Buz ve Ateşin Şarkısı "Dördüncü Ejderha"

ejderhalar
fire-and-blood
dragons

#61

gereksiz tartışmalar ve lafımı bana karşı kullanmandan bahsediyorum mesela

bu
ben ilan edilmesi lazım dedim kimin ilan ettiği önemli demedim
sokaktaki insanda kendini kral ilan edebilir. Fatih Aegon geldi. Kendini kral ilan etti sonra tek tek feth etti. Robb u kral ilan eden yanılmıyorsam Uzun Jon Umber dı. Jon u. ben ya tahta oturmalı yada birileri yada kendi kral ilan etmeliydi dedim. Jon un durumunda sadece ilan edilebilirdi o an için yada geçilen 15 yılda sadece Ned Stark bunu yapabilirdi yapmadı. YANİ HENÜZ KRAL DEĞİL DEDİM

Jon ve Aegon arasındaki kıyaslaman 5 kitap için yanlıştı ve durum bana göre tam tersiydi.

Ezik eleştirine gelirsek, şuana kadar seride en dipteki karakter kabul et Jon… Piç olarak yaşadı, ailesi katledildi, en sonda da öldürüldü. Biz bundan bahsediyoruz. Bana göre Jon küllerinden doğan anka kuşu gibi dirilecek, taştan canavarları da diriltecek dedim. Sadece halası değil şuanda diyardaki güç sahibi herkese karşı ezik bir gerçek. Ama öyle kalacak demedim.
eğer bunu görmüyorsak o zaman karakter kıyaslamasını yaparken haksız etmiş oluruz bunu diyoruz

işte burada yanılıyorsun Fırtına burnu daha önce hiç feth edilememiş,
nasılının önemi yok savaşı askerler yapar , evet ama kazanan krallardır. Aegon kendini yani ailesini deviren işgalcinin feth edilemeyen evini almış bu mu kayıtsız başarısızlık.!!
işte sana cevap vermemekte direnmemin nedenlerinden biri sevdiğin karakterleri diğer karakterle kıyaslarken (hakkın ama ) sevmediğinin da başarısını görmemek için direniyorsun bunu sana anlatmak yoruyor insanı

öncelikle karakter eleştirisi yapmıyoruz o zaman Jon ikisini de döver :smiley: Ben daha önceki gönerilerimden birinde bak ne demişim

işte bu ve ordu bir güç

bak yine yazmışım ama okumuyor musunuz anlamıyor musunuz ? Anlamıyorum. tabiki her cümlemizi okuyamazsınız. bende yapıyorum ama herkese de ayrı ayrı anlatmaktan hele sana teker teker aynı şeyi anlatmaktan yoruldum

Aegon’un ardında Varys ve illyrio mopatis in serveti vardı. dilenci sözünü hatırlatırım sana. Evet Aegonunda sahip olduğu şeyler var ama Dany nin karşısında o bile dilenci konumunda çıkacaktı birazcık haksız olsa Tyrion bu gaz ona işlemezdi. Hala Aegon Dany yi bekliyor biliyoruz gücüne güç katmak için. Jon da ne var? Diyoruz işte. Aegon ordusu, dany nin ordu ve Ejderhaları Jon un ordusu nerde 2 kitap kalmışken nasıl bunlara denk ordu çıkaracak, kimliğini meşru kral olduğunu nasıl kanıtlayacak, üstüne ötekilerle savaşı nasıl verecek ?diyoruz !!!

İlginç bir noktaya geliyoruz 3 ün gizemine
Fatih Aegonun ordusu gücü yoktu Ejderhaları vardı ordu kurdu
Dany’nin de kaynağı ordusu yoktu Ejderhalar ile hepsini aldı.
Jon un yabanıllardan ordusu var ama Ejderhaları yok (şuan için ) ama hepsini alacak

Jon un ejderhaları olacak ısrarım 2 kitap kalmış önce kuzey sonra nehirova sonra taht yada Lannesterlar arada ötekiler tek tek halledecek zaman yok. ama Ejderha ile zaman yeter ve ben AA kehanetini cenaze ateşine benzetiyorum yada yoruyorum. Kendi küllerinden doğğan Anka kuşuna benzetiyorum kehaneti

Jon un Ejderhasız ordu toplaması, güneye inmesi, sonra kuzeye dönmesi, ejderhasız Dany’ nin karşısına taht talibi olarak çıkması, diyarın Ned Stark ın piçi değilde Meşru kral olduğuna inanması, Ötekiler ile savaşta Ejderhasız yada Dany nin ejderhalarını alacak vakti olması açıkçası kendi kafamda zor oturtamıyorum açıkcası
senin eziklik dediğin bu ama kitabın son durumunda Jon cidden ezik! En sevdiğim karakter ama gerçekte bu
kadın karakterleri yazmışsın akıllı ise her kadın yönetir. Ve her şekilde ama biz kadınlar duygularımız mantığımızın önüne geçtiğinden kaybediyoruz. Cersei (onda pek mantıkta yok ama ) ve Dany bundan kaybetti kaybediyor. kadın olduklarından değil
Jon un durumuda şuan onlar gibi hatta daha aşağıda çünkü bir piç o hala.
**Diyorum yine diyorum **
Stark olan Jon öldü Targeryan olan Jon yada Aemon doğacak dirilme ile


#62

Tartışmalar gereksiz noktaya gidince kendim sonlandırıyorum, rahat ol. “lafımı bana kullanma” meselesine gelince. Burada herkes savunduğu şeyleri öne sürerken “argüman” kullanıyor, eğer argümanların zayıfsa, açığı varsa herkes gibi sana karşı onları kullanırım. Köşeye sıkışmış hissedip rahatsız oluyorsan bana yazmazsın olur biter, kimse zorlamıyor sonuçta. Keyif senin.

Öncelikle “bu” senin görüşün. Bir kişinin kral olması için “ilan edilmesi” lazım argümanı sana ait, bana ait değil. Yasa diye bir şey var. Yasaya göre meşru en büyük erkek çocuk(daha sonra kız çocuk) babadan sonra “kral” olur. Taht ona aittir, bu yüzden bir çocuk doğduğunda kral babası ölmüş ise kral olarak doğmuş olur, bir kişinin prens olması için nasıl “ilan” edilmesi gerekmiyor, babadan doğma hakkı ise, kral olması için de ilan edilmesi gerekmiyor. Lord olması için de ilan edilmesi gerekiyor mu peki? Hayır ise niye? Prens olması için gerekmiyor, neden? Oysa doğduğun an “prens” deniyor, baba ölünce doğrudan seni “lord” kabul ediyorlar. Doğuyorsan ve babanın kral olduğunu biliyorlarsa seni kral görecekler. Mantık budur. Kaldı ki Neşe Kulesi’nde üç tane ünlü ve güçlü Kral Muhafızı vardı; Arthur Dayne, Sör Hightower ve Oswell Whent. Bu üçü doğan bebeği “kral” olduğu için korumadı mı? Bu yüzden ölmedi mi? Bu yüzden orada kalmadı mı? Rhaegar ölmüş, Deli Kral ölmüş, diğer çocuklar ve anneleri ölmüş… Viserys ve annesi kaçmış… ama bu üçü burada bekliyor, ne gerekçe ile? Çünkü orada bir kral doğdu ve Kral Muhafızlarının öncelikli işi kralı korumaktır, karısını yahut anasını değil. Hatta bence bunlar kendilerine şöyle slogan yazsın. “Önce Kral Gelir” :smiley:

Tamam, durum sana göre tam tersi, bana göre de yukarıda söylediğim şekilde. Tekrara gerek yok.

Bu cümleyi benzer şekilde zamanında ben de sana kullanmıştım, Sansa’nın hatalarına körlüğün karşısında. :smiley:

Ben elbette ki Jon’u çok severim. İlla ki diğer herkes gibi sevdiğim karakteri savunurum ve ezilmesine hoş bakmam. Fakat onu yüceltmek için de diğerlerini ezmem, bu çok adice bir şey.

Kayıtsız başarısızlık? Böyle bir cümleyi hiçbir yorumda kullandığımı hatırlamıyorum. Nitekim o örneği zaten ben “artı başarı” olarak verdim, vermemişim gibi neden yazıyorsun ki? Seninle yazarken de cidden bazı şeyleri boşa yazıyor havası veriyorsun insanlara, yazmamışız gibi okumadan geçiyorsun sanki.

Bu seride her karakterin bir çıkış noktası, başlangıç noktası var. Bizim ana beşliye bakarsak her biri sıfır çizgide, bir beceri ve başarı göstermemiş bir halde öyle duruyordu; tüm o ezilmişlikleri, eksiklikleri, acıları ve kayıplarıyla. Maceraları ile birlikte değişimler, yeni yaralarla güçlenmeye, başarılara imza atmaya başladılar ama diğer yandan da düşe kalka ilerliyorlar… Aegon da bu hikayeye 5. kitapta geldi ve sıfırın tekiydi, bir zamanlar diğerlerinin olduğu gibi; olduğunu iddia ettiği kişi dışında bir özelliği yoktu. Kitabın sonunda Akbaba tüneğini aldı Jon Con. ve sonra 6. kitapta Fırtına Burnunu bir çeşit hile ile alacakmış, nasıl bilemiyorum ama alacak. Bu bir artı kazanımdır, gelişimdir. Ha bu başarının alayı Jon Con.'a aittir, planlar her şey bundan çıktı; Aegon ise “kral” unvanı ile bundan nemalandı, diyebilirim. Bunu argüman olarak da kullanabilirim. Zira misal Jon kendi planını yapıyor, yanlışım yoksa Dany de nispeten kendisinin plan kurduğu yerler var, elbet danışarak. Bunları derim ama demeyeceğim, çünkü 6. kitapta Aegon’un bu kalenin alımında ne kadar faydası olduğu, olmadığını bilemiyoruz. İlk okuyalım, ondan sonra tartışmasını gerekli görürsek yaparız.

Biz bunların hepsini onun hanesine ARTI olarak ekleyeceğiz zaten, bir kalesi var ve Dorne kabul ettiğinde destekleyen bir krallık var. Yukarıdaki yorumda bahsettim zaten, gelişim göstermeye, bir şeyler yapmaya başlıyor. Ben bu oğlan olduğu yerde kalıyor, kıpırdamıyor mu dedim? Gayet güzel Türkçe yazıyorum, laf ettirmem Türkçeme bak. :stuck_out_tongue:

Lakin sen şimdi çıkıp da bir kalesi ve dorne var diye Jon’a 0-5 basar dersem komik bir matematik olur. 1984 kitabını mı okudun? 2+2= 5 mi ediyor sende?

Ben ordu, başarı ve karakter meziyetleri dahil 360 derece her şeyi ele almayı doğru bulan biriyim. Çünkü meziyetsiz bir kralına eline 50 bin ordu var, heba ederken meziyetsiz bir köylünün eline 10 bin adam var, 100 bin adamı darma duman eder. Burada “ordu” gücü açısından köylü, krala denk değildi ama o toprağa gömmeyi başarmış oluyor, değil mi? Dorne ve Targaryen savaşları gibi.

Bak sen de demişsin karakter olarak döver zaten diyorsun ama “denklik” meselesine işi soktuğundan sadece ama sadece “ordu sayısı” olarak meseleyi ele alıyorsun. İşte hatanız bu, bunu anlatmaya çalışıyorum ama siz de beni anlamıyorsunuz, yoruluyorum. Daha kaç şekilde anlatmam gerek, bilemiyorum ki. Sanırım bazı şeyleri anlamak için ya yaşamak ya da yaşanmış bir örnekliği okumak gerekiyor, yani böyle sözlü olarak anlatmaya çalışmak manasız kaçabiliyor bazen. Olabilir, sanal alemdeyiz; iletişim araçlarından sadece birisidir “kelime”; kalan kısmı mimikler, enerji vb. şeylerdir. Haliyle sanalda iletişimimiz çok kısıtlı ve eksik kalıyor. Bu da insanların birbirini net anlamasının önüne geçiyor.

İşte… Öyle yahut böyle… Varys ve diğerlerinin serveti vardı, Tywin’in serveti vardı, Vadi’nin başka bir şeyi var iken Menzil’in serveti vardı. Aslında “ordu” kurmanın yegane aracı “altın” canım, yoksa paralı askerler de gelmez peşinden. Eğer onları besleyip giydirecek altını olmasa ejderhaları da işe yaramaz, ordu sahip olmasında çünkü dağılır giderler ve savaşmazlar yahut savaşacak gücü bulamazlar.

Anlıyorum seni bakma, 2 kitap kaldı, Jon’un ordu sahibi olması için zaman da yok kaynak da yok, diyorsun. Ejderhası olursa(ki olacak merak etmeyin :smiley: ) ancak denk güç olur, diyorsunuz.Çünkü oğlanın elinde 3-5 bin dışında adam olmayacak, diyorsunuz. Anladım anladım, anlamadım değil. Ben sizi çok iyi anladım da siz beni anlamadınız, işte. :smiley: Yani “beni anlamadın” diyeceğinize bir gün de “biz bu kızı anlamadık” galiba, deseniz dişiniz mi kırılır? Hep de siz anlaşılmıyorsunuz. :crazy_face:

Öncelikle Jon’u “taht” için Dany ve Aegon ile “ordu” gücüyle kapıştırmaktan vazgeçin. Jon’un derdi “tahta oturmakmış” gibi düşünmekten vazgeçin. Onun yegane derdi Kışyarı + ailesi + WW. Kalan her şeye siye çekiyor, Jon. :stuck_out_tongue: Bunu da zaten lordlar ve yabanılları kullanacak. Kuzeyin başına geçecek, yanında kardeşleri. Sonrasında bakacağız bakalım. Ayrı bir tartışma konusu. Şu ana kadar görünen şeye göre yorumladım.

Siz ise sanki kuzeye çöktü, bütün dert bitti, oğlan demir taht aşkına düştü de “meşruluk”, “ordu gücü” vb. şeylere sıra gelmiş gibi yorumluyorsunuz. Yahut ana mesele olmadan önce demir taht derdine düşecek sanıyorsunuz. Bir Dany önce gelsin şuraya, bakalım o denizlerde kaç adam gidecek. Hele gelsin de önce Lannister vs. kapışmasını görelim, bakalım kaç adam kalacak. Sonra bir ww savaşı görelim de her şey bitince kim hayatta kim ölü; kimin elinde ne kadar asker kalmış, ejderhası kalmış ona bir bakalım. Birbiriyle savaşmayacak iki karakteri getirmişsiniz “kimin ordusu kimi döver” diyerek it yarışına sokuyorsunuz, Jon’u yetersiz görüp yanına bir ejderya verek de eşitlensin, diyorsunuz. Böyle şey olur mu? Çocuk doğmamış, don biçin. :smiley:

Fatih’in ejderhası olması ve ordu sahibi olması arasında doğrudan bir ilişki yok. Bu ejderhalar zaten buraya geldiklerinden beridir var ve Fatih, fethe çıktığında sahip olduğu ordu sayısı tabiri caiz ise bir avuç kadar, diye biliyorum. Öyle çok yoktu. Fakat fetihlerin başarılı olmasının sebebi sahip olmadığı (yetersiz) ordusunu tolere eden ejderhalar idi, doğru. Bunu asla reddetmiyorum ve demek istediğinizi anlıyorum zaten, yukarıda söyledim ama siz de benim söylemeye çalıştığım şeyleri biraz anlamaya çalışın.

Dany’nin Meeren üzerindeki kontrol kaybının kadın olmasıyla doğrudan bir ilişkisi yok, az biraz etkisi var aslında ama ağırlıktaki sebep onun yaşam tecrübesinin ve eğitiminin yetersizliğinden kaynaklı. Ejderhayı kullansa yakar yıkar vs. tamam ama o zaman külden bir şehir bırakır arkasından ve bu durumda babasından farkı kalmaz. Lakin “yönetmek” işte bu, ejderha sahibi olmaktan fazlasını gerektiren bir şey. Neyse, konu bu değil. Anlatmaya çalıştığım bu değildi. Anlatmaya çalıştığım şey Dany’nin gücünün neden ejderhalardan geldiğini ve neden ejderhalardan gelmek zorunda kaldığını anlatmaktı. Aegon yahut Jon’un gücü ejderhalardan gelmiyor yahut gelmek zorunda değil, onlara bağımlı değiller, bilhassa Jon. Bu ikisi buralara kadar ejderha sahibi olmadan gelip, bir yere yükseliyorlar, yükselecekler. Dany bunu yapamazdı ejderhasız, sosyal ve yaşam şartlarının getirdiği sebepler yüzünden. Bundan dolayı söyledim karakterlerin yaşam şartları, sosyal konumları vs. bunları göz önüne alın. Jon bir piç ama bir erkek ve kendini savaşçılık ve liderlik olarak kanıtlamış bir erkek, dahası kuzey lordları tarafından sevilen bir ailesi var. Bu onun için büyük artı ve dahası kardeşi tarafından kral ve meşru ilan edilmiş biri. Jon’un Yabanıl ve Kuzey ordusu olacak, 200 adet de devi var. :stuck_out_tongue: Bir adeti ile kale kapısı yıkarsın yani bunlarla diye düşünüyorum. :smiley: :smiley: :smiley:

Şimdi Jon’un “şu an” niye orduya ihtiyacı var? sorusuna devam. WW meselesi için güneye inmek, Lannisterlara dalmak vs. falan… bunlar Jon’un işi değil, Dany ve Aegon’un işi. Jon’un kuzeyde en fazla işi Freylere bir ziyaret yapmak olur yahut Vadi’ye gitmek zorunda kalırsa(pek sanmam ama haydi Sansa orada diye dedim). WW meselesinde ikna etmek için de ordu gerekmez, delil götürse yeter ki 2 tane ölüyü zindanda tutuyor, dirilmesini bekliyor, dirilir onlar. Sonuç olarak Jon’un “toparlama” işi daha çok ikna edici deliller ile millete diplomasi ile yaklaşmasını içeriyor.

He Jon’un dirilişi konusunda katılıyorum…

Yalnız aklıma gelmiş iken burada da değineyim, bir ihtimal belki dedim Ömer ile konuşmuştum. 300 yıl önce fethe tepki verip ayrılan Gül Kardeşliği vardı, kuzeyliler kurmuştu Essosta. Brandon Snow falan çok öfkeliydi, kendi gibi öfkeliler ile ayrılıp kurmuş olabilir diye düşündüm, çünkü bahsi geçen gülün Kışyarı Gül’ü olduğuna şüphe yok, Stark değil ise kim verecek bu ismi birliğe. Sadede geliyorum, bu birlik 300 yıl sonra dahi varlığını sürdürüyor olabilir mi? acaba dedim. Stannis’in paralı asker bulması için şövalyelerden birini gönderdiğini biliyoruz, bunlar da fırsat bu fırsat kuzeye dönüş yapabilirler belki, dedim. Elbette ciddi bir açık var bu argümanda; şu ana kadar Essos’ta bu birliğe delalet eden bir isim görüp duymadık. Yine de herhangi bir askeri birlik gelecek ise Stannis’ten ziyade Jon’a nasip de olabilir.


#63

dünden beri pc de sorun vardı siteden sanıyordum geçmişi sildim düzeldi
şimdi gelelim sana
kimse zorlamıyor yazmazsın falan bu 3
oldu bir daha bana böyle konuşursan fena patlarım sana bu 1
biri senin yüzüne karşı eleştri yapıyorsa yada seninle konuşmaya çekindiğini diyorsa bu hakaret değildir yanlışın vardır onu söylüyordur. bu da 2
ve sen bunu sidik (affedersiniz) yarışına çevirdin şuan o sebeple bu konuda bir daha yazmayacağım sanada bundan sonra nadir hatta hiç cevap vermemeye çalışacağım bu da 3

beni kimsenin aklı ile hareket etmem yazdığın metinde bana göre yanlışlar vardı halada bana göre o yanlışlara ısrar eden sensin

ha işte yasa ya göre tahttan feragat diye birşeyde var biliyormusun? Jon yada vasisi feragat etti demiyorum. Tam tersi Jon un kral ilan edilmemesinin ardında
"Söz ver bana Ned" lafının gizemi var. B unada itiraz edemezsin heralde

bilmiyorsan öğren ben Jon u Sansadan daha çok seviyorum ona ezik demişsem yeri geldiğinde Sansayada diyecek birşeyler bulurum emin ol ama senin ne Jon a ne Aryaya birşey dediğini görmedim tam tersi Aegona karşı cidden şuan için yenikken üste görmende kanıtı

hata diyorsun da seninde anlamadığın nokta şu:
Jon ordu kurayım, Stannisi saf dışı edeyim, kuzeyi alayım, nehir ovayı kurtarayım, freylerden Robb un intikamını alayım, Lannesterlardan tahtı ve Ned Starkın intikamını alayım, Dany nin ejderlari ile savaşayım Arada Aegon dan kurtulayım, Diyara esos ve Westerosa Ww savaşını haber vereyim, sonra duvara dönüp savaş vereyim derken zaten en az 7 kitap çıkar. Kimse, “aaa Jon hoş geldi tabi tabi haklısın hemen sana katılacağım taht senin, ötekiler geliyor intikam hakkın” demez. bütün bunları 2 kitapta yapabilmesi için ejderha lazım, herkesin sesinin kesilmesi için.

Sende diyorsun ki kuzey mahzenlerinde var. O ejderha nasıl büyüdü yaşadı nasıl kimse fark etmedi diyorum bende. Dahası onun AA kehanetindeki taşlaşan ejderhalar ile ne ilgisi var diyorum.

bir kere Targeryan olduğunu öğrenip kabullendikten sonra Starkların inikamı diyarın huzuru ailesinin hakkı için tahtı isteyecek kendi istemese bile istetecekler. çünkü başkla gerçek kral yok. yoksa tabiki biranda ben kral olacağım demeyecek.
tartışma zaten ejderhaları olacak mı olmayacakmıdan çıktı. sonra ejderhalar niçin lazım olacak Jon aya döndü . konu konuyu açtı ve sen bunu ifade şeklin sanki suç işlemişiz. Henüz ortada bir şey yok. senin içinde herkes tahmin yada temenni (sen çok seviyorsun ya ) onu konuşuyor. sende bende

orada kitapta bol bol geçen 3 ve 7 sayılarından 3 e ait bir çıkarım yaptım. onu bile anlamamışsın yada anlamak istememişsin
fatih in ilk ejderhası vardı sonra ordusu oldu
Dany ninde ilk ejderhaları vardı sonra ordusu oldu
şimdi 3. Jon olacak diyorum

ne zaman böyle birşey yazdım

gül birliğini bende bekliyorum ama nasıl ve ne şekilde çıkarlar bilmem, Stannis e doğrudan taht için harekete geçmezler öfkelerinin kaynağı Fatih Aegondu zaten

şimdilik bu kadar bu konuyu kapatıyorum cidden sıkıldım bundan


#64

Nasıl ya nereden gelecek o ejderiya :open_mouth:


#65

Ejderhanın nereden çıktığı muamma şu an. Eğer Bran’ın gördüğü gerçek ejderha ise, hayal değilse, bu durumda Kışyarı’nın altında muhtemelen binlerce yıldır gizlenen(uyuyan) bir ejderha varmış. Ben Buz Ejderhası olduğunu düşünüyorum. Başkaları ateş olabilir hatta Targaryen ejderhalarının yumurtası olabilir, diyor.


#66

Bence buz ejderhası olması daha mantıklı görünüyor. Eğer Targeryan ejderhalarının yumurtalarıysa,
bu yumurtaların (Eğer çatlamışsa da ejderhaların) aşağı yukarı 300 yıllık bir geçmişi var demektir. Bu da binlerce yıl önce yaşamış bir kahramanın dönüşünü müjdeleyen kehanetle bir bağlantı kurmayı bayağı zorlaştırıyor. Tabi AA kehanetindeki taş ejderhalar Kışyarı’nın altında olduğu söylenen ejderha ile aynı değilse, hoppaa beşinci ejderha…
Ama tabi dünyadaki tek ejderha lordları Targeryanlar da değildi. Valyria Kıyametinden çok önce bırakılmış da olabilir. R’hllor un işlerine pek akıl sır ermiyor.