Duvari kim yapti ?


#1

Öncelikle bu benim teorim değil ben sadece sizin ne düşündüğünüzü merak ediyorum. Kendi düşüncelerimi bence diyerek belirtirim. Amacım beyin fırtınası yapıp, sizin düşüncelerinizi öğrenmek

Duvar westerostaki en ilginç yapılardan biri, Bizim bildiklerimiz duvarı mimar brandon un yaptığı yönünde ama bende dahil böyle büyük bir yapının bir ömür’e sığacağını sanmam ve mimar brandon un çok büyük yapılarıda var olduğu söyleniyor.( Fırtına burnu kalesi, hisar , kisyari gibi) evet devlerin yardımıyla yapıldığı da söyleniyor ama bu da bana göre pek mümkün gelmiyor bana ve diğer teori üreten arkadaşlara da göre duvarı ww’lerin yaptığı yönünde, insan ve ww savaşının anlaşma ile bittiğine birçok kişi hemfikir. AMA birçok çarpışmada olduğu belli ( yaşlı dadının sözleri )ve birçok ölüde olacaktır illa ki ve ww’ler kuzeye çekildikten sonra anlaşma ile duvarı yaptılar çünkü nerede ise ww’lerin sınırsız ve yorulmayan işçisi var. Duvarı ww ler yaptıysa niye karşıya geçemiyorlar sorusunu soracak olursanız bence ww’ler warg gücüyle ve ölüleri kontrol ediyorlar ve ama bunların ölü yönetme kapasitesi çok değil ve ww’lerde bu ölüler insanlara rahatsız etmesin diye duvarı yaptılar ayrıca ben warglanmis ölülerin duvarı geçemeyeceğini düşünüyorum bence ww’lar duvarı geçebilir bunu şu örnekle destekleyeyim yaşlı dadının hikayesinde geçe nöbetçileri lord kumandanı teni buz gibi bir kadını gece kalesine getiriyor. Bu kadın büyük ihtimal bir ww ve duvarın güneyindeki gece kalesine geçip nöbeti lord kumandanla yönetiyor yani ww ler geçebiliyor. Şöyle bir soruda gelebilir peki şuanda niye hiç geçmediler buna şöyle cevap vereyim eğer bu adamlar kuzeye şu anda geçseydi kuzey bir lorda bağlı olduğu için ve birlik oldukları için bu tehlikeyi hemen büyümeden bertaraf edebilirlerdi bu yüzden ww ler toplumca dağınık ve neredeyse birlik duygusu hiç olmayan yabanillari seçtiler ordularını genişletmek için. Neden ölülerin duvarı geçemediğini düşünüyorsun diyorsanız varamyr altı deri adındaki bir adam var ve bu adam en güçlü varg neredeyse ama sur saldırısında kartalına varglayıp duvarı kontrol ediyorken kartalı yanmaya başlıyor. İlk önce bir okla vurulduğunu sanıyor ama sonra alev benim içimdeydi diyor. Ve o sırada kartalı duvarın üstünde biryerlerde uçuyor. benim düşüncem warglanmis bir şey duvarı geçemediği için ve ww lerde ölüleri wargladigi için onlarda duvarı geçemiyor.
Evet biraz duvarı kim yaptının dışına çıktım ama teoride anlatmak güzeldi. Kendi düşüncelerimi bence diyerek belirttim umarım sizde kendi düşüncelerinizi aşağıya yazarsınız


#2

duvarda buz ejderhalarının da olduğuna uyuduğuna dair teorilerde var.
WW ler ile ilgili warg teorisine ben çok katılmadım belirteyim ilk defa duydum ve ölü çürümüş bedenlerin ele geçirilmesi saçma bence warglanarak
Mimar Brandon un yaptığı biliniyor ama kim bu Mimar Brandon hakikaten soru işareti ?


#3

Teoriyi çok daha açarak yazarımda üşeniyorum biraz işin Ucu ilk azor ahaiyede gidiyor


#4

bilen biliyor zaten ama müsait zamanda eklemeni tavsiye ederim birde teorini paragraflara böl ki bizler için okuması takip etmesi kolay olsun


#5

Söylenenlere göre Mimar Brandon aslında bizim Bran. Geleceği gördüğü için Suru inşa etmiş ve hatta Kral Torrhen Stark’ın diz çökme nedeni de oymuş. Birçok olayın oluşumu aslında bizim Bran yüzünden


#6

Ben bran teorisini tamamen fanboy teorisi olarak görüyorum biz daha geçmişte form alamayan branı böyle şeylere nasıl yakıştırıyoruz bence bu kulağa güzel gelen ve hiçbir temellendirmesi olmayan teorilerden kanıt sunarsanız dinlerim


#7

Kışyarı da Mimar Brandon’ın işi ama kale, ilk inşa edildiği zaman şimdiki halinden eser yoktu; o, daha çok mahzen mezarları inşa edip,üstüne minik bir yapı kondurdu(çoğu kuramcı bu mahzen mezarların ww savaşı ile ilgisi olduğunu düşünüyor.). Zamanla da şimdiki halini aldı; Sur da pekala bu şekilde gerçekleşmiş olabilir ya da Ormanın Çocukları da büyüleri ile işin içine girmiş olabilir ki görüş bu yönde(Sur’daki büyü onların işi diye). Devler Kışyarı için yardım etti ise Sur için de yardım eder, etmiştir. Niye sana devlerin yardımı mümkün gelmiyor ki? Jon ne güzel anlaşıyordu Wun Wun ile…

Ayrıca seni kuduz bir köpek kovalasın bak, daha önce hiç koşmadığın kadar hızlı ve uzun koşarsın; totoş korkusu fenadır, insanın kapasitesini son gaz ateşler. :smiley:

Hemfikir olmaları, %100 doğru yapmaz. Anlaşma ihtimalini göz önüne alsam da bana kalırsa daha çok ordu yok edildi ve bunların başındaki kişi ister istemez geri çekilmek zorunda kaldı. İleride değinirim.

Öncelikle Ölüleri isteseler öldürürler; anlaşma varsa da zaten ortada barış vardır ve savaş için ölüye gerek yoktur. Nitekim binlerce yıl boyunca da ne WW ne de ölüler görünmemişti. Sur’da gizli bir kapı var; büyülü. Resmen kapı konuşuyor seninle ve sadece Gece Nöbetçilerinin emriyle açılıyor. Soğuk El geçemediği için Sam geçmiş ve Bran’ı oraya götürmüştü. Yani öyle ya da böyle o Sur, bir şeylerin öbür tarafa geçmesini engellemek için; yaşayanlar geçebildiğine ve kapı da Sur’ın nöbetçileri tarafından açılabildiğine göre bu geçmesi istenmeyen kişi/ler yaşayanlar değil; ölüler. Zira onlar geçemiyor. Adamlar neden kendilerinin geçemediği bir şey yapsın ki?

Bu kadının ilk seferde ben de WW olduğunu düşündüm ama daha sonra aynı beyaz tenli kadın betimlemesi 6. kitap Buharsaçlı POV’unda Euron hakkında gördüğü rüyada da görüldü. Bence bu iki kadın da aynı ve Great Other denen kişi olabilir veyahut bu WW’lere hükmeden kişi ki aynı kapıya çıkar zaten ikisi de. Ayrıca kadının adamla yattıktan sonra adamın ww’ye dönüştüğüne dair bir işaret yok; sadece ruhunu kaybettiğini söyledi yaşlı dadı; bir ölü ya da ww olsa idi yaşayan insanları warglayıp sur’da 15 yıl hüküm sürebilir miydi? Gerçi belki mümkündür, kesin bilgi yok. WW’leri tam olarak bir ölü olarak da kabul edemeyiz sonuçta. Bu yüzden yaşayanları da warglayabilme ihtimalleri olsa da fazla büyük güç olacağı için yazarın, böyle bir şey ekleyeceğine ihtimal vermem; o zaman NK ya da kitaplarda bu general kim olacak ise yaşayan insanları da warglar ve işi kökten çözerdi, savaşa orduya gerek olmazdı tam.

En güçlüsü Kan Kuzgunu ve Bran; bu adam çok güçlülerden biri sadece. O kartalı öldüren Mel idi. Yine de warglanmışların duvarı geçemeyeceği yönünde bir kuram okumuştum; belki Mel. yalan söylüyordur vs. diye…Fakat unutma ki kartal, yaşayan bir canlı; ölü değil.


#8

Evet ilk zamanında winterfeel öyle idi ancak mimarın başka esreleride var ( hisar e fırtına burnu kalesi) ben bu yüzden duvarı yapabilecegine inanmıyorum. Devler’e gelirsek bunada pek ihtimal vermiyorum çünkü duvar cidden aşırı büyük.
Belki bizim mimar sadece kaleleri yapmıştır bu yüzden bu adı almıştır. Ama tabiki bilemem

Buna şöyle cevap vereyim ( bu bir varsayımdır) büyük savaştan sonra muhtemelen birsürü ölü oldu.
Ve bence ww’lerin ölü warglama kapasiteleri fazla değil ve bu ölüleri tam kontrol edemiyorlar ve anlaşma gereği de ölülerin duvarı geçmemesi gerek ve onlarda kesin bir çözüm için duvara büyü yapıyorlar ve geçemiyorlar ( hem warglanmis ölüler hemde ww’ler tarafından birkez diriltilenler)[quote=“YeniAy_Ottoman, post:7, topic:10199”]
Ayrıca kadının adamla yattıktan sonra adamın ww’ye dönüştüğüne dair bir işaret yok; sadece ruhunu kaybettiğini söyledi yaşlı dadı; bir ölü ya da ww olsa idi yaşayan insanları warglayıp sur’da 15 yıl hüküm sürebilir miydi? Gerçi belki mümkündür, kesin bilgi yok. WW’leri tam olarak bir ölü olarak da kabul edemeyiz sonuçta. Bu yüzden yaşayanları da warglayabilme ihtimalleri olsa da fazla büyük güç olacağı için yazarın, böyle bir şey ekleyeceğine ihtimal vermem; o zaman NK ya da kitaplarda bu general kim olacak ise yaşayan insanları da warglar ve işi kökten çözerdi, savaşa orduya gerek olmazdı tam.
[/quote]

Adam ww’e dönüştü demedim o veya adamları warglayarak da yönetiyor demedim. O kadının bildiği büyüler sayesinde nöbeti yönetiyor olabilirler[quote=“YeniAy_Ottoman, post:7, topic:10199”]
O kartalı öldüren Mel idi. Yine de warglanmışların duvarı geçemeyeceği yönünde bir kuram okumuştum; belki Mel. yalan söylüyordur vs. diye…Fakat unutma ki kartal, yaşayan bir canlı; ölü değil.
[/quote]

O kartalı mel’ in öldürdüğünü sanmam mel kendine ve tanrısına inanması için adamlara yalan söylüyordür. O bölümü okurken kartalın surun üstünde bir yerlerde olması dikkat cekici bu yuzden warglanmıs seylerin suru geçemeyeceğini düşünüyorum ve ve yazıda warglanmis ölülerin ve yaşayan şeylerin geçemeyeceğini söyledim
Ve bence ww’ler geçebiliyor
ilk kitapta jeor mormont doğugözcüsündeki balıkçıları ww gördüğünü söylemişti. Ama balıkçılar duvarın kuzeyinde mi yoksa güneyindemi balıkçılık yapıyorlar ? Orasını söylemedi ve de bu kadin var güneydeki gece kalesine gelmesi


#9

Kardeş, bu adamın lakabı MİMAR; müteahhit değil. :smiley: Bir mimarın tek bir eseri mi oluyor? Hepsinin başında durmak zorunda mı bitene kadar? Mimar Sinan’ın hayatına bakarsak eğer 35-40 yaşından sonra ölünceye kadar yüzlerce eser vermiş; hepsi de o dönemin teknoloji ve şartlarına göre muazzam ve komplike yapılar. Düşünsene bir eserin bitmesi 4-5 seneyi buluyor; o zaman zarfında başka eser yapmayacak mı? Ömre sığmaz o zaman yüzlerce eser, değil mi?.. Mimar Brandon da yapıyı tasarlar, kağıda döker; nasıl inşa edileceğini göster/anlatır; inşaya başlar ve tamamlanmadı ise eğer onun ölümünden sonra da varisleri vs. devam ettirir.

Ayrıca adı üstünde dev bunlar; atıyorum kafadan dağ gibi bir tepeyi yontmak, taşları getirip üst üste koymak gibi şeyleri(böyle büyüklükteki bir yapıda) insanlardan daha kolay yapar. Piramitler de bir insanın yapması için olağanüstü boyutlarda kabul ediliyor o dönem için ama yaptılar. Ayrıca fantastik bir evrenden bahsediyoruz; yazar eğer devler aracılığı ile yaptı diyorsa o zaman onlar aracılığıyla yapmıştır, nokta. Adamın sözünün üstüne söz mü edeceğiz? :smiley:

Bundan anladığım; savaş sonrası yeni ölüler dirildi; onları warglayıp uzak tutamadıkları için duvarı inşa etti ww’ler? İyi de bu ölüleri dirilten zaten ww’lerin ta kendisi; onlar büyülerini kullanmadığı sürece ölüler, ölü olarak kalıyor.

Yazar; onların buz tarafından (yani buz gücü/büyüsü/buz tarafının güçleri ) diriltildiğini; Jon, Cat ve Beric’in de ateş tarafından dirilen ölüler olduğunu söyledi. “Tüm o buz ve ateşin olayına geri dönüyoruz.” tarzında da bir cümle ile bitirdi sözünü. Ben de buradan R’holler(ateş) ve Great Other(buz) arasındaki bir savaş, çatışma meselesi olduğunu anladım; diriltenleri bunlar diriltiyor. Bu ikisi bir şekilde gerçek bu evrende. WW’ler de bu GO denen kişinin adamları… Kızıl Rahipler (ve diriltikleri de) de R’holler’ınkiler… Bu kuram hep ww’lerin tek başlarına var olmuş, hareket eden tipler gibi lanse ediyor ama bunların arkasındaki asıl güçleri göz ardı etmişler.

Ben diyorum sana; ben anlattım hikayesini. Sen dedin demiyorum. O kadının büyüsü ile değil Stark adamın warg büyüsü ile yönetiyor. Ölü bir adam yaşayanları warglayamaz; yaşayan bir adam da ölüleri warglayamaz diye farz ederek sana yukarıdaki yorumu yaptım. Yani kadın WW olmayabilir, Sur’u geçti ya… Onun için açıklama yaptım. :slight_smile: Great Other olmasından şüpheleniyorum.

Mel. yalan söylemiş olabilir ama ateş ve yanma meselesinin genelde bu kadının ve ilahının işi olduğunu bildiğimiz için doğru söyleme ihtimali yüksek. Kaldı ki bir kartal yakmakla taraftar çekemeyeceği bariz.

He farz edelim ki warglanmış hiçbir şey geçemiyor ve yanıyor. Toz buz olmasını beklerim; niye yanıyor? Ateş meselesi yine R’holler’o akla getiriyor; BUZ adamlar neden ateş ile yok eden bir büyü yapsınlar, daha doğrusu NASIL yapabilirler? Doğalarına ters.

Sur’un içinde dirilen ölülere bir şey olmadığını da hatırlatmak isterim. Aslında bu kısmı merak ediyorum işte; eğer WW’lerin büyüsü Sur ötesinde işlemiyor ise ölüler nasıl dirildi içeri? Lakin Jon da ölü 2 yabanılı, dirileceğinden emin bir şekilde, içeri alıyor… Bunların ortak noktası hepsinin Sur ötesinde ölmüş olması. Belki burada ölünce büyü bir şekilde içlerine işliyor ama dirilmeleri zaman alıyordur? Nitekim ilk ölülerin dirilmesi zaman almıştı.

Ayrıca Mel. Sur’da büyülerinin çok daha güçlü olduğunu söylüyordu. Bu kadın, gücünün ateşlerden alıyor unutma. WW’ler ise buzdan; demek ki Sur’un ww’ler ile alakası yok, daha çok R’holler’ın parmağı var gibi…


#10

Adamın eserleri normal değil ki hisar, sur , fırtına burnu kalesi hepsi büyük yapılar ve şu andaki evren ortaçağ teknolojisinde adam bunları 8000 yıl önce yapıyor insanlık tarihini düşün adamlar köy kurmayı bilmiyordu hemen hemen ( hepsi değil tabi cogu)
Bence starklar kaleleri yaptı sonra zaman içinde kendilerine prim amaclı duvarı yaptıklarını söylediler

Ben böyle bir tanrı olduğunu sanmıyorum. Rhollor un da olduğunu sanmıyorum ben tanrı olduğunu sanmıyorum got evreninde

Bence etkiler bir kartal hiç birşey yokken kendi kendine yanıyor.birde o insanların hepsi inanılmaz hayatı sorgulayan adamlar değil ki böyle şeylerden cabuk etkilenirler


#11

Starklar böyle şeyler söylemez; tarzları değil. Ayrıca Kara Kardeşliği bunların kurduğunu unutma; Sur’un kurulmasıyla birlikte Gece Nöbeti de hayata geçiyor; bu yüzden binlerce yıl boyunca Stark Hanesi, buraya adam göndermeyi şeref kabul ediyor ve Starklar da en büyük destekçileri; himaye eden.

Harrenhall en büyük kaleydi ama sonuçta bunu yapan da Demir Doğumlu bir kral idi. Yaptı ama değil mi? Unutma ki bu adam bunları yaparken doğaüstü şeylerden de yardım aldı. Yazar yaptı diyor, sen hala yapmadı diyon yalnız. :smiley:

Thoros’un sözlerini unutma; benim gücüm yok, daha önce bunları yapamazdım; demişti Beric’i diriltme hadisesinde. Adam sıradan biriydi, büyücü vs. değildi Mel. gibi. Bunu ilahına bağlıyordu. Mantıklı da… Sonuçta her kızıl rahibe bunu yapamıyor, hatta bunu şu ana kadar yapan bir tek Thoros oldu. İlahsız bir evren olduğunu sanmam.

Etkilemedi ama… Yani kartal yandı diye kaç tane kara kardeş inanç değiştirdi ki? Adam dirilen ölü görmüş de eski ilahlara-great other denen şeye inanmamış; bir kartalı yaktı diye buna mı inanacak, etkilenecek? Yani bir kartalın yanmasından daha fazla büyük şeyler görmüş bir adamı bununla etkileyemezsin, ilüzyon gibi gelir. :smiley: