Arys'in Yemini


#1

Merhaba arkadaşlar bir süre önce izleyip beğendiğim bir teoriyi çevirmeye karar verdim. Bence oldukça ilginç bir teori. Katıldığım veya saçma bulduğum noktaları var ve muhtemelen yanlış bir teori ancak yine de ilginç olduğu için çevirmek istedim. Teori Youtube’daki Preston Jacobs kanalından. Katılmadığım noktaları yazı arasında belirteceğim. Merak edenler için linki

Haydi başlayalım.

Ser Arys Oakheart genellikle insanların fazla dikkate almadığı bir karakter. Olayları sadece bir kere onun bakışından gördük ve çok geçmeden de öldü. Povunun ismi Lekeli Şövalye idi ve kendisi Arianne Martell tarafından kolayca baştan çıkarılıp Myrcella’ya taç takma komplosuna bulaşmıştı. Arianne’nin planı Myrcella’yı Cehennem Çukuru’na götürüp taç giydirerek demir tahta savaş açmaktı ama bu plan bir şekilde açığa çıktı. Aero Hotah onlar Cehennem Çukuru’na varmadan onları buldu. Yakalandıkları zaman Sör Arys Oakheart garip bir şekilde bir anda Aero ve yanındaki muhafızlara saldırdı ve kendisini öldürttü. Arianne Sör Arys’in bu hareketi nedeniyle tamamen şaşkına dönmüştü ve daha sonra da bir çok kere Sör Arys neden böyle yaptı diye düşündü. Belki Arys onuruna leke sürdüğünün öğrenilmesini istemedi veya gerçekten de Arianne’i korumaya çalışıyordu ve bir düzine Dorne muhafızını tek başına alt edebileceğini düşündü. Ama bu seçenekler aslında oldukça saçma görünüyor. Daha önce de pov karakterlerinin genelde bir konu hakkında düşünürken yanıldığını gördük. Bir sorun hakkında bize 3 şık sundukları zaman yanıt genellikle 4. şık çıktı, hiçbiri. Peki onuru için değilse ve Arianne için de değilse Ser Arys neden öldü? Burada oldukça önemli bir nokta var, Ser Arys öldüğünde beyaz pelerinini giyiyordu. Kral muhafızı pelerinini. Gördüğünüz üzere kendi bölümünde Arys suçluluk duygusuyla boğuşuyordu, çünkü yemini bozmuş ve Arianne ile birlikte olmuştu. Arianne’nin yanına giderken beyaz pelerinini de giymiyordu. Arys beyaz pelerinsizdi, hem gerçek anlamda hem de mecazi. Ve unutmayalım ki pelerini Arys için çok önemliydi. Hatta kendisinin sadece beyaz pelerininden ibaret olduğunu bile söylüyor.

“Öyleyim,” dedi Sör Arys. “Ben beyaz pelerinimden ibaretim. Ve bu ilişki bitmeli, benim iyiliğim için olduğu kadar sizin iyiliğiniz için de. Eğer ilişkimiz ortaya çıkarsa…”

Ama her nedense kraliçe yaratan bölümünde durum değişiyor.

Gerold’ın gözleri keskindi. Gri binek atının sırtındaki adam gerçekten Sör Arys’ti. Şövalye kumların üstünde dörtnala koşarken beyaz pelerini cesurca dalgalanıyordu. Prenses Myrcella, Arys’in eyerinin arkasındaydı, altın buklelerini gizleyen başlıklı bir kaftana sarınmıştı.

Unutmayalım ki bu görev oldukça gizli ve tehlikeli. Açığa çıkmamaları çok önemliyken ve yanlış bir şey yaparken, yeminine ihanet ederken Ser Arys neden beyaz pelerinini giyiyordu ki? Arianne bile bunun oldukça aptalca bir hareket olduğunu düşünüyor.

Arys, pelerini olmasa, herhangi bir şövalye zannedilebilirdi. Pelerini pırıl pırıl beyaz ipekti, ay ışığı kadar solgun ve meltem kadar hafifti. Şüphe götürmez şekilde Kral Muhafızı pelerini, seni cesur aptal.

Peki gizli bir göreve çıkarken neden normal bir pelerin giymek var iken kimliğini açığa çıkartan beyaz pelerinini giyiyordu ki? Hatta yanında getirdiği 3 beyaz pelerinden ipek olanı, en süslü olanı tercih ediyor ki? Arys’in beyaz pelerinini giyiyor olması bize onun tekrardan onurlu adam rolüne döndüğünü gösteriyor. Artık lekeli şövalye değil. Tekrardan Kral Muhafızı. Ama bu sırada korumakla görevli olduğu kişiyi kaçırıp ona taç giydirerek bir savaş başlatmaya çalışıyor neden çünkü Arianne’i seviyor! İnanması biraz güç. Bu çıkan savaşta binlerce insan onun bu bencilce davranışı yüzünden ölecek. Bu bir Kral Muhafızları şövalyesinin yapacağı bir şey değil. Hatta Tyrion ile Ilyrio tartışırken Myrcella’ya taç takmanın onu öldürmekle aynı şey olduğunu söylüyorlar. Ayrıca Ser Arys Myrcella’yı kendi kızı gibi sevdiğini bile söylüyor. Myrcella’ya taç giydirerek onu Tommen’la savaştırmak nasıl onu korumak olabilir ki. Peki tüm bunları yaparken neden beyaz pelerinini giyiyor ki? Tüm bunlar hiçbir anlam içermiyor. Peki nasıl oluyor da Arys, onuruna kafayı takmış bir adam, Myrcella’ya ihanet ederken beyaz pelerinini giyiyor ki? Pekala bunun nedeni Myrcella’ya hiç ihanet etmemiş olması. Hadi şimdi Arys’in bölümüne geri dönelim ve bunun nasıl mümkün olabileceğini görelim.

“Nasıl isterseniz.” Prensin sözleri Arys’in kafasında çınlıyordu. Myrcella orada güvende olacak. Fakat Doran Martell, neden Arys’in Kral Topraklarına bu taşınmayla ilgili mektup yazmaması için ısrar etmişti? Eğer yerini kimse bilmezse, Myrcella daha güvende olur. Sör Arys buna katılmıştı ama başka ne seçeneği vardı ki? O Kral Muhafızlarının şövalyesiydi, buna rağmen tıpkı prensin söylediği gibi yalnızca bir adamdı.

Şimdi bu pasajda Arys’in mantığını inceleyelim. Doran Arys’e Myrcella’yı Su Bahçeleri’ne götürme planından bahsedince Arys bu konuda endişe etse bile buna karşı çıkamayacağını biliyor. Doran Arys’in bunu Kralın Şehri’ne yazmasını istemiyor ve Arys şöyle düşünüyor: Eğer yerini kimse bilmezse, Myrcella daha güvende olur. Ama bu nasıl bir anlam ifade edebilir ki? Su Bahçeleri’nde bir çok insan, özellikle çocuk, var. Myrcella’nın nerede olduğunu Dorne’lular rahatça öğrenecek. Arys’in Dorne’da olmasının nedeni Myrcella’yı Dorne’lulardan korumak. Hatta kendisi de Dorne’lulardan nefret ettirilerek yetiştirildi ve kendi bölümünde bunu açıkça söylüyor. Hatta Dorne’lulardan korkuyor ve sokağa çıktığı zaman tedirgin bir şekilde geziyor.

Dorne esvapları rahattı ama Arys’in babası oğlunu bunların içinde görecek kadar yaşamış olsaydı dehşete düşerdi. O bir Menzil adamıydı ve Dornelular onun kadim düşmanlarıydı, Eski Meşe’deki duvar halıları buna şahitti. Arys onları tekrar görmek için sadece gözlerini kapatmalıydı. Cömert Lord Edgerran ihtişam içinde oturuyordu, ayaklarının dibine yüzlerce Dorne adamının başı yığılmıştı. Prens Geçidindeki Uç Yaprak, Dorne mızraklarıyla delinmişti ve Alester son nefesiyle savaş borusunu üflüyordu. Yeşil Meşe Sör Olyvar beyazlar içindeydi, Genç Ejderha’nın yanında can veriyordu. Dorne, hiçbir Oakheart için uygun bir yer değildi.
Şövalye, Prens Oberyn ölmeden önce bile, gölge şehrin sokaklarında yürümek için Güneş Mızrağı’ndan ayrıldığında huzursuz oluyordu. Gittiği her yerde üzerine dikilen gözleri hissedebiliyordu; ona üstü kapalı bir düşmanlıkla bakan küçük ve siyah Dorne gözleri. Çarşı esnafı onu dolandırmak için elinden gelenin en iyisini yapıyordu. Arys bazen, meyhanecilerin onun içkilerinin içine tükürüp tükürmediğini merak ediyordu. Bir keresinde, bir grup perişan çocuk ona taş fırlatmıştı, Arys kılıcını çekmiş ve çocukları kovalamıştı. Kızıl Yılan’ın ölümü, Dornelular’ı daha beter alevlendirmişti. Fakat Kum Yılanları, Prens Doran tarafından bir kuleye kapatıldıktan sonra caddeler bir parça sakinleşmişti.

Arys’in Doran Martell’e güvenmek için bir nedeni de yok. Arys Myrcella kimse yerini bilmezse güvende olur diye düşünüyor ama Su Bahçeleri açıkça güvenli bir yer değil. Cersei’yi ve Kralın Şehri’ni bu bilgiden mahrum bırakmak nasıl oluyor da Myrcella’yı güvende tutuyor. Unutmamak lazım ki Cersei her şeye rağmen çocuklarını çok seviyor ve onları korumak için her şeyi yapar. Arys oldukça zor bir durumda. Kendisi sadece bir adam ama Myrcella’yı Dorne’da Dorne’lulardan ve özellikle Doran Martell’den korumak zorunda. Bir adam nasıl tek başına Myrcella’yı tüm bunlardan koruyabilir ki? Biraz düşününce cevabın ne olduğu belli oluyor. Bir değişim. “Myrcella” Myrcella değil.

Biliyoruz ki Myrcella bu değişim işini daha önce de yapmıştı. Hizmetçisi Rosamund ile daha önce yer değiştirdiğini söylüyor.

“Lannis Limanı’nın Lannisterlar’ından, Casterly Kayası’nınkilerden değil. Saçları benimkiyle aynı renk ama bukleli olacağına düz. Aslında Rosamund bana gerçekten benzemiyor ama benim kıyafetlerimi giydiğinde bizi tanımayan insanlar onu ben zannediyor.”

Rosamund Dorne’a Myrcella’nın özel hizmetçisi olarak onunla birlikte geldi. Hatta Tyrion onu bu değişim meselesi için özel olarak seçti. Yolda Stannis tarafından yakalanmaları riskine karşı yolculukta yer değiştirmeleri için. Peki Arianne’nin kaçırdığı kız kim? Myrcella mı yoksa Rosamund mı? Şimdilik bir karışıklık olmaması için ona çöl kızı diyelim.

Söylemek gerek ki Arys çöle grubun yanına gelince Arianne’e Myrcella’yı nasıl kaçırdığı ile ilgili bir hikaye anlatıyor ama bu hikayede bazı boşluklar var. İnceleyelim o halde.

“Herhangi bir sorunla karşılaştınız mı?”
“Sadece Trystane. Myrcella’nın yatağının yanında oturmak ve onunla cyvasse oynamak istedi.”
“Trystane dört yaşındayken kırmızı leke geçirdi, size söylemiştim. Kırmızı lekeye sadece bir kez yakalanırsınız. Myrcella’nın gri hastalıktan muzdarip olduğunu söylemeliydiniz, bu Trystane’i epey uzakta tutardı.”
“Belki onu tutardı ama babanızın üstadını tutmazdı.” “Caleotte,” dedi Arianne. “Myrcella’yı görmeye çalıştı mı?” “Ben kızın yüzündeki kırmızı lekeleri tarif ettikten sonra bir kez bile denemedi. Hastalık doğal seyrini izleyip geçene kadar yapacak bir şey olmadığını söyledi ve kızın kaşıntılarını hafifletmek için bir kavanoz merhem verdi.”
On yaşın altındaki hiç kimse kırmızı lekeden ölmemişti fakat bu hastalık yetişkinler için ölümcül olabilirdi ve Üstat Caleotte çocukluğunda kırmızı leke geçirmemişti. Arianne bunu sekiz yaşında, kendi lekelerinden muzdarip olduğunda öğrenmişti. “Güzel,” dedi. “Peki hizmetçi? İkna edici mi?”
“Uzaktan. İblis onu bu amaç için seçmişti, daha soylu pek çok kıza tercihen. Myrcella kızın saçlarını kıvırdı ve kırmızı lekeleri yüzüne bizzat boyadı. İkisi uzak akrabalar.

Arys üstadın daha önce kızamık olmamış olmasından dolayı Myrcella’dan uzak duracağını söylüyor. Tamam, peki ya özel hizmetçisi, septası veya yeminli Lannister muhafızları? Hiçbirisi daha önce kızamık olmadı mı? Hepsinin bu hikayeyi yutması biraz zor görünüyor. Ser Arys Rolder isimli bir adamı kendi yerine koyduğunu söylüyor. Ve her kapıyı en azından 2 kişinin tuttuğunu biliyoruz. O halde Myrcella’nın odasına kimsenin girmiyor olduğunu varsaysak bile en azından Rolder ve yanındaki diğer gardiyanın bu olanlardan haberinin olması gerek. Unutmayalım ki bu adamlar Lannister muhafızı yani Lannister hanesine sadıklar. Bu karakterler nereye kayboldu? Ejderhaların Dansı kitabında Doran Martell Balon Swann’ın Su Bahçeleri’ne varmadan önce elinden geldiğince oyalıyor. Balon ulaştığı zaman Kralın Şehri Myrcella’nın bir kulağının olmadığını öğrenecek. Ama dur bir dakika neden Kralın Şehri daha öğrenmedi ki bunu? Neden Septa Eglantine, hizmetçiler veya Lannister muhafızları henüz haber vermedi ki? Hepsi nerede? Ser Arys’in hikayesi oldukça olasılık dışı görünüyor. İlerlemeye devam edersek hikayenin garip yanlarından bir diğeri de yolculuk eden diğer karakterler de çöl kızının Myrcella olmadığını düşünüyor gibi( Belirtmem gerek bence bu fikir oldukça olasılık dışı). Siyahyıldız onu gördüğü zaman dikkatlice inceliyor ve çölde seyahat ederlerken Andrey Dalt durduk yere herhangi bir neden yokken Myrcella’ya hizmetçisini soruyor. Unutmayın Arys ile Arianne’nin önceki konuşmaları gizliydi. O halde Drey neden hizmetçiyi soruyor? Bir şeylerden mi şüpheleniyorlar? Daha sonra Benekli Slyva ile çöl kızı arasında şu konuşma geçiyor

’‘Aslında Rosamund bana gerçekten benzemiyor ama benim kıyafetlerimi giydiğinde bizi tanımayan insanlar onu ben zannediyor.’’
'‘O halde bunu daha önce de yaptınız?’'

BUNU derken? Tekrardan hatırlatayım Arys ile Arianne’nin konuşması gruptakilerden gizli gerçekleşmişti(Şimdi demin de dediğim gibi bence bu oldukça zorlama bir ipucu. Tamam Arianne’nin Ser Arys’in anlattıklarını gruba aktardığını görmedik ama bu aktarmadığını göstermez. Bu oldukça zorlama bir ipucu.). Peki o halde Slyva ‘‘bunu’’ derken neyi kastediyor? Hangi değişimden bahsediyor? Şimdikinden mi? Acaba çöl kızı Myrcella değil de Rosamund olabilir mi? Ama dur bir dakika, eğer bir değişiklik olsaydı Arianne bunu bilmez miydi? Bilemeyebilirdi. Ser Arys ve çöl kızı pek benzemediklerini söylemiş olabilir ama belki de sadece yalan söylüyorlar. Rosamund belki de Myrcella’ya çok benziyor olabilir ve Arianne Rosamund ile hiç tanışmadığı için bunu bilemeyebilir(Bunun imkansız olduğunu düşünüyorum ama sorunun diğer çözümü oldukça olası. Okumaya devam.). Ama bu soruna bir başka çözüm daha var. Ya Myrcella ile Rosamund yolculuklarının başından beri yer değiştirmiş durumdalarsa? Eğer değişiklik Stannis’i kandırabilecek kadar iyiyse neden Doran’ı kandıramasın ki? Eğer durum buysa Arianne ilk tanıştığı zamandan beri Myrcella’nın Rosamund Rosamund’un da Myrcella olduğunu düşünecektir. Şu an belki de bu imkansız diye düşünüyorsunuz. Arys kendi povunda Myrcella’yı hiç Myrcella olarak görmüyor mu? Doğruyu söylemek gerekirse sadece bir kere ve onda da oldukça garip bir şekilde.

( Bu kısımlar Türkçe’ye tam olarak aynı anlamda çevrilmemiş o yüzden mecburen İngilizce olarak verip altta neler yazdığını açıklayacağım )

He had left her in her chambers, bent over a gaming table opposite Prince Trystane, pushing ornate pieces across squares of jade and carnelian and lapis lazuli
Myrcella’s full lips had been lightly parted, her grenn eyes narrowed with concentration. Cyvasse, the game was called…Prince Trystane had taken to the game at once, and Myrcella had learned it so she could play with him.
She was not quite one-and-ten, her betrothed three-and-ten.

(Buradaki she kelimeleri Türkçe’ye prenses olarak çevrilmiş ancak she aslında o anlamına geliyor. Yani Ser Arys burada she derken Myrcella’yı kastetmemiş olabilir.)

Burada bir duralım. Öncelikle Myrcella 11 yaşında değil 9 yaşında. Kılıçların Fırtınası’nda 9 yaşında deniyor, Kargaların Ziyafeti’nde 9 yaşında deniyor ve Ejderhaların Dansı’nda 9 yaşında deniyor. Çöl kızı kendisinin Tommen’den 1 yaş büyük olduğunu söylüyor ki Tommen 8 yaşında ve Arianne Myrcella 'nın 10 yaşından küçük olduğunu düşünüyor. Kronolojik olarak bakarsak Lekeli Şövalye bölümü oldukça erken bir zamanda gerçekleşiyor, Tywin’in hala hayatta olduğu bir zamanda. Bu sırada Myrcella’nın 11 yaşında olması imkansız ve Ser Arys kesinlikle bunu bilirdi. Yani eğer kitapta bir hata yoksa burada bir işler dönüyor. Ama dikkatli bakarsak paragrafın biraz hileli olduğunu görüyoruz. Myrcella 11 yaşında demiyor ‘‘She is 11’’ diyor. Buradaki She Rosamund olabilir mi? Odada 3 çocuk mu var? Hadi baştan başlayalım.

He had left her in her chambers, bent over a gaming table opposite Prince Trystane, pushing ornate pieces across squares of jade and carnelian and lapis lazuli
Myrcella’s full lips had been lightly parted, her grenn eyes narrowed with concentration. Cyvasse, the game was called…Prince Trystane had taken to the game at once, and Myrcella had learned it so she could play with him.
She was not quite one-and-ten, her betrothed three-and-ten.

‘‘He had left her in her chambers’’
Kimi kimin odasında bırakmıştı? Rosamund’u Myrcella’nın odasında mı?

‘‘Myrcella’s full lips had been lightly parted, her grenn eyes narrowed with concentration. Cyvasse, the game was called…Prince Trystane had taken to the game at once, and Myrcella had learned it so she could play with him.’’
Pekala yani Myrcella odada oyuna odaklanmaya çalışıyor ama Arys oyunu oynayanın Myrcella olduğunu söylemiyor.

‘‘She was not quite one-and-ten’’
Kim 11 yaşında? Rosamund mu?

‘‘her betrothed three-and-ten.’’
Kimim nişanslısı 13 yaşında? Myrcella?

‘‘Even so, she had been winning more oft than not of late’’
Kim kazanıyordu? Rosamund?

Peki Trystane kimi beğeniyor? Myrcella mı Rosamund mu? Muhtemelen büyük olan kızı.

İki çocuk bundan daha farklı görünemezdi; prens, simsiyah düz saçlarıyla buğday tenliydi; prenses, altın rengi bukleleriyle süt gibi beyazdı. Açık ve koyu, Kraliçe Cersei ve Kral Robert gibi.

Kimin hakkında konuşuyoruz? Tyrstane ve Myrcella mı yoksa Tyrstane ve Rosamund mu? Gördüğünüz gibi burada Ser Arys’in kimden bahsettiği belli değil. Myrcella gibi görünüyor ama bu kesin değil.
Bundan sonra Myrcella için dilekte bulunuyor ve sonra başka düşüncelere dalıyor. Bu kadar. Bundan sonra Myrcella’yı Ser Arys’in bakış açısından görmüyoruz. Yani Trystane ile oyun oynayan kızın Myrcella olduğuna dair kesin bir kanıtımız yok. Tek bildiğimiz Myrcella’nın da odada olduğu ve oyunu incelediği. Peki eğer tüm bu maceraları yaşayan kız Rosamund ise Myrcella nerede? Cevaplaması güç bir soru bu. Muhtemelen Septa Eglantine ve Lannister muhafızlarının yanında ama tam olarak nerede. Bunu bize söyleyebilecek tek kişi Ser Arys ki durum buysa Ser Arys’in ölümü bir anda anlam kazanır.

Eğer yerini kimse bilmezse, Myrcella daha güvende olur.

Kral Muhafızları tam da bu şekilde ölmeli, hayatlarını korumaya yemin ettikleri kişi için feda ederek. Bu yüzden Ser Arys Kral Muhafızı pelerinini giymişti. Kral Muhafızlığı görevini yapıyordu. Ser Arys bu yüzden kendini öldürttü. Eğer yakalanırsa Myrcella’nın yerini açık edebilirdi.

Pekala, bu kadar. Çeviride gerekli gördüğüm yerleri daha anlaşılır olması için biraz değiştirdim. Gözümden kaçan noktalar olabilir. Videoyu izleyip de çevirmediğim veya yanlış çevirdiğim bir kısım görürseniz lütfen haber verin ki düzeltebileyim. Teori konusundaki görüşleriniz de paylaşırsanız sevinirim. Hepinize iyi günler.


#2

Doran’ı bile kandırdıysa o kadar da salak değilmiş.


#3

ilginç teori ama teori myrcella ve sahtesi beraber mi anlamadım
beraberse saçma prenses olarak doğup büyümüş kız buna ne kadar izin verir ki, bir yerde şımarıklık edip o değil benim derdi
beraber değillerse de bu seferde onun KL de gidişi sırasında kaybolan Lanneseterda anlam kazanıyor bence


#4

Evet, beraberler ama Myrcella’dan genel olarak aklı başında bir kız olarak bahsediliyor. Öyle şımarıklık yapacağını sanmam. Bu durumun kaybolan Lannister’la ilgisini çözemedim aydınlatır mısın.


#5

9 yaşında bir kız hemde prenses olarak büyümüş kız ne kadar ve niye hizmetçi rolü yapsınki onu demek istedim Arya Sansa gibi şeyler yaşasa kimliğini gizlemesini anlatabilirdiniz ona ama sebep yokken “hizmetçi rolü yap” “tamam yaparım” hemde bu kadar uzun süre, nişanlısı hizmetçi ile görüşsün o da müsade etsin, ne kadar aklı başında olsa bile zor bence
birde Doran gibi kurnaz gözünün önündeki bu benzerliği çözerdi Birde ayrı olsalar teori daha anlamlı olurdu. Dorn’a sahteyi yolla, gerçeği sakla şimdilik…

KL de o ayrıldığında kargaşa çıkmıştı hatırlarsan.O (tyrek sanırım ) lanesterda o olaylarda kayboldu. Eğer yanında olmasaydı bu olayı çıkaran Lanneslar ve Myrcella ve Tyrek beraber gizleniyor diye düşünmüştüm


#6

Sokaklarda sürekli isyan ve savaş çığlıkları var iken Ser Arys’in lafından çıkacağını pek sanmıyorum.

Dorne’a yollarken plan bu değildi tahminimce bu planı yolda Ser Arys yaptı.

Myrcella’yı anlarım ama Tyrek’in saklanması için bir gerekçe yok ki neden gizlensin. Ayrıca bu olay Myrcella’yı uğurlamalarından sonra oluyor zaten.


#7

Tyrek önemli bir adam mesela şu an Casterly Kayası Lannisterlarında varis bile olabilir. Yanlış hatırlamıyorsam Kevan ın oğluydu o.


#8

Şuanda Casterly kayası varisi teknik olarak Tommen Baratheon.

Çünkü kadın da olsa yönetici onun çocukları ismi fark etmeksizin birincil hakka sahip.


#9

Yok lan, Myrcella’ ya geçer. Tommen kral çünkü, kertenkelelerde de öyleydi, hem kral hem de ejderkayası lordu olnumuyordu.


#10

Myrcella a vermek demek Martell hanesine vermek gibi bir şey bence Tyrek olabilir Kevan ın oğlu sonuçta.


#11

Kevan değil Tygett’ in oğlu Tyrek. Kevan’ ın sessiz rahibelerde kızı var Lancel isimli :stuck_out_tongue_winking_eye:


#12

Ben karıştırdım o zaman kusura bakma da o zaman yine aynısı olmuyor mu sonuçta Tywin in kardeşinin oğlu


#13

belki dediğin doğrudur ama nişanlısı ile vakit geçirmesine izin vermesi, dahası birbirine bu kadar benzeyen iki kızın yan yana olupta dornluların şüphelenmemesi garip olurdu bence

işte ikisi bağlantılı ben Myrcella yı saklayan grupta olabileceğini demiştim tabiki öylesine birşey

teoriye şu manada ısındım Cersei de Jaime ile benzerliğinden çocukluğunda yer değiştirmelerinden falan bahsetmişti sanırım ikinci kuşakta da bu olabilir. Hatta yazarın böyle bir olaya göndermesi olabilir Sahte Aryalar, Sahte Piç kızlardan sonra birde Sahte Lannester mümkün bence


#14

Evet bak bu Cersei ile Jaime’nin yer değiştirmelerini unutmuştum bak güzel yakalamışsın


#15

POV karakterlerin “düşünceleri” doğru ya da yanlış çıkar, bu doğru ama bence Arys’in oradaki hareketi o kadar saçma değildi. Sonuçta Arienne’ye karşı hisler besleyen biriydi ve kendince onu korumak istemiş olması (hem seven bir erkek hem de şövalye olan bir erkek için) gayet olası bir durum. Bunun dışında başka şeyler de olabilir elbet ama şahsi fikrim, bunlara işaret eden bir şey gözüme takılmadı. Takılırsa fikrim değişebilir.

Evet, bu oldukça dikkate değer bir durum. Ya Arys süzme salak ya da kendince bir sebeple bu şekilde giyinmeyi tercih etmiş. Süzme salak ise (ki ben daha çok bunun üstünde duruyorum, zira çok da akıllı olduğuna dair bir işaret vermedi kendisi) büyük ihtimal “kraliçe” ilan edileceği “Kraliçe’nin Muhafızı” konumuna yükseleceğinden süslü püslü giyinmeyi tercih etmiş olabilir. Sonuçta bir taç giyme törenine gidiyorlar, duruma uygun olanın bu olduğunu düşünmüştür. Süzme salak değilse senin kuramı desteklemek için kullanılabilecek bir delil olabilir. Fakat 3. derece bir delil. Çift yüzlü madalyon bu durum.

Aslında “bilgi” mahrumiyeti Cersei’den değil, daha çok 2. 3. kişilerden saklamakla ilgili, diye düşünüyorum. Sonuçta burada korunduğu kişi kızın annesi değil, onu kullanmak isteyecek Dorne’lu olan ve olmayan taht oyuncuları. Kız, Doran’ın oğluyla nişanlı… Ona güvenmek için yeterli sayılacak bir sebep. Kimse kendi müstakbel kızını öldürmek istemez, istese idi zaten bin kere yapardı. Arys de bunu bilecek kadar akıllıdır herhalde.

“Birbirlerine hiç benzemiyorlar diyor ama yalan söylemiş olabilir.” cümlesi, cidden zorlama. Sonuç olarak bu kızı gelmiş geçmiş herkes öyle yahut böyle gördü. Sonuçta hem kuzenler hem de kızın hizmetkarı; yanında duruyor. Doran ve Arienne dahil herkes kızdan vakıf olsa gerek. Yola çıkarken de Stannis saldırırsa diye kılık değiştirmediler mi? Bence Doran’ın yanına gelene kadar bu kız rolünü oynamıştır. Yani tanıyordur ve kızın sesi de yüzü de Arienne tarafından illa ki biliniyor.

Böyle bir şey yapıldı ise Tyrion’un emriyle yapılır ama sebep? Motive kaynağı ne? Yok. Tyrion “barış” olarak bu evliliği ayarlıyor. Sahte bir kız, durumu daha kötü hale sokar. Hayır, böyle bir şey olmamıştır. Hem Myr.'in “hizmetçi” olarak davranabileceğini sanmam.

Bahsi geçen İngilizce alıntıda da kızın ismi gayet net geçiyor işte. " Myrcella’s full lips had been lightly parted, her grenn eyes narrowed with concentration Myr. dedikten sonra isim tekrarı olmaması için “she” demesi olağan, aynı şekilde Try. deyip de “he” demesi gibi isim tekrarına düşmemek için. Bunu alıp zorlama bir şekilde böyle aşırı kafa karıştırıcı şekilde sunmaya gerek yok. Bence arkadaş sadece “tartışma” olsun diye bu kuramı öne sürmüş.

Yaş meselesine gelince, 10 yaşında olması beklenen kızın 11 yazılması; Renly’nin gözlerinin yanlış betimlenmesi gibi bir şey olabilir. Bunun dışında 4. kitap ve 5. kitap aslında tek bir kitap ve kitaplarda geçen zaman “muamma” Yine de evet, 10 olması daha olası bir durum görünüyor. Fakat ben şimdilik “hata” üzerinde duruyorum.

Neden? Sırrı saklamak için mi öldü? Mana nedir ki? Motive nedir? Kimden koruyoruz kızı? Çok fazla soru çok fazla açık.


#16

Evet, bana da biraz salak havası vermişti zaten. Ama bu zaten o kadar açık bir değil bence de.

Yerini bilmeme meselesi Cersei’nin bilmemesi değil zaten. Bu kısmı tam olarak anlayamadığımı söylemem gerek.

Kesinlikle, ben de imkan vermiyorum buna ama diğer çözüm yolu oldukça olası.

Tyrion’ın emriyle yapılmamış olabilir. Arys daha sonra kendisi kararlaştırmış olabilir bunu. Sonuçta yanında korumakla yükümlü olduğun bir prensesle hiç güvenmediğin insanların arasına gidiyorsun.

Ya bu she meselesi bir kanıt falan değil zaten. Sadece bahsedilen durumun imkansız olmadığını gösteriyor. Zaten paragrafa garip demesinin nedeni she kelimesi değil yaş meselesi. Zaten ben de 50-50 bir ihtimal veriyorum bu değişim meselesine.


#17

Süzme salak derken biraz abartılı yorum oldu elbette, saf demek doğru olur. Kafa kötülüğe çalışmıyor, iyi bir insan (muhtemelen o 7’li arasındaki en düzgünü) ama işte saf olmanın böyle bir evrende “kullanılmaya” açık etmesi gibi bir durum ortaya çıkıyor.

Politika vb. hiçbir şeyden anlamayan biri olduğu için “pelerin” meselesi muhtemelen benim söylediğim şekilde bir mana taşıyordur ama elbette iddia etmiyorum kesin öyle diye.

Şimdi kızı öldürerek intikam alacağına inanan kişilerden saklamak istemiştir. Fakat o mektup Cersei’ye ulaşana kadar bin bir kişinin eline geçebilir; Varys’ın bile eline geçebilir. Doran, kendi üstadına dahi güvenmeyen bir adam… Bu yüzden hiçbir önemli bilgiyi açıkta yazacak biri değil, ona da böyle tavsiye ediyor; yazma. Bilmemesi gerekenler bilebilir. Mesele bundan ibaret yani aslında.

Dorne insanlarına çok güvenmediği aşikar; Dorne ve Menzil; Türk-Yunan hatta Türk-Ermeni gibi bir ilişkiye sahipler. Fakat ortada “nişanlı” olan bir kız var; kızın onlarla evlendirilmesi gerekiyor ki Taht ve Dorne arasındaki politik düşmanlık sona ersin. Eğer sen “sahte” bir kızı öne sürersen bu, durumu daha da içinden çıkılmaz hale sokar. Ayrıca en başta anlaştığımızı sanıyorum; bu adam çok akıllı olmamakla birlikte öyle etrikadan, oyundan anlayan biri de değil. Böyle bir şeyi düşünüp yapabileceğini sanmıyorum. O his ve düşünce kendisinin yetiştirilmesinden kaynaklı sonuçta, o kral muhafızı; ne denirse onu yapacak. İnsiyatif alabilecek biri değil, biri onu ikna edip yönlendirmediği sürece.

Yaş meselesine takık olmak olağan ama GRRM’in bazı şeyleri hatalı yazdığını biliyoruz. Ben bile yazarken bazı ayrıntıları unutup, geri dönüyorum ve hatırlamak zorunda kalıyorum.


#18

Anlıyorum, durum bu şekildedir elbet.

Zaten bu teoriye inanma konusunda beni en çok zorlayan mesele bu değişikliğin nasıl açıklanacağı meselesi. Arys belki önemli olan Myrcella’nın güvenliği, bu meseleyi daha sonra hallederim falan demiş olabilir. Bu değişim meselesini düşünmek konusuna gelince bunun için pek zeki olmasına gerek yok bence. Zaten yolda iken yer değiştiriyorlar ve Dorne’a yaklaştıkça bu fikir yavaş yavaş kafasında oluşmuş olabilir.


#19

Teoriyi Lannesterlar planlamış olsa bende inanacağım, ama tek başına şovalyenin böyle plan yapmasına bende inanamıyorum


#20

Yani sen bile ayrıntıları unutabiliyorsan GRRM hayli hayli unutuyordur :smiley: