Cersei’nin Yerine Gelecek Genç Kraliçe


#63

Arianne güzelden çok çekici anlatılıyordu diye hatırlıyorum bana kalırsa Sansa ve Dany var


#64

Teyzesi ve Petry ise anasına benzetir bol bol. Sansa annesinin bir model gelişmiş hali olsun genede Cersei’nin gençlik hali ile kıyaslanamaz. Serideki çoğu güzel ve yakışıklı diyerek pohpohlanan karakterin güzellikleri asilliklerine zenginliklerine bakar çoğunun elinden kıyafetleri mücevherleri al freefolktan hallice olur bence. Ama Cersei ve Jaime için pek geçerli değil bu Jaime ne kadar pasaklı olursa olsun Cat onu hala yakışıklı bulur.

Bunu ilk defa görüyorum ve çok hoşuma gitti açıkçası gerçekten. eğer böyle bir durum olursa Cersei’i için çok vurucu olurdu. Ama sorun şu ki Myrcella olması demek Cersei’nin onu altın bir kefende görmemesi demek diye düşünüyorum burası biraz muallakta kalıyor. Bazılarıda Marg’ın çoktan Cersei’nin elinden çoğu şeyi aldığını savunuyor (joff Tommen Kraliçeliği ) bu kehanet işlerini çok karmaşık bulurum asla açık değildir. Ama yukarıda da belirttiğim gibi kehanetteki kişi kraliçe bile olmayabilir.


#65

kehanet

Kraliçe olacaksın... başka bir kraliçe gelene kadar. Daha genç ve daha güzel bir kraliçe gelecek, seni devirecek ve değer verdiğin her şeyi elinden alacak.”

kehanet burada açık açık senden daha genç ve güzel diyor. Hem kadın, hem kraliçe, hem genç, hem de güzel olacak İnsanlar çok şey der bizde şuan çok şey diyoruz, kitap yayınlandığında kimin doğru şeyi dediğini görücez
Dany uyuyor evet ama şuanda ejderha kraliçeliğinden başka resmi kraliçe ünvanı yok henüz, Westerosta zaten prenses remiyette, önünde de Aegon ve Jon olacak
Sansa güzel olarak niteleniyor çok yerde şuanda kuzey kraliçesi ünvanı da onda gözüküyor. Cersei nin elinin altında olup kurtulmadığı, küçümsediği ama yetiştirdiği bir kraliçe, bence süper olur kitap için


#66

orijinal metinden bahsediyorum ben de yabancı forumlarda gezerken ana dili İngilizce olan insanların parmak bastığı bir olayı buraya taşıdım açıkçası bilindiği gibi bu serinin yazarı bir Amerikalı ve ana dili ingilizce kendisi metini şöyle kaleme almış.

Aye. Queen you shall be… until there comes another, younger and more beautiful, to cast you down and take all that you hold dear.

İnsanlar, burada senden daha genç ve güzel biri gelip seni alaşağı edecek ve kraliçeliğin son bulacak diyor. Gelen işi kraliçe olacak diye açıkça belirtmemiş bu da kehaneti belirsiz yapıyor nereye çekersen oraya gidiyor yani.

tabii ki kitaplar yayınlanana kadar yalnızca fikirlerimizi belirtebiliriz. ama Sansa hiç bir şekilde Kuzeydeki kraliçe olarak anılmaz ne dizide ne kitapta asla olmadı. ve bildiğim kadarı ile son kitapta Winrerfell’in varisi Arya Stark (evet sahte ama genede bu adı kullanıyor) olarak biliniyor diyarda.


#67

ben o orjinal metini nasıl yorumluyorum biliyor musun orada arada söylemek istemediği bir ayrıntı (belki adı belki başka birşey vardı ) onu söylememek için susuyor, düşünüyor sonra devam ediyor
… bu genelde kitaplarda konuşan kişi durup düşündüğünde, konuşacak bir şey bulamadığında, söyleyeceği şeyde zorlandığında yada araya başka birşey sokmak istediğinde kullanılan bir noktalama işareti
yani onların yorumları doğruda olabilir, benim yazdığım gibi de olabilir
ben cümlenin geneline baktığımda öyle yorumluyorum kraliçe vurgusunun manası kalmıyor ki öyle bana göre


#68

Tabii ki bahsedilen kişi kraliçe de olabilir beni yanlış anlamanı istemem. Ben yalnızca kendimi tek bir noktaya şartlamıyorum o kadar seçenekleri genişletmek iyidir.


#69

Sansa, annesinden bile güzel bir kız ama Cersei hepsine bin basacak güzellikte bir kadın. Bunu kimse unutmasın. Elbette ki Valyria kökenli bir kadın ve Ashara Dayne de(döneminin en güzel kadınıdır, Cersei’den bile güzel) Cersei’ye bin basar. Bu yüzden kimse kendini kandırmasın zira şu an bu şartı karşılayan yegane kişi “Dany” gibi görünüyor. Elbet Cersei, yaşlanmanın ve diğer şeylerin getirisi ile “çirkinleşmeye” başlamışsa bu durumda sahip olduğu güzellik silahını da kaybetmiş, kaybediyor. Dany’den daha az güzel biri de ona rakip olur.

Sansa ve “kraliçe unvanı” temennisi sevenleri için hoş ama “öyle görünüyor şu an” masalını geçin. Temenniler ile olabilecekleri ve olanları karıştırmayın. Kuzeyin yegane varisi Jon Snow. O olmasa Bran ve Rickon. Sansa, evlilik yoluyla bir Lannister olduğu için abisi Robb, onu miras sırasından çıkarmak için arkasında vasiyet bıraktı; varis hazırladı.

İngilice metne gelince, “another” derken “kraliçe” kast ediliyor. Sen bir kraliçe olacaksın ama sonra bir başka kraliçe gelecek manasında kullanılıyor. Elbette Martin, kelime oyunu yapmak istedi ise bilemem ama biz şimdilik göründüğü şekilde kabul edip bir kraliçe beklemek gerek. Zaten kraliçe dışında kim alacak onun değer verdiği şeyleri? Onun değer verdiği şeylerden biri ne? Kraliçe olmak.


#70

tabii ki kehanette bahsedilen kişi bir kraliçe, tanea ya da jocelyn gelip almayacak cersei’ den sevdiklerini.


#71

dany seride tüm dünyada ki en güzel kadın olarak bahsediliyor,doğru! ama bunu muhtemelen onu hiç görmemiş euron ve victarion söylüyor ve bunu da gümüş saçları, ametist gözleri gibi olağandışı özelliklerine ve muhtemelen Kraliçeliğine ve 3 ejderhanın getirdiği ayrıcalıklara dayanarak söylüyorlar. missandei’nin söylediğine göre dany ufak,tefek biri. tyrion onu uzaktan peçeli görüp:

Bir kahkaha fırtınası koptu. Yaşlı adam bile gülüyordu. “Öyleyse onu gördün,” dedi arkada duran kızıl saçlı bir delikanlı. “Kraliçeyi gördün. Söyledikleri kadar güzel mi?”
Bir tokara sarınmış, gümüşi saçlı, ince belli bir kız gördüm, diyebilirdi Tyrion. Yüzü peçeliydi ve ben uzaktaydım. Bir domuzun sırtındaydım.

diyor. martin dany’nin neredeyse dünya dışı bir güzelliği olan naerys’e benzediğini söylüyor ama dany fiziksel olarak naif ve hasta naerys’ten daha güçlüymüş.

Naerys: Targaryen görünüşüne sahipti: Neredeyse dünya dışı, ince ve narin bir güzellik. Büyük mor gözleri ve neredeyse şeffaf görünen porselen bir teni vardı. Daenerys’e de kesin bir benzerliği vardı.

görüldüğü üzere dany’nin oldukça güzel ve çok çekici olduğuna kimsenin şüphesi yok,ancak dünya da ki en güzel kadın olup olmadığı tartışmaya oldukça açık.sıradışı targaryen özellikleri onu gerçekten en güzel kadın yapmaya yeter mi? onu görenler sadece güzelliğiyle değil aynı daario gibi kraliçeliğiyle, ejderhalarıyla birlikte değerlendirdikleri için onu en güzel kadın saymaları çok doğal değil mi? Jaime’ye göre en güzel kadın cersei’ydi. Barristan’a göre ashara, robert ve rhaegar’a göre muhtemelen lyanna’ydı.
gelelim sansa’ya…sansa Dany’den iki yaş küçük. serinin çoğunu yarı çocuk sayılarak geçirdi. Buna rağmen güzelliğine o kadar çok vurgu yapıldı ki, gelişimini tam tamamladığında diyarda ki en güzel kadınlardan biri olması çok muhtemel.
kızıl saç ve mavi gözü, sıradan özellikler olarak tanımlamak çok doğru değil bence. tamam jon,ygritte’in kızıl saçları dolayısıyla,yabanılların arasında olağanüstü bir güzellik sayılmasına rağmen,güney saraylarında aleladeden öte bir sıfat alamayacağını söyledi. Ama bu ygritte’in saçlarının sıradanlığından ziyade sıska, birbirine yakın gözleri, çarpık dişleriyle zaten güzel bir kadın olmayışından dolayıydı. ki seride daha önce tully’lerin kızıl saçının ve koyu mavi gözlerinin aynı lannisterlar,targaryenler ya da baratheonlar gibi hanelere özgü sıradışı ve soylu özellikler olduğu vurgulandı.

Hepsinden daha kötüsü, Sansa çok güzeldi. Annelerinin, Tullyler’e özgü çıkık elmacık kemiklerini ve gür kızıl kestane saçlarını almıştı.

Sansa. Bran ve hatta bebek Rickon, dış görünüşlerini Tullyler’den almışlardı. Büyüleyen bir surat ve ateş gibi yanan saçlar .

Leydi annesinin soylu özelliklerinden hiçbiri Arya’da yoktu(sansa)

zaten sansa’nın annesi cat,halası lyanna’yken en güzel kadınlardan olması çok normal değil mi?

Sansa prensin yanında yürürken göz kamaştırıcı görünüyordu ama Jon prensin memnuniyetsizlikle kıvrılmış dudaklarını ve Kışyarı’nın Büyük Salonu’nu kibirle süzen gözlerim hiç sevmemişti

Güzel olan Sansa’ydı. Leş bir zamanlar, Lord Eddard Stark’ın onu Sansa’yla evlendirebileceğini ve onu oğlu olarak kabul edebileceğini düşünürdü ama bunlar sadece çocuk fantezileriydi.

“Tatlıydı,” diye yalan söyledi Tyrion, “ama ben evliyim. Karım ziyafette benimle birlikteydi, belki onu hatırlarsın. Leydi Sansa.” “O senin karın mıydı? O… çok güzeldi…”

Sansa, gözlerini ellerine dikerek oturdu. En az Tyrell kızı kadar güzel. Saçları sonbahar kızılıydı, gözleri koyu Tully mavisi. Keder, acılı ve hassas bir ifade vermişti yüzüne ve bu ifade onu daha güzel yapmıştı.

Shae, Sansa’nın saçlarını, koyu mor taşlarla süslenmiş gümüş bir saç filesinin içine ustaca toplamıştı. Sansa’yı daha önce hiç bu kadar güzel görmemişti Tyrion ama kız o uzun, saten kolların altına hüzün giyiyordu. “Leydi Sansa,”dedi, “bu gece salondaki en güzel kadın siz olacaksınız.”

Lord Serçeparmak, Sansa’nın yanağını öptü. “Benim zekâm ve Catelyn’in güzelliğiyle bütün dünya senin olacak tatlım. Şimdi yatağına git.”

Theon kızlardan biriyle evlenerek Kışyarı’na daha sıkı tutunabilirdi. Sansa güzel bir kızdı ve artık yatağa alınacak kadar olgunlaşmış olmalıydı.

Sansa Stark bu sabah her zamankinden daha güzel görünüyordu ama yüzü süt gibi beyazdı.

Kel olanı “Lord Savunucu’nun kızı.” diyerek açıkladı yürekten bir nezaketle. Ağır ağır yerinden doğruldu. “Ve görüyorum ki hakkında bahsettikleri kadar güzel.”
Sivilceli olanı da altta kalmamak için oturduğu yerden zıplayıp “Ser Ossifer doğru söylüyor. Tüm Yedi Krallık’taki en güzel genç kız sizsiniz.” dedi. Bunu kızın göğüslerine doğru söylemiyor olsaydı daha hoş bir iltifat olabilirdi.
“Ve siz tüm bu genç kızları kendi gözlerinizle gördünüz mü?” diye sordu Alayne. “Onca yeri gezebilmiş olmak için çok genç gözüküyorsunuz.”

“Eğer Kapılar’da böyle bir güzelliğin bizleri beklediğini bilseydik uçarak gelirdik.” dedi Sör Roland. Sözleri Myranda Royce’a yöneltilmişse de bunları söylerken Alayne’e bakıp gülümsüyordu

Sör Roland atından atladı, Alayne’e doğru döndü ve gülümsedi. “Lord Serçeparmak’ın kızının güzel yüzlü ve zarafet dolu olduğunu duymuştum; ama hiç kimse bir hırsız olduğunu da söylemedi.”
“Yanlış biliyorsunuz, efendim. Ben hırsız değilim!”
Sör Roland elini kalbinin üzerine yerleştirdi. “O zaman göğsümdeki, kalbimi çaldığınız bu deliği nasıl açıklayacaksınız?”

“Öpüyorum,” dedi Petyr. “Lysa’nın şikâyet etmek için bir sebebi yok.” Gülümsedi. “Şu anda kendini görebilmeni isterdim leydim. Çok güzelsin. Küçük bir ayı yavrusu gibi karla kaplısın ama yüzün kıpkırmızı ve zor nefes alıyorsun. Ne kadar zamandır buradasın? Çok üşümüş olmalısın. Seni ısıtmama izin ver Sansa. Eldivenlerini çıkar ve ellerini bana ver.”

“Sansa üç yaşındayken bile bir leydiydi; daima çok zarif ve insanları memnun etmeye hevesli. Şövalyelerin yiğitliklerini anlatan hikâyelerden daha çok sevdiği bir şey yoktu. İnsanlar yüzünün bana benzediğini söyler ama benim hiç olmadığım kadar güzel bir kadın olacak, bunu görmek çok kolay. Hizmetçisini gönderir, saçlarını kendim tarardım sık sık. Kızıl saçları var, benimkilerden daha açık, çok gür ve yumuşak… saçlarındaki kırmızılık meşalelerin ışığını yakalar ve bakır gibi ışıldar.’’

bunlar ve şu an bulamadığım bir çok alıntı. Sansa’nın güzelliği onu gören neredeyse herkes tarafından vurgulanıyor. hatta bizzat cersei tarafından:

“Evet. Tanrılar sana karşı nazik davranmış Sansa. Güzel bir kızsın. Böylesine tatlı bir masumiyeti o gargoyleye heba etmek neredeyse ahlaksızlık gibi geliyor.”

ayrıca daha önce yazdığım cersei ve sansa’nın tyreller tarafından bir kere kıyaslanması ve kazananın sansa olması durumu var. tamamen daha genç ve güzel olduğu için:

“Seni kazasız belasız evlendirmek çocuğum,” dedi yaşlı kadın, Yağtoparı eski şarkıyı söylerken. “Torunumla.”
“Bunu ister misin Sansa?” diye sordu Margaery. “Benim hiç kız kardeşim olmadı, sadece ağabeylerim var. Ah, lütfen evet de, lütfen ağabeyimle evlenmeye rızan olduğunu söyle.”

“Evlilik konusunu ona ilk açtığımda Lord Tyrell yeterince mütemayil görünüyordu,” dedi Lord Tywin. “Bir gün sonra her şey değişmişti. Yaşlı kadının marifeti. Oğluyla acımasızca sert konuşuyor, Varys’in iddiasına göre Lord Tyrell’e, Cersei’nin o tek bacaklı kıymetli torunu için çok yaşlı ve fazla kullanılmış olduğunu söylemiş.”

tabi buna tyrellerin asıl istediğinin kışyarı olduğuyla ilgili itirazlar olacaktır ama her ne kadar tyreller asıl kışyarı’nın anahtarını istiyorlarsa da cersei her bakımdan tyreller için daha büyük bir ödüldü. sonuçta kışyarı mevcut kral onaylamadığı sürece asla sansa’ya ait olamazdı. tyrellerin bunun için karşılarına tywin’i almak gibi riskli bir işe girişmeleri lazımdı. ve Cersei’yi tamamen yaşlı olduğu için reddettiler.

sansa halihazırda kışyarı varisi değil ama '‘varislikten çıkarıldı’'masalını da siz geçin-şu temenni lafına da o kadar gıcık oluyorum ki :expressionless:-. sadece robb’un jon’u sansa’nın önüne koyduğunu okuduk. malum lannister evliliği yüzünden. farzedelim jon dirilmedi, bran ve rickon zaten ortalıklarda yok, sansa gidip kışyarı nı almak istese ona ya robb seni varis yapmamak için vasiyet vermişti mi diyecekler,yoksa ned’in evladı diye leydi ya da kraliçe mi ilan edecekler :thinking: ayrıca pekala bir evlilikle kraliçe olabilir :smile: ayrıcaa jon stannis’in yüzüne bir kaç kere kışyarı kızkardeşim sansa’ya ait dedi.


#72

Bizim derdimiz “dünyanın en güzel kadını kim” sorusuna cevap aramak değil, bizim derdimiz Cersei gibi bir afetle yarışacak “güzel bir kadın” aramakta. Misal Ashara Dayne, alayına bin basacak bir kadın çünkü döneminin en güzel kadınıdır, Selmy’e göre değil; GRRM açıkladı bunu. Ashara, Targaryen kraliçesinden bile güzel demek ki kadının yaşı ve yaptığı doğumlar ve düşüklerin bedenine etkisi düşünülürse Sakura’nın Cersei için söylemek istediği daha anlaşılır olur.

Diğer yandan Valyria kanı taşıyan kadınlar ÇOK GÜZEL olarak bilinir ama erkekleri, kadınlarından da daha güzel kabul edilir. Valeryon Lordu bile kafadan “yakışıklı” olarak ifade edildi, Davos tarafından. Seastar’ın annesi çoookk güzel bir kadındı, kızı gelmiş geçmiş en güzel kadın(herkese bin basar gelmiş geçmiş); saf kan Valyria kız. Bu şeye benziyor; Aha Teke atlarının asaletinin ve güzelliğinin gören herkes tarafından reddedilemeyecek olması gibi, bütün at türlerine bin basar bu at türü, o derece muazzam hayvanlardır. Yani evet, Dany en kötü ihtimal Cersei kadar, en iyi ve olası ihtimalle de Cersei’den çok daha güzel bir kadın.

Sansa’ya gelirsek. Kim burada Sansa’nın güzelliğini inkar etti? Cat. güzel bir kadın ve kızı Sansa da ondan çok daha güzel bir kız. Sansa’nın güzelliğini inkar eden ya gözleri kördür ya kitapları başka yerinden okumuştur ya da bir gerçeği reddetme peşindedir. Bu yüzden onun güzelliğine vurgu yapan alıntıları boş yere aramış, eklemiş ve kendini yormuşsun.

Biz burada “Cersei’den daha güzel” kıyaslaması yapıyoruz, kim güzel ve çirkin kıyaslaması değil.

Karakterler hakkında güzel- çirkin tanımlarını karakterlerin kendisi değil onları gören karakterler yapıyor çoğu zaman; Sansa “ben çoggg güzel bir karıyammm” şeklinde gezdiğini görmedik, genelde diğerlerinin de; senin de paylaştığın gibi hep 2. 3. kişiler yorum belirtiyor. Bu Sansa için, Dany için ve diğer herkes için geçerli. Zaten POV olduğu için başka türlüsü biraz güç olurdu. Lakin sen çıkıp şahsi görüşünü seride gelen bir bilgi gibi “Sansa, Diyar’daki en güzel kadınlar sıralamasında ilk beşte” gibi bir cümle kurarsan olmaz işte. Buna sen ben karar veremiyoruz, bize göre öyledir, o başka ama önce bunu GRRM onaylamak zorunda. Dediğim gibi kız çok güzel ama bir sürü güzel kadın var Diyar’da. Fakat konumuz gereği biz Cersei ile yarışacak bir “güzellik” arıyoruz, en güzeller kimler? değil.

Misal Lyanna, onu tanıyan herkes tarafından güzel kabul ediliyor; Kevan bile kabul ediyor bunu ama gel gör ki Cersei ile de kıyas ediyor; bir meşale ateşi güneşin yanında sönük kalır, tarzında bir cümle kuruyor. Yani Cersei, gökyüzündeki güneş kadar güzel ve parlak bir kadın ama Lyanna’nın güzelliği onun yanında sönük kalıyor.

Cersei-Jaime ikiz, çocukken birbirlerinin yerine geçip başkalarını kandıracak kadar da benziyorlar ve herkes biliyor ki Lannister ikizleri Diyar’daki en güzel kadın-erkekleri arasında yer alıyor. Jaime, o pisliğin için de bile “yakışıklı” görünüyorsa Cat’e, Cersei’yi sen düşün. Zaten bu kadar güzel olmaları yüzünden “Targaryen piçi” diyen insanlar var. Bu kadar güzellik onlara has bir şey çünkü.

Yani sen şimdi çıkıp Dany’nin güzelliği “kraliçeliği ve ejderhaları” yüzünden şeklinde yorumlar isen o zaman Dany’ciler de çıkar Sansa’nın güzelliği “kışyarı için” der, sıyrılır aradan.

Bunu nereden çıkarttın? Mevcut kralın, hangi hanenin başına kimin geçeceğine karar verme gücü mü var? Öyle olduğu için mi Tywin, Sansa’yı Tyrell’erin elinden alıp Tyrion ile evlendirerek Kışyarı’nı teminat altına almaya çalıştı. Bunun yüzünden mi Sam’in babası oğlunu Sur’a gönderip, varis olarak küçük oğlunun önünü açtı? Öldürmeye de hazırdı. Akraba katili olup lanetleneceğine gayet basit bir şekilde krala ricacı olup, büyük oğlan yerine küçüğünü onaylamasını söyleyebilirdi. Bunun için mi asıl varis oğlanın öldürüleceğini umut ederek amcası yeğeni Arys Karstark’ı oğlu ile evlendirmeye çalışıp kale ve lordluğu ele geçirmeye çalıştı? Şahıs kendi hakkından feragat etmediği sürece büyük erkek evlat her daim lord olur, bu bir yasadır ve kral bunu değiştiremez. Ondan sonra da çocuk yoksa sırasıyla küçük erkek kardeşler ve ardından kız kardeşler gelir. Sömürge toprakları mı ki kral onaylamadan lordluk unvanı alamasınlar? İsyan eder alayı, yok böyle bir güç.

“Temenni” lafına gıcık olmanız bazı şeylerin “temenni” olmasının ötesinde olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Kendi kendinize bir şeye inanıp, kanıt bile yok iken “olasılık” ile bir şeyler ummak burada hepimizin yaptığı bir şey ama en azından çoğumuz gerçekçi olup, “ben temenni ediyorum” diyoruz. Misal ben bu kraliçenin Arya olmasını temenni ediyorum ama gerçekler, kanıtlar vs… kimi gösteriyor? Dany’yi. Evet, bir olasılık var. Nasıl? Benim daha önce bahsettiğim şeyler gerçeğe dönüşürse (fakat o olasılıklar bile kendi içinde tartışmaya çok açık ve yarı temenni yarı işaret şeklinde kesinlik arz etmeyen şeyler etrafında şekillenmiş fikirler) ama o zamana kadar bu seride ŞU ANKİ görünen şey “Dany” ne Arya ne Sansa ne Arienne hatta ne de Marg ki Marg bile Dany’den sonraki en güçlü aday “o kraliçe” için. Bak temennim ile gerçeği birbirine karıştırmıyorum. Lakin siz… Dizi için “Sansa kraliçe olacak, Jon ile evlenecek”(Bunu okuyunca beynim yandı o derece) Kitap için aynı. Sansa olacak bu… Cersei’nin kraliçesi… Sansa! Kuzey kraliçesi… Sansa! Yedi diyarın kraliçesi… Sansa! Şu bu… Sansa! O bu… Sansa! Sansa! Sansa! Sansa!

Abartmıyor musunuz sizce de? Yani siz şu gerçeği bir kabul edin artık; Martin için bu hikayede 5 ANA-KİLİT KARAKTER var, onlar da belli. Ana hikaye bu beş kilit ana karakter etrafında dönüyor, bunların hikayeye etkileri diğer karakterlerin alayından büyük olacak, oluyor. Diğer karakterlerin ise hikayeye etkileri bu beşine nazaran daha az etkili ve yan hikayemiz olan Taht Oyunları çevresinde dönüyor. Bu elbette ki onların varlıklarını değersiz, önemsiz yapmıyor ama büyük beşlinin değeri ve etkisi ile kıyaslamaya da kalkmayın. Fakat bunun yerine neredeyse her şeye sokuşturmaya çalışıyorsunuz sevdiğiniz karakteri. Yakında AA için Sansa derseniz şaşmam, Jaime için demişlerdi. Hatta bazıları o kadar tekrar etmiş ki bunu kendine artık inanır hale gelmiş. Bir ara NK’nin kraliçesi Sansa olacak şeklinde şeyler de gördüm. Ha Sansa bir evlilik ile kraliçe olabilir mi diyorsun? Olabilir, ben de olurum; sen de olursun. Euron ile evlendirsek kraliçe olur, Aegon ile evlendirsek kraliçe olur; Essos’ta bir kral gibi bir şeyle evlendirsek kraliçe olur. Arya da olur, Arienne de olur hatta o doğrudan Dorne’un bağımsızlığını ilan edip kendini “kraliçe” olarak adlandırsa Nymeria gibi, o da olur. Herkes olur. Olasılık herkes için var ama o olasılık kaçta kaç? Sana göre %80-90, bana göre %1 bile değil. Temenni derken bunları diyorum işte. Cersei bile kraliçeliğini korumaya devam edebilir evlilikle. Peki yapacak mı bunu? Olasılık kaçta kaç? İşaret var mı buna beş kitaptan yoksa biz temenni mi ediyoruz?

Varislik meselesine gelirsek. Kuzeyin alayı Lannisterlardan nefret ediyor, gerçi Diyar’da seven var mı ki? Lannisterları sevmeyen Lannisterlar bile var. Robb’un amacı kuzey tahtının ve Kışyarı’nın Lannisterların eline geçmemesi, bunu söylüyor, bunu açıklıyor ve elbette ki kuzey lordlarının alayı aynı fikirde. Sen görüp duydun mu bir kuzey lordundan Sansa için yorum yaptığını, adını andığını? Neredeymiş vs. kimsenin umurunda değil. Maalesef erkek olanlar kızlardan değer değerli her iki evrende de, soy devamı ve erkeklerin daha iyi yöneteceği düşüncesi yüzünden. Bu sosyolojik bir gerçek. Sansa ve Arya’ya olan sempati, babalarından ve ailesinden gelen bir “yadigar” mantığı ötesinde değil. Ramsey’in SArya ile olan evliliğinin temelinde kuzeyin sempatisini kazanmak ve yatıştırmak var, yoksa adamlar zaten kuzeyin alayını “kral emriyle” almış. Haliyle Sansa evlilik yoluyla bir “lannister” olarak gelip “ben Kışyarı’nın leydisiyim ve kuzey kraliçesiyim, diz çökün.” dediğinde kuzey lordları “hayhay” diyecek mi sandın? :unamused: Arya’yı severim ama Sansa’nın durumunda o olsa, ben kuzey leydisi olsam diz çökmem ve asla kabul etmem. Sebep ortada, kuzeyi güneyli embesillerin eline düşüremem. Stark kızlarını babaları yüzünden seviyorum diye, kuzeyi ve ailemin geleceğini güneyliye (bir de lannisterlara) hayatta kaptıramam, o kadar da değil! Baba Ned ve aile yeterli olsaydı diz çökmek ve itaat etmek için Lord Karstark, kralı olan Robb’a öyle ayaklar yapmazdı yahut Boltonlar ihanet etmezdi. Dustin de öyle entrikalar kurmazdı. Gerçekçi olmamız lazım.

Jon’un ifadesine gelince, Jon şu an “yasal” olarak bir gerçekten bahsediyor. Robb’un vasiyetinden haberi yok. Sansa’nın başka bir hane ile evlilik yapmış olması onun ailesi üzerindeki yasal haklarından feragat ettirmiyor. Jon resmi olarak bir piç ve Sansa dışında tüm kardeşlerini ölü biliyor, haliyle Sansa yasal varis, gözüyle bakıyor ama Stannis de asla bir Lannister’ın Kışyarı’nı almasına izin vermeyeceğini söylüyor ki adam güneyli. Sansa’nın hangi şartlarda evlendiğini gayet iyi bilmesine rağmen bunu diyor. Çünkü o bile biliyor ki Tyrion anında hak sahibi olur, aynı Dustin’in kocasının ölüp Höyüklere çökmesi gibi. Yahut Ramsey’in dul leydi ile evlenip onu öldürüp topraklarına çökmesi gibi ki bunu bir piç olmasına rağmen yapmayı başardı.

Lakin ŞU AN olan durum ne? Jon vasiyetle “stark ve varis” yapılmış bir oğlan; Rickon yaşıyor(lordlar bunu biliyor) ve Bran da yaşıyor. Sonuç? Sansa yahut Arya varis değiller, kraliçe falan olamazlar yahut leydi. Serinin şu anki gerçekliği budur. Var olanı yok edip olmayacak olasılıkları öne sürerek argüman olmaz.


#73

Ayça abla eğer önce yukarıda kendi yazdıklarını okuyup sonra benim yazdıklarımı güzelce okumuş olaydın ne demek istediğimi çok iyi anlardın diye düşünüyorum. sen cersei’yi kimse geçemez sadece dany geçebilir yazmışsın. cersei’nin saçları gerçekten altındı,gözleri gerçekten zümrüttü, bir nevi aşk tanrıçası afroditti de ben mi başka seriyi okudum acaba. sen kendinde yazmışın bu kadın ashara kadar güzel değil diye. en güzel ashara(grrm gerçekten demiş mi ki ashara en güzel diye,öyle röportajı mı var, atsana bana :slight_smile:) cersei yi 170 lik uzun boylu rus kızları gibi düşün. dünyadışı bir güzelliği yok,ama çook güzel. budur yani. kadın bir tanrıça değil sonuçta. kendi de diyor, tacım ve kıyafetlerim gittiğinde bende halktan biri gibiyim sadece diye. yani ondan daha güzelleri pekala bulunabilir.sadece güzel saçlı,güzel gözlü bir insan evladı. dany de elbette çok güzel, ama en güzel diye tanımlanması ne kadar doğru. kusura bakma ama,cersei’yi ulaşılmaz bir yere koyup, cersei’yi yenebilecek sadece dany deyince ortaya en güzel kız dany gibi bir şey çıkıyor ve bu bakış açısı yanlış. arianne var çok güzel diye bahsi geçen.sansa var. belki lyanna’nın güzelliğinden yola çıkıp,kevan’ı akrabasını kayırıyor olarak düşünürsek arya var. melisandre var. seride zaten güzel kadın bolluğu var.

ben buna cevap yazdım.

işte bende buna sadece dany olarak bakmak yanlış diyorum.

cersei’yi en güzel olarak görmekte '‘şahsi görüş’'tür.hatta dany’yi de. cersei’yi en güzel diye tasvir eden iki kişi var:kevan ve jaime. ikisi de birer lannister olduğu için ve jaime cersei’ye körkütük aşık olduğu için bunu söylemesi çok doğal. diğerleri cersei’yi sadece çok güzel olarak tarif ediyor. aynı şekilde dany’de. güzellik göreceli bir kavram ve insanlar, barristan,jorah ya da diğerleri kendi destekledikleri kraliçeyi kusursuz rakipsiz görmek için belki de öyle yorum yapıyorlar. barristan dany’ye ‘‘benim parıldayan kraliçem’’ diyor mesela.

aç bir yabancı,güvendiğin sitede bununla aynı konuyu hepsinde seride cersei’yle yarışacak en az 3 kız sayarlar. kimi dany,kimi arianne, kimi sansa, kimi val der. dany’yi başka sebeplerle cersei’yi devirecek kraliçe olarak gören çok insan gördüm. ve oldukça mantıklı yaklaşımlardı hepsi de. ama ne bileyim,ilk defa cersei’den güzel tek kadın diye kraliçe olacağını düşünen birini görüyorum.

:smiley: ayça abla ben orada uzun uzun iki paragraf yazmışım sen tutup sadece burasını almamışsın bile bunu anlamışsın oradan. bişey demiyorum. :smile:

mevcut kralın kuzey’i boltonlara verdiğini söyleme gereğini sen en koyu starkken sana açıklamaktan her ne kadar hicap duysam da maalesef böyle bir gerçek var. :pensive:

ayça abla şimdi burada yan çizme :smile: benim düşündüklerim de temenni diyorsun ve bunu kabul ettiğini söylüyorsun öyle mi? bak üşenmedim ne buldum:

senin aklındakine temenni değil,gidip yazarı bulup,öldürmekle tehdit edip,hikayeyi istediğin şekle sokabilme potansiyeli denir. ben boşuna seni hafif çatlak bulmuyorum :smile:

aslında seride şu ana kadar gözüken şey margaery’ydi. senin dediğin daha çok dizide. kitapta daha dany meereen çıkmazında. en son hatırlarsan dothrakların elindeydi. yani bu konu hâlâ yoruma gayet açık.

aslında yazmayı düşünmüyordum ama sırf senin için bak sadece senin için dizide jon sansa konulu yazı hazırlayacağım. bunu orada tartışalım olur mu? önce bir içerik neymiş ona bak, sonra beynin yansın.

bence de siz abartıyorsunuz. 5 kilit ana karakter lafı seri boyunca sadece mektupta geçiyor. daha serinin portakalda vitamin olduğu zamanlarda martin hikayeden tamamen farklı bir taslak oluşturmuş, herkesin hikayesi,yolu farklı. değişikliğe uğramamış tek şey,jon’un sırrı. o mektupta tek bir önemli yer kalmış oranın da üstünü çizmişler zaten. o mektuba göre zaten şu an dizide jon’un arya’yla olması gerekmiyor mu? hani diziyle kitabın sonu aynıydı. tamam atladıkları çok yer var ama kraliçenin kim olacağını da atlamazlar heralde. ama şu ana kadar dizide jon’la arya arasında hiç umut görmedik. hatta arya diziyi yine tektabanca bitirecek gibi duruyor. koskoca 7 kitaplık seriyi sadece 5 karaktere indirgemekte ayrı bir şey tabi. ayrıca martin en sevdiği karakterin sorulmasından bile rahatsız olan bir yazar. hepsini ayrı ayrı seviyorum,hepsi benim bebeklerim diyor. bütün karakterlerin zamanı gelince oynayacakları bir rol var. o mektupta nasıl kötü kalpli bencil jaime’nin karakteri şimdiki seride cersei,joffrey ve hatta tywin’e bölündüyse, diğer karakterlerde bence en az iki parçaya bölündüler. yani beş ana karakter masalını unutun siz bence.

ayça abla!!! bizim tatlı küçük arya’yı limon gibi sıka sıka en az 15 farklı teori ve konu açtın. yunan mitolojisinden girip iskandinav mitolojisinden çıktın. şu forumda son zamanlarda jon ve dany’nin toplamından fazla arya konusu açıldı. en ufak şeyi foreshadowing deyip önümüze sundun. valla biz şu zamana kadar sansa iyi bir oyuncu olacak,jon’un kraliçesi olacak ve cersei’yi yerinden edecek kraliçe olacaktan başka iddia da bulunmadık. sansa NK kraliçesi olacak diyenler sansa fanları değil zaten yalnız, serinin en ufak detayını dizideki en ufak sahneyi inceleyip teori çıkartan asoiaf’ın genel konulardaki teori sahipleri.

haaah!! ben de bundan bahsettim yukarıda işte,kral’ın izni meselesinde.

ehem,ehem… boltonlarda lannisterlar kadar sevilmiyor kuzeyde. ama sahte bir kızı arya olarak yutturup ramsay’le evlendirip boltonlar iddialarını güçlendirebiliyorlar. teknik olarak ikisi de farklı şekilde kuzey’in düşmanlarıyla evlenmiş oluyor. ayrıca cüce’nin dar denizin ötesine kaçmış olması ve cersei’nin cüce başları toplatması sansa için umut vadedici bir sebep bence. ayrıca sahte arya’da varis olmadığı için kışyarı leydisi sayılmadı mı? jon ölmüşken,bran rickon kayıpken,sansa gidip bu kız benim kahyamın kızıydı ben asıl leydinizim derse pekala da onun tarafını tutarlar. ayrıca kız hamile filan değil. kocası öldü mü kaldı mı haber yok. zaten tamamına ermemiş bir evlilik olduğunu kanıtlayıp ben büvet ağacı önünde evlilik yemini etmediydim derse bence evlilikten azat edilmiş olur her türlü. bknz:melisandre’nin jon’un yemininin nasıl geçersiz olacağını söylemesi.

rickon’un akıbeti belli değil. ben kitapta da ölebilir diyorum. bran zaten sakat. yani jon kral olsa bile rahatlıkla sansa’yı veya arya’yı dizideki gibi kuzey leydisi ilan edebilir.


#74

şu dizide jon sansa muhabbetiyle ilgili bir video buldum,lütfen sonuna kadar her saniyesini izle. özellikle son bir dk’sını. lütfen ama lütfen atlamadan sonuna kadar izle,neden böyle düşündüğümüz üzerine bir fikrin olacağından çok eminim :slight_smile: zaten sadece 4 dk lık
https://www.youtube.com/watch?v=3NAeuUYRNxI


#75

Hiç bulasmayacaktim ama…

Sahane klip, gerçekten. 4 dakikaya bu kadar zorlama ve saptirma sigdirabilmek büyük basaridir. Hele o son bir dakika, fena!
Jonsa’cilar neden Jonsa ihtimalini Dany’nin olasi deliligi ile güçlendirmeye çalisiyor, bunu da hiç anlamadim hazir konu açilmisken.
Aa birde, o son bir dakikada bir yerde “Queen of the ashes” lafi ile ikinci Ates Tarlasi olayi gösterilmis. Kusura bakma Ülkü ama bunu yapmak için diziyi gözüyle degil baska bir tarafi ile izlemek gerek diye düsünüyorum, ya da inkarcilikta çigir açmis olmak.


#76

@YeniAy_Ottoman

Belki bir yerde cevap vermişsindir kusura bakma çok uzundu ve fazla ilgimi çeken bir tartışma değil ama benim anlamadığım Cersei hakkında nasıl kesin olarak Sansa’dan hatta Margeary’den güzel dersin? Benim bildiğim kadarıyla 3. Gözle bunlara bakıp güzelliklerini kıyas eden kimseye rastlamadık. Hepsi hakkında söylenen şeyler en güzel kızlardan oldukları yönünde.


#77

@Starkgaryen abla o delilik değil,taht hırsı. Ben aynı şeyleri daha önce seninle tartıştım.o yüzden uzatmak istemiyorum. Ben videoyu tamamen neden dizide jon sansa şeklinde araştırırken buldum. Klasik fan yapımı değil farklı insanların sözlerini toplayıp 4 dk lık bir inceleme gibi düşün.
Dünyada böyle düşünen binlerce kişi var. Bu da sadece teorilerden biri.ve bir çok saçma teoriye göre temeli olan,olabilecek bir teori. Sadece jon sansa fanları değil, bir çok insan bu sahneleri yorumladı. Zaten alttaki yorumlara bakarsan sadece jonsa fanları yok, diğer insanlarda izleyip olabilir demişler. Tek bir dany fanı gördüm itiraz eden o da en son bizim fandomumuz izlenme sayımız daha çok deyip gitmiş. Ya merlin dizisinde koskoca başrol Arthur ölüyor, tahtta kimsenin sevmediği Gwen diye bir hizmetçi kıza kalıyor, dizi bu herşey olabilir. Benim karakterim kesinlikle böyle bir şey yapmaz demenin alemi yokki. Aynı şekilde bende kesin böyle olur demiyorum. Bu sahneler herkesin kafasını karıştırıyor, ve en son sanırım dizi finali birden olmayacak,insanlar şimdi taşlar yerine oturdu, şimdi parçalar birleşecek diyecek denmiş.Bu örneği vermekten sıkıldım ama ned stark ben vatan hainiyim diyerek öldü.


#78

@Symmachus güzellik konusu olduğu için seni de ekledim bu kısma.

Belki kendimi ifade ederken doğru kelime seçemedim ama benim demek istediğim şey Cersei’nin güzelliğinin dillere destan olduğu ve bunun genel olarak kabul edildiği gerçeği. Kadına “Batının Işığı” deniyor, lakap olarak(Lannister toprakları olan batı, diyar olan değil sanırım). Dany, yeryüzündeki en güzel kadın değildir. Fakat çook güzel bir kadındır. Cersei en güzelidir Diyar’ın demeye çalışmadım, yahut Dany. Fakat Valyria kökenli kadın ve erkeklerin alayının bir çok kadından güzel kabul edildiğini sana söyledim; Ahal Teke atlarını örnek olarak vermem bu yüzdendi, kimsenin inkar edemeyeceği bir güzellik ve doğal olarak böyle bir kadın/lar Cersei ile kapışabilecek seviyededir.

Diğer yandan Sansa’nın güzel bir kız olduğunu biliyoruz, ortalama bir güzellik değil bu ama Cersei’den çok daha güzel olduğu ya da Miss Westeros yarışması yapılsa ilk üçe girer diye bir iddiada bulunamayacağımızı, buna ancak GRRM’in karar vereceğini söylüyorum. Sen de öyle bir yazmışsın ki sanki Sansa’nın güzelliğini küçümseyen var; kızıl saç mavi gözlü olmak sıradan bir şeymiş gibi söylemişiz vs. vs. En güzel kadınlardan biri. Bak, GRRM derse kabul ederim çünkü bu resmi bir açıklama olur. Bana göre de en güzellerden biri kabul edilebilir ama bu, resmi bir açıklama olmaz, zira mantıken ben ne bu kızı ne diğer kızların yüzünü bilmiyorum. Sen de bilmiyorsun. Sadece alayının herkes tarafından “güzel” olarak nitelendirildiğini biliyoruz ki onlar gibi “güzel” bir sürü kız olduğunu zaten söyledim ve sen de kabul etmişsin.

Beş kitabı okuyunca ister istemez Cersei’nin “Diyarın en güzel kadınlar listesinin başlarında” olduğu izlenimini zaten ediniyoruz. İkizlerin güzelliğine yapılan vurgu ve hayran dolu sözler vs.

Misal Jon’un sözleri.

Önce, kraliçeye eşlik eden lord babası salona girmişti. Kraliçe bütün o adamların anlattığı kadar güzeldi. Mücevherlerle süslü tacı altın sarısı saçlarının üzerinde parlıyordu. Tacın üzerindeki parlak zümrütler kadar yeşildi gözleri.

Buradan ne çıkartıyoruz? Cersei’nin güzelliği dillere destan, kuzeyde bile kadının güzelliğini duymuş ve görünce bunu onaylıyor. Bu şekilde güzelliğine vurgu yapılıp, her yerde anlatılan başka kim var? Dany.

Bu da Jaime hakkında düşüncesi.

Jon gözlerini bu adamdan alamıyordu. Bir kral tam da böyle görünmeli, diye düşünüyordu adam önünden geçerken.

Ne dedim yukarıda? Bu ikisi ikiz, çocukken birbirlerinin yerine geçip insanları kandırabilecek kadar birbirlerine benziyorlar. İkisinin de güzelliği dillere destan. Jaime pisliğin içinde bile parlayan ve değer kaybetmeyen altına benziyor. Cat bile bunu kabul etti.

Özetle ben Cersei’nin güzelliğini asla kimse tarafından ulaşılamaz bir güzellik olarak yüceltmiyorum aksine sen bu kadının güzelliğini küçümsüyorsun. Kaldı ki sevdiğim bir karakter bile değil yani, neyini yücelteyim bunun.

(Ashara meselesini de ben denk gelip okumadım, burada o açıklamayı duyan-okuyan bazı kişiler söylemişti, oradan biliyorum. Denk gelirsem sana yollarım.)

Lakin evet, temelde her şey “görecelik” meselesi. X kişi Sansa en güzeli der, Y kişi Cersei der bir başkası Val derken bir diğeri Melisandre der. Bu yönden yaklaşmak haklısınız daha sağlıklı. Çünkü dediğim gibi GRRM bir açıklama yapmamış, şu daha güzeldir şeklinde belirtmemiş.

Şimdi mantıken yaklaşır isek seride “güzel” olarak tabir edilen ve hikayede etkin rolü olan kadın sayısı sınırlı. Kim bunlar? Dany, Arya, Marg. Arienne ve elbette ki Sansa (ben Brienne diyen bile okudum.). Doğal olarak bunların her biri “olasılık” içerisine alınıp, üzerine çözümleme yapar.

Gerçi ben bu kehaneti yorumlarken “güzellik” kıstasından ziyade “kraliçe” kıstasından ilerliyorum. Çünkü senin de belirttiğin gibi “güzellik” kişiden kişiye göre değişen bir olgudur. Bu Cersei için de geçerli Sansa için de başkaları için de. Misal Arya, Jon, babası ve Nazik Adam için güzel bir kız ama Arya için kendisi çirkin bir kız. Fakat şöyle bir şey de var ki Valyria kökenli kadınları alayı herkes için çok güzeldir, inkar edilemez bir gerçek; çirkin kadın ve adam çıkmaz bunlardan. Dany’nin tartışmasız Cersei ile yarışabilmesinin (güzellikte) nedenini buna bağlıyorum. En güçlü aday; hem çok güzel hem de kraliçe olduğu ve zaten tahtı ele geçirme arzusu ile hareket ettiği için tüm işaretler şu an Dany’yi gösteriyor, başka kimseyi değil, diyorum. Yani ne Arienne ne de Sansa ne de diğer karakterler, kraliçe değil ve taht meselesinde gözü yok. Bir tek Marg. var hem “kraliçe” olup hem “güzel” olan ve “taht isteyen” kişi. Bu yüzden de Dany sonrası en güçlü aday Marg. olabilir, diyorum. Yani bu mantık ile hareket edersek elimizde “2 tane aday var.” diyebiliriz, bir 3. aday yok. He dur 3. bir aday de ekleyebiliriz, Cersei’nin kızı… Annesi kadar güzel ve kehanete bakarsak “kraliçe” olabilir, Tommen sonrası. İronik de olur, Cersei’nin kendi kızına karşı böyle bir durum içerisine girmesi ki 3. kitap ve 4. kitap boyunca bunu yapmaya çalıştı Dorne, hala tam vazgeçtiklerini de sanmıyorum.

Kısacası Sansa’nın çok güzel olduğunu inkar eden yok. Fakat iş Dany ve Cersei ile mukayese etmeye geldiğince, işte teknik olarak burada hepimiz tıkanıyoruz ve sadece kendi izlenimlerimizi ifade ediyoruz, bu gerçek. GRRM bir mukayese etmediği sürece kesin bir ifadede bulunmak çok zor. Yani Val, Jon’a göre bir bakan bir daha bakar gözünü ayıramaz başını çevirir bakar herkes falan diyor. Ölen üstat, Melisandre için benzer şeyler söylüyor. GRRM sıralama yapsa nasıl yapardı? Fakat (benim) edindiğim izlenim işte, Sansa’nın çok güzel bir kız olduğu ama sıralama yapılsa ilk üçe giremeyeceği ve ilk üçün Cersei, Dany ve Val/Melisandre tarafından kapışılacağı yönünde. Bak Arya bu sıralamada en altta yer alır. Senin ya da başkasının edindiği izlenim de çok farklı bir sıralama ortaya çıkar ama hiçbirimizin söylediği tam olarak doğru olmuyor işte.

Şimdi daha net anlatabildim mi? Başka şekillerde de ifade etmeye çalışayım mı? :smiley:

Şimdi bana diyorsun o kadar yazdım bir köşesini aldın, diye de keşke benzer şeyi sen de yapmasaydın. :smiley:

Misal ben bu kraliçenin Arya olmasını temenni ediyorum ama gerçekler, kanıtlar vs… kimi gösteriyor? Dany’yi. Evet, bir olasılık var. Nasıl? Benim daha önce bahsettiğim şeyler gerçeğe dönüşürse (fakat o olasılıklar bile kendi içinde tartışmaya çok açık ve yarı temenni yarı işaret şeklinde kesinlik arz etmeyen şeyler etrafında şekillenmiş fikirler)

Arya’nın “kraliçe” olacağına dair işaret eden bazı metinler var. Bak ne demişim cümlede YARI temenni ve YARI işaret demişim. Çünkü bir cümle dışında öne sürülen hiçbir argüman öyle çok güçlü değil, çok güçlü olsa zaten bugün ben Aegon’un çakma Targ olduğundan %100 emin şekilde konuştuğum gibi konuşurdum. Yahut Ay ve Tatlı kavramlarının ölüm olduğu konusunda emin olduğum gibi konuşurdum, çünkü argümanlar aşırı güçlü ve yorumlamaya da çok fazla açık değil. Yani ya hiç açığı yok bu iddiaların ya da çok az açığı var. Fakat “kraliçelik” meselesinde açık kısımlar söz konusu, deliller 2. derece deliller. Bir tek Ned’in sözü ve Nymeria 1. derece delil(fakat tek başına yeterli değil işte). Bu yüzden “yarı temenni yarı işaret” diye cümle kurdum. Lakin gel gör ki Sansa meselesi baştan aşağı “temenni” noktasından çıkıp ilerliyor ve bırak 1. derece kanıtları 2. derece kanıt dahi sunulamıyor. Varsa yoksa zorlama yorumlar yahut başka karakterlere ait argümanların Sansa’ya devşirilmesiyle oluyor ya da olmayan şeyler uyduran var. Siz baya baya “kesin olacak” gözüyle yazıp çiziyorsunuz her şeyi, ağırlıkta buna karşı çıkıyorum zaten.

Bir şey yazıp çizdiğimde satır aralarını da okuyun. :smiley:

Sağ ol canım, iltifat kabul ediyorum. :joy::rofl:

Sen şimdi olağanüstü şartları olağan şartlarla bir tutup yazıp çiziyorsun.

Stark Hanesi, resmi olarak tahta isyan etmiş, ihanet etmiş ve bunun için cezalandırılmış bir hane konumunda. Dahası piç bir oğlan ve bir kız dışında ailenin hiçbir üyesi hayatta değil, gözüyle bakılıyor. İhanet ve isyan etmiş bir hanenin topraklarının, unvanlarının ve her şeylerinin ellerinden alınması zaten gerekli ve olan bir uygulamadır. Böyle olunca uygun olan başka bir haneye verilir tüm bunlar ki bu hikayede bu Boltonlar.

Lakin her şey yolunda iken “sen lord olamazsın, gıcığım sana. Senin kardeşin yahut kuzenin lord olsun.” diyecek kral da yok, güç de yok. Ne yapar? Jon Con. gibi sürgün edilir bir suç yüzünden, lord mord olamaz. Yahut Jorah gibi. Fakat bunlar bile olağan şartlar değil bir “suç” olarak öne sürülen olgu yüzünden “cezalandırılmış” kişiler. Yani hayır, Sansa’nın kalesi olan Kışyarı, yasaya göre bu kıza ait; tek yaşayan resmi Stark çocuğu diye. Bu yüzden Tywin kızı bırakmadı ve Tyrion ile evlendirdi. Tahmin ediyorum ki Jaime uygun olsaydı, onunla evlendirirdi. Gerçi o zaman esir olduğu için “hızlıca” hareket etmesi gerektiğinde yine Tyrion olurdu, her ne kadar kuzenlerinden biriyle evlendirmeye de görünürde razıysa da son çare olarak. Bak, kuzen ve yeğenlerine bile vermek istemedi Sansa’yı, en son çareydi onlar eğer Tyrion diretseydi evlenmemekte. Kışyarı dışında ne getirisi var ki bu kızın, adam uğraş versin bu kadar?

Cersei o olduğunu düşünüyor çünkü “güzel” ve “kraliçe” Yoruma açık, evet. Lakin Dany gelecek, biliyoruz. Yani ikisi de bu kehanetteki “o kraliçe” olabilir. Fakat genelde Marg. geldiğinde leydi idi sonra evlendi diye “kraliçe” oldu, en başta kraliçe olmalıydı şeklinde yorumlandı hep, ilk şeyde ben de öyle yorumladım zaten ama şimdi bunun o kadar da şart olmadığını düşünmeye başlıyorum. Çünkü öbür türlüsü tek bir kişide saplanıp kalırız ve tabiri caiz ise o kişi dahi olsa, hemen gizem çözülür ama Grrm ya da başka bir yazar gizemin hemen çözülmesini istemeyeceğinden yorumu öyle yahut böyle “kraliçe” olmuş ya da olacak kişi şeklinde ifade etmek daha doğru olacaktır, gibime geliyor.

Hayır, kendini yorma bu konuda. Çünkü ciddi manada bu konuyu asla tartışmayacağım. Bunun olmayacağını iyi biliyorum, bu kadar eminim. Kitap de, tartışılır ama dizi asla. Jon’u Dany kaptı ve bitti, ötesi yok. Kendinizi kandırmayın.

Kendinizi bu konuda kandırma arzusundaysanız buna devam edebilirsiniz. Ben engel olmak istemem. GRRM’in hikayeyi 5 ana kilit karakter çevresinde oluşturduğu kendisinin de söylediği ve fikrini değiştirmediği ortada. Bu seride birden fazla başrol var ama sadece 5 kilit karakter var. Bahsettiğin mektup gönderildiği zaman editöre; en az 150 sayfa yazılmıştı ilk kitabın ve o zaman sadece 3 kitap olacaktı. Olan olayların hızlı bir şekilde gelişip toparlanması bekleniyordu bu durumda ama hikayenin genişliği ister istemez kitap sayısını 3’ten 7’ye çıkardı ve her bir karakterin macerasına yeni maceralar eklenmesine sebep oldu.

Sansa, Joff ile evlendirilip kraliçe yapılacak iken vazgeçildi misal ama “tamamen farklı” diyerek bu durumda Sansa’nın kraliçe olacağından bu kadar emin konuşman, senin sözlerini çelişkiye düşürmüyor mu?

Ayrıca Martin’in mektubunda değişmeyen yegane şeyin “Jon’un Sırrı” olduğu da doğru değil. Bununla ilgili yazı hazırlamıştım. Martin’in Mektubu ve Serideki Değişiklikler

Şu ana kadar Arya ve Jon arasında asla umut görmedik, çünkü dizi seriden çok farklı ilerliyor; Sansa ve Jon arasında da umut görmedik. Sizin bir kardeş kucaklaşmasını ve koruma güdüsünün hemen “romantik” hayallere taşımanız var, o kadar. Kitapta Val ile flörtleşiyor Jon ama dizide Val yok. Mance’nin karısı yok, bebeği yok ve kendisi de hemen öldürüldü ama her birinin seride önemli bir rolü var ki Martin, onları oluşturdu tuttu kullandı öldürdü ve kimini yine hayatta tuttu. Fakat dizide yoklar. Dediğim gibi dizi meselesini tartışmayacağım. Dizi sona erip Jon ve Sansa olmadığını görüp, suratınızı düşürdüğünüzde benim sözlerimi hatırlarsın.

GRRM, her yazarın yapması gibi tüm karakterlerini elbette seviyor ama en sevdiğinin kim olduğunu zaten açıkladı; Tyrion.

Arya için “olacak” dediğim şeyler; Jon ile aşk yaşayacağı ki bu %100 demedim asla ve bir ihtimal “kraliçe” olacağı idi. Bunlar hikayenin gidişatını çok büyük şekilde, etki değiştirecek şeyler değil, kısacası Arya’nın rolü değil. Ben Arya’nın hikayede rolünü tespit etmeye çalışıyorum; büyük beşliden biri olarak. Tyrion’un iyi kötü belli; Dany ve Jon’un hatta Bran’ın da iyi kötü belli ama Arya? Sen bile Sansa’nın olayını biliyorsun taht oyunu, bitti. Başka bir şey değil, asıl gelecek savaşta bir işi yok onun. Fakat biz asıl gelecek savaşta kilit noktada olan beşlinin rollerini arıyoruz. Arya, en muammada kalan kısım. Onun yolu Braavos; FM tarafında şu an. Ben son dönemlerde bu konularda kuram açtım; iyi okuduysan zaten ağırlık olarak FM’nin Ötekiler, Valyria, Ay ve Starklar ile bağı üzerine tespit idi ve Arya bu olayların ortasında olduğu için onun yeri nedir? sorusuna cevap aramaktı. Arya şucu bucu mucu olacak şeklinde bin ayrı konu açmadım. Her biri birbiri ile bağlantılı konular, ayrı ayrı şeyler değil. Çok geniş içerikli olduğu için her biri için ayrı başlık açıp ayrı değerlendirmek gerekiyor, bir yerde olursa kafa allak bullak olur ve tartışma da güç olur.

SArya, Kışyarı Leydisi zaten. Fakat “lord” manasında bir leydiden bahsetmiyoruz, Sansa da şu an “lord” manasında bir leydi değil. Bunun için kaleye gidip hak talebinde bulunmaları gerekiyor.

Bu arada Bolton Hanesi, binlerce yıldır kuzeyde yaşamış, kuzeyli ve köklü bir hane. Bunlara olan duyguları “lannisterlar” ile bir tutamazsın. Yaptıkları şeylere rağmen onlar kuzeyli ve kökleri buraya ait. Ayrıca Lannisterlara olan kin ve tiksinti; Boltonlara olanlarla kıyaslanamaz. Kaldı ki Arya’nın Ramsey ile evlenmiş olması Kışyarı’nın onların eline “yasal” olarak geçmiş olmasını sağlamıyor, çünkü sırada “Sansa” var. Arya sadece kuzey lordlarını sükunet altında tutmaya çalışmak için faydalı olacaktı ki bunun da işe yaramadığını “kuzeyli komplosu” ile biliyoruz zaten. Manderly, Rickon’un yaşadığını biliyor, Arya ve Sansa’yı kaile alır mı sence? Jon şu an ölü ama ölü kalmayacağını biliyoruz, dahası kim nereden biliyor Jon’un ne olduğunu? Rickon hayatta ve bu biliniyor. Olmayan şeyleri var olma olasılığı varmış gibi argüman yapma diyorum, ortada bir “rickon” gerçeği var ve sen bunu yok sayıp “olmasaydı şöyle olurdu” gibi savını desteklemeye çalışıyorsun. Ona bakarsak da o zaman kuzey lordları “Sen artık bir Lannistersın, seni istemiyoruz; Arya hala bir Stark ve bekar, onu kraliçe leydi yapacağız.” diyebilirler de! Hatta belki planları arasında bu da vardır? Sonuçta bekar bir Stark kızı ile evlenip, Kışyarı’nda hak sahibi olurlar, Sansa halihazırda evli iken çok daha faydalı bir evlilik olacağı kesin. Olasılık ise bu da olasılık.

Roose’un şu sözleri, mevcut durumlarının sebeplerini ortaya koyar.

Roose yüzünü ekşitti, adamın içtiği biranın tadı birdenbire bozulmuştu sanki. “Bazen, gerçekten benim tohumum olup olmadığını merak ediyorum. Atalarım birçok şeydi lâkin asla aptal olmadılar. Hayır, şimdi sessiz ol, yeterince duydum. Şu an için kuvvetli görünüyoruz, evet. Lannisterlar’ın ve Freyler’in içinde güçlü dostlarımız var, üstelik kuzeyin büyük bölümünün kinden gelen desteğine sahibiz… ama Ned Stark’ın oğullarından biri ortaya çıktığında neler olacak sence?”
Ned Stark’ın bütün oğulları öldü, diye düşündü Leş. Robb, İkizler’de katledildi. Bran ve Rickon… onların kafasını zifte batırdık… Leş’in kendi kafası zonkluyordu. Leş, o ismini öğrenmeden önce vuku bulmuş hiçbir şeyi düşünmek istemiyordu. Hatırlaması çok yaralayıcı olan şeyler vardı, en az Ramsay’in bıçağı kadar acı veren düşünceler…
“Stark’in küçük kurt yavruları öldü,” dedi Ramsay, kadehini tekrar birayla doldurdu “ve ölü kalacaklar. Bırak da çirkin yüzlerini göstersinler, kızlarım onların kurtlarını parçalara ayırır. Oğlanlar ne kadar çabuk gelirlerse, onları o kadar çabuk bir şekilde tekrar öldürürüm.”
Büyük Bolton iç geçirdi. “Tekrar? Hatalı konuştuğundan eminim. Sen Lord Eddard’ın oğullarını, o çok sevdiğimiz iki tatlı çocuğu asla öldürmedin. Bu Dönek Theon’un marifetiydi, unuttun mu? Eğer gerçek bilinseydi, kindar dostlarımızın kaçını elimizde tutabilirdik sence? Sadece, bir çift çizmeye dönüştürmek istediğin Leydi Barbrey’i.

Kitapta ölür ya da ölmez, bilmiyorum. Lakin 5 kitap boyunca hiçbir rolü olmamış bir karakterin bir hiç için oluşturulup, bir şey yapmadan öldürülmesine aklım ermiyor. Dizide olan “kışyarı leydisi” meselesin de oldukça saçma bir şeydi, bence Sansa’ya bir şeyler verme amacıyla yapılmış. Mantıken adam kuzey kralı ve Kışyarı, onun başkenti, sarayı. Yegane hükümdar o, evlenir ise kraliçesi olur kalenin ve kuzeyin ama “leydi” meselesi ne? Çift başlılık gibi, saçma bir şey. Zaten dizide sayısız saçmalık ve mantıksızlık var(cersei’nin kraliçe olması gibi). Robb bile lord olduğu zaman erkek kardeşleri “sancaktar” olarak başka topraklara ve kaleleri yönetecekti, Kışyarı bilmem nesi olmayacaklardı yahut kral olduğu zaman “bir kışyarı lordu” atamadı, sadece Bran’ı vekil olarak ardında bıraktı.


Bu arada bu “kehanet” meselesinde bir yorum buldum, mantıklı da geldi, bilmem siz ne dersiniz.

Şimdi “güzel” kişi konusuna değinilirken yorumu yapan kişi işte güzelliğine vurgu yapılan kızları örnek vermiş ve onların kimler için güzel olduğuna da şöyle bir değinilmiş. Özetle Cass.'ın ve benim de sonradan dediğim bu “güzellik görecelidir” meselesine getirmiş ve fikir belirten kişilerin “tarafsızlığını” sorgulamış. Cass. bunu yukarıda demişti. Kısacası, kişi diyor ki bu kehanetteki “güzellik” meselesi, ampirik olarak “Kim Cersei’den daha güzeldir?” değil, “Cersei’nin gözünde kim ondan daha güzeldir?” olmalı. Cersei için, Brienne bile ondan güzel olabilir sırf Jaime’yi ondan koparıp uzaklaştırabildiği için(garip bir şekilde Jaime’nin Brienne’yi güzel sayılabileceğine dair bir iç sesini koymuşlar.)

Misal Cersei için şu an o kadın “Marg.” ve bu yüzden ona karşı düşman kesildi. Kehanetlerle ilgili işlenen bir mesele de var genelde diziler/filmler vs. de; geleceği bilmek bazen kendi elimizle sonumuzu hazırlamamıza sebep olmaktır. Misal Harry Potter’da Voldemort için kehanet yapıldığında o şartlarda 2 çocuk vardı; Harry ve Longbottom. Fakat Voldemort, o çocuğun Harry olmasında hüküm kesti ve kendi düşmanını yaratan kişi oldu, seçimi diğer oğlandan yana yapsaydı belki de hiçbir şey olmayacaktı ya da yeni bir ayrı düşman yaratmış olacaktı yine. Cersei’nin kehaneti de bu şekilde bir şey olunabilir, tarzında görüş söylenmiş işte.


#79

@YeniAy_Ottoman Cersei güzel kadındır buna katılıyorum ben de. Ancak ortada kesin olarak Sansa daha güzel diyebileceğimiz bir argüman olmadığı gibi kesin olarak Cersei daha güzel diyebileceğimiz bir argüman da yok. Eğer meseleyi sayılarla açıklamaya çalışacaksan, yani Cersei hakkında şu kadar fazla güzel dendi, Sansa hakkında bu kadar güzel dendi diyeceksen ben de sana bu iki karakterin hikayedeki yerlerinin çok farklı olduğunu ve üstelik Cersei yaşını başını almış kadınken Sansa’nın daha çocukluktan yeni çıktığını söyleyebilirim. Yani burada bir kesinlik olmadığı gibi büyük ihtimale benzer bir şey de yok.


#80

Katılıyorum, sonradan bu yanlış görüşümü nispeten değiştirdim.

(Bu arada hazır burada yazıyor iken; arkadaşlar neden bilmem birkaç gündür cümlelerim düşük ve saçma olabiliyor, bunun için şimdiden özür dilerim. Yazarken değil de sonradan okuduğumda fark ediyorum. Kendimi yanlış yahut eksik ifade ettiğim kısımlar olabilir yani. Çok mu hızlı yazdığımdan nedir bilmiyorum.)


#81

Hayal kurmakta mı yasak kurban ? :slight_smile:

Bırak insanlar istedikleri gibi hayal kursunlar.Gördüklerini kendilerine göre yorumlasınlar.Her Dany-Jon mevzusu açıldığında kendini kaybediyorsun.Tekme,Tokat dalıyorsun.Kırıcı oluyorsun.psikopata bağlıyorsun bunu yapma ! ( Bu arada profil resmin çok hoşuma kaçtı.Ateş puskuruyor.yakıyor resmen) Hatice değil Netice önemli.Jon su anda Dany’in malı.Gönlünü ona kaptırdı.Onunla halvet oldu.Dany sağ olduğu müddetçe de değil halası 7 sülalesi olsa yine bir şey değişmez.Sansa ve diğer adaylar zorlama.hatta zorlama oğlu zorlama.Adamlar Dany-Jon olayını bir sezona yaydılar.eee tabii bunun önceside var yani herkes bu ikisinin bir araya geleceğini bıliyordu.Diğerleri için bu durum söz konusu değil.“aaa biz kardeş değil misiz ! nikah düşüyormuş” deyip birleşecek değiller.ne bunun bir alt yapısı var ne de bir emare.

Ama bu durum hayal kurmalarına mani değil çünkü birde realite var.Cersei’nin yerine geçecek güzel kraliçe adayları arasında Sansa da var.Böyle bir durum da Kral Jon olmayacak.Müneccim tatlısı yedim.Bu konuda herkesle iddaa ya girmeye hazırım :slight_smile:


#82

Tamam zaten, hayal kurmaya ve bir şeyleri temenni etmeye kimse itiraz etmiyor. Herkes yapabilir, isteyebilir; kim ne karışabilir ki buna? Ben de bir sürü şey hayal ediyorum, sen de bir başkası da o da bu da şu da… Bizim burada karşı çıktığımız nokta “Bu olacak, göreceksiniz.” tarzı kesin konuşmalar, hele ki dizi için. Yani sen bile söylemişsin “ne alt yapı var ne işaret ne bilmem ne” ama işte çıkıp da “bir sarılma, bir koruma hareketine bir anla öpücüğe” böyle “olacak bu ahan da bunlar işaret” derse, orada dur diyoruz.

Eğer senin dediğin gibi olsa “ya ben böyle olsun çok istiyorum, baksana ne güzel de sarıldılar” vs. tarzı bir şey der, geçilir gidilirdi ama baya baya savunuluyor yani olacak diye; yerlisi yabancısı hem de, hepisi bir garip kardeşim bu Sansacı arkadaşların. Oysa serideki en normal karakter de bu ha, bizim sevdiklerimiz hep bir yerinden çatlak, anormalliği var. :smiley:

Bu arada seni en son 4. kitapta bıraktım, şimdi ne alemdesin? Sonunda nirvanaya erdin mi? :smiley: