Ateş ve Kan: Ateş Solucanları ve Aerea Targaryen

asoiaf
aerea-targaryen
kan-ve-ateş
ateş-ve-kan
fire-and-blood

#1

“İnsan eliyle açılmaması gereken bazı kapılar vardır ve Aerea Targaryen böyle bir kapının içinden geçti.” Rahip Barth

Bugün size IdeasOfIceAndFire’ın Kan ve Ateş kitabından paylaştığı bir kuramı çevireceğim. Bu vesileyle de kitabın içeriklerinden biri hakkında da biraz bilgimiz olacak. Ben şahsen oldukça ilginç buldum, sizin de bulacağınızı düşünüyorum.


Kral Jaehaerys döneminde; Dragonstone’da hayatından bıkmış genç Aerea Targaryen, Balerion’u çaldı ve adadan uçtu. Kraliyet ailesi, onu yakında bulacakları konusunda iyimserdi, özellikle de türünün en yaşlısı ve en büyüğü olan Balerion gibi bir ejderha, uzun zamandır fark edilmeden kalamazdı. Lakin bütün bir yıl geçmiş olmasına rağmen ikisine dair hiçbir iz ve söylenti duymadılar.

Neden Balerion’u seçmişti ki, böyle eski ve güçlü bir ejderha sonsuza kadar bir gizem olarak kalabilir. Ama Aerea Targaryen ve Balerion sonunda tekrar ortaya çıktı. Yaklaşık bir yıl sonra Aerea, büyük ejderhaya tutunarak Kral’ın Şehrine iniş yaptı. Balerion, sol tarafının 9 metre uzunluğunda bir yaradan dolayı acı çekiyordu ve yaradan hala kan damlıyordu.

Ama daha da kötüsü, Aerea Targaryen’e olandı. O doğal olmayacak şekilde sıcaktı. Onun eti yanıyordu ve cildi kırmızıydı. O, kan ve ateş gibi; kaynayan yağa atılmış gibi tarif ediliyordu. Görünüşe göre bütün bedeni yanmıştı. İçindeki yaratıklar bedeninde dolanıp dururken onun defalarca ölüm için yalvardığı söylenir.

Sonunda Aerea’nın bedeni daha da karardı ve pişen bir domuz gibi çatlamaya başlayarak ağzından ve burnundan yukarı tüten bir duman filizlendi. Sonunda gözleri bile sıcaktan patladı ama hala fazlası vardı. Sonunda buzdan bir küvetin içine konduğunda, soğun şokuyla kalbi durdu ve içinde yaşayan şeyler dışarı çıktı.

Ekran%20Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1

“Şeyler… Anne merhamet etsin. Onları nasıl anlatacağımı bilmiyorum… onlar… yüzleri olan solucanlar… elleri olan yılanlar… kıvrılmış, sümüksü, tarif edilmesi zor şeyler kıvranarak, nabız gibi atarak vücudundan patlayarak geldiler. Bazıları serçe parmağından büyük değildi ama en az bir tanesi kolum kadar uzundu… Ah savaşçı, beni koru… çıkardıkları sesler…”

Rahip Barth’ın tarif ettiği solucanlar soğuk su ile temas ettiklerinde ölüyor. Bu durum Barth’ı ejderha solucanlarını ve doğal olmayan tarihlerini yazmaya teşvik etti.

Kan ve Ateş(kitap) ayrıca Aerea’nın Balerion gibi kadim bir ejderhayı kontrol edemediğini ima ediyor. Buz ve Ateşin Şarkısı serisinde de Dany, Drogon üzerinde çok az kontrol sahibiydi.

(Balerion ve Aerea’nın bunca zaman Valyria’da olduğunu düşünüyor.)

Balerion’un arzu ettiği yere uçtuğu ve Aerea’nın isteği dışında yerlere uçtuğu oldukça mümkün, Aerea sürekli eve dönmeye çalışırken Balerion evde kalmayı sürdürdü; Valyria’da. Balerion, Valyria’da doğmuş tek yaşayan ejderhaydı. Vücudundaki yaralar korkunç düşmanlarıyla yüzleşmesinden kaynaklıydı.

Ateş solucanlarına 4. kitapta Nazik Adam’ın Arya Stark’a anlattığı ilk Yüzsüz’ün hikayesinde rastlıyoruz.

Bazı tüneller o kadar alçaktı ki köleler ayakta duramazdı, eğilmek ya da emeklemek zorunda kalırlardı. Ve o kırmızı karanlığın içinde yılanlar da vardı.”

“Toprak yılanları mı?” diye sordu Arya kaşlarını çatarak.
“Ateş yılanları. Bazıları, onların ejderhalarla akraba olduğunu söyler, çünkü yılanlar da ateş solurdu. Gökyüzünde süzülmek yerine, taşları ve toprağı delerek hareket ederlerdi. Eğer eski hikâyelere inanacak olursak, On Dört Ateşler’in arasında ejderhalardan önce ateş yılanları vardı. Genç olanlar, senin şu cılız kolundan daha uzun değildi ama büyüdüklerinde devasa boyutlara ulaşabilirlerdi ve insanları sevmezlerdi”.

“Köleleri öldürürler miydi?”

“Kayaların çatlak ya da delikli olduğu tünellerde, yanmış ve kararmış cesetlere sık rastlanırdı. Buna rağmen madenler derinleşip durdu. Sayısız köle zail oldu ama efendiler umursamadı.

Büyük ihtimal ile Aerea Targaryen’nın içine giren, Barth’ın “solucan” dediği şeyler tam olarak “ateş yılanları” idi. Bu da Balerion’un Aerea ile birlikte Valyria’ya uçtuğuna dair çok güçlü bir kanıt.(Sonuçta bu yaratıklar sadece bu bahsi geçen yerde bulunuyor ve kitaplardan hatırlayın, orada her daim ölüm var.) Bu durum ayrıca Balerion’un yaralarını da açıklar. (Sonuçta kim böyle bir ejderhaya yaklaşıp ağır yaralar açabilir ki?) Sadece böyle muazzam boyuttaki muazzam güçteki yaratıklar böyle bir hasara sebep olabilir. Bir ejderhanın derisini kesip açmak kolay değildir, ancak bir başka ejderha bunu yapabilir yahut bir ateş yılanı.

Aerea’nın içinden çıkan yaratıklar bahsi geçen diğer solucanların/yılanların ilk formları olabilir. Belki bu yaratıkların kendi başlarına yaşayabilmeleri için bir kuluçka döneminden geçmeleri gerekiyordur. Benzer şeyler bizim evrenimizde de var, parazitler ev sahibinde kuluçkaya yatar ve vakti gelince dışarı çıkarak yaşamlarını idame ettirirler.

Bu yaratıkların yaratımında (hatta belki sonrasında mutasyona uğramasında vs.) Valyrialıların dahili de olabilir.

Ekran%20Al%C4%B1nt%C4%B1s%C4%B1

“Valyrialılar ejderha lordlarından fazlasıydı. Onlar kan büyüsü ve diğer karanlık sanatları uygularlardı; hayvanların ve insanların etini canavar ve doğal olmayan kimeralara dönüştürüp dünyanın en derinlerine gizlice gömerlerdi.”

(Kimera; biyolojide birden fazla türün genetik olarak birleştirilmesidir. Yunan mitlerinde de bahsi geçen bu tür bir bedende birden fazla türün uzuvlarına vb. rastlanır. Örneğin aslan başına sahip, vücudu kurt ama ayakları at gibi.)

Aerea Targaryen, kaza eseri Valyria’nın deneylerinden birine denk gelmiş olabilir. (Muhtemelen uyurken falan içine girdiler.) Eğer Aerea, soğuk su küvetine konup yaratıklar ölmeseydi, bir ihtimal salgın bir hastalık her yana yayılabilirdi.


Valyria’ya gidenin neden dönmediğini bu şekilde biraz daha anladık sanırım. Böyle ateş solucanları bu tarz şeylere sebep oluyor ise var olan diğer şeyleri tahmin edin. Bu ayrıca, Valyria halkının büyüde ne kadar ileri gittiklerine kadar güzel bir bilgi içeriği de paylaşıyor; dahası bu büyüler ve deneylerin bana Asshai ve Yi Ti’nin Kan Taşı İmparatorunun yaptıklarını hatırlatması da bir o kadar dikkate değer bence.

Her zamanki gibi fikirlerinizi beklerim.


#2

Öncelikle yazıyı beğendim. Yapabileceğim yorum yok aslında fakat gayet ilginç bir olaya benziyor belki de Aerea Valyrialı olduğu için bu kadar süre hayatta kaldı. Dizideki gibi ateşgeçirmez değiller ama sıcağa daha dayanıklılar diye hatırlıyorum.


#3

Hepsi değil, ender bazı üyeleri “uzun bir zaman dayanabiliyor.” demiş, GRRM ama Aerea bunlardan biri mi, bilemiyoruz. Bir ihtimal, olabilir. Yahut tam da bu solucanlar bulaştığı zaman Balerion’a binip gelmiştir. Sonuçta kuluçka dönemindeyse biraz zaman alacaktır etki etmeleri.


#4

Öncelikle çeviri için teşekkürler, eline sağlık. Videoyu görmüş ama izlemeye üşenmiştim sayende neler anlatıldığını öğrenmiş oldum. Sadede gelecek olursak kafamı karıştıran bazı noktalar var bu yaratıkların ne olabileceği ile ilgili. Okurken en başta benim de aklıma ateş solucanları geldi ama bu yaratıklar onlardan biraz daha farklı sanki. Elleri olan yılanlar derken ne kastediliyor anlayamadım. Bir çeşit kertenkele mi acaba. Bir de normal ateş solucanlarının parazitimsi olduklarını düşünmüyordum. Bu yaratıklar belki bir çeşit ara türdür ya da mutasyona uğramış bir çeşit ateş solucanıdır. Veya büyü ile farklılaştırılmış ateş solucanları olabilirler. Ama olay gayet ilginçmiş.


#5

Benim aklıma kurbağa yavrusu örneği geldi; ilk başta görünüşleri ortada ama sonra kurbağaya dönüşüyorlar. Bunlarda da durum tam tersi olabilir. Bunun dışında Valyria’nın garip karanlık büyüler ve deneyler yaptığını yazıyor, demek ki mutasyona uğratılmış deney ürünleri de olabilir. Şekil dışında kalan her şey aynı görünüyor.

Nazìk Adam sağda solda yanmış, kararmış cesetler bulunduğunu söylüyor. Bu kızın bedeni de ilk önce yanmış ve daha sonra kararmış hale dönüşüyor ve aşırı sıcak; demek ki bunlar ateş soluyor. Aynı tür bence ama yine de biraz değişime uğramış olabilir elbette.

Bu arada @Symmachus demek ejderhalar bu kadar büyük olmasına rağmen (Balerion bile) istediği zaman görünmemeyi başarıyor. 4. Ejderha başlığında kimse görmez mi falan diye sormuştun. :grin:


#6

Hatırlamıyorum.

02020


#7

Haydaaaaaaa :joy:

20200202020


#8

Amacım espri yapmak değil. Gerçekten hatırlamıyorum. Nerede nasıll ne için söylemişim o önemli. Çünkü ben bir ejderha asla tamamen kaybolamaz demem. Dünya çok geniş ve büyük. Gece karanlık ve dehşet dolu falan. Yani yanlış anlamış olma ihtimalin var.

Bir ara Ejderhaların Dansı sonrasında 3 koca ejderhanın kayıplara karışmasını tuhaf bulmuştum onu mu kast ediyorsun acaba?


#9

Çok özür dilerim, yanlış şey etmişim. @Cassiopeia demiş. Frekanslar karıştı bende. :grin::grin::grin:


#10

Aerea hangi akla hizmet Balerion ile kaçmış acaba ejderha rüyaları sebep olmuşsa bu rüyaların kaynağı ne, Daenerys’te Valyria’ya gidecek mi giderse başına neler gelecek ve Euron Valyria’da gerçekte ne buldu bu adam neler öğrendi şu an bunları merak ediyorum.


#11

Kitapta yazana göre hayatından sıkılmış, bu yüzden binmiş gitmiş. Belki diyarları gezmek istedi ama besbelli ki Balerion, evine geri dönmek istedi. Sonuçta bu, başka birini ejderhası(gerçi kralın ejderhası başka mıydı?), üzerinde tam kontrol sahibi olamaz, Balerion da bundan faydalanmış işte.


#12

Evet başkaydı. Balerion’a öncesinde Maegor çökmüştü. Jaeharys ve destekçileri indirdiği zaman Jaeherys’in bir ejderhası vardı zaten.

Ama konu neden Balerion eve dönmek istedi şeklinde yorumlanıyor? Aerea da merak edip keşfe çıkmış ve ayarı yiyip geri dönmüş olabilir.

Ayrıca Balerion gerçekten eve dönmek istese basıp gidebilirdi hazır boştayken. Zincirle tutmuyorlar bunları.


#13

O şekilde değil. Demek istediğim şu. Şimdi Aerea binmiştir buna, Essos’a geçmiştir. Balerion tam da Valyria üzerinden yahut yakınlarından geçerken evi vs. hatırlamış gitmiştir oraya yahut Aerea da gitmek istemiştir, kökleri orası sonuçta ama dönmek istediği halde Balerion dönmek istememiş olacak ki uzunca süre orada kalıp, bu hale gelmiş. Yalnız kız iğrenç bir hale gelmiş, resim mide bulandırıcı be.


#14

Valyria lanetli bir yer. Bu hale gelmesi için uzun süre orada kalması gerekmiyor. Balerionla ciddi bir tehlikeyle karşılaşıp yarı ölü halde kaçmış olabilirler.


#15

“Bir sene boyunca ses seda çıkmadı, gören duyan olmadı.” deyince, ister istemez Valyria’da kaldılar uzunca zaman diye düşündüm ama kız, o zamana kadar çoktan ölürdü; yemek, su vs. sıkıntısı da var sonuçta. Doğru. Muhtemelen en kötü son birkaç ayında orada kalmış.

Yalnız koca ejderhayı gerçekten de kimsenin duyup görmemesi değişik.


#16

Dünyada çok değişik yerler var gerçekten. Oraları keşfe çıkmaya çalışmış olabilir. Ya da Valyria benim ata yurdum, lanet falan ejderhanın kanını etkilemez diye düşünüp klasik Targaryen manyaklığıyla Valyria’yı keşfe çıkmak istemiş olabilir :joy:


#17

Maegor’dan sonra kimse sahiplenmedi Balerion’u acaba ejderhalar insanları kontrol edebiliyor mu bu sekilde çok güçlü ejderhalar yapabilir belki lotr da olduğu gibi.


#18

“hurafe” diyerek kaile almamıştır laneti. Şahsen ben olsam ben de şöyle bir üzerinden uçar hatta iniş yapardım. :smiley:

LOTR ejderhalarını asla buradaki ejderhalar ile bir tutma. Oradaki ejderhalar çok zeki, konuşabilen ve saf kötü yaratıklar. Çok da güçlüler, en büyüklerinin bir kanadı güneşi bile kapatıyor.

İyi Kraliçe, kendi ejderhasını rahatlıkla sürebiliyor ama misal o, Sur’a geldiğinde ötesine geçmek istemesine rağmen ejderha geçmek istememiş, birkaç kere denemesine rağmen başaramamış. İlk defa itaatsizlik etmiş, buna da şaşırmış. Olağan şartlarda her ejderha sürücüsüne itaat eder.

Lakin sürücüsü değil ise, itaat etmeyip kafasına göre takılması olağan. Dikkat edersen Dany örneği verilmiş. Dany’nin ejderhası Drogon ama daha önce ona binip sürmediği için tam olarak “seçilmiş” muhabbeti olmadı, bu yüzden ilk başlarda onu kontrol etmekte zorlandı. Diğer ikisini zaten kontrol edemiyor tam olarak. Yani tamamen “bağ” meselesi. Avatarı bilirsin, orada bir çeşit uçan hayvanlar var. Onlarla bağ kurunca uçurup istediğini yapabiliyorsun. :slight_smile:


#19

Yani koca uygarlığı yok eden bir şeyi tamamen kaale almamazlık yapmamıştır. Ama bana bir şey olmaz ergenliği yapmıştır muhtemelen.

Nerdeeeee…


#20

Ya lanetle yok oldu, denmiyor ki. Volkanlar patladı, yok oldu. Yani bir doğa olayı. A’dan Z’ye volkanlarla kaplı değil sonuçta ama öyle yahut böyle muhtemelen lanet manet kaile almayıp gitti. Hayatından sıkılmış baksana “öleyim” demiştir. :smiley: