Kara Büyü yarardan çok zarar getiriyor. (Mutlak Yıkım)


#1

Evet bu konu benim bayağıdır dikkatimi çekiyordu. Sonunda paylaşmaya karar verdim.

04x10 da Daenerys, Greyjoy kardeşlerle konuşurken.
"Talep etmiyor ki, rica ediyor. Başkaları da rica edebilir."
demişti.
Bence bu Game of Thrones evreninin yaşam felsefesini içeren bir cümle. Bana göre herşey Kızıl Tanrı’nın yada tek gerçek tanrının kontrolünde ve her şey onun izniyle gerçekleşiyor. Eğer başına gelen bir olaydan kurtulmak için yada başka şeyler için Tanrı’ya dua edersen ve ondan güzel bir şekilde bir şeyler istersen bir sorun yok.
Ama “KADERİ DEĞİŞTİRMEK” için bir büyü özellikle kara büyü yaparsan o zaman Tanrı’ya karşı gelmiş oluyorsun.

İnsan oğlunun büyü yapsa da bir şeyleri yoktan var etme yada ölüleri diriltme gibi güçleri yok. Bu yüzden kara büyü yapmak yine de Tanrı’dan bir şeyleri gerçekleştirmek için istekde bulunmak ona dua etmek oluyor. Ama bu zorlama yaparak bir istekde bulunmak olduğu için aslında “TALEP” etmek oluyor.

İşte sorun burada başlıyor. Tanrı bu sefer bu küstah kuluna istediğini veriyor ama verdiğinden çok daha fazlasını alıyor. Yani lanetleniyorsun.

Örnek olarak.

1. RENLY’nin GÖLGE ile ölümü
Stannis kara büyüyle Melisandre aracılığıyla bir gölge yarattı ve Renly’i öldürdü.
Karşılığında Renly’e geçmiş olan sancaktarlarını geri aldı.
Yani Kızıl Tanrı ona istediğini verdi.
Ama bu sefer Tyrell’ler intikam almak için Lannister’larla ittifak kurdu ve Stannis tam KL’yi alacakken bu ittifak sayesinde her şeyini kaybetti.
Üstelik Stark’ların yani Edmure Tully’nin hatası sayesinde Tywin Lannister’ın geçmesi de bu yüzden yani Kızıl Tanrı’nın Stannis’i cezalandırmak istemesi yüzünden olabilir.

Eğer Stannis, Renly’i öldürmese de küçük kardeşini pohpohlayıp
"Benim zaten bir oğlum yok. Sen benim varisimsin. Ben geçmek isterdim tahta ama napalım kader böyleymiş."
gibi bir konuşma yapsaydı ve onunla bir olsaydı paşa paşa KL’yi ele geçirirler ve bugün Stannis tam bir kral olmasa da krallar gibi yaşıyor olurdu.
Belki Kızıl Tanrı bu sefer Renly’i bir şekilde öldürür ve Stannis’i zaten kral yapardı.
Ama emin olun kara büyü yapmasaydı Stannis daha iyi bir şekilde yaşıyor olurdu.

2. Kan büyüsü ile Gaspçıların öldürülmesi.

Bu tam bir kara büyü değildi. O yüzden tam bir lanet olmadı ama yine de Balon Greyjoy, Robb Stark, Joffrey Baratheon için kara büyü yapıldı. Tanrıdan ölmeleri istendi.
Bu Stannis’in yaptığı büyük bir hataydı. Çünkü ayakta durabilmesinin en büyük nedeni diyarın kendisinden başka 3 kral tarafından savaş alanına dönüştürülmesiydi.
Eğer Robb ölürse herşey KL tarafından yönetilmeye başlardı. Ama Stannis yine de Robb’un ismini ateşe attı ve Robb öldü. Bütün Kuzey KL’nin yönetimine geçti.
Kısa süre sonra Joffrey öldü. Bu sayede Margaery, uysal Tommen ile evlendi ve Tyrell-Lannister ittifakı Joffrey ile süreceğinden çok daha uzun sürdü.
Eğer Margaery, Joffrey ile evlenseydi ve Joffrey kral olarak kalsaydı belki ileride Joffrey bazı dengesizlikler yapmaya başlayacak ve genel bir isyanın tohumlarını atacaktı. Aynı Ned Stark’ı öldürmesi gibi.

Ne olacağını tam olarak bilemeyiz ama emin olun Stannis için Joffrey kara büyü ile ölmeseydi daha iyi olacaktı.
Ama zaten o sırada Renly’nin ölümüne büyü ile sebep olduğu için kral olabileceğini zannetmiyorum. Tanrı bunu cezasız bırakmazdı.

Balon Greyjoy’da öldü. Ama ölümü daha geç oldu. Çünkü ölümünün Stannis’e bir etkisi olmayacaktı. Demir Adaların başına bu sefer başka biri geçecekti.

3. Shireen’in Kurban Edilmesi.

Stannis içine düştüğü kötü durumdan kurtulmak için istemese de kızını kara büyü ile feda etti. Bunun sonucunda kar eridi ve yol açıldı.
İlk fırsatta paralı askerlerin çoğu kaçtı. Sonrada Stannis, Kışyarı’nın önlerinde ölüme doğru yürüdü.

En son karşılaştığı kişi Brienne’ydi ve onu kardeşi Renly adına katletti.
Bu da Kızıl Tanrı’dan ona yapılan bir göndermeydi. Stannis yaptığı hataları orada anlamış olsa gerek kaderine teslim olmuştu.

Belki bu yüzden kurtulmuş olabilir ama zannetmiyorum.
O vakte kadar kardeşi Renly’i kara büyü ile öldürdü.
Üç insanı Balon, Robb ve Joffrey’i kara büyü ile öldürdü ve
kızı Shireen’i kara büyü ile öldürdü.
Bu kadar Tanrı’ya karşı işlenmiş suç cezasız kalamaz.

4. Daenerys’in Drago’yu diriltesi.

Evet bildiğiniz gibi Daenerys kara büyü ile Drago’yu ölümden döndürdü.
Tanrı istediğini yaptı ve Drago’yu öldürmedi.
Ama bu seferde Daenerys çocuğunu düşürdü ve çocuk büyük büyük amcası Maegor’un çocukları gibi yarasa şeklinde doğdu ve yaşayamadı.
Yani Daenerys lanete uğradı ve hiç bir zaman çocuğu olmayacak. Cezalandırıldı. Lanetlendi.
Çünkü kadere, Tanrı’ya karşı geldi ve Tanrı’ya saygısızlık etti.

5. Leydi Taşkalp Olayı.

Burada da haddini aşan bir kara büyü var. Beric Dondarrion kendi canını vererek “kendini öldürerek” Catelyn Tully’i diriltiyor. Yani Kızıl Tanrı diriltiyor.
Ama bu sefer Catelyn’in ne halde dirildiği ortada. Tamamen yürüyen bir zombi gibi bir hali var. Tamamen katı kalpli ve affetmek bir yana dursun suçsuzları bile katleden bir karakter.
Üstelik bu olaydan sonra Sancaksız Kardeşlikten kopmalar başlamış.

Yani bu da bir çeşit lanet. Aslında Sancaksız Kardeşlik iyi bir şey yaptıklarını zannediyor olabilirler ama aslında Tanrı tarafından lanetlendiler ve başlarına çok kötü olaylar gelecek.

Bütün bunlar kara büyü ile uğranılan lanetler. Bir de iyiye örnek olarak şunlara bir bakın isterseniz:

Beric Dondarrion: Adam ölünce oradaki adam sadece Kızıl Tanrı’ya basitçe dua ediyor ve Beric’in dirilmesini istiyor. O kadar. Kara Büyü ile haddini aşmak yok. Bunun sonucunda Kızıl Tanrı Beric’i diriltiyor ve Beric ne Catelyn Tully gibi bir görüntüye nede Drago gibi bir rahatsızlığa sahip olmuyor. Sadece vücudunda yaralar oluyor.

Jon Snow: Adam ölünce Melisandre sadece basit bir şekilde Kızıl Tanrı’dan Jon’un dirilmesini istedi. Bir kara büyü yapmadı. Birini kurban etmeye kalkmadı. Hatta olmayınca dirilmeyince de kaderine razı olarak geri çekildi bir şey yapmadılar. Bunun sonucunda Jon dirildi ve vücudunda ne Drago nede Catelyn gibi bir sorun olmadı.
Ayrıca Jon dirildikten sonra Jon’un başına kötü bir olay da gelmedi. Adam paşa paşa gitti ve Kuzey ile Vadi kralı oldu.
Tabi Mel ayrı. O yaptığı ortaya çıkınca sürgün yedi. Ama o sürgününde nedeni Shireen’in kara büyü ile öldürülmesiydi.

Yani Stannis eğer kara büyü ile Aemon’u, Mance’i yada oğlunu yada Edric (Gendry) i öldürüp ejdarhaları diriltseydi bu sefer muhtemelen daha büyük lanetlere maruz kalabilirdi.
Mel ona hiç bulaşmasaydı ve Stannis, Renly’i öldürmekle başlayan yolculuğuna hiç girmeseydi muhtemelen şu anda belki bir kraldı belki de Renly kralken oda bir prensti.
Ama en azından yaşıyor olacaktı ve diyarın askeri olarak güvenliğini saplıyor olacaktı.
Ama en azından her şey şu halinden iyi olacaktı.


#2

Çok iyi bir yazı olmuş, ben çok beyendim. Bazı eleştrilerim var tabi. Büyünün nasıl işlediğini çok iyi açıklamışsın ama keşke olayın ucunu tanrıya bağlamasaydın. Çünkü anladığım kadarıyla serideki dinlerin hepsi ya uydurma, ya yozlaşmış ya da tam olarak bir din değil.


#3

@“Kavalalı Prensi” Daenerys’in sözü 4x10 da değil 6x10 daydı yazım hatası olmuş sanırım düzelt istersen.

Aslında güzel fikir ama ben de bunu bir tanrıya bağlamanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Kara büyünün doğurduğu sonuçlar ve bu sözün bağlantısı mantıklı fakat serideki tanrılar daha çok sembolleşmiş ögeler gibi sanki. Onun dışında yazdıkların mantığa uyuyor. Fakat şu konuda katılmıyorum; Mel Stannis’e bulaşmasaydı Stannis kral olamazdı. Mel olmadan tahtı isteyeceğini düşünmüyorum. Çünkü ona her zaman Vaadedilmiş Prens’in o olduğunu ve tahtın onun olduğunu hatırlatan Mel’di. Her ne kadar kara büyü kullanarak teorik biçimde başarısız olmasına neden olsa da onu amacına giden yolda tutan kişi de Mel’di. Ayrıca Renly’nin kral olma olasılığı Hodor’un kral olma olasılığından daha düşüktü bence. Ejderha kısmını çözemedim açıklarsan sevinirim, Stannis neden ejderhaları diriltsin ki? Stannis-ejderha bağlantısını nereden kurdun?


#4

@rhaenyss Mel Stannis’in Edric’i yakarak ejderhaları diriltmesini istiyordu ya.


#5

Tek doğru tanrı R hollor zaten ve çok güzel bir teori yazısı olmuş ama kitaba göre tutacak mı bakalım


#6

GRRM GoT evreninde tanrı yok demişti. Bu yüzden tanrı değil de bence kader kavramı var. Yani tanrı dünyayı yarattı ve çekip gitti. Deist bir sistem var Westeros’ta. Tanrı giderken bir de sisteme bağladı her şeyi. Bu da kader oldu. Eğer birisi bunu zorla değiştirmeye çalışırsa lanetleniyor.


#7

Olum kasmayın deistlik falan diye.


#8

@“Queen Arianne” Evet doğru da, böyle bir ihtimal olmadığı başından beri belliydi. Ejderhaları diriltmek için yeterli özelliğe sahip değildi zaten Stannis.


#9

Arkadaşlar tek bir Tanrı olduğu sonucunu şuradan çıkardım.
Şimdi dikkat ederseniz yukarıda kara büyüler var ve sonuçları da belli. Kötü.
Ama bunun dışında Jon ve Beric’in diriltilmesi olayının da nasıl yapıldığı belli. Sadece Tanrı’ya dua ediyorsun ve Tanrı “isterse” bu duanı yerine getiriyor.
Yani ilahi bir kudret var. Bu kudret ya bir Tanrı’dır yada bir Tanrı’lar panteonu. Orası tam olarak belli değil.

Birde Jon’a dikkat ederseniz. Piçlerin Savaşında adam yüz kere ölmesi gerekiyordu.
Tek başına bir ordunun üstüne dört nala gitti üstüne zibilyon tane ok düştü ama oklardan hiç biri Jon’a isabet etmedi. Orduya çok fazla yaklaşınca bir tane ok ata geldi ve Jon daha fazla orduya yaklaşamadı.
Tam süvarilerin altında kalacakken kendi süvarileri ucu ucuna yetişti.
Savaş sırasında üstüne zibilyon tane ok düştü ama hiç biri ona isabet etmedi.
Bir adamına emir verecekken bu emir Kızıl Tanrı tarafından engellendi ve adam öldü.
Tam bir süvari tarafından öldürülecekken kendi mızraklı süvarisi tarafından kurtarıldı ve o bunun doğru düzgün farkına bile varmadı.
Tam Lord Umber’la karşı karşıya geldiğinde yabanıllar kaçmaya başladı ve Tormund, Lord Umber’la karşı karşıya kaldı ve Jon büyük ihtimal yaralanacağı bir kavgadan kurtuldu.

Yani uzun lafın kısası Jon, ilahi bir kudret tarafından orada korunuyordu. Bu ilahi kudret ya tek bir Tanrı’dır yada bir Tanrı’lar panteonu orasını tam olarak bilemem ama Mel’in söylediğine göre tek bir Tanrı.
Ve işine karışılmasını sevmeyen bir Tanrı. Tamam her kul gibi istekde duada bulunabilirsin ama büyü yani talepde bulunamazsın. Bulunursan cezanı alıyorsun.
Bu Tanrı yada Tanrılar Panteonu bir de Dünya’yı direk olarak yönetmiyorlar. Aşırı derecede gerçekçi bir Tanrı. Kendi yarattığı Dünya’nın bozulmasını istemiyor. Bu yüzden kendi seçtiği kahramanlar aracılığıyla onlara güç vererek Dünya’ya şekil veriyor insanların kaderini değiştiriyor.

Aynı zamanda düalist bir Tanrı. Dünya üzerinde Azor Ahai’yi yaratırken karşı tarafta Gece Kralı’nı da yaratıyor. İkisini kapıştırıyor ve her iki tarafın davranışlarına göre kazanan tarafı belirliyor.

Zannedersem Çok Yüzlü Tanrı’yla da bu mesajı vermişler. Her Tanrı aslında tek bir gerçek Tanrı’ya çıkıyor ve o Tanrı’nın hangi dine inandığın umrunda değil. O sadece bu Dünya’daki davranışlarına çabana bakıyor.

Bir de kara büyü yaparsan aslında işin bitmiş oluyor. O anda yaşadığına seni pişman edecek bir lanet ile senin işini bitirebilir. Ama bu Dünya’da yapacak işlerin varsa o an için işini bitirmiyor.

Mesela Dany’nin sadece çocuğu düştü ve kısır oldu. Aslında çocuğu düşerken Dany’de rahatsızlanıp yürüyemez bir hale gelebilirdi ama Kızıl Tanrı’nın onunla işi vardı. O yüzden sadece kısır olmasını sağladı ve Drago’ya neyaptığı belli.
Mesela Stannis, Renly’i öldürdükten sonra Karasu Savaşı’nda ölebilirdi ama Kızıl Tanrı’nın yabanılları durdurması için Stannis’e ihtiyacı vardı. Bu yüzden Stannis’i öldürmedi gücünden alıkoydu ve sadece Yabanıllarla başa çıkabileceği bir güce sahip olmasını sağladı. Sonra da Sur’a postaladı.
Leydi Taşkalp olayı da öyle. Belli Kızıl Tanrı bazı insanların ölmesini istiyordu bu iş için Leydi Taşkalp’i kullandı. Ama Leydi Taşkalp’in işi bitince büyük ihtimal Sancaksız Kardeşliğinde işi bitecek.

Birde kızıl tanrı bazı metaforlarla mesaj gönderiyor.
Mesela geyikle birlikte ölen bir ulukurt ve beş normal bir albino beyaz yavrusu. Theon’un kurtları öldürmek istemesi ama başaramaması.

Piçlerin savaşından önce Jon’un karşısına yere Rickon’un kurdunun kafasının atılması ve Rickon’un aynı şekilde ölmesi.

Birde Stannis, karın içinde ordusuyla kapalı kaldığında zannedersem aslında Kızıl Tanrı kızı Shireen’i korumaya çalışıyordu. O yüzden Stannis’i o çığın içinde kapalı tuttu. Ama Shireen bizzat Stannis tarafından karabüyü ile feda edilince Kızıl Tanrı karları eritti. Ama bu sefer karısı kendini asmıştı. Bu da aslında Kızıl Tanrı’dan bir mesajdı. Bir erkek için karısı onun neslini geleceğini ima eder. Orada kendini asan sadece Stannis’in karısı değildi. Bu aynı zamanda Stannis’in neslinin bizzat Stannis tarafından kurutulduğu anlamına geliyordu.

@rhaenyss tahtı istemesinde sorun yok. Mel o konuda kötü bir şey yapmadı. Ama Renly’i karabüyü ile öldürmesinde sorun var. Zaten Stannis Cersei’nin çocuklarının piç olduğu üzerine araştırmalar yapıyordu. Tahtı istemiyor gibi görünüyordu ama bence bir süre sonra yeter lan diyebilirdi.
Ama bence Renly eğer Stannis ile anlaşabilseydi Tyrell’ler Lannister’larla müttefik olmaz ve Renly KL’yi alırdı. Çünkü Stanis burun farkıyla KL’yi elinden kaçırmıştı. Tyrell’ler engel olmuştu.

Stannis ejderhaları diriltmeye çalışıyordu birde @Queen Arianne nin dediği gibi zaten sende biliyorsun. Bunun için Edric’i öldüreceklerdi az kalsın. Hatta Sur’a gidince Jon Aemon’u ve Mance Rayder’ın çocuğunu kaçırmıştı.


#10

@Kavalalı Prensi Jonun olayı bir az senaryonun kötülüyü, bir az da dizi için gerekli aksiyon. Birde Kızıl tanrı büyük ihtimalle uydurma yada sonradan yozlaşmış bir din. Rahipler insaları kandırmak için yaptıkları büyüleri Kızıl tanrıdan geldiyini söylüyorlar ama ya bazı kimyasallar kullanıyorlar ya da kötü bir kaynakdan geliyor güçleri. Nasıl bir tanrı kara büyünü kendi rahiplerinin kullanmasına izin verir.


#11

@argos bence de daha sonradan yozlaşmış bir din ve bence orjinalinde şimdi ki Melisandre gibi kara büyü yapmalarına izin verilmiyordu. Bence sonradan din yozlaştı ve gerçekten uzaklaşmaya başladı ama hala ateş aracılığıyla Tanrı ile simgesel olarak haberleşebiliyorlar.

Ayrıca bence bu kara büyü olayını üstatlar da zamanında araştırmış. Hatta bu işte baya uzmanlaşmışlar. Ama sonradan bakmışlarki aslında kara büyünün bir işe yaradığı yok. Verdiğinden fazlasını alıyor.
Bu yüzden büyüye karşı bir grup haline gelmişler.
Hala büyü işi ile ilgilenen üstatlar var ve bunun için özel zincir takıyorlar ve bu zincirler hiç saygı görmüyor üstatlar arasında. İşte bence nedeni bu.

Hightower’lar da bu büyü karşıtı grubun başını çekiyor ve diyarda büyü istemiyorlar. Bu yüzden tarih boyunca Targaryenlerin kuyusunu kazmışlar.
Ben bu yüzden Daenerys’in ejderhalarıyla birlikte rahat rahat KL’yi fethedebileceğine inanmıyorum.
Bence üstatlar gizli bir koalisyonla Dany’nin kuyusunu kazacak ve Hightower’lar çok büyük bir darbe indirecek.
Hightower’ların Tyrell’lerden bile güçlü olduğu düşünülünce Dany’nin durumu gerçekten zor.

Bu arada arkadaşlar. Her ne kadar farklı görünse de Euron Greyjoy kara büyü sonucu tahta çıktı.
Büyük ihtimal Kızıl Tanrı bu yüzden yani Euron’un tahta çıkabilmesi için Balon’un ölümünü bu kadar ertelenmiştir.
Çünkü her ne kadar kara büyüyü Stannis yapsa da diyar bu büyü altında lanetlenmiştir.
Ve bu yüzden Euron çok kötü bir şekilde Westeros’un canına okuyacaktır. Kötülük ve lanet yağacaktır Euron yüzünden.

Yani Kızıl Tanrı’nın Balon’un ölümünü ertelemesinin nedeni hem Stannis’e bu ölümün bir etkisi olmayacağı için hemde diyara olabilecek en büyük lanetin yağması için Euron’un tahta çıkabilmesi için.


#12

#13

Anlaşamadığımız tek nokta burası. GRRM-nın açıklamaları ve serinin genel kurgusuna baktımızda tanrı hiç bir zaman böyle bir şey yapmaz. Tanrı rahipde olsa hiç kimseyle direk bir iletişim kurmaz. olaylara mudahale ede bilir ama bunu hiç kimse anlamaz. Ateşte simgeler görme olsa olsa ya falcılıkdan ya da kuzeyde büvet ağaçlarındakı bilge ruhlar gibi bir şeyden kaynaklanır. Belki güneyde ya da Asshaide de büvet ağaçlarındaki bilge ruhların toplaştığı biri oluşum vardır. Ama kesinlikle tanrı değil.


#14

@argos
Yok ya öyle dememiş aslında “Tanrılar konusunda skeptik birisiyim” demiş.
Nasıl olduysa forumda bu “Tanrı manrı yok” dedi diye yayılmış.

Yani adam orada Gaipten gelen olaylar yerine realist davranırım. Gerçekçiyim diyor. Öyle de olmak zorunda. Sonuçta GOT da milyon tane din var.
Ayrıca benim bahsettiğim Tanrı dikkat edersen son derece gerçekçi. Mesela istese Jon’u Piçlerin Savaşında gökten bir melek indirerek kurtarabilirdi. Yada ne biliyim görünmez yapardı. Ama o çeşitli olaylarla kimse farketmeyecek şekilde Jon’u korudu.
Aynı şekilde lanetleri de öyle gerçekçi şekilde geliyor. Gökten bir ışık huzmesi gelip Stannis’in ordularını mahvetmedi sonuçta. Tyrell’ler Baratheon’lardan koparak Lannister’larla ittifak kurdu ve Stannis Karasu Savaşında kaybetti.

Ayrıca ben tüm dinlerin hepsinin aynı Tanrı’ya çıktığını düşünüyorum. Eski dinlerde yeni dinlerde. Çok yüzlü Tanrı gibi yani. Belki de bu Tek Tanrı tüm Dünya’nın tek bir dine inanmasını istemiyordur. Çeşitlilik istiyordur.


#15

Bence Kara Büyü yapan kişinin amacına göre değişiyor.Örneğin kendi çıkarları için kara büyü yapan bir kişiyle,diyarı kurtarmak için kara büyü yapan kişinin sonu aynı olmamalı.Diyarı kurtarmaktan kastım mesela Gece Kralı’na kara büyü yapılması filan.Söylediğim şeyler asoiaf evreni için bile gerçekçi olmayabilir ama her kara büyü aynı mutlak sonu,yani kötü sonu getirmez,getirmemeli.


#16

Ben bu videoyu yeni gördüm :frowning:
İnş kitapta ölmez.