Arya Stark'ın Geleceği Hakkında

Merhaba arkadaşlar uzun süredir Arya ve Faceless topluluğu üzerine bir analiz yazmayı düşünüyordum ancak konu oldukça karmaşık ve uzun olduğundan sürekli ertelemekte idim bir de son zamanlardaki yoğunluğumdan dolayı bir türlü başlayamamıştım. Sanırsam bu kadar yeter konunun Faceless kısmını başka bir yazıya almaya karar verdim şimdilik Arya’ya yoğunlaşalım.

Öncelikle Arya’nın serimizin başına kadar ki hikayesini inceleyelim istiyorum. Arya klasik evin küçük kızı rolünde ve sık sık ablası Sansa’nın gölgesinde kalıyor. Bu durumdan nefret ettiğini görebiliyoruz ve kendisi de sık ablasının kendisinden güzel veya el işlerinde daha yetenekli olmasının haksızlık olduğunu düşünüyor. Kendisi bir soylu olduğu için kendisinden beklenenler iyi bir leydi olması ve buna uygun hareket etmesi ama bir leydi olmak Arya’nın istediği şey değil, bu tam olarak o değil. O şarkı söylemekten, iğne işi yapmaktan çok kılıç dövüşüyle ve düşük kademeden insanlarla takılmayı seviyor.

"Ne konuşuyorsunuz?" diye sordu Arya birdenbire.
Jeyne tedirgince baktı. Beth’in yanakları kızarmıştı. Sansa mahçup olmuş görünüyordu. Hiçbiri cevap vermedi.
“Söylesenize,” diye ısrar etti Arya.
Jeyne, Rahibe Mordane’in dinlemediğinden emin olmak için diğer tarafa baktı. Prenses Myrcella bir şeyler anlatıyor, rahibe de diğer kızlarla birlikte kıkırdıyordu.
“Prens hakkında konuşuyorduk,” dedi Sansa. Sesi hafif bir öpücük kadar yumuşak çıkmıştı.
Arya hangi prensten bahsettiklerini hemen anlamıştı. Tabii ki Joffrey hakkında konuşuyorlardı. Uzun ve yakışıklı olan. Ziyafette de Sansa’yla birlikte oturmuştu zaten. Arya da şişman olanına kalmıştı elbette.
“Joffrey, Sansa’dan hoşlanıyor,” diye fısıldadı Jeyne. Bu işte bir payı varmış gibi gururla konuşmuştu. Kışyarı’nın kâhyasının kızıydı ve Sansa’nın en yakın arkadaşıydı. “Hatta ziyafet akşamı Sansa’ya ne kadar güzel olduğunu söylemiş.”
Küçük Beth kendi kendine rüyadaymış gibi sarılarak, “Prens, Sansa’yla evlenecek,” dedi. “Sansa bütün diyarın kraliçesi olacak.”
Sansa yanakları kızaracak kadar alçak gönüllüydü. Yanaklarının kızarması ona yakışıyordu. Zaten yaptığı her şeyi zarafetle ve yakışık alacak şekilde yapıyordu. Arya içlenerek baktı ablasına. “Beth böyle hikâyeler uydurmamalısın,” dedi Sansa. Sözleri küçük kızı incitmesin diye hafifçe saçlarını okşamıştı konuşurken. Daha sonra Arya’ya baktı. “Sen prens hakkında ne düşünüyorsun sevgili kardeşim? Yakışıklı değil mi?”
“Jon, onun kıza benzediğini söylüyor.”
Sansa iğne oyasına devam ederken iç geçirdi. “Zavallı Jon. Kendisi bir piç olduğu için kıskanıyor,” dedi.
“O bizim ağabeyimiz,” diye bağırdı Arya. Yüksek sesi akşamüstü sessizliğini bıçak gibi kesmişti.
Rahibe Mordane gözlerini kaldırdı. Kemikli yüzü, keskin bakışları ve sanki somurtmak için yaratılmış incecik dudakları vardı. Şimdi de somurtuyordu. “Neden bahsediyorsunuz çocuklar?” diye sordu.
“Üvey ağabeyimiz,” diyerek düzeltti Sansa. Sesi edepli ve yumuşaktı. Rahibeye gülümsedi. “Kardeşim Arya ve ben, bugün prensesin bize katılmasından ne kadar memnun olduğumuzu konuşuyorduk,” dedi.
Rahibe Mordane başıyla onayladı. “Gerçekten hepimiz için büyük bir onur,” dedi. Prenses Myrcella neler olduğundan emin olamadan, yapılan iltifat karşısında gülümsedi. Rahibe ayağa kalkarak elbisesinin kırışan yerlerini düzeltti ve odanın diğer ucuna yürümeye başladı. “Arya sen neden oyanı işlemiyorsun? Şu dikişlerine bir bakayım.”
Arya çığlık atmak istiyordu. Rahibenin dikkatini çekip onu bu tarafa getirmek tam da Sansa’nın işiydi zaten. “İşte burada,” diye uzattı kumaşını. Teslim olmuş gibi görünüyordu.
Rahibe kumaşı inceledi. “Ah Arya, Arya, Arya. Bu işe yaramaz. Bu hiçbir işe yaramaz.”
Herkes Arya’ya bakıyordu. Bu çok fazlaydı. Sansa kız kardeşinin utancına gülmeyecek kadar iyi yetiştirilmişti ama Jeyne herkes yerine sırıtıyor gibiydi. Prenses Myrcella bile durumuna üzülmüş görünüyordu. Arya gözlerinin yaşla dolduğunu hissetti ve sandalyesinden hızlıca kalkarak kapıya doğru koştu.

Gördüğünüz gibi sesini yükselterek rahibenin onlara yönelmesini sağlayan kendisi olmasına rağmen Sansa’yı suçluyor ve rahibe kendisine kızınca hemen gözleri doluyor. Ben bunların ablasına karşı duyduğu kıskançlık ve öfkenin sonucu olduğunu düşünüyorum ki böyle düşünmeseniz bile içinde yaşadığı bu duyguları gösteren bir çok nokta daha var serimizde.

indir%20(1)

Haksızlıktı bu. Sansa her şeye sahipti. Ablası ondan iki yaş büyüktü. Belki Arya doğduğunda bu yüzden hiçbir şey kalmamıştı. Sık sık böyle olduğunu düşünüyordu. Sansa dikiş dikebiliyor , dans edebiliyordu. Şiir yazabiliyordu. Arp ve zil çalabiliyordu. Hepsinden daha kötüsü, Sansa çok güzeldi. Annelerinin, Tullyler’e özgü çıkık elmacık kemiklerini ve gür kızıl kestane saçlarını almıştı. Arya’nın saçlarıysa donuk koyu kahverengiydi. Yüzü uzun ve sertti. Jeyne ona eskiden Arya Atsurat der ve ne zaman yanına gelse kişnerdi. Arya’nın ablasından daha iyi yapabildiği tek şeyin ata binmek olması da üzücüydü. Ata binmenin yanı sıra ev idaresi işlerinde de Sansa’dan daha iyiydi gerçi. Sansa’nın sayılarla arası hiç yoktu. Eğer Sansa gerçekten Prens Joffrey ile evlenecekse, çok iyi bir kâhyaları olması şarttı.

Belki de Arya’nın erkek etkinliklerine ( kılıç kullanmak vs. ) bu kadar ilgili olmasının nedeni de bu duygular olabilir. Bir leydi olarak iyi olamadığı ablasından en azından bu alanlarda daha iyi olmak hoşuna gidiyor olabilir. Her neyse Arya’nın hikayesine devam edelim. Bran’ın yaralanmasından sonra Kral ile Kralın Şehri’ne doğru yola çıkıyorlar ancak yolda başlarına bir aksilik geliyor. Arya bir kasabın oğlu ile kılıç dövüşü yaparken gelen Joffrey kasabın oğlunu tehdit ediyor ve bunun üzerine Arya Joffrey’e saldırıyor. Ve burada onun ileride karakterine şekil verecek ve hareketlerini yönlendirecek olan ilk travmasını yaşıyor. Arya’yı arayan Lannister muhafızlarından Sandor Clegane kasabın oğlunu öldürüyor veya en azından öldürdüğünü söylüyor. Arya bu olaydan sonra iyice sessizleşiyor. Bu olayı oldukça önemli buluyorum çünkü Arya’nın yaşadığı travmaların ilki diyebiliriz. Daha sonra bir süre olaysız geçen başkent macerasından sonra ikinci travmasını yaşıyor, Syrio Forel’in ve takiben babasının ve maiyetinin ölümü. Kabul edersiniz ki tüm bunlar Arya’nın yaşında bir çocuğun psikolojisinin bozulması için gayet yeterli sebepler.

Arya kendini bildi bileli Kışyarı’nın seyis başı olan Hullen ahır kapısının dibinde iki büklüm halde yatıyordu. O kadar çok yerinden bıçaklanmıştı ki tuniğinin üstüne kırmızı çiçeklerden desenler yapılmış gibi görünüyordu. Arya adamın öldüğünden emindi ama yanına yaklaşınca Hullen gözlerini açtı. “Arya Ayakaltı,” diye fısıldadı. “Babanı… lordu… uyarmalısın.” Ağzından kan köpükleri çıktı. Seyis başı gözlerini kapattı ve bir daha konuşmadı.
İçeride başka cesetler de vardı. Birlikte oyun oynadığı tımarcı bir çocuk ve babasının muhafızlarından üç adam. Kasalar ve sandıklarla yüklü bir at arabası ahır kapısının yakınında terk edilmiş halde duruyordu. Saldırıya uğradıkları sırada limana gitmek üzere at arabasını yüklüyorlardı belli ki. Arya daha yakına gitti. Cesetlerden biri, ziyafet gecesi kılıcını gösterip babasını koruyacağına dair söz veren Desmond’a aitti. Sırtüstü yerde yatıyor ve sinekler ölü gözlerinin üstünde uçuşurken tavana bakıyordu. Hemen yanında kırmızı pelerinli bir Lannister muhafızının cesedi vardı. Ama sadece bir. Bir kuzeyli kılıç on güneyli kılıç eder, demişti Desmond. “Seni yalancı,” diye bağırdı ve ani bir öfkeyle cesedi tekmelemeye başladı.

Şimdi özetleyecek olursak Arya ablasını kıskanan ve ona karşı öfke duyan, basit halkla takılmayı ve kılıç dövüşü gibi genel olarak erkeksi görülen işleri seven yakınlarına karşı sevgi dolu olsa da pek kibar olmayan birisi. Küçük yaşına rağmen başına oldukça travmatik olaylar geliyor. Hadi şimdi Arya’nın bu olaylar sırasında ilk kez işlediği cinayete ve tepkilerine bir bakalım.

"İşte burada," diye tısladı arkasından gelen bir ses.
Arya panikle döndü. Yağlı tuniğinin altından kirli iç gömleği sarkan seyis yamağı oğlan sırıtarak Arya’nın arkasında duruyordu. Bir elinde tırpan vardı ve çizmeleri gübreye bulanmıştı. “Kimsin?” diye sordu oğlana.
“O beni tanımıyor ama ben onu tanıyorum. Evet tanıyorum. Kurt kız.”
“Bir at eyerlememe yardım et,” dedi Arya. İğne’yi almak için elini sandığın dibine uzattı. “Babam Kral Eli’dir. Bana yardım edersen seni ödüllendirir.”
“Baban öldü,” dedi oğlan. Arya’ya doğru yürüdü. “Beni ödüllendirecek olan kişi kraliçe. Buraya gel.”
“Uzak dur!” diye bağırdı Arya. Parmakları İğne’nin kabzasını kavradı.
“Sana gel dedim.” Oğlan sıkıca Arya’nın kolunu yakaladı.
Syrio Forel’in o güne kadar öğrettiği her şey bir kalp atımı kadar kısa sürede uçup gitti aklından. Bütün hatırlayabildiği Jon’un söyledikleriydi. O ilk ders.
Kılıcın ucunu vahşi ve çılgınca bir güçle yukarı doğru oğlana soktu.
İğne oğlanın deri yeleğini delip geçti, göbeğinin beyaz etine girdi ve kürek kemiklerinin arasından çıktı. Çocuk elindeki tırpanı düşürdü, iç çekmekle hıçkırmak arasında yumuşak bir ses çıkardı. Elleri kılıcın gövdesinde birleşti. İç gömleği kızıla boyanırken, “Tanrılar,” diye inledi. “Çıkar şunu.”
Arya kılıcı çıkardığında çocuk öldü.
Atlar inliyordu. Arya çocuğun başında duruyordu. Ölümün yüzünü görmek korkutucuydu. Çocuk yere yıkılırken ağzından kan boşalmıştı. Karnındaki delikten hâlâ kan akıyor ve bedeninin yanında küçük bir kan gölü oluşuyordu. Elinde kırmızıya boyanmış İğne, ağır adımlarla geri gitti. Buradan uzaklaşmalıydı. Seyis yardımcısının suçlayan gözlerinden uzak güvenli bir yere gitmeliydi.

indir

Gördüğünüz gibi Arya şoka uğruyor ve çocuğu öldürdüğü için dehşete düşüyor. Arya’nın burada çocuğu öldürmesinin sebebi ise korkusu ve kendisini savunması. Bu noktayı not edelim ve Arya’nın yolculuğunu incelemeye devam edelim. Bu noktadan sonra Arya Yoren’in kafilesiyle birlikte kuzeye doğru yol almaya başlıyor. Ancak bu sefer de yolda Amory Lorch’un saldırısına uğruyorlar ve bir travma daha: Yoren’in ve kafiledeki diğerlerinin ölümü. Burada Arya Amory Lorch’un adamlarıyla savaşırken yine birilerini öldürüyor ve yine durum kendini savunma. Buradan sonra yolları Harrenhal’a düşüyor ve bu sırada listesini tam olarak oluşturuyor. Öldürülecekler listesini. Harrenhal’da iken Jaqen H’ghar ile karşılaşıyor ve Jaqen ona gelip 3 ölüm borcu olduğunu söylüyor. Arya ilk iki hakkını nefret ettiği iki insan için üçüncüsünü ise kuzeylilerin kurtarılması için harcıyor. Daha sonra Arya’nın bir sonraki cinayeti ile karşılaşıyoruz.

Arya’nın parmakları tuniğinin altına gitti ve Jaqen’in verdiği sikkeyi buldu. Demir, bu karanlıkta mat gümüşle karıştırılabilirdi. Sikkeyi dışarı çıkardı… ve parmaklarının arasından yere düşmesine izin verdi.
Nöbetçi, Arya’ya sessizce küfrederek, sikkeyi yerden almak için tek dizinin üstüne çöktü, boynu Arya’nın tam önündeydi işte. Arya hançerini çekip adamın boğazını kesti, yaz ipeği kadar yumuşak bir hareketle. Fışkıran sıcak kan, Arya’nın ellerini kapladı. Adam bağırmaya çalıştı ama ağzı kanla doluydu.
Adam ölürken, “Valar morghulis,” diye fısıldadı Arya.
Nöbetçi hareketsiz kalınca Arya sikkeyi yerden aldı. Harrenhal’un duvarlarının dışında bir kurt uludu, yüksek sesle ve uzunca. Arya sürgüyü kaldırdı, kenara attı ve ağır meşe kapıyı çekip açtı. Al Turta ve Gendry atlarla birlikte geldiklerinde yağmur şiddetli yağıyordu. “Onu öldürdün!” dedi Al Turta soluksuz bir halde.
“Ne yapacağımı düşünmüştün?” Elleri kanla yapış yapıştı ve kan kokusu kısrağını huzursuz ediyordu. Sorun değil, diye düşündü eyerine binerken. Yağmur ellerimi temizleyecek.

John_Picacio_Arya

Gördüğünüz gibi Arya artık öldürmek konusunda tereddüt duymuyor ve öldürme fikrine alışmış durumda. Gardiyanı öldürdüğü için en ufak bir vicdan azabı çektiğini görmüyoruz. İlk kitaptaki Arya’dan eser yok karşımızda. Bu Arya’nın içindeki karanlığın yavaş yavaş büyüdüğüne işaret ediyor olabilir mi? Devam edelim.

Cüce kadın başını sertçe döndürdü ve karanlığın içinden doğrudan Arya’ya gülümsedi. “Benden saklanamazsın çocuk. Yaklaş.”
Arya’nın boğazında soğuk parmaklar gezindi. Korku, kılıçtan derin keser. Arya ayağa kalktı ve temkinli adımlarla ateşe yaklaştı, kaçmaya hazır bir şekilde hafifçe topuklarına basıyordu.
Cüce kadın, sönük kırmızı gözleriyle Arya’yı inceledi. “Seni görüyorum,” diye fısıldadı. “Seni görüyorum kurt çocuğu. Kan çocuğu. Ölüm kokusunun lorddan geldiğini sanıyordum…” Kadın hıçkırarak ağlamaya başladı, minik bedeni sarsılıyordu. “Benim tepeme geldiğin için zalimsin, zalim. Ben Yaz Kalesi’nde kedere doydum, senin kederine ihtiyacım yok. Buradan git kara yürek. Git!”
Kadının sesinde öyle bir korku vardı ki Arya geri adım attı, kadının deli olup olmadığını merak etti. “Çocuğu korkutma,” dedi Thoros. “Onun içinde kötülük yok.”
Lim Limoncübbeli elini burnuna götürdü. “Bundan çok emin olma.”

Yüce Yürek hayaleti Arya’nın ölüm koktuğunu söylüyor ve dehşete düşüyor. Ama Arya’nın şimdiye kadar oradaki diğer insanlardan fazla kişiyi öldürdüğünü görmedik. Bu ölüm kokusu Arya’nın geleceğine mi işaret ediyor yoksa. O kadar insan içinde nasıl bu ölüm kokusu Arya’dan geliyor. O kadar ki Yüce yürek hayaleti ağlamaya başlıyor ve Arya’ya zalim diyor. Arya’ya kara yürek olarak seslenmesi de Arya’nın içindeki karanlığın iyice büyüdüğünün ve Arya’yı iyice etkisi altına almaya başladığının bir işareti olabilir mi? Buradan sonra Arya ailesine götürülecek iken Sandor’un eline düşüyor. Sandor onu Robb’a fidye karşılığı vermeyi planlarken Arya’mız için bir travma daha: Kızıl Düğün. Sandor’la bir süre daha yolculuk ettikten sonra Sandor’u ölüme terk edip Braavos’a doğru yola çıkıyor.

Mathia_Arkoniel_thetickler_arya_sandor

Özetlersek macerasının Westeros ayağında Arya yavaş yavaş karanlık bir kişilik haline dönmeye başladı ve bir çok travma yaşadı. Şimdi Braavos’ta onu izlemeye devam edelim. Arya Siyahın ve Beyazın evine gelip Faceless eğitimi almaya başlıyor. Ki bu eğitimin de nasıl bir eğitim olduğunu biliyorsunuz normal bir insanın psikolojisini çok rahat iyice bozabilecek bir tür eğitim.

Arya bu sefer tereddüt etmedi. “Dareon öldü. Mutlu Liman’da uyuyan kara şarkıcı. Aslında Gece Nöbetçileri’nden kaçan bir firariydi. Biri onun boğazını kesti ve cesedini bir kanala attı ama çizmelerini sakladı.”
“İyi çizmeler kolay bulunmuyor.”
“Aynen öyle.” Arya yüzünü ifadesiz tutmaya çalışıyordu. “Bunu kim yapmış olabilir, merak ediyorum?”
“Stark Hanedanı’ndan Arya.” Arya adamın gözlerini, ağzını, çene kaslarını izliyordu.
“O kız mı? Onun Braavos’tan ayrıldığını sanıyordum. Sen kimsin?”
“Kimse.”
“Yalan söylüyorsun.” Nazik adam küçük kıza döndü. “Boğazım kurudu. Bana bir iyilik yap ve benim için bir kadeh şarap getir, beklenmedik bir şekilde bize geri dönen arkadaşımız Arya için de sıcak süt.”
Arya, şehrin karşı tarafından tapınağa doğru gelirken, nazik adamın Dareon’la ilgili ne söyleyeceğini düşünüp durmuştu. Belki adam Arya’ya kızacaktı, belki de şarkıcıya Çok Yüzlü Tanrı’nın hediyesini verdiği için onu takdir edecekti. Arya bu konuşmayı kafasında yüzlerce kez canladırmıştı ama
sıcak süt
aklına bile gelmemişti.

Burada Arya’nın bir cinayetini daha görüyoruz ama bu sefer tamamen keyfine göre hareket ediyor. Daeron’un bunu hak ettiğini düşünüyor ve cezasını kesiyor, tanrıcılık oynamaya başlıyor. Ölüm artık onun için önemli bir şey değil. Kendisini ölüm olarak görmeye başlamış durumda. Acaba içindeki karanlık artık onu tam anlamıyla ele geçirdi mi? Yüce Yürek hayaleti onun geleceğinde karanlık bir şeyler görmüştü ve onu kan çocuğu olarak adlandırmıştı. Yüce Yürek hayaleti haklı mı? O gördüklerinin yavaş yavaş gerçekleştiğinin bir kanıtı mı Arya’nın yaşadığı bu değişim? Bir Faceless’ın kan çocuğu olarak adlandırılması oldukça normal ama cüce kadın onu aynı zamanda kurt çocuk diye çağırmıştı. Bu Arya’nın gelecekte yapacaklarını Arya Stark olarak gerçekleştireceğinin bir işareti olabilir mi?

Sonuç olarak Arya serimizde en çok zorluklarla karşılaşmış kahramanlardan birisi ve bu zorluklar onu oldukça karanlık birisine dönüştürüyor. Tüm ailesini kaybetti ve intikam hırsıyla yaşıyor ki bunlar herhangi birisinin delirmesi için oldukça yeterli nedenler. Bazıları bunun kesin olduğunu ve Arya’nın gelecekte çok daha karanlık birisi haline geleceğini düşünüyor. Peki siz ne düşünüyorsunuz?

Yazıyı burada sonlandırmaya karar verdim . Tek bir başlık altında tüm konuyu incelemek imkansızdı. Bundan sonra Arya-Faceless bağlantısını ve Faceless’ların Arya’da ne bulduğu konusunu inceleyeceğim. Dikkatinizi çeken veya eklememi istediğiniz kısımları iletirseniz sevinirim.

3 Likes

ben Fm bağlantısını çok yüzlü tanrı ile bağlıyarak teori kuruyorum Arya ile ilgili kafamda o da Aryanın finalde Kızıl tanrının kahramanı için suikastçi olarak yetiştiği yönünde. Aryadan daha kolay kim yaklaşabilir Jon ve Stark ailesine
tabi bu birazda kurgusal finalde göreceğiz ben Aryanın o derece kendini kaybedeceğini düşünmüyorum, tam en sonda kurbanı yerine kendini öldürecek ve Nymeria nın bedeninde yaşamaya hemde özgür olarak yaşamaya devam edecek. Nymeria kısmını geek teoriden aldım yalan değil ama cidden hoş bir ayrıntı ölecek ama ölmeyecek
neyse Arya bencede çok karanlık bir karaktere döndü içinde hala iyilik var ama sabır yok, yolunu çok fena kaybetti ona doğru yolu gösterecek kimse yok ve de FM lerde onun bu yönünü kullanıyor

2 Likes

Beni bu ölüm kokusu meselesi düşündürüyor. Kadın neden bu kadar korktu ki Arya’dan? Ayrıca ben zaten Summerhall’daydım demesi de ayrı bir nokta. Bu Arya’nın toplu bir katliama bulaşabileceğini mi gösteriyor acaba. Bazıları KL’yi yakacak olan kişinin Arya olduğunu bile düşünüyor bu söz üzerine ama ben o kadar emin değilim.

Jane olduğuna dair teoriler var
Aegon büyük oğlu Eskitaşlı Jane (di galiba ) onunla evleniyor Baretheonları kızdırıyordu ve Summerhall da bu prens Duncan yanarak ölenlerden, eğer bu Jane ise bu sözü mantıklı

ben Aryadan toplu katliam beklemiyorum listesinde de gördük büyük başları başkaları öldürüyor. Ona sıra gelmiyor ufak tefek maşaları o öldürecek bana göre
toplu katliam gibi bir şey Freylere istiyordum olmaz gibi duruyor :smiley:
Kl yi bence bizzet Cersei yakacak :smiley: ona sıra kalmayacak

kesinlikle bu konu ciddi ve karanlıkta ama karakterinin gelişimide öldürmek üstüne bence buna işaret

Eline sağlık, konu güzel olmuş :slight_smile:
Ama benim de buna benzer bir konum vardı:

Arya nın içinde vahşilik var. Ona yol gösteren mantığından ziyade öfkesi. Çocuk yaşta büyük travmalar yaşamış olması da ruh sağlığında mutlaka ciddi yaralar açtı. Şu an 11 yaşında bir kızın hatta bir çocuğun yapmaması gereken şeyler yapıyor. Gerçi seride adam öldürmek çok normal ama arya da değişik bir soğukkanlılık var.
Ne vicdan azabı, ne başka bir şey. Gittikçe seri katile bağlıyor.

3 Likes

Bu konuyu okumuştum ama aklımdan çıkıvermiş ya. Eline sağlık senin de. Ama ben konuyu bu kadar sınırlı tutmayacaktım aslında. Yaklaşık 1 ay önce Ayça’ya bir Arya konusu açacağımı söylemiştim ama keşke söylemeseydim :smiley: . Araya dersler benim üşengeçliğim sınavlar falan derken bayağı süre girdi ve ben de dün gece daha fazla ertelemeye utandım ve konu da bayağı geniş olduğundan bölmeye karar verdim. Bu bölüm senin konuna benziyor. Sınavlarım bittikten sonra bir faceless konusu daha gelecek ama.

2 Likes

Öykü dikkatimi çekmişti bu konuda ilk geldiği zamanlarda. Doğru, Arya kesinlikle ablasının gölgesinde kalmış ve bu “kalmışlık” yüzünden bir kıskançlık ve öfke hissediyor. Sansa’da olan yeteneklerin onda olmayışının nedeni bile sanki Sansa’nın fazlasını kendisine almasıymış gibi bir anlatım sergiliyor ve bunu haksızlık olarak görüyor. Aslında 2. kardeş sendromu bir tek Arya’da yok. Jon da aynı şekilde Robb’un gölgesinde yaşıyor ve kendisinin değişiyle çok kes nefret etmek istemesine rağmen edemiyor ama kıskandığını biliyoruz, Mormont ile konuşurken itirafı ortada. Ayrıca Stannis de abisi Robert’ın gölgesinde büyümüş biri… Tywin’in kardeşleri de aynı ama bundan rahatsız olup çekip giden bir Gerion amca mevcut.

Fakat bu 2. kardeş sendromu meselesinin Arya’nın leydi işlerinden uzaklaşması gibi bir olayla ilgisi olduğunu düşünmüyorum. Çünkü sen ne yaparsan yap yeteneklerin ile sınırlısındır ve içinden gelmediği sürece bir şey yapamazsın. Arya’nın o dönemdeki olayı annesinin, ablasının ve ailesinden diğer üyelerin ondan “leydi” olmasını beklemesi, bu yönde bir şeyler yapmasını istemeleri ama Arya’nın bir türlü becerememesi olduğunu görüyoruz. Zaten şikayetlerini görünce anlıyoruz ki kendi çapında hepsini yapmayı denemiş ama sırf başta annesi olmak üzere yapmaya zorlanıldığı, beklenti bu yönde olduğu için olmuş her şey ve ablasına duyduğu öfke “bana göre” daha çok ondan olmadığı bir şey olmasını bekleyenlere duyduğu öfkeyi Sansa’ya yöneltmesinden ibaret. Biliyorsunuz bir şeyler olur, bu bize üzer ve sinirlendirir ama biz öfkemizi alakasız şekilde alakasız kişilere yönlendiririz. Ned’in ihaneti meselesinde Cat’in tüm öfkesini kocası yerine Jon’a yönlendirmesi gibi, kolay geleni yapıyorlar.

Arya’nın hayatın acı gerçekleriyle yüzleştiği ilk olay Mycah meselesi oldu. Bu mesele yüzünden sadece ablasına ve Joff’a öfkeli değildi, kendisi de vicdan azabı çekiyordu. Çünkü Mycah’a kendisiyle oynamasını söylemişti. Çocukça aklıyla bunun hata olduğunu, bunu en başta yapmasaydı Joff’un böyle bir şey yapmayacağını düşündü, kendine de pay çıkardı.

Sonrasında yaşanan ve onun şehirden kaçmasına kadar süreçte tecrübe ettiği şeyler de karakterinde ciddi çatırdamaların, kırılmaların yaşamasına neden oldu, doğru.

Harrenhal’a gelip, orada yaptıkları ve sonrasında olanlar da güzel işlenmiş yazar tarafından, ben onun karakter gelişimini ve yavaştan dönüştüğü şeyi seviyorum aslında, göze batırmadan, yedire yedire işlemiş GRRM.

Arya’nın ciddi manada koptuğu nokta abisi ve annesinin öldüğü haberini almasıydı. Ondan sonra artık “kalbimde boşluk var.” diyerek, hissizleşmeye başladığını bize söylüyor. Daha sonrası malum. :smiley: Bir de bu süre zarfında kendine sürü kurmaya çalıştığını gördük; Gendry, Turtacı oğlan ve diğerleri… Fakat Arya’nın gözünde hepsi onu terk etti ve bir türlü sürüsünü kuramadı, yalnızlığa iyice düştü ve bu yalnızlık onu daha da olumsuz etkiledi; koruyanı yok, seveni yok, ailesi yok; bir tek Jon var ama ona da bir türlü ulaşamıyor.

Bu kesinlikle Arya’nın dönüşmeye başladığı şey… Kan Çocuğu, Kurt Çocuğu, Ölüm kokusu, zalim ve kara kalp… Arya öfke dolu bir kurt; ölüm listesindeki kişileri haklamadan rahat etmeyecek, kana ve ete susamış ki kurtlar ve sahipleri arasındaki bağı ve kaderlerine etki olayını biliyorsunuz; Nymeria bir sürüye liderlik eden ve hiçbir erkek kurdun kendisine sahip olmasına izin vermeyen insan etine susamış çok tehlikeli bir kurt; yerel halk onun cehennemden gelen şeytani bir yaratık olduğunu falan düşünüyor. Arya da kurdundan farklı bir şeye dönüşmedi, dönüşmüyor… aynı kan ve ete susamışlık… Braavos’a gittiği zaman Nazik Adam aç olup olmadığını soruyor ve o da evet, diye cevap verirken içinden de “ama yemeğe değil” şeklinde bir şey diyor, intikama aç.

GRRM’in beş kilit ana karakteri olduğunu, bu beşinin de hikayeye önemli bir katkısı olacağını biliyoruz, Arya da bu büyük beşliden biri. Zaten onların dönüşümü, büyümesini gördük. Arya Stark’ın dönüştüğü, dönüşmek olduğu şey onun hikayedeki rolünü temsil ediyor; Kanlı Ölüm Getiren Dişi Kurt, geldiği durumu özetlersek. Taht Savaşlarında bu rolün Lannister ve diğer Stark düşmanları için iyi olmadığı aşikar, Arya’nın bu savaşta yeri ve amacı belli.

Benim yarım yıldır üzerinde düşündüğüm asıl mesele ise Buz ve Ateşin Savaşında yeri ne olacak? Bunun için de bir fikrim var ama sanırım bunu FM konusuna saklamam gerekiyor, burası yeri olmaz. :slight_smile:

Bana söz vermek biraz çetrefillidir, yaptırana kadar peşinde koşarım genelde. Elbet zorlamam ama psikolojik duyar kasarsam şaşma ahhahahaha

1 Like

En çok merak ettiklerimden birisi Arya bu sezon ^^

Biz kitaplardaki Arya’dan bahsediyoruz ama :grin:

Özet

Bu arada King’s Landing’ i Arya yakmayacakmış, daha önce de yakmada tecrübeli bir arkadaş bu işi yapacakmış. İhanetten dolayı olacağı sanılan yargılanması da şehirdeki sivil kayıpları yüzündenmiş. Frikidoktor dayının yalancısıyım redditteki.

1 Like

yakmada tecrübeli kim ki bu ? ve zaten ben Aryanın yakmasını beklemiyordum

Böyle bir şeyi dinlemiştim, ben de sanmıyorum zaten olacağını. Cersei ne güne duruyor? İşaretini verdi sayılır, El Kulesini yaktırarak.

Cersei nin ki daha çok havaya uçurmaydı ama, acaba dany olabilir mi? Kings landinge ejderhalarla dalayım filan diyordu ama tyrion durdurmuştu :thinking:

yakma da tecrübeli deyince aklıma Ramsey geliyor ama o da zor yani :smiley:

reddit’te freefolk,frikidoctor un adını vererek şöyle bir şey paylaşmış ama:
wolf unit filmed Tyrion trial scene in the Dragon Pit
tyrion yakma da tecrübeli mi ki? gerçi karasu’yu çılgın ateşle yakmıştı ama kendi isteğiyle kral’ın şehrini yakması için hiç bir sebep yok ki :thinking:
bir de biraz daha araştırınca kral’ın şehrini tyrion’un değil,bir ejderha nın yakacağına dair bir şeyler buldum. ama tyrion,jon ve davos küllerin arasında dolaşırken,tyrion kendisini ne yaptım ben diye sorguluyormuş kendini sanırım.

Javi Marcos have shared a spoiler that the last scene that Peter Dinklage shot was of Tyrion walking in KL in ashes alongside Ser Davos and Jon Snow. Kings Landing will be burned down and people will die locked in. There was a scene shot full of extras screaming open the gates. Tyrion will see the city full of dead bodies. Tyrion looks guilty and as if he is asking himself what he’s done

Friki theorizes that Tyrion might not be the one who’s responsible for the fire because one of the first spoilers we know for Season 8, given by Watchers on the Wall, is that KL will be attacked and burned by a dragon. As Friki points out, Watchers on the Wall seldom gives spoilers, but those they share always come true.

https://www.reddit.com/r/freefolk/comments/9s8w9h/again_trying_to_help_translating_frikis_video_of/ bu da linki.

ejderha için sadece iki adayımız var:dany ve gece kralı. ama tyrion suçlu hissettiğine göre dany olabilmesi bence çok mümkün.

Tyrion’ ın yargılanma çekimleri yapılmış ejder çukurunda, yargılanma sebebi şehri ve sivilleri yakmasıymış. Tyrion’ a atfedilen ihanet suçlaması bununla ilgiliymiş. Kocaman yazmışlar redditte okudum ben de. Yargıda tanımadıgımız tipler de varmış hatta, altın mürettebattan elemanlar olabilir.

İşte benim attığım çeviride de tyrion un aslında insanları yakmasından değil, şehir kapılarını kapatmak dahil birkaç suçtan daha yargılanacağı yazıyor. Bu çeviriyi yapan kişide 13 gün önce frikidoctor dan çeviri yapmış. Şehri bir ejderhanın yakacağı filan söylenmiş, watchers on the wall gibi büyük sitelerde.

kitap mı diz mi yorumluyorsunuz anlamadım ben ??

Harbiden hiçbir şey anlamadım kim ne yargısına çıkıyor ?

Burası kitap serisi için Arya… dizi için değil arkadaşlar.

1 Like