Kitap Alıntıları


#221

'‘Neşe ve mutluluğun yalnızca insan ilişkilerine dayandığını düşünüyorsan yanılıyorsun. Yaşadığımız her şeyin içinde bulabilirsin bunu. Tek ihtiyacımız olan alışkanlıklarla örülü yaşam tarzımıza sırtımızı dönüp yepyeni bir yaşama adım atmamızı sağlayacak cesaret.’'
Jon Krakauer- Yabana Doğru


#222

“Kadere pençe kaldırmak cesaret değil, cahilliktir.”

Şadi Şirazi - Bostan


#223

İnsan düşüncesinin bir anlam taşıyabilecek biricik tarihini yazmak gerekseydi, yapılacak şey birbirini kovalayan pişmanlıklarının ve güçsüzlüklerinin tarihini yazmak olurdu.

Albert Camus - Sisifos Söyleni


#224

Aslında bütün bu kitaplar insanların sandığından çok daha basitti. Aynı şeyleri anlatıyorlardı ama farklı bir biçimde. Nasıl herkes benzer şeyleri farklı bir biçimde yaşıyor ve bunun bir tek kendisine ait bir durum olduğunu sanıyorsa…

Kürşat Başar -Yaz


#225

Buradan başka dünyalar da var, Silahşör! (Spoiler vermemek için hangi anda söylendiğini yazmayayım da ben epey duygulandım orada.)

Kara Kule 1 - Silahşör


#226

Bazen kahramanlara yardımcı olman gerekir.
Davidin babası/SteelHeart


#227

“Ben geçmişimi nerede saklayacağım? Geçmişinizi cebinizde saklayamazsınız. Onu koyacak bir evimiz olmalı. Gövdemden başka şeyim yok. Yapayalnız bir adam, yalnız gövdesiyle hatıraları durdurup saklayamaz. Hatıralar üzerinden geçip gider onun.”

-Bulantı, Jean Paul Sartre


#228

“Baba” diye fısıldadı Liesel. “Gözlerim yok” (Babasının çizdiği resimde)
Babası Liesel’in saçlarını okşadı. Kız tuzağa düşmüştü. “Öyle bir gülümsemeyle” dedi Hans Hubermann, “gözlere ihtiyacın yok zaten.”

Kitap Hırsızı - Markus Zusak


#229

“Gönüllerimiz ne istiyorsa peygamberlerde onu buluyoruz, diye düşündü. Sayfanın birinde Tanrı coşkun bir halde kullarına karşı yumruğunu kaldırıyor ve ezmeye çalışıyor; öteki sayfada süt ve bal gibi tatlanıyor. Sabahki ruh durumumuza uyan kehaneti buluyoruz, boşuna uykumuzu işgal etmesin… Ata benzeyen başını sarstı ve sakalı arasında yılışık yılışık sırıttı, ama bir şey söylemedi. Varsın korksun halk. İyidir. Korku kalkarsa… Yoksullar daha kalabalık, kasları daha kabarık, neme lazım… Yoksa halimiz haraptır!”

Nikos Kazancakis - Günaha Son Çağrı


#230

Öyle birini, yani size sarıldığı zaman hiç düşünmeksizin gözlerinizi dünyaya kapayabileceğiniz bir kişiyi bulabilirseniz, kendinizi şanslı sayın. Sadece bir günlüğüne hatta bir dakikalığına bile olsa.

Rüzgarın Adı


#231

Kitap hırsızına güzellik ve zalimlik hakkında söylemek istediğim birçok şey vardı ama o şeyler hakkında ona zaten bilmediği ne söyleyebilirdim ki? İnsan türünü sürekli abarttığımı ve küçümsediğimi açıklamak istedim; nadiren gerçekten tartabildiğimi. Ona aynı şeyin nasıl hem çirkin hem görkemli, kelimelerin nasıl hem lanetleyici hem de zekice olabildiğini sormak istedim.

Ama ağzımdan bunların hiçbiri çıkmadı.

Yapabildiğim tek şey Liesel Meminger’e dönmek ve gerçekten bildiğim tek gerçeği söylemekti. Bunu kitap hırsızına söyledim, şimdi size de söylüyorum:

İnsanlar benim lanetim.

Kitap Hırsızı - Markus Zusak


#232

“Kendimize ait düşüncelerimiz, doğrudan kendi deneyimlerimizden değil,başkalarının fikirlerinden gelir. Dışarıdan kabul ettirilen kişilik, içeride gelişebilecek kişiliğin yerini alır. Sürüdeki diğer koyunlardan biri oluruz,serbestçe hareket edemeyiz, kendi gerçek kimliğimizin bilincine varamayız. Başkaları tarafından neye inandırıldıysanız ondan kurtulmanın zamanı geldi. Dans edin, koşun, yürüyün, saçmalayın. İçeride uyuyan aslanı uyandırmak için ne yapmanız gerekiyorsa yapın. "


#233

“…Daha önce hiç silah kullanmamıştı, ama bu onu endişelendirmiyordu. Resim çekmek gibiydi bu iş; odakla ve bas. Aralarındaki tek fark bir Nikon kamera, 9 milimetrelik bir Lorcin L gibi geri tepmezdi…”
— Olasılıksız - Adam Fawer


#234

“İtiraf etmeliyim ki daha hiçbir öğrencim bana layık olduğunu ispatlamak için feci bir dayak yemeye gönüllü olmadı.”
“Bu daha ne ki” dedim kayıtsızca. “Bir keresinde kendimi damdan aşağı atmıştım”

Bilge Adamın Korkusu - Patrick Rothfuss


#235

Şiddetle başlayan hazlar, şiddetle son bulurlar,
Ölümleri olur zaferleri,
Öpüşürken yok olan ateşle barut gibi.

-Romeo ve Juliet, Perde II, Sahne VI


#236

“Ama…Erkek doğsan da aynı ölçüde sevinirim, hatta belki daha çok, çünkü o zaman bir sürü aşağılanmadan, ezilmekten, kullanılmaktan kurtulmuş olursun. Söz gelimi erkek doğarsan karanlık bir sokakta ırzına geçilmesinden çekinmen gerekmeyecek.İlk bakışta kendini kabul ettirmek için güzel bir yüze, zekanı saklamak için biçimli bir gövdeye ihtiyaç duymayacaksın. Sevdiğin biriyle yattığın için hiç kimse ayıplamayacak seni, çok daha az yorulacaksın üstelik daha rahat savaşacaksın. Kınanmadan itaatsizlik edebileceksin. Gecenin birinde kuyuya düşüyormuşsun gibi bir duyguyla uyanmadan sevebilecek, sevişebileceksin. Hakarete uğramadan kendini savunabileceksin. Gene de, köleliğin, haksızlığın başka türleriyle karşılaşacaksın: Yaşam bir erkek için bile kolay değil. Kasların daha güçlü olacak, onun için daha ağır yükler taşımanı isteyecekler, zorla sorumluluklar yükleyecekler omuzlarına. Sakalın olduğu için ağlarsan sana gülecekler ve şefkate gereksinmen olsa bile bu böyle olacak. Önünde bir kuyruğun olacağı için, savaşta ölmeni ya da öldürmeni buyuracaklar; ve ta mağara çağından kalma baskı ve kıyıcılığı sürdürmek için suç ortaklığı yapmanı isteyecekler. Ama gene de ya da salt bu yüzden, erkek doğmak en az öteki kadar harika bir serüven, seni hiçbir zaman düş kırıklığına uğratmayacak bir görev…”

Doğmamış Çocuğa Mektup - Oriana Fallaci


#237

“Rüyasında kendini aşık gören kimse aklını yitirecek demektir. Rüyada aşk, şuur dünyasının kralıdır. İçine girdiği ruhu isterse atlıkarıncalarla gezdirir, isterse dipsiz uçurumların kasvetine düşürür. Nasıl isterse…”

Mine Söğüt - Beş Sevim Apartmanı


#238

“Telafisi en güç şey dikkatsizlik sonucu kırılan kalplerdir. İş işten geçtiğinde bütün mazeretler tedavülden kalkar, kıran da kırılan da piç gibi ortada kalır.”

Her Temas İz Bırakır - Emrah Serbes


#239

“Şu genç oğlan! Ay gibidir ve onun gibi ışık saçmaktan ve güzelliğini artırmaktan geri durmaz; güneş onun yanağının lalesinden ışınlarının parlaklığını ödünç alır! Eşsiz seçkinliğiyle güzellerin şahıdır o! Kırların şaşası ve çiçekler varlıklarını, sanki ondan ödünç almışlardır.”

-Binbir Gece Masalları-


#240

"Bir faninin tutuşmasını,
Sonra gün be gün sönüp gitmesini
Ne gariptir izlemesi.
Parlak ruhunun kibrit gibi olduğunu
Ve rüzgarın gönlünce davranacağını bilmesi.
Elimden gelse kendi ateşimi verirdim.
Böyle titreşmen neyin habercisi ? "

Rüzgarın Adı - Patrick Rothfuss