TWOIAF Çevirisi (ROBERT'IN İSYANI EKLENDİ!)


#181

tekrar eline,ingilizcene sağlık :smiley: bir de rica etsem bana kitapta önemli olarak gördüğün başka hangi olaylar var söyler misin?


#182

Pek çok önemli nokta var. Bu son bölümlerde (Kuzey) gördüğümüz kadarı ile :

  • Dağ Klanları yabanıllardan nefret ediyor. Jon yabanılları sur’u geçirdi. Tepkileri olabilir Jon’a karşı.
  • Skagos’lular ile yabanıllar Kuzey’de aynı görünüyor. Skagos’lulardan korkuyorlar. Rickon kitap’ta Skagos’ta ve Davos onu almaya gitti. Skagos’lular Rickon’a nasıl davrandı, Davos’u nasıl karşılayacaklar ve olaylara dahil olacaklar mı merakla bekliyorum. Tariflerine göre devler gibiler. Normal insanlardan çok iri ve kıllı. Bazı üstatlar onlarda dev kanı karışmış olabileceğini söylüyor. İnsan eti yediklerini söyleyenlerde var.
  • Misafir hakkının hep en kötü cezayı aldığı ve alması gerektiği çok vurgulanmış. Walder Frey bugüne kadar görmediğimiz en kötü ölümü görecek bence
  • Kitapta Jon’un Stark bayrağı açarsa Kuzey’liler onu izleyeceği vurgulandı. Jon’un Kuzey Kralı olması kesin bence. Targaryen kardeşler kitapta daha demir taht için daha baskın aday. Özellikle yeni Targaryen’ın Fırtına Burnu’nu aldığı ve Martell’lerin ordusunu onun peşinden gönderdiğini düşünürsek.
  • Bolton’ların eskiden Kızıl Krallar, Dustin’lerin Hendek Kralları olarak bilinmesi ve Starklara boyun eğmelerinden birşeyler çıkabilir. Bolton’lar zaten yaptı yapacağını. Hiç beklenmeyen yerde kendilerini tüm ilk insanların kralları olarak gören Dustin’lerde Stark’lara kafa tutabilir. Ne kitapta ne dizide Bolton’lar sonrası Stark’ları savunan bir pozisyonda olmadılar.

#183

kitapta vurucu iyi detaylar olduğu belli bir an önce hepsini okumak istiyorum :d yayınevine mesaj attım çeviriyi hızlandırdıklarını söylediler bakalım.Kitabı bende PDF olarak indirdim anladığım kadarıyla bütün hanedanlarının geçmişlerinden küçük küçük kesitler var,daha çok Targaryen hanedanlığı öne çıkmış gibi.Ben yarım yamalak ingilizcemle okumaya çalıştım ama sonuç başarısız :ddD bu yüzden tekrar kutluyorum seni


#184

Çevirisini hangi yayın evi yapıyormuş?


#185

Akılçelen kitaplar :)))


#186

her seferinde çevirinin altına eklemeye devam ediyorum. Böylece daha öncekiler okuyanlar son bölüme inip okuyabileceği gibi, yeni görenler daha önceki parçaları aramaya uğraşmayacaklar.

Skagos’un Taş Doğumluları eklendi.

Sıradaki bölüm : Boğaz’ın Bataklık Adamları

[font=Georgia]KUZEY

[font=Georgia]Kış Krallarının soğuk, geniş ve fethedilemeyen toprakları olan Kuzey’de, Yedi krallıktaki ilk ve en eski aile olan Kışyarı’nın Stark’ları hüküm sürmektedir. Coğrafi ve tarihi şartlar Kuzey’i güneyli komşularından ayırmaktadır.

[font=Georgia]Genel inanışa göre Kuzey, güneydeki diğer altı krallığın toplamı kadar büyük olduğu düşünülmektedir fakat gerçekte diğerlerinin toplamından çok az küçük kalmaktadır. Kuzey’de bugünde olduğu gibi hüküm sürmekte olan Kışyarı’nın Stark’ları toplam alanın üçte birinden biraz daha fazlasına sahipler. Güneyde Boğaz’ın kenarından başlayarak, Kuzey’de Yeni Lütuf’a kadar uzanmaktadır. (Yeni Lütuf Kral I. Jaehaerys’a kadar Stark’lara ait iken daha sonra bu toprağı Gece Nöbetçilerine devredilmiştir).

Kuzeyde harika ormanlar, rüzgarlı ovalar, tepeler ve vadiler, kayalık kıyılar, zirvesi karlı dağlar bulunmaktadır. Kuzey soğuk bir bölge— daha yüksek bataklıklar ve geniş ovalar yüksek dağlara ulaşım imkanı sağlamaktadır—ve bu Kuzey’i Güney’den daha az verimli olmasına sebep olmaktadır. Kar’ın yazın bile yağdığı bilinmektedir ve kışın ölümcül olmaktadır. Klanlar, ilk kar düşer düşmez, kış aylarını geçirdikleri kasabalara giderler.

[font=Georgia]Yüzyıllar boyunca “Yedi Krallık” tartışma konusu olmuştur. Fatih Aegon’dan sonra “Yedi Krallık” olarak kullanım Duvar’dan başlayarak tüm güneyi kapsayacak alana denilmiştir. Bu kullanım aslında krallıklardan birini “Prenses” yönetmesine (Dorne) ve Aegon Targaryen’nın Ejderha Kayası dahil olmaması rağmen kullanılmaktadır.

[font=Georgia]House Dustin, Kuzey Krallığı Paslanmış Taç üzerinde hak iddaa etmektedir. Buna gerekçe olarak ise soyunun İlk Kral’dan ve sonrasında gelen Hendek Krallarından geldiğini savunmaktadırlar. “Ölüme giden Kennet geçidi” adlı efsanede anlatıldığına göre Efsanevi Hendek, İlk Kral’a rakip olmasın diye yaşayan tüm insanları lanetlemiş. Bu lanet taçta hak iddia edenlerin görünüşlerini değiştirmiş ve onların yaşam enerjisi çekerek yürüyen cesetler gibi görünmelerine sebep olmuştur. Bu hikaye efsaneden başka bir şey olmadığına emin olmamızla beraber, Dustin’lerin kanının Hendek Krallarından geldiğine dair yeterince delil vardır.

[font=Georgia]Hendek Mezarlar -ilgi çekici bir şehir—eğer efsanelere inanırsanız tüm İlk İnsanları yönetmiş ünlü hendek İlk Kral tarafından kurulmuş bir toplanma merkezidir.

[font=Georgia]Düz ve açık bir ovanın ortasındaki bir yer, Stark’lara bağlı sancaktar olan Dustin’ler kurnaz ve iyi yönetimi ile yükselmiş ve Hendek Mezarlar olarak anılarak Dustin’ler tarafından Son Hendek Kralı’nın düşüşüne kadar yönetilmiştir.

[font=Georgia]Kuzeylilerin İlk insanların torunları olmakla beraber, kanları yavaş yavaş güneyi fetheden Andallar ile karışmaktadır. İlk İnsanların konuştukları gerçek dil olan Eski Lisan, Duvar’ın ötesinde Yabanıllar tarafından konuşulan bir dil haline gelmiş ve kültürlerindeki pek çok şey solup gitmiştir. (Örneğin suçlu ve hainleri yakalandıklarında öldürülüp, bağırsakları ibadet olarak Yürek Ağacına asılırdı)

[font=Georgia]Kuzeyde Rat Cook hikayesi anlatılır. Rat Cook Andal Kralına –kimilerine göre Casterly Kayasından Kral II Tywell, diğerlerine göre Vadi’den Kral I Oswell- kendi oğlunu pişirip bir pasta olarak sunmuş. Bu davranışı sebebi ile Rat Cook kendi yavrularını yiyen korkunç bir fareye dönüştürülmüştür. Bu ceza kralın oğlunu öldürdüğü ya da Kralı oğlu ile beslediği için değil, “misafir hakkı”nı ihlal ettiği için verilmiştir.

[font=Georgia]Fakat Kuzeyliler hala kendi gelenek ve davranışlarından bir şeyleri koruyorlar. Kuzeylilerin yaşamları daha sert şartlarda olmasına rağmen, onlar bunu daha da sertleştirmişler ve güneyli asillerin zevk olarak tanımladığı şeyler çocukça olduğu düşünülmekteler ve avlanma, dövüş gibi Kuzeylilerin en sevdiği konuları bu zevklerden daha değerli görmektedirler.

[font=Georgia]Hatta evlerinin isimleri, İlk İnsanların kullandığı gibi kısa, sert ve tam olarak bir özellikleri işaretlemektedir. Örnek olarak Stark, Wull, Umber ve Stout gibi hepsinin kökeni Kuzey’de Andalların etkisi görünmeden öncesine dayanmaktadır.
[font=Georgia](Çevirmen notu : Stark Almancada güçlü, İngilizcede sert anlamına gelmektedir)

[font=Georgia]Dikkate değer bir gelenek olarak Kuzeyliler “misafir hakkı”nı koruyorlar. Misafirperverlik geleneğinde, ev sahibi çatısı altında misafirine zarar vermeyeceğini ve kendisinin de aynı şekilde zarar görmemesini önerir. Andallar’da buna benzer bir geleneğe sahipti fakat bu gelenek Güneylilerde belli belirsiz hatırlanmaktadır. üç Stark Lordu tarafından belirlenen, Üstat Egbert tarafından yazıya dökülen “Kuzeyde Adalet ve Adaletsizlik” kurallarında “misafir hakkı” oldukça nadir ihlal edilmesine rağmen değişmeden korunmuş ve oldukça sert olarak “korkunç hainlik” olarak cezalandırılmıştır.

[font=Georgia]Kuzeyde Şovalyelilik nadirdir. Boğazın ötesinde şovalyecilik turnuvaları geçit alayları ve şövalye birliklerini bulmak bir tavuğun dişlerini bulmak kadar zordur. Kuzeyliler atlı mızraklar ile savaşırlar ama mızrak dövüşünü spor olarak nadiren yaparlar, bunun yerine meydan dövüşlerini savaşların yerine tercih edebilirler. Dövüşlerde taraflar yarım gün dayanmak için yarışırlar, meydanı çiğnerler ve köyün yarısı yıkılır. Bu dövüşlerde yaygın olarak ciddi yaralanmalar görülür ve ölüm de görülmemiş şey değildir. Son Ocak’taki harika meydan kavgasında gün bitene kadar ölen kişi sayısının 18’den az almadığı söyleniyor ve bu rakamın yarısı kadar kişinin ise sakat kaldığı.
[font=Georgia]
[font=Georgia]
[font=Georgia]KIŞ KRALLARI

[font=Georgia]Şarkılar bize Winterfell’den Stark’ların Boğaz’dan başlayan büyük bir alanı 800 yıl boyunca yönettiğini anlatıyor ve onları Kış Kralları (daha çok antik kullanımda) ve Kuzey’in Kralları (daha çok yaşadığımız yüzyıllarda) olarak betimliyor. Hüküm süreleri sabit değildi. Stark’lar savaşlar ile hüküm sürdükleri alanları genişlettiler ya da isyan edenleri alt edip sürgüne zorladılar. Kış Kralları zor zamanların zorlu adamlarıydılar.
[font=Times]
[font=Georgia]Eski Şehir’de bulunan Hisar’ın arşivlerindeki eski şarkılar, destanlar Kış Kralları’nın nasıl devleri Kuzey’den sürdüklerini, aynı dönemlerde deri değiştiren (warg) Gaven Greywolf’un nasıl yıktıklarını anlatıyor fakat bize böylesi büyük Kralların ve onların büyük savaşlarının sadece şarkıcıların sözleri ile anlatılanları kaldı.

[font=Georgia]Tarihsel kanıtlar daha çok Kış Kralları ile Hendek Kralları arasında olan savaştan kalmıştır. Hendek Kralları kendilerini İlk İnsanların Kralları olarak konumlandırmış ve İlk İnsanlar üzerinde nerede olurlarsa olsunlar kendi boyundurukları altında olduklarını iddia etmişlerdir hatta buna Stark’ların kendileri de dahil etmişlerdir. Rünik kayıtlar Dustin’lerin bu çabalarının Onbin Yıl Savaşlarında düzeltildiğini öne sürmektedir. Aslında bu savaşlar serisi 200 yıl kadar sürdüğü, 10.000 yıl sürmesinden daha olasıdır. Savaşın sonunda son Hendek Kralı, Kış Kralına diz çökmüş ve kızını Kış Kralı evlilik için vermiştir.

[font=Georgia]Hendek Krallarının diz çökertilmesi bile Kış Krallarına Kuzey üzerinden mutlak hakimiyeti sağlamadı. Diğer pek çok küçük krallık kendi alanlarında hüküm sürmüş, mutlak hakimiyeti sağlamak on binlerce yıl ve çok fazla savaş sonunda, sonuncusunun fethine kadar sürmüştür. Teker teker tüm krallıkların ve hanelerin fethi sırasında pek çok gururlu aile ve tarihleri Stark’lar tarafından sonsuza kadar yok edilmiştir.

[font=Georgia]Kış Krallarına bağlı kalmaya zorlanan aileler arasında Kırıktaş Tepesinden Flint’ler, Karahavuz’dan Slate’ler, Son Ocak’tan Umber’ler, Eskikale’den Locke’lar, Derinorman Kalesinden Glover’lar, Taşlıkıyı’dan Fisher’lar, Dereler’den Ryder’lar ve hatta Kuzgunağaç Kalesinden Blackwood’lar sayılabilir ve kendi topraklarından Kış Kralları tarafından sürülmeden önce, kendi geleneceklerini sürdürmüşlerdir. (Eğer Üstat Barneby’in kesinliğine inanılan rünik kayıtlardan olan çevirisine güveniyorsanız bu iddia kanıtlanmaktadır.)
[font=Georgia]
[font=Georgia]Deniz Ejderi Burnun’daki Starkların, Warg Kralını ve onun Ormanın Çocukları ve insan olmayan diğer gruplardan oluşan birliklerini alt ettikleri savaştan bahseden yazmalar Gece Nöbetçilerine ait terkedilmeden önce Gece Kalesindeki arşivlerde bulundu. Warg Kralı’nın son palankasıda düştüğü zaman, oğulları kılıçlarını yere bırakmış, kızları fatihleri tarafından savaş bedeli olarak alınmış, canavarları ve yeşil görenleri de teslim olmuştur.
[font=Georgia]
[font=Georgia]Greenwood, Towers, Amber ve Frost aileleri de, daha küçük aileler ve ismi tarihten kaybolmuş küçük krallıklar ile beraber benzer bir son ile karşılaştılar. Aslında Stark’lara en çok acı veren düşmanları Dehşet Kalesinde hüküm süren, Son Nehir ile Beyaz Bıçak arasında ve güneyde Boynuzormanı’na kadar olan bölgeyi yöneten, korkunç Bolton ailesinin Kızıl Kralları olmuştur.
[font=MS Mincho]
[font=Georgia]Stark’lar ve Bolton’lar arasındaki düşmanlık Uzun Gece’ye kadar uzandığı öne sürülmektedir. Bu iki köklü aile arasındaki oldukça fazla savaş geröekleşmiş ve Stark ailesinin zaferi ile bile sona ermemiştir. Kralın soyundan gelen Kral Royce Bolton -isminin ikincisi- Winterfell’i aldığını ve yaktığını söylemiştir ve kendi soyundan gelen IV Royce (tarihte Kızılkol Royce olarak hatırlanır ve bu ünvanı alt ettiği düşmanlarının bağırsaklarını elleri ile söküp çıkardığı için almıştır.) 3 yüzyıl önce aynı şeyi tekrar yaptığını öne sürmüştür. Diğer Kızıl Krallar yakalayıp derisini yüzdükleri Stark prenslerinden yapılan pelerinler giydikleri bilinmektedir.

[font=Georgia]Sonunda, henüz ilk Andal gemileri Dar Deniz’i geçmeye çalışırken, Dehşet Kalesi Stark’ların gücü karşısında düşmüş, tarihte Avcı Roger olarak bilinen son Kızıl Kral, Kış Kralı’na yemin etmiş ve oğullarını rehine olarak Kışyarı’na göndermiştir.

[font=Georgia]Bolton’ların alt edilmesinden sonra, Stark ailesi için en büyük tehdit denizin diğer tarafından gelmiştir. Kuzeyin en kuzeydeki noktası Duvar ve Gece Nöbetçileri tarafından korunuyordu. Güneyde ise görkemli kale Moat Cailin’in Boğaz’ı çevreleyen bataklıkları, yıkılmış kaleleri, çökmüş duvarları bulunmaktaydı. Moat Cailin’i Bataklık Kralı tuttuğu dönemlerde kralın Bataklık Adamları, güneyden gelen işgalcilere karşı Kuzey’i korudu ve Güneyli Lordların Kuzeye karşı tehditlerine karşı Hendek Kralları, Kızıl Krallar ve Kış Kralları ile birlik kurdu. Kral Rickard Stark Boğaz’ı Stark topraklarına eklediği zaman bile Moat Cailin güneyli güçlere karşı duruşunu bozmadı. Bu dönemlerde Kuzeye karşı yapılan birkaç geçiş denemesi başarılı bir şekilde durduruldu.

[font=Georgia]Kuzey’in hem doğuda hem batıda uzun, düzensiz kıyıları savunmasız kalmıştı. Kışyarına buralardan sonunda tehdit geldi. Bu tehdit batıda Demir Doğumlular’dı, doğuda ise Andallar.

[font=Georgia]Andalların yüzlerce, binlerce uzun gemilerinden oluşan birlikleri Güneye ulaştığı gibi Kuzey’e de ulaştı. Ancak Kuzey’de ulaştıkları her yerde Stark’lar ve sancaktarları orada onları karşıladı ve onları denize geri sürdü. Tarihte Aç Kurt olarak bilinen Kral Theon Stark büyük tehditleri savuşturdu, Andal Savaş Lordu Argos Yediyıldız’ı Ağlayan Su Savaşında yenmek için Bolton’lar ile birlik oluşturdu.

[font=Georgia]Savaş Kış Kralının zaferi ile sonuçlandı. Kral Theon’un şanı kendi donanması üzerinde yükseldi ve pruvasına Argos’un cesedini bağladığı komuta gemisi ile Dar Deniz’i geçerek Andal kıyılarına ulaştı. Söylenene göre, Kral kanlı bir intikam aldı, köyleri yaktı, üç kaleyi ve bir septi ele geçirdi ve yüzlerce adamını buralara yerleştirdi. Aç Kurt bedel olarak katledilen yöneticileri Westeros’a geri götürüp cesetlerini sonra gelecek işgalcilere mesaj olarak, kıyı boyunca dikilen ağaç sütunlarına çiviledi. (Daha sonra egemenliğini Üç Kız Kardeş ve Parmakları kanla kıpkırmızı boyayarak perçinledi fakat bu yeni topraklardaki hakimiyet uzun sürmedi. Kral Theon ayrıca batıda Demir Doğumlular ile savaştı, onları Deniz Canavarı Burnuna ve Ayı Adasına sürdü. Daha sonra Gece Nöbetçilerine yardıma giden Kral, yabanılların bir jenerasyonunun gücünü Duvar’ın ötesinde kırdı.)

[font=Georgia]Karasu’nun yanında, King Landing üzerinde kurulana kadar Beyaz Liman Yedi Krallık’taki en yeni şehirdi. Ailelerinin büyümesinden ve zenginleşmesinden tedirginlik duyan Kral III Perceon Gardener’ın emri ile Lord Lominar Peake tarafından sürgün edilene kadar Menzil’den Manderly’lerin zenginlikleri ile yükseldi. Beyaz Liman’da kurulan kale ve kulelerin Menzil’den çok Kuzey’dekiler ile ortak yanları bulunmaktadır. Anlatılana göre Yeni Kale Manderly’lerin sürgün edildiğinde kaybettiği kaleleri Dunstonbury’nin bir benzeridir.

[font=Georgia]Andallar geldikten sonra bile, Kral Jon Stark tarafından büyütülmeye devam etti, Dar Deniz’den gelen akıncılar ve köle tacirlerine karşı Beyaz Bıçak’ın ağzında Kurt İni Kalesi kuruldu. (Farklı fikirler olmasına rağmen bazı alimlerin iddiasına göre Andal akınlarının başladığı ilk zamanlarda, Valyria ve Volantis’li köle tacilerine karşı kuruldu)

[font=Georgia]Antik Kale yüzyıllar boyunca kendisini yönetmek isteyen hanelerin odağı oldu. Bu hanelere Stark’ların kendisinin bir dalı olan GriStark’lar, Flint’ler, Slate’ler, Long’lar, Holt’lar, Locke’lar ve Ashwood’lar dahildir. Winterfell ve Vadi’nin Andal Kralları arasında süren savaşlar sırasında Kurt İni Kalesi Yaşlı Doğan olarak bilinen Osgood Arryn tarafından kuşatma altına alındı. Yaşlı Doğan’ın oğlu Kral Pençe Oswin kaleyi ele geçirdi ve kendi meşalesini yaktı. Daha sonra kale Üç Kız Kardeşlerden korsan lordları ve Taştan Adım’lardan gelen köle tacirlerinin saldırıları altında kaldı. Bu olaylar fetihten bin yıl önce Manderly’lerin Kuzey’e gelip Kurt İni Kalesinde Kuzey’e yeminlerini sunana kadar sürdü. Kuzey’in kalbine ulaşımı sağlayan nehir olan Beyaz Bıçak’ın savunmasındaki sorun Beyaz Liman’ın yaratıcıları tarafından çözüldü.

[font=Georgia]Kuzey’in batı kıyısı da defalarca istilacılar tarafından kuşatıldı. Demir Adaların Kralı Harrag Hoare’nin sancaktarları Büyük Wyk, Eski Wyk, Pyke ve Orkmont batı kıyılarına indi ve Aç Kurt pek çok savaşı burada vermek zorunda kaldı. Bir süreliğine Taşlı Kıyı, Harrag’a ve onun demiradamlarına bağlılık yemini etti. Harrag’ın kara kalpli oğlu Tecavüzcü Ravos tarafından Kurt Ormanı kül edildi ve Ayı Adası yağmalandı. Herşeye rağmen Theon Stark Ravos’un bileğini büktü ve demiradamları kıyılarından kovdu. Harrag’ın torunu Kartal Erich tarafından tekrar saldırmak istediler ve Eski Deniz Canavarı Loron Greyjoy tarafından Ayı Adası ve Deniz Canavarı Burnu geri alındı. (Kral Rodrik Stark, Eski Deniz Canavarı’nın ölümünden sonra kaybettiği topraklarını geri istedi ve Deniz Canavarı’nın oğulları ve torunlarına karşı savaştı). Stark’lar ve Demir Doğumlular arasında savaşlar daha sonrada sürdü ama zamanla azaldı.

[font=Georgia]DAĞ KLANLARI
[font=Times]
[font=Georgia]Kuzey’in Dağ Klanları genellikle misafirperverlikleri ile tanınırlar ve klanları yöneten küçük lordlar, diğer lordlar ile misafirlerine kimin eli daha açıktır konusunda yarışırlar. Bu klanların büyük kısmı Kurt Ormanının çevresindeki dağlarında, küçük bir kısmı ise yüksek vadilerde ve ovalarda, Buz Körfezi kıyısısı boyunca, kuzeydeki bazı nehirlerin çevresinde yaşıyor olup Stark’lara bağlıdırlar fakat Stark Lordları dağlara adamlarını gönderip onları bastırmadan önce ya da liderlerini Kışyarı’na çağırıp müzakerelerde bulunmadıkları zamanlarda zorluk çıkardıkları zamanlar olmuştur. (“Siyah Çam” ve “Tepelerdeki Kurtlar” gibi şarkılarda bu olaylar anılmaktadır.)

[font=Georgia]En güçlü Kuzeyli klan Buz Körfezi boyunca yaşayan Wulls’lardır. Wulls’lar kıyılarına sürekli akınlar düzenleyip, salonlarını yakan, nakliyelerine saldıran, eşlerini ve kızlarını köle ya da Tuz Karıları yapmak için kaçıran Demir Adamlar’dan nefret ettikleri kadar Yabanıllardan da nefret ederler. Taşlı Kıyı, Ayı Adası, Deniz Ejderi Burnu, Deniz Canavarı Burnu eski zamanlarda Demir Adamlar tarafından tutulmaktaydı. Nitekim, Demir Adalarına yakın olan ve defalarca el değiştire Deniz Canavarı Burnu halkı, üstatlara göre Kuzeyli olduklarında daha çok Demir Doğumlulara yakınlar.
[font=Georgia]
[font=Georgia]Kuzey tarihi iddalarına göre Rodrik Stark, Ayı Adasını bir güreş maçını sonrası Demir Adamlarda geri kazandı. Aslında işin aslı Demir Adaların Kralları sıkça kahramanlıklarını ve Deniztaşı Tacını takma haklarını kanıtlamak için güçlerini ortaya koyma gerekseni duymuşlardır. Daha ağırbaşlı olan alimler Demir Adaların Krallarının bu durumu için öne sürdükleri o dönemde güreş olup olmadığı, süreçlerini konuşarak aştıklarıdır.

[font=Georgia]SKAGOS’UN TAŞ DOĞUMLULARI

[font=Georgia]Kan davasının olduğu düşmanlık dolu yüzyıllarda, Dağ Klanları Stark’lara sadakatlerini savaşta ve barışta sürdürdüler. Aynısı dağlık adalardan oluşan Fok Körfezindeki Skagos’ta ikamet eden vahşi halk için söylenemez.

[font=Georgia]Skagos’lular kendilerine Skagosi, onların Yabanıllardan farklı olmadığını düşünen kuzeyliler ise onlara Skaggs derler. Skagosi’ler kendilerini Taş Doğumlu olarak adlandırır, gerçekte Skagos Eski Dil’de taş demektir. İri yapılı, kıllı, kötü kokulu halk (bazı üstatlar Skagosi’lerin kanlarının Ibben adası halkı ile diğerleri ise devler ile karıştığına inanır) ve deri, cilt ve kürk karışımı giydikleri, Unicorn’lara binerler. Skagosi’ler pek çok kötü söylentinin baş konusudurlar. Onların hala kurban ettikleri insanları ağaç setlerinde sergiledikleri, çevreden geçmesi gereken gemilere sahte ışıklar ile tuzak kurup, tahrip ettikleri, kış dönemlerinde insan eti ile beslendikleri iddia edilir.

[font=Georgia]Skagosi’lerin daha önce yamyamlık yaptıklarına tam olarak inanılmasa da bugün hala bu adetleri tartışma konusudur. Kıyıdaki Deniz Gözcüsü kalesinde 60 yıl hüküm süren Lord Kumandan Osric Stark’ın hizmetindeki Üstat Balder tarafından derlenen masallar ve öykülerden oluşan derleme olan “Dünya’nın Kıyısı” Skagosi’ler hakkında ana kaynağımızdan Skagosi filosunun Skane adası çevresindeki küçük adacığa inip, Skane kadınlarına tecavüz edip, kaçırdığı, Skane erkeklerini katlettiği Skane bayramı dahil pek çok konuda daha fazlasını bulunmaktadır. Bu doğru olsun yada olmasın, Skane’den geriye rüzgarlı tepelerde ve ıssız kıyılarda insanların yaşadığını kanıtlayan ıssız kalıntılar, yıkılmış taşlar, otlarla kaplanmış temellerden başka bir şey kalmamıştır.

[font=Georgia]Hisar Üstatları daha önce Skagos’luların “unicorn” ile dalga geçmişlerdi. İtibarsız tüccarlar tarafından satılmaya çalışılan “unicorn boynuzu”na duyulan güven, balina avcılarının avladıkları balinaların boynuzlarına olan güvenden fazla olmamıştır. Ancak Doğugözcüsünün Üstadı tarafından Skagos’ta ünlü olan çok değişik bir tür boynuz görüldü. Aynı zamanda Skagos’ta ticaret yapacak kadar cesur olan denizcilerin, Taşdoğumlu Skagos Lordlarının harika, tüylü, baynuzlu korkunç canavarlara bindikleri ve tırmanması sırasında çok temkinli olmanız gereken dağlara tırmandıkları gözlerine iliştiği söylerler. Bu değişik yaratığın yaşayan bir örneği yada iskeleti bile eğitimler için araştırılmış fakat hiçbiri Eskişehir’e getirilememiştir.

[font=Georgia]Adalarında nadir görülmesine rağmen, Taşdoğumlunun Mühür Körfezini geçip ticaret yapması yada daha çoğunlukla baskınlar düzenlemesi, onları denizde basıp, güçlerini kıran, tüm gemilerini yıkan, Kral Brandon Stark – isminin dokuzuncusu- dönemine kadar görülürdü. Kayıtlı tarihin büyük kısmına göre, Skagos’lular adalarına ticaret etmek için çıkan tüccarları öldürmeyi seven, izole edilmiş yaşayan, ilkel, vahşi bir halk olarak kaldılar. Skagos’luların zevklerine uygun deri, obsidiyan bıçaklar ve okbaşları, unicorn boynuzları teklif ettiklerinde ticareti kabul edebiliyorlar.

[font=Georgia]Bazı Skagosi’lerde Gece Nöbetine hizmet etmişlerdir. 1000 yıldan fazla zaman önce, bir Karga (Skagos’ta asilliğe geçen bir klan üyesi) bir dönem Lord Kumandan bile olmuştu. “Siyah Kentaur Kronolojisi” bir Stane’nin (başka bir Skagos ailesinin üyesi) ölmeden kısa süre önce Baş Korucu’luğa yüksekdiği söylenir.

[font=Georgia]Kentaur, mitolojide üst kısmı insan alt kısmı at olan bir yaratıktır.

[font=Georgia]Skagos, hem onları fethetmek için araştıran Krallar hem de sadakatlerini devam ettirmek isteyen Lordlardan oluşan Stark’lar için bela kaynağı oldu. Nitekim, yakın tarihte hüküm sürmüş Kral II Dearon Targaryen (İyi Dearon) döneminde Skagos adası Winterfell Lordu’na karşı isyan başlattı. İsyan yıllarca sürdü ve bastırılmadan önce Siyahkılıç Barth olarak bilinen Winterfell Lordu Barthogan Stark dahil binlerce hayata mal oldu.


#187

Not : Her seferinde çevirinin altına eklemeye devam ediyorum. Böylece daha önce yazılanları okuyanlar son bölüme inip okuyabileceği gibi, yeni görenler daha önceki parçaları aramaya uğraşmayacaklar.

Boğaz’ın Bataklık Adamları eklendi.

Sıradaki bölüm : Winterfell Lordları

[font=Georgia]KUZEY

[font=Georgia]Kış Krallarının soğuk, geniş ve fethedilemeyen toprakları olan Kuzey’de, Yedi krallıktaki ilk ve en eski aile olan Kışyarı’nın Stark’ları hüküm sürmektedir. Coğrafi ve tarihi şartlar Kuzey’i güneyli komşularından ayırmaktadır.

[font=Georgia]Genel inanışa göre Kuzey, güneydeki diğer altı krallığın toplamı kadar büyük olduğu düşünülmektedir fakat gerçekte diğerlerinin toplamından çok az küçük kalmaktadır. Kuzey’de bugünde olduğu gibi hüküm sürmekte olan Kışyarı’nın Stark’ları toplam alanın üçte birinden biraz daha fazlasına sahipler. Güneyde Boğaz’ın kenarından başlayarak, Kuzey’de Yeni Lütuf’a kadar uzanmaktadır. (Yeni Lütuf Kral I. Jaehaerys’a kadar Stark’lara ait iken daha sonra bu toprağı Gece Nöbetçilerine devredilmiştir).

Kuzeyde harika ormanlar, rüzgarlı ovalar, tepeler ve vadiler, kayalık kıyılar, zirvesi karlı dağlar bulunmaktadır. Kuzey soğuk bir bölge— daha yüksek bataklıklar ve geniş ovalar yüksek dağlara ulaşım imkanı sağlamaktadır—ve bu Kuzey’i Güney’den daha az verimli olmasına sebep olmaktadır. Kar’ın yazın bile yağdığı bilinmektedir ve kışın ölümcül olmaktadır. Klanlar, ilk kar düşer düşmez, kış aylarını geçirdikleri kasabalara giderler.

[font=Georgia]Yüzyıllar boyunca “Yedi Krallık” tartışma konusu olmuştur. Fatih Aegon’dan sonra “Yedi Krallık” olarak kullanım Duvar’dan başlayarak tüm güneyi kapsayacak alana denilmiştir. Bu kullanım aslında krallıklardan birini “Prenses” yönetmesine (Dorne) ve Aegon Targaryen’nın Ejderha Kayası dahil olmaması rağmen kullanılmaktadır.

[font=Georgia]House Dustin, Kuzey Krallığı Paslanmış Taç üzerinde hak iddaa etmektedir. Buna gerekçe olarak ise soyunun İlk Kral’dan ve sonrasında gelen Hendek Krallarından geldiğini savunmaktadırlar. “Ölüme giden Kennet geçidi” adlı efsanede anlatıldığına göre Efsanevi Hendek, İlk Kral’a rakip olmasın diye yaşayan tüm insanları lanetlemiş. Bu lanet taçta hak iddia edenlerin görünüşlerini değiştirmiş ve onların yaşam enerjisi çekerek yürüyen cesetler gibi görünmelerine sebep olmuştur. Bu hikaye efsaneden başka bir şey olmadığına emin olmamızla beraber, Dustin’lerin kanının Hendek Krallarından geldiğine dair yeterince delil vardır.

[font=Georgia]Hendek Mezarlar -ilgi çekici bir şehir—eğer efsanelere inanırsanız tüm İlk İnsanları yönetmiş ünlü hendek İlk Kral tarafından kurulmuş bir toplanma merkezidir.

[font=Georgia]Düz ve açık bir ovanın ortasındaki bir yer, Stark’lara bağlı sancaktar olan Dustin’ler kurnaz ve iyi yönetimi ile yükselmiş ve Hendek Mezarlar olarak anılarak Dustin’ler tarafından Son Hendek Kralı’nın düşüşüne kadar yönetilmiştir.

[font=Georgia]Kuzeylilerin İlk insanların torunları olmakla beraber, kanları yavaş yavaş güneyi fetheden Andallar ile karışmaktadır. İlk İnsanların konuştukları gerçek dil olan Eski Lisan, Duvar’ın ötesinde Yabanıllar tarafından konuşulan bir dil haline gelmiş ve kültürlerindeki pek çok şey solup gitmiştir. (Örneğin suçlu ve hainleri yakalandıklarında öldürülüp, bağırsakları ibadet olarak Yürek Ağacına asılırdı)

[font=Georgia]Kuzeyde Rat Cook hikayesi anlatılır. Rat Cook Andal Kralına –kimilerine göre Casterly Kayasından Kral II Tywell, diğerlerine göre Vadi’den Kral I Oswell- kendi oğlunu pişirip bir pasta olarak sunmuş. Bu davranışı sebebi ile Rat Cook kendi yavrularını yiyen korkunç bir fareye dönüştürülmüştür. Bu ceza kralın oğlunu öldürdüğü ya da Kralı oğlu ile beslediği için değil, “misafir hakkı”nı ihlal ettiği için verilmiştir.

[font=Georgia]Fakat Kuzeyliler hala kendi gelenek ve davranışlarından bir şeyleri koruyorlar. Kuzeylilerin yaşamları daha sert şartlarda olmasına rağmen, onlar bunu daha da sertleştirmişler ve güneyli asillerin zevk olarak tanımladığı şeyler çocukça olduğu düşünülmekteler ve avlanma, dövüş gibi Kuzeylilerin en sevdiği konuları bu zevklerden daha değerli görmektedirler.

[font=Georgia]Hatta evlerinin isimleri, İlk İnsanların kullandığı gibi kısa, sert ve tam olarak bir özellikleri işaretlemektedir. Örnek olarak Stark, Wull, Umber ve Stout gibi hepsinin kökeni Kuzey’de Andalların etkisi görünmeden öncesine dayanmaktadır.
[font=Georgia](Çevirmen notu : Stark Almancada güçlü, İngilizcede sert anlamına gelmektedir)

[font=Georgia]Dikkate değer bir gelenek olarak Kuzeyliler “misafir hakkı”nı koruyorlar. Misafirperverlik geleneğinde, ev sahibi çatısı altında misafirine zarar vermeyeceğini ve kendisinin de aynı şekilde zarar görmemesini önerir. Andallar’da buna benzer bir geleneğe sahipti fakat bu gelenek Güneylilerde belli belirsiz hatırlanmaktadır. üç Stark Lordu tarafından belirlenen, Üstat Egbert tarafından yazıya dökülen “Kuzeyde Adalet ve Adaletsizlik” kurallarında “misafir hakkı” oldukça nadir ihlal edilmesine rağmen değişmeden korunmuş ve oldukça sert olarak “korkunç hainlik” olarak cezalandırılmıştır.

[font=Georgia]Kuzeyde Şovalyelilik nadirdir. Boğazın ötesinde şovalyecilik turnuvaları geçit alayları ve şövalye birliklerini bulmak bir tavuğun dişlerini bulmak kadar zordur. Kuzeyliler atlı mızraklar ile savaşırlar ama mızrak dövüşünü spor olarak nadiren yaparlar, bunun yerine meydan dövüşlerini savaşların yerine tercih edebilirler. Dövüşlerde taraflar yarım gün dayanmak için yarışırlar, meydanı çiğnerler ve köyün yarısı yıkılır. Bu dövüşlerde yaygın olarak ciddi yaralanmalar görülür ve ölüm de görülmemiş şey değildir. Son Ocak’taki harika meydan kavgasında gün bitene kadar ölen kişi sayısının 18’den az almadığı söyleniyor ve bu rakamın yarısı kadar kişinin ise sakat kaldığı.
[font=Georgia]
[font=Georgia]
[font=Georgia]KIŞ KRALLARI

[font=Georgia]Şarkılar bize Winterfell’den Stark’ların Boğaz’dan başlayan büyük bir alanı 800 yıl boyunca yönettiğini anlatıyor ve onları Kış Kralları (daha çok antik kullanımda) ve Kuzey’in Kralları (daha çok yaşadığımız yüzyıllarda) olarak betimliyor. Hüküm süreleri sabit değildi. Stark’lar savaşlar ile hüküm sürdükleri alanları genişlettiler ya da isyan edenleri alt edip sürgüne zorladılar. Kış Kralları zor zamanların zorlu adamlarıydılar.
[font=Times]
[font=Georgia]Eski Şehir’de bulunan Hisar’ın arşivlerindeki eski şarkılar, destanlar Kış Kralları’nın nasıl devleri Kuzey’den sürdüklerini, aynı dönemlerde deri değiştiren (warg) Gaven Greywolf’un nasıl yıktıklarını anlatıyor fakat bize böylesi büyük Kralların ve onların büyük savaşlarının sadece şarkıcıların sözleri ile anlatılanları kaldı.

[font=Georgia]Tarihsel kanıtlar daha çok Kış Kralları ile Hendek Kralları arasında olan savaştan kalmıştır. Hendek Kralları kendilerini İlk İnsanların Kralları olarak konumlandırmış ve İlk İnsanlar üzerinde nerede olurlarsa olsunlar kendi boyundurukları altında olduklarını iddia etmişlerdir hatta buna Stark’ların kendileri de dahil etmişlerdir. Rünik kayıtlar Dustin’lerin bu çabalarının Onbin Yıl Savaşlarında düzeltildiğini öne sürmektedir. Aslında bu savaşlar serisi 200 yıl kadar sürdüğü, 10.000 yıl sürmesinden daha olasıdır. Savaşın sonunda son Hendek Kralı, Kış Kralına diz çökmüş ve kızını Kış Kralı evlilik için vermiştir.

[font=Georgia]Hendek Krallarının diz çökertilmesi bile Kış Krallarına Kuzey üzerinden mutlak hakimiyeti sağlamadı. Diğer pek çok küçük krallık kendi alanlarında hüküm sürmüş, mutlak hakimiyeti sağlamak on binlerce yıl ve çok fazla savaş sonunda, sonuncusunun fethine kadar sürmüştür. Teker teker tüm krallıkların ve hanelerin fethi sırasında pek çok gururlu aile ve tarihleri Stark’lar tarafından sonsuza kadar yok edilmiştir.

[font=Georgia]Kış Krallarına bağlı kalmaya zorlanan aileler arasında Kırıktaş Tepesinden Flint’ler, Karahavuz’dan Slate’ler, Son Ocak’tan Umber’ler, Eskikale’den Locke’lar, Derinorman Kalesinden Glover’lar, Taşlıkıyı’dan Fisher’lar, Dereler’den Ryder’lar ve hatta Kuzgunağaç Kalesinden Blackwood’lar sayılabilir ve kendi topraklarından Kış Kralları tarafından sürülmeden önce, kendi geleneceklerini sürdürmüşlerdir. (Eğer Üstat Barneby’in kesinliğine inanılan rünik kayıtlardan olan çevirisine güveniyorsanız bu iddia kanıtlanmaktadır.)
[font=Georgia]
[font=Georgia]Deniz Ejderi Burnun’daki Starkların, Warg Kralını ve onun Ormanın Çocukları ve insan olmayan diğer gruplardan oluşan birliklerini alt ettikleri savaştan bahseden yazmalar Gece Nöbetçilerine ait terkedilmeden önce Gece Kalesindeki arşivlerde bulundu. Warg Kralı’nın son palankasıda düştüğü zaman, oğulları kılıçlarını yere bırakmış, kızları fatihleri tarafından savaş bedeli olarak alınmış, canavarları ve yeşil görenleri de teslim olmuştur.
[font=Georgia]
[font=Georgia]Greenwood, Towers, Amber ve Frost aileleri de, daha küçük aileler ve ismi tarihten kaybolmuş küçük krallıklar ile beraber benzer bir son ile karşılaştılar. Aslında Stark’lara en çok acı veren düşmanları Dehşet Kalesinde hüküm süren, Son Nehir ile Beyaz Bıçak arasında ve güneyde Boynuzormanı’na kadar olan bölgeyi yöneten, korkunç Bolton ailesinin Kızıl Kralları olmuştur.
[font=MS Mincho]
[font=Georgia]Stark’lar ve Bolton’lar arasındaki düşmanlık Uzun Gece’ye kadar uzandığı öne sürülmektedir. Bu iki köklü aile arasındaki oldukça fazla savaş geröekleşmiş ve Stark ailesinin zaferi ile bile sona ermemiştir. Kralın soyundan gelen Kral Royce Bolton -isminin ikincisi- Winterfell’i aldığını ve yaktığını söylemiştir ve kendi soyundan gelen IV Royce (tarihte Kızılkol Royce olarak hatırlanır ve bu ünvanı alt ettiği düşmanlarının bağırsaklarını elleri ile söküp çıkardığı için almıştır.) 3 yüzyıl önce aynı şeyi tekrar yaptığını öne sürmüştür. Diğer Kızıl Krallar yakalayıp derisini yüzdükleri Stark prenslerinden yapılan pelerinler giydikleri bilinmektedir.

[font=Georgia]Sonunda, henüz ilk Andal gemileri Dar Deniz’i geçmeye çalışırken, Dehşet Kalesi Stark’ların gücü karşısında düşmüş, tarihte Avcı Roger olarak bilinen son Kızıl Kral, Kış Kralı’na yemin etmiş ve oğullarını rehine olarak Kışyarı’na göndermiştir.

[font=Georgia]Bolton’ların alt edilmesinden sonra, Stark ailesi için en büyük tehdit denizin diğer tarafından gelmiştir. Kuzeyin en kuzeydeki noktası Duvar ve Gece Nöbetçileri tarafından korunuyordu. Güneyde ise görkemli kale Moat Cailin’in Boğaz’ı çevreleyen bataklıkları, yıkılmış kaleleri, çökmüş duvarları bulunmaktaydı. Moat Cailin’i Bataklık Kralı tuttuğu dönemlerde kralın Bataklık Adamları, güneyden gelen işgalcilere karşı Kuzey’i korudu ve Güneyli Lordların Kuzeye karşı tehditlerine karşı Hendek Kralları, Kızıl Krallar ve Kış Kralları ile birlik kurdu. Kral Rickard Stark Boğaz’ı Stark topraklarına eklediği zaman bile Moat Cailin güneyli güçlere karşı duruşunu bozmadı. Bu dönemlerde Kuzeye karşı yapılan birkaç geçiş denemesi başarılı bir şekilde durduruldu.

[font=Georgia]Kuzey’in hem doğuda hem batıda uzun, düzensiz kıyıları savunmasız kalmıştı. Kışyarına buralardan sonunda tehdit geldi. Bu tehdit batıda Demir Doğumlular’dı, doğuda ise Andallar.

[font=Georgia]Andalların yüzlerce, binlerce uzun gemilerinden oluşan birlikleri Güneye ulaştığı gibi Kuzey’e de ulaştı. Ancak Kuzey’de ulaştıkları her yerde Stark’lar ve sancaktarları orada onları karşıladı ve onları denize geri sürdü. Tarihte Aç Kurt olarak bilinen Kral Theon Stark büyük tehditleri savuşturdu, Andal Savaş Lordu Argos Yediyıldız’ı Ağlayan Su Savaşında yenmek için Bolton’lar ile birlik oluşturdu.

[font=Georgia]Savaş Kış Kralının zaferi ile sonuçlandı. Kral Theon’un şanı kendi donanması üzerinde yükseldi ve pruvasına Argos’un cesedini bağladığı komuta gemisi ile Dar Deniz’i geçerek Andal kıyılarına ulaştı. Söylenene göre, Kral kanlı bir intikam aldı, köyleri yaktı, üç kaleyi ve bir septi ele geçirdi ve yüzlerce adamını buralara yerleştirdi. Aç Kurt bedel olarak katledilen yöneticileri Westeros’a geri götürüp cesetlerini sonra gelecek işgalcilere mesaj olarak, kıyı boyunca dikilen ağaç sütunlarına çiviledi. (Daha sonra egemenliğini Üç Kız Kardeş ve Parmakları kanla kıpkırmızı boyayarak perçinledi fakat bu yeni topraklardaki hakimiyet uzun sürmedi. Kral Theon ayrıca batıda Demir Doğumlular ile savaştı, onları Deniz Canavarı Burnuna ve Ayı Adasına sürdü. Daha sonra Gece Nöbetçilerine yardıma giden Kral, yabanılların bir jenerasyonunun gücünü Duvar’ın ötesinde kırdı.)

[font=Georgia]Karasu’nun yanında, King Landing üzerinde kurulana kadar Beyaz Liman Yedi Krallık’taki en yeni şehirdi. Ailelerinin büyümesinden ve zenginleşmesinden tedirginlik duyan Kral III Perceon Gardener’ın emri ile Lord Lominar Peake tarafından sürgün edilene kadar Menzil’den Manderly’lerin zenginlikleri ile yükseldi. Beyaz Liman’da kurulan kale ve kulelerin Menzil’den çok Kuzey’dekiler ile ortak yanları bulunmaktadır. Anlatılana göre Yeni Kale Manderly’lerin sürgün edildiğinde kaybettiği kaleleri Dunstonbury’nin bir benzeridir.

[font=Georgia]Andallar geldikten sonra bile, Kral Jon Stark tarafından büyütülmeye devam etti, Dar Deniz’den gelen akıncılar ve köle tacirlerine karşı Beyaz Bıçak’ın ağzında Kurt İni Kalesi kuruldu. (Farklı fikirler olmasına rağmen bazı alimlerin iddiasına göre Andal akınlarının başladığı ilk zamanlarda, Valyria ve Volantis’li köle tacilerine karşı kuruldu)

[font=Georgia]Antik Kale yüzyıllar boyunca kendisini yönetmek isteyen hanelerin odağı oldu. Bu hanelere Stark’ların kendisinin bir dalı olan GriStark’lar, Flint’ler, Slate’ler, Long’lar, Holt’lar, Locke’lar ve Ashwood’lar dahildir. Winterfell ve Vadi’nin Andal Kralları arasında süren savaşlar sırasında Kurt İni Kalesi Yaşlı Doğan olarak bilinen Osgood Arryn tarafından kuşatma altına alındı. Yaşlı Doğan’ın oğlu Kral Pençe Oswin kaleyi ele geçirdi ve kendi meşalesini yaktı. Daha sonra kale Üç Kız Kardeşlerden korsan lordları ve Taştan Adım’lardan gelen köle tacirlerinin saldırıları altında kaldı. Bu olaylar fetihten bin yıl önce Manderly’lerin Kuzey’e gelip Kurt İni Kalesinde Kuzey’e yeminlerini sunana kadar sürdü. Kuzey’in kalbine ulaşımı sağlayan nehir olan Beyaz Bıçak’ın savunmasındaki sorun Beyaz Liman’ın yaratıcıları tarafından çözüldü.

[font=Georgia]Kuzey’in batı kıyısı da defalarca istilacılar tarafından kuşatıldı. Demir Adaların Kralı Harrag Hoare’nin sancaktarları Büyük Wyk, Eski Wyk, Pyke ve Orkmont batı kıyılarına indi ve Aç Kurt pek çok savaşı burada vermek zorunda kaldı. Bir süreliğine Taşlı Kıyı, Harrag’a ve onun demiradamlarına bağlılık yemini etti. Harrag’ın kara kalpli oğlu Tecavüzcü Ravos tarafından Kurt Ormanı kül edildi ve Ayı Adası yağmalandı. Herşeye rağmen Theon Stark Ravos’un bileğini büktü ve demiradamları kıyılarından kovdu. Harrag’ın torunu Kartal Erich tarafından tekrar saldırmak istediler ve Eski Deniz Canavarı Loron Greyjoy tarafından Ayı Adası ve Deniz Canavarı Burnu geri alındı. (Kral Rodrik Stark, Eski Deniz Canavarı’nın ölümünden sonra kaybettiği topraklarını geri istedi ve Deniz Canavarı’nın oğulları ve torunlarına karşı savaştı). Stark’lar ve Demir Doğumlular arasında savaşlar daha sonrada sürdü ama zamanla azaldı.

[font=Georgia]DAĞ KLANLARI
[font=Times]
[font=Georgia]Kuzey’in Dağ Klanları genellikle misafirperverlikleri ile tanınırlar ve klanları yöneten küçük lordlar, diğer lordlar ile misafirlerine kimin eli daha açıktır konusunda yarışırlar. Bu klanların büyük kısmı Kurt Ormanının çevresindeki dağlarında, küçük bir kısmı ise yüksek vadilerde ve ovalarda, Buz Körfezi kıyısısı boyunca, kuzeydeki bazı nehirlerin çevresinde yaşıyor olup Stark’lara bağlıdırlar fakat Stark Lordları dağlara adamlarını gönderip onları bastırmadan önce ya da liderlerini Kışyarı’na çağırıp müzakerelerde bulunmadıkları zamanlarda zorluk çıkardıkları zamanlar olmuştur. (“Siyah Çam” ve “Tepelerdeki Kurtlar” gibi şarkılarda bu olaylar anılmaktadır.)

[font=Georgia]En güçlü Kuzeyli klan Buz Körfezi boyunca yaşayan Wulls’lardır. Wulls’lar kıyılarına sürekli akınlar düzenleyip, salonlarını yakan, nakliyelerine saldıran, eşlerini ve kızlarını köle ya da Tuz Karıları yapmak için kaçıran Demir Adamlar’dan nefret ettikleri kadar Yabanıllardan da nefret ederler. Taşlı Kıyı, Ayı Adası, Deniz Ejderi Burnu, Deniz Canavarı Burnu eski zamanlarda Demir Adamlar tarafından tutulmaktaydı. Nitekim, Demir Adalarına yakın olan ve defalarca el değiştire Deniz Canavarı Burnu halkı, üstatlara göre Kuzeyli olduklarında daha çok Demir Doğumlulara yakınlar.
[font=Georgia]
[font=Georgia]Kuzey tarihi iddalarına göre Rodrik Stark, Ayı Adasını bir güreş maçını sonrası Demir Adamlarda geri kazandı. Aslında işin aslı Demir Adaların Kralları sıkça kahramanlıklarını ve Deniztaşı Tacını takma haklarını kanıtlamak için güçlerini ortaya koyma gerekseni duymuşlardır. Daha ağırbaşlı olan alimler Demir Adaların Krallarının bu durumu için öne sürdükleri o dönemde güreş olup olmadığı, süreçlerini konuşarak aştıklarıdır.

[font=Georgia]SKAGOS’UN TAŞ DOĞUMLULARI

[font=Georgia]Kan davasının olduğu düşmanlık dolu yüzyıllarda, Dağ Klanları Stark’lara sadakatlerini savaşta ve barışta sürdürdüler. Aynısı dağlık adalardan oluşan Fok Körfezindeki Skagos’ta ikamet eden vahşi halk için söylenemez.

[font=Georgia]Skagos’lular kendilerine Skagosi, onların Yabanıllardan farklı olmadığını düşünen kuzeyliler ise onlara Skaggs derler. Skagosi’ler kendilerini Taş Doğumlu olarak adlandırır, gerçekte Skagos Eski Dil’de taş demektir. İri yapılı, kıllı, kötü kokulu halk (bazı üstatlar Skagosi’lerin kanlarının Ibben adası halkı ile diğerleri ise devler ile karıştığına inanır) ve deri, cilt ve kürk karışımı giydikleri, Unicorn’lara binerler. Skagosi’ler pek çok kötü söylentinin baş konusudurlar. Onların hala kurban ettikleri insanları ağaç setlerinde sergiledikleri, çevreden geçmesi gereken gemilere sahte ışıklar ile tuzak kurup, tahrip ettikleri, kış dönemlerinde insan eti ile beslendikleri iddia edilir.

[font=Georgia]Skagosi’lerin daha önce yamyamlık yaptıklarına tam olarak inanılmasa da bugün hala bu adetleri tartışma konusudur. Kıyıdaki Deniz Gözcüsü kalesinde 60 yıl hüküm süren Lord Kumandan Osric Stark’ın hizmetindeki Üstat Balder tarafından derlenen masallar ve öykülerden oluşan derleme olan “Dünya’nın Kıyısı” Skagosi’ler hakkında ana kaynağımızdan Skagosi filosunun Skane adası çevresindeki küçük adacığa inip, Skane kadınlarına tecavüz edip, kaçırdığı, Skane erkeklerini katlettiği Skane bayramı dahil pek çok konuda daha fazlasını bulunmaktadır. Bu doğru olsun yada olmasın, Skane’den geriye rüzgarlı tepelerde ve ıssız kıyılarda insanların yaşadığını kanıtlayan ıssız kalıntılar, yıkılmış taşlar, otlarla kaplanmış temellerden başka bir şey kalmamıştır.

[font=Georgia]Hisar Üstatları daha önce Skagos’luların “unicorn” ile dalga geçmişlerdi. İtibarsız tüccarlar tarafından satılmaya çalışılan “unicorn boynuzu”na duyulan güven, balina avcılarının avladıkları balinaların boynuzlarına olan güvenden fazla olmamıştır. Ancak Doğugözcüsünün Üstadı tarafından Skagos’ta ünlü olan çok değişik bir tür boynuz görüldü. Aynı zamanda Skagos’ta ticaret yapacak kadar cesur olan denizcilerin, Taşdoğumlu Skagos Lordlarının harika, tüylü, baynuzlu korkunç canavarlara bindikleri ve tırmanması sırasında çok temkinli olmanız gereken dağlara tırmandıkları gözlerine iliştiği söylerler. Bu değişik yaratığın yaşayan bir örneği yada iskeleti bile eğitimler için araştırılmış fakat hiçbiri Eskişehir’e getirilememiştir.

[font=Georgia]Adalarında nadir görülmesine rağmen, Taşdoğumlunun Mühür Körfezini geçip ticaret yapması yada daha çoğunlukla baskınlar düzenlemesi, onları denizde basıp, güçlerini kıran, tüm gemilerini yıkan, Kral Brandon Stark – isminin dokuzuncusu- dönemine kadar görülürdü. Kayıtlı tarihin büyük kısmına göre, Skagos’lular adalarına ticaret etmek için çıkan tüccarları öldürmeyi seven, izole edilmiş yaşayan, ilkel, vahşi bir halk olarak kaldılar. Skagos’luların zevklerine uygun deri, obsidiyan bıçaklar ve okbaşları, unicorn boynuzları teklif ettiklerinde ticareti kabul edebiliyorlar.

[font=Georgia]Bazı Skagosi’lerde Gece Nöbetine hizmet etmişlerdir. 1000 yıldan fazla zaman önce, bir Karga (Skagos’ta asilliğe geçen bir klan üyesi) bir dönem Lord Kumandan bile olmuştu. “Siyah Kentaur Kronolojisi” bir Stane’nin (başka bir Skagos ailesinin üyesi) ölmeden kısa süre önce Baş Korucu’luğa yüksekdiği söylenir.

[font=Georgia]Kentaur, mitolojide üst kısmı insan alt kısmı at olan bir yaratıktır.

[font=Georgia]Skagos, hem onları fethetmek için araştıran Krallar hem de sadakatlerini devam ettirmek isteyen Lordlardan oluşan Stark’lar için bela kaynağı oldu. Nitekim, yakın tarihte hüküm sürmüş Kral II Dearon Targaryen (İyi Dearon) döneminde Skagos adası Winterfell Lordu’na karşı isyan başlattı. İsyan yıllarca sürdü ve bastırılmadan önce Siyahkılıç Barth olarak bilinen Winterfell Lordu Barthogan Stark dahil binlerce hayata mal oldu.

[font=Georgia]BOĞAZ’IN BATAKLIK ADAMLARI

[font=Georgia]Kuzey’in son (bazılarına göre en küçük) insan topluluğu Yüzen Adalar’da yurtlarını ve kulübelerini kuran, bataklık adamları olarak bilinen Yurt halkıdır. Küçük ve sinsi insanlar (bazılarına göre fiziksel olarak ufak yapılı olmalarının sebebi geçmişte Ormanın Çocukları ile evlenmeleri fakat büyük ihtimalle fiziklerinin sebebi bataklıkta tahıl yetiştirememeleri ve yetersiz beslenme, batalık ve tuz bataklığı olan bir bölgede yaşamaları, çoğunlukla balık, kurbağa, kertenkele ile varlıklarını sürdürmeleridir) olan bataklık adamları oldukça ketum ve kendilerini sürekli korumayı tercih ederler.

[font=Georgia]Boğaz’ın Güneyinde yaşayan Nehir halkı, Bataklık Adamları için su ile nefes aldıklarını, perdeli parmaklara sahip olduklarını, ayaklarının kurbağaya benzediklerini ve Kurbağa Mızrakları ve Oklarında zehir kullandıklarını söylerler. Son söyleneni kesinlikle belirtmek gerekiyordu ki yeterince doğru bir açıklamadır, çoğu tüccar onlardan çok az tahıl yada sebze alırken, çok miktarda tuhaf araç-gereçler alır ve bunların değerini anlamak için Hisar’daki Üstatlara götürürler. Fakat belirtilen diğer özellikleri için Yedi Krallıkta diğer insanlardan daha ufak tefek olmalarına ve kendilerine özgü giyim tarzları olmasına rağmen yeterince kanıt bulunmamaktadır.

[font=Georgia]Uzun zaman önce, tarihsel iddialara göre, Bataklık adamları Bataklık Kralı tarafından yönetildi. Şarkıcılar onların aslan kertenkelelerine binip, zıpkına benzeyen Kurbağa Mızrakları kullandıklarını söylerler fakat bu kulağa oldukça hayal ürünü gibi gelir. Eğer bu Bataklık Kralları eğer anladığımız kadarı ile gerçeklerse neredeler ? Büyüküstat Eyron Bataklık Adamların kendi krallarını eski tanrılardan esinlenerek kendileri ile eşit gördüklerini yazmış, gözlerinin tuhaf bir renk olduğunu, çocukların yaptığı gibi hayvanları ile konuştuklarını söyler.

[font=Georgia]Gerçek her ne olursa olsun, Bataklık Kralı olarak bilinen son kişi Kral Rickard Stark (sıcak doğası sebebi ile bazen Kuzey’de Gülen Kurt olarak anılır) tarafından öldürülüp, kızını da kendine eş olarak aldı ve bunun üzerine Bataklık Adamları diz çöküp, Kışyarı’nın hakimiyetini kabul etmiştir. Sonraki yüzyılllarda Grisu Gözcüsünün Reed’leri Stark’ların sağlam bir müttefiği haline gelmişlerdir.


#188

[color=#cacaca][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small]Not : Her seferinde çevirinin altına eklemeye devam ediyorum. Böylece daha önce yazılanları okuyanlar son bölüme inip okuyabileceği gibi, yeni görenler daha önceki parçaları aramaya uğraşmayacaklar. [/size][/font][/size][/color]

[color=#cacaca][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small]Kışyarı Lordları eklendi. [/size][/font][/size][/color]

[color=#cacaca][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small]Sıradaki bölüm : Winterfell[/size][/font][/size][/color]

[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]KUZEY
[/font][/size]
[/size][/font][/size][/color]

[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kış Krallarının soğuk, geniş ve fethedilemeyen toprakları olan Kuzey’de, Yedi krallıktaki ilk ve en eski aile olan Kışyarı’nın Stark’ları hüküm sürmektedir. Coğrafi ve tarihi şartlar Kuzey’i güneyli komşularından ayırmaktadır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Genel inanışa göre Kuzey, güneydeki diğer altı krallığın toplamı kadar büyük olduğu düşünülmektedir fakat gerçekte diğerlerinin toplamından çok az küçük kalmaktadır. Kuzey’de bugünde olduğu gibi hüküm sürmekte olan Kışyarı’nın Stark’ları toplam alanın üçte birinden biraz daha fazlasına sahipler. Güneyde Boğaz’ın kenarından başlayarak, Kuzey’de Yeni Lütuf’a kadar uzanmaktadır. (Yeni Lütuf Kral I. Jaehaerys’a kadar Stark’lara ait iken daha sonra bu toprağı Gece Nöbetçilerine devredilmiştir).

Kuzeyde harika ormanlar, rüzgarlı ovalar, tepeler ve vadiler, kayalık kıyılar, zirvesi karlı dağlar bulunmaktadır. Kuzey soğuk bir bölge— daha yüksek bataklıklar ve geniş ovalar yüksek dağlara ulaşım imkanı sağlamaktadır—ve bu Kuzey’i Güney’den daha az verimli olmasına sebep olmaktadır. Kar’ın yazın bile yağdığı bilinmektedir ve kışın ölümcül olmaktadır. Klanlar, ilk kar düşer düşmez, kış aylarını geçirdikleri kasabalara giderler.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia]Yüzyıllar boyunca “Yedi Krallık” tartışma konusu olmuştur. Fatih Aegon’dan sonra “Yedi Krallık” olarak kullanım Duvar’dan başlayarak tüm güneyi kapsayacak alana denilmiştir. Bu kullanım aslında krallıklardan birini “Prenses” yönetmesine (Dorne) ve Aegon Targaryen’nın Ejderha Kayası dahil olmaması rağmen kullanılmaktadır.
[/font]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]House Dustin, Kuzey Krallığı Paslanmış Taç üzerinde hak iddaa etmektedir. Buna gerekçe olarak ise soyunun İlk Kral’dan ve sonrasında gelen Hendek Krallarından geldiğini savunmaktadırlar. “Ölüme giden Kennet geçidi” adlı efsanede anlatıldığına göre Efsanevi Hendek, İlk Kral’a rakip olmasın diye yaşayan tüm insanları lanetlemiş. Bu lanet taçta hak iddia edenlerin görünüşlerini değiştirmiş ve onların yaşam enerjisi çekerek yürüyen cesetler gibi görünmelerine sebep olmuştur. Bu hikaye efsaneden başka bir şey olmadığına emin olmamızla beraber, Dustin’lerin kanının Hendek Krallarından geldiğine dair yeterince delil vardır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Hendek Mezarlar -ilgi çekici bir şehir—eğer efsanelere inanırsanız tüm İlk İnsanları yönetmiş ünlü hendek İlk Kral tarafından kurulmuş bir toplanma merkezidir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Düz ve açık bir ovanın ortasındaki bir yer, Stark’lara bağlı sancaktar olan Dustin’ler kurnaz ve iyi yönetimi ile yükselmiş ve Hendek Mezarlar olarak anılarak Dustin’ler tarafından Son Hendek Kralı’nın düşüşüne kadar yönetilmiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzeylilerin İlk insanların torunları olmakla beraber, kanları yavaş yavaş güneyi fetheden Andallar ile karışmaktadır. İlk İnsanların konuştukları gerçek dil olan Eski Lisan, Duvar’ın ötesinde Yabanıllar tarafından konuşulan bir dil haline gelmiş ve kültürlerindeki pek çok şey solup gitmiştir. (Örneğin suçlu ve hainleri yakalandıklarında öldürülüp, bağırsakları ibadet olarak Yürek Ağacına asılırdı)
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzeyde Rat Cook hikayesi anlatılır. Rat Cook Andal Kralına –kimilerine göre Casterly Kayasından Kral II Tywell, diğerlerine göre Vadi’den Kral I Oswell- kendi oğlunu pişirip bir pasta olarak sunmuş. Bu davranışı sebebi ile Rat Cook kendi yavrularını yiyen korkunç bir fareye dönüştürülmüştür. Bu ceza kralın oğlunu öldürdüğü ya da Kralı oğlu ile beslediği için değil, “misafir hakkı”nı ihlal ettiği için verilmiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Fakat Kuzeyliler hala kendi gelenek ve davranışlarından bir şeyleri koruyorlar. Kuzeylilerin yaşamları daha sert şartlarda olmasına rağmen, onlar bunu daha da sertleştirmişler ve güneyli asillerin zevk olarak tanımladığı şeyler çocukça olduğu düşünülmekteler ve avlanma, dövüş gibi Kuzeylilerin en sevdiği konuları bu zevklerden daha değerli görmektedirler.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Hatta evlerinin isimleri, İlk İnsanların kullandığı gibi kısa, sert ve tam olarak bir özellikleri işaretlemektedir. Örnek olarak Stark, Wull, Umber ve Stout gibi hepsinin kökeni Kuzey’de Andalların etkisi görünmeden öncesine dayanmaktadır. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia](Çevirmen notu : Stark Almancada güçlü, İngilizcede sert anlamına gelmektedir)
[/font]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Dikkate değer bir gelenek olarak Kuzeyliler “misafir hakkı”nı koruyorlar. Misafirperverlik geleneğinde, ev sahibi çatısı altında misafirine zarar vermeyeceğini ve kendisinin de aynı şekilde zarar görmemesini önerir. Andallar’da buna benzer bir geleneğe sahipti fakat bu gelenek Güneylilerde belli belirsiz hatırlanmaktadır. üç Stark Lordu tarafından belirlenen, Üstat Egbert tarafından yazıya dökülen “Kuzeyde Adalet ve Adaletsizlik” kurallarında “misafir hakkı” oldukça nadir ihlal edilmesine rağmen değişmeden korunmuş ve oldukça sert olarak “korkunç hainlik” olarak cezalandırılmıştır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzeyde Şovalyelilik nadirdir. Boğazın ötesinde şovalyecilik turnuvaları geçit alayları ve şövalye birliklerini bulmak bir tavuğun dişlerini bulmak kadar zordur. Kuzeyliler atlı mızraklar ile savaşırlar ama mızrak dövüşünü spor olarak nadiren yaparlar, bunun yerine meydan dövüşlerini savaşların yerine tercih edebilirler. Dövüşlerde taraflar yarım gün dayanmak için yarışırlar, meydanı çiğnerler ve köyün yarısı yıkılır. Bu dövüşlerde yaygın olarak ciddi yaralanmalar görülür ve ölüm de görülmemiş şey değildir. Son Ocak’taki harika meydan kavgasında gün bitene kadar ölen kişi sayısının 18’den az almadığı söyleniyor ve bu rakamın yarısı kadar kişinin ise sakat kaldığı. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia] [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia] [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]KIŞ KRALLARI
[/font][/size]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Şarkılar bize Winterfell’den Stark’ların Boğaz’dan başlayan büyük bir alanı 800 yıl boyunca yönettiğini anlatıyor ve onları Kış Kralları (daha çok antik kullanımda) ve Kuzey’in Kralları (daha çok yaşadığımız yüzyıllarda) olarak betimliyor. Hüküm süreleri sabit değildi. Stark’lar savaşlar ile hüküm sürdükleri alanları genişlettiler ya da isyan edenleri alt edip sürgüne zorladılar. Kış Kralları zor zamanların zorlu adamlarıydılar. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Times] [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Eski Şehir’de bulunan Hisar’ın arşivlerindeki eski şarkılar, destanlar Kış Kralları’nın nasıl devleri Kuzey’den sürdüklerini, aynı dönemlerde deri değiştiren (warg) Gaven Greywolf’un nasıl yıktıklarını anlatıyor fakat bize böylesi büyük Kralların ve onların büyük savaşlarının sadece şarkıcıların sözleri ile anlatılanları kaldı.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Tarihsel kanıtlar daha çok Kış Kralları ile Hendek Kralları arasında olan savaştan kalmıştır. Hendek Kralları kendilerini İlk İnsanların Kralları olarak konumlandırmış ve İlk İnsanlar üzerinde nerede olurlarsa olsunlar kendi boyundurukları altında olduklarını iddia etmişlerdir hatta buna Stark’ların kendileri de dahil etmişlerdir. Rünik kayıtlar Dustin’lerin bu çabalarının Onbin Yıl Savaşlarında düzeltildiğini öne sürmektedir. Aslında bu savaşlar serisi 200 yıl kadar sürdüğü, 10.000 yıl sürmesinden daha olasıdır. Savaşın sonunda son Hendek Kralı, Kış Kralına diz çökmüş ve kızını Kış Kralı evlilik için vermiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Hendek Krallarının diz çökertilmesi bile Kış Krallarına Kuzey üzerinden mutlak hakimiyeti sağlamadı. Diğer pek çok küçük krallık kendi alanlarında hüküm sürmüş, mutlak hakimiyeti sağlamak on binlerce yıl ve çok fazla savaş sonunda, sonuncusunun fethine kadar sürmüştür. Teker teker tüm krallıkların ve hanelerin fethi sırasında pek çok gururlu aile ve tarihleri Stark’lar tarafından sonsuza kadar yok edilmiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kış Krallarına bağlı kalmaya zorlanan aileler arasında Kırıktaş Tepesinden Flint’ler, Karahavuz’dan Slate’ler, Son Ocak’tan Umber’ler, Eskikale’den Locke’lar, Derinorman Kalesinden Glover’lar, Taşlıkıyı’dan Fisher’lar, Dereler’den Ryder’lar ve hatta Kuzgunağaç Kalesinden Blackwood’lar sayılabilir ve kendi topraklarından Kış Kralları tarafından sürülmeden önce, kendi geleneceklerini sürdürmüşlerdir. (Eğer Üstat Barneby’in kesinliğine inanılan rünik kayıtlardan olan çevirisine güveniyorsanız bu iddia kanıtlanmaktadır.)[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia] [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Deniz Ejderi Burnun’daki Starkların, Warg Kralını ve onun Ormanın Çocukları ve insan olmayan diğer gruplardan oluşan birliklerini alt ettikleri savaştan bahseden yazmalar Gece Nöbetçilerine ait terkedilmeden önce Gece Kalesindeki arşivlerde bulundu. Warg Kralı’nın son palankasıda düştüğü zaman, oğulları kılıçlarını yere bırakmış, kızları fatihleri tarafından savaş bedeli olarak alınmış, canavarları ve yeşil görenleri de teslim olmuştur. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia] [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Greenwood, Towers, Amber ve Frost aileleri de, daha küçük aileler ve ismi tarihten kaybolmuş küçük krallıklar ile beraber benzer bir son ile karşılaştılar. Aslında Stark’lara en çok acı veren düşmanları Dehşet Kalesinde hüküm süren, Son Nehir ile Beyaz Bıçak arasında ve güneyde Boynuzormanı’na kadar olan bölgeyi yöneten, korkunç Bolton ailesinin Kızıl Kralları olmuştur. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=MS Mincho] [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Stark’lar ve Bolton’lar arasındaki düşmanlık Uzun Gece’ye kadar uzandığı öne sürülmektedir. Bu iki köklü aile arasındaki oldukça fazla savaş geröekleşmiş ve Stark ailesinin zaferi ile bile sona ermemiştir. Kralın soyundan gelen Kral Royce Bolton -isminin ikincisi- Winterfell’i aldığını ve yaktığını söylemiştir ve kendi soyundan gelen IV Royce (tarihte Kızılkol Royce olarak hatırlanır ve bu ünvanı alt ettiği düşmanlarının bağırsaklarını elleri ile söküp çıkardığı için almıştır.) 3 yüzyıl önce aynı şeyi tekrar yaptığını öne sürmüştür. Diğer Kızıl Krallar yakalayıp derisini yüzdükleri Stark prenslerinden yapılan pelerinler giydikleri bilinmektedir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Sonunda, henüz ilk Andal gemileri Dar Deniz’i geçmeye çalışırken, Dehşet Kalesi Stark’ların gücü karşısında düşmüş, tarihte Avcı Roger olarak bilinen son Kızıl Kral, Kış Kralı’na yemin etmiş ve oğullarını rehine olarak Kışyarı’na göndermiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Bolton’ların alt edilmesinden sonra, Stark ailesi için en büyük tehdit denizin diğer tarafından gelmiştir. Kuzeyin en kuzeydeki noktası Duvar ve Gece Nöbetçileri tarafından korunuyordu. Güneyde ise görkemli kale Moat Cailin’in Boğaz’ı çevreleyen bataklıkları, yıkılmış kaleleri, çökmüş duvarları bulunmaktaydı. Moat Cailin’i Bataklık Kralı tuttuğu dönemlerde kralın Bataklık Adamları, güneyden gelen işgalcilere karşı Kuzey’i korudu ve Güneyli Lordların Kuzeye karşı tehditlerine karşı Hendek Kralları, Kızıl Krallar ve Kış Kralları ile birlik kurdu. Kral Rickard Stark Boğaz’ı Stark topraklarına eklediği zaman bile Moat Cailin güneyli güçlere karşı duruşunu bozmadı. Bu dönemlerde Kuzeye karşı yapılan birkaç geçiş denemesi başarılı bir şekilde durduruldu.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzey’in hem doğuda hem batıda uzun, düzensiz kıyıları savunmasız kalmıştı. Kışyarına buralardan sonunda tehdit geldi. Bu tehdit batıda Demir Doğumlular’dı, doğuda ise Andallar.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Andalların yüzlerce, binlerce uzun gemilerinden oluşan birlikleri Güneye ulaştığı gibi Kuzey’e de ulaştı. Ancak Kuzey’de ulaştıkları her yerde Stark’lar ve sancaktarları orada onları karşıladı ve onları denize geri sürdü. Tarihte Aç Kurt olarak bilinen Kral Theon Stark büyük tehditleri savuşturdu, Andal Savaş Lordu Argos Yediyıldız’ı Ağlayan Su Savaşında yenmek için Bolton’lar ile birlik oluşturdu.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Savaş Kış Kralının zaferi ile sonuçlandı. Kral Theon’un şanı kendi donanması üzerinde yükseldi ve pruvasına Argos’un cesedini bağladığı komuta gemisi ile Dar Deniz’i geçerek Andal kıyılarına ulaştı. Söylenene göre, Kral kanlı bir intikam aldı, köyleri yaktı, üç kaleyi ve bir septi ele geçirdi ve yüzlerce adamını buralara yerleştirdi. Aç Kurt bedel olarak katledilen yöneticileri Westeros’a geri götürüp cesetlerini sonra gelecek işgalcilere mesaj olarak, kıyı boyunca dikilen ağaç sütunlarına çiviledi. (Daha sonra egemenliğini Üç Kız Kardeş ve Parmakları kanla kıpkırmızı boyayarak perçinledi fakat bu yeni topraklardaki hakimiyet uzun sürmedi. Kral Theon ayrıca batıda Demir Doğumlular ile savaştı, onları Deniz Canavarı Burnuna ve Ayı Adasına sürdü. Daha sonra Gece Nöbetçilerine yardıma giden Kral, yabanılların bir jenerasyonunun gücünü Duvar’ın ötesinde kırdı.)
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia]Karasu’nun yanında, King Landing üzerinde kurulana kadar Beyaz Liman Yedi Krallık’taki en yeni şehirdi. Ailelerinin büyümesinden ve zenginleşmesinden tedirginlik duyan Kral III Perceon Gardener’ın emri ile Lord Lominar Peake tarafından sürgün edilene kadar Menzil’den Manderly’lerin zenginlikleri ile yükseldi. Beyaz Liman’da kurulan kale ve kulelerin Menzil’den çok Kuzey’dekiler ile ortak yanları bulunmaktadır. Anlatılana göre Yeni Kale Manderly’lerin sürgün edildiğinde kaybettiği kaleleri Dunstonbury’nin bir benzeridir.
[/font]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Andallar geldikten sonra bile, Kral Jon Stark tarafından büyütülmeye devam etti, Dar Deniz’den gelen akıncılar ve köle tacirlerine karşı Beyaz Bıçak’ın ağzında Kurt İni Kalesi kuruldu. (Farklı fikirler olmasına rağmen bazı alimlerin iddiasına göre Andal akınlarının başladığı ilk zamanlarda, Valyria ve Volantis’li köle tacilerine karşı kuruldu)
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Antik Kale yüzyıllar boyunca kendisini yönetmek isteyen hanelerin odağı oldu. Bu hanelere Stark’ların kendisinin bir dalı olan GriStark’lar, Flint’ler, Slate’ler, Long’lar, Holt’lar, Locke’lar ve Ashwood’lar dahildir. Winterfell ve Vadi’nin Andal Kralları arasında süren savaşlar sırasında Kurt İni Kalesi Yaşlı Doğan olarak bilinen Osgood Arryn tarafından kuşatma altına alındı. Yaşlı Doğan’ın oğlu Kral Pençe Oswin kaleyi ele geçirdi ve kendi meşalesini yaktı. Daha sonra kale Üç Kız Kardeşlerden korsan lordları ve Taştan Adım’lardan gelen köle tacirlerinin saldırıları altında kaldı. Bu olaylar fetihten bin yıl önce Manderly’lerin Kuzey’e gelip Kurt İni Kalesinde Kuzey’e yeminlerini sunana kadar sürdü. Kuzey’in kalbine ulaşımı sağlayan nehir olan Beyaz Bıçak’ın savunmasındaki sorun Beyaz Liman’ın yaratıcıları tarafından çözüldü.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzey’in batı kıyısı da defalarca istilacılar tarafından kuşatıldı. Demir Adaların Kralı Harrag Hoare’nin sancaktarları Büyük Wyk, Eski Wyk, Pyke ve Orkmont batı kıyılarına indi ve Aç Kurt pek çok savaşı burada vermek zorunda kaldı. Bir süreliğine Taşlı Kıyı, Harrag’a ve onun demiradamlarına bağlılık yemini etti. Harrag’ın kara kalpli oğlu Tecavüzcü Ravos tarafından Kurt Ormanı kül edildi ve Ayı Adası yağmalandı. Herşeye rağmen Theon Stark Ravos’un bileğini büktü ve demiradamları kıyılarından kovdu. Harrag’ın torunu Kartal Erich tarafından tekrar saldırmak istediler ve Eski Deniz Canavarı Loron Greyjoy tarafından Ayı Adası ve Deniz Canavarı Burnu geri alındı. (Kral Rodrik Stark, Eski Deniz Canavarı’nın ölümünden sonra kaybettiği topraklarını geri istedi ve Deniz Canavarı’nın oğulları ve torunlarına karşı savaştı). Stark’lar ve Demir Doğumlular arasında savaşlar daha sonrada sürdü ama zamanla azaldı.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]DAĞ KLANLARI[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Times] [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzey’in Dağ Klanları genellikle misafirperverlikleri ile tanınırlar ve klanları yöneten küçük lordlar, diğer lordlar ile misafirlerine kimin eli daha açıktır konusunda yarışırlar. Bu klanların büyük kısmı Kurt Ormanının çevresindeki dağlarında, küçük bir kısmı ise yüksek vadilerde ve ovalarda, Buz Körfezi kıyısısı boyunca, kuzeydeki bazı nehirlerin çevresinde yaşıyor olup Stark’lara bağlıdırlar fakat Stark Lordları dağlara adamlarını gönderip onları bastırmadan önce ya da liderlerini Kışyarı’na çağırıp müzakerelerde bulunmadıkları zamanlarda zorluk çıkardıkları zamanlar olmuştur. (“Siyah Çam” ve “Tepelerdeki Kurtlar” gibi şarkılarda bu olaylar anılmaktadır.)
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]En güçlü Kuzeyli klan Buz Körfezi boyunca yaşayan Wulls’lardır. Wulls’lar kıyılarına sürekli akınlar düzenleyip, salonlarını yakan, nakliyelerine saldıran, eşlerini ve kızlarını köle ya da Tuz Karıları yapmak için kaçıran Demir Adamlar’dan nefret ettikleri kadar Yabanıllardan da nefret ederler. Taşlı Kıyı, Ayı Adası, Deniz Ejderi Burnu, Deniz Canavarı Burnu eski zamanlarda Demir Adamlar tarafından tutulmaktaydı. Nitekim, Demir Adalarına yakın olan ve defalarca el değiştire Deniz Canavarı Burnu halkı, üstatlara göre Kuzeyli olduklarında daha çok Demir Doğumlulara yakınlar. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia] [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzey tarihi iddalarına göre Rodrik Stark, Ayı Adasını bir güreş maçını sonrası Demir Adamlarda geri kazandı. Aslında işin aslı Demir Adaların Kralları sıkça kahramanlıklarını ve Deniztaşı Tacını takma haklarını kanıtlamak için güçlerini ortaya koyma gerekseni duymuşlardır. Daha ağırbaşlı olan alimler Demir Adaların Krallarının bu durumu için öne sürdükleri o dönemde güreş olup olmadığı, süreçlerini konuşarak aştıklarıdır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]SKAGOS’UN TAŞ DOĞUMLULARI
[/font][/size]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Kan davasının olduğu düşmanlık dolu yüzyıllarda, Dağ Klanları Stark’lara sadakatlerini savaşta ve barışta sürdürdüler. Aynısı dağlık adalardan oluşan Fok Körfezindeki Skagos’ta ikamet eden vahşi halk için söylenemez.
[/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Skagos’lular kendilerine Skagosi, onların Yabanıllardan farklı olmadığını düşünen kuzeyliler ise onlara Skaggs derler. Skagosi’ler kendilerini Taş Doğumlu olarak adlandırır, gerçekte Skagos Eski Dil’de taş demektir. İri yapılı, kıllı, kötü kokulu halk (bazı üstatlar Skagosi’lerin kanlarının Ibben adası halkı ile diğerleri ise devler ile karıştığına inanır) ve deri, cilt ve kürk karışımı giydikleri, Unicorn’lara binerler. Skagosi’ler pek çok kötü söylentinin baş konusudurlar. Onların hala kurban ettikleri insanları ağaç setlerinde sergiledikleri, çevreden geçmesi gereken gemilere sahte ışıklar ile tuzak kurup, tahrip ettikleri, kış dönemlerinde insan eti ile beslendikleri iddia edilir.[/font][/size][/font][/size][/color]

[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Skagosi’lerin daha önce yamyamlık yaptıklarına tam olarak inanılmasa da bugün hala bu adetleri tartışma konusudur. Kıyıdaki Deniz Gözcüsü kalesinde 60 yıl hüküm süren Lord Kumandan Osric Stark’ın hizmetindeki Üstat Balder tarafından derlenen masallar ve öykülerden oluşan derleme olan “Dünya’nın Kıyısı” Skagosi’ler hakkında ana kaynağımızdan Skagosi filosunun Skane adası çevresindeki küçük adacığa inip, Skane kadınlarına tecavüz edip, kaçırdığı, Skane erkeklerini katlettiği Skane bayramı dahil pek çok konuda daha fazlasını bulunmaktadır. Bu doğru olsun yada olmasın, Skane’den geriye rüzgarlı tepelerde ve ıssız kıyılarda insanların yaşadığını kanıtlayan ıssız kalıntılar, yıkılmış taşlar, otlarla kaplanmış temellerden başka bir şey kalmamıştır.
[/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Hisar Üstatları daha önce Skagos’luların “unicorn” ile dalga geçmişlerdi. İtibarsız tüccarlar tarafından satılmaya çalışılan “unicorn boynuzu”na duyulan güven, balina avcılarının avladıkları balinaların boynuzlarına olan güvenden fazla olmamıştır. Ancak Doğugözcüsünün Üstadı tarafından Skagos’ta ünlü olan çok değişik bir tür boynuz görüldü. Aynı zamanda Skagos’ta ticaret yapacak kadar cesur olan denizcilerin, Taşdoğumlu Skagos Lordlarının harika, tüylü, baynuzlu korkunç canavarlara bindikleri ve tırmanması sırasında çok temkinli olmanız gereken dağlara tırmandıkları gözlerine iliştiği söylerler. Bu değişik yaratığın yaşayan bir örneği yada iskeleti bile eğitimler için araştırılmış fakat hiçbiri Eskişehir’e getirilememiştir.
[/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Adalarında nadir görülmesine rağmen, Taşdoğumlunun Mühür Körfezini geçip ticaret yapması yada daha çoğunlukla baskınlar düzenlemesi, onları denizde basıp, güçlerini kıran, tüm gemilerini yıkan, Kral Brandon Stark – isminin dokuzuncusu- dönemine kadar görülürdü. Kayıtlı tarihin büyük kısmına göre, Skagos’lular adalarına ticaret etmek için çıkan tüccarları öldürmeyi seven, izole edilmiş yaşayan, ilkel, vahşi bir halk olarak kaldılar. Skagos’luların zevklerine uygun deri, obsidiyan bıçaklar ve okbaşları, unicorn boynuzları teklif ettiklerinde ticareti kabul edebiliyorlar.
[/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Bazı Skagosi’lerde Gece Nöbetine hizmet etmişlerdir. 1000 yıldan fazla zaman önce, bir Karga (Skagos’ta asilliğe geçen bir klan üyesi) bir dönem Lord Kumandan bile olmuştu. “Siyah Kentaur Kronolojisi” bir Stane’nin (başka bir Skagos ailesinin üyesi) ölmeden kısa süre önce Baş Korucu’luğa yüksekdiği söylenir.
[/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia]Kentaur, mitolojide üst kısmı insan alt kısmı at olan bir yaratıktır.
[/font]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Skagos, hem onları fethetmek için araştıran Krallar hem de sadakatlerini devam ettirmek isteyen Lordlardan oluşan Stark’lar için bela kaynağı oldu. Nitekim, yakın tarihte hüküm sürmüş Kral II Dearon Targaryen (İyi Dearon) döneminde Skagos adası Winterfell Lordu’na karşı isyan başlattı. İsyan yıllarca sürdü ve bastırılmadan önce Siyahkılıç Barth olarak bilinen Winterfell Lordu Barthogan Stark dahil binlerce hayata mal oldu.
[/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]BOĞAZ’IN BATAKLIK ADAMLARI
[/font][/size]
[/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Kuzey’in son (bazılarına göre en küçük) insan topluluğu Yüzen Adalar’da yurtlarını ve kulübelerini kuran, bataklık adamları olarak bilinen Yurt halkıdır. Küçük ve sinsi insanlar (bazılarına göre fiziksel olarak ufak yapılı olmalarının sebebi geçmişte Ormanın Çocukları ile evlenmeleri fakat büyük ihtimalle fiziklerinin sebebi bataklıkta tahıl yetiştirememeleri ve yetersiz beslenme, batalık ve tuz bataklığı olan bir bölgede yaşamaları, çoğunlukla balık, kurbağa, kertenkele ile varlıklarını sürdürmeleridir) olan bataklık adamları oldukça ketum ve kendilerini sürekli korumayı tercih ederler. [/font][/font][/size][/color]

[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Boğaz’ın Güneyinde yaşayan Nehir halkı, Bataklık Adamları için su ile nefes aldıklarını, perdeli parmaklara sahip olduklarını, ayaklarının kurbağaya benzediklerini ve Kurbağa Mızrakları ve Oklarında zehir kullandıklarını söylerler. Son söyleneni kesinlikle belirtmek gerekiyordu ki yeterince doğru bir açıklamadır, çoğu tüccar onlardan çok az tahıl yada sebze alırken, çok miktarda tuhaf araç-gereçler alır ve bunların değerini anlamak için Hisar’daki Üstatlara götürürler. Fakat belirtilen diğer özellikleri için Yedi Krallıkta diğer insanlardan daha ufak tefek olmalarına ve kendilerine özgü giyim tarzları olmasına rağmen yeterince kanıt bulunmamaktadır.
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Uzun zaman önce, tarihsel iddialara göre, Bataklık adamları Bataklık Kralı tarafından yönetildi. Şarkıcılar onların aslan kertenkelelerine binip, zıpkına benzeyen Kurbağa Mızrakları kullandıklarını söylerler fakat bu kulağa oldukça hayal ürünü gibi gelir. Eğer bu Bataklık Kralları eğer anladığımız kadarı ile gerçeklerse neredeler ? Büyüküstat Eyron Bataklık Adamların kendi krallarını eski tanrılardan esinlenerek kendileri ile eşit gördüklerini yazmış, gözlerinin tuhaf bir renk olduğunu, çocukların yaptığı gibi hayvanları ile konuştuklarını söyler.
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Gerçek her ne olursa olsun, Bataklık Kralı olarak bilinen son kişi Kral Rickard Stark (sıcak doğası sebebi ile bazen Kuzey’de Gülen Kurt olarak anılır) tarafından öldürülüp, kızını da kendine eş olarak aldı ve bunun üzerine Bataklık Adamları diz çöküp, Kışyarı’nın hakimiyetini kabul etmiştir. Sonraki yüzyılllarda Grisu Gözcüsünün Reed’leri Stark’ların sağlam bir müttefiği haline gelmişlerdir. [/font][/font][/size][/color]

[size=large][font=Georgia]KIŞYARI LORDLARI
[/font][/size]

[size=large][font=Georgia]Fetihten ve Yedi Krallığın bir parçası haline geldikten sonra Stark’lar Kral yerine Kuzey’in Bekçileri olup, Demir Taht’a sadakat yemini etti fakat kendi bölgeleri içinde en büyük güç olarak kalmaya devam ettiler. Torrhen Stark Kış Krallarının antik tacından vazgeçmiş olsa da oğulları Targaryen boyunduruğundan o kadar memnun olmadı ve kendi aralarında isyan edip, Stark bayrağını açmayı Kral Torrhen’in kabul edip etmeyeceğini değerlendirdiler .
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Kraliçe Rhaenys’in Büyük Haneleri evlilikler ile birbirine bağlama çabaları, Anti-Targaryen düşüncelerini daha da körükledi. Torrhen Stark’ın genç ve talihsiz kızı Vadi Lordu ile evlendi. Bu Rhaenys tarafından zorlanan barış sağlayıcı evliliklerden biriydi. Fakat Hisar’da muhafaza edilen bazı mektupların iddialarına göre Stark’lar bu anlaşmaları büyük protestolar sonrasında kabul etti ve gelinin erkek kardeşleri düğüne katılmayı reddetti. [/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Sonra yine, Stark’ların Eski Kral ve Kraliçe Alysanne’e karşı kötü duyguları, Yeni Lütuf’u Gece Nöbetçilerine vermeye zorlanınca arttı. Bu belkide Stark’ların F.S. 101 yılındaki Büyük Konsey’de Corlys Valeryon ve Prenses Rhaenys’in tarafını tutmalarının sebeplerinden biriydi.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Daha önce Stark’ların Ejderhaların Dansı’nda aldıkları rolü ele aldık. Şunu eklemeliyiz, Lord Cregan Stark’a Kral II Aegon’a sadakati için pek çok ödül verilmesi gerekti. Hatta ölüme mahkum edilen prens Jacaerys, ejderhası ile Kuzey’e uçtuğunda yapılan “Buz ve Ateş Paktı”nda anlaşmaya varıldığı üzere veliaht olmayan Prenseslerden birini kendi hanesine gelin olarak aldı.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Günümüzde Lord Ellard Stark’ın Lütuf’u Gece Nöbetine vermekten memnunluk duyduğu söylense de gerçek bunun tam tersidir. Lord Stark’ın kardeşi tarafından Hisar’a yazılan mektupta Üstatlara mülk devretmeye zorlanma ile ilgili örnek olup olmadığı sorulmuş, basitçe Kral Jaehaerys’in isteksiz Stark’ları zorladığı yazılmıştır. Belki Starklar Kara Kule’nin kontrolü altındaki Yeni Lütuf’un kaçınılmaz çöküşünden endişe etti ki Gece Nöbeti her zaman Kuzey’e bakar ve Güney’deki sakinlere pek dikkatini vermez. İşin ilginç yanı, korkulan gerçekleşti ve söylendiği gibi Yeni Lütuf günümüzde Gece Nöbeti’nin küçülmesi ve Duvar’ın ötesindeki akıncıların artan geçiş ücreti bedelleri ile büyük bir nüfus kaybetti. [/font][/size]
[size=large][font=Georgia] [/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Ejderhaların Dansı’ndan sonra açıkça Starklar, Targaryen’lara öncesine göre daha sadık hale geldi. Lord Cregan Stark’ın varisi olan oğlu Genç Ejderha Dorne’u fethemek üzere haraket ettiğinde Targaryen bayrağı altında savaştı. Rickon Stark cesurca savaştı, onun kahramanlıkları Kral Daeron tarafından Dorne Fatihi olarak anlatıldı. Rickon’un Deniz Mızrağı dışındaki ölümü yarı kardeşlerinin sert hüküdarlıklarından dolayı Kuzey’de yıllardır ağıt yakılan son savaşlardan biriydi.[/font][/size]
[size=large][font=Georgia] [/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Sonraki yıllarda, Kuzey’de Stark’ların Skagos’lu asilerle anlaşmaya varması, Dagon Greyjoy altındaki Demir Doğumlular’ın yağmalarının yaraları kapatılmış, F.S. 226 yılında gerçekleşen Duvarın ötesinde Kral Raymun Kızılsakal liderliğindeki Yabanıl istilası gerçekleşti. Bunların her birinde Stark’lar öldü. Hanedanın gücü sağlam, kararlı Kışyarı Lord’ları ve entrikalar yüzünden bozulan güneydeki saraylara benzememesi sebebi ile genellikle değişmeden devam etti. Rheagar’ın Lyanna’yı kaçırdıktan sonra Deli Kral Aerys tarafından Starkların hanedan soyu neredeyse tamamen kırıldığı zaman, Deli Kral’ın suçlarına tepki vermek amacı ile kan ve kardeşliklik ile bağ kuran büyük hanelerden oluşturulan birliğin bir parçası olan merhum Lord Rickard, kötü niyetli adamlar tarafından suçlandı. [/font][/size]


#189

Tercume eden kafein arkadasa tesekkur ederim.


#190

[color=#cacaca][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small]Not : Her seferinde çevirinin altına eklemeye devam ediyorum. Böylece daha önce yazılanları okuyanlar son bölüme inip okuyabileceği gibi, yeni görenler daha önceki parçaları aramaya uğraşmayacaklar. [/size][/font][/size][/color]

[color=#cacaca][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][color=#cacaca][size=small][font=’‘Open Sans’’, sans-serif]Winterfell [/font][/size][/color]eklendi. [/size][/font][/size][/color]

[color=#cacaca][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small]Sıradaki bölümler : Gece Nöbetçileri ve Yabanıllar[/size][/font][/size][/color]

[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]KUZEY
[/font][/size]
[/size][/font][/size][/color]

[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kış Krallarının soğuk, geniş ve fethedilemeyen toprakları olan Kuzey’de, Yedi krallıktaki ilk ve en eski aile olan Kışyarı’nın Stark’ları hüküm sürmektedir. Coğrafi ve tarihi şartlar Kuzey’i güneyli komşularından ayırmaktadır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Genel inanışa göre Kuzey, güneydeki diğer altı krallığın toplamı kadar büyük olduğu düşünülmektedir fakat gerçekte diğerlerinin toplamından çok az küçük kalmaktadır. Kuzey’de bugünde olduğu gibi hüküm sürmekte olan Kışyarı’nın Stark’ları toplam alanın üçte birinden biraz daha fazlasına sahipler. Güneyde Boğaz’ın kenarından başlayarak, Kuzey’de Yeni Lütuf’a kadar uzanmaktadır. (Yeni Lütuf Kral I. Jaehaerys’a kadar Stark’lara ait iken daha sonra bu toprağı Gece Nöbetçilerine devredilmiştir).

Kuzeyde harika ormanlar, rüzgarlı ovalar, tepeler ve vadiler, kayalık kıyılar, zirvesi karlı dağlar bulunmaktadır. Kuzey soğuk bir bölge— daha yüksek bataklıklar ve geniş ovalar yüksek dağlara ulaşım imkanı sağlamaktadır—ve bu Kuzey’i Güney’den daha az verimli olmasına sebep olmaktadır. Kar’ın yazın bile yağdığı bilinmektedir ve kışın ölümcül olmaktadır. Klanlar, ilk kar düşer düşmez, kış aylarını geçirdikleri kasabalara giderler.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia]Yüzyıllar boyunca “Yedi Krallık” tartışma konusu olmuştur. Fatih Aegon’dan sonra “Yedi Krallık” olarak kullanım Duvar’dan başlayarak tüm güneyi kapsayacak alana denilmiştir. Bu kullanım aslında krallıklardan birini “Prenses” yönetmesine (Dorne) ve Aegon Targaryen’nın Ejderha Kayası dahil olmaması rağmen kullanılmaktadır.
[/font]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]House Dustin, Kuzey Krallığı Paslanmış Taç üzerinde hak iddaa etmektedir. Buna gerekçe olarak ise soyunun İlk Kral’dan ve sonrasında gelen Hendek Krallarından geldiğini savunmaktadırlar. “Ölüme giden Kennet geçidi” adlı efsanede anlatıldığına göre Efsanevi Hendek, İlk Kral’a rakip olmasın diye yaşayan tüm insanları lanetlemiş. Bu lanet taçta hak iddia edenlerin görünüşlerini değiştirmiş ve onların yaşam enerjisi çekerek yürüyen cesetler gibi görünmelerine sebep olmuştur. Bu hikaye efsaneden başka bir şey olmadığına emin olmamızla beraber, Dustin’lerin kanının Hendek Krallarından geldiğine dair yeterince delil vardır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Hendek Mezarlar -ilgi çekici bir şehir—eğer efsanelere inanırsanız tüm İlk İnsanları yönetmiş ünlü hendek İlk Kral tarafından kurulmuş bir toplanma merkezidir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Düz ve açık bir ovanın ortasındaki bir yer, Stark’lara bağlı sancaktar olan Dustin’ler kurnaz ve iyi yönetimi ile yükselmiş ve Hendek Mezarlar olarak anılarak Dustin’ler tarafından Son Hendek Kralı’nın düşüşüne kadar yönetilmiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzeylilerin İlk insanların torunları olmakla beraber, kanları yavaş yavaş güneyi fetheden Andallar ile karışmaktadır. İlk İnsanların konuştukları gerçek dil olan Eski Lisan, Duvar’ın ötesinde Yabanıllar tarafından konuşulan bir dil haline gelmiş ve kültürlerindeki pek çok şey solup gitmiştir. (Örneğin suçlu ve hainleri yakalandıklarında öldürülüp, bağırsakları ibadet olarak Yürek Ağacına asılırdı)
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzeyde Rat Cook hikayesi anlatılır. Rat Cook Andal Kralına –kimilerine göre Casterly Kayasından Kral II Tywell, diğerlerine göre Vadi’den Kral I Oswell- kendi oğlunu pişirip bir pasta olarak sunmuş. Bu davranışı sebebi ile Rat Cook kendi yavrularını yiyen korkunç bir fareye dönüştürülmüştür. Bu ceza kralın oğlunu öldürdüğü ya da Kralı oğlu ile beslediği için değil, “misafir hakkı”nı ihlal ettiği için verilmiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Fakat Kuzeyliler hala kendi gelenek ve davranışlarından bir şeyleri koruyorlar. Kuzeylilerin yaşamları daha sert şartlarda olmasına rağmen, onlar bunu daha da sertleştirmişler ve güneyli asillerin zevk olarak tanımladığı şeyler çocukça olduğu düşünülmekteler ve avlanma, dövüş gibi Kuzeylilerin en sevdiği konuları bu zevklerden daha değerli görmektedirler.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Hatta evlerinin isimleri, İlk İnsanların kullandığı gibi kısa, sert ve tam olarak bir özellikleri işaretlemektedir. Örnek olarak Stark, Wull, Umber ve Stout gibi hepsinin kökeni Kuzey’de Andalların etkisi görünmeden öncesine dayanmaktadır. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia](Çevirmen notu : Stark Almancada güçlü, İngilizcede sert anlamına gelmektedir)
[/font]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Dikkate değer bir gelenek olarak Kuzeyliler “misafir hakkı”nı koruyorlar. Misafirperverlik geleneğinde, ev sahibi çatısı altında misafirine zarar vermeyeceğini ve kendisinin de aynı şekilde zarar görmemesini önerir. Andallar’da buna benzer bir geleneğe sahipti fakat bu gelenek Güneylilerde belli belirsiz hatırlanmaktadır. üç Stark Lordu tarafından belirlenen, Üstat Egbert tarafından yazıya dökülen “Kuzeyde Adalet ve Adaletsizlik” kurallarında “misafir hakkı” oldukça nadir ihlal edilmesine rağmen değişmeden korunmuş ve oldukça sert olarak “korkunç hainlik” olarak cezalandırılmıştır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzeyde Şovalyelilik nadirdir. Boğazın ötesinde şovalyecilik turnuvaları geçit alayları ve şövalye birliklerini bulmak bir tavuğun dişlerini bulmak kadar zordur. Kuzeyliler atlı mızraklar ile savaşırlar ama mızrak dövüşünü spor olarak nadiren yaparlar, bunun yerine meydan dövüşlerini savaşların yerine tercih edebilirler. Dövüşlerde taraflar yarım gün dayanmak için yarışırlar, meydanı çiğnerler ve köyün yarısı yıkılır. Bu dövüşlerde yaygın olarak ciddi yaralanmalar görülür ve ölüm de görülmemiş şey değildir. Son Ocak’taki harika meydan kavgasında gün bitene kadar ölen kişi sayısının 18’den az almadığı söyleniyor ve bu rakamın yarısı kadar kişinin ise sakat kaldığı. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia] [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia] [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]KIŞ KRALLARI
[/font][/size]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Şarkılar bize Winterfell’den Stark’ların Boğaz’dan başlayan büyük bir alanı 800 yıl boyunca yönettiğini anlatıyor ve onları Kış Kralları (daha çok antik kullanımda) ve Kuzey’in Kralları (daha çok yaşadığımız yüzyıllarda) olarak betimliyor. Hüküm süreleri sabit değildi. Stark’lar savaşlar ile hüküm sürdükleri alanları genişlettiler ya da isyan edenleri alt edip sürgüne zorladılar. Kış Kralları zor zamanların zorlu adamlarıydılar. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Times] [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Eski Şehir’de bulunan Hisar’ın arşivlerindeki eski şarkılar, destanlar Kış Kralları’nın nasıl devleri Kuzey’den sürdüklerini, aynı dönemlerde deri değiştiren (warg) Gaven Greywolf’un nasıl yıktıklarını anlatıyor fakat bize böylesi büyük Kralların ve onların büyük savaşlarının sadece şarkıcıların sözleri ile anlatılanları kaldı.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Tarihsel kanıtlar daha çok Kış Kralları ile Hendek Kralları arasında olan savaştan kalmıştır. Hendek Kralları kendilerini İlk İnsanların Kralları olarak konumlandırmış ve İlk İnsanlar üzerinde nerede olurlarsa olsunlar kendi boyundurukları altında olduklarını iddia etmişlerdir hatta buna Stark’ların kendileri de dahil etmişlerdir. Rünik kayıtlar Dustin’lerin bu çabalarının Onbin Yıl Savaşlarında düzeltildiğini öne sürmektedir. Aslında bu savaşlar serisi 200 yıl kadar sürdüğü, 10.000 yıl sürmesinden daha olasıdır. Savaşın sonunda son Hendek Kralı, Kış Kralına diz çökmüş ve kızını Kış Kralı evlilik için vermiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Hendek Krallarının diz çökertilmesi bile Kış Krallarına Kuzey üzerinden mutlak hakimiyeti sağlamadı. Diğer pek çok küçük krallık kendi alanlarında hüküm sürmüş, mutlak hakimiyeti sağlamak on binlerce yıl ve çok fazla savaş sonunda, sonuncusunun fethine kadar sürmüştür. Teker teker tüm krallıkların ve hanelerin fethi sırasında pek çok gururlu aile ve tarihleri Stark’lar tarafından sonsuza kadar yok edilmiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kış Krallarına bağlı kalmaya zorlanan aileler arasında Kırıktaş Tepesinden Flint’ler, Karahavuz’dan Slate’ler, Son Ocak’tan Umber’ler, Eskikale’den Locke’lar, Derinorman Kalesinden Glover’lar, Taşlıkıyı’dan Fisher’lar, Dereler’den Ryder’lar ve hatta Kuzgunağaç Kalesinden Blackwood’lar sayılabilir ve kendi topraklarından Kış Kralları tarafından sürülmeden önce, kendi geleneceklerini sürdürmüşlerdir. (Eğer Üstat Barneby’in kesinliğine inanılan rünik kayıtlardan olan çevirisine güveniyorsanız bu iddia kanıtlanmaktadır.)[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia] [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Deniz Ejderi Burnun’daki Starkların, Warg Kralını ve onun Ormanın Çocukları ve insan olmayan diğer gruplardan oluşan birliklerini alt ettikleri savaştan bahseden yazmalar Gece Nöbetçilerine ait terkedilmeden önce Gece Kalesindeki arşivlerde bulundu. Warg Kralı’nın son palankasıda düştüğü zaman, oğulları kılıçlarını yere bırakmış, kızları fatihleri tarafından savaş bedeli olarak alınmış, canavarları ve yeşil görenleri de teslim olmuştur. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia] [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Greenwood, Towers, Amber ve Frost aileleri de, daha küçük aileler ve ismi tarihten kaybolmuş küçük krallıklar ile beraber benzer bir son ile karşılaştılar. Aslında Stark’lara en çok acı veren düşmanları Dehşet Kalesinde hüküm süren, Son Nehir ile Beyaz Bıçak arasında ve güneyde Boynuzormanı’na kadar olan bölgeyi yöneten, korkunç Bolton ailesinin Kızıl Kralları olmuştur. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=MS Mincho] [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Stark’lar ve Bolton’lar arasındaki düşmanlık Uzun Gece’ye kadar uzandığı öne sürülmektedir. Bu iki köklü aile arasındaki oldukça fazla savaş geröekleşmiş ve Stark ailesinin zaferi ile bile sona ermemiştir. Kralın soyundan gelen Kral Royce Bolton -isminin ikincisi- Winterfell’i aldığını ve yaktığını söylemiştir ve kendi soyundan gelen IV Royce (tarihte Kızılkol Royce olarak hatırlanır ve bu ünvanı alt ettiği düşmanlarının bağırsaklarını elleri ile söküp çıkardığı için almıştır.) 3 yüzyıl önce aynı şeyi tekrar yaptığını öne sürmüştür. Diğer Kızıl Krallar yakalayıp derisini yüzdükleri Stark prenslerinden yapılan pelerinler giydikleri bilinmektedir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Sonunda, henüz ilk Andal gemileri Dar Deniz’i geçmeye çalışırken, Dehşet Kalesi Stark’ların gücü karşısında düşmüş, tarihte Avcı Roger olarak bilinen son Kızıl Kral, Kış Kralı’na yemin etmiş ve oğullarını rehine olarak Kışyarı’na göndermiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Bolton’ların alt edilmesinden sonra, Stark ailesi için en büyük tehdit denizin diğer tarafından gelmiştir. Kuzeyin en kuzeydeki noktası Duvar ve Gece Nöbetçileri tarafından korunuyordu. Güneyde ise görkemli kale Moat Cailin’in Boğaz’ı çevreleyen bataklıkları, yıkılmış kaleleri, çökmüş duvarları bulunmaktaydı. Moat Cailin’i Bataklık Kralı tuttuğu dönemlerde kralın Bataklık Adamları, güneyden gelen işgalcilere karşı Kuzey’i korudu ve Güneyli Lordların Kuzeye karşı tehditlerine karşı Hendek Kralları, Kızıl Krallar ve Kış Kralları ile birlik kurdu. Kral Rickard Stark Boğaz’ı Stark topraklarına eklediği zaman bile Moat Cailin güneyli güçlere karşı duruşunu bozmadı. Bu dönemlerde Kuzeye karşı yapılan birkaç geçiş denemesi başarılı bir şekilde durduruldu.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzey’in hem doğuda hem batıda uzun, düzensiz kıyıları savunmasız kalmıştı. Kışyarına buralardan sonunda tehdit geldi. Bu tehdit batıda Demir Doğumlular’dı, doğuda ise Andallar.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Andalların yüzlerce, binlerce uzun gemilerinden oluşan birlikleri Güneye ulaştığı gibi Kuzey’e de ulaştı. Ancak Kuzey’de ulaştıkları her yerde Stark’lar ve sancaktarları orada onları karşıladı ve onları denize geri sürdü. Tarihte Aç Kurt olarak bilinen Kral Theon Stark büyük tehditleri savuşturdu, Andal Savaş Lordu Argos Yediyıldız’ı Ağlayan Su Savaşında yenmek için Bolton’lar ile birlik oluşturdu.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Savaş Kış Kralının zaferi ile sonuçlandı. Kral Theon’un şanı kendi donanması üzerinde yükseldi ve pruvasına Argos’un cesedini bağladığı komuta gemisi ile Dar Deniz’i geçerek Andal kıyılarına ulaştı. Söylenene göre, Kral kanlı bir intikam aldı, köyleri yaktı, üç kaleyi ve bir septi ele geçirdi ve yüzlerce adamını buralara yerleştirdi. Aç Kurt bedel olarak katledilen yöneticileri Westeros’a geri götürüp cesetlerini sonra gelecek işgalcilere mesaj olarak, kıyı boyunca dikilen ağaç sütunlarına çiviledi. (Daha sonra egemenliğini Üç Kız Kardeş ve Parmakları kanla kıpkırmızı boyayarak perçinledi fakat bu yeni topraklardaki hakimiyet uzun sürmedi. Kral Theon ayrıca batıda Demir Doğumlular ile savaştı, onları Deniz Canavarı Burnuna ve Ayı Adasına sürdü. Daha sonra Gece Nöbetçilerine yardıma giden Kral, yabanılların bir jenerasyonunun gücünü Duvar’ın ötesinde kırdı.)
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia]Karasu’nun yanında, King Landing üzerinde kurulana kadar Beyaz Liman Yedi Krallık’taki en yeni şehirdi. Ailelerinin büyümesinden ve zenginleşmesinden tedirginlik duyan Kral III Perceon Gardener’ın emri ile Lord Lominar Peake tarafından sürgün edilene kadar Menzil’den Manderly’lerin zenginlikleri ile yükseldi. Beyaz Liman’da kurulan kale ve kulelerin Menzil’den çok Kuzey’dekiler ile ortak yanları bulunmaktadır. Anlatılana göre Yeni Kale Manderly’lerin sürgün edildiğinde kaybettiği kaleleri Dunstonbury’nin bir benzeridir.
[/font]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Andallar geldikten sonra bile, Kral Jon Stark tarafından büyütülmeye devam etti, Dar Deniz’den gelen akıncılar ve köle tacirlerine karşı Beyaz Bıçak’ın ağzında Kurt İni Kalesi kuruldu. (Farklı fikirler olmasına rağmen bazı alimlerin iddiasına göre Andal akınlarının başladığı ilk zamanlarda, Valyria ve Volantis’li köle tacilerine karşı kuruldu)
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Antik Kale yüzyıllar boyunca kendisini yönetmek isteyen hanelerin odağı oldu. Bu hanelere Stark’ların kendisinin bir dalı olan GriStark’lar, Flint’ler, Slate’ler, Long’lar, Holt’lar, Locke’lar ve Ashwood’lar dahildir. Winterfell ve Vadi’nin Andal Kralları arasında süren savaşlar sırasında Kurt İni Kalesi Yaşlı Doğan olarak bilinen Osgood Arryn tarafından kuşatma altına alındı. Yaşlı Doğan’ın oğlu Kral Pençe Oswin kaleyi ele geçirdi ve kendi meşalesini yaktı. Daha sonra kale Üç Kız Kardeşlerden korsan lordları ve Taştan Adım’lardan gelen köle tacirlerinin saldırıları altında kaldı. Bu olaylar fetihten bin yıl önce Manderly’lerin Kuzey’e gelip Kurt İni Kalesinde Kuzey’e yeminlerini sunana kadar sürdü. Kuzey’in kalbine ulaşımı sağlayan nehir olan Beyaz Bıçak’ın savunmasındaki sorun Beyaz Liman’ın yaratıcıları tarafından çözüldü.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzey’in batı kıyısı da defalarca istilacılar tarafından kuşatıldı. Demir Adaların Kralı Harrag Hoare’nin sancaktarları Büyük Wyk, Eski Wyk, Pyke ve Orkmont batı kıyılarına indi ve Aç Kurt pek çok savaşı burada vermek zorunda kaldı. Bir süreliğine Taşlı Kıyı, Harrag’a ve onun demiradamlarına bağlılık yemini etti. Harrag’ın kara kalpli oğlu Tecavüzcü Ravos tarafından Kurt Ormanı kül edildi ve Ayı Adası yağmalandı. Herşeye rağmen Theon Stark Ravos’un bileğini büktü ve demiradamları kıyılarından kovdu. Harrag’ın torunu Kartal Erich tarafından tekrar saldırmak istediler ve Eski Deniz Canavarı Loron Greyjoy tarafından Ayı Adası ve Deniz Canavarı Burnu geri alındı. (Kral Rodrik Stark, Eski Deniz Canavarı’nın ölümünden sonra kaybettiği topraklarını geri istedi ve Deniz Canavarı’nın oğulları ve torunlarına karşı savaştı). Stark’lar ve Demir Doğumlular arasında savaşlar daha sonrada sürdü ama zamanla azaldı.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]DAĞ KLANLARI[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Times] [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzey’in Dağ Klanları genellikle misafirperverlikleri ile tanınırlar ve klanları yöneten küçük lordlar, diğer lordlar ile misafirlerine kimin eli daha açıktır konusunda yarışırlar. Bu klanların büyük kısmı Kurt Ormanının çevresindeki dağlarında, küçük bir kısmı ise yüksek vadilerde ve ovalarda, Buz Körfezi kıyısısı boyunca, kuzeydeki bazı nehirlerin çevresinde yaşıyor olup Stark’lara bağlıdırlar fakat Stark Lordları dağlara adamlarını gönderip onları bastırmadan önce ya da liderlerini Kışyarı’na çağırıp müzakerelerde bulunmadıkları zamanlarda zorluk çıkardıkları zamanlar olmuştur. (“Siyah Çam” ve “Tepelerdeki Kurtlar” gibi şarkılarda bu olaylar anılmaktadır.)
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]En güçlü Kuzeyli klan Buz Körfezi boyunca yaşayan Wulls’lardır. Wulls’lar kıyılarına sürekli akınlar düzenleyip, salonlarını yakan, nakliyelerine saldıran, eşlerini ve kızlarını köle ya da Tuz Karıları yapmak için kaçıran Demir Adamlar’dan nefret ettikleri kadar Yabanıllardan da nefret ederler. Taşlı Kıyı, Ayı Adası, Deniz Ejderi Burnu, Deniz Canavarı Burnu eski zamanlarda Demir Adamlar tarafından tutulmaktaydı. Nitekim, Demir Adalarına yakın olan ve defalarca el değiştire Deniz Canavarı Burnu halkı, üstatlara göre Kuzeyli olduklarında daha çok Demir Doğumlulara yakınlar. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia] [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzey tarihi iddalarına göre Rodrik Stark, Ayı Adasını bir güreş maçını sonrası Demir Adamlarda geri kazandı. Aslında işin aslı Demir Adaların Kralları sıkça kahramanlıklarını ve Deniztaşı Tacını takma haklarını kanıtlamak için güçlerini ortaya koyma gerekseni duymuşlardır. Daha ağırbaşlı olan alimler Demir Adaların Krallarının bu durumu için öne sürdükleri o dönemde güreş olup olmadığı, süreçlerini konuşarak aştıklarıdır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]SKAGOS’UN TAŞ DOĞUMLULARI
[/font][/size]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kan davasının olduğu düşmanlık dolu yüzyıllarda, Dağ Klanları Stark’lara sadakatlerini savaşta ve barışta sürdürdüler. Aynısı dağlık adalardan oluşan Fok Körfezindeki Skagos’ta ikamet eden vahşi halk için söylenemez.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Skagos’lular kendilerine Skagosi, onların Yabanıllardan farklı olmadığını düşünen kuzeyliler ise onlara Skaggs derler. Skagosi’ler kendilerini Taş Doğumlu olarak adlandırır, gerçekte Skagos Eski Dil’de taş demektir. İri yapılı, kıllı, kötü kokulu halk (bazı üstatlar Skagosi’lerin kanlarının Ibben adası halkı ile diğerleri ise devler ile karıştığına inanır) ve deri, cilt ve kürk karışımı giydikleri, Unicorn’lara binerler. Skagosi’ler pek çok kötü söylentinin baş konusudurlar. Onların hala kurban ettikleri insanları ağaç setlerinde sergiledikleri, çevreden geçmesi gereken gemilere sahte ışıklar ile tuzak kurup, tahrip ettikleri, kış dönemlerinde insan eti ile beslendikleri iddia edilir.[/font][/size][/size][/font][/size][/color]

[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Skagosi’lerin daha önce yamyamlık yaptıklarına tam olarak inanılmasa da bugün hala bu adetleri tartışma konusudur. Kıyıdaki Deniz Gözcüsü kalesinde 60 yıl hüküm süren Lord Kumandan Osric Stark’ın hizmetindeki Üstat Balder tarafından derlenen masallar ve öykülerden oluşan derleme olan “Dünya’nın Kıyısı” Skagosi’ler hakkında ana kaynağımızdan Skagosi filosunun Skane adası çevresindeki küçük adacığa inip, Skane kadınlarına tecavüz edip, kaçırdığı, Skane erkeklerini katlettiği Skane bayramı dahil pek çok konuda daha fazlasını bulunmaktadır. Bu doğru olsun yada olmasın, Skane’den geriye rüzgarlı tepelerde ve ıssız kıyılarda insanların yaşadığını kanıtlayan ıssız kalıntılar, yıkılmış taşlar, otlarla kaplanmış temellerden başka bir şey kalmamıştır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Hisar Üstatları daha önce Skagos’luların “unicorn” ile dalga geçmişlerdi. İtibarsız tüccarlar tarafından satılmaya çalışılan “unicorn boynuzu”na duyulan güven, balina avcılarının avladıkları balinaların boynuzlarına olan güvenden fazla olmamıştır. Ancak Doğugözcüsünün Üstadı tarafından Skagos’ta ünlü olan çok değişik bir tür boynuz görüldü. Aynı zamanda Skagos’ta ticaret yapacak kadar cesur olan denizcilerin, Taşdoğumlu Skagos Lordlarının harika, tüylü, baynuzlu korkunç canavarlara bindikleri ve tırmanması sırasında çok temkinli olmanız gereken dağlara tırmandıkları gözlerine iliştiği söylerler. Bu değişik yaratığın yaşayan bir örneği yada iskeleti bile eğitimler için araştırılmış fakat hiçbiri Eskişehir’e getirilememiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Adalarında nadir görülmesine rağmen, Taşdoğumlunun Mühür Körfezini geçip ticaret yapması yada daha çoğunlukla baskınlar düzenlemesi, onları denizde basıp, güçlerini kıran, tüm gemilerini yıkan, Kral Brandon Stark – isminin dokuzuncusu- dönemine kadar görülürdü. Kayıtlı tarihin büyük kısmına göre, Skagos’lular adalarına ticaret etmek için çıkan tüccarları öldürmeyi seven, izole edilmiş yaşayan, ilkel, vahşi bir halk olarak kaldılar. Skagos’luların zevklerine uygun deri, obsidiyan bıçaklar ve okbaşları, unicorn boynuzları teklif ettiklerinde ticareti kabul edebiliyorlar.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Bazı Skagosi’lerde Gece Nöbetine hizmet etmişlerdir. 1000 yıldan fazla zaman önce, bir Karga (Skagos’ta asilliğe geçen bir klan üyesi) bir dönem Lord Kumandan bile olmuştu. “Siyah Kentaur Kronolojisi” bir Stane’nin (başka bir Skagos ailesinin üyesi) ölmeden kısa süre önce Baş Korucu’luğa yüksekdiği söylenir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia]Kentaur, mitolojide üst kısmı insan alt kısmı at olan bir yaratıktır.
[/font]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Skagos, hem onları fethetmek için araştıran Krallar hem de sadakatlerini devam ettirmek isteyen Lordlardan oluşan Stark’lar için bela kaynağı oldu. Nitekim, yakın tarihte hüküm sürmüş Kral II Dearon Targaryen (İyi Dearon) döneminde Skagos adası Winterfell Lordu’na karşı isyan başlattı. İsyan yıllarca sürdü ve bastırılmadan önce Siyahkılıç Barth olarak bilinen Winterfell Lordu Barthogan Stark dahil binlerce hayata mal oldu.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]BOĞAZ’IN BATAKLIK ADAMLARI
[/font][/size]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Kuzey’in son (bazılarına göre en küçük) insan topluluğu Yüzen Adalar’da yurtlarını ve kulübelerini kuran, bataklık adamları olarak bilinen Yurt halkıdır. Küçük ve sinsi insanlar (bazılarına göre fiziksel olarak ufak yapılı olmalarının sebebi geçmişte Ormanın Çocukları ile evlenmeleri fakat büyük ihtimalle fiziklerinin sebebi bataklıkta tahıl yetiştirememeleri ve yetersiz beslenme, batalık ve tuz bataklığı olan bir bölgede yaşamaları, çoğunlukla balık, kurbağa, kertenkele ile varlıklarını sürdürmeleridir) olan bataklık adamları oldukça ketum ve kendilerini sürekli korumayı tercih ederler. [/font][/size][/font][/size][/color]

[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Boğaz’ın Güneyinde yaşayan Nehir halkı, Bataklık Adamları için su ile nefes aldıklarını, perdeli parmaklara sahip olduklarını, ayaklarının kurbağaya benzediklerini ve Kurbağa Mızrakları ve Oklarında zehir kullandıklarını söylerler. Son söyleneni kesinlikle belirtmek gerekiyordu ki yeterince doğru bir açıklamadır, çoğu tüccar onlardan çok az tahıl yada sebze alırken, çok miktarda tuhaf araç-gereçler alır ve bunların değerini anlamak için Hisar’daki Üstatlara götürürler. Fakat belirtilen diğer özellikleri için Yedi Krallıkta diğer insanlardan daha ufak tefek olmalarına ve kendilerine özgü giyim tarzları olmasına rağmen yeterince kanıt bulunmamaktadır.
[/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Uzun zaman önce, tarihsel iddialara göre, Bataklık adamları Bataklık Kralı tarafından yönetildi. Şarkıcılar onların aslan kertenkelelerine binip, zıpkına benzeyen Kurbağa Mızrakları kullandıklarını söylerler fakat bu kulağa oldukça hayal ürünü gibi gelir. Eğer bu Bataklık Kralları eğer anladığımız kadarı ile gerçeklerse neredeler ? Büyüküstat Eyron Bataklık Adamların kendi krallarını eski tanrılardan esinlenerek kendileri ile eşit gördüklerini yazmış, gözlerinin tuhaf bir renk olduğunu, çocukların yaptığı gibi hayvanları ile konuştuklarını söyler.
[/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Gerçek her ne olursa olsun, Bataklık Kralı olarak bilinen son kişi Kral Rickard Stark (sıcak doğası sebebi ile bazen Kuzey’de Gülen Kurt olarak anılır) tarafından öldürülüp, kızını da kendine eş olarak aldı ve bunun üzerine Bataklık Adamları diz çöküp, Kışyarı’nın hakimiyetini kabul etmiştir. Sonraki yüzyılllarda Grisu Gözcüsünün Reed’leri Stark’ların sağlam bir müttefiği haline gelmişlerdir. [/font][/size][/font][/size][/color]

[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]KIŞYARI LORDLARI
[/font][/size]
[/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Fetihten ve Yedi Krallığın bir parçası haline geldikten sonra Stark’lar Kral yerine Kuzey’in Bekçileri olup, Demir Taht’a sadakat yemini etti fakat kendi bölgeleri içinde en büyük güç olarak kalmaya devam ettiler. Torrhen Stark Kış Krallarının antik tacından vazgeçmiş olsa da oğulları Targaryen boyunduruğundan o kadar memnun olmadı ve kendi aralarında isyan edip, Stark bayrağını açmayı Kral Torrhen’in kabul edip etmeyeceğini değerlendirdiler .
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Kraliçe Rhaenys’in Büyük Haneleri evlilikler ile birbirine bağlama çabaları, Anti-Targaryen düşüncelerini daha da körükledi. Torrhen Stark’ın genç ve talihsiz kızı Vadi Lordu ile evlendi. Bu Rhaenys tarafından zorlanan barış sağlayıcı evliliklerden biriydi. Fakat Hisar’da muhafaza edilen bazı mektupların iddialarına göre Stark’lar bu anlaşmaları büyük protestolar sonrasında kabul etti ve gelinin erkek kardeşleri düğüne katılmayı reddetti. [/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Sonra yine, Stark’ların Eski Kral ve Kraliçe Alysanne’e karşı kötü duyguları, Yeni Lütuf’u Gece Nöbetçilerine vermeye zorlanınca arttı. Bu belkide Stark’ların F.S. 101 yılındaki Büyük Konsey’de Corlys Valeryon ve Prenses Rhaenys’in tarafını tutmalarının sebeplerinden biriydi.
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Daha önce Stark’ların Ejderhaların Dansı’nda aldıkları rolü ele aldık. Şunu eklemeliyiz, Lord Cregan Stark’a Kral II Aegon’a sadakati için pek çok ödül verilmesi gerekti. Hatta ölüme mahkum edilen prens Jacaerys, ejderhası ile Kuzey’e uçtuğunda yapılan “Buz ve Ateş Paktı”nda anlaşmaya varıldığı üzere veliaht olmayan Prenseslerden birini kendi hanesine gelin olarak aldı.
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Günümüzde Lord Ellard Stark’ın Lütuf’u Gece Nöbetine vermekten memnunluk duyduğu söylense de gerçek bunun tam tersidir. Lord Stark’ın kardeşi tarafından Hisar’a yazılan mektupta Üstatlara mülk devretmeye zorlanma ile ilgili örnek olup olmadığı sorulmuş, basitçe Kral Jaehaerys’in isteksiz Stark’ları zorladığı yazılmıştır. Belki Starklar Kara Kule’nin kontrolü altındaki Yeni Lütuf’un kaçınılmaz çöküşünden endişe etti ki Gece Nöbeti her zaman Kuzey’e bakar ve Güney’deki sakinlere pek dikkatini vermez. İşin ilginç yanı, korkulan gerçekleşti ve söylendiği gibi Yeni Lütuf günümüzde Gece Nöbeti’nin küçülmesi ve Duvar’ın ötesindeki akıncıların artan geçiş ücreti bedelleri ile büyük bir nüfus kaybetti. [/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia] [/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Ejderhaların Dansı’ndan sonra açıkça Starklar, Targaryen’lara öncesine göre daha sadık hale geldi. Lord Cregan Stark’ın varisi olan oğlu Genç Ejderha Dorne’u fethemek üzere haraket ettiğinde Targaryen bayrağı altında savaştı. Rickon Stark cesurca savaştı, onun kahramanlıkları Kral Daeron tarafından Dorne Fatihi olarak anlatıldı. Rickon’un Deniz Mızrağı dışındaki ölümü yarı kardeşlerinin sert hüküdarlıklarından dolayı Kuzey’de yıllardır ağıt yakılan son savaşlardan biriydi.[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia] [/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Sonraki yıllarda, Kuzey’de Stark’ların Skagos’lu asilerle anlaşmaya varması, Dagon Greyjoy altındaki Demir Doğumlular’ın yağmalarının yaraları kapatılmış, F.S. 226 yılında gerçekleşen Duvarın ötesinde Kral Raymun Kızılsakal liderliğindeki Yabanıl istilası gerçekleşti. Bunların her birinde Stark’lar öldü. Hanedanın gücü sağlam, kararlı Kışyarı Lord’ları ve entrikalar yüzünden bozulan güneydeki saraylara benzememesi sebebi ile genellikle değişmeden devam etti. Rheagar’ın Lyanna’yı kaçırdıktan sonra Deli Kral Aerys tarafından Starkların hanedan soyu neredeyse tamamen kırıldığı zaman, Deli Kral’ın suçlarına tepki vermek amacı ile kan ve kardeşliklik ile bağ kuran büyük hanelerden oluşturulan birliğin bir parçası olan merhum Lord Rickard, kötü niyetli adamlar tarafından suçlandı.
[/font][/font][/size][/color]
[size=large][font=Georgia]KIŞYARI
[/font][/size]

[size=large][font=Georgia]Kuzey’in en güzel kalesi Kışyarı’dır. Şafak Çağı’ndan beri Stark’ların evidir. Efsaneler Kışyarı’nı Mimar Brandon’ın Uzun Gece’de olarak bilinen Uzun Kış Döneminden sonra inşa ettiğini ve kendi soyu olan Kış Kralları’nın kalesi haline geldiğini söyler. Mimar Brandon çok sayıda zaman dilimi içinde umulmadık sayıda harika işlerle bağlantılıdır (Fırtına Burnu ve Duvar bunlara iki örnektir), hikayeler büyük olasılıkla birden fazla Antik Kral’ı yada farklı Stark Hanesi Krallarını (söz konusu ailenin uzun saltanı süresinde çok sayıda Brandon olmuştur) daha efsanevi bir hale büründürüyor.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Kalenin kendisi özgün bir yapı. Stark’lar temelleri ve kale duvarlarını inşa ederken yer seviyesi ile eşitlemediler. Büyük olasılıkla Kışyarı tek bir ana yapı olarak olarak planlanmanın aksine parça parça yıllar boyunca gelişti. Bazı alimler yüzyılların tüm kanıtları yok etmesine rağmen bağlantılı daire kalelerin bir defada yapılmasını şüpheli buluyor. [/font][/size][font=‘Open Sans’, sans-serif] [/font]

[size=large][font=Georgia]Kışyarı’nın dış duvarları Kral Edrick Buzsakal’ın son yirmi yılında inşa edildi. Edrick’in saltanatı bir aşıra yaklaşsada giderek bunaması sebebi ile hükümdarlığı değişken oldu. Bu durumdan pek çok farklı grup faydanlanmaya çalıştı. En açık tehditler kendi çok sayıda ve dik kafalı varislerinden geldi fakat Demir Doğumlular, Dar Deniz’in diğer tarafındaki köle tacirleri, yabanıllar ve Bolton’lar gibi Kuzey’li hasımları da şanslarını denediler.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Sadece savunmayı güçlendiren iç duvarların 2000 yaşında olduğu tahmin ediliyor ve hatta bazı parçaları daha da eski olabilir. Sonraki yıllarda çevresine bir kale hendeği kazılmış ve kaleye müthiş bir savunma sağlayan ikinci bir duvar hendeğin çevresine kurulmuş. İç duvarlar 30 metre yüksekliğinde, dış duvarlar 25 metre yüksekliğindedir. Eğer bir saldırada dış duvarlar ele geçirilse bile hala onları indirmek için bekleyen mızrak, taş ve okçu kısımları ile iç duvarlar ile karşılaşacaklar.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Gittikçe çoğalan Ejderhaların Dansı’nın başlangıcında Cregan Stark ile Ejderha Vermax’ın sürücüsünün onu tedavi ettiği sırada ejderhanın yumurtalarını Kışyarı’nın duvarların yakınında akan sıcak su kanallarında bıraktığı iddialarını reddedebiliriz. Başüstat Gyldayn hikayeyi parçalar halinde aldığı notlara göre, Ejderha Vermax’ın tek bir yumurta bile yumurtladığına dair kaydedilmediğinden, onun bir erkek ejderha olduğu varsayabiliriz. İnanışa göre Ejderhaların gerektiğinde cinsiyet değiştirdiği yanlış, Üstat Anson’a göre doğrusu, Barth’ın gizli sırları tartıştığı sırada kabul ettiği gibi yanlış anlaşılmış bir metafor.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Duvarların içindeki kale pek çok tek binayı kapsayan ve geniş alana yayılır. Bunların en eskisi uzun süredir kullanılmayan, bodur, çember ve heykelciklerle kaplı İlk Kale olarak bilinen yapıdır. Bazıları bunun İlk İnsanlar tarafından inşa edildiği anlamını çıkarmaktadır fakat Üstat Kennet Andallar gelmeden önce İlk insanlar ve belki ilk gelen Andallar kare şeklinde kuleleri inşa ettiklerini ve o dönemde yapılan bir kulenin çember şeklinde var olamayacağını kesinlikle kanıtladı. Çember şeklinde kuleler daha sonra yapıldı.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]“14 Alev” yada Ejderha Kayası’nın dumanlı dağlarındaki ile aynı ateşin bir benzeri Kışyarı’nın altında ateşlenmektedir. Kışyarı’nın ve kış kasabasının küçük sayıda halkı Kışyarı’nın altında uyuyan bir ejderhanın nefesine ile ısındığını düşünürler. Bu benzetme yumarta iddialarından bile daha aptalcadır ve herhangi bir şekilde ciddiye alınmamalıdır. [/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Bilen biri Kışyarı mimarisinin birçok farklı çağın karışımı olduğunu görebilir. Kışyarı sadece binaları kapsamaz aynı zamanda açık alanlarıda kapsar. Aslında efsanelerin anlattığına göre Mimar Brandon’un ibadet ettiği Tanrı Korusu için 3 dönüm arazi ayrılmıştır. Doğru veya değil korunun kalıntıları itiraz kabul etmez. Kuşku yok ki Tanrı Korusu içinde bulunan ağaçları dondurucu kıştan koruyan sıcak kaynaktan faydalanır.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Aslında Kışyarı arazi etrafına serpilmiş sıcak kaplıcaların varlığı İlk İnsanların Kışyarı topraklarına yerleşme sebebidir. Kış soğunun diplerinde hazır su kaynaklarının –ve sıcak su- ne kadar değerli olduğunu kolayca tahmin edebilirsiniz. Son yüzyıllarda Stark’lar evlerini direk bu kaynakları ısınma amacı ile kullanmak için uygun şekilde yapmışlardır. [/font][/size]


#191

[color=#cacaca][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small]Not : Her seferinde çevirinin altına eklemeye devam ediyorum. Böylece daha önce yazılanları okuyanlar son bölüme inip okuyabileceği gibi, yeni görenler daha önceki parçaları aramaya uğraşmayacaklar. [/size][/font][/size][/color]

[color=#cacaca][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif]Gece Nöbetçileri [/font]eklendi. [/size][/font][/size][/color]

[color=#cacaca][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small]Kuzey’deki son bölüm : Yabanıllar[/size][/font][/size][/color]

[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]KUZEY
[/font][/size]
[/size][/font][/size][/color]

[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kış Krallarının soğuk, geniş ve fethedilemeyen toprakları olan Kuzey’de, Yedi krallıktaki ilk ve en eski aile olan Kışyarı’nın Stark’ları hüküm sürmektedir. Coğrafi ve tarihi şartlar Kuzey’i güneyli komşularından ayırmaktadır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Genel inanışa göre Kuzey, güneydeki diğer altı krallığın toplamı kadar büyük olduğu düşünülmektedir fakat gerçekte diğerlerinin toplamından çok az küçük kalmaktadır. Kuzey’de bugünde olduğu gibi hüküm sürmekte olan Kışyarı’nın Stark’ları toplam alanın üçte birinden biraz daha fazlasına sahipler. Güneyde Boğaz’ın kenarından başlayarak, Kuzey’de Yeni Lütuf’a kadar uzanmaktadır. (Yeni Lütuf Kral I. Jaehaerys’a kadar Stark’lara ait iken daha sonra bu toprağı Gece Nöbetçilerine devredilmiştir).

Kuzeyde harika ormanlar, rüzgarlı ovalar, tepeler ve vadiler, kayalık kıyılar, zirvesi karlı dağlar bulunmaktadır. Kuzey soğuk bir bölge— daha yüksek bataklıklar ve geniş ovalar yüksek dağlara ulaşım imkanı sağlamaktadır—ve bu Kuzey’i Güney’den daha az verimli olmasına sebep olmaktadır. Kar’ın yazın bile yağdığı bilinmektedir ve kışın ölümcül olmaktadır. Klanlar, ilk kar düşer düşmez, kış aylarını geçirdikleri kasabalara giderler.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia]Yüzyıllar boyunca “Yedi Krallık” tartışma konusu olmuştur. Fatih Aegon’dan sonra “Yedi Krallık” olarak kullanım Duvar’dan başlayarak tüm güneyi kapsayacak alana denilmiştir. Bu kullanım aslında krallıklardan birini “Prenses” yönetmesine (Dorne) ve Aegon Targaryen’nın Ejderha Kayası dahil olmaması rağmen kullanılmaktadır.
[/font]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]House Dustin, Kuzey Krallığı Paslanmış Taç üzerinde hak iddaa etmektedir. Buna gerekçe olarak ise soyunun İlk Kral’dan ve sonrasında gelen Hendek Krallarından geldiğini savunmaktadırlar. “Ölüme giden Kennet geçidi” adlı efsanede anlatıldığına göre Efsanevi Hendek, İlk Kral’a rakip olmasın diye yaşayan tüm insanları lanetlemiş. Bu lanet taçta hak iddia edenlerin görünüşlerini değiştirmiş ve onların yaşam enerjisi çekerek yürüyen cesetler gibi görünmelerine sebep olmuştur. Bu hikaye efsaneden başka bir şey olmadığına emin olmamızla beraber, Dustin’lerin kanının Hendek Krallarından geldiğine dair yeterince delil vardır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Hendek Mezarlar -ilgi çekici bir şehir—eğer efsanelere inanırsanız tüm İlk İnsanları yönetmiş ünlü hendek İlk Kral tarafından kurulmuş bir toplanma merkezidir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Düz ve açık bir ovanın ortasındaki bir yer, Stark’lara bağlı sancaktar olan Dustin’ler kurnaz ve iyi yönetimi ile yükselmiş ve Hendek Mezarlar olarak anılarak Dustin’ler tarafından Son Hendek Kralı’nın düşüşüne kadar yönetilmiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzeylilerin İlk insanların torunları olmakla beraber, kanları yavaş yavaş güneyi fetheden Andallar ile karışmaktadır. İlk İnsanların konuştukları gerçek dil olan Eski Lisan, Duvar’ın ötesinde Yabanıllar tarafından konuşulan bir dil haline gelmiş ve kültürlerindeki pek çok şey solup gitmiştir. (Örneğin suçlu ve hainleri yakalandıklarında öldürülüp, bağırsakları ibadet olarak Yürek Ağacına asılırdı)
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzeyde Rat Cook hikayesi anlatılır. Rat Cook Andal Kralına –kimilerine göre Casterly Kayasından Kral II Tywell, diğerlerine göre Vadi’den Kral I Oswell- kendi oğlunu pişirip bir pasta olarak sunmuş. Bu davranışı sebebi ile Rat Cook kendi yavrularını yiyen korkunç bir fareye dönüştürülmüştür. Bu ceza kralın oğlunu öldürdüğü ya da Kralı oğlu ile beslediği için değil, “misafir hakkı”nı ihlal ettiği için verilmiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Fakat Kuzeyliler hala kendi gelenek ve davranışlarından bir şeyleri koruyorlar. Kuzeylilerin yaşamları daha sert şartlarda olmasına rağmen, onlar bunu daha da sertleştirmişler ve güneyli asillerin zevk olarak tanımladığı şeyler çocukça olduğu düşünülmekteler ve avlanma, dövüş gibi Kuzeylilerin en sevdiği konuları bu zevklerden daha değerli görmektedirler.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Hatta evlerinin isimleri, İlk İnsanların kullandığı gibi kısa, sert ve tam olarak bir özellikleri işaretlemektedir. Örnek olarak Stark, Wull, Umber ve Stout gibi hepsinin kökeni Kuzey’de Andalların etkisi görünmeden öncesine dayanmaktadır. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia](Çevirmen notu : Stark Almancada güçlü, İngilizcede sert anlamına gelmektedir)
[/font]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Dikkate değer bir gelenek olarak Kuzeyliler “misafir hakkı”nı koruyorlar. Misafirperverlik geleneğinde, ev sahibi çatısı altında misafirine zarar vermeyeceğini ve kendisinin de aynı şekilde zarar görmemesini önerir. Andallar’da buna benzer bir geleneğe sahipti fakat bu gelenek Güneylilerde belli belirsiz hatırlanmaktadır. üç Stark Lordu tarafından belirlenen, Üstat Egbert tarafından yazıya dökülen “Kuzeyde Adalet ve Adaletsizlik” kurallarında “misafir hakkı” oldukça nadir ihlal edilmesine rağmen değişmeden korunmuş ve oldukça sert olarak “korkunç hainlik” olarak cezalandırılmıştır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzeyde Şovalyelilik nadirdir. Boğazın ötesinde şovalyecilik turnuvaları geçit alayları ve şövalye birliklerini bulmak bir tavuğun dişlerini bulmak kadar zordur. Kuzeyliler atlı mızraklar ile savaşırlar ama mızrak dövüşünü spor olarak nadiren yaparlar, bunun yerine meydan dövüşlerini savaşların yerine tercih edebilirler. Dövüşlerde taraflar yarım gün dayanmak için yarışırlar, meydanı çiğnerler ve köyün yarısı yıkılır. Bu dövüşlerde yaygın olarak ciddi yaralanmalar görülür ve ölüm de görülmemiş şey değildir. Son Ocak’taki harika meydan kavgasında gün bitene kadar ölen kişi sayısının 18’den az almadığı söyleniyor ve bu rakamın yarısı kadar kişinin ise sakat kaldığı. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia] [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia] [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]KIŞ KRALLARI
[/font][/size]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Şarkılar bize Winterfell’den Stark’ların Boğaz’dan başlayan büyük bir alanı 800 yıl boyunca yönettiğini anlatıyor ve onları Kış Kralları (daha çok antik kullanımda) ve Kuzey’in Kralları (daha çok yaşadığımız yüzyıllarda) olarak betimliyor. Hüküm süreleri sabit değildi. Stark’lar savaşlar ile hüküm sürdükleri alanları genişlettiler ya da isyan edenleri alt edip sürgüne zorladılar. Kış Kralları zor zamanların zorlu adamlarıydılar. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Times] [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Eski Şehir’de bulunan Hisar’ın arşivlerindeki eski şarkılar, destanlar Kış Kralları’nın nasıl devleri Kuzey’den sürdüklerini, aynı dönemlerde deri değiştiren (warg) Gaven Greywolf’un nasıl yıktıklarını anlatıyor fakat bize böylesi büyük Kralların ve onların büyük savaşlarının sadece şarkıcıların sözleri ile anlatılanları kaldı.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Tarihsel kanıtlar daha çok Kış Kralları ile Hendek Kralları arasında olan savaştan kalmıştır. Hendek Kralları kendilerini İlk İnsanların Kralları olarak konumlandırmış ve İlk İnsanlar üzerinde nerede olurlarsa olsunlar kendi boyundurukları altında olduklarını iddia etmişlerdir hatta buna Stark’ların kendileri de dahil etmişlerdir. Rünik kayıtlar Dustin’lerin bu çabalarının Onbin Yıl Savaşlarında düzeltildiğini öne sürmektedir. Aslında bu savaşlar serisi 200 yıl kadar sürdüğü, 10.000 yıl sürmesinden daha olasıdır. Savaşın sonunda son Hendek Kralı, Kış Kralına diz çökmüş ve kızını Kış Kralı evlilik için vermiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Hendek Krallarının diz çökertilmesi bile Kış Krallarına Kuzey üzerinden mutlak hakimiyeti sağlamadı. Diğer pek çok küçük krallık kendi alanlarında hüküm sürmüş, mutlak hakimiyeti sağlamak on binlerce yıl ve çok fazla savaş sonunda, sonuncusunun fethine kadar sürmüştür. Teker teker tüm krallıkların ve hanelerin fethi sırasında pek çok gururlu aile ve tarihleri Stark’lar tarafından sonsuza kadar yok edilmiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kış Krallarına bağlı kalmaya zorlanan aileler arasında Kırıktaş Tepesinden Flint’ler, Karahavuz’dan Slate’ler, Son Ocak’tan Umber’ler, Eskikale’den Locke’lar, Derinorman Kalesinden Glover’lar, Taşlıkıyı’dan Fisher’lar, Dereler’den Ryder’lar ve hatta Kuzgunağaç Kalesinden Blackwood’lar sayılabilir ve kendi topraklarından Kış Kralları tarafından sürülmeden önce, kendi geleneceklerini sürdürmüşlerdir. (Eğer Üstat Barneby’in kesinliğine inanılan rünik kayıtlardan olan çevirisine güveniyorsanız bu iddia kanıtlanmaktadır.)[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia] [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Deniz Ejderi Burnun’daki Starkların, Warg Kralını ve onun Ormanın Çocukları ve insan olmayan diğer gruplardan oluşan birliklerini alt ettikleri savaştan bahseden yazmalar Gece Nöbetçilerine ait terkedilmeden önce Gece Kalesindeki arşivlerde bulundu. Warg Kralı’nın son palankasıda düştüğü zaman, oğulları kılıçlarını yere bırakmış, kızları fatihleri tarafından savaş bedeli olarak alınmış, canavarları ve yeşil görenleri de teslim olmuştur. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia] [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Greenwood, Towers, Amber ve Frost aileleri de, daha küçük aileler ve ismi tarihten kaybolmuş küçük krallıklar ile beraber benzer bir son ile karşılaştılar. Aslında Stark’lara en çok acı veren düşmanları Dehşet Kalesinde hüküm süren, Son Nehir ile Beyaz Bıçak arasında ve güneyde Boynuzormanı’na kadar olan bölgeyi yöneten, korkunç Bolton ailesinin Kızıl Kralları olmuştur. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=MS Mincho] [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Stark’lar ve Bolton’lar arasındaki düşmanlık Uzun Gece’ye kadar uzandığı öne sürülmektedir. Bu iki köklü aile arasındaki oldukça fazla savaş geröekleşmiş ve Stark ailesinin zaferi ile bile sona ermemiştir. Kralın soyundan gelen Kral Royce Bolton -isminin ikincisi- Winterfell’i aldığını ve yaktığını söylemiştir ve kendi soyundan gelen IV Royce (tarihte Kızılkol Royce olarak hatırlanır ve bu ünvanı alt ettiği düşmanlarının bağırsaklarını elleri ile söküp çıkardığı için almıştır.) 3 yüzyıl önce aynı şeyi tekrar yaptığını öne sürmüştür. Diğer Kızıl Krallar yakalayıp derisini yüzdükleri Stark prenslerinden yapılan pelerinler giydikleri bilinmektedir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Sonunda, henüz ilk Andal gemileri Dar Deniz’i geçmeye çalışırken, Dehşet Kalesi Stark’ların gücü karşısında düşmüş, tarihte Avcı Roger olarak bilinen son Kızıl Kral, Kış Kralı’na yemin etmiş ve oğullarını rehine olarak Kışyarı’na göndermiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Bolton’ların alt edilmesinden sonra, Stark ailesi için en büyük tehdit denizin diğer tarafından gelmiştir. Kuzeyin en kuzeydeki noktası Duvar ve Gece Nöbetçileri tarafından korunuyordu. Güneyde ise görkemli kale Moat Cailin’in Boğaz’ı çevreleyen bataklıkları, yıkılmış kaleleri, çökmüş duvarları bulunmaktaydı. Moat Cailin’i Bataklık Kralı tuttuğu dönemlerde kralın Bataklık Adamları, güneyden gelen işgalcilere karşı Kuzey’i korudu ve Güneyli Lordların Kuzeye karşı tehditlerine karşı Hendek Kralları, Kızıl Krallar ve Kış Kralları ile birlik kurdu. Kral Rickard Stark Boğaz’ı Stark topraklarına eklediği zaman bile Moat Cailin güneyli güçlere karşı duruşunu bozmadı. Bu dönemlerde Kuzeye karşı yapılan birkaç geçiş denemesi başarılı bir şekilde durduruldu.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzey’in hem doğuda hem batıda uzun, düzensiz kıyıları savunmasız kalmıştı. Kışyarına buralardan sonunda tehdit geldi. Bu tehdit batıda Demir Doğumlular’dı, doğuda ise Andallar.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Andalların yüzlerce, binlerce uzun gemilerinden oluşan birlikleri Güneye ulaştığı gibi Kuzey’e de ulaştı. Ancak Kuzey’de ulaştıkları her yerde Stark’lar ve sancaktarları orada onları karşıladı ve onları denize geri sürdü. Tarihte Aç Kurt olarak bilinen Kral Theon Stark büyük tehditleri savuşturdu, Andal Savaş Lordu Argos Yediyıldız’ı Ağlayan Su Savaşında yenmek için Bolton’lar ile birlik oluşturdu.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Savaş Kış Kralının zaferi ile sonuçlandı. Kral Theon’un şanı kendi donanması üzerinde yükseldi ve pruvasına Argos’un cesedini bağladığı komuta gemisi ile Dar Deniz’i geçerek Andal kıyılarına ulaştı. Söylenene göre, Kral kanlı bir intikam aldı, köyleri yaktı, üç kaleyi ve bir septi ele geçirdi ve yüzlerce adamını buralara yerleştirdi. Aç Kurt bedel olarak katledilen yöneticileri Westeros’a geri götürüp cesetlerini sonra gelecek işgalcilere mesaj olarak, kıyı boyunca dikilen ağaç sütunlarına çiviledi. (Daha sonra egemenliğini Üç Kız Kardeş ve Parmakları kanla kıpkırmızı boyayarak perçinledi fakat bu yeni topraklardaki hakimiyet uzun sürmedi. Kral Theon ayrıca batıda Demir Doğumlular ile savaştı, onları Deniz Canavarı Burnuna ve Ayı Adasına sürdü. Daha sonra Gece Nöbetçilerine yardıma giden Kral, yabanılların bir jenerasyonunun gücünü Duvar’ın ötesinde kırdı.)
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia]Karasu’nun yanında, King Landing üzerinde kurulana kadar Beyaz Liman Yedi Krallık’taki en yeni şehirdi. Ailelerinin büyümesinden ve zenginleşmesinden tedirginlik duyan Kral III Perceon Gardener’ın emri ile Lord Lominar Peake tarafından sürgün edilene kadar Menzil’den Manderly’lerin zenginlikleri ile yükseldi. Beyaz Liman’da kurulan kale ve kulelerin Menzil’den çok Kuzey’dekiler ile ortak yanları bulunmaktadır. Anlatılana göre Yeni Kale Manderly’lerin sürgün edildiğinde kaybettiği kaleleri Dunstonbury’nin bir benzeridir.
[/font]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Andallar geldikten sonra bile, Kral Jon Stark tarafından büyütülmeye devam etti, Dar Deniz’den gelen akıncılar ve köle tacirlerine karşı Beyaz Bıçak’ın ağzında Kurt İni Kalesi kuruldu. (Farklı fikirler olmasına rağmen bazı alimlerin iddiasına göre Andal akınlarının başladığı ilk zamanlarda, Valyria ve Volantis’li köle tacilerine karşı kuruldu)
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Antik Kale yüzyıllar boyunca kendisini yönetmek isteyen hanelerin odağı oldu. Bu hanelere Stark’ların kendisinin bir dalı olan GriStark’lar, Flint’ler, Slate’ler, Long’lar, Holt’lar, Locke’lar ve Ashwood’lar dahildir. Winterfell ve Vadi’nin Andal Kralları arasında süren savaşlar sırasında Kurt İni Kalesi Yaşlı Doğan olarak bilinen Osgood Arryn tarafından kuşatma altına alındı. Yaşlı Doğan’ın oğlu Kral Pençe Oswin kaleyi ele geçirdi ve kendi meşalesini yaktı. Daha sonra kale Üç Kız Kardeşlerden korsan lordları ve Taştan Adım’lardan gelen köle tacirlerinin saldırıları altında kaldı. Bu olaylar fetihten bin yıl önce Manderly’lerin Kuzey’e gelip Kurt İni Kalesinde Kuzey’e yeminlerini sunana kadar sürdü. Kuzey’in kalbine ulaşımı sağlayan nehir olan Beyaz Bıçak’ın savunmasındaki sorun Beyaz Liman’ın yaratıcıları tarafından çözüldü.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzey’in batı kıyısı da defalarca istilacılar tarafından kuşatıldı. Demir Adaların Kralı Harrag Hoare’nin sancaktarları Büyük Wyk, Eski Wyk, Pyke ve Orkmont batı kıyılarına indi ve Aç Kurt pek çok savaşı burada vermek zorunda kaldı. Bir süreliğine Taşlı Kıyı, Harrag’a ve onun demiradamlarına bağlılık yemini etti. Harrag’ın kara kalpli oğlu Tecavüzcü Ravos tarafından Kurt Ormanı kül edildi ve Ayı Adası yağmalandı. Herşeye rağmen Theon Stark Ravos’un bileğini büktü ve demiradamları kıyılarından kovdu. Harrag’ın torunu Kartal Erich tarafından tekrar saldırmak istediler ve Eski Deniz Canavarı Loron Greyjoy tarafından Ayı Adası ve Deniz Canavarı Burnu geri alındı. (Kral Rodrik Stark, Eski Deniz Canavarı’nın ölümünden sonra kaybettiği topraklarını geri istedi ve Deniz Canavarı’nın oğulları ve torunlarına karşı savaştı). Stark’lar ve Demir Doğumlular arasında savaşlar daha sonrada sürdü ama zamanla azaldı.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]DAĞ KLANLARI[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Times] [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzey’in Dağ Klanları genellikle misafirperverlikleri ile tanınırlar ve klanları yöneten küçük lordlar, diğer lordlar ile misafirlerine kimin eli daha açıktır konusunda yarışırlar. Bu klanların büyük kısmı Kurt Ormanının çevresindeki dağlarında, küçük bir kısmı ise yüksek vadilerde ve ovalarda, Buz Körfezi kıyısısı boyunca, kuzeydeki bazı nehirlerin çevresinde yaşıyor olup Stark’lara bağlıdırlar fakat Stark Lordları dağlara adamlarını gönderip onları bastırmadan önce ya da liderlerini Kışyarı’na çağırıp müzakerelerde bulunmadıkları zamanlarda zorluk çıkardıkları zamanlar olmuştur. (“Siyah Çam” ve “Tepelerdeki Kurtlar” gibi şarkılarda bu olaylar anılmaktadır.)
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]En güçlü Kuzeyli klan Buz Körfezi boyunca yaşayan Wulls’lardır. Wulls’lar kıyılarına sürekli akınlar düzenleyip, salonlarını yakan, nakliyelerine saldıran, eşlerini ve kızlarını köle ya da Tuz Karıları yapmak için kaçıran Demir Adamlar’dan nefret ettikleri kadar Yabanıllardan da nefret ederler. Taşlı Kıyı, Ayı Adası, Deniz Ejderi Burnu, Deniz Canavarı Burnu eski zamanlarda Demir Adamlar tarafından tutulmaktaydı. Nitekim, Demir Adalarına yakın olan ve defalarca el değiştire Deniz Canavarı Burnu halkı, üstatlara göre Kuzeyli olduklarında daha çok Demir Doğumlulara yakınlar. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia] [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzey tarihi iddalarına göre Rodrik Stark, Ayı Adasını bir güreş maçını sonrası Demir Adamlarda geri kazandı. Aslında işin aslı Demir Adaların Kralları sıkça kahramanlıklarını ve Deniztaşı Tacını takma haklarını kanıtlamak için güçlerini ortaya koyma gerekseni duymuşlardır. Daha ağırbaşlı olan alimler Demir Adaların Krallarının bu durumu için öne sürdükleri o dönemde güreş olup olmadığı, süreçlerini konuşarak aştıklarıdır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]SKAGOS’UN TAŞ DOĞUMLULARI
[/font][/size]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kan davasının olduğu düşmanlık dolu yüzyıllarda, Dağ Klanları Stark’lara sadakatlerini savaşta ve barışta sürdürdüler. Aynısı dağlık adalardan oluşan Fok Körfezindeki Skagos’ta ikamet eden vahşi halk için söylenemez.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Skagos’lular kendilerine Skagosi, onların Yabanıllardan farklı olmadığını düşünen kuzeyliler ise onlara Skaggs derler. Skagosi’ler kendilerini Taş Doğumlu olarak adlandırır, gerçekte Skagos Eski Dil’de taş demektir. İri yapılı, kıllı, kötü kokulu halk (bazı üstatlar Skagosi’lerin kanlarının Ibben adası halkı ile diğerleri ise devler ile karıştığına inanır) ve deri, cilt ve kürk karışımı giydikleri, Unicorn’lara binerler. Skagosi’ler pek çok kötü söylentinin baş konusudurlar. Onların hala kurban ettikleri insanları ağaç setlerinde sergiledikleri, çevreden geçmesi gereken gemilere sahte ışıklar ile tuzak kurup, tahrip ettikleri, kış dönemlerinde insan eti ile beslendikleri iddia edilir.[/font][/size][/size][/font][/size][/color]

[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Skagosi’lerin daha önce yamyamlık yaptıklarına tam olarak inanılmasa da bugün hala bu adetleri tartışma konusudur. Kıyıdaki Deniz Gözcüsü kalesinde 60 yıl hüküm süren Lord Kumandan Osric Stark’ın hizmetindeki Üstat Balder tarafından derlenen masallar ve öykülerden oluşan derleme olan “Dünya’nın Kıyısı” Skagosi’ler hakkında ana kaynağımızdan Skagosi filosunun Skane adası çevresindeki küçük adacığa inip, Skane kadınlarına tecavüz edip, kaçırdığı, Skane erkeklerini katlettiği Skane bayramı dahil pek çok konuda daha fazlasını bulunmaktadır. Bu doğru olsun yada olmasın, Skane’den geriye rüzgarlı tepelerde ve ıssız kıyılarda insanların yaşadığını kanıtlayan ıssız kalıntılar, yıkılmış taşlar, otlarla kaplanmış temellerden başka bir şey kalmamıştır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Hisar Üstatları daha önce Skagos’luların “unicorn” ile dalga geçmişlerdi. İtibarsız tüccarlar tarafından satılmaya çalışılan “unicorn boynuzu”na duyulan güven, balina avcılarının avladıkları balinaların boynuzlarına olan güvenden fazla olmamıştır. Ancak Doğugözcüsünün Üstadı tarafından Skagos’ta ünlü olan çok değişik bir tür boynuz görüldü. Aynı zamanda Skagos’ta ticaret yapacak kadar cesur olan denizcilerin, Taşdoğumlu Skagos Lordlarının harika, tüylü, baynuzlu korkunç canavarlara bindikleri ve tırmanması sırasında çok temkinli olmanız gereken dağlara tırmandıkları gözlerine iliştiği söylerler. Bu değişik yaratığın yaşayan bir örneği yada iskeleti bile eğitimler için araştırılmış fakat hiçbiri Eskişehir’e getirilememiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Adalarında nadir görülmesine rağmen, Taşdoğumlunun Mühür Körfezini geçip ticaret yapması yada daha çoğunlukla baskınlar düzenlemesi, onları denizde basıp, güçlerini kıran, tüm gemilerini yıkan, Kral Brandon Stark – isminin dokuzuncusu- dönemine kadar görülürdü. Kayıtlı tarihin büyük kısmına göre, Skagos’lular adalarına ticaret etmek için çıkan tüccarları öldürmeyi seven, izole edilmiş yaşayan, ilkel, vahşi bir halk olarak kaldılar. Skagos’luların zevklerine uygun deri, obsidiyan bıçaklar ve okbaşları, unicorn boynuzları teklif ettiklerinde ticareti kabul edebiliyorlar.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Bazı Skagosi’lerde Gece Nöbetine hizmet etmişlerdir. 1000 yıldan fazla zaman önce, bir Karga (Skagos’ta asilliğe geçen bir klan üyesi) bir dönem Lord Kumandan bile olmuştu. “Siyah Kentaur Kronolojisi” bir Stane’nin (başka bir Skagos ailesinin üyesi) ölmeden kısa süre önce Baş Korucu’luğa yüksekdiği söylenir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia]Kentaur, mitolojide üst kısmı insan alt kısmı at olan bir yaratıktır.
[/font]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Skagos, hem onları fethetmek için araştıran Krallar hem de sadakatlerini devam ettirmek isteyen Lordlardan oluşan Stark’lar için bela kaynağı oldu. Nitekim, yakın tarihte hüküm sürmüş Kral II Dearon Targaryen (İyi Dearon) döneminde Skagos adası Winterfell Lordu’na karşı isyan başlattı. İsyan yıllarca sürdü ve bastırılmadan önce Siyahkılıç Barth olarak bilinen Winterfell Lordu Barthogan Stark dahil binlerce hayata mal oldu.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]BOĞAZ’IN BATAKLIK ADAMLARI
[/font][/size]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzey’in son (bazılarına göre en küçük) insan topluluğu Yüzen Adalar’da yurtlarını ve kulübelerini kuran, bataklık adamları olarak bilinen Yurt halkıdır. Küçük ve sinsi insanlar (bazılarına göre fiziksel olarak ufak yapılı olmalarının sebebi geçmişte Ormanın Çocukları ile evlenmeleri fakat büyük ihtimalle fiziklerinin sebebi bataklıkta tahıl yetiştirememeleri ve yetersiz beslenme, batalık ve tuz bataklığı olan bir bölgede yaşamaları, çoğunlukla balık, kurbağa, kertenkele ile varlıklarını sürdürmeleridir) olan bataklık adamları oldukça ketum ve kendilerini sürekli korumayı tercih ederler. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]

[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Boğaz’ın Güneyinde yaşayan Nehir halkı, Bataklık Adamları için su ile nefes aldıklarını, perdeli parmaklara sahip olduklarını, ayaklarının kurbağaya benzediklerini ve Kurbağa Mızrakları ve Oklarında zehir kullandıklarını söylerler. Son söyleneni kesinlikle belirtmek gerekiyordu ki yeterince doğru bir açıklamadır, çoğu tüccar onlardan çok az tahıl yada sebze alırken, çok miktarda tuhaf araç-gereçler alır ve bunların değerini anlamak için Hisar’daki Üstatlara götürürler. Fakat belirtilen diğer özellikleri için Yedi Krallıkta diğer insanlardan daha ufak tefek olmalarına ve kendilerine özgü giyim tarzları olmasına rağmen yeterince kanıt bulunmamaktadır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Uzun zaman önce, tarihsel iddialara göre, Bataklık adamları Bataklık Kralı tarafından yönetildi. Şarkıcılar onların aslan kertenkelelerine binip, zıpkına benzeyen Kurbağa Mızrakları kullandıklarını söylerler fakat bu kulağa oldukça hayal ürünü gibi gelir. Eğer bu Bataklık Kralları eğer anladığımız kadarı ile gerçeklerse neredeler ? Büyüküstat Eyron Bataklık Adamların kendi krallarını eski tanrılardan esinlenerek kendileri ile eşit gördüklerini yazmış, gözlerinin tuhaf bir renk olduğunu, çocukların yaptığı gibi hayvanları ile konuştuklarını söyler.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Gerçek her ne olursa olsun, Bataklık Kralı olarak bilinen son kişi Kral Rickard Stark (sıcak doğası sebebi ile bazen Kuzey’de Gülen Kurt olarak anılır) tarafından öldürülüp, kızını da kendine eş olarak aldı ve bunun üzerine Bataklık Adamları diz çöküp, Kışyarı’nın hakimiyetini kabul etmiştir. Sonraki yüzyılllarda Grisu Gözcüsünün Reed’leri Stark’ların sağlam bir müttefiği haline gelmişlerdir. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]

[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]KIŞYARI LORDLARI
[/font][/size]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Fetihten ve Yedi Krallığın bir parçası haline geldikten sonra Stark’lar Kral yerine Kuzey’in Bekçileri olup, Demir Taht’a sadakat yemini etti fakat kendi bölgeleri içinde en büyük güç olarak kalmaya devam ettiler. Torrhen Stark Kış Krallarının antik tacından vazgeçmiş olsa da oğulları Targaryen boyunduruğundan o kadar memnun olmadı ve kendi aralarında isyan edip, Stark bayrağını açmayı Kral Torrhen’in kabul edip etmeyeceğini değerlendirdiler .
[/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Kraliçe Rhaenys’in Büyük Haneleri evlilikler ile birbirine bağlama çabaları, Anti-Targaryen düşüncelerini daha da körükledi. Torrhen Stark’ın genç ve talihsiz kızı Vadi Lordu ile evlendi. Bu Rhaenys tarafından zorlanan barış sağlayıcı evliliklerden biriydi. Fakat Hisar’da muhafaza edilen bazı mektupların iddialarına göre Stark’lar bu anlaşmaları büyük protestolar sonrasında kabul etti ve gelinin erkek kardeşleri düğüne katılmayı reddetti. [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Sonra yine, Stark’ların Eski Kral ve Kraliçe Alysanne’e karşı kötü duyguları, Yeni Lütuf’u Gece Nöbetçilerine vermeye zorlanınca arttı. Bu belkide Stark’ların F.S. 101 yılındaki Büyük Konsey’de Corlys Valeryon ve Prenses Rhaenys’in tarafını tutmalarının sebeplerinden biriydi.
[/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Daha önce Stark’ların Ejderhaların Dansı’nda aldıkları rolü ele aldık. Şunu eklemeliyiz, Lord Cregan Stark’a Kral II Aegon’a sadakati için pek çok ödül verilmesi gerekti. Hatta ölüme mahkum edilen prens Jacaerys, ejderhası ile Kuzey’e uçtuğunda yapılan “Buz ve Ateş Paktı”nda anlaşmaya varıldığı üzere veliaht olmayan Prenseslerden birini kendi hanesine gelin olarak aldı.
[/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Günümüzde Lord Ellard Stark’ın Lütuf’u Gece Nöbetine vermekten memnunluk duyduğu söylense de gerçek bunun tam tersidir. Lord Stark’ın kardeşi tarafından Hisar’a yazılan mektupta Üstatlara mülk devretmeye zorlanma ile ilgili örnek olup olmadığı sorulmuş, basitçe Kral Jaehaerys’in isteksiz Stark’ları zorladığı yazılmıştır. Belki Starklar Kara Kule’nin kontrolü altındaki Yeni Lütuf’un kaçınılmaz çöküşünden endişe etti ki Gece Nöbeti her zaman Kuzey’e bakar ve Güney’deki sakinlere pek dikkatini vermez. İşin ilginç yanı, korkulan gerçekleşti ve söylendiği gibi Yeni Lütuf günümüzde Gece Nöbeti’nin küçülmesi ve Duvar’ın ötesindeki akıncıların artan geçiş ücreti bedelleri ile büyük bir nüfus kaybetti. [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia] [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Ejderhaların Dansı’ndan sonra açıkça Starklar, Targaryen’lara öncesine göre daha sadık hale geldi. Lord Cregan Stark’ın varisi olan oğlu Genç Ejderha Dorne’u fethemek üzere haraket ettiğinde Targaryen bayrağı altında savaştı. Rickon Stark cesurca savaştı, onun kahramanlıkları Kral Daeron tarafından Dorne Fatihi olarak anlatıldı. Rickon’un Deniz Mızrağı dışındaki ölümü yarı kardeşlerinin sert hüküdarlıklarından dolayı Kuzey’de yıllardır ağıt yakılan son savaşlardan biriydi.[/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia] [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Sonraki yıllarda, Kuzey’de Stark’ların Skagos’lu asilerle anlaşmaya varması, Dagon Greyjoy altındaki Demir Doğumlular’ın yağmalarının yaraları kapatılmış, F.S. 226 yılında gerçekleşen Duvarın ötesinde Kral Raymun Kızılsakal liderliğindeki Yabanıl istilası gerçekleşti. Bunların her birinde Stark’lar öldü. Hanedanın gücü sağlam, kararlı Kışyarı Lord’ları ve entrikalar yüzünden bozulan güneydeki saraylara benzememesi sebebi ile genellikle değişmeden devam etti. Rheagar’ın Lyanna’yı kaçırdıktan sonra Deli Kral Aerys tarafından Starkların hanedan soyu neredeyse tamamen kırıldığı zaman, Deli Kral’ın suçlarına tepki vermek amacı ile kan ve kardeşliklik ile bağ kuran büyük hanelerden oluşturulan birliğin bir parçası olan merhum Lord Rickard, kötü niyetli adamlar tarafından suçlandı.
[/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]KIŞYARI
[/font][/size]
[/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Kuzey’in en güzel kalesi Kışyarı’dır. Şafak Çağı’ndan beri Stark’ların evidir. Efsaneler Kışyarı’nı Mimar Brandon’ın Uzun Gece’de olarak bilinen Uzun Kış Döneminden sonra inşa ettiğini ve kendi soyu olan Kış Kralları’nın kalesi haline geldiğini söyler. Mimar Brandon çok sayıda zaman dilimi içinde umulmadık sayıda harika işlerle bağlantılıdır (Fırtına Burnu ve Duvar bunlara iki örnektir), hikayeler büyük olasılıkla birden fazla Antik Kral’ı yada farklı Stark Hanesi Krallarını (söz konusu ailenin uzun saltanı süresinde çok sayıda Brandon olmuştur) daha efsanevi bir hale büründürüyor.
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Kalenin kendisi özgün bir yapı. Stark’lar temelleri ve kale duvarlarını inşa ederken yer seviyesi ile eşitlemediler. Büyük olasılıkla Kışyarı tek bir ana yapı olarak olarak planlanmanın aksine parça parça yıllar boyunca gelişti. Bazı alimler yüzyılların tüm kanıtları yok etmesine rağmen bağlantılı daire kalelerin bir defada yapılmasını şüpheli buluyor. [/font][/font][/size][/color][color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif] [/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif] [/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Kışyarı’nın dış duvarları Kral Edrick Buzsakal’ın son yirmi yılında inşa edildi. Edrick’in saltanatı bir aşıra yaklaşsada giderek bunaması sebebi ile hükümdarlığı değişken oldu. Bu durumdan pek çok farklı grup faydanlanmaya çalıştı. En açık tehditler kendi çok sayıda ve dik kafalı varislerinden geldi fakat Demir Doğumlular, Dar Deniz’in diğer tarafındaki köle tacirleri, yabanıllar ve Bolton’lar gibi Kuzey’li hasımları da şanslarını denediler.
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Sadece savunmayı güçlendiren iç duvarların 2000 yaşında olduğu tahmin ediliyor ve hatta bazı parçaları daha da eski olabilir. Sonraki yıllarda çevresine bir kale hendeği kazılmış ve kaleye müthiş bir savunma sağlayan ikinci bir duvar hendeğin çevresine kurulmuş. İç duvarlar 30 metre yüksekliğinde, dış duvarlar 25 metre yüksekliğindedir. Eğer bir saldırada dış duvarlar ele geçirilse bile hala onları indirmek için bekleyen mızrak, taş ve okçu kısımları ile iç duvarlar ile karşılaşacaklar.
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Gittikçe çoğalan Ejderhaların Dansı’nın başlangıcında Cregan Stark ile Ejderha Vermax’ın sürücüsünün onu tedavi ettiği sırada ejderhanın yumurtalarını Kışyarı’nın duvarların yakınında akan sıcak su kanallarında bıraktığı iddialarını reddedebiliriz. Başüstat Gyldayn hikayeyi parçalar halinde aldığı notlara göre, Ejderha Vermax’ın tek bir yumurta bile yumurtladığına dair kaydedilmediğinden, onun bir erkek ejderha olduğu varsayabiliriz. İnanışa göre Ejderhaların gerektiğinde cinsiyet değiştirdiği yanlış, Üstat Anson’a göre doğrusu, Barth’ın gizli sırları tartıştığı sırada kabul ettiği gibi yanlış anlaşılmış bir metafor.
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Duvarların içindeki kale pek çok tek binayı kapsayan ve geniş alana yayılır. Bunların en eskisi uzun süredir kullanılmayan, bodur, çember ve heykelciklerle kaplı İlk Kale olarak bilinen yapıdır. Bazıları bunun İlk İnsanlar tarafından inşa edildiği anlamını çıkarmaktadır fakat Üstat Kennet Andallar gelmeden önce İlk insanlar ve belki ilk gelen Andallar kare şeklinde kuleleri inşa ettiklerini ve o dönemde yapılan bir kulenin çember şeklinde var olamayacağını kesinlikle kanıtladı. Çember şeklinde kuleler daha sonra yapıldı.
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]“14 Alev” yada Ejderha Kayası’nın dumanlı dağlarındaki ile aynı ateşin bir benzeri Kışyarı’nın altında ateşlenmektedir. Kışyarı’nın ve kış kasabasının küçük sayıda halkı Kışyarı’nın altında uyuyan bir ejderhanın nefesine ile ısındığını düşünürler. Bu benzetme yumarta iddialarından bile daha aptalcadır ve herhangi bir şekilde ciddiye alınmamalıdır. [/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Bilen biri Kışyarı mimarisinin birçok farklı çağın karışımı olduğunu görebilir. Kışyarı sadece binaları kapsamaz aynı zamanda açık alanlarıda kapsar. Aslında efsanelerin anlattığına göre Mimar Brandon’un ibadet ettiği Tanrı Korusu için 3 dönüm arazi ayrılmıştır. Doğru veya değil korunun kalıntıları itiraz kabul etmez. Kuşku yok ki Tanrı Korusu içinde bulunan ağaçları dondurucu kıştan koruyan sıcak kaynaktan faydalanır.
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Aslında Kışyarı arazi etrafına serpilmiş sıcak kaplıcaların varlığı İlk İnsanların Kışyarı topraklarına yerleşme sebebidir. Kış soğunun diplerinde hazır su kaynaklarının –ve sıcak su- ne kadar değerli olduğunu kolayca tahmin edebilirsiniz. Son yüzyıllarda Stark’lar evlerini direk bu kaynakları ısınma amacı ile kullanmak için uygun şekilde yapmışlardır. [/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif]
[/font][/size][/color] [size=xx-large][font=Georgia]D[/font][/size][size=large][font=Georgia]UVAR VE [/font][/size][size=xx-large][font=Georgia]Ö[/font][/size][size=large][font=Georgia]TESİ
[/font][/size]

[size=large][font=Georgia]GECE NÖBETÇİLERİ
[/font][/size]

[size=large][font=Georgia]Yedi Krallıkta eşsiz olan Gece Nöbetçileridir, yüzlerce, binlerce yıldır Duvar’ı koruyan yeminli kardeşlik, Uzun Gece’den sonra doğmuş, Diğerlerini mağlup eden Uzun Kış dönemi insanları tarafından kurulmuştur.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Gece Nöbetçilerinin tarihi oldukça uzun. Hikayeler hala Duvar’ın Kara Kardeşlerini ve onların asil görevlerini anlatır. Fakat Kahramanlar Çağı uzun zaman önce sona erdi ve Diğerleri binlerce yıldır görünmedi, eğer gerçekten var olduysalar.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Yıldan yıla Nöbet küçüldü. Nöbetin kendi kayıtları küçülmenin Fatih Aegon ve kız kardeşlerinin çağından önce başladığını kanıtlıyor. Herşeye rağmen Nöbetin Kara Kardeşleri hala diyarın insanlarını ellerinden geldiği kadar mertçe koruyorlar, tehditler artık Diğerleri değil, tehditler vahşiler, devler, yeşil görüşlüler, warglar, deri değiştirenler ve çocuk masallarından ve efsanelerden gelen diğer canavarlar. Daha ziyade taştan baltalar ve sopalarla silahlanmış barbar yabanıllar. Emin olarak vahşi olduklarını söyleyebiliriz, erkekleri fakat kesinlikle disiplinli savaşçılar değiller.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Her zaman böyle değildi. Efsaneler doğru olsun yada olmasın, İlk İnsanlar ve Ormanın Çocuklar (ve eğer şarkıcılara inanırsak devler) bir şeyden Duvar’ı beraber kuracak kadar korktukları çok açık. Bu harika yapı en basit şekli ile Dünya’nın harikaları arasındadır. İlk atılan temelleri taştan olabilir –üstatlar buna katılmıyor- ama şimdi görünen yüzlerce fersah uzunluğunda buz. İlk insanların kızaklar kullanarak taşıdığı dev bloklar halinde kesilmiş malzemeler çevredeki göllerden sağlandı ve tek tek duvara eklendi. Ve şimdi, binlerce yıl sonra, Duvar’ın en yüksek noktası 200 metreden daha uzun (gerçi uzunluk duvarın dışındaki çevrenin değiştiği gibi yüzlerce fersah uzunlukta bir bölümde önemli ölçüde değişti)
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Efsaneler, Devlerin Duvar’ın yapımına dev buz bloklarını taşıyarak yardım ettiğini söyler, belki bunda bir gerçek payı vardır fakat hikayeler devleri gerçek olamayacak kadar büyük ve güçlü olarak anlatır. Aynı efsaneler Ormanın Çocuklarının buz ve taş taşıyarak olmasa da büyüleri ile Duvar’ın yapımına yardım ettiklerini söyler. Fakat efsaneler her zaman şüphelidirler.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Buz Duvarının gölgesinde Gece Nöbeti Yedi Krallıktaki hiçbir kaleye benzemeyen 19 güçlü kale kurdu. Kaleler onları güneyden koruyacak herhangi bir perde yada defansif özelliği yoktu. Gece Nöbeti Kuzey’den gelecek düşmanlara karşı gerekenden fazla öncem verirken, güneyden gelebilecek bir düşman olmadığı konusunda ısrarcı oldular.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]En eskisi ve en büyüğü olan Gece Kalesi, Nöbetin küçülmesine paralel olarak ve büyüklüğü ve bakımının masraflı olması sebebi ile 200 yıldan uzun süre önce terk edildi. Gece Kulesi hala kullanımdayken hizmet etmiş Üstatlar kule genişletildiği bir kaç defa onu yüzyıllarca açık tuttular ve orijinal halinde bulunan kulenin altındaki derin mahzenleri korudular.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Gece Kulesi binlerce yıldan fazla süre Nöbet’in yönetim merkezi olmuştur, içerisinde bazılarının BaşÜstat Harmune’nin “Duvardaki Nöbetçiler” yazılan pek çok efsane gerçekleşti. Bu hikayelerin en eskisi soluk bir büyücü kadın ile beraber olan efsanevi “Gece Kralı”dır. Gece Kulesini Kış Kralı Brandon Stark (Duvarın Ötesindeki Kral Joramun ile kurulan ittifak) onları yenmeden önce Gece Kralı ve onun ceset kraliçesi 13 yıl boyunca beraber yönettiler, Daha sonra ise Gece Kralı’nın ismini unutulmasını sağladı.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Hisar’ın Başüstadı Gece Kralı’nın Lord Kumandan olabileceği, Nöbete katıldığı ilk günlerde burayı kendi krallığı olarak yeniden şekillendirmek istediği gibi tüm bu hikayeleri red etmektedir. Fikir olarak belki Ceset Kraliçe’nin Hendek’ten gelen gücü kendi lehine kullanmak isteyen ve mezarından gelen Hendek Kralı’nın kızı olabileceğini belirtir. Gece Kralı hikayeyi kimin anlattığına göre değişecek şekilde bir Bolton olduğu, Woodfoot olduğu, Umber olduğu, Flint olduğu, Norrey olduğu ve hatta Stark olduğu söylenir. Diğer tüm hikayeler gibi, anlatan kişi onu daha çekici yapar.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]GECE NÖBETÇİLERİNİN KALELERİ
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]A[/font][/size][font=Georgia]KTİF[/font]
[size=large][font=Georgia]Gölge Kule, Kara Kule (Nöbet’in Lord Kumandanın yönetim kalesi), Doğu’daki Deniz Gözcüsü
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]T[/font][/size][font=Georgia]ERKEDİLMİŞ [/font]
[size=large][font=Georgia]Köprüdeki Batı Gözcüsü, Devriye Durağı, Boz Kalkan, Taşkapı, Kırağı Tepesi, Buz Kalkan, Gece Kulesi, Derin Göl, Meşe Kalkan, Havuzdaki Orman Gözcüsü, Gölge Kule, Buzizi, Kara Kale, Samur Kale, Kafiye Kapısı, Uzun Mezar, Meşaleler, Yeşil Kalkan, Kraliçe Kapısı (İyi Kraliçe Alysanne’yi onurlandırmak için değişmeden önceki eski ismi Kar Kapısı)
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Yedi Krallıktaki ilk askeri birlik diyebileceğimiz Gece Nöbetçileri (Hepsi Duvarı koruma amacı ile silah eğitimi almış) 3 gruba bölünmüştür.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]1)[size=xx-small][font=Times New Roman] [/font][/size][/font][/size][size=large][font=Georgia]Kahyalar : Nöbetin yiyecek, giyecek ve savaşmak için gereken diğer tüm ihtiyaçlarını karşılar.[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]2)[size=xx-small][font=Times New Roman] [/font][/size][/font][/size][size=large][font=Georgia]İnşaatçılar : Duvar ve Kaleleri onarır[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]3)[size=xx-small][font=Times New Roman] [/font][/size][/font][/size][size=large][font=Georgia]Koruyucular : Duvar’ın ötesinde Yabanıllara karşı savaşırlar
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Nöbetin en ileri gelenleri üst düzey subaylar Lord Kumandan tarafından yönetilir. Lord Kumandan seçimle atanır. Nöbetteki okuma yazması olmayan eski suçlulardan, büyük evlerin evlatlarına kadar her bir kişi kendilerini daha iyi yöneteceğini düşündüğü kişiye oy atar. Oyların çoğunluğunu alan kişi, Nöbeti ölümüne kadar yönetir. Bu gelenek Nöbet’e iyi bir şekilde hizmet etmiştir ve kimse bu düzeni yıkmaya asla başaramamıştır. (beş yüz yıl önce Lord Kumanda Runcel Hightower’ın nöbeti piç oğluna bırakmaya çalışması gibi)
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Maalesef, Gece Nöbeti ile ilgili bugün ki en önemli gerçek çöküşte olduğu. Daha önce büyük bir amaca hizmet etmiş olabilir fakat Ötekiler gerçekten var olmuş olsa bile, binlerce yıldır görünmüyorlar ve diyar için hiçbir tehdit bulunmuyor. Gece Nöbetinin şuan karşı karşıya olduğu tehdit Yabanıllardır. Oysa ki sadece Duvarın Ötesindeki Kral Yabanılları yönettiğinde diyarın halkına tehdit olmaktalar.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Duvar, insanlara giderek artan bir şekilde çok masraflı gelmeye başlıyor. Nöbetin sadece 3 kalesi aktif olarak kullanılıyor, Aegon ve kız kardeşleri geldiği zamanda göre Nöbet onda birine düştü ve hala yük olarak görünüyor. Bazıları Nöbeti katillerin, tecavüzcülerin, kaçakların ve diğer türevlerinin hizmet etmek bahanesi altında kaçma yolu olduğunu düşünüyor. Ve diğerleri bu insanların eline silah verip onları eğitmenin akıllıca olup olmadığını sorguluyor. Yabanılların baskınları tehditten çok bir sıkıntı, bazı bilgeler ise Nöbeti dağıtıp, Kuzey’li Lordların yönetim alanlarını Duvar boyunca genişletip, onların Yabanılları sürmesini önermektedir. [/font][/size]
[size=large][font=Georgia] [/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Gerçek şu ki Kuzeyliler Nöbeti aktif tutmayı bir onur sayıyorlar ve Kara Kule, Gölge Kule, Doğudaki Deniz Gözcüsündeki Kara Kardeşlerin açlıktan ölmemesi için yiyecek stoklarında önemli bir kısmını Lütuf’ta depoluyorlar. Kuzeylilerin bu yıllık hediyeleri Nöbete desteklerinin bir simgesidir.[/font][/size]


#192

Kuzey bölümünün çevirisi tamamlandı. En son Yabanıllar bölümü eklendi.

[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]KUZEY
[/font][/size]
[/size][/font][/size][/color]

[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kış Krallarının soğuk, geniş ve fethedilemeyen toprakları olan Kuzey’de, Yedi krallıktaki ilk ve en eski aile olan Kışyarı’nın Stark’ları hüküm sürmektedir. Coğrafi ve tarihi şartlar Kuzey’i güneyli komşularından ayırmaktadır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Genel inanışa göre Kuzey, güneydeki diğer altı krallığın toplamı kadar büyük olduğu düşünülmektedir fakat gerçekte diğerlerinin toplamından çok az küçük kalmaktadır. Kuzey’de bugünde olduğu gibi hüküm sürmekte olan Kışyarı’nın Stark’ları toplam alanın üçte birinden biraz daha fazlasına sahipler. Güneyde Boğaz’ın kenarından başlayarak, Kuzey’de Yeni Lütuf’a kadar uzanmaktadır. (Yeni Lütuf Kral I. Jaehaerys’a kadar Stark’lara ait iken daha sonra bu toprağı Gece Nöbetçilerine devredilmiştir).

Kuzeyde harika ormanlar, rüzgarlı ovalar, tepeler ve vadiler, kayalık kıyılar, zirvesi karlı dağlar bulunmaktadır. Kuzey soğuk bir bölge— daha yüksek bataklıklar ve geniş ovalar yüksek dağlara ulaşım imkanı sağlamaktadır—ve bu Kuzey’i Güney’den daha az verimli olmasına sebep olmaktadır. Kar’ın yazın bile yağdığı bilinmektedir ve kışın ölümcül olmaktadır. Klanlar, ilk kar düşer düşmez, kış aylarını geçirdikleri kasabalara giderler.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia]Yüzyıllar boyunca “Yedi Krallık” tartışma konusu olmuştur. Fatih Aegon’dan sonra “Yedi Krallık” olarak kullanım Duvar’dan başlayarak tüm güneyi kapsayacak alana denilmiştir. Bu kullanım aslında krallıklardan birini “Prenses” yönetmesine (Dorne) ve Aegon Targaryen’nın Ejderha Kayası dahil olmaması rağmen kullanılmaktadır.
[/font]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]House Dustin, Kuzey Krallığı Paslanmış Taç üzerinde hak iddaa etmektedir. Buna gerekçe olarak ise soyunun İlk Kral’dan ve sonrasında gelen Hendek Krallarından geldiğini savunmaktadırlar. “Ölüme giden Kennet geçidi” adlı efsanede anlatıldığına göre Efsanevi Hendek, İlk Kral’a rakip olmasın diye yaşayan tüm insanları lanetlemiş. Bu lanet taçta hak iddia edenlerin görünüşlerini değiştirmiş ve onların yaşam enerjisi çekerek yürüyen cesetler gibi görünmelerine sebep olmuştur. Bu hikaye efsaneden başka bir şey olmadığına emin olmamızla beraber, Dustin’lerin kanının Hendek Krallarından geldiğine dair yeterince delil vardır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Hendek Mezarlar -ilgi çekici bir şehir—eğer efsanelere inanırsanız tüm İlk İnsanları yönetmiş ünlü hendek İlk Kral tarafından kurulmuş bir toplanma merkezidir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Düz ve açık bir ovanın ortasındaki bir yer, Stark’lara bağlı sancaktar olan Dustin’ler kurnaz ve iyi yönetimi ile yükselmiş ve Hendek Mezarlar olarak anılarak Dustin’ler tarafından Son Hendek Kralı’nın düşüşüne kadar yönetilmiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzeylilerin İlk insanların torunları olmakla beraber, kanları yavaş yavaş güneyi fetheden Andallar ile karışmaktadır. İlk İnsanların konuştukları gerçek dil olan Eski Lisan, Duvar’ın ötesinde Yabanıllar tarafından konuşulan bir dil haline gelmiş ve kültürlerindeki pek çok şey solup gitmiştir. (Örneğin suçlu ve hainleri yakalandıklarında öldürülüp, bağırsakları ibadet olarak Yürek Ağacına asılırdı)
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzeyde Rat Cook hikayesi anlatılır. Rat Cook Andal Kralına –kimilerine göre Casterly Kayasından Kral II Tywell, diğerlerine göre Vadi’den Kral I Oswell- kendi oğlunu pişirip bir pasta olarak sunmuş. Bu davranışı sebebi ile Rat Cook kendi yavrularını yiyen korkunç bir fareye dönüştürülmüştür. Bu ceza kralın oğlunu öldürdüğü ya da Kralı oğlu ile beslediği için değil, “misafir hakkı”nı ihlal ettiği için verilmiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Fakat Kuzeyliler hala kendi gelenek ve davranışlarından bir şeyleri koruyorlar. Kuzeylilerin yaşamları daha sert şartlarda olmasına rağmen, onlar bunu daha da sertleştirmişler ve güneyli asillerin zevk olarak tanımladığı şeyler çocukça olduğu düşünülmekteler ve avlanma, dövüş gibi Kuzeylilerin en sevdiği konuları bu zevklerden daha değerli görmektedirler.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Hatta evlerinin isimleri, İlk İnsanların kullandığı gibi kısa, sert ve tam olarak bir özellikleri işaretlemektedir. Örnek olarak Stark, Wull, Umber ve Stout gibi hepsinin kökeni Kuzey’de Andalların etkisi görünmeden öncesine dayanmaktadır. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia](Çevirmen notu : Stark Almancada güçlü, İngilizcede sert anlamına gelmektedir)
[/font]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Dikkate değer bir gelenek olarak Kuzeyliler “misafir hakkı”nı koruyorlar. Misafirperverlik geleneğinde, ev sahibi çatısı altında misafirine zarar vermeyeceğini ve kendisinin de aynı şekilde zarar görmemesini önerir. Andallar’da buna benzer bir geleneğe sahipti fakat bu gelenek Güneylilerde belli belirsiz hatırlanmaktadır. üç Stark Lordu tarafından belirlenen, Üstat Egbert tarafından yazıya dökülen “Kuzeyde Adalet ve Adaletsizlik” kurallarında “misafir hakkı” oldukça nadir ihlal edilmesine rağmen değişmeden korunmuş ve oldukça sert olarak “korkunç hainlik” olarak cezalandırılmıştır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzeyde Şovalyelilik nadirdir. Boğazın ötesinde şovalyecilik turnuvaları geçit alayları ve şövalye birliklerini bulmak bir tavuğun dişlerini bulmak kadar zordur. Kuzeyliler atlı mızraklar ile savaşırlar ama mızrak dövüşünü spor olarak nadiren yaparlar, bunun yerine meydan dövüşlerini savaşların yerine tercih edebilirler. Dövüşlerde taraflar yarım gün dayanmak için yarışırlar, meydanı çiğnerler ve köyün yarısı yıkılır. Bu dövüşlerde yaygın olarak ciddi yaralanmalar görülür ve ölüm de görülmemiş şey değildir. Son Ocak’taki harika meydan kavgasında gün bitene kadar ölen kişi sayısının 18’den az almadığı söyleniyor ve bu rakamın yarısı kadar kişinin ise sakat kaldığı. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia] [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia] [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]KIŞ KRALLARI
[/font][/size]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Şarkılar bize Winterfell’den Stark’ların Boğaz’dan başlayan büyük bir alanı 800 yıl boyunca yönettiğini anlatıyor ve onları Kış Kralları (daha çok antik kullanımda) ve Kuzey’in Kralları (daha çok yaşadığımız yüzyıllarda) olarak betimliyor. Hüküm süreleri sabit değildi. Stark’lar savaşlar ile hüküm sürdükleri alanları genişlettiler ya da isyan edenleri alt edip sürgüne zorladılar. Kış Kralları zor zamanların zorlu adamlarıydılar. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Times] [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Eski Şehir’de bulunan Hisar’ın arşivlerindeki eski şarkılar, destanlar Kış Kralları’nın nasıl devleri Kuzey’den sürdüklerini, aynı dönemlerde deri değiştiren (warg) Gaven Greywolf’un nasıl yıktıklarını anlatıyor fakat bize böylesi büyük Kralların ve onların büyük savaşlarının sadece şarkıcıların sözleri ile anlatılanları kaldı.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Tarihsel kanıtlar daha çok Kış Kralları ile Hendek Kralları arasında olan savaştan kalmıştır. Hendek Kralları kendilerini İlk İnsanların Kralları olarak konumlandırmış ve İlk İnsanlar üzerinde nerede olurlarsa olsunlar kendi boyundurukları altında olduklarını iddia etmişlerdir hatta buna Stark’ların kendileri de dahil etmişlerdir. Rünik kayıtlar Dustin’lerin bu çabalarının Onbin Yıl Savaşlarında düzeltildiğini öne sürmektedir. Aslında bu savaşlar serisi 200 yıl kadar sürdüğü, 10.000 yıl sürmesinden daha olasıdır. Savaşın sonunda son Hendek Kralı, Kış Kralına diz çökmüş ve kızını Kış Kralı evlilik için vermiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Hendek Krallarının diz çökertilmesi bile Kış Krallarına Kuzey üzerinden mutlak hakimiyeti sağlamadı. Diğer pek çok küçük krallık kendi alanlarında hüküm sürmüş, mutlak hakimiyeti sağlamak on binlerce yıl ve çok fazla savaş sonunda, sonuncusunun fethine kadar sürmüştür. Teker teker tüm krallıkların ve hanelerin fethi sırasında pek çok gururlu aile ve tarihleri Stark’lar tarafından sonsuza kadar yok edilmiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kış Krallarına bağlı kalmaya zorlanan aileler arasında Kırıktaş Tepesinden Flint’ler, Karahavuz’dan Slate’ler, Son Ocak’tan Umber’ler, Eskikale’den Locke’lar, Derinorman Kalesinden Glover’lar, Taşlıkıyı’dan Fisher’lar, Dereler’den Ryder’lar ve hatta Kuzgunağaç Kalesinden Blackwood’lar sayılabilir ve kendi topraklarından Kış Kralları tarafından sürülmeden önce, kendi geleneceklerini sürdürmüşlerdir. (Eğer Üstat Barneby’in kesinliğine inanılan rünik kayıtlardan olan çevirisine güveniyorsanız bu iddia kanıtlanmaktadır.)[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia] [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Deniz Ejderi Burnun’daki Starkların, Warg Kralını ve onun Ormanın Çocukları ve insan olmayan diğer gruplardan oluşan birliklerini alt ettikleri savaştan bahseden yazmalar Gece Nöbetçilerine ait terkedilmeden önce Gece Kalesindeki arşivlerde bulundu. Warg Kralı’nın son palankasıda düştüğü zaman, oğulları kılıçlarını yere bırakmış, kızları fatihleri tarafından savaş bedeli olarak alınmış, canavarları ve yeşil görenleri de teslim olmuştur. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia] [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Greenwood, Towers, Amber ve Frost aileleri de, daha küçük aileler ve ismi tarihten kaybolmuş küçük krallıklar ile beraber benzer bir son ile karşılaştılar. Aslında Stark’lara en çok acı veren düşmanları Dehşet Kalesinde hüküm süren, Son Nehir ile Beyaz Bıçak arasında ve güneyde Boynuzormanı’na kadar olan bölgeyi yöneten, korkunç Bolton ailesinin Kızıl Kralları olmuştur. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=MS Mincho] [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Stark’lar ve Bolton’lar arasındaki düşmanlık Uzun Gece’ye kadar uzandığı öne sürülmektedir. Bu iki köklü aile arasındaki oldukça fazla savaş geröekleşmiş ve Stark ailesinin zaferi ile bile sona ermemiştir. Kralın soyundan gelen Kral Royce Bolton -isminin ikincisi- Winterfell’i aldığını ve yaktığını söylemiştir ve kendi soyundan gelen IV Royce (tarihte Kızılkol Royce olarak hatırlanır ve bu ünvanı alt ettiği düşmanlarının bağırsaklarını elleri ile söküp çıkardığı için almıştır.) 3 yüzyıl önce aynı şeyi tekrar yaptığını öne sürmüştür. Diğer Kızıl Krallar yakalayıp derisini yüzdükleri Stark prenslerinden yapılan pelerinler giydikleri bilinmektedir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Sonunda, henüz ilk Andal gemileri Dar Deniz’i geçmeye çalışırken, Dehşet Kalesi Stark’ların gücü karşısında düşmüş, tarihte Avcı Roger olarak bilinen son Kızıl Kral, Kış Kralı’na yemin etmiş ve oğullarını rehine olarak Kışyarı’na göndermiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Bolton’ların alt edilmesinden sonra, Stark ailesi için en büyük tehdit denizin diğer tarafından gelmiştir. Kuzeyin en kuzeydeki noktası Duvar ve Gece Nöbetçileri tarafından korunuyordu. Güneyde ise görkemli kale Moat Cailin’in Boğaz’ı çevreleyen bataklıkları, yıkılmış kaleleri, çökmüş duvarları bulunmaktaydı. Moat Cailin’i Bataklık Kralı tuttuğu dönemlerde kralın Bataklık Adamları, güneyden gelen işgalcilere karşı Kuzey’i korudu ve Güneyli Lordların Kuzeye karşı tehditlerine karşı Hendek Kralları, Kızıl Krallar ve Kış Kralları ile birlik kurdu. Kral Rickard Stark Boğaz’ı Stark topraklarına eklediği zaman bile Moat Cailin güneyli güçlere karşı duruşunu bozmadı. Bu dönemlerde Kuzeye karşı yapılan birkaç geçiş denemesi başarılı bir şekilde durduruldu.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzey’in hem doğuda hem batıda uzun, düzensiz kıyıları savunmasız kalmıştı. Kışyarına buralardan sonunda tehdit geldi. Bu tehdit batıda Demir Doğumlular’dı, doğuda ise Andallar.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Andalların yüzlerce, binlerce uzun gemilerinden oluşan birlikleri Güneye ulaştığı gibi Kuzey’e de ulaştı. Ancak Kuzey’de ulaştıkları her yerde Stark’lar ve sancaktarları orada onları karşıladı ve onları denize geri sürdü. Tarihte Aç Kurt olarak bilinen Kral Theon Stark büyük tehditleri savuşturdu, Andal Savaş Lordu Argos Yediyıldız’ı Ağlayan Su Savaşında yenmek için Bolton’lar ile birlik oluşturdu.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Savaş Kış Kralının zaferi ile sonuçlandı. Kral Theon’un şanı kendi donanması üzerinde yükseldi ve pruvasına Argos’un cesedini bağladığı komuta gemisi ile Dar Deniz’i geçerek Andal kıyılarına ulaştı. Söylenene göre, Kral kanlı bir intikam aldı, köyleri yaktı, üç kaleyi ve bir septi ele geçirdi ve yüzlerce adamını buralara yerleştirdi. Aç Kurt bedel olarak katledilen yöneticileri Westeros’a geri götürüp cesetlerini sonra gelecek işgalcilere mesaj olarak, kıyı boyunca dikilen ağaç sütunlarına çiviledi. (Daha sonra egemenliğini Üç Kız Kardeş ve Parmakları kanla kıpkırmızı boyayarak perçinledi fakat bu yeni topraklardaki hakimiyet uzun sürmedi. Kral Theon ayrıca batıda Demir Doğumlular ile savaştı, onları Deniz Canavarı Burnuna ve Ayı Adasına sürdü. Daha sonra Gece Nöbetçilerine yardıma giden Kral, yabanılların bir jenerasyonunun gücünü Duvar’ın ötesinde kırdı.)
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia]Karasu’nun yanında, King Landing üzerinde kurulana kadar Beyaz Liman Yedi Krallık’taki en yeni şehirdi. Ailelerinin büyümesinden ve zenginleşmesinden tedirginlik duyan Kral III Perceon Gardener’ın emri ile Lord Lominar Peake tarafından sürgün edilene kadar Menzil’den Manderly’lerin zenginlikleri ile yükseldi. Beyaz Liman’da kurulan kale ve kulelerin Menzil’den çok Kuzey’dekiler ile ortak yanları bulunmaktadır. Anlatılana göre Yeni Kale Manderly’lerin sürgün edildiğinde kaybettiği kaleleri Dunstonbury’nin bir benzeridir.
[/font]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Andallar geldikten sonra bile, Kral Jon Stark tarafından büyütülmeye devam etti, Dar Deniz’den gelen akıncılar ve köle tacirlerine karşı Beyaz Bıçak’ın ağzında Kurt İni Kalesi kuruldu. (Farklı fikirler olmasına rağmen bazı alimlerin iddiasına göre Andal akınlarının başladığı ilk zamanlarda, Valyria ve Volantis’li köle tacilerine karşı kuruldu)
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Antik Kale yüzyıllar boyunca kendisini yönetmek isteyen hanelerin odağı oldu. Bu hanelere Stark’ların kendisinin bir dalı olan GriStark’lar, Flint’ler, Slate’ler, Long’lar, Holt’lar, Locke’lar ve Ashwood’lar dahildir. Winterfell ve Vadi’nin Andal Kralları arasında süren savaşlar sırasında Kurt İni Kalesi Yaşlı Doğan olarak bilinen Osgood Arryn tarafından kuşatma altına alındı. Yaşlı Doğan’ın oğlu Kral Pençe Oswin kaleyi ele geçirdi ve kendi meşalesini yaktı. Daha sonra kale Üç Kız Kardeşlerden korsan lordları ve Taştan Adım’lardan gelen köle tacirlerinin saldırıları altında kaldı. Bu olaylar fetihten bin yıl önce Manderly’lerin Kuzey’e gelip Kurt İni Kalesinde Kuzey’e yeminlerini sunana kadar sürdü. Kuzey’in kalbine ulaşımı sağlayan nehir olan Beyaz Bıçak’ın savunmasındaki sorun Beyaz Liman’ın yaratıcıları tarafından çözüldü.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzey’in batı kıyısı da defalarca istilacılar tarafından kuşatıldı. Demir Adaların Kralı Harrag Hoare’nin sancaktarları Büyük Wyk, Eski Wyk, Pyke ve Orkmont batı kıyılarına indi ve Aç Kurt pek çok savaşı burada vermek zorunda kaldı. Bir süreliğine Taşlı Kıyı, Harrag’a ve onun demiradamlarına bağlılık yemini etti. Harrag’ın kara kalpli oğlu Tecavüzcü Ravos tarafından Kurt Ormanı kül edildi ve Ayı Adası yağmalandı. Herşeye rağmen Theon Stark Ravos’un bileğini büktü ve demiradamları kıyılarından kovdu. Harrag’ın torunu Kartal Erich tarafından tekrar saldırmak istediler ve Eski Deniz Canavarı Loron Greyjoy tarafından Ayı Adası ve Deniz Canavarı Burnu geri alındı. (Kral Rodrik Stark, Eski Deniz Canavarı’nın ölümünden sonra kaybettiği topraklarını geri istedi ve Deniz Canavarı’nın oğulları ve torunlarına karşı savaştı). Stark’lar ve Demir Doğumlular arasında savaşlar daha sonrada sürdü ama zamanla azaldı.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]DAĞ KLANLARI[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Times] [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzey’in Dağ Klanları genellikle misafirperverlikleri ile tanınırlar ve klanları yöneten küçük lordlar, diğer lordlar ile misafirlerine kimin eli daha açıktır konusunda yarışırlar. Bu klanların büyük kısmı Kurt Ormanının çevresindeki dağlarında, küçük bir kısmı ise yüksek vadilerde ve ovalarda, Buz Körfezi kıyısısı boyunca, kuzeydeki bazı nehirlerin çevresinde yaşıyor olup Stark’lara bağlıdırlar fakat Stark Lordları dağlara adamlarını gönderip onları bastırmadan önce ya da liderlerini Kışyarı’na çağırıp müzakerelerde bulunmadıkları zamanlarda zorluk çıkardıkları zamanlar olmuştur. (“Siyah Çam” ve “Tepelerdeki Kurtlar” gibi şarkılarda bu olaylar anılmaktadır.)
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]En güçlü Kuzeyli klan Buz Körfezi boyunca yaşayan Wulls’lardır. Wulls’lar kıyılarına sürekli akınlar düzenleyip, salonlarını yakan, nakliyelerine saldıran, eşlerini ve kızlarını köle ya da Tuz Karıları yapmak için kaçıran Demir Adamlar’dan nefret ettikleri kadar Yabanıllardan da nefret ederler. Taşlı Kıyı, Ayı Adası, Deniz Ejderi Burnu, Deniz Canavarı Burnu eski zamanlarda Demir Adamlar tarafından tutulmaktaydı. Nitekim, Demir Adalarına yakın olan ve defalarca el değiştire Deniz Canavarı Burnu halkı, üstatlara göre Kuzeyli olduklarında daha çok Demir Doğumlulara yakınlar. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia] [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzey tarihi iddalarına göre Rodrik Stark, Ayı Adasını bir güreş maçını sonrası Demir Adamlarda geri kazandı. Aslında işin aslı Demir Adaların Kralları sıkça kahramanlıklarını ve Deniztaşı Tacını takma haklarını kanıtlamak için güçlerini ortaya koyma gerekseni duymuşlardır. Daha ağırbaşlı olan alimler Demir Adaların Krallarının bu durumu için öne sürdükleri o dönemde güreş olup olmadığı, süreçlerini konuşarak aştıklarıdır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]SKAGOS’UN TAŞ DOĞUMLULARI
[/font][/size]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kan davasının olduğu düşmanlık dolu yüzyıllarda, Dağ Klanları Stark’lara sadakatlerini savaşta ve barışta sürdürdüler. Aynısı dağlık adalardan oluşan Fok Körfezindeki Skagos’ta ikamet eden vahşi halk için söylenemez.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Skagos’lular kendilerine Skagosi, onların Yabanıllardan farklı olmadığını düşünen kuzeyliler ise onlara Skaggs derler. Skagosi’ler kendilerini Taş Doğumlu olarak adlandırır, gerçekte Skagos Eski Dil’de taş demektir. İri yapılı, kıllı, kötü kokulu halk (bazı üstatlar Skagosi’lerin kanlarının Ibben adası halkı ile diğerleri ise devler ile karıştığına inanır) ve deri, cilt ve kürk karışımı giydikleri, Unicorn’lara binerler. Skagosi’ler pek çok kötü söylentinin baş konusudurlar. Onların hala kurban ettikleri insanları ağaç setlerinde sergiledikleri, çevreden geçmesi gereken gemilere sahte ışıklar ile tuzak kurup, tahrip ettikleri, kış dönemlerinde insan eti ile beslendikleri iddia edilir.[/font][/size][/size][/font][/size][/color]

[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Skagosi’lerin daha önce yamyamlık yaptıklarına tam olarak inanılmasa da bugün hala bu adetleri tartışma konusudur. Kıyıdaki Deniz Gözcüsü kalesinde 60 yıl hüküm süren Lord Kumandan Osric Stark’ın hizmetindeki Üstat Balder tarafından derlenen masallar ve öykülerden oluşan derleme olan “Dünya’nın Kıyısı” Skagosi’ler hakkında ana kaynağımızdan Skagosi filosunun Skane adası çevresindeki küçük adacığa inip, Skane kadınlarına tecavüz edip, kaçırdığı, Skane erkeklerini katlettiği Skane bayramı dahil pek çok konuda daha fazlasını bulunmaktadır. Bu doğru olsun yada olmasın, Skane’den geriye rüzgarlı tepelerde ve ıssız kıyılarda insanların yaşadığını kanıtlayan ıssız kalıntılar, yıkılmış taşlar, otlarla kaplanmış temellerden başka bir şey kalmamıştır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Hisar Üstatları daha önce Skagos’luların “unicorn” ile dalga geçmişlerdi. İtibarsız tüccarlar tarafından satılmaya çalışılan “unicorn boynuzu”na duyulan güven, balina avcılarının avladıkları balinaların boynuzlarına olan güvenden fazla olmamıştır. Ancak Doğugözcüsünün Üstadı tarafından Skagos’ta ünlü olan çok değişik bir tür boynuz görüldü. Aynı zamanda Skagos’ta ticaret yapacak kadar cesur olan denizcilerin, Taşdoğumlu Skagos Lordlarının harika, tüylü, baynuzlu korkunç canavarlara bindikleri ve tırmanması sırasında çok temkinli olmanız gereken dağlara tırmandıkları gözlerine iliştiği söylerler. Bu değişik yaratığın yaşayan bir örneği yada iskeleti bile eğitimler için araştırılmış fakat hiçbiri Eskişehir’e getirilememiştir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Adalarında nadir görülmesine rağmen, Taşdoğumlunun Mühür Körfezini geçip ticaret yapması yada daha çoğunlukla baskınlar düzenlemesi, onları denizde basıp, güçlerini kıran, tüm gemilerini yıkan, Kral Brandon Stark – isminin dokuzuncusu- dönemine kadar görülürdü. Kayıtlı tarihin büyük kısmına göre, Skagos’lular adalarına ticaret etmek için çıkan tüccarları öldürmeyi seven, izole edilmiş yaşayan, ilkel, vahşi bir halk olarak kaldılar. Skagos’luların zevklerine uygun deri, obsidiyan bıçaklar ve okbaşları, unicorn boynuzları teklif ettiklerinde ticareti kabul edebiliyorlar.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Bazı Skagosi’lerde Gece Nöbetine hizmet etmişlerdir. 1000 yıldan fazla zaman önce, bir Karga (Skagos’ta asilliğe geçen bir klan üyesi) bir dönem Lord Kumandan bile olmuştu. “Siyah Kentaur Kronolojisi” bir Stane’nin (başka bir Skagos ailesinin üyesi) ölmeden kısa süre önce Baş Korucu’luğa yüksekdiği söylenir.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][font=Georgia]Kentaur, mitolojide üst kısmı insan alt kısmı at olan bir yaratıktır.
[/font]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Skagos, hem onları fethetmek için araştıran Krallar hem de sadakatlerini devam ettirmek isteyen Lordlardan oluşan Stark’lar için bela kaynağı oldu. Nitekim, yakın tarihte hüküm sürmüş Kral II Dearon Targaryen (İyi Dearon) döneminde Skagos adası Winterfell Lordu’na karşı isyan başlattı. İsyan yıllarca sürdü ve bastırılmadan önce Siyahkılıç Barth olarak bilinen Winterfell Lordu Barthogan Stark dahil binlerce hayata mal oldu.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]BOĞAZ’IN BATAKLIK ADAMLARI
[/font][/size]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kuzey’in son (bazılarına göre en küçük) insan topluluğu Yüzen Adalar’da yurtlarını ve kulübelerini kuran, bataklık adamları olarak bilinen Yurt halkıdır. Küçük ve sinsi insanlar (bazılarına göre fiziksel olarak ufak yapılı olmalarının sebebi geçmişte Ormanın Çocukları ile evlenmeleri fakat büyük ihtimalle fiziklerinin sebebi bataklıkta tahıl yetiştirememeleri ve yetersiz beslenme, batalık ve tuz bataklığı olan bir bölgede yaşamaları, çoğunlukla balık, kurbağa, kertenkele ile varlıklarını sürdürmeleridir) olan bataklık adamları oldukça ketum ve kendilerini sürekli korumayı tercih ederler. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]

[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Boğaz’ın Güneyinde yaşayan Nehir halkı, Bataklık Adamları için su ile nefes aldıklarını, perdeli parmaklara sahip olduklarını, ayaklarının kurbağaya benzediklerini ve Kurbağa Mızrakları ve Oklarında zehir kullandıklarını söylerler. Son söyleneni kesinlikle belirtmek gerekiyordu ki yeterince doğru bir açıklamadır, çoğu tüccar onlardan çok az tahıl yada sebze alırken, çok miktarda tuhaf araç-gereçler alır ve bunların değerini anlamak için Hisar’daki Üstatlara götürürler. Fakat belirtilen diğer özellikleri için Yedi Krallıkta diğer insanlardan daha ufak tefek olmalarına ve kendilerine özgü giyim tarzları olmasına rağmen yeterince kanıt bulunmamaktadır.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Uzun zaman önce, tarihsel iddialara göre, Bataklık adamları Bataklık Kralı tarafından yönetildi. Şarkıcılar onların aslan kertenkelelerine binip, zıpkına benzeyen Kurbağa Mızrakları kullandıklarını söylerler fakat bu kulağa oldukça hayal ürünü gibi gelir. Eğer bu Bataklık Kralları eğer anladığımız kadarı ile gerçeklerse neredeler ? Büyüküstat Eyron Bataklık Adamların kendi krallarını eski tanrılardan esinlenerek kendileri ile eşit gördüklerini yazmış, gözlerinin tuhaf bir renk olduğunu, çocukların yaptığı gibi hayvanları ile konuştuklarını söyler.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Gerçek her ne olursa olsun, Bataklık Kralı olarak bilinen son kişi Kral Rickard Stark (sıcak doğası sebebi ile bazen Kuzey’de Gülen Kurt olarak anılır) tarafından öldürülüp, kızını da kendine eş olarak aldı ve bunun üzerine Bataklık Adamları diz çöküp, Kışyarı’nın hakimiyetini kabul etmiştir. Sonraki yüzyılllarda Grisu Gözcüsünün Reed’leri Stark’ların sağlam bir müttefiği haline gelmişlerdir. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]

[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]KIŞYARI LORDLARI
[/font][/size]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Fetihten ve Yedi Krallığın bir parçası haline geldikten sonra Stark’lar Kral yerine Kuzey’in Bekçileri olup, Demir Taht’a sadakat yemini etti fakat kendi bölgeleri içinde en büyük güç olarak kalmaya devam ettiler. Torrhen Stark Kış Krallarının antik tacından vazgeçmiş olsa da oğulları Targaryen boyunduruğundan o kadar memnun olmadı ve kendi aralarında isyan edip, Stark bayrağını açmayı Kral Torrhen’in kabul edip etmeyeceğini değerlendirdiler .
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Kraliçe Rhaenys’in Büyük Haneleri evlilikler ile birbirine bağlama çabaları, Anti-Targaryen düşüncelerini daha da körükledi. Torrhen Stark’ın genç ve talihsiz kızı Vadi Lordu ile evlendi. Bu Rhaenys tarafından zorlanan barış sağlayıcı evliliklerden biriydi. Fakat Hisar’da muhafaza edilen bazı mektupların iddialarına göre Stark’lar bu anlaşmaları büyük protestolar sonrasında kabul etti ve gelinin erkek kardeşleri düğüne katılmayı reddetti. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Sonra yine, Stark’ların Eski Kral ve Kraliçe Alysanne’e karşı kötü duyguları, Yeni Lütuf’u Gece Nöbetçilerine vermeye zorlanınca arttı. Bu belkide Stark’ların F.S. 101 yılındaki Büyük Konsey’de Corlys Valeryon ve Prenses Rhaenys’in tarafını tutmalarının sebeplerinden biriydi.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Daha önce Stark’ların Ejderhaların Dansı’nda aldıkları rolü ele aldık. Şunu eklemeliyiz, Lord Cregan Stark’a Kral II Aegon’a sadakati için pek çok ödül verilmesi gerekti. Hatta ölüme mahkum edilen prens Jacaerys, ejderhası ile Kuzey’e uçtuğunda yapılan “Buz ve Ateş Paktı”nda anlaşmaya varıldığı üzere veliaht olmayan Prenseslerden birini kendi hanesine gelin olarak aldı.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Günümüzde Lord Ellard Stark’ın Lütuf’u Gece Nöbetine vermekten memnunluk duyduğu söylense de gerçek bunun tam tersidir. Lord Stark’ın kardeşi tarafından Hisar’a yazılan mektupta Üstatlara mülk devretmeye zorlanma ile ilgili örnek olup olmadığı sorulmuş, basitçe Kral Jaehaerys’in isteksiz Stark’ları zorladığı yazılmıştır. Belki Starklar Kara Kule’nin kontrolü altındaki Yeni Lütuf’un kaçınılmaz çöküşünden endişe etti ki Gece Nöbeti her zaman Kuzey’e bakar ve Güney’deki sakinlere pek dikkatini vermez. İşin ilginç yanı, korkulan gerçekleşti ve söylendiği gibi Yeni Lütuf günümüzde Gece Nöbeti’nin küçülmesi ve Duvar’ın ötesindeki akıncıların artan geçiş ücreti bedelleri ile büyük bir nüfus kaybetti. [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia] [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Ejderhaların Dansı’ndan sonra açıkça Starklar, Targaryen’lara öncesine göre daha sadık hale geldi. Lord Cregan Stark’ın varisi olan oğlu Genç Ejderha Dorne’u fethemek üzere haraket ettiğinde Targaryen bayrağı altında savaştı. Rickon Stark cesurca savaştı, onun kahramanlıkları Kral Daeron tarafından Dorne Fatihi olarak anlatıldı. Rickon’un Deniz Mızrağı dışındaki ölümü yarı kardeşlerinin sert hüküdarlıklarından dolayı Kuzey’de yıllardır ağıt yakılan son savaşlardan biriydi.[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia] [/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]Sonraki yıllarda, Kuzey’de Stark’ların Skagos’lu asilerle anlaşmaya varması, Dagon Greyjoy altındaki Demir Doğumlular’ın yağmalarının yaraları kapatılmış, F.S. 226 yılında gerçekleşen Duvarın ötesinde Kral Raymun Kızılsakal liderliğindeki Yabanıl istilası gerçekleşti. Bunların her birinde Stark’lar öldü. Hanedanın gücü sağlam, kararlı Kışyarı Lord’ları ve entrikalar yüzünden bozulan güneydeki saraylara benzememesi sebebi ile genellikle değişmeden devam etti. Rheagar’ın Lyanna’yı kaçırdıktan sonra Deli Kral Aerys tarafından Starkların hanedan soyu neredeyse tamamen kırıldığı zaman, Deli Kral’ın suçlarına tepki vermek amacı ile kan ve kardeşliklik ile bağ kuran büyük hanelerden oluşturulan birliğin bir parçası olan merhum Lord Rickard, kötü niyetli adamlar tarafından suçlandı.
[/font][/size][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small][size=large][font=Georgia]KIŞYARI
[/font][/size]
[/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Kuzey’in en güzel kalesi Kışyarı’dır. Şafak Çağı’ndan beri Stark’ların evidir. Efsaneler Kışyarı’nı Mimar Brandon’ın Uzun Gece’de olarak bilinen Uzun Kış Döneminden sonra inşa ettiğini ve kendi soyu olan Kış Kralları’nın kalesi haline geldiğini söyler. Mimar Brandon çok sayıda zaman dilimi içinde umulmadık sayıda harika işlerle bağlantılıdır (Fırtına Burnu ve Duvar bunlara iki örnektir), hikayeler büyük olasılıkla birden fazla Antik Kral’ı yada farklı Stark Hanesi Krallarını (söz konusu ailenin uzun saltanı süresinde çok sayıda Brandon olmuştur) daha efsanevi bir hale büründürüyor.
[/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Kalenin kendisi özgün bir yapı. Stark’lar temelleri ve kale duvarlarını inşa ederken yer seviyesi ile eşitlemediler. Büyük olasılıkla Kışyarı tek bir ana yapı olarak olarak planlanmanın aksine parça parça yıllar boyunca gelişti. Bazı alimler yüzyılların tüm kanıtları yok etmesine rağmen bağlantılı daire kalelerin bir defada yapılmasını şüpheli buluyor. [/font][/size][/font][/size][/color][color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small] [/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small] [/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Kışyarı’nın dış duvarları Kral Edrick Buzsakal’ın son yirmi yılında inşa edildi. Edrick’in saltanatı bir aşıra yaklaşsada giderek bunaması sebebi ile hükümdarlığı değişken oldu. Bu durumdan pek çok farklı grup faydanlanmaya çalıştı. En açık tehditler kendi çok sayıda ve dik kafalı varislerinden geldi fakat Demir Doğumlular, Dar Deniz’in diğer tarafındaki köle tacirleri, yabanıllar ve Bolton’lar gibi Kuzey’li hasımları da şanslarını denediler.
[/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Sadece savunmayı güçlendiren iç duvarların 2000 yaşında olduğu tahmin ediliyor ve hatta bazı parçaları daha da eski olabilir. Sonraki yıllarda çevresine bir kale hendeği kazılmış ve kaleye müthiş bir savunma sağlayan ikinci bir duvar hendeğin çevresine kurulmuş. İç duvarlar 30 metre yüksekliğinde, dış duvarlar 25 metre yüksekliğindedir. Eğer bir saldırada dış duvarlar ele geçirilse bile hala onları indirmek için bekleyen mızrak, taş ve okçu kısımları ile iç duvarlar ile karşılaşacaklar.
[/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Gittikçe çoğalan Ejderhaların Dansı’nın başlangıcında Cregan Stark ile Ejderha Vermax’ın sürücüsünün onu tedavi ettiği sırada ejderhanın yumurtalarını Kışyarı’nın duvarların yakınında akan sıcak su kanallarında bıraktığı iddialarını reddedebiliriz. Başüstat Gyldayn hikayeyi parçalar halinde aldığı notlara göre, Ejderha Vermax’ın tek bir yumurta bile yumurtladığına dair kaydedilmediğinden, onun bir erkek ejderha olduğu varsayabiliriz. İnanışa göre Ejderhaların gerektiğinde cinsiyet değiştirdiği yanlış, Üstat Anson’a göre doğrusu, Barth’ın gizli sırları tartıştığı sırada kabul ettiği gibi yanlış anlaşılmış bir metafor.
[/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Duvarların içindeki kale pek çok tek binayı kapsayan ve geniş alana yayılır. Bunların en eskisi uzun süredir kullanılmayan, bodur, çember ve heykelciklerle kaplı İlk Kale olarak bilinen yapıdır. Bazıları bunun İlk İnsanlar tarafından inşa edildiği anlamını çıkarmaktadır fakat Üstat Kennet Andallar gelmeden önce İlk insanlar ve belki ilk gelen Andallar kare şeklinde kuleleri inşa ettiklerini ve o dönemde yapılan bir kulenin çember şeklinde var olamayacağını kesinlikle kanıtladı. Çember şeklinde kuleler daha sonra yapıldı.
[/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]“14 Alev” yada Ejderha Kayası’nın dumanlı dağlarındaki ile aynı ateşin bir benzeri Kışyarı’nın altında ateşlenmektedir. Kışyarı’nın ve kış kasabasının küçük sayıda halkı Kışyarı’nın altında uyuyan bir ejderhanın nefesine ile ısındığını düşünürler. Bu benzetme yumarta iddialarından bile daha aptalcadır ve herhangi bir şekilde ciddiye alınmamalıdır. [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Bilen biri Kışyarı mimarisinin birçok farklı çağın karışımı olduğunu görebilir. Kışyarı sadece binaları kapsamaz aynı zamanda açık alanlarıda kapsar. Aslında efsanelerin anlattığına göre Mimar Brandon’un ibadet ettiği Tanrı Korusu için 3 dönüm arazi ayrılmıştır. Doğru veya değil korunun kalıntıları itiraz kabul etmez. Kuşku yok ki Tanrı Korusu içinde bulunan ağaçları dondurucu kıştan koruyan sıcak kaynaktan faydalanır.
[/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]Aslında Kışyarı arazi etrafına serpilmiş sıcak kaplıcaların varlığı İlk İnsanların Kışyarı topraklarına yerleşme sebebidir. Kış soğunun diplerinde hazır su kaynaklarının –ve sıcak su- ne kadar değerli olduğunu kolayca tahmin edebilirsiniz. Son yüzyıllarda Stark’lar evlerini direk bu kaynakları ısınma amacı ile kullanmak için uygun şekilde yapmışlardır. [/font][/size][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=small]
[/size][/font][/size][/color][color=#bdbdbd][size=xx-large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]D[/font][/font][/size][/color][color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]UVAR VE [/font][/size][/font][/size][/color][color=#bdbdbd][size=xx-large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Ö[/font][/font][/size][/color][color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]TESİ
[/font][/size]
[/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=small][font=‘Open Sans’, sans-serif][size=large][font=Georgia]GECE NÖBETÇİLERİ
[/font][/size]
[/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Yedi Krallıkta eşsiz olan Gece Nöbetçileridir, yüzlerce, binlerce yıldır Duvar’ı koruyan yeminli kardeşlik, Uzun Gece’den sonra doğmuş, Diğerlerini mağlup eden Uzun Kış dönemi insanları tarafından kurulmuştur.
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Gece Nöbetçilerinin tarihi oldukça uzun. Hikayeler hala Duvar’ın Kara Kardeşlerini ve onların asil görevlerini anlatır. Fakat Kahramanlar Çağı uzun zaman önce sona erdi ve Diğerleri binlerce yıldır görünmedi, eğer gerçekten var olduysalar.
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Yıldan yıla Nöbet küçüldü. Nöbetin kendi kayıtları küçülmenin Fatih Aegon ve kız kardeşlerinin çağından önce başladığını kanıtlıyor. Herşeye rağmen Nöbetin Kara Kardeşleri hala diyarın insanlarını ellerinden geldiği kadar mertçe koruyorlar, tehditler artık Diğerleri değil, tehditler vahşiler, devler, yeşil görüşlüler, warglar, deri değiştirenler ve çocuk masallarından ve efsanelerden gelen diğer canavarlar. Daha ziyade taştan baltalar ve sopalarla silahlanmış barbar yabanıllar. Emin olarak vahşi olduklarını söyleyebiliriz, erkekleri fakat kesinlikle disiplinli savaşçılar değiller.
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Her zaman böyle değildi. Efsaneler doğru olsun yada olmasın, İlk İnsanlar ve Ormanın Çocuklar (ve eğer şarkıcılara inanırsak devler) bir şeyden Duvar’ı beraber kuracak kadar korktukları çok açık. Bu harika yapı en basit şekli ile Dünya’nın harikaları arasındadır. İlk atılan temelleri taştan olabilir –üstatlar buna katılmıyor- ama şimdi görünen yüzlerce fersah uzunluğunda buz. İlk insanların kızaklar kullanarak taşıdığı dev bloklar halinde kesilmiş malzemeler çevredeki göllerden sağlandı ve tek tek duvara eklendi. Ve şimdi, binlerce yıl sonra, Duvar’ın en yüksek noktası 200 metreden daha uzun (gerçi uzunluk duvarın dışındaki çevrenin değiştiği gibi yüzlerce fersah uzunlukta bir bölümde önemli ölçüde değişti)
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Efsaneler, Devlerin Duvar’ın yapımına dev buz bloklarını taşıyarak yardım ettiğini söyler, belki bunda bir gerçek payı vardır fakat hikayeler devleri gerçek olamayacak kadar büyük ve güçlü olarak anlatır. Aynı efsaneler Ormanın Çocuklarının buz ve taş taşıyarak olmasa da büyüleri ile Duvar’ın yapımına yardım ettiklerini söyler. Fakat efsaneler her zaman şüphelidirler.
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Buz Duvarının gölgesinde Gece Nöbeti Yedi Krallıktaki hiçbir kaleye benzemeyen 19 güçlü kale kurdu. Kaleler onları güneyden koruyacak herhangi bir perde yada defansif özelliği yoktu. Gece Nöbeti Kuzey’den gelecek düşmanlara karşı gerekenden fazla öncem verirken, güneyden gelebilecek bir düşman olmadığı konusunda ısrarcı oldular.
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]En eskisi ve en büyüğü olan Gece Kalesi, Nöbetin küçülmesine paralel olarak ve büyüklüğü ve bakımının masraflı olması sebebi ile 200 yıldan uzun süre önce terk edildi. Gece Kulesi hala kullanımdayken hizmet etmiş Üstatlar kule genişletildiği bir kaç defa onu yüzyıllarca açık tuttular ve orijinal halinde bulunan kulenin altındaki derin mahzenleri korudular.
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Gece Kulesi binlerce yıldan fazla süre Nöbet’in yönetim merkezi olmuştur, içerisinde bazılarının BaşÜstat Harmune’nin “Duvardaki Nöbetçiler” yazılan pek çok efsane gerçekleşti. Bu hikayelerin en eskisi soluk bir büyücü kadın ile beraber olan efsanevi “Gece Kralı”dır. Gece Kulesini Kış Kralı Brandon Stark (Duvarın Ötesindeki Kral Joramun ile kurulan ittifak) onları yenmeden önce Gece Kralı ve onun ceset kraliçesi 13 yıl boyunca beraber yönettiler, Daha sonra ise Gece Kralı’nın ismini unutulmasını sağladı.
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Hisar’ın Başüstadı Gece Kralı’nın Lord Kumandan olabileceği, Nöbete katıldığı ilk günlerde burayı kendi krallığı olarak yeniden şekillendirmek istediği gibi tüm bu hikayeleri red etmektedir. Fikir olarak belki Ceset Kraliçe’nin Hendek’ten gelen gücü kendi lehine kullanmak isteyen ve mezarından gelen Hendek Kralı’nın kızı olabileceğini belirtir. Gece Kralı hikayeyi kimin anlattığına göre değişecek şekilde bir Bolton olduğu, Woodfoot olduğu, Umber olduğu, Flint olduğu, Norrey olduğu ve hatta Stark olduğu söylenir. Diğer tüm hikayeler gibi, anlatan kişi onu daha çekici yapar.
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]GECE NÖBETÇİLERİNİN KALELERİ
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]A[/font][/font][/size][/color][color=#bdbdbd][size=small][font=Georgia]KTİF[/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Gölge Kule, Kara Kule (Nöbet’in Lord Kumandanın yönetim kalesi), Doğu’daki Deniz Gözcüsü
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]T[/font][/font][/size][/color][color=#bdbdbd][size=small][font=Georgia]ERKEDİLMİŞ [/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Köprüdeki Batı Gözcüsü, Devriye Durağı, Boz Kalkan, Taşkapı, Kırağı Tepesi, Buz Kalkan, Gece Kulesi, Derin Göl, Meşe Kalkan, Havuzdaki Orman Gözcüsü, Gölge Kule, Buzizi, Kara Kale, Samur Kale, Kafiye Kapısı, Uzun Mezar, Meşaleler, Yeşil Kalkan, Kraliçe Kapısı (İyi Kraliçe Alysanne’yi onurlandırmak için değişmeden önceki eski ismi Kar Kapısı)
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Yedi Krallıktaki ilk askeri birlik diyebileceğimiz Gece Nöbetçileri (Hepsi Duvarı koruma amacı ile silah eğitimi almış) 3 gruba bölünmüştür.
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]1)[size=xx-small][font=Times New Roman] [/font][/size][/font][/font][/size][/color][color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Kahyalar : Nöbetin yiyecek, giyecek ve savaşmak için gereken diğer tüm ihtiyaçlarını karşılar.[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]2)[size=xx-small][font=Times New Roman] [/font][/size][/font][/font][/size][/color][color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]İnşaatçılar : Duvar ve Kaleleri onarır[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]3)[size=xx-small][font=Times New Roman] [/font][/size][/font][/font][/size][/color][color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Koruyucular : Duvar’ın ötesinde Yabanıllara karşı savaşırlar
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Nöbetin en ileri gelenleri üst düzey subaylar Lord Kumandan tarafından yönetilir. Lord Kumandan seçimle atanır. Nöbetteki okuma yazması olmayan eski suçlulardan, büyük evlerin evlatlarına kadar her bir kişi kendilerini daha iyi yöneteceğini düşündüğü kişiye oy atar. Oyların çoğunluğunu alan kişi, Nöbeti ölümüne kadar yönetir. Bu gelenek Nöbet’e iyi bir şekilde hizmet etmiştir ve kimse bu düzeni yıkmaya asla başaramamıştır. (beş yüz yıl önce Lord Kumanda Runcel Hightower’ın nöbeti piç oğluna bırakmaya çalışması gibi)
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Maalesef, Gece Nöbeti ile ilgili bugün ki en önemli gerçek çöküşte olduğu. Daha önce büyük bir amaca hizmet etmiş olabilir fakat Ötekiler gerçekten var olmuş olsa bile, binlerce yıldır görünmüyorlar ve diyar için hiçbir tehdit bulunmuyor. Gece Nöbetinin şuan karşı karşıya olduğu tehdit Yabanıllardır. Oysa ki sadece Duvarın Ötesindeki Kral Yabanılları yönettiğinde diyarın halkına tehdit olmaktalar.
[/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Duvar, insanlara giderek artan bir şekilde çok masraflı gelmeye başlıyor. Nöbetin sadece 3 kalesi aktif olarak kullanılıyor, Aegon ve kız kardeşleri geldiği zamanda göre Nöbet onda birine düştü ve hala yük olarak görünüyor. Bazıları Nöbeti katillerin, tecavüzcülerin, kaçakların ve diğer türevlerinin hizmet etmek bahanesi altında kaçma yolu olduğunu düşünüyor. Ve diğerleri bu insanların eline silah verip onları eğitmenin akıllıca olup olmadığını sorguluyor. Yabanılların baskınları tehditten çok bir sıkıntı, bazı bilgeler ise Nöbeti dağıtıp, Kuzey’li Lordların yönetim alanlarını Duvar boyunca genişletip, onların Yabanılları sürmesini önermektedir. [/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia] [/font][/font][/size][/color]
[color=#bdbdbd][size=large][font=‘Open Sans’, sans-serif][font=Georgia]Gerçek şu ki Kuzeyliler Nöbeti aktif tutmayı bir onur sayıyorlar ve Kara Kule, Gölge Kule, Doğudaki Deniz Gözcüsündeki Kara Kardeşlerin açlıktan ölmemesi için yiyecek stoklarında önemli bir kısmını Lütuf’ta depoluyorlar. Kuzeylilerin bu yıllık hediyeleri Nöbete desteklerinin bir simgesidir.
[/font][/font][/size][/color]
[size=large][font=Georgia]YABANILLAR
[/font][/size]

[size=large][font=Georgia]Duvar’ın ötesindeki topraklarda tamamı İlk İnsanlar soyundan gelen, daha medeni olan Güneyde Yabanıllar denilen çeşitli insanlar yaşarlar.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Onlar kendilerini böyle adlandırmazlar. Duvar’ın ötesindeki insanların büyük kısmı kendilerini Özgür Halk olarak adlandırırlar. Kendi inanışlarına göre onların yabani adetleri, onları güneyli diz çökenlere göre daha özgür yapar. Onların Lordları ve Kralları olmadan yaşadıkları ve makam, kan, doğum farketmeksizin herhangi bir insana yada rahip boğun eğmeye gereksinim duymadıkları doğrudur.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Fakat onlar kendi içlerindeki barbar savaşları yada kendi türünün yağmaları sebebi ile alçakça, açlığa karşı duracak kadar özgür sayılmadan ve soğuktan uzuvları donarak yaşarlar. Yabanılları görmüş bir adam için kanunsuz Duvar’ın ötesinde imrenilecek birşey yoktur. Ve tabi ki Duvar’ın ötesinde çalışan Gece Nöbetçilerinin Koruyucuları için. Gururları yoksulluklarıdan, taş baltaları ve tahta kalkanlarından, pireli derilerinden gelmekte ve bunlar onları Yedi Krallıkta insanlardan ayırmaktadır.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Özgür Halkın sayısız kabile ve klanları İlk İnsanların ve Ormanın Çocuklarının Yürek Ağaçlarının Eski Tanrılarına inanırlar. Güvenilir kanıtları olmayan bazı söylentiler orada farklı tanrılara inanların olduğunu söyler. Soğuk Pençe’nin altındaki Karanlık Tanrılar, Donmuş Kıyı’daki Kar ve Buz Tanrıları, Yaşlı Adam Burnu’ndaki Yengeç Tanrıları[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Yabanıl akıncılar diyara kendilerinde eksik olan ve tamamlamada sorun yaşadıkları demir ve çelik için büyük sorun çıkarırlar. Pek çok akıncı tahta ve taş silahlar kullanır. Bazıları onlar için değerli sayılan bronz baltalar ve kılıçlar kullanır. Aralarındaki ünlü savaş liderleri bazıları öldürdükleri Gece Nöbetçilerinin Koruyucularından olan çalınmış çelikleri ile övünürler.
[/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Gece Nöbeti Koruyucuları Duvar’ın ötesinin uzak köşelerinde gizli bir vadide yaşayan bronz kaplı yabancı savaşçılardan bahsederler ve hatta karın ve buzun üzerinde yalın ayak yürüyen Hornfoot’lar. Donmuş Kıyı’da buzdan yapılmış kulübelerden yaşayan, tazıların çektikleri kızakları süren vahşi insanların olduğunu biliyoruz. Duvarın ötesinde mağaralarda yaşayan yarım düzine kabile ve donmuş nehirlerin yüksek noktalarında yaşayan yamyamlar bulunur. Fakat sadece birkaç Koruyucu Tekinsiz Ormanın içine 50 fersahtan fazla gidebilmiş ve kuşkusuz daha ileride hayal güçlerinden daha fazla çeşit Yabanıl yaşamaktadır. [/font][/size]

[size=large][font=Georgia]Bu vahşi insanlar tarafından diyara gelen biri Duvarın Ötesindeki Kralın altında birleştiklerinde çok büyük olmak üzere tüm tehditler kolayca defalarca durdurulabildi. Pek çok Yabanıl ve Savaş Şefi bu ünvanı çok istemesine rağmen sadece birkaçı elde edebildi. Kral olabilmiş hiçbir Yabanıl gerçek bir krallık kuramadı hatta kendi insanlarını çok koruyamadı. Gerçekte Savaş Şeflerinin bir hükümdarlığı olmasa, diğerlerinden daha bilge olmasa bile Duvar’a karşı, onu kırma umudu ve Yedi Krallığı güneye kadar fethetme umudu ile kendi adamlarını yönetiyorlar. [/font][/size]
[size=large][font=Georgia] [/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Efsanelere göre Duvarın Ötesindeki ilk Kral üflendiğinde Duvar’ı yıkacak, Dünya’daki canavarları uyandıracak bir boruya sahip olduğunu iddia eden Joramun’du. Duvar’ın hala olması bize onun iddiası hatta varlığı hakkında ipucu veriyor. [/font][/size]
[size=large][font=Georgia] [/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Çetinocak, Duvar’ın ötesinde Yaşlı Adam Burnu’ndaki kutu ve derin bir liman kenarında olan ve bir zamanlar bir şehre yakın sayılabilecek tek yerleşim yeriydi. Fakat Nöbet tam olarak nasıl olduğunu söyleyemese de 600 yıl önce yandı ve tüm insanları yok oldu. Bazıları Skagos’tan gelen yamyamların onları yok ettiğini söylerken, diğerleri Dar Deniz’in ötesinden gelen köle tacirlerini suçlar. En tuhaf hikayelerde, Nöbet’ten araştırma için gönderilen bir gemideki Kardeş’lerin anlattığı, yaşayan tek bir kadın yada erkek bulunmamasına rağmen kayalıklarda korkunç çığlıkların yankılanmasıdır. Çetinocak hakkındaki en etkileyici söylenti Üstat Wyllis’in “Hardhome : Vahşiler, Akıncılar ve Orman Cadıları arasında 3 yıl yaşamak” çalışmasının içinde bulunabilir. Wyllis Çetinocak’a bir Pentoslu ticaret gemisi ile seyahat etti ve oraya onların adetlerini yazabilmek için bir hekim ve danışman olarak yerleşti. Çetinocak’ı diğer üç şefle birlikte yöneten Şef Kurt Gorm tarafından kendisine koruma sağlandı. Gorm bir sarhoş kavgasında öldüğünde, Wyllis kendini ölüm tehlikesi ile karşı karşıya buldu ve Eskişehir’e binen ilk gemi ile yola çıktı. Eskişehir’de kayıplara karışmadan bir yıl önce söylentilere açıklık getirdi. Söylenenlere göre en son bir rıhtım’da Kıyıdaki Doğu Gözcüsüne gitmek için bir gemi arıyormuş. [/font][/size]
[size=large][font=Georgia]
3000 yıl önce Gendel ve Gorne adındaki kardeşler ortak krallardı. Halklarını yeraltı mağaralarına kıvrılan bir labirent ile ulaşılan bir yerde yönettiler, Kuzey’e saldırmak için Duvar’ın altından görünmeden geçtiler. Gorne Stark Kralını indirdi fakat hemen arkasından gelen varisi tarafından öldürülünce, Gendel kalan Yabanılları ile mağaralarına geri kaçtı ve asla bir daha görünmedi. [/font][/size]

[size=large][font=Georgia]Boynuzlu Lord bin yıl (belki iki bin) sonra onların yöntemini takip etmek istedi. Adı tarihte kayboldu ama söylediğine göre Duvar’ı geçmek için büyü kullanıldığını söyledi. Ondan yüzyıllar sonra kimi şarkıları hala Duvar’ın ötesinde söylenen Şair Bard geldi… fakat Şair Bard’ın gerçekten var olup olmadığı ile ilgili sorular var. Yabanıllar onun yaşadığını ve şarkılar besteleyerek saygınlık kazandığını söylerken, eski Kışyarı yazmalarında onun hakkında hiçbir şey bulunmaz. Stark’ları yenip ve küçük düşürdüğünü söylemesine rağmen (hatta bir Stark kızının bekaretini alıp, ondan bir çocuğu olduğunu söylemesine) hiçbir şey bulunmamasının sebebi belki o hiç var olmadı. Bunu gerçekten söyleyemeyiz. [/font][/size]
[size=large][font=Georgia]
Yabanıllar arasında, Gendel ve halkının mağaralarda yollarını kaybettiklerini ve kaybolduklarını, bugün hala yollarını bulmaya çalıştıkları söylenir. Koruyucular arasındaki hikayelerde Gendel’in öldürüldüğü ve sadece bir avuç adamının geri kaçtığı söylenir. [/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Duvar’ı geçen Duvarın Ötesindeki Kral, Yabanılları ile F.S. 212 yada 213 yılında gelen Kızılsakal Raymun’du. O ve Yabanılları pürüzsüz buzun üzerinden tırmanıp diğer tarafta aşağı inmesi F.S. 226 yılından önce olmadı. [/font][/size]
[size=large][font=Georgia] [/font][/size]
[size=large][font=Georgia]Raymun’un ordusu hesaplara göre binlerce kişiydi ve güneye indikleri en son nokta Uzun Göl’e kadar savaşarak ilerlediler. Onları orada Lord Willam Stark ve Umber Hanesinden Lord Sarhoş Canavar Harmond karşıladı. İki ordu onu araya aldı ve göl arkasında kaldı. Kızılsakal savaştı ve öldü fakat ölmeden Lord Willam’ı katletti. [/font][/size]
[font=Times] [/font]
[size=large][font=Georgia]Savaş olduğunda Gece Nöbeti Lord Kumandan Neşeli Jack Musgood tarafından yönetiliyordu ve savaştan sonra Lord Kumandan Uyuyan Jack olarak anılmaya başlandı. Savaş bittiğinde Lord Willan’ın kardeşi o dönemde bilinen en korkunç savaşçılardan biri olan Kızgın Artos Stark, Kara Kardeşlere ölü gömme görevi verdi. En azından bu görevi çok iyi yapabildiler.[/font][/size]


#193

Sırada hangi bölümler var.


#194

The Riverlands - Nehirova
The Vale - Vadi
The Iron Islands - Demir Adalar
The Westerlands - Kaya Toprakları
The Reach - Menzil
The Stormlands - Fırtına Toprakları
Dorne
Other Lands - Diğer Topraklar
The Free Cities - Özgür Şehirler
Beyond the Free Cities - Özgür şehirlerin ötesi
The Bones and Beyond - Kemikler ve ötesi

şeklinde önce Westeros sonra dünyanın kalanı şeklinde gidiyor


#195

Theon Stark’a bak be… Stark hanesini bugünlere getiren adam buymuş demek ki


#196

Sonrada soyadı Greyjoy olan başka bir Theon, Stark’ları geri gitmesine sebep oldu.
Aslında Stark’larda 3 önemli adam var gibi. Mimar Brandon, Aç Kurt Theon, Jon Stark göründüğü kadarı ile. Bu arada Mimar Brandon ve Aç Kurt Theon, Stark’ların ilk iki krallarıdır.

Yeni seride, şimdiki dönemde de bu 3 isimde farklı karakterler Stark’ların kaderini oldukça etkiliyorlar.


#197

Gerisi çevirilmedi sanırım? Yok çünkü pdf’te?

Yarım bırakılan PDF ve EPUB’ın üzerine bunları ekleyip yayımlarsanız çok hoş olur


#198

açıkçası ben forumdaki bazı üyelerin beni taciz etmelerinden rahatsız oldum ve çeviri yapmayı ya da birşey paylaşmayı durdurdum. forumda çete olmuş kimin ne yorum yapacağına ne başlık açacağına burunlarını sokan bir kitle var. Diğer yandan yönetimde bu duruma oldukça nahoş bir yaklaşım sergiledi. Bu sebeple forumda sadece okuyorum yeni birşey varsa.


#199

Bir önceki yorumda da yazılmış ama konuyu tekrar gündeme getireyim. Dizinin yayınlanmasına çok var, 6. kitap ne zaman çıkar bilinmez; bu arada TWOIAF çevirisi tamamlanıp tek parça epub, pdf haline getirilse muhteşem olurdu :slight_smile:


#200

Bir yayınevi kitabın çevirisini yapıyor. Umarım kısa sürede biter.