Jon Kar dirilirken


#1

Biliyorsunuz kitaba göre dağ, deniz ve buz ejderhaları varmış
Dağ ejderhaları Denerys’in de sahip olduğu ejderha türü, deniz ejderhaları bence deniz canavarı diye bilinen canlılar nitekim Arrianne in yeni kitaptan bölümlerinde görülmeye başlamışlar. Tam bu anda görülmesi şüpheli değil mi
Buz ejderhaları konusunda fikrim yok
Theon bölümünde
"Birdenbire vahşi bir yumruk sesi geldi, üstadın kuzgunları kafeslerinde hoplayıp dönüyorlar, siyah tüyleri demir çubukları dövercesine çarpıp gürültülü bir boğuk sesle ötüyorlardı. “Ağaç,” diye şakıdı biri “Ağaç, ağaç,” diğeri de aynı anda ötüyordu, “Theon, Theon, Theon.”

Theon Greyjoy gülümsedi. Beni tanıyorlar diye düşündü."

önce tuhaf ses ardına theonun kim olduğumu biliyorlar diye düşünmesi tesadüf mü

bence artık Jon kar ın gerçekte kim olduğunu öğreneceğimize bir işaret son cümlede

Benim teorim jon kar dirilirken (melisandre diriltmeyecek birden bire herkes onun ölü olduğuna şahit olduktan sonra ışık tanrısı onu uyandıracak ) uyanırken bu ejderhalarda onla beraber uyanacak AA efsanesinde onun taşlaşmış ve uyuyan ejderhaları uyandıracağı söylenir
bu benim teorim ve G RR MARTİNin AA ya ejderhalar uyanın deyip te uyandıracağını sanmam böyle hem süprizli hem beklenmedik bir anda ve pek çok şeye cevap vererek uyandırması bence hoş olur
siz ne dersiniz ?
bu benim teorim olur olmaz bilmiyorum ama olur gibi de geliyor :slight_smile:


#2

Night King’in Buz ejderhası olabilir o zaman.


#3

Nerede bahsediliyor Deniz ve Buz Ejderhaları? Kaçırmış olmalıyım. Buz Ejderhaları fikrini ben foruma bir ara yazmıştım ama aradığım kadarıyla pek bir dayanağı yoktu.


#4

Ejderhaların türü olduğunu ilk kez duyuyorum :confused:


#5

Ben ilk Turgut uç videolarında görüp duydum kitabı sonradan geçen eylül ekim kasım o ara okudum ve okurken mesela duvar için Jon povlarında, sürekli genelde duvar 3 renktedir yada bugün duvar şu renkte görünüyordu gibi kelimeler ki sav yada teorilerden biri duvarda buz ejderhalarının uyuduğu yönünde duvarın üstlerine inşaa edildiği
Deniz için kim yada kimlerin pov u olduğunu hatırlamıyorum deniz bugün şu renk gözüküyor gibi cümleler vardı
Turgut uç videolarının etkisi ile bunları yanlış yorumlamış elbette olabilirim ama AA nın taşlaşmış ve uyuyuyan ejderhaları uyandıracağı bir gerçek ve ona göre kendimce bir teori oluşturdum


#6

Duvarın renk değiştirmesi tamamen hava ile ilgili; güneşli havada mavi, kapalı havada gri oluyor mesela. Ben ejderhalarla ilgili bir şey okuduğumu hatırlamıyorum duvarla veya rengiyle ilgili. Bir yerlerde duvarın altında uyuyan devler yaratıklar olduğuyla ilgili söylentiler okudum ama ejderha değil, öyle olsa direkt ejderha yazardı sanırım, onu geçtim, bu gerçek olsa bile duvarın renk değiştirmesi ile bir ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Dediğim gibi, duvarın rengi hava durumu ile alakalı :smiley:

Çeşitli ejderhalar da duymadım ben. Ateş püskürten, bildiğimiz ejderhalar var sadece. Denizde deniz canavarı, kraken var işte. Buz ejderhaya gelirsek, bildiğimiz ejderhanın Night King emrine geçen versiyonudur olsa olsa :smiley: Gerçi birkaç enteresan şey okumuştum bu konuda ama hatırlayamadım pek şimdi, bulursam editlerim bu yorumu.
EDIT : @“JaqenHgar” link eklemis, okudugum buydu buz ejderhayla ilgili, bende nerelerde ariyorum :smiley: Aklima bile gelmedi asoiaf wiki’ye bakmak :smiley:
Neyse buz ejderhalar var dogru, yani her ne kadar efsane de olsa, gerçekten var olup olmadiklari bilinmese de, öyle bir türden bahsedebiliriz.
Bu arada linkte yazilanlari okudum tekrar, Jon birkaç kez sur’daki soguk tüneli buzdan bir ejderhaya benzetmis, ya da esen dondurucu rüzgarla buzdan bir ejderhanin nefesini karsilastirmis düsüncelerinde falan filan. Sanirim “duvarin altinda buz ejderhalar uyuyor” algisinin temelinde Jon’un bu düsünceleri var, ama bence yanlis yani, sonuçta bunlar sadece düsünce, Jon’un benzetmeleri, tasvirleri falan.

Bu arada şu ejderhaları uyandırma konusunda neden Dany’yi hesaba katmıyorsunuz? Bir bizim forumda var bu Azor Ahai olayına Dany’yi katmama ısrarı. Yabancı forumlarda milletin en güçlü adayı Jon’la birlikte Dany, sevdiklerinden değil, kehaneti ve yaşanan olayları değerlendirdiklerinden.
Taşlaşmış ejderha yumurtalarından doğan ejderhalar; duman ve tuz; kanayan yıldız…Şu, bu, millet bakıyor bunlara ve güçlü aday listesine alıyor Dany’yi.
Kızı Azor Ahai olarak kabul edin demiyorum ben, sadece onu da hesaba katın artık. Bran ve Jaime bile ortada net bir şey yokken Azor Ahai adayından sayıldı, sayılıyor ama Dany yok :smiley: Yaa onca şey var ortada, az buz değil, bir değerlendirin, karşılaştırın, konu çeşitlilik kazansın, konu zenginleşsin :smiley:


#7


Edit: Kitap binlerce sayfa arkadaşlar böyle küçücük ayrıntıları hatırlamamanız normal.


#8

öncelikle buz ejderhalarından yaşlı dadı da hikayelerinde bahsediyordu
sonrasında turguç uç videolarını izlemesem bende aynen hava şartlarından derdim ama illa bir gizem çözecem illa bişey bulacağım ya onu ona bağladım belkide haklıyım henüz belli bişey yok :smiley:
deny nin AA olmasına gelince
Deny kılıç taşımıyor ve sevdiğini feda etmedi bana göre ölü doğmuş bebeğini ve öleceği kesin kocasını ateşe verdi yaşarken onlardan kendi isteğiyle vazgeçmedi ve deny kehanetler odası mı ne oradayken taşlaşmış ejderhaların uyandığını da görmüştü yani yumurtalar değil kehanette bahsedilen
Jon a gelince bence ya Sansa yı yada hayatta en çok istediği şey olan Stark ve meşru olmayı feda ederek bu sınavı aştı
benim teorim ölümden uyanırken ejderhaları uyandıracağı yönünde teorimin merkezi bu bunuda 6. kitapta görücez yazar dizi dizi gezmeyi bırakırsa


#9

İlla kılıç taşımasına gerek yok dostum bu kadar takılma. Çocuğunu ve kocasını feda ederek kendi Lightbringer’ı ejderhasını ortaya çıkardı. O gün gökyüzündeki yıldızı da hatırlayabilirsin hatta.
Bu arada Dany olacak o :smiley:


#10

dediğim gibi feda ettiği kısma katılmıyorum zaten kaybetmiş olduğundan vazgeçti bana göre
Deny nin misyonunu da beğenmiyorum ejderhaları olmadan hiç köleliği kaldıracağım dedim hiç birşey yapamadı etrafında dönen oyunlara falanda gözü kapalı ihanet gördüm falan deyip duruyor ama çok çabuk güveniyor
yönetici lider olarak çok fazla vasfı da yok Westerosa duvara yabancı
Öte yandan jon hikayenin tam kalbinde küçüklüğünden beri lider olarak yetiştirildi Piç olması bile pek çok şeyi anlayıp fark etmesi için lazımdı bana göre
daha 17 yaşında güveneceği hiç bir dalı yokken etrafındakiler onu lider seçti kendini sevdirmeyi güvendirmeyi biliyor insanlarla iletişim kurmayı biliyor
şahsen ben bu diye gözümüze batırılan karakterdense süpriz biri çıkmasını tercih ederim ve o kişide jon kesinlikle
kırmızı yıldıza tekrar dönersek o kırmızı yıldızı hepsi gördü deny takip etti sadece bence onun misyonu ejderhaları duvara götürmekten ibaret


#11

Dedigini yapın arkadaşlar. [emoji3]

Sent from my GT-I9500 using Tapatalk
[hr]
Dany’nin Drogo’yu “feda” etmesi hikayedeki bektaşiye benziyor. Deniz kenarinda gezerken elindeki altını yalnışlıkla denize kacirmis sonra da “neyse sadaka olsun” demis. Zaten gidici olan Drogo’nun yolculugunu hizlandirdi, tam anlamiyla bir feda degildi.

Sent from my GT-I9500 using Tapatalk


#12

aynen aynen

feda etme 2 seçenek arasında kalırsın biri umutlar gelecek vardır ve buna rağmen yüreğinden söküp atarsın ve hiçbirşey ile kalırsın ortada ama deny de sökülmüştü ona atmak kalmıştı ve oda attı söküp atan jon du bana göre hayallerini geleceğini hiçbirşey ile değiştirdi


#13

[font=Verdana]@“starseh”

Azor Ahai ile ilgili :[/font]
[font=Verdana]Yüz gün, yüz gece çalışıp bir kılıç yaptı. Kılıcın sıcak çeliğini karısı Nissa Nissa’nın kalbine sapladı. Kadının içindeki bütün cesaret, güç kılıca aktı ve bu şekilde kılıç Işıkgetiren’e dönüştü.[/font]

[font=Verdana]Yeni Azor Ahai ile ilgili :[/font]
[font=Verdana]Kırmızı yıldız kanadığında ve karanlık çöktüğünde, Azor Ahai küllerin ve tuzun içinden yeniden doğacak ve taştaki ejderhaları uyandıracak.[/font]

[font=Verdana]İlk yazdığım Azor Ahai’nin hikayesi, ikinci yazdığım ise yeni Azor Ahai kehaneti. Bu ikisini birbirine karıştırırsan elde ettiğin sonuç karmaşık ve mantıksız olur.[/font]
[font=Verdana]İlk Azor Ahai’nin yaşadıklarını yeni Azor Ahai de yaşayacaksa, kehanetin hiçbir anlamı kalmaz.[/font]
[font=Verdana]Yani daha açık olmak gerekirse; yeni Azor Ahai bir kılıç yapacaksa ya da zaten sahip olduğu bir kılıcı sevdiği kişinin kalbine saplayıp onu feda edecekse ve nihayetinde o kılıç alevlenip Akgezenleri öldürmeye yetecek bir silaha dönüşecekse eğer, bu yeni Azor Ahai neden aynı zamanda kanayan yıldızın altında, küllerin ve tuzun ortasında bir yeniden doğuş yaşıyor? Neden taştaki ejderhaları uyandırıyor? Ne gerek var ki? Işıkgetiren ilk Azor Ahai için yeterli olmuşsa, yeni Azor Ahai aynı zamanda neden hem bu kriteri hem de kehanetteki kriterleri karşılmak zorunda olsun?[/font]
[font=Verdana]Mantıksız olan, karmaşık olan bu işte.[/font]
[font=Verdana]Diyeceğim şu ki; yeni Azor Ahai’yi ilk Azor Ahai üzerinden değerlendirme, ikisini karıştırma. Misyonları aynı, Akgezenlerle savaşmak, ama hikayeleri farklı bu iki kahramanın. Azor Ahai’ye dönüşmek için aynı şeyleri yaşamak zorunda olsalardı, ortada yeni Azor Ahai için bir kehanet olmazdı, yani spesifik olarak ejderhalardan, kanayan yıldızdan, küllerin ve tuzun ortasında yeniden doğmaktan bahsedilmezdi.[/font]
[font=Verdana]İlk Azor Ahai’nin silahı Işıkgetiren’di. Nedir Işıkgetiren? Alevli, büyülü bir kılıç.[/font]
[font=Verdana]Yeni Azor Ahai’nin silahı ise ejderhadır. Nedir ejderha? Büyüyle ilişkilendirilen, alevler saçan bir yaratık.[/font]

[font=Verdana]Her şeyi geçelim, kehaneti biraz unutalım ve diyelim ki bir kılıç olacak yine. Ve diyelim ki Azor Ahai kesin, net, şüphesiz bir şekilde Jon. Yüz gün yüz gece uğraşıp kendisine bir kılıç yapma detayını da atlayalım, zaten sahip olduğu kılıcı, yani Uzunpençe’yi söz konusu kılıç olarak kabul edelim. Bu kılıç Valyria çeliğinden yapılma, dolayısıyla Akgezenleri zaten öldürebilen bir silah olma özelliğine sahip. O halde Jon neden sevdiği birini feda etsin? Gerek yok ki. [/font]
[font=Verdana]Azor Ahai karısı Nissa Nissa’yı feda ediyor çünkü kılıcı bu şekilde soğutup Işıkgetiren’e dönüştürmesi gerek. Yani kılıç ile Nissa Nissa’nın ölümü/fedası birbiriyle bağlantılı. Kılıç Nissa Nissa’nın gücü ve cesareti ona aktığı için alevleniyor. Eğer ısrarla yeni Azor Ahai’yi ilk Azor Ahai üzerinden değerlendireceksen her şeyi olduğu gibi alman gerekiyor. Kılıcı ve sevdiğin birini feda etme olayını birbirinden ayrı tutamazsın çünkü geçmişte bu ikisi birbirini tamamlamış. Ya da ilk Azor Ahai’nin hikayesine bağlı kalacaksan sevdiğim birini feda etmeyi “bir şeyi” feda etmek ile de değiştiremezsin, çünkü hikayede feda edilen bir üvan, bir hayal veya herhangi bir şey değil, feda edilen o kişi için değerli bir insan. Yani mesela “Stark ve meşru olmayı feda etmek” Azor Ahai olma olayında geçerli bir feda değildir. Hikayeyi baz alacaksan bunu hiçbir değişim, duruma uydurma yapmadan yapmalısın.[/font]

[font=Verdana]Yani gördüğün gibi, ilk Azor Ahai’nin yaşadıklarına takılırsan elde ettiğin sonuç hangi açıdan bakarsan bak, ne şekilde değerlendirirsen değerlendir mantıksız oluyor. O yüzden bence kılıcı unut, birini feda etmeyi unut. Yeni Azor Ahai’nin kim olabileceği ile ilgili bir değerlendirme yaptığında Azor Ahai kehanetini ve ek olarak Vaadedilmiş Prens kehanetini düşün sadece, bu ikisinin derinine in. Ben cevabın başka bir yerde gizli olduğunu düşünmüyorum.[/font]

[hr]

[font=Verdana]
Kehanetler odasında, yani Ölümsüzlerin evinde Dany’nin gördüğü taştan ejderhalarla ilgili cümle şu :[/font]
[font=Verdana]Dumanlı bir kulenin tepesinden alevler soluyan taştan bir canavar havalandı.[/font]

[font=Verdana]Sadece bu cümleyi alırsan, evet, oldukça ilginç geliyor ama sadece bu cümleyi almak yanlış çünkü Ölümsüzler orada Dany’ye birçok imgeyi kısımlara ayırıp gösterdiler ve her kısmın sonuna sözlü bir ekleme yaptılar (“Ölümün kızı”; “Yalanların katili”; “Alevlerin gelini”… ).[/font]
[font=Verdana]Taştan ejderha cümlesinin geçtiği kısım şu :[/font]
[font=Verdana]Günbatımı gibi parlayan kırmızı bir kılıç; mavi gözlü, gölgesiz bir kralın elinde havaya kalktı. Neşeli çığlıklar atan bir kalabalığın arasından ejderhalı bir sancak yükseldi. Dumanlı bir kulenin tepesinden alevler soluyan taştan bir canavar havalandı. [/font]
[font=Verdana]…ejderhaların anası… yalanların katili… [/font]

[font=Verdana]Bu kısımdaki her cümleyi “yalanların katili” sözünü aklının bir köşesinde tutarak incelemelisin. Mesela elinde parlayan bir kılıç olan, mavi gözlü, gölgesiz adam… Stannis Baratheon! Onun Azor Ahai, elindeki kılıcın ise Işıkgetiren olduğu iddiasıyla alakalı bu cümle. Peki sonuç ne? Stannis Azor Ahai değil, elindeki kılıç da Işıkgetiren değil. Yani ortada sahtelik var, yalan var.[/font]
[font=Verdana]İkinci cümlede neşeli kalabalık, ejderhalı sancak diyor, ki aslında burada çeviri hatası var, yanılmıyorsam esasında bezden bir ejderhadan bahsediliyor. Her neyse bu bir tiyatro gösterisi, bezden yapılma ejderha ise o gösterinin bir parçası, kitapta bu ejderhalı gösterilerden kısacık bahsediliyor Dany kısmında. Tabi önemli olan bunlar değil, önemli olan bunların bizi nereye yönlendirdiği. Oyun, tiyatro, ejderha… Varys, Aegon (Genç Griff). Aegon hakkında en çok söylenen şeylerden biri ne? Onun aslında Rhaegar’ın oğlu olmadığı, bir Blackfyre olduğu. Yani sonuç; sahtelik, yalan ihtimali.[/font]
[font=Verdana]Son cümle, bizim esas konumuz :D[/font]
[font=Verdana]Melissandre Ejderha Kayasındaki taştan ejderha heykellerini uyandırabileceğini, bunun için R’hllor’a kurban vermek gerektiğini söylüyor. Dany’nin gördüğü bununla ilgili işte, Melissandre’in ınancını imgeler şeklinde görüyor ve büyük ihtimalle burada da sahtelik, yalan var. Yani Melissandre Ejderha Kayasını süsleyen ejderha heykellerini uyandırabileceğini düşünerek yanılıyor ve millete de bu konuda bir şekilde yalan söylemiş oluyor.[/font]
[font=Verdana]Dany tüm bu yalanların katili olacak… Ben demiyorum, Ölümsüzler diyor. Ben onların yalancısıyım :D[/font]

[hr]

[font=Verdana]“Deny nin misyonunu da beğenmiyorum ejderhaları olmadan hiç köleliği kaldıracağım dedim hiç birşey yapamadı etrafında dönen oyunlara falanda gözü kapalı ihanet gördüm falan deyip duruyor ama çok çabuk güveniyor yönetici lider olarak çok fazla vasfı da yok Westerosa duvara yabancı” demişsin…
Bunların Azor Ahai olma ihtimaliyle bir alakası yok. Dany ejderhaları olmadan bir hiç lafı da hep komik gelmiştir bana çünkü bu kız birçok şeyi ejderhaları daha ufacıkken başardı. Astapor, Yunkai ve Meereen fetihlerini tekrar okumanı tavsiye ederim. [/font]

[font=Verdana]“Öte yandan jon hikayenin tam kalbinde küçüklüğünden beri lider olarak yetiştirildi” demişsin…
??? Jon? Bildiğimiz Jon? Lider olarak yetiştirildi? Bana hiç o şekilde yansımadı. Ayrıca Jon benim favori karakterlerimdem biridir ama söylemem gerek ki Jon’da o kadar da liderlik vasfı yok. Hiç yok demiyorum, ama Jon tam anlamıyla bir lider de değil şu an için. Dany de aynı şekilde. İkisinin de eksikleri var. Tabi liderlik konusunda Dany Jon’dan bir tık önde, Jon’un hala bir özgüven sorunu var, Dany bunu aştı, onun esas eksiği yönetim konusunda.[/font]
[font=Verdana]Bu arada ben zaten Jon ve Dany’yi birbirlerine çok benzetiyorum. Merhametleri başlarına bela olan iki karakter :smiley: Kişilik olarak aralarında gerçekten çok az farklılık var.[/font]

[font=Verdana]“şahsen ben bu diye gözümüze batırılan karakterdense süpriz biri çıkmasını tercih ederim ve o kişide jon kesinlikle” demişsin…
Dany’nin ejderhalı, havalı sahneleri seni yanıltmasın, neticeye bakarsan Dany ve Jon eşit derecede hikayenin ön planındalar, ikisi de hikayede eşit derecede önemliler. Yani Jon sürpriz olmaz. Sürpriz, atıyorum, Sam olur mesela[/font]

[font=Verdana]“kırmızı yıldıza tekrar dönersek o kırmızı yıldızı hepsi gördü deny takip etti sadece…” demişsin…
O yıldızı herkes gördü doğru ama o yıldız Khal Drogo’nun cenaze ateşinin yakıldığı gece, yani Dany’nin küllerinin içinden ejderhalarıyla çıktığı o ateşin yakıldığı gece belirdi gökyüzünde tam olarak. Sonrasında da Dany bu yıldızı gideceği yönü gösteren bir işaret olarak algılayıp takip etti.[/font]

[font=Verdana]Son olarak “bence onun misyonu ejderhaları duvara götürmekten ibaret” demişsin…
Yani kehanette bahsedilen taştaki ejderhaları uyandıran kişi Dany diyorsun? O ejderhaları duvara götürdüğüne göre? Gezdirmeye
götürmüyor herhalde, Akgezenlere karşı yapılacak savaş için götürüyor? E hani Jon ejderha uyandıracaktı?
[/font]

Edit: Yazı tipi ve boyutu bi tuhaf oldu, alıntılar için kopyala yapıştır yaptım, sonrasında karıştı her şey birbirine ve düzeltemiyorum. Kusura bakmayın adminler :confused:


#14

bu kadar uzun cevap yaza bildiğiniz için önce sizi, sonra okuyabildiğim için kendimi tebrik ediyorum :smiley:
her şeye tek tek cevap veremeyeceğim öncelikle G RR MARTİN gibi her ayrıntıyı ince eleyip sık dokuyan, jon un kimliğini bu derece ustaca ve sabırla gizleyen bir yazarın ilk kitaptan AA yı gözümüze sokacağını düşünmüyorum
kehanetlerinde yanlış anlaşılmaya herkesin kendi düşüncesine göre yorumlamaya müsait olduğunu düşünüyorum
siz sizin düşündüğünüze göre bir şey ben benim düşündüğüme göre bir şey bulacağım hangisi doğru belki 6. belki 7. kitapta öğreneceğiz
jonun ezikliğini ben normal buluyorum öncelikle piç olarak hep aşağılanmış sonra 16 yaşından beri ailesi türlü felaketlerle yüzleşiyor o kılını kıbırdatamıyor deny gibi ejderhalarına güvenip kendine yol ve hayal çizemiyor
o savaşları gördüm okudum zekasına hayran kaldım ona lafım yok ama bence köleliğin asıl kökeni özgür şehirler oralardan talep oldukça kölelik kalkmaz ve deny bunu göremedi kendini bir karambole hapsetti ben onu kast etmiştim şehri kurtarıyor diğer şehre geçiyor ardında bıraktığı şehir aynen devam…
şimdilik bu kadar aklıma geldikçe başka şeylerde eklerim :stuck_out_tongue:


#15

Siz diye hitap etmişsiniz, ben de öyle yapayım :smile:

Forumda benim uzun yorumlarım, paragraflarım meşhurdur :biggrin: Sabredip okuduğunuz için teşekkürler.
Yine uzun olacak şimdiden söyleyeyim, her şeyi toptan ve detaylı yazmayı seven biriyim :wink:

Bir konuda çok haklısınız; Martin gibi bir yazar ilk kitaptan Azor Ahai’yi gözümüze sokmaz. Ama esasında öyle gözümüze sokma gibi bir durum da yaşanmadı tam olarak. Şöyle ki, Dany ilk kitabın sonunda Azor Ahai kehanetini karşılayan olayı yaşıyor, doğru, ama biz okurlara Azor Ahai kehanetini Kılıçların Fırtınası’nda, yani 3.kitapta sunuyor Martin. Diyeceksiniz ki “Ne olmuş yani? Hem yine de Martin gibi bir yazar kehanette anlatılan olayı öyle tak diye, olduğu gibi yaşatmaz, göstermez”… Ama başka seçeneği yok ki, bunu sadece bu şekilde yazabilir. Bu Jon’un esasında kim olduğu gibi bir bilgi, bir olay değil. Jon’un gerçek kimliği hakkında Martin istediği zaman, istediği şekilde ipucu verme şansına sahip ama Azor Ahai kehanetinde anlatılan olaylar için aynı şey söz konusu değil. Kehanette anlatılanları kısımlara bölemez, bunları söz konusu karaktere taksit taksit yaşattıramaz, ve bunu Jon durumdaki gibi istediği zaman değil, hikayenin kurgusu içerisinde en doğru zamanda yaşatır.
Martin şaşırtmayı, ters köşeleri, düşündürmeyi seven bir yazar ama sırf şaşırtıcı olsun diye mantıksızlığa düşecek bir yazar da değil. Ki aslında ortada yine okurları şaşırtan bir durum yaşanmış. Hayal edin…
Yıl 1996, Buz ve Ateşin Şarkısı serisinin ilk kitabı yayınlanıyor ve insanlar bunu satın alıp okuyorlar. Dany’nin yaşadığı malum olayla kitap bitiyor.
İki yıl sonra, yıl 1998, Kralların Çarpışması. Sayfalarca olay, onlarca yeni karakter, savaşlar falan filan derken kitap bitiyor.
İki yıl daha geçiyor, yıl 2000, Kılıçların Fırtınası. İnsanlar başlıyor okumaya ve 25.Pov’a geldiklerinde Melissandre bir kehanetten bahsediyor Davos’a. Azor Ahai, tuz, küller, kanayan yıldız, taştaki ejderhalar… Sizce bunu okuyan insanlar ne düşünmüş, ne yaşamışlardır o an? O zamanlar ortada dizi yok, internette teoriler alıp başını gitmemiş, kitap serisi bugünki kadar konuşulmuyor, keşfetme dönemleri, kimse daha önce Azor Ahai diye bir şey duymamış… Ben olsam, yani seriyi çıktığı yıldan itibaren takip eden biri olsam, o kehaneti okuduğum an bi dururdum ve “Bi saniye yaa… Bu olay?..” deyip yerimden fırladığım gibi gider ilk kitabı alırdım elime ve o son Dany povunu ağzım açık halde tekrar okurdum, sonunda da basardım “Ohaa!”yı :wink:
İşte okuru şaşırtma, işte okuru şoke etme. 4 yıl sonra, araya tahminen aşağı yukarı iki bin sayfa ekledikten sonra, “Yaanii o ilk kitabın sonunda okuduğunuz sadece ejderhaların doğuşu da olmayabiliiirr… Ehehe!” mesajını vermek… Tam Martin’lik bir hareket değil mi?
Olayı bu şekilde değerlendirmeliyiz, kendimiz üzerinden değil, 1996’dan beri seriyi takip eden insanların açısından bakmalıyız. Bizim için tabi ki çokta şaşkınlık yaratmadı; ben kendi adıma konuşayım, kitap serisine başlamadan önce Azor Ahai’yi de biliyordum, kehaneti de biliyordum, ejderhaların doğuşunun ne şekilde olduğunu da biliyordum; sadece kitapla keşfetme yoktu ortada. Ve bizim açımızdan bakarsak elbette Dany Azor Ahai ise eğer gözümüze sokulmuş gibi olur, hepsi dizi + ilk kitaplara toptan sahip olma + vikilerden dolayı… Ama siz bunu birde ejderhaların doğuşunun aynı zamanda ne anlama gelebileceğini 4 yıl aradan sonra iki üç cümlelik kehanetle keşfeden okurlara sorun birde.

Kehanetler yoruma açıktır, bu konuda hemfikiriz, ben zaten bunun aksini söylemedim. Benim tek dediğim şuydu: Eğer bir kılıç arayışına girerseniz, eğer yeni AA’yı ilk AA üzerinden değerlendirirseniz elde ettiğiniz sonuç mantıksız olur, ve AA kehaneti de anlamsızlaşır aynı zamanda.
Kehanetlerin yoruma açık olması ayrı bir şey, kehanetleri neredeyse hiçe sayacak sonuçlara varmak ayrı bir şeydir.

Jon’un özgüven eksikliğini anlaşılır buluyorum, bunun da aksini söylemedim, ima etmedim. Ama Jon’un bunu aşamaması tamamen kendi kişiliğiyle ilgili. Evet Jon horgörüldü, evet Jon aşağılandı ama Jon başkalarının onu ezdiği kadar kendisini ezdi ve küçük gördü, “acıların çocuğuyum” diye dolanıp durdu ortalıkta. Yok piçmiş, yok şunu yaşamış falan demeyin, kimler neler yaşadı… (Yerin dibine soktum çocuğu. Favori karakterlerimden biridir, tekrar söyleyeyim, sadece sinir oluyorum ezik ezik dolanmasına)

Dany’ye gelirsek, tabi ki güvenecek ejderhalarına, kim olsa güvenir. Ama “Dany ejderhalarına güvenip kendine yol ve hayal çiziyor” demek yanlış çünkü Dany gözünü Westeros’a ilk diktiğinde, Khal Drogo’yu Westeros’u fethetmeye ikna etmeye çalıştığında ortada ejderhalar yoktu. Demir Taht’ı alma konusunda herkesin yaptığı gibi sahip olduğu veya olabileceği askeri güce güveniyordu.
Ayrıca Jon ve Dany’yi kendilerine çizdikleri yol konusunda karşılaştıramazsınız. Yazar Dany karakterine büyük hayaller kurabilmesine olanak sağlayacak bir hikaye vermiş; bunun ejderhalarla da ilgisi yok, bu daha çok Dany’nin kim olduğuyla ilgili. Jon’un hikayesi ise ona öylesine büyük hayaller kurma imkanı vermiyor. Hayaller tamamen karakterlerin içinde bulundukları duruma, yaşadıkları hayata ve kim olduklarına göre şekillendirilmiş.

Önceki yorumumda dedim, Dany’nin en büyük eksiği yönetim konusunda. Köleliği kaldırdı, yerine yeni bir sistem getirmedi, ekonomiye zarar verdi, sağlam bir sistem oluşturmadan başka bir şehri fethetmeye koyuldu…
Ben bunları hep söylüyorum bir Dany fanı olarak. Ama bu hatalar Dany’nin kişiliğini, geleceğini de belirlemiyor. Ve bu hataların olması çok normal, çok mantıklı. Dany yaşadıkça öğrenen bir karakter, diğer lord çocukları gibi üstatlardan eğitim almamış, bildiği her şeyi hiçbir şey bilmeyen Viserys’den öğrenmiş. Dany’nin hata yapması kadar normal bir şey yok. Ama kendisi er ya da geç hatalarından ders çıkarmayı da biliyor en azından. Westeros’a gidişini ertelemesi, Meereen’e yerleşme ve yönetme kararı, politikanın önemini yavaş yavaş kavraması, dünyanın “al gülüm ver gülüm” ile döndüğünü anlaması…

Neyse, Azor Ahai konusundan nasıl buralara geldik anlamadım :smiley: Ama son olarak, Dany ile ilgili şunu söyleyeyim; siz bu karaktere çok yüzeysel bakmışsınız, derinine inmemişsiniz. Konu karakteri sevip sevmemek değil, sadece anlamak. Her karakteri sevmek zorunda değilsiniz. Ben mesela Stannis’i sevmiyorum, oysa adam sorumlusu olduğunu söyleyebileceğimiz Renly’nin ölümü dışında ne kötülük yaptı (kitapta)? Hiç! Taht davasında haklı mı? Sonuna kadar haklı! Düzgün adam, dürüst adam, disiplinli adam ama sevemedim bir türlü, çok antipatik geliyor bana, suratsız, soğuk. Ama işte sevmemek ayrı, karakterin derinine inmeden, neyi neden yaptığını anlamaya çalışmadan eleştirmek ayrı bir şey.

Bitiyor, söz :biggrin:
Esas konuya dönelim.
Bir Azor Ahai olacak evet ama bence tek başına olmayacak, yani ortada tek bir kahraman olmayacak. Daha önce forumda bu konudaki son düşüncemi yazmıştım, aynen şöyle demiştim :

Bir Azor Ahai… Ejderhaları uyandıran, Akgezenler savaşını yenme olasılığını sağlayan, umut ve güç getiren kişi. (Dany)
Iki kahraman… Ejderhaların binicileri. (Dany ve Jon) (Ejderha’nın üç başından ikisi yani. Üçüncü baş Viserion’un kontrolünü ele geçiren Gece Kralı)
Ve bir bilge… Ne yapacak bilmiyorum ama çok büyük önemi ve faydası olacak. (Bran)


#16

kılıç kısmına takılmadım AA nın kehanet şartlarının yada sınavlarının olduğu olacağı yönündeyim çünkü o sınavlar böyle bir ödüle layık olup olmadığının sorusuna cevap veriyor bence ölüleri dirilten bir tanrı böyle ufak oyunlar oynar gibimede geliyor
kitap yayın zamanlarından bahsetmişsin (siz den rahatsız olduğunu düşündüm :smiley: ) kehanetleri yoksaymadım bana göre sizin yorumlarınızda da buna göre bişeyler vardı bakış açısı…
evet kitabı o dönemlerde okuyan öyle düşünür ama 7 kitap ve 3. kitapta MARTİN AA yı göze sokacak bence yine sağ gösterip sol vurma var siz bunu düşündünüz ama bu da vardı haberiniz yok demek istedi 2 kerede şaşırtabilir bence

öncelikle deny yi hiç bir zaman küçümsemedim öyle anlaşıldıysa özür dilerim
jon için önce çocuktu sonra ergen oldu o anda birçok şey yaşadı ve yaşadığı yerde takıldı kaldı ailesine herşeye o kadar şey yapılırken sen elin kolun bağlı otursan başka şansın olmasa ne yapardın bunu kast ettim deny ejderhaları ile kendine yol ve hayal çizdi derken jonun öncesinde ve şuanda kendi kendini yemekten başka yapabileceği bişey yok ki o da öyle yapıyor acıların çocuğu modu ama naparsın ben böylede seviyorum <3 :smiley:
deny yi ben ne seviyorum ne sevmiyorum öncelikle viserisin ölümünde deny ye çok kızdım ne yaparsa yapsın kardeşi hayatı boyunca onu korumuş kollamış sahip çıkmış insan draco nun onu öldüreceğini biliyordu engel olup sürgün ettirebilirdi yada başka bişey bilmiyorum ne olursa olsun onuda kollaması lazımdı ondan beri çok sevemedim açıkcası
stanise gelirsek bende herkes gibi fanı değilim ondan çok sevdiğim çok karakter vardır mesela aryayıda hiç sevmiyorum ben bişey mi yaptı yok daha 11 yaşında çocuktan niye gıcıklandım sebebi yok ama sevmiyorum işte :smiley:


#17

Sen diyeceğim :smiley:

Kılıç kısmına takılmadım diyorsun ama önceki yorumlarından birinde bir kılıç olacağını söyledin, o yüzden yani, yeni AA’nın da kılıcı olacak diye düşünme demek istiyorum.
Kehanetin şartları var evet, işte kırmızı yıldız kanadığında falan filan… Ama sınavlar olduğunu düşünmüyorum. Azor Ahai olmak söz konusu kişinin bir nevi doğduğundan beri kaderidir bana göre. Hakeden ve nihayetinde tanrı tarafından buna layık görülen kişi diye bir durum olduğunu sanmıyorum. Ayrıca ben Azor Ahai olmayı bir ödül olarak da görmüyorum, bu o insanın omuzlarına yüklenen kocaman bir sorumluluk.

Kitapların yayın tarihlerinden bahsederken Dany’nin AA olması durumunda ortada bir göze sokma olmadığını anlatmaya çalıştım. Eğer daha ilk kitapta AA’dan bahsedilmiş olsaydı ve akabinde Dany malum olayı yaşasaydı işte o zaman göze sokma olurdu.
Ve esasında ister 3.kitapta bahsetsin, ister 7.kitapta, ne fark eder ki? Kehanet aynı kehanet olacaktı, Dany’nin hikayenin kurgusu açısından ilk kitapta yaşaması gereken olay da aynı olay olacaktı. Yani senin bahsettiğin açıdan bakarsak, öyle ya da böyle bir göze sokma durumu oluyor her halükarda.
Ve dediğim gibi, Martin kehanette anlattılanları taksit taksit yaşatamaz söz konusu karaktere. Çünkü kehanet “Kırmızı yıldız kanayacak. Azor Ahai küllerin ve tuzun içinde yeniden doğacak. Taştaki ejderhaları uyandıracak” şeklinde madde madde değil ki. Kehanet bir bütün halinde ve söylenen her şeyin tek seferde yaşanması gerektiğine dair bir mesaj var.

Estağfurullah, özür dileyecek bir şey yok :slight_smile:
Dany’yi küçümsediğini de düşünmedim ayrıca, sadece çokta anlamaya çalışmamışsın bu karakteri demek istedim.
Ben Jon’un yaşadıklarına bir şey demiyorum zaten, hafife almıyorum ama Jon’un o ezikliğini, melankolisini atlatamaması biraz kendisinin zayıf karakteri yüzündendi.
Dany ve Jon’u kendilerine çizdikleri yol ve hayal, belirledikleri hedefler konusunda karşılaştırmak yanlış, çok farklı hikayelere, hayatlara sahipler.

Viserys’in ölümü dizide benim izlemekte zorlandığım sahnelerden biridir. Dany’nin o sahnedeki soğuk, ifadesiz bakışları beni rahatsız ediyor her izlediğimde; başını çevirmesini veya en azından bir an için bile olsa gözlerini kaçırmasını tercih ederdim.
Ama Viserys’e gelirsek, ona zerre kadar acımadım. Hakettiğini buldu, kendi sonunu kendi hazırladı, Dany’nin onu kurtarmasını da haketmiyordu.
Viserys için “Hayatı boyunca Dany’yi koruyup kollamış, sahip çıkmış” demişsin, emin misin? Hiç öyle değil çünkü. Dany çocukluğunu Viserys’den korkarak geçirmiş. Viserys kapı kapı dolanıp Westeros’u fethetmek için ordu dilendiğinde ve her seferinde geri çevrildiğinde öfkesini Dany’den çıkarmış. Hatta ters giden her şeyin acısını Dany’den çıkarmış. Aşağılamış, dövmüş, taciz etmiş… Hiç sevgiyle, abi şefkatiyle yaklaşmamış ki, en sonunda da zaten kızı köle gibi, mal gibi Khal Drogo’ya satıyor ordu karşılığında. Koruyup kollamayla alakası yok. "Sahip çıkması"na gelirsek, Dany’yi ordu için Khal Drogo’ya satma durumu olmasaydı Viserys’in planı Demir Tahtı aldığında Dany ile evlenmekti, tıpkı eskiden Targaryenlerin yaptıkları gibi, kanlarını saf tutmak için. Yani Dany hiçbir zaman sevilen kız kardeş olmamış Viserys için, bir planın parçası olmuş, günah keçisi olmuş, yük olmuş, en sonunda da satılan bir mal olmuş işte.

Dediğim gibi, her karakteri sevmek zorunda değilsin ama yine de kişiliklerini, neyi neden yaptıklarını anlamaya çalışmalısın. Haklı bulmalısın demiyorum kesinlikle, sadece onların gözünden de bakmalısın önce olaylara.


#18

öncelikle AA kehanetleri konusunda son yorumumu yazıyorum bir daha seninle yada sizinle (hangisini kabul ederseniz) asla tartışmayı düşünmüyorum son kararı Martin verecek zaten neyi paylaşamıyoruz anlamıyorum

öncelikle AA nın kendi kehanetleri hakkında yeterince tartıştık birde Magii (galiba isimden emin değilim ) kehanette bulunuyor vaadedilen prens ikisinin soyundan gelecek dedi hatırlarsan
eğer Deny olsaydı ikisinin çocuğu derdi jon çocuklarının çocuğu soyları yani ama sen burda deny de uyuyor diyeceksin bu kehanete
senin için Jon un meşruluk ve starklık üzerine yaptığı seçim feda edilen şeye uymuyor ama jon orda hatırlarsan tanrılar arasında da seçim yaptı ki o seçimden dolayıda eski tanrı ve ışık tanrısının aynı kişi olduğunu düşünüyorum
bir diğer teorim kitapta büyük kahramanlıklar büyük olaylar şarkı ile anlatılıyor ve o kahraman yada olaya ithafen ençok uyan kelimeyi seçiyorlar buz ve ateşin şarkısı bana göre jonu daha çok anlatıyor buz ve ateşin savaşında ikisindende kan taşıyan bir kahraman deny sadece ateş ama senin için gece kralı buz deny ateş diyeceksin
neyse dediğim gibi ne desek boş son kararı martinde zaten ikimizden biri haklıysak kitap yada kitaplarda göreceğiz

Viseris de ben korudu kolladı derken evet eziyet etti ama deny yi bıraksaydı ortaya deny ne olurdu farklımı olurdu demek istedim o kısmıda geçelim
ne olursa olsun kardeşi akrabası… kitapta akraba ve misafir lanetleri diye bişey var ve deny gözlerinin önünde kocasının kardeşini öldürmesine ses etmedi ne farkı kaldı stanisten ben bunu kastettim
kocası acılar içinde öldü Deny ye ne olacak yada olmayacak göreceğiz
karakterleri anlıyorum anlamaya çalışıyorum tabiki sevdiğim karaktere daha bir değer verip daha çok onların gözünden görüp onlarla daha kolay empati kurabiliyorum ama aynı şey diğerleri içinde geçerli

umarım yine unuttuğum şeyler yoktur
not: tüm yorumlarım kitaptaki sahneler ile ilgili diziyi hatırlamıyorum bile artık kitap öyle bir öne geçti ki kafamda…


#19

@"starseh"
Nasıl istersen. Bir şeyi paylaşamadığımız da yok aslında, tartışıyoruz sadece. Bu forumun amaçlarından biridir farklı düşüncelere sahip kişilerin tartışması.

O bahsettiğin “ikisi” kim tam olarak anlamadım.
Magii dediğin Orman Cadısı Jaehaerys Targaryen’e “Vaadedilen Prens senin soyundan gelecek” demiş, bunun üzerine Jaehaerys oğlu Aerys ile kızı Rhaella’yı evlendirmiş (Dany’nin babası ve annesi). Yani evet, Dany de uyuyor bu kehanete, Jon da uyuyor. “Senin çocukların”, “Çocuklarının çocukları” veya “Torunlarının çocuğu” diye belirtmemiş Orman Cadısı, “Senin soyundan” demiş. Dany de, Jon da o soydan geliyorlar.

Jon ne zaman Tanrılar arasında seçim yaptı? Ben o kısmı hatırlayamadım şimdi.
Eski Tanrılar ile Işık Tanrısı R’hllor’un birbirleriyle alakası yok aslında, sen niye ikisinin aynı, tek olduğunu düşündün?

Hayır benim için Gece Kralı buz, Dany ise ateş değil. Önceden buz Jon, ateş ise Dany diyordum ama artık bundan da emin değilim, biraz basit geliyor. Buz ve Ateş konusunda net bir düşünceye sahip değilim.

Azor Ahai tartışmasını bitirmeden önce son olarak şunu söylemek istiyorum. Ben “Azor Ahai Dany’dir” demiyorum, bunu belirteyim. Benim iki kişilik Azor Ahai adayları listemde Dany ilk sırada yer alıyor, ikinci sırada ise Jon var, bunun sebebi ise sadece AA kehaneti. Dany Azor Ahai’dir diye net bir iddiam yok. İkisinden birinin AA olması eşit derecede mutlu eder beni ayrıca.
Ne demiştim?
"Bir Azor Ahai… Ejderhaları uyandıran, Akgezenler savaşını yenme olasılığını sağlayan, umut ve güç getiren kişi. (Dany)
Iki kahraman… Ejderhaların binicileri. (Dany ve Jon) (Ejderha’nın üç başından ikisi yani. Üçüncü baş Viserion’un kontrolünü ele geçiren Gece Kralı)
Ve bir bilge… Ne yapacak bilmiyorum ama çok büyük önemi ve faydası olacak. (Bran) "

Benim kafamda oluşan resim bu. Sadece bir düşünce bu, bir inanç değil, “Budur! Kesinlikle böyle olacak” gibi bir iddiam yok. Bana mantıklı gelen, aklıma yatan şey bu, en azından şu an için.

Viserys Danyyi bıraksaydı ne olurdu nasıl olurdu olayına hiç girmeyelim, bir anlamı yok, o yüzden bence de geçelim o kısmı.
Aile olmak, kardeş olmak kan bağıyla olmuyor sadece. Adam savunmasız kız kardeşini yıllarca her fırsatta aşağılasın, dövsün, taciz etsin, köle gibi satsın, “Sonunda orduma sahip olacaksam Drogo’nun bütün khalassarının senin ********* izin veririm” gibi laflar etsin, sonra kız onun ölümüne sessiz kalınca “Ama abisiydi!”… Yok öyle. Sadece dizi için konuşmuyorum ayrıca. Gerçek hayatta ailesinin erkek üyeleri tarafından şiddete, tacize, hatta tecavüze maruz kalan kızlar var; sence o kızlardan biri ona eziyet eden bu abiyi, veya amcayı, ya da babayı kurtarır mı ölümden? Kurtarmaz, kimse de bunun için ona kızamaz. Çünkü yaptığı anlaşılırdır, mantığı vardır. Game Of Thrones’un bir hikaye, Dany’nin ise hayali bir karakter olması bunu değiştirmiyor. Hikayeler gerçek hayatın, karakterler ise gerçek insanların yansımalarıdır. Hala “Ama abisiydi” diye düşünüyorsan, çok yazık gerçekten, hele ki bir kız isen.

Bir yanda ona hayatı boyunca en fazla saygısızlık etmiş kardeşini taht savaşında meydanda yenemeyeceği için kara büyüyle öldürten Stannis;
Diğer yanda yıllarca yaptığı eziyetleri geç, Vaes Dothrak gibi bir yerde elinde kılıçla “Drogo seni aldı ama paranı ödemedi. Seni geri alacağım. Bebek onda kalabilir, karnını deşip onu alırım ve Drogo’ya veririm” diyerek kendi sonunu hazırlayan abisinin ölümünü izleyen Dany…
Tabi, evet, hiiiç fark yok (!).


#20
Georger Martin'in ilk planı serinin 3 kitap olması ve Jon ile arya arasında da ensest bir ilişki olmasıydı.. Şimdi ne alaka diyeceksiniz, Jon'un Rhegal Targaryen ile Lyanna Stark'ın piçi olduğunu kabul edersek Jon ateş Arya ise buz olabilir. Jon ile Dany'nin birleşmesi fikri insanların çok hoşuna gidiyor ama unuttukları bir şey var kitaplarda Dany üstüne basa basa bir daha çocuk sahibi olamayacağını söylüyor. Yani bu birleşme belki dizide yapılır ama kitapta Aegon'da hayattayken daha da zor. Kırmızı rahiplerin gücü giderek artıyor belki Dany'nin rahmini de tedavi edebilirler bilmiyorum ölü bir insanı diriltmekten zor olamaz sanırım. 

Kitapta öleceğini sanmıyorum ama Rickon ölürse Stark soyunun devamı Jon ve Arya’nın evliliğinden doğan çocuklar olabilir Starklar arasında kuzen evliliği yaygın.