ASOIAF “Ragnarok”

Aslen şurada yayınlandı: ASOIAF “Ragnarok”

GRRM’in ASOIAF serinin yazarken etkilendiği kitaplardan, tarihten ve mitlerden faydalandığını biliyoruz. Bu yüzden asoiaf’ta bizim dünyamıza benzer çok şey görebilmek mümkündür. Elbette bu “esinlenme” olayını da açmak gerekir.

GRRM “ASOIAF ve Esinlenme” yazımızdan bir alıntı ile bunun nasıl olduğunu açıklayalım.

Elbette yaşanmışlıkları ve tarihsel kişilikleri birebir alıp kopyalamadığını, kendinden eklemeler yapıp, tabiri caiz ise yeniden yorumladığını da eklemiştir. Örneğin Tywin Lannister Kralyapan Warwick yahut Tyrion da Gloucester’ın Richard’ı değil. Bu yüzden Güller Savaşına bakarak oradaki tüm karakterleri alıp serideki karakterlerle birleştirmeye çalışmak serinin okuyucuları olarak bizi yanlış çıkarıma sürükler. Zaten aksi olsaydı o zaman seride de neler olacağını da kestirebilirdik, değil mi? Lakin ASOIAF evreninde hiçbir şey önceden kolayca kestirilemez.

Bu yüzden yazının devamına aynı mantık ile yaklaşmaya çalışacağız.

İskandinav mitleri, asoiaf’ı hazırlarken GRRM’in ilham alıp esinlendiği şeyler arasında başı çekiyor. Ragnarok, Valhala(Ölüler Ziyafeti), Valkyrie ve Ateş-Buz Devleri gibi nice şeyin asoiaf’ta GRRM’in kendi yorumu ve değişiklikleriyle, karşılığı var. Bu yazıda “kıyamet” olarak kabul edilen Ragnarok’u ele alacağız.

RAGNAROK NEDİR?

Ragnarok, genelde Kıyamet Günü olarak çevrilse de kelimenin tam manasıyla Tanrıların Alacakaranlığı demektir. Bu bir kehanettir ve yok oluşu simgeler ama yok oluş sonrası hayat, yeniden başlayacağı için bizim anladığımız geleneksel manada zamanın sonundan değil, daha çok dünyanın büyük bir felaket (Tufan gibi) yaşaması ve yeniden dirilmesidir.

İskandinav ilahları bu olayın gerçekleşeceğini ve kimin öleceğini bilir ve buna rağmen savaşı ve olacakları kabullenerek hazırlık yaparlar. Misal Odin, Valhala’da savaşçılardan oluşan bir ordu meydana getirir. Valkyrie dediği savaşçı bakireler, savaşlarda şerefiyle ölen savaşçıları seçerek onları buraya getirir; savaşçıların ruhları, Ölüler Ziyafeti olarak tabir edebileceğimiz bir eğlencenin içinde o günün gelmesini bekler.

RAGNAROK NASIL GERÇEKLEŞECEK?

Alacakaranlık öncesi işaretler şunlardırNefret, kavga, gürültü gibi kötülükler yeryüzünü saracak; aileler arasındaki tartışmalar artarak bağ kopacak ve bu, ahlaksal çözülmeleri de getirip toplumsal çöküşler yaşanacaktır. En son da çok uzun ve sert bir kış günü gelecektir; tek bir yaz mevsimi bile yaşanmadan art arda 3 kış mevsimi yaşanacaktır.

Savaş baltalarının, kılıçların, kırılmış kalkanların konuşacağı,
Ve fırtınaların kopacağı, kurtların saldıracağı bir çağ başlayacak,
İnsanların çağı sona ermeden hemen önce.

“Birinci kurt, güneşi yutacak ve insanlar bunun büyük bir felaket olduğunu düşünecekler. İkinci kurt ise ayı yutacak ama bu ilki kadar büyük bir infial yaratmayacak. Yıldızlar gökten düşecek, yer yüzü sarsılacak, dağlar sağa sola savrulacak, bütün bağlar kopacak, zincirler kırılacak ve böylece kurt Fenrir serbest kalacak.”

Evrenin sonunu getirecek üç etken vardır. İlki Loki’nin çocuklarından biri olan Dünya Yılanı Jörmungandr’dır. Savaşçı olarak bilinen bu yılan denizin derinliklerinden kıvrılarak gelecek ve yarattığı dalgalar gelgitlere sebep olacaktır. Bu gelgitler Naglfar adındanki gemiyi yüzdürecektir. Naglfar gemisine “tırnak gemi” de denmektedir; bunun sebebi ise ölülerin tırnaklarının kesilerek yapılmış olmasıdır. Geminin içinde dev Hyrm ve Muspell bulunmaktadır. Loki ise geminin kontrolünü üstlenmiştir. Ateş devi Kara Surt emrindeki ordu ile güneyden saldıracaktır. Bazı yazıtlarda Muspell’in oğullarının da bu ordu içinde savaşacakları belirtilmiştir. Fakat hepsinden de korkunç olan Loki’nin diğer bir çocuğu aç kurt Fenrir’in saldırmak için hazırda bekliyor olmasıdır. Fenrir’in üst çenesi gökyüzüne, alt çenesi yeryüzüne değecek kadar büyüktür. Eski yazıtlarda Fenrir’in ağzı için “eğer dünyada yeterince yer olsaydı ağzını daha fazla açabilirdi” denmiştir. Loki’nin kızı Hel’in insanları olan ölüler de savaşa katılacaktır.

Orduların ve yaratıkların yaklaştıklarını gören Heimdall Gjallarhorn’u üfleyerek tanrıları meclise çağırır. Odin diğer tanrılardan öneriler almak ister ama artık bunları düşünmek için çok geçtir. Freyr, Surt ile savaşır fakat silahı çok güçlü olmadığı için ona karşı yenilir ve ölür. Fenrir, devasa ağzını açarak Odin’i yutar. Babasının öldüğünü gören Vidar Fenrir’in kalbini bıçaklayarak onu öldürür ve böylece intikamını almış olur.

Bazı kaynaklarda farklı kapışmalarında olduğuna yer verilmiştir. Tazı Garmr ile Tyr savaşırlar ve bu savaş sonunda ikisi de ölmektedir. Bilinen en büyük düşmanlık Heimdall ve Loki arasındadır ve onların da birbirlerini katlettikleri belirtilmektedir. Bu olaylar üzerine ateş yaratığı Surt dünyayı alevlerle kaplar ve her şeyi bir anda yok eder. Dünya da sulara gömülür ve sonra hayat yeniden başlar.

Suya gömülen dünya, bir süre sonra tekrar yükselir ve yeryüzünde hayat yeniden başlar. Odin’in bazı oğulları; Vidar, Baldur, Hodr, Vali ve birkaç başka ilah ve Thor’un oğulları (Modi and Magni)hayatta kalmıştır. Ayrıca Yggdrasil (Dünya Ağacı; dişbudak ağacı olduğu düşünülür) ile bağlantılı olduğu düşünülen Hoddmímis Holt denen Yaşam Ağacı’nın altına saklanmış olan Líf ve Lífþrasir isimli bir çift insan da hayatta kalır ve insanlık, bu ikisinin soyundan devam eder.

Yaratılış Destanı

İskandinav yaratılış hikayesinde hayat; buz (kuzey; niflheim)ve ateşin(güney; muspelheim) bir araya gelmesiyle başlamıştır. Ymir bu hayatın ilk ürünüdür; buz ve ateş devi; devlerin ve ilahların atası. Ayrıca dünyanın yapılışındaki hammadde.

Odin ve kardeşleri, çoğalıp her yanı kaplamaya başladıkları için devleri öldürmeye başlar. Büyük bir savaş başlamıştır. Sadece zeki bir dev(Buz devi Bergelmir ) ve karısı ile birkaç dev daha bu kıyımdan kurtulup kaçar ve gizlenir(sonraki devler bunlardan türer); o zamandan beri de Odin ve devler arasında düşmanlık devam eder.

Devlerin yaşadığı yerde (Jotunheim )çok verimli topraklar olmadığı için genelde balıkların bol olduğu nehirlerde ve hayvanların olduğu ormanlarda yaşarlar. Sürekli savaşmalarına rağmen arada Odin, Thor ve Loki-devlerle aşk hikayeleri de gerçekleşmiştir. Utgard-Loki isminde bir dev kralı; herkesin çekindiği biridir ve ayrıca hilebaz biridir de. Diğer ismi, Skymir.

Devler, genelde “yıkım” ve “kötülük” ile anılsa da çok güzel görünüşlü olanlarından tutun aşk yaşayıp, çocuk yapılanlarına kadar anlatılan hikayeler bize; devlerin özünde sadece Asgard’ın düşmanı olmasından kaynaklı bir bakış açısıyla kötüleştirildiğini de gösteriyor.

Yaratılış efsanesine göre ilk insan erkek dişbudak ağacından kadın ise karaağaçtan yaratılmıştır. (Dişbudak ağacı, asoiaf’ta Büvet’e, Karaağaç ise Demir Ağaç’a denk geliyor gibi görünmekte. Asoiaf’ta demir ağacı “siyah” olarak betimlenir.)

9 dünyayı barındıran, sonsuza yaşama sahip olan ağaç Yggdrasil; Diş Budak Ağacı olarak tanımlanır. Sonsuza yaşama sahip olduğu söylenir ki bu da seride Büvet Ağaçlarına denk geliyor. Kökler nereye kadar gider, kimse bilmez; tüm yer altını boydan boya kaplar ve böyle gider. Seride de Büvet Ağaçların kökleri, yer altında kıvrılmış ve her yeri sarmıştır.

Öne Çıkan Kişiler

  • Odin: İlahların başı; çok isimli ve çok yüzlüdür. Valhala’da Hlidskjalf tahtına oturarak 9 diyardaki tüm olayları izler.
  • Loki: Yalanların babası, hileleri ile öne çıkar, ilahların başına çok dert açmıştır. En sonunda Odin’in oğlu, herkesçe sevilen Baldur’un öldürülmesinde parmağı olduğu için hapsedilir ve Ragnarok zamanı geldiğinde zincirlerinden kurtulur ve savaşta Odin ve diğerlerine karşı savaşır. Can düşmanı Heimdall ile birbirini öldürür.
  • Jörmungandr: Naglfar gemilerini yüzdürecek dalgaları yaratacak olan, su yılanı/canavarıdır. Loki’nin devden olan çocuklarından biridir. Thor ile savaşacak, onun tarafından öldürülecek ama zehri, onu etkilediği için Thor da ölecektir.
  • Fenrir: Loki’nin devden olma oğlu. İlk başta ilahlar pek takmasa da gözlerinin önünden ayırmazlar ama git gide büyüdüğünü ve güçlendiğini görünce hile ile onu zincirlerler. Fenrir aç ve öfkelidir, Ragnarok gelince zincir kırılmıştır ve doğruca Odin’i öldürür. O da Odin’in oğlu Vidar tarafından öldürülecektir. Vidar’ın Thor’dan sonraki en güçlü kişi olduğu söylenir.
  • Tyr: Fenrir’i hapsetmek için hile yapan ilahlardan biridir; güvence vermek için kolunu kurdun ağzına koymuş ve tuzağa düştüğünü anlayan Fenrir tarafından kolu kopartılmıştır. Kıyamette kurt ya da köpek olduğu düşünülen (muhtemelen Tazı) Garm tarafından öldürülür. Garm da ölür.
  • Thor: Savaş ilahı Thor, gök gürültüsü ilahı; Asgard’ın koruyucusu… En önemli ve sevilen figürlerden biridir. Cücelerin yaptığı bir çekiç kullanır. Su canavarını öldürür ama kendisi de ölür.
  • Hel:(Gizli/Saklı demek), ölüler dünyasının hükümdarı.Ölüm Kraliçesi. Savaşmadan ölenleri himaye eder. Aç gözlü, acımasız ve serttir ya da en azından yaşayan ve ölülerin sorunlarına karşı kayıtsız bir kişilik olduğu söylenir.Görünüşü betimlenirken; yarı siyah yarı beyaz olarak ve yüzü sürekli kızgın ve sert bir ifade şeklindedir. Son savaşta bulundu mu kesin olarak bilinmez ama Hel’in halkının (ölülerin) savaşta yer aldığı düşünülürse onun da yanlarında olduğu düşünülebilir ama kesin değil. Hel’in yaşadığı yere de “Hel” denir (İngilizce Hell, bu kelimeden türeme) ve kuzeyde, soğuk ve hayatın olmadığı bir yerin altında olduğu düşünülür. Yeraltı mahzen mezarları gibidir. Girişinin Yunan mitlerindeki gibi Cerberus (3 başlı köpek) gibi bir köpek tarafından korunduğu söylenir.
  • Ymir: Ateş ve Buz’dan yaratılmıştır. Tüm devlerin atası hatta İskandinav ilahlarının da atası(Odin ve kardeşleri hatta Loki yarı devdir) sayılır. İsminin manası “Çığlıkçı”dır. Aurgelmir bir diğer ismidir; Kum/Taş Çığlıkçısı gibi bir manaya sahip. Çift cinsiyetlidir yahut cinsiyetsizdir, demek de uygundur çünkü boşluk varken ve daha yeryüzü ve insanlar yok iken cinsiyet de yoktu. Odin ve kardeşleri onu öldürüp, bedeninde dünyayı yaratır. Şu şekilde de okunabilir; Dünya, buz ve ateşten meydana gelmiştir çünkü Ymir, buz ve ateştir.
  • “Kara” Surt: Ateş Ülkesi, Muspelheim’de yaşayan bir ateş devidir. Kıyamet savaşında güneyden gelerek, kendi gibi ateş devlerine liderlik eder. Elinde alevli bir kılıç ile resmedilir ve bununla yeryüzünü ateşe vererek her şeyi ve herkesi yok eder. Freyr ile savaşır ve birbirlerini öldürürler.
  • Freyr: İskandinav halkları arasında saygı ve sevgi ile anılan ilahların başında gelir. En önde gelen ilahlardan ve “kimsenin nefret etmediği” denilen, herkesçe sevilen biri. Sağlık ve bolluğu sağlama figürü olarak görülüyordu. Anne-babası “kardeştir” ve kendisinin de kız kardeşi dahil bir çok kadınla ilişkisi olmuştur. Yani evet, ensest bu aileye yabancı değil. Bu durum Aesir ilahları arasında ensestin kabul edilebilir, olduğu düşüncesini doğurmuştur. Kendisi elf diyarı Alfheimd’de yaşar ve kesin olmamakla beraber oranın lordu olduğu düşünülür. Kara Surt ile savaşıp, onu öldürerek ölmek kaderidir.
  • Heimdall: Aesir ilahlarından olan ışık ilahı. Midgard ve Asgard arasındaki Bifrot köprüsünün bekçisi; İlahların Gözcüsü… Keskin göz, hassas bir kulağa sahiptir. Ragnarok geldiğinde boruyu üfleyip haber edecek kişidir. Loki’nin düşmanıdır, savaşta birbirini öldürürler.
  • Valkyrie: Odin’in ölüm melekleri; savaşçı bakireler. Ölüm anında savaşçıların ruhlarını alır ve Valhala’ya götürürler. Bu savaşçılar, Ragnarok zamanı geldiğinde Odin’in yanından savaşacaktır. Karşı tarafta da Hel’in ölüler ordusu vardır.

(Şu ana kadarki İskandinav miti hakkında bilgiler geekstra; norse-mythology; tarihlisanat ve ozhanozturk sitelerinden faydalanarak yazılmış, aktarılmıştır.)

ASOIAF ve RAGNORAK BAĞLANTISI

Aslında -en başta söylediğim gibi- miti doğruca alıp, uygulamak hiç doğru değil. Bazı okuyucular, mitolojik karakterleri de alıp serideki karakterlerle bağ kurmaya çalışıyor. Örneğin; tek kola sahip olması bakımından Tyr, Jaime Lannister ile özdeştirilmekte. Tyr’in kolunu Fenrir’e (onu da Bran ile özdeştiren var.) yaptığı şey yüzünden kaybetmesi de fikri biraz pekiştiriyor.

Ben bunu çok doğru bulmuyorum aslında. Bazı benzerlikler olduğu aşikar aslında ama bu benzerlik dışında Tyr ve Jaime arasında bir benzerlik yok. Misal ilk okuduğumda Freyr, Rhaegar gibi gelmişti; herkes seviyor, nefret edeni yok, anne babası kardeş ve kendisi de buna çok uzak değil. Lakin karakter yapısı ve oynadığı role bakarsak hiç alakası da yok. Dahası Rhaegar ölü ve oldukça önemli bir karakter olduğu (ateş devini öldürmesi gerekiyor) ortada iken Freyr’in; ona denk gelen başka bir karakterin olmaması düşündürüyor.

Yahut Heimdall’ın bir köprü üstüne GÖZCÜ/BEKÇİ olması ve BORU üfleyen bir figür olması da bana Gece Nöbetçilerini ve onların başı olan Jon Snow’u anımsattı ama sadece bu kadar, kalan hiçbir şey uymuyor.

Elbette ateş devi Surt’un “Siyah” manasına gelmesi(Drogon yüzünden); güneyden(sıcak yerden, alev ülkesinden) gelmesi ve yanında deniz canavarları (demir doğumlular) anımsatan gemilerle gelmesi ve de hepsinin üstüne yeryüzünü alevle yok etmesi de bana Dany’yi anımsattı. Neredeyse tamamen uyduğunu kabul etmek gerekir.

Bu hikayeyi ilk okuduğum zaman herkes gibi gelecek olan 2. Uzun Gece’ye odaklı bir şekilde yaklaşmıştım ama biraz düşününce 1. Uzun Gece de olması olasılık dahilinde gibi geldi.

Dikkat ederseniz Surt, ateş diyarından gelen, elinde alevli kılıcı olan bir ateş devi. Bu sizde de AA’yı anımsatmadı mı? Essos, Westeros’un nispeten güneyinde kalan bir yer.

Bunun dışında savaş başlamadan önce yeryüzünde çeşitli sapkınlıklar gerçekleşmiş; aile bağları kopartılmış, öfke, nefret vb. duygular yeryüzünü kaplamış ve fazlası. Bu da bana Şafak İmparatorluğu hikayesini anımsattı. Uzun Gece’ye sebep olan şey, insanların bu ve benzeri davranışlar sergilemesi ve sonunda da nirvanayı Kantaşı İmparatoru’nun kardeşini öldürüp, hakkını gasp etmesiyle başlıyor. Gece’nin Aslanı bundan sonra Uzun Gece’yi getiriyor; bir nesil süren kış geliyor ve buz yaratıkları da kışla beraber geliyor.

Hikayeye bakarsak her türden dev türü var ve ilahlara karşı savaşıyor ama asoiaf hikayesinde iyi-kötü ayrımı -genelde- olmadığı için ve GRRM’in felsefesi geleneksel yazarlardan daha farklı olduğu için “dev” olarak tabir edilen türlerin de asoiaf’ta ortaya karışık bir şekilde taraflara serpildiğini düşünebiliriz.

Misal devlerin sürülmesi, kötü olarak görülmesi ve Asgard’a geçmelerine müsaade edilmemesi ama zaman zaman aşk yaşanması… bende Yabanılları anımsattı. Fakat buz devleri “Ötekileri”; ateş devleri de “Valyria” kökenli aileleri anımsattı. Biri buz ülkesinde diğeri ateş ülkesinde yaşıyor.

Odin ve Valkyrie’ler özünde çok yüzlü/isimli ilah ve FM olarak asoiaf’ta yansıtılmış görülüyor; yani Ölüm İlahı olarak. Oysa mitlerde “iyi” adam olarak, kötülere karşı mücadele verip ölen biri. Asoiaf’ta ise ne iyi ne kötü…

Hel, bana biraz Arya’yı biraz da Gece’nin Kraliçesini anımsattı ve onun diyarı olan Hel Diyarı da Kışyarı’ndaki mahzen mezarları anımsattı. Hel’in ölülerden bir ordusu olduğunu ve Ölümün Kraliçesi olduğunu unutmayalım. Gece’nin Kraliçesi’nin de Ötekilere kurbanlar veren ve Ötekilerin bir nevi temsilcisi/lideri konumunda bir hava verdiğini düşünmüşümdür. Ölü olmamasına rağmen Yaşlı Dadı onu “ölü kraliçe” olarak betimler. Bir çeşit buz devi havası var, buzdan olduğu için. Bu kişi Gece’nin Kralını baştan çıkartır ve planları için birlikte hareket eder. Bu kişi gerçekten Stark ise niye bilmiyorum ama bana da Kurt Fenrir’i anımsattı. Öfkeli ve aç gibi vb. ifadeler Bran’a uymadığı gibi nedense bu adam aklıma gelince bu duygulara sahipmiş gibi hissediyorum ama aç ve öfke aynı zamanda Arya’nın da sahip olduğu özellikler. Diğer yandan ay’ı kovalayıp yutan Hati isimli kurt da Arya’yı anımsatıyor.

Gördüğünüz gibi Ragnarok mitini ve karakterleri doğrudan ya da dolaylı bir şekilde asoiaf’a uyarlamak çok güç. Bu yüzden “ilham” alınan noktalara odaklanarak yaklaşmak daha doğru ki yukarıda zaten bunlara değinmiş oldum ve siz de okurken eminim fark etmişsinizdir.

Son olarak hayatın buz ve ateşten başlaması(ama şu an asoiafta düşman olması); buz ve ateşten doğma ve ilah ve devlerin atası konumunda olan bir devin varlığı; uzun bir kış ve nefret, ölüm, kan, aile bağların koparılması gibi durumlar; ateş ve buz yaratıkları ve diğer türler… hem 1. hem de 2. Uzun Gece’nin genel iskeletini veriyormuş gibi geliyor. Zaten Ragnarok’a göre yeryüzü “ateş” ile son buldu ve sonra “su” ile yeniden hayat bularak dirildi. Asoiaf’ta sanki hem buz hem ateş ile yeryüzü sarıldı gibime geliyor çünkü bir yandan buz canavarı diğer yandan alevli kılıcı ile ateş canavarı…

Şimdi 2. Uzun Gece geliyor ve tarih tekrar edecek… Robert Frost’un şiiri ile yazıyı bitirelim.

Kimi ateştir diyor dünyanın sonu,
Kimi buz.
Tattığım kadarıyla tutkuyu
Ateşi tutanlardan yanayım ben.
Ama iki kez yok olacaksa dünya,
Bilirim nefretin ne olduğun
Buzla da yok olur bu dünya,
Hem de nasıl yok olur,
Diyecek kadar.

Bakarsınız bu sefer asıl hasarı “buz” tarafı verir? 

Diğer İskandinav mitleriyle alakalı konular: Jon Snow’un Rüyası: ‘Mahzen Mezarlar’ 1 ve Arya Stark ve Yüzsüz Adamlar ‘The Valkyrie’

2 Likes

https://forum.gameofthronestr.com/t/ragnarok/9118

Bunun teorisini yazmıştım yıllar önce oraya da bakıverin