Bram Stoker's Dracula

Bram Stoker’dan Dracula, kısa adı ile Dracula, 1992 ABD yapımı romantik korku-gerilim filmidir. Özgün adı Bram Stoker’s Dracula olan film 20 Şubat 1993 tarihinde Türkiye’de sinemalarda gösterime girmişti.
Film İrlandalı yazar Bram Stoker’ın 1897’de yazdığı ünlü romanı Dracula’dan uyarlanmıştır. Francis Ford Coppola’nın yapımcılığını ve yönetmenliğini yaptığı filmde Gary Oldman, Winona Ryder, Keanu Reeves ve Anthony Hopkins rol almışlardır.

*Bram Stoker’ın romanı birçok kez sinemaya aktarılmıştı. Ancak Coppola’nın bu filmi romana en yakın uyarlamalardan biri sayılmaktadır.

*Film 3 teknik dalda Oscar almıştır. Bunlar;En İyi Kostüm Akademi Ödülü, En İyi Makyaj Akademi Ödülü ve En İyi Ses Kurgusu Akademi Ödülü’dür. Bunlardan başka çeşitli yarışmalarda 7 ödül daha almıştır.

*Dracula yani Vlad gerçekte tarihte yaşamış bir şahsiyetti. 15. yüzyılda gücü ve vahşeti ile nam salan bu Eflak Prensi düşmanlarını kazığa oturmasıyla ün salmıştı ve bu yüzden “Kazıklı Voyvoda” olarak da anılırdı.

[video=youtube]http://www.youtube.com/watch?v=k7leC4YClrI[/video]

Coppola ve Gary Oldman birlesince cok guzel bir uyarlama cikmisti ortaya.Vampir ve cinsellik baglarinin da suyu cikarilmadan islendigi nadir filmlerden biridir.

Şimdilerin parıl parıl parlayan dişlilerine selam olsun.Dracula’yı, Gary Oldman’dan daha iyi oynayanını görmedim bugüne kadar.Herhangi bir vampiri rolünü Gary Oldman’dan daha iyi oynayanı görmedim daha doğrusu.Hani bi laf vardır, “Babam daha iyisini yapana kadar en iyisi benim” diye.Aynı mantık.

Aynen. Bram Stoker’s Dracula her zaman iyi, her zaman iyi olacak.
Milyon kez izleyebilirim filmi, atmosferi müthiş. Oyuncular harika. Gary Oldman ayrı mükemmel, Winona Ryder apayrı mükemmel :B

Kısacık bir bilgi vereyim.Bram Stoker’ın Dracula karakterini yaratırken esinlendiği III.Vlad , Kont Drakula yada diğer adı ile Kazıklı Voyvoda’nın küçüklüğü Osmanlı Saraylarında geçmiştir.Hakta zamanında kendisinin Fatih Sultan Mehmet’in en yakın arkadaşı olduğuda rivayetler arasındadır.

III.Vlad’ın Türk düşmanlığı hakkında 2 rivayet var.

1_ Vlad, küçük kardeşi ile Osmanlı Sarayına verildiğinde Türkleri seveceğine nefret etmiş.Tam tersine kardeşi de Türklere çok bağlanmış müslüman felan olmuş saray halkı Vladın kardeşine epey bir alışmış ,yakışıklı diye lakap bile takmışlar.Fakat Vlad nedendir bilinmez ,Türklerden hep nefret etmiş.

2_İlk rivayetde anlattıığımın tam tersi yani Vlad Türkleri çok sevmiş , saray imkanlarını sonuna kadar kullanmış.Ve Fatih Sultan Mehmetle de çok iyi iki arkadaş olmuşlar.Aradan yıllar geçmiş Vlad büyümüş Bizim Fatihde Padişah olmuş. Bunu memleketine geri yollamış.O zamanda bütün doğu Avrupada Türklere karşı bir düşmanlık varmış.Fakat Vlad Mehmet’i çok sevdiğinden bunlara hep karşı gelmiş fakat zamanla yanındakilerinin doldurmasıyla gaza gelmiş ve Eflak , Sırp ,Bulgar demeden hemen hemen bütün balkanlarda toplanan büyük bir orduya kendi askerlerini yollamış.Savaşın adını hatırlamıyorum ama osmanlılar okçuları balkan ordusunun arkasına çekerek savaşı kazanmışlar.Bunun üzerine Vlad esir alınmış.Ve bu esir olduğu zamanlar delilik krizleri geçirmeye başlamış.Mehmet daha sonra bunu bağışlasada bu bir türlü düzelememiş.Kısacası delirmiş. İnsanlara kazıkla işkenceler yapmaya başlamış.Hakta kazıkla daha fazla nasıl acı veririz diye oturup epey bir kafa yormuş.Bu yöntem ile 10 bine yakın Türk’ü kazığa geçirmiş(Rakam yanlış olabilir). Fatih Sultan Mehmet de bunu görünce orduları toplayıp Vlad’ın kalesini kuşatmış.Tam olarak hatırlayamıyorum ama Vlad, savaşı kaybedip ya esir olarak ölüyor yada bir hastalığa yakalanıp ölüyor.

Şahsen ben bu olayı Theon ile Robb arasındaki olaylara benzetiyorum.

Not: Yazdığım bu rivayetler’i eskiden okuduğum Vampir ansiklopedileri ve Fatih Sultan Mehmet’i anlatan bir kaç romandandır.O yüzden birkaç hatalı veya yanlış bilgi olabilir…

ya bu doğu-batı kaynaklarına göre bile değişiyor
benim okuduğuma kaynağa göre de 25.000 Türk ve Bulgarı öldürüyor, 20.000 Türkü kazığa geçiriyor, Macaristan Kralı da destek veriyor bunlara… sonra sonra Osmanlı tekrar yeniyor esir alınıyor sonra tekrar sürgün ediliyor vs. vs. dediğin gibi sonunda başını kesip İstanbula yolluyorlar…
tüm vahşetleri İslam karşıtlığından ötürü yapıldığı da söylenir, işkenceleri çok ağır ve kanlı olduğundan kan içtiği de söyleniyor sonrada Almayna ve Rusyada vampir olduğu söyleniyor. Söylenti tabi ve yazar Bram Stoker tamamen bunlardan esinlenerek kitabını oluşturuyor.

III.Vlad

Vlad Fatih Sultan Mehmet’in çocukluk arkadaşıymış veya bir yerden tanışıyorlarmış tam hatırlamıyorum…Daha sonra Vlad işkenceden zevk almaya başlamış.Akşam yemeğini yerken esir ettiği kişileri önünde kazığa geçirttirir ve onlar ölürken o yemek yermiş.Daha sonra Türk köylerine saldırmaya başlamış yaklaşık 20.000 türk esirini kalesine giden yolda kazığa geçirtmiş yani kelleden ve ölü bedenlerden bir yol yapmış…Daha sonra Fatih Sultan Mehmet bu haberleri duyunca büyük bir ordu toplayarak Vlad’ın üstüne yürümüş ordularının yenildiğni gören Vlad savaştan kaçmış fakat daha sonra bir paşa tarafından yakalanmış hapise atıldıktan sonra öldürülmesi istenmiş fakat Vlad hapisten kaçmış.Tüm ordusu yok edilmesine rağmen yeniden ordu toplamış ve katliyamlarına devam etmiş sonunda bir savaşta yakalanmış ve öldürülmüştür.Öldürüldüğünün ispatı olarak kellesi İstanbul’a gönderilmiştir.
(kesin doğru diyemem fakat okuduğum bir yerde böyle yazıyordu fakat tamamen böyledir demem hata olur :slight_smile:

Daha sonraları bir yazar Vladdan esinlenerek Dracula efsanesini yazmıştır…

III. Vlad’ın babası Osmanlıya yenilince, Osmanlıda oğullarını bize ver ,biz onlara bakalım ,kendimize göre yetiştirelim diyorlar.Bu politika Vlad’ın küçük kardeşine karşı işe yarıyor hakta adını değiştirip müslüman oluyor.Ama bazı kaynaklara göre sarayda bazı sözü geçen tipler Vlad’ın kardeşine göz koyuyor , yatağa atıp tecavüz felan ediyorlar.

Tabi ben bunlara inanmıyorum.Ünlü bir Tarihçinin dediğine görede bunlar külliyen yalanmış tam aksine Vlad Osmanlıyı çok sevmiş hakta Fatih Sultan Mehmet ile de çok yakın bir arkadaşlıkları varmış.Ama bir ara esir alınmış o ara artık ne olmuşsa, Vlad epey bir delirmiş.

Ama illa vampir efsanesi arıyorsak bence Bram Stoker’ında garip bir geçmişi var.Adam 10 yaşına kadar felçli yatıyor .Sonra bir mucize gelişiyor ve Bram kaldığı kasabanın en iyi sporcusu oluyor.Bilemedim epey garibime gitmişti ilk okuduğumda.

Tekel değildir tabi canım.Ben, Gary Oldman’ı taparcasına sevdiğimden abarttım.Yoksa illa vardır kıyıda köşede benim izlemediğim daha iyi vampir filmleri.
Ayrıca yazılarınızı okuyup filmi tekrar izledim de Vlad’ın Osmanlı’yı sevmeme durumu daha mantıklı geldi.

işte batının ve doğunun kaynakları aynı şeyi söylemiyor, film zaten tarihi veya siyasi bir mesaj vermiyor, bu tartışılacaksa bağımsız tartışılmalı mesela o dönemin Osmanlısı çok iyi analiz edilmeli…
Vlad, Osmanlıyı sevmedi evet ama ilk ihaneti hangi taraf gerçekleştirdi? ve binlerce kişinin katliamı, gibi başlıklar temel mesele

elizabeth kostova’nın tarihçi adlı romanında bol bol anlatılır kendisi okumanızı tavsiye ederim.

kitabın konusu :
Genç bir kadın, babasının kütüphanesini karıştırırken yaprakları sararmış mektuplar ile eski bir kitap bulur. Kitabın gizemi ve mektupların içerdiği bilgi genç kadını tarihin derinliklerinde, tasavvur bile edemeyeceği bir yolculuğa çıkarır: Babasının geçmişinde gömülü olan sırlara, annesinin gizemli kaderine ve onların tarihin karanlık sayfalarında gizli kalmış, akla hayale sığmayan bir kötülükle olan bağlantısına… Kazıklı Voyvoda… Drakula…
Modem dünya ile Kazıklı Voyvoda efsanesi arasında bir bağ olabilir mi? Drakula mitinin gerçekten var olma ve nesilden nesle geçerek günümüze kadar ulaşma ihtimali var mı? Bu soruların yanıtları, Tarihçi’nin kahramanlarının manastırlardan tozlu arşivlere, İstanbul’dan Doğu Avrupa’ya kadar uzanan araştırmaları sonucu ortaya çıkacak.
Bir kadınsa sonuca tüm tarihçilerden daha fazla yaklaşacak ve Kazıklı Voyvoda - Drakula’nın,taribi güçlerini saklayıp korumak adına her şeyi göze alan düşmanların nefesini ensesinde hissederek; gizli metinleri, ortaçağdan kalan kumaşlara işlenmiş şifreleri, anlamsız gibi görünen işaretleri çözüp hem kendi geçmişinin sır perdesini aralayacak hem de şeytanin ta kendisiyle yüzleşecektir.'
Heyecanın ve merakın, iyinin ve kötünün y gerçeğin ve, fantazinin, dünün ve bugünün ikilemlerini ustalıkla harmanlayıp okuru tarihin içinde uzun soluklu bir yolculuğa çıkararak unutamayacağı bir deneyime sürükleyen Tarihçimle Elizabeth Kostova, Don Kişot’la başlayan ‘roman’ geleneğini sürdürüyor.

Zaten direk filmdeki Vlad’ın, kişiliği ve duygularını(Bir kadına aşık olabilecek kadar aklı yerinde ama onu kaybettiğinde herşeyi gözden çıkarabilecek kadar manyak) göz önünde bulundurarak o sonuca vardım.En nihayetinde filmde gördüğümüz Vlad bir kurmaca.O yüzden çok fazla düşünmedim bunun üzerinde.

harika bir film.gary oldman ı izlemek ayrı bir zevk.

bu arada kont draculanın babası osmanlıya yenilince vladı osmanlı sarayına esir gönderiyor. burda iyi bir egitim alıyor. babasının yerine o gececek ve osmanlıya baglı olması önemli.basa gecince macarlarla işbirliği yapıp osmanlıya saldırıyor.yukarıda yazdıgınız kaynaklar kendi kaynaklarında yazan türk sayısı. fatih sultan mehmet geldiğinde osmanlı askerleri 13.000 civarında insanı kazıklara gecirilmiş durumda bulmuslar diye biliyorum .