Beşiktaş Jimnastik Kulübü FAN

#1

Beşiktaş Jimnastik Kulübü, 1903 yılı Mart ayında , İstanbul’da kurulan spor kulübüdür. Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü adıyla kurulan takım, 13 Ocak 1910 tarihinde Türkiye’de kuruluşu tescil edilen ilk Türk spor kulübü olmuştur.

Kuruluş

1902 yılının sonbaharında Beşiktaş Serencebey Mahallesi’nde, o zamanın Medine Muhafızı olan Şhaplı Osman Ferit Paşa’nın konağının bahçesinde, 22 kişilik genç grup, haftanın bazı günlerinde toplanıp jimnastik hareketleri yapmaktaydı. Başta Şhaplı Osman Ferit Paşa’nın oğulları Mehmet Şamil Şhaplı ve Hüseyin Bereket ile mahellenin gençlerinden Ahmet Fetgeri, Mehmet Ali Fetgeri, Nazımnazif, Cemil Feti ve Şevket Beyler’in aralarında bulunduğu gençlerin ilk ilgilendikleri spor branşları, özellikle barfiks, paralel, güreş, boks, halter, aletli ve aletsiz jimnastikti.

1903 yılı Mart ayında ise özel bir izinle “Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü” kuruldu. Mehmet Şamil Şhaplı ilk başkan olarak seçildi Hüseyin Bereket ise ilk genel sekreter olarak seçildi.

“Beşiktaş Bereket Jimnastik Kulübü” ismi Şhaplı Osman Ferit Paşa’nın dedesi olan Mirzaiko Bereket Bey’den ve babası Bereketiko Hasan Bey’den gelmektedir. Çerkeslerin Ubıh boyundan olan Şhaplı Osman Ferit Paşa 1870 lerin sonunda Beşiktaş Serencebey yokuşundaki ünlü konağını satın almıştır, bu konak; Mehmet Fetgeri Şoenu, Zübeydet Şhaplı, Şamil Şhaplı, Ahmet Fetgeri Aşeri (Şoenu), İsmail Ziya Bersis gibi bazı gençlerin yetiştiği bir kültür ocağı olmuştur. Beşiktaş Bereket jimnastik kulübü (Bugünkü adı ile Beşiktaş Jimnastik Kulübü) işte bu konakta kurulmuştur.

Zamanın hükümdarı 2.Abdulhamit bu toplantılardan şüphelenir ve bir baskın ile bu gençler karakola götürülür. Fakat olayda adı geçen gençlerin saray ailesine yakın olması ve o zamanda kötü gözle bakılan futbol oynamamaları durumu yumuşatır ve gençler serbest bırakılır.

Kurucular

Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün 21 kişide oluşan kurucu listesi şu şekildedir:

Ahmet Fetgeri (Deniz albayı)
Mehmet Ali Fetgeri (Öğretmen-Yazar)
Fuat Balkan (Emekli Binbaşı-Kocaeli mebusu)
Mehmet Şamil Şhaplı (Osman Paşazade)[3]
Hüseyin Bereket (Osman Paşazade)
Nazım Nazif Ander (Kadızade-Ziraat Mühendisi)
Hamza Osman Erkan (Osman Paşazade-Eski Afyon Milletvekili)
Behçet Bey
Kenan Bey (II.Abdülhamit'in özel muhafızı)
Mehmet Paşa (Seryaver)
Deli Fuat Paşa
Fethi Bey (Hava Yüzbaşısı)
Muhittin Paşa (Eski Kahire Büyükelçisi)
Ali Kılıç (Eski Gaziantep milletvekili)
Mazhar Kazancı (Süvari Subayı)
Ziya Karamürsel (Hazine-i Hassa Müdürü)
Ahmet Paşa (Sürre Emiri)
Şükrü Paşa (Eski Viyana Büyükelçisi)
Mahmut Naci Bey (Fizan milletvekili)
Şevket Cenani (Başvekil Kadri Paşazade)
Cami Bayburt (Fizan milletvekili)
Ahmet Şerafettin (Öğretmen,yüzbaşı)


Renkleri

Bu konuda birçok farklı teori öne sürülsede en yaygını , Kulübün ilk kuruluş renklerinin kırmızı-beyaz olduğu fakat daha sonra Balkan Savaşının kaybedilmesi ile ölenlerin yası amacıyla kulübün renklerinin siyah-beyaz olarak değiştirildiğidir

Amblem

Beşiktaş Amblem’indeki ilk beyaz cizgi 1’i; 3 siyah çizgi 3’ü; ve ikinci beyaz çizgi 1’i simgelemektedir. Amblem 9 bölümden oluşmaktadır ve yukardaki dört numara (1,3,1,9) yanyana geldiğinde, 1319’u oluşturmaktadır. 1319, Rumi Takvimde 1903’e eşittir. Amblemdeki Türk Bayrağı ise Türkiye Futbol Federasyonu’nun hediyesidir. Beşiktaş Türk Bayrağı’nı kullanma hakkını Yunanistan Milli Futbol Takımı ile oynanan bir maçta Türk Milli Takımı’nı temsil ettiği için almıştır.

Kara Kartal

Bu konuda iki farklı teori öne sürülmektedir .

1_ 1940-1941 Sezonun bitimine 5 hafta kala rakip Süleymaniyedir. Maçın oynandığı sıralarda Şeref Tribünün Atatürk panosunun altındaki bir taraftar bağırır “Haydi Kara Kartallar. Hücum edin Kara Kartallar”. Ses bütün stad da o kadar derin yankılanır ki herkes bu benzetmeyi çok beğenir ve o gün bugündür Kara Kartal Beşiktaşın simgesi haline gelir.Ayrıca o taraftarın Mehmet Galin isimli bir balıkçı olduğu söylenir

2_ Tarihi bilemiyorum ama bir Galatasaray derbisinde Beşiktaş rakip kaleye 50’den fazla şut gönderir fakat bunların hiçbiri gol olmaz.Maç esnasında ayağa kalkan bir taraftar ''Helal olsun . Aynı kartal gibi saldırıyorlar .Saldır Kara Kartal ‘’ diye bağırır.Bu eşleşme herkesin çok hoşuna gider ve taraftar Kara Kartal ismini takımıyla benimeseştirir.

Mabedi

Şeref Stadı

Stadyumun bulunduğu alan Çırağan Sarayı’nın bahçesiydi. 19 Ocak 1910 günü çıkan büyük bir yangın sonucu harap olan Çırağan Sarayı’nın bahçesi de uzun yıllar tamamen bakımsız bir halde kalmıştı. Beşiktaş Jimnastik Kulübü yöneticilerinden Ahmed Şerafeddin Bey (Şeref Bey) Çırağan Sarayı’nın harabesinin yanındaki bu alanı futbol sahası ve stadyum olarak kazandırmak için 1932’de faaliyete geçti. Beşiktaş JK, fahri başkanı olan Recep Peker’in de hükümet nezdindeki girişimleriyle burayı Milli Emlak İdaresi’nden kiralamayı başardı. Şeref Bey yakalandığı kanser hastalığına rağmen defalarca Ankara’ya giderek bu işi takip etti. Ancak bu arada hastalığı da büyük bir hızla ilerlediği için, kazandırdığı stadın açılışını göremeden hayata gözlerini yumdu.

Temeli 11 Ocak 1933 günü atılan stadın hafriyatı işinde Beşiktaşlı yönetici ve sporcular bizzat çalıştılar. 110x75 m boyutlarındaki sahanın cadde tarafındaki yüksek duvarının önüne tribünler yapıldı, deniz tarafındaki alçak duvarın önüne de birkaç basamaktan ibaret açık tribün kuruldu. Beşiktaşlılar bu stada, onu hayatı pahasına kulübe kazandıran Şeref Bey’in anısına Şeref Stadyumu adını verdiler. Stadyumda 1947’de İnönü Stadyumu açılana kadar pek çok lig maçı ve yabancı maçlar oynandı. 1947’den sonra Beşiktaş kulübünün antreman sahası olarak kullanılan stadda amatör küme maçları da oynandı.

Beşiktaş İnönü Stadyumu

İstanbul’da futbol karşılaşmaları 1910’lu yıllardan başlayarak 1928’e kadar eski Union Club Stadı’nda, 1929-1947 arasında da Fenerbahçe Stadı ile Taksim Topçu Kışlası avlusunda yapılan Taksim Stadı’nda oynanmaktaydı. İstanbul’daki ilk statlar ahşap ve tek tribünlü Fenerbahçe ile Beşiktaş ile Ortaköy arasındaki ilkel görünümlü Şeref Stadı’ydı. Taksim Kışlası’yla birlikte buradaki top sahası da kaldırılınca İstanbul’a büyük ve modern bir stat yapımı önem kazandı.

1939’da İtalya’dan davet edilen ve bu konuda uzmanlığı bulunan dünyaca ünlü stadyum mimarı Paolo Vietti Violi, mimar Fazıl Aysu ve mimar Şinasi Şahingiray’la birlikte stadyum için seçilen Dolmabahçe Sarayı’nın eski hasahırlarının bulunduğu yere uygun bir plan hazırladı. Stadın temeli, 19 Mayıs 1939’da Dolmabahçe Sarayı’nın eski has ahırlarının bulunduğu arazide atıldı. Ancak kısa bir süre sonra II. Dünya Savaşı’nın getirdiği sıkıntılar inşaatı engelledi. Bu nedenle 19 Mayıs 1943’te yeniden bir temel atma töreni yapıldı ve hafriyat işine girişildi. Harap durumda olan hasahırlar kolayca ortadan kaldırılıp hafriyat yapılabildi. Ancak arkada bulunan Gazhane tesisleri en büyük problemi teşkil ediyordu. Mimar Vietti Violi’nin çizdiği planın Gazhane’ya bakan kısmına el sürülemedi. Stadın diğer yerleri plana uygun olarak yapıldı. Ancak stadın Dolmabahçe Sarayı’na bakan yüzündeki büyük demir kapısının iki yanındaki duvara gömülecek tunç rölyefler yapılamadığı gibi, yine bu tribünün sahaya bakan yüzündeki iki küçük kulenin üzerine konulması gereken disk ve cirit atan sporcu heykelleri de yapılıp yerlerine konulamadı. Stadın Gazhane’ye bakan kısmı da yüksek bir taş duvarla kaplandı.

Stada, dönemin Cumhurbaşkanı ve Mustafa Kemal Atatürk’ün silah arkadaşlarından olan İsmet İnönü’nün soyadı verildi. Stadın açılışını, dönemin İstanbul valisi ve belediye başkanı Dr. Lütfi Kırdar yaptı. Stad, o dönemin parasal değeriyle 5,000,000 TL’ye mal oldu.
İnönü Stadyumu, 27 Kasım 1947’de Beşiktaş ile İsveç’in AIK Solna takımı arasında oynanan maçla açıldı. Bu stadyumdaki ilk golü de o zamanlar Beşiktaş’ın futbolcusu olan Süleyman Seba atmıştır. İlk maç 3-2 Beşiktaşın mağlubiyeti ile bitmiştir.

1947’de açılışında adı İnönü Stadyumu iken 1952’de siyasi nedenlerle adı Mithatpaşa Stadyumu’na çevrildi, 1973’de tekrar İnönü Stadyumu oldu. Beşiktaş JK, açılışından beri bu stadı kullanmaktadır. Kısa bir süre dolmabahçe stadı ismiyle de anıldı.

1998 yılında Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü ile BJK arasında imzalan sözleşme ile 49 yıllığına kiralanmış ve adı Beşiktaş İnönü Stadı olarak değiştirilmiştir. Bu sözleşmeyle BJK İnönü Stadyumu ile ilgili tasarruflarda bulunmaya sadece Beşiktaş Jimnastik Kulübü Derneği’nin yetkili olduğu hukuken tescil edilmiştir.

Efsaneler


(Hakkı Yeten-Süleyman Seba)

Hakkı Yeten (BABA Hakkı)

Beşiktaş tarihinin belki de en ilginç isimlerinden biridir Baba Hakkı. Saha içi ve dışında ki tatlı-sert halleriyle tanınan 439 maçta 382 gol atıp adını Beşiktaş tarihine altın harflerle yazdırmış bir isimdir .

Baba Hakkı futbola 1926-1931 yılları arasında Karagümrük’te oynayarak başladı. 1931 ile 1948 yılları arasını geçirdiği Beşiktaş’ın tarihindeki önemli isimler arasına girdi. Futbolculuk kariyerini sonlandırmasının ardından Beşiktaş’te teknik direktörlük ve kulüp başkanlığı da yaptı.

1948 yılında 38 yaşındayken bir maçta ıslıklanmasının ardından “Bu formayı bana taraftar giydirdi. Şimdi onlar isteyince de çıkarırım” diyerek futbolu Beşiktaş da bırakmıştır.

Baba Hakkı Anıları

*Her ne kadar saha içinde beyfendi olmaya çalışsa da 4-0 lık bir Fenerbahçe maçı yenilgisinin ardından Baba Hakkı bütün takımı tek tek yakalayıp dövmüştür. Bir tek tazı gibi koşan sol açık Şükrü Gülesine yetişememiştir.

*Bir beşiktaş-fenerbahçe maçında şükrü korner atacağı sırada baba hakkı yanına yaklaşıp, “pas ver” demiş. baba hakkı bu, karşı gelmek mümkün mü? ama şükrü onu dinlememiş, doğrudan kaleye yollamış topu ve gol… baba hakkı başlamış şükrü’yü kovalamaya. şükrü bir yandan kaçıyor, bir yandan bağırıyormuş, “niye kovalıyorsun baba? gol oldu işte” baba hakkı, soluk soluğa “dur ulan” diye seslenmiş. "dövmek için değil, öpmek için kovalıyorum.

  • yıl 1946… fenerbahçe-beşiktaş maçında hakemin dışarı attığı beşiktaşlı genç oyuncu, baba hakkı’ya gidip; “hakem beni attı çıkayım mı kaptan?” diye sormuş ve baba hakkı’nın da “çık” diye işaret etmesinden sonra sahadan ayrılmış.

*Bütün takım forma giyerken soğuk bir İstanbul akşamında hakemin onayıyla sahaya kazakla çıkmıştır.

*Sadece Beşiktaşın değil saha içinde ki herkesin Baba Hakkısıydı o. Milli takımı en çok yöneten antrenör olma başarısını elinde bulunduran Coşkun Özarı "henüz çocuktum, gençtim. Şeref Stadı’nda ilk kez giydiğim Galatasaray formasıyla Beşiktaş’a karşı oynuyordum. Kalede Fevzi. Kafayla da harika bir gol attım. hakkı kaptan ‘hey çocuk, buraya gel’ dedi. Koştum gittim, elini öptüm. ‘buyur kaptan’ dedim. Yanağımı okşadı, döndü bütün takıma ‘bu çocuk ileride büyük futbolcu olacak dikkat edin, sakın ona tekme atmayın’ dedi.

*Bir Galatasaray-Beşiktaş derbisi sonrası hakeme, Hakkı bugün çok sert oynadı, birçok faule göz yumdun, az düdük çaldın neden ? diye sorunca hakem de yapıştırmış cevabı ‘‘azizim delikanlının bakışı ve yürüyüşü bile faul, hangi birine yetişeyim de çalayım.’’

*Yine başka bir olayı daha var Baba Hakkının. Karagümrük-Beşiktaş maçı Beşiktaş çok iyi oynayıp Baba Hakkının golü ile 1-0 öne geçiyor fakat top ağları delince hakem görmeyip aut u işaret ediyor bunun üzerine taraftarlar olay çıkarmaya başlıyor. Beşiktaş maçı son dakikalarda attığı golle 1-0 alırken taraftarlar hakemin çıkmasına izin vermiyor bunun üzerine Baba Hakkı hakemin koluna girip taraftarın arasına elini kolunu sallaya sallaya girerek hakemi oradan çıkartıyor.

*Harp Okulu ile Ankara’da oynanan ve ilk yarısı 3-0 yenik kapanan maçın devre arasında soyunma odasında "Dönüş biletlerinizi yırtarım, yürüyerek İstanbul’a dönersiniz’’ tehdidi ile Beşiktaşlı oyuncular kendilerine gelerek maçın ikinci yarısında 6 gol atıp maçı 6-3 kazanıyor.

*Her kadar güçlü ruha sahip olduğuna ve sportmenliğine örnek olarak anlatılan başka bir olay ise şu şekildedir. Fenerbahçe ile Şeref Stadı’nın çamurlu ortamında oynanan maçta Beşiktaş 2 farklı skorla önde gitmektedir. Maçın ortasında Beşiktaş atakları art arda devam ederken orta sahada Fenerbahçe kaptanının yanına gelen Hakkı Yeten şöyle der:
“Arkadaşlarına söyle biraz maça asılsınlar bu maçın zevki böyle çıkmaz.”

*Faul ile gol atan ve kaleciyi kıvrandıran arkadaşına “böyle gol olmaz olsun be!” diye bağırmış, Cihat’ın “yeter artık Hakkı abi!” şeklindeki feryadı üzerine 5. golü atmayan, hakeme “Kemal bey top elime değdi, attığım gol şaibelidir. iptal etmeniz doğru olur” diyebilmiştir.

Şeref Görkey (Voleci Şeref)

Şeref Görkey, (d. 1913 İstanbul, ö. 10 Kasım 2004) Beşiktaş’ın unutulmaz futbolcularından, teknik direktör.

Şeref Görkey, Nişantaşı’nda başladığı futbola 16 yaşındayken girdiği Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nde devam etti. Ölünceye kadar teknik direktörlükten, Divan Kurulu Üyeliği’ne kadar her kadamede görev yaptı.

Futbol hayatı boyunca 320 gol attı. Bunların 99 tanesini voleyle attığı için Voleci Şeref olarak anıldı. Duran topların fileye gitmesini gol olarak görmediği için hiç penaltı kullanmadı.

İlk resmi maçını İstanbulspor’a karşı oynadı. 20 sezon boyunca aralıksız Beşiktaş’ta oynadı ve hep 10 numara giydi. Futbolu da 10 numara olarak bıraktı. Görkey, derbilerin de unutulmaz golcüsüydü. Galatasaray’a 30, Fenerbahçe’ye 13 kez gol atarak, Baba Hakkı’nın ardından derbilere damgasını vurmayı başardı.

Beşiktaş futbol tarihinde, 18’i resmi olmak üzere, tam 22 şampiyonlukta imzası olan Görkey, o dönemlerde savaşlar nedeniyle millî maçların azlığından sadece 1 kez A Millî formayı giyebildi. 12 Temmuz 1936 tarihinde Yugoslavya ile oynanan ve 3-3 biten o maçta da, takımın ilk golünü kaydetti.

Futbolculuğu bıraktıktan sonra da Beykoz ve Adalet’in yanı sıra Beşiktaş’ta teknik direktörlük yaptı. 1962 yılında A Mill Takım’da teknik adamlık görevini üstlendi.

Şeref Görkey yaşayan en eski ve önemli futbolculardan biri olarak 2003 yılında yapılan Beşiktaş’ın 100. yıl meşalesini yakan futbolculardan biri oldu.

Ahmed Şerafettin Bey (Şeref Bey)

Şeref Bey bilinen bir diğer ismiyle Ahmed Şerafettin Bey (1894-1933) Beşiktaş’ın futbol şubesinin kurucusudur. Aynı zamanda Beşiktaş futbol takımının ilk kaptanı ve teknik direktörüdür.

Beşiktaş’a bir stad kazandırmak için çok büyük çabalar sarf eden Şeref Bey, yakalandığı hastalığa yenik düşerek 1933’te vefat etti. Beşiktaş’a kazandırmak istediği stadı göremese de, 1940 yılında stadın inşası tamamlandı. Beşiktaşlılar bu stada, onu hayatı pahasına kulübe kazandıran Şeref Bey’in anısına Şeref Stadı adını verdiler. Stadyumda 1947’de İnönü Stadyumu açılana kadar pek çok lig maçı ve yabancı maçlar oynandı. 1947’den sonra Beşiktaş kulübünün antreman sahası olarak kullanılan statta amatör küme maçları da oynandı.

Beşiktaş’ın tarihinde çok önemli bir yere sahip olan, Beşiktaş’ta Futbol Şubesi’nin kurucusu Şeref Bey, her yıl sezon açılışının yapıldığı gün Yahya Efendi Türbesi’ndeki mezarı başında saygıyla anılmaktadır.
Beşiktaş Kulübü’nde futbol şubesinin kurucusu olan Ahmet Şerafettin Bey (Şeref Bey) için Unibjk (Üniversiteli Beşiktaşlılar) tarafından yaptırılan heykelin açılış töreni 19 Mart 2008 tarihinde, Beşiktaş’taki Dünya Barış Parkı’nda gerçekleştirildi

Transferler , yönetim , oyuncular , teknik kadro vs vs…Hertürlü Beşiktaş muhabbetini bu konu alltında yapacağız.Taraftarın durumu ,kombine fiyatları gibi sorularıda yine bu başlık altından sorabilirsiniz.

Süleyman Seba

Süleyman Seba (d. 5 Nisan 1926, Hendek, Sakarya), Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün 1984 ile 2000 yılları arasında kesintisiz başkanlığını yapan Türk spor adamı ve yönetici. Hakkı Yeten ile birlikte Beşiktaş Jimnastik Kulübü’nün iki onursal başkanından biridir.

Seba, 1946’da Refik Osman Top döneminde A takıma yükseldi. 1946-47 sezonunda ilk İstanbul Ligi maçına sezonun ilk maçı olan Fenerbahçe derbisiyle çıktı. 4-3 yenildikleri maçta bir gol kaydetti. İlk sezonunda 9 maçta 6 gol atmıştı. O sezon Milli Küme’de şampiyonluk yaşayarak kariyerinin ilk şampiyonluğunu kazandı.

1947-48 sezonu Seba’nın geçirdiği en etkili sezondu. Sezona Başbakanlık Kupası’yla başlasalar da Seba o maçta forma şansı bulamamıştı. Ancak İstanbul Ligi’nde 14 maçta 8 gol atıp, takımının en golcü ikinci ismiydi. Ancak İstanbul ikincisi olmuşlardı.

1949-50 sezonunda kariyerinin ilk İstanbul Ligi şampiyonluğunu kazandı. 14 maçın hepsinde forma giyen Seba, bir gol atmıştı. Bu sezondan sonra 1950-51 ve İstanbul Profesyonel Ligi adına geçiş yapılan 1951-52 sezonunda da forma şansı buldu. Ancak 1951-52 sezonunda sakatlığı nedeniyle sadece 3 maç forma giyebilmişti. 1952-53 sezonunda da 9 maçta forma giyip 2 gol kaydetti. 1954’de 28 yaşındayken menisküs sebebiyle futbolu bıraktı.

1947 yılında İnönü Stadyumu’nın açılışı sebebiyle Beşiktaş ile İsveç’in AIK takımı yapılan maçta bu stattdaki ilk golü atarak tarihe geçti. 1950’de Beşiktaş’ın ABD turnesinde de yer aldı.

1957’de Beşiktaş’a üye oldu. Altı sene sonra 1963’de ilk kez yönetim kurulunda yer aldı. Bundan sonra çeşitli dönemlerde aralıklarla kulüpte yöneticilik yaptı. 1984 yılında çok zor bir dönemde Mehmet Üstünkaya’dan yönetimi devraldığı başkanlık görevini 2000 yılına kadar devam ettirdi.
16 yıl süren Başkanlığı boyunca 8 kongrede rakiplerine sürekli üstünlük sağladı.

Evet, eğer sizde benim gibi Beşiktaş taraftarı değil , Beşiktaş sevdalısıysanız forumda buluşacağımız yer burası.

Ayrıca Alen abimiz , sarı Emrah , ciğerci Mustafa gibi tribün liderlerimiz ile ilgili anılarınızı da yine bu konu başlığı altında paylaşabilirsiniz.Yada son holigan ile ilgili hiç farketmez .

Forumda ki Beşiktaş sevdalıları ;

-@Valeryon
-@Narsilyon
-@“Maekar Targaryen”
-@“Lord of Casterly”
-@“The Wendigo”
-@BrandonStark
-@“Roose Bolton”
-@“Oberyn Martell”
-@“Viserys Targaryen”
-@Loras
-@“Wolf King”
-@Uaerys
-@Dondarrion
-@RobbSnow
-@“Lord Jon Snow”
-@BgGameThr
-@viptifo
-@sinister => Fair Play
-@“lethe ~”

0 Likes

#2

Fransız ve rum takımları gibi zengin değildik ama formamızda 1903’ten beri türk bayrağı vardı.

0 Likes

#3

1903’ten beri var mı , bilemiyorum .Fakat bilemediğim bir tarihte Türkiye Yunanistan ile oynayacağı bir hazırlık maçı için takım çıkaramıyor ve Beşiktaştan Türkiye için Yunanistanla oynamasını istiyor.Beşiktaşta çıkıyor Yunanistanı yeniyor. Federasyonda Beşiktaşın amblemine ay yıldız koydurtuyor.

0 Likes

#4

Doğru söylüyosun bir isim hatası var ama osmanlı zamanında’ki bayrakla türk bayrağı arasındaki fark nedir ki ?

OSMANLI BAYRAĞI

TÜRK BAYRAĞI

mantık hatası yapmadım :slight_smile: söylemek istediğim buydu.

0 Likes

#5

Sadece bir değil birçok Türk bayrağı var Osmanlı tarihinde ama genel olarak kırmızı bayrağın üstünde ay ve hilal kullanılıyor.

0 Likes

#6

Konuda tartışma yaratabilecek sözler sarfetmemeye dikkat ediniz,aynı şekilde diğer takım taraftarlarını kışkırtacak türden sözler,iyi forumlar.

Konunun adı Beşiktaş Jimnastik Kulübü FAN olarak değiştirilmiştir.

0 Likes

#7

Tamam tartışma yok ama fransız ver rum diyorum isim vermedim hemen alınıyosunuz,seninde dediğin gibi burası beşiktaş konusu bir galatasaraylı buraya girip yorum yazarsa tartışmayı başlatan o olur.

0 Likes

#8

Bayramın ilk günü , saat 20:00da İBB’e konuk olacak Beşiktaşımıza benim verebileceğim tek mesaj…

0 Likes

#9

Ben besiktasli degilim. Kufredip kacabilioz mu :stuck_out_tongue:

Vodafone 945 cihazımdan Tapatalk 2 ile gönderildi

0 Likes

#10

Diğer takım taraftarlarını buraya getirecek sözler sergilemediğiniz sürece tartışma çıkmaz.Aksi taktirde onlara cevap hakkı doğar.

Plakayı aldım .o.o

0 Likes

#11

1903 osmanlı döneminde kurulmuş bir takım

0 Likes

#12

konuya beşiktaşlı olanlar yazılırsa iyi olur renktaşlarımız kimmiş onu öğrenmiş oluruz :slight_smile:

0 Likes

#13

Beşiktaşlıyım, eskiden çok bağlıydım ama artık futbol bana zevk vermiyor. Endüstriyel futbol, beni kendinden soğuttu… İlgimde git gide azaldı ama Beşiktaş kulübünü hala severim ve kalbimde yeri vardır. Yenilse üzülürüm, yense sevinirim. Ve bazende derbi maçlarında, avrupa kupası maçlarında bir aşk, şevk geliyor gidebilirsem stadyuma, gidemezsem TV’den izliyorum.

Benide ekleyin listeye.

0 Likes

#14

Lig Tv kadroları açıkladı ;

İlk 11’ler

İstanbul Büyükşehir Belediyespor: Eduardo, Cihan, Geraldes, Can, Ekrem, Visca, Holmen, Gökhan, Taner, Tom, Webo

Beşiktaş: Cenk, Hilbert, İ.Toraman, Sivok, Uğur, Olcay, Hasan Türk, Fernandes, Veli, M.Pektemek, Almeida

Edit : İlk yarı İBB 0-0 BJK

0 Likes

#15

bjk fenerden daha iyi oynadı

0 Likes

#16

Maç sonucu İBB:1-BJK:1
İlk 20 dk. iyiydik ama veli çıktı oyun değişti resmen . Fernandes’te gününde değildi iyi oynamadı

0 Likes

#17

Beşiktaş, 2012-2013 Spor Toto Süper Ligi’nin ilk haftasında deplasmanda İstanbul BŞB. ile karşılaştı.

Karşılaşma Cihan ve Almeida’nın golleri ile 1-1 beraberlikle sonuçlandı.

Kişisel yorumum ,

Öncelikle bayramın ilk günü Beşiktaşımız sonunda sezonu açtı.Öncelikle herkesin bayramını kutlarım.

Gelelim maça. Tam bir rezillik. Şu 90 dakikada bir arkadaş Beşiktaşın bana nasıl oynamaya çalıştığını anlatabilir mi ? Ne oynuyoruz Allah aşkına ?

Öncelikle Samet bey tutturmuşsun skor ne olursa olsun mücadelemizi asla bırakmayacağız hep koşacağız diye.Gözünü seveyim hocam Beşiktaş Anadolu kulübü mü ? Ne mücadelesi ?

Şu 90 dakikada İbb gibi kontra takımı bile 45 dakika bizi sahamıza hapsetti .Diğer 45 dakikada kale önünü göstermedi. Ne mücadelesi . Sen çık, maçı domine et. Baskı kur . Kapanıp kendi sahanda koşturup duracağına bas, pres yap ,oyunu yönet. Tamam bunları madem ki yapamıyoruz o zaman ona göre oyuncu seç . Almeida …Almeida … Almeida diyorum sadece.90 dakika sahada volta atan birinin saldırgan pres yapan bir takımda ne işi var ? Göz var ,nizam var . Madem kabullenmişsin kanatsız kartal oluşturmaya o zaman oyuna direk Akyüz ile başla . Almeidayı kanatsız bir Beşiktaşda ne yapacaksın ? Kanadın Quaresma bile olsa o herifin atacağı gol max 10’dur hem.

Ha ben yine beklerden orta yaparım diyorsan . O zaman Hilbert ile Uğur doğru seçim fakat korkudan adamları ileri göndermiyorken Beşiktaş ne yapsın hucum yönlü bekleri ?

Peki ya Fernandes ? City’nin dünyaca ünlü stoperlerini bakkala gider gibi geçerken bugün neredeydin Fernandes ? Hocan sana resmen takımı emanet etmiş ama sen bir Toraman kadar olamayıp çizgiye dahi inemiyorsun. Oturup hakemle tartış anca.

Samet hoca takımı kurarken en ruhsuz Portekizlileri almış en ruhlusunu Ümraniye de bırakmış.Benim gördüğüm bu şekil.

En son olarakda şu topu Cenk’e yollayıp topu tekrar iler şişirmesini beklemek kadar cahil bir futbol anlayışı olamaz.Adamlar azcık sahte baskı yapmaya kalksa direk geriye dönüp topu ileri şişiriyoruz.Zaten Almeida zor yürürken sen birde ondan orta sahada hava toplarını kapmasını bekliyorsun.Gerçekten anlamak çok güç.

Takımı genelce bir toplamaya çalışırsak umudum yok değil. Fakat zor bir fikstür.Zor bir durum. En çok güvendiğim 3 gencin bugün beni yarıyolda bırakmasıda cabası ( Olcay,Oğuzhan,Hasan ). Daha haftaya İnönüde cimbom’u ağarlayacağız.Ben şimdiden endişe etmeye başladım.İbb maçında elleri ayaklarına dolaşan gençler 32 bin kişilik İnönü stadında Beşiktaş taraftarının önüne nasıl çıkacak ?

NOT:Maçın özeti çıkarsa burdan paylaşırım. Ayrıca maç hakkında ki yorumlarınızı bekliyorum.

0 Likes

#18

Maçta ilk 20 dk.da İyi paslı oyunu kontrol etme amaçlı oynuyormuşuz gibi gelmişti . Ama veli çıkınca sanki çok iyi bir adammış gibi ortasaha İBB’nin kontrolüne geçti açıkcası ben olcaydan patlama bekliyordum çünkü diğer hazırlık maçlarında hırslı bir futbol oynuyordu. Bu maçta atak yemekten başka bir şey yapmadı .Tabi adamlar daha ilk maçlarına çıkıyorlar ve tecrübesizler ama bizimde ERNST’i aradığımız gün gibi ortada topu çıkarıcak bir tane adam yok eğer fernandes ileriye dönük oynatılmaya devam ettirilirse vay halimize .Maçta İbrahim ,hilbert ve sivok’un iyi oynadıklarını düşünüyorum . Gine hiç değilse lige 1 puanla başladık hiç olmamasından iyidir geçen seneyi hatırlayın ilk maçtan 2 tane yemiştik .Bu arada ileri açıklarda hiç iş yok acilen Quaresma’nın kadroya alınması lazım .

0 Likes

#19

O portekizlileri Fatih Terim’in eline ver Şampiyonlar Ligini alsın gelsin.

[size=0]-bomb has been planted-

0 Likes

#20

Sonuna kadar Beşiktaş FEDA

0 Likes