Favori şiirleriniz, dörtlükleriniz vs


#81

Biliyorum Sana Giden…

Biliyorum sana giden yollar kapalı
Üstelik sen de hiçbir zaman sevmedin beni

Ne kadar yakından ve arada uçurum;
İnsanlar, evler, aramızda duvarlar gibi

Uyandım uyandım, hep seni düşündüm
Yalnız seni, yalnız senin gözlerini

Sen Bayan Nihayet, sen ölümüm kalımım
Ben artık adam olmam bu derde düşeli

Şimdilerde bir köpek gibi koşuyorum ordan oraya
Yoksa gururlu bir kişiyim aslında, inan ki

Anımsamıyorum yarı dolu bir bardaktan su içtiğimi
Ve içim götürmez kenarından kesilmiş ekmeği

Kaç kez sana uzaktan baktım 5:45 vapurunda;
Hangi şarkıyı duysam, bizim için söylenmiş sanki

Tek yanlı aşk kişiyi nasıl aptallaştırıyor
Nasıl unutmuşum senin bir başkasını sevdiğini

Çocukça ve seni üzen girişimlerim oldu;
Bağışla bir daha tekrarlanmaz hiçbiri

Rastlaşmamak için elimden geleni yaparım
Bu böyle pek de kolay değil gerçi…

Alışırım seni yalnız düşlerde okşamaya;
Bunun verdiği mutluluk da az değil ki

Çıkar giderim bu kentten daha olmazsa,
Sensizliğin bir adı olur, bir anlamı olur belki

İnan belli etmem, seni hiç rahatsız etmem,
Son isteğimi de söyleyebilirim şimdi:

Bir geceyarısı yazıyorum bu mektubu
Yalvarırım onu okuma çarşamba günleri.

Cemal Süreya


#82

Yağmuru incitme, arkasında ben varım
örneğin bir sesim: toprağı ayağa kaldıran!
İçimdeki bu kapkara kaldıraç
bu, gözlerimdeki paslı çarklar
beynimi yumurta gibi
folun ortasına sarkıtan sarkaç
Baktığın yöndeki en son insan
o en son insana duyduğum öfke dolu ihtiyaç
Çiçekler nasıl değil tokuş edemezlerse kokularını,
nasıl tanımazlarsa birbirlerini
ayrı familyadan gelen hayvanlar

Tıpkı öyle!
Yağmuru incitme, arkasında ben varım
Benden önce, yağmurun geçmişi dört duvar
Duvarlardan geçecek gölgelerin elini öp
Çünkü ellerindeki harcı aşka sıvayacaklar!

  • Profesyonel Ceset, Küçük İskender

#83


Asılmak sorun değil
Asılmamak da değil
Kimin kimi astığı
Kimin kimi neden niçin astığı
Budur işte asıl sorun!

Sevdim gelin morunu
Sevdim şiir morunu
Moru sevdim tomurcukta
Moru sevdim memede
Ve öptüğüm dudakta
Ama sevmedim, hayır
İğrendim insanoğlunun
Yağlı ipte sallanan morluğundan!

Hasan Hüseyin Korkmazgil - Haziranda Ölmek Zor


#84

Bütün renkler aynı hızla kirleniyordu,
birinciliği beyaza verdiler.

Özdemir Asaf


#85

ben güzel gözlü kadınları severim
birde küçük ayaklıları,uzun boyunluları
hem nasıl severim,öyle severim işte
terler avuçları,kesilir solukları

ben mahsun kadınları severim
yavru ceylanca kadınları,ürkekçe
hem nasıl severim,öyle severim işte
bilemezsiniz ne güzeldir öpüştükçe

ben akıllı kadınları severim
düşünen az konuşan,o çok bilen
heryerde her zaman nazı çekilen
hem nasıl severim,öyle severim işte

içimde büyük , sonsuz ateşler yanmalı
ve ölümümde o kadın yüzünden olmalı

Ümit Yaşar OĞUZCAN


#86

hayalinle açık kalsın ağırlaşan göz kapaklarım,
baksın dursun mu istiyorsun……ağırlaşan geceye ?
durmadan bölünsün mü yani sence uykularım,
sana benzer gölgeler oynaşırken…
gözlerimin önünde?
yoksa yanıma kendi yerine
ruhunu mu gönderiyorsun,
yuvasından böyle uzakta ne yaptığımı gözlesin de,
ayıplarımı yakalasın,
nasıl aylaklık ettiğimi görsün,
kıskançlığına yön versin, hedef göstersin diye.
yok yok aşkın büyükse de o kadar da değil şu an
gözlerimi hep açık tutan, benim aşkım aslında
benim şaşmaz aşkım yine, dirliğimi bozan,
durup dinlenmeden bekçilik ettiren senin uğruna,
senin nöbetindeyim ben,
başka yerde sen uyanıkken…
benden çok uzaklarda;
başkalarına yakınken…

William Shakespeare - Soneler, 61


#87


#88

Uğruna yataklara düştüğüm sevgili,
Bir başkasına tutulmuş, o da dertli.
Derdimin dermanı, kendi derdinde,
Hekim hasta olunca, kime gitmeli…

Hayyam

Uğruna yataklara düştüğüm sevgili,
Bir başkasına tutulmuş, o da dertli.
Derdimin dermanı, kendi derdinde,
Hekim hasta olunca, kime gitmeli…

Hayyam


#89

BECERİKSİZKabuğunu koparmadanne bir elmayı soyabildimne de iyileştirebildim bir yaramıkızmadım hiç elma kurdunabendim çünkü bıçağı saplayanonun yurdunaŞair diyorlar benim içinbilmiyorum oysaher yere nedensehay dilimiKaptan olmak isterdimaynanın karşısındaeski bir sinema yıldızıgibi ağlayanİstanbul’un hatlarındabir fırça hafifliğiyle gidipgelen vapurlaraEskimo bir şair dokunuyor omuzumabırak artık diyor üzülmeyiyedi tepeli bu şehirdeelbette denizin ortasındakişu küçük buz dağıTerzi olsa da babamsökük dikmesini beceremembeni yalnızca sen anlarsıniğnenin deliğinden geçsindiye ipliklerinbir anlık ıslatıldığı dudaklaratakılıp kalan annem Sunay AKIN


#90

Dün sabah sahilde yürüyüş yaparken
bankta oturan iki eli yüzünde bir bayan gördüm
tek başına,boynu bükük ve caresizdi
tepki gösterirdiye oradan uzaklaştım
bir gün sonra gazeteler mahşet atmış
sahilde bir bayan cesedi bulundu diye
ve bu talıhsiz insan
dün gördügüm bayandan başkası degildi
sevgisine karşılık bulamamış ve canından vaz gecmiş
o günden sonra kendimi hep suclu hissettim
belki yapabilecegim bir şey vardı
şimdi soruyorum kendime
neden o caresiz insanla ilgilenmedim
ilgilensem belki kurtarabilirdim
artık geceleri yatamıyorum,hep rüyama giriyor
pişmanlık yiyip beni bitiriyor
kendimi ömür boyu affetmeyecegim
bu olay bana bir ders olsun
tanrım ilelebet beni affetsin.


#91

OLVİDO

Ya sen! Ey sen! Esen dallar arasında
Bir parıltı gibi görülüp kaybolan
Ne istersin benden akşam saatinde?
Bir gülüşü olsun görülmemiş kadın,
Nasıl ölümsüzsün aynasında aşkın;
Hatıraların bu uyanma vaktinde
Sensin hep,sen,esen dallar arasında.

Ey unutuş! Kapat artık pencereni,
Çoktan derinliğine çekmiş deniz beni;
Çıkmaz artık sular altından o dünya.
Bir duman yükselir gibidir kederden
Macerası çoktan bitmiş o şeylerden.
Amansız gecenle yayıl dört bir yanıma
Ey unutuş! Kurtar bu gamdan beni.

Ahmet Muhip DIRANAS


#92

o kızı nerede nasıl görsem
aklımı başımdan alır ağzı
saçları şıra köpüğü desem
kaşları bıçak izi kırmızı

yakut pulları mı? bu ne görkem
kanlı gözbebeklerindeki yazı
beni nasıl büyüledi bilmem
kirpikleri örümcek kırmızı

kızıl demirden bir ünlem
salınması yangın yalnızı
korkmasam öpmeye eğilsem
dişleri elektrik kırmızı

çarpılmışım başım sersem
sevdim jilet yiyen kızı
göğsündeki kumrulara değsem
gagaları zehirli kırmızı

gece gündüz tek düşüncem
kasıklarımdaki ince sızı
artık kimseyle sevişemem
anladım sevişmek kırmızı

jilet yiyen kız merih’li gecem
birlikte bulacağız belâmızı
sonumuz kuşkusuz cehennem
kırmızı kırmızı kırmızı

atilla ilhan, jilet yiyen kız.


#93

Saçlarını kimler için bölük bölük yapmışsın
Saçlarını ruhumun evliyalarınca örülen
Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin
Gözlerin kaç kişinin gözlerinde gezinir
Sen kaç köşeli yıldızsın

Fabrika dumanlarında resmin
Kirli ve temiz haritaları doldurmuşsun
Hâtırasız ve geleceksiz bir iç deniz gibi
Aşka veda etmiş topraklarda durmuşsun

Benim geçmiş zaman içinde yan gelip yattığıma bakma
Ben geleceğin kara gözlü zalimlerindenim
Bir tek köşen bile ayrılmamışken bana
Var olan ve olacak olan bütün köşelerinin sahibi benim
Ben geleceğin kara gözlü zalimlerindenim
Sen kaç köşeli yıldızsın
Sezai karakoç köşe şiiri


#94

Kasnağından fırlayan kayışa
kaptırdın mı kolunu Alişim!
Daha dün öğle paydosundan önce
Zilelinin gitti ayakları,
Yazıldı onun da raporu:
"ihmalden!"
Gidenler gitti Alişim,
Boş kaldı ceketin sağ kolu…
Hadi köyüne döndün diyelim,
tek elle sabanı kavrasan bile
Sarı öküz gün görmüştür,
Anlar işin iç yüzünü!
üzülme Alişim, sabana geçmezse hükmün
Ağanın davarlarına geçer…
Kim görecek kepenek altında eksiğini
kapılanırsın boğaz tokluğuna.
Varsın duvarda asılı kalsın bağlaman
beklesin mızrabını.
Sağ yanın yastık ister Alişim
sol yanın sevdiğini.
Kızlarda emektar sazın gibi
Çifte kol ister saracak!
Hababam sınıfının yazarı Rıfat iIgaz, ın Alişim siiri


#95

güller kırmızıdr menekşeler mavi, tatlı sevgilim seviyorum seni :stuck_out_tongue:


#96

Sanma şâhım / herkesi sen / sâdıkâne / yâr olur
Herkesi sen / dost mu sandın / belki ol / ağyâr olur
Sâdıkâne / belki ol / bu âlemde / dildâr olur
Yâr olur / ağyâr olur / dildâr olur / serdâr olur

Yavuz Sultan Selim

Sah İsmail 'e yazdığı söylenir . Şiiri soldan saga ve aşağıdan yukarıya okunduğunda aynı dizeler çıkıyor . .


#97

Hatayi şiirleri dururken selimi şiirleri mi okunur laan? bu kadar mı zevksizsiniz asdfgh…


#98

Azm-u hamam edelim, sürtüştürem ben sana,
Kese ile sabunu, rahat etsin cism-u can.

Lal-u şarap içurem ve ıslatıp geçirem,
Parmağına yüzüğü, hatem-i zer drahsan.

Eğil eğil sokayım, iki tutam az mıdır?
Lale ile sümbülü kakülüne nevcivan.

Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam,
Bir gümüş ibrik ile destine ab-ı revan.

Salınarak giderken arkandan ben sokayım,
Ard eteğin beline, olmasın çamur aman.

Kulaklarından tutam, dibine kadar sokam,
Sahtiyenden çizmeyi, olasın yola revan.

Öyle bir sokayım ki, kalmasın dışarda hiç,
Düşmanın bağrına, hançerimi nagehan.

Eğer arzu edersen, ben ağzına vereyim,
Yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman.

Herkese vermektesin, bir de bana versene,
Avuç avuç altını, olsun kulun şaduman.

Sen her zaman gelesin, ben Vehbi’ye veresin,
Esselamun aleyküm ve aleykümesselam.

  • Sünbülzade Vehbî

#99

Aman, kendini asmış yüz kiloluk bir zenci,
Üstelik gece inmiş, ses gelmiyor kümesten;
Ben olsam utanırım, bu ne biçim öğrenci?
Hem dersini bilmiyor, hem de şişman herkesten.

İyi nişan alırdı kendini asan zenci,
Bira içmez ağlardı, babası değirmenci,
Sizden iyi olmasın, boşanmada birinci…
Çok canım sıkılıyor, kuş vuralım istersen.
Ülkü Tamer


#100

ÜSTÜ KALSIN - CEMAL SÜREYA

Ölüyorum tanrım
Bu da oldu işte.

Her ölüm erken ölümdür
Biliyorum tanrım.

Ama, ayrıca, aldığın şu hayat
Fena değildir…

Üstü kalsın…