Damalı Aslanın Dönüşü:Crusader Kings: House Osgrey

Not: Crusader Kings Game of Thrones Modu Oyunumdan esinlenerek yazdım. Geçen tarihi bilgiler kitaplarda var ben sadece amacıma göre kullandım. Kale betimlemeleri gibi ayrıntılar da öyle.

Osgrey Hanesi- Martyn Osgrey-AL 384-Kısım 1

Standfast Kalesi Serü Martyn Osgrey bağlı oldugu Rowan Hanesine itaatkar tavrıyla bilinen uysal bir şövalyeydi. Mathis Rowan ne zaman isyancı bir vasalına haddini bildirmek istese Ser Martyn’e ve Standfast kalesinin askerlerine güvenebileceğini bilirdi. Her yıl Rowanlara vergisini aksatmadan fazlasıyla veren Ser Martyn’in dışarıdan bakıldığında epey basit görünen bir şövalyeden beklenmeyecek bir rüyası olduğunu ne bağlı olduğu Rowan ailesi tahmin edebilirdi ne de Taht Oyunları’yla pek meşgul olan ve Demir Tahta henüz oturmuş Robert Baratheon’la aralarını düzeltmeye çalışan Gül Lordlari Tyreller. Martyn Osgrey yerini ve ünvanını iyi bilen ve kendi hakkından fazlasını asla istemeyecek kadar onurlu bir adamdı. Damalı Aslan’ın hakkını… Osgrey Hanesinin arması beyaz bir zemin üzerine altın ve yeşil renkli damalı bir aslandı ama Yedi Krallık’ta aslan dediğin zaman akla bir Osgrey gelmeyeli 300 yıl olmuştu. Ejderhaların cehennem ateşleri kendilerine boyun eğmeyen Gardenerları yuttuğunda en sadık lordlarından olan Osgreylerin de itibarı sarsılmıştı tabi ki. Artık ejderhalar yoktu ve lanetli kinleri de insestleri de silinmişti Westeros’tan. Belki şu anda tüm Westeros bir aslan gördüğünde Lord Tywin Lannister’ın acımasızlığı aklına geliyor olabilirdi ama yakında herkes gerçek aslanı, Damalı Aslanı ve dürüst yönetimlerini hatırlayacaktı. Targaryenlar gitmişti ve Robert Baratheon, Osgrey Hanesi için yeni bir başlangıç demekti. Ser Martyn Osgrey, Standfast kalesinin tek kulesinin en üst katına çıkarken aklından bunları geçiriyordu. 20li yaşlarında olmasının verdiği dinçlikle merdivenli hızla çıkarken genç yaşta kaybettiği babasının yerine koyduğu Üstat Raymon’un yorgun ve aksi sesini duydu. Durakladı ve çok sevdiği bir hikayeyi anlatan adama kulak verdi:

Bir yaver hanesini kimlere borçlu olduğunu bilmeli! Evet, Arthur bekliyorum, Osgrey “Hanesi’ne Kuzey Bataklarının Koruyucusu Unvanını veren Gardener Kralı’nın adı neydi?”
“Ama daha geçen aya kadar Gardenerlardan bahsetmem yasaktı. Deli Kral’ın oğlu geri gelip bizi bu sefer tamamen yakabilir. Söylemeyeceğim.”
"O zaman dinle Arthur!Osgrey Hanesi’ne bu unvanı veren İlk Reach Kralı Garth Greenhand’ti ve Gardaner Hanesi’ni Targaryenler gelmeden yüzyıllar önce kurdu. Yalnız Birinci Garth olan Greenhand’i Üçüncü Garth ile karıştırma.“
Hayır aptal değilim 3. Garth Fırtına Kralı’yla savaşan Reach Kralı’ydı. Ve evet aynı hikayeyi bin kere anlattın. Savaş sürerken Kaya Kralı 4. Lancel-”
“Beşinci Lancel! 4 değil, demek ki bir o kadar daha anlatmak lazım sana. 5. Lancel bu durumdan faydalanmak için kuzeyden saldırıya geçti. O sırada Kuzey Batakları Koruyucusu kimdi?”
“Biliyorum…Will…Willbert Osgrey diğer adı Küçük Aslan!”
“Gerçek Aslan da derler çünkü Lancel Lannister’a kimin pençesi daha keskinmiş iyi gösterdi. Ailenin en küçük oğluydu ama savaş alanında Brightroar adlı Valyrian kılıçlı Lancel’ı gördüğü zaman kaçmadı. Lancel,Wilbert’ü kılıcıyla parçaladı derler ama Küçük Aslan son nefesini vermeden önce Kral Lancelin koltuk altındaki zırh boşluğuna hançerini gömmeyi başardı.”

Ser Martyn Osgrey daha fazla beklemeden üstadın kuzgunluğuna girdi.
"Güzel hikaye ha evlat, bugünlük yeter, biraz da Silah Başı Ser Hyle’la kılıç çarpıştır."
Ser Martyn oğlunun gitmesini bekledikten sonra Üstad’a döndü.
“Yolla kuzgunu Üstad Raymon, kararımı verdim.”
“Saygısızlık etmek istemem efendim ama doğru kararı verdiğinize emin misiniz?”
“Üstad Raymon, çocuğa anlattıklarınıza inanıyor musunuz, yarısına bile? Osgreylerin gercek lordlar olduguna?
“Benim görevim hizmet etmektir efendim ve inanmasam nasıl ederim?
” Bana efendim diyorsun. Beni kırmadın ve oğlumu eğitmek için Standfasta geldin ama ben bir lord bile değilim. Rowanların bir kale teslim ettiği topraklı bir şövalyeden ibaretim. Size tarih öğretecek değilim tabi Üstad ancak Maegor denen kasap Targaryen Kralı’nın üç toprağımızı nasıl gasp edip altlarımıza dağıttığını hatırlatma bana. Ve neden! Septonların isyanını fazla sert bastırdığını söylediğimiz için. Küçük Aslan’ı iyi bilirsin tabi tarih kitapları kahraman savaşçıları pek sever. Peki ya Perwyn Osgrey’i bilir misin Raymon?
“Başüstad Hosmirn Yedi Krallık’ın Mimarları adlı eserinde bahseder efendim.”
“Bir Mimar Brandon değildi elbet ama Coldmoat kalesini o inşa etti tüm imkanlarını seferber ederek. Çöküşümüzü getiren Targaryenların Coldmoat’u Webber Hanesi’ne vermesiydi. Kuzgunu yolla Üstad Raymon. Garth Webber eğer abisinin elinde duran Coldmoat’u istiyorsa himayeme girecek. Kızım Freya ile evlenip benim haneme ait olacağını kabul ettiği oğullar yapacak. Ve evet ben de onun için abisini ve abisinin varislerini Yedi Krallık’tan silip atacağım. Coldmoat kısa bir süre için onun ve sonra birer Osgrey olan gelecekteki torunlarımın olacak. Evet…kızım muhakkak ilk oğlunun adını Perwyn koymalı. Mimar Perwyn gibi…”
” Kuzgunu yollamadan önce bunu sormam şart Mathis Rowan…buna izin verecek mi?"
Mathis Rowan ünvanında ya da hakkım olmayanda gözüm olmadığını bilir. Ayrıca ona hediyeler göndererek dostluğumuzu sağlamlaştırdım. Herşey düşünüldü Üstad, merak etme. "
“Son bir soru efendim. Bütün köylerden ve kaleden belki 150 adam toplayabiliriz. Coldmoat ise 2000’e yakın adamla üstümüze gelecek. Bilmediğim bir ittifak mı kurdunuz?”

Martyn Osgrey cebindençıkardığı kağıt parçasını üstadın masasına bıraktı.
“Hanemizin hakkı olan üç toprağı biliyorsun.Coldmoat,Derringdowns ve Dosk. Masandaki not Dosk Leydi’si tarafından elden bana ulaştırıldı. Webberler kuzgunları izliyor olabilir diye, lütfen yanlış anlama. Notta evlilik teklifimi kabul ettiği ve artık Dosk Lordu olduğum yazılı. Garth Webber hırslı ve aşağılık bir adam. Teklifimi kabul edip abisine saldırmam için bana savaş hakkı verecek. Bu olduğu anda Ser Hyle’ın yönettiği Standfast adamlarımız Dosk şövalyelerine katılacak ve son olarak Lord Balduran Snow’un 1500 kişilik paralı asker ordusu Coldmoat’ta bize katılacak. Sonra kuşatma başlayacak ve kale Hanemize geçecek.”
“Herşeye rağmen hüsran yaşayabiliriz. Coldmoat Lordu,Baratheon İsyanı’nda kendini kanıtlamış çok iyi bir komutan. Bizekarşı bir süre dayanırsa paralı askerlerin aylığını ödeyemeyebiliriz.”
"Belli ki sen Komutan Balduran Snow’u tanımıyorsun. Webber Lordu beşiğindeyken o Dokuz Peni Savaşları’nda tarih yazıyordu. Bunlarla kafanı meşgul etme Raymon sen kendi işlerini yap. Savaşı Ser Hyle’a bırak ve kararları bana. "
“Tabi Ser Mar- Ah pardon evliliğinizi tebrik ederim ve artık Ser dememeliyim değil mi? Mutluluklar dilerim,Lordum.”

Lord Martyn Osgrey Üstadının gülümsemesine bir tebessümle cevap verip kuleden aşağı indi. Ne var ki içinde Üstadına herşeyi anlatmamanın verdiğı bir sıkıntı vardı. Lord Martyn dürüst bir adamdı ancak şu anda karakterine çok zıt biriyle buluşacaktı. Standfast aslında bir kaleden çok etrafı kulelerle çevrili bir kuleye benziyordu. Kulenin arka tarafındaki duvarın gölgesine saklanmış kapşonlu bir figür vardı.
“Lady Melora…”
“Lordum…”
“Konuştuğumuz gibi devam ediyoruz. İşte 150 altın… Bunu ortak tanıdığımıza ilet. “
“Başka bir şey var mıydı Lordum?”
“Şey… Webber Lordu’nu öldürmeden önce katil özür dilesin, Özgür Şehirledeki Üzgün Adamlar gibi. Daha eşit koşullarda savaşabilseydik böyle-”
“Hiç kimse bilmeyecek. Bir kaza diyecekler. Bir sorum var Lordum. Dosk ve Coldmoat’u alma planlarınız ilgimi çekti. Acaba bir diğer eski toprağınız olan Derringdowns’la ilgili bir planınız var mı?”
“Şimdilik…Lütfen kendinizi ilgilendirmeyen meselelere karışmayın Leydi Melara.”
” Çok haklısınız lordum. Özür dilerim. Şimdi izninizle…”

Lady Melara kapşonunu hafifçe yüzüne çekip arka kapıya yönelirken Lord Martyn’in varisi Arthur aynı kapıdan at üzerinde kaleye girdi. Ser Hyle ile çalışması bitmiş olmalıydı. Lord Martyn’ın bakışları bir an için ata kaydı ve o anda içine bir hüzün doldu. Kömür,eski karısı Genna’ya aldığı bir hediyeydi. Oğlu Arthur ve kızı Freya’nın annesi… Onu kaybedince oğluna vermişti atı. Standfast’ın Tatlı Genna’sı… Acaba gittiği yerden kocasının bir katille işbirliği yaptığını görüyor muydu? O anda bir daha bunu yapmayacağına yemin etti ve ölüsüne verdiği bu sözü ölene dek tuttu.

Devamı gelebilir ilgi duyulursa…

Öncelikle teşekkürler.
Hikaye hakkında düşüncelerim ; açıkcası diyalog çok fazlaydı , okurken sıkılmadım desem yalan olur.Ya da ben kitaplarda betimlemeleri çok sevdiğim için bana öyle gelmiş olabilir…

Aslina bakarsan betimlemeleri kestim uzamasin kimse okumaz sıkılır diye. Eklesem mi acaba normalde severim ben de zaten duz yazida sart.

Cok güzel, Osgreyler hatırlanması gereken bir hane. Blackfyrelari desteklemislerdi değil mi zamanında?

Uzun tutabildigin kadar uzun tut. Okunur, okumak isteyen okur.

Devam etmeyecek mi?

Araya 2-3 görüntü sıkıştırsan daha bir sarar düşüncesindeyim.Benim gibi tembel insanlar zor okur böyle.

Aynı şekilde düşünüyorum. Crusader Kings’ten çektiğin SS lar ekleyebilirsin bence.

Edecek devam tatildeydim de.