Akgezenleri Neredeyse Hiç Görmemiş Olmamız


#1

Bunu daha yeni fark ettim ve oldukça ilgimi çekti. Dikkat ederseniz dizinin aksine biz kitaplarda akgezenleri neredeyse hiç görmedik. Yani bir POV’un anlatımına bakarsak sadece Will’in POV’unda ve Samwell’ın POVlarından birinde gördük ama onlarda bile çok küçük bir kısımda geçtiler. Tabi başka birçok olay oldu (İlk İnsanların Yumruğuna Saldırı, Yabanıllara saldırılması filan) ama biz bu olayları da okumadık sonradan anlatılanları duyduk.

Dizideyse neredeyse her bölüm gösterdiler, hatta en son normal bir düşmanmış gibi onlardan wight çalıyorlardı.

Yani diyorum ki kitaplarda neredeyse hiç yüzyüze görmediğimiz bir düşmanla karşı karşıyayız. Ve bu son savaş olacak.

Ve fark ettiyseniz, Jon Snow da bu düşmanla yüz yüze gelmedi hiç. Birbirlerini görmediler bile…


#2

henüz dizideki gibi bir ordu olmadılar bence yada liderleri henüz yok 6. kitaptan itibaren bol bol göreceğiz o kesin
2.bir noktada akgezenlerin yada ölülerin konuşamadığına yada konuşuyorsa bile anlaşamadıklarına dair gibi cümleler geçti diye hatırlıyorum. Jon ölümden döndüğü için onları anlayıp onlarla konuşa bilecekte bence


#3

Doğru, şu ana kadar sadece bir tane wight gördü ve öldürdü, bu da onun eline mal oldu. Sworn abi, bu el konusuna dikkat çekmişti bir ara; bazı erkeklerin ellerine zarar geliyordu. Misal işte Jaime elini kaybediyor, Davos’un parmakları kesiliyor ve Jon’un da eli yanıyordu. Ben de birkaç ay önce başlık açmıştım; GRRM’in kadınları saçıyla derdi nedir, diye; Cersei, Dany ve Arya’nın saçlarını kesip, keltoş yapıyordu. :smiley: Bu adamın kadınlarda saç; erkeklerde el ile ilgili bir sorunu var. :stuck_out_tongue:

Konuya dönersek, aslında bunu ilginç buluyorum; çünkü Jon, daha bir WW görmemesine rağmen durumun ciddiyetini kavramış durumdaydı ama onun yanında onları görmüş bazı mankafalar, bunu kavramaktan uzak bir şekilde Yabanılların Sur’u geçmesine takmıştı kafasına. Yani ultra salak olmak lazım anlamamak için işin ciddiyetini.

Dizide Çetinocak’ta ilk WW’yi görüyordu ama kitapta, daha oraya gidemeden/gitme fikrinden de cayarak, öldürüldü. Dizide olayların gelişimi çok ama çok farklı işledi, biliyorsunuz. Bu yüzden 6. kitapta dirilmesi sonrası gitmeye kalkar mı kalkmaz mı; Sur’dan bir ww görmeden ayrılır mı ayrılmaz mı kestiremiyorum. Dizide bu şekilde oldu ise kitapta da olacağına dair bir gönderme olarak görebiliriz, diyebilirsiniz. Fakat GRRM, dizinin kitaplarda olacak şeylere işaret eden bir taslak gözü ile görülmemesi gerektiğini, düşündüğünü söyledi. Ben de ona inanmak istiyorum hatta sözleri çok mantıklı çünkü bilhassa 3. yıldan sonra başlanan ciddi ufak kırpmalar zamanla devasa boyutlara ulaşmak zorunda kaldı ve kartopu misali büyüdükçe büyüdü ve sonuçta geldiğimiz nokta; dizi, ana taslağa bağlı kalmaya çalışıyor ama kalan her şeyi kendi kurgusu olarak ilerletiyor. Şüphesiz bu süreç zarfında GRRM’den aldığı bazı tüyoları kullanmaya devam ediyor (Stannis’in kızı ve muhtemelen Hodor’un Hodor olması gibi) ama benim için bunlar daha çok “kitaplardan tamamen kopmadık” demenin bir yolu, gibi. Yani okuyucuların gönlünü alma hareketleri ve bir diğer sebep de kabul edelim ki darbe etkisi yaratan kısımları kullanmasalar “aptal” olarak nitelendirmek gerekirdi. O kadar da değil yani.

GRRM’in WW tarafını gösteren bir POV yapsaydı, nasıl olurdu acaba? Düşünsenize bir ww’nin duygu ve düşüncelerini okuyoruz. :smiley: Fakat bunu yapsaydı gizem olmazdı ve şu an için ww tarafının tamamen gizem içinde kalması okuyucu açısından ilgi çekici ve yazar açısından da fazla uğraşmak zorunda kalmayacağı bir cephe olduğundan, faydalı bir yöntem. GRRM’in bazı karakterlerin (krallar gibi) povlarını yapmama sebebinin sadece onları gizli planları gibi şeylerini açık etmesi değil ayrıca bazı yüklerden de kurtulmak için olduğunu düşünüyorum. Misal Robb’u ele alalım; adam 2-3 savaş yaptı. Alayını yazması gerekirdi. Bir yazar için savaş sahneleri çok yorucudur. Ayrıca kral gibi karakterlerin hareket alanları çok kısıtlı, o da var. Davos gibi bir adamı bir Stannis’in bir Manderly’nin bir Yamyam Adasın’a gönderme gibi joker karakter olarak kullanabilirsin, povlar şeklinde roman yazıyorsan böylesi gerekir.

WW’leri adam akıllı görerek bu kitabı bitirebileceğimizi sanmıyorum, çünkü yukarıdaki gerekçeler yüzünden ww tarafından bir pov vs. olmaz. He Benjen hala hayatta ise ve son kitapta ona bir POV verirse, o başka. Bunun dışında ancak savaş zamanı gelip çattığı ve Jon, bu son iki kitapta Sur ötesine geçer ise görebiliriz. Bunların gizemlerini kim çözecek, merak ediyorum. Bran olabilir, şimdilik en yatkın o gibi; WW köklerini öğrenebilecek yegane kişi o. Bir ihtimal Yüzler Adasın’daki yeşil adamlardan da öğrenilebilir, Reed onlarla ahbap malum. Belki o bile birkaç şey biliyordur. Fakat ben daha çok Bran’a para yatırırdım. En sağlam bilgi ondan gelecek gibi.

Evet, birden fazla konuya saparak yorum yaptım ama ne yapayım sen de çok bir şey vermemişsin üzerinde konuşacak. :smiley:


#4

Martin son iki kitapta wwlerin beş kitaba göre fazla gözükeceğini söylemiş. Nasıl olur bilmiyorum belki de Bran’ın görüleriyle ama her zaman bir ww povu olsun istemişimdir.


#5

Ben Gendry’i hep çok istemişimdir. K.Z’den itibaren olsa çok iyi olurdu. Sancaksız Kardeşlik ile ilgili bilgilerimiz olur hem de Brienne gibi sıkıcı POV’ları olmayabilirdi.


#6

Herkes Brienne povlarından sıkılmış ama ben baya bi’ zevkle okudum yani. Bilmiyorum karakteri sevmemden mi fakat daha sıkıcı POVlar görmüştüm…


#7

Ben bunu hiç istemezdim. Mesela Lannisterlardan korkmazdım çünkü Tyrion POV’undan onların tarafını görüyorduk. Stannis’ten de korkardım çünkü çok sert bir insan gibi anlatılmıştı ama Davos’la adamı gördük. Renly’yi ilk kitaptan beri tanıyoruz zaten. Balon’dan bile korkardım Theon onu görene kadar. Mance ve Jon baş başa konuşana kadar eminim hepimiz korkmuşuzdur yabanıllardan ya da Dany’yi en başından okumasak çok korkunç gelirdi; ateşlerin içinden çıkmış gittiği şehirleri korkunç ejderhalarıyla yakan bir çocuk.

Yani bir tarafı gördüğümüzde biz o tarafı seviyoruz veya anlıyoruz. Martelller hep kötü insanlar olarak tanıtılır fakat Doran’ı sevmeyen yoktur. Demek istediğim WW’leri hiç görmedik ve tanımıyoruz. Karşımıza neyin çıkacağını bilmiyoruz ve korkuyoruz. İşte onları en tehlikeli düşman yapan da bu, son savaşa kadar gizemli kalsınlar lütfen…


#8

Bunu yanlış yere yazmışım ya k.b


#9

Sen baya baya neredeyse serideki tüm karakterlerden korkmuşsun. :smiley: Ben hiçbirinden korkmadım yahut çekinmedim, ne yalan.

Lakin demek istediğin şeyi anladım; işin “gizem” kısmı ve “bilinmemezliğin” getirilerini anlatmak istiyorsun. Haklısın, ben zaten bir WW POV’u çok mantıklı olduğunu düşünerek “acaba nasıl olurdu?” diye sormadım, az biraz gırgır içeriyor o soru. :slight_smile:


#10

Bir Pov’dan neden korkulur :smiley: ben hiç birinde korku hissi taşımadım ama sıkıldığım Povlar vardı. Sam’in povları bitse de gitsek tarzıydı bana göre. Melisandre de zevk aldığım bir karakter değil, pov olarak tabiki, ve Catelyn. Cidden bu kadını seven var mı merak ettim. Ek olarak da Brienne. Sıkıcı bir anlatımı var bazen heyecanlı olsa da kısa sürüyor


#11

Catelyn de Robb var diye seviyordum ben.


#12

Catelyn’i sevmem sevene anlam vermem öldüğünde sevinmiştim. İki sebebi var sevmememin bir tabi ki de Jon’a karşı tutumu iki Jaime’yi salması Robb’u aşırı zayıflattı onun yüzünden savaşı kaybetti.


#13

Yaa POV’dan korkmak değil işte anlayın artık karakterler adına rakip kraldan korkmak. Ayrıca sizi titretmiyorsa savaş konulu bir kitap, gerçek duyguları veremiyordur.

Ben


#14

Germek diyelim… :slight_smile:


#15

Aynen, tam olarak anlatmak istediğim buydu