Daenerys'e sürekli torpil yapılması

6-sezon

#81

Yeterli bir asker sayısıyla Euron’da ejderhalarından bir ikisini aradan çıkartırsa daha Westerosa gelemeden denize dökebilirler Dany’i, Euron-Cersei ittifakı ile. Ama elbette böyle bir şey olmayacak. :slight_smile:


#82

Torpil değil de adalet diyelim. Bütün ailesi katledilmiş bir karakterin yitip gitmesi yerine güçlenmesini tercih ederim.

Saç sakal traşı yapılıp dirilen karakterler var bu seride.

On yerinden hançer yarası alıp dört nala sokaklarda koşan ve bir çorbayla iyileşen karakterler var bu seride.

Hayvanların zihinlerini kontrol edebilen, ağaçların köklerine dokunup geçmişi görebilen karakterler var bu seride.

Düşmanlarından birini savaşa girmeyip sadece cinsel ilişkiye girip ortaya çıkardığı kara büyüyle öldüren karakterler var bu seride.

Yüzünü değiştiren karakterler var bu seride.

Hodor gibi bir devin korumasında yolculuk eden karakterler var bu seride.

Ejderhalar torpil gibi mi göründü? O zaman fantastik kurgu yerine Sherlock izlenebilir.

Asıl torpil nedir biliyor musunuz? Euron gibi bir karakterin sırf erkek olduğu için krallık iddiasında bulunabilmesidir. Dorne hariç diğer tüm bölgelerde yaşça en büyük olan çocuğun değil, yaşça en büyük olan erkeğin başa geçmesi kuralıdır. Yaş konusu da oldukça tartışmalı tabi. Stannis’in sırf Renly’den büyük diye saygı görmesi gerektiğini sanması, başa geçebileceğini zannetmesidir. Yaş ve cinsiyete göre insanların önem kazanması torpildir.

Jon’un gösterdiği onca kahramanlıktan sonra bile anca Lyanna Mormont’un konuşmasıyla kral ilan edilmesidir haksızlık. Lyanna o konuşmayı yapmasa Jon’dan yarım ağız özür dileyip Sansa’yı kraliçe ilan edeceklerdi belki. Peki Jon’un takdir görmesi için yaptıkları yeterli değil mi? İlle de 10 yaşında bir kızın popülist bir konuşma yapması mı gerekli. Asıl torpil, nefsi müdafaa yapmasa bütün khal sürüsü tarafından bir kadına tecavüz edilecek olmasıdır ve bunun normal görülmesidir. Daenerys’in ejderhaları olmasaydı Köle Körfezi’nde hala insanlar alınıp satılıyor olacaktı. Bakın işte bu kölelere yapılmış çok güzel bir torpildir. Jon olmasa Özgür Halk, duvarın kuzeyinde Akgezen ordusu tarafından kuşatılmış olacaktı. Bu da çok güzel bir torpildir. Jon ve Daenerys yazar tarafından torpil yapılan karakterler değildir, Jon ve Daenerys güçlerini insanlar yararına kullanan karakterlerdir. Başka bir karakterin 3 ejderhası olsaydı neler yapardı? İlk önce sırf tahtta gözü var diye kendi kardeşini öldürürdü bazıları. Bu da alkışlanırdı, çünkü vicdanı ve merhameti olan karakterleri kimse sevmez, kaba kuvvet alkışlanır her zaman.


#83

@“Green grace” Dany’nin ejderhaları torpil demiyoruz ki ordu yağması torpil diyoruz. Yazdığın hiçbir karaktere ordu yağmadı.

Ve dünya adaletsiz bir yer. Ona bakılırsa Dany de sırf soyadından dolayı tahtta hak iddia edebiliyor bu torpil değil mi?


#84

Peki tersten düşünelim, neden Daenerys’e ordu yağıyor?

1- Çünkü şehirler fethediyor ve insanlar tarafından seviliyor. Rüştünü ispatladı.

2- Çünkü ejderhaları var ve bu hem hükümdarlık alameti hem de güç göstergesi. En etkili silah.

3- Kendisine gelenlerle makul bir şekilde iletişim kuruyor. Stannis gibi kimseye önümde diz çök demiyor veya Cersei gibi karşımda titre demiyor. Tyrion, Xaro, Theon ve Yara ile konuşmaları son derece mütevaziydi. Sadece aşağılık kompleksi olan insanlar, başkalarına diz çöktürmeye çalışırlar.

Daenerys soyadından dolayı tahtta hak iddia ediyor. Benim de ailem ben bebekken katedilmiş olsa, bana da zehirli şaraplarla suikast girişiminde bulunsalar ben de aynısını yapardım.


#85

@"Green grace"
En başta hükümdarlık alameti hükümdar olduktan sonra yaptığın şeylerdir. Mesela Osmanlı’da para bastırmak, hutbe okutmak vs.

Peki neden bu insanlardan hiçbiri bu kız şehri fethettikten sonra nasıl yönetiyor diye bakmıyor. Dany iyi niyetli ama fazla iyi niyetli. Kölelik kötü bir şey diyor ve kaldırıyor. Tamam buraya kadar iyi de sonra bu insanlar geçimini nasıl sağlayacak ne yiyecek ne içecek demiyor. Yaşasınlar böyle ama kölelik yok diyor. Bu şöyle bir şey. Atatürk geliyor diyor ki bundan sonra Arap harfleri kullanmayacaksınız. Ama Latin harflerini öğretmiyor. Ülkeyi kaos götürür di mi? Dany’nin yaptığı da aynen bu.

Ejderhalar öldürülebilen şeyler. Meraxes mesela hepimiz nasıl öldüğünü biliyoruz. Hatta 4. Sezonda Tywin Oberyn’e Dany’nin ejderhaları olduğunu ve ona karşı koymak için Dorne’a ihtiyaç duyduklarını söylüyorlardı.

Kimseye karşımda diz cök demiyor mu? 50 tane unvanını saydırıyor ve her fırsatta I’m a queen falan diyor. Bunun neresi mütevazı Allah aşkına. İhtiyacı olan insanlara karşımda titre diyemez herhalde. Cersei de demiyor Stannis de.

Tamam yap da yukarıda iki saat torpil diye gömmüşsün yapanları. Stannis’in de anne babası gözü önünde boğulmuşlar her zaman geri plana atılmış o krallık iddiasında bulununca kıyamet kopuyor.


#86

Bakmayin Arianne’ye. Dany ben kraliceyim dedigi icin kıllanmıştır. ))


#87

Köleliğin kaldırılması ile Atatürk’ün, Arap harflerini kaldırması farklı. Bu daha çok ırkçılığı ve ırkçı yasaları ortadan kaldırmak gibi bir şey. Daenerys bir kraliçe olarak insanları köle olarak değil, halk olarak görüyor bunun için köleliği kaldırıyor. Yerine yeni bir sistem getirmesine bile gerek yok. Yasalar yeterli. Bu olayı kapitalizme lanet okuyup, yerine nasıl bir sistem getirileceğini bilmeyen insanlara benzetmeyelim. Daenerys şehirlerinde, halkına kendisinden başka insanlara boyun eğdiren bir sistem istemiyor. Bu kadar basit aslında. Bende öyle yapardım. Çoğu köle halen başkasına çalışabilir… Ama parasıyla.

‘‘Ordu yağıyor’’ lafına diyecek sözüm yok. Bunu söyleyen insan aynı şeyi Jon içinde söylemeli.


#88

@casper troll müsün tanıdığım birinin multisi misin yoksa beni tanıyor musun? Kafamda deli sorular.

@demirtug yeni sistem getirmezse insanlar açlıktan ölür tıpkı seride olduğu gibi. Bu insanlar hayatları boyunca kölelik yapmışlar yaşam tarzları bu olmuş. Nasıl çalışacaklarını paraları işte işçi haklarını vs bilmiyorlar. Dany de sağolsun köleliği kaldırıp başka da bir şey demiyor. Dany’nin halka öncü olup bazı şeyleri nasıl yapacağını göstermesi gerekirdi. Kaldırması tamam da işte dediğim gibi sorun halka öğretmemesi. Sen özgür sistemde büyüdüğün için bu kadar kolay geliyor. Ki Dany’nin yaptığı yasa da kölelik yasak dışında başka bir şey bulunmuyor.


#89

@queen hic biri degilim. Vakit buldukca ziyaret etmeye calisiyorum burayi.


#90

Daenerys karakterini son sezonlara göre eleştirmek yanlış.
Taa en başında dizide ve kitapta bize ailesini kaybetmiş, zorla evlendirilmiş, psikopat bir abiye sahip biri olarak gösterildi. Kız hayata 5-0 geride başladı yani.
Dizideki bazı tutarsızlıklar karakterin suçuymuş gibi söyleyenler olmuş :confused:

Ha bu arada bana abartı gelen karakter Jon snowdur. kendisi ölüp dirildi daha ne olsun?


#91

@casper bana çok tanıdıkmışsın gibi geliyor. Sitedeki tek hayranım olduğun için de olabilir.

@“Dragon Quenn” Jon Snow’un dirilmesi de hoşuma gitmiyor. Sansa kuzey kraliçesi olmalıydı diye sayfalarca tartışmıştım zamanında. İşin ilginç tarafı Dany’i gömünce ama Jon Snow diyen insanlardan hiçbiri o sırada ağzını açmamıştı.


#92

@Queen Arianne Bunlar hep kadın düşmanlığı


#93

Yine sevgiden Meereen surlarına tırmanacak insanlar toplaşmış buraya.

Aynı şeyleri söylüyorsunuz arkadaşlar, sayfalarca cevapladığımız, olabildiğince anlatmaya çalıştığımız şeyleri. Eğer aynı argümanlarda ısrarcıysanız, ki ben bu argümanları okumaktan sıkıldım, dönüp yazılanları tekrar okuyup değerlendirme yapabilirsiniz.


#94

@"Ser Bronn"
O capsi eklemeden de yapabilirdin yorumunu.

Ve kimsenin aynı şeyleri söylediği yok. Siz Dany’nin dizide torpilli olduğunu ve kıza havadan ordu yağdığını söylüyorsunuz, biz bunun açıklamasını yapıyoruz ve siz o açıklamaya cevap vermek yerine “Dany köleliği kaldırdı ama yerine yeni bir sistem kurmadı!” diyorsunuz mesela… Ee… Torpil… Havadan ordu yağma… Konu neydi?

Sistem demişken, o konuda da bir şeyler söyleyeyim. Evet Dany köleliği kaldırdı ve yerine yeni bir sistem oluşturmadı, bunun sonucunda azatlı köleler bu yeni hayatla ne yapacaklarını bilemediler, ve evet zor durumda kaldılar. Dany kafasında “Ben köleliği kaldırdım, artık herkes özgür özgür yaşasın” dedi resmen ve piramidine çekildi; bu Dany’nin en büyük yanlışlarından biridir ve tecrübesizliği ile ilgilidir. Bu hata Dany’nin kişiliğini belirlemez, bu hata onun hayatı boyunca kötü bir yönetici olacağı anlamına da gelmez. Ve şunu da söylemeliyim ki, böylesi çok daha gerçekçi oldu. Dany yeni sistem oluştursaydı o zaman ne olacaktı? “Tecrübesiz kız ama şehir fethediyor, köleliği kaldırıyor ve yeni bir sistem, yeni bir düzen getiriyor. Torpil var.” diyecektiniz. Ne yapsa beğenmeyeceksiniz siz bu karakteri, ben anladım artık bunu.

Neyse esas konuya dönelim… Dizide Dany’ye yapılan torpil ve havadan ordu yağması, fetihler…
Yeni argümanlar istiyorsunuz, farklı açıklamalar… Tamam, birde şöyle deneyelim… (Sayfada çok yer kaplamaması için spoiler butonunu kullanacağım)

Dany, Drogon’un zincirinin ucunu kole tacirine uzattı. Adam bunun karşılığında Dany’ye kırbacını sundu. Kırbacın siyah ejderha camından yapılmış sapı ince ince işlenmiş ve altın kakmalarla süslenmişti. Saptan, her birinin ucunda altın yaldızlı penceler olan dokuz deri kamcı sarkıyordu. Sapın altın topuzu, fildişinden oyulmuş sivri dişleri olan bir kadın başıydı. “Harpiyanın parmakları,” dedi Kraznys.

Dany kamcıyı elinde döndürdü. Bunca ağırlığı taşımak icin nasıl da hafif. “O halde tamam mı? Bana mı aitler?”

Drogon’u tahtırevanın üstünden kaldırmak icin zinciri sertçe cekerek “Tamamdır" diye onayladı Kraznys.

Dany gümüş kısrağına bindi. Kalbinin gümlediğini duyabiliyordu. Umutsuzca korkuyordu. Ağabeyim de bunu mu yapardı? Bütün sancakları rüzgarla dalgalanan İşgalci ordusunun Üç Dişli Mızrak’ın karşısında toplandığını gördüğünde Prens Rhegar’ın da bu kadar huzursuz olup olmadığını merak etti.

Üzengilere basıp ayağa kalktı ve bütün Lekesizler’in görebilmesi icin harpiyanın parmaklarını başının üzerine kaldırdı.
“TAMAMDIR !" diye bağırdı ciğerlerini patlatırcasına. “ARTIK BANA AİTSİNİZ !” Kısrağı mahmuzladı ve parmakları yukarıda tutarak ilk sıra boyunca dörtnala koşturdu. "ARTIK EJDERHAYA AİTSİNİZ! BEDELİNİZ ÖDENDİ VE SATIN ALINDINIZ ! TAMAMDIR ! TAMAMDIR !”

Dany, yaşlı Grazdan’ın başını sertce dödürdüğünü gördü. Valyria dilinde konuştuğumu duydu. Diğer köle tacirleri dinlemiyordu. Kraznys’le ejderhanın etrafında toplanmış, yüksek sesle önerilerde bulunuyorlardı; Astaporlu zinciri cekiştiriyordu ama Drogon tahtırevanın üstünden kalkmıyordu. Hayvanın acık ağzından gri dumanlar yükseliyordu, köle tacirinin yüzünü ısırmaya calışırken uzun boynu kıvrılıp düzleşiyordu.

Gümüş kısrağını cevirip geri dönerken, Üç Dişli Mızrak’ı geçme vaktidir, diye düşündü Dany. Kansüvarileri ona yakın hareket ediyordu. “Zorluk cekiyorsunuz,” dedi köle tacirlerine.

“Gelmiyor,” dedi Kraznys.
“Bir sebebi var. Ejderhalar köle değildir.” Ve Dany kamcıyı bütün gücüyle köle tacirinin yüzüne indirdi. Kraznys cığlık atarak geriledi. Kan, adamın yanaklarından parfümlü sakallarına kıpkırmızı akıyordu. Harpiyanın parmakları adamın yüz hatlarını tek
darbede parcalara ayırmıştı ama Dany enkazı izlemek icin duraksamadı. “Drogon,” dedi şarkı söyler gibi yüksek sesle, tatlılıkla, bütün korkular unutulmuştu. “Dracarys.”

Siyah ejderha kanatlarını acıp kükredi.

Döne döne ilerleyen bir kara alev mızrağı Kraznys’in yüzüne saplandı. Adamın eriyen gözleri yanaklarına aktı, saçlarındaki ve sakallarındaki yağ öyle hızlı alev aldı ki köle taciri bir an icin kafasından iki kat uzun bir ateş tacı taktı. Yanık et kokusu Kraznys’in parfümünü bile bastırmıştı ve adamın cığlığı diğer bütün sesleri boğuyordu.

Sonra , Ceza Meydanı bir patlamayla kana ve kaosa dönüştü, iyi ustalar tiz cığlıklar atıyor, birbirlerini kenara itiyor ve o aceleyle tokarlarındaki püsküllerine takılıp tökezliyorlardı. Drogon neredeyse tembel bir şekilde Kraznys’e doğru uçuyordu, kara kanatları havayı dövüyordu. Siyah ejderha, köle tacirine ikinci kez ateş tattırırken İrri ve Jhiqui, Viserion’la Rhaegal’in zincirlerini çözdüler. Dany bakmak icin döndüğünde, Astapor’un gururlu
şeytan boynuzlu savaşcılarının üçte biri, dehşet içindeki atlarının sırtında kalabilmek için mücadele veriyordu. Diğer üçte biri, ışıltılı bronzun parlak alevleri içinde kaçıyordu. Bir adam, kılıcını çekmeye yetecek kadar bir vakit eyerinde kalmayı başardı ama
Jhogo’nun kamçısı adamın boğazına dolandı ve çığlığını kesti. Elini Rakharo’nun arakh’ına kaptıran bir diğer adam sendeleyerek ve kanlar fışkırtarak uzaklaştı. Aggo sakince oturuyordu, yayına taktığı okları tokarların üstüne gönderiyordu; gümüş, altın veya
sade, püsküller umrunda bile değildi. Güçlü Belwas da arakh’ını çıkarmıştı, silahını savurarak saldırıyordu.

Bir Astaporlu’nun, “Mızraklar!” diye bağırdığını duydu Dany. Grazdan’dı. Tokarı incilerle ağırlaşmış olan yaşlı Grazdan. “Lekesizler ! Bizi savunun, onları durdurun , ustalarınızı savunun. Mızraklar! Kılıçlar!”

Rakharo, yaşlı Grazdan’ın boğazına bir ok saplayınca, adamın tahtırevanını taşıyan köleler sahiplerini kabaca yere bırakıp dağılarak kaçtılar. Yaşlı adam ilk hadım sırasına doğru emekledi, kanı kiremitlere akıyordu. Lekesizler adamın ölümünü izlemek için yere bakmadılar bile. Sıra sıra, öylece durdular.

Ve kımıldamadılar. Tanrılar dualarımı duydu.

“Lekesizler !” Dany askerlerinin önünde dörtnala koştu, gümüşi altın saç örgüsü arkasında uçuyordu, çanı her adımda çınlıyordu.
“Iyi Ustalar’ı öldürün, askerleri öldürün , tokar giyen ve bir kamçısı olan her adamı öldürün ama on iki yaşın altındaki hicbir çocuğa zarar vermeyin ve gördüğünüz her kölenin zincirlerini kırın.”

Harpiyanın parmaklarını havaya kaldırdı… ve sonra kamçıyı kenara fırlattı. “Özgürlük !” diye bağırdı Dany. “Dracarys ! Dracarys!”
“Dracarys!” diye geri bağırdılar, Dany’nin duyduğu en güzel kelimeydi bu. “Dracarys! Dracarys !” Ve etraftaki bütün köle tacirleri kaçtılar, ağladılar, yalvardılar ve öldüler. Tozlu hava mızraklarla ve kanla doldu.

Dizide de aynı şey olmadı mı? Hatta kitapta bir tık daha etkileyici.

Sör Jorah gece yarısına yakın Güçlü Belvvas’ı itip geçerek geldiğinde Dany korktu.

“Lekesizler paralı askerlerden birini gizlice kampa girmeye calışırken yakaladı.”

“Bir casus?” Bu Dany’yi korkutmuştu. “Birini yakaladılarsa, daha kac kişi kaçmış olabilir?”

“Hediyeler getirdiğini iddia ediyor. Şu mavi saçlı, sarı soytarı.”

Daario Naharis. “Demek o. Öyleyse onu dinleyeceğim.” Sürgün şövalye paralı askeri getirdiğinde, Dany, birbirinden bu kadar farklı iki adam daha olup olmadığını sordu kendine. Sör Jorah esmerken Tyroshlu sarışındı; şövalye kaslıydı, paralı asker esnek; Mormont kelleşiyordu, diğer adamın saçları omuzlarına dökülüyordu ama şövalyenin kıllı olduğu yerlerde Tyrosh’lunun teni pürüzsüdü. Ve Dany’nin şövalyesi basit kıyafetler giyerken diğer adam bir tavus kuşunun renksiz görünmesine sebep olabilirdi. Tyroshlu bu ziyaret için, parlak sarı giysilerinin üstüne siyah ve ağır bir pelerin atmıştı gerçi. Omzunda ağır, keten bir cuval taşıyordu.

“Khaleesi” diye bağırdı adam. “Hediyeler ve güzel havadisler getirdim. Fırtına Kargaları sizindir.” Gülümsediğinde, ağzının içinde altın bir diş pırıldadı. “Daario Naharis de öyle!”

Dany kuşkuluydu. Eğer Tyroshlu casusluk yapmaya geldiyse, bu beyan, kellesini kurtarmak için sergilediği umutsuz bir oyundan başka bir şey olmayabilirdi. “Prendahl na Ghezn ve Sallor bu işe ne diyor?”

“Az şey.” Daario çuvalın ağzını çözdu ve Prendahl na Ghezn ile Kel Sallor’un başları Dany’nin halılarına döküldü. “Ejderha kraliçesine hediyelerim.”

[…]

… “Kılıcını cek ve bana bağlılık yemini ver.”
Daario’nun arakh’ı, göz açıp kapayınca kadar kınından kurtuldu. Adamın teslimiyeti diğer her şeyi gibi aşırıydı, gösterişli bir hareket yüzünü Dany’nin ayaklarına indirdi. “Kılıcım sizindir. Hayatım sizindir. Sevgim sizindir. Kanım, bedenim, şarkılarım, hepsi size ait. Sizin emrinizle yaşayacağım ve öleceğim güzel kraliçe.”

“O halde yaşa,” dedi Dany, “ve bu gece benim icin dövüş.”
“Bu akıllıca olmaz kraliçem.” Sor Jorah, Daario’ya sert ve soğuk bir bakış attı. “Bu adamı, mücadele dövüşülüp kazanılana kadar burada, gözetim altında tutun.”

Dany bir an icin düşündü, sonra başını iki yana salladı. “Bize Fırtına Kargaları’nı verebilirse sürpriz kesin olur.”

“Ve size ihanet ederse surpriz kaybedilir.”

Dany tekrar yerdeki paralı askere baktı. Askerin gülümsemesi Dany’nin kızarmasına ve başını başka tarafa çevirmesine sebep oldu. “İhanet etmeyecek.”

“Bunu nasıl bilebilirsiniz?”

Dany, ejderhalar tarafından lokma lokma tüketilen kararmış et öbeğini gosterdi (Daario’nun getirdiği kafalar). “Buna onun samimiyetinin kanıtı derim. Daario Naharis, Fırtına Kargaları’na git, taarruzum başladığında Yunkaililer’in artçı kuvvetine saldırmak icin hazır olsunlar…”

[…]

… Çadırın kapısı açıldı ve Sör Jorah Mormont içeri girdi. Üstü başı tozlanmıştı ve giysilerinde kan lekeleri vardı ama bunun dışında mücadeleden çıkmış biri icin kötü durumda sayılmazdı. Sürgün şövalye Dany’nin önünde tek dizinin üstüne cöktü ve, “Majesteleri,” dedi, “size zafer getirdim. Fırtına Kargaları bizim tarafımıza geçti, köleler dağıldı ve ikinci Oğullar tıpkı sizin dediğiniz gibi dövüşemeyecek kadar sarhoştu. İki yüz adam öldü, çoğunluğu Yunkaililer’den. Köleler mızraklarını bırakıp kaçtı ve paralı askerler teslim oldu. Binlerce tutsağımız var.”

“Bizim kaybımız?”

“Bir düzine. En fazla.”

Dany ancak o zaman gülümsedi. “Ayağa kalk benim iyi ve cesur ayım. Grazdan alındı mı? Titan Pici?”

“Grazdan sizin şartlarınızı iletmek üzere Yunkai’ye gitti.” Sör Jorah ayağa kalktı. “Mero, Fırtına Kargaları’nın taraf değiştirdiğini anladığı anda kaçtı. Adamlarım peşinde. Fazla uzağa gidemez.”

“Çok güzel,” dedi Dany. “Paralı asker ya da köle, bana bağlılık yemini edenlerin canını bağışlayın. Eğer İkinci Oğullar’dan yeteri kadar adam bize katılırsa gruba dokunmayın.”

[…]

Üçüncü günün sabahında şehir kapıları açıldı ve bir köle nehri dışarı akmaya başladı. Dany köleleri karşılamak icin gumuş kısrağına bindi. Küçük Missandei, geçen kölelere, özgürlüklerini Daenerys Fırtınadadoğan’a borçlu olduklarını soyledi, Ateş Geçirmez, Batıdiyar’ın Yedi Krallık’ının Kraliçesi ve Ejderhaların Anası.

“Mhysa !” diye bağırdı esmer tenli bir adam. Adamın omzunda küçük bir kız vardı, ince sesiyle o da aynı kelimeyi bağırıyordu. “Mhysa !Mhysa !”

Dany, Missandei’ye baktı. “Ne söylüyorlar?”

“Eski ve saf Ghiscar dili. ‘Anne,’ demek.”

Dany göğsünde bir hafiflik hissetti. Vücüdumda asla bir bebek hayat bulmayacak, diye hatırladı. Yukarı kaldırdığı eli titredi. Belki de gülümsedi Dany. Gülümsemiş olmalıydı çünkü adam sırıttı ve tekrar bağırdı, diğerleri de adama katıldı. “Mhysa !” diye seslendiler. “Mhysa ! MHYSA !” Bütün köleler ona gülümsuyordu, ona uzanıyorlardı, önünde diz cöküyorlardı. Bazıları, “Maela,” derken diğerleri, “Aelalla,” ya da, “Qathei,” veya, “Tato,” diye sesleniyordu ama hangi dilde olursa olsun bütün kelimeler aynı anlamı taşıyordu. Anne. Bana anne diyorlar…

Burada birkaç farklılık var, dizide bazı karakterleri eklememişler mesela ya da tek bir karakterde toplamışlar iki karakteri falan. Birde şehrin nasıl alındığı konusunda da ufak tefek farklılıklar var, dizide sanki hem daha kısa yolda gitmişler hemde aynı zamanda daha karmaşık olmuş. Ama sonuç aynı : Zafer.
Ve dizide Dany’yi “torpilli” diye nitelendirecek bir fazlalık veya eksiklik yok.

… “Bu şehre giren bir yol olmalı.”
“Ben bir yol biliyorum,” dedi Esmer Ben Plumm, gri beyaz sakallarını sıvazladı. “Lağımlar.”

[…]

Fatih Aegon Batıdiyar’ı üç ejderhayla kazanmıştı ama Dany, Meereen’i, lağım fareleriyle ve bir ahşap kamışla bir günden kısa sürede almıştı. Zavallı Groleo. Adam gemisi için hala yas tutuyordu, Dany bunu biliyordu. Eğer bir savaş kadırgası başka bir gemiyi mahmuzlayabiliyorsa, neden bir kapıyı mahmuzlayamasındı? Kaptanlarına gemileri karaya çıkarmalarını emrederken Dany’nin aklındaki fikir buydu. Gemilerin direkleri koçbaşı olarak kullanıldı, azatlı köleler gövdeleri parçalara ayırıp tekerlekli kalkanlar, kağlumbağalar, mancınıklar ve merdivenler inşa etti. Paralı askerler her koç başına edepsiz bir isim taktı ve doğu kapasını yıkan Meraxes’in -eskı adıyla Muzip Joso- ana direğiydi. Askerler direğe Josonun Kamışı adını takmıştı. Mücadele, kanlı ve öfkeli bir şekilde günün büyük bölümünde sürmüş, gecenin geç saatlerine kadar devam etmişti, sonunda ahşap çatırdamaya başlamış ve Meraxes’in gülen bir soytarı yüzü şeklindeki demir baş süsü kapıyı parçalamıştı.

Dany saldırıyı bizzat yönetmek istemişti ama bütün kumandanları bunun çılgınlık olacağını söylemişti; kumandanları hiçbir konuda asla aynı fikirde olmazdı. Dany, uzun bir örgü zırh giyerek gümüş atının sırtına oturmuş ve artçı kuvvetin yanında kalmıştı. Lakin müdafaacıların meydan okuyan bağrışları korku dolu çığlıklara dönüştüğünde, Dany şehrin düşüşünü yarım fersah öteden duymuştu. Ejderhalar tam o anda bir ağızdan kükremiş ve geceyi alevlerle doldurmuştu. Köleler ayaklanıyor, diye düşünüştü Dany. Lağım farelerim onların zincirlerimi kemirerek kopardı.

Son direniş de Lekesizler tarafından kırıldığında ve işgal tamamlandığında Dany şehre girmişti. Kırık kapının önündeki ölü yığını öyle yüksekti ki, azatlı kölelerin Dany’nin gümüş atı için yol açması bir saat sürmüştü.
Joso’nun Kamışı ve onu koruyan, üstü at derisiyle kağlı kağlumbağa içeride bırakılmıştı. Dany yanan binaların ve kırık pencerelerin önünden geçmiş, olukları şişmiş ölülerle dolu kiremit caddeler boyunca at sürmüştü. Köleler kanla lekelenmiş ellerini havaya kaldırmış ve Dany’ye, “Anne”, diye seslenmişti.

Meereenliler perişan halde Büyük Piramit’in önündeki meydanda toplanmıştı. Ulu Ustalar, saba ışığınn altında uludan başka her şeye benziyordu. Mücevherlerinden ve püsküllü tokarlarından soyunmuşken rezil görünüyorlardı; buruşuk topları ve lekeli derleriyle yaşlı adamlardan, gülünç saçlarıyla genç adamlardan oluşan bir sürü. Kadınlar ya yumuşak ve etliydi ya da eski sopalar kadar kuru. Yüzlerindeki boyalarda göyaşlarının çizdiği çizgiler vardı. “Liderlerinizi istiyorum,” demişti Dany onlara, “Liderlerinizi teslim edin ve diğerlerinizin canı bağışlansın.”

“Kaç kişi?” diye sormuştu yaşlı bir kadın ağlayarak. “Canımızı bağışlamanız için kaç kişi almanız gerek?”

“Yüz altmış üç” diye yanıtlamıştı Dany.

Liderleri meydanın çevresindeki ahşap direklere çiviletmişti, her adam bir sonrakini işaret ediyordu. Dany bu emri verdiğinde, içindeki öfke siddetli ve sıcaktı; Dany kendini intikam alan bir ejderha gibi hissediyordu. Fakat daha sonra, direklerin üstünde can çekişen adamların önünden geçtiğinde, onların iniltilerini duyuk bağırsaklarının ve kanlarının kokusunu aldığında…

Dany şarap kadehini kenara bıraktı, kaşlarını çattı. Bu adildi. Adil. Bunu çocuklar için yaptım.

Burada çok farklılık var değil mi? Daha farklı, daha iyi ve etkileyici.
Dizide ne oluyor? Gri Solucan ve birkaç Lekesiz lağımları kullanıp şehre giriyorlar ve kölelerin yanına gidiyorlar. Köleler silahlandırılıyor, ertesi gün köleler Ulu Ustalara saldırıyor ve öldürüyorlar falan ve Meereen Dany’nin! Çok basit değil mi? Sanki Dany hiçbir şey yapmamış gibi… Hiçbir şey yapmamış… Tıpkı sizin dediğiniz gibi, ama sizin dediğiniz şekilde değil. Kitapta çok daha etkileyici bir fetih varken dizide çok basit, oldu bittiye gelmiş bir fetih var, ve Dany yüceltilmemiş, aksine neredeyse pasif gösterilmiştir.

Dizide Dany’ye havadan ordu yağıyor?? Dany torpilli?
Dany dizide neyse, kitapta da o (hatta kitapta daha da iyi bence). Dany dizide ne yapıyorsa, kitapta da yapıyor, başarıyor.


#95

@starkgaryen yazarken yazı stilini değiştirmişsin sanırım tapatalktan okurken gözlerim kanadı ama okumayı başardım. Bana yazmamışsın ama cevap vereceğim.

İlk başta yeni sistem olayını ben söylüyorum ve Dany harika bir yönetici tabiki de ordu yağar vs denildiğinde yazıyorum. Yani konuyu değiştirmiyorum.

Ve yazdığın şeyler iyi güzel de hepsi 3. Ve 4. Sezona ait? Biz 6. Sezondan bahsediyoruz da. Hani Dothrakileri kendini yakarak alması gibi. Ya da Tyrell ve Dorne’un sorgusuz sualsiz ona itaat etmesi gibi. Hadi Greyjoy ittifağını anladım ona bir şey demiyeceğim. Orada Jon Snow kuzeyden ordu toplayacağım diye bir yerlerini yırtarken bu ne kadar adil?

Ve Dany’nin yeni bir sistem getirememesi yüzünden kaç kişi öldü kaç kişi açlıktan kırıldı? Evet bu Dany’nin sadece bir yanlışıydı. Robb’un da tek yanlışı Jeyne/Talisa ile evlenmekti halkı bunun yüzünden ne kadar çok etkilendi. Dany’nin bu tarz bir yanlışı yapmayacağının bir garantisi yok. Özellikle herkesi kurtaracağım kafasıyla giderse kesinlikle yapacaktır. Karl Marx’ın çok sevdiğim bir sözü vardır. Daha önce forumda yazmıştım birisi hadis olduğunu falan iddia etmişti. Ama değil Marx’ın sözü. Neyse “Cehenneme giden yol, iyi niyet taşlarıyla döşenmiştir.” Bence Dany’e tam uyan bir söz.


#96

@Starkgaryen Tekrar okumak iyi geldi, güzel bir yazı olmuş.

@"Ser Bronn"




@“Queen Arianne” Sürekli daha bir çocuk olduğunu savunduğun Sansa olsaydı ne yapardı? Ya da Arianne? Onlar daha iyisini mi yapardı sanıyorsun? Dany’nin yaptıklarının yarısını bile yapamazlardı. Yani Dany bu yaşta bu kadar şeyi başarabilmişken diğer karakterlerin hatalarını çocuklukluklarına bağlayabiliyorsak, Dany’nin köleliğin yerine başka bir sistem getirmemesini de buna bağlayabiliriz. Ayrıca @Starkgaryen 'in de dediği gibi eğer yeni bir sistem getirmiş olsaydı da “bu karakter de hiç hata yapmıyor, torpilli resmen.” derdin. Kız hata yapsa suç, yapmasa suç. Her türlü eleştireceksiniz. Ama kabullenemeseniz de Dany serinin en liderlik vasfına sahip kişisidir. Aksini iddia eden kendini kandırıyordur.


#97

@rhaenyss demezdim biliyor musun? Sevmezdim yine ama Tywin gibi bir şey olurdu benim için. İyi bir lider ama sevmiyorum.

Arianne’in çocukluğuna vermem hiçbir şeyini. 22 yaşına gelmiş ne çocukluğu Allah aşkına. Arianne’in yaptığı hareketin aslında mantıklı olduğunu ve Dorne’un kazanabileceğini @"starkgaryen"la yaklaşık 1 ay tartıştık bir yere varılmıyor cidden.

Sansa’nın ilk baştaki hareketini savunmadım asla. Sadece empati yapılıp bu kadar sert eleştirilmemesini söyledim. Ki Sansa deli gibi karakter gelişimi geçirdi. Öyle bir yere geldi ki kendi öz kardeşini gözünden çıkardı. Çünkü doğru olan gerçek olan buydu. Dany’nin asla anlamayacağı ve yapamayacağı bir şeydi.

Arianne muhtemelen yapardı Sansa da neye göre yargıladın acaba? Arianne de biraz fazla iyi niyetli mesela Myrcella’ya taç giydirirken kimsenin zarar görmeyeceğini sanmıştı. Ama bir şeyi kaldırdıktan sonra da her şeyin düzeleceğini sanacak kadar da aptal değildi. Mesela Myrcella’ya taç giydirdikten sonra Lannisterların Tyrellerin saldıracağının farkındaydı. Arianne’i savunamadım şu an. Neyse Arianne’in zaten kraliçe olmak gibi bir iddiası yoktu ama Dany’nin var ve kendisinin mükemmel bir kraliçe olduğuna inanıyor ama değil.


#98

Ne varki caps’de. Komik bulduğum bir caps :smiley: Koymaz olaydım, klavyem patlasaydı…

@rhaenyss so wut?

@“Starkgaryen” bir ara okumaya çalışacağım :slight_smile:


#99

Köleliğin kaldırılması konusunda sana katılıyorum. Mesela Peygamberimizde “Bundan sonra kölelik yok. Hepsini azad edeceksiniz.” deseydi o için kaosa sebep olurdu. Çünkü bu insanlar nasıl yaşanır, özgür dünyada neler yapılır bilmiyorlar.
Bunun yerine Peygamberimiz köleliğe bi düzen getirdi. Bazı kurallara koydu. Sahibinin neler yapıp, neler yapamıyacağını belirtti.
Bi de serbest bırakıp azad etmeyi teşvik etti.

Daenerys’te çocuk gibi birden “Kölelik çok aga bundan sonra” deyince sistem kabul edemedi tabi bunu. Ortalık hem savaş alanına döndü hemde bu köleler neler yapacağını tam olarak bilemedi.


#100

@“Queen Arianne” Bence derdin. Yaptığı bir hatayla gözünde Tywin gibi olamayıp iğrenç bir lider olması da komik bir durum. Ki Tywin eminim gençliğinde bir sürü hata yapmıştır, Dany’nin ise bu tek hatası ki bence bu bir hatadan çok tecrübesizlik. Ayrıca üç şehirde köleliği kaldırmak kolay iş değil, Meereen’i kendisi yönetirken diğer şehirlerde başkalarını yönetime geçirdiğini hatırlıyorum emin değilim ama bu konuda kitapları okuyalı çok oldu. Sadece bir süre sonra Yunkai’liler ordu toplayıp Dany’e saldırmayı planlıyorlardı diye hatırlıyorum.

Çocukluk sözünü Arianne için değil Sansa için söyledim zaten. Arianne hakkında yorum yapılacak pek bir şey yok kendi halinde takılan, kendi çapında taht oyunlarını oynamaya çalışan ama beceremeyen bir kız. Arianne örneğini en sevdiğin karakter olduğu için verdim bir nevi empati meselesi.

Savundun demiyorum zaten, ben de Dany’nin o hareketini savunmuyorum. Empati yapılıp sert eleştirilmemesini söylüyorsun ama Dany konusunda empati yapmayıp sert eleştiriyorsun? Sansa’nın karakter gelişimi deli gibi falan da değildi, madem diziye göre yargılıyoruz -hani Dany’e ordular falan yağıyor ya- Sansa da bu kadar karakter gelişimi geçirdiyse madem Baelish’in kuklası olmaması gerekirdi. Baelish bir iki “Jon’a güvenme, Jon bir piç” dedi hemen Jon’dan bir şüphelenmeler, bir bakışlar. Ordu geleceğini söylememeler falan. Sansa hala manipüle edilebilir bir karakter, akıllı olduğu falan da yok. Sadece artık çocuk değil. Ama bu onun olgun olduğu anlamına da gelmez. Çocukluğundan itibaren taht oyunlarının içinde olan bir kız böyle davranışlar sergileyemez. Acaba hangi prensle evleneceğim diye düşünmek aptallıktır. Sansa çok geç ve zor akıllanan bir insan. Ah keşke serinini eski zamanları gösterilse. Kimi karakterler küçük yaşta neler yapıyor. Eski zamanları geçtim, 10 yaşındaki Lyanna Mormont bile Sansa’nın şu anki halinden daha iyidir. Ayrıca kardeşini gözden çıkarması da çok büyük bir olay değil, ve hatta bir hataydı. Eğer gerçekten zeki bir kız olsaydı kardeşini kurtarmanın da bir yolunu bulurdu. O bunun yerine bilmiş bilmiş “o zaten ölü” dedi. Yahu bu senin öz kardeşin, karşındaki adamı madem o kadar iyi tanıyorsun, zayıflıklarını biliyorsun, bir zahmet bir plan yap da kurtar kardeşini. Mesela Jon o kadar ince düşünüp plan yapmadı, anlık hareket etti ama Sansa gibi bilmişlik yapıp kardeşini de gözden çıkarmadı. Üstelik öz kardeşi bile değil. Kimin daha karakterli olduğunu sen düşün.

Ayrıca Dany o kadar plan yapıp, zekice düşünüp şehirleri 1 günden az süren mücedelelerle fethetti. BotB’da bunu bile yapamayan Sansa, Dany’nin yaptıklarını asla yapamazdı.

Arianne de Sansa da saf karakterler, yapamazlardı. Sansa kendini şu an zeki ve kurnaz sanıyor ama Baelish tarafından manipüle ediliyor. İşler yine Baelish’in istediği gibi gidiyor Sansa sayesinde. Bir taht vaadiyle Winterfell’i Baelish’e verecek konuma düştü. Gelecek sezon daha iyi göreceğiz zaten. Arianne ise babasının güçsüz olduğunu düşünen bir kız ki babası Doran Martell. Babasının planlarını hiçbir zaman anlayamadı, zeki bir kız olsaydı anlardı. Dany’e iyi niyetli diyorsunuz ama Arianne’nin ondan aşağı kalır yanı yok. Dany iyi niyetli ama bu onun davranışlarını etkilemiyor. İyi niyetini insanlara yardım etmek için kullanıyor. Yargı konusuna iyi niyetini karıştırmıyor, hak edene hak ettiği cezayı veriyor. Adaletli bir yönetici. Herhangi bir karakter Dany’nin yaşadıklarını yaşasa şimdiye ölmüştü. Fakat Dany kendi gücüyle yükseliyor.

@“Ser Bronn” Ensest is so good diyorum. Raping is even better. Hatta çocukları sakat bırakmak is the best yani. :smiley: