Favori şiirleriniz, dörtlükleriniz vs


#41

[i]
ABÉLARD VE HÉLOISE

Elin…elin değmiş bu mektuba.
Teşekkür ederim; bana yazmamışsın ama.
Aşık olduğum elin. O aşka susamışım.
Hakkım var o elin yazdığı mektubu açmaya.

Çünkü aşkım ölümüm oldu benim.
Şairlik taslamıyorum.
Gerçek bu: Sen olmayan her şey için ölüyüm ben.
Her gün seni unutacağım diye yeminler ediyorum,
Sonra seni düşünürken kendime yakalanıyorum.
Zaaflarıma kızıp köpürüyorum,
Sonra iyi ki zayıfım diye şükürler ediyorum.

İnkar etme beni, kendini, ya da bizi.
Yaz bana, gizli düşüncelerini öğreneyim.
Kıskanmaya gücün varsa,
Tek rakibin,öptüğüm mektupları kıskan.
Küçücük bir kuş gibiyim.
Havam sensin es üstüme.
Küçücük bir balık gibiyim.
Suyum sensin ak üstüme.
Suskunluğun çöl olur bana.Suskunluğunda boğulurum.

Tanrım! Nasıl da gıpta ediyorum,
Sevgisi bizim gibi olmayanların mutluluğuna.
Nasıl da uğraştım kendimce sana kara çalmaya.
Aklımdan tüm kusurlarını tekrarladım durdum.
Bu da işe yaramadı.
Hatalarında da sen vardın.
Onları hatırlarken erdemlerin geliyordu aklıma.
Filozof dediğin, lafın tek gerçeğinin yine laf olduğunu iyi bilir.
Edebiyatın en iyisi bile küçücük bir yaprak kadar hayat dolu değildir.

Bu satırları yazarak beni inciten elinden nefret ediyorum şimdi.
En tembel adam bile bir tohum ekebilir,
Marifet bakmakta ektiğin tohuma.
Başkalarının malıysak eğer tutkunun aracı oluruz da,
Asla dillendiremeyiz onu.
Köpeğe tasma takmasan da,
Sadakati bağlar onu sana.
Bilirsin ki isteyerek kalmaktadır yanında.
İşte ben bu özgürlüğü istiyordum…
[/i]

Yıllar sonra bile, kulağıma bu şiiri fısıldayan sesi hatırladıkça ağlamaklı olurum.

Konu çok yaratıcı olmuş bu arada! :smiley:


#42

Evet tatlım yaratıcı oldu. Bir yerden esinlendiğimi düşünüyorsan açıkça söyle istersen, iğnelemelerine gelemeyecek kadar nefret doluyum


#43

@“Dead Can Dance” hep böyle asabi miydin yoksa sonradan mı oldun?
Alt tarafı Güzel bulduğum bi şiir ekleyip seni tebrik ettim yahu :smiley:

Kırıyorsun :frowning:


#44

Kim o, deme boşuna…
Benim, ben.
Öyle bir ben ki gelen kapına;
Başdan başa sen.

Özdemir Asaf


#45

Yok ben doğuştan psikopatım. Ama çevreninde etkisi oldu tabi

Hadi canım. Bak sen. İyi teşekkürler o zaman! :slight_smile:


#46

Rica ederim hayatım. Bol bol şiir atarım


#47

Rica ederim; buraya atma. Bildirimlerde ismini gördükçe kan tepeme sıçrıyor. Öyle böyle değil hiç hazzetmiyorum senden. Sohbete falan at, birine rica et o atsın yada kendi kulağına fısılda. Ya da ne bileyim ikinci bir başlık açıp sadece kendi beğenilerini at. Benden uzak ol, ne yaparsan yap. Böyle kinayeli kinayeli de konuşma midemi bulandırıyorsun. İkimizde birbirimizi sevmiyoruz işte kıvırtmaya gerek yok.
Neyse anladın sen, uzatmıyorum? Yeterince açıktı herhalde


#48

Oldu canım tamam. Yazdığımı sildim uzamasın.
Sen de cevap verme böyle susalım

Bu arada izniyle son bi şiir koyayım da, konu dağılmasın

Sen

sen esirliğim ve hürriyetimsin,
çıplak bir yaz gecesi gibi yanan etimsin,
sen memleketimsin.

Sen ela gözlerinde yeşil hareler,
sen büyük, güzel ve muzaffer
ve ulaşıldıkça ulaşılmaz olan hasretimsin…

Nazım Hikmet Ran |


#49

bazen
yıldızları süpürürsün , farkında olmadan
güneş kucağındadır, bilemezsin
bir çocuk gözlerine bakar arkan dönüktür
ciğerinde kuruludur orkestra , duymazsın
koca bir sevdadır yaşamakta olduğun ,
anlamazsın uçar gider , koşsan da tutamazsın


#50

Ey bütün Meleklerin en bilge, güzeli, sen,
Yazgısı dönük tanrı,yoksun tüm övgülerden,
Sen, ey şeytan bu uzun sefaletime acı!

Ey sürgünler prensi,haksızlığa uğrayan,
Yenildiğinde bile, güçlü, doğrulup kalkan,

Sen, ey şeytan bu uzun sefaletime acı!

Her şeyi bilirsin sen ve tüm yeraltılarının
Kralı, sıkıntıyı dindiren otacısın,

Sen, ey şeytan bu uzun sefaletime acı!

Bütün cüzamlılara, lanetli paryalara
Şifayı öğretirsin sen, cennetin aşkıyla,

Sen,ey şeytan bu uzun sefaletime acı!

Ölüm adlı o eski ve güçlü sevgilinden
Umudu, çılgın kızı sen doğurtacaksın, sen!

Sen, ey şeytan bu uzun sefaletime acı!

İdamlık, ölümünü görmeye gelenlere
Sakin, tepeden bakar senden aldığı güçle,

Sen, ey şeytan bu uzun sefaletime acı!

Toprağın altındaki o değerli taşları
Sen bilirsin,nereye sakladı kıskanç tanrı,

Sen, ey şeytan bu uzun sefaletime acı!

Kefenlenip uyuyan madenler nerededir,
Derinlikleri gören keskin gözlerin bilir,

Sen, ey şeytan bu uzun sefaletime acı!

Atların çiğnediği sabahçı bir ayyaşın
Yaşlı kemiklerini korur, yumuşatırsın,

Sen, ey şeytan bu uzun sefaletime acı!

Sen öğrettin dindirmek için sızılarımı
Kükürt, güherçileyi karıp merhem yapmayı,

Sen,ey şeytan bu uzun sefaletime acı!

Kurnaz ortak, damganı ustalıkla sen vurdun
Alnına o acımasız ve alçak karun’un.

Sen, ey şeytan bu uzun sefaletime acı!

Kızların gözlerine, kalbine sokmadın mı
Yıkımdan zevk almayı, paçavralar aşkını,

Sen, ey şeytan bu uzun sefaletime acı!

Sürüngenlerin değneği, mucitlerin lambası
Asılıp ölenlerin, suçluların papazı,

Sen, ey şeytan bu uzun sefaletime acı!

Baba tanrının, kızıp yeryüzü cennetinden
Kovduğu insanların o üvey babası, sen,

Sen, ey şeytan bu uzun sefaletime acı!


#51

Evet kimsesizdik ama umudumuz vardı
Üç ev görsek bir şehir sanıyorduk
Üç güvercin görsek Meksika geliyordu aklımıza
Caddelerde gezmekten hoşlanıyorduk akşamları
Kadınların kocalarını aramasını seviyorduk
Sonra şarap içiyorduk kırmızı yahut beyaz
Bilir bilmez geyikli gece yüzünden

Turgut Uyar


#52

“sürekli yinelenen sorularla yaşayan ben.
sonsuz vefasızlık trenlerinde yaşayan ben.
ahmaklarla dolu şehirlerde yaşayan ben.
bunlardan hangisi daha iyi, ben mi yoksa hayat mı?”

Walt Whitman


#53

Mızrak dile geldi, çığırdı babam diye,
Koca dağı devirdin, boşa tepinmen niye
Tyrion’a da edemedin, özgürlüğü hediye
Geldin gidiyorsun Oberyn gardaş, arkadandan yiğit desinler

Bilmez misin hiç Clegane dedikleri belayı
Tazı olacak yarmayı, dağ dedikleri danayı
O değil de, yalan oldu yengeyle sizin balayı
Geldin gidiyorsun Oberyn gardaş, arkdandan yiğit desinler

Anladık tamam, delikanlı adamsın
Döğüşte bir harika, intikamda yamansın
Şarabın iyisinden anlayan elemansın
Geldin gidiyorsun Oberyn gardaş, arkdandan yiğit desinler

Bacının başına gelen, korkunç bir tufan
Sen de aldın payını bak, yarıldı kafan
Hasmın canı vermeden, korkunç bir cafan
Geldin gidiyorsun Oberyn gardaş, arkdandan yiğit desinler

Yedi rab’den dileğim, alınır topunuzun öcü
Gün gelir düşmana, yetmez Lannister’ın gücü
Elinde sonunda tüm diyarda, adalet borusu ötücü
Geldin gidiyorsun Oberyn gardaş, arkdandan yiğit desinler

Nice yiğitler yedi, kralın şehri denen batak
Ne kahramanlar yitti, kimisi sendende atak
Bunların hepside gülsün diye bir kaltak
Geldin gidiyorsun Oberyn gardaş, arkdandan yiğit desinler
Mızrağına, gülüşüne, çalımına doyamadık desinler


#54

Kalite…


#55

Bedri Rahmi Eyüboğlu/Türküler Dolusu

[spoiler]Kirazın derisinin altında kiraz
Narın içinde nar
Benim yüreğimde boylu boyunca
Memleketim var
Canıma ciğerime dek işlemiş
Canıma ciğerime
Sapına kadar.
Elma dalından uzağa düşmez
Ne yana gitsem nafile.
Memleketin hali gözümden gitmez
Binbir yerimden bağlanmışım
Bundan ötesine aklım ermez.

Yerliyim yerli olmasına
ilmik ilmik, damar damar
Yerliyim.
Bir dilim Trabzon peyniri
Bir avuç tiftik
Bir çimdik çavdar
Bir tutam şile bezi gibi
Dişimden tırnağıma kadar
Ressamım.
Yurdumun taşından toprağından şurup gelir nakışlarım
Taşıma toprağıma toz konduranın
Alnını karışlarım
Şairim şair olmasına
Canım kurban şiirin gerçeğine hasına
içerisine insan kokusu sinmiş mısralara vurgunum
Bıçak gibi kemiğe dayansın yeter
Eğri büğrü , kör topal kabulum
Şairim
Zifiri karanlıkta gelse şiirin hası
Ayak seslerinden tanırım
Ne zaman bir köy türküsü duysam
Şairliğimden utanırım
Şairim
Şiirin gerçeğini köy türkülerimizde bulmuşum
Türkülerle yunmuş yıkanmış dilim
Onlarla ağlamış, onlarla gülmüşüm

Hey hey, yine de hey hey
Salınsın türküler bir uçtan bir uca
Evelallah hepsinde varım
Onlar kadar sahici
Onlar kadar gerçek
insancasına, erkekçesine
’Bana bir bardak su’ dercesine
Bir türkü söylemeden gidersem yanarım.

Ah bu türküler
Türkülerimiz
Ana sütü gibi candan
Ana sütü gibi temiz
Türkülerde tüter dağ dağ, yayla yayla
Köyümüz, köylümüz, memleketimiz.
Ah bu türküler,
Köy türküleri
Dilimizin tuzu biberi
Memleket ahvalini onlardan sor
Kitaplarda değil, türkülerde ara Yemen’i
Öleni, kalanı, gidip gelmeyeni…
Ben türkülerden aldım haberi.

Ah bu türküler, köy türküleri
Mis gibi insan kokar, mis gibi toprak
Hilesiz hurdasız, çırılçıplak
Dişisi dişi, erkeği erkek
Kaşı kaş, gözü göz, yarası yara
Bıçağı bıçak .
Ah bu türküler köy türküleri
Karanlık kuyularda açılmış çiçekler gibi
Kiminin reyhasından geçilmez
Kimi zehir, kimi zemberek gibi.

Ah bu türküler, köy türküleri
Olgun bir karpuz gibi yarırılır içim
Kan damlar ucundan, murekkep değil
işte söz, işte ses, işte biçim:
'Uzun kavak gıcım gıcım gıcılar’
iliklerine kadar işlemiş sızı
Artık iflah olmaz kavak ağacı
Bu türkünün yüreğinde sancı var.

Ah bu türküler, köy türküleri
Ne düzeni belli, ne yazanı
Altlarında imza yok ama
içlerinde yürek var
Cennet misali sevişen
Cehennemler gibi dövüşen
Bir çocuk gibi gülüp
Mağaralar gibi inleyen
Nasıl unutur nasıl
Ömrunde bir kez olsun
Halk türküsü dinleyen.[/spoiler]


#56

Karanlık bir köşedeyim.
Yanlız sessiz nefessiz…
Çayımı yudumluyor düşünüyorum.
Kendimi kaybetmek üzereyim.
Berkay Karaca’nın Yanlızlık adlı şiirinden bir dörtlük.


#57

durakta üç kişi,
adam kadın ve çocuk.

adamın elleri ceplerinde,
kadın çocuğun elini tutmuş.

adam hüzünlü,
hüzünlü şarkılar gibi hüzünlü.

kadın güzel,
güzel anılar gibi güzel.

çocuk,
güzel anılar gibi hüzünlü,
hüzünlü şarkılar gibi güzel.
-Cemal Süreya


#58

Gazını, Gezi’nin gözüne sıkma,
Çadırı yakma, sapanı atma!
Vatan geminin malları, mall’ları
Savura savura, gavura yollar.
TOMA’lı olanı tavalı olana,
Pinini çekip de gazlayana!
Vay vay ki, ne vay vay!

Palanı sakala, satırı yazına,
Biberi aşına, başını kaşıma,
Basına boşuna, saçına başına,
Kimse karışmaz içine dışına,
Polisi, berisi, hepimiz kardeş
Dilini çekip de gazlayana
Vay vay ki, ne vay vay

İlime, bilime, dilime karışma,
Koşana tekme, durana vurma!
Hocayı dinle, ırkçı olma,
Hürriyet’ten böyle korkma!
Paraya tapan sarhoş olur,
Düzenlese de ayyaş odur!
Vay vay ki, ne vay vay!

Hekimi mesele, Hukuk’u kafese,
Yazanı kodese, nerede MOBESE?
Oteli polise, OUOKL demese,
Bir çoğu bilmese, yalanı sürmese,
Tecavüz edene eyvallah da
Eşitlik diyene copla girene
Vay vay ki, ne vay vay!


#59

Dudağında yangın varmış dediler,
Tâ ezelden yayan koşarak geldim.
Alev yanaklara sarmış dediler,
Sevda seli oldum, taşarak geldim.

Kapılmışım aşk oduna bir kere,
Katlanırım her bir cefâya, cevre
Uğraya uğraya devirden devre
Bütün kâinatı aşarak geldim.

Yapmak, yıkmak senin bu gamlı ömrü,
Ben gönlümü sana verdim götürü.
Sana meftûn olduğumdan ötürü
Sarhoş oldum Neyzen, coşarak geldim

Neyzen Tevfik


#60

seks hayatı pek bir çalkantılıydı
içki dokunmazdı, alemin kralıydı
orospular değersiz, götünün kılıydı
yine de iyi adamdı oberyn martell

mountain’a kıyasla tam bir bodurdu
"bacımı öldürdün!" deyip dururdu
itiraf gelmedi, iyice kudurdu
yine de iyi adamdı oberyn martell

bir anlık gafletle, yere yıkıldı
gözleri kör oldu, dişler söküldü
tyrion lannister’dan terler döküldü
yine de iyi adamdı oberyn martell

neden adam gibi öldürmedin ki?!
seni destekleyenleri güldürmedin ki?!
tywin’e haddini bildirmedin ki?!
yine de iyi adamdı oberyn martell