Büvet Ağaçları Ötekiler ve Ormanın Çocukları Üzerine


#1

Herkese iyi günler arkadaşlar bir kaç gün önce youtube’da gezinirken denk geldiğim bir videoyu çevirmeye ve sizinle paylaşmaya karar verdim. Öncelikle bu bir teori videosundan çok bir fikir ve önemli sorular videosu olmuş. Bazı kısımlarda çevirim yetersiz olmuş olabilir ki bunun nedeni o kısımları benimde tam olarak idrak edememiş olmamdır. Her neyse yazıdaki veya çevirideki tüm hatalarım için özür dilerim hadi başlayalım.
Öncelikle videoyu izlemek isteyenler için şuraya linkini bırakalım

Büvet ağaçları bir zamanlar tüm Westeros’a yayılmış durumda idi. Bir ele benzeyen yaprakları, kan renginde özütleri ,pürüzsüz bir kabukları vardı ve fildişi beyazlığındalardı. Hikayede gördüğümüz büvet ağaçlarının çoğunun gövdesine yüzler oyulmuştu.
indir%20(2)
Ejderhaların Dansı’nda Kankuzgun’u Brandon’a ormanın çocuklarının yeşilgörenlere güçlerini kullanmada yardım etmek için bu yüzleri oyduğunu söylemişti. Bir yeşilgören büvet ağaçları sayesinde geçmişi ve şimdiyi görebilir. Büvet ağaçları kesilmedikleri sürece ayakta kalabilirdi. Odunları mükemmel ve çok değerliydi. Büvet ağaçlarından elde edilen inşaat malzemeleri asla çürümezdi. Eski hikayeler bizlere ormanın çocuklarının taptığı tanrıların büvet ağaçlarının kendileri olduğunu söylüyor . Onların huzurunda yalan söylenmezdi. Eski tanrıların yüzler aracılığıyla onları izlediğini düşünen insanlar önemli seremonileri tanıklık etmeleri amacıyla onların huzurunda yapardı. Ayrıca kanlı gelenekler de vardı. Ağaçlara verilen kurbanların hikayeleri …
Children_of_the_Forest_greenseers
’‘Sonra uzun ve zalim bir kış çöktü’’ demişti sör Bartimus. Beyaz bıçak dondu, körfez bile buz tutuyordu. Kuzey rüzgarları uluyarak geldi ve köle tacirlerini kalenin içine hapsetti. Tacirler ateşin başında toplanıp ısınırken yeni kral onların tepesine bindi. O Brandon Stark’tı . İnsanlar ona Buz Gözler derdi. Edric Karsakal’ın büyük büyük torunuydu. Kurt İni’ni geri aldı, köle tacirlerini çırılçıplak soydu ve onları, zindanlarda bulduğu zincire vurulu kölelere verdi. Kölelerin, köle tacirlerinin iç organlarını tanrılara hediye olarak yürek ağacının dallarına astıkları söylenir. Eski tanrılardan bahsediyorum, güneyli yeni tanrılardan değil. Sizin Yedi’niz kışı tanımaz, kış da onları.

Peki ya Kankuzgunu’nun mağarasında bulunan tüm o kemikler bu geleneğin ormanın çocukları arasında bugüne kadar devam ettiğinin kanıtı ise. Bran geçmiş görülerinden birinde bir kadının bir adamı yürek ağacı önünde kurban edişini görebiliyor ve ve kan zeminde yayıldıkça tadını ağzında hissedebiliyordu.

Sonra, Bran olup biteni izlerken, sakallı bir adam bir tutsağı büvet ağacının önünde diz çökmeye zorladı. Beyaz saçlı bir kadın, bir kırmızı yaprak yığının içinden geçerek onlara doğru yürüdü, kadının elinde bronz bir orak vardı.
‘‘Hayır’’ dedi Bran, ‘‘Hayır, yapma.’’ ama onu duymadılar, tıpkı babasının duymadığı gibi. Kadın tutsağı saçlarından yakaladı, orağı boğazına indirdi. Ve kırık çocuğun yapabildiği tek şey, ayakları toprağı döven adamı asırların sislerinin arasından izlemekti… ama adamın canı kırmızı bir nehir gibi dışarı akarken, Brandon Stark kanın tadını alabiliyordu.

375px-three_eyed_crow_marc_simonetti

Ormanın çocuklarının çok büyük bir kısmının Dorne kolunu kırabilmek için bir araya toplandığı söylenir. Bazıları o zamanda bin adamın ağaçlara kurban edildiğini söyler. Ve en karanlık hikayelerde elbette ormanın çocuklarının kurbanlarının kabul edilmesi ve ağaçların onlara bütün bir toprak parçasını suya batırabilecek, devasa bataklıklar yaratabilecek gücü bağışlaması için kendi gençlerini bile yürek ağaçlarının önünde katlettikleri söylenir. Büvet ağaçlarının normalin ötesinde ağaçlar oldukları açıktır. Onlar eşsizdir,seçkindir ve özeldir. Büvet ağaçlarının en azından ormanın çocukları kadar uzun süredir var olduklarını varsayabiliriz belki de daha uzun bir süredir. Ve ormanın çocuklarının binlerce yıldır var olduklarını biliyoruz. Ormanın çocukları ve büvet ağaçları arasında simbiyotik bir ilişkinin var olduğunu görebiliyoruz. Ağaçlar korunma ve kan adakları için çocuklara ihtiyaç duyarken bunun karşılığında ormanın çocukları dünya üzerinde büyük bir güç elde ediyor ve öldükten sonra büvet ağacı ağına katılabiliyorlardı. Westeros’daki ilk savaş insanlarla ormanın çocukları arasında değildi, insanlarla büvet ağaçları arasındaydı. Westeros’u baştan başa kaplayan ve dünyanın en derin noktalarına varan devasa ve karmaşık bir kök sistemi düşünün. Eğer büvet ağaçları Westeros boyunca kökler bu şekilde birbirine bağlıysa belki yeterli miktarda kan kurban edilmesiyle bu kökler hareket edebilir, bir deprem oluşturabilecek şekilde sallanabilir ve bataklık alanlarına nazaran küçük olan Dorne ile Essos arasındaki kolu parçalayabilir. Bu çocukların neden kolu parçalayabildiğini ama bataklıkları ayıramadığını açıklar ( Buradaki bataklık mevzusu ne tam olarak bilmiyorum.). Her büvet ağacı tıpkı bir karınca gibi tek başına hayatta kalmakta zorlanır. Bu neden Eyrie’de , dünyanın köklerinden uzakta ( büvet ağacı ağı kastediliyor ) hiç büvet ağacı yetişmediğini açıklar. Ama bu ağaçlar birlikteyken inanılmaz becerileri olan hatta belki de bir bilinç sahibi olan süper bir organizmayı oluşturur. Peki ya bu sistem çevresinde olup bitenlerin farkındaysa, peki ya bu sistemin istediği bir şeyler varsa, peki ya bu sistem beslenmeye ihtiyaç duyuyorsa.


Neden insanlar ormanın çocukları ile aralarındaki savaşta kazanıyor olmalarına rağmen bir anlaşma imzaladılar ki, neden büvet ağaçları için kendi tanrılarını terk etmeye razı geldiler, neden onların açlıklarını doyurmak için kurbanlar vermeye razı oldular ? Ormanın çocukları büvet ağaçlarından korkuyor olabilir mi ? Korkulan bir tanrı konsepti yeni bir şey olmazdı. İnsanlar da aynı korkuyu duymuş olabilir mi ? Bunu söyleyebilmek için elimizde yeterince kesin deliller oması lazım ama ya zaten elimizde olanlar yeterliyse. Bu neden insanların bu yeni tanrıları ve onları beslemeyi kabul ettiğini açıklar. Tabi ki kurban verme geleneği günden güne azaldı ta ki tamamen bitene kadar. Ama çoktan bir anlaşma imzalandı. Peki ya bu anlaşma büvet ağaçlarına kurban vermeyi de kapsıyorsa. O halde insanlar şu an anlaşmayı ihlal ediyor. Şimdiye kadar ötekileri ormanın çocuklarının yarattığını ve bunun yegane nedeninin insanlardan intikam alma amacı olduğunu düşündük ama ya başka bir nedenle/amaçla yaratmışlar ise ?
main-qimg-75e9289b99ac3f3dcb36161c142f37d8-c
Ötekiler daha önce tüm dünyaya yayıldı, dünya sonsuz bir karanlığın içinde kaldı ve büvet ağaçları insan kanına doydu. Ötekiler daimi kış topraklarına döndü ve binlerce yıl boyunca uyudu. İnsanlar ötekileri yaratanların çocuklar olduğunu hiçbir zaman bilemedi. Çocuklar, insanlara Sur’u inşa etmede yardım ettiler ama Sur’un gerçekten de ötekilerin geçişini engellediğine dair bir kanıtımız var mı ? İlk kitapta iki wight Sur’un dışından içeriye getirildi ve ve Sur’un diğer tarafında uyandı. Soğukel duvarın öte tarafına geçemeyeceğini söylemişti ama onun gerçeği söylediğinden emin olabilir miyiz ? Ormanın çocukları belki de hiçbir zaman Sur’u öteki-geçirmez bir büyü ile inşa etmemişti. Onlar tüm bu zaman boyunca Sur’un ötekileri engelleyemeyeceğini biliyordu. Buzun ve soğuğun yaratıkları olan ötekileri, buzu ölümlülerin asla anlayamayacağı bir şekilde kullanan ötekileri gerçekten de buzdan bir duvar durdurabilir mi ? Ağaçların son kez tamamen doyurulmasının üzerinden 8000 yıl geçti ya ötekiler ağaçları tekrar doyurmak için geliyorsa ?

Marc_Simonetti_an_Other_ice_sword

indir%20(1)

Yazımı bitirmeden önce eleştirilerimi de yazayım bari. Bazı yerler bir anlam ifade etmiyor veya zorlama gibi geliyor ancak gerçekten bir çok ilginç soru sorulmuş ve bu sorular da gerçekten önemli bence. Bazı yerlerde ise ben tam olarak anlamını kavrayamadığım için yanlış, eksik veya değişik çevirmiş olabilirim ki bu hatalar için şimdiden özür dilerim. Umarım unuttuğum bir şey yoktur.
Herkese iyi pazarlar.