Yamalıyüz kim ve neyden bahsediyor?


#1

Yamalı Surat, küçük bir çocukken Robert’ın babası tarafından Volantis şehrinde bulunuyor(köle) ve geri dönüş yolculuğunda gemi batıyor, birkaç gün sonra oğlanın bedeni kıyıya vuruyor. Mektupta oğlanın çok zeki ve yetenekli olmasından vs. bahsediliyor ama kıyıya vuran oğlan artık bir delir ve manasız sözler söylüyordur. (Kıyıya vurduğunda ölü olduğundan kesinkes eminlerdir ama yaşıyordur.) Elbet herkes bunca zaman suda nasıl hayatta kaldığını falan da sorgulasa da bir cevap bulamazlar.

Okuyanlar bilir ki oğlanın bilmeceleri ve şarkıları kehanet niteliği taşıyor. Kralların Çarpışması giriş pov’unu okursanız orada WW’lerin geldiğine işaret eden sözler söylüyordu. (“Gölgeler dans etmeye geldi lordum, dans etmeye lordum, dans etmeye lordum. Gölgeler kalmaya geldi lordum, kalmaya lordum, kalmaya lordum”) Duvar’a geldiğinde de “Ölüler Kranlıkta Dans Ediyor.” diyor. Gene yukarıdaki uyarısıyla tutumlu.

Ve Mel. bu oğlanı ürkütücü buluyor, varlığına güvenmiyor. Onun yüzünü ateşlerde sık sık görüyor ve tehlikeli biri olduğunu düşünüyor… Etrafında kafatasları vardır ve ağzından kan vardır.

Soru şu; Yamalı Yüz gerçekten tehlikeli biri mi? Yoksa sadece özel bir kişi mi?

Davos, ejderhakayası’na döndüğünde yamalıyüz, Robb Stark’ın kızıl düğününe dair uyarıda bulunuyor; roslin’in bekaret kanı, edmur’un zincire vurulması, kralın ölmesi gibi nice şeyi söylüyordu aslında.

Başka bir sözü daha var.

“Denizin altında yukarı doğru düşersin, ben bilirim, ben bilirim…”

“Biz burada balık yiyoruz, denizin altında balıklar bizi yiyor. Ben bilirim, ben bilirim…”

“Denizin altında yaşayan kuşların tüy yerine pulları var. Ben bilirim, ben bilirim…”

“Denizin altında her zaman yaz mevsimi olur. Denizkızları saçlarına istiridye kabukları takar, gümüş yosunlardan elbiseler yapar. Ben bilirim, ben bilirim…”

“Denizin altında kar yukarı doğru düşer,ve kemik kadar kuru yağmurlar yağar. Ben bilirim,ben bilirim…”

“Denizin altında kimse miğfer giymez, ben bilirim, ben bilirim…”

“Denizin altında duman baloncuk gibi tüter. Alevler yeşil olur, mavi olur, siyah olur. Ben bilirim, ben bilirim…”

“Denizin altında büyük balık küçük balığı yer. Burada genç balık yaşlı balığa öğretir…”

“Denizin altında kargalar kar kadar beyaz…”

“Denizin altında adamlar balıklarla evlenir…”

“Ben size yolu göstereceğim. Denizin derinliklerine gireceğiz ve sonra yine çıkacağız. Dalgaların arasında deniz atları süreceğiz ve deniz kızları gelişimizi duyurmak için deniz kabukları atacaklar, oh, oh, oh…”

SUYUN ALTI derken gerçekten suyun altını mı yoksa duvarın ötesini mi kast ediyor dersiniz? Çünkü uyarıları genelde WW’leri ifade ediyor ama suyun altı daima yaz mevsimi yaşanır demesi işi biraz bozuyor gibi? Yine de geri kalan ağırlıkta insana kış mevsimi ve ww’leri anımsatıyor bilhassa kargaların kar kadar beyaz olduğunu söylediği yer…

Ayrıca Kanlız Kuzgunun 6. yılda söylediği sözü unutmayın geçmişe gitmek/görüler görmekle ilgili… “Suyun altı güzeldir ama çok uzun süre kalırsan boğulursun.”

Şimdi arkadaş hep güce sahip miydi? Suyun altında uzun süre kalmış bir yeşil gören olabilir mi? Yoksa gerçekten suya karışınca mı bu geleceği görme yeteneğini kazandı? Fırtına ilahı ya da Boğulmuş ilahın onu bu hale getirmiş olabileceğine inananlar var. Gerçi bunların var olduklarına dair bu işaret de yok, 7’ler gibi lafta inanılan şeyler gibi duruyor.

Bu kuramı buradan kaptım. Gerçi tam bir kuram sayılmaz ama tartışmaya değer.


#2

Farklı teoriler var. Ama Nissa nissa olacağı söyleniyor


#3

Yok, Rhegar’mış aslında.