Bir Villain olarak Arya:


#24

Ben de Jon Dany’i işaretledim de kim var başka? Adam mı bıraktı zalım senaristler.


#25

Niye Jaime adam değil mi ? Sandor değil mi ? Tyrion değil mi ? Jon’un bunlardan ne artısı var ? Haa şunu diyebilirsin ; Kuzey ile Güneyi birlistirdi iyi de piclerin savasında hepsini telef ett.Tek başına bolton ordusunun üzerine koşarken ne düşünüyordu çok merak ediyorum ? Dizide gördüğüm en aptalca hareketti.

Biraz farklı düşün emmoglu.zincirlerini kır.tabularını göm.Allahu me Salli deyip yeni bir sayfa aç.


#26

Jaime severim ama Lannister sevmem
Sandor severim ama adam gibi adam olmak iyi kral olmaya yetmeyeceği gibi zatrn kral olmayı istemez.
Tyrion hmm gene Lannister sorunu var.

Ayrıca ben Targaryenciyim Jon Ashara’nın oğlu çıksa Dany’i desteklerim. Yani Jon’u desteklemem en sevdiğim karakter olduğu anlamına gelmez.


#27

Öncelikle konu için çok teşekkür ederim, o kadar kuram peşinde koşuyorum, nasıl gözümden kaçmış; bilemedim. Açıkçası Arya’nın bu “durumu” kesinlikle benim ilgimi çeken ve tartışmaktan zevk aldığım/alacağım bir konu, demek ayrı başlık açmak gerekiyormuş. :slight_smile: Öncelikle bazı arkadaşlar nedense bu konuyu “tabu” gibi görmüş, yani Arya ve kötü hatun meselesi… Oysa tabu olmaktan çok öte bir şey ve büyük ihtimalle de hikayenin gidişatını etkileyecek bir olay. Elbette siz olaya “İyi sandığımız bir karakter, süper kötü cani pislik birine mi dönüşecek? huuu” şeklinde yaklaşıyorsanız, durum başka ama o biraz (bazı kişiler için) kişisel tatmin ötesine gitmez.

Şimdi aramıza yeni katılanlar da var; Arya Stark ve Yüzsüz Adamlar ‘The Valkyrie’ Bu başlık ve Yüzsüz Adamlar ve Ötekiler (Bir de Arya ve Braavos “Ay ve Su” var.) başlığı hazırlar iken ister istemez Arya’nın da hikayedeki rolü hakkında da düşüncelere daldım. Çünkü Yüzsüzler ile olan bağı ve onun (bana göre) Büyük Öteki’ye kadar götürecek (doğrudan ya da dolaylı bilemiyorum hala, çözemediğim, birleştiremediğim bir bağlantı burası hala) yolu ister istemez gördüm, sezinledim ve “Burada bir şeyler oluyor ve sıradan şeyler değil. Hiç de sandığımız gibi olmayabilir bazı şeyler.” dememi sağladı. Yüce Yürek Hayaleti’nin Arya hakkındaki bir nevi kehaneti de zaten onun içinde yatan ve dönüşeceği şeye bir ışık tutmuş gibi, zira kadını korkuttuğu kadar, Arya’nın kederi de onu kederlendirmiş ve tatmak istemediğini söylemiştir yaşlı kadın.

Arya bizim bildiğimiz geleneksel bir kötü adam mı olacak? Hayır. Böyle olmasını bekleyenler varsa, yanılıyorlar. Tyrion ne denli kötü bir karakter ise yahut Sandor, o da ancak o kadar kötü bir karakter olabilir. Ve bu ikisi de bizim geleneksel bildiğimiz kötü karakterden değil; Martin’in deyişi ile; “iyi bir kötü” bunlar. Bu yüzden Arya’nın ulaşacağı en fazla kısım burası; bir Ramsey yahut Euron vb. bir kişi asla olamaz.

O zaman onun “iyi bir kötü” kişiliği nasıl ve ne şekilde olabilir? Aslında çoğu arkadaş güzel isabetli tahminler yapmış, onların üstüne çok fazla ekleme yapmaya gerek yok. Arya, adalet duygusu olan bir kız; sonuçta babasının kızı. Bu zaten söylenen bir şey. Stark değerleri ile büyüdü ama elbette yolda yaşadıkları, onu ciddi ölçüde dönüştürdü; babasının ölümünü görmek, abisi ve annesinin öldürülüş anında orada olması ve yolda “dost” dedikleri kişiler tarafından terk edilmesi(onun bakış açısıyla) kızımızın kalbinde onun deyimiyle “kalbinde boşluk yaratmış” ve onu ciddi bir “öfke” ve “nefret” duygusuna yöneltmiştir. “kötü adam” olarak işaretlediği herkese karşı acımasız ve gaddar; pişmanlık duymuyor bu yüzden, çünkü onlar kötü. Zaten listesindekilere bakar isek gerçekten de hepsi kötü insanlar. Bu liste ilk başta ailesine yamuk yapanları içerir iken(hatta aileden saydığı kurtlara bile ki Cersei’nin listede olma sebebi bariz şekilde Leydi’nin öldürülmesini emretmesidir.) zamanla yolda arkadaş edindiği kişilere karşı yapılan yamukları da eklemeye başladı; Gendry’nin miğferini çalan adam, bacağı sakat diye öldürülen arkadaşı… diye gidiyor bunlar. Braavos’a geldiği zaman ise Daeron ile karşılaştı; ilk başta onunla Sur’a gitmeyi aklında geçirse de Sur’a asla gitmeyeceğini duyduktan sonra onun “kötü bir adam” olduğuna karar verdi ve öldürdü ve evet, bundan pişmanlık duymadı. Bu eylemi doğru ya da yanlış, tamamen okuyucunun bakış açısına göre yorumlanacak bir mesele; aynı Mycah’ı korumalı mıydı korumamalı mıydı, sorusuna cevap gibi… Fakat Arya’nın asıl olayı burada, listesine çok kolay adam eklemeye başlaması oluyor. “Lannisterlar ile geziyor, kötü adam öldür.”, “Sur’dan kaçmış, kötü adam öldür.” Han’da iken de bir yaveri öldürmüştü, onun tek suçu Lannisterler ile gezmekti, birini öldürdüğü, tecavüz ettiği yoktu; sadece kızlar için gelmişti. Bunlar birer işaret aslında… Yani böyle birine dönüşen biri yarın “ihanet” ettiğini düşünür ise Sansa’yı bile öldürebilir, @Cassiopeia Hele ki Cersei’ye gidip öttüğünü vs. öğrenir ise, sen o zaman gör. Sonuç olarak sen veya benim bakış açımızın önemi yok Arya’nın ki önemli. O kuram genel olarak benim de zaten aklıma yatmadı, yazdım da zaten oraya ama bu Sansa’nın ölmeyeceğine işaret olmadığı gibi Arya’nın bir parmağı asla olmaza da getirilemez.

Konuya dönersek… Arya, Nazik Adam ile konuşurken de gördüğümüz gibi acayip derece kana susamış birine dönüştü ve öldürmekten zevk almayacak, zaten iyi kötü zevk almaya başladı ama bu daha çok “kendisine yamuk yapanlardan intikam alıp, adalet sağladığı” düşüncesinin getirdiği bir tatmin duygusu ve rahatlama… lakin ileride kantarın topuzunu kaçırması içten bile değil, şüphesiz. Yani birinin Arya’nın dizginlerini tutması lazım ve açıkçası o kızı kontrol edebilecek yegane kişi Jon. Çünkü Arya’nın yumuşak karnı Jon. Yine de Jon’un da ne kadar başarılı olabileceğini, diriltikten sonra neye dönüşeceğini göreceğiz…

Kısaca bizim kızımızın kendine has bir kana susamışlığı var ve bunu “adalet” duygusu adı altında yapıyor; şimdilik (o yaver hariç) öldürdükleri kötü adam olarak nitelendirilecek kişilerdi ama yarın bizim “ölmeyi hak etmiyordu” diyeceğimiz birini listeye eklemeye başlama ihtimali yüksek duruyor. Elbette dediğim gibi dinginlenmez ise.

Arya, Sansa’yı kıskanıyor mu? Kıskanıyordu. Demek çok daha doğru olacak. Arya’da 2. çocuk sendromu vardı; Jon ve Stannis’te olduğu gibi. Bu üçü de kendinden önce doğanların gölgesinde kalmış tipler ve bunun ezikliğini de iyi kötü yaşadı. Arya gayet açık seçik şekilde Sansa’yı kıskandığını belli etti, Stannis etti ve evet, Jon da gayet net şekilde kıskandığını dile getirdi. Sanırım Westeros’ta 2. çocuk sendromu yaygın bir şey. :smiley: Lakin “erkeksi” davranışlarının bu kıskançlık ile ilgisi olduğunu düşünmüyorum, Ülkü; çünkü sen ne durumda olursa olsun kendi içinde ne varsa onu yaparsın, olmadığın birine dönüşemezsin. Braavos’ta iken gördük ki annesi Arya’yı sürekli ablasıyla kıyaslamış; Rahibe de zaten benzer şeyleri yapıyordu. Hal böyle olunca illa ki “eleştirilmenin” ve “kıyaslanmanın” verdiği ruh haliyle Sansa gibi olmak istemiş ama zaten içinde olmadığı için olamamış ama ablasının taktir toplaması vs. onu kıskanmasını da sağlamıştır. (Lakin lütfen, Jon kesin öyle şey söyledi mi belli değil cümlesini görmemiş gibi yapacağım; Arya’da yalancılık huyu mu var da söylenmemiş bir sözü başkasına ithaf ederek söylesin? Su gibi yalan söyleyen Sansa, Arya değil; orada bile yalanı Sansa söyledi. Ayrıca kasıtlı sinir etmek için söylediği kanaatine bir çizgi romanda çizilen yüze bakarak varmak, ben de çizgi romanlara bakıp başka karakterler için aynı şeyi mi yapayım? :smiley: )

@Miro Jon ve Jaime hakkında bir başlık var; zaten olumlu olumsuz şeyler konusunda değinilmiş, eksik olduğunu düşündüğün kısımları ekleyebilirsin. :slight_smile: Lakin sen dizi üzerinden yürüyorsun hep, o benim açımdan sıkıcı, katılmak istemiyorum ondan. :stuck_out_tongue:

Yalnız arkadaşlar demeden de edemeyeceğim; kitapta Arya, ablasının gölgesinde kalıp kıskanmış ise de bir dönem, bakıyorum da Sansacı izleyici/okuyucular tam tersine; Sansa’nın Arya’nın gölgesinde kalmasına; karşısında hep ezik, suçlanan taraf olmasına içerlemiş, bıkmış. Anlıyorum sizi, siz de sonuna kadar haklısınız, fazla gömmüş olabiliriz Sansa’ya. :smiley:


#28

dizideki karakter ortada ama kitaptaki yoruma müsait ve kitaptaki değil dizidekini öven kitabı okumamıştır !
bazı oyuncular bazı karakterleri o kadar iyi oynadı ki kitaptakinin önüne geçti
Arya, Joffrey, ilk aklıma gelenler
hatta Aryanın hatalarının görülmemesinin en büyük sebebide buydu bana göre
neyse bazı karakterlerde rolle bütünleşti ayrı düşünülemiyor
Olenna tywim Trion
bazılarıda iyi olmadığı halde rolü ile kitabın bile önüne geçti onların kıl kadar kusurları göklere çıkarıldı
Sansa
bazılarıda rolü ile bir yere geldi
Jon
ilk aklıma gelenleri katagoriledim yanlışım olabilir idare edin :smiley:
işte böyle olunca karakterleri değerlendirmemizde gerçekten uzaklaştı açıkçası
ve dizinin bence konuşulacak çok şeyide yok


#30

Dizi ve tabu yorumunu seni eleştirmek için yapmadım, sadece fikir beyan ettim. Yani genelde niye katılmadığımı o tür tartışmalara, onu söyledim. Yanlış anlama lütfen.

Ben bazı karakterlerin tabu olduğunu düşünmüyorum; yani “eleştirilemez, teklif dahi edilemez.” şeklinde bir şey yok ortada. Eleştirdi diye de gömülmez kimse. Bak ne güzel söylemişsin; Jon’u sevenleri saymışsın ve aslında biliyoruz ki dizi yahut seride Jon sever çok fazladır. Peki, neden bu karakter yahut Arya gibi çok fazla seveni olan kişi eleştirilmez pek? Aslında cevap bir önceki cümlede; seveni çok, seven çok olunca sevdiği kişiye karşı daha yumuşak oluyor. Sevmediğine de daha acımasız. Hepimiz için geçerli bu; benim Sansa’yı pek sevmediğim aşikar, bu yüzden çok rahat acımasız olabiliyorum zaman zaman; aynı şekilde Arya’yı sevmeyen bazı arkadaşların da zorla yumurta çıkarmaya çalışarak karşılık vermeye çalışmasından da göreceğin üzere hepimizde var bu sorun. :innocent: Yani “bende yok” diyen varsa kendini kandırıyor, kusura kalmasın.

Lakin şöyle de bir durum var; tamam, karakterlerin olumsuz kısımlarını da eleştirelim ama eleştirmeye değmeyecek yahut olmayan bir yanlışı da zorla doğurtup eleştirmeye çalışmak da yersiz kaçıyor. Örneğin; Jon başlığını açtığımda kusurları da eklemek istedim ve oturup inan düşündüm; Ülkü’nün saydığı şeyler dışında bir şey çıkartamadım; onlar da ya işte biraz zorlama oldu ya da eleştirmeye değmeyecek her karakterde olan hatalar oldu ama yemin bozma bir kusur yanlış hatadır, ciddi bir tane hem de. Bir tek o çıktı işte. Başkaları da yazsın çizsin istedim ama onlardan bile çıkmadı yani. Yahut Arya’yı eleştirin ya; sıkıldım Sansa’ya laf etmenizden kusursuz mu o?! diye kızdı arkadaşlar. Dedim içimden tamam, eleştirelim; kafama ilk gelenler işte Sandor ile birlikte iken Lannisterlar ile olan yaver geldi; masum bir oğlandı o. Sırf onlarla diye kötü belleyip öldürdü(tek burada demedim bunu) veya işte ben o zaman düşünmedim ama arkadaşlar gözüme soktu; Jaqen’in 3 Dilek hakkını salak salak harcadı. Bunlar gibi şeylere odaklanmak gerekir iken çıkıp da “arkadaşını korudu, ne kadar gereksiz hareket!” demek de absürt bir eleştiridir. Buna tutunan arkadaşlar yukarıda saydıklarımı dillendirmeliydi. Çünkü onlar bariz tartışmasız yanlış işte. Bu örnekler sıralanabilir başka çok sevilen karakterler için de; Tyrion gibi misal. Var yani örnek sürüyle. Lakin sırf tartışalım diye yahut karşılık vermek için olmamalı tüm bunlar.


#32

Çocuğa suç atmak da kolaya kaçmak işte; Sandor’un yaptığını hafifletmek yani; Mycah konusunda “Arya suçlu, korumayacaktı! Böylece Sansa yalan söylemeyecek, Leydi ölmeyecek, en fazla iki üç yarası olacak.” diyerek karakterlerini temize çıkarmak şeyinden farksız.

Lakin haklısın, anlıyorum ve dikkatimi çekti; herkes karakterlerin kusurları hakkında konuşmayı tercih ediyor. Hemen atlıyor konuya; bak daha önce açtığım Sansa başlığı ve şimdi Ülkü’nğn açtığı bu başlık; üşüştüler.

Ben aylardır olaylar üzerine kuramlar açıyorum, gördün; kimse yanaşmıyor tartışmaya, sırf tartışmayı oralara çekmek için de her fırsatta bağlantı adresi veriyorum ama hala aynı; karakter kusuru olunca daha kolay be eğlenceli geliyor galiba. Misal bu başlık aslında kusur meselesinden ziyade Arya’nın gidişatı ile ilgili ama bu bile bir yerden sonra “kusur” meselesine dönmüş. Yani ne deyim ki? Ben kendimce yapabildiğimi yapıyorum.


#33

üşütüler ne demek üşüştüler :confounded: leş yiyiciler üşüşür ve konuya yorum yazanlar bende dahil genelde her konuya atlayan aktif insanlar, farklı konu bulduk atladık konuşuyoruz bu üşüşmek mi ?
şimdi yine alıngan oldum bu arada :smiley:


#34

Evet, oldun. Yani cidden… böyle şeyleri özelden söyle. Üşüşmek; toplanmak demektir.


#36

özelden konuşmuyorum
alıngan zaten hep size göre oluyorum
toplaşmak demek istiyorsan düşünüp o kelimeyi kullancaksın üşüşme argo bir kelimedir
akbbaların leş üstüne toplanması gerçek manası ama argoda bir yere toplanan gereksiz insan topluluğuna denir
argo yasak mı bilmiyorum ben hoş karşılamadım bu kelimeyi


#38

Benim için sorun değil. Konu konuyu açıyor. Sohbetide kesemiyorsun Hemen. Anlıyorum çünkü bende çok yaşadım aynı durumu. Takılın kafanıza göre. Trolleme konusuna dönüşmediği sürece sorun etmem :smile:


#39

Bak, sevdiğimiz karakter meselesi olunca öyle yahut böyle; bahane ne olursak olalım hemen bir olayı yumuşatma olayı oluyor. Ayrıca hemen tartışmanın içine de çekiliyoruz; yani ister istemez yazıyoruz ve yazıyorum. :smiley:

“Sebep oğlanın ta kendisidir!” demek, olayın tüm suçunu ona atmak demektir; “oradan geçmese idi! Kafasına saksı düşmezdi!” Saksıyı o şekilde koyanda hata yok mu? “Hırsızın suçu yok mu!” Lafı bu olaya söylenir. :grinning: Yani Arya istemiş gelmiş oynamış; o mal oğlanın orada işi ne? Niye millete dadanıyor? Ona ne? Ve kime ne? Ben Arya da olsam kasap çocuğu da seçimlerimi kendim yaparım; istediğim kişi ile arkadaşlık kurarım. Benim elit biri ile arkadaşlık yapmam yahut aşağı tabaka görünen biri ile arkadaşlık yapmam; birinin o kişiyi öldürme hakkını ona vermez, “yapmasa idi” demek, suçu hafifletme çabası elbette. Yani bu kız, Kışyarından çıktığından beri bu oğlanla takılıyor; herkes biliyor, babası da biliyor ve ses etmiyor; eeee başkasına ne? Demek baba için sorun yok, herkese halt etmek düşer.

Misal Arya’nın öldürdüğü yaver oğlan; “orada o olmasaydı! Ölümünün yegane sebebi o!” Diyerek Arya’nın yaptığını hafifletmem; oğlan masumdu ve arada kaynadı. Bu yani.

Lakin Mycah’ı öldürdü diye de Sandor’a hayatta “pişik iğrenç ööö” demem; en azından sonraki kitaplarda dememem için elime değişik şeyler verdi. İlk okuduğumda elbet sövmüşümdür; sen de sövmüşsündür ama sonra nedense yavaştan sevmeye başladım, değişik işlenen bir karakter diye galiba bilemiyorum tam.

Konuşun elbette Arya hata vs. ben onu demiyorum; bak bu bile hemen dönüşüyor, bak Sandor’a dönüştü. Olay bu. Yani yapıyoruz bunu, seviyoruz aslında bakma; İstanbullular gibiyiz; trafikten şikayet edip lanet yağdırıyoruz ama sonra toplu taşıma aracı kullanmak daha iyi olmasına rağmen o trafiğe araba ile girmeye devam ediyoruz yahut taşınmıyoruz ama dırdıra devam. Mazoşistlik var bence. :grinning:

@fecr Senin kibar İstanbul Türkçene göre konuşmadığım için özür dilerim, ben böyleyim; işine gelmiyor ise bana yazmaz, sohbete girmezsin; yazdığım hiçbir şeyi de okumaz isen rahatsız olmazsın. Argo yasak değil, burada herkes yeri gelince argo kullanıyor ve kimse üstüne kötü mana algılamıyor.

Üşüşmek kelimesi -senin elit çevren dışında- Türkiye’de herkesin sık kullandığı bir kelime olmakla beraber bunjn bazı yörelerde adı “çokmak”tır ve toplanmak manasına gelir yine aynı şekilde. Senin kafanda çarpık bir versiyonu olabilir; seksapel kelimesi gibi ama herkesin kafasındaki manaya göre yazacak olursak yandık, kimse kimseyle konuşamaz.

Ayrıca argo bir kelime değildir.


#40

Ayça abla,öncelikle yorumun için teşekkür ederim,ben biraz konuya baskın yaparsın diye tırsıyordum ama açıkcası şaşırdım. aynı doğrultuda düşünüyor olmamız çok güzel. zaten bende uber kötü olur diye yazmadım.belirttim orada daha gri bir karakter olabilir diye.
Zaten starklardan bir ramsay çıkmaz heralde.

orada zaten ‘belki de’ yazdım. asıl sebep değildir elbette ama etkisi olduğunu düşünüyorum çünkü arya şarkı söylemek gibi basit şeylere bile ‘şarkı söylemek aptalca’ diye muhalefet ediyor. bir insan en azından saçının taranmasına bile muhalefet eder mi? ama saçlarının kuşyuvası gibi olduğunu biliyoruz. arya bence böyle küçük ‘isyan’ larla tepkisini gösteriyor.

3 kitap boyunca erkek numarası yapıp yutturmuş birinden sözediyoruz. FM eğitimi alan birinden sözediyoruz. kış rüzgarları pov unda öldürdüğü muhafızı yalan söyleyerek kandıran birinden sözediyoruz. arya da aynı sansa gibi sürekli yalan söyleyerek hayatta kalmadı mı?
çizgi roman ı örnek diye koydum. orayı okumak bile arya’nın sinirlendirmek için söylediğine kanıt. yoksa durup dururken neden jon’un ne düşündüğünü söyleyip limon sıksın. sansa ve arkadaşları gayet nazik cevap veriyorlar ona orada. tek bir cümleden sansa’nın ispiyoncu olduğunu çıkarıp bu kız ‘su gibi yalancı’ demeyi biliyorsunuz ama. kıskanma konusunda da beni şaşırttığını eklemeden geçemeyeceğim. daha önce konuşurken, ısrarla öyle bir şey yok dedin diye hatırlıyorum :thinking:

sansa arya’nın karşısında ezik kalmadı hiç. daha hiç öyle bir sahne okumadık. biz sansacılarda sansa’yı eleştirenlerin kendi karakterlerini eleştirmeyip bizimkilere her türlü hakareti etmesinden bıktık. ki bu sorunu sadece sansa fanları yaşamıyor ne yazık ki. neden görmüyoruz acaba? bunlar kızkardeş. aynı karında yaşamışlar aynı adama baba demişler. biri tully diye aşağılanıyor- ki siz edmure’la brynden’a kurban olun :smile: -. birine de tapılıyor. evet kelimenin tam anlamıyla tapmak. aslında karaktere bu derece inanmışlıkta ‘etkileyici’ bir taraf yok değil. ama abartı bence. ayrıca eğer geçende bulduğum tarih hesabını tekrar bulabilirsem paylaşacağım. muhtemelen sansa %80 ihtimalle jon dahil, kış zamanı doğan tek stark çocuğu. tully dediğiniz kız bir yaz çocuğu değil yani. bir süre annesinin tanrılarını tercih ettiyse de artık gittikçe kuzeye yöneliyor. neyse kendi konumu ben saptıracağım şimdi,o yüzden burada kesiyorum. :smile:


#41

:rofl::rofl::rofl:

Tırsma ya, niye tırsıyorsun? :smiley: Gerçi böyle düşüneceğini de tahmin etmiştim. :sunglasses:

Yani evet, minik isyanlar vs. şeklinde kendince tepki veriyordur. Yalnız saç tarama ve şarkı olayını tam hatırlayamadım? Biraz hatırlatır mısın?

“SÜREKLİ YALAN SÖYLEYEREK HAYATTA KALMADI MI?”

Sen elma ile armudu karıştırdın. Benim Sansa eleştirim her daim sadece 1. kitap ile sınırlı kalmıştır. Sen hiç gördün mü diğer üç kitapta Sansa’nın yaptığı bir şeyi eleştirdiğimi? (Dur, geçen LF konusunda düşüncelerini eleştirdim. Güvenmesi falan. Bunu sayma :smiley: ) Hangi insana, hayatta kalmak için yalan söyledi diye eleştiri yaptım? Kimseye. Jon bile yalan söyledi, Stannis bile yalan basıyor(gerçi o hayatta kalmak için değil, çıkarı için.). Ned dahi zamanın yalan söyledi.

Bak “kıskanma” meselesinde verdiğin örnekte, Sansa hemen kıvırıp yalan söylüyor; bunun neresi hayatta kalma meselesi? Yahut Joff. meselesinde söylediği yalanın neresi hayatta kalma meselesi? Öldürecekler miydi kızı da ailesini de? Hayır, orada yatan sebep başka. Onu da geçtim daha sonra Arya ile konuşurken Mycah konusunda hala yalan söylüyor hem de Arya’ya; neresi hayatta kalma meselesi? Ya bırak başkalarını, bu kız KENDİNE bile yalan söylüyor! :smiley: Bunları diyorum, rahatça yalan söylüyor ve bunlar Stannis’inkiler gibi “çıkar” üzerine. Sonrasında “esir” hayatında söyledikleri elbette ki “hayatta kalmak” için ve asla eleştirilemez. Kız yapması gereken şeyi yaptı. Bunu demek istedim. :slight_smile:

Sansa’nın arkadaşlarının “nazik” cevap vermesi ile Arya’nın “cevabı” arasında bağlantıyı tam kuramadım. Yani kendi fikri de “kötü” ise? O zaman onu söylesin ama demedi. Niye Jon’un sözü? Hmmm. Kendimden bakarsam eğer biri bana bir şey sorsa ve ben kendi cevabım yerine başkasının sözünü aktarsam muhtemelen bunun sebebi “o kişi/şey hakkında” net bir fikrimin tam oluşmamasından olabilir. Yani kendi fikrim varken başkasının niye söyleyim? Hayır, Sansa’yı kışkırtmak istesem neden Jon’u ya da başkasını işin içine katayım? “Kıza benziyor.” der, geçerim. Gene tahrik olacak. He bence sonradan gelişen olaylara bakar isek orada yazarın amacı; “Jon” muhabbetinin geçmesi ve Arya’nın tahrik olması gerekiyordu; o minik sürtüşme olacaktı ki Arya’nın ablası ve kendisi arsındaki kıyaslamayı ve kıskançlığı, 2. çocuk sendromunu görelim. Başka nasıl tahrik olacaktı Arya? Diğer yandan iki kız kardeşin Jon’a bakışını da dile getirmek içindir, bence.

Sansa’nın ispiyoncu olduğunu “Jon” söyledi, ben değil. Hatta Braavos’ta iken Arya bu sözü yeniden hatırlıyor, mantıken hatırlamasında bir mantık yok, ne önemi var ki kaç sene geçmiş üzerinden? Hemen akla “güvenilmez anlatıcı” meselesi geliyor bende. Neyse konu Sansa değil.

Hayal meyal hatırlar gibiyim senle konuşmayı; sanırım ilk söylediğinde bu tanıtım povunu unuttum Arya’nın, aklımda olmadığı için kalan kısımlarda böyle bir emare görmemiştim ama sen onu hatırlatınca “dedim, tamamdır; kıskanmış.”

Sandığınız gibi var olanı reddetmem ben :slight_smile:

Bakış açısı tabi, niye sevdiğin bir karakterin başka karakter karşısında ezik kalmasını kabul edesin ki? :smiley: Şaka bir yana benim temelde bahsetmek istediğim şey; okuyucu/izleyiciler olarak Aryacılar baskın kalıyor biraz Sansacılara göre, o yani. :smiley: Arya çok övülürken Sansa yeriliyor, eziklik, gölgede kalma mesele o :smiley:

O iğrenç Tully’lere de kurban olmam, onlar gitsin Jon’un önünde diz çöksün ve yok olana kadar hizmet etsin; köle olarak! :smiley: (Edmure’a sempatim var kıs. :slight_smile: )

“Yaz-kış doğumu” ile Stark-Tully arasında nasıl bağ kurdun ki? Benim bildiğim sadece Jon ve Robb, 1 kış gördü(onu da hayal meyal hatırlıyorlarmış) ama onlar bile yaz çocuğu; tüm Stark çocukları yazın doğdu. Şimdi onlar güneyli, Sansa kışın doğsa kuzeyli mi? :smiley:


#42

paragraf yazmayı özlemişim :smile: gelsin paragraflar :tada:

Discor’ta Duygu Abla ya geçende böyle bir konu var ama ayça abla’nın tepkisinden korkuyorum dedim. o da ‘parçalar seni’ yazdı. :smile: sonra tabi sen yaz bişey olmaz dedi. :smile:

ya mesela bir yerde şarkılarla ilgili konuşuluyor ''şarkı söylemek aptalca’diyor. sonra aptal bir panayırla ilgili aptal bir şarkı söyleyen sansa diyor. saçlarının her zaman dağınık ve kuşyuvası şeklinde olduğunu jon diyordu sanırım ama arya kendisi de diyor. hatta annesi saçlarını tarayıp kıyafetlerini kirletmezse ablası gibi güzel olabiliceğini söylemiş bir keresinde.

bu bir beyaz yalan. jon’da o kadar söylüyor.joff meselesinde de bilmiyorum diyor. kalanının neden olduğunu bilmiyoruz.zaten sansa hiç içmediği kadar şarap içmişti orada. yanlış hatırlaması normal.

arya’nın sansa’nın güzelliğine gıpta ettiğini biliyoruz ama arya kargaların ziyafetinde ‘güzel olmayı hiç umursamadığını söylüyor.’ bu da kendine yalan söylemektir. ki güzellik algısı en erkeksi kızımızın bile damarlarına işlenmiş bir koddur. bknz:brienne

bak burada da elma yla armudu sen karıştırıyorsun. sansa ve arkadaşları düzgün bir şekilde ona prens hakkında ne konuştuklarını, onun ne düşündüğünü soruyorlar. arya o pov’un başında diyor ki:

arya’nın kendi fikri joff’un uzun ve yakışıklı olduğu. ama tutup gıcıklık olsun diye jon böyle dedi diyor.
hadi jon dedi böyle bir şey,ben dememiştir demiyorum, ama onun bunu belirtmesi mi lazım. hele senin söylediğine göre ‘ispiyoncu’ dedikleri bir kıza. sansa joff’a iyi niyetiyle bir bahsetse, jon joff’un gazabına uğrayacak.

şöyle martin bilerek ilk kitapta sansa’yı biraz rahatsız edici yapıyor.bunu kendisi de söylüyor.sonra diyor ki giderek daha sempatikleşen bir karakter… dizide zaten sophie den gelen bir antipatiklik var.
son sezonlarda sansa tarafı dany’cilerden sonra ikinci sırada. buradaki anketlerde bile öyle çıktı. arya sevilen bir karakter ama sansa’nın kaderine olan bir inanç var ortada. haa forumda şu an aryacıların baskın gözükme nedenini geçende söyledim. (thanks to you :smile: )

catelyn’i bende sevmiyorum.hatta hoster tully yi de sevmiyorum.-çok çıkarcı bir adam gibi geliyor-ama koskoca tully hanesini suçlamak doğru değil bence.edmure sempatisi meselesinde valla sansa’ya öyle bir tully diyorsun ki, elinden gelse hepsini çılgınateş’e atacak gibisin. :smile:

sansa istese de tamamen tully olamaz demek istiyorum. damarlarında kış var.starklardan dolayı. zaten kış sevgisini kardan winterfell’i yaparken görüyoruz. oradaki tanımlamalarında. bu kızdan bahsedilirken,sıradan bir güney leydisiymiş gibi bahsediliyor. ama damarlarında ilk insan kanı var. oldukça stark ve giderek starklaşıyor. sadece onun kışın doğması ilginç bir ayrıntı bence. hadi jon’u sanmıyorum o yarı ateş zaten. arya ve robb arasında bir kış var. o tabloyu bulunca atacağım sana. 2 senelik filan.zaten yalancı bahar dedikleri,bahar geldi zannederlerken kış gelmesinden değil mi? öyle biliyorum.


#43

Harbiden şu baştaki uzun ve yakışıklı tanımlamasına okurken hiç dikkat etmemiştim. Yani gerçekten de Sansa’ya gıcıklık vermeye çalışıyormuş gibi.