Megadeth - Rust in Peace


#1

Rust in Peace, Thrash Metal grubu Megadeth’in 1990 yılında yayınladığı 4üncü stüdyo albümüdür.Bu metal türü artık son hasadını verirken, birçok kişi tarafından kabul görülebileceği gibi en büyük, heyecan verici, vurucu ve sükse yapan albüm; 80ler bittiğinde ve artık yerini ne yazık ki daha farklı müziklere bırakırken “Unutma!” dercesine müzik marketlerin raflarında yer almıştır.

Rust in Peace albümü,kısaca RIP, oldukça protest ve sivri bir hava taşıyor.Kendi kültürünün dünyaya verdiği zararın ve ne çeşit facialara neden olduğunu güzellikle işleniyor şarkı sözlerinde.Yer yer evrensellik de işlenmiştir politik konularda ancak, 9 şarkılık klasikte ne Mustaine’in ne de grubun herhangi bir üyesinin kişisel hayatına veya dini inançlara girilmemiştir.Tek istisna ise zamanının beğenilen fantastik romanından etkilenerek yazılmış bir parçadır.Toplumsal mesajlar sertçe işlenmiştir.Daha derine inecek olursak; İsrail-Filistin savaşı, Soğuk Savaş’daki sinsi ABD taktikleri ve dünyaya atılan yalanlar, adının barış olduğu(!) paslanmış antlaşmalar&yeminler, ince progresif öğeler, gizli antlaşmalar ve alman faşizmi başarıyla işlenmiştir.

Albümde, Dave Mustaine vokali henüz tam olarak oturamamışlık hissini verse de doyuruculuğu bu albümle birlikte sevenlerine alışkanlık haline getiriyor.Gelişmekte olan ses kendini narince sergilemiş ve bir önceki albüme göre çok güzel bir yol katedildiği doğrudur.Çekinmeden net olarak yazılmış sözler zaten Dave Mustaine’in bilinen bir sivri dilliliğidir.Rifflerdeki orijinallik şarkıları gayet de canlı tutabiliyorken, gruba yeni katılan Marty Friedman kendini zaten eski grubunda kanıtlamasına rağmen müthiş bir özenle sololarıyla şarkıların mertebesini yükseltmiştir.Birçok şarkıda Mustaine-Friedman atışması ise şarkılara canlılık ve yeni bir soluk getirmiş, dinleyenleri tatmin edebilmiştir.David Ellefson’a birkaç parçada özel görev verilmiş, şarkının temposunu başlatmak gibi, ve kendisi bunun üstesinde rahatça gelebilmiştir.Hit şarkılarda arka planda kalsa da, bu grubun en önemli parçalarından biridir David Ellefson.Solo gitarist Friedman ile birlikte Megadeth ile ilk albümü olan baterist Nick Menza da gruba ısınmış ve Thrash Metal’in mihenk taşı olan bu albümde imzasını ustaca atmıştır.

Holy Wars… The Punishment Due, davulları,ritmi,soloları,sözleri ve yırtıcı vokalle en çok dikkat çeken parça.Zaten bu şarkı geniş çevrelerce Thrash’in en iyi parçası olduğu sık sık söylenir.
Hangar 18, Mustaine-Friedman atışması veya işbirliği denilsin, bu şarkıda en çok mest edendir.Sözlerinden çok soloları ve riffleri ön plandadır.Thrash tarihinde yeri büyüktür.
Take No Prisoners, albümün ilk iki parçası kadar gösterişli olmasa da, en azından sözleriyle dikkat çeken başarılı parça.
Lucretia, yine bir Mustaine-Friedman atışması.Vokalin enerjik dinamikleri de bir başka artı özelliği.
Tornado of Souls, unutulmaz bir Marty Friedman solosu içeren parça mutlaka dikkatle dinlenilmeli ve müzikteki zenginliği biraz incelenmelidir dinleyici tarafından.
Rust in Peace, harika bir introsu olan kapanış parçası.Zengin ritmler, uygun ve olağandışı riffler ve vurucu sözler ile tam bir kapanış parçası ve albüme ismini vermesi en uygun şarkı.

1.Holy Wars… The Punishment Due
2.Hangar 18
3.Take No Prisoners
4.Five Magics
5.Poison was the Cure
6.Lucretia
7.Tornado of Souls
8.Dawn Patrol
9.Rust in Peace