Kızıl Düğün


#401

Kızıl Düğün bana Osmanlının ilk zamanını hatırlattı. Bizans tekfuru Osman Gaziyi tuzağa düşürmek için bir düğüne davet etti. Osman Gazi daveti kabul etti ama sonradan tuzak olduğunu öğrendi buna rağmen gitmeye karar verdi. Tuzaklarına tuzakla cevap verecekti. Osmanlı çeyizlerini taşıyanları kadın kılığındaki erkekler yaptı. Ani bir baskınla kaleyi ele geçirdi. Tabii Robb Starkda bunu düşünecek akıl nerede…:smiley:


#402

yanlış hatırlamıyorsam Yarhisar tekfuruydu. bu tekfura Ertugrul gazi yaylaya cıktıkları zaman mallarını bırakıyor geri döndüklerinde tekfurun bu iyi niyetine karşılık hediyeler verip mallarını geri alıyorlardı .bu durum zamanla devam etmiş Osman gazinin güclenmesini kaygıyla izleyen diger tekfurlar yarhisar tekfuruna gelip ondan kurtulmanın çaresine bakmalıyız deyip sözde bir düğün tertipleyip kayı boyunun yaylaya cıktıgı zaman hem mallarını hemde canlarını alarak bir katliam planı yaparlar.onların bu planını bozan başka bir tekfurdur Mikail daha sonra müslüman olup adını Mihal olarak degiştiren ve Mihaloğlu adıyla ünlenecek bir akıncı ailesi olacaktır.

gercekten aklıma hiç gelmemişti bu benzerlik tabi düğünde starklarklar katledilirken bizim kayı boyu (yada kayı hanesi :biggrin: ) o dügündekileri katleder entresan


#403

Dizide kitaba nazaran çok hızlı ve yumuşatılmış olarak yansıtılmış.Tavuk budu yiyen lordun ağzına aniden ok girmesi ve baltayla bir çocuğun kafasının koparılması,yine bir kadının karnına baltanın gömülmesi yoktu dizide.
İri Jon ve oğlu,Dacey Mormont başta olmak bir çok kuzeyli lorda dizide yer verilmedi.

Ayrıca Bolton Robb’un kalbine uzun kılıcını saplayıp bükmeliydi.Dizide bıçaklamaya çevirip üstelik çok önemli ve etkili anı verememişler.Sanki mahalle kavgasında adam bıçaklanması gibi olmuş.Çok yazık.

Bu katliamda sadece Starklar değil,kuzeyli lordlar ve 3000 kuzeyli asker öldürüldü.Dolasıyla kuzeye yapılmış en büyük suç ve alçaklıktır bu olay.
Bunun intikamını almak için güçlü bir liderin komutasında kuzeyliler sorumlulardan mutlaka hesap soracaklardır.


#404

@“arminius” ne kadar katliam meraklısısın korkulur senden.


#405

Her ne kadar kitaba oranla berbat olsa da beni etkilemişti. Ama kısa sürdü etkisi. Kitapta okuyunca bayağı mal gibi geziyodum etrafta.


#406

Hamile kadını karnından bıçakladılar. Bu bile yeter…


#407

hamile kadını bıcakladıkları gibi Robbun kafasını kesip ulukurtu Bozyelin kafasını dikmeleri nasıl bir kindir arkadaş gerçi bu kafa degiştirme hadisesini olsa olsa bolton lardan cıkmış ihtimali olabilir zira geçmişte starklarla baya bir kapışmış ama sonunda Starklara diz çökmenin ezikliğini bu şekilde cıkarmış olabilirler


#408

Kurt kafası Boltonların, Nehre atılma olayı da Freylerden çıkma bence. Geçmişten gelen çekişme…


#409

Roslin şişman bir alabalık yakaladı.Ağabeylerinden düğün hediyesi olarak bir çift kurt postu aldı.(Walder Frey)


#410

işte bu olaydan sonra kafayı yedim .


#411

Bir Baelor infazı kadar şok edici ve trajik değildir.


#412

Tüm Westeros tarihinin en acı olayı. Hele de Robb Stark ve Catelyn Tully en sevdiğim karakterlerken. Kitapta arka arkaya üç kez okudum, sonra dizide bu sahnenin geleceğini anladığımda o bölümü izlemeyeyim dedim ama dayanamadım. Ah ulan…

Bu arada arkadaşlar, netten şu Black Dinner’ı araştırdım ama İngilizce sitelerde bile pek kısa tutmuşlar. Bu olayla ilgili ayrıntılıca bilgi bulabilir misiniz acaba?


#413

pek ayrıntılı değil de üç sene önce okumuştum bu olayı…

red wedding gibi bir katliam yoktu.sadece katakuliye getirip düzmece bir mahkeme kuruluyordu.anten kunten sebeplerle de idam ettiler douglas denen iskoç kralı…

robb stark için de zaten o kraldan esinlenildiğini düşünüyorum.o da kısa sürede güzel şeyler başarmıştı.

daha ayrıntı bulmaya çalışıcam dostum.


#414

Teşekkürler, çok makbule geçer :slight_smile:

Benim bulduğum ayrıntılar da bu İskoç Kralı II.James dediğin gibi büyük işler başarmış, Douglas Hanesi hızlı bir şekilde yükselmekteymiş.

Kral sancaktarlarından birisi tarafından akşam yemeğine çağırılmış, yanında Douglas’tan iki kişinin daha olduğu söyleniyor.

Yemekte Kuzey Avrupalılarca ölümü simgeleyen öküz başı servis edilmiş.

Ardından bir fars oyunu çevrilip kralın gırtlağı kesilmiş. II.James öldürüldüğünde henüz on yaşındaymış.

Benim bulabildiklerim bunlar, sağdan soldan topladığım bilgiler :slight_smile:


#415

ALTERNATİF BİR SON

catelyn cevap vermek yerine edwyn frey’in peşinden gitti. galerideki müzisyenler, kral ve kraliçeyi isim günü giysilerine kadar soymuştu nihayet. çok kısa bir aradan sonra bambaşka bir şarkı çalmaya başladılar. kimse sözleri söylemiyordu ama catelyn bu şarkıyı biliyordu: "catemere yağmurları edwyn kapıya doğru koşuyordu. catelyn şarkıyla müteharrik daha hızlı koştu. altı büyük adımdan sonra adama yetişti. 've sen kimsin, dedi gururlu lord niye başımı öne eğmeliyim? edwyn’i kolundan yakaladı. ve ipeğin altındaki demir halkaları hissettiğinde, catelyn tepeden tırnağa buz kesti.

catelyn, edwyn’in yüzüne öyle sert bir tokat indirdi ki adamın dudağı açıldı. olyvar, diye düşündü catelyn, perwyn, alesander, hiçbiri yok. ve roslin ağlıyordu…

edwyn frey, catelyn’i kenara itti. diğer bütün sesleri boğan müzik, bizzat taşlar tarafından icra ediliyormuş gibi duvarlarda yankılanıyordu. robb, edwyn’e öfkeli bir bakış attı, adamın yolunu kesmek için hareketlendi… ve yan tarafında omzunun hemen altına saplanan ok yüzünden sendeledi. çığlık attıysa bile flütler, borular ve kemanlar robb’un sesini boğmuştu. catelyn ikinci bir okun robb’un bacağını deldiğini gördü. robb düştü. galerideki müzisyenlerin yarısının elinde, udlar ve davullar yerine arbaletler vardı. catelyn oğluna doğru koştu, sonra bir şey catelyn’in belini yumrukları ve taş zemin yüzüne çarptı. “robb”, diye bağırdı catelyn. bir masanın üst kısmını ayaklarından koparmaya çalışan küçük jon umber’i gördü. küçük jon masa üstünü kralına doğru fırlatırken bir, iki, üç ok masanın ahşap yüzeyine saplandı. freyler, robin flin’in etrafını sarmıştı, hançerleri inip kalkıyordu. sör wendel manderly ağır ağır ayağa kalktı, kuzu budu elindeydi. adamın açık ağzından içeri giren ok, boynundan dışarı çıktı. sör wendel öne doğru devrildi, masanın ayakları kırıldı; kupalar, sürahiler, tepsiler, tabaklar, şalgamlar, pancarlar ve şarap yere saçıldı.

catelyn’in sırtı alev alev yanıyordu. /ona ulaşmak zorundayım./ küçük jon, bir koyun buduyla sör raymund frey’in yüzüne vuruyordu ama kılıç kemerine uzandığı anda bir arbalet oku tarafından dizlerinin üstüne düşürüldü. ‘pelerini ister altın olsun ister kırmızı, her aslan pençelidir’. catelyn, sör lucas blackwood’un sör hosteen frey tarafından öldürüldüğünü gördü. vanceler’den biri sör haris haigh’le boğuşurken, dizlerinin arkasına aldığı kılıç darbesiyle kara walder tarafından sakat bırakıldı. ‘benim pençelerim de uzun ve keskindir lordum, seninkiler kadar uzun ve keskindir.’ arbaletler donnel locke’ı, owen norrey’i ve yarım düzine adamı daha yere indirdi. genç sör benfrey, dacey mormont’u kolundan yakaladı ama dacey diğer eliyle aldığı şarap sürahisini şövalyenin yüzüne indirip kapıya doğru koştu. dacey varamadan, kapı ardına kadar açıldı. tepeden tırnağa çeliklere bürünmüş olan sör ryman frey salona girdi. adamın arkasında bir düzine frey askeri vardı. askerler ağır savaş baltalarıyla silahlanmıştı.

“merhamet!” diye feryat etti catelyn ama borular, davullar ve çelik çıngırtıları yakarışını boğdu.

sör ryman savaş baltasının başını dacey’in midesine gömdü. o sırada diğer kapılardan da adamlar akmaya başlamıştı; ellerinde çelikler taşıyan, örgü zırhlı kürk pelerinli adamlar. /kuzeyli adamlar!!/ catelyn, yarım kalp atışı boyunca onların kurtarıcı olduğunu düşündü ama sonra, adamlardan biri küçük jon’un kafasını iki balta darbesiyle uçurdu. umut, fırtınadaki mum misali söndü.

geçir lordu, katliamın tam ortasında, oymalı meşe tahtında oturuyor ve olan biteni aç gözlerle seyrediyordu.

yerde catelyn’in birkaç adım uzağında bir hançer vardı. küçük jon masayı devirdiğinde oraya sekmişti belki, belki de ölen adamlardan birinin elinden düşmüştü. catelyn hançere doğru emekledi. kolları ve bacakları kurşun gibi ağırdı ve ağzında kan tadı vardı. bir masanın altında saklanan çıngırak haçere daha yakındı ama catelyn silahı kaptığında soyatı irkilerek geri çekildi. /yaşlı adamı öldüreceğim, en azından bunu yapabilirim/

küçük jon’un, robb’un üstüne fırlattığı masa üstü yer değiştirdi. robb güçlükle dizlerinin üstüne kalktı. böğründe bir ok vardı, ikincisi bacağındaydı ve üçüncüsü göğsünde. lord walder elini kaldırdı, bir davul dışında bütün m üzik aletleri sustu. catelyn uzaktan gelen mücadele seslerini ve daha yakındaki kurt ulumasını duydu. /boz rüzgar/ diye hatırladı, geç hatırlamıştı. “hah”, diye güldü lord walder, robb’a. “kuzey kralı ayağa kalkıyor. görünüşe bakılırsa birkaç adamınızı öldürdük majesteleri. ah, ama sizden özür dileyeceğim, adamlarınız düzelecek, hah.”

cateleyn, çıngırak’ın uzun saçlarını yakaladı ve adamı saklandığı yerden dışarı çekti. “lord walder!” diye bağırdı. “lord walder!!” davul, ağır ağır ve derinden vuruyordu, güm güm güm. “yeter,” dedi catelyn. “yeter diyorum. ihanete ihanetle karşılık verdiniz, artık durun.” hançeri çıngırak’ın boğazına dayadığında, bran’ın hasta odasını ve kendi boğazına dayanan çeliği hatırladı. davul vuruyordu, güm güm güm güm güm güm. “lütfen,” dedi catelyn. “o benim oğlum. benim ilk oğlum, benim son oğlum. onu bırakın. onu bırakın, bunu unutacağız yemin ediyorum. burada yaptığınız her şeyi. eski ve yeni tanrıların önünde yemin ediyorum, biz… biz intikam almayacağız…”

lord walder itimatsızlık dolu gözlerle catelyn’e baktı. “bu zırvaya ancak bir aptal inanır. benim bir aptal olduğumu mu sanıyorsunuz leydim?”

“bir baba olduğunuzu biliyorum. beni rehin alın. öldürmediyseni edmure’u da. ama robb’u bırakın.”

“hayır.” robb’un sesi zor duyulur bir fısıltıydı. “anne hayır…”

“evet. robb, ayağa kalk. ayağa kalk ve dışarı çık, lütfen, lütfen… benim için değilse jyne için yap.”

“jeyne?” robb masanın kenarına tutundu ve kendini ayağa kalkmaya zorladı. “anne,” dedi “boz rüzgar…”

“ona git. şimdi. robb, çıkar buradan.”

lord walder güldü. “ve ben buna niye izin vereyim?”

catelyn, çıngırak’ın boğazına dayadığı hançeri daha derine bastırdı. yarım akıllının gözleri sessiz bir yakarışla kadına bakıyordu. burnu kötü bir kokuyla dolan catelyn bunu davulların biteviye vuruşlarından fazla umursamadı, güm güm güm güm güm güm. sör ryman ve kara walder etrafında dönüyordu; catelyn’in umurunda değildi, ona istediklerini yapabilirlerdi; hapsedebilirlerdi, tecavüz edebilirlerdi, öldürebilirlerdi, hiçbirinin önemi yoktu. catelyn yeterince uzun yaşamıştı ve ned onu bekliyordu. o robb için korkuyordu. “tully onurum üstüne,” dedi lord walder’a, “stark onurum üstüne, oğlunuzun hayatını oğlumun hayatıyla takas edeceğim. bir oğula karşılık bir oğul.” catelyn elleri öyle kötü titriyordu ki çıngırak’ın kafasındaki çanlar çınlıyordu.

davullar gümlüyordu, güm güm güm. yaşlı adamın dudakları hareket etti. catelyn’in elindeki bıçak titredi, terle kayganlaşmıştı. “bir oğula karşılık bir oğul, hah.” diye tekrar etti yaşlı adam. “ama o bir torun… bir işe yaradığı da yok.”

koyu renk zırhı ve kan lekeli pembe pelerin giymiş bir adam robb’un yanına gitti. İKİ ADAMI ROBB’U TUTUP MASAYA YATIRDILAR.KAFASI DIŞARI SARKIYORDU.UZUN KILICINI ÇEKTİ VE HIZLI SERT BİR VURUŞLA KAFASINI GÖVDESİNDEN AYIRDI.


#416

roose bolton saplıyor raymund frey catelyn’in boğazını kesti


#417

Elbet intikamı alınacak

freylerin sonu çok beter olacak bakın görün


#418

Dizide Bolton yapıyor kitapta farklı


#419

Kitapta da Bolton saplıyordu Robb’un kalbine kılıcı.


#420

Cat’in görüşüyle Bolton armalı bir adam Robb’un kalbine kılıcı saplıyor. Bu kişinin kim olduğunu çok düşünmeye gerek yok herhalde.