Azor Ahai Efsanesi 'Gece'nin Kralı'


#1

AA Efsanesi ile ilgili kuram serisinin 2. bölümü ile karşınızdayım. Eğer ilkini okumadıysanız, ilk önce onu okuyup buraya geçin.
Azor Ahai Efsanesi ‘Sahte Ulak’

İlk bölümü şu soru le bitirmiştik. Şimdi kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Ya R’hllor ve Büyük Öteki aynı kişiyse? Bu nasıl olabilir ki? Kanıt var mı?

İlk bölümde kehanetlerin doğal yapısı; hileli olmaları üzerinde durmuştuk ve serinin esinlendiği belli olan “Memory, Sorrow and Thorn” serisindeki Strom King efsanesi/kehanetinin bir kurtarıcı vs. ile ilgili olmadığını ve aksine, kehaneti takip edip istenilenlerin yapılması halinde Strom King’in istediğinin olduğunu, onun kazandığını/kazanacağını görmüştük.

AA Efsanesinin/Kehanetinin de aynı mantık üzerine kurulu olduğu düşüncesinde bu kuram…Şöyle bakalım.

AA kehaneti/efsanesi ve R’hllor inancı Essos/Asshai merkezli; on binlerce yıl önce ortaya çıkmış ve kayıtlara geçmiş ama nasıl oluyor ise Westeros’u kurtaracak bir savaşçı ile ilgili… Şahsi fikrim Westeros’da o kadar kahin, büyücü (bilhassa Yeşilgörenler) olmasına rağmen böyle bir tehlikenin kurtarıcısı ile ilgili efsanelerin, kehanetlerin taaa binlerce yıl önce varlığı bile efsane olan bir imparatorluk döneminden sonra ortaya çıkması vs. biraz sorgulanması gereken bir şey. Misal elimizde son büyük yeşilgören Kan Kuzgun’u var; o görmemiş mi? Ondan önce 8 bin yıllık tarihte bir tane bile adam çıkmamış bu WW ve Kurtarıcı ile ilgili bir şeyler gören. Belki Vaat Edilmiş Prens meselesini öne sürebiliriz(Kral Aegon’un ve Rhaegar’ın takıntılı olduğu bir şeydi) ama bu kehanetin Westeros’dan çıktığını iddia edemeyeceğimiz gibi sadece Targaryenlerin bildiği ve peşinden gittiği bir kehanet gibi görünüyor, yani bu durumda Valirya’dan miras kalmış da olabilir. Devam.

SAM: "Elimizdeki en eski tarihler, Andallar’ın Batıdiyar’a gelişinden sonra yazılmış. İlk İnsanlar, sadece kayalara kazınmış hiyeroglifler bırakmış. Dolayısıyla; Kahramanlar Çağı, Alacakaranlık Çağı ve Uzun Gece hakkında bildiğimizi düşündüğümüz her şey, bazı rahiplerin o vakitlerden binlerce yıl sonra tuttuğu kayıtlardan geliyor. Hisar’da bütün bunları sorgulayan aliüstatlar var. Bu eski tarih kitapları, yüzlerce yıl hüküm sürmüş krallarla ve henüz şövalyeler bile yokken binlerce yıl at sürmüş şövalyelerle dolu. Hikâyeleri biliyorsun; Mimar Brandon, Symon Yıldızgöz, Gece’nin Kralı… senin, Gece Nöbetçileri’nin dokuz yüz doksan sekizinci Lord Kumandan’ı olduğunu söylüyoruz ama bulduğum en eski liste altı yüz yetmiş dört kumandan gösteriyor. Listenin hangi vakitte yazıldığına bakarsak…”

İlk İnsanlar taşlara kazılmış hiyeroglifler dışında bir şey bırakmamış; Orman’ın Çocuklarının bunlara da ihtiyacı yoktu çünkü ağaçlar tüm bilgileri saklıyordu ve onların da bunlara ulaşacak imkanı vardı.

Soru şu; Asshai’de bu kahraman hakkındaki kitabı yazan kişi kim? Ve ne zaman yazdı?

Muhtemelen Rhaegar Yeşim İcmali kitabını okudu. Üstat Aemon’un Jon’a okumasını tavsiye ettiği paragrafı hatırlayın. AA ve kılıcı ile ilgili bir paragraftan bahsediyor. Üstat Aemon, Jon’un Işıkgetiren’in dokunulmayacak kadar sıcak olduğunu bilmesini istiyordu. Stannis’in kılıcı böyle değildi. Yani Stannis’in iddia ettiği kişi olmadığını bilmesini istedi.

Abla emin olmasa da Rhaegar’ın çocukken okuduğu kitabın bu olduğunu düşünüyor. Yeşim İcmali, doğuya giderek Yeşim Denizi’nin bütün topraklarını ziyaret etmiş Volantisli bir maceraperest olan Colloquo Votar tarafından yazılmış. Kitap, Essos ve Yeşim Denizi coğrafyasında var olan, söylenen tüm hikaye ve efsanelerin barındırıyor.

İlk bölümde efsaneler üzerine söylediğim şeyi hatırlayın. “Uzmanlara göre tarihsel bir olayın toplumsal olarak hafızadan silinip, efsaneleşmesi vs. 200 yılı alırmış. Kulaktan kulağa oynamışsanız bilirsiniz; bilgiler aktarıla aktarıla üstüne yeni bilgiler eklenir ve ilk halinden de sapar. Bizim serideki AA hikayesi de benzer bir mantıkla parçalanmış, değişmiş ve eklemeler ile mevcut hale gelmiş olabilir ki bence kesin öyle, zaten efsanelere bakarsak birbirinden komik noktalar olduğu gibi çelişkili noktalar da söz konusu.”

Kehanet biri tarafından görülüp yazılmış olabilir… İlginç olan Yeşim İcmali’ndeki AA efsanesi Yeşim Deniz coğrafyasından çıkma; Yeşim Çağında o bölgede Kantaşı İmparatorunu öğreniyoruz. Kendisi Şafak İmparatorluğunun son hükümdarıdır. Kız kardeşini öldürüp, tahtı gasp ediyor.

@Cassiopeia’nın çevirisiyle ‘‘Opal İmparatorun kızı, Ametist İmparatoriçe ismiyle tahta çıktığında, onun kıskanç genç erkek kardeşi onu devirip katletmiş ve Kantaşı İmparator ismi altında dehşet saçan hükmünü başlatmıştır. Karanlık sanatlara, işkenceye, ölüm büyülerine bulaşmış, halkını köleleştirmiş, bir kaplan-kadını eşi olarak almış, insan etiyle ziyafet çekmiş ve gökten düşen kara bir taşa tapınmak için esas tanrılarını yere çalmıştır.(Birçok âlim Kantaşı İmparator’u, varlığını bilinen dünyanın birçok liman kentinde hâlen sürdürmekte olan meşum Yıldızlı Bilgelik Kilisesi nin ilk Yüce Rahip’i kabul eder.)’’

‘‘Uzak Doğu yıllıklarında, Uzun Gece isimli karanlık çağı başlatanın, Kantaşı’nın tahtı gasp edişine verilen ismiyle Kanlı İhanet olduğu yazılıdır. Dünyaya salman onca kötülük yüzünden umutsuzluğa kapılan Işıktan Kadın dünyaya sırtını dönmüş ve Gecenin Aslanı insanoğlunun günahkârlığını cezalandırmak için bütün hiddetiyle ortaya atılmıştır. Karanlığın ne kadar sürdüğünü kimse bilmese de, herkes muazzam bir savaşçının -çeşitli kaynaklarda Kahraman Hyrkoon, Azor Ahai, Yin Tar, Neferion ve Eldric Gölge Kovalayan ismiyle bilinir- insanoğluna cesaret vermek üzere yükselip elinde alevli kılıcı Işık Getiren le erdemlileri savaşa götürmesiyle karanlığın yok edildiğini ve ışık ile aşkın dünyaya bir kez daha geri döndüğünü kabul eder. Buna rağmen Şafağın Muazzam İmparatorluğu yeniden doğmamıştır, çünkü yenilenen dünya, her kabilenin diğerlerinin korkusundan kendi yoluna gittiği, savaşın, şehvetin ve cinayetin günümüze dek sürdüğü, paramparça bir yerdir.En azından Uzak Doğu nun erkek ve kadınları bunun böyle olduğuna inanırlar.’’

Melisandre’nin AA efsanesini anlatışına bakar isek konuştuğu insanlara hikayenin bu kısmını (Kan İhaneti/Kan Taşı İmparatoru) anlatmadığı görülüyor. Tüm bunlar aynı inanç ve zaman diliminde meydana gelmiş; Uzun Gece meydana gelmiş ise aynı şekilde ona karşı savaş bir kahramana ihtiyaç duyuluyor; eğer böyle bir kahraman gerçekten varsa.

Aslında bu kahraman olarak anılan kişi aslında kötü adam olabilir. Azor Ahai Efsanesi ve Kan Taşı İmparatoru Efsanesi benzeşiyor, paralel. Biraz geriye gidelim.

Bu din/inanç nasıl başladı? Daha önce bir inancın nasıl ortaya çıktığına dair bir şey gördük mü seride? Gördük. Yüzsüz Adamların inancının başlangıcı bize anlatıldı. İlk hediyenin(ölüm) bir adam tarafından nasıl verildiğini gördük; kölelerin dualarını duyan ve dua ettikleri ilahların aslında tek bir ilah olduğunu ama sadece birden fazla ismi ve yüzü olduğunu anladığı ilah… Böylece o ilk Yüzsüz Adam öldürmeye başlayarak ilahına tapmaya başladı(videoda ölüme tapmaya başladı diyor). Benzer şey R’hllor inancı için de geçerli olabilir.

Ablaya göre bu inanç şu şekilde ortaya çıkmış OLABİLİR: Her şey rüya gören bir adam ile başladı. Peki, rüyalar kimden geliyordu? Büyük Öteki’den. Bu rüyaları yazdı, gösterdi ve anlattı ve zamanla bu gördükleri efsaneye dönüştü ve o efsaneler de Azor Ahai efsanesine dönüştü; kanayan yıldızlar, taştan ejderhaların uyanması…

Burada hemen bir parantez açıp Melisandre’nin rüya ve uyku hakkında söylediklerini hatırlatmak istiyorum.

"Omuzlarında dünyanın ağırlığı varken uyumak için vakti yoktu. Ve rüya görmekten korkuyordu. Uyku, küçük ölüm. Rüyalar, hepimizi sonsuz geceye sürükleyecek olan Öteki’nin fısıltıları. "

Yabanıl, tırnaklarının altındaki kiri hançerinin ucuyla kazımaya başladı. “Ben şarkılarımı söyledim, mücadelelerde dövüştüm, yaz şarabı içtim, Dornelu kadının tadına baktım. Bir adam, yaşadığı gibi ölmeli. Bu benim için, elimde çelikle ölmek demek.”

Ölümün rüyasını mı gördü? Düşman ona dokunmuş olabilir mi? Ölüm düşmanın yöresi, ölüler onun askerleri.

Gece Kralı’nın aynı anda hem R’hllor hem de Azor Ahai olduğunu iddia ediyor. Hatta Büyük Öteki?

Dizide Gece Kralı, Orman’ın Çocukları tarafından meydana getirildi ve Büvet Ağacı Net Ağına bağlanma imkanı, becerisi var. Bran’ın astral seyahati sırasında Bran’ı net bir şekilde görmesi ve ona dokunabilmesi; warglanmış kuzgunları engelleyerek Bran’ı geri itmesi gibi yetenekleri bize sıra dışı biri olduğunu ve en azından yeşilgören/warg yeteneklerine sahip biri olduğunu gösteriyor. Nitekim Kan Kuzgun’un da ona dokunabildiğini gördük. (Muhtemelen kitapta da Gece Kralına benzer bir kişi var; kim tarafından o hale geldiğini bilemiyoruz elbette. Şahsi fikrim Gece’nin Kraliçesi hala hayatta olabilir.)

Dizide NK’nin Jon ve ekibinin geldiğini bildiğini söylüyor ve bunu da alevler ile yaptığını iddia ediyor; dizide gittikleri dağı görüntüsünü Tazı’ya alevler içinde gösterdiği sahneyi hatırlayın. Melisandre de alevler içinde benzer şeyler görüyordu(kitapta). Ve Jojen’in alıntısını hatırlatmış. “Eğer buz yanabiliyorsa,” dedi Jojen her zamanki ağır başlılığıyla, “sevgi ve nefret çiftleşebilir. Dağ ya da bataklık, hiç fark etmez. Toprak bütündür.”

Şahsi fikrim bence oldukça zayıf bir iddia. Yine de devam edelim.

Burada biraz kitap/dizi karışımı bir şey olmuş ama… NK ve halkı çok uzun zamandır Sur ötesinde kuzeyde bir yerlerde bekliyorlardı, zamanının geldiğini anlayınca (neye göre? bilemiyoruz.) harekete geçtiler ve yakın zamanlarda da ejderhalar doğdu… Alevler aracılığı ile (R’hllor kimliğini kullanarak) rahiplerini Essos’ta dört bir yana dağıtıp “Dany, AA; kurtarıcı.” dedirterek ejderhalarıyla Westeros’a gelmesini sağladı(bence zayıf bir nokta, zira öyle yahut böyle gelecekti yani, o dedi diye gelmedi kız. neyse.). Diğer yandan Melisandre de Stannis’i AA olarak gördü alevlerinde. Peki, o ne işe yaradı? Stannis’in Renly’i öldürülmesi konusunda ikna ederek Kan İhanetini gerçekleştirmiş oldu. Böylece Uzun Gece tabiri caiz ise serbest kaldı ve başladı. Aynı zamanda Melisandre’ye Kan Kuzgun’u ve Bran’ı göstererek onlara güvenmemesini, düşman gibi görmesini sağlarsın. Sonra Dany gelir ve ejderhalarından birini öldürerek taştan ejderhalardan birinin uyanmasını sağlarsın(metafor), dönüştürüp, Buz şeysine çevirme meselesi… Bunun olacağını biliyordu çünkü Viserion’u gölden çıkartmak için devasa zincirleri hazırda bekliyordu. Viserion göl üzerinde uçuyordu ve ölünce göle girdi; diğer ejderhalar yakıp yıkar iken onun bedenini de yakıp kullanılmaz hale getirebilirdi; bu yüzden Drogon’u öldürmek yerine onu öldürdü, çünkü Drogon karada idi ve yanıp kül olma durumu olabilirdi. Böylece o ejderha ile Sur’u yıkıp, geçti.

Haliyle soruyorum kimmiş Azor Ahai? Şahsen Dany’nin AA olduğuna inanmıştım, bir parçam hala inanıyor; bir çok alameti de yerine getirdi. Fakat GRRM’in sözlerini hatırlayın.

“Kehanetler, çift taraflı kılıç gibi. Onu çok dikkatli tutmanız gerekir. Kitaba derinlik ve ilginçlik katabilirler ama çok belirgin ya da çok kolay olmak istemezsiniz.”

Yani kehanetlere ve Dany’e bakınca fazla aşikar görünmüyor mu? Kanayan yıldız, taş yumurtalar…vs. Biz genelde Dany ya da Jon olacak diyoruz… Kitaplarda AA’nın Deli Kral ve karısından geleceği söyleniyor ve şu an o ikisinin soyundan hayatta kalan tek bu ikisi. Selmy bunu Yüce Yürek Hayalet’inden çıktığını duyuyor. Bu kadın kehanetlerini Büvet Ağaçlarının FISILTISIYLA rüyalarından alıyor. Rüyaların, NK yahut bu net ağına bağlanan herkes tarafından gönderilebileceğini biliyoruz. Summerhall Felaketini hatırlarsak Yüce Yürek hatalıydı, Jenny dahil bir çok kişinin ölümü gerçekleşti ve kendisi de yıllardır yas tutuyor. (Gerçi hangi konuda hatalıymış ki? AA kimden çıkacak onu demiş sadece, kalan kısım hakkında bilgimiz yok.)

AA size iyi biri gibi geliyor mu? Karısını kalbinden bıçaklayarak kılıcını dövüyor. Kahraman gibi mi geliyor? Bana öyle gelmiyor. Kahraman dediğin Davos gibi biri olur, her daim doğruları söyleyen, zor da olsa doğruları yapan, zayıfları koruyan biri… Bu yüzden kendisini AA ve Nissa Nissa ile karşılaştırmıştı. Onun yaptığının aynısını karısına yapıp yapamayacağını hayal etmiş ve kahraman olmak için yapılmadığına karar vermişti. Fakat Davos bir kahraman… Kahraman olmayan AA.

Kanayan Yıldız meselesinin İnanç militanlarıyla ilgili olduğunu düşünüyor; yani kehaneti gören kanayan yıldız gördüğünde kendilerine kazıdıkları yıldızdan akan kan yahut Cersei’nin hepsini öldürmesi şeklinde kendini gösterebileceğini düşünüyor.

Toparlar isek Storm King misali Gece Kralı yahut serimizde kim ise bu kişi R’hllor ve AA ile aynı kişi; özünde bunlar yok, onun oyunları ve güçleri ile oluşturduğu efsaneler, roller… Sırf insanlar kendi arzu ettiği şekilde hareket edip, ona istediği vererek kaçınılmaz şeyi gerçekleştirsin diye. Belki de diyor abla… Melisandre bu yüzden Sur’da bu kadar güçlüdür? Tanrısına yakın olduğu için… Biliyorsunuz ki kitapta Melisandre çok daha fazla güçlendiğini, büyülerinin daha etkili olduğunu fark etmişti. Mantıken eski ilahların hüküm sürdüğü topraklarda R’hllor inancına mensupların alev görüleri vs. olmuyordu; Yüce Yürek öyle demişti ama Melisandre Sur’da paso görü görüyor ve büyü gücü muazzam seviyeye çıkıyor.

Kapanışı tekrar şunla yapalım.

"Bir zamanlar, Eski Ghis’in Gorghan’ı, bir kehanetin tehlikeli bir kadına benzediğini yazmıştı. Kadın senin aletini ağzına alır. Sen zevkle inler ve ne kadar tatlı, ne kadar güzel olduğunu düşünürsün… sonra kadının dişleri kapanır ve senin inlemelerin çığlıklara dönüşür. Gorghan, kehanetin tabiatı budur, demişti. Kehanet her seferinde aletini koparır.” Yaprağı biraz daha çiğnedi. “Yine de…”


#2

ben zaten herşeyin arka planında gizli biri-henüz görmediğimiz,görsek bile farketmediğimiz biri olduğuna inanıyordum, bu teori de biraz temel oluşturmuş oldu. ama kanıt diye sürülenler biraz zayıf kalmış bence.

aslında aa değil, vadedilmiş prens bu ikisinin soyundan geliyor. ikisinin aynı kişi olduğundan emin değiliz.
teorinin ilk kısmı daha mantıklıydı storm king olayı yani. herşeyi başlatan biri olduğuna inanıyorum ama bu kişinin rhollor ve ötekinin kendisi olması yönünden kanıtlar bana pek bir şey anlatıyormuş gibi gelmedi.
aa’nın iyi biri olmama ihtimali çok yüksek ama geçmişte gerçekten yaşamış biri bence.sadece
şu an efsane olmuş. eminim jon ötekileri yenip kral olursa bundan çok değil 300 yıl sonra onun yaşadıklarına da efsane gözüyle bakılır.
son olarak herşeyin arkasındaki büyük kişi olarak benim adayım Daemon Targaryen. adam hem iyi hem kötü,ne olduğu belli değil.cesedi bulunamamış ve çok büyük hırslara sahip.
teşekkürler @YeniAy_Ottoman :slight_smile:


#3

Rica ederim. Şahsen bu bölümü bana da zayıf geldi. Kehanetin ve efsanelerin anlatıldığı gibi olmadığı fikrine bu ablanın videoları sayesinde kanaat getirdim ama NK ve AA; Rh’llor falan… Bana da mantıklı gelmedi. Yani zaten dizi ve kitap karışımı yaptığı yerde ben bittim ama ister istemez ekledim. :crazy_face:

Strom akını ve Büyük Öteki tehlikesi benzer şekilde ilerleyebilir gerçekten; madem ilham almış bu seriden de… Bizim seri boyunca da kehanetler hakkında söylenen şeyler “hiçbir şey göründüğü gibi değil” diyor zaten.


#4

Rhaegar Targaryen…


#5

AA için diyorsan bence makul hatta Jon’un kılıcı temsil ettiği teori değil mi?


#6

Hayır. Benim düşüncem Rheagar Targaryen’in Azor Ahai olduğu ve karanlık tarafa geçtiği üzerine. Kılıcın Jon Snow olduğu teori bana çok zorlama ve vıcık vıcık geliyor. Gerçi tam olarak emin olduğum bir şey değil. Sadece ihtimallerden birisi.

Yalnız Night Watch yemimi Lightbringer’a çok benziyor

gece çöker ve şimdi benim nöbetim başlar. bu ölümüme kadar sona ermeyecek. hiçbir eş almayacağım, hiçbir toprağa sahip olmayacağım, hiçbir çocuğa baba olmayacağım. hiçbir taç giymeyeceğim ve hiçbir şan kazanmayacağım. mevkimde yaşayacak ve öleceğim. ben karanlıktaki kılıcım. ben duvardaki gözcüyüm. ben soğuğa karşı yanan ateşim, şafağı getiren ışığım, uyuyanları uyandıran narayım, krallıktakileri koruyan kalkanım. bu gece ve gelen tüm gecelerde yaşamımı ve onurum gece gözcüleri’ne adıyorum.


#7

Rhaegar kahramanca savasti, Rhaegar asilce savasti, Rhaegar onuruyla savasti. Ve Rhaegar öldü… Ve Rhaegar yakildi.

:stuck_out_tongue_winking_eye:


Teori ilginç, oldukça enteresan. Bazi kisimlar çok hosuma gitti, bazi kisimlar ise eeehh yani.
Ama farkli bir bakis açisi, ho$.


#8

Bu kitapta kimin öleceğinden emin olamadığımız gibi kimin öldüpünden de emin olamıyoruz. Herkesin gözü önünde yakılan karakterin şak diye ortaya çıktığını gördü bu gözler. Kafası kesilen insanların aslında yaşadığını. Durum buyken kimsenin öldüoü kesin değildir.


#9

Martin’e sormuslar “Rhaegar’in bedenine ne oldu?” diye ve Martin, “Targaryen geleneklerine uygun olarak, yakildi” demis.


#10

Belki yakıldıktan sonra dirilmiştir :frowning:


#11

Küle dönüştükten sonra nasıl dilesin? :smirk:


#12

Ejderha Yanmaz!! Sadece yanar gibi olur. Siz Yarı Stark Yarı Ottoman melezleri anlayamaz

resim


#13

Ozaman Ben dün kartal yuvasında ejderha BBQ partisi nasıl verdim? Ejderha eti diye ne kakaladılar bize


#14

resim


#15

Ben de ejderha eti diye güzel güzel yemiştim meğersem Timsah İşkembesiymiş :face_vomiting:

Neyse seni yarın kraken suşisi partisine beklerim.