Wildlingler Neden Duvarın Arkasında Kaldı?


#1

Seriye ilk başladığım zamandan beri anlam veremediğim bir durum. Başta vardır mantıklı bir açıklaması dedim ama o mantıklı açıklama bir türlü gelmedi.

Önünüzde insan bile olmayan canavarımsı varlıklar var. Sadece yok eden bir güç. Ölümün gücü. Zor bela yenilgiye uğratılıyor. Koca bir sur çekiliyor. Ancak buna rağmen sen surun arkasında o ne olduğu belirsiz elemanların yanında kalmayı tercih ediyorsun. Hadi sur arkası çok verimli falan olsa neyse ama resmen kar kış. Affedersiniz Allah’ın şey ettiği topraklar. Zaten bu elemanlar tekrar ortaya çıkınca söylentisi bile binlercesini güneye kaçırmaya yetti. Mance halkını sur dışına çıkarma planları yapmaya başladı falan. Ama madem öyle en tehditkar olduğu zamanlar neden surun arkasında kalasınız ki?

İşte özgür olmak için, boyun eğmemek için falan bunlar zayıf açıklamalar. Her zaman can bu tür şeylerden önce gelir. Yani kimse iki lorda ayda yılda bir yessss yuu macesti dememek için zombilerin yanında yaşamak istemez. Hadi orada o kültürle doğmuştur falan anlaşılır ama duvar ilk ortaya çıktığında ve seçim yapıldığında böyle bir seçim yapılamaz.

Evet fikirleriniz neler? Bununla ilgili resmi/gayriresmi bir açıklama var mı?


#2

Resmi bir açıklama varsa, bilmiyorum. Şahsi fikrimi demem gerekirse eğer…

Zorlu yaşam şartları olan bir çok coğrafyada insanların yaşamak yerine daha verimli, kolay şartların olduğu yere gitmenin mantılı olduğu görüşüne hakim olsak da kendi dünyamızda bile bunun böyle olmadığını biliyoruz; sürekli patlayan volkan adalarında yaşayanından tutu; ağır nemli, suyun kıt olduğu dağ tepe sıcak ülkelerde(yemen gibi) yaşayanlara hatta Sur ötesi gibi sırf kış olan bölgelerde hayatlarını idame ettiren insanlar mevcut.

İlk zamanlar insanları oraya çeken ne olmuştur bilemem(belki o zamanlar şartlar daha iyiydi) ama sonraki nesil ‘vatan’ ve ‘alışmışlık’ kavramlarıyla kalmaya devam etmiştir.

Sur ötesindeki Yabanılları konu alırsak eğer… Aslında dizide gördüğümüz kadarıyla orası her daim kış toprakları değildi; yeşil, verimli dönemlerinin de olduğunu görüyoruz. Yani iki tane de olsa mevsim yaşayan topraklar, bu durumda yaşam standartları düşük bir yer diyemeyiz. Diğer yandan Sur çekilirken zaten onlar orada yaşıyordu ve WW ile bir mücadele söz konusuydu; onlar varken zaten kimse hiçbir yerde güvende değildi; Sur da 1 yılda ha deyince dikilmiş bir yapı olamaz, yani illa ki çok uzun yıllar almıştır inşası. Haliyle o sırada ha ötesinde he gerisinde olmuşsun pek fark etmeyecektir; ww her şekilde saldırdı mı tehlikedesin. Savaş bittiğinde ise zaten ortada bir tehlike yoktu, doğal olarak onlar da kendi kültür ve inançlarını sürdürmek adına orada kalmayı sürdürmüşler.


#3

Tamam ama sur çekildiği ve güvenil bir bölge oluştuğu zaman artık orada kalmaları için mantıklı bir sebep yok. Sur 1 senede çekilemez ama 1000 senede de çekilemez. Neticede çekildiği zaman surun kuzeyi ve güneyi arasında kültür farkı yoktu. Surun kuzeyinde tehlikeli tipler vardı. Aradan onca yıl geçtikten ve iki halk birbirinin soyundan gelmeyi unutacak seviyeye gelmiş olmasına rağmen güneye kaçıyorlarsa ikisi tamamen aynı halkken haydi haydi bunun olması lazım.

Benim görüşüm ise şu, bence zamanla akgezen tehlikesi azalmaya başladığında birbiriyle mücadele halinde olan krallıklardan yenilenlere ait olan halklar biat etmek veya köle olmak yerine sur kuzeyine gitmeyi tercih etti. Birnevi terazi etkisi. Yani asıl sebep olan akgezenler azaldıkça kanunsuz insanların sayısı arttı. Zaten dağ kabileleri de sur ötesindeki insanlarla benzeri bir mentaliteye sahipler ve onların geçmişlerini biliyoruz. Andallara diz çökmek yerine dağa çıkmayı tercih edenler…


#4

Nasıl yok? Adamlar kendi kültürlerinin devamı için bağımsız bir yer isteyebilir ki bu, insanın doğası. Bugün bile bizim dünyamızda yok olmaya yüz tutmuş, kendi kültürlerini devam ettirmek için uğraşan ilkel kabileler var; sana göre uğraşmaları manasız ama onlar için çok şey ifade ediyor.

Zaten Yabanıllar da senin söylediğin şeyi söylüyor; kimseye diz çökmek istemiyoruz, kendi liderimizi kendimiz seçeriz, kendi kanunumuz ile yaşarız…ÖZGÜR HALK, onlar kendini böyle görüyor diğerlerini böyle görmediklerini anlatan güzel bir isimlendirme.


#5

Bak kardeşim ben diyorum ki sur çekildiği zaman ikisi aynı halktı zaten. Yani Winterfallle Umberlerin yaşadğı bölge ne kadar farklı kültürse onlar da o kadar farklı kütürdü. Sonuçta bir adım kuzeyi neden farklı olsun ki? Bir tarafın uygar diğer tarafın yabani olmasının sebebi sur. Bunun sonucu sur değil.

Eğer diyorsan ki ezelden ebede farklılardı bunun sebebini duymak isterim. Yani neden bir adım ötesi çok farklı olsun? Ha desenki surdan önce orada bir dağ vardı, ya da ne bileyim farklı bir tanrıya inanıyorlardı Ormanın çocuklarıyla çiftleşmilerdi vs bu mantıklı bir açıklama olur bak. Ama öbür türlü sağlam tahta yok.


#6

Aynı değildi işte… Sur çekildiğinde ve WW saldırısı sona erdiğinde Stark Hanesi çoktan Kuzey Kralları olarak hüküm sürüyordu; Umber gibi nice hane ve kale kurulmuştu… Yani mevcut kültürleri o zamandan başlamıştı ama Yabanıllar, bu kültürü benimsemedikleri için Sur ötesinde kaldılar, orası sadece WW’ye karşı kurulmuş gibi görünse de iki farklı kültürün de sınırlarının çizildiği yer aslında.

Nedeni basit; her toplumda aykırı görüşler olur, onlarda da aykırı olanlar Yabanılların ataları olmuştu; istemediler o şekilde yaşamak ve kendi kültürlerini devam ettirip kendilerini diğerlerinden izole ettiler ama ww savaşında vs. birlikte omuz omuza savaştılar. Hatta Sur’un 13. Lord Kumandanı kendini kral ilan ettikten 15 yıl sonra kuzey kralı ile sur ötesindeki kral birlikte ona karşı savaştı. Yeri gelince birlikte oldular ama öbür zamanlarda herkes birbirinin kültürüne saygı gösterdi.


#7

İstemediler işte mantıklı bir açıklama sebebi değil.

Umberler ve diğerleri isterken onlar neden istemedi? Onların neden farklı bir yanı vardı?

Ayrıca sur çekildiği zaman Starklar Kuzey kralı olmadı. Boltonlar vesaire henüz Stark egemenliğine girmemişti.


#8

benim kendimce mantıklı açıklamamı yazmak istiyorum
öncelikle ilk ww saldırısında aynen şimdiki gibi oradaki halk güneye geçti fakat aradan 1000 2000 yıl geçtikten sonra ww tehdit ve korkusu unutuldu, masal gibi gelmeye başladı ve tekrar duvarın kuzeyine geçişler başladı.
mesela Ygritt jon a bir hikaye anlatmıştı duvarın altındaki tünellerden geçerken burada kaybolan eski kabile diye bence o ilk kuzeye geçişlerden biriydi.
Neden bu şekilde düşündüğüme gelince nöbet prestijli bir görevken şimdi suçlular ve piçler için bir göreve dönüşmesi kimsenin ww tehdine inanmaması hatta ciddiye almaması kuzeyde yada güneyde böyle düşünmeme sebep oluyor


#9

Sana göre mantıklı değil. Söyledim sana; insanların kültürlerine bu kadar bağlı olup devam ettirmek istemesi senin için hiçbir şey ifade etmeyebilir ama o insanlar için çok şey ifade eder.

Onlar niye istemedi de bunlar istedi? sorusu çok mantık dışı bir soru aslında… Bugün kutuplarda yaşayan insanlar var, ben istemiyorum orada yaşamak ama onlar istiyor. Ne var orada ki istiyor? Ben Avrupa’da yaşamak istemiyorum Türkiye’de yaşamak istiyorum; onlar da orada, burada değil. Sebep? Kendine sor bu soruyu, aynı cevap Yabanıllar için de geçerli.

  1. Lord Kumandan’ın kardeşi Kuzeydeki Kral idi; haneler o zaman kurulmuştu, zaten Starklar kendilerine kuzey kralı değil kuzeydeki kral diyor… İlk başlarda bütün haneler itaat etmedi, boyun eğmedi, zaman içerisinde (sanırım 1000 yıllık bir süreçte) boyun eğdirdiler; kimisinin saygısını kazandılar(Umber gibi) kimisini de savaşta yendiler(Bolton gibi). Kısacası Yabanılların ve Kuzey halkını birbirinden ayıran kültür ayrımı oluşmuştu.

#10

Yav hala kendi kültürleri diyorsun. Bak ben de diyorum ki neden farklı bir kültüre sahip olsunlar? Yani Ak gezenler tarafından kovalanmayı tercih etmek için bu farkın iki köy arasındaki fark kadar değil gerçekten çok farklı olması lazım.

Ama neyse sanırım anlamayacaksın. Pek iyi bir anlatıcı değilim galiba. Üstteki arkadaşın yorumu tatmin edici.


#11

Ben de elimden geldiğince “neden farklı bir kültüre sahip olsunlar?” sorusunu açıklamaya çalıştım işte, ben anlatamıyorum muhtemelen. Sen de lütfen biraz çaba sarf et.

Şimdi 10 bin yıl önce, ww tehdidi yok; İlk İnsanlar kuzeye gelmiş, Ormanın Çocukları ile savaşmış, barış yapmış ve ilkel kabileler misali yerleşmeye başlamış; kuzey ilahları inancını benimsemişler vs… Kısacası Yabanılların şu anki yaşamları söz konusu iken zaman içerisinde haneler ve kaleler kurulmaya, tabiri caiz ise yavaş yavaş şehir devletleri ortaya çıkmaya başladı.

Lakin eski yaşam tarzını devam ettirmek isteyen insanlar, Sur’un olduğu yerin ötesinde daha çok toplaşmaya başladı; çünkü diğer taraftaki insanlar, “Bana boyun ey, itaat et.” kafasındalardı. Bunu reddedip eskiye bağlı kaldılar ve kendilerine “Özgür Halk” dediler ama Sur’un güneyinde kalan insanlar için bu halk, zamanla- onlar açısından- çok yabani ve ilkel geldiği için Yabanıllar dendi.

WW meselesi ortaya çıktığı zaman Sur’un kuzeyinde kalan halk, güneye falan geçmedi. 13. Lord Kumandan meselesi ortaya çıktığında Özgür Halk, hala Sur’un kuzeyinde yaşamaya devam ediyordu ve başlarına da kendi krallarını seçmişlerdi; o ve Kuzeydeki Kral ile güçlerini birleştirip Gecenin Kral’ı ve Kraliçesini yendiler ve Sur’daki tehdit ortadan kalktı.

Aslında bu hikaye oldukça ilginç. Gecenin Kralı ve kraliçesinin Sur’daki hükümdarlığı Sur ötesindeki Yabanıl halkı ve kralını bile rahatsız etmiş, tehlikeli görülmüş iken Kuzeydeki Kral ile işbirliği yapmayı tercih etmiş. Oysa kuzeyin ötesinde yaşayan ve ww ile sorunlar yaşayan bir halk için Sur’daki olan olayların çok da büyük bir mesele olmaması beklenebilirdi; eğer şu anki gibi bir ilişkileri olsa idi Sur ve ötesindeki insanlar ile… Demek ki bir husumetleri yokmuş ve birlikte hareket ediyorlarmış. Bu bile zaten Sur’un ww için inşa edildiğinin göstergesi, yabanıllar için değil. WW tehlikesine rağmen orada kalmayı sürdürmek istemelerini ben yine kendi yaşam tarzlarını devam ettirmeye dayandırsam da aynı zamanda ww savaşı için ilk cephe/kalkan vazifesi görmek için de orada kalmayı sürdürmüş olabileceklerini düşünüyorum. GRRM hiç ayrıntıya girmedi bu konularda ama belki kadın ve çocukları yavaştan güneye geçirmişlerdir ve savaşçıları kuzeyde kalmıştır bir ihtimal. Savaş bittikten sonra da zamanla Sur’un inşa amacı Yabanılları uzak tutmak gibi görüldü muhtemelen ve Yabanıllar da duvarın varlığını bir çeşit hapishaneye benzetmiş olacaklar ki onu geçme arzusu/amacı ile nesillerini sürdürdüler. Oysa ataları için böyle bir dert, sıkıntı ve amaç yoktu. Ben o zamanlar istedikleri zaman güneye geçebildiklerini düşünüyorum.