Ateş ve Kan “Valyria ve Ejderhalar”

Aslen şurada yayınlandı: https://www.gameofthronestr.com/2019/12/17/ates-ve-kan-valyria-ve-ejderhalar/

GRRM, Ateş ve Kan kitabı çıktığında eğer Dany, bu kitabı okursa ejderhalar hakkında birkaç şey öğrenir demişti.

Bu yüzden Valyria, Targaryen ve ejderhalar hakkında arada verilen küçük ayrıntıları burada toplamak istedim ve elbette yorumlamak da… Gözümden kaçan bir ayrıntı olur ise hatırlatmanızı rica edeceğim.

Dikkat! Bundan sonraki bilgiler Ateş ve Kan kitabı hakkında bilgi içerebilir.

  • Valyria’da şüphesiz bir çok hane vardı ama hepsine ejderha lordu denmiyordu. Bu hanelerden sadece 40 tanesinin ejderhaları vardı ve bu yüzden sadece onlar bu unvanı kullanma hakkına sahip görünmekte. Bir çeşit konsey tarafından yönetilen Valyria Freehold’un başında da yine bu 40 hane vardı.
  • Hiç şüphe yok ki ejderhaları başta olmak üzere entrika ve suikast gibi yöntemlerle nice acımasız; bitmek bilmeyen bir “güç” mücadelesini Valyria’da da görüyoruz. Bu 40 haneyi bizim modern zamanlar için 40 siyasi parti gibi görebilirsiniz. Haliyle yönetimde ağırlının olmasını isteyen 40 hane arasındaki bu mücadeleler yüzünden sürekli olarak yükselen ve düşenler oldu.

(Valyria’nın kızları olarak anılan Özgür Şehirler’de de benzer bir yönetim şekli ve güç mücadelesi vardır ve haliyle gerek kendi içlerinde gerek kendi aralarında sürekli olarak savaş verirler. Aynı Valyria’da olduğu gibi. )

  • Targaryenler, bu 40 hane içerisinde kökleri çok eskilere dayanan ejderha lordu ailelerden bir tanesiydi ama kuşkusuz en güçlüsü değildi. Lord Aenar’ın, kızı Kahin Daenys’in gördüğü bir rüya sonucu pılını pırtını satıp, tası tarağı toplayıp (5)ejderhaları, ailesi ve köleleriyle beraber Batı’daki Ejderha Kayas’ına taşındığını biliyoruz. Rakipleri bu hareketi korkaklık olarak yorumladı ama kıyamet gelip çattığında Targaryen hanesi, yeryüzünde yaşamaya devam tek ejderha lordu ailesi olarak Ejderha Kayasında hüküm sürmeye başlamıştı.

Benim şu ana kadar ki bilgiler arasında dikkatimi çeken noktalardan biri Aenar’ın Ejderha Kayasının varlığından gayet haberdar olması ve sanki oranın sahibi en başından beri kendisiymiş gibi gidip oraya taşınması. Rakip hanelerin bu konuda gıkını çıkarmadığını ama Valyria’yı terk etmesini “pes etme” ve “korkaklık” olarak yorumladığını okuduk. Targaryen ailesinden önce de Valeryon ve Certigar gibi Valyria’ya mensup hanelerin ikisinin Batıdiyar’a geldiğini biliyoruz ama onlar bile Ejderha Kayası’na yerleşmek yerine diğer adaları tercih etmiş gözüküyor.

Diğer dikkatimi çeken kısım ise -aksi söylenmediği için öyle varsaymak zorundayım- bu kıyameti haber eden (muhtemelen) ejderha rüyasını sadece Targaryenler görüyor, diğer ejderha lordu haneler değil. Eğer ayrıntıya dikkat kesilir iseniz rakiplerinin bu rüya konusunda bir yorumda bulunduğunu görmedik, sadece siyasi mücadeleden vazgeçip çekip gitmelerini alaya almışlar. Şüphesiz ki böyle bir kehaneti duyup da korkup çekip gidecek yegane hane, Targlar olmasa gerek ama görünüşe göre öyle… Bu da bende Aenar’ın bu bilgiyi kendisine sakladığı fikrini doğruyor. Sebep? Kızı bu konuda da bir işaret mi gördü ki kendilerine sakladı ya da Aenar, yaşayan yegane ejderha lordu mu olmak istedi?

Dany’nin Rüyası “Ateş ve Kan” başlığımdan hatırlar iseniz Dany’nin ateş rüyasında gördüğü “ataları” Valyria’dan da daha eski dönemlerde yaşamış olması muhtemel kişileri temsil ediyordu ve AA kehaneti ile bir alakaları var gibi. Dany için yapılan olası AA yorumları da göz önünde bulundurulur ise “ateş” güçlerinin -engel olmayacakları bu kıyametten- hayatta kalmasından emin olmak istediği tek aile Targaryenler. Bilhassa VP kehanetinde bile bu kişinin bu haneden doğacağı söylentisi düşünülür ise gayet olası bir durum. Hem bu kıyamet sonrası sadece bu aile değil ayrıca hayatta kalan yegane ejderhalar da yine onların ki gibi görünüyor.

  • Valyria’da ejderha lordlarının (diğer hanelerden emin değilim) kanlarını “saf” tutmak adına, kardeşleri hatta amca/hala- yeğenleri evlendirdikleri biliniyor. Bazı “büyücü prenslerin” -ensest kadar yaygın olmasa da- istedikleri zaman birden fazla kadınla evlendiklerini de biliyoruz. Fatih’in ve Maegor’un birden fazla ve yeğen-kardeş evliliklerinin kökleri hep Valyria’dan gelmektedir.

Benim merak ettiğim ise şu; madem 40 tane ejderha lordu hanesi var ve kanları “saf” tutmak gerekiyor; neden bu 40 hane birbiri ile evlenmiyor? Şüphesiz ki başka bir sürü hane de var ama onların ejderhası olmadığı için muhtemelen tercih etmiyorlar.

İlk başta aklıma gelen şeylerden biri “siyasi” bir nedeni olabileceği ama insanlar, siyasi sebeplerle evlenmeyi tercih eder, tam tersini değil. Valyria gibi bir yönetim şekli olan bir ülkede, zaten kral gibi tek bir hanenin hüküm sürmesi mümkün olamayacağı için birden fazla hanenin güç dayanışması yaparak hizipleşip, baskın olması daha yatkın ve mantıklı olacaktır. Bunlar da en iyi “evlilik” ile sağlamlaştırılacak bir durum. Özetle altyapı buna uygun ama bunun yerine kendi kardeşleriyle evlenmeyi tercih etmeye devam etmişler.

Bu da benim aklıma “ejderhalar” ile ilgili bir mesele olduğu fikrini doğurdu. Dikkat eder iseniz “büyücü prens” lafını görüyoruz. İngilizce aslından da baktım, ifade doğru. Valyria’da ateş ve kan temelli büyüler yapılıyor, yani bu ülkede büyü çok yaygın. Ejderhalar da tam olarak büyü(boru) ile denetlenebilen canlılar.

Demek ki bu 40 ejderha lordu hane, ejderhaları denetlemek adına büyü uygulaması yapan ailelerden oluşmakta ve muhtemelen de “prens” ifadesi yönetici elit kesimden oldukları için aldıkları bir unvan (hanenin başlarını ifade eden “lord” gibi). Özgür şehirlerde de gördüğümüz bir şey.

Yani aile içi evlilikler tam da bu sebeple yapılıyor; ejderhaları sürmeye devam edebilmek adına. Buna rağmen yine de 40 hane bu kana sahip ise neden yine bu şekilde evlilik yaptıklarını açıklamıyor. Boruların “kan” ile kişinin kendisine bağlandığını biliyoruz. Ejderha lordu da olsa x kişi hanesine başka birini alır ise ve kan karışır ise bu durum sekteye mi uğruyor? Belki. Yani haneler “kendi aile kanını” saf tutmalı?

  • GRRM’in de ifade ettiği ve bizim de gördüğümüz üzere Targaryen hanesi, büyülü borulara ihtiyaç duymadan ejderha sürebilme yeteneklerine sahipler. Bu, ne zamandır sahip oldukları bir yetenek net bilinmiyor.

Bunun sebebi de bilinmemekte. Benim şahsi fikrim zaman içerisinde uğraştıkları bu büyülerin kanlarına işlemesi yahut işlemeyi bulmuş olmaları… Aynı bir deri değiştiren gibi… Haliyle böyle bir hanenin kendi kanını saf tutması diğerlerinden daha elzem oluyor. Ya da bu aileyi korumaya almış olduğunu düşündüğüm büyük bir gücün onlara bu yeteneği verdiği… Deri değiştirenlere verilen bu yeteneklerin de kuzey ilahları tarafından bahşedildiğine inanılır.

  • Kral I. Jae.’nin kızı Daenerys vebadan öldüğü zaman buna çok şaşırıyor. Zira Targlar, Valyria’dan geliyordu ve Valyrialı aileler hastalanmazdı. Ejderhaların(iki ayaklı olanlar) damarlarında akan asil kanında ateş bulunurdu, böylesi vebaları yakan arındırıcı bir ateş (Ateş ve Kan sözü bir yerde de aslında buna dayanıyor diye düşünüyorum). Lakin küçük prenses hastalandı ve öldü, Targaryenler Batı’ya geldiğinden beri hastalıktan ölen ilk Targaryen oldu. Beşinci kitapta Dany’nin de bu bilgiye vakıf olduğunu, abisi Viserys’ten öğrendiğini ve Dany’nin hiç hastalandığını hatırlamadığı gibi veba dolu insanların arasına girdiğinde de hastalanmadığına şahit olduk.

Hastalanmama meselesine fikrim, benim de üstatlar ile aynı; kanlarındaki ateş, mikrobu yakıp arındırdığı için böyle sıkıntılarla uğraşmıyorlar.

Lakin bir noktadan sonra veba ve bulaşıcı diğer hastalıklara yakalananları gördük. Madem kanlarındaki ateş, buna engel oluyordu neden Daenerys ve diğerleri hastalandı? İlk aklıma gelen kanı saf tutma geleneğinin sekteye uğramış olma ihtimali idi ama Jae ve Alysanne’nin safkan olduğu ve onların atasının da keza safkan olduğu düşünüldüğü zaman (anneleri Alyssa Valeryon sonuç olarak bir Valyria kökenli aileye mensup idi) bu doğru görünmüyor.

Bu da aklıma başka bir ihtimali doğurdu; Ejderha Kayası ve Valyria. Fatih’e kadar tüm Targaryen üyeleri ömürlerini Ejderha Kayasında geçirdi hatta dönem dönem Fatih bile yılın yarısını orada geçirdiği olmuştu ya da ailenin diğer üyelerinin ama misal Daenerys Ejderha Kayasında doğmadığı gibi orada hiç zaman da geçirmedi ama ailesi ve dedeleri hatta amcası Maegor bile orada doğdu ve bir süre orada zaman geçirdi. Bu iki bölge, gizemli siyah taşlardan inşa edilmişti. Ayrıca volkanik bir bölge üzerine kurulu olması da ateş ve ateş ejderhaları ile olan bağını gözler önüne sermeli. Yani buralarda bir çeşit “büyü” gibi bir etki olabilir ve bu da burada yaşayan Targaryenlerin ve diğer Valyrialı hanelerin vebadan korunmasını sağlayacak bir çeşit korumaya sebep olmuş olabilir. Yani kabaca kanlarındaki ateşi faal durumunda tutmuş olabilir.

Buna rağmen frengi kaparak öldüğünü bildiğimiz Maekar’ın oğlu Daeron Targaryen de Ejderha Kayasında doğmadı ama ömrünün son yıllarında orada zaman geçirdiğini biliyoruz tabi. Belki büyüdükten sonra değil de doğduktan sonra zaman geçirmek önemlidir ya da orada doğmak… net şudur demek güç, bunlar sadece olası tahminler.

  • Ejderhaların cinsiyetinin olup olmadığı hala tartışma konusudur. Kimisi her birinin dişi-erkek olarak doğduklarını ama ayırt etmenin imkansıza yakın olduğunu söyler iken kimisi de (Rahip Barth gibi) ejderhaların alev gibi değişken olduğunu ve hayatlarının bir bölümünde cinsiyet değiştirerek dişiye dönüşüp yumurtladığını söyler (Üstat Aemon hiç ejderha görmemiş olmasına rağmen görünüşe göre Barth ile aynı fikirdedir).

Bu iki farklı görüşün de doğru olma olasılığı gayet yüksek, bu yüzden kesin olarak şöyledir demek pek mümkün olmasa da benim için biraz daha ağır basan ilk görüştür. Zira Ateş ve Kan kitabında gördük ki bazı ejderhalar sık sık yumurtlar iken bazıları hiç yumurtlamıyor.

Hayatta kalma ve üreme, her canlının temel içgüdüsüdür ve karşı gelinemez. Bu yüzden her canlı gibi her ejderhanın da belli bir dönemden sonra -kısır değilse- yumurtlaması beklenir. Lakin doğan her ejderhanın doğurganlık göstermediği ortada; Balerion gibi… Hepsine kısır damgası vermek mümkün olmayacağı için bazılarının erkek, bazılarının dişi olduğunu farz etmek daha olası geliyor.

Jae’nin ablasının ejderhasından yola çıkarak bir ejderhanın arzu ettiği her yerde yumurtlayabileceğini gördük. Üstatların da söylediği şey doğru ise Ejderha Kayası gibi volkanik yerlerde bu yumurtalar çatlıyor, başka yerlerde, yerlerde ısı kaybı yüzünden, taşlaşmaya başlıyor. Elissa Farman’ın Deniz Lordu’na sattığı üç yumurtanın hiçbir zaman çatlamadığı düşünülür ise bunun doğru olma olasılığı yüksek.

Buna rağmen her yumurta da çatlamıyordu ama çoğu çatlıyordu. Bunun sebebini kestirmek güç. Diğer yandan Dans sonlarında Yıkık Kral’ın kız kardeşinin ejderhası Sabah, Vadi’de çatlamıştı. Bu durumda “ısı” meselesi biraz sekteye uğruyor gibi.

Belki de mesele ısıdan ziyade yumurtanın sahibiyle de ilgili olabilir. Aegon’un çatladı ama kardeşi Viserys’ın yumurtası çatlamadı ama kız kardeşlerinin çatladı. Böyle ise bu sahibine göre meselesi nasıl işliyor, kestirmesi güç.

  • Ejderhaların binicilerinin ruh hallerini hissettiklerini söylenir; sürücüsünün aşklarını ve nefretlerini ve bir binicisi var iken bir diğer ikincinin üstüne çıkıp binmesine izin vermedikleri ortada. Dans’ın kraliçesinin ejderhasına atlayan oğlu Joffrey, ejderha onu istemediği için sırtından atmıştır. Karnı tok bir ejderha, sürücüsüne daha kolay itaat ediyor( Bknz: Neetles).

Bu durumda bir ejderha bir sürücüye bağlandığı zaman sadece ona itaat etmekte ve onunla derin bir bağ kurmaktadır. Haliyle duygularına kadar hissedebilmektedir. Düşman Targların karşı karşıya geldiğinde ejderhalarının birbirine öfkeyle tısladıklarını yahut öfkeli Targların ejderhalarının da öfkeli haller gösterdiğini düşünür ise bu kısım doğru. Alysanne’nin Silverwing’inin Vermithor’a çok bağlı olduğu ve öldüğü zaman çekip gittiği ve bir daha üstüne sürücü almayıp Kızıl Göl’deki bir adada yaşadığı söylenir. Bu bana Stark çocuklarının ulu kurtlar ile olan bağını anımsattı. Muhtemelen temel mantık aynı ama ejderhalar, sürücüsü öldükten sonra başka bir sürücüyü üstüne alabiliyor.

Aerea ve Balerion olayından öğrendiğimize göre eğer kişinin iradesi yeterince güçlü değil ise ejderhayı itaat ettirmekte başarısız oluyor. Balerion oldukça yaşlı ve iradesi güçlü bir ejderha olduğu için Aerea’yı üstüne kabul etmiş olsa da kızın iradesi onu sürmeye yetmediğinde ejderha, arzu ettiği yerlere gitti ve onu da üstünde sürükledi. Bu gayet mantıklı… Dikkat edilir ise son kitapta aynı şey Dany’nin de başına gelmişti. Drogon’un üstüne binmiş dahi olsa ve ejderhası onu sırtından atmasa bile ona itaat etmeyi reddederek arzu ettiği yere gitmiş ve geri dönmeyi kabul etmemiştir. Ne zaman ki Dany gerçek manada iradesini ortaya koydu, Drogon ona itaat ederek geldi ve (muhtemelen) istediği noktaya doğru uçmaya başladı.

Yani mesele sadece ejderhanın sizi yemeden sırtına alması değil ayrıca onu sürecek güçlü iradeye de sahip olmakta… Her ejderhanın kişiliği ve iradesi de kendine has olduğu için her ejderha, herkes tarafından sürülemez ve itaat altına alınamaz. Bu küçük ayrıntılar Dany’nin Drogon üstünde hakimiyet sağlayabileceği ama -annesi dahi olsa- diğer ejderhalar üstünde aynı hakimiyeti kuramayacağına işaret. Nitekim gerçek manada bir bağlanma gerçekleşmeden önce bile Drogon, Dany’e itaat etmeyi reddetmişti. Demek ki annesi olması gerçeği, mutlak itaati yanında getirmiyor.

  • Aerea, (muhtemelen) Valyria’dan döndükten sonra Balerion’da ağır bir yara vardı ama prensesin durumu daha ağırdı. Onu taşıyan kral muhafızı, zırhının üstünden bile yakıcı ateşi hissetmiş, Rahip Barth elini koyduğunda kaynar kazana sokmuş kadar olduğunu yazmıştır. Aerea’nın içinde ateş solucanları vardı ve kızı içten içe yakmaya başladılar.
  • Ateş solucanları, ateş ejderhasının kuzenleri denebilir. Onlar gibi ateş yaratıkları. Prenses buzla dolu küvete konduğu anda kalbi durdu ve içindeki yaratıkları, vücudunu yarıp dışarı çıktı ve buz ve soğuğun etkisiyle çırpınarak can verdiler.
  • Kraliçe Alysanne, ejderhası ile Sur ötesine uçmak istediğinde bunu başaramadı ve ejderha, ona itaat etmedi ki bu, ilk defa başına geliyordur. Bu kraliçenin canını hep sıkmaya devam edecektir. Kaldı ki yaz mevsimindeydiler ve Sur ağlıyordu; buna rağmen esen her rüzgar ile beraber buzun soğuğunu hisseden ejderha rahatsız oldu ve havayı ısırdı. Kuzeye diğer ziyaretlerde de ateş ejderhaların buz, kar ve soğuk arasında çok huzursuz hale geldiklerini gördük.
  • Denize düşen ejderhaların -çıkamadıkları takdirde- ateş üfleyemediklerini gördük (Dans) ve son kitapta öne sürülen fikir doğru ise yağmur, Dany’nin çocuklarını huzursuz etmişti çünkü su, ateşi söndürür. Muhtemelen Quentyn’nin bir diğer şanssızlığı da bu oldu, ejderhalar hali hazırda gerilmişti bile.

Bu bilgilerden yola çıkarak ateş ejderhasının su, buz ve soğuk ile arasının hiç iyi olmadığını ve tabii olarak da yeterli düzeyde buzun, ateş ejderhasını öldürdüğünü gördük hatta suya düşmesi halinde ateş üfleyemediğini de. Sonuçta bunlar ateş yaratıkları ve buz(su) ve soğuk, onları seveceği türden bir ortam asla olamaz. Onlar volkanik bölgelerde doğan ve büyüyen, ısıya ihtiyaç duyan canlılar.

  • Kimler ejderha sürebilir? Eh, Valyria kanı taşıyan kişiler. İlk maddelere bakar isek bu tamamen doğru olmayabilir de… Sadece 40 haneye mensup ejderha lordları da demek doğru olabilir. Jae döneminde çok fazla Targ prens ve prenses doğdu ve bunlar da başta Valeryon hanesi olmak üzere bir çoğu ile evlendi. Bunlar arasından da yine Targ ve kuzenler arası evlilikler gerçekleşti ve Dans sırasında bu durum ciddi bir rol de oynadı. Elbette Targlar buraya geldiği ilk dönemlerde de Valeryon ile daha önce kız alışverişi yapmıştı.

Dans’ın kraliçesinin ilk üç oğlunun resmi olarak Valeryon olmasına rağmen gerçekte Strong’un çocukları olduğu bence çok aşikar durmakta. Buna rağmen üçü de ejderha sürücüsü oldu ve Daemon’dan doğan çocuklar da…

Deniz Yılan’ın piç torunları (bana göre oğulları) da ejderha sürücüsü olduklarını kanıtladı. Strong oğlanları anneleri tarafından Targaryen ve Deniz Yılanı zaten Valyria’lı olmasının yanı sıra hanesi evvelden bir kaç kere Targlar ile evlilikler gerçekleştirmişti ki karısı da bir Targaryen prensesidir. Eğer torunu ise zaten yarı Targ olan oğlunun çocukları olduğu için de ejderha sürücüsü olması olağandır.

Ejderha döllerinin çoğu ejderhalara yemek oldu. Kat ve kat fazlası kalan ömrünü yanıklarla yaşamak zorunda kaldı. Ejderhalara binmeyi başarmış olanlar içinde gümüş saçlı olanı da vardı Nettles gibi kahverengi tenli ve saçlı olan da…

Tüm bu bilgiler ışığında söylemek mümkün ki ister anne ister baba tarafından Targaryen kanı taşı; eğer kan, damarlarında yeteri kadar güçlü akıyor ise (o ateş ve büyü kanında varsa) ejderhalar bunu algılıyor ve itaat ediyor. Bu yüzden 6. Aegon olarak kendini kral ilan eden ve Rhaegar’ın öz oğlu olduğunu iddia eden kişi anne tarafından bir Blackfyre bile olsa, ejderha sürmesi çok mümkün.

  • Ejderhaların büyümesinin hiç durmadığı söylenir, yeter ki onlara alan verin. Ejderhalar yetişkin hale geldiklerinde bir kayayı dahi eritecek ısıya ulaşıyor ve ok, mızrak gibi şeylerin sertleşmiş derilerini geçip gitmesi pek mümkün görünmüyor. Daha genç olanlar için ise durum daha kolay görünmekte.

Bu doğru gibi görünüyor. Balerion ve Vhagar’dan öğrendiğimize göre durum bu şekilde gerçekleşiyor. Balerion, ölümüne kısa bir süre kalana kadar büyümeye devam etmiş ve sonunda durmuştu ve ardından ölmüştü. Visenya’nın ejderhası Vhagar da geçen onca yıl içerisinde Balerion’un boyutlarına ulaşmış…

Bu durumda Dany’nin ejderhaları hala daha çocuk sayılır ve korunması elzem çünkü bu halleriyle öldürülmesi yetişkin olanlara nazaran daha kolay olacaktır zira pulları hala yeteri kadar sertleşmedi. Drogon’un dövüş çukurunda yaralandığı gerçeği de bize bunu kanıtlıyor.

Ejderhalar uçar iken öldürülmesi güç canlılar ama bir kere yere düştüler mi öldürmek -hala zorlu da olsa- imkansız değil, hele ki büyük bir kabalık ile saldırdığında. Dans sonunda ejderhalara saldıran kalabalığın ölüm pahasına onları öldürdüğünü gördük, en yaşlı olanları dahi. Tabiri caiz ise sıçan gibi avlanmaları işten değil.

Evet, yazımız ve tespitlerimiz burada sonlanıyor. Okuduğunuz için teşekkür ederim. Her zaman ki gibi fikirlerinizi beklerim.

3 Likes

Ejderha kontrol edemeyen Valyrialılar bence büyünün kanlarında tutmamasından dolayı kontrol edemiyorlar gerçekten ejderhaları. Kan önemli ama önemli olan kısım Valyria kanı değil, ejderha sürücüsü kanı.

Şimdi kafa karıştıran nokta şu, ejderha sürücüsü olmayan biri ile ejderha sürücü olan biri evlendiğinde çocuk ejderhayı kontrol edebiliyor. Yani bir tarafın ejderha sürücüsü olması bile yeterliyken gerçekten neden ensest tercih edildi ki Valyria’da? Bunu şöyle yorumlayabiliriz bence, büyüyü zayıflatıyor olabilir. Yani şöyle, bir ejderha sürücüsü+sürücü olmayan biri, bir ejderha sürücüsü çocuk yapabilir. Ama çocuk daha sonra yine sürücü olmayan biriyle evlenirse, kandaki büyü daha da azalacak, kan normalleşecek. Belki ilk evlilikte ejderha sürücüsü doğuyor ama sonraki nesiller riske giriyor. Valyria’daki haneler, kendilerini ejderha sürücüsü yapmak için nasıl bir büyü yapmışlar onu bile bilmiyoruz, yani yan hane bile büyüyü zayıflatabilir.

Aklıma takılan bir şey vardı, kandaki büyü ve ateş açıklıyor gibi az çok. Burada soracaktım ama başlık açmak daha mantıklı olavak sanırım.

1 Like

Ya ensest Valyria değil de Targaryen geleneği ise? Viserys’in hikayesine göre Sur’un ötesinde dovusmusler. Yesilgörü veya yeşil rüya yetenekleri olabilir. Kahin Daenys’in görüleri var. Aegon V’in kardeşinin de görüleri vardı. Hatta Blackfyrelardan birinin de görüleri vardı. Targaryen ve Blackwood (ilk insan) kökenlerinden gelen Brynden son yeşilgören.

Tam böyle değil çünkü Daenerys Drogon’a deri değiştirmedi.

Bu konu ile ilgili bir teori var: Bize ejderbaglayici borudan Euron bahsetti ve bir daha da bahsi geçmedi. Targaryenlerin kullandığını görmedik. Teori o borunun asıl işlevinin ejderha bağlamak olmadığını, başka bir işlevi olduğunu söylüyor. (O işleve değinmeyecegim, konu karışmasın)

Çok güzel ve ilginç sorular sormuşsun. Ne yazık ki cevabım yok çoğuna. Umarım önümüzdeki kitaplarda öğreniriz.

1 Like

Açık seçik Valyria diyor.

Doğru ifade edemedim, daha çok ifade etmek istediğim şey Starklar ve Ulukurtlar arasındaki bağ gibi… Onlar da deri değiştiren olunca öyle kurdum cümleyi.

Sadece o değil aslında Dany de son povda bahsetmişti bundan ve GRRM’in kendisi de boru ile kendilerine bağladıklarını ama batıya geldiklerinde Targların bilinmeyen bir sebeple artık ihtiyacı olmadığı şeklinde ifade etti.

2 Likes

Belkide Kuzeyden yada o civardan kız almışlardır sonradan :grin:

Olmamış böyle bir şey son 300 senedir, öncesini bilmeyiz. :smiley: (He Lyanna vakasını saymazsak :smiley: )

Merhaba. Derlemeniz için teşekkürler. Benim aklımda ejderhaların cinsiyeti konusu var. Üstat Aemon(sanırım Bravoos’tan yola çıktığında) ölmeden önce Sam’e “vadedilen prensin Rhaegar olduğunu zannediyordum ama ejderhanın cinsiyeti olmaz.” tarzında bir cümle kurmuştu ama Rahip Barth falan açıkça cinsiyetlerinden bahsediyor. Bu konu, Hisar başta olmak üzere tüm Westeros’ta halâ bir muamma diye düşünüyorum.

2 Likes

cinsiyetsiz olduklarını, zamanla dönüştüklerini vs. düşünüyor ama kitabı yazan üstat bunu saçmalık olarak görüyor. Cinsiyet değiştiriyor olabilirler, doğada böyle canlılar var ama şahsi fikrim -yukarıda da yazdığım gibi- cinsiyetleri olduğu ama tespitinin zor olduğu yönünde. Lakin evet, genel olarak “cinsiyet” meselesi tam bir muamma.