Kitap Alıntıları


#241


#242

“İnsanların en zayıf yanları, sormadan, araştırmadan, düşünmeden, kafalarını patlatmadan inanmak hususundaki hayret verici temayülleridir. Dünyadaki yalancı peygamberleri yetiştirmek ve beslemek için en iyi gübre, işte bu bilmeden, inanmak için çırpınan kalabalıktır.”

İçimizdeki Şeytan, Sabahattin Ali

!to the all aktrolls!


#243

“Zaten muhitimden uzak duruşumun, vahşiliğimin bir sebebi de kitaplarda tanıştığım ve benimsediğim insanları muhitimde bulamayışım değil miydi?”

-Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali.


#244

Korku sık sık insanın içine girer,
Yapacağı onurlu işleri engeller,
Ürkütür karanlıkta kalmış bir hayvan gibi…

Benden önce her şey sonsuzdu;
Sonsuza dek süreceğim ben de.
İçeri girenler, dışarda bırakın her umudu…

. Dante-Cehennem 2-3. Kanto 46-7


#245

“Yeryüzünde yaşadığın her mutlu an kederle ödenmek zorundadır.”

Hızlandıkça Azalıyorum - Kjersti Skomsvold


#246

"O martıyla arkadaş olmak isterdim.O martıyla uçmak isterdim.O martıyla vapurların peşine takılıp dans eder gibi sağa sola süzülmek isterdim.O martıyla sırf insanlar birazcık mutlu olsun diye,karnımız tok olduğu halde atılan simit parçalarını yemek isterdim.O martıyla çatılara tüneyip gün ağarırken ortalığı velveleye vermek isterdim.O martıyla gökyüzünün mavi sessizliğinde bir metronom çubuğu gibi alçalıp yükselmek isterdim.O martıyla deniz fenerlerinin üstünde döne döne uçmak isterdim.O martıyla köpüren dalgaların arasında evimizdeymiş gibi rahat ve telaşsız gezinmek isterdim. O martıyla akşamüstleri dalgakıranlara konmak ve geçip giden günleri düşünmek isterdim. O martıyla yağmurlara bakmak ve hayatımızdan sessiz sedası çıkıp giden insanları özlemek isterdim. O martıyı öpmek isterdim,o martıyı öpmek isterdim dostum."
Emrah Serbes-Deliduman


#247

"Tanıştığımızda sana ilk sorduğum soruyu hatırlıyor musun?

Evet, deliliği bilip bilmediğimi sormuştun.

Çok doğru. Bu kez sana öykü anlatmayacağım. Deli olmak, düşüncelerini iletmekten aciz olmak demek. Sanki yabancı bir ülkedesin, çevrede olup biten her şeyi görüyor, anlıyorsun, ama istediğini anlatmaktan, dolayısıyla da yardım bulmaktan umutsuzsun, çünkü orada konuşulan dili bilmiyor, anlamıyorsun.

Hepimiz hissetmişizdir bunu.

Hepimiz şu ya da bu biçimde deliyiz zaten."

Veronika Ölmek İstiyor - Paulo Coelho


#248

“Valeye vale de, maçaya maça. Ama bir fahişeye hep hanımefendi de. Hayatları yeteri kadar zor zaten. Ayrıca kibar davranmaktan kimseye zarar gelmez.”

Rüzgarın Adı - Patrick Rothfuss


#249

”Yalnızlığın bir odada tek başına kalmak olduğunu sanıyordu; oysa yalnızlığın sadece kalabalıkta hissedilebileceğini bilmiyordu…"

  • Ölüler Senfonisi, Abbas Maroufi

#250

“Kusur benim imzamdır. Bir ismim olduğu sürece bir kusurum da olacak ve olmalı.”

  • Suskunlar, İhsan Oktay Anar

“Kendini kurtarmanın tek yolu başkalarını kurtarmak için çabalamaktır.”

  • Zorba, Nikos Kazancakis

#251

“Birini seviyorsanız onun sizi ne kadar çok sevdiğini sorgulamakla zaman kaybetmenin anlamı var mıydı?”

“İnsan bir düşü sevebilir mi?” diye sordu. “Evet,” dedim hiç düşünmeden. “Bence zaten en çok onu sevebilir, bir düşü…”

Başucumdaki Müzik, Kürşat Başar


#252

Resme Başlarken -Bedri Rahmi Eyüboğlu


#253

“Bunu anlatamam ki! Ama kesinlikle sen de bilirsin, başka herkes de bilir ki, kendinizin dışında, yine siz olan başka bir varlık vardır ya da olmalıdır. Eğer ben yalnızca bu beden içinde var olsaydım, yaratılmamda ne yarar olurdu; benim bu dünyada çektiğim büyük acılar Heathcliff’in de acıları oldu. Onların her birini daha başından beri gözledim, duydum. Benim yaşamım onda odaklaşır. Yeryüzünde her şey yok olsa da yalnız o kalsa, ben var olmakta devam ederim; başka her şey yerinde dursa da yalnız o yok olsa, evren ban tümüyle yabancılaşır. Ben artık bu evrenin parçası değilmişim gibi olur. Linton’a olan sevgim ormandaki yapraklar gibidir, iyice biliyorum ki, kış ağaçları nasıl değiştirirse, zaman da benim sevgimi değiştirecektir. Heathcliff’e olan sevgim ise toprak altındaki değişmez kayalar gibidir. Görünüşte pek hoşa gidecek yanı yoktur, ama onsuz olmaz. Nelly, ben Heathcliff’im! O hep, ama hep benim aklımda. Bir zevk olarak değil, tıpkı benim de kendim için her zaman bir zevk olmadığım gibi, ama kendimmişim gibi, tıpkı o benmiş gibi! Onun için sakın bir daha bizim ayrılmamızdan söz etme. Bu olamaz; hem sonra…”
-Cathy.

-Uğultulu Tepeler.


#254

Aşk bir inançtır ve bütün inançlar sınanır.

Sonsuz Arzuya Uyanış - Alma Katsu

“Evet, yaratıklar şuan daha az kötülük yapıyorlar,” dedi yüzünü buruşturarak. “Ama bu, onları daha az kötü yapmaz.”

Gece Nöbeti - Sergey Lukyanenko


#255

"Sana bütün bunları kim öğretti, doktor?"
yanıt anında geldi:
“Acı çekmek.”

Albert Camus - Veba


#256

Orden bir müddet sustuktan sonra konuştu.
“Sana bir şey söyleyeyim mi doktor,” dedi "Sen de biliyorsun ki, ben küçük bir insanım, burası da küçük bir kasaba, fakat küçük çapta insanlarda birden alev alıp parlıyan küçük kıvılcımlar gizlidir. Korkuyorum, son derece korkuyorum, hayatımı kurtaracak türlü çareler düşündüm, ama bu da geçti. Arada bir büyük bir heyecan duyuyorum, sanki daha yükselmişim, olduğumdan daha büyük, daha iyi bir insan olmuşum gibi. Aklıma ne geldi biliyor musun doktor?"
Eskiyi hatırlayarak gülmeğe başladı.
"Mektepte, Müdafaa’yı okumuştuk hatırlıyor musun? Sokrat’ın ne dediğini hatırlar mısın? “Biri diyecektir ki: ‘Vaktinden önce ölmeni gerektirecek bir hayat tarzından utanmayacak mısın Sokrat?’ Ona şöyle bir cevap verebilirim: ‘İşte burada yanılıyorsun. Birazcık değeri olan bir insan yaşamak veya ölmek ihtimalini hesaplamamalı, sadece yaptığı hareketin doğru veya yanlış olup olmadığını düşünmelidir.’“
Orden gerisini hatırlamak için sustu.
Dr. Winter heyecanla öne doğru eğilerek devam etti:
”‘İyi bir insan gibi mi yoksa fena bir insan gibi mi hareket ettiğini düşünmelidir.’ Ben de doğru hatırladığımdan emin değilim. Hiçbir zaman iyi bir talebe olamadın. İtham kısmını da beceremezdin.”

“Bir doktorun öldürmekten bahsetmesi… belki garip, fakat baskı altına giren her millet mücadele etmek ister. Silahsız; sadece ruh ve vücut yetmiyor. Silahsız insanların ruhu da çöker.”

-John Steinbeck’in Ay Battı adlı eserinden.


#257

“Müslümanlar, hristiyanlar, yahudiler ve zerdüştler tamamen yanılıyorlar. İnsanlık dünya çapında iki tarikatın peşinden gider. Birincisi, dini olmayan zeki insanlar; ikincisi, idrak kabiliyeti olmayan dindarlar.”

  • Ebu’l Ala El-Maarri

#258

+1


#259

‘‘Ve siz bayım, sevmeyi bilmeyen biri olduğunuza rağmen fazla mutluydunuz.’’


#260

“Din ve politika aynı arabaya bindiğinde, arabayı sürenler yollarında hiçbir şeyin duramayacağına inanırlar. Paldır küldür gitmeye başlarlar… gittikçe hızlanırlar, hızlanırlar, hızlanırlar. Karşılarına engeller çıkabileceği düşüncesini akıllarına bile getirmezler ve gözü kapalı koşturan bir adamın çok geç oluncaya dek uçurumu göremeyeceğini unuturlar.”

Frank Herbert - Dune