Çayır Toprakları Hakkında Bilgiler

  • Qohor Ormanı’nın doğusu ile Kemik Dağları arasında bulunan geniş bir alandır.

  • Medeniyetin ilk doğduğu topraklardır. Westeros’ta daha ormanın çocukları ve devler yaşarken buralarda ilk gerçek kasabalar kuruluyordu.

  • O zamanlar yazı olmadığı için tarih kesin değildir. Söylentilere göre Balıkçı Kraliçeler, o zamanlar bu topraklarda bulunan bir iç deniz olan Gümüş Deniz’i ve bitişik toprakları havada süzülen saraylardan yönetirlerdi. Üstatlar en azından denizin bir zamanlar gerçekten var olduğuna inanırlar.

  • Söylentilere göre dünyanın çeşitli yerlerindeki yöneticiler ve bilge insanlar onlardan tavsiye almak için onların saraylarına giderlerdi. Bazı üstatlara göre Westeros’a gelmeden önce ilk insanların ana vatanı burasıydı. Andalların da bu denizin güneyinden geldiğini düşünürler.

  • Hikayelerde tek boynuzlu atlarla savaşa gelen Kıllı İnsanlar’dan bahsedilir. Bunların Ibbenlerin atası olduğu düşünülür.

  • Aynı rivayetlerde örümcek tanrıça ile yılan tanrının sonsuz bir savaşta olduğu Lyber şehri geçer. Onların doğusunda yarı at yarı insan olan centaurların krallıkları vardı. (Üstatlar bunların at sürmeyi bilmeyenlerin ant surenleri yanlış anlaması olduğunu düşünür, sirklerde sergilenen centaur iskeletlerine rağmen)

  • Bu toprakların güneydoğusunda Qaathi şehirleri yükselirdi. Kuzeydeki ormanlarda ormanın çocuklarıyla akraba oldukları düşünülen ormangezerler bulunurdu. Bu ikisinin arasında Cymmeriler, Gippler ve Zoqoralar yaşardı. Bu halkların hepsi yitip gitmiştir.

  • Qaathi şehirlerinden geriye sadece Qarth kalmıştır. Diğerleri fethedilmiştir.

  • Bu fatihlere Westeroslular Sarnoriler derler. Onlar ise kendilerine Uzun İnsanlar derlerdi.

  • Alimler Uzun İnsanlar’ın soyunu Huzhor Amai adında son Balıkçı Kraliçe’den doğan ve Cymmeriler, Gippler ve Zoqoralar’ı kızlarıyla evlenerek hükmü altına alan bir adama dayandırırlar.

  • Söylentilere göre Cymer karısı zırhını hazırlar (onlar demirle çalışan ilk insanlardı) ve Zoqoralı karısı savaş arabasını sürerdi. (Buradan Aegon ve kız kardeşleri benzetmesi yapılabilir)

  • Çayır topraklarına dağılmış ve bir sürü şehir kurmuşlardı. Bunların en harikası Bin Odalı Saray’ın bulunduğu Yüksek Kuleli Sarnath şehriydi. Hatta Lomas bu sarayı dokuz harikasından biri olarak saymıştır.


(Tek tek yazmaya üşendim. Tüm Sarnori şehirlerinin adı burada.)

  • Sarnori Kralları Qaathiler ve Eski Ghis İmparatorluğu ile savaşmıştır. Binicileri çelik ve örümcek ipeği kuşanır ve kömür karası kısraklara binerdi. En iyi savaşçılar ise kan kızılı atlar tarafından çekilen tırpanlı at arabalarıyla savaşa giderdi ve bu arabaları karıları veya kızları sürerdi çünkü Sarnorilerde kadınlarla erkeklerin birlikte savaşması gelenekti.

  • Günümüzde bu topraklarda sadece Dothrakiler yaşamaktadır.

  • Sarnori Krallığı’nın düşüşü yüz yıldan kısa sürmüştür.

  • Tarihi kayıtlara göre Valyria ve Geniş savaşlarının ikisinde Valyria ile müttefik olmuşlar. Başka bir savaşta ise bir kısmı Valyria, bir kısmı Ghis tarafında savaşmıştır. Lomas; Ghis tarafından inşa edilen, ama çizimleri Valyria cizimi olan bir dikilitastan bahseder.

  • Kıyamet’ten sonraki yıllarda Khal Mengo annesi Doshi yardımıyla tüm Dothrakları bir araya topladı.

  • Sarnoriler uzun süre Dothrak tehdidini görmezden geldiler. Hatta bazı Sarnoriler Dothraklara hediyeler vererek rakip kralları yok etmek için kullandılar.

  • Sarnoriler Dothrak tehdidini Mengo’nun oğlu Moro Şelale Şehri Sathar’ın kapılarına dayanınca fark ettiler. Çayır topraklarındaki en güzel şehir mahvoldu.

  • Sarnori kralları bu durumda bile birleşemediler ve komşularına yardım etmek yerine kendi aralarında savaşmaya devam ettiler.

  • Günümüzden Sarnori şehirlerinden sadece Saath geride kalmıştır. (Ib ve Lorath sayesinde). Sarnor’un yüz tanrısına sadece burada tapılır.

  • Gornathlılar Dothraklara kız verip kız almış ve onlarla müttefik olmuştur. Ama Khal Horro (tek khalasar oluşturan son khal) Khal Morro’yu öldürüp khal olunca ittifak sona ermiş ve Gornathlilar diğer Sarnorilerle aynı kaderi paylasmistir.

  • Khal Horro öldüğünde diğer khallar onun izinden gitmiş ve Sarnori şehirlerini yok etmişlerdir. Bunlardan en kötüsü Alimler Şehri Sallosh’unkiydi. Muazzam kutuphane yok olmustur.

  • Fethedilemez Mardosh en uzun dayanandır. Altı yıl direndikten sonra kaledeki savaşçılar Dothraklara köle olmasın diye kendi karilarini ve çocuklarını öldürmüş, sonra da şehir kapılarını açıp Dothraklarla ölümüne savasmislardir.

  • Mardosh düşünce nihayet Sarnoriler bir araya gelmiş ve Sarnath önünde büyük bir ordu toplamislardi. Bu ordu dört khallasarin ordusundan fazlaydı.

  • Savaş başladıktan khallardan birinin ölmesiyle khallasari kaçıp dağıldı. Sarnori orduları onları kovalamaya başladı. Ama khalasar onları tuzağa çekmişti. Kaçan khalasar geri döndü ve diğer khalasarlarla birlikte orduyu ortaya kıstırıp yok ettiler. (Bu taktik bana tanıdık geldi)

  • Sarnath iki hafta içinde düştü. Yıkımdan Bin Odalı Saray bile kurtulamadı.

  • Dothrakların tek kurbanı Sarnor Krallığı değildi.

  • Kayıp Özgür Şehir olarak anılan Valyria kolonisi Essaria da aynı kaderi paylaştı. Ibbish isimli Ib kolonisi de aynı kaderi paylaştı. Yeni Ibbish adıyla Titreyen Deniz kıyısındaki sık ormanlarda başka bir koloni kurulmuştur.

  • Güneyde ise Kızıl Boşluk’takı Qaathi kasaba ve şehirlerinden Qarth dışında hepsi yok edildi.

  • Qaathi halkı dışında çok az şey bilinir. Bir zamanlarda çayır topraklarında yaşadıkları, Sarnorilerle girdikleri savaşları kaybettikleri için Kızıl Boşluk’a yerleşmek zorunda kalmışlardır. Ama bu çöllerde her şey kuruyup gittiği için çöküşün eşiğindeydiler. Dothrakiler Qarth dışında hepsini yok edince Kıyamet sonrası Yaz Denizi karmaşalarından yararlanıp tekrar güçlenme hayalleri suya düşmüştü.

  • Qarth yüksek ve üç kademeli surları sayesinde bu yıkımdan kurtulmuştu. Qarth gözlerini denize gitti ve Yaz Denizi ile Yeşim Denizi arasındaki boğazın kontrolünü ele geçirdiler. Volantis’in ilgisinin batıya dönmesiyle hakimiyetleri iyice güçlendi ve inanılmaz bir zenginlik kazandılar.

  • Khalların Qohor şehrini fethetme hayalleri ise üç bin Lekesiz tarafından suya düşürülmüştür.

  • Bunun üzerine khallar gözlerini doğuya çevirmiş ve Kemik Dağları’nı aşmaya çalışmışlardır. Kemik Dağları’ndaki geçitlerin sadece üç tane ordu geçebilecek kadar büyüktür ve bu geçitler Bayasabhad, Samyriana ve Kayakayanaya kale kentleri tarafından tutulur. Sayısız khal bu surların dibinde can vermiştir. Ama bu surlar hala aşılamamıştır.

  • Bu kentleri ise Büyük Kum Denizi’nde yaşayan, muhteşem Hyrkoon krallığında geriye kalan on binlerce kadın savaşçı tarafından korunur. Kadınlar tarafından savunulmasının sebebi sadece can verenlerin can alabileceği inancı yatar.

  • Çadırlarını saraylara tercih eden Dothraklar hala göçebe yaşam sürmektedir. At ve keçilerden oluşan sürüleri Dothrak Denizi boyunca güderler. Yağmalar yapar veya Özgür Şehirlerin onlara verdikleri hediyeleri alırlar.

  • Tek sabit yerleşkeleri Vaes Dothrak’tır. Dağların Anası adını verdikleri zirvenin gölgesinde ve Dünyanın Rahmi dedikleri bir gölün yanında bulunur.

  • Bu şehrin sokakları ve surları yoktur. Bu yerleşke dosh khaleen adı verilen ölü khalların karıları tarafından yönetilir. Dünyanın tepesine binecek aygır (tüm khallasarları bir araya toplayacak tek khal) inancı yüzünden burayı kutsal sayarlar ve burada kan dökmek yasaktır.

  • Dothraklar bunu korkakça buldukları için ticaret yapmasalar da Dothrak Denizi’nden geçerken onları korumaları için khallara hediyeler veren kervanlar sayesinde bu şehir doğu ve batıyı birbirine bağlayan bir köprü haline gelmiştir.

Tomasz_Jedruszek_Vaes_Dothrak

//Buz ve Ateşin Dünyası sayfa 287-293 kaynak olarak kullanılmıştır.

6 Likes

Burası bana Nazik Adamın Arya ya kadınların can verdikleri için can almamalarını söylediği yerle bir ilişkisi varmış gibi geldi ,
Elline sağlık güzel ve ilginç bir yazı olmuş .

2 Likes

Aynen tam tersi bir durum var. Bunu nereye bağlayacağımı bilemedim ama bir yere bağlanmasa bile gerçekten hoş bir detay