Ryastryous 4.Bölüm Birmingham Kalesi


#1

RYASTRYOUS 4.BÖLÜM BİRMİNGHAM KALESİ
4.Bölüm hakkında genel bilgi:Birmingham kalesi düşmana karşı kurulmuş bir kaledir.Normal görüntüsü kaleden çok korunaklı bir yapı tarzında oluşturulmuş havadan gelebilecek saldırılara karşı kalkan görevini üstlenebilecek üstü kapalı bir stadyum şeklinde düşünülebilir.
Ancak ondan çok daha da önemli olan 10000 kişinin sığabileceği bir şekilde yapılmıştı.
Her ne kadar sağlam gibi gözükse de acele ile yapılmış olması çok önemli bir ayrıntı idi.
İngiltere başbakanın önerisi ile diğer ülke bakanlarının bu fikri benimsemesiyle bu kale yapılmaya başlanmıştır.
Amerika başbakanı bu fikre karşı çıkmasına rağmen kendi halkının bile Birmingham a gitmesi onu yalnızlığa itmiş ve intihar etmesine sebep olmuştu.david de yine karşı çıkanlardan biri idi.Ancak o Birmingham a gitme kararını başka bir nedenden dolayı almıştı.orada bulunan halkı (Birmingham da ) örgütleyerek yepyeni bir savaş stratejisi belirleyebilmek.Ancak işinin kolay olmadığını kendisi de farkındaydı.Çünkü herkes bir lider (kurtarıcı) arıyordu o kişinin de İngiltere başbakanı william dan başkası düşünülemiyordu.
David yakın arkadaşlarını Pipe Henry vs Davidin hep yanlarında idiler.
David baştan beri savaş stratejisinden memnun olmadığını dile getiriyordu.İngiltere başbakanı ile yaşadığı gerilim buna tuz biber olmuştu.
Birmingham kalesinin biraz ilerisinde 15 km uzağında bataklıklar bulunuyordu.Davidin korkusu dünya vatandaşlarının orada savaşma mecburiyetine bırakılmasını hiç istemiyordu.
Albert Birmingham kalesini komutanlığını duyduğundan beri kendisinde bir heyecan oluşmuş ve İngiltere başbakanına yakın ilişki kurmaya başlamıştı.Bu David i rahatsız etmeye başlamıştı.
ilk başlarda Henry de İngiltere başbakanın yanında yer alsa da hatasını anlamış ve davidle yakın ilişkiler kurmaya başlamıştı
Her ne kadar bilim merkezinin sefi olan Antony ise David e sırf gıcıklığından oda İngiltere başbakanı williama destek olmuştur.

RYASTRYOUS 4.BÖLÜM BİRMİNGHAM KALESİ
Abrahov:Pişmanım keşke başkanımı bırakmasaydım.
Halil:Ne pişmanlığı bir an önce Traullus üssüne varmalıyız.
Abharov:Yo ben fikir değiştirdim başkanımın arkasından gideceğim.
Halil:Bu düşman ordusunu yarıp köprüden geçmeyi mi düşünüyorsun
Abharov:Belki çıldırmış olabilirim yaptığım yanlış idi
Halil:Şimdi senin yaptığın yanlış
-Halil cebinden silahını çıkartarak abrarovu alnına koyarak
Halil:Bizim tek umudumuz bu anlamıyor musun ?
Abrahov:çek o silahı kafamdan yanımdaki askerlerden bile çekinmiyorsun
Halil:onlar kimin pesinde gideceklerinin önemini çoktan anlamışlar.
Abrahov:Bu Traullus üssüne varabilmek sanki çok mu kolay sanıyorsun
sende çok iyi biliyorsun eğer o bölgeye gitmeye niyetliysek önümüzde bulunan enkaz gemilerinin barındırıldığı yerden geçmek zorundayız.
Halil:bence bizi fark ettiler bir an önce buradan ayrılmalıyız.
-aradan 5 saniye geçmeden yanlarına 3-4 tane tros füzesi yollanmıştı.
Abrahov:ne yazık ki seninle istemediğim bir yolculuğa katılıyorum.En yakın zamanda askerlerim ile Birmingham yoluna koyulacağımızı bil Halil
Halil:bırak şimdi buradan bir an önce buradan ayrılalım üzerimize galiba bir kaç tane avcı uçağı geliyor.
Abharov:Bu tehlikeyi atlattıktan sonra askerlerimiz ile ayrılacağız buradan.Yani seni yalnız bırakacağız.
-Halil , Abharov ve askerleri kendilerini zorla da olsa düşmanın üssünden kurtarmışlardı.
Halil şunu çok iyi biliyordu.Abharov un Traullus üssüne gitmek istememesi ve kararlılığı Halil de karamsarlığa sebep oluyordu.Ancak Halilin bilmek istediği bir şey vardı.Abharovun askerleri bu konu hakkında neler düşünüyordu Traullus üssüne birlikte hareket edecekler miydi yoksa Henry i yalnız mı bırakacaklardı.
Henry bu soruyu Abharov un askerlerine sormaya cesaret edemiyordu.
ancak çok daha önemli bir tehlike arz ediyordu.Enkaz gemilerinin Birmingham kalesini yerle bir etme düşüncesi idi.Halil ve Abharov yanındaki askerler enkaz gemilerinin bulunduğu askeri üsten geçeceklerdi.
David ve yanındaki arkadaşları ;İngiltere başbakanı William ,Albert ve daha ismini anmadığım diğer kişiler ile volden geçidinden daha geçememişlerdi.
David Rambo Jack’in kendi canını , arkadaşları uğruna feda etmesi ile yıkıldı ve kendinden geçti.
Ancak Rambo Jack in ölmeden önce zaman ayarlı bombaları David’e vermesi ile düşmanların önemli bir bölümünün kendilerini takip etmemelerine sebep olmuştu.
Ancak daha volden geçidinden tam olarak geçememişlerdi.İngiltere başbakanı William etrafındaki kişilere haykırdı.
William:siz ne hakla beni kolumdan tutup çekiştirip bunu yaparsınız.
Ben bir başbakanım.İtaat etmem tam tersine ettiririm.

David:Senin bu ısrarcılığından bıktım.
Sen Birmingham kalesinde kim bilir neler yapmayı düşünüyorsun.
işimiz hiç rast gitmeyecek bu gidişle.

Albert: Birmingham kalesine güvenle gitmemizi sağlayacak zırhlı, eşsiz bir araç ayarladım ancak öncelikle köprüden geçmemiz gerekiyor.

William:nasıl bir araç bu?

Albert:Başkanım Dev bir silah taşıyan neredeyse bir tırın iki katı büyüklüğünde bir araç.
Bu savaş için üretildi. Arkadaşım da araç içerisinde bekleyecek.
Başkanım bu bilgiyi sizden sakladım

David:Hem silah hem araç bu nasıl oluyor.

Albert:silah araca monte edildi…
Neredeyse 2 tır büyüklüğünde bir silah bugüne kadar gördüğünüz en muazzam boyutlara sahip bir o kdar da hızlı hareket ediyor.
Enkaz gemileri için böyle bir silahın varlığı gerekiyordu.

David:Bu silah enkaz gemisi için mi üretildi.?

Albert:Evet sürücüsü de çok yetenekli bir asker.
Adı Alonzo, bir ispanyol mucit

Henry:Alonzo mu ?
Bizim kasabadan geçeceğini duymuştum.
Ondan rica etmiştim.
Kasabadan benim çocuğu alsın Birmingham kalesine götürsün diye

Albert:Adı ne oğlunun?

Henry:philip

Philip:Amca bu araç çok sallanıyor.

Alonzo:tabi ki sallanır.Birazdan babanları da alacağız.
Tabi ki Volden köprüsünden geçmişlerse
Geçememişlerse onlarsız yola devam edeceğiz.
Pek fazla bekleyemeyiz.
Çünkü etraf düşman kaynıyor.
Ümit ediyorum
ki inşallah yaşıyorlardır.
Etrafımızdaki insanları görüyorsun değil mi?

Philip:her yerdeler

Alonzo:Hepsi Birmingham kalesine doğru gidiyor.
İnsanlığın son ümidi o kale
O kale yıkılırsa insanoğlu mağlup olur.
ve dünya denilen bir şey kalmaz.
-Alonzo volden geçidini gözlemliyordu.
Arkadaşlarının gelmelerini bekliyordu.
Alonzo tankın namlusunu volden geçidine doğru çevirdi ve beklemeye başladı.

Halil:Bu dağı geçersek vadinin aşağısında enkaz gemileri bulunmakta orayı geçersek bizim için önemli bir sorun kalmıyor.
Abharov:Saldırsak daha iyi değil mi?
Halil:Hayır saldırmayacağız.tabi ki bizler için bir tehlike arz etmiyorsa.
-Dağın tepesini aşan Halil ve yanındakiler düşmanın saldırı hazırlığı içerisinde olduğunu gördüler.
Halil:İşte bu olamaz enkaz gemileri havalanmak üzere
Abharov:Bir şeyler yapmalıyız.
Halil:Onları durduramayız.Ancak yavaşlatabiliriz.
Abrahov:Ne yapacağız?
Halil:vur kaç taktiğini uygulayacağız.Düşman bizim varlığımızdan haberdar olacak bu şekilde belki bizi takip edecekler.Ancak onları yavaşlatacağız


David:Ha gayret geçtik köprüyü
İşte oradalar
Pipe:Etraf çok kalabalık sizde benim gördüğümü görüyormusunuz.
Henry:Evet o benim oğlum
Philip:Baba burdayız çabuk acele edin
Henry:Geldik
-Henry ve yanındakiler bu kadar kalabalık insan kalabalığını ilk defa görüyorlardı.
Evet herkes birminghama gidiyordu.
Ancak Davidi karamsar bir ruh haline büyünmüştü.
Korkuların ve endişelerinin gerçekçi olmasında şüpheci idi.
Ancak etrafa süphesini yansıtmak istemiyordu.
Henry oğlunu çok özlemişti ve sıkı sıkıya sarıldı.
Philip in dikkatini Lucio çekmişti.
Philip:Sende kimsin?
Lucio:Kendisinden bahsedildiğini anlayınca utandı.
Henry:philip tanıştırıyım seni Lucio ile kendisi çok akıllı ve bize eşlik edecek Birmingham kalesine kadar.
Alonzo:Bir anca önce gitmeliyiz. Düşman saldırıya gececektir.
-Herkes Birmingham kalesine varmak istiyordu.
Ancak düşman varlığı buna izin vermeyecek gibiydi.
Halil ve arkadaşlarının gördükleri enkaz gemisi Davidlere doğru yaklaşmaktaydı.
Tek hedef Birmingham kalesi idi ve yıkılması için çoktan gönderilmişti bile.
Birmingham kalesinin bu şekilde yıkılmasını engellemek için Birmingham kalesinine oldukça yakın bir yere füze rampaları yerleştirilmişti.başında bir subay bekliyordu.
Ancak davidlerin oraya varabilmeleri mümkün gözükmüyordu.Henry füze rampalarının bulunduğu yere bir an önce varmak istiyordu. Kendisi bir hava kuvvetlerine bağlı idi ve ağır silahlar kullanabilmedeki yeteneği dikkat çekiyordu.
Birazdan burada bir hareketliliğin olacağını herkes hissediyordu.En ağır silahlarla donatılan halk düşmana kayıp verdirebilmek için hazır bekliyorlardı.


#2

Halil havaya bir havai fişek fırlattı.Atılan havai fişek David ve arkadaşlarının dikkatini çekmişti. David ne olduğunu hemen anlamıştı.
Halil ardı ardına bir kaç tane daha havai fişek fırlattı.
-Albert David’e dönerek sordu
Albert: Bu ne anlama geliyor David?
David: Eğer yanlış tahmin etmiyorsam Halil ve askerlerinin bulunduğu yer orası ve çok önemli bir şey gördüler. Bence bizi uyarıyorlar. Her ne yapacaksak bence çabuk olmalıyız. Düşman en önemli silahlarından birini kullanacak gibi geliyor bana.
Pipe: Ne olabilir David bu ?
David: Tahminim Enkaz gemisi geliyor.
Antony:Nereden çıkardın bunu David kimse yok görmüyormusun?
Evet havai fisekler fırlatıldı ancak bu başka anlamlara da gelebilir
-David sinirlenerek Alonzo’ya bağırdı.
David: hadi gidiyoruz beklemeyelim herkes aracın içine binsin
Albert:Sakinleş David niçin panikledin bilmiyorum havaya atılan bir kaç havai fişek gördük o kadar.
_ Atılan havai fişekler düşmanın dikkatinin oraya çekilmesine neden oldu. Onların attığı havai fişekleri sadece enkaz gemisinin yanında olan donanma dikkati çekmedi.Sayıları çok fazla olan ammount ırkının da dikkatini çekmişti.
Abharov henry’e çok sinirlenmişti.Bütün dikkatleri üzerine çekeceklerini düşünen abharov iyiden iyiye henry’e ters düşer olmuştu.
Abharov: Sen ne yaptığını zannediyorsun bizim hayatımızı tehlikeye atıyorsun.Başımıza neler gelecek bilmiyoruz.Traullus üssüne varmamız mümkün değil bizi tehlikeye atıyorsun.
Halil:Abharov havai fişekleri atmaya mecbur idim. Enkaz gemileri saldırı halindeydi hatta bir tanesi bence kalktı ve Davidlere doğru yaklaşmakta onları ancak bu şekilde bir ikazla uyarabilirdim.
Alonzo A40 silahını seri ve hızlı kullanıyordu.Su dolu derin bir çukurun içinden geçti.içindekilerini sarsmasına rağmen o çukurdan çıkabilen A40 tankı Yollardan sarsarak geçiyordu.Ve birden ürkütücü sesler duyulmaya başlandı.Bu ses yaklaşan enkaz gemisine aitti. Birmingham kalesine oldukça yakın bir yerden atılan füzeler ile enkaz gemilerinden biri düşürülmüş oldu.düşen bu gemi dünyayı oldukça sarsmış ve zarar vermişti. Ancak kaleye doğru yaklaşan tek enkaz gemisi değildi. Bu sefer Nelphi askeri üssünden sayıları yüzü bulan avcı uçakları yerlerinden çıktılar.ilk defa bu kadar kalabalık bir şekilde saldırıya geçtiler.Tabi ki bu saldırı karşısında Birmingham kalesini koruyan halk ve çesitli silah ve donanmaları ile teyakkuz durumuna geçtiler.
Havalanan sayıları yüzleri bulan avcı uçaklarından sonra bir enkaz gemisi daha havalandı.Bu olaylara şahit olan herny ve abharov o bölgeden uzaklaşma niyetinde idiler.Ancak batı tarafından sayıları sekseni bulan ammount birliği ile karşılaştılar. Ancak Halil bu kalabalık ammount birliğini sesini duyunca abharov ve yanındaki askerleri ile dikkati çekmeyen bir yerde saklanmayı tercih ettiler.Halil kimsenin fark edemeyeceği kuytu bir yere saklanmışlardı.

Henry ve Abharov ammountları izlemeye başlamışlardı.Yanlarında taşıdıkları dev sandıkları gördüler. Ve henry ammountların deniz kıyısına doğru hareket ettiklerini gördü.Abrahov fazla yaklaşma dedi henry’e henry abhorov’a şunları söyledi bunlar bence buraya boş yere gelmediler. Belki bizim attığımız havai fişekleri gördüler.Ammountlar tabi ki atılan havai fişekler doğrultusunda oraya hareket etmişlerdi.Ancak asıl niyetleri kimseye çaktırmadan sahip oldukları sandıkları belirlenen yerlere gömme isteğiydi.istedikleri yerleri tam belirleyememişlerdi. Ammountlar dan biri burasının çok uygun olduğunu söyledi. Ancak ammountların başında bulunan general dedo buna karşı çıktı.burada beklemenin bir anlamı yok dedi kıyıda bekleyen gemimiz var. Birmingham kalesinin çok yakınlarına eğer gömersek düşman iyiden iyiye panik yapacaktır. Bu sandıkları onlara kullacağımızı asla bilemeyecekler.dedi.


#3

bir kaç gün içinde yeni bölümümü sunacağım.