Evrim Gerçeği


#1

Evet @Captain of Gondor arkadaşımın ultra bilimsel makale çalışmasını bu kadar iddialı bir biçimde savunmaya devam etmesi uyuyan devi uyandırdı. Bu başlıkta evrim hakkında birkaç temel bilgi ve kendisinin yazdığı ultra bilimsel makaledeki tezlerin bilim tarafından kabul edilen hallerini açıklayacağım. Kendisi bilimin evrimi çürüttüğünü iddia ediyor, eğer yalan söylemiyorsa bu başlıkta paylaşacağım bilim dünyası tarafından kabul görmüş ve saygınlığını kaynaklarla ispatlamış gerçek makalelerin çürütüldüğü makaleleri yine bu başlıkta paylaşmasını rica ediyorum. Hazırsak başlayalım. Önce kısaca evrimi ve evrim mekanizmalarını açıklayacağım.

Evrim Nedir?
Evrim, biyolojide canlı türlerinin nesilden nesile kalıtsal değişime uğrayarak ilk halinden farklı özellikler kazanma sürecidir.

Evrim Mekanizmaları

1)Doğal Seçilim
Doğada, yaşadıkları ortama en uyum sağlamışların hayatta kalmaları ve üremeleri sonucu kendilerindeki avantajlı genleri yavrularına aktarabilmelerine Doğal Seçilim denir.

2)Yapay Seçilim
Yapay Seçilim, temel olarak bir canlının, bir başka canlıyı, belirli ve çıkarları/istekleri dahilindeki bir özelliğinden ötürü sürekli “kayırarak” ve aynı popülasyon dahilindeki bazı bireylerin zayıf özelliklerinden dolayı üremesine engel olarak, doğada meydana gelen seçilimi, yapay yollarla tekrar etmesidir.

3)Cinsel Seçilim
Çiftleşmek için dişilerin erkekleri, erkeklerin de dişileri belirli özelliklerine göre seçmesidir.

4)Gen Akışı
Gen akışı, temel olarak, henüz aralarında türleşme gerçekleşmemiş, yani aynı türlere mensup ancak normal olarak birlikte yaşamayan bireylerin, yaşam alanlarının birbirine yakın olmasından ötürü birbirleriyle üremeleri, birbirlerinin alanlarına geçmeleridir.

5)Genetik Sürüklenme
Genetik Sürüklenme, belirli özellikleri temsil eden genlerin (alellerin) frekanslarının, rastlantısal olarak değişmesi demektir

6)Mutasyon
Basit bir anlatımla genlerdeki kalıcı değişime denir.

Evet şu ana kadar okuduysanız evrim hakkında birkaç temel bilgiye sahip oldunuz. Eğer ilginizi çektiyse aşağıdaki linkte, evrimle ilgili her şey var. Üstelik kaynak da göstermişler. Baştan belirteyim bu kaynaklar Adnan Oktar niteliğinde değil, bilim dünyası tarafından kabul görmüş, saygı duyulan, saygın üniversitelerin ve bilim adamlarının da kabul ettiği kaynaklar.

Link: http://www.evrimagaci.org/sayfa/makale-arsivi

Şimdi arkadaşımızın ultra bilimsel makalesinde yazdığı “gerçeklerin” antitezlerine.

İnsanların Kuyruk Sokumları (Coccyx)

“Kuyruk sokumu kemiği bir zamanlar mevcut olan insan kuyruğunun kalıntısıdır. Zamanla bir kuyruğa olan ihtiyacımızı kaybettik fakat kuyruk sokumu kemiğine olan ihtiyacı kaybetmedik. Şu anda çeşitli kaslar için destek yapısı ve oturup arkaya doğru yaslanan bir kişi için destek işlevi vardır. Kuyruk sokumu kemiği aynı zamanda anüsün pozisyonunu da destekler. Öte yandan yakın kuzenlerimizde gördüğümüz üzere, esas görevi, kuyruğa destek sağlamak ve kök oluşturmaktır. Ancak insan ve yakın kuzenlerinde, son 22 milyon yıldır bu işlevini yürütmemekte ve giderek körelmektedir. Kuyruk sokumu da, körelen organların süreç içerisinde başka görevler üstlenebileceğine güzel bir örnektir.”

İnsanlarda Bulunan Plantaris Kası

“Plantaris kası hayvanlar tarafından, nesneleri ayakları ile tutmak ve kontrol etmek için kullanılır (maymunlar ayaklarını elleri kadar iyi bir şekilde kullanabilir). Bu kas insanlarda da aynı şekilde mevcuttur ancak o kadar az gelişmiştir ki, vücudun diğer bölümlerinden herhangi birinin yeniden oluşturulmasında dokuya ihtiyaç olduğunda, doktorlar tarafından yerinden alınarak kullanılırlar. Bu kas insan vücudu için öylesine önemsizdir ki, insanların %9’u bu kasa hiç sahip olmadan doğarlar. Muhtemelen gelecekte, bu oran giderek artacak ve artık ağaçlarda yaşamayan biz insanlar, bu kasları evrimsel süreçte tamamen yitireceğiz.”

Körelmiş organlar hakkında daha ayrıntılı bilgiye aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz. Burada yazdıklarımı da linkteki makaleden aldım. Saygın ve bilim dünyası tarafından kabul görmüş kaynaklar da bu makale belirtilmiş merak eden varsa açıp bakabilir.

Link: http://www.evrimagaci.org/makale/271

Evet geldik yazımızın son kısmına. Evrimin bilim dünyasındaki serüveni Darwin’le başlamadığı gibi Darwin’le de sona ermedi. Darwin’in teorisinden sonra geçen 1.5 asırlık sürede teori olduğu gibi kalmadı. Darwin’in söylediklerinde eksikler vardı, yanlışlar vardı ama zaten o sadece altyapıyı oluşturdu. Bu teori çok fazla gelişti ve gelişmeye de devam ediyor.

"Ne yazık ki günümüzde insanlar saplantılı bir şekilde inançlarını ve bilim düşmanlıklarını sürdürmek istedikleri için, Evrim Kuramı’nı Darwin’in ortaya attığı şekliyle ele almaktadırlar. Türlerin Kökeni içerisinde dürüstçe açıkladığı “Teori’nin Zorlukları” kısmını gündeme getirerek, sanki yayınlandığından beri kimse bu kuram üzerinde çalışmamış gibi Evrim’i zan altında bırakmaya çalışmaktadırlar. 1859 yılından kalma bilgileri kullanarak, Kuram’ın “hata"larını göstermeye çalışmakta ve bu şekilde kendilerini tatmin etmektedirler.” (Evrim Ağacı)

Eğer evrim teorisine Darwin’den ve kitabından sonra ne olduğunu merak ediyorsanız aşağıdaki linke tıklayın. Kaynaklı bir şekilde merakınızı giderecektir.

Link: http://www.evrimagaci.org/makale/256

Bir de evrimin tanrı konusuna saçma bir şekilde kayışı var. Şahsi kanaatime göre evrimin gerçekliğinin veya yalanlığının tanrının varlığıyla ya da yokluğuyla alakası yok. Evrim şu an “çürütülse” ateistler tanrıya inanmaya başlamaz. Yahut evrimin gerçek olduğunun farkında olan biri tanrıya inanmayacak diye bir şey yok. “Akıllı Tasarım” diye bir kavram da mevcut zaten, ilgilenenler için linkini paylaşıyorum.

Link: http://tr.wikipedia.org/wiki/Akıllı_tasarım

Son Söz
Evrim; Darwin ve Türlerin Kökeni kitabıyla sınırlı kalmamış, bilim dünyasının kabul ettiği bilimsel bir gerçektir. Eğer bilime itibar ediyorum diyorsanız, evrimi de kabul etmeniz gerekmektedir. Evrim BENCE’li SENCE’li cümlelerle yorumlanamayacak kadar da ciddi ve bilimsel bir konudur. Eksikler tabii ki olur, kimse bilimsel teorilerin kusursuz olduğunu iddia etmiyor lakin birkaç cevaplanmamış soru bulup büyük bir teoriyi yalanlamak cahilliktir. Umarım okuması gerekenler paylaştığım yazıyı ve makaleleri okur da, “Dünya düz mü yuvarlak mı?” tartışmasından hallice olan “Evrim var mı yok mu?” tartışması tarihe karışır. Herkese iyi günler.


#2

Ancak kafası güzellerin gerçeği olabilir


#3

Sanırım şuan 1890 larda falansın, ufak bir hesapla yaklaşık 80 yıl sonra kendini sorgulayabilirsin . Biraz zamana ihtiyacın var, üzülme zaman her şeyin ilacıdır. Senin o bahsettiğin kası ben açıklamıştım zaten istersen bir tıp fakültesi mezunu arkadaşına bu farklılıkları sorabilirsin şüphesiz ki o benden daha donanımlıdır.
Zamanda böyle yolculuk ederken sakın ola daha geriye gitme bak yoksa mazallah maymunlar insandan türer,öğrenirsen senin adına üzülürüm.
Diğer arkadaşları banlandınız, size gelen eleştirileri şiddetle bastırdınız imzam da zorunuza gitmiş silmişiniz bu kadar acınası olmayın. Ben de banlanmamak için bu konuyu açmayacağım dahi. Hadi takılın siz iyi forumlar :slight_smile:


#4

Yok geçmişe gitme, yok ben açıklamıştım, yok arkadaşına sor maymun bilmem ne. Yahu siz bilimsel bir(1) tek argüman sunamıyorsunuz, sonra böyle demagoji yaparak haklı çıktığınızı sanıyorsunuz. Ne alaka 1890larla, yazıda belirttim zaten ilk zamanlardaki evrim teorisiyle şimdikinin arasında çok fark var diye. Paylaştığım makaleler günceldir ve sen bunları bilim dünyasında kabul görecek şekilde çürüten tezler açıklamadığın sürece haksızsın ve yalancısın.


#5

Arkadaş son açıklamada çok doğru söylemiş tanrıyla evrim konusu birbiriyle alakalı konular değil.İkincisi evrim hakkında bilgi sahibi olmak isteyen insan zahmet edip türlerin kökenini okuması daha sonra bu konu hakkında bir sürü tarafsız makale var bunları okuması gerek.


#6

soyunuzun hayvandan geldiğinde ısrarcısınız yani


#7

Yok ya bunlara bir şey anlatamazsın :smiley: Hala hayvan diyip duruyor.

Maymundan geldik evet
Evet bizi maymun yarattı
Bununla gurur duyuyor muyuz? TABİ Kİ!
Bazı hayvanların insandan daha iyi olduğunu düşünürsek evet bu bizim için bir gurur kaynağı

Mesela bu tarz düşünce yapısına sahip insanların gözümde maymundan daha fazla değeri yok. Doğruya doğru

Ha sizin soyunuz nereden geliyor orası da ayrı komedi.
Çamurdan :smiley:

EVOLUTION SUCKS! ckdkskslxodo


#8

‘‘soyunuz’’ ve ‘‘soyumuz’’ aynı şey. Bence asıl olay hayvandan gelip gelmemek değil hayvan olup olmamak. Hayvan olmayı gururunuza yediremediğiniz için hayvandan geldiğimizi reddetmeyin.

Hoşunuza gitti mi ‘oh ne güzel bilim’, teknolojiden, son model telefonlardan falan uzak kalmayın ama konu evrim olunca ‘hayvandan mı geldik pöhhahaöahaö’ evet hayvandan geldik çok mu zor kabul etmesi?

En azından çamurdan yaratılmaktan daha mantıklı.


#9

Ya kardeşim kaç yaşındasın sen, amacın ne, bu şekilde evrim teorisini mi çürüteceksin anlamadım gitti.


#10

Teori zaten cürüdü sizin haberiniz yok


#11

Eğer @Captain of Gondor evrimin bilim dünyasında kabul edilmemesini sağlayan, evrimi çürüten makaleleri açıklamayacaksa madem ben de evrimin bilim dünyasında kabul edildiğini kanıtlayan bir belge açıklayayım.

Uluslararası Evrim Eğitimi Bildirgesi

Tarih: 21 Haziran 2006

Bugün evrenin, yeryüzünün ve canlıların ortaya çıkışı ve gelişimi hakkındaki bilimsel deliller, dünyanın birçok ülkesinde gizlenmekte, çarpıtılmakta veya bilimin sınayamayacağı teorilerle karıştırılmaktadır.

Bizler, aşağıda isimleri bulunan Bilim Akademileri olarak, dünyanın çeşitli yerlerinde bazı kamu eğitim kurumlarında verilen fen derslerinde, dünyada yaşamın kökenleri ve evrimi konusunda bilimsel kanıt, veri ve test edilebilir kuramların örtbas edildiğini, inkar edildiğini ya da bilimsel olarak sınanması mümkün olmayan kuramlarla karıştırıldığını öğrenmiş bulunuyoruz.

Yetkilileri, öğretmenleri ve velileri tüm çocukları bilimsel yöntemler ve buluşlar konusunda eğitmeye ve doğa bilimlerini daha iyi anlamalarına yardımcı olmaya çağırıyoruz. Yaşadıkları dünyanın doğasına ilişkin bilgiler, insanları beşeri gereksinimlerini karşılama ve gezegeni koruma konularında daha yetkin kılacaktır.

Dünya’nın kökenleri ve evrimiyle bu gezegendeki yaşam hakkında aşağıdaki kanıtlara dayalı olguların, çok sayıda gözlemle çeşitli bilimsel disiplinlerin birbirinden bağımsız deneylerinden kaynaklanan bulgularla doğrulandığı konusunda görüş birliğine sahibiz. Evrimsel değişimin ince ayrıntıları konusunda bugün hala yanıtlanmamış sorular olsa bile, bilimsel kanıtlar aşağıdaki sonuçlarla tam bir uyum içindedir:

  1. Şu andaki şekline son 11-15 milyar yılda evrim geçirerek gelmiş olan evren içinde bizim dünyamız, yaklaşık 4,5 milyar yıl önce oluşmuştur.

  2. Oluşumundan itibaren dünya -jeolojisi ve çevresiyle birlikte- sayısız fiziksel ve kimyasal gücün etkisiyle değişmiştir ve değişmeye devam etmektedir.

  3. Dünyada yaşam en az 2,5 milyar yıl önce ortaya çıkmıştır. Bundan kısa bir süre sonra, fotosentez yapan canlıların evrimleşmesi, en az 2 milyar yıl öncesinden başlayarak atmosferin yavaş yavaş önemli miktarlarda oksijen içeren bir biçime dönüşmesine yol açmıştır. Soluduğumuz oksijeni açığa çıkarmasının ötesinde, fotosentez süreci, gezegenimizde insan yaşamının bağımlı olduğu sabit enerji ve besinin son kertedeki kaynağını oluşturur.

  4. Dünyada ilk ortaya çıktığından beri yaşam birçok biçim almıştır. Bunların tümü paleontoloji ile modern biyoloji ve biyokimya bilimlerinin tanımladığı ve birbirlerinden bağımsız olarak ve artan bir kesinlikte doğruladığı gibi, evrilme süreçlerini sürdürmektedir. İnsanlar dahil olmak üzere bugün yaşayan tüm canlıların kalıtsal şifrelerinin ortaklığı, açıkça onların ortak kökenlerine işaret etmektedir.

Bizler, aynı zamanda, Evrim eğitimi ve daha genel olarak herhangi bir bilimsel bilgi alanının eğitimi bağlamında bilimin niteliğine ilişkin olarak aşağıdaki bildirgenin altına da imzamızı atmaktayız:

Bilimsel bilgi evrenin doğasına ilişkin çok başarılı olmuş ve çok önemli sonuçlar doğurmuş bir sorgulama biçiminin ürünüdür. Bilim i) doğal dünyayı gözlemleyerek ve ii) sınanabilir ve çürütülebilir hipotezler oluşturarak gözlemlenebilir olgular için daha derin açıklamalar türetir. Gözlemler yeterince ikna edici hale geldiklerinde, bu olguları açıklayan bilimsel kuramlar geliştirir ve daha gözlenmemiş olguların olası yapısı ve sürecine ilişkin öngörüler getirir.

İnsanın değer ve amaç anlayışı doğa bilimlerinin kapsamı dışındadır. Yine de, doğayı kavrayışımıza bilimsel, sosyal, felsefi, dinsel, kültürel ve siyasal öğeler de katkıda bulunur. Bu farklı alanların her biri, kendi etkinlik alanının sınırları ve kısıtlılıklarının ayrımında olarak, diğerlerine karşı özenli davranmak zorundadır.
Mevcut sınırlarını kabul etmekle birlikte bilim açık uçludur ve kuramsal ya da deneysel yeni bilgiler ışığında, sürekli olarak kendini geliştirir ve yeni alanlara açılır.

1. Afrika Bilimler Akademisi
2. Alman Bilim ve İnsani Bilimler Akademileri Birliği
3. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilimler Akademisi
4. Arjantin Pozitif, Fizik ve Doğa Bilimleri Ulusal Akademisi
5. Arnavutluk Bilimler Akademisi
6. Avustralya Bilimler Akademisi
7. Avusturya Bilimler Akademisi
8. Bangladeş Bilimler Akademisi
9. Belçika Kraliyet Bilim, Edebiyat ve Güzel Sanatlar Akademisi
10. Londra Kraliyet Topluluğu, Birleşik Krallık
11. Bosna-Hersek Bilim ve Sanat Akademisi
12. Brezilya Bilimler Akademisi
13. Bulgaristan Bilimler Akademisi
14. Çek Cumhuriyeti Bilimler Akademisi
15. Çin Bilimler Akademisi
16. Academia Sinica, Çin, Tayvan
17. Danimarka Kraliyet Bilim ve İnsani Bilimler Akademisi
18. Endonezya Bilimler Akademisi
19. Fas Krallık Akademisi
20. Ulusal Bilim ve Teknoloji Akademisi, Filipinler
21. Filistin Bilim ve Teknoloji Akademisi
22. Académie des Sciences, Fransa
23. Güney Afrika Bilimler Akademisi
24. Hırvatistan Bilimler Akademisi
25. Hindistan Ulusal Bilim Akademisi
26. Hollanda Kraliyet Sanatlar ve Bilimler Akademisi
27. İran İslam Cumhuriyeti Bilimler Akademisi
28. İrlanda Kraliyet Akademisi
29. İspanya Kraliyet Pozitif, Fizik ve Doğa Bilimleri Akademisi
30. İsrail Bilim ve İnsani Bilimler Akademisi
31. İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi
32. İsviçre Bilim Akademileri Konferansı
33. Academia National dei Lincei, İtalya
34. Japonya Bilim Konseyi
35. Kanada Kraliyet Topluluğu (RSC): Kanada Sanat ve Bilim Akademileri
36. Karayip Bilimler Akademisi
37. Kenya Ulusal Bilimler Akademisi
38. Kolombiya Pozitif, Fizik ve Doğa Bilimleri Akademisi
39. Küba Bilimler Akademisi
40. Kırgız Cumhuriyeti Ulusal Bilimler Akademisi
41. Letonya Bilimler Akademisi
42. Litvanya Bilimler Akademisi
43. Macar Bilimler Akademisi
44. Makedonya Bilimler ve Sanatlar Akademisi
45. Academia Mexicana de Ciencias, Meksika
46. Bilimsel Araştırma ve Teknoloji Akademisi, Mısır
47. Moğolistan Bilimler Akademisi
48. Nijerya Bilimler Akademisi
49. Özbekistan Bilimler Akademisi
50. Pakistan Bilimler Akademisi
51. Academia Nacional de Ciencias del Peru
52. Polonya Bilimler Akademisi
53. Académie des Sciences et Techniques du Sénégal
54. Sırbistan Bilimler ve Sanatlar Akademisi
55. Singapur Bilimler Akademisi
56. Slovak Bilimler Akademisi
57. Slovenya Bilimler Akademisi
58. Sri Lanka Ulusal Bilimler Akademisi
59. Academia Chilena de Ciencias, Şili
60. Tacikistan Cumhuriyeti Bilimler Akademisi
61. Türkiye Bilimler Akademisi
62. Uganda Ulusal Bilimler Akademisi
63. Venezüella Ulusal Fizik, Matematik ve Doğal Bilimleri Akademisi
64. Yeni Zelanda Kraliyet Topluluğu Akademi Konseyi
65. Atina Akademisi, Yunanistan
66. Zimbabwe Bilimler Akademisi
67. Gelişmekte Olan Dünya Bilimler Akademisi (TWAS)
68. Uluslararası Bilim Konseyi (ICSU) Yönetim Kurulu (IAP’de gözlemci kuruluş).

Görüldüğü üzere evrimi net bir şekilde kabul eden bu bildirgeye tüm dünya ülkelerinin saygın ve köklü 68 bilim kuruluşu imzalarını atarak evrimi kabul etmişler. Bildirgenin tarihi ise 1890 falan değil, 2006’dır. Yani bazı “ultra bilimsel” makalelerde geçen bilimin evrimi çürüttüğü iddiaları tamamen yalandır, aksine bilim dünyası evrimi açık ve net bir şekilde kabul etmektedir.

Bildirgenin Akademilerarası Panel’in (IAP) sitesindeki orijinal hali: http://www.interacademies.net/10878/13901.aspx


#12

Kaynak ver kardeşim. Öyle teori çürüdü zaten demek kolay. Sizin hayal etmenizle bilimsel gerçekler yok olmuyor.

Not: https://kozmopolitaydinlar.wordpress.com/2012/09/27/evrim-kuramini-reddeden-bilim-insanlarinin-sayisi-gercekten-cogunlukta-mi/


#13

O değil de ben şimdi hayvan mıyım? :wink::wink::wink:


#14

Sizin hayal etmenizlede elin primatından gelmiyoruz


#15

Bi karar verin artık gençler. Çamurdan mı maymundan mı? Biz de bilelim yerimizi. :stuck_out_tongue:


#16

Hayal mi? Ahahahaha

Bilimsel olarak kabul edildi ve aksi ispatlanmadığı sürece, geçerli olan budur ya daha neyin tatavası bu? Öyle “hayal kurmayın, aksi var siz bilmiyonus bi kerem, ühü ühü” demekle de çürütülmüyor.

Troll müsünüz abi, hayır trollseniz trollüm deyin. Güldük, yeter.


#17

Tamam o halde kaynak ver, biz de araştıralım evrim nasıl çökmüş
Bak yukarıda @NoSatisfaction bilim dünyasının görüşünü belirten bir belge sundu. Ben ise Steve Projesi’nin linkini attım. Sen de aynı bilgilerle karşıma gelebilirsin umarım

Kanıtlarını dört gözle bekliyorum. Cevaplamayı unutma! :slight_smile:


#18


#19

kanıt olarak tasarım diyorum bu doğadaki sistematik yapı kanıt olarak bir tek bu yeter tabi aklı olana


#20

Hayır kanıt gösteremiyorsun. Mesaj alındı, bir cacıktan anladığınız yok. Şaşırtmadı
Hayal dünyanızda bilimi kullanarak evrim teorisini ters yüz etmede size başarılar o halde :slight_smile: