Sör Fırtına


#1

Merhaba Arkadaşlar bildiginiz gibi dizide kitabın aksine saçma sapan bir Kışyarı yürüyüşü izledik bende bu konuda bir hikaye yazmak istedim.Hikayemin baş karakteri kendi tasarladıgım bir karakter ismi Robar.Robar Lord Gulian Swann’ın en küçük ve piç oğlu.Stannis’in davasını sonuna kadar destekliyor umarım begenirsiniz.

1.Bölüm:Yürüyüş

Lord Gulian Swann’ın piçi Robar Fırtına Karasu hezimeti sonrası bile Stannis’i takip etti.Robar Fırtına,Stannis ile beraber Kışyarı yürüyüşüne katılan şövalyelerden biriydi.Siyah saçlı zırhı basit bir tunik üstüne giyinmiş zincir örme zırhlı bir şövalyeydi.Kılıcı Swannların antik kalesi olan Taş miğfer’de dövülmüştü.Kılıç ne uzun nede genişti halk arasinda ismi Piç kılıcıydı o yüzden ismini Fırtına koydu.Swann Hanesi lordu piçiydi bunu herkes bilirdi ve bunun yüzünden kalkanında siyah zemin üstüne beyaz kuğu vardi kendisinin piç olduğunu gösterir nitelikte kalkan tahtadan ama sağlamdı lâkin rüzgar o kadar sert esiyordu ki kalkan üstün de buz tabakası oluşmuştu.Robar askerlerin yanina gitmeye çalışıyordu çizmeleri deridendi ama kar çizmelerini boyu kadardı ve bu ona zor anılar yaşatıyordu.“Kahretsin!” Diye bağırdı bazı askerler ona baktı gülerek “Sör Fırtına yardım ister misiniz” dedi asker gülerek lakin soğuk o kadar çok sertti ki adamın gülmesi yarıda kesilmişti.Adamı tanıyordu ismi Eddy’di babası bir çifçi annesi ise bir fahişeydi en azından askerler arasında böyle biliyordu.“Ötekiler becersin seni Eddy” dedi Robar ve gülmeye başladi boğazı yansada.Sonunda askerlerin yanına geldi başini önüne eğdi bir umut yüzüne gelen rüzgarın şiddetini azaltmak umutu ile lakin nafileydi tam bu sıralar hayal kurmaya başlamıştı sıcak bir ev yatağını ısıtan iki güzel kadın ve tok bir mide bunlar için herşeyi vermeye razıydı.Daha geçen sene üvey kardeşi ile dorneli kadınları incelerken şimdi burdaydı bir piç için bile iniş çıkışlı bir hayatı vardı tam eski günlerin anısı ile hafısazsını tazelerken askerlerin bazıları R’hllor kurban verilmesi gerektigini savunuyordu Robar bunları duyunca sinirlendi ve “Meşale ve odun bulup kendilerini yaksınlar o zaman!” Dedi.Bu sırada plaka zırh içinde bir şövalye vardı Robar onu tanıyordu o Richard Horpe’ydi askerler ona katil derdi.“Sözlerinizi iyi seçin Sör Robar” dedi Richard Horpe yüzü miğferinden görünmüyordu.“Elbette Sör Horpe” dedi Robar şövalye gururlu bir biçimde atını sürmeye devam etti.
“Senin yaralı yüzün de bir yarada ben açmak için neler vermezdim bilsen” diye söylendi Robar lakin kısık bir sesle.Bazı askerler sinirli bir şekilde “Güneş batıyor!’’,’'geç yola çıktık neresi burası!” dedi sancak tutan bir asker ve arkadaşları .Sözleri duyan Clayton Suggs askerlere doğru ilerledi ve “Çeneni kapatsan iyi olur” dedi bazı askerlerde ses çıkartmaya başladı bunun üzerine Clayton “Yeni Lütuf’dan ayrılmış olmalıyız” birden borozanlar örttü yüksek ve gür sesli bir adam bağırdı. “Ufukta askerler var” Robar Fırtınayı kılıfından çıkardı ve “Bolton kanı ile ısınmak iyi olucak” dedi ama Richard gür bir sesle “Sakin olun! Boltonlar değil!” Dedi Robar düşünceli bir şekilde “O zaman kim ?”


#2

Eline sağlık güzel başlangıç olmuş, yazdıkça geliştireceksindir kendini :slight_smile:

Birde acaba 5 kralın savaşının ilk günlerinden başlasan daha komplike bir hikaye olmaz mıydı?

Yani kışyarı kuşatmasından birkaç gün öncesinden değil de direkt olarak ortada 3 baratheon kralının olduğu (biri joffrey) dönemde karakterin düşünceleri stannis’e bağlılığı onu meşru kralı olarak görmesinden başlayan bir hikayenin, aşama aşama fırtına burnu kuşatmasından karasu savaşından kralın ve kraliçenin adamlarından bize bahsedip daha sonra sura kadar gelmesi falan?


#3

Bir çok kişi Beş Kralın Savaşını yazdı ben daha yazılmayan bir noktadan başlamak istedim yoksa senin dedigin gayet mantıklı.


#4

Eline sağlık eminim çok güzel bir hayal gücünün ürünüdür…

Ama ben o sahneden nefret ettiğim icin o sahne aklıma geldikçe sinirlerim bozuldugu icin okumayacam…

Umarım seriden yıllar sonra denk gelirim tatlı bi noataljiyle okurum…


#5

Forumda böyle hikayeleri hep desteklemişimdir.Hikayenin devamını heyecanla bekliyorum.


#6

İkinci Bölüm

Beklenmedik destek

Robar ve askerler safları sıkıştırmak için dib dibe duruyorlardı lâkin Savaş atlarının üstündeki soylu Şövalyelerin hiç biri savaş pozisyonu oluşturmamıştı.Yavaş yavaş karşılarındaki ordu ve askerleri belirginleşmeye başlamıştı bunlar dağ klanları diye düşündü Robar tam o sırada batıdan ufak bir borozan sesleri duyuldu.Çok ufak bir birlikti gözcü diye düşündüler ama Justin Massey atı ile birliğin üzerine doğru ilerledi ve “Bu tarafdan Lord Mors Umber” dedi Justin ve Kralın olduğu kısıma doğru ilerlediler.Bu Sırada Richard Horpe askerlere bakarak “Burada çadır kurun burada akşamlicaz.” Dedi ve Kralın yanına doğru at sürdü.Robar merak içerisindeydi “Kaç kişiler acaba ?”,“Hain olmasınlar”,“Yiyecek getirdiler mi ?” ve benzeri sorular askerlerin ağızlarından düşmüyordu.Askerlerin bir kısmı çadır kuruyor bi kısmı yemek yapıyor bi kısmı ise ateş yakmaya çalışıyordu bu sırada Robar ise sert ve donmuş bir toprağın üstüne oturmuş geçmişin güzel günlerini kafasında canlandırıyordu bu sırada sahip olduğu ilk kadını hatırladı.Aşçı Peter’in ikinci kizi Bella sarı saçlı güzel bir kızdı.Onu elde etmesi cok uzun sürmüştü kız babasından korkuyordu ama sonunda Robar onun bakireligini aldıgında sonsuza kadar birlikte olacaklarını düşündüler ama aradan bir hafta sonra Dorneli bir hırsız mutfaktaki yemekleri çalmaya çalışırken Peter ile mücadeleye girdi ve Peter’i öldürdü.Annesi ve Bella ise Eski Şehir’deki akrabalarının yanına gittiler.Tam bu sırada eski günleri düşünürken yanına bir adam oturdu elinde sert büyük bir balta sırtına büyük bir kürk vardı.Baltanın ucunu yere vurarak “Siz güneyliler için zor olmalı” dedi “Biz kalabalık geldik tam 3.000 adam sizden daha büyük bir ordumuz var ama o canavar Boltonların daha fazla” dedi Robar adamın hiç susmicagını düşündü bir an.“Sayıları ne kadar olursa olsun Kral Stannis kazanacaktır çok daha kötülerini kazandı” dedi Robar bu sırada yemekler dağıtılıyordu Robar bir kase lapa aldı ve yemeye başladı boğazından güçlük ile geçiyordu ama en azından bugün karnı tok yatıcaktı.Adam kafasını yukarı kaldırdı ve “Kış geliyor umarım Kralın bahsettiginden daha iyi bir kral dır” dedi ve ayağa kalktı “Bu arada ben Artos Flint” dedi ve elini uzattı Robar ayağa kalktı ve elini sıktı “Robar,Fırtına Swann hanesi lordunun piçi” dedi Robar,Artos gülümseyerek “Hiç duymadım” dedi ve ağır adımlar ile çadıra doğru gitti bu sırada askerler tabaklari temizliyordu bazıları ateşin yanında oturuyordu.Ser Corliss Penny askerlere doğru geldi basit bir tunik ve örme zincir zırh giyiyordu pelerini ince ve çamurdan uçları kahve rengi olmuştu.Askerlere bakarak “Yarin uzun bir yolculuk olacak şimdiden dinlenin güneş doğar doğmaz hareket edicez” dedi ve gitti bu sözler üzerine Robar çadirina doğru gitti ufaktı ama en azından rüzgar esmiyordu uzun bir sure olacaklar hakkında kafa yordu sonunda gözlerini kapattı.