Ak Gezenlerin Arayışı 'Jon Snow'


#1

Selamünaleyküm Gençlik,

Bu kuramı geçen sene görmüştüm ama burada buna özel bir başlık açmamıştım. Bence özel bir başlık hak ediyor. Gray Area’nın videolarından biri… Video çevirilerini genelde kendi cümlelerimle yapmayı daha kolay bulduğumdan (çünkü yarı yarıya dinleyip oto ingilizce altyazı ile anlayıp çevirmeye çalışıyorum) bu şekilde devam edeceğim. Genel olarak desteklediğim bir kuram.

Şimdi 1. kitabın başında WW’leri görüyoruz, bildiğimiz kadarıyla kendilerini ilk gösterişleri bundan da önceye dayanıyor, çünkü Mance çoktan Yabanılları tek bir yere toplayıp, Sur’a yürüme planları yapıyor ve Kış Borusu aramalarını sürdürüyor. Tüm bunları sebebi de WW saldırıları, elbette Gece Nöbeti daha hiçbir şeyden haberdar değil. Yine de WW’lerin tam olarak ne zaman harekete geçtiğini bilmiyoruz ama çok bir zaman öncesine dayanmasa gerek, çünkü o zaman bunca zaman gizli kalmaları, haberleri ulaşmamaları pek mümkün olmazdı gibime geliyor. Şimdi devam edelim…

WW’lerin neler istediğini ne planladığını bilemiyoruz; tek bildiğimiz (o da karşı tarafın söyledikleri) bitmeyen kışı; uzun geceyi getirmek istedikleri. Gerçi bu adamların doğalarını ve yan etkilerini vs. düşünür isek kış ve uzun gece(çünkü gündüzleri yol alamıyorlar) zaten kendiliğinden bunlarla gelen bir şey. Yani istedikleri tam olarak bu da olamaz. Birinci kitabın açılışında WW’leri oldukça ilginç bir durum içerisinde gördük, eğer tekrar tekrar okursanız yazarın bize GÖSTERDİĞİ şeyler düşündürücü.

Sör Waymar, Garret ve Will, Yabanıl bir köydeki katliamı incelemek için Sur ötesinde bir operasyona çıkıyorlar. Yabanıl köyü gören ve haber eden Will’in kendisi. Lakin köye ulaştıkları zaman Will’in bahsettiği ölüler ortalıkta yoktur, hatta bu yüzden kendisi ile dalga da geçilir ama bir süre sonra hava iyice soğumaya başlar, karanlık çökmüştür ve bir anda daha önce hiç görmedikleri bir düşman ağaçların arasından çıkagelir; ak gezenler!

MARTİN, Waymer’ı tepeden tırnağa oldukça ayrıntılı betimlemeye, tanıtmaya özen göstermiş; giydiği kıyafetten, kullandığı kılıca; görüntüsüne kadar.

Waymer oldukça kibirli bir lord oğlu olsa da cesur bir adam hatta bence kendi çapında akıllı da… Ötekiler ile karşılaşma anı…

Ormanın karanlığından bir gölge çıkıp geldi. Royce’un tam önünde durdu. Uzundu. Eski kemikler gibi sert ve inceydi. Teni süt kadar beyazdı. Gölge hareket ettikçe zırhı renk değiştiriyor gibiydi. Önce yeni yağmış kar kadar beyaz, ardından gölgeler kadar kara, bazen ağaçların derin yeşil grisi üzerine damlamış gibi benekli. Gölge hareket ettikçe ay ışığı yakamoz gibi zırhın üstünde parlıyordu.

Will, Sör Waymar Royce’un tıslayarak konuştuğunu duydu. “Daha fazla yaklaşma!” diyerek uyardı soylu, karşısına çıkan şeyi. Sesi ergen çocuklarınki gibi çatallı çıkmıştı. Uzun samur kürkünü daha rahat savaşabilmek için omuzlarının arkasına attı ve kılıcını iki eliyle sıkı sıkı tuttu. Rüzgâr durmuştu. Çok soğuktu.

Öteki, sessiz adımlarla öne doğru geldi. Elinde Will’in bu zamana kadar benzerini görmediği bir uzun kılıç vardı. İnsan evladının bildiği hiçbir metal karışmamıştı bu kılıcın alaşımına. Ay ışığı altında canlı gibiydi, yarı şeffaftı. Kristalden bir dilimdi adeta. O kadar inceydi ki kenarından bakıldığında görünmüyordu. Kenarlarında belli belirsiz gerçek dışı mavi bir ışık peydahlanıyordu sonra. Will bir şekilde bu kılıcın her türlü usturadan daha keskin olduğunu hissetti.

Sör Waymar cesurca meydan okudu. “Haydi dans et benimle öyleyse.” Kılıcını küstahça başının üzerine kaldırdı. Elleri kılıcın ağırlığıyla titredi. Belki de soğuktu onu titreten. Ama tam o anda, Will bu genç soylunun artık bir çocuk olmadığını biliyordu. O, Gece Nöbetçileri’ndeki erkeklerden biriydi şimdi.

Dikkat ediyoruz, Waymer kılıcını çıkarım gösterene kadar Öteki şüphe duymadan ilerlemeye devam ediyor ama sonra o kılıcı görünce bir duraksama yaşıyor ve ardından birkaç tane daha Öteki geliyor. Ne zaman? KILICI çekince.

Öteki duraksadı…O mavi gözler yüksekte titreyen uzun kılıca sabitlenmişti; metalin üzerinden akan ay ışığına bakıyordu. Will sadece bir kalp atışı süresince umutlanmaya cesaret etti.

Gölgelerin arasından sessizce çıktılar. İlkinin ikiziydi sanki hepsi de. Üç tane… dört… beş…

Dikkat ederseniz kılıca odaklanıyor ve temkinli olmak istiyor gibi ve diğer Ötekiler de destek olmaya geliyor gibi. Fakat dövüş başlayınca diğerleri ilk aşamada müdahale etme gereği duymuyor, emin olmak istiyorlar…Kılıçtan ne bekliyorlar? Işıkgetiren mi sanıyorlar acaba? :stuck_out_tongue:

Sağında, solunda, arkasında, Ötekiler’den oluşan bir izleyici grubu sessizce, sabırla, ifadesiz duruyordu. Eşsiz zırhlarının değişen renkleri onları ormanın içinde neredeyse görünmez kılıyordu ama dövüşe müdahale etmek için kıpırdamıyorlardı bile…Royce savunma yapmak için bir an geç kaldı. Öteki’nin solgun kılıcı soylunun metal örgü zırhını tam kolunun altından deldi. Soylu acı içinde bir çığlık attı… Öteki, Will’in bilmediği bir dilde konuşmaya başladı. Sesi kış soğuğunda donmuş bir göl yüzeyinin çatlaması gibiydi ve ağzından çıkan kelimelerin alay yüklü olduğu anlaşılıyordu…Kılıçlar buluştuğunda çelik toza dönmüştü. Ormanın karanlığında bir çığlık yankılandı ve uzun kılıç yüzlerce ince parçaya bölündü…İzleyiciler gizli bir işaret almışçasına aynı anda yavaşça ileri doğru hareketlendi. Ellerindeki kılıçlar ölüm gibi, sessiz inip kalkıyordu. Merhametsiz ve soğuk bir kıyımdı. Solgun kılıçlar soylunun zırhını ipekmişçesine kesiyordu. Will gözlerini kapattı ama saçaklardan aşağı sarkan buzlar kadar delici kahkahaları duyabiliyordu.

WW’ler karşısındaki kişinin dikkate değer biri olmadığını anladıklarında dalga geçiyor, kahkaha atıyor ve sonra rahatlamış gibi diğerleri de gelip oğlanı katlediyorlar.

Şu ana kadar olan her şey; Yabanıl köydeki ölülerin öylece yatması(koca bir köy de değil; küçük bir öbek, 8-10 kişilik) ve Waymer ve diğerleri buraya gelir gelmez WW’lerin saldırıya geçmesi bunun bir tuzak olduğunu gösteriyor. Will bu ölüleri ilk gördüğü zaman uzunca süre onları izliyor ve ölü olduklarından emin olduktan sonra Sur’a dönüp haber veriyordu ve wightlar ayaklanıp Will’e saldırmadılar yahut WW’ler ortaya çıkmadı, demek ki birini çekmek istediler. Waymer da 6 aylık bir Gece Nöbetçisi, bu önemli mi bilmiyorum, eklemek istedim. Sonuç? Garret kaçtı, Waymer öldü, dirildi ve Will’i öldürdü ve Garret kaçak olduğu gerekçesi ile Ned Stark tarafından idam edildi. Ek olarak belirtmeliyim ki WW’lerin tek odaklandığı kişi Ser Waymer Royce idi, diğerlerine hiç odaklanmadılar bile. Bir kişi için en az 6 WW gelmiş… Üstüne bir de tuzak kurma zahmetine girmişler… Devam.

Kralların Çarpışması kitabına geçiyoruz; Jon ve Mormont malum sebeplerle Sur Ötesine çıkıyorlar ve bir gecelik Craster’ın Kalesine sığınıyorlar. Mormont burada Waymer ve Benjen konusunda Craster’ı sorguya çekiyor.

Craster, “Benjen Stark’ı tam üç yıldır görmedim,” dedi Mormont’a. “Doğrusunu söylemem gerekirse onu hiç özlemedim.”

“Geçen yıl buraya uğramış olmalı,” dedi Thoren Smallwood.

“Ben Stark, geçen yıl Gared ve Will’le birlikte kaybolan Sör Waymar Royce’u arıyordu,” dedi Lord Mormont.

“Evet, o üçünü hatırlıyorum. Küçük lord şu köpek yavrularından daha yaşlı değildi. Samur kürkü ve parlak kılıcıyla benim çatımın altında kalamayacak kadar da kibirliydi. Karılarımın hepsi daha önce insan görmemiş gibi ona bakmıştı.” Yan gözle en yakınındaki kadını süzdü. “Gared akıncıların peşinde olduklarını söylemişti. Başlarında o kadar yeşil bir kumandan varken yağmacıları yakalamamalarının daha hayırlı olacağını söylemiştim ben de. Gared bir karga için fena sayılmazdı. Onun benden daha az kulağı vardı. Soğuk onun kulaklarını da ısırmış.” Güldü. “Duyduğuma göre şimdi kafası da yokmuş. Soğuk, kafa da ısırabiliyor mu?”

Craster, Sur Ötesinde yaşayan biri olarak Sur gerisinde olan bir olaya nasıl vakıf? Garret’ın WW’lerden ve Nöbetten kaçıp kafasının kesildiğini kimden ve nasıl öğrendi? Çünkü bildiğimiz kadarıyla Benjen’ı 3 yıldır görmemiş ve yalan söylemek için de bir sebebi yok. Royce’ı vs. gördüğünü söylüyor, değil mi? Son bir sene içerisinde Kara Kardeşlikten hiç kimse Sur ötesine uzun bir yolculuğa keşfe vs. bir şeye çıkmadı(Benjen sonrası), yani Craster’ın yakın zamanda bir karga ile konuştuğuna dair de bir bilgi yok. Yani Royce ve diğerleri dışında.

Sahne devam ediyor. Craster bizim Jon’u fark ediyor…

Jon henüz salondan çıkmadan, “Bu kim?” diye sordu Craster. “Bir Stark gibi görünüyor.”

“Kâhyam ve yaverim Jon Kar.”

Bir Stark gibi görünüyor? Bir Stark nasıl görünüyor? Koyu saçlar, uzun yüz ve gri gözler. Bizim Jon’un kitaptaki tarifi nedir?

Peki, Waymer Royce nasıl görünüyor?

Karşılaştırma Tablosu

Gri gözler, vakur/zarif duruş ve ince bir beden yapısı ile yakışıklılık(gerçi yakışıklı kelimesi bildiğim kadarıyla Jon için kullanılmadı ama çirkin olduğunu düşünmek için bir sebep yok; ana güzel, baba süper güzel; bu iksinden çirkin çıkarsa kendimi 8. kattan aşağı atmam gerek :smiley: )

Mormont ve kafile Craster’ın Kalesinden ayrıldıktan sonra İlk İnsanların Yumruğu dedikleri bir tepede durdular ve orada Yarım El ile buluştular(arada Jon ve Hayalet, ejderha camı ve boruyu buluyor.). Yarım El vazifesi için tekrar yanlarından ayrılırken Jon’u da yanında götürmek istiyor ve bizimki Mormont kafilesinden ayrılarak başka bir yöne gidiyor. Unutmayın ki Craster bizimkilerin Yarım El ile buluşacaklarını ve Jon’un onlarla birlikte gidip başka yöne gideceğini bilmiyor; Mormont’un gittiği yöne vakıf en fazla.

Kılıçların Fırtınası açılışı da WW’lerin Lord Mormont ve kafilesine saldırısı ile başlıyor. Bir sürü Öteki ve wightlardan oluşan bir ordu saldırıya geçiyor. Lakin Jon orada değil.

Craster’ın Ötekiler ile anlaşması olduğunu biliyoruz; onlarla iletişim kuruyor. Videoya göre Craster, “Bir Stark NW ile kuzeye yöneldi.” diyor ve Ötekiler de ordu ile saldırıyor. Unutmayın ki daha önce Jon’un tarifine uyan birine saldırmışlar, tuzak kurmuşlardı. Şimdi ise Jon’un olduğu kafileye saldırıyorlar ama yine istediklerini elde edemiyorlar.

Ondan sonra da kitaplarda ww’lerin topluca saldırılarını görmedik yahut -bildiğim kadarıyla- duymadık. Kitaplarda değil ama dizinin ilk bölümünde bahsettiğim tuzak sahnesinde ölülerin değişik simgeler bıraktığını gördük… Bu bile başlı başına WW’lerin akılsız buz zombiler olmadığını aksine düşünen, amaçlayan, hedefi olan ve planlar yapan birileri olduğunu gösterir ki zaten tuzak kuruyor ve iletişim kurabiliyorlarsa başka türlüsünü beklemek saçma olurdu. Kısaca karşımızda beyinsiz zombi adamlar yok.

Yani bu adamlar bir şeyin peşinde, öldürmek için öldürmüyor, tahtım olsun diye saldırmıyor… Amaçları bilinmiyor ama bir amaçları olduğu kesin… Ve bir şekilde Jon’un tariflerine uyan biriyle bağlantılı bir amaç…

Video bu kısımdan sonra dizi referansına geçmiş, şahsen pek sevdiğim bir şey olmasa da ekleyeceğim.

Çetinocak Saldırısında Jon ilk kez bir WW ile yüz yüze gelip savaşıyor ve Uzun Pençe ile yaratığın saldırısını karşıladığında WW şaşkınlık içinde önce kılıcına sonra Jon’a bakıyor(o ana kadar haklarım ben bunu rahatlı ile hareket ediyordu) ve Jon bir hamle ile yaratığı öldürüyor, sonrasında zaten bizim NK’nin pis bir bakışı vardı Jon’a. Hatta kaçış sahnelerinde NK’nin ölüleri diriltme anını hep Jon’a bir hareket çekiş olarak görüp, gülümsemişimdir; güç gösterisi yapıyordu resmen. Bilmem size nasıl okundu o sahne. :stuck_out_tongue:

Kuramı toparlar isek eğer WW’ler Jon’u arıyor. Ablaya göre “Çünkü Jon, Vaat Edilmiş Prens.” Kitabın açılışında kılıca verdikleri tepkinin sebebi buydu… Elbette Jon Snow’un Rüyası kuramı başlığında Jon’a AA değil, dengeyi sağlayacak kişi diyor ama bu iki video arasında bir sene var, unutmayın; fikri değişmiş olabilir.

WW’ler ne için Jon’u arıyorlar, onun ne ve kim olduğunu düşünüyorlar bilmiyorum ama onu aradıkları kesin gibi bir şey. Jon’u öldürmek mi istiyorlar yoksa başka bir niyetleri mi var? Dahası Jon’un tarifine uyan birini nasıl haber aldılar? Kim söyledi? “Şu şu özellikleri olan biri…” diye bir kehanet mi var? Bunlar karanlıkta kalan sorular.

Belki alelade bir Stark arıyor diye de düşünebilirsiniz ama Benjen uzun yıllardır Sur’da ve Baş Korucu olarak sayısız defa Sur ötesinde geçmiş olsa gerek, yani çok kere onu haklamak için imkanları olurdu; ayrıca koyu saç ve gri gözler dışında Jon ile benzeşen bir betimlemesi yok. Dahası Benjen kaybolduktan bir sene sonra yine de Jon’un peşine düşüyorlar, sıradan bir Stark olsaydı en kötüsünden bir Benjen Stark ellerindeydi.

Fikirlerinizi alalım. :slight_smile:


Arya Stark ve Yüzsüz Adamlar 'The Valkyrie'
Yüzsüz Adamlar ve Ötekiler
#2

İlk Olarak Bu Yazıyı Yazdığın İçin Teşekkür Ederim.
İkinci Olarak düşüncem çok kısa olacak ama bunlar Jon’u Öldürmeye Değil Kendilerine Lider Yapmaya Çalışıyorlar gibi geliyor bana


#3

ayrıca jon ve waymar’ın diğer adaylardan ayrılan özellikleri kılıçları.waymar’ın kılıcı bayağı süslü bir kılıçtı ve ikisi de genç olmalarına rağmen gece nöbetçilerine liderlik edecek kadar yetenekliler-gerçi waymar gibi soylular pek yeteneğe ihtiyaç duymuyorlar,bknz.janos slynt-

teori’ye genel olarak bakınca da genel olarak ilk okuduğum zamandan beri mantıklı bulduğum ve r+l=j den daha fazla inandığım bir teori.ek olarak bence gece nöbeti’nin yüksek makamları aemon ve mormont gibi jon’la ilgili birşeyler biliyorlar bence.hatta bu yüzden onu yaver yapıp korucu yapmadılar.jon’un qhorin le gidip gitmemesini tartıştıkları yerde de gizli bir düello vardı sanki.bence brynden önceden aemon u ve onun eliyle mormont’u ayarlamıştı.

bence de. jon özel biri ve onu great other ve rhollor kendi takımları için istiyorlar.seçtiği taraf güç dengesini bozacak.ama muhtemelen o arada kalıp dengeyi kuracak.
@YeniAy_Ottoman yazı için teşekkürler :slightly_smiling_face:


#4

M[quote=“YeniAy_Ottoman, post:1, topic:10679”]
Dahası Jon’un tarifine uyan birini nasıl haber aldılar? Kim söyledi?
[/quote]

Bir göz ve bin göz

Brynden Rivers

Şaka bir yana surun ötesindeki bu abilerde görü yeteneği epey gelişmiştir diye düşünüyorum Yani ciddi bir haber alma potansiyeline sahipler bence.

Mantıklı bir teori daha önce de görmüştüm. Tabi GRRM sadece etkileyici bir açılış yapmak istemiş de olabilir.


#5

Rica ederim… Bu da bakış açısı, açıkçası aklıma gelmedi değil; ya öldürmek isteyecekler ya da başlarına geçirmek… %50 iki ihtimal var sonuçta.

Misal İlk Öteki saldırmış iken diğerlerinin ilk aşamada sadece izlemesini belki, bir ihtimal bu açıdan da yorumlanabilir; Royce’un aradıkları kişi olduğuna inanıyorlar ise ve ölmesini istiyorlar ise aynı anda saldırabilirlerdi de ama bunun yerine ilk önce bekleyip, kimliğinden emin olduktan sonra “Aradığımız bu değil, öldürün.” der gibi saldırdılar oğlana. Elbette diğer ihtimal ‘çekindikleri’ için de olabilir… Royce kanamaya vs. başlayınca yaralanıp Öteki dalga geçmeye ve gülmeye başlıyor, rahatlamış gibi.

Evet, betimlemede kılıcına ve üstündeki kıyafetlere kadar betimleme söz konusu; kılıç baya kaliteli ve güzeldi. Işıkgetiren gibi bir kılıç bekliyorlar ise sonuç olarak yamuk yumuk, kalitesiz bir kılıç olmasını ummuyorlardır, böyle parlak, şaşalı bir şey bekleniyordur.

Bir düello sezinlemedim açıkçası. :slight_smile: Mormont sadece yeşil ve tecrübesiz bir çocuğun böyle bir vazife için hazır olmadığını düşünüyordu ve bir de Mormontların Starklara düşkünlüğü ortada… Ayrıca gelecekteki Lord Kumandanlar soylu ailelerin çocuklarından seçilir, Jon’u bu yüzden kahyası yaptı; Mormont için Jon, onun halefi idi. Vazife bir çeşit ölüm mangası gibi idi çünkü… Ölme ihtimali yüksekti. Sam zaten bu kahya işini Jon’a açıklamıştı, onun hakkında özel bir şey bildiklerini hiç sanmam. Lakin benim merak ettiğim şey; Yarımel neden Jon’u yanına almak istedi? Kurgusal açıdan… Yazar açısından bakar ise illa ki onu Öteki saldırısından koruyup, Yabanıl kampına sızmasını sağlayacaktı. Gerçi bu bile yeterli bir sebep, karakterler için çok belirgin ve net bir sebebe gerek yok herhalde. :smiley:

Qhorin Yarımel başını çevirdi. Gözleri Jon’un gözleriyle buluştu ve uzun süre orada kaldı. “Güzel. Jon Kar’ı seçiyorum.”

Mormont irkildi. “O daha çocuk sayılır. Üstelik benim kâhyam. Bir korucu bile değil.”

“Tollett de sizinle ilgilenebilir lordum.” Qhorin iki parmaklı, sakat elini yukarı kaldırdı. “Eski tanrılar Sur’un ötesinde hâlâ çok güçlü. İlk İnsanlar’ın tanrıları… ve Starklar’ın.”

Mormont, Jon’a baktı. “Senin arzun nedir?”

“Gitmek,” dedi Jon bir çırpıda.

Yaşlı adam hüzünle gülümsedi. “Biliyordum.”

Ölü ve Buz Adamlarda warg/yeşilgören gibi yetenekler olduğundan şüpheliyim. Fakat bunların başındaki her kim ise aynı şey onun için geçerli olmayabilir. Gecenin Kraliçesi gibi… Kitapta bir NK göreceğimizi sanmam, o tamamen dizi için oluşturulmuş bir komutan/lider… Seride tek bir NK var, onun da hikayesi zaten belli ve Ötekilerin başı vs. değildi. Ben onun yanındaki kadından şüpheleniyorum.


#6

Aslında Brynden kısmı da sadece şaka değildi. O abinin Akgezenlerle iş tuttuğuna dair ciddi teoriler var hatta Melisandre’nin görüsü bu teoriyi çok sağlamlaştırıyor aslında. Zaten Martin’in pek çok eski hikayesi her yere ulaşan ortak bilinç gibi biralana ana karakterlerin yönlendirilmesi ve sonra o ortak bilincin kötü çıkması üzerine. Tanıdık geldi mi? Zaten Bran GRRM’nin ilk düşündüğü karakter. İdam izleyip ardından kurtlarla karşılaşan çocuk. Kurtların da Brynden tarafından gönderildiğine dair ciddi spekülasyonlar var. Martin’e sorulduğunda olabilir de olmayabilir de okumaya devam demişti. Şimdi diyeceksin madem öyle neden Starklara kurtlar yardım etti, amacı kötü olsa da yok etmekten çok Starkları yanına çekme amacı yüksek olabilir.

Ben Kraliçe’nin bir şekilde Cersei olacağını düşünüyorum. Biliyorum aşırı çiğ bir düşünce ama Cersei kehaneti için aklıma daha mantıklı bir şey gelmiyor ya o Kraliçe Margaery olacak ya da dizinin gittiği yolun daha fantastik versiyonu olacak.


#7

Jon Snow rüyası başlığını yeniden okursan Brynden için başka kuramlar olduğunu da görürsün; ateşi temsil eden bir haneye mensup bir adamın Ötekiler ile işbirliği yapması için ne gibi bir sebep olabilir ki? Ayrıca mağarasının önünde wightların pusuda beklediğini unutma, Bran’a saldırmışlardı. Yani demek ki Ötekilerin bir gözü de bu mağarada ve içerisindekilerde.

Melisandre’nin sözlerine çok takılma, ona kalır ise Stannis AA; o kadın kehaneti seçtiği kişiye uydurmaya çalışan biri. Yani zorla bir AA yaratma derdinde ve buna çok inanıyor. Misal taştan ejderhaları uyandırıp ışıkgetireni çekecek olan kişi vs. AA’nın kendisi ama bütün her şeyi Stannis yerine Melisandre yapmaya kalkıyor; ilahlarını yakarak sözde fedakarlık yaptırmış oluyor(adam zaten çocukken inanmayı bırakmış ki), kılıcı kendisi sihirli şeylerle yakıyor ve ejderhaları uyandırmak için kendisi yöntemler arıyor.

Ateşlerde gördüğü kız da sözde Arya idi ama alakası yok, biliyoruz.

Cersei kehanetinin Ötekiler ile ilgisi yok ki… Anlayabildiğimiz kadarı ile Öteki olmak için bunu bebek yaşlarda halletmek gerekiyor bir şekilde; Craster’den bebek almaları boşa değil, yoksa gider canlı adam yakalar dönüştürürlerdi.


#8

ben ufak bir şey var diyorum burada.jon’un yaşına yakın korucu olan bir sürü çocuk var üstelik jon hepsinden yetenekli.mormont jon’u seviyor burası kesin ama aynı zamanda onun hakkında çok az kişinin bildiği birşeyler biliyor bence.zaten sende bende mormont’un jona verdiği kılıcın blackfyre olabileceğini düşünüyoruz.


#9

Yalnız şuna dikkat et, o adam sadece ateşin değil aynı zamanda ilk insanların da soyundan geliyor. Evet kendilerine isyan edenlere karşı birnevi Targaryenlerin Tywin Lannister’ı olmuş ama meşrulaştırıldığı halde Targaryen soyadını kullanmamış. Ayrıca arması beyaz ejder(buz ejderhası gerçeği var evrende buna dikkat). Öte yandan Dunk ve Egg serisinde kral ölünce zaten kral eli olması sayesinde diyarı avcunun içinde tutan Brynden ve Maekar arasında bir savaşın başlayacağı söyleniyor ama bu sadece köylü dedikodusu. Öyle bir şey olmuyor ve Maekar da ölünce varis sıkıntısı olduğunda 4 aday ortaya çıkıyor ve Brynden kendisini adaylardan saymıyor bile. Ayrıca bu adamın gene Targaryen mitosuna yabancı olan ama tam aksine kuzeyle bağı yüksek olan greenseerlik özelliğine sahip olması olayı var ki asla gözden kaçırılamaz. Kendisi Targaryenlere çok sadık ama takıntılı biçimde Blackfyre düşmanı. Mesela kral seçimi olduğunda bir Blackfyre ben de gelebilir miyim diyor o da gel diyor ve öldürüyor falan. Ancak Blackfyre ailesinin özelliği de aslında Daemon’un biraz daha safkan Targaryen olması. Hem anneden hem babadan. Zaten isyanın sebeplerinden biri de bu fazla Martell etkisinden rahatsızlık duyulması. Yani bu ihtimali zayıf bulmakla birlikte aslında Brynden safkan Targ kanının tahta geçmesini engellemiş bile olabilir.
Başka bir önemli nokta son kuram doğru olmasa bile bu adama bir Targaryen olarak değil bir zamanlar Targaryenlere hizmet etmiş birisi olarak bakmak daha doğru olacaktır. Ayrıca Targ oğlu Targ olsa bile insanların kişilikleri değişebilir zamanla. Ateş buz olabilir buz da ateş. Tabi ben şahsen Brynden’ı bizimkilere yol gösteren yaşlı amca olarak görmeyi daha çok tercih ederim net kötü olmasındansa. Ama Brynden’ın kötü olması çok ciddi bir olasılık.

Evet yok ama bana şunun cevabını ver, bu kadar kötü durumdayken nasıl tekrar yükselecek? Genelde bu soruyu ne zaman sorsam ya cevap gelmiyor ya da o Kraliçe Margeary deniliyor. Bir de çok sikkofieldımsı olacak ama şuraya da dikkat

Ellerini o beyaz boynuna dolayacak.

Belki bazı özel ve büyük bedeli ola yöntemler vardır ve herkesin ulaşamayabileceği.


#10

Öyle ama bunu KanKuzgun’un rüyasına girip yönlendirmeler yaparak sebep olduğunu düşünüyorum, bu adam başkaları ile rüyalar aracılığı ile iletişim kuruyor ve gerekenden fazlasını söylemiyor; adam kuzeyli, en büyük destekçilerinden Stark hanesinin; Targ kanı vs. taşıdığını bildiğini vs. sanmam; onu Ned’in oğlu olarak biliyor ve ölmesini istemediği aşikar. Aemon zaten onun kim olduğunu bilse Sam’e “Dany’e üstat gönderilmeli, AA o vs.” demezdi. Kafadan ilk Jon’u düşünürdü.

O aklıma geldi ama İlk İnsan; Stark vs. değil yani kar/buz temsili yok burada. Buz’u temsil eden Stark Hanesi. Kuzgun’un anası da kuzeyli değil zaten, güney bölgesinde; nehirova tarafında yaşıyorlar. Targ soyismini kullanmamasından ziyade tarihe o şekilde geçmiş, çünkü piç olarak doğup büyüdüler; resmileşmiş olsalar da milletin gözünde hala piç demek ki öyle kayda geçilmiş; sadece o değil diğer kardeşleri de Targ soyismini kullanmıyor.

Brynden’ın kötü olduğunu sanmam ama saf bir adam olmadığı gibi kendi gündemi olan bir adam.

Öncelikle o zaten bir ‘kraliçe’ yani o iş tamam, kehanetin o kısmı gerçekleşti; çocuklardan biri öldü, diğer ikisi yolda. Kehanette bir yükselme vs.den bahsetmiyor. Kraliçe olacaksın, çocukları ölecek; başka bir kraliçe değer verdiğin her şeyi elinden alacak ve kardeş seni öldürecek, bitti. Nerede yükselme vs.?

Öyle olsa adamlar ww üretir dururdu, craster ile oyalanmazlardı, ww’ler wightlardan daha güçlü ve dayanıklı sonuçta.


#11

Yanlış hatırlamıyorsam, Geek Teori bir videosunda bundan bahsetmişti.


#12

Bence buzu sadece Starklar, Ateşi ise sadece Targaryenlerle sınırlamak çok yanlış. Çünkü Ejderhaları olan, ateşle ilişkiye sahip olan tek aile Targaryenler olmadığı gibi aynı şey Starklar için de geçerli. Brynden’da İlk insan kültüne dair er şey var, adam greenseer daha Ne olsun? Velev ki öyle olsun buzu da ateşi de tek bir ailede sabitledik. Ben mesajda buzdan veya ateşten bahsetmedim, pratikte olan şeylerden bahsettim. Brynden her yönüyle ilk insanlara daha yakın. Babası bir Targaryen olabilir ama görünüşe göre eski külte daha yakın. Sadece isimler üzerinden edebiyat yapamayız. O zaman Sansa da gerçek bir dişi kurt, Asena

Mesele sadece piç olarak anılması değil, ayrıca bu adam
Hiçbir şekilde tahtta hak iddia etmiyor, dile getirmiyor bile. P zaman ki adaylarım hiçbiri güçlü değil. Aegon yarı köylü kız zeka özürlü bebek de iblis gibi bir atadan gelmiş.

Ama orada belli bir hiyerarşi var, 3 çocuk da taç takacak, ölecsk ve bir kraliçe her şeyini elinden alacak. Hafi bu sırayı takmadık diyelim mantıken Myrcella kraliçe olduğu zaman tekrar özgürleşmesi gerekmez mi? Margeary devreden çıkarsa o zaman her şeyini bir kraliçe almamış olacak ki şuanda her şeyi alınmış değil asljmda teknik olarak en güçlü ailenin reisi.

Belki de bu WW üretim şeysinde özel olarak güçlü bir soydan gelmek falan gerekiyordur, ya da yetişkinken ww olmak sürekli olacak bir şey değildir, çok büyük bir ayin düzenlemek gerekiyordur. Ayrıca Craster’ın Targ püçi olma ihtimali de var.

Hakkında hiçbir şey bilmediğimiz şeylerde her şey açıklanmjş gibi kestirip atma huyuna bitiyorum :confused:


#13

illa jon’un doğum sırrı demiyorum ama bana göre mormont bişeyler biliyor.bence aemon jonun kim olduğunu biliyor hatta bir süre onun olduğunu düşünüyor.dany ejderhalara sahip.aemon sırf ejderhalar için o olduğunu düşünüyor yoksa bu zamana kadar dany ve viserys i biliyordu.çoktan yanına gider veya bişeyler yapardı ama surda kalmayı seçti.en başta niye gittiği veya özellikle brynden la birlikte niye gittiği çok açık değil ben bunun jon’la ilgili olduğunu düşünüyorum.rhaegar onunla boşuna mesajlaşmıyordu.


#14

Game of Thrones 1.sezon 1.bölüm Kaçırdıklarınız videosu değil mi?


#15

Şu an hayatta kalan yegane Ejderha Lordları Targaryen Hanesi olduğu için ateş temsilcisi onlar; “Kan ve Ateş!” onların sözleri ayrıca… Nitekim tüm kitaplar boyunca Buz ve Ateş’in kimler olduğu zaten vurgulanmış öyle yahut böyle; şimdi İlk İnsanlar da buz nasıl denebilir? Dayne ve Hightower Hanesi de buz o zaman, onlar da İlk İnsan hatta ilk gelenler. Burada mesele ilk insan olmak değil, ilk insan olmak westeros’a ilk gelen insan demek, sonradan gelenlere Andal denmiş misal, 2. insanlar değil…Bu yüzden KanKuzgun’un ana tarafına Buz temsilcisi denemez. Kendisi sadece ilk insan kanını taşıyan ve ateşi temsil eden biri; karakter ve görüntü olarak da zaten Targaryen Hanesine ait olduğunu gösteriyor; dini inancı hiç vurgulanmasa da warg/yeşilgören güçleri yüzünden eski ilahlara inandığı sonucunu çıkartabiliriz, böyle bir olay da var; Jon gibi yani, bir targ ama kuzey inancına sahip. Fakat Jon bir ateş ve buz ama kan kuzgunu sadece ateş. Kan Kuzgun’u nu buz yapmak istiyor isen hanesini bari kuzeye taşı, güneyin sıcaklığında esmerleşmesin. :smiley:

Etmek zorunda mı? Niye etsin? Etmeyince ne oluyor, onu anlamadım. Nereye bağlamak istiyorsun ki?

Ben anlamıyorum seni gerçekten, nereye varmaya çalışıyorsun. Kehanette bahsi geçen gelecek olan kraliçe Marg. değil, o olduğuna inanan kişi Cersei; kehanette zaten halihazırda bir kraliçe gelmesi gerekiyor, Marg. geldiği zaman kraliçe değildi, leydi idi; sonradan kraliçe oldu.

Ben Targ meselesinde hiç ihtimal görmüyorum ama warg güçleri olduğunu farz edelim Craster’ın; bu yüzden dönüşüm yaşatabiliyorlar diyelim bebeklere… Cersei ne alaka yine? Ne gibi bir özel büyü ww’ye dönüştürecek yetişkin insanları? Yapabilseler yakaladıkları Yabanıllara yaparlardı. Akılsız zombiler yerine akıllı buz canavarları daha iyidir.

Ben çıkarım yapıp, fikir belirtir iken 5 kitap boyunca yazılan çizilen olayların ve karakterlerin; karakter ve metin iç tutarlılığına özen göstererek hareket ediyorum, sen ise “fantastik evren burası, grrm bu, yapmak ister ise yapar; her şey mümkün burada.” diyerek bol keseden sallıyorsun. Aramızdaki fark bu. Bu yüzden sana düz mantık diyorum…Ya da senin ısrarcı olduğun şekilde mantısız. :slight_smile:

Yazarlar, kurgu ve karakter iç tutarlılığını asla bozmamaya özen gösterir, bozar isen kurgu hatalı olur, sırıtır; asla adam öldüremeyecek bir karakter durduk yere adam öldürür ise olmaz; yahut çok şerefli bir kişiyi ha deyince ona buna tecavüz eden biri olarak gösterirsen “bu ne la” der okuyucu… Karaker bir değişim yaşayacak ise yine kurgu ve mantık, iç tutarlılık açısından aşama aşama değişim yaşar.

Hiçbir şey bilmediğimiz şeylerde “her şey açıklanmış gibi kestirip atıyorsun.” diyorsun ama sen, hiçbir şey bilmediğin şeyler açıklanmış gibi şu bu o şeklinde olur, olacak şeklinde yazıp çiziyorsun ve bunu yaparken önceden verilmiş bilgileri kaile almıyorsun. Oysa ben var olan bilgiye göre çıkarım yapıyorum, doğru olan da budur. Olmayan bilgiye göre yorum yapılmaz, çıkarım yapılmaz.

Nerede düşünüyor? Nasıl düşünüyor? Ne düşünüyor? Anlamadım.

Aemon’un Jon’un kimliğini bildiğini düşündüren olay ve konuşmalar nedir?

Aemon bilgiyi ve kardeşleri aracılığı ile de AA kehanetlerine vs. vakıf biri; Rhaegar da takıntılı bu meseleye, haliyle sürekli olarak onunla görüşüp, bilgi alışverişi yapıyor. En son oğlu Aegon olduğu yönünde konuşmuşlar herhalde.

Aemon’un neden Kan Kuzgun’u ile Sur’a gittiği biliniyor; kardeşine(5. Aegon) karşı kullanılmaktan çekindiği için -ilk aşamada kral olması teklif edilen kişiydi- Sur’a gitmeyi daha uygun buldu.


#16

Şimdi birincisi hayatta kalan tek ejder lordu aile Targaryenler değil. Soyu antik Valyria’ya dayanan onlarca aile var. Hatta Volantis’i yöneten aileler bu konuda bayrak taşıyıcı. Evet ejderhaları olan tek aile Targaryenler ama onlar da ejderhalarını kaybedeli bir 200 sene falan oluyor. Yani bu durumda diğer ailelerden farklı değil.

Kaldı ki ben hiçbir yerde buz demedim. Ya da ateş. Onu öne süren sensin. Ben Brynden’ın kült olarak ilk insanlara daha yakın olduğunu söyledim. Uzun gece, kuzeydeki güçler ve ona benzer şeyler de ilk insanlara daha yakın ve Brynden da ilk insanlara daha yakın. Buzmuş ateşmiş bu alakasız yerlere götürerek işi sulandırmazsan sevinirim sadece şu paragrafa cevap ver.

Yahu ailesi güneyli olabilir ama önemli olan hangi külte yakın olduğu. Manderly ailesi de ilk insan o zaman.

Nereyi anlamadığını anlamadım çok açık yazdığımı düşünüyorum.

Bak şunu neden anlamıyorsun gerçekten anlamıyorum, 2 tane kitap var yazılmamış, İKİ. Bu iki kitapta onlarca farklı şey eklenebilir, onlarca farklı şey çıkarılabilinir. Şu beş kitapta yazarın gerçekten her şeyi açıkladığını ve artık değişmeyeceğini düşünmenin hiçbir mantıklı tarafı yok. Yani birde bu kitap güvenilir olmadığı yazar tarafından teyit edilen onlarca karakterin bakış açısından anlatılan bir eser. Olay fantastik bir şey her şey olabilir değil, serinin mantığına ve ana ilerleyişine göre gelecekte olabilecek olan şeyleri tahmin etmeye çalışmak. Ben bunların hepsi afaki olduğu için asla bir şey konusunda kesin bir yargıda bulunmam. Mesela Rheagar evet çok iyi bir insan olabilir ama kötü de çıkabilir. Her ikisine dair argümanları da dikkate alır olasılıkları ayrı ayrı değerlendirmeye çalışırım. Ancak sen bir noktaya saplanıyorsun ve mümkün değil o noktadan çıkmıyorsun. Asla sana gösterilen şeylerin ötesine çıkmıyorsun önüne ne konuluyorsa sadece onunla yetiniyorsun. Mağraya kapatmış durumdasın kendini. Yahu seride temeli olan şeylere tutunmak daha mantıklı oalbilir ama ben sana taraf tut demiyorum ki, sadece bir bak.

Ayrıca düz mantık muhabbeti de sıkmaya başladı gerçekten.


#17

direk yazsa kaç kitaptır aa aramazdık.:grinning: ben bildiğini düşünüyorum


#18

Kıyamet sonrası bahsettiğin Valirya aileleri zaman içerisinde diğer insanlar ile karıştı, kimisi zaman zaman görünüşlerini korusa da ejderha lordu olma özelliklerini yitirmiş durumdalar. GRRM, Targaryenlerin aile içi evliliklerinin en başat sebepleri arasında “ejderhaları daha iyi kontrol edebilmek” olarak açıklamıştı. 300 yıl boyunca başka insanlarla evlenen diğer ailelerin takdir edersin ki özelliklerini yitirmesini beklersin; arada çıkan belki istisnai kişiler olabilir, olağan ama genel olarak yitikler. En fazla arada bir Valirya görüntüsüne sahip kişiler çıkıyor; gümüş saç, mor gözler vs. Lakin varsa Dany gibi ejderhaya binecek kana sahip bir kişi, o da ateş simgesi olarak kabul edilebilir, kan baskın demektir.

Buz ve Ateş meselesini ortaya atma sebebim; Kan Kuzgun’un ‘ateş’ temsilcisi bir haneden olması dolayısı ile ‘buz’ denen Ötekiler ile neden anlaşma yapıp, Diyar’ı karanlığa boğmak istemesini açıklayacak mantığı/sebebi/motiveyi görememem. Gerçi ‘buz’ temsilcisi olsa da fark etmez; ona bakarsak Stark Hanesi öyle kabul ediliyor, şimdi Bran’ın Ötekilere yardım ettiğini yahut edeceği sonucunu çıkartacak değiliz elbette. Fakat ateş ve buz zıt özellikler, bundan yola çıktım; çıkış noktamı mantıksız bulabilirsiniz, bir şey diyemem. Fakat bana Kan Kuzgun’un Ötekiler ile iş birliği yaptığına dair motive eden sebebi söylersen sevinirim, kanaat/zan ile olmasın.

Kan Kuzgun’un muhtemelen kuzey inancı kültüne takılıyor, benim çıkarımım bu; güçleri yüzünden. Lakin tüm kuzey bu kültün içinde, hepsi mi Ötekilere çalışıyor? Kuzey ilahlarının Ötekiler ile işbirliği içerisinde olması demek bu. Bunun için de geçerli bir sebep görmüyorum.

Cersei ve kehanet meselesi ile neyi açıklamaya çalışıyorsun? Onu anlamadım. Açık yazsan sormam. :slight_smile:

İlla ki kalan son iki kitapta eklenecek daha bir sürü bilgi var, lakin biz daha eklenmemiş bilgiler üzerinden çıkarım yapamayız ki ancak eklenmiş bilgiler üzerinden çıkarım yapabiliriz. Misal örnek vereyim; Rickard Stark’ın ihtirasları olduğu ve güneyli komplosu içerisine dahil olduğu neredeyse kesin denecek bilgiler; adam hakkında da başka hiçbir şey bilmiyoruz, bilgi bu kadar. Şimdi buradan yola çıkarak Lyanna Stark’ın prens ile kaçtığını bildiğini ama ihtirasları olduğu için ‘kaçırılmış’ gibi davranıp, ilan ederek isyan için bir çeşit sebep yaratmış olabileceği düşüncesine vakıf olabiliriz, kesin değil ama bu bir çıkarım olur işte. Farklı bir bakış şekli budur yani. Lakin bu bilgiden yola çıkarak Rickard Stark oğlu Brandon’ı ölüme-bile isteye- yollamış olabilir hatta kızının kaçacağını biliyordu, bile isteye isyan çıkarmak için göz yumdu gibi bir çıkarım da yapamayız, bol keseden sallamak olur. Değerlendirmeye girmez bu, giremez. Çünkü temel alt yapı yok. Çünkü adamın (Dustin’e göre) büyük ihtirasları olan bir adam olduğunu biliyoruz ama adamın şeref yoksunu, cani vs. olduğuna dair hiç bilgi yok. Ha GRRM 6. ve 7. kitapta böyle bir karaktere sahip olduğuna dair bir bilgi kırıntısı ekler ise o zaman bu afaki dediğim, temelsiz dediğim şeyleri çıkarabiliriz. Bilmiyorum anlatabildim mi? Abartı olacak ama bilim yaptığını düşün; deney, gözleme dayanır ama bunun için bir veri vs. olması gerek; olmayan şeyler üzerinden tez ileri sürülemez, tez diye kabul etmezler, sağlam bir temele dayanmak zorunda. Bu yüzden temeli olan şeylere odaklanarak çıkarım yapmaya çalışıyorum aksi halde bu seride herkes herkese her şey diyerek yaklaşır, saçma sapan iddialar ortaya atabilirim ve hiçbiri bir temele ve iç tutarlılığa dayanmaz. Böyle şeyler üzerinden de tartışma yapılamaz zaten, neresinden tutup tartışacaksın ki?

Tamam da hani, böyle düşünmene sebep olacak bir söz, bir hareket, bir eylemde bulunmuş olsa gerek ki bunu dillendiriyorsun, adam hiçbir yapmadı ise sırf “içime öyle doğdu” diyerek olmaz ki. :smiley:


#19

Hocam şu buz ve ateşin dünyası kitabını mutlaka okuman lazım. 89 lira çok fazla evet ama aslında o kadar da değil bir kitaptan 30 lira daha fazla sadece ki bayağı geniş kapsamlı.

Birincisi aslında Targaryenler göründüğü kadar safkan değiller. Fatih Aegondan bu yana Targaryen içi evlilikler aslında sadece 5 kez oluyor, Daemon ve Rheanyre, Jaeherys ve Alysennya, Aerys ve Rhealla, değersiz Aegon ve kız kardeşi. Bunun dışında onlarca farklı aileyle birlikte oluyorlar. Yani aslında düşündüğün kadar safkan değiller.

Bunun dışında kitapta Volantisteki ailelerin safkan Valyria kanına çok dikkat ettikleri, hatta kendilerini normal halktan tamamen soyutladıkları alan yarattıklar ve gene Tyrosh’da Valyria kökenlilerin özellikle çiftleştirildikleri falan söyleniyor. Bir de Westerosda sadece soylular bağlamında Valyrialılar var ama orada normal halka da bayağı karışmış vaziyette.

Ateşi temsil eden bir aileden geliyor ama annesi ilk insan. Yani ben hiçbir yerde Martin’in erkek tarafını kadın tarafına baskın tuttuğunu görmedim. Yani koca koca soylar kadın tarafından devam edebiliyor. Yani burada Valyria soyundan bir babadan gelmiş olan Kankuzgunu annesine daha çok çekmiş olabilir. Daha iyi açıklamak için şu şekilde sorayım, eğer Baba Blackwood anne Targaryen olsaydı gene ama annesi ateş, ateş olan birisi ötekilerle bağ kurmaz der miydin? Eğer cevap hayırsa bence bu konuda daha fazla tartışılacak bir şey yok.

Motive eden bir sebep yani yanlış anlamadıysam kanıttan daha ziyade neden istesin diye soruyorsun öyle değil mi?

Doğrusu bu soruya cevap vermek kolaydeğil çünkü ötekilerin ne istediğini bilmiyoruz. Ne istediğini bilmediğimiz için bunlara çalışan insanların kazançları ve motivasyon kaynakları nedir bunu da bilmiyoruz. Ölümsüz olmak? Daha güçlü olmak? Çok güçlü olduklarını gördükleri için pes etmeleri ve onların tarafına katılmaları? Bu sebeplerden herhangibiri olabilir. Onun dışında diğer işaretleri üstte söyledim ve bunların haricinde Brynden’ın karanlık güzeldir lafı var ve Martin ormanın çocuklarıyla akgezenler arasında bir bağlantı olabileceğini söylemişti.

Hepsi diye bir şey yok. Ama bence bir bağlantı olduğu çok açık. Yani hepsi demeyelim ama en azından eski tanrıların karanlık tarafı diyelim ve bu da Brynden’ın kranlık tarafa meyli ihtimalini doğuruyor.

Cersei’nin elinden daha güzel bir kraliçe tarafından her şey alınacak değil mi?
Evet

Şimdi eğer Tommen de ölü ve Myrcella da öldü ölecek olsaydı ve Cersei şuanda bu durumda olsaydı evet kehanet gerçekleşti derdim.

Ancak

Tommen ölmedi, Myrcella ölmedi. Jaime veya Tyrion şuan Cersei’yi öldürmekten çok uzak. Bu yüzden ben Cersei’nin henüz tamamen düşmediğini bunun sadece geçici bir şey olduğunı düşünüyorum. Ama aklımda olan şey bu kadar şeyi nasıl atlatacak? Sorun burada.

Bence kötü örnek verdin. Çünkü serinin temel mantığı dikkate alındığında buna dair hiçbir şey yok. Ama Rheagar’ın karanlık noktalarınıon bulunma ihtimaline karşı sayfalar dolusu şey yazabilirim. Bence sen karanlık nokta ile kesin bilgiyi pek ayırt edemiyorsun. Mesela Rheagar hakkında Rheagar povu olmadan tüm bilgileri öğrenmek imkansız. Evet çok iyi bir insan olabilir ama karısını asla boşamayacağını buradan yola çıkarak söylemenin mantıklı bir tarafı yok. Zaten kendisi karısını aldatarak o çzigiyi çoktan aştı. Yani bu noktada boşaması zaten ufak bir eklenti. Ha diyorsan kardeş benim için eğer öyle bir şey yaptıysa dünyanın en kötü adamı olmuştur ne olursa olsun, senin kişisel görüşündür derim. Ama burada insanların izlenimleri ve eylemlere yükledikleri anlamlar daha önemli. Westeros gibi kadın haklarının berbat olduğu bir yerde kimsenin bu durumu çok fazla salalyacağını zannetmiyorum zaten herkes suçu Elia’ya atıyor.


#20

Şöyle söyleyeyim gece nöbeti nde hangi acemi rütbelilerle bu kadar yüz göz olmuştur, benjen ne diyo sur da hak ettiğine sahip olur insan, daha üç günlük delikanlıya o kadar adamın içinde en ufak derdinde yok bilmem akılvermeler, onun için üzülmeler… Mormont sırf jon için alliser thorne u kings landing e yolladı. Sonra laflarken manalı manalı bakmalar. Ya bu adam kaç yıldır surda onun yarısında da lord kumandanlık yapmış kim bilir kimler hayatını kaç kere kurtarmıştır tutup aile kılıcını neden özellikle jon’ a veriyor.Ben mormont ve aemon un bişeyler bildiğine eminim ama sonra aemon hacı dili yanlış çevirdik vadedilmiş prenses te olurmuş diyor.:smiley: