Buz ve Ateşin Şarkısı "Tatlı" İşaretler - 3

Selamlar, yazının 3. kitabı ile devam ediyoruz. Bilmeyen ve unutanlar için seride “tatlı” kavramının ne manaya geldiğini, neye işaret ettiğini tekrar yazıyorum.

Tatlı kavramı, asoiaf evreninde tek bir şeye işaret ediyor; “ölüm.” Özetle; bir karaktere veya nesneye atıfta bulunarak tatlı kavramını görüyorsanız bilin ki orada bir “ölüm” söz konusu olacaktır yahut ölüm getirebilecek bir şeyden bahsediliyordur. Ölüm illa %100 gerçekleşmek zorunda olmayabilir, bir tehlike geçirebilir karakter ama genelde ölümle son buluyor.

Ölüm meselesinin nasıl tecelli olacağı muamma. Yani Viserys gibi Dany’e “tatlı kardeşim” deyip, ölüm sebebinin doğrudan ya da dolaylı kardeşi olabilecek iken; Cat’de olduğu gibi kardeşleri tarafından “tatlı kardeşim” deyip, o kardeşin öleceğine işaret de ediyor, olabilir. Yani “sweet” bir foreshadowing ama kimin ölümüne olduğu her daim kestirilmiyor, ta ki yaşayana kadar ya da başka kanıtlar ile desteklenene kadar. Elbette x karakter için “tatlı” ile ölümüne işaret verilip, son kitapta bu gerçekleşebilir yahut sadece birkaç kitap sonrası ya da o kitapta. Bu yüzden ilk kitapta işaret kabul edebileceğimiz ama gerçekleşmemiş ölüm tehditleri de söz konusu.

Okumamış olanlar için yazının ilk iki bölümü: Buz ve Ateşin Şarkısı "Tatlı" İşaretler - 1 ve Buz ve Ateşin Şarkısı “Tatlı” İşaretler - 2

Kılıçların Fırtınası kitabında 152 kere (A Search of Ice and Fire) “tatlı” kavramı geçiyor. Daha önceki kitaplarda karaktere “tatlı” hitaplarını ele almamaya çalışacağım; Cersei ve Petry gibi. Zira çok kere değinildi ve değinilmeye devam ediyor.

ASoS

1- Tatlı Donnel Hill, Lannister piçi olduğunu iddia eden bir Gece Nöbetçisi. Tatlı Raff gibi, kendisinin de öldüren ve ölüme mahkum biri olduğu sonucunu çıkarabiliriz.

Ve Thoren Smallwood saldırmak istiyordu. Tatlı Donnel Hill, Sör Mallador Locke’ın yaveriydi ve Smallwood geçen gece Locke’ın çadırına gitmişti.

2- Burada Chett’in anısı; cinayeti, ölümü “tatlı” bir an olarak anarak haz duymakta ve o “tatlı” an için kalan ömrünü Sur’da harcamak zorunda kalmıştı. Daha sonra “tatlı” bir kahkaha atmakta ki kitabın başında Öteki saldırısında öldü.

Chett’in bıçağı içine girince kesmişti kız kahkaha atmayı, yüzündeki ifade o kadar tatlıydı ki bıçağı çıkarıp tekrar kızın içine sokmuştu. Chett’i, Yediçay’ın aşağısına yakın bir yerde yakalamışlardı. Lord Wälder Frey yargılamayı yapmak için bizzat gelmeye tenezzül bile etmemişti, piçlerinden birini yollamıştı; şu Wälder Nehir’i. Sonra, pis kokulu şeytan Yoren’le birlikte Sur’a doğru yürürken bulmuştu Chett kendini. Bir tatlı anın karşılığını ödetmek için bütün hayatını elinden almışlardı.

Ok yeşilliğin içinde kayboldu. Chett yüksek sesle güldü, tatlı bir tiksinti kahkahasıydı bu.

3- Cat I POV’unda geçen bu alıntı; GRRM’in “tatlı” ve “ölüm” kavramlarını bir tuttuğunu gösteren örneklerden biri. Önceki kitaplarda da bu örneğin aynısını görmüştük; bilhassa Dany POVlarında. Elbet burada ayrıca Bran’a yeniden “tatlı” deniliyor. Daha sonra Arya’nın duyduğu bir şarkıda geçen nakarat.

Bu odada ölüm kokusu vardı; ağır, tatlı ekşi ve yapışkan. Koku, kaybettiği oğullarını hatırlatıyordu Catelyn’e, Ned’in muhafızı Theon Greyjoy tarafından katledilen tatlı Bran’ı ve küçük Rickon’u…

“Kılıcımın ucuyla tatlı bir öpücük çalacağım, hey- ya, hey- ya.” Arya, nehrin hafif gürültüsünün arasında bir ahşap arpın sesini duyar gibi oldu.

4- Sör Loras’ın öleceğine yahut ölümle burun buruna geleceğine dair -önceki kitaplarda da olan- bir işaret daha. Aslında Ejderha Kayası saldırsında çok ağır yaralandığını ve ölme tehlikesi olduğunu biliyoruz.

Beyaz ipekler içinde saf, masum ve güzel görünen Sör Loras’ı. Gülümsediği zaman ağzının kenarında beliren gamzeyi. Gülüşündeki tatlılığı, dokunuşundaki sıcaklığı.

5- Dorne’lunun Karısı şarkısında tatlı, ölüm ve şeftali(Renly-Stannis’i ve Dany’yi hatırlayın) buluşması.

Dornelu’nun karısı güneş kadar güzeldi, ilkbahardan sıcaktı öpüşleri.

Ama Dornelu’nun bıçağı çelikti ve çeliğin öpücüğü beterdi.

Dornelu’nun karısı yıkanırken şarkı söyledi, şeftaliler kadar tatlıydı sesi,

Ama Dornelu’nun bıçağının kendi şarkısı vardı, ve sülük kadar soğuk, keskin bir ısırığı.

6- Robb’un karısı Jeyne’nin kendisine iyi ve tatlı bir eş olacağına dair vurgusu. Aslında bu çift yönlü bir “ölüm” haberi olabilir çünkü 6. kitabın açılış POV’unda Jeyne’in olacağını biliyoruz ve genelde açılışta olanlar ölmeye eğilimli(gerçi onun gözüyle anlatılıyor ise ölüyor) ve diğer yandan Jeyne gerçekten de Robb için “tatlı” bir etki yarattı. Onunla evlenmesi, Robb’un Freyleri kaybetmesine ve ölümüne neden oldu.

Robb annesinin gözlerinin içine baktı, aynı anda hem gururlu hem bedbahttı. “Yapılacak tek onurlu şey buydu. O çok nazik ve tatlı biri anne, benim için iyi bir eş olacak.”

7- Ygritte’in Jon’un yüzünü yaralayan kartal sonrası, söylediği söz; Jon’un ölümüne yahut Jon’un Orell’i öldürmüş olması gerçeğine işaret de olabilir. Jon için “tatlı” işaretler bilhassa 5. kitapta daha çok belirgin ve biliyoruz ki kitap sonunda öldürülüyor.

Ygritte, Jon’u çekip ayağa kaldırdı. “Doğranmış bir domuz gibi kanıyor. Orell’in şu tatlı yüze yaptıklarına bak.”

8- Diğer kitaplarda olduğu gibi Marg’ın ölümünü işaret eden bir “tatlı” ifadesi daha.

Ama Margaery farklıydı. Tatlı ve nazikti, buna rağmen kızın içinde büyükannesinden bir parça da vardı.

9- Tyrion’un Sansa için kullandığı “tatlı” kelimesi.

Sansa Stark, diye düşündü, ipekleri, takıları, kahramanlıkları ve güzel yüzlü, uzun boylu şövalyeleri seven, yumuşak sesli tatlı-güzel kokulu Sansa.

10- Robb’un karısı “Jeyne” için tatlı ifadesinin kullanılması ve tatlı-zehir özdeşleştirmesi yapılması. Jeyne ile evliliğin bir zehir etkisi yaratıp, Robb’u felakete sürüklediğini bildiğimiz gibi muhtemelen Jeyne de ölecekler arasındadır.

“Uzun zaman önce ölmüştür şüphesiz. Jeyne’i sadece bir kez gördüm ama tatlı bir çocuk olduğunu söyleyebilirim. Ama böyle müphem bir kanı varken…”

Sör Kevan tatlı bir çocuk, demişti ama zehirlerin çoğu da tatlı olurdu.

11- Astapor’un “tatlı” şehir olarak tarif edilmesi ki sonrasında olanları bildiğimiz için yoruma gerek yok. :smiley:

Pekâlâ, eğer kaderim buysa öyle olsun. Fahişeye söyle, eğer tatlı şehrimizi gezmek için bir rehbere ihtiyaç duyarsa, Kraznys mo Nakloz ona memnuniyetle hizmet eder… memnun da eder, eğer göründüğünden daha kadınsa.”

12- Buradaki “tatlı” ifadesi; Dracarys sözcüğünün yarattığı ölüm/leri ifade ediyor. Astapor sahnelerinden biri.

Drogon,” dedi şarkı söyler gibi yüksek sesle, tatlılıkla, bütün korkular unutulmuştu. “Dracarys.”

13- Arya’nın “Şeftali” isimli geneleve, Sancaksızlar ile birlikte bir gece kaldığı sahne… Müşterilerden biri Arya’yı “tatlı şeftali” diyerek kevaşelerden biri sanıyor.

Yanına yaşlı bir adam oturdu. “Bak sen, burada küçük ve sevimli bir şeftali varmış.” Adamın nefesi kafeslerdeki cesetler kadar kötü kokuyordu ve domuz gözleri Arya’nın üstünde geziniyordu. “Tatlı şeftalimin bir adı var mı?”

14- Tazı’nın Kızıl Tanrı’yı “tatlı” olarak ifade ettiği bir bölüm; Beric ile düello ettiği sahne. Beric ölüyor ve tekrar diriliyor. Ayrıca R’hllor için paso insanın yakılarak kurban edildiğini biliyoruz. Yani ölüm ile bağdaştırılabilecek bir inanç.

“Bu mağara da karanlık,” dedi Tazı, “ama buradaki dehşet benim. Umarım tanrın tatlı biridir Dondarrion. Yakında onunla tanışacaksın.”

15- Cat’in Sansa’yı ve Bran ile Rickon’u “tatlı” olarak ifade etmesi.

“Lysa’nın onu Ay Kapısı’ndan dışarı itmesine izin vermeliydim. Zavallı, tatlı kızım… herhangi biri bunu ona neden yapar?”

Catelyn, Robb’un elini sıktı. “Sana hiçbir şey olmayacak. Hiçbir şey. Buna dayanamam. Ned’i ve senin tatlı kardeşlerini aldılar, Sansa evlendi, Arya kayıp, babam öldü… sana bir şey olursa çıldırırım Robb. Senden başka hiçbir şeyim kalmadı. Kuzeyin senden başka hiçbir şeyi kalmadı.”

16- Jaime’nin Deli Kral’ın sırlarını “tatlı sırlar” olarak ifade etmesi. Bahsettiği sır; şehrin altına çılgın ateş yerleştirip, herkesi öldürmeye niyetlendiği planı.

Rossart, kralın en sevdiği alev kehanetçisiydi, Lord Rickardi kendi zırhının içinde pişiren adam. Ve bütün bunlar olurken, ben beyaz zırhımın içinde bir ceset kadar kıpırtısız, Demir Tahtın dibinde durdum, tabi olduğum efendimi ve onun tatlı sırlarını korudum.

17- Tyrion, Oberyn’i uyarırken gülleri (Tyrel) tatlı kokulu olarak ifade ediyor. Olası bir savaşta güllerin, Dorne için ölümcül olacağını vurguladığı gibi aynı güllerin “ölümcül” bir oyun içine girip, Joff’un ölümünü tezgahlayacak kadar ileri gittiğini biliyoruz. Ayrıca gül+tatlı koku= ölüm sunumunun bir başka şeklini de görmüş olduk.

“O halde iyice koklayın lordum. Burnunuzu doldurun. Yarım milyon insanın üç yüz kişiden daha beter koktuğunu fark edeceksiniz. Altın pelerinlilerin kokusunu alıyor musunuz? Babamın kendi yeminli kılıçlan bir yirmi bin daha eder. Sonra güller de var. Güller çok tatlı kokar değil mi? Bilhassa bu kadar çok oldukları zaman. Şehrin içinde bulunan veya şehir dışında kamp kurmuş olan elli, altmış, yetmiş bin gül. Tam olarak kaçının kaldığını söyleyemem ama her halükârda saymak isteyeceğimden fazlalar.”

18- Katil rahibin öldürdüğü çocukları “tatlı” olarak ifade etmesi. Kendisi de öldürdüğü çocuklar sebebiyle idam edildi.

Rahip, yargılama boyunca sürekli ağladı. “Ben kamış kadar zayıf bir adamım,” dedi Lord Beric’e. “Kuvvet için Savaşçıya dua ediyorum ama tanrılar beni zayıf yaratmış. Zayıflığıma merhamet gösterin. O çocuklar, o tatlı çocuklar… Onlara zarar vermek istememiştim…

19- Dany’nin saçındaki çalan çanların tatlı bir zafer olarak ifade edilmesi. Birçok şekilde yorumlanabilir.

Dany, Ölümsüzler Sarayı’nda gördüğü rüyayı hatırladı. “Bana zarar vermeyecekler,” dedi şövalyeye. “Onlar benim çocuklarım Jorah.” Güldü, atını mahmuzladı ve kölelere doğru koştu, saçlarındaki çanlar tatlı bir zafer şarkısı söylüyordu.

20- Thoros’un Beric’i “tatlı dostum” diye ifade etmesi. Beric’in daha sonra öldüğünü biliyoruz. Öncesinde de Thoros ona “ölüm çok mu tatlı geliyor?” diye, sormuştu.

“Beric, benim tatlı dostum. Ne diyorsun?”

21- Samm’in Daeron’un sesini “tatlı” olarak ifade etmesi. Kendisi daha sonra Braavos’ta Arya tarafından öldürülmüştü.

“Asıl Daeron’u duymalısın. Sesi şarap kadar tatlı.”

22- Kırmızı Düğün öncesi ve sırasında “tatlı müziklerin” ve Robb’un kendisinin “tatlı” olacağını söylemesi gibi bir çok tatlı ifadesi geçti ki düğünün Robb dahil bir çok kişinin ölümüyle sonlandığını görüyoruz.

“Frey’leri biliyorum Anne. Onları ne kadar kırdığımı ve onlara ne kadar ihtiyacım olduğunu biliyorum. Bir septon kadar tatlı olacağım.”

“Yeter,” diyerek araya girdi Lord Wälder. “Evlendikten sonra istediğiniz kadar ağlar ve fısıldaşırsınız, hah. Benfrey, kardeşini odasına götür, hazırlanacağı bir düğün var. Ve yatak, hah, işin tatlı kısmı.” Yaşlı adamın ağzı içeri dışarı hareket etti. “Düğünde müzik olacak, çok tatlı bir müzik, şarap da olacak, hah, kırmızılar akacak ve biz bazı yanlışları düzelteceğiz. Ama şimdi yorgun ve ıslaksınız, salonuma damlıyorsunuz.

Ahşap zemin tatlı kokulu halılarla kaplanmıştı ve panjurlu uzun pencere güneye açılıyordu.

23- Cat, Roslin için “tatlı” ifadesi kullanıyor. Halihazırda hamile olduğu düşünülürse(son kitapta) doğum sırasında ölmesi olası.

Çok minik ve narin. Doğum yapmak onun için zor olacak. Ama Edmure kızdan çok memnun kalmış gibi görünüyordu, Catelyn sadece, “Tatlı,” dedi.

24- Davos’un Shireen’i “tatlı” olarak ifade etmesi; 5. kitapta Jon da aynı şekilde ifade ediyor. GRRM’e göre kendisi ölecek.

Prenses Shireen üzgün, tatlı, hassas bir çocuktu ve güzel olmaktan çok uzaktı.

25- Belwas’ın ölümüne bir dövüş kazandıktan sonra Jorah’ın bunu “tatlı” olarak nitelendirmesi.

“İyi iş,” dedi Sör Jorah, Belwas’a. Esmer Ben, hadıma olgun bir erik uzattı ve “Tatlı bir dövüş için tatlı bir meyve,” dedi.

26- Hamish’in Altın Düğün’de çaldığı müziğin tatlı sesinin tüm taht odasına yayılması… Aslında bu birden fazla ölüme işaret olarak yorumlanabilir. İlki birazdan gerçekleşecek ölüm(Joff) diğeri ise Hamish’in daha sonra öleceğine ki kendisi sonraki kitaplarda Qyburn’un deneylerine kurban gidip, öldü.

Adamın parmakları yüksek arpın tellerinde dolaştı, taht odası tatlı seslerle doldu. “Kemik tahtta oturan Ölüm Lordu aşağı baktı ve katledilmiş lordu gördü?” diye başladı Hamish,

27- Joff’a “tatlı” ifadesi ki önceki kitaplarda -bilhassa ilk kitapta- çok gördük; hem başkalarının ölmesine neden olacak eylemlerde bulunduğunu hem de kendisinin öldüğü gerçeğini göz önünde bulunduralım.

“Şarap dökülmedi,” dedi Joffrey, Tyrion’ın önerdiği barışı kabul etmeyen bir nezaketsizlikle. “Ve sana şarap da sunmuyordum.” Kraliçe Margaery ansızın Joffrey’nin yanında belirdi. “Tatlı kralım,” dedi Tyrell kızı yalvaran bir tonla, “gelin, yerinize dönün, yeni bir şarkıcı bekliyor.”

28- Arya’nın "kurt rüyası"ndaki aldığı “tatlı” kokunun “ölüm kokusu” olarak tabir edilmesi… önceki örneklerde olduğu gibi… Kırmızı Düğün sonrası cesetlerle dolu alanda gezen Nymeria ve sürüsünün Cat’i bulup sudan çıkardıkları sahne.

Soğuk kanın keskin ve kırmızı fısıltısına, ölümün tatlı ve çürük kokusuna doğru yüzdü.

29- Aleyna(Sansa)'nın “tatlı” olarak ifade edilmesi. Sonradan olacakları bildiğimiz için Marillion’un ölümünde Aleyna’nın da haklı parmağı mevcut. Daha önceki kitaplarda da zaten bu adamın öleceğine dair “tatlı” işareti görmüştük. Cat’in Tyrion’u esir aldığı sahnelerde.

“Alayne.” Lysa’nın şarkıcısı Sansa’nın başında dikiliyordu. “Tatlı Alayne. Ben Marillion. Yağmurdan kaçıp içeri girdiğini gördüm. Gece soğuk ve ıslak. Bırak da seni ısıtayım.”

30- Sansa’nın teyzesinde “tatlı” koku alması. Lysa’nın öldüğünü bildiğimiz için bu alınan koku onun öleceğini gösteren bir işaret olmuş; unutmayın ki ölüm, tatlı bir şekilde kokuyor. Diğer yandan Sansa’nın Lysa tarafından öldürülmeye teşebbüs etmesine de işaret etmiş, diyebiliriz.

Sansa vazifeşinas bir şekilde yaklaştı ve yatağın yanında diz çöktü. Teyzesi tatlı bir kokuyla yıkanmıştı ama bunun altında ekşi süte benzer bir koku vardı. Kadının yanakları boya ve pudra tadındaydı.

31- Daario’nun Dany’e “tatlı kraliçem” hitabı. Bu diğer örneklerde olduğu gibi iki şeye işaret olabilir; Dany’nin ölümünün Daario elinden olacağına(yahut ondan bağımsız şekilde) yahut Daario’nun ölümünün Dany elinden olacağına. (Türkçe çeviride bu “tatlı kraliçem” kısmı cümleye ne hikmetse eklenmemiş.)

“Gelenler asil doğumlular ve düzgün konuşuyorlar, tatlı kraliçem. Bu çeşit köleler kıymetlidir…"

32- Dany’nin İrri’yi “tatlı” olarak nitelendirmesi.

Dany bir an için baştan çıktı ama onun istediği Drogo’ydu, belki Daario. İrri değil. Hizmetçi kız tatlı ve becerikliydi ama onun bütün öpücüklerinde görev tadı vardı.

33- Polliver’in(Vadeci) Sansa’yı bal gibi tatlı olarak ifade etmesi.

“Güzel bir kızmış diye duydum,” dedi Vadeci. “Bal gibi tatlı.” Dudaklarını şapırdattı ve gülümsedi.

34- Jon’un Sam’i tekrar “tatlı” olarak ifade etmesi.

“Sam, sen tatlı bir aptalsın. Gözlerini aç. Bu günlerdir oluyor.” Jon saçlarını gözlerinden çekti ve “Hiçbir şey bilmesem de bunu biliyorum,” dedi. “Şimdi lütfen bana izin ver, birilerine kılıçla vurmam gerek, çok sert şekilde.”

35- LF’nin öldürmeden önce Lysa’yı “tatlı karım” olarak ifade etmesi. Önceki kitaplarda da zaten Lysa’nın “tatlı” olarak bir çok kez anıldığını yazmıştım.

“Benim tatlı aptal kıskanç karım,” dedi gülerek. “Ben yalnızca bir kadın sevdim, emin olabilirsin.”

36- Merret’in ölmeden önce içtiği şarabın tadını tatlı olarak ifade etmesi. Kendisi Güzel Walda’nın (Bolton’un son karısı) babası. Leydi Taşkalo tarafından asılarak öldürüldü.

Ama sadece, gün batımında altınla birlikte orada olursa. Merrett gökyüzüne baktı. Tam zamanında. Ellerinin titremesini geçirmek için bir şeye ihtiyacı vardı. Eyerinden sarkan matarayı çekti, tıpayı çıkardı ve büyük bir yudum aldı. Şarap yoğun ve tatlıydı, rengi öyle koyuydu ki neredeyse siyahtı ama tanrılar, tadı iyiydi.

Üçüncü kitabın “tatlı” işaretleri de burada bitiyor. Geçmiş tekrarları elimden geldiğince almamaya çalıştım. Gerçi çoğu hemen hemen aynı karakterler üzerinden dönüyor gibi görünse de arada yeni karakterler de mevcut. Ölecekler mi ölümle burun buruna mı gelecekler, sonraki kitaplarda göreceğiz. :slight_smile:

Sonraki bölümde görüşmek üzere.

Dördüncü bölüm. Buz ve Ateşin Şarkısı “Tatlı” İşaretler - 4

4 Likes

Silmişsin gerçi @Zeynep ama yine de yazmak istedim. Sadece bu kitapta değil önceki kitaplarda da -bilhassa Bran’a- tatlı deniyor ve elbette Sansa için de çok sık kullanılıyor.

1 Like

Belki Sansa’nın o ilk başlardaki ergen mal halinden eser kalmadığını bir nevi öldüğünü göstermek içindir., Sansa şimdiki haliyle ölmesin ya ölürse beni en çok üzecek karakter o şu an.:sleepy:

Manevi olarak ölmek için kullanılmıyor ama… Yine de %95 ölüm ağırlıkta olsa da ölümden dönmek gibi şeyler de olabilir bir ihtimal, misal Bran komaya girdi, ölümün kıyısından döndü. Buna rağmen hala sürekli “tatlı” ifadesi kullanılmaya devam ediyor. Bu şekilde giderse Starklardan bir Arya hayatta kalacak, Jon zaten öldü, dirilir; onu da sayarsak iki. GRRM tam bir soykırım gerçekleştirmiş olur. Bir de adamın en sevdiği hane. :scream:

Aslında şu saatten sonra daha başka Stark ölmesin istiyorum, zaten param parça olmuş, ruhları yaralanmış haldeler, yazık be.

Starklarla ilgili bir isim yapacaktı kitabın adını acaba hepsine katliam yapacağı için mi yoksa hepsini mutlu bir şekilde bağlayacağı için midir acaba?

Son kitabın ismini Kurtların Zamanı koymuştu ama sonra ismini Bir Yaz Rüyası olarak değiştirdi, sebebini söylemedi. Bana göre açık bir foreshadowing verdiği için olabilir.

Geriye bir iki kurt da kalsa, mevcutlarla sükse yaptırabileceği için olabilir. Yani şöyle düşünelim. Jon bir Targaryen ama aynı zamanda bir Stark. Buna rağmen aidiyeti Starklara ağır basıyor, yani bir ejderha olsa da kendini daha çok kurt gibi görüyor (en azından şu ana kadar böyle çünkü daha gerçek kimliğini de bilmiyor.). Tahta oturursa bir kuzeyli olarak oturacaktır, Stark kimliği ağır basan bir ejderha kurt kral. Haliyle kurtların hükmü başlamış olmaz mı Diyar’da? Elbet bu sadece bir yorum, başka şekillerde de yorumlanabilir yahut birden fazla yoruma da gebe olabilir kitabın ismi; illa tek bir şey anlatacak diye bir şey yok, GRRM çoklu anlatımı sever.

1 Like

Zaten bi avuç velet kaldılar daha kim ölecek…
Bu arada kurt vakti, kurtların zamanı falan da gecenin belli bir zamanı için deniyordu. Barristan povlarında geçiyor hatta.

Kurt Vakti saat için kullanılıyor. Kitap için bahsi geçen isim A Time for Wolves.

Vallahi GRRM acımasız adamdır, Tully hanesine bak; Baratheon hanesine bak… kim kaldı ki? :smiley:

Starklar yine 4 kişi Aegon’la. Ana Lannisterlar da durum daha vahim galiba. Dizide hiç kuzen falan kalmadı diye biliyorum. 3 kişi kaldı galiba koca Lannister Hanesi de. Bu arada Lannister askerlerinin soyadı Lannister değildir herhalde. Ama Lannisterlarda erkek var 2 tane onların soyları daha iyi durumda gerçi ama hepsi ölür bence. Tyrion ve Sansa haneleri birleştirse güzel olabilirdi. Baratheon Lannister gibi yarı yarıya yaparlardı bayrağı iyi olurdu.

Tekrar düşündüm de Bran’ın durumunu unuttum Starklarda da durum vahim

Aegon kim ya? Jon mu? Kitaplarda ismi ne muamma… Etrafta 1000 tane Aegon gezdireceğini sanmıyorum Martin’in. Biz Jon demeye devam edelim.

Dizi değil, kitap burası, ondan sadece kitaplarda olanları baz alıyoruz. :slight_smile: Kitaplarda Lannister Hanesi meşru ve gayri-meşru doğumlu sürüsüne bereket mevcut, geniş bir aile. Herhalde Freylerden sonra en geniş hane bunlar.

2 Likes

Yok beeeeee

Lannisterlar o kadar kalabalık değil.

Bence en kalabalığı Tyrellar.

Bu arada kitaplarda o Blackfyre olduğu düşünülen Aegon ve Jon karşılaşır mı acaba?

Yine diziden bahsetmiş olacağım ama Tyreller en az zarar gören orduydu. Kaç savaş geçirmiş Lannisterlara nasıl yenildi hatırladıkça sinirleniyorum yine.

Ha İngilizce olarak düşünmedim kusura bakma abla :blush:
Tully zaten 1 erkekle başladı(hoster sayma adam bitkisel hayattaydı :joy:) Baratheon haklı olabilirsin de Starklara kıymasın bee :joy::joy:

Bu arada bayağı Lannister var ya Lannis Limanı Lannisterları falan fazla diye hatırlıyorum

3 Likes

Tyrion’a göre baya akraba var, hatta baya piç akraba da var. Kalabalıklar ya. Zaten Tywin’in kuzeniyle evlenme sebeplerinden biri de olası miras kavgasında aday azaltma(martin söyledi).

Aegon ve Jon karşılaşır bence. @Adanedhel Ejderhaların Dansı 2 olacakmış :slight_smile: Jon-Dany-Aegon arasında olsa ne güzel olur :slight_smile: Sırf Jon-Dany yahut Dany-Aegon arasında da olabilir ama bende alayı işin içine dahil olacaktır.

Haliyle bu tatlı işaretler başlığı daha bir mana kazandı; kimler gidici göreceğiz bu savaşta :slight_smile:

1 Like

Aynen çıksaydı bir kitaplar.

Konudan uzaklaşacağım ama Martin kitapları yazmış dizinin bitmesini bekliyor mudur yoksa sızma ihtimali falan olur diye hala tamamlamış mıdır? Ölmeden göremeyeceğiz galiba yazıp dizi yüzünden saklamıyorsa eğer.

Vallahi ben baya baya dizi yüzünden bekliyordur diye çok emin idim ama şu sıralar o kadar değilim. Yine de Eylül ayında duyurusu yapılır diye bir söylenti geziniyor, bakalım. Gerçekten bitti ise dizinin sonlanmasını bekliyordur diye düşünmüştüm hep, duyuru yapmak için.

1 Like

Jon’un bu meseleye gireceğini sanmıyorum ben bence Dany-Aegon arasında olacak bu kavga Jon’un tek derdi ötekiler olacaktır.
Enteresan bir teori ve şimdiye kadar baya doğru çıkmış aslında Martin tatlılardan nefret ediyor sanırım o göbeği nasıl yaptı ki acaba :rofl::joy:

Ejderhaların Dansı - 2 Tartışalım :smiley:

Yani seride ölenlerin hepsinde “tatlı” ifadesi geçip (bilhassa ölmesine yakın zamanda) ölmesi, dikkate değer bir konu, tesadüf olamaz yani. Bir de bazen o kadar saçma ve gereksiz bir şekilde “tatlım” deniyor ki karşıya, yani ne gerek var o kelimeyi kullanmaya? Eğer amaç bu değil ise… Aslında tatlının zehir olduğu doğru :smiley: Şeker = zehir etkisi yapar vücutta ve bağımlılık yaratır, dişleri bile çürütüyor. O göbeği de tatlı ile yapmıştır herhalde, şeker hastalığı olduysa adam “zehir” olarak işlemek istemiş olabilir :smiley: