Azor Ahai Kehanetine Farklı Bir Bakış Açısı

Umarim forumda daha önce konusulmamistir. Konusulduysa beni oraya yönlendirir misiniz?

Bu benim düşüncem değil. Ben bunu bir yerde duymustum. Iddia şu:

R’hllor rahip ve rahibelerine göre Azor Ahai “kül ve tuzun içinden” yeniden doğacak.

Stannis ise bu konuda bize farklı bir bakis acisi sunuyor.
Stannis Davos’a karların içinde bir savaş gördüğünü söylüyor. Söylediğine göre ateşe baktığında küller havalanmis ve tıpkı kar yağışı gibi aşağı suzulmus. O da bunu karların içindeki savasa yormuş.

Iddia sahibine göre Stannis’in yorumu daha doğru. Asshaililer bilinen dünyanın en güney dogusundalar. Bu sebeple hayatlarında kar gormemislerdir. Bu da onların ateşin icinde ne gordulerse direk onu kabul etmelerine sebep olmuş.

Yani bu iddiaya göre Azor Ahai kehanetinin asli “kar ve tuzun içinde” şeklindedir. Bu düşünce Azor Ahai’nin Dany değil Jon olduğuna ve onun Duvar’da dirilecegine kanıt olarak kullanılmaktadır.

Ayrıca bu bakışı bize kar ve kullerden bahseden kehanetler hakkında da dikkatli olmamız gerektiğine işaret eder ki dizinin 8. sezonu rezalet olsa da 2x10 Dany gorusu ve 8x06 taht odası sahnesi bize bu konuda en iyi örnektir.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz?

4 Likes

kar ve tuz? Değişik bir bakış açısı, olabilir aslında.

Kehanetler simgesel olarak sunulur… Misal “Dans Eden Ejderhalar” gören biri bunu; havada uçup dans eden ejderhalar gördüm diyerek doğrudan gördüğü şekilde sunmaz, yorumlayarak sunar yani rüya yorumu gibi… Dans savaştır ve ejderhalar ise iki ayaklı olanlardır… savaş ölümdür, denir. Her şey yoruma dayalı bir şey.

(Yalnız bu kehanet büyük ihtimal ile Uzun Gece sonrasında ortaya çıktı. Uzun Gece demek buz gibi bir dönem demek, sıcaklığın olmadığı; soğuk ve karın olması gereken bir dönem. Sence de o dönemdekiler kar görmemişler midir?)

Kehaneti “kar ve tuz” şeklinde yorumlar isek Jon’a bir kısmı bağlanabilir.
Jon için de geçerli olabilir aynı şekilde dirilmesi vs. fakat AA kehanetinin tek noktası kar-kül ve tuz değil, duman vs. değil… Diğer yandan AA’yı kurtarıcı, kahraman olarak gördüğüm zaman (ki bu Öteki ve R’hllor savaşını geleneksel iyi-kötü savaşı olarak gördüğüm zamanlardan bahsediyorum) bu kişinin ancak Jon olabileceğine inanmıştım çünkü Ötekiler meselesi üzerinde duran ve mücadele eden tek kişi o idi; Dany’nin doğrudan bir savaşçılığı olmadığı gibi, son kitapta gelip son dakika kurtarıcı rolüne girmesi de Jon karakterine haksızlıktan başka bir şey olmazdı. Dahası sırf ejderha ateşiyle ver püsküyü şeklinde bir savaş ve zafer kazanılması da mantıken hiç mümkün değildi Ötekilere karşı. Yani bundan daha fazlası gerekiyordu ve buna uygun olan Jon idi ama diğer yandan kehanet işaretleri (kılıç kısmı hariç) hep Dany’yi gösteriyordu, yani 5’de 4 yapmış bir karakter idi bu ama şimdi 5’de 5 yapmış derim çünkü kitaplarda ejderhaların ateşli kılıçla bağdaştırıldığı simgeler olduğunu gördüm (ki ejderha kılıç yerine geçemez falan demiştim ama işlenmiş böyle yani). Yine de hala Dany mi ondan da emin değilim elbet, her şey yoruma dayalı sonuçta.

Diğer yandan geleneksel bakış açımı da terk ettim; AA mantıken sadece ateşin şampiyonu. Haliyle ateşten biri olması bekleniyor ki ateşe girip, yanmayan ve tabiri caiz ise alevlerin ve ejderhaların gelini ve annesi haline gelen Dany. Nereden bakarsan bak R’hllor kıyak geçmiş buna her açıdan. Nasıl Arya’ya “ölüm” kıyak geçiyor, dedim; Dany’ye de ateş kıyak geçiyor.

Alevlerin gelini sözü Ölümsüzlerin… Dany’nin ateş ile evlenmesi diye yorumladım ki kendi de ateşe girerken ejderhanın gelini gibi bir şey söylemişti. O gece düğün gecesiydi ateş ile R’hllor ile… O geceden 3 bebeği oldu; ateşin ete kemiğe bürünmüş hali olan ejderhaları… Bu yüzden karnında yaşayan bir bebek büyümez bunun bundan sonra diye düşündüm, onun eşi/kocası R’hllor-ateş falan dedim (simgesel olarak elbet). Bu üç hediye/bebek sonrası her yeri ele geçirmeye başladı; kan ve ateş ile… Bu açıdan da AA meselesinde oklar hep Dany’yi gösteriyor. Benzer mantık ve işaretler yüzünden de Büyük Öteki’nin de bir şampiyonu var, ölüm de Arya’yı seçmiş falan dedim.

Jon ise hem buz hem ateş; hem ejderha hem kurt; hem gece hem gündüz; hem yaşam hem ölüm; hem kış hem yaz… Denge. Son kitabın ismi de “Bir Bahar Rüyası” dikkat edin, Bir Yaz Rüyası değil. Ateş tarafı bitmeyen yaz, buz tarafı bitmeyen kış istiyor ama BAHAR her daim ikisinin karşımı bir dengedir. Yi Ti’nin ilk imparatordu da ölüm ve yaşamış oğlu idi. Gecenin Aslanı ve Işıktan Kadının. Onun dönemi refah, mutluluk ve huzur içinde geçmişti, o ölünde git gide denge bozulmuş ve sonra uzun gece gelmişti.

Beş Kale’nin ötesinde ki Gri Boşluk’tan haberleri yok mu yani? Ki Asshai büyücülerin şehri, dünyanın her yerinden ve oralarda ki her şeyden haberleri vardır. İddia sahibi Jon’u çok seviyor anlaşılan :joy:

1 Like

aaaaaaaaa orası da vardı, değil mi? Hiç aklıma gelmedi. Bir de Titreyen Deniz var, orası da buz resmen. O kadar da bilinmiyor, diyemeyiz Asshai için.

1 Like

Duman ve tuz daha mantıklı geldi bana. Kehaneti düşündükten sonra Jaime fanboyluğumdan dolayı aklıma şöyle bir şey gelmekte:

Cersei Baelor Sept’ini patlatmaya çalışacak. Sept’i de patlatacak ve bunu gören Jaime gidip onu öldürecek. Duman ve Tuz’u da Kral’ın Şehrinin bir tarafında deniz olması ve ateşler olarak yorumladım. Valonqar kehanetine de uyuyor. Jaime’nin kişiliği ağır bir değişime uğrayacak ve Azor Ahai doğacak. Jaime’nin kılıcı yanmaya başladığında Brienne’in kılıcı da yanmaya başlayacak ( Buz’dan eritilerek oluşturuldukları için) ve bu Buz ve Ateş’in Şarkısı olacak. Bu da kehanete farklı bir bakış açısı umarım tepki göstermezsiniz bunu çok yazdığım için.

İyi Günler, Saygılar.

Gerçekten pek çok zorlama baygınlık vrren teorinin yanınds çiçek gibi açan hpş bir teori olmuş. Mantıklı.

Taştan ejdrrler meselesini jonla ilintilendirdiğim bşr teorim vardı ama uzun epey.

Şu anki Asshai için haklısın. Ama bu kehanetin yapıldığı zamanları düşünürsek o kadar da emin olamayız.

Buna üç farklı açıklama getirebilirim. En mantiklisindan en uçuğuna doğru siraliyorum

  1. Bu kehanetin Uzun Gece’den ne kadar zaman sonra yapıldığını bilmiyoruz. Bir nesil veya daha uzun süre sonra yapıldıysa o zaman yaşayanlar kar görmemiş olur (Elbette ataları anlatmıştır karı. Ama sonuçta daha önce hiç görmedikleri bir şeyi alevlerde taniyamamislardir. Bilmek ve görmek aynı şey degil)

  2. Uzun Gece’nin Asshai’ye gelmeden durdurulmuş olması.

  3. Uzun Gece’nin sadece kıştan ibaret olmaması (Şöyle söyleyeyim, kış kavramı tüm kahramanlık hikayelerinin ortak noktası konumunda değil. Bazılarında bu konu geçmiyor.)

1.'si bence en mantiklisi. 2 ve 3 biraz zorlama oldu ama yine de ihtimal dahilinde.

O kadar övdük insan bir teşekkür eder :stuck_out_tongue_closed_eyes:

1 Like

Teşekkür ederim :blush::blush: (Az önce diğerlerine cevap ararken yazmayı unuttum)

1 Like

Bu olabilir elbette; görmek ve duymak tamamen farklı deneyimleme. Yine de bilemiyoruz işte zamanlamayı.

Lakin Gri Boşluk ve Titreyen Deniz gerçeğini de unutmamak gerekir. Tilki’ye söylediğin gibi o dönemim Asshai’si ile şimdiki Asshai arasında çok büyük farklar olduğundan şüpheliyim. Sonuçta bu bölgede yaşayanlar temelde yerli falan bile denemez; eğer söylenenler doğru ise ateş wightlarından oluşmuş bir büyüsü şehri burası. 1000 yaşında ölümsüzler yani aslında wightlar gördük, onlar kim bilir kaç yaşındadır. Uzun Gece’de olanlar kim bilir kaç bin yıl yaşadı, anladın? Bu kehanette bir şey daha var. AA’nın yanında savaşanlar ölse de dirilecek. Ölümden nefret eden, dirilme ayinleri yapan insanlar olduğu çok aşikar bence. Toparlar isem Asshai insanlarının karı hiç görmeme, deneyimlememe şansı olduğu kanısında değilim o dönemlerde de. Elbet bunlar hep olasılık, düşünce, tahmin…

1 Like