Savaşın Sonsuza Kadar Sürecek; Jon Snow ve Gri Kral


#1

Yine geldik bir çeviri kurama(çeviri yazan yerden metnin ingilizce aslında ulaşabilirsiniz). :smiley:

Aslında oldukça ilginç buldum, bayadır bir köşede tutuyordum ama çevirmek bugüne kısmetmiş. Başlığın ismi 6. yılda hayata gözlerini yuman; Gece Nöbetçileri’nin huysuz şövalyesi Ser Alliser Throne’dan geliyor. Sözü tekrar okuyunca ister istemez D&D’nin bize dizinin(ya da kitabın veya hepsinin) sonu hakkında bir gelecek iması mı verdiğini merak ettim. Yani adam ölürken neden böyle bir şey söylemiş olabilir ki? Neyse, kalan yazıyı okuyunca ne diyor bu? sorusunun cevabını alacaksınız. :stuck_out_tongue:

Her zaman olduğu gibi parantez içerisinde yazı varsa benim kişisel yorumumdur. Ayrıca metnin birebir çevirmek yerine genel özeti yazmak niyetindeyim.

İDDİA: Jon Snow’un bir sırrı var. Hayır, gerçek ismi ya da gerçek ebeveynleri değil. Veyahut kaybolan ve kimsenin umursamadığı ulukurdu da değil. Hayır, halası ile yatması da değil. Jon Snow’un sırrı, artık onun yaşayanların dünyasında yürümediği; o artık bir ölümsüz. Jon’un hayatı artık Dağ’a, Soğukel(dizideki amcası) ve Beric’e daha yakın. Peki, Westeros efsanesi olan Gri Kral ile ne alakası var?

Tartışmaya başlamadan önce Jon’un tam olarak ne olduğunu anlamak gerekiyor. GoT evreninde şu ana kadar 4 çeşit wight(yürüyen ölü) gördük.

1- WW’ler tarafından hükmedilen ve ‘buz’ ile diriltilenler;
2- Qyburn’un deneyleri ile zombiye çevrilen Dağ, pek özgür iradesi var diyemeyiz,
3- Buz wight’ı olan ama tamamen ölmemiş ve iradesini ve kimliğini muhafaza etmeyi başarmış(ww hakimiyetine girmemiş) olan Benjen(kitapta ise soğukel) ki bunu dizideki abimiz göğsündeki obsidiyen ile başarmış,
4- Son olarak ise ‘ateş’ ile diriltilmiş olan ve özgür iradeleri olduğu anlaşılan, Jon’un da son yılda tanıştığı Beric.(kitapta ayrıca Lady Taşkalp)

İşte Jon da tam olarak bu 4. sınıfa giren bir wight; mavi gözleri yok, birileri tarafından kontrol de edilmiyor ve göğsünde obsidiyen de yok…

Beric: “Hayal meyal hatırladığım bir şeyi nasıl fazla düşünebilirim? Bir zamanlar Hudutlar’da bir kale tutuyordum ve evlenmek üzere sözlendiğim bir kadın vardı ama bugün ne o kaleyi bulabilirim ne de sana o kadının saçının rengini söyleyebilirim. Beni kim şövalye yaptı eski dostum? En sevdiğim yiyecekler neler? Her şey siliniyor. Bazen, şu dişbudak ağaçlarının ortasındaki kahrolası çimenlerde doğduğumu düşünüyorum, göğsümde bir delik ve ağzımda alev tadıyla. Sen benim annem misin Thoros?”

Arya, Myrli rahibe baktı; kabarık saçlara, pembe paçavralara vc eski zırh parçalarına. Adamın yanakları ve sarkık gıdısı fırça gibi sert, gri sakallarla kaplıydı. Adam, Yaşlı Dadının hikâyelerindeki büyücülere benzemiyordu ama yine de… ARYA POV(Kılıçların Fırtınası)

Beric, GRRM’in söylediğine göre bir ateş wight’ı; ateşle diriltilmiş bir ceset.(Elbette 6 kez dirilmesi sonucunda artık gerçekten insanlıktan uzaklaşmış, nefes almayan, kalbinin kanı pompalamadığı biri haline gelmiş. Jon, daha bu seviyede değil. Lakin Lady Taşkalp ilk seferinde bu hale gelmiş diyebilirim, hatta onu daha çok Dağ’a benzetiyorum.)

S: Dizide Jon Snow da ölümden dönme tecrübesi yüzünden bitkin, tükenmiş durumda…

GRRM: Evet,. Ve zavallı Beric Dondarrion… Her defasından daha az Beric; anıları soluyor, yara izleri var, fiziksel olarak daha korkunçlaşıyor, çünkü artık yaşayan bir insan değil. Kalbi atmıyor, kan damarlarında akmıyor, o bir wight, ancak buz yerine ateşle canlandırılmış bir wight, şimdi bütün ateş ve buz şeyine geri dönüyoruz.

Gördüğümüz gibi ne ateş ne de buz wight’ları için normal fiziksel işlevler artık geçerli değil; uyumuyor, yemiyor ve de kanları akmıyor. Yaraları iyileşmiyor (dizide gördük ki Jon’un yaraları da hala iyileşmemiş, o şekilde kalmış. Lakin sağ yanağındaki yarası biraz iyileşmiş gibi sanki?).

Şimdi Buz ve Ateşin Dünyası kitabında bahsi geçen; Demir Adalar efsanesi Gri Kral hikayesine geçelim…

Uzun uzuya buraya hikayeyi yazmaya gerek yok; Türkçesini buraya koyuyorum, ingilizcesi de yukarıdaki metinde var zaten. http://viki.gameofthronestr.com/Gri_Kral

Şimdi 1000 yıl hüküm süren bir kraldan bahsediyoruz; 1000 yaşına uygun olarak da 100 çocuğu olmuş ve denize girerek tahtı bırakır ve kaybolur… 1000 yıl süresince de cildi, saçları ve gözleri gri hale geldiği için gri kral ismini alıyor; gerçek ismi muamma. Sıradan bir insanın bu kadar uzun yaşaması ve hala ölmeyip, denize yürüyerek tahtını bırakması (efsanelerde öldü değil, denize gitti ve boğulmuş ilahının salonlarına gitti diye yazıyor, bunu da bir çeşit ölüm olarak kabul edebiliriz aslında, ilahı tarafından öldürülüyor, doğal sebeplerle değil.) sizce de bu adamın da bir wight olduğu izlenimi vermiyor mu?

Wightlar, bildiğimiz kadarıyla yaşlanmıyorlar; fiziksel ihtiyaçları yok… Sizce de bu kadar uzun süre yaşayan ve ölüye benzeyen tek kişi Gri Kral mı? Hayır. Üç Gözlü Karga/Kuzgun olarak bildiğimiz ünlü büyük Targ piçi Brynden Nehir; Kan Kuzgunu da görünüşe göre 125 yaşında ve yaraları vs. de iyileşmiyor; yaşlılıktan da ölecek gibi durmuyor(kitap için diyoruz, dizide bile zaten NK’nin kılıcıyla öldü, yaşlılıktan değil.).

Önlerinde, siyah elbise giymiş beyaz bir lord vardı. Köklerden oluşan bir düğümün içinde hayal gibi oturuyordu. Büvet ağaçlarından dokunmuş bir taht, kralın kurumuş bacaklarına, çocuğuna sarılan bir anne misali dallarıyla sarılıyordu.
Lord o kadar kemikliydi ve kıyafetleri o kadar çürümüştü ki Bran en başta onun da bir ceset olduğunu sandı. Üstü, altı ve içi kökler tarafından sarılacak kadar uzun zamandır orada oturan ölü bir adam. Ceset lordun teni, adamın boğazından yanağına çıkan kırmızı lekeler haricinde beyazdı. Beyaz saçları tüy kadar kadar ince ve toprak zemine değecek kadar uzundu. Kökler, lordun bacaklarına ahşap yılanlar misali dolanmıştı. Köklerden biri lordun pantolonuna girmiş, adamın uyluğunun kurumuş derisini delmiş ve omzundan dışarı çıkmıştı. Lordun kafa derisinde kırmızı yapraklar bitmişti, alnı mantarlar tarafından lekelenmişti. Lordun yüzünde çok az deri kalmıştı, kalan deri beyaz kösele kadar gergin ve sertti ama o bile soyuluyordu. Şu ya da bu noktada, derinin altından kahverengi ve sarı kemikler çıkıyordu. Bran POV 2 - Ejderhaların Dansı

Dizideki Üç Gözlü Kuzgun’un asıl kimliği açıklanmadı ve karakter 1000 yaşında olduğunu iddia ediyor(bunu dizide demiş mi? ben hatırlayamadım.), dizide en yaşlı kişi(aslında metinde dizi ve kitaptaki en yaşlı kişi dese de kitapta en yaşlı kişi eğer yalan söylemedi ise Yüce Yürek Hayaleti, 1000 yaşında olduğunu ima/iddia etmişti; o da pek ölecek gibi durmuyor. :smiley: ). Bu karakterler, Şafak Savaşı’ndan sağ çıkarsa, Jon’un geleceği olan Gri Kral’ın pratik gerçekliğini gösteriyor.

Jon yaşlanmayacak, doğal sebeplerle ölmeyecek ve yüzlerce hatta binlerce yıl boyunca 7 krallığın kralı olarak hüküm sürebilir. Fakat Gri Kral ve Kan Kuzgun’u gibi cilt rengini kaybedecek ve bedeni ölmeyi reddedecek. (Aslında Yüce Yürek Hayaletinin gözleri de kırmızı, saçları beyaz ve uzun ki kadın avuç avuç dökülüyor diyordu.)

Ateş wightların yaşlanma sürelerinin diğer insanlara kıyasla çok daha yavaş olduğu da düşünülmektedir. Jon’un görüntüsü pek değişmeyecek olabilir.

Qarth and Asshai’de de yaşayan ölüler ve uzun süre hüküm sürmek kişilere dair ipuçları var(bunu da ayrı bir zamanda çevirebilirim belki.).

(Daha sonrasında Jon’un vücudunun normal fonskiyonlarını yerine getirmediği için çocuk sahibi olamayabileceğini yazmışsa da bunun doğru olmadığını biliyoruz. Dahası Gri Kral’ın 100 çocuk sahibi olduğunu da biliyoruz. Ayrıca böyle dürtüleri olan birinin bedeninin tamamen işlevsiz hale geldiğini iddia etmek de mantıklı değil. Dahası Jon’un nefes aldığını, uyuduğunu ve yemek yediğini de gördük. Yani tam olarak Beric, Dağ, Taşkalp ve Benjen gibi değil.)

Sizin fikirleriniz?


Cehennem Gerçek; 14 Alevler
Qarth ve Asshai; Ölmeyen İnsanlar?
Qarth ve Asshai; Ölmeyen İnsanlar?
#2

kitap mı dizi mi belli olmamış :smiley:
kitap ise Jon henüz dirilmedi bilmiyoruz dizi ise hiç önemli bir ayrıntı değil nasılsa teoriler diziye işlemiyor artık :smiley:


#3

İlk ben de senin gibi düşündüm ama sonra bu dirilme meselesinin dizide de kitapta da aynı olduğunu göz önünde tutunca neden olmasın? dedim. Dizideki bu bilgi yanlış veya değiştirilmiş bir bilgi değil.

Ayrıca şu adamın “Senin savaşın sonsuza kadar sürecek” demesi de ima olabilir mi diye düşünmeme neden oldu. Yani “neden sonsuza kadar?” diye bir cümle? Onunla konuşmadan önceki adam da Jon’un dirilmiş olmasına şaşmış, korkmuş ve bunun yanlış/imkansız olduğunu vs. söylemişti.

Bu arada Mel. de yemiyor ve uyumuyor(daha doğrusu 1 saatten fazla uyuma gereği duymuyor). Yaş meselesi kitapta daha belirgin değil.


#4

ben diziyi baz alarak kitaptan teori üretmeyi çok doğru bulmuyorum hem bu adam öyle ermiş bişeyleri bilen bir adam değildi
Mel in uyku meselesine hiç girmeyelim herkesin uykuya bakış ve ihtiyacı farklı sonuçta


#5

Karakterlerin düşünceleri ya da ağızlarından çıkan imaları vs. mülayim olup olmamalarıyla mı ilgili? Misal sen Arya ve Ned konuşmasında “Hayır, o Sansa!” demesinin Sansa’nın kraliçe olacağına dair iması olarak kabul ediyorsun; Arya mülayim biri mi? Hele ki 9 yaşında. Hayır. Mesele hikayeyi anlatan kişinin, bilgiyi bize istediği şekilde ve istediği kişinin ağzından vermesi. Ben de bu adam vasıtası ile vermiş olabilir, belki dedim. %100 demiyorum ya da yüksek ihtimal de demiyorum; olabilir…

Mel’in uyku ve yemek meselesi onun ilahı ile ilgili bir mesele, R’holler ihtiyaçlarımı karşılıyor diyordu. Hatta insanların dikkatini çekmemek için arada yemek yemeyi unutmaması gerektiğini söylüyordu kendine. Bu özelliklerini diğerlerinden saklıyor.


#6

ben orda ned in ağzından denmesine de karşıyım

soğuktanda etkilenmiyor mel ama işte o inanç huzura erme diyeyim onla ilgili bir olayda olabilir


#7

İnanç gücü değil, kadın açıkça söylüyor; R’holler’a bağlılığı sonucu ilahı ona böyle özellikler vermiş; Thoros’da diriltme meselesinin kendinden kaynaklı olmadığını; R’holler’ın bunu yaptığını, kendisini araç olarak kullandığını söylüyordu. Bu ilaha tapanların bazılarında farklı özel güçler var, ilahları veriyor; yürüdüğü yerlerdeki kar da eriyor misal Mel’in…