Küçük Sorular


#1882

Hocam necromancy haramdır biliyorsun değil mi?


#1883

Our necromancy has been hacked


#1884

Hatırlarsanız Stannis ejderha camının çoğunlukla siyah olduğunu ama yeşil ,mavi ,kırmızı hatta mor renginde de bulunduğunu söylüyordu .
Bazıları Melisandre’nin kolyesinin de ejderha camından olduğunu söylüyor bunun olma ihtimali var mı ? Varsa ejderha camının gençleştirme gibi bir güce mi sahip? Ak gezenlerde de mi aynı etki sağlıyor?:thinking:


#1885

Ejderha camı sihirli yada sihir üretiyor diye biliyorum kolyenin ejderha camı olup olmadığını bilmiyorum ama bence mümkün
sorunun diğer kısmına ejderha camından ise mümkün ama bilmiyorum diye cevap vereyim


#1886

Kolyenin ejderha camında olma ihtimali var ama başka bir değerli taştan da olabilir. Yakut diyorlardı yanlış hatırlamıyorsam.
Melisandre’nı genç tutanın taş olmama ihtimali daha yüksek. Çeşitli iksir ve büyülerle bunu yapması daha daha akla yatkın. Dizide iki kere yakutsuz gördük, birinde yaşlanmıyordu. Ve bi kere de banyo yaptığı küvete bazı iksirleri karıştırırken gördük. Bu arada Melisandrenin annesi (ve ya anneannesi tam olarak hatırlamıyorum) olduğu idaa edilen kadının böyle kan büyüleri yaparak genç kaldığı söyleniyordu.


#1887

Ejderha cami aslinda obsidyen. Bizim dünyamizda da olan volkanik bir cam türü. Ve obsidiyenin çesitli renkleri var; siyah, yesil, kirmizi, gri…
Mesela gerçek bir yesil obsidyen cami :
GreenObscidian

Yani bu farkli renk özelligi bizim dünyamizdaki obsidiyen de var, Martin’in yazdigi hikayede bu cama fazladan ekledigi bir özellik degil bu.
Martin de ejderha caminin esasinda obsidyen oldugunu söylemis zaten. Hatta ona ejderha caminin büyülü bir özelligi var mi diye soruldugunda, “Ejderha cami aslinda bildigimiz obsidyen. Gerçek obsidiyenin büyülü özellikler yok elbette, sonuçta biz büyü olmayan bir dünyada yasiyoruz. Ama benim yarattigim hikayedeki dünyada büyü var; o yüzden biraz farkli” demis.

Bu noktada birde cam mumlardan bahsetmek gerek…
Cam mumlar, ejderhacamindan yapilmis ve mum sekli verilmis nesnelerdir. Yanar ama asla tükenmez. Fakat bir cam mumun yanmasini, parlamasini, I$IK saçmasini saglayan tek sey büyüdür. Dolayisiyla, büyü yoksa cam mumlar sadece güzel nesnelerden ibarettir. Bu cam mumlardan Hisar’da var mesela, 1000 yil önce Valyria’dan getirtilmis. Qarth’da da var. Cam mumlar neye yariyor peki? Iste bu acayip! :grin: Bir cam mum yaniyorsa eger, Büyücüler o mum sayesinde binlerce kilometre ötede bile neler yasandigini görebilirler, insanlara imgeler ve rüyalar göstererek onlarla iletisim kurabilirler. Yani özetle, cam mumu kullanabilen biri, Üç Gözlü Kuzgun’un yapabildigi birçok seyi yapar.
Asoiaf evreninde çok uzun yillardir büyü yoktu, ta ki Dany’nin ejderhalari dogana dek. Ejderhalar dogunca, büyü de yeniden dogdu, tüm evrene yayildi, ve yüz yildir yanmayan cam mumlar yanmaya basladi.

Yani cam mumlar, ejderha camindan yapildigi için, ejderha caminin büyüyle iliskili bir madde oldugu ihtimali var. Ama emin de olamayiz çünkü cam mumlarin tam olarak nasil yapildigini da bilmiyoruz. 1000 yil ve hatta daha uzun zaman önce, Valyriali büyücüler bu mumlarin yapimi sirasinda da büyü kullanmislardir, sonuçta yukarida bahsettigim özelliklere sahip bir mum bu. Insana çok uzak bir yerde neler oldugunu gösterebilen falan filan… Büyüler, tilsimlar vardir bu mumlarda. Ama yapiminda ejderha cami kullanilmasinin da bir sebebi olabilir. Bu madde büyülü özelliklere sahip bir nesne yapabilmek için gerekli olabilir. Ki ejderha caminin, Vayria çeligi disinda, Akgezenleri ve Wightlari öldürebilen tek sey oldugunu da hesaba katalim; yani tam çözemedigimiz önemli bir özelligi var zaten. Bakalim gelecek kitaplarda büyünün yeniden dogmasi ham ejderha cami üzerinde de bir etki birakacak mi?

Melisandre’in kolyesi, argos’un dedigi gibi, yakuttan. Mel ne zaman tanrisiyla “ilestisim halinde” olsa, yakut Isildiyor, parliyor, sicaklik yayiyor. Özel bir kolye. Benim burada merak ettigim, bu kolyenin sahip oldugu özellikler, yani büyülü olmasi, Dany’nin ejderhalariyla yeniden dogan büyüden mi kaynaklaniyor? Yoksa önceden de böyle miydi? Böyleyse, R’hllor’dan kaynaklaniyordur ve dolayisiyla R’hllor diye bir tanri gerçekten de var anlamina gelir. Ya da Melisandre göründügünden de daha gizemli bir karakterdir.


#1888

Starkgaryen yakutun gücünün Dany’nin ejderhalarından gelmemesi durumu R’hllorun varlığını 100% kantı sayılmaz aslında. Çünki Melisandrenin Asshaiden geldiğini biliyoruz. Asshaide büyü ejderhalar olmadığı zamanlarda bile varlığını sürdürdüğünü biliyoruz. Yakut da Asshaidense bu durumda gücü Asshaideki büyü gücünden kaynaklanıyordur.


#1889

Bir teoriyi daha tartışmak istiyorum , kitapta Stannis’in Winterfell’i aldıktan sonra sırf Jon’u diriltmek için kızının yakıldığını öğrendiğinde
Lord of Light’a karşı gelmesi çok mu uzak bir ihtimal? R’hllor’a olan inancının yok olup diğer büyüğe hizmet edeceği düşünülüyor ( zaten Stannis’in R’hllor’a olan inancı güçlü değil) .Uzun Gece geliyor Night’s King’in hikayesisi tekrar ediyor, ayrıca Melisandre’nin Stannis’e sürekli gelecek savaşta önemli bir rol oynayacağını söylemesi ve Robert öldükten sonra kral olmak istemesi birleştirildiğinde mantıklı bir teori gibi geldi bana hatta Stannis’in ismi “Stone” ve "İce " kelimlerinden geliyor yani Taştan Buza dönüşeceğini düşünülüyor bunun olma ihtimali var mı ,siz neler düşünüyorsunuz bu teori hakkında?


#1890

Böyle net bir bilgi var mı?


#1891

Aslında var sayılır, Mel. POV’unu okursak eğer;

Melisandre, “Pek çok şey,” diye cevap verirdi ama görmek, bu kelimelerin telkin ettiği kadar basit bir iş değildi. Görmek bir sanattı, bütün sanatlar gibi ustalık, disiplin ve çalışma isterdi. Acı. Acı da ister. R’hllor, seçilmişleriyle, kutsanmış ateş aracılığıyla konuşurdu. Külden, dumandan ve alevlerden müteşekkil ve sadece bir tanrının tam anlamıyla kavrayabileceği bir lisan kullanırdı. Melisandre sanatını uzun yıllar boyunca çalışarak geliştirmiş ve bunun bedelini ödemişti. Melisandre’nin tarikatında bile, kutsal alevlerin içindeki yarı açığa çıkarılmış ve yarı saklanmış sırları görmekte onun kadar yetenekli hiç kimse yoktu.

Burada görme sanatını geliştirmesi için yıllarca uğraştığından bahsediyor. Mance’nin dönüşümü için de güçlü bir büyü kullanmıştı; bir iki senede öğrenip, geliştireceğin şeyler olarak bakamazsın büyü işine. Bu yüzden Ateş Tapınağı mı neyse artık, oraya gittiğinden beri büyü öğrenip, kendini geliştirdiğini anlatımından anlayabiliyoruz.


#1892

@YeniAy_Ottoman doğru bir yere parmak basdı. Ama genel olarak ele aldığımız zaman Asshai büyü ile var olan bir yer. Mevcudiyyetini öyle sürdürüyor.


#1893

Burası hakkında kuram üretenler de var; https://www.reddit.com/r/asoiaf/comments/2l72bz/spoilers_woiaf_a_theory_on_asshai/

Buradaki insanların ölmediği falan düşünülüyor; çocuk vs. yokmuş bu şehirde hiç. Kitapta daha böyle bilgi verilmedi ama Mel.'in göründüğünden daha yaşlı olduğunu göz önüne alırsak büyü ile genç kalıp yüzyıllarca yaşadıklarını görebiliyoruz.


#1894

Daha fazla arastirma yapip geldim… :smile: Bu konuyu biraz daha açmak istiyorum. YeniAy ve argos, sizin yazdiklariniza da cevap yazdim ama yorumun tamami size yazilmis bir cevap degil. “Ama ben böyle demedim”, “Ama ben bu konudan bahsetmedin” diye gelmeyin bana :smile:

Simdi evrende, tahminlere göre Valyria Kiyametinin ardindan, büyü olmadigi ve ejderhalarin dogumuyla büyünün tekrar evrene yayildigi bilgisi var. Bunu belirtmis olalim baslangiçta.
Ama Martin’in yarattigi evrende büyü ve dogaüstü unsurlar temasi oldukça karmasik, kendi içinde bölünen bir tema.
Benim bu bahsettigim, yeniden dogan büyü, mesela Gölge Bagcilarinin, ya da Üç Gözlü Kuzgunun, Ormanin Cocuklarinin, warglarin yapabildiklerini, yesilgörüyü içermiyor. Bunlar çok daha mistik. Büyüden daha öte baglantilar, durumlar var.
Gölge Bagcilari mesela Gölge Topraklarla baglantililar (Her ne kadar Asshai’den olduklari söylense de, bu kisilerin esas kökeni bilinmiyor. Asshai’den geliyorlar, orasi kesin, ki Asshai, Gölge Topraklarin hemen güneyinde ve oralarda bildigim kadariyla yasanmasi mümkün olan tek yer. Asshai disinda Stygai sehri var birde ama harabe bir sehir, ceset sehir deniyordu galiba. Yani Gölge Topraklarina yakin, yasanabilecek tek yer Asshai. Gölge Topraklari, Gölge Bagcilarinin bile yolculuga çikmaya cesaret edemedikleri topraklar, gidenler varmis tabi, orasi ayri). Bu Gölge Topraklar zaten çözülmemis gizemlerle dolu, Gölge Bagcilarinin geceleri büyüler yaptiklari bir bölge; Martin’in yarattigi dünyada ayri bir dünya sanki.
Digerlerinin ise, Eski Tanrilarla veya Ilk Insanlarin kanindan olmakla ilgisi var. Hepsinin olusumlarinda, varoluslarinda zaten bir gizem, bir özellik, bir farklilik mevcut.
Mesela Ormanin Cocuklari tarafindan Bran’in yemesi için hazirlanilmis, büvet agaci tohumlarindan yapilan bir lapa vardi hani, ve Bran “Bu lapa beni yesilgören mi yapacak?” diye sordugunda, Üç Gözlü Kuzgun, “Seni kanin yesilgören yapiyor. Bu lapa istidadini uyandirmaya ve seni agaçlarla evlendirmeye yardim edecek” cevabini vermisti.

R’hllor rahipleri/rahibeleri ve tabi Melisandre… Melissandre’nin o bahsettigi biraz bakmak ve görmek arasindaki fark gibi. Bu görmek sanatini gelistirmek için çok çalistigini söylüyor, ama bunu büyü ile yaptigini söylüyor mu mesela? Hayir. Kendinden ve diger kirmizi rahip/rahibelerden seçilmisler diye bahsediyor. R’hllor’un seçilmisleri. R’hllor onlarla kutsanmis ates araciligiyla ilestisim kuruyor ama gösterdiklerinin, söylediklerinin anlamini çözmek ve kavramak isi rahiplere/rahibelere kaliyor. Ve bu basit degil, bu üzerinde çalisilmasi gereken, gelistirilmesi gereken bir sanat. Imgeler görmek, onlari okuyabilmek, kehanetler olusturmak büyüyle gerçeklesen seyler degil. Ve biliyoruz ki bunu yapabilen tek insanlar R’hllor rahipleri/rahibeler ve yesilgörenler. Tabi birde ejderha rüyalari diye adlandirilan, içinde gelecekle ilgili imgeler tasiyan rüyalar var; bu rüyalari sadece Targaryenler görüyor, birde sanirim Blackfyrelar.
Yani gördügünüz gibi, hep tanri veya kan baglantilari var. Bu kisilerin yapabildikleri büyülü görünse de, tam olarak büyü degil, onlara miras kalan veya bir tanri tarafindan verilmis özellikler gibi görünüyor.
Öte yandan… Simdi bu rahipler ve rahibelerin hepsi ayni “egitimi” aliyorlar, ayni süreçten geçiyorlar degil mi? Ama hepsi alevlere baktiginda, her seferinde bir seyler görmüyor. Ya da, daha da önemlisi, hepsi ölü diriltemiyor. Ölü diriltme ritüeli büyülerle gerçeklesse mesela, o ritüel eksiksiz yapildigi takdirde, her deneme basariyla sonuçlanir. Ama öyle bir durum yok. Arya “Basi olmayan bir adami da geri getirebilir misin? Sadece bir kez, alti degil. Yapabilir misin?” dediginde, Thoros söyle cevap veriyor :

“Benim sihirli güçlerim yok çocuk. Sadece dualarim var. Ilk seferinde, lordun gögsünde bir delik ve agzinda kan vardi, hiç umut olmadigini biliyordum. Zavalli, parçalanmis gögsü hareketsizlesince, lordu ugurlamak için ona iyi tanrinin öpücügünü verdim. Agzimi atesle doldurdum ve alevleri lordun içine üfledim; bogazinda cigerlerine, kalbine ve ruhuna. Buna son öpücük denir. Yasli rahiplerin, Tanri’nin hizmetkarlari ölürken onlara bu son öpücügü bah$ettigini defalarca görmüstüm. Ben de birkaç kez vermistim, bütün rahiplerin yapmak zorunda oldugu gibi. Ama daha önce, içi atesle dolan bir adamin titredigini hissetmemis, gözlerini açtigini görmemistim. Lordu geri getiren ben degildim leydim. Tanri’ydi. R’hllor’un onunla isi bitmedi henüz. Hayat sicakliktir, sicaklik atestir ve ates Tanri’dir, sadece Tanri.”

Thoros defalarca Beric’i diriltiyor, hatta alevlerin içinde hiç görmedigi kadar çok imge görüyor, ama tüm bunlarin nasil gerçeklestigini hiç anlayamiyor. Bilinçli sekilde yaptigi bir büyü ritüeli falan yok yani; ona ögretilen, daha önce de denedigi ama hiç sonuca ulasamadigi son öpücük dedikleri ritüeli gerçeklestiriyor ve dua ediyor sadece.

Melisandre hakkinda ufak bir not daha… Melisandre bir kirmizi rahibe, o kesin, orasi tamam. Fakat ben hiçbir zaman ayni zamanda bir gölge bagcisi da olup olmadigindan emin olamamistim. Cünkü Renly’yi öldürmek için “dogurdugu” gölge tam anlamiyla bir kara büyünün eseriydi ve kara büyü konusunda usta olan kisiler gölge bagcilaridir, ama Melisandre gölgelerin isigin hizmetkarlari oldugunu söyleyip, bu durumu bir sekilde R’hllor’a bagliyor. Ben de bu yüzden bir arada kalmislik yasiyordum ama az önce okudum ki, evet, Melisandre ayni zamanda bir gölge bagcisi.
Kirmizi rahibe Melisandre. Gölge bagcisi Melisandre… Birbirine zit iki farkli kimligi varmis ama ikisini bir sekilde birbirine karistirip, uydurup yasiyormus gibi sanki. Su an öyle yandsidi bana :smiley:

Neyse özetle tüm bunlar benim bahsettigim, ejderhalarin dogumuyla birlikte yeniden görülen büyüden farkli, ayri bir yerde, çok daha mistik durumlar ve kisiler.
Ejderhalar dogduktan sonra büyü yapabilme kabiliyetlerini yeniden kazandiklarini bildigimiz kisiler, Qarth büyücüleri. Bu durumun Daenerys ve ejderhalarla baglantili oldugunu ve bu yüzden onlarin gitmelerini engellemeye çalistiklarini hatirlayin. Ejderhalar dogmadan önce yaptiklari her “gösteri” ilüzyondan ibaretmis. Xaro Xohan Daxos onlarin hiçbir gücü, becerisi olmayan, hala eski yetenekleriyle övünen, gülünç kisiler olduklarini; eski parsömenleri okuyup, Aksam Gölgesi içtiklerini söylüyor.
Ama Dany’nin Qarth’da oldugu zaman, bir ates büyücüsü, atesten 15 metrelik bir merdiven yaratiyor, tirmaniyor ve sonra ortadan yok oluyor. Jhogo bunun güzel bir hile oldugunu söylediginde, Quaithe ortaya çikip bunun hile olmadigi ve o büyücünü birkaç ay önce, atesten merdiven yaratmayi birakin, ejderhacamindan dogru dürüst ates yakmayi bile beceremedigini, tozlar ve çilginates kullandigini söylüyor.
Ejderhalar dogduktan sonra yüz yildir yanmayan cam mumlarin yeniden yanmasi var birde tabi. Cam mumlarin ne oldugundan önceki yorumumda bahsettim.

Yani durum bu. Ama “büyü ejderhalarla birlikte yeniden dogdu” demek biraz fazla net bir cümleyse, yumusatip söyle de diyebiliriz… Ejderhalarin dogumuyla birlikte bazi büyücüler eski yeteneklerine, güçlerine tekrar kavustular, ve ayrica büyü ile iliskili bir nesne yeniden “canlandi”.


Bu kismi tam anlamadim.


#1895

İşin temelinde bir büyü durumu yine var gibi görünüyor işte, lakin minimum seviyede diyebiliriz ejderhalar öncesi… Dany’nin kocası için yapılan büyüyü unutma; ejderhalar doğmadan önce yaptı kadın bunu kara büyü de olsa, büyü mevcut. Lakin evet, besbelli ki ejderhaların yeniden uyanması, büyüye erişimde mi diyelim yeryüzünde gezişine mi… artış gösterip, serbest kaldı.

Ha bir de kızıl rahiplerin, İslami dilde, ilim dediğimiz durumları mevcut demek ki ayrı olarak; ilm-i ledun denir. İlim sahibi kişiler, Allah’ın bazı insanlara verdiği yeteneklerdir; atıyorum Hz. Musa kısasında geçen Hızır dediğimiz kişinin olan biteni bilmesi; Hz. Süleyman kısasında geçen kişinin Sebe melikesinin tahtını göz açıp kapayıncaya kadar getirebilmesi gibi gibi… Thoros’un durumu bu, GoT evreninde. :stuck_out_tongue:

Bu bir kuram mı? Kuramdan ziyade “acabalar” ile yola çıkılarak “olasılıklar” üzerine oluşturulmuş fikirler gibi geldi. Mel. ne diye AA olduğuna inandığı adamın kızını piç bir adamı diriltmek için yakıp öldürsün ki?


#1896

Stannis aslında ölmüyor ve savaşı kazanıyor aynı zamanda Melisandre de sırf Jon’u diriltmek için Shireen’i yakıyor.
Daha sonra Stannis bunu öğreniyor ve R’hllor 'a olan inancı bitiyor ve Diğer’ine hizmet etmeye başlıyor (Melisandre Stannis’e sürekli gelecek savaşta önemli bir rol oynayacağını söylüyordu zaten)biraz Night’s King 'in hikayesine benziyor ve Stannis’in Yeni Night’s King olacağı düşünülüyor .
Teorinin bir diğer dayanağı ise Stannis’in isminin “Stone"ve"Ice” kelimelerinden oluşması yani bu da Stannis’in Taştan Buza dönüşeceğinin imasını veriyor olabilir. Yani Kitapta bu teori gerçekleşebilir mi ?

(Çok kötü anlattım teoriyi :frowning: hâlâ anlamadıysanız Geek Teori de bu teoriye biraz değinmiş :https://youtu.be/DQ5uq57plio


#1897

Videoda o kısmı dinledim. Yazar mı söylemiş senaristlere kızın yanacağını? İlginç. O kızın öleceğini zaten tahmin ediyordum, çünkü Val, kızın hastalığının yok olmadığını sadece uyuduğunu ve kızın kötü olduğunu vs. söylüyordu. Bu yüzden hastalığın nüksedeceğini düşünmeme sebep oldu. Bu olursa kız zaten acı dolu bir ölüme mahkum, belki Mel. de “Nasıl olsa ölecek; kral kanına sahip bu kızdan faydalanabilirim.” diyerek, yakmak isteyebilir. Stannis burada olmayacağı için ona engel olabilecek yegane kişi kızın annesi; izin verir mi? Olabilir de olmayabilir de. Kraliçenin Adamları zaten sesini çıkartmaz, kadına tapıyorlar neredeyse. Lakin kızın ölümünü Jon için ayarlaması manalı gelmiyor.

Mel. için Jon ne ifade ediyor ki onun gözünde “kral kanı” taşıyan Stannis’in kızını yakarak öldürsün? Ayrıca kızıl rahipler, insanları büyü ile diriltmiyorlar; Thoros örneğine ve konuşmalarına bakın. Starkaryen alıntısını yapmış.

Farz edelim ki inancını kaybetti Stannis; Sur’u geçip Ötekilere katılacak bir adam değil, olsa olsa belki WW’ye dönüşürse… Lakin isim meselesinin adamın buz gibi ve taş gibi karaktere sahip olmasına bağlıyorum. Taş kadar sert karakterli ve buz gibi bir havası var.


#1898

Hayir bu büyüden öte bir sey, mistik dedim ya? Onlarin yapabildikleri kanlari veya tanrilarla ilgili.
Söyle bir örnek vereyim bak. Bizim dünyamizda büyü yok, ama çok eski zamanlarda, peygamberlerin yasadigi dönemde, peygamberler mucizelere imza atmislar. Bu özellik, bu ayricalik onlara tanri tarafindan bahsedilmis. O sirada evrenin dengesini bozan bir olay yasansaydi (Asoiaf’da büyünün merkezi diyebilecegimiz Valyria’daki kiyameti gibi), peygamberler bu özelliklerini kaybederler miydi? Hayir. Warglarin, yesilgörenlerin falan peygamber oldugunu söylemiyorum, yanlis anlama. Sadece bu insanlarin özellikleri, ne olursa olsun baki kalacaktir. Bu onlarin varliklarinin, olusumlarinin bir parçasi. Büyücülük sonradan gelistirilebilen bir özelliktir ve büyücü olmak için evrende büyü olmasi gerek. Warglarin falan ise kaninda mistisizm var. Kirmizi rahiplerin/rahibelerin yapabildiklerinde ise tanri’nin izi var.
Mirri Maz Duur’un yaptigi, geçmiste Gölge Bagcilarindan ögrendigi bir seydi. Ve ben Gölge Bagcilarini, warglar, yesilgörenlerle ayni kategoriye aldim. Onlarin gücü kanlarindan veya bir tanridan gelmiyor tabi ama Gölge Topraklarin çözülememis gizeminden geliyor.
Ejderhalarin dogumu, elementleri kontrol edebilen (ates büyücüleri gibi), ve hatta büyücülük gibi görünmeyen ama asoiaf’da büyü kategorisine giren doga üstü birkaç durum üzerinde de bir etki birakti. Nekromansi bunlardan biri. Bu konuda çalismalari oldugunu bildigimiz kisi, Qyburn. Hisar’dan atilmasina sebep olan olaylardan biri nekromansiydi. Ve ne hikmetse, bu hiç basaramadigi seyi, ejderhalarin dogumundan sonraya denk gelen bir dönemde basariyor. Nekromansi büyü degil tabi ama dogaüstü bir durum. Qyburn, Gregor’u incelemek için ve üzerinde deney yapmak için kendi çalisma odasina gönderilmesini istemisti, Cersei de onaylamis ve ne gerekiyorsa Qyburn’e verilsin istemisti. Qyburn için bunun baslangiçta daha önce yaptigi, tekrar etmek istedigi bir deneydi her seyden önce. Bu sefer basari umudu olsa da, kesin ise yarayacak gözüyle de bakmis olmasi mümkün degil. Neyse yani, adam bu sefer basariyor. Ve bu dogaya aykiri durumu mümkün kilan, ejderhalarin dogumu.
Simyacilar da var mesela. Onlarin yaptiklari da büyü degil ama yine bu da Asoiaf’da büyü kategorisine giriyor. Tyrion’un yanilmiyorsam Simyacilari ikinci kez ziyaret ettiginde, Tyrion’a daha öncesinde verdikleri tahminden binlerce kavanoz önde olduklarini görüyoruz. Tyrion bunun nasil oldugunu sordugunda, “Demek ki önceden iyi çalismiyordunuz” falan dediginde, Simyaci söyle diyor :

[…] o kadar çok kavanoz ürettik ki eski el çabuklugumuzu geri kazandik, bunun yani sira… (huzursuzca kipirdaniyor)… bazi tilsimlar, hmmm, cemaatimizin kadim sirlari, çok hassas, çok zorlu ama madde için gerekli, hmmm…" […] “Onlar, hmmm, eskisinden çok daha fazla ise yariyorlar…Etrafta ejderhalar var midir sizce?”

Ve devaminda, Tyrion bu sorunun sebebini sorunca sunlari ekliyor :

“Ah, beni affedin, geçmis vakitte yasli Bilge Pollitor’in söyledigi bir seyi hatirladim sadece. O zamanlar kalfaydim. Bazi tilsimlarin neden kitaplarin yazdigi kadar etkili olmadigini sormustum ona. O da cevaben, son ejderhanin ölümünden sonra sihirlerin dünyayi terk ettigini söylemisti.”

Neyse yani gördügüm gibi bu büyüler, dogaüstü durumlar üzerinde etkisi yaratti ejderhalar. Onlarin dogumuyla, bu tür olaylar evrende gerçeklesmesi mümkün hale geldi.
Bunlar, ayri kategori dedigim kan, tanri, gizemli/mistik bölge’nin sagladigi özellik ve beceriden farklidir. Evrende büyü, doga üstü olaylar mümkünse bunlar vardir, yoksa yoktur. Ama o ayri kategoride olanlarin özünde, yaratilislarinda vardir zaten özellikler, ve evrendeki degisimler onlara etki edemez.

Ikinci paragrafini simdi okudum, sen de Peygamberler örnegini vermissin, Hizir örnegini de vermissin :smile:
Thoros’un durumu aynen bu evet. Tanri’nin bah$ettigi bir özellik, Tanri’nin izin verdigi, mümkün kildigi bir olay. Tanri her seyden üstündür, o yüzden evrende dengeleri degistiren, evrenin yapisina etki eden olaylar onun gücünü etkilemez. Bir insanin kökenini, kanindaki özelligi de etkilemez.

@Robb-Stark
Aaa tamam, simdi anladim. Bir teoriden bahsediyorsunuz; siz sanki böyle bir sey olmus gibi yazinca, “Ben bir sey mi kaçirdim yoksa?” diye düsünmüstüm :smile:
Ben Shireen’in Jon’u diriltmek için yakilacagini düsünmüyorum. Sebebine gelirsek… Thoros Beric’i diriltmek için kimseyi yakmadi, öldürmedi. Tabi her seferinde kendinden de bir parça gitti galiba ama öyle direkt can’a karsilik can durumu olmadi R’hllor inancindaki ölü diriltme ritüelinde.
Stannis - Stone ve Ice benzetmesi ve teori de oldukça iyi bu arada, hiç duymamistim daha önce. He tabi böyle bir sey olacagini da sanmiyorum ama enteresan :smile:
Hem Martin, Stone ve Ice kelimelerinden Stannis ismini yarattiysa, bunun sebebi Stannis’in NK olmasindan çok, karakteri ile ilgili olmasi daha olasi bence. Kaya gibi, buz gibi adam sonuçta :stuck_out_tongue_closed_eyes: Bence bu yüzdendir :smile:


#1899

Büyü konusunda bende konuşmak istiyorum büyü Asoiaf evreninde hiç bir zaman yok olmadı
Azaldı kullanılamayacak kadar zor bir seviyeye indi ama yok olmadı.
Büyüden gelen yada gerçek büyünün ilmini bilen yaratık (diyeyim ) ve insanlar bu az büyüyü kullanıyor yada öğretiyordu. Şanslı birkaç kişide bu az seviyede büyüye erişiyordu

Mistik demişsiniz, mistik kelimesinin anlamının % 50 hatta belki tamamı büyü ile ilgiliden geliyor kalanı da gizemden geliyorken büyüden ayrı tutmak ne derece doğru ben bilmiyorum.

Peygamber, tanrı, Allah konularına girmeyelim bence konuyu dağıtır ve yok yere saçma sapan şeyler ile günaha gireriz

Stanis kızı konusuna girersek yukarda yazılmıştı o kızın hastalığı ortaya çıkacak hortlayacak diye bende o görüşteyim Martin boşuna Val’e onun hastalığından bahsettirmedi ama bu jon için mi olur bilmiyorum
Benim kendi teorim: Jon boşuna ölmedi Mel de diriltmeyecek. Pek çok kişi gibi bende Jon un ghost un bedenine gittiğini düşünüyorum 2 3 gün orada kalacak sonrasında Jon u yakmaya hazırlanırlarken .Ghost’uda öldürmek isteyecekler serbest kalırsa yapacaklarından korktuklarından… Ghost’un jon un zarar görmesinden korkusundan kabustan uyanır gibi bedenine dönecek, dirilecek ve o anda ( bana göre henüz taşlaşan ejderhalar uyanmadı ) taşlaşan ejderhalarda uyanacak
Tabi benim tahminim beğenmeyeceksiniz yine taşlanacağım ama kitap yayınlanana kadar bu şekilde düşüneceğim. Doğru çıkarsa ne mutlu bana çıkmazsada canım sağ olsun :wink:


#1900

@Starkgaryen mistik kelimesini ‘gizemli’, ‘tam anlaşılamayan’, ‘kökeni tam bilinmeyen’ manasında kullanmak istedi, @fecr . En azından ben öyle anladım. :smiley:

Yoksa az önce mistik kelimesinin manasına baktım da büyü vb. bir şeyle tam alakası yok, temelde tamamen tasavvufi/felsefi bir öge imiş. :stuck_out_tongue:

Elbette büyü de mistik(gizemli vs.) bir öge olarak bilinir.

Starkgaryen’in demek istediklerini aşağı yukarı anladıysam da %100 emin olamıyorum, zira GoT evreninde bu işler az buçuk karışık. Yani bir yandan bakıyorsun; ölüyü diriltme büyüleri vs. var, bunlar büyüden ayrı mistizm diye geçiştirilemez. Veya büyülerden ve mistizmden farklı bir alanda kategorileştirilemez… Yani demek istediğim kaynağı tam belli olmasa da gizemli de olsa büyü, büyüdür… Mirri Maz Duur gerçekten bir büyücü; büyü öğrendiğinden bahsediyor.

“Hayır,” diye yalvardı. "Onu kurtar. Seni özgür bırakacağım, yemin ederim. Bir yolu olmalı… bir büyü, bir…."
Mirri Maz Duur ayağa kalktı ve gece kadar siyah gözleriyle Dany’ye baktı. “Bir büyü var,” dedi fısıltıdan bile hafif bir sesle. "Ama zor ve kara bir büyü leydim. Bazıları ölümün daha temiz olduğunu söyler. Büyüyü Asshai’de öğrendim ve ders için büyük bedel ödedim. Hocam Gölge Topraklar’dan bir kan büyücüsüydü.

Gitmek zorundasınız. Şarkıyı okumaya başladığımda bu çadıra kimse girmemeli. Şarkı eski ve karanlık güçleri uyandıracak. Bu gece burada ölüler dans edecek. Hiçbir canlı onlara bakmamalı.""

Genel olarak çıkardığım sonuç ilm-i ledun dediğim (Thoros’un ve belki wargların durumu gibi) olayların dışında kaynağını farklı yerlerden alan büyüler söz konusu; bilhassa karanlık büyülerin kaynağı da karanlık güçler olsa gerek. Atıyorum Great Other… Ejderhalar ise kaynağı başka olan bir büyünün uyanmasına neden oldu, diyelim?Dediğim gibi karışık, bence yazar için de karışık bir konu. :smiley:

Sana garezimiz mi var da taşlayalım? Şeytan mısın bacım sen? :smiley: Fikir belirtirsin; beğeniriz beğenmeyiz/ katılırız, katılmayız… Aynı şekilde sen de… Bizim sana kızdığımız nokta kitap bilgilerine zıt şeyler söyleyip bu konuda ısrar etmen ya da kitaptan kaynak göstermeden “bana göre mantıklı” diyerek işin içinden çıktığın yorum/fikir meseleleri; bu şekilde tartışma zeminini yok etmiş oluyorsun. Yoksa temelde senin fikrine kızmıyoruz. Burada şimdi bunu konuşma arzusunda değilim ama yani bir umut anlatmaya çalışıyorum. Misal bak Starkgaryen ile de çoğu zaman zıt görüşlerimiz var ama birbirimizi taşlama derdimiz yok, neden? Bahsettiğim şeyleri yapmıyoruz da ondan.

Jon konusunda nispeten katılıyorum işte; Hayalet’in içinde olduğundan eminim gibi bir şey. Lakin nasıl dirileceği konusunda görüşlerim tamamen bir temenni üzerine ya da tahmin üzerine gidiyor; işaret var mı kitaplarda, bunu göremedim. Mel’in diriltme gücü olduğuna dair işaret olmadığı gibi Thoros’un sözlerinden anladığımız kadarıyla bu iş, zaten büyü vs. ile olmuyor. R’holler’den gelen bir hediye mi ne diyelim… Herkeste yok. Bu yüzden Mel’in böyle bir şey yapıp yapamayacağı muamma. Diğer yandan cenaze ateşinde dirilse ve üstüne yanmasa (bir nevi Dany’nin Drogo’nun cenaze ateşine girip yanmadan çıkması gibi) harika olurdu benim için ama bu da temenni. :stuck_out_tongue:


#1901

Ben yukarda büyü çok çok azdı ve özel yaratık yada insanlar kullanıyor derken onu kasdt ettim işte
Mistik kelimesi benim bildiğim ve kullanımını gördüğüm yerin % 90 nın da büyü ile alakalı yerde kullanılıyordu. Bir cümle yada metin kim okursa yazarsa yazsan bana çağrıştırdığı anlamı ile okuyorum ve mistiği yazmadan önce yanlışım var mı diye kelime manasına baktım. “Gizemli” manası vardı.Benim unuttuğum yada büyü sözcüğünün içine sakladığım bir manaydı bu yüzden cümlemi düzelterek yarısı gizem dedim kelime manasının
Ve büyünün azaldığı bir dönemde WW tehdinin belirmesi de ilginç bir ayrıntı

taşlama konusuna yazdığım cevabı sildim artık uzatmıyorum anlayan anladı niye yazdığımı diyorum
kitaba zıt ne zaman konuştum alıntıları sizler gibi biranda hatırlıyamıyor, bulamıyorum o kadar

bence öyle diyerek konuyu kapatıyorum çünkü herkes kitapları kendi his ve duyguları ile okur yorumlar sizlerin yorumlarına elbette saygım var ama ben yorumlamışım sizin yada benim yorumumun hangisinin doğru olduğu kitapta belli olacakken ben niçin x üye bana katılmıyor diye fikrimi değiştireyim ki… aynı şey x üye içinde geçerli ben ona katılmıyorum diye niye fikrini
değiştirsin

Jon dirilirken ateş henüz yakılmamış olacak bence çünkü kurdunu da aynı ateşe atmak isteyecekler :stuck_out_tongue:

neyse kitap gelsede görsek dediğim gibi benim fikrim benim düşüncem ama bakalım nasıl olacak
belki dirilmeyecek Martin en ters köşeyi yapacak boşa konuşuyoruz :smiley: