8. Sezon Genel Teori / Tahmin Konusu

8-sezon

#41

eğer birlikte bir savaş kazanırlarsa, ve birbirlerini seviyorlarsa kimin üstün olacağını takmayabilirler.ispanya’da islam devletini yıkan ferdinand-isabella evliydiler ve eşit yönetiyorlardı. jon zaten diz çökmüş,kimin üstün olduğunu umursamaz.-ama dany umursar- dany zaten her türlü ejderha ve ordu farkıyla önde. ama işte tyrion’un o sahnedeki bakışından,sonra oyuncunun 'taht oyunları’diye açıklama yapmasından,ve bu sahneyle eşzamanlı jon için o gerçek varis denmesinden olayın taht oyunlarına döneceği çok bariz bence.

gecenin bir yarısı yazınca karıştırmış olabilirim, :smile: ama şu an bile girildi diye hatırlıyorum.quaithe filan söylememişmiydi :thinking: gerçi muhtemelen dany fanı olarak daha iyi bilirsin.

böyle toz pembe olacağını sanmıyorum ben.-böyle olmasını sırf jon için çok isterim,benim için serideki tüm karakterlere bedel birisi(dizi hali kitapla kıyaslanamasa da kitabın hatrı var)-. taht oyunları ne olursa olsun hikayenin merkezinde. jon-sansa olayında da biraz hissettiğimiz gibi-savaş durumuna rağmen-.ve dany sansa’dan çok daha hırslı,fevri, ve sinirli biri. bunca yıllık emeğini, gözyaşını tutup jon doğru insanlardan doğdu diye çöpe atmaz. jon tarafına baktığımızda da
-gerçi muhtemelen DD dizide kendi çarpık mantıklarına oturturlar ama- jon’un dany’ye diz çökmesine kuzeyin tepkisi,sonra targaryen olduğunu öğrendiklerinde kuzey’in tepkisi çok önemli bence.(tabi bu arada gözardı edilmemesi gereken ötekilerle savaş var,bu yüzden bir kaç kelimeyle geçiştirilmesi çok olağan-ve dandik- olur,hiç şaşırmam ama 6 bölümün altısında da bu mu işlenir ki).
jon’u kral olarak seçen kendi adamlarıydı,diz çökme hakkı pek yoktu ve dany’nin yanına gittiğinde bile sansa’ya döndüler. şimdi diyeceksin ki ötekilerle savaşırken bunu mu düşünecekler:
jon kendine olan saygıyı güveni yerle bir ettiğinde onu komutan olarak izleyecekler mi? kuzey çok kritik bir bölge ve yönetimin sağlam olması gerekiyor. geçen sezon izlediğimiz kuzeylilerin ufaktan ufaktan dönmesi daha da büyüyecek bu sezon bence. gerçi ben aynı zamanda ötekilerle savaşırken güneye doğru bir çekilme olacağını düşünmekteyim. o yüzden işleri ne kadar bozarlar emin değilim ama dizinin altyapısı savaşırken bile alttan alta entrika olduğu için olabilme ihtimalini tamamen yoksayamayız.
tabii biz şöyle olur,mantıksız olur diye konuşuyoruz ama bir yerde herşey senaryoya bağlı.

gittim üşenmeden 2 sahneyi de izledim.jon’un konuşurken her zaman yaptığı duraklayıp bakmalardan başka anlamlı bakış farketmedim. bu arada dany’nin mağara’da jon’a sana ve kuzey’e yardım edeceğim deyip,sonra 'diz çöktüğün zaman’diye eklemesine de bir doz sinir olup geldim.dany,yavrum stannis bile farketti kral olmak için krallığını kurtarması gerektiğini,sen oturduğun yerden nasıl bir kafa yaşıyorsun da,seni hiç tanımayan taht için savaşan bir başka hırslı taht taliplisi olduğunu düşünen insanların seni kabul edeceğini düşünüyorsun. o kadar kolay mı işler? ne yani sen kuzey’e yardım etmeyince,gerçek hükümdar olduğunu mu düşünüyorsun?

jon dany’den etkileniyor,hoşlanıyor. dany hiçbirşey olmasa bile güçlü bir kadın en azından kitaptaki gibi ben sadece küçük bir kızım deyip durmuyor. ben jon’un yerinde olsam,verilmiş hiç bir sözüm yokken bende böyle bir kadından etkilenirdim.
dany’nin güzel güzel konuşurken bend the knee diye başlayıp,sinirlenmelerinden başka inatlaştıkları pek sahne yok. ilk tanışma sahnesi haricinde.

kısmen katılıyorum. dany şu an bir adadaki ben gerçek hükümdarım diye yırtınan herhangi bir taht taliplisi. henüz taç filan giymişliği yok. taht yolunda ne kadar ‘ben gerçek hükümdarım’ diyen kral,kraliçe zail oldu. jon’un Kuzey Kralı olarak avantajı daha büyük.hem politik bir evlilik olmayacak şey değildi.petyr’ın dediği gibi ikisi de genç ve bekar ve kolayca etkilenebilecek yaştalar.

demeye çalıştığım da bu zaten.taht oyunları bu,zaaflara yer yok.

katılmıyorum.jon halkı için diz çöktü. tormund’un ‘mance gururlu diye kaç bin insan öldü’ yorumu onu etkilemişti. ayrıyeten jon’un diz çökmesi ilişkilerini zorlaştıracak bir şey.çünkü artık aralarında ki sınıf uçurumu daha da açık. bir kral ve kraliçe olarak eşitlerdi en azından.

jon dany’den hoşlanıyor,bunu inkar etmiyorum. önceki yorumumda da belirttim keşke o bakışı biz de görseydik diye. güzel,etkileyici bir kadına bir erkeğin o şekilde bakması neden garip ki.

sahnenin kendi başına bir anlamı yok zaten. dediğim gibi jon’un ve sansa’nın belirli tavırlarını yan yana koyunca bişeyler anlam kazanıyor.petyr jon’un kimliğinden şüpheleniyor bence. sansa rhaegar’ın lyanna’yı kaçırıp tecavüz ettiğini söyleyince bir değişik bakıyor. muhtemelen en başından beri düşündüğü şey ned gibi onuru için ölen biri nasıl bir piç sahibi olabilir.-stannis bile şüpheleniyodu-.dizide ashara’ya da değinmediler zaten. ben ne olursa olsun petyr’ı harekete geçirip,aptalca şeyler yaptıran bir şey olduğunu düşünüyorum. sansa onun zayıf noktası. ama sansa jon’la kardeş durumundayken hiç bir sorunu olmamasına rağmen jon’u aradan çıkarmak için neden bu kadar acele etti. sonunu hazırlayan zaten bariz ve aleni bir şekilde hareket edip hata yapmasıydı.
jon’un kimliği dizi ve kitapta aşağı yukarı aynı öneme sahip bence. martin’in mektubunu düşünürsek jon’un kimliği taht kavgasından ziyade kardeşi sandığı arya’yla aşklarının önünü açan bir öneme sahip, özellikle belirtilmiş orada. evet taht sırası için de çok önemli ama aynı zamanda bir kuzen evliliği için dayanak noktası.

düşünürsen bu konuşma petyr’ın yapacağı bir konuşma değil ki ned’e bile bu kadar laubali ve kışkırtıcı konuşamadı hiç. konuşmasında biraz kıskançlığın etkisi var gibi. jon sonuna kadar kendini tutuyor, petyr’ı hiç tanımamasına rağmen muhtemelen stark genlerinden gelen bir gıcıklık var içinde.
ama sevmek ne zamandan beri suç oldu jon’u babasının mezarı önünde birine saldırtacak kadar. özellikle sansa’dan bahsedince. theon’da sansa’dan bahsedince birden sinirleniyor. sonra tyrion’la konuşurken bile gergin biraz-ki tyrion’un konuşması sinirlenilecek bişey de değildi.hatta tyrion gerçek bir evlilik değildi gibi gereksiz bir açıklama yapıyor.
bir de şey var, dizinin yönetmenlerinden birimi senaristi mi ne bryan cogman diye bir adam var.7.sezon 2.bölüm için yorum yaparken ‘‘ghost sahnesini kestiklerini farkettim, jon’un mahzene ghost’la beraber gittiği ve orada ghost’u severken, ‘ona(sansa için) iyi bak,benim için ona göz kulak ol’ dediği bir sahne vardı.’’ diyor. neden ghost’lu sahne kesilsin ki özellikle 7.sezonda ghost’u hiç göremediğimiz düşünülünce. bence dany-jon olayından önce kafa karıştırmak istemediler.jon sansa fanları 6.sezonla birlikte artmaya ve giderek coşmaya başladı çünkü.


#42

Elbette, birlikte yönetirler ama iste Jon’un kimligi unvan konusunda çok fark yaratir.
Kimligi ortaya çikmazsa, resmi olarak King consort durumunda olur, Dany ise 7 Kralligin Kraliçesi.
Kimligi ortaya çikarsa, bu kez resmi olarak direkt 7 Kralligin Krali olur.
Burada olay ne sekilde yönetirler degil.

Quaithe ile Dany’nin, yanlis hatirlamiyorsam, dizide pek muhabbetleri olmadi.
Ama Quaithe’nin Jorah ile konustugunu hatirliyorum ve o konusmalar da “Daenerys’i koru, güvende tut” tarzindaydi. Aa birde Jorah’nin gözlerinin içine bakip “Bir daha ona ihanet edecek misin?” diye sormasi ve Jorah’nin “Asla” diye yanit vermesi var.
Neyse yani ihanet konusu bu sekilde geçti. Kitaptaki ask ihaneti falan filan konularina girilmedi.

Ben öyle olacagini söylemiyorum zaten.
Sen “$u olursa ne olur?”, “bu olursa ne olur?” falan deyince, ben de iste Dany ve Jon üzerinden taht ile alakali aklima gelen olasiliklari siraladim.

Taht oyunlari kismina gelirsek… Her karakter arasinda taht oyunu yasanacak diye bir sey yok.
Dany hep aile ve ev özlemi çekmis biri; Jon onun bu özlemini tahmin bile edemeyecegi sekilde dindirebilecek biri. Jon, Dany’nin ailesi olabilecek biri.
Bu ikilinin esas olayi sadece birlik olmak, diyarin gelecegi için ele ele verip savasmaktir belki de.
Martin ne demis bu ikisi hakkinda? “Hikayenin sonu için kilit karakterler”.
Hikayenin sonunda gündem ne olacak peki? Ötekiler ve onlara karsi yapilan savas. Insanligin kaderi.

“Cok daha”??
Orasi tartisilir.
Dany’nin hedeflerinin (ailesine ait olanlari geri almak) daha büyük olmasi, onu Sansa’dan COK DAHA hirsli yapmaz.
Herkesin hedefi kendine göredir.
Dany’nin sorumluluklarinin, karsi karsiya kaldigi problemlerin daha büyük olmasi, onu Sansa’dan COK DAHA fevri ve sinirli biri de yapmaz.
Herkesin tepkisi karsi karsiya kalinan duruma özeldir.

Kime göre? Neye göre?

Su sekil.

Magarada karsilikli bakisma varmis, güzel bakismalar ama, birde Dany yaklastikça kalpten gidecek gibi görünen bir Jon :smile: Gerçi yine orada da Jon’un Dany’ye baktigi bir kisim var ama konu baska yaa, su yukaridaki gibi degil.

Dany Akgezenler tehlikesini anlamis olsa da, kavrayabilmis degildi o sahnede.
Ve Dany’nin kafasinda, onun Kuzey’in yardimina ihtiyaci yok, fethedecek gücü var (ki bu dogru). Stannis’in yoktu. Stannis öyle çok iyi niyetle, saf düsüncelerle gitmedi oraya, çikar saglamaya gitti.

Ee ben de o inatlasmanin uzun sürdügünü söylemedim zaten. “Kötü basladilar, sürekli inatlastilar” dedim; sürekli inatlasma kötü baslangica dair, o baslangicin içinde. Dany ve Jon’un bir arada gördügümüz bölüm sayisi ne kadar? 5 miydi? Yani zaten inatlasma yogun bir sekilde ne kadar sürebilir ki? :smile:
Ilk sahnede var.
Dany’nin Jon’a istedigi kadar ejderhacami alabilecegini söyledigi sahnede var, “7 Kralliga ait bölgeler konusunda fikrim degismedi” diyen Dany’ye, “Benim de” diye cevap veren bir Jon, hatta ikisi de “La havle…” bakislari atiyorlar orada :smile:
Sonra magarada da yine Dany diz çök diyor, Jon halkim kabul etmez seklinde yaklasiyor.
Tabi her seferinde “Diz çök / Cökmem, çökemem” temali inatlasmanin “siddeti” azaliyor.

Ben bu bir kisminin alintisini yaptigin paragrafimin basinda ne yazmistim? Empati kuralim. Sen empati kurmuyorsun, kendi gözlerinle bakiyorsun olaylara. Burada hislerden ve o hislerin karakterlere içinde bulunduklari durumda ne sekilde etki ettigini, bu hisleri nasil karsiladiklarini konusuyoruz. Dany hükümdarim diye “yirtiniyormus” falan, ne alaka?

Hem cidden Jon’un ne gibi bir avantaji var?
Adamin en büyük derdi Akgezenler. Onlari yenmek için Dany’ye ihtiyaci var, Dany olmadan yenecegine inanmiyor (bunu kendisi söylüyor). Dany’nin yardimini alabilmek için yapmasi gereken tek sey diz çökmek ama bunu da yapamiyor çünkü onu Kral ilan eden halkini hayal kirikligina ugratmak istemiyor. Tamamen arada kalmis. Birde bunlar yetmiyor, Dany’ye karsi bir seyler hissediyor.
Peki Dany?
Bir arada kalmisligi yok, tüm bu olaylarda bir karar alma mecburiyetinde de degil Jon gibi.
Dolayisiyla hissettikleri konusunda daha rahat, o hisleri Jon kadar endise ile karsilamiyor.

Konu neydi?
Konu Jon’un hislerini Dany kadar bakislariyla yansitamamasiydi.

Evet halki için diz çöktü. Peki niye daha önce diz çökmedi? Dany her zaman güçlüydü, basindan beri Jon “Daenerys olmadan Akgezenleri yenemeyiz” düsüncesindeydi. Neden o zaman diz çökmedi?
Cünkü Dany’nin nasil biri oldugunu bilmiyordu; ve dikkat ettiysen, Dany’yi tanidikça Jon’un yaklasimi degisti.
Ilk basta “Ben diz çökmeye gelmedim” diyen Jon, magarada “Halkim bunu kabul etmez” diyor.

Tormund’un yorumu da Jon’u etkilemistir elbette ama bu bir süreç. Ejderhakayasinda basladi, Sur’un Ötesinde bitti.
Dany’nin Sur’un Ötesine gelip Jon ve ekibini kurtarmasiyla bitti.
Sen resmen Jon’un diz çökmesini Tormund’un lafina dayamaya çalisiyorsun, bu çok yanlis.

-Tesekkür ederim Dany.
-Dany?.. En son kim böyle demisti acaba? Pek emin degilim, abim miydi? Yaninda tutmak isteyebilecegin türde biri degildir.
-Peki. Dany yok. Kraliçem nasil? Ben… diz çökerdim ama…
-Sana baglilik yemini edenler ne olacak?
-Hepsi nihayetinde senin içini görecek.
-Umarim hakediyorumdur.
-Ediyorsun.

Birbirlerini seviyorlar, saygi duyuyorlar ve insanligi kurtarmak için birlikte savasacaklar. Sinifsal uçurummus, falanmis filanmis, bos. Hem Jon’un kimligi açiga da çikacak.

Ilgiyle, begeniyle bakmak baska, içi giderek bakmak baska :smile:

Valla benim için hiçbir anlami yok.
Birbirlerini eskiden pek sevmeyen, yakin olmayan ama baslarina gelen felaketlerden, yasadiklari kayiplardan sonra birbirlerinin degerini anlamis ve birbirlerine tutunan iki “üvey kardes”.
Benim gördügüm bu.
Jon sefkatle bakiyor Sansa’ya; ee abisi!
Baelish gibi bir adamin “Sansa’yi seviyorum, anasini da severdim” demesini sinirleniyor tabi; ee abisi!
Sansa’nin Starklar için çok kötü bir dönemde, zorla evlendirildigi Tyrion ile Sansa hakkinda konusmak istemiyor; ee abisi!

Sansa’nin tavirlari?
Jon’un Dany’ye diz çöktügü haberi gelince, Baelish’in gazlamalariyla Jon’un yerine geçmeyi düsünen “Ama Arya bana destek olmaz” diyen, bir nevi Jon’u aninda silen Sansa.

Sanki Baelish ilk defa duyuyor “Rhaegar Lyanna’yi kaçirdi ve tecavüz” etti inanisini. Diyarda bilinen bu zaten, hep anlatilan bu; orada Baelish’i oynayan adam çok anlamsiz bir kas çatmasi yapti.

Adamin düsüncesi suydu; “Ben Vadi ordusunu getirecegim, Sansa da yanimda olacak o an. Kuzey’i kurtaracagiz. Kuzey Ned Stark’in kizina biat edecek, ben Sansa ile evlenecegim, ya da en kötü ihtimal onun gücünden faydalanacagim”.
Ne oldu peki? Kuzey Ned Stark’in piçini Kral ilan etti.
Baelish’in gicigi var oradan Jon’a, olanlari yediremiyor kendine.

“Sansa’yi seviyorum. Annesini sevdigim gibi”.

Sevmek suç degil ama söyle bir cümle bir agabeyi çileden çikarir yani. Ayrica kim Sansa’nin Ramsay Bolton gibi manyakla evlenmesini sagladi? Baelish! Jon bunu bilmiyor mu? Biliyor. Ve o Baelish gelmis Sansa’yi sevdigini söylüyor.
Orada birak saldirmasi, Jon adami öldürse bile normal.

Bu mudur cidden? Yapmayin.
Jon Theon’u görür görmez zaten “Ben buna dalacagim” der gibi.
Yani olay sanki “Theon Sansa’dan bahsetti ve Jon sinirlendi” gibi konusmayin Allah askina.
Theon’dan bahsediyoruz… Yaptiklarini saymama gerek var mi?
Jon tüm bunlar yüzden sinirli; “Sansa için yaptiklarin, seni öldürmemek için tek sebebim” diyor.

Gelelim Tyrion’a… O sahneyi az önce tekrar izledim. Ve sahne aynen söyle:
-Peki Sansa? Hayatta ve iyi oldugunu duydum.
-Öyle.
-Beni çok özlüyor mu? (ironi yapiyor)
(Jon bakiyor öyle, “komik degil, gülmedim” ifadesi ama kesinlikle sinirli degil)
_-Sahte bir evlilikti. Tamamina ermedi. _
-Sormadim.
-Öyleydi, ermedi. Her neyse. Gösterdiginden çok daha akillidir.
-Göstermeye basladi.
-Güzel.

Sen sinirlendi falan deyince, ben de gerçekten bir sey var sanmistim, aklimda kalmamis sahne. Ama Jon’un sözlerinde de, hareketlerinde de sinir, asabiyet yok. Adamin yüz ifadesi ilk geldiginde nasilsa, o sahnede de ayni :smile:

Farkinda misiniz bilmem ama Sansa, Jon’un kiz kardesi ve ailesinden geriye kalan yegane kisi (o sirada Jon’un gözünde).
Ghost’dan kardesine iyi bakmasini, göz kulak olmasini istemesinde ne var?


#43

kitap için asıl gündem,ötekilerden ziyade jon ve dany olacak bence. dizi için kesinlikle ötekiler.ama biliyorsun ben finalde insanları şaşırtacak bişeyler bekliyorum. o yüzden düz olduğu gibi bakamıyorum olaya. mesela bu zamana kadar özellikle seninle konuşurken dany üzerinden gittim, ama jon ya da bran da bizi şaşırtacak şeyler yapabilir :slight_smile:

bunu karakter olarak söylüyorum direk.sansa’yı daha çok sevdiğim için değil.sansa en başından beri dany’ye nispeten daha sakin bir karakter.bu sezon arya’yla konuşurken bile gayet sakin bir profil çizdi.dany ruhen daha ateşli bir yapıya sahip. jon’la tanıştığı sahnede kendisi neler çektiğini anlattı. bence bu kadar şey çektikten sonra tahtı kolay kolay bırakmaz.

seride en ufak şeylerden çok büyük olaylar çıktı.ama en büyük olaylar nedense bir kaç sözle geçiştirildi.mesela stannis’in ölümü üzerine,davos’un hiçbir şey yapmaması,brienne’le gayet rahat olmaları.-nedense bütün örnekleri de stannis üzerinden veriyorum galiba :smile: -.

gifte bile 2-3 izlemeden sonra farkettim. :slight_smile: ama ilkten dany onlar benim çocuklarım dediği için jon şaşırmış gibi gözüküyor sanki,cidden madem bir ilişki yazıyorsunuz daha somut bişeyler yazın değil mi? hadi ben değil ama koskoca 7 yıldır bunu bekleyen milyonlarca insan var.

sorun da tam olarak bu,bu insanlar orayı almasa bile onun iddia ettiği krallık içindeler.hadi lordları cezalandırırsın ama halkın ne suçu var. kavrayamama olayına katılıyorum ama, sonuçta jon gibi karşı karşıya kalmadı.

stannis oraya yüzleşmek için doğduğu şeye (aa muhabbeti işte) hazırlık yapmak için,bu yüzden duvar’ı kurtarmak için gidiyor.hatta kendi tam ifadesiyle,diyarı kurtarmak için kral olmak istiyordum,kral olmak için diyarı kurtarmam gerekirken diyor. dany direk kraliçe olmak istiyor.sezon finaline kadar diyarı kurtarmak tarzı birşey duymadık ondan.

hislerden bahsediyoruz tabii ki ama durum senin yazdığın gibi duygularını açamadı ama diz çökünce özgür kaldı durumu değildi.o yüzden yazdım o kadar şeyi. dany taç giymiş değil,fetihe doğru düzgün bir yerden başlayabilmiş değil,girdiği 3 olayın 2’sinde başarısız olmuş biri. henüz westeros’ta tam anlamıyla hükümdar değil.tamam kendini gerçek varis olarak görebilir, haklı da,ama tahta oturup oturamayacağı bile belli değil,şu an sadece bir varis,taht taliplisi. eğer aegon gibi tahtı fetih hakkıyla alırsa o zaman bir üstünlük düşünebiliriz.
evet kendi gözlerimle bakıyorum olaya. sonuçta bu kitap değil,karakterlerin iç dünyalarını okuyamıyoruz. ben gördüklerimi birleştirip birşeyler çıkarmaya çalışıyorum. mesela cersei sansa’ya entrikacı sürtük diyor. onun yorumu bizim için birşey ifade etmiyor,çünkü oğlunun sansa’nın işbirliğiyle öldürüldüğünü düşünüyor. ama mesela arya’nın sansa’ya ‘jon’un yerine yönetmesi gerektiğini düşündüğün bir var mı’, ya da ’ jon dönemezse onların desteklerini almayı umuyorsun’ ya da ‘küçükken kraliçe olmak isterdin’ tarzı yorumları önemli,çünkü arya sansa’ya yakın daha tarafsız bir gözlemci. -gerçi fazla bir tarafsızlıktan bahsetmek ne kadar doğru tartışılır ama-.sansa’nın iç dünyasını bilemiyoruz.petyr’e bu sezon hak verdiği bir zaman gerçekten var mıydı bilemiyoruz. ama arya’nın yorumları '‘aa demek sansa, şöyle istiyormuş,bu konudan rahatsız’ filan diyebiliyoruz. ben bunlar üzerinden bir sonraki sezon sansa jon’a karşı harekete geçecek tarzı bir yorum yapabilirim,çünkü hem kuzeyliler hem sansa jon’un diz çökmesine muhtemelen pek sıcak bakmıyorlar. aynı şekilde cersei ya da tarly’nin dany hakkında söylediklerinin bir önemi yok. ama tyrion ve varys’in söyledikleri çok önemli. ki ikisi de dany’nin en yakın takipçilerinden. dizi durumunda hisler bir yere kadar önemli , önemli olan fiili şeyler.

ama ana konumuz ikisinin ilişkisinin sorun yaratacağı değil miydi? jon bile bu ilişki sorun yaratacak diye düşünüyorsa-ki kral hükmünü kaybettiği için artık kuzeylilere doğru düzgün sözde geçiremez- demekki ortada kritik bir durum var. ayrıyeten karşılıklı hisler bastırılmaya çalışılsa da bir şekilde belli eder kendini.uzun uzun bakışmalar, ister istemez gülümsemeler, sen o elektriği hissedersin. bknz:robb ve talisa. onların aşkının hiç oluru yoktu ama aralarında bariz bir elektrik, bir karşılıklı sürekli flört durumu var.

çünkü dany’nin hiç bir geri adım atmayacağının farkına varıyor, ve zaman giderek kısalıyor. tabii dany’den etkilenmesinin de etkisi var tabii ki ama ana sebep gurur yüzünden binlerce insan mı ölecek durumu.

tyrion’un tam olarak neyi kastettiğini bilemiyoruz çünkü jon’dan ağzının suyu akarak bir bakış göremedik hiç. bence tamamen ona ilgiyle beğeniyle baktığından bahsediyor. :smile:

bir sonraki sahnede ara bozmak suçuyla baelish’i öldüren sansa.bu sahneden sonra gidip bran’dan baelish konusunda yardım isteyen sansa. senin için anlamı olmayabilir,tabii ki senin düşüncen,saygı duyuyorum. :slight_smile: burada ne kadar konuşursak konuşalım sonuçta jon-sansa finalde olmadığı sürece hiçbir anlamı yok.ama olduğunda bunlar birer ipucu olacak.aynı şekilde dany tahta çıkıp adaletle hükmederse benim yorumlarımın da bir anlamı olmayacak.sonuçta senaryo da bir takım insanların olaylara nasıl baktığına göre yazılıyor. :slight_smile:

bran doğru düzgün sarılmıyor sansa’ya ee öz kardeşi, düğününde çok güzeldin deyip kızı üzüyor ee öz kardeşi. arya kıza sürekli laf sokup sen şöylesin sen böylesin diyor ee öz kardeşi. sansa ve jon arasında şu üç kardeşin arasında olandan daha fazla duygusal sahne gördük. geçmişte hiç yakın olmamalarına rağmen.

o an anlamsız olan bir bakış atıp konuyu değiştiriyor. bu daha çok gerçekten öyle mi acaba tarzı bir bakış atış.

baelish bunu hesap edemeyecek bir insan mı? jon erkek ve savaşın komutanlığını o yapıyor. kuzey zaten direk onun kurtardığını sanıyor muhtemelen.vadi askerlerinden onun da haberi olduğun filan.

katılıyorum aslında. baelish haketti,ama sorun da bu zaten.baelish kurnazca insanları kandırabilen manüpile edebilen bir karakter.adam bizzat jon arryn’i kandırmış,cersei’yle olenna tyrell hatta tywin’le oynamış bir karakter,bir nevi istediği herşeyi bir şekilde elde etmiş.ama burada her neyse onu iten bir şey var. jon’un tepkisine gelince,kızkardeşi için endişelenmesi çok normal tabii ki, ama seri boyunca jon’un ani tepki gösterdiğini kaçkere gördük. en fazla 3. ramsay kızkardeşinin yatağıma dönmesi için sabırsızlanıyorum dediği sahnede bile geriliyor ama böyle ani bir tepki vermiyor. savaş sonunda hırsını alıyor tabii ki. genelde hep doğru zamanı bekliyor. rast-mıydı?- sam hakkında konuşunca da sinirlenmesine rağmen bekleyip gece tehdit ediyor mesela. ama theon-ki theon’la sonradan normal şartlarda gayet iyi konuşuyor- ve baelish onu direk kızdırıyor ve tekrar diyorum eğer tyrion sahnesini izlersen tyrion kötü bir şey demiyor.zaten tyrion’la birbirlerine o kadar dostça davranırken bu konu için gerilmesi tuhaf bence.

tam olarak buradan bahsediyorum zaten. :smile:

aslında geriliyor dedim. kızdığı baelish ve theon’du.

sahnenin kesilmesinde bir şey var. ghost’u sezon boyunca tek görebileceğimiz sahnenin.


#44

Tamam iste, Dany ve Jon Ötekiler konusunda ön plandaki karakterler olacaklar.

Ben de öyle düsünüyorum zaten. Mesela GRRM “Jon ve Dany kilit karakterler” demis ya, ben bu listeye Bran’i da eklemisimdir hep.

Iste Sansa’yi Dany üzerinden veya Dany’yi Sansa üzerinden degerlendiriyorsun, bu yanlis.
Her birinin fevri davranislari, ya da öfkeleri, hirslari, içinde bulunduklari duruma göre orantili.
Diyorsun ki “Sansa, Arya ile konusurken bile gayet sakin bir profil çizdi” ve devaminda Dany’nin Jon’la tanistigi sahneyi gündeme getiriyorsun, bilerek mi yoksa farkinda olmadan mi yaptin bilmiyorum ama bir kiyaslama yapiyormussun gibi yansiyor. Ve o iki durum arasinda büyük fark var.

Aslinda çok güzel yazdilar. Ben, bir Dany’ci olarak Dany-Jon iliskisinin islenisinden çok memnunum, ki çogunluk böyle düsünüyor.
Düsün; 5 bölümde Dany ve Jon tanistilar, iyi anlasamadilar, sonra birbirlerine alistilar, tanimaya basladilar, asik oldular, birlikte oldular… Bunu 5 bölüme gayet dogal bir sekilde sigdirdi senaristler, Dany ve Jon askini kisa sürede hikayeye entegre edebildiler ve hiçbir sekilde oldu bittiye geldi hissi vermedi. Peki nasil oldu bu? 3 sahne sayesinde. Dany ve Jon’un aslinda çok daha uzun bir süre bir arada yasadiklari, bizim sahit olduklarimizin disinda da sürekli gelisen bir iliskileri oldugu hissini veren, daha dogrusu, bu gerçegi yansitan 3 sahne. Hani futbol maçlarinda “Maçin gizli kahramani” olur ya, izlerken biz o adami pek farketmeyiz ama aslinda oynanan oyunun güzelligi ve akiciliginda en büyük pay sahibi o’dur, sonradan farkederiz, hatta belki de hiç farketmeyiz. Iste bu bahsettigim o 3 sahne konusunda da öyle bir durum var. Cok yakinda bir analiz yazisi paylasacagim forumda, redditte okudum, tabi önce çevirmem gerek. Yazida bu konuya, o 3 sahneye deginiliyor; yaziyi paylastigimda, söz konusu kismi özellikle belirtirim senin için, unutmazsam.

Sorun tam olarak ne?? Anlamadim pek.
Dany mi lordlari cezalandirsin, halki degil?
Öyleyse eger, Dany ne zaman halki cezalandirmis?

Stannis sence AA kimligine yürekten inaniyor mu?
Hem Stannis oraya yüzlesmek için dogdugu seye hazirlik yapmak için gitmedi. Adam oraya 7 Kralligin Krali oldugu inanciyla gitti, amaci Yabanil saldirisini sonlandirmak ve “Eey Kuzey! Benim sayemde Yabanillar istisalindan kurtuldunuz” deyip, Kuzey’i pesine takmak ve Demir Tahti almak.
Adam Gece Nöbetinde geçirdigi süre boyunca bir kere bile Ötekiler konusuna ilgi gösterdi mi? Sorular sordu mu? Bir takim düsünceler, planlar içinde oldu mu bu konuda? Ben hatirlamiyorum.

Sen Dany sahnelerini sardirarak mi izliyorsun? Dany için “direkt kraliçe olmak istiyor” deyip bunun disinda hiçbir seyi pek umursayan biri oldugunu ima etmek dogru mu?

– (Dany, konseyine) “Ben buraya küllerin Kraliçesi olmaya gelmedim”
– (Dany, Jon’a) “Birlikte bu ülkeyi onu yok etmek isteyenlerden kurtaririz”
– (Tyrion, Jon’a) “O, halkini canavarlardan kurtariyor. Tipki senin gibi. Buraya da bunun için geldi”
– Dany müttefiklerinin kaybetmis olmanin verdigi öfkeyle, Kizil Kale’ye saldirmak ister, Jon’a fikrini sorar, Jon “Ejderhalarin bir gün geri dönecegini düsünmezdim, kimse düsünmezdi… Sizi takip edenler, bir mucizeyi gerçeklestirdiginizi biliyorlar. Belki bu onlara sizin sayenizde baska mucizelerin de gerçeklesebilecegine dair umut veriyordur; mesela içinde yasadiklari bu b*ktan dünyadan daha güzel bir dünyanin insa edilebilecegine. Ama ejderhalariniz kaleleri ve hayatlari yakarsa… Sizin de digerlerinden bir farkiniz yoktur.” der ve Dany o fevri ama aslinda Kizil Kale’yi belki de bir günde almasini saglayacak düsüncesinden aninda vazgeçer.
– (Dany, Jon’a) “Ikimiz de insanlara yardim etmek istiyoruz. Ancak sadece kuvvetli bir konumdan yardim edebiliriz.”
– Dany Sur’un Ötesinden gelen yardim çagrisi sonucu yola çikarken, Tyrion ona “Dünyanin en tehlikeli bölgesine gidemezsiniz” diyor, Dany “Baska kim gidecek?” diye sorunca, Tyrion “Hiç kimse. Basindan beri baslarina gelebilecekleri biliyorlardi. Ölürseniz, 7 Kralligi fethedemezsiniz. O çarki da parçalayamazsiniz.” ve ayrica “Ölürseniz, hepimiz kayboluruz, her seyi kaybederiz” diyor ve Dany yine de gidiyor. Cersei’yi Akgezenler konusunda ikna etmek, onun destegini almak için Wight avlamaya giden bir grup insani kurtarmak için, ölmeyi, amacina ulasamama riskini göze aliyor, birde 3 ejderhasiyla gidiyor.
– (Dany, Jorah’ya, hatta herkese) “Ben Kuzeyi fethetmeye gelmedim. Ben Kuzey’i kurtarmaya geldim”

Söylemis, göstermis, inandirmis.
Hiçbir karakteri sadece agizlarindan çikan veya çikmayan sözlerle degerlendirmeyelim, degil mi?

Bunun ve devaminda yazdiklarinin, konumuz olan hislerle, duygularla hiçbir alakasi yok.
Ben sana “Jon’un içinde bulundugu durum ve sorumluluklari, tüm bunlara ters düsen hislerini bastirmasina sebep olmus olabilir” diyorum empati kurarak. Sen geliyorsun bana yok Dany taç giymemis, yok fetihine dogru düzgün baslayamamis, Cersei Sansa için sunu demis ama tabi bu onun yorumuymus, Arya Sansa’ya sunu bunu söylemis ve bunlar tartisilabilirmis…
Ve dizi durumunda hisler bir yere kadar önemliymis, önemli olan fiili seylermis… Niye? Dizide karakterler robot mu? Her davranisin temelinde hisler, düsünceler vardir. Eylemler, tepkiler, davranislar da bunlara baglilar.

Hayir. Benim aslinda bir bütün olan, ve senin kisimlara ayirip ayririp “Jon ile empati kurmak” dedigim halde kendi bakis açinla yorumladigin paragrafim su an konustugumuz konu.

Niye? Cünkü Talisa siradan bir kadin ve Robb bir Kral. Oluru yoktu, büyük sorunlar yaratma ihtimali degil.
Dany Kraliçe, 7 Kralligi istiyor. Jon o 7 Kralligin bir bölgesinin ve bagimsizliklarini sürdürmek isteyen bir halkin Krali, ayni zamanda Akgezenler konusunda Dany’nin yardimina ihtiyaci olan bir Kral.
Dany “Diz çök, gücüm senin” diyor… Jon diz çökerse Akgezenler konusunu halledecek, ama halkini hayal kirikligina ugratacak.
Diz çökmezse… Halkini hayal kirikligina ugratmayacak ama Akgezenler geldiginde Kuzey tek basina savasacak. Digerleri olayin ciddiyetini kavradiklarinda her sey için çok geç olacak.
Asagi tükürsen sakal, yukari tükürsen biyik. Birde bunun üzerine Dany’ye olan hisler. Elbette ister istemez gülümsemeler, belli etmeler, flört durumlari olmayacak.
Elektrik var ama, hemde su Dany’nin “Istedigin kadar ejderhacami çikarabilirsin” dedigi sahneden itibaren bariz bir elektrik var. Siz alamadiysaniz bilemem :smile:

Ama o sahnede Dany “Ben yardim etmezsem ne olacak?” dediginde, “Tek basimiza savasmak zorunda olacagiz” gibisinden bir sey diyor Jon.
Yani hala diz çökmemeye kararli, çökmüyor da. Ama artik “Ben diz çökmeye gelmedim” gibi net bir cümle kurmak yerine “Halkim kabul etmez” diyor. Yani artik bir nevi, “Sorun benimle alakali degil, halkimla alakali” diye belirtiyor.
Diz çökme meselesinde, Dany’yi tanidikça, yaklasimi degisen bir Jon var. Bir süreç bu demistim ya? Iste tüm bunlar da o sürecin bir parçasi.
Biz burada kimin neyi neden yaptigini veya yapmadigini tartismiyoruz. Biz bir karakterin degismeyen fikrini ama bu fikre karsi degisen yaklasim ve tepkisini analiz ediyoruz. Yani diz çökmemeye devam ediyor, ama diz çökme fikrine karsi önceki gibi bir yaklasim sergilemiyor. Ve bunun sebebi, Dany’yi tanimaya baslamasidir.

1.Tyrion söylüyorsa öyledir. Karsisinda koskoca Kraliçe var, geyik yapacak, bos laf söyleyecek degil.
2.Biz Dany ve Jon’un 24 saatini izlemiyoruz. Tyrion gibi karakterlerin sözleri, düsünceleri bosluklari dolduruyor.

Sansa’nin biraz olsun Arya’nin ve Bran’in onu takip edecegine dair bir inanci olsaydi, Jon’un yerini kapacagini düsünüyorum. Ama kardeslerinin destegini alamayacagini çok iyi biliyor.

Yillarini geçirdigi, birlikte türlü türlü badireler atlattigi, ona resmen hamallik etmis, hayatini kurtarmis Meera’nin suratina bakmayan kütük Bran’dan mi bahsediyorsun?

Babasinin basina gelenler için Sansa’yi suçlayan Arya’dan mi bahsediyorsun?
Sansa’nin Ned ve Catelyn’in odasinda kalmasindan rahatsiz olan Arya’dan?
Ortak salon’da Lordlarin “Belki de hükümdar olarak sizi seçmeliydik Leydim”, “Biz Vadi’den sizin için savasmaya geldik Leydim” gibisinden laflari için Sansa’ya “Jon’u asagiliyorlardi ve sen sadece dinliyordun” diye elestiren Arya’dan?
Sansa’ya “Jon dönmezse sen yönetirsin, tüm o Lordlarin destegi senin olur… Bunu düsünüyorsun. Bu düsünceyi kovalamaya çalisiyorsun ama gitmiyor” diyen Arya’dan mi?
Yani özetle, Sansa’yi bir takim seyler için suçlayan ve onun düsüncelerini çok iyi bilen Arya’dan.

Bir yanda Arya’nin laf sokmasi (anlasilir sebeplerden);
diger yanda kiz kardesi hakkinda, bir agabeye söylenmeyecek laflar eden Baelish’e agzinin payini veren Jon.

Yani aslinda simdi düsününce, senin verdigin bu örneklere de ben pek anlam veremedim yani.
Kardesler birbirlerine laf sokarlar, soguk da davranirlar, kavga da ederler, yeri geldiginde savunurlar, yeri geldiginde kardesleri için birilerinin agzini burnunu da kirarlar. Kardes onlar.

Sansa’nin iddiasi daha güçlüydü, Sansa’nin hakkiydi.
Lyanna Mormont millete takir takir laflari saymasaydi, Jon’u Kral ilan etmeseydi, bunu kimse yapmazdi.
Bölümü aç ve Manderly diz çöktügünde, Baelish’in surat ifadesine bak.

Evet, önemli insanlara yancilik yapiyor ve bu sekilde her türlü kazanci elde ediyor.
Jon’a da ayni seyi yapmaya kalkti, Jon ilgilenmedi bile ve zaten Jon’a karsi bir gicigi olan Baelish kontrolünü kaybetti.
Hee Baelish karakterine ters degil mi bu? Evet ters. Ama Baelish eski Baelish de degildi, kabul edersen.

Endiselenmiyor; kiz kardesi hakkinda abuk subuk konusan, öncesinde de sinir bozucu seyler söyleyen, ve zaten gicik oldugu, hatta birde Starklar için çok özel olan mahzen mezarlara gelmis bir adamin bogazina yapisiyor.

Kardeslerinden biri ile çok daha uzun vakit geçirseydi, eminim görürdük.
Jon’un hiç sevmedigi, pes para etmez bir adam Arya hakkinda abuk subuk konussa (gerçi “Sansa’yi seviyorum, annesini de severdim”'den öte bir sey olamaz ama…), Jon o adamin da bogazina sarilir.

Yeri degil. Savas öncesi görüsmesiydi o, diplomatik bir görüsme, adama agiz burun dalamazdi zaten.

He ama savas sonra bunu yapmasini sadece Ramsay’nin Sansa hakkinda ettigi lafa da baglayazsin yani, çok basit ve olaya düz bakmak olur.

Sen sinirlendigini söylememis miydin? Sansa hakkinda konusmak istemedigini?

He geriliyor dedin… Gerilme de yok valla, ben göremedim. He olsa ne olur? Hiç.

Yani özetle öyle basit seyleri kanit diye sunuyorsun ki…
Baelish Sansa hakkinda konusunca, Jon ona saldirmis.
Ee o zaman ben de söyle diyeyim… Night King Viserion’u öldürdügünde, Jon’un Night King’e dogru öyle bir dönüsü var ki… Ve akabinde resmen onu öldürmek için ilerlemeye basliyor. Dany için.
Hee ayrica, bir sey var madem, Sansa’cilar öyle hissediyorsunuz… Jon masallah Sansa’yi unutuyor Dany’yi görünce. Harbiden, buna ne diyorsunuz peki?


#45

genel bir cevap vermek istiyorum yine. çünkü paragraflarımız giderek uzuyor, bir paragraf içinde 5 ayrı konu tartışıyoruz. :slight_smile: bir de biraz özeleştiri yaptım ve bazı şeyleri çok uzattığımı farkettim. ve ikimizde aynı şeyleri tekrar tekrar yazmaya başladık. benim dizi için jon-sansa teorim büyük ölçüde dany’nin aradan çıkmasına dayanıyor ve nasıl çıkacağını düşündüğümü daha önce anlattım. mahzendeki jon’un tavrı konusu birçok açıdan benim yorumumdu-yani sahnenin ayrıntılı incelemesini okumamıştım bir yerlerden- özellikle petyr’ın sıradan tavrı olmaması konusunda. o yüzden gereksiz mi savunuyorum deyip o sahneyi biraz araştırdım ve farklı mecralarda benimle aynı fikirde olan çok insan gördüm. o sahneyi tekrar izlediğimde petyr mahzenden çıkıp kışyarı’ndan ayrılan jon’un arkasından sinirli bir şekilde bakarken gözü birden jon’un arkasından bakan sansa’ya kayıyor. dany ve jon dizide nasıl olursa olsun sonuçta bir ilişki içindeler ve birbirleri için birşeyler hissediyorlar. açıkcası uzun bir ilişki olacağından ya da derin hislerle biteceğinden şüphem var.-ya da kitapta böyle bir ilişki olacağından-. benim demeye çalıştığım asıl nokta şu ki eğer finalde jon sansa olursa bu ilişki temelsiz olmayacak. -olmazsa,sansa ölürse zaten bunların hiç bir anlamı yok-.
kendim konusunda dizi için sansa’cıyım diyemem,-kitap için öyleyim-, çünkü daha önce de belirttiğim üzere sophie’yi sevsem de sansa için uygun bir oyuncu değil ve dizide ki sansa’nın çok hatası var. ben kitaptaki sansa’yı her şeye rağmen içinde masumiyet olduğu için, en ufak şeyden umut duyabilen,nazik,tatlı biri olduğu için seviyorum. dizideki sansa açıkca cersei’ye karşı bir çeşit hayranlık duyan biri,ama kitapta sansa’nın karasu muharebesinde cersei’yle kraliçelik hakkında konuşmasından gördüğümüz üzere cersei hükmetme konusunda sansa’nın örnek alabileceği birinden çok uzak.

kanıt diye sunmuyorum, sende en ufak bakışmayı ‘dalıp gitme’ olarak söylüyorsun mesela. eğer bir sahneye üstünkörü bakarsan altındakini farkedemezsin.mesela yukarıda bana uzun uzun jon’un dany’ye diz çökmeye karar verdiği sahnenin analizini yaptın.jon’un hislerini şöyle olabileceğini düşündüğünü anlattın, aynı fikirde olmamama rağmen hiçbirinde sana ‘‘basit’’ düşünüyorsun demedim. ben dany ve jon arasında ned-catelyn,robb-talisa hatta jon-ygritte arasındaki aşkı göremiyorum. ama jon-sansa arasında önceden yakın olmamalarına rağmen, sürekli fikir ayrılıklarına düşüp tartışmalarına rağmen,hatta sansa’nın taht konusunda ara sıra aklının karışmasına rağmen illaki aşk diyemeyeceğimiz derin bir sevgi görüyorum. ek olarak petyr 2.sezon 1.bölümde cersei’yle bilgi güçtür-güç güçtür tartışması yaparken:
‘‘erkekler ve kızlar aynı çatı altında olduklarında garip durumlar ortaya çıkabiliyor,hatta duyduğum kadarıyla,bazen kardeşler arasında böyle bir sevgi oluşuyormuş,bu sevgi de halk tarafından öğrenildiğinde özellikle seçkin bir ailedeyse garip durum o zaman ortaya çıkıyor.’’ şeklinde bir konuşması var. aynı sezon cersei sansa’ya kadınlığını kullanmasını öğrenmesi gerektiğini söylüyor.sansa sezonlar geçtikçe cersei ve petyr’dan entrika kurmayı öğreniyor ve bence bu eğitimi petyr’ı öldürmekle sınırlı kalmayacak. son sezonda bir şeyler bekliyorum kendisinden.petyr sansa’ya jon ve dany ihtimalinden boşuna bahsetmedi bence. sansa kuzey’in tekrar başka bir aileye bağlı olmasını isteyecek mi? jon diz çöktükten sonra kışyarı lordu olursa ve bir targaryen olduğu ortaya çıkarsa kuzeyliler buna ne cevap verecek. sansa’nın hiç değilse starklar tekrar bölünmesin diye bir şeyler çevirebileceğini düşünüyorum. neden arya-dany-sansa sahnelerinden özel birşeymiş gibi bahsediliyor mesela. üstüne dany giderek rhaenyra’ya dönüp kendisini jon’un gözünden düşürürse…
ya da finali göremeden ölürse, jon da herşeye rağmen kral olursa bir kraliçeye ihtiyacı var.dany’den bir veliahtı olsa bile tahtı tehlikeye atıp,tekrar karışıklık çıkmaması için bir kaç veliahta daha ihtiyacı var. jon-sansa yabana atılacak bir konu değil.belki de benim açıklamalarım yetersiz kalmıştır, istersen biraz araştır internetten. direk çöpe atma bence :slight_smile:


#46

@Starkgaryen

Sanırım kraliçen gidici :smile:


#47

Tamam. Daha fazla uzatmak istemiyorum, burada birakalim.

Sen bana düsman misin eeyyy Symmachus?
Dün, ya da önceki gün, bilmiyorum tam, Emilia Londra’da bir radyo’ya konuk oldu; orada çekimlerin bitmedigini, buradaki islerini halledip çekimlere dönecegini söyledi. Galiba Star Wars filminin tanitimi için özel izni varmis, filmin önemli bir oyuncusu olarak galalara, sinema festivallerine falan katilmak zorundaydi… Herhalde tüm bunlar bitmis, simdi çekimlere geri dönmeye hazirlaniyor. O radyoya konuk oldugu ayni gün, iki baska röportaj da verdi (kiyafetten biliyorum ayni gün oldugunu), birinde daha dedi çekimlere dönecegini.
Arkadasin ekledigi haberin kaynagi ne bilmiyorum ama ben de birkaç gün önce Emilia’nin sahnelerinin bittigini söylemistim, haberler bu sekildeydi. Ama galiba ortada bir yanlis anlasilma var; Emilia aslinda Daenerys’in dizideki son sahnesini çektigini söylemis. Ee sahneler tabi sirasiyla çekilmiyor, Emilia “Daenerys’in son sahnesi” deyince, herkes bunu çektigi son sahne gibi algiladi ve bu sekilde haber yapildi anlasilan.


#48

Aslında Dany ölecek olsa bile bu finalde falan olur. Öyle ana karakteri hemen öldürmezler bence.


#49

Ben 9. bölümlerdeki şoku bu defa 5. bölümde bekliyorum. Eğer önemli biri ve ya birileri ölücekse bu bölümde olur.


#50

Bu sezona kadar ölümsüzler evindeki imgeleri çok konuştuk. Bundan sonrası için sanırım 6. Kitaptan ön okumalardaki Aeoron POV u ve dizinin 7. Sezonunda (Tyron ile Danny) ve (Danny ile Jon) arasında geçen (Hani: Danny ile Tyron’un Danny’nin ölümünden sonra ne olacağı hakkındaki ve Jon’un doğum konusundaki konuşmalarını kast ediyorum) üzerinden 8. sezon gelişip sonuçlanacağını düşünüyorum. Forumda okuduğum yerlerde 6. Kitaptan Aeoron POV’u üzerine fazla yorum ve tahminlerde bulunulmadı, oysa oradaki imgeler hepsi birbirinden önemli gibi geldi bana. Sanırım bu yazdıklarım başlıkla çelişmiyor. Bu konuda yorumlarınızı merak ediyorum.


#51

Euron pov’u gerçekten ilginç ve Euron’un bir şekilde ötekilerle irtibat kuracağını gösteren bir şey gibi duruyor. Ancak Euron’un gerçekten böyle ciddi amaçları olsa bile diziye yansıtacaklarını hiç zannetmiyorum. Euron’u dizide 3. sınıf kötü karakterine çevirdiler ve bu tarz şeylerin temelini yapmadıkları için bundan sonra fazla göze batacaktır.


#52

Dany’nin saçları niye kısa? Saçlarla ilgili bir şeyler olacak demek ki

Rosa Leslie de mi soyluymuş arkadaş, normalde hayatta gerçekleşmeyen güzel şeyler dizide gerçekleşir, ama bunda dizide gerçekleşmeyen güzel şeyler hayatta gerçekleşiyor. İki aristokrat bir arada.

Acaba yüü növv nating jöö snöö deyip deyip keh keh diye gülüyorlar mıdır😁


#53

Emilia’nin saçlari aylardir böyle :grin:

Olabilir :joy:

Biraz manyak bir çift bunlar bu arada, Kit’in Rose’a yaptigi bir saka var, aklima geldi simdi, kiz iyi ki kalpten gitmemis hee.
Videosu bu bak :

EDIT : Rose’un neden o kadar korktugunu anlamak için 1:43’e git.


#54

İşte demek ki saçlarla ilgili bir şey var. Dany de mi Cersei’den etkilenip kısa saçlı kraliçeler modasına uydu acep.

Kit amma kafa adammış :joy::joy:. Bana hep donuk ve ciddi gelirdi. Yalnız çok pis eşek şakası olmuş.

Bu arada şu Josan Momoa denen adamı sevmiyorum . Onum canlandırdığı karakterden de nefret ediyorum. Kas yığını olmaktan başka hiçbir özelliği olmayan, kaba saba, nezaketsiz…


#55

Star Wars için kestirmisti galiba; Game Of Thrones çekimlerinde ise yine ya peruk taktilar ya da posti$ taktilar. Su yardim kampanyasi için set’te çektigi videoda saçlari uzun.

Ben de pek sevmiyorum, düsünmeden konusan biri, espri yapmaya çalisiyor ama lafin nereye gittigini bilmiyor. Kaba, nezaketsiz, fazla rahat ve laubali bir adam gerçekten.
Drogo’yu da pek sevmezdim ben genel olarak Dany’cilerin aksine :smile:


#56

Anladım, teşekkürler

Ben Jason Momoa’yı tanımam etmem. Ama genel olarak kaslardan başka özelliği olmayan niteliksiz ve buna rağmen kızları kendine hayran bırakan(evet itiraf ediyorum en çok bu kısmından nefret ediyorum ) profili sevmiyorum. Hatta en sevmediğim model.

Jason’u Bilmem ama Khal Drogo bu profile tam olarak uyan bir insan ve sizi de tebrik ediyorum, gerçek Danycilik Budur. Ejder prensesini, tatlı kraliçemizi medeniyetsiz herife yakıştıranları kınıyorum.


#57

Yani adami gerçekten bilmiyoruz simdi, belki özünde çok iyi bir insandir ama durusu ve tavirlari itici iste.

:joy:

Ayy tesekkür ederim :smile: :stuck_out_tongue:
Bir ara aslinda Dany-Drogo çifti hosuma gidiyordu, sanirim genel görüsü benimsemistim ama içten içe o sey vardi iste… Nasil desem? Aslinda sevmedigini bilirsin ya, çok derinlerde bir histir o, ondan :smile: Ben sonradan o hisse kulak verdim :smile: Dany’ye yakistiramiyordum Drogo gibi birini, özellikle de dizideki Drogo’yu, kitaptaki bir tik daha iyi. Birde genel olarak, Drogo Dany’nin zincirleriydi, çakilip kalmisti kiz orada. Adam öldü, kiz zincirlerinden kurtuldu. Drogo’yu hatirladikça, Dany’nin o hali geliyor aklima, oradan da bir antipati var.
Bu arada aklima geldi, Queen Arianne’in Drogo-Dany hakkinda bir düsüncesi vardi… Dany’nin bir nevi Stockholm Sendromu yasadigini, Drogo’ya aslinda asik olmadigini düsünüyordu. Detayli olarak hatirlamiyorum argümanlari falan ama gayet enteresan ve mantikli bir düsünce oldugu kalmis aklimda.


#58

Kendini sevdiğin karakterle o kadar özdeşleştirmişsin ki Dany’nin hissettiklerini hissediyorsun gibi :joy:. O da zorunluluktan dolayı seviyordu ama içinde bir şeyler vardı sanki, bir şeylerin yanlış olduğuna dair olan bir şeyler.

Dizidekinin yatacak yeri Yok zaten. Bildiğin doğulu Aşiret ağalarına satılan kız görüntüsü oluşmuştu bende. Zaten tipleri de benziyor doğuluları.

Aslında bu duruma stockholm sendromu uyuyor mu bilmiyorum ama Dany’nin olayı sevmediği biriyle evlenip buna rağmen acısını yastığa gömen vd zamanla yaşayabilmek için sevmek zorunda kalan kız figürüyle uyuşuyor bence.


#59

:joy:
Empati kurmak konusunda çok iyiyimdir, bu konuda mütevazi olamayacagim :stuck_out_tongue: O empatiyi kurar ve yasarim hatta :smile:

“Bir nevi Stockholm Sendromu” dedim zaten, tam olarak degil. Içinde bulundugu durumu ve yaninda olan kisiyle yasamayi mecburen kabullenmek ve kendini buna alistirmak, uydurmak, zamanla da tüm bunlarin kendi istekleri, hisleri oldugunu düsünmek.
Evet kesinlikle, “sevmek zorunda kalan kiz figürü”. Queen Arianne’in asagi yukari söyledigi de buydu zaten.


#60

Zaten Dothraklara karşı en ufak bir sempatim bile Yok başından beri. Ama şurası da gerçek Daenerys Dothraklar ile işgal edecek. Bu da gene de bazı şeyleri duygusal anlamda geçmişte bırakmayacağının, Drogo’un dulu ve Khalessi olarak kalmaya devam edeceğinin göstergesi bence.

Aöa gerçekten Khalasar Westeros’a geldiği zaman ne olacak? Bunlar yakmak vd yıkmak dışında bir şey bilmiyorlar. Dany yağma yasak dediği zaman efendim?? O ne demek? Diyecek tipler bunlar.

Ama benim şöyle bir çıkarımım var, Wheel of Time Serisi Martin’in etkilendiği bir seri. Orada da Aieller diye göçebe ve savaşçı bir kabike var. Geçmişte yapma yapmışlar falan. Ama şimdi öğreniliyoruz ki Aslında yaptığı şeyler kötülük işleyenlere, karanlık varlığa gizlice hizmet Edenlere, benzeri hareketleri yapanlara karşı bir infazdı. Eh dothraklar böyle değil, biraz daha realist ama onları Vaes Dothraktan yönlendiren bir üst akıl var ve bu akıl belki Dothrakları Tanrı’nın sopası olarak kullanıyordur. Zaten biz günah işledik ondan Tanrı bize bu yağmacıları gönderdi en sık kullanılan ortaçağ geyiklerinden.