Daenerys ve Hükümdarlığı

Ne yaparsa yapsın o hep benim gönlümün kraliçesi.:slight_smile: Yobaz bir dany fanıyım ben :slight_smile: Neyse aldırmayın. Genede ben güveniyorum dany’e o delirmicek güzelce demir tahta oturup kardeş kardeş yönetecek herkesi. :joy::sweat_smile:

Ehehhee ya delirme kelimesinden hoşlanmıyorum, kötü eylemler yapınca neden delirme oluyor ismi? Maegor gibi birine dönüşür en fazla, babası Aerys gibi olsun istemem.

1 Like

Maegor tuhaf bir targaryen kralı geçen buradan bir arkadaş sayesinde öğrendim ejderhanin oğulları diye bi hikaye varmış okudum pdf den full hic bilmedigim bir suru şey varmış mesela aenys blackfyre verene kadar 13 yaşından beri dark sisterı o kullanmış sevende var sevmeyende ben aslında maegor gibi de olmasını istemem ama bu senin yazdığın kırmızı kapı olayı eger o kapı açılınca farklı şeyler olursa bilmiyorum zalimleşebilir de

bence dany iyi bir yönetici değil. olayları hep kendi perspektifinden değerlendiriyor ve iç sesinde kendisini haklı çıkarmaya çalışıyor. tabi bu onu haklı yapmıyor doğal olarak. iyi eğitim alamaması, sıkıntılı bir çocukluk geçirmesi bunlara büyük etken. bir hükümdar en önce yönettiği halkı, coğrafyayı tanımalıdır. tarih bilgisine vakıf olmalıdır. dany gücü eline geçirdiğinden beri bize ışık vermiyor bi türlü. günlerini toz pembe işlerle geçiriyor. ejderha kraliçesi, yedi krallığın meşru sahibi olan kızımız bir paralı askerle fingirdiyor sürekli. hükümdarlık sadece oturup halkı dinlemekle olmuyor maalesef. aç bir kitap oku yav bir bak bakalım şu ejderhalar nedir nasıl yönetilir veya köle körfezi tarihi, bu insanlar ne yer ne içer ne sever ne sevmez bir öğren. ben batıdiyar’ı fethedeceğim demekle olmuyor bilgi topla kendi hanedanın ve diğer büyük hanedanlıklarla ilgili. yanında diyarın son 50 yılının ayaklı tarihi cesur barristan var sabah akşam soru yağmuruna tutması gerekiyor ama malum ona da inanmıyor targaryen aleyhine söz söylediğinde. işgalci’nin köpekleri diye bir şey tutturmuş sanki atası fatih aegon farklı bir iş yapmış gibi. intikam almak istemesi kadar doğal bir şey olamaz ama bunu çocukca “hepsini yakacağım” tarzı değilde biraz daha ihtiyatlı, soğukkanlı bir şekilde düşünse, planlasa bize de itici gelmez. babası milleti yakıyor kızı da “ben de ben de” diyor. umarım işgalci’nin köpekleri seni de ham yapar danycim.

En iyi örneği yazar bize veriyor zaten. lord kumandanımız jon günlerini araştırmakla, mum ışığında geç saatlere kadar kitap karıştırmakla geçiriyor, bin türlü sıkıntı içerisinde nöbet gibi gelirsiz, güçsüz bir kardeşliğe çareler buluyor ve bir krala hayati derecede önerilerde bulunuyor. yeri geliyor kral ile ters düşüyor, tartışıyor ve sözünü esirgemiyor ama en sonunda istediğini alıyor. herkesi dinliyor, bir şeyler kapmaya çalışıyor ve tecrübeleniyor. kısaca günden güne pişiyor. ve bunu yanında ona iyi tavsiyeler verecek insanlar olmadan yapıyor. hatta her işine karşı çıkan kardeşlerine karşı yapıyor.

dany böyle giderse yine tüm sorunları ejderhaları ile çözecek ve ona verilmiş bu inanılmaz 3 hediyenin gücünden mahrum kalırsa mahvolacak. keşke herkesin ejderhası olsaydı hayat çok kolay kolurdu.

5 Likes

Sadece “kırmızı kapı” meselesi değil aslında. Dany’nin hikaye başlığını okursan göreceksin ki o yöne doğru ister istemez evrilmiş vaziyette. Bir de ben foreshadowing olduğunu düşündüğüm bir cümle kuruyor ilk kitap sonunda Dany…

“Ben Fatih’in ve Maegor’un kanıyım…!” İntikam yemini ettiğinde bu sözleri söylüyor. Şimdi ben çıkar atalarımdan iyi yönde şan yapmış kişilerin kanından olduğumu gururla söylerim ama kötü nam yapmış birini de alıp “onun da kanıyım” demem. Maegor zalim bir adamdı ve bu yönüyle anıldığı gibi Demir Taht’ın üstünde öldü/öldürüldü. Ölüm şekli de muamma.

  1. kitapla beraber Dany, Astapor ile başlayarak Fatih gibi fetihlere başlıyor; 3 ejderha ve az sayıda ordusuyla. Aynı Aegon gibi bak, onun da elinde az bir ordu ve 3 ejderha vardı. Tyrion bile onun Fatih’in memeli hali olduğunu söyledi bu fetihleri ve ejderhaları yüzünden. Lakin Dany “Ben Maegor’un kanıyım!” da dedi. O cümleyi ima olarak alırsak ve ilki gerçekleştiğine göre 2. de gerçekleşecektir… Maegor gibi zalimleşecek ki zaman zaman “ejderha uyandı” dediği zaman gerçekten zalimce davranıyor.

Dany’nin başlangıcı baba Fatih ama sonu oğul Zalim gibi bitebilir. GRRM’in karakterler arası paralellikler yapmayı sevdiğini hatta bazı tarihi şeyleri tekerrür ettirdiğini görebiliyoruz. Dany, seri sonunda Demir Taht’a oturmuş ama biri/leri tarafından yahut kendi kendini öldürebilir. Dans 2 olacak deniyordu misal; Siyahların kraliçesi de kısa bir süre tahta oturup, öldürüldü. Yani Dans 2 olacak biliyoruz, bu durumda bu iki durumu/olayı birbirine karıştırıp sunabilir GRRM.

Bilmiyorum neden ama karanlık yönleri ağır basan karakter anlatımlarını seviyorum, bu yüzden Arya ve Jon’un da bu yönlerinin ağır basacağını ümit edip okumak için bekliyorum :smiley:

Mevcut haliyle Dany kesinlikle iyi bir hükümdar değil ve yönettiği Diyar’ın zaten kan ve ateşle yıkandığını görüyoruz. Evet, eğitim almaması gibi şeyler çok büyük etken ve ben şahsen “ortalama” da olsa yönetme ışığı olduğunu düşündüğüm biri… Lakin dediğim gibi “ortalama” bir yönetici olur, en fazla bir tık fazlası olur ama öyle çok parlak olmaz ama iş, fetih yapmaya vb. şeylere gelince kız dedesini aratmıyor, o yönden hakkını yememek gerek.

Aemon; kötü insanların iyi kral; iyi insanların kötü kral olduğu görülmüştür, demişti. Dany bu cümlede “iyi” insan olarak “kötü kraliçe” kısmını karışıyor bence.

Dany’nin aşık olması ve sevgilisi ile takılmasında yadırgancak bir şey yok; olağan ve olmaması için bir sebep görmüyorum. Her insan gibi aşk meşk istiyor ama genel anlamda bakarsak evet; milleti dinlemek dışında hususi yaptığı çok bir şey yok gibi bir imaj çiziyor ama hak yemeyelim; pek beceremese de ticari anlaşmalar yapmaya çalıştı ve üstüne çiftçilik gibi şeyler deniyor ama Dany, ikna kabiliyeti olan biri olmadığı gibi büyük krizlere çözüm üretebilecek kapasiteye sahip biri de değil.

Dany’nin eline her şey tıkırında bir Diyar ver, sorunsuz yönetir ama problemli bir Diyar ver, eline yüzüne bulaştırır. Bu yüzden ortalama bir yönetici olabilir ondan dedim.

Söylediğin gibi Meeren halkını ve tarihini öğrenmesi gerek; burada kraliçe olmayı öğreneceğini, burayı yönetemez ise 7 krallığı asla yöntemeyeceğini söylemişti; bunu iyi anlamış güzel ama Meeren’i de yönetmek için gerekli şeyleri yapamıyorsun ki; halkı kazanamadın her şeyden önce. Soylular, o kadar kötü duruma düştü ki kendilerini köle olarak sattılar ve Dany, bunu “özgür seçimleri” olarak yorumladı ve üstüne bundan vergi alıyor. Hani köleliğe karşıydın? Sıçtı sıvadı her şeyin ama her defasında “midem kalkıyor” tarzı tepkiler vermesini biliyor köleliğe.

Boynuna zincir takmamış bir insan “köle” olmak istiyor ise bu “özgür seçim” midir? Kölelik insanlık dışı bir eylem değil midir? Şeytani bir şey tabiri caiz ise? Hangi aklı başında bir insan kendine bunu yapar? Kimse. Lakin ölüm ve yaşam arasında bir seçim sunuyorsan ona özgür seçim denemez; seçeneksizlik denir. Bu soylular ya ölecekti ya da köle olarak yaşayacaklardı. Kölelik, ölümden daha tatlı göründü gözlerine.

Batıdiyar hakkında da bir şeyler bilmiyor ve öğrenmesi gerekir ama pek yanaşmıyor… Oraya gittiğinde de eğitim almaya meraklı olacağını sanmam; tek odak noktası taht olacaktır. Sorunu işte bu… özünde umursamıyor, halkı kazanmak için hiçbir şey yapmıyor.

Jon çok ayrı bir şey ya, hastayım bu oğlana. :heart_eyes: Gerçekten imkansızlıklar ile boğuşup duruyor; krizlere sorun üretiyor, geceleri öyle rahat rahat uyumuyor; sürekli çözüm aramakla uğraşıyor, çalışıyor… Adam lazım, adam buluyor; yemek için altın lazım altın buluyor; Yabanılları ikna ediyor, Stannis gibi bir admaı ikna ediyor; savaşmaktan anlıyor,yönetmekten anlıyor, senin kralın totoşunu kurtardı biliyorsun demi? Dehşet Kalesinde tuzak vardı onun için, Jon çevirdi yolunu orada “alamazsın kaleyi” diye. Adam da sağladı ona.

Hükmetmeyi iyi bilen, o tahta oturmayı hak eden kişi bence ama işte… kim hak ettiğini alıyor ki? :smiley: Jon’un eline Dany’nin imkanlarını verin, size birleşik bir krallık ve refah versin. :slight_smile:

1 Like

Bunların olmasının sebebi Dany’nin yönetmenin ne kadar zor olduğunu hala anlayamamış olması. Dany hem kız hem de sürgünde olması nedeniyle yönetim hakkında hiçbir şekilde eğitimi yok. Ve kendini Yedi Krallık yönetimine eğitmek için secebilecegi en yanlış yeri secti: Kölelik düzeninin yeni kaldırıldığı bir şehir. Böyle karmaşık sosyolojik durumda olan bir yeri yönetmek bırakın Daenerys’i, Tywin’in bile yönetemeyeceği bir bölge (Gerci Tywin köleliği geri getirerek bu sorunu cozerdi). Çevresindeki herkes ona bunu anlatmaya çalışıyor ama ısrarla duymayı reddediyor. Eğer Meeren’den giderse dediği gibi arkada bir kaos bırakacak ama kalırsa da daha iyi olmayacak. Bu işin içinden şehri yakıp yıkmadan çıkması çok zor görünüyor. Zaten Dothrak Denizi’nde ufaktan delirmeye basladi (Cimenlerle konusuyordu). Dizideki gibi bir savaşla bu problem çözülmeyecek. Köle Körfezi şehirleri muhtemelen kitap sonuna çıkamayacak.

1 Like

Her ne kadar Batı’da kalabilseydi de yönetici olarak yetiştirilmeyeceği için durum temelde farklı olmayacaktı ise de “kız” olduğu için Doğu’da eğitim almamış değil; Viserys de almadı o eğitimi. Malum yetim/öksüz iki çocuk sadece yemek ve başını sokabilecek yeri bile zor buluyordu. Vis’in aldığı yegane eğitim okuma-yazma ve Valyria dili ve 7 yaşına kadar sağdan soldan ne öğrendi ise… Onları da Dany’e aktardı zaten.

Tywin ise sorunu kökten güzelce çözerdi ya; köleliği getirmesine gerek yoktu, bildiğin acımasız bir adam olduğu için rehine aldıkları çocukların kellesini gönderir sonra da piramitleri yerle bir ederdi.

Söylediğin gibi kalması ya da gitmesinin çok büyük bir fark yaratacağı yok, aksine yapacağı tek şey kaldı; bütün köle efendilerini yakmak, piramitleri yok etmek gibi büyük bir yıkım. Özetle Meeren’i ve önde gelenleri küle çevirmek.

Denizdeki konuşma “ateş” kaynaklı ama…Kendi iç hesaplaşması ve kimliğini bulması üzerine güzel bir POVdur. :slight_smile:

3 Likes

Var evet o tip foreshadowing olacak sözleri umarım olmaz belkide hepsi psikopata bağlar buyuk bir yikim goruruz:)

Yıkacaksın Sur’u; Ötekiler herkesi öldürecek “mutlu son” :smiley: Dizi sonunu görünce böyle bitseydi dizi, mutlu son olurdu benim için. :stuck_out_tongue:

1 Like

tabi ki aşık olacak ama bir paralı askerle olması mantıklı iş değil. bu adamlara dünyada kimse güvenmiyor sadece işlerine geldiği gibi kullanıyorlar. bunun için de haklı sebepleri var. bir paralı asker sadece parayı düşünür ve ihanet etmeleri hiç şaşırılacak bir şey değildir. yarın bir gün büyük oyuna girdiğinde batıdiyarlıların bu konu hakkında iyi düşünmeyeceğini biliyoruz. zaten tüm ordusu, ejderhaları vs. batıdiyarda iyi karşılanmayacak. avrupa için moğollar neyse batidiyar için dany o. bir değil iki değil her yönden eksi yazıyor kıza sahip oldukları.
eğer barristan savaştan sağ çıkar ve dany dothrak desteği alırsa barristan muhtemelen onu uyaracaktır. dany’nin buna cevabı ne olacak merak ediyorum. tahminen intikam, işgalci’nin köpekleri zırvalarını geçirecektir içinden. savaş bu diyecektir.

kesinlikle doğru. kralım şu an yoluna devam ediyorsa jon sayesindedir. jon’da bir cevher olduğunu gördü ve tavsiyelerine kulak verdi. stannis çoğunuzun gözünde katı, inatçı ve sadece kendi bildiğini okuyan bir adam gibi olsa da aslında öyle değil. değerli bir adam gördü mü ondan yararlanıyor. bir kralda olması gereken en önemli özelliklerden biri diye düşünüyorum.
misal fırtına toprakları desteğini aldıktan sonraki konseylerde lordların çoğunun yalaka olduğunu söylemişti davos’a ve onun fikirlerini istemişti.

aman aman sakın vermeyin o imkanları. bizim çocuk yokluk içinde sıkıntılarla yoğruluyor ve daha iyi oluyor. ejderhası olan sapıtıyor gerek yok o canavarlara🙂

ned ve üstat luwin’i tebrik etmek gerek çocukları gerçekten iyi eğitmişler. biri savaş kaybetmedi diğeri de gerçekten iyi bir yönetici ve savaş işine girdiğinde de aynı başarıyı muhtemelen görürüz.

1 Like

Kalp, söz dinlemez ki… Bir süre direniyor aslında ama pek, beceremiyor. Aemon’un söylediği gibi “Aşk, vazifeyi öldürür.” :slight_smile: Diğer yandan da bana ihanet eder mi diye korkuyor ve özünde Kraliçe Dany’yi sevdiğini de biliyor. Daario’nun ne olduğuna ve ne yapabileceğine dair kör değil aslında ama işte kumar oynuyor, riske giriyor. Umut ediyor. He umudu yerle bir olacak, o kesin.

Daario konusunu mu?

Evet, “değerli” bir adamı görüp tanımak ve faydalanmak hükmeden biri için olmazsa olmaz bir özelliktir; Stannis bu özelliğe sahip, bu yüzden kardeşlerinden kat ve kat daha iyi bir hükümdar ama işte aşırı katı ve sevimsiz halleri yüzünden çok ekside adam. Huysuz insanı kimse sevmez ki.

Ejderha gerekmez ya, ordu-mal mülk desteği gibi şeylerden bahsediyorum. Jon’un zaferler kazanmak için, güç sahibi olmak için ejderhalara ihtiyacı yok, kendisi yeter. :smiley:

Evet, Luwin ve Ned’i cidden tebrik etmek şart; cevherleri işlemesini bilmişler. :slight_smile:

Jon’un Sur savunması bile başlı başına savaş konusunda dizideki gibi salak duruma düşmeyeceğinin göstergesi. Ameon bile eğer Jon olmasaydı şu an Mance burada şarabını içiyor olurdu, dedi. Sur’u Jon sayesinde ellerinde tuttular.

1 Like

Simdiki halinden milyonlarca kat güzel olurdu:) Birde euron var o manyak acba ne yapacak adam ortalığı birbirine katıyor ve bir targaryen yada blacfyre daha varmıdır henüz görmediğimiz öyle bir yazı daha okumuştum

hayır. dany eğer dothrak desteği alırsa barristan bu medeniyetsizleri batıdiyar’a götürme konusunda uyaracaktır. o zaman ne gibi bir tepki verecek meraktayım.

jon iyi bir liderlik örneği gösterdi ama kabul edelim ki sur’u savunmak ile bir meydan muharebesi, kuşatma aynı şeyler değiller. sonuçta sur dev bir buz kütlesi ve karşındakiler de zırhsız, düşük silahlı yabanıllar. ve hepsi aynı anda saldırmadılar mance öncü kuvvet gibi bir şey yolladı. jon’da büyük ışık var tabi savaş konusunda da.

Anladım, muhtemelen söyler; Lekesizler için de itiraz etmişti ama elbette ki dinlemeyecektir.

Elbet birebir değil, daha çok “kale savunması” şeklinde oldu; lakin bunu yapabilen birinin muharebe meydanında da bundan daha az başarı sağlamasını beklemem elbet. :slight_smile:

1 Like

Bu söylem üstelik yanlış bir söylem. Dany’nin soyu Maegor’a değil Aenys’e dayanıyor. Bundan daha garip bir cümle kuramazdi Dany

4 Likes

Evet, o da var ama özünde hepsi akraba olduğu için “aynı kanı” taşıyorlar. Biz de misal ata diyoruz geçmiş Türk liderlerine vs. doğrudan bir kan bağımız yok ama soydaş olunca “ata” deyip, geçiyoruz. Bir de bu aile zaten. :slight_smile:

1 Like

Discord’da Duygu ile Dany’nin kölelik meselesini konuşuyorduk… Xaro’nun baharatçı arkadaşını örnek verdiği bir durum üstünde tartışırken bana bir soru sordu, ben de cevapladım ama kendisi bir süre girmeyeceği için cevabı (orada kaybolma -geriye gitme- riskini almak istemediğimden; o kadar yazmışım uzun uzun yazık olur.) buraya da ekleyeceğim. Bu yüzden aşağıdaki cevap, doğrudan Duygu’ya hitap edilerek yazılı olacağından garipsemeyin. :grin:

Arzu eden var ise konu tartışmasına buyurun, fikirlerinizi belirtin. Duygu’ya cevap vermiş olmam sizin dahil olamayacağınız manasına gelmez.

—————

Benim cevap.

Sonda söyleyeceğim şeyi başta söylemem gerek; adama yapılan şey “köleliktir” demedim, nereden çıktı bilmiyorum ama muhtemelen diğer tartıştığımız meseleler ile birbirine girdi, karıştırdın. O adamı niye örnek vermiştim, biliyor musun? Aslında senin sunduğun “özgür seçim” argümanına karşı bu eylem “çelişkili” bir eylem idi. Ondan. Yani en başta ben ne dedim? Eleştiri kısmım neydi? “Dany, kölelik karşıtı biri olarak; Meeren soylularının kendilerini köle olarak satmaya başlamasına izin verdi ve üstüne bundan PARA KAZANDI. Adam geldi köle istiyorum, mallarımla takas ederim dedi. Köle satışından VERGİ alarak KASAYI DOLDURMA amacı güttü. Evet, Dany bu insanları satmadı ama KÖLELİKTE MADDİ ÇIKAR GÖRDÜ ve bundan faydalandı. Bu da kölelik karşıtı biri ve yaptıkları için çok büyük bir çelişkidir. Hani köleliğe karşıydın? Üstüne para alıyorsun, fayda sağlıyorsun kölelikten.” Sen de buna karşılık Dany’nin kendi vicdanını avutmak için kullandığı argümanı önüme attın. Neydi? “Eğer insanlar, kendilerini köle yapmak istiyor ise bu, özgür insanlar olarak onların özgür seçimleridir.” Ben de dedim ki buna karşılık; “Özgür bir insan, gerçekten özgür seçim hakkına sahip olsa kendini köle yapmayı seçmez. Bu, seçeneksizlikten kaynaklı bir mecburi seçim olur.” Hatta sana şöyle bir örnek vereceğim günlük hayatımızdan. Seçim ve İrade -Mecburiyet konusunu anlayabilmen için. Yani asıl özgür seçim nedir vs… Sigara içiyorsun değil mi? En azından bir ara içtiğini hatırlıyorum. Şimdi gece yarısına yarım saat var. Yorgunsun, saat aşikar ki çok geç. Uyuman ve yarın erkenden iş vs. gitmen gerek. Bir anda kendini dışarı atıyorsun ve araba ile kilometrelerce yol gidiyorsun. İlk aşamada bunu gören biri “acil bir durum oldu herhalde, hayırdır inşallah” der. Sonra bir görüyoruz ki bir büfenin önünde duruyorsun. Yarım saat içerisinde gidiyorsun çünkü gece yarısı büfe kapanıyor. İyice merakımız arttı. Çıkıyorsun ve bir paket sigara alıp, tüttürüp eve dönüyorsun.

Şimdi önümüzde ne tür bir portre var? Meğer sigara tiryakisi birinin sigarası bitmiş ve kriz gelmiş bu kişiye; vücudu nikotin istiyor ama sigara yok; ne uyuyabileceksin ne de rahatlayabileceksin. Bu yüzden deli gibi o saatte dışarı fırladın ve üşenmeden onca yolu gidip sigara aldın geldin ve içip, rahatladın, krize son verdin. Sonra gittin yattın. SORU ŞU: Bunu kendi özgür iradenle mi yaptın? Yoksa bunu sana yaptıran içinde bulunduğun “zorunlu”, “sıkıntılı” durum muydu? Misal sigara vb. şeyler kullanmayan biri için bu eylem, anormaldir. Hayatta bu kişiyi böyle bir şey almak için o saatte dışarı çıkartamazsın; başka bir şey için de kolay kolay çıkmayacaktır, sabaha ertleyecektir çünkü bunu yapabilecek, bu seçimi yapabilecek özgür iradeye sahip; herhangi bir bağımlılık ve kötü-zorlayıcı bir durum içinde olmadığı; şartların esiri olmadığı için arzu ettiği seçimi yapacaktır, belki hiçbir zaman x şeyi almamayı seçecektir.

Dany’nin Meeren soylularına dönelim. Kendilerini köle olarak satmak zorunda kalan insanların durumu da yukarıda verdiğim örnekle birebir uyumludur; ortada özgür irade ile alınmış bir karar yok çünkü içinde bulundukları şartların esiri olarak, istemeye istemeye şartları onları bu yola sevk ediyor, seçme şansı olsa özgür bir insan olarak yaşamak ister. Yani bu insanlar ya vüdutlarındaki nikotin krizini gidermek için kendini sigaraya vs. boğacak ya da bu kriz, onları öldürecek. Bir insana yaşam ve ölüm arasında bir seçenek sunmak bir seçenek değildir; onu ya ölmeye ya da acı dolu bir hayatı yaşamaya zorlamaktır; Meeren soyluları 2. kısmı ölüme tercih etmişler. Özgür irade ile yapılan özgür seçim nedir, biliyor musun? Önünde ikiden fazla seçeneğin olduğu, gönlündeki şeyi seçebilme imkanıdır. “Ya öl ya köle ol!” bir seçenek değildir. Ölümü gösterip, sıtmaya razı etmektir. Bazı uyanık aileler çocuklarının yatma saatini düzenlemek için onlara iki seçenek verir; “Ya 21:30’da yat ya da 22:00’de uyu. Seçim senin.” derler. Çocuk zanneder, kendi seçiyor ama aslında ailesinin ona sunduğu şartlar arasında ona en az sıkıntılı olan 22.00’ı seçiyor, çocuğun asıl istediği ise arzu ettiği vakitte yatmak. :slightly_smiling_face:

İki güzel örnek ile özgür seçim nedir ne değildir, anlaşıldığına göre Dany’nin “onların kendi seçimi” argümanı boşa çıkmış oluyor. Aslında kendi öz eleştirisini yapmış biriydi 3. kitap sonunda ama sonra vicdan rahatlatmak için kendi söylediğinin tersi bir ifade kullanıyor.

“Majesteleri, köle tacirleri kendi felaketlerini kendileri getirdi,” dedi Daario Naharis.

“Siz özgürlük de getirdiniz,” diye vurguladı Missandei.

“Açlıktan kırılma özgürlüğü mü?” diye sordu Dany sertçe. “Ölme özgürlüğü mü? Ben bir ejderha mıyım yoksa bir harpiya mı?” Ben deli miyim? Lekeli miyim?

Gördün mü? Kendisi zaten bunun özeleştirisini yaptı. Sonra gelelim bahsettiğim şu bahartçı emmiye

En başta Dany ne söyledi? “Kendilerini satmak istiyorlar ise, özgür insanlar olarak bu kararı almakta özgürler. Lakin çocuklarını değil, erkekler de karılarını satamaz.” diye, kendince hoş bir önlem alsa da baharatçı emmi örneği “özgür seçim” olayının boş olduğunu gösteriyor. Bak ironik gerçekten çok ironik. Xaro, dansçıları ona hediye etmeyi teklif ettiğinde; Dany “olur, azat ederim.” diyor. Ve adam da “özgürlükle ne yapacaklar? balığa zırh vermek gibi bir şey. Bunlar dans etmek için yaratıldı.” diyor ve Dany’nin cevabı şu… “Kim tarafından yaratıldılar? Efendileri tarafından mı? Belki de dansçıların inşa etmeyi, ekmek pişirmeyi ya da çiftçilik yapmayı tercih ederlerdi.”

“Belki bu kişi/ler inşaatçı, fırıncı ya da çiftçi olmayı dans etmeye tercih edecekti; onları dansçı olmasına karar verip, olması için zorlayan sizsiniz.” diyor. Eee bahartçıya dönüyoruz.

Yukarıda Meeren soylularını hatırla, ben ne dedim? Kimse başkasının malı olmak istemez. Dany ne diyor adama biliyor musun?

. “Üstüme yağmur da yağdı, satıldım da. İkisi aynı değil. Kimse birinin malı olmak istemez.” Dany.

Sonra Xaro bahartçı konusuna giriyor.

“Tesadüfe bak ki, tatlı şehrinde karaya çıktığımda, nehir kıyısında, bir zamanlar malikânemde konuk ettiğim bir adamla karşılaştım; ender bulunan baharatlarla ve kaliteli şaraplarla uğraşan bir tacir. Belden yukarısı çıplaktı, teni kıpkırmızıydı ve soyuluyordu. Adam bir çukur kazıyormuş gibi görünüyordu.”

“Çukur değil. Hendek. Nehirden tarlalara su getirmek için. Fasulye yetiştirmek niyetindeyiz. Fasulye tarlalarına su lazım.” “Eski dostumun kazı işine yardım etmesi ne büyük incelik. Üstelik böyle bir iş ona hiç uygun değil. Ona seçme hakkı tanınmamış olması mümkün mü? Hayır, elbette öyle değildir. Meereen’de hiç köle yok.”

Dany’nin yüzü kızardı. “Arkadaşına yiyecek ve barınakla ödeme yapıldı. Zenginliğini geri veremem. Meereen’in nadide baharatlardan çok fasulyeye ihtiyacı var ve fasulye için su gerek.”

“Dansçılarıma da hendek mi kazdıracaksın? Tatlı kraliçem, arkadaşım beni gördüğünde dizlerinin üstüne düştü ve onu bir köle olarak satın alıp Qarth’a götürmem için bana yalvardı.”

Dany kendini tokat yemiş gibi hissetti. “Öyleyse onu satın al.” “Eğer memnun olacaksan. Onun memnun olacağını biliyorum.”

1- Dany, Xaro’nun “dansçı olmak için yaratılmışlar” argümanına karşılık; dansçıların belki de bu iş için yaratılmadığını; kendi seçimlerinin farklı olabileceğini ama bu seçim hakkının onlara sunulmadığını söylüyor ve daha sonra “Kimse birinin malı olmak istemez.” diyor. Teknik olarak kendisi de satıldığı için bunun nasıl bir şey olduğunu iyi biliyor. Sonra bakıyoruz ki Dany, Meeren’i ele geçirdiği zaman (büyük ihtimal ile azatlı kölelerin yağması yüzünden) her şeyini kaybetmiş ve özünde bir efendi değil; sadece kaliteli baharatlar satan bir tacire ONUN ARZUSU DIŞINDA hendek kazdırılmış. Hatta adam parasını kaybetmekle kalmamış, evini falan da kaybetmiş. Barınak ve Yiyecek ödemesi alıyor. Xaro ne diyor? “Hendek vb. şeyler kazmak, bu adamın yapısına-doğasına hiç uygun değil, ona seçim hakkı vermemiş olman mümkün mü? Ah elbette hayır, sonuçta burası Meeren; burada kölelik yok, nasıl bu adamın hiçbir seçim hakkı olmaz.” Yani Dany seçim haklarından, kimse köle olmak istemez sözlerinden ve üstüne diğer şeylerden bahseder iken bakıyoruz ki bazı insanları -seçim hakkı tanımadan- yaratılışına aykırı-seçimine aykırı şekilde işlerde çalıştırıyormuş. Yemek ve barınak verince de sıkıntı ortadan kalkmış. Ben en başta adamın durumu “kölelik” değil dedim ama Xaro bunu bir çeşit köleliğe benzetmiş, sebep? ÇÜNKÜ adamın seçim hakkı yok; efendisi Dany ne emrediyorsa onu yapmak zorunda bırakılmış ve üstüne sadece yemek ve barınak ile ödeme yapılmış. İyi de kölelere de böyle yapıyorlar; yemek ve barınak verip, emirlerini uygulamalarını bekliyorlar. Yani adam çıkıp da “Ben bunu yapmak istemiyorum” diyemiyor.

Xaro’yu görünce de hemen kendini köle olarak satın almasını, kendisini kurtarmasını söylüyor. Sen ne demiştin? Adam onu alsa, Meeren dışına çıksa “Tamam, şimdi beni özgür bırak.” mı diyecek? Güldüm bu kısma, kusura bakma. Sebep? Kızım bu adam özgür değil mi? Meeren dışına çıkması yasak mıymış? Kendini dışarı atıp, basıp gidemiyor mu başka yerlere? Aaaaaa çok ilginç :smile: Niye? köle mi bu adam? ahahaa anladın? :smile: Xaro da zaten iyilik meleği, Dany’e parasını verip(evet, her köle karşılığı vergi alıyor, unutma), aldığı köleyi serbest bırakacak. :smile: Özetle “Meeren soyluları kendilerini köle olarak satıyor, bu özgür seçim” sözünden başlayıp, “kimse kendini mal oalrak satmak istemez” itirafından ilerleyip bir bakıyoruz “özgür iradesi elinden alınmış” bir adam ile konuyu kapatıyoruz.

Sonra da çıkıyorsun bu adam ağlak, tembel, Drama King diyorsun. Yani evet, adam bu işi yapmak istemiyor çünkü narin elleri ve vücudu hendekçilik yapmaya uygun değil; hayatı zorlaşmış, acı çekmiş; orası burası hep yara olmuş ve kurtulmak istiyor; Xaro ona daha uygun iş verir, daha rahat olur. Buna inanıyor. Yoksa çekip gidebiliyor ise çeksin gitsin, niye gitmiyor? Engel kim? Demek engel var.

3 Likes

EKLEME:

Essos Savaşı ve Felaket

GRRM George R R Martin - On The End Of Thrones - Nerdalicious 'da Dany’nin Essos savaşı ile Bush’un Irak savaşını karşılaştırmış; “kendisine yabancı bir kültür ve inancı olduğu toprakların bir kısmını eke geçirdi ve şimdi yönetmekte zorlanıyor” diyerek “ikisinin de macerası aynı sona ulaşabilir” şeklinde ifade ederek Dany’nin Essos savaşının “askeri felaket” olabileceği imasını yaptı.

Daenerys Targaryen wielding the massive military superiority offered to her by three dragons has taken over a part of the world where the culture and ethos, and the very people are completely alien to her, and she’s having difficulty ruling this land once she conquered it. It did dawn on me when George W Bush started doing the same thing that some people might say, ‘Hmmm, George is commenting on the Iraq War’, but I swear to you I planned Dany’s thing long before George Bush planned the Iraq War, but I think both military adventures may come to the same end, but it’s not allegory.

2 Likes

Hatta ejderhalar sağ olsun direkt nükleer felaket. Köle Körfezi şehirlerinin tamamı gidici. Hatta bir ihtimal Qarth da.

Özgür şehirlerin alayına uğrayarak mı gelir, çok emin değilim ve sanmıyorum da… Yani haddinden fazla uzatmak olur ve dizideki KL sahnesinin bir çeşit uzatmalı ön gösterimi olur gibime geliyor. Sadece şundan emin olabiliriz ki Dany’nin eylemleri bir “askeri felaket” olarak ele alınmalı.

Bunun sebeplerine en başta değindim aslında; ön yargılı davranışları benim için temel bir sorun çünkü bu temel sorun, bir çok başka sorunu da beraberinde getiriyor.

Köle efendisi herkesten nefret ediyor, bu nefret de “soykırım” gibi insanlık dışı bir eyleme dönüşebilir. Yani “köle efendisi” diye, soykırıma tabi tutabilir miyiz? Bu hak mıdır? O köle efendilerinin hepsi de mi kötü adam? Tamam, kölelik kötü bir şeydir ama herkes kölelerine kötü muamele mi ediyor? Belki kalplerinde “köleliğin” hoş olmadığını, bunun ortadan kalkması gerektiğine inanarak hareket edenler vardır, yani şaşırtıcı mı olurdu bunu görsek? Bizim dünyamızda kölelik nasıl kalktı? Köleler isyan etti ama bu, efendilerde bir “baskı” aracı olmaktan uzaktı. Lakin kölelerin bu acısını gören köle efendileri vardı; evinde köle besleyen efendiler… Zamanla bundan rahatsızlık duydu ve onlar harekete geçti. Bir zaman sonra da dalga dalga bu hareket yayıldı ve sonuç ortada.

Meereen savaşında bulunan askerlerin çoğu “köle”… Şimdi Dany hepsini öldürmek zorunda. Tamam, yapabileceği bir şey görünürde yok gibi görünüyor, ya ölecek ya öldürecek ama bu hale getiren de kendi işgüzarlığı. Köleler özgür kalsın diye yola çık, öyle bir duruma sok ki kendini o köleleri öldürmek zorunda kal… Yazık.

Güzel bir söz vardır; yumurta içten çatlarsa “hayat” olur, dışarıdan çatlarsa “ölüm” olur. Dany, yumurta çatlatmak istedi ama bunu dışarıdan vurarak yapma hatasına düştü ve felakete dönüştü. Neyi nasıl yapması gerektiğini de bilmiyor. Güç sahibi ama gücünü kullanmayı bilmiyor, kontrol edemiyor. “Ben yaptım, oldu, olacak.” diyor. Böyle olmaz. Niyetin iyi olabilir ama eylemin kötü sonuç doğruyor ise niyetinin de bir önemi kalmıyor. Kötü bir şeyi kaldırmaya çalışırken daha kötüsünü yapıyorsan ne farkın kaldı? Düşünsene şu an sadece köleler değil eski köle efendileri de zor durumda. Ekonomi altüst oldu, açlıktan kırılıyor herkes, sosyal manada bir çok şey sıkıntıda… Ben de Yunkai vb. bir şehirde yaşıyor olsaydım ve köle efendisi olsaydım; kölelik kalksın bence de desem bile Dany’nin karşısında durmak zorunda kalırdım çünkü yöntemi daha beter ediyor her şeyi.

Kız zeki de dersine çalışmıyor, gibi bir latife yapayım bari.

2 Likes