Arya Stark ve İyi Kraliçe Alysanne


#22

Dizinin etkisinde kalma; Khal’ın yarası, savaş sırasında oldu; kan süvarilerinin isyanıyla değil. Dizide o şekilde gerçekleşti. Yani kitapta bir çatlak vs. olmadı. Dany, tecavüze uğrayanları topladı ve kölesi olarak alarak-korumaya çalıştı; kocası da müsaade etti. Dany’e göre onları istiyorlar ise “nazik davranmalı ve karıları olarak khalasarlarına katmalılar.”

Şimdi sana kadın hakları ile insan hakları arasında ince farkı açıklamama müsaade et lütfen.

Kadın hakları, kaba bir tabir ile özetlenecek olur ise kadınların, toplum içerisindeki (bilhassa erkekler karşısındaki) konumlarını üst seviyelere çıkarmak ve mevcut haklarını da koruma üzerinedir. Bir idealizmdir.

İnsan hakları ise, aynı şeyin tüm insanlar için geçerli halidir.

Şimdi ortada bir kadına ‘tecavüz’ var diye; buna karşı çıkan da ‘kadın’ diye; bu, kadın hakları savunuculuğuna girmez. Çünkü tecavüz olgusu; kadından erkeğe; çocuktan hayvana kadar herkesin ve gariptir ki her şeyin başına gelen iğrenç bir insanlık suçudur. Tecavüz eden özne erkek de kadın da olabilir; keza aynı şekilde taciz eden de kadın ve erkek olabilir ki yakın tarihlerde de bunun örneklerini -aradığın takdirde- bulacağından eminim. Hal böyle olunca tecavüz karşıtlığı nasıl salt ‘kadın hakları’ olarak kabul edilebilir ki? Bunu ‘insanlık hakları’ çerçevesine alman gerekiyor, kadına indirgersen erkeğe tecavüzü; kadının tecavüzünü vs. halkanın dışına atarsın.

Yolun karşısında Dany’nin yaşlarında bir kız tiz çığlıklar atarak ağlıyordu. Dany, kızın bir atlı tarafından yüzüstü cesetlerin üstüne itildiğini gördü. Adam kızın üstüne çıkıp içine girerken, diğer atlılar tepelerinde durmuş sıralarının gelmesini bekliyordu. Dothraklar’ın Kuzu İnsanlar’a getirdiği kurtuluş buydu.

Kafasını çevirirken, ben ejderhanın kanıyım, diye hatırlattı kendine Daenerys Targaryen. Dişlerini sıktı, kalbini katılaştırdı ve kapıya doğru atını sürmeye devam etti.

“Ogo’nun süvarilerinin çoğu kaçtı,” dedi Sör Jorah. “Buna rağmen yaklaşık on bin esir var.”

Köleler, diye düşündü Daenerys. Khal Drogo onları nehrin alt bölgesine, Köle Koyu’ndaki kasabalardan birine götürecekti. Ağlamak istiyordu ama güçlü olmak zorundaydı. Bu bir savaş. Savaşlar böyle olur. Bu Demir Taht için ödediğin bedel.

Sonrasında da tecavüzü durduruyor ve kocasının yanına gidene kadar gördüğü her tecavüze uğrayan kadını kölesi olarak yanına alıyor, korumak için.

Dany’nin o savaş sonrası yaptığı şey insanlık namına yapılan bir şeydir. Vicdanı olan herkesin yapması gereken bir şey. Lakin kadın hakları meselesi Dany’nin idealleri arasında yer almıyor; öyle bir mücadelesi yok. Onun mücadelesi özgürlük mücadelesi, köle karşıtlığı mücadelesi. Dany, bizim evrende yaşasaydı onu “insan hakları savunucusu” derdik, “kadın hakları savunucusu” değil.

Köleliği de kadın hakları içine alman keza ‘tecavüz’ konusu ile aynı şekilde hatalı ve yanlış; sadece kadının başına gelen bir şey olmadığı gibi kadınların da erkekleri köle olarak satın aldığı bir gerçek. Verdiğim kitap alıntısında gördüğün gibi “köleler” cümlesini okursan bu aslında Dany’nin bu konudaki hassasiyetinin ilk delili olarak gözümüze seriliyor ve o kızları da kurtarması kölelik hareketi için bir mihenk taşı oluyor. Sonrasında işi büyütüyor elbette ve bir idealizm haline getiriyor kendisi için. Dany’yi Dany yapan şey 'özgürlük idealizm’dir. Arya’yı Arya yapan şey de onun cinsiyeti yüzünden toplum tarafından ona biçilen kadın rolünü reddetmesi ve bunun dışına çıkarak hareket etmesidir. Ha dersen ki Dany ve İyi Kraliçe, idealist insanlardı; eyvallah, bak o zaman olur sana bir ortak özellik… Starkgaryen’nin söylediği gibi 5 ana karakterin hikayesini okuyoruz burada; her birinin kendine özel bir yolu ve amacı var iken tüm bunların ya da bazısını amacının aynı olması karakterlerin özgünlüğünü ‘bana göre’ kaybettirir. Madem 5 ayrı karakterin macerasını okuyoruz o zaman 5 ayrı idealizm, amaç ve hedefe ulaşmanın hikayesini okumalıyız; birbirinden farklı olmalı; lakin benzer noktaları pektabi olacaktır. (Örneğin Jon, Tyrion ve Dany’nin anneleri doğumda ölmüş ve annesiz büyümüşler. Keza Jon ve Dany sıfırdan yükselerek ilerliyorlar; Arya, sıfır doğmadı ama 9 yaşındayken sıfırı tüketti ve Jon ve Dany gibi sıfırdan yükselmeye başladı; bu sefer ailesi sayesinde değil, kendi çabasıyla. Tyrion bile ailesinden gelen konum ve gücü kaybetti; sıfırı tüketti. Şimdi de onun kendi eliyle yükselişini göreceğiz muhtemelen. Bran da aynı diyebiliriz. )

Benim Dany’nin çabalarını vs. görmezden geldiğimi söylemek de büyük haksızlık! Dany’nin bu mücadele konusunu açtığından beri sana onun yaptığının “insanlık hakları savunuculuğuna” girdiğini söylüyorum ama sen, sanki “Dany de ne yapmış ki?” demişim gibi bir konuşma sergiliyorsun. Hatta cümlende “İyi Kraliçe alt tarafı ilk gece hakkını kaldırmış, Dany daha büyük şeyler yapmış; görmezden geliyorsun.” diye algıladım… Komik. Yazdıklarımın bu kadar zıttı, tersini anlamak da bir beceri. Hatta yazmadığım şeyleri yazmışım gibi sunman da ayrı bir olay… Okuduğun mu işine gelmiyor yazmamışım gibi davranıyorsun yoksa gerçekten yazdıklarımı anlayamıyor musun? Türkçe’m kötüyse, kötü cümle kuruyor isem söyle; düzeltmeye çalışayım.

Ağaç diktirmiş; halkı aç kalmasın diye? Ben de bunu sordum sana; nerede olmuş bu? 5. kitabın sonunda gördüğü düşte bahsettiğin şey ise o bunu “yapmak istiyorum” tarzında bir şey söylemişti, yaptım manasında değil. Arada bir yerde ağaç diktirdi ise hatırlamıyorum. Ben sana ağaç dikme ile kale yaptırmayı nasıl aynı şey kabul edersin? diye soruyorum, benzerlik bunun neresinde? Sen “Halkı aç kalmasın diye ağaç diktirdi, buna nasıl farklı gözle bakarsın?” diye soruyorsun. Aklınca konuyu Dany’nin yaptığı iyi şeyleri görmezden gelip, küçümsemişim gibi bir algı yaratıp, havaya sokmaya çalışıyorsun ama yemezler kardeşim. Yazdıklarım yukarıda; buradaki ANA KONU DA ortada. Bu arada bilesin Dany, benim sevdiğim karakterler listesinde başlarda yer alıyor. Jon, Arya, Rhaegar, Tyrion ve Dany diye gider bu… :slight_smile: Sana göre sevdiklerime dil uzatmıyorum ya, o yüzden belirtmek istedim. :smiley:

Yok, hayır. Böyle bir tartışma yok. Fecr, kendisi böyle bir tartışma alanı yarattı Arya ile İyi Kraliçe’nin birbirine benzediğini reddetmek için, o kadar. Bunun için de 8 tane benzerlik olduğunu iddia ettiği şeye cevap verip; sadece 3 tanesinin İyi Kraliçe ile ortak özellik gösterdiğini söyledim; kalanı ise alakasız şeyler. Örneğin kraliçenin 3 bebeği ölmüş, dany’nin 1 tane, bunu benzerlik kabul etmiş. Kraliçenin kraliçe olma beklentisi olmadığı(çünkü ablası vs. vardı) belirtmiş kuramı yazan; fecr’e göre dany de aynı şekildeymiş; oysa hanenin yaşayan tek kızı olarak kral olan abisi ile evlenmesi beklenen ve doğal olarak en başından beri kraliçe olması beklenen biriydi… gibi gibi şeyler var… Babalarının yaşayan tek kızları olmaları, geniş bir halk kitlesi olarak sevilmeleri ve her ne kadar dany için daha belirtilmese de (illa sevecektir) ikisinin de uçmayı sevmesi dışında saydığı özellikler tutmuyor.

Yazarın, karakterler arası bazı paslaşmalar yaptığını düşünüyorum aslında. Misal Dany’yi karakter ve eylem bazında Fatih Aegon’un memeli haline ve ağabeyi Rhaegar’a benzetmişti. Bir nevi bu ikisinin karşımı gibi bir şey, bilhassa ağabeyi ile çok mukayese ediliyor ve aşırı benzetiliyor, biliyorsun. Ve bu tip olarak değil kişilik, eylem olarak… Bu yüzden yazar böyle şeyler yapmıyor, diyemeyiz. Arya ve İyi Kraliçe arasında da 13 maddelik bir benzerlik çıkartmışlar; kaderlerinin ortak/benzeştiği yönünde bir düşünceye sahip yazan kişi. Olmalı ya da olmamalı meselesi için bir şey diyemem, lakin yazarın yaptığı bir şey olduğunu söyleyebilirim. Elbette bu bir kuram ve daha doğrulanmadığı için kesin olarak Arya ileride aynı İyi Kraliçe gibi bir pozisyonda olacak da diyemeyiz, tartışıyoruz. Başka türlü kitabı ve diziyi beklemek zor, malum. :slight_smile:

Öncelikle tartışmalar büyümez, devam eder. Kavga/anlaşmazlıklar büyür. Biz-en azından ben- konu tartışmaya ve güzel zaman geçirip, eğlenmeye çalışıyorum.

Sen, nereden girmeye çalıştın konuya, anlayamadım? Dany ve İyi Kraliçe daha çok benziyor, konusu mu? Ki bunu açıkça söyledin zaten, anlaşılmayan bir şey yok… Yoksa karakterlerin birbirine benzetilmesi doğru değil, hepsi kendine özel, meselesi mi?


#23

Kasabanın içi daha beter durumdaydı. Evlerin çoğu yanıyordu ve jaqqa rhan görevinin başındaydı. Dar ve kıvrımlı patikalar başsız cesetlerle doluydu. Tecavüz edilen başka kadınların yanından geçtiler. Dany her seferinde dizginlerini çekti, khas’ını gönderip tecavüzü durdurmalarını emretti ve kadınları köle olarak aldı. Tecavüzden kurtardığı kırk yaşlarında şişmanca bir kadın, Ortak Dil’de konuşarak Dany’ye şükranlarını sundu. Diğerleri boş gözlerle bakmıştı sadece. Dany üzülerek ondan korktuklarını fark etti. Onları çok daha kötü bir kader için kurtardığını düşünüyorlardı.
“Hepsine sahip çıkamazsın çocuğum,” dedi Sör Jorah dördüncü kez durduklarında. Adamları yeni kölelerini gümüşün arkasında bir sürü halinde yürütüyordu.
“Ben khaleesi’yim, Yedi Krallık’ın varisiyim. Ejderhanın kanıyım,” diye hatırlattı Dany. “Ne yapamayacağımı söylemek sizin haddiniz değil.” Kasabanın diğer tarafında yanan bir ev alevler içinde, gürültüyle çöktü. Dany çığlıkları ve korkmuş çocukların ağlamalarını duydu.
Khal Drogo’yu çamurdan duvarlarıyla, kahverengi soğana benzeyen kubbesiyle, kare şeklinde, penceresiz bir tapınağın önünde otururken buldular. Hemen yanında boyundan yüksek bir kelle yığını vardı. Kuzu İnsanlar’ın kısa oklarından biri kolunun etli üst kısmına saplanmıştı. Göğsündeki geniş kesikten akan kan bedeninin yarısını kırmızıya boyamıştı. Üç kansüvarisi yanındaydı.
Jhiqui, iyice büyüyen karnı yüzünden hantallaşmış Dany’nin attan inmesine yardım etti. Dany khal’ın yanına gidip önünde diz çöktü. “Güneşim ve yıldızım yaralanmış,” dedi. Arakh kesiği genişti ama çok
derin sayılmazdı. Sol göğüs ucu gitmişti. Kanlı ve büyük bir deri parçası, ıslak bir havlu gibi göğsünden aşağı sarkıyordu.
“Sadece çizik ay ışığım. Ogo’nun kansüvarilerinden birinin arakh’ı yaptı,” dedi Khal Drogo, Ortak Dil’de. “Onu öldürdüm. Ogo’yu da kestim.” Kafasını salladı. Örgüsündeki ziller şıngırdadı. “Bu duyduğun Ogo. Khalakka’sı Fogo’yu kestiğimde yeni khal olmuştu.”
“Benim güneş ışığımın karşısında hiç kimse duramaz,” dedi Dany. "Sen dünyanın tepesine çıkacak aygırın babasısın."
Atlı bir savaşçı geldi, eyerinin üstünden eğilerek Haggo’yla konuştu. Dany’nin anlayamayacağı kadar seri konuşuyorlardı ama öfkeli cümleler kurdukları belliydi. İri yarı kansüvarisi khal’a dönmeden önce ağır ve kızgın gözleriyle Dany’ye baktı. “Bu, Ko Jhaqo’nun khas’ından Mago,” dedi. "Khaleesi onun ganimetini almış. Üstüne çıkmaya hak kazandığı kuzu kızlardan birini."
Khal Drogo’nun yüzü sert ve ifadesizdi ama Dany’ye çevirdiği gözleri merak doluydu. “Bana bu işin doğrusunu anlat ay ışığım,” dedi Dothrak dilinde.
Dany daha iyi anlaşılmak için khal’ın kendi dilinde, sade ve tane tane olanları anlattı.
Konuşması bittiğinde Drogo’nun kaşları çatılmıştı. “Savaşların sonunda böyle olur. O kadınlar artık bizim kölemiz ve onlara canımız ne istiyorsa yaparız.”
“Benim canım da onları korumak istiyor,” dedi Dany fazla ileri gidip gitmediğini merak ederek. "Eğer savaşçıların bu kadınların üstüne çıkmak istiyorlarsa onlara nazik davransınlar. Onları karıları olarak alsınlar.

bak bakayım dizinin etkisi mi


#24

Adamlar kızdı diye bu, Drogo’nun yönetiminde çatlaklar ve sorgulamalar oluştu demek değil. Fakat dizide oluşturdu ve kansüvarisi ile dövüşerek zehirli yarası oldu ama kitapta böyle bir şey olmadı, Drogo’nun emrini kabullenip çekip gittiler.

Drogo ise savaştığı bir khal’ın kansüvarisi tarafından yaralandı ve öldü. Kendin de alıntılamışsın en başta zaten.

“Sadece çizik ay ışığım. Ogo’nun kansüvarilerinden birinin arakh’ı yaptı,” dedi Khal Drogo, Ortak Dil’de


#25

Ben Drogonun yaralanmasından bahsetmedim ki hiç Dany tecavüzleri durdurdu yasaklattı bu yönü nasıl benzemez dedim