Crusader King 2 AGOT Anılarınız


#1

#Oyun anılarınız diye bir konu vardı fakat hem orası öldü hemde orası her oyun içindi.#

Ben başlıyayım ilk önce.

Part 1/P.O.V:Aerys

Kral Aerys olarak başlıyorum Robert’in İsyanında. Hemen evladım Viserys’i Cersei ile evlendirme çabalarına girişiyorum. Yasaları değiştirip askere daha çok kişi çağırıyorum. Derken savaş başlıyor… Askerlerimizi Kral’ın Şehri önüne toplarken bir gözcü gelip Robert’in 18 bin kişilik fırtına toprağı askerlerinden oluşan ordusuyla bize doğru ilerlediğini bildiriyor. Şehrin önünde Prens Rhaegar’ın komuta ettiği 8 bin kişilik ordu var ve beni ise yalnızca 4 bin kişilik bir kuvvetim var ve daha toplıyabileceğimiz en fazla 200 asker daha var. Bu durumda Robert’a karşı hiçbir şansımız yok. Varisim ve Mareşalim olan Rhaegar’a müttefiklerimizi ve düşmanlarımızı soruyorum. Tyrell ve Martell hanelerinin ordularını yolluyacağını söylüyor öte yandan Stark,Arryn ve Tully haneleri ise üstümüze yürümek için askerlerini topluyormuş. El’im bana Lannister’lardan yardım alamazsak bu savaşı kazanma şansımız olmadığını söylüyor. Ne olursa olsun Lannisterların desteğini almam gerektiğini onlara hediye para göndermemi öneriyor. Prens Rhaegar ise onlara güvenmiyor ve tek kuruş bile harcamamı söylüyor. Onurlu çocuk… Onlara taviz vermektense 12 bin kişilik ordusuyla Robert’ın karşısına çıkar ve kendini ölüme sürükler. Ama ben onun kadar onurlu değilim hatta cesur bir adamda değilim. Tywin’e 100 altın ejderha ve hediyeler gönderiyorum. Bir şekilde bir evlilik ayarlamaya çalışıyorum fakat işe yaramıyor. Savaşa dahil olmuyor. Tywin tarafsızlığını korumakta kararlı. Derken Robert’in ordusu Taç topraklarında şehirleri yakmaya başlıyor. Ordusunun dağılmasını fırsat bilen Rhaegar 1000 kişilik Baratheon ordularına doğru atını koşturuyor. Tabi bende peşinden gidiyorum. Bir kaç zafer kazanıyoruz böylelikle Robert ile yüzleşecek duruma geliyoruz. Zafer sarhoşu bir şekilde Robert’a saldırıyorum ve Rhaegar peşimden geliyor. 11 bin kişilik Targaryen ordusuna karşı 12 bin kişilik Baratheon ordusu düzlükte birbirine giriyor.Rhaegar ve kumandasında merkezden öne geçiyoruz. Rhaegar ile adını bilmediğim bir komutan karşı karşıya geliyor Rhaegar hiç beklemeden saldırıyor ve rahatlıkla onu alt ediyor. Merkez kuvvetlerimizin kanatlara desteğiyle asker sayıları 8000e 3000 gibi bir rakama ulaşıyor. Savaşa kesin gözüyle bakılırken 17 bin kişilik Tully ordusunun bize doğru geldiği haberini alıyorum…


#2

Part 2/P.O.V:Aerys

Tüm ümitlerimiz savaşı Tully’ler gelmeden bitirip hemen kaçmak yönündeyken bir haberde 17 bin kişilik bir Tyrell hanesinin yardımımıza koştuğu oldu. Ve işte şimdi buradayım… Robert Baratheon ile karşı karşıya geldim. Bir anda savaşın ortasında buldum kendimi. Etrafımda beni koruyacak hiçkimse yok. Kral Muhafızlarım beni korumak için yanımda değiller. Bana yardım edecek kimse yok. Rhaegar?Arthur?Jaime? hiçkimse… Kılıcımı Robert’a doğrultuyorum ‘‘Gelde savaş benimle’’ Hiç cevap vermeden üzerime doğru yürümeye başladı. Sona ulaşmadan önce ona verebildiğim kadar zarar verebilmeliyim en azından. Belki bir hatası ile onu alaşağı ederim. Uzattığım kılıcım zırhının göğsüne değdiriyor. Koluma geri çekip boynuna güçsüz bir şekilde kılıcımı boynuna doğru savuruyorum. Bileğimden tutuyor ve sıkıyor. Hissettiğim acı kılıcımı düşürmeme sebep oldu. Evet gerçekten sona ulaştık artık beni koruyabilecek hiçbirşey yok.

P.O.V:Rhaegar

‘‘Bugün ölmiyeceğim. Bugün değil bu savaşta değil. Vücudumda kaç tane kesik olursa olsun ne kadar morluk olursa olsun bu savaşı kazanacağım’’ Önüme gelen herkesi kılıçtan geçiriyorum. Bugün hepimizin en az 3 kişilik savaşması gerekiyor. Sol tarafımda ki boşluğa bir anlık bakışımla Robert’ın Aerys’in başına çekicini geçirdiğini görüyorum. ‘‘BABA!..O benim babamdı çok sevmezdim fakat benim babamdı ve benim için savaşırken zalimce katledildi onun kanını yerde bırakamam artık savaşmak için çok daha fazla sebebim var bugün ölen kişilerin hiçbiri boşa ölmedi’’ Aklımdan geçirdiğim düşünceler tam gözümün önüne savrulan düşman kılıcıyla kesiliyor. Ani bir irkilmeyle savunmaya geçiyorum kalkanımla rakibi sersemletip kılıcımı kalbine saplıyorum. Robert beni gördü yavaşça bana doğru geliyor. Bende ona doğru geliyorum. Bütün bu hengamenin arasında bana doğru çekicini yere sürterek geliyor. Ona yürürken gördüğüm her bir düşman askerinide geçerken öldürüyorum göz dağı verircesine. Ve aramızda bir dorne mızrağı kadar mesafe var. Klasik çember çizmeler rakibinin zayıf tarafını aramalar bu sefer yok. Tek istenilen karşısındakini acılar içinde kıvranırken görmek. Derken çekicini bütün gücüyle dikey bir şekilde bana doğru savuruyor…


#3

güzel olmuş ben beğendim


#4

Part3/P.O.V Rhaegar

Kendimi sağa çekerek sıyrılıyorum. Sağ elimde ki kilicimla roberta doğru atiliyorum. Govde zirhinin savunmasiz bir noktasindan yaraliyorum onu. Yaralandi artik daha gucsuz bana karsi hicbir sansi yok diye geciriyorum icimden. Daha dusuncelerim aklimdan gecerken ikinci defa cekicini salliyor yarali geyik. Yaralanmasiyla birlikte artan hiddetiyle oyle bir vuruyor ki kalkanimin bagi kolumdan kopuyor ve savunmasiz kaliyorum. Ama benim icin kesici herhangibir alet onu alt etmek icin yeterli. Kalkana ihtiyacim yok elimdeki kilic ihtiyacim olan hersey. Sonraki saldirisini yine yana cekilerek ekarte ediyorum. Ve kilicimla cekicine vurarak ivme kazanmasini sagliyorum. O daha kendini toparlayamadan kilicimin kabzasiyla burnuna geciyorum. Tamamen afalliyor ve kilicimi bobreklerini desmek icin kullaniyorum. Gozlerimin onunde ölüyor ama mutlu degilim. Onu yenince herseyin iyi olacagini saniyordum ama hicbirsey hissetmiyorum. Artik tek istedigim savasa surukledigim bu insanlari korumak. Savasa yeniden dahil oluyorum. Tully askerleri Stannis’in kumandasında savas alanina ulasti. Bizi teker teker katlediyorlar. Nerede bu lanet olasi Doran Martell ? Nerede kaldi bu Tyrell destegi ? Ne oldu babamin Tywin icin harcadigi o kadar altina ? Tahminimce 19 bin e 2 bin kisi kaldik.

#Rhaegar onune cikan her rakibi asilce olume ugurluyordu. Bazilari rhaegarin bu savasta tanri gibi savastigini soyler. Rhaegar savaşti… Asilce… Onurluca… Cesurca… Prenste bir kral icin isteyebileceginiz her sifat vardi. Ama yeterli olmadi. Aniden sol omzuna bir ok saplandi ve irkildi. Ve sag omzuna… Solundakini eliyle cikardi. Yere atti ve gogsune gelen ücüncü ok ile dizleri uzerinde dustu. Lyanna’sini Cocuklarini bir daha goremeyecegini biliyordu artik. Ama asıl onemsedigi onlara ne olacagiydi, onun yuzunden acimi cekeceklerdi ? Katledilebilirlerdi. Onlari korumak zorundaydi hayatta kalmak zorundaydi olemezdi. Vucudunun her bir kivrimi titteyerrk tek dizinin uzerine dikeldi ve gogsundeki oku cikartmaya calisti. Onu cikartirken tekrar yere yigildi. Ama yeniden doğruldu. Bu nasil olabilirdi sanki birileri ona guc veriyor elinden tutuyor gibiydi. Kilicini yeniden aldi eline. Karşısında gördüğü kişi Stannisti. Ona doğruldu dövuşmek icin kilicini savurdu fakat gücü yoktu. Stannis elini tuttu. Kilicini birakti elinden yavasca. Stannis’in ellerinde yere yigildi. “Onurlu bir adamsin Rhaegar. Boyle adamlar saygıyı hakeder” dedi Stannis. Onun fazla zamanı kalmadığının farkındaydı. Son isteğinin ne olduğunu soruyordu üstü kalalı bir şekilde. “Lyanna…Çocuklarım…” dedi Rhaegar. Stannis başıyla onayladı. “Ben yaşadığım sürece huzur içinde olacaklar” dedi. Rhaegar’ın yüzünde hafif bir tebessüm belirdi. Çünki Stannis’i biliyordu. Nasıl bir adam olduğunu. O sözünü ve görevini canı pahasına yerine getirirdi. Son nefesini bu dusunceler ile verdi Rhaegar#

Not: O değilde siz beğenince ben gaza geldim baya hikaye gibi anlatiyorum :smiley:


#5

bende anılarımı yazayım bari
part 1/pov/ Khaleesi
ben daenerys targaryen nam-ı diğer daenerys fırtınadadoğan babamın hakkı olan demirtahta oturacağım
ilk önce jorah mormontu sürgünden çağırıp onunla evleniyorum o ne kadar bana ihanet etsede onu affettim ona bir şans tanımaya karar verdim sonra düğünümüzün şerefine turnuva düzenledim bizzat kadın olmama rağmen ben dövüşücektim turnuvularda ilk rakibim güçsüz onunla ben kılıç ve kalkanla dövüşürken oda mızrakla dövüüyordu benimle aklıma birşey geldi düşmanıma çelme taktım sonra kılıcımı kafasına batırdım ve düşmanımı yedim finalde daha güçlü rakibim çıktı onuda biraz zorlandıktan sonra onuda yendim ve turnuvamı kazandım jorah için altın taç yaptırmıştım onu joraha taktım ta o sırada yunkai savaş açtı


#6

Taht Rhaegar küçük oğlu Aegon’a geçmişti. Rhaegar ve Targaryen ordusu paramparça oldu. Sonrasında beklenen Tyrell ordusu savaşa geçte olsa katıldı. Fakat Targaryen ordusundan eser kalmamıştı. 20 bin kişilik düşman karşısında yok oldu Mace ve birlikleri. Demir Taht için herşey kötüye gidiyordu. Martell hala gelememişti Dornedan çıkmamıştı. Tywin Lannister ise hiçbir tarafa eğilim göstermiyordu. Kuzey ve Vadi orduları İkizlerde Demir taht destekcisi kucuk haneler ile ilgileniyordu. Demir Taht için umut kalmamıştı.

P.O.V:Aegon

Annem beni vekil kral olarak oturttu demir taht’a. Birgun buraya oturacagimi biliyor. Ve belkide o gunun cok yakin oldugunu. Alismami istiyor, kendimi kral olmak icin hazir hissetmemi. Fakat daha 7 yasindayim. Hakkimda konusulanlari duyuyorum. Yonetmrk veya karar vermek icin cok kucukmusum. Haklilar ben savasmak istemiyorum oyun oynamak istiyorum. Buyuk salonumuza ustu başı toz olmus bir adam giriyor muhafizlarin izniyle. “Efendim… Kralımız ve Prensimiz… Öldüler…” Annem şok oldu. Kendisine bisey olmasindan korkuyorum. Diger yandan adamin soylediklerine anlam veremiyorum. Babam nasil olebilir. Bu birdaha buraya gelmiyecek demek mi oluyor. Nasil ölebilir ki benim babam. Herkes sever babami. Erkek olmaliyim artik cocuk olamam. Babami bulmaliyim. Nereye gittiyse geri gelmeli, onu geri getirmeliyim…

#Ellia artik ulkeyi Aegon adina yonetiyor. Dorne sonunda kralin topraklarina ulasti ve az kisi kalan dusmanlari bozguna ugratti. Dusmani bir muddet hirpaladiktan sonra Dorne ordusuda dagiliyor. Elleria’nin yuksek cabalariyla diyara mesaj gonderiliyor. Prensleri Rhaegar’in onuru icin savasa cagiriliyor butun lordlar. Demir Taht icin umut kalmadigi anda birden bire Diyarin dort bir yanindan Lordlar savaşa dahil oluyor. Kucuk lordlardan olusan ordular Kuzeyi ve nehiri silip atiyor adeta. Rhaegar ile ilgili soylenen sozlerden sonra Vadi lordu Jon dayanamiyor ve Demir taht’ın saflarına katılıyor. Bu taraf degistirme butun dengeleri alt ust ediyor. Savas bitmek uzereyken gerceklesen bu geri donus simdiden tarih kitaplarina gececek gibi gozukuyor. Firtina Burnundan Stannis esir alinip KL’e goturuluyor. Robett’in destekcilerinin neredeyse hiç destekçisi kalmadi.


#7

Jon taraf mi değiştirdi gerçekten ???


#8

Valla bende anlamadim bi baktim adam bizim tarafa geçmiş :smiley:


#9

Yalnız Aegon’un 7 yaşında olmasi mümkün değil yanlış yazmışsın sanırım.


#10

Meydan savaşı yıllar sürdü :smiley: 3 yaşında olsa povu olmazdı ama :smiley:


#11

Savaş sona eriyordu. Firtina topraklarinda yonetimi ele alabilecek kimse yoktu. Derken Tywin Lannister Tahta bağlılığını gösterip savaşa katıldı.

P.O.V Ellia

Hain… Fırsatçı pislik. Herşey bittikten sonra kazananın yanında yer alıyor. Eğer başında yanımızda olsaydı Rhaegar ölmeyecekti… Eğer onlar kazansaydı hiç düşünmeden gelip boğazımızı keser ve yeni Kral’ına bağlılık gösterirdi. Savaş bitti , insanlarımız öldü , kralımız ve prensimiz öldü. Kocamız ve babamız… Ülkeyi yönetmek, otorite sahibi olmak değildi istediğim hiçbir zaman. Ama artık verilmesi gereken kararlar var. Lyanna’ya ne yapmalıyım. Rhaegar’ı sevdiğim kadar onlarda birbirini seviyordu. Eddard onurlu bir adamdır neden düşman olmak isteyeyim ki. Olan oldu, ölen öldü. Yapmam gereken çocuklarım için krallığı güçlendirmektir. Lyanna’yı kardeşi Eddard Stark’a gönderiyorum.


#12

güzel hikaye benim yazdığım hikayeyi okuyup beğenmedin galiba okuyup beğenirmisin


#13

Ehem ehem… Efendim olaylar, tahmin edeceğiniz Gibi Rogue Prince kitabındaki Daemon Targaryen vs. Three Daughters olayını anlatıyor…

Efennim aldık Daemon’u oyunumuza başladık.

Oyunun başında sevgili kardeşimiz Viserys’e, “la ben savaşa gidicem para ver.” diyoruz ve pek sevgili kardeşimiz bize 100 altın veriyor. Savaş ilan edilince de Hür-süvariler ve vasıflı vasıfsız bir çok şövalye Prens Daemon Targaryen’in davasına katılıyor… Dostumuz Corlys Velaryon ‘the Sea Snake’ ile Driftmark’tan yola çıkıyoruz.

Yaklaşık 100 Kadırga ve 10.000 Kişiden oluşan ordumuzu Alıp Driftmark’tan Tyrosh’a doğru yola çıkıyoruz. Üç kız kardeş Kralı Mero’nun Sancaklarından olan Tyrosh’lu Efendiyi kalesinde yakalıyoruz.

“Lord’um,” diyoruz “eğer sümüklü bir korkak olmasaydınız ve ordunuzun başında olsaydınız muhtemelen yaşardınız.” Lord, her ne kadar taviz vermemeye çalışsa da belli ki korkuyor…
Caraxes the Blood Wyrm’i gören herkes korkar…

Efennim yanımızda üç ejderha var. Birisi doğrudan şahsımızın sürdüğü Caraxes diğeri manitamız Laena’nın sürdüğü Vhagar diğeri de onun kardeşi Laenor’un ejderi Seasmoke…

“Defol topğaklağımdan Westeğoslu buğada istenmiyoğsun.” diyor ilginç aksanıyla Tyrosh’lu Lord.
“Duymadınız galiba, 3 ejderha var lan. Boru mu bu ?” diyoruz ve cevabı beklemeden gidiyoruz.

“Tyrosh Lordu mantığını dinleyemedi.” diye duyuruyorum askerlerime, “İşte benim mantığım.”

Caraxes ile kalenin etrafında küçük bir tur atıyoruz.Tyrosh’lu lord’un 20.000 kişilik garnizonu mahvoluyor. Geriye kalan 202 kişi sadece 12 gün dayanabiliyor…

Lord da dahil olmak üzere, Lord’un kanından herkesi tutuklatıyorum.Tyrosh Lordumuzun karısını alıp, askerlere hediye ediyoruz. Akılsız lordun cezasını karısı çekermiş.

E kadın akıllı olursa? İşte örneği; Tyrosh’lu bir leydimiz ordularını ve topraklarını bize getiriyor. Ve biz de leydiye, dostlarımıza karşı ne kadar cömert olduğumuzu gösteriyoruz. Ve kendilerine savaş sonunda Tyrosh’u vaadediyoruz.

Savaş Üç Kızkardeş Krallığı ile olsa da,asıl amaç Basamaktaşları bölgesini ele geçirmek… Bu yüzden Kuşatmaları doğrudan Basamaktaşları bölgesinde yapıyoruz.

Kafatasları ve kanlı taş başta olmak üzere bir çok bölgeyi tek askerimiz ölmeden, Caraxes ile ele geçiriyoruz.
Ancak, savaşın bitmesi için asıl yapmamız gereken şey, Kral Mero’yu yenmek ki bu o kadar kolay değil. Çünkü Lord 10.000 kişilik ordusunu gemiden neredeyse hiç indirmiyor.

Bu sırada o sıralar Westeros’a bağlı olmayan Dorne, Üçkızkardeş lehine savaş girince bana yeni bir eğlence çıkıyor. Sunspear’daki leydinin ordularıyla savaşa giriyoruz.

Dorne orduları The Tor denilen yerde toplanmış durumdayken artık 8.000 kişilik olan ordumuzu kısa süre önce işgal ettiğimiz Sunspear’dan gemilerle The Tor’a götürüyoruz.

The Tor’da 17.000 kişilik Martell ordusu var. Ancak ordunun azlığına bakmayın. Normal şartlarda kuvvetli bir donanma olmadan Dorne toprakları’nda Tor’a girene kadar ordunuzun yarısını kaybedersiniz.

Ama Daemon Targaryen’in gemileri vardı. The Tor’da konuşlanan 8.000 Kişilik ordum başlarında Caraxes ile, düşman orduyu yakmaya başlıyor.


Aşağı doğru “Aaah dorne’lular siz sanmak siz yenejek bizi? Siz jok salak o zaman.” derken Vhagar öldü AS:FASF:ASFLAŞSFA:

Her neyse efendim sonuç olarak ciddi bir kayıp vermemize rağmen bu savaşı da kazanmay başardık, üstelik karım Laena, ejderha yanığı haliyle çok daha şeker. Bir varis doğurdu üstelik bana.

Martell’leri dolaylı yoldan safdışı ettikten sonra, Basamaktaşları’na çıkıyoruz ve ne görelim?!?!?

Ölümüne gardaşım Corlys Velaryon’un cesedini kendi ellerimle, Valyria geleneklerine uygun bir şekilde kendim yakıyorum. Corlys’in daha cesedi soğumadan (A:SFAŞSAS:FASFASİ:QWRÇQÇ espriii) Laenor Velaryon, ordusunu alıp savaşı terkediyor…

Neyse diyoruz, zaten yeterince sömürmüştük Velaryon’u savaş sonu bu olaydan sonra 1 ay daha uzasa da Kral Mero kaçınılmaz sonu görüyor.


A NEW KINGDOM RISES!

Ejderha’ları olmasına rağmen Aegon’un bile başaramadığını yapmak için, Dorne’a Ejderha Hakkı ile savaş açıyorum.

Dorne’u yakıp yıkıyorum tam anlamıyla. Zaten Dorne’da ciddi miktarda ordu yetersizliği var + Ben Dorne’u baştan başa dolaşmıyorum, Doğrudan Güneş Mızrağı’ndan giriyorum falan… Dorne’u 2 ya da 3 ayda fethediyorum.

Dorne’u fethedince Basamaktaşı Kralı ünvanımı bırakıp Dorne Prensi ünvanı alıyorum…

Sonra, Demir Tahttaki abime savaş açıyorum.


“The Battle of İn lan aşağı”

Kendi Topraklarım olan Dorne ve Stepstones’daki ordularımın hepsini Yronwood’a getiriyorum. Topu topu 17K ordu… Karşısında bütün diyar (6 Lord Paramount’un 6’sı da tahtı destekledi.)

İlk olarak Toplam 42 K’lık ordusu olan Lord Tyrell+Lord Greyjoy geldi… Yronwood’da 1 ay süren ciddi bir savaşta (sürekli yeni asker geldi rakibe, toplam 60 K oldular) Lord Boremund Baratheon’un 15K’lık ordusu tam, 3 gün mesafedeyken (ilk göründüğünde 18K’ydı ama sürekli çürüdüler Dorne’da) Tyrell ve Greyjoy orduları kaybetti ve Kingsgrave’e 8 K olarak çekildiler. Bu sırada Dorne sadece 3.5 K ordu kaybetti ve, 14 K oldu. (Dorne’daki bazı topraklar savaşa dahil oldu, Crownlands’dekilerin neredeyse hepsi beni destekledi. Menzil’de de Tarly’ler benden oldu.)

Greyjoy ve Tyrell orduları Kingsgrave’de tutsak halde, sözde kuşatma yaparken Daemon Targaryen, Baratheon ordusunu yakmaya başladı. Tam o sırada Kuzey’den 4 K’lık bir Stark ordusu ile gündeydoğudan 1K’lık, Normalde bana yeminli olması gerekirken taraf değişen Dorne’lu ordu, ile; sayısal olarak öne geçen Baratheon Ordusu’nun üstüne ejderhamı salmadan önce yaklaşık 1 hafta bekledim. Ve, Kingsgrave’de sıkışmış Tyrell+Greyjoy birliklerinin cesaretlenip bana saldırmasını sağladım. Tam onları gelince de Ejderhamın sırtına atladım. (Ejderha salınca, düşmanın belli bir miktar askeri gidiyor mesela, 20000 Kişi ise 13 bin kişi kalabilirler. Bu yüzden, Bütün ordunun gelmesini bekledim. Çünkü böylelikle doğrudan hepsine belli bir miktarda zarar vermiş oldum.)

Dorne’da devasa ordular parçalanıyordu, ancak Westeros 7 Krallıktı ve Dorne haricindeki yerlerdeki Dorne müttefikleri, ciddi zararlar gördüğünden savaş skoru asla ilerlemiyordu. Bunu engellemek isteyen Daemon Targaryen iyice yıpranmış ordusunu aldı. Ve Dorne Hudutları denilen bölgede, Dorne’dan çıktı.

Fırtına Burnu’nu kuşatıp, Kral Toprakları’na yürürken 10 K’lık bir Arryn ordusunu kolaylıkla dağıttım. Çünkü benim ecderham var.

Kral Toprakları’ndaki kuşatmam tamamlandığında kardeşimin, Alicent’ten doğma üç kız çocuğunu (oyunda hepsi kız doğdu.) ele geçirip öldürdüm. Bu sırada, Akıntıtaş Lordu, bana bağlılık verdi. Lakabım her an Akrabakatili’ne çıkabilecekken, Eski dostum’un oğlunu idam ettim (" Lan it beni neden sattın ilk savaşta? ") Ve Zorba Daemon olarak tanındım. Sözde Kraliçe Alicent’i ise karnında bir piçle bıraktım.

Bu sırada Rhaenyra ejderhasıyla geldi ve ejderha düellosu başladı. Savaşta kazanan çıkmadı, iki ejderha da zarar görmedi ama Rhaenyra sakatlandı. Ve esirim oldu.

Yiğenimlen xd ;););););););):wink:

Rhaenyra’nın esareti sonunda kardeşim sonunda pesetti. Ancak Rhaenyra’yı courtier olarak yanımda tuttum. Çünkü bütün Targaryen Toprakları artık benimdi. Kardeşim Viserys’i idam ettim. Kızı Rhaenyra’yı, karısı Alicent’i metres tuttum. Eski metresimi öldürdüm.

Günübirlik oyun olduğundan da burada noktalama kararı aldım xd. Saat 05.00 olmuştu bıraktığımda bu sabah dükkana geciktim bunun yüzünden.