayken çıkar demiştim
bende aynı şekilde davranırdım kardeşim prensle-nişanlımla kavga etmişse üstüne hayvanına onu ısırtmışsa tutacağım taraf bellidir. Yanlış olabilir ama Arya bir lady gibi davranmamışsa ilerde prenses kraliçe olduğunda beni utandıracaksa şimdiden önü kesilsin isterdim. zaten anlaşamıyorlardı birde böyle davranmışken ona şahit mi olacaktı

diğer konulara gelince sende bende görmek istediklerimizi görüyoruz savda dediğimgibi ben Dany ile daha çok benzerlik görüyorum sen görmüyorsun sen Arya ile görüyorsun Alysanne nin hayatına çok hakim değilim baksam eminim Sansa ilede 3 5 benzerlik görürüm
senin Arya ile beznserlik dediğin şeylerin 2 3 ancak benzerlik diğerlerini benzetemedim ben


#16

Pes! :scream:

Alıntı: “Gayet iyi anlattığıma inanıyorum. Bundan daha açık bir şekilde yazamayacağım için bu konuda başka yorum yazmayı düşünmüyorum, zira üstüne daha fazla söylenecek bir şey yok.”

Lannister konumuz değil, konumuz Sansa! Bir kere bile görmedim, duymadım, şahit olmadım. Hatasını söylüyoruz “hata değil, haklıydı” diyorsun. Sen sadece Sansa’nın mükemmel ve bir numaralı bir karakter olarak görülmesini isteyip, bütün kusurlarını görmezden geliyorsun. Bunu içten içe biliyorsun ama iş başkasına gelince “kişi kendinden bilir işi” misali davranıyorsun, o sözü bana bu yüzden ettin.

“Böyle diyorsun, çünkü x karakterini çok seviyorsun! Veya hiç sevmiyorsun!” tarzında bir sözü asla karşı tarafa ilk söyleyen olmadım, çünkü bu, tartışmaları sabote ettiği gibi karşı tarafa da haksızlık.

Yine yanlış anlayan biz olduk, öyle olsun. Kuzey her türlü korurdu da bu yüzden mi Rickon, gitti yamyamların adasına sığındı? Oradaki mevcut durumu bile muamma şu an; esir mi yoksa korunuyor mu bilinmiyor. Kime güvenilir vs. bilemedikleri için oraya gittiler, Osha ile. Aile içinde bile ihanetler oldu, oluyor kuzeyde… Kaldı ki sen bunu bir kusur, hata, suç, affedilmez bir şey gibi yazdın. Sansa ailesine 2 kere ihanet etti; mecburdu deyip, bahaneler ürettin. Sonra da “Kıl kadar söz etmiyorsun!” sözünü bana sarf ediyorsun.

Avrupa kültüründe soylulara el sürmek yasaktır, suçtur. Çünkü her şeyden üstün kabul edilirler. Bu yüzden soylu çocukların “şamar oğlanları” vardır, Tommen’ın da var kitapta. Çocuk suç, hata yaptığında bu çocuğa vururlar, dayak atarlar. Suçu sen işleyip cezasını başkası çekiyor, hoş mu? Adil mi? Değil. Sanırım Joff’un da vardı, emin olamadım ama şimdi… Neyse. Fakat düşün ki bizim kültürümüzde cihan padişahının oğlu olacaksın(geleceğin Fatih’i olacaksın) ama tembellik ettin diye hocan seni kızılcık sopası ile dövecek; baban ise hocasını savunacak… Kısacası suçu işleyen cezasını çeker mantığı hakim olan bir kültürde doğup büyüdüğüm için, Arya’nın açık seçik orada gerçekleri anlatması ve de kendisine saldıran prense karşı kendini ve arkadaşını koruması çok olağan ve doğru buluyorum. Hak ve adalet gereği şart… Sadece güçlünün yanında olan zayıf ve korkaklar “prens o!” deyip, ne yapsa sessiz kalır ve suçuna alet olur. Bu kadar basit. Unutma ki Arya’nın karakter yapısı toplumsal adaletsizliğe karşı olması! Bak, Dany ile ortak bir yanı çıktı…Ortada Joff’un haksız olmasına neden olacak bir olay var ki Joff. yalan söyledi, Sansa da onu destekledi… Arya susması ve hiçbir şey yapmaması mı gerekiyordu? Bu mu hata? Sansa’nın yalan söylemesi suç değil ama Arya’nın gerçeği söylemesi ve savunması hata? Pes! Hatırlatırım; Mycah öldürüldü! Susması gerekiyordu ya! Sansa gerçeği söylese idi çocuk da Lady de yaşar idi.

Sen de hainsin o zaman, kusura kalma. İyi anlaşamıyorsun diye kardeşini satmak, yalan söylemek ne demek? Neden? Hepsi de bir kraliçe olma sevdasına? Peh! Neyse herkes kendine yakın karakterleri sever; Sen demek ki Sansa’nın kişiliğine yakınsın… Şaşırtıcı ‘yanlış olabilir’ dedin; yanlış ise neyini savunuyorsun? Kendi içinde çelişiyorsun sen de… İnsan dediğin yanlış şeyi bile isteye yapmaz. O zaman ileride Sansa, hainliklerine devam ettiğinde Arya, onu öldürürse bunu yanlış bulmazsın… Sonuçta anlaşamıyorlar ve Sansa, ailesine hainlik etmiş olacak(misal veriyorum, böyle bir şey olursa diye).

Ayrıca Arya bir lady değil, olmak istemiyor. Onu Arya yapan bu! Kraliçe olan benzerliklerinden biri de bu!

Ben ne varsa onu görüyor, yazıyorum; aktarıyorum bilgiyi sana. Sen ise olmayan bilgileri aktarıyor, olmayan şeyleri görüyor ve üstüne bilgileri çarptırıyorsun. Dany 1 bebek ölü doğurdu, kraliçenin 3 bebeği ölmüş; buna benzerlik diyorsun. Herkesle böylesin kardeş, işine gelmeyince “ikimiz de işimize geleni görüyor” diyorsun ve çekiliyorsun. Güzel güzel sohbet edelim, eğlenelim diyorum ama her defasında bir yerden teli kopartıyorsun, olmaz ki böyle. Bak ne güzel bir sürü ilgi çekici konu var, sen böylesin sen şöylesin, bu yüzden böyle yapıyorsun demeye ne gerek var? Kitaplar elimizde, ortada bilgiler var; okursun, ona göre yazarsın. Yanlış ise yanlıştır bildiğin inada ne gerek var? Niye illa yanlış görecem diye uğraşılıyor? Yeri geldiğinde ortak görüşte olduğumuz şeyler de oluyor. Neyse, biz gene sakin sakin, suçlamalarda bulunmadan konuşalım ama lütfe kitaptan bilgilerle.

:blush:


#17

ben artık yeter diyorum eğer sırf Sansayı savunmak için övmek için birşeyler yapacak olsam
iyi kraliçe ve Arya teorisi değil Dany ve iyi kraliçe teorisi ne daha çok benzettim demezdim bu resmen kendi kaleme gol başka bir şey değil…
bu forumda herkes (ben dahil ) tüm cümlelerini kendi sevdiği karakterlere çeliyor bir gerçek fakat ben en azından bozuk saat misali arada bir o ona değil buna daha çok uyuyor diyebiliyorum. Benim gibi başka bozuk saatlerde var fakat sen onlardan biri değilsin benim gördüğüm kadarı ile…
geçenlerde seninle ihanet var ihanet var tartışmasında jonu savundun yada onun ihanetini bir annenin uğradığı ihanetle bir tuttun
Aryada hiç görmedim ona bir şey dediğini…
Sansa yeri gelirse ona da söylerim dedim ama sanki o cümleyi hiç kurmamışım gibi bana cevap veriyorsun

mesela buna cevap vereyim sende Arya kaleler inşaat etmek istiyor demedin mi yada Sansayı öldürmedin mi yada 12 yaşında tahta çıkarmadın mı,kurtla ejderhayı bir tutmadınmı, Aryanın kızını rahibe etmedin mi sen bu kadar yaparken ben bir tane yapmışım bu mu battı :smiley:
görmek istediğini görüyorsun çok üzgünüm
bana her şeyden eminsin diyorsun ya emin olduğum bir şey daha var finalde Danycilerde bir şeyler alacak kendi payelerine ama Arya kraliçe olmayı bırak bence ölmüş olacak kendini buna hazırla
bu da bu konuda son sözüm


#18

Değilim elbette! Ben de benim gözümde öyle değilim. Manyak mıyım olayım? :smiley: Benim saatim bozuk değil ki günde 2 kere de olsa doğruyu göstersin. Benim saatim tıkır tıkır sağlam ve doğru çalışıyor hamdolsun, olsa olsa arada pil gücü bittiği için yanlış gösteririm. Normal olanı bu. Kendi kalene golü attın az önce. :stuck_out_tongue:

Ben de Sansa’da görmedim, bir laf ettiğini. Arya’nın kusuru varsa söyleriz, neymiş suçu? Sordum da yukarıda.

Arya’nın neyini eleştireyim? Ailesine mi ihanet etti? Arkadaşlarını mı sattı? Zarar göreceğini bile bile masum birinin zarar görmesine sebep mi oldu? Hiçbirini yapmadı.

Lakin Sansa, ailesine iki kere ihanet etmesine rağmen ve konusu geçmesine rağmen hala yaptığını doğru kabul edip, savunuyor ve onu aklamak için bahaneler üretiyorsun. Üstüne öyle ileri gittin ki “Ben de satarım kardeşimi, böyle bir kardeş olursa!” dedin. Daha ne denir sana ki? Suçunu suç, hatasını hata kabul etmiyorsun. Senin tabirinle “istediğin gibi görüyorsun.”

Bu ne? :smiley:

Öncelikle, bu kuramı ÇEVİRDİM; hazırlayan ben değilim. Kendim bir yerden bir şey uydurmadım.

Arya, kaleler inşa etmek isteyen biri olarak yorumlandı çünkü bunu dillendirdi(9-12 yaşlarında bir kızın, mevcut durumda kale inşa etme imkanı zaten yok.) Bunu yazan arkadaş, bunu bir benzerlik kabul etmiş; biri yapmak istediğini söylüyor, diğeri ise yapılmasını sağlıyor; finanse ediyor. x kişi 3 bebek ölü doğurup, y kişisinin 1 bebek ölü doğurmasına rağmen bunu benzerlik kabul etmeye benzemiyor bu.

Sansa “KESİN ÖLDÜ” şeklinde bir yorum yazmadım, ÖLÜR İSE diyerek belirttim. Yani olmayan bir gerçeği dillendirmediğim gibi bunu ilk söylediğinde de gayet açık seçik yazdım ama ya okumadın ya da okuduğunu anlamakta zorluk çekiyorsun; yahut hafızan zayıf.

Arya’yı 12 yaşında tahta çıkarmadım; kraliçenin abisi tahtta çıktığında 12 yaşındaydı. Jon tahta çıkınca da Arya 12 yaşında olacak.(kuzey tahtından bahsediyorum.)

Kurt ve ejderha; ÖZEL HAYVANLAR olması bakımından birdir. Yani sadece Stark ve Targ hanelerine özel hayvanlar, başka aileler bu hayvanlara hükmedemezler; büyülü yaratıklar. Elbette ki bir tutacağım! Aksini söyleyecek aklı başında birini bulamazsın.

Arya’nın kızını da rahibe etmedim; babasının “oğulların şu bu olacak ve belki de evet, Yüce Rahip olacak!” dediğini belirtmiş yazan kişi. O cümle bir ima kabul ediliyor gelecekle ilgili, unutma. Arya’nın kızı olacağına dair bir cümle bile yok orada.

Ve hayır, 1 tane uyduruk yazmadın. 8 benzeşmenin sadece 3 tanesi tutuyor, gerisi uyduruk.

1- Bebek meselesi alakasız,
2- Kölelik ve kadın hakları meselesi alakasız,
3-Ağaç dikmiş ve büyüsün diye bekliyormuş da bunu kale dikmekle eş değer tutmuşsun, baya baya element uydurmaya girmiş bu kısım,
4-Kraliçe olma beklentisi yoktu, demişsin kız doğduğu andan beri kraliçe olması beklenen biri, bu da alaksız,
5- Esir hayatı yaşadı demişsin, bu da alaksız.

Tutanlar ise;
1- Babalarının hayatta kalan tek kızları,
2- Geniş bir halk kitlesi tarafından sevilmeleri,(Dany daha çok köleler tarafından seviliyor.)
3- Her ne kadar Dany, uçmaktan büyük zevk aldığını dillendirmemişse de yıllar sonra ejderha sırtında uçan tek targ olduğu için uçmaktan zevk alacağını tahmin etmek güç olmadığından, bu kadarını kabul ediyorum.

Yani söylediğin gibi 1 tanecik uydurmuşluğun yok, gözüme haliyle batıyor. Zaten bir konu hakkında uydurduğun tek şey de değil, haliyle sürekli batıyor. :smiley: Jon için de Ramsey’nin yanına tehdit olmadığını göstermek için gittiğini söylemiştin, sırf Arya için yeminini bozduğunu kabul etmemek için. Kitaptan alıntı yapıyorum, öldürmek için at sürdüğüne dair vs. hala inat ediyorsun yok bu yüzden diyen. Yani bir değil iki değil üç değil. :slight_smile:

Kişi kendinden bilir işi ama :slight_smile:

Dizi meselesini bilmem(muhtemelen hayatta kalır) ama Sansa’nın ölme olasılığı ciddi bir oran; yazar, en başta sadece iki Stark üyesinin finali görmesini istemişti; Bran ve Arya…Bu fikri iptal ettiğine dair bir açıklama da yok. Bu arada Sansa’yı oynayan Sophie’nin karakteri için iyi bir ölüm istediğini söylediğini bilmeni isterim, acep yazarlar istediğini verir mi? :smiley:

Son söz? Tamamdır. :slight_smile:


#19

Arya konusuna girmeden Dany ikle ilgili tutanlarda sen nasıl Dany nin kadın hakları konusundaki çabasını görmezden gelirsin !!!
Dotrak khalesisi olduğunda miri maz dur başta olmak üzere birçok kadının tecavüzüne engel olmadı mı? bundan sonra dotrakların tecavüz ettirmesini yasaklatmadı mı drogoya ? hatta bu yüzden o kabiledeki çatlak başlamadı mı ? Sonra kölelik hem kadın erkek çocuk hem mazlum için çabayı nasıl olurda görmezden gelirsin ! İyi kraliçe sadece ilk gece hakkını engeller yasak koyarken o daha büyüğünü/ büyüklerini yapmışsa görmezden gelirsin!
sonra o kaleler inşaa ettirmiş toprak satın aldırmış peki Dany nin halkı aç kalmasın diye ağaç diktirmesi farklı mı buna nasıl farklı gözle bakarsın!
@Starkgaryen bu konu Dany konusu benden hakimsin sana devrediyorum


#20

Tartismanin detayini bilmiyorum, tüm yorumlari okumadim ama belli ki Dany ve Arya’dan kimin daha çok Alysanne’a “benzedigini” tartisiyorsunuz.
Ben aslinda bir karakteri geçmiste yasamis baska bir karakterle benzetmeyi ve ortak noktalarini öne sürüp bundan bir anlam çikarmayi sevmiyorum, dogru da bulmuyorum. Hele ki geçmiste yasamis karakterle benzetilen bu karakter Arya gibi, Dany gibi önemli karakterler ise eger. Dany, Arya, hatta Sansa ve hatta Jon, ve diger önemli olanlar… Bunlarin hepsi çok özel karakterler, biz onlarin hikayesini okuyoruz, Buz ve Atesin Sarkisi onlarin hikayesi. Dolayisiyla onlardan birini geçmisten bir karakterle karsilastirip sonuçlar çikarmak bana pek dogru gelmiyor. Onlari bir nevi “tarih tekerrürden ibarettir” gibisinden bir durumun içine sokmak hosuma da gitmiyor açikçasi.
Yani toparlamak gerekirse, geçmisteki bir karakter ile simdiki bir karakter arasinda benzerlikler, ortak noktalar olabilir ama bu, bana göre, hiçbir sekilde simdiki karakterin durumu ve gelecegi ile ilgili ipuçlari tasimaz. Emin konusmak da istemiyorum ama umarim böyle bir sey yoktur.
Bunlari ekledikten sonra sunu söyleyebilirim… Hiçbir anlam çikarmadan, sadece, basitçe, benzerlikler ve ortak noktalar üzerinden bir degerlendirme yapmam gerekirse… Alysanne ve Dany diyorum ben. Bu ikisi arasindaki benzerlikler daha saglam, daha derin; kisilikleri arasinda daha çok yakinlik var. Arya, benim ciddi anlamda Alysanne’a benzetecegim son karakterlerden biri olurdu herhalde.
Ama dedigim gibi, hos olmasinin disinda bunlarin benim için pek bir önemi yok, bu tür benzerliklerden anlam çikarmayi pek dogru bulmuyorum. GRRM editörüne gönderdigi mektupta, Buz ve Atesin Sarkisinin 5 genç karakterin hikayesi olacagini söylemisti. Dany, Jon, Arya, Bran ve Tyrion. Bunlari birçok badire atlatacaklar, degisecekler ve yasadiklari dünyayi da degistirecekler demisti. Ben bu karakterlerden hiçbirini geçmisteki bir karakterle benzetip anlamlar çikarmayi, sirf benzerlikler yüzünden gelecegin tahmininde bulunmayi sevmiyorum gerçekten. Bu 5 karakter çok özel, ve yasadiklari da, biraktiklari etki de çok özel oldu ve olacak. Baska bir karaktere benziyor olabilirler, gayet normal, ama bu, hayatlarinin, o benzetildikleri karakterin hayatina benzeyecegi anlamina gelmiyor, gelmemeli.


#21

aynı fikirdeyim bende oradan girdim konuya ama senin kadar güzel toparlayamadığımdan tartışma büyüdü
hele ki Dany nin kadın tecavüzlerine dur deyip, kölelik gibi mevzularda da hiç benzemiyor denilince sana devrettim