Dawn'ın Büyük İmparatorluğu-Tanrı İmparatorlar ve Serideki Yansımaları-1.kısım


#1

(Uzuuuun bir teori olacak,sıkı durun :slight_smile: kısım kısım yapmayı düşünüyorum ama yine de kısımlar bile uzun olacak,adam bir kitap yazmış resmen.okurken bazı teorilerle birleştirerek okuduğunuzda biraz mantıklı geliyor :slight_smile: )Bu teorinin orijinal sahibi reddit’ten M_Tootles-(Spoilers Everything) The Gemstone Emperors of The Dawn: A Complete Taxonomy:

Şimdi bu arkadaş İnci, Yeşim, Turmalin, Onyx, Topaz, Opal, Ametist ve Bloodstone İmparatorlarının-ve imparatoriçesinin(Ametist)-Şafak Savaşı’nda var olan,ejderha sürme ve deri değiştirme gibi son derece güçlü özellikleri olan gerçek insanlar olduğuna inanıyormuş.-Çünkü bildiğiniz gibi seride ki efsanelerin çoğunun gerçeklik payı çok yüksek-Ve benzer bir şey sonraki imparatorlarda da olabilirmiş.(ya da şu an seride ki varislerinde).Seriden alıntılarla başlayalım.
''Başlangıçta, Yin’in rahip kâtipleri Kemiklerden Gri Hiçlik adı verilen donmuş çöle, Titreyen Denizden Yeşim Denize (muhteşem kutsal ada Leng de dâhil) uzanan toprakların, Gecenin Aslanı ile Işıktan Kadın’ın tek oğulları, topraklarını yüz kraliçenin taşıdığı, tek bir inciden yapılmış bir tahtırevan üzerinde dolaşan Yeryüzündeki Tanrı tarafından yönetilen tek bir diyar olduğunu söylerler.
_Bu Muazzam Şafak İmparatorluğu, Yeryüzündeki Tanrı önderliğinde on bin yıl boyunca barış ve bereket içinde serpilmiştir. Ta ki imparator atalarının yanındaki yerini almak üzere yıldızlara yükselene kadar.
Bu olaydan sonra hükümdarlık onun en büyük oğluna geçmiş ve İnci İmparator bin yıl boyunca bu toprakları yönetmiştir. Akabinde tahta çıkan Yeşim İmparator, Turmalin İmparator, Akik İmparator, Topaz İmparator ve Opal İmparator yüzyıllar boyunca hüküm sürseler de, her yeni gelen imparatorun dönemi, kendisinden önce gelenlerden daha kısa ve daha sıkıntılı olmuştur. Vahşi adamlar ve meşum yaratıklar Muazzam İmparatorluk sınırlarında cirit atarken, gururlu, ufak krallar asileşmiş ve sıradan halk açgözlülük, kıskançlık, şehvet, cinayet, ensest, oburluk ve tembellik batağına sürüklenmiştir.’’
Sadece Yi Ti ya da Dawn İmparatorluğunda değil tüm dünya da hüküm sürdüklerine dikkat edelim.Ardıl yöneticiler veya hanedanların daha az büyü kanına sahip olduklarına ve farklı geçmişlere sahip nüfusların artmasının daha fazla çatışma çıkardığına inanmak zor değil.İlla ‘‘günahkar insanlığın hatası’’ diye düşünmek zorunda değiliz.şüphesiz şafak Savaşı ya da Kahramanlar Çağı sırasında bir sürü daha küçük krallar vardır etrafta.(Yani her imparator döneminde kendinden önce gelenlerden daha çok sıkıntı çıkmasını kandaki büyünün azalmasına ve farklı ırkların ortaya çıkmasına bağlıyor. Arkadaşın yazdığı kısım tam olarak böyle çevirilmiyor ama ben biraz anladığım gibi çevirdim).
‘‘Opal İmparatorun kızı, Ametist İmparatoriçe ismiyle tahta çıktığında, onun kıskanç genç erkek kardeşi onu devirip katletmiş ve Kantaşı İmparator ismi altında dehşet saçan hükmünü başlatmıştır. Karanlık sanatlara, işkenceye, ölüm büyülerine bulaşmış, halkını köleleştirmiş, bir kaplan-kadını eşi olarak almış, insan etiyle ziyafet çekmiş ve gökten düşen kara bir taşa tapınmak için esas tanrılarını yere çalmıştır.(Birçok âlim Kantaşı İmparator’u, varlığını bilinen dünyanın birçok liman kentinde hâlen sürdürmekte olan meşum Yıldızlı Bilgelik Kilisesi nin ilk Yüce Rahip’i kabul eder.)’’
Kara Taş kesinlikle uzun geceye neden olan meteor gibi görünüyor. Ancak, ikinci bir “taş” ile karıştırılabilir mi? “Meşum Yıldızlı Bilgelik Kilisesi” referansını not edin. Sadecekitapta Kör Kız pov’un da “Yıldızlı Bilgelik Kültü” olarak ASOIAF’de bir kez bahsediliyor, bu yüzden bu ilginç bir söz.
İnanç,Hisar ya da Hightower’larla bir ilgisi olabilir.
‘‘Uzak Doğu yıllıklarında, Uzun Gece isimli karanlık çağı başlatanın, Kantaşı nın tahtı gasp*edişine verilen ismiyle Kanlı İhanet olduğu yazılıdır. Dünyaya salman onca kötülük yüzünden umutsuzluğa kapılan Işıktan Kadın dünyaya sırtını dönmüş ve Gecenin Aslanı insanoğlunun günahkârlığını cezalandırmak için bütün hiddetiyle ortaya atılmıştır.’’
''Karanlığın ne kadar sürdüğünü kimse bilmese de, herkes muazzam bir savaşçının -çeşitli kaynaklarda Kahraman Hyrkoon, Azor Ahai, Yin Tar, Neferion ve Eldric Gölge Kovalayan ismiyle bilinir- insanoğluna cesaret vermek üzere yükselip elinde alevli kılıcı Işık Getiren le erdemlileri savaşa götürmesiyle karanlığın yok edildiğini ve ışık ile aşkın dünyaya bir kez daha geri döndüğünü kabul eder.
Buna rağmen Şafağın Muazzam İmparatorluğu yeniden doğmamıştır, çünkü yenilenen dünya, her kabilenin diğerlerinin korkusundan kendi yoluna gittiği, savaşın, şehvetin ve cinayetin günümüze dek sürdüğü, paramparça bir yerdir.En azından Uzak Doğu nun erkek ve kadınları bunun böyle olduğuna inanırlar.’’
KİTAPLARDA TANRI-İMPARATOR İŞARETLERİ
Efsaneler çoğu zaman gerçeklik payı taşır,bu arkadaşta grrm’in seri de nadiren duyduğumuz ama insan uygarlığının ve okuryazarlığının beşiği olan Yi Ti’nin bu mitini hikaye de farketmediğimiz yerlere gömdüğünü düşünüyormuş.
-MrM0bius diye başka birisi daha önce bu imparatorlarla ilgili başka bir teori paylaşmış,dolayısıyla bu teorinin bazı noktaları orasıyla bağdaştırılmış-bu MrM0bius denen arkadaş asshai’yi Şafağın Büyük İmparatorluğunun muhtemel başkenti olarak düşünüyormuş.Ve bu imparatorların adlarını göz renkleriyle bağlantılı olabileceğini.Devamında Dany’nin aşağıda ki pasajına dikkat çekmiş ve bu hayaletlerin bu imparatorlar olabileceğini belirtmiş.
''Solgun bal kıyafetleri giymiş Hayaletler koridorda sıralanmıştı. Ellerinde alevlerden yapılmış kılıçlar tutuyorlardı. Gümüş saçları. altın saçları, platin beyazı saçları vardı. Gözleri opaldi, ametistti, turmalindi, yeşimdi. “Daha hızlı,“ diye bağırdılar . “Daha hızlı, daha hızlı.” Koştu. Ayağını bastığı taş eriyordu. Bir çığlık atıp kendini ileri attı. Sırtına bıçak gibi bir ağrı saplandı ve teninin açıldığını hissetti. Yanan kanın kokusunu duydu. Kanatların gölgesini gördü. Ve Daenerys Targaryen uçtu.’’(Taht Oyunları-Dany-9.pov-)
Targların(ve valyrialıların) saçı-ve sanırım diğer değişik fiziksel özellikleri- gerçekten Tanrı imparatorların saçıysa o zaman neden yüzyıllardır ensest yaptıkları belli olmuş olur.Diğer tanrı imparatorların soyundan gelen insanlar sıradan insanlarla evlenip melezleştikten sonra kanlarındaki büyü gücünü zayıflattılar muhtemelen.
Bu imparatorların değerli taşlarının Yedi tasvirlerinde kullanıldığını da görüyoruz.
Mesela Stannis tanrıları yakarken boyanmış süslenmiş mücevherlenmiş heykellerle birlikte inci gözlü Yaşlı Bilge’yi de yakıyor.Ayrıca İyi Kral Jaehaerys’in Tacı ‘‘üzerinde farklı renkleriyle 7 değerli taş bulunan bant’’ şeklinde bir taç olarak betimleniyor.Bu taşlar evet 7 inancını betimliyor burada ama aynı zamanda 7 iyi Tanrı İmparatoru da simgeliyormuş.(aslında 8 imparator ama kantaşı imparatoru ‘kötü’olduğu için o temsil edilmiyormuş.)
Bu arkadaş her bir değerli taş isimli Tanrı İmparator’un westeros’ta kurulmuş bir aileyi ya da westeros’un geçmişteki önemli kişilerinden bazılarını temsil ettiğini düşünüyormuş.Fakat Westeros’un efsanevi isimleri imparatorların kendisiyse dünyanın geri kalanında ya da Yi Ti de eş zamanlı aktif olup olmadıkları belli değil. MrMO bu teoriyi yazan arkadaşın teorisiyle nerdeyse aynı olan bir şeyden söz etmiş:Tanrı İmparatorların ölümsüzlük için en başarılı planı;Derideğiştirme (bran’ın hodor’un ya da başka canlıların vücutlarına girmesi gibi-ben pek bağ kuramadım derideğiştirme daha farklı sanki- ya da özellikle yüzsüz adamların beden değiştirebilme yeteneği gibi.)
YERYÜZÜNDEKİ TANRI
Sonunda Yi Ti ve westeros efsanelerinden konuşabiliriz.Şafak çağının efsanevi adamlarının soyundan gelip westeros’a ilk ayak basan kişi bu -mücevher imparatorların atası olan- Yeryüzünde ki Tanrı’ymış.yüz karısı olması teori sahibine craster’i hatırlatıyormuş.ve bu duvarın ötesine işaret eden bir işaret olabilirmiş.Yeryüzündeki Tanrı ölürken ‘atalarına katılmak için yıldızlara yükseldiğine’ inanıyormuş.Neden yıldızlardan söz ediyor ve neden torunları gibi bir mücevher adı yok?Cevap Şafak çağı kahramanı Symeon Star-eyes(Yıldız göz)’ da yatıyor:
’’“Bir zamanlar kör bir şövalye varmış," dedi Bran inatla. “Yaşlı Dadı anlatmıştı. İki ucunda da keskin bıçakları olan uzun bir direği varmış. Onu salladığında aynı anda iki adamı birden doğrarmış."
“Symeon Yıldızgöz." dedi Üstat Luwin defterine bazı numaralar yazarken. “Gözlerini kaybedince göz çukurlarına yıldız şekilli safirler koymuş ya da ozanlar öyle olduğunu söylüyor . Bu sadece bir hikaye Bran. Tıpkı Aptal Florian hakkındaki hikayeler gibi kahramanlar Çağı’na ait bir masal. Bu rüyaları bir kenara bırakmalısın, kalbini kırmaktan başka bir işe yaramaz."(bran-taht oyunları-7.pov)
Yıldız safirleri!!! adamın tüm seride adının geçtiği 2 referanstan birinde mücevher gözlü olarak geçiyor ve yıldızlarla ilgili.(not:Kristal yapısı nedeniyle yansıyan ışıkta yıldız benzeri bir figür gösteren safire yıldız safiri denir)
Symeon hakkında başka ne biliyoruz.Kendisi Sur’la ve kahramanlar Çağı’ndaki Mimar Brandon ve Gece Kralı’yla bağlantılıymış.
‘‘Burası, ‘çırak çocukların gece gelen şeyle yüzleştiği’ yerdi. Kör Symeon Yıldızgöz’ün, dövüşen cehennem tazılarını gördüğü yer.’’(Bran kılıçların fırtınası 4.povunda gece kalesinden bahsediyor)
‘‘Bu eski tarih kitapları, yüzlerce yıl hüküm sürmüş krallarla ve henüz şövalyeler bile yokken binlerce yıl at sürmüş şövalyelerle dolu. Hikâyeleri biliyorsun; Mimar Brandon, Symon Yıldızgöz, Gece Kralı… senin, Gece Nöbetçileri’nin dokuz yüz doksan sekizinci Lord Kumandan’ı olduğunu söylüyoruz ama bulduğum en eski liste altı yüz yetmiş dört kumandan gösteriyor.’’(jon-ejderhaların dansı-2.pov)
(devamında wightların gözünün aynı safirler kadar parlak olduğuyla ilgili alıntılar var.bilinen bir şey olduğu için ekstra yazmıyorum ama ilginç bir nokta bence)
Royce wight olduğunda bir gözü kördür diğeri de bir yıldız gibi mavi bir ışıkla yanar tıpkı symeon gibi.yani symeon bir öteki’ymiş ve çok eşlilik referansı(100 kraliçe+craster hatırlarsanız) bize duvarın kuzeyini işaret eden bir şey olabilirmiş.(ilk başta çok mantıksız geliyor ama craster’in white walkerlarla olan ilşkisi ve ne yabanılların ne de nöbetin onu kendilerinden saymaması garip bir nokta).Yani Yeryüzü’ndeki tanrının Daimi kış topraklarına gidip,yıldız safir gözlü ötekilerin atası olabileceğini düşünüyormuş.
İNCİ İMPARATOR(Mimar Brandon)
İnci imparator’un gözleri beyaz değildi, kimsenin olamaz.Zaten bembeyaz inciler 20.yüzyıl endüstrisiyle birlikte ortaya çıkmış.Doğal olan saf beyaz inciler çok nadirmiş.
Bir imparator’a inci ismini veriyorsun ama o imparatorun gözleri koyu gri. ee nasıl olacak?Ama Tahiti siyah incileri aslında siyahtan daha çok koyu griymiş.


Peki bu seride de geçen bir şey mi?Evet.Arya Kış Rüzgarları pov’unda Siyah İnci’nin(hani Braavos’ta çok ünlü bir fahişe olan) gerçekten siyah olmadığını söylüyor bize.
Bu yüzden Siyah İnciler Stark gözleriyle mükemmel uyuyor.Mesela Jon’un gözleri:’‘neredeyse siyah gibi gözüken çok koyu bir gri;Buz kadar sert gri gözler;Soğuk gri gözler’’ ya da Ned’in:’‘Sis kadar yumuşak,taş kadar sert koyu gri gözleri’’
Eğer İnci’nin babası Tanrı, en uzak Kuzey’e gittiyse İncinin normal kuzeyde kalıp,Stark’ların atası olması muhtemel bir şey.inci İmparator muhtemelen Mimar Brandon’la aynı kişi.Yeryüzü’ndeki Tanrı olan Babasının Ötekilerle ilgisi düşünüldüğünde Mimar Brandon’un onlarla dost olması çok olası.Hatta ötekilerin evlerini terk edip güneye inmeleri bununla ilgili olabilir.Ve kesinlikle (İnci) çok uzun süredir yaşıyor,sürekli kendi çocuklarına derideğiştiriyor.ki Çocuk Mimar Brandon’un Fırtına Burnu’nu tasarlamasını buna sayabiliriz.(Bu kısım starkların Ötekilerle akraba olduğu teorisi açısından mantıklı olabilir.)
Gri gözlü olarak geçen diğer insanlar:
Maester Luwin,Qhorin Halfhand,Yarıüstat Haldon,Harry Strickland.(teori sahibi bu insanların gri gözlü olduklarını ama starklarla ilgilerinin olmadığını,hepsinin Hightowerlarla akraba olduklarını düşünüyormuş)
1)Teori sahibi başka bir yerde Qhorin’in Gerold Hightower olduğunu,281’de Kral Ormanı Kardeşliğine karşı savaşırken Robert’in İsyanı’nın biraz öncesinde elinden yara almış olabileceğini savunmuş.
2)Haldon’un da Lord Leyton Hightower olduğunu (bu adam yaklaşık 10 yıldır kulesinde kapalıymış) ve kızı Malora’yla(lemore kılığında) birlikte Aegon’u eğittiklerini düşünüyormuş.
3)Luwin’de aslında Hightower Piçi Walys olabilirmiş.
Menzil’in strickland’ları da biraz Hightower kanına sahip olabilirmiş.Peki bu konu mücevher imparatorları konusunun neresinde?Şöyle ki belki İnci İmparator’un oğlu ya da kardeşi kendisine ev olarak güneyi seçmiş olabilirmiş.

YEŞİM İMPARATORU(Hightower’ların Atası)
Teori sahibi Yeşim imparatorunun büyük olasılıkla Hightowerların kurucusu olduğuna inanıyormuş. Yeşim;gri, özellikle “gri gözlerin” grisi olabilirmiş.Yeşim İmparatorunun İnci Starklara karşı olan ‘iki numara’ statüsü Hisar’ı,yıldızlı Bilgelik kilisesini ve İnanç’ı kapsayan büyük bir komploya neden olan bir kıskançlık çatışmasına sebep olmuş olabilirmiş.Ve muhtemelen İnci İmparator,Yeşim İmparator’dan daha güçlüymüş.(Hatırlarsanız yazının başında her imparatorun bir öncekine göre daha zayıf güce sahip olduğu,ve her imparator döneminde çatışmaların gittikçe arttığı belirtilmişti.)Bu yüzden genç oğullar Starkları mümkün olan tek yoldan yenmeye çalışmışlar:Uzun zamandır gömülü olan karanlık büyüleri ortaya çıkarmak,insanlığın yükselişinde öne çıkmak,TWOİAF’ta atıfta bulunan çeşitli suda yaşayan varlıkların karanlık tanrılarıyla bağlantı kurmak,yüzsüz adamlarla da bir ilişki olası ancak tamamen sekronize olup olmadıkları fazla açık değil.
Uzun yaşayan ya da belirli bir tarihsel kişi duymadığımız Hightower’ların derideğiştirip değiştirmediği merak konusu.
‘‘İllyrio çabuk bir şekilde cevapladı:‘Yollo diye çağırılıyor’
Yollo?Yollo kulağa bir maymun ismi gibi geliyordu.Daha kötüsü bir pentos ismiydi ve herhangi bir aptal bile Tyrion’un Pentos’la alakasının olmadığını görebilirdi.'Pentos’ta adım Yollo,ama annem beni Hugor Hill olarak çağırırdı.'dedi yapabildiği kadar çabuk bir şekilde düzeltmek için.(hugor Hill:İnanç’ın efsanevi kurucusu)
'Sen küçük bir kral mısın yoksa küçük bir piç misin?'diye sordu Haldon.Tyrion yarıüstat Haldon’un etrafındayken dikkatli olması gerektiğini farketti.‘Bütün cüceler babalarının gözünde piçtir.’ dedi.:slight_smile: ‘Şüphesiz,o zaman Hugor Hill şunu cevapla.Ayna kalkanlı Serwyn ejderha Urrax’ı nasıl katletti.’ ‘Mızrağıyla arkasından yaklaştı.Urrax Serwyn mızrağını gözüne daldırıncaya kadar sadece kendi yansımasını gördü.’’’
Bu neden Haldon’un aklına gelen ilk soru.Çünkü bir aile bilgisi. Urrax muhtemelen bir Hightower ejderhası.Urrigon bilinen 2.hightower kralı ve babası uthor olan yandel, battle ısle’da ejderhalar yetiştiriyor.


Azor Ahai Gerçekten de Bir Kahraman mı?
#2

Westerosa gelen ilk insanlar bu Yi ti nin soyundan gelenler miymiş öyle mi anladım ?
sonrasında Esosta kalan insanlar değişirken (değişimi farklı yorumlamayalım mesela valerialılar oluşurken diyelim ) bu ilk insan soyu sadece kuzeyde mi sabit yada saf kalmış ben öyle anladım
warglık ve yeşil görenlik o zamandan varmış ama büyü ile mi sahip olunuyormuş anlamadım şimdi tesadüfen genelde ilk insan soyunda çıkıyor bu özellik
kafamda bir ton soru oluştu çok ilginç teşekkürler paylaşım için ve 2. kısımı da merak ettim şimdiden


#3

ben de çevirirken anlamakta çok zorlandım :slight_smile: ama diyor ki yi ti efsanelerinde geçen bu imparatorlar aslında westeros’taki ünlü insanların ya da hanelerin ataları.ve ejderha sürme deri değiştirme gibi özellikleri var. warglık ya da yeşilgörenlik tek bir imparatorun özelliği de olabilir.ya da en güçlü imparator-sonrakiler giderek zayıfladığı için- İnci İmparator’un soyunda daha güçlü kalmış özellikler.ve starklar çoğu ilk insan ailesiyle evlilik yoluyla akraba olduğu için onlarada geçmiş olabilir bu özellikler. :slight_smile:


#4

Kısım iki ne zaman gelecek merakla bekliyorum genel bir yorum için


#5

işte ilk insanlar bu teori ilk insanlar öncesi tarihi anlatmış bana göre, ejderha sürmeye gelince ben Starkların buz ejderhası sürmesini bekliyorum açıkçası ve teori ilede çok uyumlu olur gibi :smiley:
neyse 2. bölüm gelsin konuşalım


#6

yetiştirebilirsem yarına.ama belki 3 ya da 4 kısım da olabilir.çok uzun çünkü. :slight_smile:

bende buz ejderhası görmeyi bekliyorum,inşallah :smile:


#7

Peki Yi Ti’nin tüm imparatorları kaçmışken Yi Ti’den ne haber?


#8

imparatorları değil çocuk yada soyları kaçan ben öyle anlıyorum


#9

kaçmış mı belli değil sanırım.hani şu westeros la doğunun birleşik olduğu teorisini hatırlıyor musun? eğer öyle bir şeyse yi ti westeros’un kuzey tarafına yakın olduğu için gidip oraya yerleşmeleri çokta absürt değil.zaten bu yi ti efsanesi ama adamlar westeros’taki önemli insanlarsa belki bu büyük imparatorluk zamanında dünyanın yarısına hükmetmiş olabilir. :slight_smile:


#10

Ama şu var hocam, Yi Ti hala dünyanın gelmiş geçmiş en büyük uygarlığı. Sırf Saray’ları Kralın şehri kadar büyük. Yani bir Valyria durumu yok. Krallığın demirbaşları kaçtıysa o zaman şuanki bu yüce uygarlığı devam ettirenler kim?


#11

Şu an azure(masmavi,gök mavisi) hanedanı yönetiyor yi ti’yi.Çin gibi bir çok hanedan geçmiş tahta bu hanedanlar böyle mücevher adı değilde daha çok renk adı almışlar.ve bu yönetenler sanırım hem tanrı hem imparator değil sadece imparator.benim anlattıklarım binlerce yıl önce yaşamış,valyrialılardan,belki de ilk insanlardan da önce yaşamışlar.mimar brandon direk inci imparator olmayabilir belki de onun atasıdır,zaten teori bu imparatorların derideğiştirerek ölümsüz kaldıklarını söylüyor.şu anki inci imparator belki de bizim bran ya da jon’dur. MrMO diye bu arkadaşın atıfta bulunduğu arkadaş ashai’nin Şafağın büyük imparatorluğunun başkenti olduğunu düşünüyormuş.açıkcası o teoriye bakmadım. ama düşündüğüm şey şu bu tanrı imparatorların atası yeryüzü’ndeki tanrı belki de tüm dünyaya belki de yi ti’den westeros’a kadar gerçekten büyük bir imparatorluğa hükmediyormuş.yani şafağın büyük imparatorluğu aslında şu anki değil daha büyük bir imparatorluk.ama şu uzun gece savaşından sonra giderek bölünmüş ve küçülmüş.bu neden westeros’un güneyindeki bir ailenin(dayne) Dawn isimli bir kılıcı olduğunu da,taa dünyanın öbür ucundaki imparatorlukla nasıl ilişkisi olduğunu da açıklar.belki de tanrı imparatorlar denilen insanlar normal bir imparator veya kraldır.westeros onu mimar brandon yi ti de inci imparator olarak biliyordur.


#12

Doğrusu bana mantıklı gelen bu uygarlığın Valyria gibi spesifik bir uygarlık olmaktan daha Ziyade tüm insanların liderliğini taşıdığı. Yi Ti bir çeşit merkez olabilir ya da belki tüm insanlar Westerosla Essos’un arasındaki bir kıtadan gelmişlerdir. Ama bence GRRM Atlantis temasını iki kez işlemez Yani öyle bir kıta olmayabilir.

Bence olaya Westeros aileleri olarak bakmak değil daha çok dünya uygarlıkları olarak bakmak daha mantıklı. Yani ghiscarıdır, Asshaisidir falan.

Hatta aslında bu uygarlıkların AA kehanetlerinden yola çıkarak hangi imparatorla ilişkili olduğu tahmin edilebilir.

Öte yandan o ihanetin uzun geceyi getirmesi iç savaştan kaçan insanların ağaçları kesmesi, ormanun çocuklarını öldürmesi gibi olayların dengeyi bozması da olabilir.


#13

artık hangi taraftan bakarsan,bu sadece bir teori.ama her uygarlıkta farklı bir kurtarıcı olmasına rağmen hikayeler çok benzer olduğu için ben tek bir uygarlık olabileceğini düşünüyorum.

uzun gece kısmına kantaşı ve ametist kısmında değineceğim.ihanet hem insanların hem tanrı denilen imparatorların birbirine ihaneti bence.


#14

Âlimlerin büyük bir çoğunluğu da Essos ile Westeros’un bir zamanlar birleşik olduğunu kabul eder, İlk İnsanların karşıya geçişi binlerce hikâyede ve rünlerle yazılmış kayıtta anlatılmaktadır. Bugün bu ikisi bir deniz tarafından ayrılmış olduğuna göre Domelulann Kırılma adını verdiği olayın en azından bir şekilde vuku bulmuş olduğunu varsayabiliriz. Lâkin bu olay şarkılarda bahsedildiği gibi bir günde mi gerçekleşti? Ormanın Çocuklarının ve onların yeşil kâhinlerinin büyüleri sonucu mu meydana geldi? İşte bu konularda emin olmak pek de mümkün değildir. Başüstat Cassander, Denizin Şarkısı: Topraklar Nasıl Ayrıldı isimli eserinde bu ayrılmanın yeşil kâhinlerin dualarıyla değil, uzun ve sıcak yazları kısa ve ılık geçen kışların takip etmesi yüzünden Titreyen Deniz’in ötesindeki donmuş kısımlarda bulunan buzların erimesi sayesinde denizlerin yükselmesiyle, kısaca kendisinin Denizin Şarkısı adını verdiği olay sonucunda yüzyıllara yaydarak gerçekleştiğini iddia eder.
Çoğu üstat, Cassander’in görüşünü akla yatkın bulup doğru kabul etme eğilimindedir. Sonuç olarak şüphesiz Kırılma bir gecede veya yüzyıllar içerisinde de olsa gerçekleşmiştir; Basamak Taşları ve Dorne’un Kırık Kolu bunun sessiz ama anlamlı şahitleridir. Ayrıca Dorne Denizinin bir zamanlar toprak sınırları içinde kalan ve dağlardan gelen akarsularla beslenen, şimdikinden çok daha küçük bir tatlı su denizi olduğunu ve Dar Denizin sınırları aşıp aralarında kalan tuz bataklıklarını bünyesine katmasıyla bugünkü hâlini aldığını işaret eden birçok delil bulunmaktadır

Buz ve ateşin dünyasından alıntı

bu alıntıdan hareketle birleşik yada daha çok karasal bağlantı ihtimali bence de güçleniyor
ve bir nokta daha var böyle bir durum varsa Dany nin kehanetindeki
Güneş batıdan doğup, doğudan battığı zaman," dedi Mirri Maz Duur. "Denizler kuruduğu, dağlar rüzgârda yaprak gibi sallandığı zaman. Rahminiz uyanıp canlı bir çocuk taşıdığı zaman. O zaman eskisi gibi olacak işte. Daha önce değil.
denizlerin kuruması da buna işaret çünkü bana göre öyle böyle bir kış gelmiyor
konuya maydonoz oldum idare edin :smiley:


#15

Benim demek istediğim şu, ben de farklı uygarlıklar var demiyorum. Sadece bu uygarlığın dağılmasıyla birlikte farklı imparatorların ekolünden gelenler farklı uygarlıkların Temelini oluşturdu. Çünkü Yi Ti efsanesinin farklı bir tarafı var, olayı bütünsel olarak ele alıyor. Hepsinde ayrı bir kahraman var, ama burada hesaplaşma halinde olan hanedanlar.


#16

o zaman gerçekten birleşikmiş.,ben o kitabı tamamen okumadım hiç :slight_smile: teşekkür ederim.


#17

eğitim orada çok yüksekmiş.hikayenin en doğru şekilde aktarılması çok muhtemel zaten yi ti de


#18

bence kalan bölümleri bekleyelim belki oralarda birşeyler vardır
hem bu teori arkadaşın başkalarından aldığı teorilerin birleşmişi, seri ve kitaplar tamamlanmadı bu iki noktalardan da teori eksik yada yanlış gibi gözükebilir de


#19

Aynen. Ama bence tamamen doğru değildir. Yi Ti anladığım kadarıyla Çin’den esinlenme bir uygarlık ve Çin hanedanının kendi gücünü arttırmak için bazı şeyleri değiştirdiği gibi bir gerçek. Yani şuanki imparator kendi gücü için bazı şeyleri değiştirmiş olabilir.


#20

zaten hikaye şu haliyle aşırı fantastik duruyor. bayağı süslemişler. sadece kendilerine mal etme durumu da var tabii .