ASOIAF'da 'Tatlılık' Kavramının Olumsuzluğu, Sur'da Açan Mavi Çiçek ve Dany'nin Geleceği

Yazının aslı burada… Yine kendi ekleme ve yorumlarımla devam ediyorum.

Bildiğiniz üzere Dany, Ölümsüzler Evinde şöyle bir görü ile karşılaşıyor.

Buzdan bir duvarın üstündeki çatlakta mavi bir çiçek büyüdü ve havayı tatlı kokularla doldurdu. ejderhaların anası… alevlerin gelini…

Jon/Dany savını öne atanlar bunu temel alarak ikisinin aşk yaşayacağını vs. söylüyorlar. Çünkü buzdaki mavi çiçek açıkça Lyanna’nı oğlu Jon’u işaret ediyor ve onun yaydığı tatlı koku… aşk tatlıdır vs… Belki Jon ve Dany birbirine aşık olacak veyahut bu Dany için tek taraflı bir aşk olacak… Bilemiyoruz, sadece tahminlerde bulunuyoruz. Fakat durum ne olursa olsun bu evrende “tatlılık” ile ilgili hiçbir şey güzel değildir.

Kısacası tatlılık= hüzün + ölüm.

  • “Adam, kadın ve çocuk sabah sisi gibi kaybolurken odayı tatlı bir hüzün doldurdu. Dany yoluna devam ederken arkasında sadece müzik kalmıştı.”

Rhaegar’ı gördüğü zaman çaldığı müzik, emin değiliz ama Buz ve Ateşin Şarkısını çalıyor olabilir. Çünkü hemen öncesinde Elia ile konuştukları konu bu.

Diğer tatlı ve ölüm + hüzün referansları.

  • “Bir ağır, tatlı bir koku yarasından yükseldi …” (Drogo’nun ölümü)

  • “Odada ölümün kokusu vardı; yoğun bir koku, tatlı ve ağır, yapışkan.”

  • “[Ser Willem] yatağını hiç terk etmedi, ve hastalığın kokusu, gece, gündüz, sıcak, nemli, tatlı tatlı bir kokuya sarıldı.”

  • “Meyvenin tatlı tadının tadını çıkarırsanız, ağacı sulamanız gerekir.” “Bu ağaç kanla sulandı.”

  • Sweetrobin (Tatlı Robin= oğlana verdikleri de tatlı süt gibi bir şey vardı, fazla verilmesi halinde öldürücü, az verildiğinde sakin tutmaya yarıyor. Ve Robin’in sürekli olarak ölüme mahkum olduğu da konuşuluyor.)

  • Tatlı Raff (Kendisi yakışıklı bir yüze sahip ama öldürdüğü kişileri biliyoruz, ayrıca 6. kitapta Arya tarafından öldürüyor ki Mercy’nin TATLI BİR GÜLÜŞÜ var, diye hususi eklenmiş bir bilgi de var POV’da.)

  • Cersei (“Benim tatlı kız kardeşim”)

  • “[Jorah Mormont’un] terinin kokusu Astapori’yi saran tatlı parfümlere dünyevi bir cevaptı.”

  • “Sihirbazlar onu şarkıdan daha tatlı seslerle çağırıyorlardı. Onlardan kaçtı, Drogon ona geri dönüyordu.”

  • “Parfümlü Kethüda’ya dikkat et.”

  • “‘Qarthlılar burnuma yeterince tatlı görünüyor.’ ‘Tatlı kokular bazen ağır kokuları gizlemek için kullanılır.’ (Misal ölüm gibi :wink: )

  • “Tatlılık bıktırıyor. Tart meyvesi ve tartlı kadınlar, hayatına tadı verir.” Xaro başka bir ısırık aldı, çiğnedi ve yuttu. "(Tam çeviremedim. “‘Sweetness cloys. Tart fruit and tart women give life its savour.’ Xaro took another bite, chewed, and swallowed.”)

  • “‘Bu tatlı bir şehir,’ Quentyn kabul etti. Dişlerinizi çürütecek kadar tatlı. ’

  • “Daenerys tatlı bir genç kızdan daha fazlası değilse, Demir Taht onu tatlı genç parçalara ayırır.”

  • Dany güvenilmez insanlar tarafından “tatlı kraliçe” olarak ele alınmaktadır.

  • Lord Janos Slynt’in gülümsediği gülümseme, daha sonra tüm bu tereyağının tatlılığına sahipti.

  • Marillion’un “tatlı” tenor sesi vardır.

  • “Ser Gregor yalnız görünmüyor,” dedi tatlı septa’nın sesiyle Tyene.

  • Joffrey, Sansa’ya AGOT’ta birlikte iken şarkı söylüyor; “Onun sesi yüksek, tatlı ve saf"

  • Joffrey, Sansa’ya “Senin tatlı sözlerin beni etkiledi”

  • Cersei, babasının AGOT’taki planlarını itiraf ettiği için Sansa’ya tatlı bir şekilde teşekkür etti.

  • Margaery PW düğününde tatlı bir şekilde gülümsedi.

  • “Lord Ramsay… tatlı bir adamdır.”

  • “Tatlı konuşursun, Xaro, ama sözlerin altında başka bir hayır duyuyorum.”

Aşırı derecede tatlı bir meyve olan şeftali, ASOIAF’ta (Godfather’dan portakal karşılığı) ölümle ilişkili gibi görünüyor.

  • Renly ve şeftali meselesi gibi…

  • Bran’ın Jaime ve Cersei’yi yakalamadan önceki duygu ve düşünceleri; “Tırmanmanın içinde yarattığı duyguyu seviyordu asıl…Tırmanışı bittikten sonra kaslarının ince ince, tatlı tatlı yanmasını seviyordu. Yüksekteki hava bir kış şeftalisi kadar tatlı ve serin oluyordu.”

  • “Dorne’lunun karısı”, Dornishman’ın karısıyla bir ilişkisi olan ve kocası tarafından öldürülen bir adam hakkında bir şarkı, bize Dornishman’ın karısının “banyo yaparken şarkı söylediğini ve sesinin şeftali kadar tatlı olduğunu” söyler.

  • Jorah’ın “batı duvarı” ndan tatlı bir şeftali getirmesiyle, bu konuya ilginç bir şekilde bağlanır: (Belki de bir Foreshadowing?)
    "Sana şeftali getirdim,’ dedi Ser Jorah, diz çöktü. Onu avucunda saklayabileceği kadar küçüktü ve olgunlaşmış. İlk ısırığı aldığında, eti o kadar tatlıydı ki neredeyse ağladı. Yavaşça yutmuş, her lokmada tadına vardı. Ser Jorah ona, batı duvarının yakınındaki bir bahçede kopardığı ağacı anlatmıştı. "

Zehir ve tatlılık, özellikle Dany aracılığıyla GRRM tarafından birkaç kez bağlanır:

  • “Lys’in gözyaşları, deniyor buna. Nadir ve pahalı bir şey, berrak ve tatlı su gibi …”

  • İlk kitapta Dany’e ‘tatlı kırmızı’ olarak zehirli bir şarap sunulmuştu.

  • Dany için hazırlanıp kocası tarafından sunulan ballı çekirgeli bir çeşit atıştırmalık zehirlenmişti ve tatlı olarak tabir ediliyordu.

  • Tatlı Uyku çok tatlıdır. "“Zehirlerin en kibarı(…) İşte, tatlılığın kokusunu alabilirsin.” (Bu sanırım Waif’in Arya’ya zehir öğrettiği sahneydi.)

  • Cersei’nin sesinde zehirli bir tatlılık vardı.

  • “… [Cersei] zehirli tatlılıkla dedi.”

  • Tatlı bir teklif… yinede tatlılık zehirli olabilir.

  • Tatlı bir çocuk, Ser Kevan dedi, yine de bir çok zehir de tatlıydı. (Bunu kim için demişti, hatırlayan var mı? Tommen mı? O zaman böyle ölebilir :stuck_out_tongue: )

  • Lord Rickard’ın kulaklarını bal kadar tatlı, zehirli sözlerle doldurması için.

  • Euron’un hediyeleri zehirlidir. (Victorian ve Aeron, bunu sık sık söyler.)

  • Bir de Ay Çayı var. Bu sayılır mı emin değilim, kendim ekledim. İçinde bal olduğu için tatlılık içeriyor diye düşündüm; sonuç? Ay Çayı hamile kadınların düşük yapması için de kullanılan bir doğum kontrol yöntemi, kısacası bebek için ölümcül bir çeşit zehir.

Aşk, zehir, ölüm ve tatlılık da birkaç kez birbirine bağlantılı görünüyor.

  • Aşk tatlıdır, Ned… (Lyanna; sonuç? O da prens de öldü ve bir çok kişi daha öldü.)
  • “Aşk çılgınlıktır, şehvet zehirdir” (Tyrion)
  • “Aşk zehirtir. Tatlı bir zehir, evet, ama sizi hep aynı şekilde öldürecektir.”
  • “Daario’ya olan sevgisi zehirdi. [Bal arısı] çekirdekten daha yavaş bir zehirdir, ama sonunda ölümcül.” (ADWD’deki Barristan, Dany hakkında)

Ve bir başka notta, Dany’in romantik eğilimlerinin yıkıcı doğasını yansıtan Barristan var:

  • "… içindeki kız hala şiir, tutku ve kahkaha için can atıyordu. Ateş istiyor ve Dorne ona çamur gönderdi. Ateşi soğutmak için çamurdan bir kümes hayvanı üretebilirsin. Çocuğunuzu beslemek için mahsul. Çamur sizi yakar, nerede ateş sadece sizi tüketir, ama aptallar, çocuklar ve genç kızlar her seferinde ateş yakarlar. ”

Buzda büyüyen MAVİ ÇİÇEK ve onun yaydığı TATLI KOKU’ya geri döner isek; mavi çiçeğin Jon’u işaret ettiğini zaten söyledik ama Dany için ne ifade ediyor? Olasılıklara bakalım.

  1. Jon ve Dany arasında bir aşk meydana gelir ve bu aşk Dany için ölümcül olur? Doğum sırasında? Yahut Jon’un onu öldürmek zorunda kalmasıyla? (AA meselesi veyahut başka bir şey.)
  2. Yahut Dany açısından tek taraflı bir aşk söz konusu olur ve bu aşk ona yıkım getiren kararlar almasını sağlayarak ölümüne sebep olur?
  3. Yahut ortada bir aşk yoktur ama Dany ve Jon ittifaklık kurar; bunun sonunda Jon ölür, çiçek ve tatlı koku onun ölümüne işarettir?
  4. Ortada yine bir aşk olmasına gerek yok ama bir şekilde Jon, Dany açısından ona ihanet eder ve bu da Dany için yıkıcı bir etki olur vs.

Üzerinde düşünür isek bunları çoğaltabiliriz. Şu ana kadar gördük ki tatlılık ağırlıkta güzel ve olumlu bir şekilde bahsedilmiyor… Bütün bunlardan yola çıkar isek Dany’yi Westeros’ta pek de güzel şeyler beklemiyor, iyi bir sonu yok gibi.

Ölümsüzler Evindeki Dany kehanetlerini hatırlayalım. Belki yardımcı olur.

“Gerçekle kutsanmaya geldim,” dedi Dany. “Uzun koridorda gördüğüm şeyler… onlar gerçek imgeler miydi, yoksa yalanlar mı? Geçmişteki şeyler, ya da gelecekte olacaklar? Ne anlama geliyorlardı?”

…gölgelerin şekilleri… yarın henüz yazılmadı… buzun kadehinden iç… ateşin kadehinden iç…

…ejderhaların anası… üçün çocuğu…

“Üç?” Anlamıyordu.

…ejderhanın üç başı var… …ejderhaların anası… fırtınanın çocuğu…

…üç ateş yakmalısın… biri hayat için, biri ölüm için, biri aşk için… Kendi kalbi, havada yüzen çürük ve mavi kalple birlikte atıyordu. …üç at sürmelisin… biri yatağa, biri azaba, biri aşka… Sesler güçleniyordu ama onun kalbi yavaşlamış gibiydi, hatta nefesi. …üç ihanet göreceksin… biri kanda, biri altında, biri aşkta…

…ona yardım edin… diye alay etti fısıltılar. …ona gösterin…

Sonra sisin içindeki hayaletler hareketlendi, çivit renkli şekiller… Erimiş altın, yanaklarından süzülüp ağzını doldururken çığlık attı Viserys. Bakır tenli, uzun boylu, altın-gümüş saçlı bir lord, arkasındaki şehir alevler içinde yanarken aygırlı sancağının altında durdu. Genç bir prens ölürken, kan damlalarına benzeyen yakutlar döküldü göğsünden. Prens dizlerinin üstüne düşüp suya gömülürken son nefesiyle bir kadının adını fısıldadı. …ejderhaların anası… ölümün kızı… Günbatımı gibi parlayan kırmızı bir kılıç; mavi gözlü, gölgesiz bir kralın elinde havaya kalktı. Neşeli çığlıklar atan bir kalabalığın arasından ejderhalı bir sancak yükseldi. Dumanlı bir kulenin tepesinden alevler soluyan taştan bir canavar havalandı. …ejderhaların anası… yalanların katili… Gümüş atı çimenlerde koşarak bir yıldız denizinin altındaki dereye gitti. Ölü yüzündeki gözleri pırıldayan, gri dudakları hüzünle gülümseyen bir ceset, bir gemimin pruvasında duruyordu. Buzdan bir duvarın üstündeki çatlakta mavi bir çiçek büyüdü ve havayı tatlı kokularla doldurdu. …ejderhaların anası… alevlerin gelini…

1 Like

Zaten ihanet ve aşkı aynı cümlede kullanması ikisinin ilişkisinin hoş olmayan yola sapacağının ya da kötü sonuçlarının olacağının göstergesi.

İhanet ve aşk meselesinin Jon’dan geleceğine dair bir teminat yok; Daario da olabilir… Onunla ilgili Selmy’nin sözlerine dikkat.

“Daario’ya olan sevgisi zehirdi. [Bal arısı] çekirdekten daha yavaş bir zehirdir, ama sonunda ölümcül.” (ADWD’deki Barristan, Dany hakkında)

Benim anlamadığım bir şey var, yani sadece sen değil, yerli yabancı kimden okuduysam herkes aynı şeyi yapıyor. Yani bağlantı o kadar bariz ki…

3 ihanet 3 aşk ve 3 at diyor

Dany anlamadım diyor

Bunun üzerine diğerleri ona gösterelim diyorlar

Arkasından üçerli gruplar halinde görüler geliyor. Bunların onların açıklaması olduğu o kadar bariz ki. Yani ben ilk okuduğumda böyle düşündüm ve hayret ediyorum nasıl görmezden geliniyor.

Aşka karşılık olan görsellerden ilki ve sonuncusu bariz Jon’a uyuyor. İkincisinin uymasıyla ilgili de geçen Jon’un uyandıracağı ejderler ismiyle açtığım bir konu vardı. Hatta tartışmalar sonucu konu içeriğinden daha güzel ve daha dolu bir sonuca ulaşmıştık.

Diğerlerinde net bir şey yok evet. Ama daha yazılmamış kitaplar var ve yaşanmamış olaylar olduğu için söylenecek şeyler afaki kalır. Mesela ben 4. Kitapta Aegon ortaya çıkacak deseydim buna ilişkin bir kanıt olmamış olurdu. Bu yüzden boşlukların olabileceğini kabul edip, şimdilik soru işareti olarak bırakmayı ve matematik üstünde ısrar etmeyi tercih ediyorum. Tabi aklımda bazı düşünceler yok değil.

" …buzun kadehinden iç… ateşin kadehinden iç…"
“…ejderhaların anası… üçün çocuğu…”
“…ejderhanın üç başı var… …ejderhaların anası… fırtınanın çocuğu…”

…ejderhaların anası… ölümün kızı…
Viserys’in ölümü; yaşasa idi oğlunun yaktığı şehirleri; ağabeyinin ölümünü görüyor.

…ejderhaların anası… yalanların katili…
AA olduğu iddia edilen Stannis’i; (büyük olasılıkla) Aegon’un Sancağını ve dumanlı bir kulenin tepesinden alevler soluyan taştan bir canavarın havalanması(ejderha yani)nı görüyor.

…ejderhaların anası… alevlerin gelini…
Yıldız denizinin altındaki dereye giden gümüş atını; ölü yüzlü gözleri ve hüzünle gülümseyen dudakları olan bir ceset(gemi pruvası, gri dudaklı birini; buzdan duvar üstünde açan bir çiçek ve onun yaydığı tatlı kokuyu gördü.

3 ATEŞ YAKMALISIN
1-Hayat İçin 2- Ölüm İçin 3- Aşk İçin

3 AT SÜRMELİSİN
1- Yatağa, 2- Azaba, 3- Aşka

3 İHANET GÖRECEKSİN
1- Kanda, 2-Altında, 3-Aşkta

Tyrion’un Kehaneti
Batıdiyar’ın Ortak Dil’ini kullanarak, “Ejderhalar,” dedi Moqorro. Ortak Dil’i neredeyse aksansız bir şekilde, çok iyi konuşuyordu. Yüksek rahip Benerro tarafından R’hllor’un inancını Daenerys Targaryen’a götürmek üzere seçilmesinin sebebi buydu şüphesiz. “Yaşlı ve genç, gerçek ve sahte, parlak ve karanlık ejderhalar. Ve sen. Bütün bunların ortasında hırlayan, büyük gölgeli küçük bir adam.”


1- Buz ve Ateş kadehinden içmesi TARAF seçmesi ile ilgili olabilir…
2- 3 ejderhanın annesi olması, fırtınada doğması ve ayrıca 3 kardeşin 3.cüsü olması gibi ejderhanın 3 başının 3.cüsü temsil etmesi gibi bir durumu var Dany’nin.

…ejderhaların anası… ölümün kızı… kızı derken kendisi ile kan bağı olan 3 kişi gösteriliyor; iki ağabeyi ve oğlu. Biri o daha doğmadan öldü; diğeri dolaylı olarak onun eliyle öldü denebilir, oğlu da keza istemeden de olsa kendi eliyle öldü. Nitekim Drogo’nun ölümü de onun elinden oldu ve büyük olasılıkla şimdiki kocasını gayet isteyerek severek öldürecek(zaten bence hak ediyor pis herif). Bu cümleden Dany’nin ejderhalar ve ölüm ile bağlantılı olduğu sonucu çıkartabilirim. Yani bizim hatun bir nevi -istemeden de olsa- ölüm taşıyıcılığı yapacak olabilir.

Unutmayın Aemon ne dedi? “Buz muhafaza eder; ateş tüketir.” Bu biraz da Targaryen ve Ejderhaların doğası gibi bir şey.

…ejderhaların anası… yalanların katili… derken gösterilen görülerden Dany ile doğrudan bağ kurabildiğim tek kişi sahte olduğundan neredeyse emin olduğum Aegon, Genç Griff. Muhtemelen yalanı ortaya çıkartacak. Fakat Stannis meselesi nasıl olacak? Açıkçası ben Stannis’in Dany’yi görebileceği kadar yaşayabileceğini sanmıyorum. Onun AA olmadığını kanıtlama şeklinde olsa? Zaten öldüğü zaman bu doğrudan kanıtlanmış, ortaya çıkmış olur. Hmm belki sandığım gibi Stannis ölmeyip, kuzeyden eli boş dönüp, Fırtına Topraklarını geri alma mücadelesine girişip(açıkçası Barthların tam Targlar geldiğinde sonu tüketmesini istemem, geri ödeme olması lazım sonuçta, görsün Targların gelişini. :smiley: ) bu sırada Dany ile karşılaşması durumu olabilir ve haliyle sahteliği (aa meselesinde) ortaya çıkması? Tabi bu durumda AA, Dany diyoruz… AA meselesi değil ise Stannis’in taht iddiası ve kral olma talebi ile ilgili bir şey olabilir. Fakat o 3. görü olan havalanan canavar meselesini bilemedim, çıkarım yapması zor.

…ejderhaların anası… alevlerin gelini… gösterimlerinde yıldız denizine giden atı belki Drogo’nu simgeliyordur? Gemi, gri dudak deyince akla ilk gelen Euron oluyor ama ceset olduğundan ve hüzünle gülümsemeden bahsettiği için gemilerle ilişiği olan diğer tanıdık Victorian var; evlenmek için geliyordu… Dany ile evlenme tutkusu onun ölümüne neden olacak bir şey gibi? ve sonra Jon olduğundan emin olduğumuz çiçek muhabbeti ve ana konumuz; o tatlı çiçek meselesinin ölüm ve hüzün olduğu, zehir olduğu… Fakat bu üçünün de alevlerle pek ilgisi yok. Bir tek eğer at meselesi Drogo ile yaptığı evlilik ise onu alevlere vermişti. Fakat atı her ne kadar ona Drogo verse de Dany’e ait bir at ve gümüş olması kendisini simgeliyor.

Aslında bu gösterilen şeylerin Dany’nin tam manası ile geleceği ile ilgili olmadığını; onun anlaması için gösterilen geçmiş/gelecek/gerçekleşmemiş ama izin verilseydi gerçekleşebilecek geleceği ile ilgili şeyler olduğunu da görüyoruz. Bu yüzden belki de kişiler ile doğrudan bağlantıya geçip geçmemesine bakmak yerine SİMGESEL olarak onun durumu ile olan bağlantısına bakmak gerekiyordur?


Aşk için ateş yakacak… Aşk’a at sürecek… Aşk’ta ihanete uğrayacak. Bu üçünde tek bir kişiden yahut üç kişiden bahsediyor olabilir.

3 kişi ise bunlar kim olabilir? Herkes bunu sanki Drogo diye anlatıyor ama buna karşı çıkıyorum, bunlar kehanet; geleceği gösteriyor… Bu durumda gelecekten birileri olmalı. Daario şu an aşık olduğu, en azından sevdiği kişi; ileride de Jon aşık olabileceği kişi olabilir… Bu durumda bu aşk için ateş- aşk için at sürmek ve aşk ihanete uğraması meselesi bu ikisinden gelecek bir şeyler olabilir. 3. kişiyi göremiyorum. Tek kişi ise yine bu ikisinden biri olacaktır, çünkü atlardan biri azaba da sürülüyor ve Selmy’nin Daairo meselesi için söylediklerini hatırlayın. Yani tüm bu üçlü aşk meselesi Daairo diyorum ŞİMDİLİK. Yani çünkü şu an elimizde bir tek bu var. Jon’a aşık olacak mı olmayacak mı belli değil. Tatlı koku yaydı diye aşk olacak demek değil bu, aksine Jon’un onun için ölümcül biri haline gelebileceğini de gösterebilir.

Kısacası Daario’yu şu an esir olduğu yerden kurtarmak(yahut başka bir şey için) öldüreceği hayatlar, ejderhalarını kullanmasını(aşk için ateş yakma); Daario ile olan ilişkisi(aşka at sürme) ve ileride muhtemeldir ki Daario tarafından ihanete uğraması (aşk ihaneti) olabilir.

“Daario’ya olan sevgisi zehirdi. [Bal arısı] çekirdekten daha yavaş bir zehirdir, ama sonunda ölümcül.” (ADWD’deki Barristan, Dany hakkında)


Jon ve Dany meselesinde aşk ve bunun Dany’e getireceği ölümcül sonuçlar olabileceği yönündeki ihtimalleri de kabul etmekle beraber; daha farklı bir bakış açısıyla Jon ve Dany arasında meydana gelecek olası bir sürtüşme? Yahut sürtüşme olmasa bile; ortak hareket etseler dahi Dany’nin ölümüne neden olacak bir patikaya sokması olabileceği düşüncesindeyim. Yani ben bu kadar tatlı + ölüm referansının olduğu bir seride Dany için tatlı tatlı mutlu bir aşk beklemem, son hiç beklemem… Gerçi tatlılık vb. şeylerle karşı karşıya gelen herkes ölüyor, öldü diye bir şey yok; Dany de kaç kere karşı karşıya geldi ama kurtuldu ölümden; en kötü ölüm en iyi ciddi zarara/kayba uğraması, acı çekmesi şeklinde yorumluyorum.

Burada daha önce @Starkgaryen ile vardığımız güzel bir sonuç vardı, kısaca havalanan ejder muhtemelen Jon’u simgeliyor. Melisandre aslen ejder rüyası gördü(malum şu Brynden çocuğu olma teorisi) ve Stannis ile havalanan ejderi bir arada gördüğü zaman Stannis’in aslen Azor Ahai olduğunu düşündü ancak burada Stannis sayesinde doğrudan veya doalyılı olarak(yani Stannis’in başlattığı olaylar zinciri sonucu) Jon’un kimliğini keşfetmesi, olay bu muhtemelen.

Yalanların katili nedir? 3 Yalan var, Stannis Azor Ahai, Sahte Aegon ve Jon. Daenerys Kuzeye sonlara doğru gelerek Jon’un ailesine dair yalanların kırılmasında ve doalyısıyla Sahte Stannis olayının çözülmesinde rol oynayabilir ve bunu yaparken sahte ve gerçek ejderlerin arasında hırlayan dev gölgeli küçük adamın da yardımıyla fake’i ortaya çıkarabilir.

Orada 9. görsel buzda büyüyen mavi çiçeğe denk geliyor ve bu yüzden Jon olduğunu düşünüyorum. Daario’ya aşık olmadığı düşüncesindeyim. Genç bir kız olarak biraz hoşlandı sadece o kadar.

Edit: Az önce bahsettiğim matematiği gene görmezden gelmişsiniz, ben diyorum ki bu 3 at 3 aşk ve 3 ihanet o 9 görselle sırasıyla bağlantılı. Tam olarak sembolize değil belki ama daha çok fragman, kırılma noktası gibi. Bu yğzdeb bu görüler onlardan bağımsız yorumlanamaz

Yani Mavi çiçeğe denk gelen şey ne_ Aşk için olan ihanet.

O zaman muhtemelen Jon’dur.

2 Likes

öncelikle konu için teşekkürler :slight_smile:
aslında ben aşağı yukarı o tatlı kokunun böyle bir anlama gelebileceğini düşünmekteydim-reddit’te denk geldim kısa kısa bir kaç kere- ama ‘‘tatlı’’ kelimesinin bu kadar olumsuz bir altyapısı olduğunu farketmemiştim.

şu çürük mavi kalbin kime ait olduğunu gerçekten merak etmekteyim.

bir de bu gereksiz yazılmış bir şey mi,yoksa seride böyle bir şey görür müyüz merak ediyorum.

ben oyumu bundan yana kullanıyorum. ‘‘biri yatağa,biri azaba,biri aşka’’…yatağa dediği daario-dany’nin aynı dizideki gibi daario’ya gerçek hisler beslediğini düşünmüyorum açıkcası-,azap dediği emin değilim,aegon olabilir-akrabası sayılır sonuçta-,aşkta bence büyük ihtimalle jon.
çünkü ‘tatlı’ yukarıda yazdığı kadarıyla görünüşte insana hoş gözüken,insanın sevdiği bir şey gibi geliyor önce ama arkasında ölüm,ihanet gibi olaylar gizli.bir çeşit illüzyon gibi. yani dany aşık olur,jon belki karşılık verir belki vermez ama sonra bir şekilde dany’nin ihanet vb. gibi tanımlayacağı,onun sonu olabilecek olaylar görürüz. (mesela jon’un başkasıyla evlenmesi)
onun dışında eğer dany-jon aşkı görürsek-ben pek sanmıyorum ama- bu tatlı kokularla doldurdu kısmı bence çok sevimli,romantik bir foreshadowing. :heart_eyes:

olabilir bence.ama senin de ilk yorumunda dediğin gibi bir çoğu olmamış olaylar.o yüzden kesin bir yorum yapamıyoruz. bence düşüncenle ilgili ayrı bir konu açarsan daha detaylı anlayabiliriz mantığını.

Bilmiyorum olabilir de gerek var mı? Eğer açarsam diğer olasılıkların da üzerinde durabilirim.

bu konuyla ilgili bir sürü olasılık var. hatta ben bir kere, 3 kere ejderhaların anası diyor ya, 3 kere demesinin sebebinin 3 farklı ejderhaların anası-lyanna,dany,işte biri daha vardı-olmasıyla ilgili olabileceğini bile okumuştum.-bulamıyorum tekrar gerçi-.artık sen nasıl yazarsın bilemem ama önemli olduğunu düşünüyorsan,açabilirsin.

Mavi çiçek ve tatlı koku %100 aşk olmak zorunda değil, kendinizi şartlamayın böyle. Tek bildiğimiz Mavi çiçek Jon ve tatlı koku ölüm, tehlike vb. şeyleri simgeliyor. Serinin tatlı ve ölüm referanslarına bakınca bu ikisinden emin olabiliriz en fazla, aşk olmaz kesin demiyorum ama tek bir bakış noktasına saplanıp ihtimalleri kapamayın.

Açıklamak için gösterilen görülerin kimisi geçmişten kimisi şimdiki zamandan yahut gelecekten… Onlar o üçlü kehaneti anlatmak, açıklamak için gösterilmiş şeyler; birebir olduğu şekilde bağlantı kurmak yerine simgesel olarak Dany için ne ifade ettiğine bakmalı, sonuçta ağabeyi öldü geçmişte ne alaka ölümün kızı meselesiyle? @Cassiopeia o bakır tenli oğlan Dany’nin doğmamış oğlu Rhaelo mu neydi ismi, o… :horse: sancağından ve bakır tenden uyan işe :wink:

Haliyle 3’lü anlatımların hepsinin Jon ile bağlantılı olduğunu sanmıyorum ama o uçan canavar ile ilgili çıkarım hoşuma gitti. Şimdilik kafama yattı ama o görüyü gören Dany, Melisandre değil ki nasıl bağ kurdunuz???

ya tamam ilk bakışta öyle ama neredeyse tamamı gelecekle alakalı olan görülerde neden bu arkadaşı da görüyoruz. başka böyle,ya olsaydı,durumu içeren imge yok sanki :thinking:

Var işte; diğer iki gösterilen ölüm ağabeyleri; geçmişte olan bir şey… büyüyen çiçek bile gelecek değil aslında; şu an, şimdiki zaman idi. Yani orada sadece gelecek yok, geçmiş, şu an ve oğlunda olduğu gibi olması muhtemel ama olmamış bir gelecek de var ki zaten gelecek daha yazılmadı falan diyorlar öncesinde konuşmaya başlamadan önce…

demek istediğim,hani bu çocuk öyle orduları savaşa filan götüremeden anne karnında öldü ya, ama görülerde gayet yetişkin halini,fatih ya da dünyanın tepesine binen aygır halini görüyoruz. aslında böyle bir şey mümkün değil.olmamış,olmayacak bir şey ama neden görülerde var.dany’nin abileri gibi geçmişle ilgili değil. bu çocuk gerçekten rhaego’mu yoksa ilerde dany’den sonra dothraklara liderlik edecek başka biri olabilir mi?

Sanmıyorum, eğer Dany düşük yaptı ise. Biliyorsun kendisini en son düşük yaptığı düşüncesi ile bıraktık ama ben %100 emin de değilim düştüğünden, öyle bir aşama başlangıç olmasına rağmen… Yani düşmedi ise belki çocuk doğar ve o kişi olur gelecekte yahut düştü ise o kişi doğmamış oğlu. Her iki şekilde de burada önemli olan o kişinin Dany ile olan bağı ve ölüm ile bağdaşma şekli; ölmüş yahut ölüm getirecek kişi… gibi. Simgesel yaklaşmaya çalış, ileride böyle biri çıkacak gözü ile bakma. Sonuçta seri bittiğinde en fazla bebek doğurmuş olur, yetişkin olup böyle şeyler yaptığını göremeyiz. Bu yüzden anlatılmak isteneni anlamaya çalışalım.

1 Like

dany ve ölümle ilgili bağını ben pek anlamadım. ileride illa böyle olacak değilde, ben simgesel anlamını da pek anlamadım sanırım. martin’in dediği gibi insanları yanıltmak için koyduğu gereksiz şeylerden biridir belki.

Ben şimdilik böyle bir bağ kurdum, sabah olduğunda başka bir şey aklıma gelebilir :joy:

1 Like

Melisandre’nin sürekli tekrarladığı bir kehanet var

Azor Ahai gelecek taştan ejderleri uyandıracak. Özellikle dumanlar tüten bir kuleden fırlaması oalyı tam uyuyor buna.

Biz de diyoruz ki Melisandre’nin o görüsü ejder rüyası ama benzediği için Melisandre Azor Ahai kehaneti zannetti.

Şimdi bakın ben heybeden atmıyorum. Orada ona gösterelim diyor, yani açıklayalım diyor. Dolayısıyla öncesiyle sonrasının bir ilgisi olmak zorunda Bu ilgi başka şekilde de olabilir. Zaten görüler gelmeye devam ederken başka şeyler de geldi ama ejderha uçurdu. Yani belki de açıklama yarım kaldı bilemeyiz. Başka bir ihtimal Dany’nin kafasını karıştırmak için göstereceğiz deyip yalan söylemeleri. Ama bir alaka var ve görmezden gelemeyiz.

Peki ateş ve Rheago ne alaka? Dany’nin yaktığı ilk ateş seride ejderhaları uyandırdı. Hayat için olan. Şimdi hayat için olanla Viserys Targaryen’in ne ilgisi var tam olarak bilmiyorum ama ikinci ateşi dizide yaktı(muhtemelen burayı baz alırlar çünkü görülerin devamında bunu görüyor) ve Dothraklar kendisine biat etti. Dothraklar Rheago’nun dünyanın üzerine binecek aygır olacağını düşünüyordu ama aslında bu aygır Daenerys’den başkası değil. Viserys’in ölümü, Daenerys’in ejderleri uyandırması arasında bir çeşit bağlantı olabilir. Daenerys Viserys’in yumurtalarını almasına izin vermişti buraya dikkat. Ayrıca bu olay bizim bilmediğimiz başka bir ejder sürücüsünün ortaya çıkacak olmasını tetiklemiş olabilir.

Nihayetinde, burada görüldügü gibi, ortaya o kadar çok ihtimal çikiyor ki, yorumlamak oldukça zor bir i$ oluyor.

Ama su tatli koku ile ilgili fikrimi söylemem gerekirse…
Bu bir vizyon degil mi? Dany’yi oldugu yerden baska bir yere götüren veya oradaki seyleri görmesini saglayan bir vizyon. Hatta görmekle kalmiyor, kokulari aliyor falan. Neyse yani, bir vizyon bu. Bunu aklimizda tutalim.
Seride tatli kokularin çogunlukla, hatta sürekli aslinda hos seyler ifade etmedigi bir gerçek, ve ben bunu inkar edecek degilim.
Peki istisnalar olabilir mi?
Ne demistik? Bu bir vizyon. Eger Martin, bu vizyon ile birlikte gelecekte Dany ve Jon arasinda romantik bir iliski olacagi mesajini vermek istediyse, bunu baska türlü nasil yapabilirdi? Hele ki Jon’u bir çiçekle simgeledigi düsünülürse. O çiçek Jon’u simgeliyor, peki Dany’ye hissettirecekleri nasil simgelenecek? Illa ki çiçekten gelen bir sey olmali… Yani bir koku. Askin bir kokusu olsaydi peki, nasil olurdu? Tatli, güzel bir koku.
Bu kadar, ve burada durulmasi gerek. “Ama sonuçta tatli koku bu seride güzel seylerin habercisi degil” konusuna girmemek gerek. Bu vizyonda tatli koku Jon’u simgeleyen çiçekle baglantilidir, ve bu koku Dany’nin Jon’a karsi hissedeceklerini simgeliyordur. Yeterince simgesellik, sembolizm var zaten.
Peki neden illa ask? Romantizm?
Aslinda öncelikle her sey ask ve romantizm’den ibaret olmayabilir de. Ve bunun sebebi Victarion. Evet :smile: Birde aslinda dönüm noktasi konusunda da mesajlar veriliyor olabilir ayrica. Ki bu neden Dany’nin, bu görüleri gördügü zamana göre, gelecekte evlenecegi Hizdahr’in bu vizyona eklenmedigini açikliyor.
Açiklayacagim. Ölümsüzler Dany’ye 3’er 3’er görüler gösteriyorlar, biliyorsunuz. Her görü grubu bir sözlü ek ile tamamlaniyor. Buzdan duvarin üstündeki bir çatlakta büyüyen mavi çiçek, “Alevlerin gelini” kisminda yer aliyor.
Bu kismin ilk görüsü Drogo; ikinci görü Victarion; üçüncü görü Jon.
Drogo Dany’nin ilk kocasi. Dany Drogo’nun gelini. Ve Dany’nin Essos’daki yükselisi Drogo evliligi ile basliyor, temelde bu var. Yani bu evlilik Dany’nin hayatindaki, daha dogrusu bizim tanik oldugumuz hayatindaki, ilk dönüm noktasi.
Victarion, Dany’yi evlenmeleri üzere abisi Euron’a getirmekle görevlendirilmis bir adam. Ama abisinden intikam almak, Dany ile kendisi evlenmek niyetinde. Bunu basarabilir de, ya da en azindan Dany’nin dikkatini çekecegi kesin. Neden? Cünkü Euron’un tüm foyasini ortaya çikaracak, Ejderha borusunu Dany’ye gösterip iyi niyetli oldugunu ispatlayabilir mesela. Yaninda bir donanma getirmis olacak ve hatta belki de Meereen kusatmasinin kaldirilmasinda payi olacak. Dany’ye evlilik ve 7 Kralligin fethi için ittifak teklif edecek. Dany’nin buna sicak bakmamasi çok düsük bir ihtimal. Neyse yani sonuç ne? Victarion-Dany evliligi olabilir, ya da en azindan gündemde olacagi ihtimali çok yüksek. Nihayetinde burada da bir evlilik konusu, Dany’nin gelin olma konusu var. Ve tabi bu 7 Kralligin fethi konusunda bir dönüm noktasi olabilir, bu evlilik, birliktelik o konuda önemli olacaktir. Ya da söyle diyeyim; Dany’nin 7 Krallik serüveni ile direkt baglantili ilk olay, ilk durum, o yönde atilmis ilk net adim olacaktir.
Ve Jon… Simdi Drogo ve Victarion kisimlarinin yansittigi durumun, “Alevlerin gelini” konusunun içinde kalip yorumlamak gerek elbette. Dolayisiyla Dany’nin Jon ile de evliligi, evlilik ihtimali, birlikteligi söz konusu. Bu neyin dönüm noktasi, baslangici olabilir? Onu tahmin etmek su noktada zor tabi. Gerçi aslinda zor degil, akla hemen iki ihtimal geliyor. Ötekiler konusu var. Birlikte 7 Kralligi karanliktan kurtarmak. Ve konunun içinde kalip yorumlamak gerektigi için, bu birligin olusmasina sebep olacak bir sey de olmali Ötekiler tehlikesinin disinda, daha kisisel, daha “Dany-Jon”'a bagli. Neyse, birde daha hayalperest bir düsünce olan, 7 Kralligi birlikte yöneten, iyilestiren Kral ve Kraliçe resmi.

Peki tatli koku belirtisi neden var? Sonuçta “Ask, romantizm, evlilik, birliktelik” konseptinin içindeyiz. Dany sadece buzdan bir duvarin üstündeki çatlakta açan mavi bir çiçek de görebilirdi, kokuya gerek yoktu.
Evet, dogru, vizyonlar sadece bizim için olsaydi bu yeterli olurdu. Cünkü biz olayi enine boyuna analiz etme, detaylari görme sansina sahibiz. Biz bir geminin pruvasinda duran adamin Victarion oldugu sonucuna varabiliyoruz ve daha da önemlisi, biz Victarion’un evlenme niyetiyle Dany’ye gittigini biliyoruz.
Yani kisacasi biz o konsepti görüyoruz nihayetinde, ama Dany göremez. Ölümsüzler Dany’ye bir seyler gösteriyor, onun anlamadiklarina açiklama getirmeye çalisiyorlar. Dolayisiyla tatli koku belirtisine ihtiyaç var vurgulama yapmak için (ama bu haliyle bile Dany’nin gördüklerini anlayabilmesi, hatta “konsepti” yakalayabilmesi bile imkansiz gibi, o da var).
He tabi Martin bize fazladan detay, mesaj vermiyor da degil.


Orada Dany’nin hayatindaki önemli kayiplar gösteriliyor. Viserys, Rhaego ve Rhaegar.
Tabi olay sadece kayiplari göstermek degil, bunlarin gösterilmesinin bir sebebi, baglandigi bir durum da var ama konumuz bu degil.
Neyse; Viserys ve Rhaegar’in son anlarini gösteriyorlar, Dany için o kisilerin kim oldugunu anlamak zor degil.
Ama Rhaego nasil anlatilacak? Bir bebek göstermek hiçbir sekilde açiklayici olmaz.
Dolayisiyla Rhaego’yu, yasadigi takdirde sahip olacagi hayatin içinde gösteriyorlar. Bakir tenli, gümüs saçli, arkasinda alevler içinde sehirler birakan, aygir sancakli kisi… Yani dünyanin tepesine binecek aygir.

Bu kehanet, Asshai’nin kadim kitabında geçen bir kehanet, oradan yola çıkarak böyle bir kişinin geleceği bilgisine vakıf. Yani kendisi bunu gördüğü için bilmiyor… O sadece bu kişinin Stannis olduğuna inanmak için kendince sebepleri olan biri… Muhtemelen de alevlerin içinde görmüştür, çünkü sadece alevler aracılığıyla bir şey görüyor. Ejderha Rüyası görmesi için ‘uyuması’ gerekir ama Melisandre ne uykuya ne de rüyalara güvenen biri değil, onun bakış açısıyla uyku ve rüyalar Büyük Öteki’nin fısıldamaları. Zaten arada bir 1 saat uyukladığını söylüyordu, yani atıyorum haftada bir iki kere uyuyor, 1 saati geçmiyor ve bundan da kurtulacağını umuyor.

Warg ve yeşilgören/yeşil görü kehanetleri de sadece UYKU ile bağlantılı, görülebilecek şeyler. Kızıllar ise alevler aracılığı ile bir şeyler görür. Yani Kan Kuzgun’un kızı dahi olsa, ondan bir şeyler aldığını(gözleri yüzünden) kesin dahi olsa bu, kullanabildiği bir yetenek mi şüpheliyim; uyumadığı için. Fakat Sur’a geldiğinde gücünün arttığını hissediyor ama diğer yandan Yüce Yürek Hayaleti, Thoros’a ne diyor? Burada eski ilahlar hüküm sürüyor, burada alevlerinde bir şey göremezsin… Mantıken onun da görememesi gerekiyor ama görüyor; sanırım babası gerçekten sandığımız kişi ise gücü bu yüzden fazla ve bağlantı sayesinde devam ediyor… Yine de… Melisandre, Thoros ile aynı seviyede de değil, bu kadın çok başka başka biri ve zaten ateş wight’ı olduğundan eminim neredeyse.

Lakin çıkış mantığınızı anladım; Melisandre alevlerin içerisinde Dany’nin gördüğüne benzer şeyler gördü ise bunu yanlış yorumlayıp, Stannis’in peşine düşmüştür, diyorsunuz. Zaten böyle olduğu aşikar. Ben bir yerde ne demiştim? Madem Stannis AA değil, neden alevlerde göründü?

Mel ne demişti Jon’a? “Alev kehanetleri yalan söylemez, her daim haklı çıkar. Fakat bizler ölümlüyüz, olacak ile olması muhtemel arasındaki farkı karıştırabilir, yanlış yorumlayabiliriz.” Mel’in başına gelen de bu… Haliyle neden Stannis neden göründü alevlerde? sorusuna benim verdiğim cevap da işte Stannis’in güçlerini kullanarak Sur’daki karışıklığa son verip, Jon’un bir nevi totoşunu kurtararak ona bazı imkanlar sağlayıp, yolunu açması için -istemeden de olsa- yardımcı olmasını sağlamak için.

Kehanet gelecekten haber verir, geçmişten değil.
Hayat için yakılan ateş, Drogo ve ejderhalar olsa idi bu durumda açıklama için gösterilen görüntülerde Drogo’yu ve cenazeyi göstermesi gerekmez miydi? Gayet açık seçik yani, onu da geçtim zaten gerçeklemiş, olmuş bir şey için neden 3 ateş yakacaksın biri hayat için desin? Yakmış bitmiş gitmiş, kehanet olmuyor ki bu, geçmişi, tarihi oluyor.

Yani Dany daha hayat için ateş yakmadı… Yakacak. Hatta yaktı diyebiliriz sanırım? Bu yakılan ateşi gerçek alev olarak mı ele almalıyız yoksa alevlerin simgelediği şeyin ne olduğunu düşünüp ona göre mi? Söylemesi zor. Bu yüzden hayat kurtarmak için alınan canlar, yakılan şehirler gibi algıladım ilk başta; bu Qarth ziyaretinden sonra Dany nereye gitti? Astapor’a ve ne yaptı orada? Bildiğin şehri alevlere yedirdi ve efendileri öldürüp, kölelerin hepsini özgür bıraktı. Yani mazlum halkın hayatı için canlar aldı ve alevlerle şehri resmen yıkadı… Benzer şeyleri Meeren’e gidene kadar başka yerlere de yaptı, hepsi de hayat kurtarmak içindi. Yani hayat için alevleri bence çoktan yaktı. Bunun da ejderha ve Jon ile ilgili yok işte. Şimdi geriye diğer ikisi kaldı.

Melisandre ejderhaları uyandırmak için ‘kral kanı’ gerektiğine inandı; muhtemelen Kral Egg de aynı düşünceye takılmış ve Summerhall felaketi gerçekleşmiş olabilir. Aemon’u ve bebeği bu yüzden gönderdi, Jon. Cadının kanında kral kanı olduğunu sanmam ama Viserys kanı akmadan ve yumurtaların çatlamasından çok önce öldüğü için doğrudan bağ kuramıyorum. Lakin GRRM de bu cenazede olanların hepsinin bir kereliğine mahsus bir mucize olarak değerlendirmişti, Dany açısından. Yani illa ki bir büyü, ayin sonucu diye düşünmeye de gerek yok sanırım.

Dany’nin ve bizim yaptığımız çok açık seçik bir hata var; bu tipler güvenilir kişiler değil, Dany’yi orada tutmak vs. istedi, kandırmak istedi. Bizim kıza karşı tamamen çok dürüst davranmadıkları kesin ama tamamen görüleri göz ardı da edemiyoruz… Dahası göründüğü gibi kehanetlerle ilgili hep akılda tutmamız gereken şey şu:

“Aliüstat Marwyn: Kanayan bir yıldızın altında, tuzun ve dumanın ortasında doğdu. Kehaneti biliyorum.” Marwyn kafasını çevirdi yere bir topak kırmızı balgam tükürdü. “Hemen güvenmem gerçi. Bir zamanlar, Eski Ghis’in Gorghan’ı, bir kehanetin tehlikeli bir kadına benzediğini yazmıştı. Kadın senin aletini ağzına alır. Sen zevkle inler ve ne kadar tatlı, ne kadar güzel olduğunu düşünürsün… sonra kadının dişleri kapanır ve senin inlemelerin çığlıklara dönüşür. Gorghan, kehanetin tabiatı budur, demişti. Kehanet her seferinde aletini koparır.” Yaprağı biraz daha çiğnedi. “Yine de…”

Tyrion: “Kehanetler yarı eğitimli katırlar gibidir. İlk bakışta kullanışlı görünür ama güvendiğin anda kafanı tekmeler.”


Eğer Jon’un kendisi Dany’nin ölmesine yahut ölümle burun buruna gelmesine sebep olacak ise o TATLI KOKU gerekli bir ayrıntı olarak oraya eklenmesi gerekir.

Evet, aşk ihtimalini asla göz ardı etmiyorum, dedim ya olabilir… Çift taraflı, tek taraflı ama taraflı ne şekilde olursa olsun bir aşk söz konusu olabilir. Fakat aşk olsun yahut olmasın tatlı koku referansının (başta Dany olmak üzere tüm karakterler için) ölüm ifade ettiğini gördük; illa ölecek şeklinde bir şey yok burada elbet. Misal Dany’e en az 2 kere suikast girişiminde bulunuldu ve ikisinde de kendisine sunulan zehirli madde tatlı idi; Bran ikizleri yakalayıp aşağı atılmadan önce yine tatlı şeftali vb. şeylerle ilgili bir tatlılık vs. referansı ile uyarıldı ve sonrası koma; ölmedi ama ölüme yaklaştı. Dany de ölmedi ama ölüme yaklaştı. Ve şimdi düşünüyorum da eğer yanlış hatırlamıyor isem Jon da 5. kitapta havada tatlı bir koku mu sezinlemişti? Yanlış mı hatırlıyorum, emin değilim. Val’ı gönderdiği sahne olabilir. (EKLEME; Evet, aynen öyle… The light of the half-moon turned Vals honey-blond hair a pale silver and left her cheeks as white as snow. She took a deep breath. The air tastes sweet.) Neyse Satin aracılığıyla da ‘tatlılık’ ve ‘tatlı koku’ alıyor ve bizim oğlan şu an ölü;(Satin’in bir bit yeniği olabilir mi acep ya…) Janos Slynt için de böyle tatlılıkla ilgili bir referasn var ve herif ölü yine; kısacası ölüm ve ölümle burun buruna geleceksin meselesi haber ediliyor, her ölen önemli karakter için var mı bu, merak ettim; misal Joff için vardı; Marg tatlı tatlı gülümsüyor vs. şeklinde. Viserys bile Dany’e “Tatlı kardeşim” şeklinde seslenmişti, adam öldü, dolaylı olarak Dany yüzünden… Bir daha okurken bir dikkat edin bu “tatlılık” kısma :smiley:

Misal yorumlara bakıyorum şimdi LF de çok sık tatlılık ile ilgili şeyler söylemiş, hatta Sansa’ya tatlım gibi bir şeyler demiş, malum kehaneti de hatırlar isek Sansa bu adamın ölümü olacak gibi, dev ve kardan kale kısmının lf olduğu konusunda ısrarcıyım yani. :slight_smile: Biri de bir başka bir şey yakalamış; “Şimdi ben de onun gibi piçim, ahh onu yeniden görmek çok TATLI olurdu.” demiş, Sansa Jon için… Buyur. Bu da gidici olabilir. Jon ve tatlılık konusunda 2 referans var… Jon dirildikten sonra bir Euron, Ramsey ve Cat olmayacak belki ama daha sert ve karanlık bir ruh haline bürüneceğinden şüphem yok, ölüm insanın ruhundan bir şeyler götürüyor… Bunun sonucu olarak da isteyerek yahut istemeyerek; bilerek ya da bilmeyerek birilerinin ölmesine ya da ölüm ile burun buruna gelmesine neden olabilir… Ned de KL’de bir çok ‘tatlılık’ referansına sahip… Öldü. Oh, Uncle. It is good to see your face, your sweet sweet face. dedi, Cersei ve bir sonraki sayfalarda adam öldü.

Dany’nin kan ihanetinin de Jon tarafından gelebileceği görüşüne sahibim, hatırlar iseniz. Tamam, Aegon da onun uzaktan akrabası oluyor ama çok uzaktan akraba… Bibisinin bibisi gibi bir şey. Jon ise doğrudan abisinin oğlu, 1. derece doğrudan kan akrabalığı var. Azaba süreceği at mı ne vardı daha… var babam var.

Başka referanslar varmış, bunları hatırlıyor musunuz siz?
Dany,Viserion’u tatlım diye çağrıyormuş… Thoros Arya’yı öyle çağırmış(öldürecek mi bunu Arya ne acep); Vic’in de tatlılıkla ilgili bir referansı var ve kehanet meselesine bakar isek o ceset o ise tatlılığın bir kere daha öldürdüğü/ölümle burun buruna getirdiği görülüyor.

“Near the end, before the smoking ketch was swallowed by the sea, the cries of the seven sweetlings changed to joyous song, it seemed to Victarion Greyjoy. A great wind came up then, a wind that filled their sails and swept them north and east and north again, toward Meereen and its pyramids of many-colored bricks. On wings of song I fly to you, Daenerys, the iron captain thought.”

Astapor’daki sahne; > “Drogon,” she sang out loudly, sweetly, al her fear forgotten. “Dracarys.” (…)

“Freedom!” she sang out. “Dracarys! Dracarys!” “Dracarys!” they shouted back, the sweetest word she’d ever heard. “Dracarys! Dracarys!” And all around them slavers ran and sobbed and begged and died, and the dusty air was filled with spears and fire.

Jaime; Jaime smiled. “I hope you’re not thinking of taking the black on us, sweet brother.”
Tyrion: “I advise against putting that suggestion to Lord Eddard, sweet brother,” Tyrion said. “He would not take it kindly.”

“Tyrion, my sweet brother,” he said darkly, “there are times when you give me cause to wonder whose side you are on.
Why, Jaime, my sweet brother,” he said, “you wound me. You know how much I love my family.”
(Sizce Jaime ve Tyrion, birbirlerinin ölümüne ya da ölümle burun buruna gelmesine mi neden olacak? :stuck_out_tongue: )

Shireen de Şirin demek ve Tatlı Shireen olarak da anılmıştı, öleceğini biliyoruz.

JON’un BÜYÜYEN ÇİÇEK olarak simgelendikten sonra TATLI KOKU yaymasına bir de şöyle bir bakış açısı getirmek istiyorum. Ölüm ve dirilme sonrası yazdıklarımı göz önüne alın; Aemon “Çocuğu öldür ve bırak adam doğsun.” Yani büyü Jon, diyor Aemon bizimkine.

Jon öldü, Jon dirildi… Jon’un içindeki adam doğdu, büyüdü… BUZDAN DUVARDA BÜYÜYEN MAVİ ÇİÇEK ve sonra o çiçek doğduktan, büyüdükten sonra TATLI KOKU yaymaya başlıyor… Ölüm. Tehlike. Rakip. Romantik yaklaşmayalım her olaya her ne kadar güzel gelse de bize. :heart_eyes: GRRM bu sonuçta. :stuck_out_tongue:

Lyanna’nın ölümü: Promise me, she had cried, in a room that smelled of blood and roses. Promise me, Ned… the rose petals spilling from her palm, dead and black… Mavi Çiçek kim? Jon. Annesinin ölümünde çiçek ve kan kokusu var; çiçek ölü ve siyaha dönüşmüş bir şekilde avucundan dökülüyor. Jon şu an ölü, dirilince ne olacak? Ve kendisine siyah piç deniyor. Ayrıca Tormund 5. kitap boyunca Jon’a “Siyah kalpli siyah piç” diyor.

Bir de Yabanıl kızın Kış Gül’ü hikayesi var; Yabanıl kral stark kızından bebek yapıyor; kış gülü istiyordu öncesinde en güzelini kızın babasından… sonra bu birliktelikten doğan çocuk daha sonra babasının ölümüne neden oluyordu.

Serenei of Lys da Tatlı Serenei olarak anılırmış ama kadının kişilği soğuk ve buz gibi… Lakin bir cadı olduğu gibi şeyler konuşuluyordu. Değersiz Aeon’un metresi olan.

(Bu arada ek bilgi olacak, bunu tartışmak için başka başlık açacağım inşallah; Arbor Gold şarap ile yalanlar arasında bir bağ varmış. Yorumlarda okudum, çok ilginç geldi. Sanırım GRRM, bu kısmı şeftali/portakal örneğinde olduğu gibi Godfather serisinden esinlenmiş. :smiley: )

Yani kısaca toparlar isek Selmy’nin sözlerini asıl haliyle tekrar ekliyorum.

“Her love for Daario is poison” and “She wants fire (…) fire would only consume (…) young girls would choose fire every time.

Aemon: "Buz muhafaza eder ama ateş tüketir."


Bu arda beyaz at ile ilgili bir şey öğrendim, bunların kültüründe ölümle alakalı bir şeymiş. Alevlerin gelini gibi şeyi evlilik olarak görmeyin illa diyor.

Yazıyı doğrudan resim olarak atayım.


Arya meselesi kafanızı karıştırmasın, yukarıdaki Dany’nin Ölümün Kızı meselesi için Arya için de Ölümün Çocuğu denmiyor muydu diyor.

Farkındayım oldukça uzun ve bir o kadar karışık oldu ama iyice okuyun lütfen… çok dikkat çekici ayrıntılar söz konusu.

Kafa karışıklığı olmasın diye tekrar edeyim; TATLILIK illa ki doğrudan %100 ölüm değil bu seride(elbet çoğu karakter ölmeden önce bununla referanslanıyor onu da göz önüne alın); ölüm, ölüm ile burun buruna gelmek ve yıkım gibi şeyleri işaret ediyor. Misal? Cat’in “Ah bizim tatlı çocuklarımız, Ned!”

Çocukların biri öldü, diğer hepsi ölüm ile burun buruna geldi ve hayatlarında bir yıkım oldu, kötüye gitti her şey ve hala hiçbiri ölümden tam manası ile kurtulmuş da sayılmaz, hala her gün ölümle burun buruna. Belki Sansa hariç, şimdilik güvende sayılır.

@YeniAy_Ottoman

Ben yeterince net oldugumu düsünüyorum, baska sekilde nasil açiklayabilirim bilemiyorum. Vizyonda verilen mesaj, üç görü arasindaki ortak noktanin vurgulanmasi üzerinde durdum ben. Tatli kokunun serinin genelinde ne anlama geldigini bilgimi ve inkar etmedigimi belirttim en basta, ama bir istisna olabilecegini söyledim ve sebeplerini açikladim.